Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çağdaş Sanat

Kapsül Haber Ajansı - Çağdaş Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çağdaş Sanat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

10. Çanakkale Bienali Başlıyor Haber

10. Çanakkale Bienali Başlıyor

2006 yılında başlayan ve ilk edisyonunu 2008'de gerçekleştiren Çanakkale Bienali, kültür-sanat alanında 20 yıllık birikimini yansıtan yeni üretimler, uluslararası iş birlikleri, yerel ortaklıklar ve farklı disiplinleri bir araya getiren kapsamlı bir programla kurguladığı 10. edisyonuyla sanatseverlerle buluşuyor. Bu yıl "Metcezir // Ebb & Flow" başlığı altında gerçekleşen bienal; suyun çekilmesi ve yükselmesiyle ortaya çıkan hareketi, yalnızca fiziksel bir doğa olayı olmasının ötesinde, hafızanın, coğrafyanın ve zamanın sürekli dönüşümünü çağrıştıran bir metafor olarak ele alıyor. Su, toprak, hafıza ve dönüşüm kavramları etrafında şekillenen program, biriken zamanın ve değişen hafızanın izlerini çağdaş sanat aracılığıyla takip ediyor. Bienal kentin farklı katmanlarına yayılıyor Çanakkale Bienali'nin yıllar içinde kente kazandırdığı ve bugün kültürel işlevlerini sürdüren tarihî yapıların yanı sıra kentin farklı noktalarda ve gündelik yaşamın içindeki alternatif mekânlar da 10. edisyon kapsamında sanatla buluşuyor. Bienalin yıl boyunca etkinlik ve projelerine ev sahipliği yapan eski palamut depoları bölgesindeki MAHAL, StudioMAHAL ve DemirHAN; Türkiye'nin önemli arkeoloji ihtisas kütüphanesi Troia Vakfı Korfmann Kütüphanesi ve özgün mimarisiyle bölgenin arkeoloji mirasını dünyaya taşıyan Troya Müzesi, bienalin ana mekânları arasında yer alıyor. Çarşı içinde kültürel belleğin izlerini taşıyan Mavi Ev; Cuma Pazarı'na komşu bir park kalıcı bir kamusal sanat eserine ev sahipliği yaparken; yeni kuşak sanatçı ve tasarımcıların bir araya geldiği sanayi bölgesi ASTİM de bienal programına dahil oluyor. Çanakkale'nin denizle kurduğu tarihsel, kültürel ve gündelik ilişkinin önemli durağı Balıkhane ise bu yıl su ve deniz ekseninde hazırlanan özel bir seçkiye ev sahipliği yapıyor. Bienal, kent merkezinin ötesine geçerek Ayvacık, Assos ve Küçükkuyu'ya da uzanıyor. Ayvacık'ın Yukarı Tartışık Köyü'ndeki özgün kümelenme, 25 yıldır Küçükkuyu'da faaliyet gösteren Adatepe Zeytinyağı Müzesi, Assos'ta çocukları doğa ve sanatla buluşturan Güneşane Vakfı ve sanata alan açan İda Blue Adatepe, bu yıl bienal programının parçası olan mekânlar arasında yer alıyor. Seramikten ekolojik geçişlere, yeni üretimler ve uluslararası iş birlikleri 10. Çanakkale Bienali'nin programında, Çanakkale'nin güçlü seramik mirasına ayrılan "Özel Odak: Seramik" de önemli bir yer tutuyor. Seramiği bir üretim tekniği olarak görmenin dışında; hafıza, arkeoloji, tarih, coğrafya ve dönüşümle ilişkili bir malzeme olarak ele alan seçki, Troya Müzesi başta olmak üzere MAHAL, Korfmann Kütüphanesi ve Mavi Ev'de farklı kuşaklardan sanatçıların üretimlerini bir araya getiriyor. Çanakkale'nin tarihsel üretim geleneğiyle çağdaş sanat pratikleri arasında bir bağ kuran seçki, kentin arkeolojik ve kültürel mirasının güncel sanat üzerinden yeniden okunmasına da alan açıyor. Güçlü yerel ortaklıklar ve uluslararası destek ağı 10. Çanakkale Bienali, geniş bir destek ve iş birliği ağıyla hayata geçiriliyor. Bienalin ana destekçiliğini Dardanel ve Kale Grubu - Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM) üstleniyor. Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Çanakkale Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen bienale; Troya Kazı Başkanlığı, ÇATKAV ve Troia Vakfı yerel paydaş olarak katkı sunuyor. 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu ise kurumsal destekçiler arasında yer alıyor. Bienalin uluslararası program ve yeni üretimleri; Institut français de Turquie, Goethe-Institut, British Council, Tarabya Kültür Akademisi, Hollanda Konsolosluğu ve CutureCIVIC programının yanı sıra SAHA Derneği ve Clubhouse'un üretim destekleriyle hayata geçiyor. Bienalin, çağdaş sanatın diliyle suyun hareketini, toprağın hafızasını, zamanın izlerini ve dönüşümleri ele alan eserlerin yer aldığı "Metcezir // Ebb & Flow" başlıklı 10. edisyonu, tüm sanatseverleri 10 Ekim'den itibaren Çanakkale'yi yeniden keşfetmeye davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Contemporary Istanbul’un 21. Edisyonunda Yeni Uluslararası Bağlantılar ve Güçlenen Sanat Diyaloğu Haber

Contemporary Istanbul’un 21. Edisyonunda Yeni Uluslararası Bağlantılar ve Güçlenen Sanat Diyaloğu

Contemporary Istanbul’un Akbank ana partnerliğindeki 21. edisyonu; köklü galeriler ile yeni oluşumları, Türkiye’den ve dünyadan sanatçıları, koleksiyonerleri, sanat kurumlarını ve sanat profesyonellerini İstanbul’da bir araya getirirken; Focus Asia, Newcomers ve New Grounds bölümleriyle yeni sanat coğrafyalarıyla kurulan ilişkileri daha görünür hale getirdi. Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, 21. edisyonun ardından yaptığı değerlendirmede, “Bu yıl bizim için rakamlardan çok, İstanbul’da kurulan yeni ilişkiler önemliydi. 22 galeriyi ilk kez ağırlarken, Asya’dan gelen galeriler, kurumlar, koleksiyonerler ve sanat profesyonelleriyle yeni bir diyalog başlattık. Contemporary Istanbul, 21 yıldır değişerek, gelişerek ve yeni coğrafyalara açılarak büyüyor. Şimdi önümüzde, kurduğumuz bu ilişkileri kalıcı hale getirmek ve 2027’de Focus Germany ile yeni bir adım atmak var. 10. yılımızda ortaya koyduğumuz, dünyanın önde gelen 10 çağdaş sanat fuarı arasında yer alma hedefimizi gerçekleştirdik. Sanat ekonomisini destekleyecek yapısal reformların hayata geçirilmesiyle birlikte, önümüzdeki beş yıl içinde etki alanımızı daha da genişleterek dünyanın önde gelen beş çağdaş sanat fuarı arasında yer almayı hedefliyoruz. İstanbul da sahip olduğu kültürel birikim, dinamizm ve uluslararası çekim gücüyle dünyanın önde gelen sanat ve kültür merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor.” dedi. CI21’DE 70 GALERİ, 22 İLK KATILIMCI Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunun öne çıkan başlıklarından biri, fuara ilk kez katılan 22 galeri oldu. Yeni katılımcılar İstanbul sanat ortamına farklı programlar, sanatçılar ve bakış açıları taşırken; Türkiye’deki galeriler ve sanatçılar açısından da yeni uluslararası ilişkiler, temsiliyetler, sergiler ve uzun vadeli iş birlikleri için önemli bir buluşma alanı oluşturdu. Artiscape (Dubai, İstanbul), Galeria Francisco Fino (Lizbon), Galeria Karla Osorio (São Paulo), Galerie Diego Escobar (Marsilya), Galerie Georges-Philippe & Nathalie Vallois (Paris), Galerie La La Lande (Paris), Galerie Tanit (Münih, Beyrut), Method Gallery (Yeni Delhi), Michel Rein Gallery (Paris, Brüksel), Pearl Lam Projects (Hong Kong, Şangay), Shiva Zahed (İstanbul), Takato Kano Gallery + Iskra (Tokyo), Villa Magdalena (Madrid, San Sebastián), Andreae Gallery (Bonn), Whitestone Gallery (Seul, Tokyo, Ginza), Galerie Thomas Schulte (Berlin), Silk Art House (Singapur), Identica (Tiflis), Jessica Silverman (San Francisco), Carlier | Gebauer (Madrid, Berlin), Von Lintel (Los Angeles) ve Rast Gallery (İstanbul), CI21’in ilk kez katılan galerileri arasında yer aldı. Fuar kapsamında ayrıca beş Solo Show sunumu gerçekleşirken, son beş yıl içinde kurulmuş 9 galeri New Grounds bölümünde yer aldı. Fuara Lizbon’dan katılan Galeria Francisco Fino’nun Kurucusu Francisco Fino “Contemporary Istanbul’a katılımımız gerçekten çok olumlu bir deneyimdi ve tüm fuar ekibinin profesyonelliğinden çok etkilendik. Fuar boyunca kurduğumuz temasların ve gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin niteliği özellikle cesaret vericiydi; koleksiyonerler, kurumlar ve daha geniş sanat çevresiyle anlamlı bağlantılar kurmamıza olanak sağladı. Kesinlikle yeniden geleceğiz!” dedi. Paris’ten fuara katılan Galerie Georges-Philippe & Nathalie Vallois kurucusu Nathalie Vallois “Fuar ekibi harika, son derece verimli ve çok samimi. İstanbul insanı tamamen büyüleyen bir şehir. Tekrar gelmek için sabırsızlanıyorum! Fuarın büyük bir potansiyele sahip olduğunu da ekleyebilirim.” dedi. FOCUS ASIA İLE İSTANBUL’DAN ASYA’YA UZANAN YENİ BİR DİYALOG CI21’in uluslararası odağında yer alan Focus Asia, Türkiye ile Asya arasında sanatçılar, galeriler, kurumlar, küratörler ve koleksiyonerler üzerinden kalıcı ve iki yönlü bir kültür-sanat ağı oluşturmayı hedefledi. Focus Asia kapsamında Pearl Lam Projects (Hong Kong, Şangay), Whitestone Gallery (Tokyo, Seul), Takato Kano Gallery (Tokyo), Method Gallery (Yeni Delhi) ve Silk Art House Gallery (Singapur) Contemporary Istanbul’da yer aldı. Tatsuo Miyajima, Jin Meyerson, Cody Choi, Kim Hyunsik, Isaac Chong Wai, Mizuki Nishiyama, Park Jieun, Jae Yong Kim ve Evian Wenyi Zhang gibi Asyalı sanatçıların eserleri de fuarın farklı sunumlarında izleyiciyle buluştu. Focus Asia’nın uluslararası ağı, CI21’in VIP programına da yansıdı. 37 farklı ülkeden VIP konukları ve 148 farklı kurumdan temsilciyi İstanbul’da ağırlayan programda temsil edilen kurumlar arasında 50 sanat kurumu, 39 galeri, 19 müze ve 12 sanat danışmanlığı kurumu yer aldı. 11 farklı Asya ülkesinden 19 kurumun katılımı ise Focus Asia kapsamında kurulan uluslararası diyaloğu güçlendirdi. Contemporary Istanbul Seul elçisi, koleksiyoner ve CIF Dialogues konuşmacısı Marc Choi “Contemporary Istanbul’un Focus Asia programı, galerileri, CIF Dialogues konuşmacılarını ve özel projeleri bir araya getirerek Asya’nın çağdaş sanat ortamını farklı yönleriyle görünür kıldı. Bu bütünlüklü yaklaşım, Türkiye ile Asya arasında sanatçılar, koleksiyonerler ve kurumlar üzerinden yeni diyaloglar kurulması için değerli bir buluşma alanı yarattı.” dedi. CIF DIALOGUES 2026 ULUSLARARASI SANAT DÜNYASINI BİR ARAYA GETİRDİ Contemporary Istanbul Vakfı’nın kamusal programı CIF Dialogues, 23–24 Eylül tarihlerinde sanat dünyasının farklı alanlarından uluslararası isimleri bir araya getirdi. Program; Asya’nın değişen kültürel konumundan yeni kuşak koleksiyonerliği ve sanat hamiliğine, kültür kurumlarının dönüşümünden mimarlık, teknoloji ve sanat arasındaki ilişkilere uzanan güncel başlıkları ele aldı. Kulapat Yantrasast, Akiko Miki, Felix Kwok, Noelle Kadar, Marc Choi, Marc-Olivier Wahler, Çelenk Bafra, Dr. Xiaoxin Li, Müjde Unustası, Tim Schneider, A.A. Murakami ve Prof. Dr. Thomas Girst gibi uluslararası isimler CIF Dialogues kapsamında İstanbul’da bir araya geldi. CIF Dialogues açılış konuşmacılarından, WHY Architecture Kurucusu Kulapat Yantrasast “Bence fuar çok güçlü. Birçok yeni sanatçı keşfettim ve aynı zamanda çok güzel yeni dostluklar kurdum.” dedi. SANAT TERSANE ISTANBUL’A YAYILDI Contemporary Istanbul x Tersane Istanbul Heykel Parkuru, çağdaş sanatı galeri stantlarının dışına taşıyarak Tersane Istanbul’un farklı noktalarına yaydı. Parkur kapsamında 12 heykel, farklı kuşaklardan ve coğrafyalardan sanatçıların yapıtlarını kamusal alanda izleyiciyle buluşturdu. Parkurun öne çıkan eserlerinden biri, Jaume Plensa’nın yaklaşık 7 metre yüksekliğindeki Juana adlı anıtsal eseri oldu. Haliç kıyısında izleyiciyle buluşan eser, CI21’in kamusal alandaki en dikkat çekici çalışmalarından biri olarak yer aldı. Parkurda ayrıca Arne Quinze, Bahadır Baruter, Bernar Venet, Ecem Yerman, Johnny Depp, Mert Ege Köse, Sheikh Rashid Al Khalifa, Thomas Schönauer ve Arik Levy gibi sanatçıların eserleri sergilendi. SIGG Art Foundation tarafından sunulan Johnny Depp’in ilk heykel çalışması The Bunnyman ise CI21 öncesinde ve fuar boyunca uluslararası basında geniş yankı uyandırdı. Depp’in görsel pratiğinde yirmi yılı aşkın süredir yer alan figürün üç boyutlu yorumu olan beyaz bronz eser, fuarın öne çıkan uluslararası projeleri arasında yer aldı. CI21’DEN İSTANBUL VALİLİĞİ KOLEKSİYONUNA Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda gerçekleşen dikkat çekici kurumsal alımlardan biri, Oddviz’in İstanbul Kara Surları adlı eserinin İstanbul Valiliği koleksiyonuna katılması oldu. İstanbul’un kültürel mirasını odağına alan eser, kentin tarihsel belleğini çağdaş sanat aracılığıyla kayıt altına alan önemli bir çalışma olarak kamusal bir koleksiyona dahil edildi. Oddviz’in bu yaklaşımı, 12 Eylül–31 Ekim tarihleri arasında Art On İstanbul’un Piyalepaşa’daki mekânında Patina retrospektifinde de izlenebilecek. ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE ÜCRETSİZ FUAR ERİŞİMİ Sanatın erişilebilirliğini artırmayı ve genç izleyicilerin çağdaş sanatla doğrudan buluşmasını desteklemeyi sürdüren Contemporary Istanbul, 21. edisyonunda da öğrencilere yönelik ücretsiz giriş uygulamasını devam ettirdi. 24 ve 25 Eylül tarihlerinde 17.00–20.00 saatleri arasında lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine ücretsiz giriş imkânı sunulan CI21’i toplam 1.250 üniversite öğrencisi ücretsiz ziyaret etti. Fuarın ana partneri Akbank güzel sanatlar liselerinde eğitim gören 300’den fazla öğrenciye ücretsiz özel rehberli turlar düzenledi. İSTANBUL’UN FARKLI NOKTALARINDAN SANATA DENİZDEN ULAŞIM CI21 kapsamında Kadıköy, Beşiktaş ve Kabataş’tan Tersane Istanbul’a ücretsiz tekne seferleri düzenlenerek ziyaretçilerin fuara şehrin farklı noktalarından ulaşımı desteklendi. Fuar günlerinde Şişhane Metro ve Halıcıoğlu Metrobüs duraklarından sağlanan ücretsiz shuttle servisleri de ziyaretçi deneyiminin önemli parçalarından biri oldu. CONTEMPORARY ISTANBUL 2027’DE ODAĞINI ALMANYA’YA ÇEVİRİYOR Contemporary Istanbul, 21. edisyonunun ardından 2027’de gerçekleşecek 22. edisyonunda Focus Germany programını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Türkiye ile Almanya arasında uzun yıllara dayanan toplumsal ve kültürel bağlardan hareket eden program; iki ülke arasında üretim yapan yeni kuşak sanatçıları, galerileri, kurumları ve farklı kültürel aktörleri İstanbul’da bir araya getirmeyi hedefliyor. Berlin, Hamburg, Münih, Stuttgart ve Köln’e uzanan çok merkezli sanat ekosistemini İstanbul’la buluşturacak program, Türkiye ile Almanya arasındaki köklü kültürel diyaloğu çağdaş sanat üzerinden yeni kuşaklara taşımayı amaçlıyor. Contemporary Istanbul, ilk edisyonundan bu yana ana partneri Akbank ile iş birliğini 21. edisyonunda da sürdürdü. Tersane Istanbul’un Kültürel Destinasyon Partnerliğinde gerçekleşen CI21; Resmi Mobilite ve Ortak Partneri Borusan Otomotiv’in Türkiye Distribütörü olduğu BMW Türkiye, Ortak Partneri Asperox, Resmi Havayolu Türk Hava Yolları | Miles&Smiles, İstanbul ve yurt dışındaki tanıtım desteğiyle Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), etkinliğin duyurulması ve şehre yayılmasına katkı sağlayan İBB KÜLTÜR A.Ş., Host Partneri Pernod Ricard Türkiye, Partneri Trendyol, Resmi Saat Partneri Salon Kantièm, Proje Partnerleri Samsung, L’OR Espresso, Maison Yirmisekiz ve The Peninsula Istanbul ile Ağırlama Partneri The Marmara Group’un da aralarında bulunduğu partner ve destekçileriyle hayata geçirildi. Contemporary Istanbul, 21. edisyonuyla uluslararası basını, koleksiyonerleri, sanat kurumlarını, galerileri, sanatçıları ve sanat profesyonellerini bir kez daha İstanbul’da buluşturarak şehrin uluslararası çağdaş sanat dünyasındaki görünürlüğünü güçlendirmeye devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Contemporary’de Yeni Sezon İki Sergiyle Başlıyor Haber

Borusan Contemporary’de Yeni Sezon İki Sergiyle Başlıyor

Borusan Contemporary, 2026-2027 kültür-sanat sezonunu 19 Eylül’de, İtalyan fotoğraf sanatçısı Olivo Barbieri’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Zaman Mekân Geometri” ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi “Perili” ile açıyor. Küratörlüğünü Dr. Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği “Zaman Mekân Geometri”, Olivo Barbieri’nin kırk yılı aşkın sanat pratiğinden beş seriyi bir araya getirirken, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişiyle Anadolu’nun dokuz antik kentinde ürettiği yeni fotoğraf serisini de ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. Dr. Kumru Eren’in küratörlüğünü üstlendiği “Perili” ise yapay zekâ, algoritmalar, veri teknolojileri ve dijital kültürün çağdaş görsel dünyayı nasıl dönüştürdüğünü araştırıyor. Olivo Barbieri’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi: “Zaman Mekân Geometri” “Olivo Barbieri: Zaman Mekân Geometri”, sanatçının 1999–2023 dönemine yayılan çalışmalarından kapsamlı bir seçki sunuyor. Arkeolojik alanlardan küresel metropollere; şelalelerden Alp zirvelerine ve Akdeniz kıyılarına uzanan sergi, farklı coğrafya ve zaman katmanlarını yan yana getiriyor. Kuşbakışı çekimler ve ölçek ile perspektife yönelik optik müdahaleler aracılığıyla kentleri, doğal oluşumları ve tarihî alanları alışılmış görünümlerinden uzaklaştıran sanatçı, tanıdık manzaraları beklenmedik ve kimi zaman gerçeküstü görüntülere dönüştürüyor. Gerçek ile kurmaca arasındaki bu geçişlilik, izleyiciyi kendi görme biçimini sorgulamaya yöneltiyor. “Olivo Barbieri: Zaman Mekân Geometri” sergisinin küratörü Dr. Fırat Arapoğlu, serginin çerçevesini şöyle anlatıyor: “Olivo Barbieri’nin fotoğraf pratiği, manzaraya bakmak üzerine yeniden düşünmeye davet eden radikal bir estetik öneri olarak görülmelidir. Sanatçının pratiği yalnızca görünenin ne olduğu üzerine değil, aynı zamanda nasıl görüldüğü üzerine de sorular sorar. Borusan Contemporary’deki kişisel sergisi, sanatçının beş ana serisini bir araya getirerek Barbieri’nin manzara, zaman, mekân ve bellekle kurduğu ilişkinin bütünlüklü bir haritasını sunarken; “Zaman Mekân Geometri” (2023), “mekâna özgü_” (1999–2013), “Şelale Projesi” (2006–2007), “Alpler - Coğrafyalar ve İnsanlar” (2012) ve “Capri” (2013) başlıkları altında toplanan çalışmalar, arkeolojik sit alanlarından küresel metropollere, doğanın görkemiyle insanın kırılganlığı arasındaki ilişkiden Akdeniz’in imgelerle yüklü kıyılarına kadar uzanan tematik bir süreklilik oluşturuyor.” Antik Anadolu’ya çağdaş bir bakış Sergiye adını veren “Zaman Mekân Geometri” serisi, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişi üzerine Anadolu’daki dokuz antik kent odağında üretilen çalışmaları ilk kez sanatseverlerle buluşturuyor. Barbieri’nin imajları, arkeolojik bölgeleri günümüzün görme biçimleri tarafından sürekli yeniden kurulan bir görüntü alanı olarak ele alıyor. Barbieri’nin fotoğraflarında tiyatro yapılarının yarım daireleri, oturma sıralarının ritmi, sahne boşluklarının geometrisi ve taşın aşınmış dokusu, zamanın farklı katmanlarını görünür kılıyor. Kuşbakışı görünümler; arkeolojik bir harita, kartografya planı ve sahne tasarımı arasında gezinirken, kurgulanmış imajlarıyla antik kentler, yalnızca geçmişten kalan fiziksel yapılar olarak değil, hafıza ve çağdaş görsel kültür içinde yeniden biçimlenen temsiller olarak karşımıza çıkıyor. Büyük ölçekli baskılar, izleyiciyi bu tarihsel yapılarla bedensel bir karşılaşmaya davet ediyor. Aphrodisias’ın triptik biçimde sunumu ise çoğul bir zaman deneyiminin altını çiziyor. Olivo Barbieri, sergiyle ilgili düşüncelerini şu sözlerle aktarıyor: “Borusan Contemporary’de ‘Zaman Mekân Geometri’ sergisinin izleyiciyle buluşmasından büyük mutluluk duyuyorum. Sergiyle aynı adı taşıyan ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişiyle ürettiğim seri sayesinde Türkiye’deki dokuz antik kenti —Perge, Kibyra, Laodikeia, Hierapolis, Aphrodisias, Efes, Sagalassos, Side ve Myra— fotoğraflama imkânı buldum. Bir zamanlar zengin ve önemli olan bu kentler bugün ne yazık ki yok; geriye kalan yalnızca matematik, mekân ve zaman tarafından şekillendirilmiş geometrik formlar. Bu çalışmaları daha geniş pratiğimden fotoğraflarla bir araya getirmek, kentlere, manzaralara ve onları nasıl hatırladığımıza yeniden bakmamı sağlıyor. Çünkü ilgimin merkezinde her zaman hafıza var—düz bir çizgi değil; hem başlangıç hem de varış noktası.” Metropolleden doğanın görkemine uzanan beş seri “Zaman Mekân Geometri” serisi ile Anadolu’nun antik kentlerinden başlayan sergi rotası, Barbieri’nin diğer dört serisi aracılığıyla küresel metropollere, simgesel şelalelere, Alpler’e ve Capri’ye uzanıyor. “mekâna özgü_”, Barbieri’nin şehirleri ve peyzajları kuşbakışı görüntüleyerek mesafe ile yakınlık arasında kurduğu gerilimi ortaya koyuyor. Belgesel ile kurmaca, tanıdık ile yabancı arasında konumlanan fotoğraflar, mekânın fiziksel olduğu kadar kültürel ve zihinsel olarak da inşa edildiğini gösteriyor. “Şelale Projesi”, Iguazú, Niagara ve Victoria şelalelerine odaklanıyor. Barbieri, şelaleleri yalnızca coğrafi ve jeolojik oluşumlar olarak değil, turizm endüstrisi ve görsel kültürün biçimlendirdiği gösteri alanları olarak ele alıyor. “Alpler – Coğrafyalar ve İnsanlar”, Avrupa’nın bu simgesel coğrafyasını insan müdahalesi üzerinden inceliyor. Karla kaplı dağ sırtları, dik yamaçlar ve altyapı unsurları, doğal ile yapay arasındaki sınırları belirsizleştiriyor. Barbieri’nin kamerası, manzaranın görkemini korurken onun parçalanmış ve yapılaşmanın etkisi altındaki yüzünü de açığa çıkarıyor. “Capri” ise adayı yalnızca bir doğa görüntüsü olarak değil, kültürel, tarihsel ve zihinsel bir kurgu olarak ele alıyor. Roma İmparatoru Tiberius’un inzivasından Pablo Neruda’nın sürgün yıllarına uzanan kültürel bellek, Barbieri’nin çağdaş görsel diliyle yeniden biçimleniyor. Yoğun renkler ile ışık ve gölge oyunları, Capri’yi neredeyse bir makete, çağdaş bir sahneye dönüştürüyor. “Perili”: Görüntünün makine zekâsı çağındaki dönüşümü “Olivo Barbieri: Zaman Mekân Geometri” ile eş zamanlı sergilenen “Perili”, odağını makine zekâsının şekillendirdiği görsel dünyaya çeviriyor. Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren küratörlüğündeki Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi; yapay zekâ, algoritmalar, veri teknolojileri ve dijital kültürün gerçekliği üretme, algılama ve hatırlama biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü araştırıyor. Seçki, Rafael Lozano-Hemmer, Memo Akten, teamLab, Quayola, Zimoun, DRIFT, Marco Brambilla ve Daniel Canogar gibi yeni medya ve teknoloji temelli sanatın önde gelen isimlerini Kemal Önsoy’un erken dönem çalışmalarıyla buluşturarak, görsel sanatların soyutlama ve temsil pratiklerini yeni bir bakışla ele almayı öneriyor. İki serginin dünyayı nasıl gördüğümüz ve imajların nasıl üretildiği üzerine kurduğu ortak düşünme alanına dikkat çeken Borusan Contemporary Direktörü ve “Perili” sergisinin küratörü Dr. Kumru Eren şöyle dedi: “Sergiyi kurgularken koleksiyona teknolojiyi merkeze almaksızın, insanın değişen konumu ve görme biçimlerini yeniden düşünmek üzerine yaklaştık. Sergi, farklı dönemlere ve medyumlara ait çalışmaları bir araya getirerek imgelerin nasıl üretildiği kadar ardında kalan izlere ve görünmeyen sistemlere de bakmayı öneriyor. Perili Köşk’ün kendi belleği bu düşünceyi mekânın tarihinden hareketle başka bir katmana taşıdı; yapının geçmişten bugüne taşıdığı hikâyeyi, bugün hayatımızı şekillendiren yapay zekâ, veri ve algoritmaların yarattığı güncel bilinmezleri adresleyen bir metafora dönüştürdü.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Porsuk Festivali’nde Sümerpark Sanatın Buluşma Noktası Oldu Haber

Porsuk Festivali’nde Sümerpark Sanatın Buluşma Noktası Oldu

Festivalin önemli duraklarından Sümerpark, gün boyunca sanat, tasarım, müzik ve farklı etkinliklere ev sahipliği yaparken, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de festival alanını ziyaret ederek sanatçılar ve gençlerle bir araya geldi. Sümerpark’a gelen Başkan Ayşe Ünlüce, festival alanını gezerek stantları tek tek ziyaret etti. Sanatçılarla ve gençlerle sohbet eden Başkan Ünlüce, “Sanatın, müziğin, tiyatronun ve birbirinden renkli etkinliklerin Porsuk’un kıyısında buluştuğu bu güzel atmosferi her yaştan birlikte yaşadık. Her köşesinde başka bir etkinliğin, başka bir heyecanın olduğu festival alanımızda özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin enerjisi bizleri çok mutlu etti.” ifadelerini kullandı. GENÇLERİN YARATICILIĞI TASARIM PAZARI’NDA BULUŞTU Festival alanının dikkat çeken etkinliklerinden biri, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla oluşturulan Tasarım Pazarı oldu. Genç tasarımcıların kendi fikirleri ve emekleriyle hazırladıkları özgün ürünlerin yer aldığı stantlar, ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Tasarım, yaratıcılık ve özgünlüğün ön plana çıktığı pazar, gençlerin üretimlerini sanatseverlerle buluştururken festival alanına da renk kattı. Tasarım Pazarı, festivalin cumartesi ve pazar günlerinde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. ATIK METALLER SANATA DÖNÜŞÜYOR Festival kapsamında gerçekleştirilen sanat çalıştayları ise sanat ve çevre duyarlılığını aynı çatı altında buluşturdu. “Atıktan Sanata Heykel Atölyesi” ve “Baycan Dalga Atölyesi” kapsamında Anadolu Üniversitesi Heykel Bölümü mezunları Mücahit Diyar Ariz, Işıl Afacan, Niyazi Kerem Bengi, Üveys Kınay ve Mustafa Tuğrul, ilk günden eserlerini şekillendirmeye başladı. Eskişehir’in sokaklarından ve atık alanlarından toplanan hurda metallerin kullanıldığı çalıştayda sanatçılar, atık malzemeleri canlı performans eşliğinde özgün heykellere dönüştürüyor. Türkiye’de atık metal malzemeler kullanılarak gerçekleştirilen heykel çalıştaylarının sayısının oldukça sınırlı olması, projeyi sanat ve çevre hareketi açısından dikkat çekici ve ilham verici bir çalışma haline getiriyor. “POPULOUS” SÜMERPARK’TA SANATLA HAYAT BULDU Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi iş birliğiyle gerçekleştirilen “Populous” sergisi de Sümerpark’ın dikkat çeken çalışmalarından biri oldu. Dr. Öğr. Üyesi Hasan Çimenci danışmanlığında Heykel Bölümü öğrencileri Selin Varol, Ergün Efe Günönü, Banu Tuğçe Öztopaç, Etem Aka Sözbilir, Deniz Aydın ve Erim Can’ın hazırladığı seçki, kentin simgesi Porsuk Nehri ile Porsuk kıyısındaki doğanın kent yaşamındaki yansımalarını çağdaş sanat aracılığıyla görünür kılıyor. Serginin adı da özel bir kelime oyunundan doğuyor. İngilizcede “kalabalık” ve “topluluk” anlamına gelen Populous, Porsuk kıyısında sosyalleşen kent halkını temsil ederken, kelimenin Latince kökeni Populus ise “kavak ağacı” anlamına geliyor. Genç heykeltıraşların Sümerpark’ın farklı noktalarına yerleştirdiği eserler, Porsuk kıyısındaki kavak ağaçlarını ve bu alanda bir araya gelen insan topluluklarını çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumluyor. “NEHİR ŞÖVALELERİ” PORSUK KIYILARI TUVALE DÖNÜŞTÜ Uluslararası sanat çalıştayı kapsamında gerçekleştirilen “Nehir Şövaleleri” etkinliğinde ise yerli ve yabancı sanatçılar, Porsuk Nehri kıyısında kurdukları şövalelerde eserlerini ortaya çıkarmaya başladı. Birleşik Krallık’tan Andrew Smith ve Simon J. Houlton, Rusya’dan Ekaterina Dunaeva, İtalya’dan Giulia Tosco, Mısır’dan Maha Sabry, Finlandiya’dan Petri Hilden, Romanya’dan Tudor Serbanescu, Hindistan’dan Ritu Aggarwal, Ritu Singh Panday, Sanju Jain, Shikha Gupta, Shilpa Kishore Patole, Shraddha Panday ve Sujata Vijay Achrekar’ın yanı sıra Türkiye’den Barış Özyurt, Bora Uluyol, Doğa Deniz Güler, Ece Zeber, Seyit Kurban ve Ülkü Usta çalıştaya katıldı. Farklı ülkelerden sanatçıların Porsuk’un doğal ve kent yaşamıyla iç içe atmosferini tuvallerine yansıttığı çalışma, festivalin uluslararası sanat boyutunu da güçlendirdi. SÜMERPARK’TA RED BULL HAREKETLİLİĞİ Sümerpark’taki festival deneyimine Red Bull aktivasyonları da renk kattı. Gün boyunca gerçekleştirilen dinamik etkinlikler, katılımcılara farklı deneyim ve etkileşim alanları sunarken festival alanındaki hareketliliği artırdı. GÜN BOYU MÜZİK KEYFİ Sümerpark’ta gün boyunca müzik de festival coşkusuna eşlik etti. Cengohaus DJ’leri Eren Coşan ve Furkan Boran, performanslarıyla katılımcılara müzik dolu saatler yaşattı. Ardından Efe Yılmaz ve Olgun Koçak mini konserleriyle festival alanını hareketlendirirken, Soup Opera da sahne alarak müzikseverlere keyifli anlar yaşattı. İSKELE26’DA NEHİR SOHBETLERİ VE SİNEMA GECESİ Festivalin bir diğer önemli buluşma noktası olan İskele26 da gün boyunca birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yaptı. Nehir Sohbetleri kapsamında oyuncu Tansu Biçer, Eskişehir ve kentle ilgili anılarını katılımcılarla paylaşarak keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Bir diğer söyleşide ise Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Çalışma Grubu’ndan Batuhan Bayram ve Merve Özkiremitçi, Porsuk Nehri’nin kent için taşıdığı öneme dikkat çekerek iklim krizi ve çevresel sorunlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. İskele26’da ayrıca “Suare” adlı doğaçlama tiyatro oyunu sahnelenirken, Nehir Sineması kapsamında “Bildiğin Gibi Değil” filmi izleyiciyle buluştu. Filmin ardından yönetmen Vuslat Saraçoğlu ile gerçekleştirilen söyleşiyle sinemaseverler keyifli bir akşam yaşadı. “NORA 2” OYUNU SAHNELENDİ Diğer yandan festival kapsamında Sanat ve Kültür Merkezi de (Opera) tiyatroseverleri ağırladı. Bahçe Galata’nın “Nora 2” adlı oyunu sanatseverle eşsiz anlar yaşattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Contemporary'de Yeni Sezon İki Sergiyle Başlıyor Haber

Borusan Contemporary'de Yeni Sezon İki Sergiyle Başlıyor

Fotoğraf sanatında ölçek, perspektif ve mekân algısını sorgulayan özgün yaklaşımıyla tanınan Olivo Barbieri’nin Türkiye'deki ilk kişisel sergisi, sanatçının kırk yılı aşkın sanat pratiğinden beş tematik seriyi bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği “Zaman Mekân Geometri”, sanatçının üretiminden kapsamlı bir seçkiyle birlikte Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişi üzerine Anadolu’nun antik kentlerine odaklanan eserlerini de ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. Sergi, farklı coğrafya ve zaman katmanları arasında ilişkiler kurarak fotoğrafın temsil gücüne ve görme biçimlerine dair yeni bir bakış sunuyor. Olivo Barbieri antik kentlerden metropollere, şelalelerden Alp zirvelerine ve Capri kıyılarına uzanan fotoğraflarında ölçek ve perspektifle oynayarak tanıdık manzaraları beklenmedik ve neredeyse gerçeküstü görüntülere dönüştürüyor. Kuşbakışı çekimleriyle mimariyi, doğayı ve kent dokusunu alışılmışın dışında bir bakışla ele alan sanatçı, gerçek ile kurgu arasındaki sınırları belirsizleştiriyor. Büyük ölçekli fotoğraflarıyla izleyicileri, gördüklerini yeniden değerlendirmeye ve çevresine farklı bir gözle bakmaya davet ediyor. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu'ndan “Perili” bir deneyim Yeni sezonun öne çıkan projelerinden biri de Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren’in artistik direktörlüğünü üstlendiği "Perili | Haunted” başlıklı koleksiyon sergisi. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu'ndan seçilen eserleri bir araya getiren sergi; yapay zekâ, algoritmalar, veri teknolojileri ve dijital kültürün şekillendirdiği yeni görsel dünyayı odağına alıyor. Rafael Lozano-Hemmer, Memo Akten, teamLab, Quayola ve Zimoun gibi yeni medya pratiğinden sanatçıları Kemal Önsoy'un desenleriyle buluşturan seçki, teknoloji ile insan, gerçek ile simülasyon ve fiziksel ile dijital arasındaki sınırları belirsizleştiren bir deneyim alanı sunuyor. Borusan Contemporary’ye ev sahipliği yapan Perili Köşk’ten de esinlenen sergi, yapının tarihî hafızasını çağdaş teknolojilerin görünmez dünyasıyla buluşturuyor. Bir zamanlar hayalet söylenceleriyle anılan Perili Köşk, bu kez verilerin, algoritmaların ve yapay zekâ sistemlerinin şekillendirdiği yeni bir görsel dünyaya ev sahipliği yapıyor. Gerçeklik, hafıza, temsil ve insan-sonrası estetik gibi güncel tartışmalara odaklanan “Perili | Haunted”, izleyiciyi zamanın katmanları arasında dolaşmaya; geçmiş ile gelecek, insan ile teknoloji arasında kurulan yeni ilişki biçimleri üzerine düşünmeye davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu Haber

11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu

Kazanan isimler: Mátyás Czeglédi, Feyza Nur Veziroğlu, Fanni Eszter Luzsicza, Taha Düzler, Atıfcan Yaraç, Zeynep Akman, Osman Burak Dikilitaş, Baran Batıbay, Zeynep Kılınç, Cemil Arslan Hitay Vakfı tarafından genç sanatçı adaylarını desteklemek amacıyla 2013 yılından bu yana düzenlenen Hitay Vakfı Sanat Yarışması, her yıl genişleyen etki alanı ve gelişen uluslararası yapısıyla yolculuğunu sürdürüyor. İlk yıllarında tek bir üniversiteyle iş birliği içinde gerçekleştirilen yarışma, geçtiğimiz yıl Türkiye genelindeki üniversite öğrencilerinin başvurusuna açılmıştı. Bu yıl ise Türk Devletleri Teşkilatı iş birliğiyle uluslararası bir boyut kazanan yarışma, Türk dünyasının genç sanatçı adaylarını ortak bir platformda bir araya getirdi. Uluslararası öğrencilerden yoğun ilgi Türkiye, Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kazakistan, Kırgızistan, Macaristan, Özbekistan ve Türkmenistan’da resim, heykel ve fotoğraf alanlarında lisans ve yüksek lisans eğitimi alan öğrencilerin başvurusuna açık olan yarışma, bu yıl uluslararası öğrencilerden de yoğun ilgi gördü. Yaklaşık 600 öğrencinin başvurduğu yarışmada, toplam katılımın yüzde 15’ini uluslararası öğrenciler oluşturdu. Farklı ülkelerden genç sanatçı adaylarının aynı platformda buluşması, yarışmanın kültürler arası etkileşim alanını genişletirken, genç sanatçıların üretimlerini uluslararası bir perspektifle paylaşmalarına da imkân sağladı. 10 öğrenci Venedik Bienali Keşif Programı’na katılacak Jüri değerlendirmesi sonucunda başarılı bulunan 10 öğrenci, 61. Venedik Bienali kapsamında düzenlenecek özel keşif programına katılma hakkı kazandı. Genç sanatçılar, dünyanın en önemli çağdaş sanat etkinliklerinden biri olan Venedik Bienali’ni yerinde deneyimleme, farklı sanat pratiklerini yakından inceleme ve uluslararası sanat çevreleriyle temas kurma fırsatı bulacak. Programın, öğrencilerin sanatsal gelişimlerine katkı sunmasının yanı sıra üretim süreçlerine yeni bakış açıları kazandırması hedefleniyor. Bugüne kadar 40 öğrenci uluslararası sanat deneyimi kazandı Hitay Vakfı Sanat Yarışması kapsamında bugüne kadar 40 öğrenci, dünyanın önde gelen sanat etkinliklerini yerinde deneyimleme fırsatı elde etti. İlk yıllarında dört öğrencinin katılımıyla başlayan program kapsamında Art Basel, Berlin Bienali ve Venedik Bienali gibi uluslararası sanat dünyasının önde gelen organizasyonları ziyaret edildi. Yıllar içinde büyüyerek daha fazla öğrenciye ulaşan yarışma, katılımcıların uluslararası sanat ortamlarını yakından tanımalarına, farklı disiplinleri gözlemlemelerine ve kişisel üretimlerine yeni perspektifler kazandırmalarına katkı sağladı. Genç sanatçılar için sürdürülebilir bir gelişim platformu On üç yıldır sanat eğitimi alan öğrencileri destekleyen Hitay Vakfı, yarışma aracılığıyla yalnızca bir ödül programı sunmayı değil; genç sanatçı adaylarının gelişimine katkı sağlayan sürdürülebilir bir kültür ve eğitim platformu oluşturmayı amaçlıyor. Yarışma, genç sanatçıların eserlerini görünür kılmalarına, uluslararası sanat ortamlarını yakından tanımalarına ve kariyer yolculuklarında yeni deneyimler kazanmalarına destek olmayı sürdürüyor. Jüri Üyeleri: Prof. Dr. Turan Aksoy Prof. Dr. Çağrı Saray Prof. Dr. Seniha Ünay Prof. Seçkin Tercan Doç. Dr. Aşkın Ercan Doç. Dr. Mullajonova Nigina Zhamolovna Doç. Tanzer Arığ Dr. Öğr. Üyesi Borga Kantürk Dr. Judit Geller Öğr. Gör. Adilet Canapilov Jahangir Selimhanov Yerbolat Tolepbay Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Contemporary'de yeni sezon: iki yeni sergi, iki güncel perspektif Haber

Borusan Contemporary'de yeni sezon: iki yeni sergi, iki güncel perspektif

Fotoğraf sanatında ölçek, perspektif ve mekân algısını sorgulayan özgün yaklaşımıyla tanınan Olivo Barbieri’nin Türkiye'deki ilk kişisel sergisi, sanatçının kırk yılı aşkın sanat pratiğinden beş tematik seriyi bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği “Zaman Mekân Geometri”, izleyicileri farklı coğrafyalar arasında görsel bir yolculuğa çıkarırken Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun özel siparişi üzerine Anadolu’nun antik kentlerine odaklanan eserlerini de ilk kez gün yüzüne çıkarıyor. Barbieri; antik kentlerden metropollere, şelalelerden Alp zirvelerine ve Capri kıyılarına uzanan fotoğraflarında ölçek ve perspektifle oynayarak tanıdık manzaraları beklenmedik ve neredeyse gerçeküstü görüntülere dönüştürüyor. Sanatçı, bu sayede izleyiciyi dünyaya bakmanın ötesinde, görüleni yeniden anlamlandırmaya ve düşünmeye davet ediyor. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu'ndan “Perili” bir deneyim Yeni sezonun heyecan uyandıran projelerinden biri de artistik direktörlüğünü Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren’in üstlendiği "Perili / Haunted” başlıklı koleksiyon sergisi olacak. Rafael Lozano-Hemmer, Memo Akten, teamLab, Quayola ile Kemal Önsoy’u bir araya getiren seçki, yapay zekâ, veri teknolojileri ve dijital kültürün şekillendirdiği çağdaş imge dünyasına, soyut figüratif geleneği de anımsayarak bakmayı öneriyor. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan seçilen eserler, günümüzün görsel dünyasına dair farklı yaklaşımları bir araya getiriyor. Gerçeklik, hafıza ve özne gibi kavramları farklı perspektiflerden ele alan sergi, izleyicilere yeni düşünme alanları açıyor. Perili Köşk’ün tarihî atmosferiyle diyalog kuran sergi, yapının hafızasını ve ona eşlik eden romantik söylenceleri dijital çağın yeni bilinmezleriyle buluşturuyor. “Perili / Haunted”, izleyiciyi zamanın katmanları arasında dolaştırırken tanıdık olduğu kadar tekinsiz bir görsel evrene davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kız Öğrenciler Sanatın İzinde Yol Alıyor! Haber

Kız Öğrenciler Sanatın İzinde Yol Alıyor!

İstanbul Modern ve Bosch Ev Aletleri’nin, sanat eğitiminde toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “Bir Hayalin İzinde” programı, üçüncü yıl eğitimlerini tamamladı. Program, sanata ilgi duyan ve yaratıcılığını geliştirmek isteyen genç kızlara ilham veriyor. İstanbul’un farklı ilçelerindeki devlet okullarından seçilen lise öğrencileriyle sürdürülen program, üçüncü yılında 50 genç kızı daha mezun ederek toplamda 140 öğrenciyi hayalleriyle buluşturdu. İstanbul Modern Koleksiyonu’nda yer alan kadın sanatçılardan esinlenerek hazırlanan programda, öğrenciler, sanatçıların deneyimlerinden ilhamla kendi sanatsal ifade biçimlerini keşfetme fırsatı buldu. Program, seminer, atölye, branş dersleri ve çağdaş sanat tarihi eğitimlerinden oluşan zengin içeriğiyle dikkat çekti. “Bir Hayalin İzinde” projesi; akademisyenler, sanatçılar, küratörler ve müze uzmanlarıyla yürütüldü. Katılımcılar; resimden heykele, müzikten video sanatına kadar beş farklı branşta eğitim alırken, aynı zamanda sanat tarihine dair temel bilgiler, çağdaş sanatı anlama yöntemleri ve yaratıcı ifade araçlarıyla tanıştı. Programa eğitimci olarak katılanlar arasında Doç. Dr. Seda Yavuz, Burcu Perçin, Sibel Horada, Prof. Dr. Tuğçe Tuna, Asena Akan, Gül Ilgaz ve projenin aynı zamanda danışmanlığını yürüten Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün gibi alanında uzmanlar ve sanatçılar yer aldı. Dokuz ay boyunca her hafta cumartesi günleri düzenlenen ücretsiz eğitimlerde, öğrenciler müze koleksiyonunu tanıma, sanat yapıtlarını analiz etme ve kendi üretimlerini gerçekleştirme fırsatı buldu. Bosch Ev Aletleri olarak bu anlamlı projenin bir parçası olmaktan gurur duyduklarını ifade eden Bosch Ev Aletleri Kıdemli Pazarlama Müdürü Özlem Koçdar, “Bosch Ev Aletleri olarak “Ev işi herkesin işi” söylemimizle eşitliği evden başlatıyor, ürünlerimizle hayatı kolaylaştırıyoruz. Bu yaklaşımımızı evin dışına da taşıyarak, “Bir Hayalin İzinde” projesi ile sanat eğitiminde fırsat eşitliği sorumluluğunu üstlendik. Sanata tutkuyla bağlı kız öğrencilerimizin hayallerine uzanan yolculuğuna destek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz’ dedi. Kız öğrencilerine özel başlatılan ve üçüncü yılını tamamlayan ücretsiz programın öğrencilere çok yönlü ve yaratıcı bir öğrenme fırsatı sunduğuna dikkat çeken İstanbul Modern Eğitim Direktörü Neslihan Varol, “Programla, kız öğrencilerin çağdaş sanat alanında kendilerini ifade etme becerilerini geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu projenin, öğrencilerimizin sanatla kurdukları bağı da giderek güçlendirdiğini gözlemliyoruz. Eğitimlerini tamamlayan mezunlarımız, İstanbul Modern’de gönüllü çalışmalara katılarak profesyonel dünyayla yaratıcı bir ortamda tanışma fırsatı buluyor. Üniversitelerin sanat fakültelerinde eğitimlerine devam eden öğrencilerimizin sayısı her yıl artıyor. Bu deneyimle yaşamlarında sanata kalıcı bir yer açmalarına katkı sağlıyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de Sanat Buluşması Başladı Haber

İzmir’de Sanat Buluşması Başladı

İzmir, mayıs ayında bir kez daha sanatın buluşma noktası oldu. Fuar İzmir’de kapılarını açan Denizbank 3. İAAF İzmir Sanat Fuarı, Türkiye’den ve yurt dışından yüzlerce sanatçıyı, galeriyi ve sanatseveri aynı çatı altında bir araya getirdi. Fuarın açılış törenine, Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, İzmir Kültür AŞ Genel Müdürü Şebnem Şendil, sponsor firmaların yöneticileri, sanatçılar, galerilerin temsilcileri ve sanatseverler katıldı. Açılışta konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’in tarih boyunca sanatın, kültürün ve üretimin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, “Sanatı yaşamın doğal bir parçası olarak gören bu kentin, kültür - sanat alanındaki üretimini ve uluslararası görünürlüğünü artıran her organizasyonu çok kıymetli buluyoruz” diyerek İzmir Sanat Fuarı’nın da bu güçlü kültürel birikime önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Fuara sanat ve destek vurgusu Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, fuarda Türkiye’nin önemli sanatçılarını ağırladıklarını belirterek, beş gün boyunca sanat dolu bir etkinlik gerçekleştireceklerini söyledi. Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Denizhan Özer ise sanat fuarlarının sanatçılar, galeriler ve kültür kurumları için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, yurt içi ve yurt dışından sanatçıların aynı platformda buluşmasının değerli olduğunu ifade etti. Denizbank İnsan Kaynakları Grubu Genel Müdür Yardımcısı Tuba Köseoğlu Okçu da İstanbul’un ardından İzmir ayağına da destek vermekten gurur duyduklarını belirtti. Büyükşehir ve İZFAŞ’a ödül İzmir Sanat Fuarı’nın açılışının ardından düzenlenen törende, İzmir Büyükşehir Belediyesi “Sanata Destek Veren Yerel Yönetim Kurumu Ödülü”ne layık görüldü. Türk fuarcılığına sağladığı katkılar nedeniyle İZFAŞ ise Özel Ödül aldı. Ödülleri, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan’dan teslim aldı. “T.C. Yüzyılın Sanatçısı” ödülü Süleyman Saim Tekcan’a, “50. Sanat Yılı” ödülü Hikmet Çetinkaya’ya verildi. “Yılın Sanatçısı” ödüllerine ise Meriç Hızal, Mehmet Aksoy, Neşe Erdok, Mustafa Ata ve Orhan Zafer layık görüldü. “Yılın Genç Resim Sanatçısı” ödülünü Hazal Ayan, “Yılın Genç Heykel Sanatçısı” ödülünü Meryem Dirlik aldı. “Yılın Küratörü” ödülü ise Meral Madra’ya verildi. “Türk Sanatına Yön Veren Kişi ve Kurum” ödülüne Yahşi Baraz ile Galeri Baraz layık görülürken, Denizbank, Borusan, Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Arkas Sanat “Sanata Destek Veren Kurum Onur Ödülü” aldı. “Yılın Koleksiyoneri” ödülü Yusuf Bulut Öztürk’e, “Sanata Destek Veren STK” ödülü Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’ne verildi. Ayrıca Gaziemir Belediyesi ve Seferihisar Belediyesi “Sanata Destek Veren Yerel Yönetim Kurumu” ödülüne layık görüldü. İzmir Ticaret Odası ile Ege Bölgesi Sanayi Odası ise sanata katkıları nedeniyle Özel Ödül aldı. Genç sanatçılar için özel alan Fuarda genç sanatçılar için de özel bölümler oluşturuldu. “Geleceğin Sanatçıları Programı” kapsamında seçilen 100 genç sanatçı, eserlerini sanatseverlerle buluşturma fırsatı yakaladı. 15 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuarda, Türkiye’den ve yurt dışından 120’yi aşkın galeri, sanat inisiyatifi ve yaklaşık bin 600 sanatçı yer alıyor. Çağdaş sanat eserlerinden klasik tablolara, seramikten cam ve heykel çalışmalarına kadar geniş bir seçki ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Bu yılın dikkat çeken bölümlerinden biri de “Malzemenin Dönüşümü” temalı Seramik, Porselen, Cam ve İşleme Teknolojileri Özel Bölümü oldu. Fuar boyunca canlı performanslar, söyleşiler, workshoplar ve müzayedeler de gerçekleştirilecek. 17 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek fuar, 14-16 Mayıs tarihlerinde 11.00-19.00, 17 Mayıs’ta ise 11.00-18.00 saatleri arasında açık olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.