Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çağrı Merkezi

Kapsül Haber Ajansı - Çağrı Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çağrı Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Savcı Sayan’dan Kavcıoğlu’na fonlar ve banka izinleri için açıklama çağrısı Haber

Savcı Sayan’dan Kavcıoğlu’na fonlar ve banka izinleri için açıklama çağrısı

Savcı Sayan, İktisat Katılım Bankası’nın kuruluş izni ve sermayesinin yanı sıra Pusula Portföy, Katılımevim ve Birevim ile bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü işlemler hakkında BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu’ndan açıklama talep etti. Sosyal medya paylaşımında iki gündür sorularına yanıt beklediğini belirten Sayan, cevapların açık ve belgeli olması gerektiğini söyledi. Paylaşım, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun 30 Ekim tarihli yalanlamasının ardından geldi. BDDK, kurum ve Kavcıoğlu hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunmuş, sorumlular hakkında hukuki yollara başvurulacağını bildirmişti. Banka kuruluş izni ve fon işlemlerini gündeme getirdi Sayan, İktisat Katılım Bankası’na kuruluş izni verilme sürecinin ve bankanın sermayesine ilişkin işlemlerin açıklanmasını istedi. Pusula’nın kapalı fonlarına milyarlarca lira aktarıldığı iddiasını da gündeme taşıdı. Katılımevim ve Birevim’in, Pusula Portföy Üçüncü Hisse Senedi Serbest Fonu (PCS) ile bağlantısına ilişkin sorular yönelten Sayan; Sermaye Piyasası Kurulu yaptırımları, Muhammed Yarız ve Birevim ortaklığına verilen izinler hakkında da açıklama talep etti. Sayan’ın paylaşımında bu başlıklara ilişkin belge, işlem dökümü veya ayrıntılı finansal kayıt yer almadı. Dile getirilen hususlar, kendisinin iddia ve sorularını oluşturuyor. BDDK iddiaları reddetti BDDK, 30 Ekim’de yayımladığı açıklamada kurum ve başkanı hakkındaki iddiaların hukuki veya fiilî bir dayanağının bulunmadığını belirtti. Kurum, görev ve yetkilerinin mevzuatla belirlendiğini, süreçteki sorumluluğunun da bu çerçeveyle sınırlı olduğunu vurguladı. Açıklamada, söz konusu paylaşımların kamuoyunu yanılttığı ve yetkili kurumların yürüttüğü süreçleri olumsuz etkilediği savunularak gerekli hukuki adımların atılacağı duyuruldu. Sayan ise son mesajında sorularını doğrudan Kavcıoğlu’nun şahsına ve görev dönemindeki kararlarına yönelttiğini belirtti. “Kurumlar kalıcı, makam sahipleri geçicidir” ifadesini kullanan Sayan, hukuki süreç açıklamasının ardından da yanıt talebini sürdürdü. Paylaşımda ayrıca Bayburt’ta bir çağrı merkezi binasının yapımı, finansmanı ve bu süreçte rol aldığı ileri sürülen kişiler hakkında sorular yer aldı.

Ayedaş İstanbul Anadolu Yakası’nda Bakım Ve Yatırımları İle Geleceğe Yatırım Yapıyor Haber

Ayedaş İstanbul Anadolu Yakası’nda Bakım Ve Yatırımları İle Geleceğe Yatırım Yapıyor

Türkiye’nin enerji dönüşüme öncülük eden Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte üç elektrik dağıtım şirketinden biri olan Ayedaş, Türkiye’nin en çok göç alan ve en kalabalık ili olan İstanbul’un Anadolu yakasında 5.5 milyon nüfusa hizmet vermeye devam ediyor. Kesintisiz ve kaliteli enerji için çalışmalarını sürdüren şirket, daha güvenilir ve kesintisiz enerji sunmak için 2026 yılının ilk dokuz ayında da müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımı ile çalışmalarını sürdürdü. İstanbul’da kesintisiz enerji için altyapı güçleniyor Daha aydınlık bir İstanbul hedefi doğrultusunda, mevsimsel ve iklim şartlarının etkilerini en aza indirmek için Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar ilçelerinde toplamda 14.396 aydınlatma armatürünün bakımı tamamlandı. Bunun yanı sıra, 2.988 pano, 81 trafo ve 1.991 dağıtım merkezinin kontrol ve yenileme çalışmaları yapılarak enerji altyapısı güçlendirildi. Aynı dönemde 1.471 kilometrelik hattın bakımı gerçekleştirilerek sürdürülebilir enerji dağıtımına katkı sağlandı. Kentin büyüyen enerji ihtiyaçları doğrultusunda yatırım hedefleri belirleyen Ayedaş, kıtaları birleştiren şehir olan İstanbul’da 2026 yılının ilk dokuz ayında bu hedefleri başarıyla tamamladı. Hizmet verdiği yaklaşık 5,5 milyon nüfusa kesintisiz ve kaliteli enerji sunmak amacıyla 848 kilometrelik yeni kablo döşemesi, 7.912 armatür, 589 pano ve 85 trafo kurarak altyapısını daha da güçlendirdi. Müşteri odaklı hizmet anlayışı memnuniyeti artırdı Operasyonel iş süreçlerini daha verimli hale getirebilmek için dijital dönüşüme ağırlık veren Enerjisa Dağıtım Şirketleri, kullanıcı memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor7/24 hizmet sunan www.ayedas.com.tr, Web ChatVolt, Ayedaş 186 Mobil Uygulaması, WhatsApp İhbar Hattı ve 186 Çağrı Merkezi ile farklı kanallardan müşterilerine ulaşırken, dijital müşteri deneyimini yeni uygulamalarla geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Dijital Asistan ChatVolt’un hizmet kapsamını sesli iletişim kanalına da taşıyan Enerjisa Dağıtım Şirketleri, müşterilerinin işlemlerini daha hızlı ve kolay gerçekleştirebilmesini hedefliyor. Sesli ChatVolt ile müşteriler elektrik kesintisi ve planlı kesinti sorgulamalarını yapabilecek, arıza ve aydınlatma arızası ihbarlarını iletebilecek. Sayaç, endeks ve tazminat gibi elektrik dağıtımına ilişkin konularda da bilgi ve yönlendirme sunacak ChatVolt, ihtiyaç halinde müşterileri canlı destek hizmetine aktarabilecek. Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’ndaki enerji altyapısını güçlendirmek için yatırımlarına kararlılıkla devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği

Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınların ilham veren başarı öykülerinin anlatıldığı serinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik eden çalışmaları ve iş hayatının ardındaki yaşam öyküsü izleyicilerle buluşuyor. Kariyerinin yaklaşık 20 yılını Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlere yönelik danışmanlık projelerinde geçiren İsmihan Baysal Anderson, ulusal ve uluslararası şirketlerle edindiği deneyimini havacılık sektörüne taşıyor. Havalimanının 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan teknoloji altyapısına yön veren Anderson, check-in, boarding ve bagaj sistemlerinden yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar pek çok teknolojik sürecin yönetiminde görev alarak kurumun dijital dönüşümüne liderlik ediyor. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Anderson ve ekibi, dünyada farklı sektörlerde uygulanan teknolojik çözümleri havacılığa uyarlayarak yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geliştirmeye odaklanıyor. Havalimanının görünmeyen teknoloji ağı 7/24 çalışıyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yolcu yoğunluğunun daha etkin yönetilmesi amacıyla yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Bu sistemlerle belirli alanlardaki kuyruk ve yoğunluklar ölçümlenirken, yolcu hareketlerinin ne kadar sürede azaldığı ve süreçlerin hangi hızla ilerlediği takip edilebiliyor. Belirlenen eşiklerin aşılması durumunda operasyon ekiplerine iletilen uyarılar, sahadaki yoğunluğa zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor. Anderson’ın liderliğinde gerçekleşen teknolojik dönüşüm çalışmalarından bir diğeri ise havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy. Kasım 2024'te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen “AI in the Sky” konferansında “Havacılık sektöründe yapay zeka çözümleri: CRM ve yolcu deneyimi” oturumunda tanıtılan SAVVy, Sabiha Gökçen Havalimanı’na atanan IATA kodu ‘SAW’dan hareketle türetildi. SAVVy’nin kelime anlamı ‘anlayışlı’ olup havalimanının misafirperver ruhunu geleceğin yapay zekâ vizyonuyla harmanlayıp adeta baştan tanımlıyor. “Yenilikçi, yapay zekâ destekli dijital asistan SAVVy, rutin sorgulamaları otomatikleştirerek yolcu sorularına anlık cevap ve çözümler sunuyor. Böylece Sabiha Gökçen SAW Care Çağrı Merkezi'ndeki çalışanların daha karmaşık konulara odaklanabilmesine ve üstün bir müşteri deneyimi sunulmasına olanak sağlıyor.” 7 gün 24 saat sekiz dilde (Türkçe, İngilizce,Rusça, Fransızca,Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren ve bugün çağrı merkezine yöneltilen soruların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşılayan SAVVy, yolcuların havalimanına ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor. SAVVy uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunan dijital asistanın bir sonraki aşamasında WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Böylece yolcuların bilgiye erişim kanallarının daha da genişletilmesi hedefleniyor. Anderson’ın havalimanındaki teknoloji yolculuğunda dikkat çeken bir diğer proje ise E-Pasaport uygulaması. Biyometrik doğrulama teknolojileriyle çalışan sistem sayesinde yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız şekilde tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar havalimanındaki pek çok kritik sürecin arkasında kesintisiz çalışan bir teknoloji altyapısı ve ekibi yer alıyor. “Ailelerimizle birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz” Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliğinin en önemli konu olduğunun altını çizen İsmihan Baysal Anderson, "Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmak için 7/24 çalışan bir ekibiz. Kendi döneminde birçok kabulü yıkmış ve fark yaratmış Sabiha Gökçen’den aldığımız ilhamla birbirinden önemli uygulamaları ve çözümleri hayata geçiriyoruz. Yolcu deneyimini ve operasyonların işleyişini sürekli olarak iyileştirmek için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Misafirlerimiz bizimle farklı dillerden hızlıca iletişime geçebiliyor. Kriz durumunda her an ulaşılabilir oluyoruz. Bilgi işlem sistemleri, yolcu süreçlerini kesintisiz olarak takip eden ve taleplerini karşılayan bir sistem. Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok" diyerek aile desteğinin önemine değindi: “Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz" diyen Anderson, başarının arkasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor. Anderson’ın iş hayatının dışında kendisine ayırdığı zaman ise sanatla şekilleniyor. Teknoloji, sistemler ve yoğun operasyonlarla geçen çalışma temposunu resim ve nakışla dengelediğini anlatan Anderson, renkler ve desenlerle ilgilenmenin kendisine farklı bir alan sunduğunu ifade ediyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin” 28 yıllık kariyerinde teknoloji sektöründeki dönüşüme yakından tanıklık eden Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekiyor. Başarılı lider, özellikle kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başlayan bir destek süreci olduğuna vurgu yapıyor. Kadınların teknoloji ekiplerine yalnızca farklı bir bakış açısı değil; iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde de önemli katkılar sunduğunu belirten Anderson, genç kadınların teknoloji alanında kariyer yapma konusunda cesaretlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anderson’ın gençlere tavsiyesi ise hayal etmekten, denemekten ve öğrenmekten vazgeçmemek üzerine kuruluyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Hayal etmek, hayallerin peşinden koşmak, denemek, öğrenmek ve sürekli gelişmek bence en önemlisi.” diyen Anderson, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve gelişme yolculuğunun bir parçası olduğunu vurguluyor. “Teknoloji ekiplerine kadınlar dahil olduğunda ekip inanılmaz güzelleşiyor” Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınlardan ilham veren hikayeler sunan belgeselin yeni bölüm anlatıcısı İsmihan Baysal Anderson, teknoloji dünyasında erkek çalışanların hala sayıca daha fazla olduğunu belirterek, kız çocuklarının özellikle matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların özellikle detay yönetimi, iletişim ve değişim süreçlerinde teknoloji ekiplerine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Anderson şu sözleri kullandı: “Sadece erkeklerin yoğunlukta olduğu ekiplerin içine kadınları dahil ettiğinizde o ekip inanılmaz güzelleşiyor. İletişim seviyesi başka bir noktaya geliyor. İnsanlar birbirlerini anlamak ve dinlemek için daha fazla çaba gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlar özellikle detayları işleme konusunda çok güçlüler. Teknolojiyi uygularken değişimi de yönetmeniz gerekiyor; iletişim de kadınların kuvvetli olduğu alanlardan biri.” İsmihan Baysal Anderson kimdir? 28 yıllık deneyime sahip olan İsmihan Baysal Anderson, kariyerinin yaklaşık 20 yılında danışmanlık sektöründe görev almıştır. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında farklı sektörlerden uluslararası şirketlerle çalışma deneyimi edinen tecrübeli isim, son 8 yıldır İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü olarak görev almaktadır. Anderson; havalimanının 7/24 çalışan kritik bilgi teknolojileri altyapısının sürekliliğinden, yolcu ve operasyon süreçlerinin dijitalleştirilmesinden ve yeni nesil teknolojilerin havalimanı deneyimine entegre edilmesinden sorumludur. E-Pasaport uygulamalarından yapay zeka destekli görüntü işleme çözümlerine ve üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy’ye kadar pek çok teknolojik dönüşüm projesinin hayata geçirilmesine liderlik eden Anderson, farklı sektörlerde edindiği deneyimi havacılığın ihtiyaçlarıyla buluşturarak yolcu deneyimi ve operasyonel verimliliğin geliştirilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Konecta, 2026'da Hem Avrupa Hem Latin Amerika'da 'Yılın Şirketi'" Haber

"Konecta, 2026'da Hem Avrupa Hem Latin Amerika'da 'Yılın Şirketi'"

Bu ödüller, Konecta’nın yapay zekâ odaklı inovasyonunu, disiplinli uygulama yaklaşımını, üretken ve otonom yapay zekâyı küresel müşteri deneyimi operasyonlarına entegre etmedeki öncü rolünü ortaya koyuyor. Bu başarı, Konecta’nın geleneksel bir çağrı merkezi dış kaynak hizmet sağlayıcısından stratejik bir dijital dönüşüm ortağına geçişini tescil ediyor. Frost & Sullivan, özellikle Konecta’nın insan ve yapay zekâyı bir araya getiren entegre ve hibrit hizmet modeli sayesinde dağınık müşteri operasyonlarını modernize etme ve ölçülebilir iş sonuçları yaratırken sürekli yüksek hizmet kalitesi sağlama becerisini takdir etti. Konecta, derin sektör uzmanlığını yeni nesil teknolojilere yaptığı sürekli yatırımlarla birleştirerek Yılın Şirketi unvanına layık görüldü: Katalyst 2028 ve yapay zekâ odaklı dönüşüm: 150 milyon Euro’luk dönüşüm yatırımıyla hayata geçirilen Konecta’nın “Katalyst 2028” girişimi, şirketi uçtan uca teknoloji, veri ve operasyon ortağı olarak konumlandırıyor.Kolibri Yapay Zekâ Platformu: Konecta, şirketlerin yapay zekâ denemelerinden tam ölçekli uygulamalara geçişini desteklemek amacıyla yakın zamanda otonom yapay zekâ orkestrasyon platformu Kolibri’yi kullanıma sundu. Yüzde 80’i önceden geliştirilmiş sektöre özel kullanım senaryolarından oluşan bir kütüphaneyi açık mimari ve maliyet kontrolü sağlayan entegre FinOps özellikleriyle birleştiren Kolibri, kuruluşların otonom yapay zekâyı güvenli ve ölçeklenebilir biçimde devreye almalarına olanak tanıyor. Platform; yapay zekâ ajanlarını, insan uzmanları ve kurumsal sistemleri ISO 42001 sertifikalı yapay zekâ yönetim çerçevesiyle desteklenen tek bir ekosistemde buluşturuyor.Ölçeklenebilir ve insan odaklı yapay zekâ: Konecta, insan temsilciler ile otonom yapay zekâyı bir araya getiren hibrit iş gücünü etkin biçimde yönetiyor. Konecta’nın Latin Amerika’daki otonom yapay zekâ çözümleri, erken aşamadaki tahsilat süreçlerini başarıyla otomatikleştirirken en yüksek performans gösteren insan temsilcilerle karşılaştırılabilir sonuçlar elde ediyor. Böylece çalışanlar daha karmaşık ve kişiselleştirilmiş görevlere odaklanabiliyor.Standartlaştırılmış uygulama ve güçlü yönetişim: Avrupa’daki düzenlemeler sıkılaşırken, Konecta küresel uyum çerçevesi ve standartlaştırılmış Veri Koruma Etki Değerlendirmeleri (DPIA) aracılığıyla AB Yapay Zekâ Yasası’nın gerekliliklerine proaktif biçimde yanıt veriyor. Konecta ayrıca COPC CX Standardı’nı faaliyet gösterdiği tüm coğrafyalarda kurumsal yapısının bir parçası haline getirerek 28 ülkede ortak operasyonel mükemmeliyet ve hizmet tutarlılığı sağlıyor.Stratejik teknoloji ekosistemi: Konecta; AWS, Google Cloud, Salesforce, NICE, Lenovo, Nexthink, ElevenLabs, Uniphore ve CrewAI gibi ekosistem liderleriyle kurduğu güçlü iş birlikleri sayesinde inovasyonu hızlandırıyor. Bu iş birlikleri; gelişmiş bulut teknolojilerinin, siber güvenlik çözümlerinin ve proaktif yapay zekâ izleme yetkinliklerinin hem müşteri hem de çalışan ortamlarına doğrudan entegre edilmesini sağlıyor. Konecta CEO’su Nourdine Bihmane, konuya ilişkin şunları söyledi: “Frost & Sullivan tarafından iki bölgede birden Yılın Şirketi seçilmemiz, Katalyst 2028 vizyonumuzun ve 109 bin çalışanımızın özverisinin bir göstergesi. Günümüzde yapay zekânın uygulamaya geçirilmesindeki en büyük eksiklik regülasyona tâbi sektörlerin gerçekte neye ihtiyaç duyduğunu, gerçek müşteri etkileşimlerinin nasıl gerçekleştiğini ve istisnai durumların nerelerde ortaya çıktığını bilen operasyonel deneyimin yeterince sürece dâhil edilmemesidir. Bu çözümleri müşterilerimizle birlikte hayata geçirerek onların iş sonuçlarına doğrudan katkı sunmayı taahhüt ediyoruz.” Konecta Amerika CEO’su Mariano Castaños ise şunları ekledi: “2026 yılında aldığımız bu ödül, geleneksel dış kaynak hizmetlerinden Latin Amerika genelinde yapay zekâ odaklı dönüşümler sunan bir yapıya geçişimizi doğruluyor. Ölçülebilir iş değeri yaratıyoruz. Peru’nun sigorta sektöründe müşteri hizmetlerini geliştirmek için yapay zekâ destekli konuşma analitiği ve dijital asistanların kullanıma alınmasından, Meksika’nın lüks perakende ve Kolombiya’nın finans sektörlerinde ödeme sözü gerçekleşme oranlarını yüzde 30’un üzerinde artıran tahsilat voicebotlarının uygulanmasına kadar ekiplerimiz, insan ve yapay zekâyı birleştiren hibrit modellerin bu bölgede müşteri deneyiminin geleceği olduğunu kanıtlıyor.” Frost & Sullivan analistleri, Konecta’nın her iki bölgedeki benzersiz ölçeğini ve değişime uyum sağlayan inovasyon yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi: Frost & Sullivan Müşteri Deneyimi Araştırmaları Direktör Yardımcısı Sherrel Sonia Roche, “Konecta, geleneksel bir çağrı merkezi dış kaynak hizmet sağlayıcısı olmanın ötesinde bir dönüşüm ortağı olarak konumlanıyor. İnsan ve yapay zekâyı bir araya getiren entegre ve hibrit hizmet modeliyle şirketlerin dağınık müşteri operasyonlarını modernize etmelerine olanak tanıyor,” dedi. Frost & Sullivan En İyi Uygulamalar Araştırma Analisti Natalia Casanovas ise “Frost & Sullivan, yapay zekâ odaklı inovasyonu büyük ölçekli operasyonel uygulama gücüyle birleştirerek daha uyarlanabilir, verimli ve insan odaklı müşteri deneyimi ortamları sunan Konecta’yı bu ödüle layık görmüştür” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yılda 6,1 Milyon Etkileşimden Çıkan Müşteri Deneyimi İçgörüsü Haber

Yılda 6,1 Milyon Etkileşimden Çıkan Müşteri Deneyimi İçgörüsü

fzlPLUS, yıllık 6,1 milyonun üzerinde müşteri etkileşiminde ulaştığı yüzde 80 ilk temasta çözüm başarısıyla; teknoloji, operasyonel hafıza ve insan uzmanlığını birlikte çalıştıran deneyim modelinin sahadaki karşılığını ortaya koyuyor. Müşteri hizmetlerinde başarı çoğu zaman hız, yanıt süresi ve çağrı karşılama oranları üzerinden değerlendiriliyor. Oysa müşteri açısından deneyimin en kritik anı, sorunun ilk temas içinde doğru anlaşılması ve çözüm yolunun netleşmesi. Müşteri aynı konu için yeniden etkileşime geçmek zorunda kaldığında, farklı temsilcilere aynı bilgileri tekrar aktardığında veya daha önce paylaştığı detaylar yeniden sorulduğunda süreç uzamakla kalmıyor; markanın kendisini tanıma ve süreci sahiplenme kapasitesi de sorgulanmaya başlıyor. Bu nedenle ilk temasta çözüm, yani FCR, çağrı merkezi operasyonlarının verimlilik başlığından çıkarak güven, sadakat, müşteri eforu ve elde tutma performansını birlikte etkileyen kritik bir müşteri deneyimi göstergesine dönüşüyor. Müşteri için iyi hizmetin ilk ölçütü çözüm Genesys’in The State of Customer Experience raporu, çözümün müşteri beklentileri içindeki yerini net biçimde ortaya koyuyor. 5.232 tüketici ve 1.181 müşteri deneyimi karar vericisiyle yapılan küresel araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 82’si bir şirketin ancak sunduğu müşteri hizmeti kadar iyi olabileceğine inanıyor. Tüketicilere bir müşteri hizmetleri etkileşiminde en çok neye değer verdikleri sorulduğunda ise yüzde 49 ile sorunun ilk etkileşimde çözülmesi ilk sırada, hızlı yanıt ise yüzde 48 ile ikinci sırada yer alıyor. Aynı rapor, kötü hizmet deneyimlerinin müşteri davranışına doğrudan yansıyabildiğini gösteriyor. Tüketicilerin yüzde 30’u son bir yılda kötü müşteri hizmetleri deneyimi nedeniyle bir şirketle iş yapmayı bıraktığını belirtirken, yüzde 53’ü favori markalarında bile 2 ila 5 kötü hizmet etkileşiminden sonra başka bir markaya geçebileceğini söylüyor. Bu veri, müşteri hizmetlerinin markalar için sadakat ve ciro koruma kapasitesini etkileyen kritik bir temas alanı olduğunu ortaya koyuyor. Tekrar temas güveni aşındırıyor Müşterinin önceki temasının, açık aksiyonlarının, kanal geçmişinin ve çözüm beklentisinin aynı bağlam içinde görülememesi, çözüm sürecini uzatırken müşteri eforunu da artırıyor. ContactBabel verilerine göre, tüketicilerin ortalama yüzde 51’i sorun ve şikâyetlerinin çözülmesi için markalarla birden fazla kez etkileşime geçmek zorunda kalıyor. Bu noktada asıl mesele, bir kaydı ilk görüşmede kapatmakla sınırlı kalmıyor. Müşterinin ihtiyacını doğru anlamak, gerekli bilgiyi temsilcinin önüne getirmek ve aynı sorunun yeniden temas yaratmasını engellemek gerekiyor. Çözülemeyen her temas yeniden etkileşim ihtimalini artırırken, kopan her bağlam müşteri güvenini zayıflatıyor. fzlPLUS ilk temasta çözüm başarısını nasıl güçlendiriyor? Yüksek çözüm oranı; doğru veri, korunan bağlam, akıllı önceliklendirme ve yetkin insan temasının aynı yapı içinde çalışmasıyla oluşuyor. fzlPLUS’ın deneyim modelinde bu yapı, teknoloji ve insan uzmanlığının birlikte kurgulanmasıyla kuruluyor. fzlPLUS tarafından geliştirilen OmniFlow omnichannel deneyim orkestrasyonu altyapısı, farklı kanallardan gelen müşteri temaslarını aynı operasyonel hafızada buluşturuyor. Müşteri WhatsApp üzerinden bir talep başlatıp daha sonra çağrı merkezini aradığında süreç sıfırdan başlamıyor; önceki temaslar, açık aksiyonlar, müşteri ihtiyacı ve çözüm geçmişi temsilcinin ekranına taşınıyor. Yapay zekâ destekli sınıflandırma ve konuşma analitiği, temasın konusunu, aciliyetini ve duygu tonunu anlamaya katkı sağlıyor. Yetkin insan temsilciler ise bu bağlamı empati, muhakeme ve çözüm üretme becerisiyle tamamlıyor. fzlPLUS, yıllık 6,1 milyonun üzerinde müşteri etkileşimini yönettiği operasyonlarında yüzde 80 ilk temasta çözüm oranına ulaşarak bu yaklaşımın sahadaki karşılığını görünür kılıyor. fzlPLUS Genel Müdürü Hüseyin Yerçok, ilk temasta çözüm oranının müşteri deneyiminde belirleyici bir güven göstergesi olduğunu belirterek şunları söyledi: “Müşteri için en değerli temas, sorununun anlaşıldığını ve çözüm yolunun netleştiğini hissettiği andır. Bugün sürdürülebilir büyüme, yeni müşteri kazanmanın yanında mevcut müşterinin deneyimini tutarlı biçimde yönetebilmeyi de gerektiriyor. Bu nedenle ilk temasta çözüm oranını yalnızca bir performans metriği olarak okumuyor; müşteri sadakati, elde tutma ve ilişki kalitesini güçlendiren stratejik bir gösterge olarak ele alıyoruz. Bu performansın arkasında teknoloji, operasyonel hafıza, doğru veri ve insan uzmanlığını aynı deneyim mimarisinde buluşturan çalışma modelimiz bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep Son Yılların En Şiddetli ve Yaygın Doğal Afetlerinden Birini Yaşadı Haber

Gaziantep Son Yılların En Şiddetli ve Yaygın Doğal Afetlerinden Birini Yaşadı

Kısa sürede yoğunlaşan yağışın Alleben Deresi’nde yer yer taşkınlara neden olmasıyla birlikte merkez ilçeler başta olmak üzere birçok noktada hayat ciddi şekilde etkilendi. Şehrin farklı bölgelerinde aynı anda etkisini gösteren hava olayı; ana arterlerde su birikintilerine, bazı mahallelerde taşkınlara, yüksek kesimlerde dolu yağışına ve geniş bir alanda fırtınanın yol açtığı hasarlara neden oldu. Ağaçların kökünden söküldüğü, çatıların uçtuğu, araçların zarar gördüğü ve trafik yönlendirme levhalarının yerinden koptuğu çok sayıda nokta kayıtlara geçti. Kentte yalnızca 20 dakika içerisinde metrekareye 60 kilogram yağış düşmesi, yaşanan durumun boyutunu gözler önüne serdi. Meteorolojik öngörülerin de üzerine çıkan bu tablo, Gaziantep’in son yıllarda karşı karşıya kaldığı en şiddetli ve en geniş alana yayılan doğal afetlerden biri olarak değerlendiriliyor. Afetin etkisinin şehir geneline yayılması, müdahale sürecini de çok yönlü ve eş zamanlı bir çalışma gerektirir hale getirdi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, afetin ilk anından itibaren önceden hazırlanan afet yönetimi ve dirençli şehir planları doğrultusunda tüm birimleriyle sahada hızlı ve koordineli bir şekilde görev aldı. Şehrin farklı noktalarında eş zamanlı müdahaleler sürdürülürken, sürecin anlık takibi ve yönetimi kesintisiz şekilde devam ediyor. Öte yandan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi 153 Çağrı Merkezi, afet sürecinde vatandaşlardan gelen ihbar ve taleplerin anında değerlendirilmesi ve ilgili ekiplere yönlendirilmesi noktasında aktif rol üstleniyor. Yoğunluğa rağmen kesintisiz hizmet veren çağrı merkezi üzerinden sahadaki müdahale süreci koordineli biçimde yürütülüyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, yaşanan afetin büyüklüğüne rağmen sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürürken, olası yeni gelişmelere karşı da hazırlıklı şekilde görevine devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.