Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çalışma Koşulları

Kapsül Haber Ajansı - Çalışma Koşulları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çalışma Koşulları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hemşireler Sağlık Sisteminin Görünmeyen Yükünü Taşıyor Haber

Hemşireler Sağlık Sisteminin Görünmeyen Yükünü Taşıyor

Ancak sağlık sisteminde artan iş yükü, uzun nöbet saatleri ve yoğun çalışma temposu, hemşireleri ciddi bir tükenmişlik riskiyle karşı karşıya bırakıyor. 12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, hemşirelerin yalnızca hastaların değil, sağlık sisteminin yükünü de taşıdığını belirterek, özellikle kamu hastanelerinde görev yapan hemşirelerin ağır çalışma koşulları altında hizmet vermeye çalıştığını ifade etti. 12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü dolayısıyla yapılan değerlendirmelerde, hemşirelerin çalışma koşulları ve sağlık sistemindeki kritik rolü yeniden gündeme taşındı. Sağlık sistemlerinin görünmeyen yükünü taşıyan hemşireler; artan hasta yoğunluğu, uzun nöbet saatleri ve ağır çalışma koşulları altında görev yapmaya devam ediyor. Hastaların tedavi süreçlerinde yalnızca tıbbi bakım sunmayan hemşireler; kriz anlarını yöneten, hasta yakınlarına güven veren ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğinde kritik rol üstlenen en önemli meslek grupları arasında gösteriliyor. Ancak uzmanlara göre sağlıkta artan iş yükü, personel yetersizliği, sağlıkta şiddet ve tükenmişlik riski, hemşirelik mesleğini her geçen gün daha zorlu bir noktaya taşıyor. Hemşireler Sadece Hastaları Değil, Sistemi De Ayakta Tutuyor Özellikle pandemi sonrası sağlık hizmetlerine olan talebin büyümesiyle birlikte hemşirelerin omuzlarındaki yük daha da artarken; sağlıkta şiddet, tükenmişlik sendromu ve mesleki yıpranma gibi sorunlar sağlık sisteminin en kritik başlıkları arasında gösteriliyor. Hemşirelerin sağlık sistemindeki en kritik meslek gruplarından biri olduğunu belirten Özlem Akarken, sağlık çalışanlarının artık yalnızca hasta bakımından değil, sistemdeki eksikliklerden doğan yüklerden de sorumlu hale geldiğini söyledi. Akarken, “Hemşireler bugün yalnızca tedavi sürecinin bir parçası değil; kriz anlarını yöneten, hastaya moral veren, hasta yakınlarını sakinleştiren ve sağlık sisteminin sürekliliğini sağlayan en önemli yapı taşlarından biri haline geldi. Ancak artan iş yükü ve ağır çalışma temposu, mesleki tükenmişliği her geçen gün büyütüyor” dedi. Sağlıkta Şiddet ve Yoğun Nöbet Sistemi Gündemde Özellikle kamu hastanelerinde görev yapan hemşirelerin yoğun çalışma temposu altında görev yaptığını ve sağlıkta şiddetin de sağlık çalışanları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Akarken, ‘‘Birçok sağlık kuruluşunda hemşire başına düşen hasta sayısı giderek yükseliyor. Uzun nöbetler, dinlenme süresinin yetersizliği ve sürekli yüksek tempoda çalışma hem fiziksel hem psikolojik yıpranmayı artırıyor. Sağlık çalışanlarının yaşam kalitesini koruyacak yeni düzenlemelere ihtiyaç var” diye konuştu. Genç Sağlık Çalışanları Yurt Dışını Düşünüyor Sağlık sisteminde görev yapan genç çalışanların gelecek kaygısının büyüdüğünü ifade eden Akarken, çalışma koşullarının iyileştirilmemesi halinde sağlık alanındaki insan kaynağı sorununun daha da derinleşebileceğini söyledi. Akarken, “Bugün birçok genç hemşire daha insani çalışma koşulları ve daha sürdürülebilir bir meslek hayatı için farklı alternatifleri değerlendiriyor. Sağlık sisteminin güçlü kalabilmesi için sağlık çalışanlarının yalnızca fedakârlığına değil, haklarına da yatırım yapılmalı” ifadelerini kullandı. Dünya Hemşireler Günü Sadece Kutlama Değil, Farkındalık Günü Olmalı Dünya Hemşireler Günü’nün yalnızca sembolik mesajlarla geçiştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akarken, hemşirelerin yaşadığı sorunların daha görünür hale gelmesi gerektiğini belirterek, “Sağlık sisteminin merkezinde insan var. İnsan hayatına dokunan hemşirelerin çalışma koşulları güçlenmeden sağlık sisteminde sürdürülebilir başarıdan söz etmek mümkün değil. Dünya Hemşireler Günü, yalnızca teşekkür edilen değil; sorunların da konuşulduğu bir farkındalık günü olmalı” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

51 ülkeden 305 pilot İstanbul’da buluştu Haber

51 ülkeden 305 pilot İstanbul’da buluştu

Havacılık sektörünün bugününü ve geleceğini etkileyen konuların ele alındığı konferansta; sahadan gelen deneyimler, uluslararası perspektifle değerlendiriliyor. Küresel hava trafiğinin en yoğun kesişim noktalarından biri olan İstanbul’da gerçekleşen bu buluşma, Türkiye’nin havacılık ekosistemindeki konumunu da bir kez daha öne çıkarıyor. 26 Nisan’ın, Türk havacılığının öncülerinden Fesa Evrensev’in 1912 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirdiği tarih kabul edilmesi ve Dünya Pilotlar Günü olarak uluslararası düzeyde anılması, konferansa tarihsel bir bağlam kazandırıyor. Türk sivil havacılığının gelişim alanları gündemde Konferans kapsamında; Türk sivil havacılığının sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayabilecek bazı yapısal başlıklar da gündeme taşınıyor. Pilotlara hususi pasaport verilmesi, havacılık sektörüne özgü bir iş kanunu oluşturulması ve pilotlar için fiili hizmet süresi zammına ilişkin düzenlemeler; yalnızca çalışma koşullarına değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik, ekip planlama esnekliği ve sektörde deneyimli insan kaynağının korunması açısından da değerlendiriliyor. Bu başlıkların, kamuoyu ve karar vericiler nezdinde daha görünür hale gelmesi ve önümüzdeki dönemde daha somut biçimde ele alınmasına zemin oluşturması amaçlanıyor. Konferansın açılış konuşmalarının ardından basınla bir araya gelen TALPA Başkanı Kaptan Pilot Okan Üreksoy: “IFALPA Uluslararası Pilot Birlikleri Federasyonu olarak dünyada 70’ten fazla ülkede 160.000’den fazla pilotu temsil ediyor. Merkezi Montreal’de olan IFALPA. Her yıl dünyanın farklı bir ülkesinde konferans düzenliyor. Bu konferanslarda pilotluk mesleği, uçuş emniyeti, özlük hakları gibi konular görüşülüp tartışılıyor ve tavsiyeler ile çözüm önerileri sunuluyor. Derneğimiz TALPA da bu federasyonun bir üyesi olarak hem ulusal hem de uluslararası alanda aktif olarak faaliyet gösteriyor. Bugün 20 yıl aradan sonra tekrar İstanbul’da IFALPA konferansına ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz” dedi. “Pozitif emniyet kültürü, modern havacılığın en kritik unsurlarından biridir.” Havacılığın en temel yapı taşının ‘emniyet’ olduğunu, bunun da teknolojiler ya da regülasyonlarla sağlanan bir sonuç değil bir kültür olduğunu belirten Üreksoy, sözlerine şöyle devam etti: “Bu nedenle, IFALPA 2026’nın merkezinde yer alan kavramlardan biri olan “pozitif emniyet kültürü”, modern havacılığın en kritik unsurlarından biridir. Pozitif emniyet kültürü; açık iletişimin olduğu, raporlamanın teşvik edildiği, hatalardan öğrenilen, cezalandırmanın değil gelişimin esas alındığı bir anlayışı ifade eder. Bu kültürün en önemli şartı ise sistemin içindeki tüm paydaşların, özellikle de pilotların sesinin duyulması ve korunmasıdır.” Konuşmasında havacılıkta yapısal ihtiyaçlar ve Havacılık Meslek Yasası’yla ilgili kritik konulara da değinen Üreksoy, mevcut durumda böyle özel bir yasa bulunmamasının; yüksek uzmanlık, sürekli dikkat ve doğrudan insan hayatına etki eden karar süreçleri içeren bir meslek grubunun, kendi doğasına uygun bir hukuki çerçeveden yoksun kalmasına neden olduğunu söyleyerek; “Bugün, havacılık sektöründe çalışan uçucu personelin önemli bir kısmı; kıdem tazminatı, iş güvencesi, standart çalışma koşulları ve sosyal haklar açısından eşit olmayan uygulamalara tabi kalabilmektedir. Bu durum yalnızca bir çalışma hayatı sorunu değil, aynı zamanda emniyet kültürünün sürdürülebilirliği açısından da önemli bir husustur. Bu ve daha pek çok nedenle, uçucu personelin çalışma hayatını; hak, sorumluluk ve yükümlülükleriyle birlikte açık şekilde tanımlayan, sektöre özgü riskleri dikkate alan, uluslararası standartlarla uyumlu bir Havacılık Meslek Yasası’nın hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Pilotlar için küresel ve uyumlu çalışma düzenlemelerinin gerekliliği Toplantıda konuşan IFALPA Başkanı Kaptan Pilot Ron Hay ise “Havayolu pilotları, mesleklerini korumak için tasarlanmış yasal çerçevelere tam olarak uymayan bir meslekte çalışıyorlar. Çoğu çalışanın aksine, pilotlar tek bir yerde, tek bir sistem altında veya tahmin edilebilir saatlerde çalışmazlar. Bir görev günü İstanbul’da başlayıp başka bir kıtada sona erebilir, zaman dilimlerini aşabilir ve insan fizyolojik sınırlarını zorlayabilir. Bugün pilotlar, birlikte çalışmak üzere asla tam olarak tasarlanmamış iki sistem tarafından yönetiliyor: havacılık güvenliği düzenlemeleri ve çalışma süresi ile dinlenme ilgili iş kanunları. Her ikisi de önemlidir, ancak her zaman uyumlu değillerdir” dedi. Havacılığın dünyayı birbirine bağladığının ancak aynı zamanda ulusal ve bölgesel sistemler arasındaki farklılıkları da ortaya koyduğunun altını çizen Hay sözlerini şöyle bitirdi: “Bu farklılıklar, standartları yükseltmek yerine çalışanlara karşı yükümlülükleri azaltmak için kullanıldığında, sonuç eşit olmayan koruma, yasal belirsizlik ve çalışma koşulları üzerinde artan baskıdır. Pilotlar, havayolları ve düzenleyiciler, parçalanmış ve belirsiz yasal çerçeveler içinde faaliyet göstermek zorunda kalmamalıdır. Düzenleyiciler tutarlı kurallar sağlamalı ve güvenlik ile işgücü düzenlemeleri arasındaki boşlukları kapatmalıdır. Havacılığın sınırları yoktur ve düzenleyici çerçevelerimiz bu gerçekliğe uygun olarak tasarlanmalıdır.” Dünya Pilotlar Günü kapsamında planlanan etkinlikler Dünya Pilotlar Günü kapsamında planlanan etkinlikler, yalnızca 26 Nisan ile sınırlı kalmıyor. Nisan ayı boyunca hayata geçirilen program; sosyal sorumluluk projeleri, anma etkinlikleri ve uluslararası katılımlı organizasyonlarla birlikte ilerliyor. Bu kapsamda, İstanbul’da düzenlenen IFALPA 80. Konferansı uluslararası katılımıyla öne çıkarken; Hava Kuvvetleri Müzesi’nde gerçekleştirilecek anma programı, Türk havacılık tarihine ve mesleğin köklerine odaklanıyor. Sosyal sorumluluk projeleri ise gençlerle bir araya gelinen etkinlikler ve farkındalık çalışmalarıyla destekleniyor. Nisan ayına yayılan bu etkinliklerle, pilotluk mesleğinin yalnızca operasyonel boyutuyla değil; tarihsel birikimi, toplumsal etkisi ve geleceğe yönelik rolüyle birlikte ele alınması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TGK Heyetinden BİK Genel Müdürü Abdülkadir Çay'a Ziyaret Haber

TGK Heyetinden BİK Genel Müdürü Abdülkadir Çay'a Ziyaret

“Basının Sorunlarını Elbirliği ile Çözeceğiz” Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, TGK'ya üye Gazeteciler Federasyonlarının Genel Başkanları ve TGK'nın adayı olarak Basın İlan Kurumu Genel Kurulu'na seçilen temsilcileri, göreve yeni başlayan Basın İlan Kurum Genel Müdürü Abdülkadir Çay'ı İstanbul'daki makamında ziyaret etti. TGK heyetinin ziyaretinde, basın sektörünün mevcut durumu, yerel medyanın ekonomik ve yapısal olarak güçlendirilmesi, nitelikli yayıncılığın teşvik edilmesi, dijital dönüşüm sürecinin yansımaları ve sektörel dayanışmanın artırılması konuları ele alındı. Ziyarette BİK Genel Müdürü Abdülkadir Çay'a hayırlı olsun dileklerini ileten ve TGK'nın üye yapısına ilişkin bilgi veren TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, "Türkiye Gazeteciler Konfederasyonumuzu 2013 yılında, demokratik yönetim, eşit ve hakça temsil ile basının sorunlarına etkin çözümler üretme hedefiyle kurduk. Mesleğimizin onurunu korumak ve hak ettiği saygın konuma ulaşmasını sağlamak için örnek bir güç birliği yaptık. Konfederasyonumuz 7'si bölgesel olmak üzere 9 gazeteciler federasyonu ve 87 gazeteciler cemiyeti ile basın meslek kuruluşunu çatısı altında bir araya getiren, yaklaşık 20 bin medya mensubunu temsil eden Türkiye'nin en üst basın meslek örgütüdür" dedi. Açıklamasında basının sorunlarına ve çözüm önerilerine de değinen TGK Genel Başkanı Kolaylı, şunları söyledi: “Yerel basın kuruluşları çok zor bir süreçten geçiyor. Bir yandan ekonomik sorunlar, diğer yandan yetersiz yasal düzenlemeler sektörümüzü içinden çıkılmaz bir çözümsüzlük sürecine sürüklüyor. Ekonomik sorunların yanı sıra, gazetecilik mesleğini düzenleyen Basın Meslek Yasası’nın olmaması da, önüne gelenin gazeteci kimliği taşımasına neden oluyor. Sorunlarınızı, çözüm önerilerimizi ve Basın Meslek Yasası taslağımızı rapor haline getirerek bugün size iletme fırsatı bulduğumuz için teşekkür ederiz. Yaşadığımız süreçte Basın İlan Kurumu’nun desteği basın kuruluşları ve çalışanları için yaşamsal önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüze ilişkin konularda işbirliği içinde çalışarak sorunlarımıza çözüm bulacağımızı umut ediyoruz.” Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu heyetinin ziyaretinden memnunluk duyduğunu ifade eden Basın İlan Kurum Genel Müdürü Abdülkadir Çay da, "Medya kurumları ve basın meslek kuruluşları ile işbirliği başta olmak üzere sektörü oluşturan aktörlerle işbirliği içinde çalışmaya özen gösteriyoruz" diye konuştu. TGK temsilcileri tarafından sunulan Basının Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu ile Basın Meslek Yasası taslağını inceleyeceğini, bundan sonraki sürecin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı öncülüğünde geniş çaplı katılımla devam etmesi için girişimde bulunacağını kaydeden Basın İlan Kurum Genel Müdürü Abdülkadir Çay, “Görüş ve önerileriniz bizim için önemli. Basın İlan Kurumu olarak yasa ve yönetmelikler çerçevesinde sektörde yaşanan sorunlara ortak akılla çözüm bulunması konusunda işbirliğine her zaman hazırız” dedi. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu tarafından hazırlanan Medyanın Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu’nda şu konulara yer verildi; “Basın Meslek Yasası eksikliği, basın özgürlüğü ve dezenformasyon, ekonomik sorunlar, yerel basına Basın İlan Kurumu desteği, televizyon ve radyo yayıncılığı, güç odaklarına bağımlılık ve editoryal bağımsızlık, basında çalışma koşulları, etik ihlaller, medyada güven kaybı ve dijital platformların medyaya etkisi, sosyal medya gazeteciliği ve bağımsız gazetecilerin durumu.” Basın İlan Kurumu Genel Müdür Yardımcılığına atanan İbrahim Delibaş’la da bir araya gelen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Heyetinde, Genel Başkan Nuri Kolaylı’nın yanı sıra şu isimler yer aldı: Marmara Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı BİK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ergün, Karadenlz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve BİK Genel Kurul Üyesi Erdoğan Erişen, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Gaye Coşkun, Ege Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Cem Kaytan, İç Anadolu Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Osman Hakan Kiracı, Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı İrfan Tarakçıoğlu, Muğla İnternet Gazetecileri Derneği Başkanı ve BİK Genel Kurul Üyesi Seda Köktener, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve BİK Genel Kurul Üyesi Kürşat Tuncel, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Koordinatörü Sinan Tunç. Ziyarette ele alınan medya sektörüne ilişkin konulara Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Müftüoğlu da görüş ve önerileriyle katkıda bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.