Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çanakkale

Kapsül Haber Ajansı - Çanakkale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çanakkale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eti Bakır, Üç Yeni Üretim Sahasını 2,2 Milyar Dolarlık Yatırımla Hayata Geçiriyor Haber

Eti Bakır, Üç Yeni Üretim Sahasını 2,2 Milyar Dolarlık Yatırımla Hayata Geçiriyor

Yerli üretimi stratejik bir sorumluluk olarak konumlandıran Eti Bakır için 2026, yatırımlar yılı oldu. Türkiye’de madenden son ürüne kadar üretim yapma kabiliyetine sahip tek şirket olan Eti Bakır, yılda 90 bin ton katot bakır üretimle Türkiye’nin bakır ihtiyacının yüzde 25’ini karşılıyor. Cengiz Holding’in grup şirketi olarak, üretim kapasitesini desteklemek üzere yatırımlara devam eden şirket, yeni satın almalar, yeni üretim sahası yatırımları ve verimlilik çalışmaları gerçekleştiriyor. Grup bünyesinde gerçekleştirilen Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almaları ile buna ek olarak Elazığ, Çanakkale ve Sinop’taki yeni üretim sahaları ile Samsun’daki kapasite artış yatırımlarını anlatan Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, toplamda 2,2 milyar dolarlık yatırım tutarı olduğunu ifade etti. ELAZIĞ’DA 700 KİŞİLİK İSTİHDAM Elazığ’ın Maden ilçesindeki Eti Bakır İşletmesi’nin bu ay geçici faaliyet belgesini alarak üretime başladığını ifade eden Asım Akbaş, “Bu üretim sahamız için yaklaşık 800 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Yıllık 1 milyon ton tüvenan cevher çıkararak işleyeceğiz. Türkiye’nin ihtiyacı olan bakırın yerli kaynaklarla karşılanması için önemli bir destek sağlayacak olan bu üretim sahamızda 700 kişilik istihdamımız var. Öncelikli olarak bölgeden istihdam sağlayarak, şehrin ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Elazığ işletmemiz aynı zamanda döngüsel ekonomi için de bir örnek olacak. Üretim sahamızda bakırdan arta kalan pirit Mazıdağı tesisimize gönderilecek ve burada kobalt, çinko gibi değerli metalleri geri kazanacağız. Ayrıca Elazığ İşletmemiz’den gelecek konsantre bakır için Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisimizde de bir kapasite artışı yaptık. Yıllık katot bakır üretim kapasitemizi 70 bin tondan 90 bin tona çıkardık” dedi. ÇANAKKALE YIL SONUNDA ÜRETİME BAŞLAYACAK Çanakkale’de yine grup bünyesinde bulunan Truva Bakır’a ait Halilağa Bakır Madeni’nin de bu yılın sonunda faaliyete geçeceğini kaydeden Akbaş, şunları söyledi: “Faaliyete başladığında Halilağa Bakır Madeni için toplam 600 milyon dolarlık yatırım yapmış olacağız. Bu tesisimizde yılda 6 milyon ton tüvenan cevher çıkarılacak. Burada da öncelikli olarak bölgeden karşılanmak üzere işletme süresince 1.000 kişiye istihdam sağlayacağız. Öte yandan gelecek yılın sonunda üretime başlayacak Sinop Boyabat’taki üretim sahamız için de yine yaklaşık 600 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiriyoruz.” YENİ TESİSLERDE KATMA DEĞER ARTIRILIYOR Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almalarla ilgili de bilgi paylaşan Akbaş, “Çayeli Bakır’daki satın alma sürecimiz nisan sonu itibarıyla tamamlandı. Eskiden bakır konsantresi olarak ihraç edilen cevher artık Samsun’daki izabe tesisimizde katma değeri yüksek katot bakır haline getiriliyor. Ayrıca Cengiz Holding bünyesine geçmesi ile birlikte buradaki verimlilik ve teknoloji yatırımlarımız da devam ediyor. Yine Anagold Madecilik de mayıs ayından itibaren Cengiz Holding şemsiyesi altında faaliyetlerini sürdürüyor. Altın üretiminde Türkiye’nin en büyük iki madeninden birine sahip olan Anagold Madencilik ile ülkemizin altın ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyoruz. Günlük 6 bin ton maden işleyebilen şirket, yerel kalkınmayı önceliklendirerek, 3 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Bu yıl gerçekleşen bu satın almalar toplam 1,8 milyar dolara mal oldu” diye konuştu. KÜLTÜREL GEÇMİŞE IŞIK TUTUYOR Eti Bakır üretim faaliyetlerinin yanı sıra ülkemizin gizli kalmış tarihine de katkı sağlıyor. ‘Yerin Altındaki Bütün Madenleri Çıkarıyoruz’ programı kapsamında arkeolojik kazılara destek olan Eti Bakır, ülkemizin kültürel varlığının güçlendirilmesine öncülük ediyor. Eti Bakır’ın destekleri ile kazılarına devam edilen İkiztepe’deki buluntular, Bafra Müzesi ve Samsun Müzesi’nde sergileniyor. Geçtiğimiz yıl bu buluntuların 120 bin kişi tarafından ziyaret edilmesinin mutluluk verici olduğunu kaydeden Akbaş, “Eti Bakır, arkeolojik kazılara verdiği destekler sayesinde bölgenin binlerce yıllık kültür mirasının gün yüzüne çıkarılmasına katkı sunuyor. İkiztepe kazılarının bizim için farklı bir önemi de var; ortaya çıkan buluntulardan anlıyoruz ki Samsun’da binlerce yıl önce de bakır işleniyordu. İkiztepe’nin yanı sıra Elazığ Salkaya’daki kazılara da destek oluyoruz. Geçtiğimiz yıl Erken Bizans Dönemine tarihlenen taban mozaiği ile başlayan kazı sürecinde Roma varlığına ışık tutacak yeni mimari veriler de ortaya çıktı. Ayrıca Truva Bakır ile de Çanakkale’deki İnkaya Mağarası kazılarının destekçisiyiz. İnkaya Mağarası kazıları, bu alanın 86 bin yıllık geçmişiyle Anadolu’da keşfedilen insan yaşamına ait en eski ikinci alan olduğunu ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çinli Turistlerin Çanakkale’deki Yeni Gözdesi Zeytinyağı Oldu Haber

Çinli Turistlerin Çanakkale’deki Yeni Gözdesi Zeytinyağı Oldu

Adatepe Zeytinyağı Müzesi’ni gezen ziyaretçiler, zeytinin üretimden sofraya uzanan yolculuğunu öğrenirken farklı zeytinyağlarını da tatma fırsatı buldu. Çanakkale’nin tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetmek amacıyla kente gelen Çinli turistler, seyahatlerini bölgenin gastronomik değerleriyle de buluşturuyor. Troya ve Assos gibi önemli kültür rotalarının yanı sıra festival kapsamında öne çıkan Lezzet Noktalarını ziyaret eden turistlerin ilgisini çeken ürünlerin başında Çanakkale’nin zeytinyağı geliyor. Çanakkale’deki seyahatlerinin ikinci gününde bir zeytinyağı fabrikasını ziyaret eden Çinli turist grubu, zeytinin üretimden sofraya uzanan yolculuğu hakkında bilgi aldı. Turistler, farklı özelliklere sahip zeytinyağlarını tadarken özellikle ürünlerin aroması, tazeliği ve yemeklerdeki kullanımına ilişkin deneyimleri büyük beğeniyle karşıladı. ZEYTİNYAĞI TADIMI SEYAHATİN DİKKAT ÇEKEN DENEYİMLERİNDEN BİRİ OLDU Çinli turistlerin zeytinyağı tadımına gösterdiği ilgi, ziyaretin öne çıkan bölümlerinden biri oldu. Zeytinyağını yalnızca bir yemek malzemesi olarak değil, başlı başına bir gastronomi deneyimi olarak keşfeden ziyaretçiler, farklı aromaları karşılaştırma ve bölgenin zeytin kültürü hakkında bilgi edinme fırsatı buldu. Grup içerisinde yer alan Çinli bir turist, Türk yemekleri ve zeytinyağını çok sevdiğinden söz ederek “Türkiye’de grup olarak seyahat eden Çinli turistleriz. Çanakkale’ye yeni geldik ve bugün seyahatimizin ikinci günü. Burada olmaktan ve zeytin hakkında yeni şeyler öğrenmekten çok mutluyuz.Türk yemeklerini seviyorum. Türk yemekleri oldukça sağlıklı görünüyor. Sağlıklı ve doğal yiyecekleri bir araya getiriyorsunuz. Bu yüzden Türk yemeklerini ve özellikle zeytini çok seviyorum. Özellikle sabahları, arkadaşımla birlikte bunu bir çeşit sabah ritüeli gibi yapıyoruz. Zeytinyağını ekmekle ve yemeklerle birlikte tadıyoruz. Bu da yemeklere daha lezzetli ve aromatik bir tat katıyor.” dedi. ÇANAKKALE’NİN GASTRONOMİ KÜLTÜRÜ ULUSLARARASI ZİYARETÇİYLE BULUŞUYOR Ege ve Marmara’nın kesiştiği konumuyla farklı tarımsal ve gastronomik değerleri bir arada barındıran Çanakkale; zeytin ve zeytinyağının yanı sıra Ezine peyniri, deniz ürünleri, yöresel otları, bağcılık kültürü ve yerel üzüm çeşitleriyle de öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) Türkiye’nin gastronomi ve kültür turizmi potansiyelinin uluslararası alanda tanıtılmasına yönelik çalışmaları kapsamında, ziyaretçilerin yerel üretim kültürünü deneyimleyebileceği rotalar da destinasyon deneyiminin önemli parçaları arasında yer alıyor. Kaz Dağları ve Edremit Körfezi çevresindeki zeytinliklerden elde edilen zeytinyağları, bölgenin köklü üretim kültürünün önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Çanakkale’yi ziyaret eden Çinli turistler de zeytinyağı fabrikası gezileri ve tadımlar aracılığıyla bu üretim kültürünü yerinde deneyimleme imkanı buluyor. Troya’dan Assos’a, Bozcaada’dan Kaz Dağları’na uzanan turizm rotalarıyla öne çıkan kent, sahip olduğu zeytinlikler, bağlar ve yerel ürünlerle gastronomi turizmi açısından da önemli bir potansiyel taşıyor. Çinli ziyaretçilerin zeytinyağına gösterdiği ilgi, tarihi ve kültürel turizmin gastronomi deneyimleriyle desteklenmesinin destinasyonun uluslararası çekiciliğine katkısını ortaya koyuyor. Bu kapsamda Çanakkale’de zeytin ve zeytinyağı kültürünü yakından tanımak isteyen ziyaretçiler için Adatepe Zeytinyağı Müzesi gibi kültürel duraklar da dikkat çekiyor. Tarihi bir zeytinyağı fabrikasının üretim mirasını yaşatan müze, ziyaretçilere bölgenin zeytin kültürünü ve geleneksel üretim yöntemlerini tanıma fırsatı sunarken, zeytinyağı tadımı ise bu kültürel deneyimi gastronomiyle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çanakkale Beşinci Kez Kültür Yolu Festivali İle Buluştu Haber

Çanakkale Beşinci Kez Kültür Yolu Festivali İle Buluştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne beşinci kez ev sahipliği yapan Çanakkale’de açılış programı Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar Binası’nda gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Yeni Parti Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festivalin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale’nin binlerce yıl önce Troya Savaşları’yla destanlara konu olduğunu, binlerce yıl sonra ise Çanakkale Savaşları’yla dünya tarihinin en önemli mücadelelerinden birine sahne olduğunu söyledi. Çanakkale’nin, insanlık tarihinin farklı dönemlerini aynı coğrafyada ve ortak bir hafızada buluşturan eşsiz bir kültür şehri olduğunu vurgulayan Yazgı, “Bizler de bu eşsiz mirası korumayı, yaşatmayı ve dünyaya tanıtmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu anlayışla, 14 Haziran’da Roma’nın kalbindeki Kolezyum’da açılan ve 18 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek ‘Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri, Hikâyeleri’ sergisinde, 19 müzemizden 200’ü aşkın eseri uluslararası izleyiciyle buluşturuyoruz” dedi. Yazgı, bir şehrin kültürel mirasını dünyaya tanıtmak kadar, o mirası korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın da önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, bu topraklarda vatan için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırasına sahip çıkmanın bir vefa borcu olduğunu söyledi. Yazgı, “Bu anlayışın bir tezahürü olarak kurulan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımız; şehitliklerden tabyalara, müzelerden anıtlara kadar bu eşsiz mirası korumak, ihya etmek ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürüyor. Çünkü burada yapılan her çalışma yalnızca bir tarihî mekânı korumak değil; ecdadımıza duyduğumuz vefayı yaşatmak ve Çanakkale ruhunu gelecek nesillere emanet etmektir. Bugün Tarihi Alan, bu anlayışla milletimizin hafızasında ve gönlünde müstesna bir yere sahip olan canlı bir tarih alanı hâline gelmiştir.” dedi. “ÇANAKKALE MUTFAĞINI YAKINDAN TANIMA FIRSATI SUNUYORUZ” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, festivalin Çanakkale’nin lezzetlerini keşfetmenin yanı sıra kentin gastronomi kültürünün konuşulacağı, paylaşılacağı ve geleceğe taşınacağı önemli buluşmalara da ev sahipliği yapacağını söyledi. Bir şehri tanımanın en güzel yollarından birinin o şehrin sofrasına ortak olmak olduğunu belirten Yazgı, festival kapsamında danışma kurulu tarafından belirlenen 52 Lezzet Noktası ve gastronomi etkinlikleriyle ziyaretçilere Çanakkale mutfağını yakından tanıma fırsatı sunacaklarını dile getirdi. Yazgı, ziyaretçilere Çanakkale’nin peynirini, sardalyasını, keşkeğini, peynir helvasını, zeytinyağlılarını ve eşsiz yöresel lezzetlerini tatmadan şehirden ayrılmamalarını da özellikle tavsiye etti. “ÇANAKKALE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ GURUR VERİCİ BİR ETKİNLİK” Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, festivalin kentin kültür ve sanat hayatının önemli bir parçası hâline geldiğine dikkat çekerek, “Çanakkale Kültür Yolu Festivali artık şehrimiz için önemli bir marka. Ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken, gurur verici bir organizasyona dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Dokuz gün boyunca gerçekleştirilecek kültür, sanat ve gastronomi etkinlikleri hem Çanakkaleli hemşehrilerimiz hem de kentimizi ziyaret edecek misafirlerimiz için önemli bir fırsat sunacak. Festivalin Çanakkale’nin kültürünü, sanatını, tarihini ve gastronomisini daha geniş kitlelere tanıtmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Vatandaşlarımızın festivale gösterdiği ilgi ve güçlü sahiplenme de bizleri ayrıca mutlu ediyor. Bu değerli organizasyonun hayata geçirilmesinde başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere Bakan Yardımcımıza, Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımıza, ilgili kurum ve kuruluşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. “ÇANAKKALE HALKI BU FESTİVALİ ÇOK SEVDİ” Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkalelilerin sevdiği festivalin bugün başladığını belirterek, “Gerçekten Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'un büyük desteğiyle ve Kültür ve Turizm Bakanlığımızın uygun görmesiyle uzun zamandan bu yana Çanakkale'de Kültür Yolu Festivallerini hep beraber yapıyoruz. Ve Çanakkale halkı bu festivali çok sevdi. Hem katılım anlamında hem de sahip çıkma anlamında bütün halk başta olmak üzere bütün kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partilerimiz bir bütün olarak bu festivale sahip çıktılar. Gerçekten bu festival 3 yaşından 90 yaşına kadar herkesin kendine ait bir şey bulabildiği bir festival. Ve kültür ve sanatın bütün dalları var. Spordan, tiyatroya müzik etkinliklerinden sergilere ve insan ne arıyorsa sanat ve kültür adına gerçekten burada mutlaka bir şey buluyor." dedi Açılış programının ardından protokol üyeleri, Anadolu Hamidiye Tabyası’nda festival boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak “Yaşayan Miras: Çanakkale Sergisi”ni ziyaret etti. ÇANAKKALE’DE KONSERLER MÜZİK ŞÖLENİ YAŞATACAK Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Ceza, Kıraç, Bengü, Oğuzhan Koç, Özcan Deniz, Simge, Sefo, Gökhan Türkmen ve Bayhan sahne alacak. Festival boyunca sergiler, tiyatro gösterileri, sempozyumlar, geleneksel sanat atölyeleri, söyleşiler, FotoMaraton etkinlikleri ve çocuk programları da kentin farklı noktalarında ziyaretçilerle buluşacak. Çanakkale Kültür Yolu Festivali, 6 Eylül’e kadar kentin tarihî mekânlarından kültür sanat merkezlerine uzanan zengin programıyla Çanakkalelileri ve kenti ziyaret eden misafirleri ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çanakkale Kültür Yolu Festivali İlk Gününü Dopdolu Programıyla Geride Bıraktı Haber

Çanakkale Kültür Yolu Festivali İlk Gününü Dopdolu Programıyla Geride Bıraktı

Ziyaretçiler, kültür ve sanatın farklı alanlarında Çanakkale’nin köklü tarihine dair detaylı bilgi edinme fırsatı buldu. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin açılış programında yaptığı konuşmanın ardından beraberindeki heyetle birlikte festival kapsamında yer alan sergileri gezdi. Anadolu Tabyası Hangar’da yer alan “Yaşayan Miras: Çanakkale Sergisi”ni ziyaret eden Yazgı ve beraberindeki heyet, kentin tarihsel ve kültürel zenginliğini geleneksel sanat ve zanaatlar üzerinden inceledi. TROYA’NIN İZLERİ ÇANAKKALE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE ANLATILDI “Homeros’un Dünyasında Troya: Mit, Tarih, Arkeoloji” söyleşisi Çanakkale Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlendi. Yerel yazar Prof. Dr. Rüstem Aslan’ın katılımıyla gerçekleşen söyleşide, Çanakkale’nin binlerce yıllık geçmişi; mitolojik anlatılar, tarihsel kaynaklar ve arkeolojik bulgular ışığında ele alındı. Katılımcılar, Troya Savaşı’nın izlerini, Homeros’un ölümsüz eseri İlyada Destanı’nı ve Homeros’un edebi dünyasını farklı perspektiflerle keşfederken, Troya’nın yalnızca antik bir kent değil, mitoloji, tarih ve arkeolojinin kesiştiği eşsiz bir kültürel miras olması hakkında da detaylı bilgiler edinme fırsatı yakaladı. ÇANAKKALE HALILARI YAKINDAN İNCELENDİ Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Çanakkale Halıları” şehrin somut olmayan kültürel miras unsurları arasında yer alan Ayvacık ve Çan Halıları sanatını ele aldı. Öğr. Gör. Dr. Hanife Güneş Yarmacı eşliğinde düzenlenen söyleşide katılımcılar, Çanakkale halılarının tarihsel gelişimi, üretim ve işleme süreçleri, kullanılan teknikler ve nesilden nesile aktarılan geleneksel ustalıklar hakkında kapsamlı bilgiler edindi. Halıların yakından da incelendiği etkinlikte, ziyaretçiler kültürel mirasa dair yeni bilgiler edindi. ÇİNİ VE EBRU ATÖLYESİ ZİYARETÇİLERLE BULUŞTU Çini Atölyesi, Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da Gamze Yüksel eşliğinde gerçekleştirildi. Katılımcılar atölye ile birlikte mimariden günlük eşyalara kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan geleneksel Türk çini sanatı hakkında detaylı bilgiler edindi. Çini süslemesini de atölye kapsamında deneyimleyen ziyaretçiler, kendi çalışmalarını ortaya çıkarmanın keyfini yaşadı. Aynı alanda Mustafa Çakar eşliğinde düzenlenen Ebru Atölyesi ise katılımcıları geleneksel Türk kağıt süsleme sanatıyla buluşturdu. Sanatseverler, kitre ile yoğunlaştırılmış su yüzeyine boyaları serperek farklı desenler oluşturdu ve bu desenleri kağıda aktardı. Çocuk ve yetişkinlere özel olarak düzenlenen Ebru Atölyesi’nde her çalışmada özgün eserler üretilirken, yetişkinler kendi eserlerini üretme, çocuklar da el becerilerini geliştirerek renklerle yaratıcılıklarını geliştirdi. ŞEHRİN KÖKLÜ TARİHİ ARKEOLOGLARLA KEŞFEDİLDİ Çanakkale Kültür Yolu Festivali, şehrin köklü tarihini ve arkeolojik mirasını “Uzman Eşliğinde Gezi” etkinliğiyle gözler önüne serdi. Troya Antik Kenti Ören Yeri’nde düzenlenen etkinlik, alanında uzman arkeolog eşliğinde katılımcılarla buluşturuldu. Antik kent içerisinde gerçekleştirilen gezi boyunca geçmişten günümüze ulaşan yapılar, arkeolojik kalıntılar ve Troya’nın tarihsel gelişimine ışık tutan izler yerinde incelendi. Tarihin izlerini günümüzle buluşturan etkinlik, katılımcılara Troya’nın eşsiz mirasını uzman anlatımıyla keşfetme ve Çanakkale’nin binlerce yıllık kültürel geçmişine farklı bir perspektiften bakma imkanı sundu. ÇOCUKLAR KİTAPLARIN EDEBİ DÜNYASINA DAHİL OLDU Çanakkale Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen “Gelincik Neden Kırmızı?” etkinliği, çocukları kitaplarla buluşturmak ve erken yaşta okuma alışkanlığını desteklemek için gerçekleştirildi. Prof. Dr. Ebru Aktan Acar ve Ayşegül Dede’nin çocuklarla bir araya geldiği söyleşi aynı adlı kitap üzerinden gerçekleştirilirken, minikler edebi dünyanın renkli atmosferine dahil oldu. Çocuklar aynı zamanda hikayeler üzerine düşünme, soru sorma ve fikirlerini paylaşma fırsatı da yakaladı. MİNİK KATILIMCILAR SİNEMA VE SANATLA BİR ARAYA GELDİ TÜRSAK Vakfı tarafından bu yıl 22’ncisi düzenlenen Çocuk Filmleri Festivali, Çanakkale 17 Burda AVM’de minik katılımcılarla buluştu. Çocukları sinema ve sanatla bir araya getirmeyi hedefleyen festival kapsamında Paribu Cineverse’de ücretsiz film gösterimleri düzenlendi. Festival programında düzenlenen atölyelerde ise çocuklar, sinema deneyiminin yanı sıra sanatla iç içe keyifli vakit geçirdi. ÇANAKKALE’NİN SOKAKLARI FOTOMARATON İLE ÖLÜMSÜZLEŞTİRİLDİ Kentin sokakları, FotoMaraton Çanakkale ve FotoMaraton Çocuk etkinlikleriyle festivalin ilk gününde kadraja alındı. Amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunları, Kordon Truva Atı’ndan başlattıkları yürüyüşte belirlenen temalar doğrultusunda kendi bakış açılarıyla çekim yaptı. Çanakkale’nin günlük yaşamı, insanları ve festival atmosferi fotoğraf kareleriyle ölümsüzleştirildi. Çocuklar ise FotoMaraton Çocuk etkinliğinde şehre bambaşka gözle bakma fırsatı yakaladı. Hayal güçleri ve kendi kadrajlarını etkinlikle birlikte gözler önüne seren çocuklar eşsiz bir deneyimin parçası oldu. FESTİVALİN RİTMİ 6 EYLÜL’E DEK ÇANAKKALE’DE SÜRECEK Çanakkale’de beşinci kez gerçekleştirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali, kentin farklı noktalarında düzenlenecek sergi, söyleşi, atölye, tiyatro, çocuk etkinliği ve daha birçok etkinlikle 6 Eylül’e dek devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Cat 2026 Roadshow & Demo Turu ile Sahaya Çıkıyor Haber

Borusan Cat 2026 Roadshow & Demo Turu ile Sahaya Çıkıyor

Borusan Grup şirketlerinden Borusan Cat, müşteri odaklı hizmet anlayışını sahaya taşıdığı 2026 Roadshow & Demo turunu başlattı. “Sen Neredeysen Borusan Cat Orada!” söylemiyle düzenlenecek tur kapsamında Borusan Cat, özel olarak hazırlanan roadshow tırı ile iş makinesi kullanıcılarını bulundukları bölgelerde ziyaret edecek. İlk durağı 11-13 Ağustos tarihleri arasında Çanakkale olan roadshow; Tekirdağ (18-20 Ağustos), Edirne (26-30 Ağustos), İstanbul (9-10 Eylül) ve Sakarya (15-17 Eylül) olmak üzere 5 farklı şehri kapsıyor. Tur kapsamında; bölgedeki iş makinesi operatörleri, müteahhitler, çiftçiler ve saha yöneticilerine makineleri yerinde inceleme imkânı sunuluyor. Tur boyunca katılımcılar, Borusan Cat uzmanları eşliğinde öne çıkan iki farklı modeli sahada test edebilecek. Yenilenen yazılım güncellemesiyle gücü artırılan Cat® 303.5 Mini Ekskavatör, dar alanlarda yüksek manevra kabiliyeti ve artırılmış verimlilik sunuyor. Güncellenen yazılımı sayesinde daha akıllı ve üretken bir performans sergileyen model, farklı saha koşullarında kullanıcıların ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefliyor. Tur kapsamında, tarım ve inşaat sahalarındaki farklı uygulamalar için tasarlanan Cat® 428 Kazıcı Yükleyici de sergilenecek. Cat® 428; kazma ve yükleme işlerinde yüksek performans sunarken, yeni nesil motor teknolojisiyle yakıt verimliliğini destekliyor. Ergonomik kabin tasarımı ve joystick kumanda kontrolü ise uzun süreli çalışmalarda operatör konforuna katkı sağlıyor. Borusan Cat, 2026 Roadshow’u ile müşterilerinin operasyonel ihtiyaçlarını yerinde dinlemeyi, doğru ekipman ve çözüm önerilerini doğrudan sahada sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anafartalar Zaferi'nin 111. Yıl Dönümü Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda Kutlandı Haber

Anafartalar Zaferi'nin 111. Yıl Dönümü Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda Kutlandı

Anafartalar Zaferi'nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Gelibolu Yarımadası'ndaki Arıburnu Zafer Anıtı'nda tören düzenlendi. Çanakkale Valiliğinin koordinasyonunda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının yürütücülüğünde, 2. Kolordu Komutanlığı ile Eceabat Kaymakamlığının desteğiyle gerçekleştirilen törende, Anafartalar Sahil Yolu'nda yeniden ihya edilen Arıburnu Zafer Anıtı'nın açılışı yapıldı. 1915 yılında Arıburnu Cephesi’nde, ANZAC hatlarının gerisinde top mermisi kovanlarından inşa edilen Arıburnu Zafer Anıtı, uzun yıllar yalnızca tarihî kaynaklarda ve arşiv belgelerinde yer aldı. Anıtın yeri, 15 Ağustos 2024 tarihinde bölgede meydana gelen yangının ardından yapılan saha araştırmaları ve hava fotoğrafları sayesinde yeniden tespit edildi. Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanan projeler doğrultusunda rekonstrüksiyon çalışmalarına başlandı. Çanakkale Valiliği koordinasyonunda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının kontrolünde, 2. Kolordu Komutanlığı ve Eceabat Kaymakamlığının iş birliğiyle yürütülen çalışmalar tamamlandı. Anıt, özgün tarihî veriler doğrultusunda aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıldı. Anafartalar Zaferi'nin 111. yıl dönümünde yeniden açılan Arıburnu Zafer Anıtı, Çanakkale ruhunun, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin ve tarihî hafızasının güçlü bir simgesi olarak Tarihi Alan’daki yerini aldı. Tören kapsamında Çanakkale Valisi Ömer Toraman ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir birer konuşma yaptı. Törene; Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Avustralya Büyükelçisi Sally Anne-Vincent, Yeni Zelanda Maslahatgüzarı Erin Morriss, Avustralya Savunma Ateşesi Albay Tim Hawley, Avustralya Çanakkale Konsolosu Paul Crawford ve Eceabat Kaymakamı Kerem Yenigün ile çok sayıda davetli katıldı. “BURASI, DÜNYANIN EN İYİ KORUNAN TARİHİ ALANLARINDAN BİRİ NİTELİĞİNDEDİR” Çanakkale Valisi Ömer Toraman törende yaptığı konuşmada, “Burası dünyanın önemli tarihi alanlarından bir tanesidir. Ve bu alanı kendisine yakışır bir şekilde muhafaza etmek, ihya etmek için el birliğiyle gayret gösteriyoruz. Bunun için Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımız büyük bir özveriyle, çabayla bu ihya faaliyetini devam ettiriyor. Burası, dünyanın en iyi korunan tarihi alanlarından biri niteliğindedir. Burada anıtları ve mezarları bulunan devletlerin de hem mezarlarına hem de anıtlarına büyük bir özen gösterdiklerine şahit oluyoruz. Dolayısıyla burası artık tarihten ders alınacak bir mekan haline gelmiş bulunuyor. Bugün burada açılışını yaptığımız, ihya ettiğimiz anıtın bize gösterdiği çok önemli bir husus var: O da egemenliktir. Egemenliğimiz ve bağımsızlığımız yoksa işgal kuvvetleri burada size ait, sizin tarihinize ait hatıraları yok ederler. Onun için egemenliğimize, bağımsızlığımıza sıkı sıkıya sarılmamız lazım. Bu uğurda hayatını kaybeden Mehmetçiklerimiz gibi hepimizin egemenliğimiz, hürriyetimiz ve bağımsızlığımız için gerektiğinde canını feda edecek Çanakkale ruhuna sahip olması gerekiyor.” diye konuştu. “KARA HAREKÂTININ VE SAVAŞIN BAŞLADIĞI VE BİTTİĞİ YER BURASIDIR” Çanakkale Valisi Ömer Toraman, “Bu alan bir ihya alanıdır; zor şartlarda, kara harekâtının ve savaşın başladığı ve bittiği yer burasıdır. Dolayısıyla savaşın bitişi anısına askerlerin o zamanki sınırlı imkânlarla yapmış oldukları anıtın yıkılmasına müteakip, uzun bir süre yerinin tespiti konusunda tam bir netlik kazanılamamıştı. İki yıl önce burada meydana gelen maalesef büyük bir orman yangını neticesinde uzman arkadaşlarımız, tarihçilerimiz yer tespitini yaparak buranın ihya edilmesinin önünü açtılar.” diye konuştu. “ZAFERİN MİMARLARINI, O BÜYÜK İNSANLARI SAYGIYLA, RAHMETLE VE HAYIRLA YÂD EDİYORUM” Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Çok müstesna bir toprak parçasının üzerindeyiz. Çanakkale Savaşları'nın en yoğun yaşandığı bu topraklarda Mehmetçik büyük bir mukavemet göstermiş ve Çanakkale'yi geçilmez kılmıştır. O günün şartlarında Mehmetçik; zaferin, o büyük fedakârlığın ve o büyük civanmertliğin nişanesi olarak işte tam bu noktaya bir zafer anıtı inşa etmiştir. Mehmetçiğin o günkü şartlarda kendi elleriyle bizzat yapmış olduğu bu anıt; o büyük kahramanlığın timsali, sembolü olmuştur. Fakat dönemin şartlarında, işgal yılları içerisinde o anıt burada yıkılmıştır. Uzun yıllar geçse de Mehmetçiğin elleriyle yaptığı o anıtı yerinde bulup ayağa kaldırmak, Çanakkale ruhuna sahip olan Türk milletinin evlatlarına nasip olmuştur. Biz Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu topraklardaki tarihî gerçekliği her zaman hâkim kılmaya gayret gösteriyoruz. Tabii ki savaşı hiçbir zaman kutsamıyoruz; ama savaşın fedakârlığını, zorluğunu ve şartlarını hiçbir zaman unutturmamak gibi bir misyonun temsilcisi olduğumuzu biliyoruz. Yaptığımız çalışmalarda Mehmetçiğin kendi elleriyle inşa ettiği o anıtın yerini tespit ettiğimizde, bu anıtın eski haline döndürülmesi gerektiği kanaatine vardık. İnşallah bu topraklarda kıyamete kadar tekrar bu anıtı yıkacak bir olay yaşanmayacaktır. Değil bu anıtı yıkmak, anıtın bir zerresine dahi toz kondurmayacak nesiller bu topraklarda yaşayacaktır.” Çanakkale Cephesi'nde kahramanca savaşan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, askerler ve komutanlar için dua edildi. Çanakkale Valisi Ömer Toraman, 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Anafartalar Zaferi Şeref Defteri'ni imzaladı. Tören, kurdele kesimi ve anıta karanfil bırakılmasıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Dostluk Rallisi’nde İlk Yarı Tamamlandı Haber

Anadolu Dostluk Rallisi’nde İlk Yarı Tamamlandı

TÜVTÜRK ve T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen Anadolu Dostluk Rallisi’nin ilk yarısı tamamlandı. 2 Ağustos’ta İstanbul Sultanahmet’ten başlayan ve Türkiye’nin kültürel zenginliklerini sosyal fayda ile buluşturan ralli; 2 Ağustos’ta Çanakkale, 3 Ağustos’ta Akçay, 4 Ağustos’ta Efes ve 5 Ağustos’ta Dalyan duraklarının ardından 6 Ağustos itibarıyla Pamukkale’ye ulaştı. Çoğunlukla klasik araçların yer aldığı ralli, geçtiği her şehirde yerel kültürle buluşarak yolculuğunu sürdürüyor. Anadolu Dostluk Rallisi, 7 Ağustos’ta Olimpos, 8 Ağustos’ta Konya, 9 Ağustos’ta Niğde, 10 Ağustos’ta Kapadokya ve 11 Ağustos’ta Aksaray duraklarının ardından 12 Ağustos’ta Ankara’da sona erecek. Anadolu’nun farklı coğrafyalarını bir araya getiren bu özel rota boyunca katılımcılar, kültürel keşif ve sosyal etkiyi odağına alan yolculuğa ikinci yarıda da devam edecek. İyilik duraklarında keyifli buluşmalar gerçekleşti Klasik rallilerden farklı olarak tasarlanan Anadolu Dostluk Rallisi, her şehirde sosyal sorumluluk faaliyetlerini odağına alarak ilerliyor. Organizasyon; valilikler, yerel yönetimler ve sahadaki kamu kurumlarının katkılarıyla her durakta daha fazla kişiye ulaşarak “iyilik durakları” yaklaşımını büyütüyor. Bu kapsamda katılımcılar; Çanakkale’den Balıkesir Edremit’e uzanan rotada Altınoluk, Güre, Akçay ve Edremit güzergâhında ve Muğla Dalyan’dan Denizli’ye uzanan rotada sosyal fayda odaklı buluşmalar gerçekleştirdi. Katılımcılar, öncelikle TÜVTÜRK istasyonlarını ziyaret ederek hazırlanan hediyeleri teslim aldı. Ardından öğrenciler ve çocuklarla bir araya gelerek hediyeler takdim edildi. Ralli araçları bölgedeki çocukların yoğun ilgisiyle karşılanırken, öğrencilerle keyifli anlar paylaşıldı. Program kapsamında ayrıca huzurevleri ziyaret edilerek huzurevi sakinleriyle bir araya gelindi; samimi sohbetlerin gerçekleştiği buluşmada katılımcılar ve büyükler arasında sıcak paylaşımlar yaşandı. Güvenli sürüş farkındalığı yolculuğun önemli bir parçası TÜVTÜRK’ün trafik güvenliği alanındaki uzmanlığıyla desteklenen Anadolu Dostluk Rallisi, zamanında yapılan araç muayenesinin ve düzenli araç bakımının uzun yollarda güvenli sürüşün en önemli unsurlarından olduğuna dikkat çekiyor. Katılımcılar, yolculuk boyunca yaptıkları paylaşımlarla da trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ Elektrik'ten Yaz Aylarına Özel Tasarruf Rehberi Haber

Uludağ Elektrik'ten Yaz Aylarına Özel Tasarruf Rehberi

Uludağ Elektrik'in yıllık tüketim verilerine göre, Temmuz ve Ağustos ayları meskenlerde elektrik kullanımının en yoğun olduğu dönem olarak öne çıkıyor. Vatandaşların hem bütçelerini korumaları hem de enerjiyi verimli kullanmaları için tasarruf önerilerinde bulunan Uludağ Elektrik, alınacak basit önlemlerle elektrik tüketiminde önemli ölçüde tasarruf sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Müşteri memnuniyeti, dijital hizmetleri ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla faaliyetlerini sürdüren Uludağ Elektrik, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova' da 5 milyondan fazla kişiye hizmet verirken, serbest tüketici kapsamındaki müşterilerine özel geliştirdiği enerji çözümleriyle Türkiye genelinde de büyümesini sürdürüyor. "Tasarruf, bilinçli enerji kullanımıyla başlıyor" Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, yaz aylarında artan enerji ihtiyacının bilinçli tüketim alışkanlıklarıyla yönetilebileceğini belirterek şunları söyledi: "Yıllık tüketim verilerimiz, temmuz ve ağustos aylarında özellikle meskenlerde elektrik kullanımının en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Uludağ Elektrik Hizmet Bölgesi'nde faturalanan mesken elektrik tüketimi, bir önceki sene yıl haziran ayına göre temmuz ayında yüzde 17, ağustos ayında ise yüzde 35 artış gösterdi. Bu artışta, hava sıcaklıklarının artmasının sonucunda artan klima kullanımının yanı sıra bölgemizin yaz aylarında yoğun sezon yaşayan turizm ve yazlık yerleşim alanlarına ev sahipliği yapmasının da önemli etkisi bulunuyor. Hatta Balıkesir bölgemize baktığımızda haziran ayına göre ağustos ayında %50 oranında artış yaşandığını da söyleyebiliriz. Ağustos ayın mesken elektrik tüketiminin zirve yaptığı bir dönem oluyor, şöyle ki ağustos ayı yılın diğer aylarının ortalamasına göre yaklaşık yüzde 23 daha yüksek seviyede elektrik tüketimi gerçekleşiyor. Yaz aylarında konforu korurken enerji tasarrufu sağlamak da mümkün. Bu noktada klimaların 24 derecede çalıştırılması hem gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiyor hem de verimli kullanım sağlıyor. Bu nedenle bu yaz “24 Derece ile Mümkün” mesajıyla vatandaşlarımızı doğru klima kullanımına teşvik ediyoruz. Doğru kullanım alışkanlıklarıyla hem enerji tüketimini azaltmak hem de elektrik faturalarını kontrol altında tutmak mümkün. Elektronik cihazlar kullanılmadığı zamanlarda fişte bırakıldığında 'bekleme modu' nedeniyle gereksiz elektrik tüketimine yol açıyor. Kullanılmayan cihazlar tamamen kapatılmalı ve mümkünse prizden çekilmelidir. Enerji verimliliği yüksek beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinin tercih edilmesi, uzun vadede elektrik tüketimini önemli ölçüde azaltıyor. LED aydınlatmalar da daha düşük enerji tüketimiyle tasarruf sağlıyor. Küçük gibi görünen bu tercihler, yıl sonunda hem aile bütçesine hem de enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına önemli katkı sunuyor. Enerji tasarrufu ve güvenliği bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz Enerjini Geleceğe Taşı projemizle; Karagöz-Hacivat gösterileri, eğitici oyunlar ve çocuklara özel hazırlanan etkinlik ile boyama kitapları aracılığıyla doğru enerji kullanımı ve enerji tasarrufu konusunda farkındalık oluşturuyoruz. Bugüne kadar 70 bini aşkın çocuğa ulaşarak enerji kaynaklarının verimli kullanılması konusunda bilinçli nesiller yetiştirilmesine katkı sağladık.” dedi. Klima kullanımında 24 derece önerisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği kapsamında önerdiği üzere, klimaların 24 derece ayarında çalıştırılması hem konforun korunmasına hem de elektrik tüketiminin azaltılmasına katkı sağlıyor. Bunun yanında filtrelerin düzenli temizlenmesi, kapı ve pencerelerin kapalı tutulması ile doğrudan güneş ışığını azaltacak önlemlerin alınması, soğutma ihtiyacını düşürerek enerji verimliliğini artırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.