Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Canias Erp

Kapsül Haber Ajansı - Canias Erp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Canias Erp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2027'de Bir Çalışanın Şirkete Maliyeti Ne Kadar Artacak? Haber

2027'de Bir Çalışanın Şirkete Maliyeti Ne Kadar Artacak?

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), bordro simülasyonunun İK ekiplerine her yeni varsayımın maliyet etkisini aynı veri zemini üzerinde karşılaştırma imkânı sunduğunu vurguluyor. 2027 bütçe hazırlıklarının gündeme geldiği dönemde iş gücü maliyetleri, şirketlerin yakından izlemesi gereken başlıca kalemler arasında yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) İşgücü Girdi Endeksleri verilerine göre, saatlik iş gücü maliyeti endeksi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41,4, bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 12,5 arttı. Bu tablo, şirketlerin 2027 bütçelerini farklı senaryolar üzerinden değerlendirme ihtiyacını artırıyor. Association for Financial Professionals’ın 54 ülkeden 332 finans profesyonelinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2026 FP&A Benchmarking Survey araştırması da senaryo planlamasının bütçe süreçlerindeki önemini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 38’i kurumlarında sistematik senaryo planlaması yapıldığını belirtiyor. Bu yöntemi kullanan kurumlar bütçelerini ortalama 8,1 haftada tamamlarken, diğer kurumlarda süre 9,2 haftaya kadar çıkıyor. Bu sonuçlar sistematik senaryo planlaması yapan kurumlarda bütçe hazırlık süresinin daha kısa seyrettiğini gösteriyor. “Her yeni varsayım bütçede yeni bir maliyet görünümü ortaya çıkarıyor” IAS Yetkinlik Merkezi Teknoloji Kıdemli Uzmanı Tolga Kölemen, iş gücü bütçelerinin farklı varsayımlarla yeniden ele alınan bir karar alanına dönüştüğüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Ücret artışlarından vergi ve SGK parametrelerine, fazla mesai yükünden yeni işe alım, departman açılışı veya küçülme kararlarına kadar her değişiklik, yönetimin önüne yeni bir maliyet görünümü çıkarıyor. İnsan kaynakları ekipleri de bu değişkenleri hesaplamanın yanı sıra alternatif kararların sonuçlarını karşılaştırılabilir biçimde yönetime sunuyor. Excel üzerinde yürütülen dosya bazlı çalışmalarda her revizyon; verilerin yeniden işlenmesini, formüllerin kontrol edilmesini ve güncel sürümün takip edilmesini gerektirebiliyor. Bu efor, farklı senaryoları değerlendirmek ve karar sürecini beslemek için kullanılabilecek zamanı azaltıyor.” Canias ERP’nin Bordro Simülasyonu özelliği, iş gücü bütçesini etkileyen değişkenlerin ortak veri ve parametreler üzerinden modellenmesini sağlıyor. Gelecek döneme ilişkin olası gelir vergisi dilimleri ve SGK parametreleri sisteme tanımlanabiliyor; zam oranları, temel maaşlar, fazla mesai yükleri ve ikramiyeler üzerinden çalışan maliyetleri hesaplanabiliyor. Yeni firma veya departman açılışları, kadro artışları ve küçülme kararları da simülasyona dahil edilebiliyor. Oluşturulan senaryoların sistem üzerinde ayrı ayrı kaydedilmesi, farklı varsayımların mali sonuçlarının aynı zeminde karşılaştırılmasına imkân tanıyor. İnsan kaynakları yöneticileri ve yetkilendirilen üst yönetim temsilcileri simülasyonları doğrudan çalıştırabiliyor, sonuçları detaylı ve izlenebilir raporlar üzerinden inceleyebiliyor. Farklı senaryoları ortak veriler üzerinden karşılaştırabilmenin bütçe kararlarına sağladığı katkıyı vurgulayan Kölemen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yönetimin ‘Ya şöyle olursa?’ sorusu, bütçe dönemlerinde sık sık karşımıza çıkıyor. Zam oranındaki, fazla mesai varsayımındaki veya kadro planındaki bir değişikliğin toplam maliyete etkisi bordro simülasyonu ile saniyeler içerisinde görülebiliyor. Senaryoların ayrı ayrı kaydedilmesi, karar seçeneklerinin karşılaştırılmasını ve kullanılan varsayımların geriye dönük izlenmesini kolaylaştırıyor. Böylece bordro verisi, üst yönetimin ücret, kadro ve organizasyon kararlarını besleyen güncel bir bütçe girdisine dönüşüyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerde ‘Excel Devleti’ Büyüyor Haber

Şirketlerde ‘Excel Devleti’ Büyüyor

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), Canias ERP’nin süreç odaklı ve entegre yapısıyla şirketlerin operasyonlarını tek veri kaynağı üzerinden daha güvenli, izlenebilir ve sürdürülebilir bir dijital omurga üzerinde yönetmesini sağlıyor. Elektronik tablolar şirketler için hızlı, esnek ve erişilebilir çalışma araçları olmayı sürdürüyor. Ancak kritik operasyonlar kurumsal sistemler yerine kişisel dosyalar, departman içi listeler ve e-posta ekleri üzerinden yönetilmeye başladığında, bu pratiklik zamanla görünmez bir kontrol riskine dönüşüyor. Satın alma takibi, üretim planı, stok güncellemesi, fiyat listesi, bakım çizelgesi, tahsilat takibi veya müşteri siparişi gibi süreçler kişisel dosyalara taşındıkça, şirketin operasyonel hafızası da kurumsal sistemlerden kişilere ve dosya versiyonlarına bağımlı hale geliyor. Elektronik tablo kullanımına ilişkin akademik çalışmalar da bu riskin ölçeğine dikkat çekiyor. Raymond R. Panko’nun elektronik tablo hatalarına ilişkin araştırma derlemesi, elektronik tablo hatalarının yaygın ve tespit edilmesi zor olduğunu; özellikle büyük ve operasyonel amaçlı kullanılan dosyalarda hatalı sonuç üretme riskinin arttığını ortaya koyuyor. Aynı çalışma, kurumların ve kullanıcıların elektronik tabloların doğruluğuna çoğu zaman gereğinden fazla güvendiğini de vurguluyor. Kişisel dosyalar kurumsal kontrolü zayıflatıyor Bir gölge BT örneği olarak ele alınması gereken elektronik tablolar ve e-posta ekleri odaklı iş yapma biçimleri, çoğu zaman sorunun kendisinden ziyade kurumsal sistemlerin süreçleri uçtan uca kapsayamamasının bir belirtisi. Bir departman kendi raporunu, başka bir ekip kendi stok listesini, finans birimi ayrı bir maliyet tablosunu, satış ekibi ise farklı bir tahmin dosyasını kullandığında kurum içinde tek bir veri gerçeği yerine birbirinden kopuk versiyonlar oluşuyor. Bu durum, ilk bakışta karar alma süreçlerine hız kazandırıyor gibi görünse de uzun vadede izlenebilirliği, kontrol kabiliyetini ve karar kalitesini zayıflatıyor. Dosyanın sahibinin değişmesi, formülün bozulması, e-posta ile paylaşılan eski versiyonun kullanılmaya devam etmesi ya da manuel veri girişindeki küçük bir hata, kritik bir operasyonun yanlış bilgiyle yönetilmesine neden olabiliyor. Bu nedenle kişisel dosyalara dayalı çalışma biçimi yalnızca operasyonel verimlilik meselesi olarak görülmemeli; veri güvenliği, yetki yönetimi, denetim izi ve kurumsal hafıza açısından da değerlendirilmelidir. “Excel devleti” şirket içinde gölge operasyon alanı yaratıyor Kurumsal sistemlerin dışında büyüyen dosya düzeni, zamanla şirket içinde görünmeyen bir “Excel devleti” yaratıyor. Her departmanın kendi dosyası, kendi raporu ve kendi doğrusu oluştuğunda süreçler merkezi sistemlerden kopuyor. Operasyon hacmi arttıkça manuel güncelleme ihtiyacı çoğalıyor, dosya trafiği karmaşıklaşıyor ve hangi verinin güncel olduğu sorusu giderek daha kritik hale geliyor. Örneğin aynı stok verisinin farklı departmanlarda farklı görünmesi, maliyet hesaplarının güncel olmayan dosyalardan yapılması, üretim planlarının manuel listelere göre revize edilmesi veya satış tahminlerinin kişisel dosyalarda tutulması; şirketin yalnızca günlük operasyonunu değil, stratejik karar alma kalitesini de etkiliyor. Kurumsal kontrolün güçlenmesi için verinin kişisel dosyalarda değil, süreçlerin doğal akışı içinde oluştuğu entegre sistemlerde yönetilmesi gerekiyor. Tek veri kaynağı kurumsal hafızayı güçlendiriyor Kurumsal kaynak planlama pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), şirketlerin kritik operasyonlarını tek veri kaynağı üzerinden yönetmesinin izlenebilirlik ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Canias ERP; satın almadan üretime, stoktan finansa, kaliteden raporlamaya kadar farklı süreçleri entegre bir yapı içinde ele alarak operasyonların kişisel dosyalara değil, kurumsal sisteme dayanmasını sağlıyor. Canias’ın süreç odaklı yapısı sayesinde veri, süreçlerin dışında manuel olarak taşınan bir unsur olmaktan çıkıyor; operasyonun içinde üretilen, güncellenen ve izlenebilen bir kurumsal kaynağa dönüşüyor. Böylece şirketler yalnızca veriye daha hızlı erişmekle kalmıyor; hangi bilginin ne zaman, kim tarafından ve hangi süreç içinde oluşturulduğunu da takip edebiliyor. Bu sayede raporlama kalitesi artarken hata riski azalıyor ve karar alma süreçleri için daha güvenilir bir zemin oluşuyor. “Kritik süreçler kişisel dosyalara emanet edilmemeli” IAS Yetkinlik Merkezi Direktörü Pelin IŞIK , şirketlerde kişisel dosyalar üzerinden yürüyen operasyonların kurumsal kontrol açısından önemli riskler yarattığını belirterek şunları söyledi: “Excel ve benzeri araçlar esnek görünse de kritik süreçler kişisel dosyalara kaydığında/emanet edildiğinde şirketin kontrol kabiliyeti zayıflıyor.Üstelik geleneksel tablolar, bugün yapay zeka ve gelişmiş iş zekası (BI) araçlarının ihtiyaç duyduğu canlı ve doğrulanmış veriyi beslemekte yetersiz kalıyor. Canias ERP’nin süreç odaklı ve entegre yapısı ise operasyonları tek bir güvenilir veri kaynağında toplayarak şirketlere hem bugün için güçlü bir izlenebilirlik sunuyor hem de geleceğin yapay zeka tabanlı karar destek mekanizmalarına sağlam bir zemin hazırlıyor.” Kurumsal sistemlerin süreç yönetimi altyapısı olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan IAS Yetkinlik Merkezi Direktörü Pelin IŞIK sözlerini şöyle sürdürdü: “Şirketlerde sürdürülebilir kontrol, verinin tek bir yerde tutulmasından daha fazlasını gerektiriyor. Önemli olan, süreçlerin doğru sistem üzerinde tasarlanması ve verinin bu süreçlerin doğal çıktısı olarak oluşmasıdır. Canias ile şirketler operasyonlarını uçtan uca entegre edebilir, süreç sahipliğini netleştirebilir ve raporlamayı kişisel dosyalara bağımlı olmaktan çıkarabilir. Bu da hem kurumsal hafızayı güçlendirir hem de büyüme yolculuğunu daha sağlam bir dijital altyapıya taşır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fabrikada Her Şey Yolunda Görünürken Maliyetler Nasıl Büyüyor? Haber

Fabrikada Her Şey Yolunda Görünürken Maliyetler Nasıl Büyüyor?

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), üretim sahasından gelen verinin ERP süreçleriyle bütünleşmesinin bu kayıpları büyümeden görünür kıldığını ve üretim sürerken müdahale imkânı sağladığını vurguluyor. Üretim şirketleri malzeme, enerji ve işçilik gibi doğrudan maliyetleri yakından izliyor. Kârlılığı aşındıran bazı kayıplar ise kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama gibi farklı süreçlere dağıldığı için toplam etkileri çoğu zaman sonradan görülebiliyor. Birbirinden bağımsız operasyonel aksaklıklar gibi görünen bu kayıpların ortak noktasında, sahadaki güncel bilginin doğru sürece zamanında ulaşmaması bulunuyor. Bu nedenle üretimde verinin doğruluğu kadar karar anında güncel, erişilebilir ve süreçler arasında tutarlı olması da önem taşıyor. Deloitte’un büyük üretim şirketlerinden 600 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2025 Akıllı Üretim ve Operasyon Araştırması, akıllı üretim yatırımlarının operasyonel karşılığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 92’si akıllı üretimin önümüzdeki üç yılda rekabetçiliğin temel itici güçlerinden biri olacağını düşünüyor. Şirketler, akıllı üretim uygulamalarıyla üretim çıktısında ortalama yüzde 10 ila 20, çalışan verimliliğinde yüzde 7 ila 20 ve kullanılabilir kapasitede yüzde 10 ila 15 arasında iyileşme sağladıklarını bildiriyor. Akıllı üretim yatırımının değeri, sahada oluşan verinin doğru iş bağlamıyla buluşup zamanında karara dönüşmesiyle ortaya çıkıyor. Makine, kalite, depo, mühendislik, satın alma ve planlama birimleri farklı güncellikteki bilgilerle çalıştığında küçük bir sapma, birden fazla sürece yayılan maliyet zincirleri oluşturabiliyor. Bilgi gecikmesi üç noktada maliyete dönüşüyor Kalite sapması üretim sürerken görülemediğinde, aynı koşullarda üretilen her yeni ürün hatanın etkisini genişletebiliyor. İlk fire veya yeniden işleme maliyetine ayıklama, ilave kontrol, üretim planının değişmesi, teslimat gecikmesi, iade ve garanti giderleri ekleniyor. 2025 ASQE Insights on Excellence Kalite Maliyeti Araştırması’na göre, katılımcıların yalnızca yüzde 31’i kalite maliyetlerinin kurumlarının finansal performansı üzerindeki etkisini tam olarak anladığını belirtiyor. Bu bulgu, üretimin farklı aşamalarında oluşan kalite kayıplarının toplam finansal etkisini görünür kılmadaki güçlüğe işaret ediyor. Stok yönetiminde sistemde görünen miktar her zaman üretimde kullanılabilecek miktarı yansıtmıyor. Bir malzeme kayıtlarda mevcut görünse de yanlış depoda bulunabiliyor, uygun lotta olmayabiliyor, kalite onayı tamamlanmamış veya başka bir üretim emri için ayrılmış olabiliyor. Fiziksel hareketler sisteme geç işlendiğinde veya depo ile üretim kayıtları ayrıştığında planlama, gerçekte kullanılamayan bir stoka dayanıyor. Bunun sonucunda üretim hattı bekleyebiliyor; acil satın alma, gereksiz stok birikimi, kapasite kaybı ve teslimat gecikmesi ortaya çıkabiliyor. Mühendislik değişikliklerinde ise bilginin ulaştığı zaman kadar hangi süreçlere ulaştığı da belirleyici oluyor. Malzeme, ürün ağacı, rota veya teknik doküman üzerindeki bir değişiklik satın alma, planlama, kalite ve üretim süreçlerine aynı revizyon bilgisiyle yansımadığında eski tanıma göre malzeme sipariş edilebiliyor veya üretime devam edilebiliyor. Uyumsuzluk ne kadar geç fark edilirse etkilenen sipariş, malzeme ve yarı mamul sayısı da o ölçüde artıyor. Bu durum hurda, yeniden işleme ve termin kaybı riskini büyütüyor. “Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir” IAS IoT Proje Yöneticisi Tolga Küçük, maliyet kontrolünün üretim sürerken başlayan bir yönetim disiplini olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Üretimde maliyet kontrolü, sapmaların hangi süreçte ve hangi kararla oluştuğunu görebilmeyi gerektiriyor. Doğru veri geç ulaştığında yanlış karara dönüşebilir. Ayrıca sahada oluşan bir olayın yalnızca kayıt altına alınması yeterli değil. Bu bilginin doğru üretim emri, doğru malzeme, doğru lot ve doğru süreçle ilişkilendirilmesi gerekiyor. Aksi halde kararlar eksik veya gecikmiş bilgiyle alınıyor ve küçük bir sapma kısa sürede ciddi maliyetlere dönüşebiliyor. Üretim içi veya Kalite sinyallerinin hangi üretim emrini ve lotu, stok hareketinin hangi üretim planını, mühendislik değişikliğinin hangi ürün ağacını, rotayı ve satın alma kararını etkilediği aynı akış içinde görülebilmeli. Tüm birimler aynı güncel bilgiyle hareket ettiğinde kaybın oluşum zinciri görünür hâle geliyor ve maliyet büyümeden müdahale edilebilecek alan genişliyor.” Canias IoT, endüstriyel haberleşme protokollerini kullanarak makineler, kontrol birimleri, sensörler ve akıllı cihazlardan gelen üretim verilerinin gerçek zamanlı izlenmesini ve analiz edilmesini sağlıyor. Önceden tanımlanmış bir olay gerçekleştiğinde ilgili veri ERP çözümüne aktarılıyor. Canias ERP ise sahadaki olayı üretim emri, iş merkezleri, personel, malzeme, stok, lot, kalite süreci, ürün ağacı, rota ve revizyon bilgileriyle ilişkilendiriyor. Bütünleşik iş akışları bu bilgiyi gerekli uyarı, kontrol, onay, plan güncellemesi veya düzeltici faaliyete dönüştürüyor. Kalite, stok ve mühendislik değişikliği süreçlerinin aynı veri altyapısı içinde izlenmesi, kaybın hangi ürünleri, siparişleri, lotları ve üretim adımlarını etkilediğinin belirlenmesini kolaylaştırıyor. Şirketler böylece birden yükselen maliyetlerin nedenini açıklayan kayıtlarla üretim sürerken müdahale etmeyi sağlayan güncel bilgiyi aynı sistemde buluşturabiliyor. ERP ve IoT bütünlüğü, gerçek zamanlı raporlama, verimlilik, maliyet kontrolü ve uçtan uca izlenebilirliği ortak bir yönetim disiplini içinde bir araya getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bir Ürün Gerçekten Ne Kadar Enerji Tüketiyor?  Haber

Bir Ürün Gerçekten Ne Kadar Enerji Tüketiyor? 

Üretim şirketleri için enerji maliyeti, uzun yıllar boyunca ay sonunda gelen fatura üzerinden görülen ve genel üretim giderleri içinde dağıtılan bir kalem olarak değerlendirildi. Ancak enerji talebinin arttığı, maliyet baskısının sürdüğü ve karbon düzenlemelerinin üretim kararlarını daha fazla etkilediği yeni dönemde bu yaklaşım şirketlere yeterli bir öngörü sağlamıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın Electricity 2026 raporuna göre küresel elektrik talebinin 2026-2030 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,6 artması bekleniyor. Bu tablo, sanayi şirketleri için enerji yönetiminin dönemsel bir maliyet takibi olmaktan çıkıp operasyonel karar alma süreçlerinin merkezine yerleştiğini gösteriyor. Bugün üreticiler açısından kritik soru “Bu ay ne kadar enerji faturası ödedik?” değil. Asıl ihtiyaç hangi ürünün, hattın, siparişin ve üretim koşulunun bu maliyeti yarattığını görebilmek. Üretim hattındaki bir makinenin beklenenden fazla enerji tüketmesi, plansız duruşlar, verimsiz çalışma süreleri ya da sipariş bazlı kapasite kullanımı, ürün kârlılığını doğrudan etkileyebiliyor. Ancak operasyonel veri ile finansal veri birbirinden kopuk ilerlediğinde, bu etki çoğu zaman dönem sonunda fark ediliyor. Enerji verisi üretim maliyetiyle birlikte okunmalı Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), enerji maliyetinin üretim süreçlerinden bağımsız bir gider kalemi olarak değil, ürün ve sipariş bazlı maliyet analizinin izlenebilir bir bileşeni olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Canias ERP’nin siparişe göre gerçek birim maliyet takibi, malzeme izlenebilirliği, kapasite planlaması ve operasyonel kalite kontrol gibi kabiliyetleri; enerji tüketimi verisinin de üretim performansı ve maliyet analiziyle aynı zeminde değerlendirilmesine imkan tanıyor. Canias IoT altyapısı ise üretim sahasından gelen verilerin ERP süreçleriyle bütünleşmesini destekliyor. Canias IoT Gateway; ERP sunucuları ile kontrol birimleri, sensörler ve akıllı cihazlar arasında iki yönlü bağlantı kurarak kaynak tüketimi ve çevresel değerler gibi verilerin gerçek zamanlı izlenmesini, analiz edilmesini ve görselleştirilmesini sağlıyor. Önceden tanımlanmış kurallara bağlı olaylarda izlenen veriler otomatik olarak ERP çözümüne aktarılabiliyor. Böylece enerji tüketimi, sahadan gelen ayrı bir teknik veri olarak kalmıyor; üretim emri, makine durumu, hat performansı, sipariş ve maliyet bilgisiyle birlikte yönetilebiliyor. Bu veri akışı, Canias ERP’nin Sürdürülebilirlik Yönetimi (ESM) modülüyle birlikte ele alındığında enerji tüketiminin maliyet analizinin yanı sıra karbon hesaplaması ve sürdürülebilirlik raporlamasında da kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu sayede sahadan gelen enerji verisi; üretim emri, makine durumu, sipariş ve maliyet bilgisiyle birlikte karbon ayak izi hesaplamasını besleyen izlenebilir bir veri katmanına dönüşüyor. Ay sonu faturası yerine anlık karar verisi IAS CAO’su (Chief Automation Officer) Nuri Aycan, enerji tüketiminin ERP ve IoT entegrasyonuyla birlikte üretim şirketleri için daha yönetilebilir bir karar verisine dönüştüğünü belirterek şunları söyledi: “Enerji yönetimi artık üretimden ayrı takip edilen bir maliyet başlığı olarak ele alınamaz. Şirketler hangi ürünün, hattın ya da siparişin ne kadar enerji tükettiğini görebildiğinde, maliyet optimizasyonu ve sürdürülebilirlik aynı veri zemini üzerinde yönetilebilir hale geliyor. Canias, ERP ve IoT entegrasyonuyla üretim, enerji ve süreç verilerini gerçek zamanlı olarak birbirine bağlıyor. Böylece enerji tüketimi yalnızca dönem sonunda raporlanan bir gider değil; üretim planlamasını, fiyatlandırmayı, kârlılık analizini ve karbon hesaplamasını besleyen operasyonel bir karar verisine dönüşüyor.” Bu yaklaşım, özellikle dar marjlarla çalışan üretim şirketleri açısından kritik önem taşıyor. Enerji maliyetinin doğru ürünle, doğru hatla ve doğru siparişle ilişkilendirilememesi, kârlılık analizlerinde görünmeyen sapmalara yol açabiliyor. Ürün bazında enerji tüketimini izleyebilen şirketler, hangi üretim koşullarının maliyeti artırdığını daha hızlı görebiliyor; verimsiz çalışan hatları, yüksek tüketim yaratan makineleri veya planlama kaynaklı sapmaları daha erken tespit edebiliyor. Karbon düzenlemeleri enerji verisinin değerini artırıyor Enerji tüketiminin üretim verisiyle ilişkilendirilmesi, yalnızca maliyet yönetimi açısından değil, karbon raporlaması ve ihracat rekabeti açısından da önem kazanıyor. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda geçiş dönemi 2023-2025 arasında tamamlandı; mekanizmanın mali sonuçlar doğuran yeni uygulama dönemi ise 1 Ocak 2026 itibarıyla başladı. Bu yeni dönem, enerji ve emisyon verilerinin izlenebilir, doğrulanabilir ve raporlanabilir biçimde yönetilmesini özellikle ihracatçı üreticiler açısından daha kritik hale getiriyor. Canias ERP’nin Sürdürülebilirlik Yönetimi (ESM) modülü, sürdürülebilirlik verilerinin manuel tablolar üzerinden toplanması yerine üretim, satın alma ve finans süreçleriyle bağlantılı biçimde yönetilmesini destekliyor. ESM’nin Fatura Kontrol modülüyle entegrasyonu, karbon tüketim değerlerinin satın alınan ürünlerin faturaları üzerinden hesaplanmasına olanak tanırken; Temel Veriler entegrasyonu karbon tüketim değerlerinin malzeme ve malzeme-tedarikçi ikilisi bazında saklanmasını sağlıyor. Bu yapı, şirketlerin enerji tüketimini ve karbon verisini daha güvenilir, karşılaştırılabilir ve denetlenebilir biçimde yönetmesine yardımcı oluyor. Kapsam 1, 2 ve 3 seviyelerindeki tüketimlerin ayrı ayrı raporlanabilmesi; karbon ayak izinin daha sağlıklı hesaplanmasına, sürdürülebilirlik performansının daha şeffaf izlenmesine ve ihracat süreçlerinde gerekli veri altyapısının güçlenmesine zemin hazırlıyor. IAS CAO’su (Chief Automation Officer) Nuri Aycan, enerji maliyeti ve sürdürülebilirlik yönetiminin artık aynı operasyonel çerçevede ele alınması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji tüketimi, CO₂ emisyonları ve kaynak kullanımı artık üretimden bağımsız izlenebilecek başlıklar değil. Bu veriler üretim süreçleriyle birlikte okunduğunda şirketler hem maliyetlerini hem de sürdürülebilirlik performanslarını daha doğru yönetebiliyor. Canias ERP, IoT ve ESM Sürdürülebilirlik Yönetimi modülüyle sahadan gelen veriyi üretim planlaması, maliyet optimizasyonu ve karbon hesaplamasıyla aynı zeminde buluşturarak bu dönüşümü destekliyor.” Enerji, maliyet ve sürdürülebilirlik aynı dijital omurgada buluşuyor IAS’ın Almanya’da Factory Innovation Awards’ta “Sürdürülebilir Akıllı Fabrika” kategorisinde Altın Ödül’e layık görülmesi de Canias’ın sürdürülebilirliği üretim süreçlerinde ölçülebilir ve yönetilebilir bir performans alanına dönüştüren yaklaşımının uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösterdi. Canias’ın bütünleşik yapısı, şirketlerin enerji tüketimini yalnızca maliyet kontrolü için değil, verimlilik, sürdürülebilirlik ve rekabet gücü açısından da yönetmesini mümkün kılıyor. Üretim sahasından gelen veriler ERP içinde işlendiğinde ve ESM Sürdürülebilirlik Yönetimi modülüyle karbon hesaplamalarına bağlandığında, enerji artık ay sonunda dağıtılan görünmez bir gider olmaktan çıkıyor; üretim planlamasını, ürün kârlılığını, fiyatlandırmayı ve karbon yönetimini etkileyen stratejik bir veri katmanına dönüşüyor. IAS, Canias ERP, IoT ve ESM çözümleriyle üretim şirketlerinin enerji, maliyet ve sürdürülebilirlik verilerini aynı dijital omurga üzerinde yönetmesine katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Canias ERP, Hyundai Motor Group’un Çok Ülkeli Üretim Genişlemesine Güç Katıyor Haber

Canias ERP, Hyundai Motor Group’un Çok Ülkeli Üretim Genişlemesine Güç Katıyor

2025 yılında yaklaşık 2,75 trilyon dolar değere ulaşan otomotiv sektörü, köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. KPMG’nin 25. Küresel Otomotiv Yönetici Araştırması’na göre sektör liderlerinin %36’sı, önlerindeki üç yıl içinde iş modellerinin ve operasyonlarının önemli ölçüde dönüşeceğini öngörüyor. Öne çıkan temel etkenler arasında üreticilerin %86’sının yapay zeka dahil yeni teknolojilere önemli yatırımlar yaptığını, %77’sinin ise stratejik ortaklıkları sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştirdiğini görüyoruz. Hyundai Motor Group’un üretim süreçlerini Canias ERP ile dijitalleştirme konusunda IAS’ı seçmesi de IAS’ın bu konudaki tecrübesi ve yatırımlarından kaynaklanıyor. Proje Kapsamı ve Zaman Çizelgesi Ortaklık, Nisan 2024’da imzalanan Proof of Concept (Müşteriye özgü demo) anlaşmasıyla geliştirme aşamasına geçti. Proje, Güney Kore operasyonel üs olarak belirlenip, IAS ile Hyundai Motor Group’un mobilite yazılım kolu olan Hyundai AutoEver arasında ortak bir çalışma olarak yapılandırıldı. 18 aylık uygulama süreci boyunca 100’den fazla sistem entegrasyonu gerçekleştirildi, IAS ekiplerince 100’den fazla uluslararası seyahat yapıldı ve 1.000’den fazla belge hazırlandı. Projenin temel hedefi, Hyundai Motor Group’un CKD (Completely Knock Down) araç üretim süreçlerini Canias ERP platformu üzerinde yeniden inşa etmekti. Coğrafi Genişleme Sistemin ilk canlı geçişi Temmuz 2025’te Hyundai Motor’un Malezya tesisinde gerçekleşti. Bunu Ekim 2025’te Kia Kazakistan ve Hyundai Motor Suudi Arabistan tesislerinde eş zamanlı lansmanlar izledi. Canias ERP’nin modüler mimarisi, sistemin farklı yerel düzenlemelere ve üretim gerekliliklerine tek bir platform üzerinden uyum sağlamasına olanak tanıdı. Yeni Altyapıda Üretilen İlk Araç Hyundai Motor Group’un Kazakistan tesisinde önemli bir dönüm noktası yaşandı: Canias ERP altyapısı kullanılarak ilk Kia Sorento üretildi. Projenin tamamlanması şerefine IAS, İstanbul’da tarihi Kibrithane binasında özel bir tören düzenledi; uygulamaya katkı sağlayan mühendisler ve proje liderleri, yeni sistem ile üretilen araca imzalarını attı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, projeyi “Canias dijital dönüşüm ürünlerinin yurt dışında atılmış en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdi. İş birliği, Hyundai Motor Group’un Asya ve Orta Doğu’daki operasyonel hedeflerini tek bir ERP platformu altında birleştiriyor; aynı zamanda sınır ötesi yazılım ortaklıklarının otomotiv sektöründe giderek artan rolünü yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı Haber

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı

Türkiye'nin ürün ihracatı performansı, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artış göstererek 273,4 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Yıllık ürün ve hizmet ihracatı 396,5 milyar dolara ulaşırken, geride kalan aralık ayında en fazla ihracat 10 milyar doları aşan hacimle Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldı.¹ 2026 yılı, bu başarı grafiğinin sürdürülebilirliği için kritik bir eşiği temsil ediyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla Yeşil Mutabakat takviminde geçiş dönemi resmen sona erdi ve mali yükümlülük dönemi başladı. Bu yeni dönemde, AB’ye ihraç edilen demir-çelik, çimento, gübre, alüminyum, elektrik ve hidrojen gibi ürünlerin karbon yoğunluğu üzerinden mali yükümlülüğün başladığı bir sisteme geçildi.² 1,8 milyar euro fatura riski Artık sadece bir çevre politikası olmaktan çıkan sürdürülebilirlik uyumu, Türkiye ekonomisi için milyar euroluk bir rekabetçilik alanına dönüştü. TÜSİAD’ın analizleri, AB Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uyumunda geç kalınması durumunda, ihracatçıların karşı karşıya kalabileceği karbon maliyetinin yıllık bazda 1,8 milyar euro seviyesine ulaşabileceğini gösteriyor.³ Bu büyük maliyet riski sanayicilerin kar marjlarını doğrudan tehdit ederken; karbon emisyonlarını doğrudan ve dolaylı emisyonlar (Kapsam 1, 2, 3) bazında şeffaf, denetlenebilir ve dijital bir sistemle raporlayamayan şirketler için Avrupa pazarında rekabet etmek giderek zorlaşacak. Karbonun bir maliyet kalemi haline geldiği bu yeni düzende, dijitalleşme ve ERP entegrasyonu ihracatçılar için Avrupa ile çalışmak ve uyum yükünü azaltmak için bir gerekliliğe dönüştü. Sürdürülebilirlik raporlamasında manuel dönem sona erdi Sürdürülebilirlik verilerinin manuel yöntemlerle dağınık tablolarda toplanması hem hata payını artırıyor hem de AB denetimlerinde ciddi riskler doğuruyor. Canias ERP’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Yönetimi (ESM) modülü, bu süreci bir üretim ve finans disiplinine dönüştürüyor. ESM’nin en ayırt edici özelliklerinden biri olan Fatura Kontrol modülü entegrasyonu, karbon tüketim değerlerinin satın alınan ürünlerin faturalarından otomatik olarak hesaplanmasına olanak tanıyor. Bu sayede şirketler, karbon ayak izini sadece tahminlerle değil, gerçekleşen finansal veriler ve fatura kayıtları üzerinden gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor. Sürdürülebilirlik verisinin doğrudan mali kayıtlarla eşleşmesi denetlenebilirliği en üst seviyeye çıkarırken, karbon hesaplamasını ise yönetilebilir bir süreç haline getiriyor. İhracatta yeşil pasaport Avrupa Birliği’nin SKDM kapsamında talep ettiği raporlama standartlarının yanında, sadece kendi üretim tesisindeki emisyonlarını değil, enerji tüketimini ve hatta tedarik zincirinden gelen dolaylı emisyonları da kapsıyor. Canias ERP ESM modülü, evrensel Kapsam 1, 2, 3, 4, 6 seviyelerindeki tüm tüketimleri ayrı ayrı hesaplayarak raporluyor. Modülün Temel Veriler entegrasyonu, karbon tüketim değerlerini malzeme ve malzeme-tedarikçi ikilisi bazında saklama kabiliyeti sunuyor. Bu özellik, ihracatçıların sadece kendi karbon karnelerini değil, hammadde aldıkları tedarikçilerin de sürdürülebilirlik performanslarını ölçmelerine ve analiz etmelerine imkan tanıyor. Ayrıca, modül içerisinde kullanılan emisyon faktörleri, IPCC, GHG Protocol, IEA ve Avrupa Birliği tarafından referans alınan diğer uluslararası ve güncel kaynaklarla uyumlu şekilde tanımlanıyor; versiyon bazlı yönetilerek geçmiş dönem hesaplamalarının geriye dönük doğrulanabilirliğini garanti altına alıyor. Grafiksel raporlama yeteneğiyle desteklenen bu yapı, karbon tüketim sonuçlarını; tedarikçi, ürün grubu ve etken bazında dağılımlarla sunarak, üst yönetimin stratejik kararlarını veriye dayalı olarak almasını sağlıyor. Bu dijital altyapı, Türk ihracatçılarının 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan yeni döneme uyumunu kolaylaştırıyor. "Sürdürülebilirlik artık finansal bir metrik” Türkiye’nin küresel ihracat sahnesinde rekabet gücünü koruması için dijital olgunluğun belirleyici olduğunu vurgulayan IAS CAO’su (Chief Automation Officer) Nuri Aycan, 2026 yılıyla başlayan yeni dönemi şu sözlerle özetledi: “Ülkemizin ihracatta yakaladığı tarihi başarı, 2026 itibarıyla yeni bir dijital olgunluk sınavını da beraberinde getiriyor. Yeşil Mutabakat takviminde mali yükümlülük dönemine girilmesiyle birlikte sürdürülebilirlik, şirketler için sosyal vatandaşlık bilincinden çıkıp doğrudan bir rekabet şartına dönüşüyor. Sınır ötesi ticarette rekabet artık karbon emisyonunu finansal bir veri gibi ölçülebilir ve denetlenebilir biçimde yönetebilmekten geçiyor. Canias ERP’nin ESM modülüyle sürdürülebilirliği üretim ve satın alma süreçlerine entegre ediyor; karbon tüketimini manuel veri girişlerinin yükü olmaktan çıkarıp fatura ve operasyon verileriyle beslenen dijital bir sürece dönüştürüyoruz. Böylece ihracatçılar hem uyum gerekliliklerini daha sağlıklı yönetiyor hem de şeffaf karbon yönetimiyle Avrupa pazarında güvenilir iş ortağı konumunu güçlendiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem Haber

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem

Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), yeni müşteri kazanımında pazar lideri olarak kapattığı 2025 yılını otomotivden savunma sanayiine, akademik işbirliklerinden sportif rekorlara kadar her alanda tarihinin en verimli dönemlerinden biri olarak geride bıraktı. Küresel ERP pazarının 106 milyar dolarlık hacme ulaşacağı ve yapay zekanın iş süreçlerinin ana omurgası haline geleceği 2026 yılında ise IAS; yapay zekâ Canias ERP entegrasyonu, Canias IoT uzmanlığı ve ‘IAS Dijital’ markası ile dijital dönüşümde adından söz ettirecek. IAS, 2025 yılında Hyundai Motor Group ile yürüttüğü stratejik işbirliği kapsamında, grubun Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki üretim tesislerinde dev bir dijital dönüşüm operasyonuna başladı. Kore’de yerleşik 200 kişilik dev bir ekiple yürütülen projede farklı coğrafyalardaki tesislerde eş zamanlı ERP canlı geçişleri gerçekleştirildi. Aynı zamanda Canias ERP, Güney Kore’nin köklü kulüplerinden Jeonbuk Hyundai Motors FC tarafından da belirli modüllerde canlı olarak kullanılmaya başladı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber’in “Canias ERP’nin global arenadaki en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdiği, sektöre özgü Troia kodlarının da eklendiği ve 100’den fazla entegrasyonun sağlandığı bu dev proje, Hyundai’nin farklı ülkelerdeki üretim operasyonlarında süreçlerin ortak bir dijital standart altında yönetilmesine katkı sundu. Savunma Sanayisinin Güvenli Yazılım Kalkanı 2025, savunma ve havacılık gibi yüksek hassasiyet gerektiren sektörlerde IAS teknolojilerinin yaygınlığını artırdığı bir yıl oldu. IDEF 2025 Fuarı’nda 50’den fazla iş ortağının IAS ürünlerini referans göstermesi, markanın savunma sanayisindeki uzmanlığını tescilledi. Yerli sermaye, açık kaynak kodlu yapı ve kendi sunucuları üzerinden kurulum imkanıyla gelen yüksek güvenlik standartları, savunma sanayii ve havacılık devlerinin IAS teknolojilerini tercih etmesindeki kilit unsurlar oldu. Akademiden Sanayiye İnovasyon Köprüsü IAS, 2025 yılında teknolojisini sadece fabrikalara değil, Avrupa’nın laboratuvarlarına da taşıdı. Almanya’nın saygın eğitim kurumlarından Potsdam ve Ostfalia Üniversiteleri ile yapılan stratejik ortaklıklar sonucunda Canias ERP, bu kurumlardaki akademik araştırma laboratuvarlarının ve öğrenim fabrikalarının dijital omurgasını oluşturdu. Projeler kapsamında IAS’ın IoT ekibi, Canias ERP sistemini Potsdam Üniversitesi'nin Öğrenim Fabrikası (Learning Factory) ve Ostfalia Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 3B Prototipleme Laboratuvarı'nda başarıyla hayata geçirdi. IAS, 2025 yılında dijital dönüşüm ve üretim teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla 2025 Factory Innovation Awards’ta İzleyici Özel Ödülü de dahil olmak üzere iki ayrı ödüle layık görüldü. Model Fabrikalar ve KOBİ’lere Dijital Rehberlik Türkiye’nin dijital dönüşüm seferberliğinde de aktif rol üstlenen IAS; Ankara, Kayseri, Konya ve Bursa’da bulunan Model Fabrikaların dijitalleşme altyapısını kurdu. Bu fabrikalarda KOBİ’ler için hazırlanan Endüstri 4.0 müfredatı ve bütünleşik teknoloji desteği ile yerel üretimin küresel rekabet gücü artırıldı. ERP ve IoT teknolojileriyle donatılan bu merkezler, sanayiciler için dijitalleşmede birer dayanak noktası haline geldi. Denizlerde 11 Yıllık Rekor Egale Edildi İş dünyasındaki çevikliğini denizlere de taşıyan IAS Yelken Takımı, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) tarafından organize edilen 2025 sezonunu başarılı bir performansla tamamladı. Takım, son 11 yılda aynı yıl içinde hem TAYK Off-Shore hem de In-Shore trofelerini kazanan tek ekip olarak tarihi bir rekoru egale etti. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, elde edilen sportif başarının takım ruhu, çeviklik ve yüksek odaklanma çevresinde şekillenen şirket kültürünün bir yansıması olduğunun altını çizdi. Yapay Zekâ Odaklı 2026 Vizyonu ve ‘IAS Dijital’ Dönemi IAS, 2025’in başarılarını 2026’da yeni ufuklara taşımaya hazırlanıyor. Şirketin öncelikli gündemi, yapay zekanın Canias ERP’nin üzerinde çalışılan yeni sürümüne entegrasyonu ve Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı özel entegratör konumundaki e-dönüşüm markası IAS Dijital çözümlerinin dijital dönüşüm hedefleyen daha fazla sektör ve firma ile buluşturulması olacak. IAS’ın 35 yılı aşan sektör ve elektronik dönüşüm tecrübesiyle birleştiren IAS Dijital, markanın köklü destek tecrübesi ve çevikliğiyle pazarda ilerlemeye devam ediyor. 2025 performanslarını değerlendiren ve 2026 vizyonlarını açıklayan IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Dijitalleşme artık sadece iş süreçlerini kayıt altına alan bir yazılım meselesi değil; şirketlerin küresel rekabette hayatta kalma ve büyüme reflekslerini belirleyen stratejik bir akıl konumunda. 2025 yılı, bu aklın dünyanın en sofistike üretim bantlarından en hassas savunma sistemlerine kadar her coğrafyada nasıl etkin biçimde hayata geçirilebildiğini kanıtladığımız bir yıldı. 2026 vizyonumuzla bu yapıyı bir adım öteye taşıyacağız ve yapay zekâ ile verinin kendi öngörülerini ürettiği bir ekosistem inşa edeceğiz.” Mühendisler İçin Global Kariyer Mobilitesi IAS, teknolojik başarısını en önemli kaynağı olan insan gücüyle pekiştiriyor. Yan hakları yalnızca bir ek ödeme yaklaşımı olarak değil, çalışanlarının global ölçekte deneyim kazanmasını sağlayan stratejik bir yatırım olarak gören şirket, farklı ülkelerde yürüttüğü ileri teknoloji projeleri sayesinde ekiplerine gerçek bir kariyer mobilitesi sunuyor. Bu sayede ekip üyelerinin hem teknik yetkinliklerini hem de uluslararası çalışma kültürünü geliştirmelerine imkân tanınıyor. 2026 yılında da odağını mühendislerinin yeni teknolojilerle tanışacağı, sınır ötesi projelerde sorumluluk alacağı ve potansiyelini en üst düzeye taşıyacağı bir gelişim ekosistemi yaratmaya çeviren IAS, yazılımcılarının ürettiği değerle büyümeyi ve onlara dünyanın her yerinde fırsatlar açmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Operasyonel Körlük Şirketlere Her Yıl 12,9 Milyon Dolara Mal Oluyor Haber

Operasyonel Körlük Şirketlere Her Yıl 12,9 Milyon Dolara Mal Oluyor

Ancak asıl tehlike, bilançolarda açıkça görülmeyen ve operasyonel süreçlerin derinliklerinde gizlenen verimsizliklerde yatıyor. Gartner’a göre, entegre olmayan sistemlerin ve düşük veri kalitesinin organizasyonlara yıllık maliyeti ortalama 12,9 milyon doları buluyor. Uzmanlar, bu kârlılık sızıntılarını durdurmanın yolunun finans departmanlarını operasyonu anlık izleme ve geleceği öngörme kabiliyetleriyle donatmaktan geçtiğini belirtiyor. Günümüz iş dünyasında hala birçok finans yöneticisi kararlarını ay sonlarında önlerine gelen finansal tablolara bakarak veriyor. Bu tablolar çoğu zaman sadece sonuçları gösterirken, bu sonuçları doğuran nedenleri ortaya koymakta yetersiz kalabiliyor. Bir üretim bandındaki beklenmedik enerji artışı, lojistik rotasındaki verimsizlik veya depolardaki yüksek fire oranı, finansal raporlara yansıdığında genellikle iş işten geçmiş oluyor. Operasyonel ve finansal veriler arasındaki bu kopukluk, şirketlerin milyonlarca dolarlık kârlılık sızıntıları yaşamasına neden oluyor. Operasyon ve finans arasındaki duvarları yıkmak Kurumsal kaynak planlama pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), geliştirdiği bütünsel çözümlerle finans ve operasyon dünyaları arasındaki bu duvarı yıkıyor. IAS, finans departmanlarını yalnızca geçmişi raporlayan birimler olmaktan çıkarıp, tüm organizasyonun röntgenini gerçek zamanlı çeken stratejik karar merkezlerine dönüştürüyor. Şirketlerin görünmez maliyetleri yönetebilmesi için bütünsel bir dijital altyapının sağladığı görünürlüğün şart olduğunu vurgulayan IAS Yetkinlik Merkezi Müdürü Engin Murat Bölükbaşı, bu kabiliyetin iş yapma şekillerini nasıl değiştirdiğini şöyle açıkladı: “Birçok şirkette finans departmanı ve üretim sahası farklı dilleri konuşur. Biri ‘kâr-zarar’ derken, diğeri ‘adet-fire’ der. Biz Canias ERP ile bu iki dünyayı tek bir dilde, gerçek zamanlı olarak konuşturuyoruz. Böylece şirketler finansal check-up’larını yaparak sızıntı noktalarını tespit edebiliyor. Bir ürünün maliyetinin neden arttığını, hangi makinenin enerji tüketiminin saptığını veya hangi tedarikçinin risk yarattığını anlık olarak görebilen bir finans yönetimi, kriz anlarında reaktif değil, proaktif kararlar alabilir.” Reaktif raporlamadan proaktif öngörüye Canias ERP’nin entegre yapısı, finansal yönetimi olanı izleyen reaktif bir pratikten, geleceği kurgulayan proaktiviteye taşıyor. Finans modüllerinin üretim, satış ve tedarik zinciriyle entegre çalışması sayesinde şirketler, senaryoları karşılaştırarak olası risk ve fırsatları daha operasyon gerçekleşmeden analiz edebiliyor. Bütçe üzerinde yapılacak farklı senaryo çalışmaları ile kur dalgalanmaları, hammadde fiyat artışları veya talep değişiklikleri gibi olasılıkların nakit akışına ve kârlılığa etkisi hesaplanabiliyor. Canias ERP’nin şirketlere kazandırdığı stratejik çevikliğin altını çizen Bölükbaşı, sözlerini şöyle noktaladı: “Bugün şirketler veri eksikliğinden ziyade veriyi zamanında değerlendirememekten kaybediyor. Günümüzde sürdürülebilir kârlılığın yolu, veriyi işlevsel içgörü ve öngörüye dönüştürmekten geçiyor. Geçmişin bilançosuna bakan geleneksel finans yönetimi, bu nedenle günümüzün proaktif ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Canias ERP ile sağladığımız entegre yapı ise Kurumsal Karne Yönetimi modülü alt yapısı ile farklı perspektifler üzerinden ileriye dönük mevcut durumun yorumu yapılarak stratejik değişiklikler yapmayı ve geleceğin haritalanmasını mümkün kılıyor.”

İK Departmanları Şirketlerin Yeni Kâr Merkezi Olabilir mi? Haber

İK Departmanları Şirketlerin Yeni Kâr Merkezi Olabilir mi?

İnsan Kaynakları, çoğu yönetici tarafından bilançonun gider tarafında yer alan bir maliyet merkezi olarak görülüyor. Oysa “Büyük İstifa” ve “Yetenek Savaşları” çağında, doğru insana yapılan yatırım, bir şirketin en büyük rekabet avantajını oluşturuyor. Kurumsal kaynak planlama pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), İK’yı bir kâr merkezine dönüştürmenin yol haritasını ve bu güce ulaşmak için şirketlerin teknolojiye mahkum olmadığını kanıtlayan yenilikçi bir çözüm sunuyor. Dijitalleşen dünyada İK departmanları, kendilerini bir teknoloji tuzağının içinde buluyor: Bir yanda, ana ERP sistemlerinin hantal, pahalı ve yetersiz İK modüllerine mahkum olmak; diğer yanda ise bu sistemlerden kaçmak için alınan ancak entegrasyonu imkansız bağımsız yazılımların yarattığı “yamalı bohça” kaosu. Her iki senaryo da şirketleri esneklikten uzaklaştırıyor, görünmez maliyetler yaratıyor ve İK'nın stratejik potansiyelini sınırlıyor. Üçüncü Yol: Finansal Kontrol ve Teknolojik Özgürlük IAS, bu ikileme karşı üçüncü ve daha akıllı bir yol sunuyor. Bu yaklaşımın ilk adımı, daha en baştan İK yatırım maliyetlerini kontrol altına almaktan geçiyor. Sürekli artan kiralama bedelleri yerine, lisansın ömür boyu müşteriye ait olduğu bir model sunan IAS, her çalışan için ayrı bir lisans gerektirmeyen eş zamanlı kullanıcı avantajıyla da ciddi bir maliyet kontrolü sağlıyor. IAS’ın bu alana getirdiği en büyük yenilik ise bu finansal ve operasyonel güce ulaşmak için şirketleri mevcut teknoloji yatırımlarını çöpe atmaya zorlamaması. Canias ERP İK modülleri, şirketlerin mevcut ERP sistemi ne olursa olsun, ondan bağımsız olarak da çalışabiliyor. Bu avantaj, şirketlere büyük ölçekli bir dijital dönüşüme gitmeden, hemen bugün İK süreçlerini optimize etme özgürlüğü tanıyor. İK'nın Kârlılığa Etkisini Ölçmek İK faaliyetlerinin kârlılığa etkisini ölçmek ancak insan kaynakları, finans ve operasyon verileri tek bir platformda birleştiğinde mümkündür. Canias ERP'nin entegrasyon gücü, bu teoriyi pratiğe dökerek İK departmanını bir kâr merkezine dönüştürüyor. Bu dönüşümün ilk adımı, doğrudan kâr yaratmaktır. Bunun en net örneği ise Ar-Ge teşvikleri takibidir. Canias ERP, Ar-Ge projelerinde çalışan personelin takibini yaparak, bunu doğrudan muhasebe kayıtlarına entegre ediyor ve şirketin devlet teşviklerinden maksimum düzeyde faydalanmasını sağlayarak İK departmanının doğrudan kâr hanesine katkı yapmasını sağlıyor. İkinci adım, operasyonel maliyet sızıntılarını tıkamaktır. Canias ERP Seyahat Yönetimi (TRV) modülü, planlanan ve gerçekleşen harcama maliyetlerini takip ederek bütçe disiplini sağlarken, Canias ERP Self Servis (SSM) modülleri ise izin, avans, bordro gibi süreçleri otomatikleştirerek İK departmanının idari yükünü ve operasyonel maliyetlerini ciddi oranda azaltıyor. Asıl stratejik fayda ise insan kaynağı yatırımının verimliliğini ölçerek geleceği şekillendirmekte yatıyor. Örneğin, bir eğitimin tüm maliyetleri Canias ERP Eğitim Yönetimi (TRN) modülünde kaydedilirken, bu eğitimin sonuçları Canias ERP Kariyer Yönetimi (CRR) modülündeki sayısal performans hedefleriyle ilişkilendiriliyor. Canias ERP’nin Rapor Sihirbazı ile bu iki veri birleştirildiğinde ise “Bu eğitim satışları yüzde kaç artırdı?” sorusunun cevabı, bir varsayım olmaktan çıkıp somut çıktılara dönüşüyor. Benzer şekilde, sistem üzerinden alınabilen personel değişim hızı analizleri, şirketlerin en büyük gizli maliyetlerinden biri olan yetenek kaybının kök nedenlerini bularak milyonlarca liralık tasarruf kapısını aralıyor. IAS Yetkinlik Merkezi Teknoloji Kıdemli Uzmanı Tolga Kölemen, Canias ERP İK modüllerinin dönüştürücü kabiliyetleri hakkında şunları söyledi: “Geçmişte İK departmanları, şirketin idari yükünü taşıyan birimlerdi. Bugünün dünyasında ise en değerli varlığımız olan insan kaynağını yöneten stratejik bir güç merkezine dönüşmeleri gerekiyor. Canias ERP ile İK liderlerine 'Bu ayki eğitim bütçesi ne kadar?' sorusundan, 'Bu eğitimle yarattığımız ciro artışı ne kadar?' sorusuna geçmelerini sağlayacak teknolojik vizyonu ve araçları sunuyoruz. Modern İK departmanlarının ihtiyaçları için geliştirdiğimiz çözümlerle, insan kaynaklarını şirketlerin geleceğini rakamlarla şekillendiren birer karar ortağına dönüştürüyoruz.” Canias ERP'nin İK çözümleri, stratejik ve kârlılık odaklı modüllerin yanı sıra, şirketlerin tüm insan kaynakları yaşam döngüsünü tek bir platformda yönetmelerini sağlayan Özlük Yönetimi, Bordrolama, İşe Alım ve Vardiya Planlama gibi temel operasyonel modülleri de içeren bütünsel bir yapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.