Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Canias Erp

Kapsül Haber Ajansı - Canias Erp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Canias Erp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı Haber

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı

Türkiye'nin ürün ihracatı performansı, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artış göstererek 273,4 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Yıllık ürün ve hizmet ihracatı 396,5 milyar dolara ulaşırken, geride kalan aralık ayında en fazla ihracat 10 milyar doları aşan hacimle Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldı.¹ 2026 yılı, bu başarı grafiğinin sürdürülebilirliği için kritik bir eşiği temsil ediyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla Yeşil Mutabakat takviminde geçiş dönemi resmen sona erdi ve mali yükümlülük dönemi başladı. Bu yeni dönemde, AB’ye ihraç edilen demir-çelik, çimento, gübre, alüminyum, elektrik ve hidrojen gibi ürünlerin karbon yoğunluğu üzerinden mali yükümlülüğün başladığı bir sisteme geçildi.² 1,8 milyar euro fatura riski Artık sadece bir çevre politikası olmaktan çıkan sürdürülebilirlik uyumu, Türkiye ekonomisi için milyar euroluk bir rekabetçilik alanına dönüştü. TÜSİAD’ın analizleri, AB Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uyumunda geç kalınması durumunda, ihracatçıların karşı karşıya kalabileceği karbon maliyetinin yıllık bazda 1,8 milyar euro seviyesine ulaşabileceğini gösteriyor.³ Bu büyük maliyet riski sanayicilerin kar marjlarını doğrudan tehdit ederken; karbon emisyonlarını doğrudan ve dolaylı emisyonlar (Kapsam 1, 2, 3) bazında şeffaf, denetlenebilir ve dijital bir sistemle raporlayamayan şirketler için Avrupa pazarında rekabet etmek giderek zorlaşacak. Karbonun bir maliyet kalemi haline geldiği bu yeni düzende, dijitalleşme ve ERP entegrasyonu ihracatçılar için Avrupa ile çalışmak ve uyum yükünü azaltmak için bir gerekliliğe dönüştü. Sürdürülebilirlik raporlamasında manuel dönem sona erdi Sürdürülebilirlik verilerinin manuel yöntemlerle dağınık tablolarda toplanması hem hata payını artırıyor hem de AB denetimlerinde ciddi riskler doğuruyor. Canias ERP’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Yönetimi (ESM) modülü, bu süreci bir üretim ve finans disiplinine dönüştürüyor. ESM’nin en ayırt edici özelliklerinden biri olan Fatura Kontrol modülü entegrasyonu, karbon tüketim değerlerinin satın alınan ürünlerin faturalarından otomatik olarak hesaplanmasına olanak tanıyor. Bu sayede şirketler, karbon ayak izini sadece tahminlerle değil, gerçekleşen finansal veriler ve fatura kayıtları üzerinden gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor. Sürdürülebilirlik verisinin doğrudan mali kayıtlarla eşleşmesi denetlenebilirliği en üst seviyeye çıkarırken, karbon hesaplamasını ise yönetilebilir bir süreç haline getiriyor. İhracatta yeşil pasaport Avrupa Birliği’nin SKDM kapsamında talep ettiği raporlama standartlarının yanında, sadece kendi üretim tesisindeki emisyonlarını değil, enerji tüketimini ve hatta tedarik zincirinden gelen dolaylı emisyonları da kapsıyor. Canias ERP ESM modülü, evrensel Kapsam 1, 2, 3, 4, 6 seviyelerindeki tüm tüketimleri ayrı ayrı hesaplayarak raporluyor. Modülün Temel Veriler entegrasyonu, karbon tüketim değerlerini malzeme ve malzeme-tedarikçi ikilisi bazında saklama kabiliyeti sunuyor. Bu özellik, ihracatçıların sadece kendi karbon karnelerini değil, hammadde aldıkları tedarikçilerin de sürdürülebilirlik performanslarını ölçmelerine ve analiz etmelerine imkan tanıyor. Ayrıca, modül içerisinde kullanılan emisyon faktörleri, IPCC, GHG Protocol, IEA ve Avrupa Birliği tarafından referans alınan diğer uluslararası ve güncel kaynaklarla uyumlu şekilde tanımlanıyor; versiyon bazlı yönetilerek geçmiş dönem hesaplamalarının geriye dönük doğrulanabilirliğini garanti altına alıyor. Grafiksel raporlama yeteneğiyle desteklenen bu yapı, karbon tüketim sonuçlarını; tedarikçi, ürün grubu ve etken bazında dağılımlarla sunarak, üst yönetimin stratejik kararlarını veriye dayalı olarak almasını sağlıyor. Bu dijital altyapı, Türk ihracatçılarının 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan yeni döneme uyumunu kolaylaştırıyor. "Sürdürülebilirlik artık finansal bir metrik” Türkiye’nin küresel ihracat sahnesinde rekabet gücünü koruması için dijital olgunluğun belirleyici olduğunu vurgulayan IAS CAO’su (Chief Automation Officer) Nuri Aycan, 2026 yılıyla başlayan yeni dönemi şu sözlerle özetledi: “Ülkemizin ihracatta yakaladığı tarihi başarı, 2026 itibarıyla yeni bir dijital olgunluk sınavını da beraberinde getiriyor. Yeşil Mutabakat takviminde mali yükümlülük dönemine girilmesiyle birlikte sürdürülebilirlik, şirketler için sosyal vatandaşlık bilincinden çıkıp doğrudan bir rekabet şartına dönüşüyor. Sınır ötesi ticarette rekabet artık karbon emisyonunu finansal bir veri gibi ölçülebilir ve denetlenebilir biçimde yönetebilmekten geçiyor. Canias ERP’nin ESM modülüyle sürdürülebilirliği üretim ve satın alma süreçlerine entegre ediyor; karbon tüketimini manuel veri girişlerinin yükü olmaktan çıkarıp fatura ve operasyon verileriyle beslenen dijital bir sürece dönüştürüyoruz. Böylece ihracatçılar hem uyum gerekliliklerini daha sağlıklı yönetiyor hem de şeffaf karbon yönetimiyle Avrupa pazarında güvenilir iş ortağı konumunu güçlendiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem Haber

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem

Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), yeni müşteri kazanımında pazar lideri olarak kapattığı 2025 yılını otomotivden savunma sanayiine, akademik işbirliklerinden sportif rekorlara kadar her alanda tarihinin en verimli dönemlerinden biri olarak geride bıraktı. Küresel ERP pazarının 106 milyar dolarlık hacme ulaşacağı ve yapay zekanın iş süreçlerinin ana omurgası haline geleceği 2026 yılında ise IAS; yapay zekâ Canias ERP entegrasyonu, Canias IoT uzmanlığı ve ‘IAS Dijital’ markası ile dijital dönüşümde adından söz ettirecek. IAS, 2025 yılında Hyundai Motor Group ile yürüttüğü stratejik işbirliği kapsamında, grubun Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki üretim tesislerinde dev bir dijital dönüşüm operasyonuna başladı. Kore’de yerleşik 200 kişilik dev bir ekiple yürütülen projede farklı coğrafyalardaki tesislerde eş zamanlı ERP canlı geçişleri gerçekleştirildi. Aynı zamanda Canias ERP, Güney Kore’nin köklü kulüplerinden Jeonbuk Hyundai Motors FC tarafından da belirli modüllerde canlı olarak kullanılmaya başladı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber’in “Canias ERP’nin global arenadaki en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdiği, sektöre özgü Troia kodlarının da eklendiği ve 100’den fazla entegrasyonun sağlandığı bu dev proje, Hyundai’nin farklı ülkelerdeki üretim operasyonlarında süreçlerin ortak bir dijital standart altında yönetilmesine katkı sundu. Savunma Sanayisinin Güvenli Yazılım Kalkanı 2025, savunma ve havacılık gibi yüksek hassasiyet gerektiren sektörlerde IAS teknolojilerinin yaygınlığını artırdığı bir yıl oldu. IDEF 2025 Fuarı’nda 50’den fazla iş ortağının IAS ürünlerini referans göstermesi, markanın savunma sanayisindeki uzmanlığını tescilledi. Yerli sermaye, açık kaynak kodlu yapı ve kendi sunucuları üzerinden kurulum imkanıyla gelen yüksek güvenlik standartları, savunma sanayii ve havacılık devlerinin IAS teknolojilerini tercih etmesindeki kilit unsurlar oldu. Akademiden Sanayiye İnovasyon Köprüsü IAS, 2025 yılında teknolojisini sadece fabrikalara değil, Avrupa’nın laboratuvarlarına da taşıdı. Almanya’nın saygın eğitim kurumlarından Potsdam ve Ostfalia Üniversiteleri ile yapılan stratejik ortaklıklar sonucunda Canias ERP, bu kurumlardaki akademik araştırma laboratuvarlarının ve öğrenim fabrikalarının dijital omurgasını oluşturdu. Projeler kapsamında IAS’ın IoT ekibi, Canias ERP sistemini Potsdam Üniversitesi'nin Öğrenim Fabrikası (Learning Factory) ve Ostfalia Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 3B Prototipleme Laboratuvarı'nda başarıyla hayata geçirdi. IAS, 2025 yılında dijital dönüşüm ve üretim teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla 2025 Factory Innovation Awards’ta İzleyici Özel Ödülü de dahil olmak üzere iki ayrı ödüle layık görüldü. Model Fabrikalar ve KOBİ’lere Dijital Rehberlik Türkiye’nin dijital dönüşüm seferberliğinde de aktif rol üstlenen IAS; Ankara, Kayseri, Konya ve Bursa’da bulunan Model Fabrikaların dijitalleşme altyapısını kurdu. Bu fabrikalarda KOBİ’ler için hazırlanan Endüstri 4.0 müfredatı ve bütünleşik teknoloji desteği ile yerel üretimin küresel rekabet gücü artırıldı. ERP ve IoT teknolojileriyle donatılan bu merkezler, sanayiciler için dijitalleşmede birer dayanak noktası haline geldi. Denizlerde 11 Yıllık Rekor Egale Edildi İş dünyasındaki çevikliğini denizlere de taşıyan IAS Yelken Takımı, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) tarafından organize edilen 2025 sezonunu başarılı bir performansla tamamladı. Takım, son 11 yılda aynı yıl içinde hem TAYK Off-Shore hem de In-Shore trofelerini kazanan tek ekip olarak tarihi bir rekoru egale etti. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, elde edilen sportif başarının takım ruhu, çeviklik ve yüksek odaklanma çevresinde şekillenen şirket kültürünün bir yansıması olduğunun altını çizdi. Yapay Zekâ Odaklı 2026 Vizyonu ve ‘IAS Dijital’ Dönemi IAS, 2025’in başarılarını 2026’da yeni ufuklara taşımaya hazırlanıyor. Şirketin öncelikli gündemi, yapay zekanın Canias ERP’nin üzerinde çalışılan yeni sürümüne entegrasyonu ve Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı özel entegratör konumundaki e-dönüşüm markası IAS Dijital çözümlerinin dijital dönüşüm hedefleyen daha fazla sektör ve firma ile buluşturulması olacak. IAS’ın 35 yılı aşan sektör ve elektronik dönüşüm tecrübesiyle birleştiren IAS Dijital, markanın köklü destek tecrübesi ve çevikliğiyle pazarda ilerlemeye devam ediyor. 2025 performanslarını değerlendiren ve 2026 vizyonlarını açıklayan IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Dijitalleşme artık sadece iş süreçlerini kayıt altına alan bir yazılım meselesi değil; şirketlerin küresel rekabette hayatta kalma ve büyüme reflekslerini belirleyen stratejik bir akıl konumunda. 2025 yılı, bu aklın dünyanın en sofistike üretim bantlarından en hassas savunma sistemlerine kadar her coğrafyada nasıl etkin biçimde hayata geçirilebildiğini kanıtladığımız bir yıldı. 2026 vizyonumuzla bu yapıyı bir adım öteye taşıyacağız ve yapay zekâ ile verinin kendi öngörülerini ürettiği bir ekosistem inşa edeceğiz.” Mühendisler İçin Global Kariyer Mobilitesi IAS, teknolojik başarısını en önemli kaynağı olan insan gücüyle pekiştiriyor. Yan hakları yalnızca bir ek ödeme yaklaşımı olarak değil, çalışanlarının global ölçekte deneyim kazanmasını sağlayan stratejik bir yatırım olarak gören şirket, farklı ülkelerde yürüttüğü ileri teknoloji projeleri sayesinde ekiplerine gerçek bir kariyer mobilitesi sunuyor. Bu sayede ekip üyelerinin hem teknik yetkinliklerini hem de uluslararası çalışma kültürünü geliştirmelerine imkân tanınıyor. 2026 yılında da odağını mühendislerinin yeni teknolojilerle tanışacağı, sınır ötesi projelerde sorumluluk alacağı ve potansiyelini en üst düzeye taşıyacağı bir gelişim ekosistemi yaratmaya çeviren IAS, yazılımcılarının ürettiği değerle büyümeyi ve onlara dünyanın her yerinde fırsatlar açmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Operasyonel Körlük Şirketlere Her Yıl 12,9 Milyon Dolara Mal Oluyor Haber

Operasyonel Körlük Şirketlere Her Yıl 12,9 Milyon Dolara Mal Oluyor

Ancak asıl tehlike, bilançolarda açıkça görülmeyen ve operasyonel süreçlerin derinliklerinde gizlenen verimsizliklerde yatıyor. Gartner’a göre, entegre olmayan sistemlerin ve düşük veri kalitesinin organizasyonlara yıllık maliyeti ortalama 12,9 milyon doları buluyor. Uzmanlar, bu kârlılık sızıntılarını durdurmanın yolunun finans departmanlarını operasyonu anlık izleme ve geleceği öngörme kabiliyetleriyle donatmaktan geçtiğini belirtiyor. Günümüz iş dünyasında hala birçok finans yöneticisi kararlarını ay sonlarında önlerine gelen finansal tablolara bakarak veriyor. Bu tablolar çoğu zaman sadece sonuçları gösterirken, bu sonuçları doğuran nedenleri ortaya koymakta yetersiz kalabiliyor. Bir üretim bandındaki beklenmedik enerji artışı, lojistik rotasındaki verimsizlik veya depolardaki yüksek fire oranı, finansal raporlara yansıdığında genellikle iş işten geçmiş oluyor. Operasyonel ve finansal veriler arasındaki bu kopukluk, şirketlerin milyonlarca dolarlık kârlılık sızıntıları yaşamasına neden oluyor. Operasyon ve finans arasındaki duvarları yıkmak Kurumsal kaynak planlama pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), geliştirdiği bütünsel çözümlerle finans ve operasyon dünyaları arasındaki bu duvarı yıkıyor. IAS, finans departmanlarını yalnızca geçmişi raporlayan birimler olmaktan çıkarıp, tüm organizasyonun röntgenini gerçek zamanlı çeken stratejik karar merkezlerine dönüştürüyor. Şirketlerin görünmez maliyetleri yönetebilmesi için bütünsel bir dijital altyapının sağladığı görünürlüğün şart olduğunu vurgulayan IAS Yetkinlik Merkezi Müdürü Engin Murat Bölükbaşı, bu kabiliyetin iş yapma şekillerini nasıl değiştirdiğini şöyle açıkladı: “Birçok şirkette finans departmanı ve üretim sahası farklı dilleri konuşur. Biri ‘kâr-zarar’ derken, diğeri ‘adet-fire’ der. Biz Canias ERP ile bu iki dünyayı tek bir dilde, gerçek zamanlı olarak konuşturuyoruz. Böylece şirketler finansal check-up’larını yaparak sızıntı noktalarını tespit edebiliyor. Bir ürünün maliyetinin neden arttığını, hangi makinenin enerji tüketiminin saptığını veya hangi tedarikçinin risk yarattığını anlık olarak görebilen bir finans yönetimi, kriz anlarında reaktif değil, proaktif kararlar alabilir.” Reaktif raporlamadan proaktif öngörüye Canias ERP’nin entegre yapısı, finansal yönetimi olanı izleyen reaktif bir pratikten, geleceği kurgulayan proaktiviteye taşıyor. Finans modüllerinin üretim, satış ve tedarik zinciriyle entegre çalışması sayesinde şirketler, senaryoları karşılaştırarak olası risk ve fırsatları daha operasyon gerçekleşmeden analiz edebiliyor. Bütçe üzerinde yapılacak farklı senaryo çalışmaları ile kur dalgalanmaları, hammadde fiyat artışları veya talep değişiklikleri gibi olasılıkların nakit akışına ve kârlılığa etkisi hesaplanabiliyor. Canias ERP’nin şirketlere kazandırdığı stratejik çevikliğin altını çizen Bölükbaşı, sözlerini şöyle noktaladı: “Bugün şirketler veri eksikliğinden ziyade veriyi zamanında değerlendirememekten kaybediyor. Günümüzde sürdürülebilir kârlılığın yolu, veriyi işlevsel içgörü ve öngörüye dönüştürmekten geçiyor. Geçmişin bilançosuna bakan geleneksel finans yönetimi, bu nedenle günümüzün proaktif ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Canias ERP ile sağladığımız entegre yapı ise Kurumsal Karne Yönetimi modülü alt yapısı ile farklı perspektifler üzerinden ileriye dönük mevcut durumun yorumu yapılarak stratejik değişiklikler yapmayı ve geleceğin haritalanmasını mümkün kılıyor.”

İK Departmanları Şirketlerin Yeni Kâr Merkezi Olabilir mi? Haber

İK Departmanları Şirketlerin Yeni Kâr Merkezi Olabilir mi?

İnsan Kaynakları, çoğu yönetici tarafından bilançonun gider tarafında yer alan bir maliyet merkezi olarak görülüyor. Oysa “Büyük İstifa” ve “Yetenek Savaşları” çağında, doğru insana yapılan yatırım, bir şirketin en büyük rekabet avantajını oluşturuyor. Kurumsal kaynak planlama pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), İK’yı bir kâr merkezine dönüştürmenin yol haritasını ve bu güce ulaşmak için şirketlerin teknolojiye mahkum olmadığını kanıtlayan yenilikçi bir çözüm sunuyor. Dijitalleşen dünyada İK departmanları, kendilerini bir teknoloji tuzağının içinde buluyor: Bir yanda, ana ERP sistemlerinin hantal, pahalı ve yetersiz İK modüllerine mahkum olmak; diğer yanda ise bu sistemlerden kaçmak için alınan ancak entegrasyonu imkansız bağımsız yazılımların yarattığı “yamalı bohça” kaosu. Her iki senaryo da şirketleri esneklikten uzaklaştırıyor, görünmez maliyetler yaratıyor ve İK'nın stratejik potansiyelini sınırlıyor. Üçüncü Yol: Finansal Kontrol ve Teknolojik Özgürlük IAS, bu ikileme karşı üçüncü ve daha akıllı bir yol sunuyor. Bu yaklaşımın ilk adımı, daha en baştan İK yatırım maliyetlerini kontrol altına almaktan geçiyor. Sürekli artan kiralama bedelleri yerine, lisansın ömür boyu müşteriye ait olduğu bir model sunan IAS, her çalışan için ayrı bir lisans gerektirmeyen eş zamanlı kullanıcı avantajıyla da ciddi bir maliyet kontrolü sağlıyor. IAS’ın bu alana getirdiği en büyük yenilik ise bu finansal ve operasyonel güce ulaşmak için şirketleri mevcut teknoloji yatırımlarını çöpe atmaya zorlamaması. Canias ERP İK modülleri, şirketlerin mevcut ERP sistemi ne olursa olsun, ondan bağımsız olarak da çalışabiliyor. Bu avantaj, şirketlere büyük ölçekli bir dijital dönüşüme gitmeden, hemen bugün İK süreçlerini optimize etme özgürlüğü tanıyor. İK'nın Kârlılığa Etkisini Ölçmek İK faaliyetlerinin kârlılığa etkisini ölçmek ancak insan kaynakları, finans ve operasyon verileri tek bir platformda birleştiğinde mümkündür. Canias ERP'nin entegrasyon gücü, bu teoriyi pratiğe dökerek İK departmanını bir kâr merkezine dönüştürüyor. Bu dönüşümün ilk adımı, doğrudan kâr yaratmaktır. Bunun en net örneği ise Ar-Ge teşvikleri takibidir. Canias ERP, Ar-Ge projelerinde çalışan personelin takibini yaparak, bunu doğrudan muhasebe kayıtlarına entegre ediyor ve şirketin devlet teşviklerinden maksimum düzeyde faydalanmasını sağlayarak İK departmanının doğrudan kâr hanesine katkı yapmasını sağlıyor. İkinci adım, operasyonel maliyet sızıntılarını tıkamaktır. Canias ERP Seyahat Yönetimi (TRV) modülü, planlanan ve gerçekleşen harcama maliyetlerini takip ederek bütçe disiplini sağlarken, Canias ERP Self Servis (SSM) modülleri ise izin, avans, bordro gibi süreçleri otomatikleştirerek İK departmanının idari yükünü ve operasyonel maliyetlerini ciddi oranda azaltıyor. Asıl stratejik fayda ise insan kaynağı yatırımının verimliliğini ölçerek geleceği şekillendirmekte yatıyor. Örneğin, bir eğitimin tüm maliyetleri Canias ERP Eğitim Yönetimi (TRN) modülünde kaydedilirken, bu eğitimin sonuçları Canias ERP Kariyer Yönetimi (CRR) modülündeki sayısal performans hedefleriyle ilişkilendiriliyor. Canias ERP’nin Rapor Sihirbazı ile bu iki veri birleştirildiğinde ise “Bu eğitim satışları yüzde kaç artırdı?” sorusunun cevabı, bir varsayım olmaktan çıkıp somut çıktılara dönüşüyor. Benzer şekilde, sistem üzerinden alınabilen personel değişim hızı analizleri, şirketlerin en büyük gizli maliyetlerinden biri olan yetenek kaybının kök nedenlerini bularak milyonlarca liralık tasarruf kapısını aralıyor. IAS Yetkinlik Merkezi Teknoloji Kıdemli Uzmanı Tolga Kölemen, Canias ERP İK modüllerinin dönüştürücü kabiliyetleri hakkında şunları söyledi: “Geçmişte İK departmanları, şirketin idari yükünü taşıyan birimlerdi. Bugünün dünyasında ise en değerli varlığımız olan insan kaynağını yöneten stratejik bir güç merkezine dönüşmeleri gerekiyor. Canias ERP ile İK liderlerine 'Bu ayki eğitim bütçesi ne kadar?' sorusundan, 'Bu eğitimle yarattığımız ciro artışı ne kadar?' sorusuna geçmelerini sağlayacak teknolojik vizyonu ve araçları sunuyoruz. Modern İK departmanlarının ihtiyaçları için geliştirdiğimiz çözümlerle, insan kaynaklarını şirketlerin geleceğini rakamlarla şekillendiren birer karar ortağına dönüştürüyoruz.” Canias ERP'nin İK çözümleri, stratejik ve kârlılık odaklı modüllerin yanı sıra, şirketlerin tüm insan kaynakları yaşam döngüsünü tek bir platformda yönetmelerini sağlayan Özlük Yönetimi, Bordrolama, İşe Alım ve Vardiya Planlama gibi temel operasyonel modülleri de içeren bütünsel bir yapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IAS’tan Almanya’nın Önde Gelen Üniversiteleriyle Stratejik İşbirliği Haber

IAS’tan Almanya’nın Önde Gelen Üniversiteleriyle Stratejik İşbirliği

Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüz imalat sanayisinde, rekabet gücünü korumanın yolu teorik bilgi ile pratik uygulamayı birleştirmekten geçiyor. Bu kritik ihtiyaca yanıt veren IAS, Almanya'nın saygın eğitim kurumlarından Potsdam Üniversitesi ve Ostfalia Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ile önemli işbirliklerine imza attı. Projeler kapsamında IAS'ın IoT ekibi, Canias ERP sistemini Potsdam Üniversitesi'nin Öğrenim Fabrikası (Learning Factory) ve Ostfalia Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 3D Prototipleme Laboratuvarı'nda başarıyla hayata geçirdi. Teori Pratiğe Dönüşüyor: Kritik Veriler Anlık Olarak ERP Ekranlarında Bu işbirliğinin en somut çıktılarından biri Ostfalia Üniversitesi'nde gerçekleşti. IAS uzmanlarının akademideki araştırma ekibi ile yürüttüğü ortak çalışma sonucunda, laboratuvardaki 3B yazıcıların baskı işleri artık doğrudan Canias ERP üzerinden yönetiliyor. Ayrıca üretim süreçlerinin ilerleyişi ve makinelerin anlık enerji tüketimi gibi kritik veriler, ERP ekranlarından gerçek zamanlı olarak izlenebiliyor. Projenin bir sonraki adımında ise ürün konfigüratörü ve üretim simülatörünün sisteme entegre edilmesi hedefleniyor. Potsdam Üniversitesi'nde akademisyenler ile yürütülen projede ise Canias ERP öğrencilerin ve araştırmacıların teorik bilgilerini gerçek bir endüstriyel yazılım üzerinde test ettikleri bir "Öğrenim Fabrikası"nın dijital omurgasını oluşturuyor. Sanayi ve Akademi Güçlerini Birleştirdi Bu işbirlikleri, her iki taraf için de stratejik kazanımlar sunuyor. Üniversiteler, öğrencilerine piyasada kullanılan en güncel teknolojilerle çalışma ve mezun olduklarında bir adım önde olma imkanı tanıyor. IAS ise en son bilimsel gelişmeleri yakından takip etme, teknolojisini en yenilikçi ortamlarda test etme ve geleceğin mühendislerinden değerli geri bildirimler alma fırsatı buluyor. Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan IAS Avrupa'dan Sorumlu Başkanı Kürşad Karaman, bu işbirliklerinin stratejik önemini şu sözlerle değerlendirdi: “Almanya’nın önde gelen üniversiteleriyle yürüttüğümüz bu projeler, araştırma, eğitim ve pratik uygulama arasındaki kritik bağın en güzel örneğidir. Sanayinin gelecekteki zorluklarına bugünden çözüm üretecek yenilikçi yaklaşımlar geliştiriyor ve şirketleri geleceğe daha hazır hale getiriyoruz. Bu iş birlikleri sayesinde teknolojimizi en yeni bilimsel gelişmelerle zenginleştiriyor, sürekli öğrenme ve inovasyon kültürünü besliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayiciler Krizlere Hazır mı? Cevap Dijital Dirençlilikte Saklı Haber

Sanayiciler Krizlere Hazır mı? Cevap Dijital Dirençlilikte Saklı

Tedarik zincirlerindeki kırılganlığın temel nedeni, şirketlerin farklı departmanlarına hapsolmuş, birbiriyle iletişim kuramayan veri ve sistemlerde yatıyor. Uzmanlar birçok şirketin tedarik ağındaki bir aksaklıktan haberdar olabilmek için bir haftadan fazla süre kaybettiğine işaret ediyor. Bu gecikmeler milyonlarca liralık üretim kaybına yol açarken, domino etkisiyle lojistikten üretime, müşteri memnuniyetinden finansal dengelere kadar tüm zinciri olumsuz etkiliyor. Sanayiciler için bu kırılganlığın panzehiri, tüm operasyonel birimlerin tek bir dijital omurga üzerinde birleştiği ve yaşayan bir veri akışının sağlandığı bütünsel ERP sistemleri olarak öne çıkıyor. IAS tarafından geliştirilen Canias ERP platformu da bu ihtiyaca cevap veren çözümler arasında dikkat çekiyor. Tek bir platform üzerinde sağlanan senkronize veri akışı, üretimden lojistiğe, satıştan finansa kadar tüm birimleri aynı anda bilgilendirerek şirketlere anlık karar alma kabiliyeti kazandırıyor. IAS uzmanları, bu senkronizasyonun şirketleri reaktif olmaktan çıkarıp, proaktif yönetim yeteneği kazandırdığını ve “dijital dirençlilik” için en kritik unsurun da bu bütünsel yaklaşım olduğunu belirtiyor. May Fren Örneği: Dijital Omurga ile Kırılganlığı Aşmak 70'ten fazla ülkeye ihracat yapan otobüs ve kamyon fren sistemleri üreticisi May Fren’in deneyimi, bu yaklaşımın Türk sanayisindeki güncel örneklerinden biri oldu. 50.000’den fazla malzemeyi yönetmenin getirdiği zorluğun üstesinden gelmek isteyen şirket, IAS iş birliğiyle kendi tedarik zinciri dinamiklerine uygun “interaktif yönetim sistemi” kurdu. Satın almadan üretime, sevkiyattan satış siparişine kadar tüm tedarik zincirimizin kendi arasında haberleştiği canlı bir sistem kurduklarını belirten May Fren’in uzman ekibi, bu yapının IAS’ın sunduğu esneklik sayesinde standartların ötesinde, tamamen kendi ihtiyaçlarına göre geliştirildiğini aktardı. May Fren örneği, sanayicilerin küresel krizlere karşı daha dayanıklı hale gelebilmesi için doğru teknoloji ortaklığının önemini ortaya koyuyor. IAS, geliştirdiği Canias ERP ve kendi yazılım geliştirme platformu TROIA ile şirketlerin “hazır kalıplar” yerine kendi dinamiklerine uyarlanabilen çözümler üretmesine imkân tanıyor. IAS Yetkinlik Merkezi Lideri Celal Bilgin, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Sanayiciler için artık mesele sadece maliyetleri düşürmek değil; beklenmedik şoklara karşı kırılmayan, ayakta kalabilen yapılar kurmak. Biz de IAS olarak şirketlerin kendi dijital omurgalarını inşa etmelerine imkân veriyoruz. Dijital dirençlilik, iş dünyasının gelecekteki en önemli rekabet avantajı olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.