Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Car-T Hücre

Kapsül Haber Ajansı - Car-T Hücre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Car-T Hücre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin Biyoteknoloji Üslerini İnşa Ediyoruz Haber

Geleceğin Biyoteknoloji Üslerini İnşa Ediyoruz

Kişiselleştirilmiş tıp ve kanser araştırmalarında dünya çapında bir devrim yaratan metabolomik laboratuvarları, biyobankalar ve CAR-T hücre tedavi merkezleri, tıp dünyasını olduğu kadar inşaat ve mimari sektörünü de kökten dönüştürüyor. İnşa ettiği sağlık yapılarıyla dikkatleri üzerine çeken Vivin İnşaat, yüksek mühendislik ve milimetrik hassasiyet gerektiren bu niş alanlarda da öne çıkıyor. Vivin İnşaat, halen devam eden üç ayrı projesinde sağlık mimarisinin en üst segmenti kabul edilen “biyo güvenlikli teknoloji üsleri”nin inşasında küresel standartları Türkiye’ye taşıyor. Geleneksel hastane yapılarından tamamen farklı olarak; sıfır partikül prensibiyle çalışan GMP standartlarında temiz odalar, yer kabuğundaki en ufak sarsıntıyı absorbe eden anti-vibrasyon döşemeleri ve -196°C’ye varan kriojenik gibi pek çok altyapı gerektiren bu merkezler, inşaat sektöründe mimari dehanın ve kusursuz işçiliğin sınırlarını zorluyor. Vivin İnşaat Kurucusu Mimar Sevcan Bora, disiplinler arası uzmanlığı, kalifiye iş gücü ve uluslararası sertifikasyon kabiliyeti gerektiren bu zorlu projeleri anahtar teslim hayata geçirebilen sayılı firmalardan biri olduklarını belirtiyor. MİMARİNİN MİKRO CERRAHİSİ Geleceğin sağlık yapılarını inşa etmenin sadece beton ve çelikten ibaret olmadığını vurgulayan Vivin İnşaat Kurucusu Mimar Sevcan Bora, bu özel mimarinin önemini şu sözlerle aktarıyor: “Metabolomik, biyobanka ve CAR-T merkezleri gibi yaşayan, yüksek teknolojiye sahip yapıları inşa etmeyi, sağlık mimarisinin ‘mikro-cerrahisi’ olarak tanımlıyoruz. Tıpkı bir cerrahın hücre düzeyindeki hassasiyeti gibi, biz de mimari projelerimizde milimetrik ve sızdırmaz bir mühendislikle çalışıyoruz. Hücrelerin havadan tek bir bakteri kapmaması gereken GMP alanlarında akıllı iklimlendirme (HVAC) lojistiğini kusursuz kurgulamak, hassas cihazlar için binayı sismik izolatörlerle titreşimden arındırmak zorundasınız. Vivin İnşaat olarak, tıbbın geleceğine yön veren bu merkezleri, uluslararası regülasyonlara ve en katı biyogüvenlik protokollerine tam uyumlu şekilde inşa ederek hem ülkemizin sağlık altyapısına değer katıyor hem de inşaat sektöründe ulaşılabilecek en yüksek mühendislik vizyonunu temsil ediyoruz. Bu yatırımların hastalar açısından temel değeriyse, hastalıkların daha iyi anlaşılmasını ve uygun hastalar için kişiye özel tedavi seçeneklerinin geliştirilmesini desteklemesidir.” SAĞLIK MİMARİSİNİN GELECEĞİ Vivin İnşaat, antimikrobiyal zemin teknolojilerinden tek yönlü lojistik akış mimarisine kadar en karmaşık parametreleri tek bir çatı altında birleştirerek, “Sağlık mimarisinin geleceğini” inşa ediyor. Metabolomik, biyobanka ve CAR-T hücre tedavilerinin; modern tıp dünyasında kişiselleştirilmiş (hassas) tıp ve kanser araştırmalarının en güçlü sacayaklarını oluşturduğunu belirten Mimar Sevcan Bora, “Bu üç unsur, hastalıkların önceden tespit edilmesinden tedavi Ar-Ge süreçlerine ve hastaya özel nokta atışı tedavilerin uygulanmasına kadar olan tüm sağlık zincirini kökten dönüştürmektedir. Biyobankalarda korunan örnekler, gelecekte geliştirilecek tanı ve tedaviler için araştırma kaynağı oluştururken; metabolomik çalışmalar, hastaların biyolojik farklılıklarını ve tedaviye yanıtlarını anlamaya yardımcı olabilir. Klinik olarak doğrulanan bulgular, hastaya daha uygun sağlık kararlarını destekleyebilir. CAR-T ise belirli kan kanserlerinde, özellikle diğer tedavilerden yeterli yarar göremeyen uygun hastalar için yeni bir tedavi seçeneği sunabilir. Eğer bu alanlardaki inşaat ve mühendislikteki hassas yapısına vurgu yapmak istersek bu imalatları ‘inşaatın mikro cerrahisi’ olarak tanımlayabiliriz. Çünkü tıpkı bir cerrahın dokuyu milimetrik işlemesi gibi, inşaat sektörü de bu tesisleri santimetrik ve sızdırmaz bir hassasiyetle inşa etmek zorundadır” dedi. “ÜLKEMİZİ KÜRESEL SAĞLIK LİGİNDE YUKARI TAŞIYOR” Mimar Sevcan Bora, bu üç sistemi ve Türkiye için önemini de şöyle özetliyor; “Bu sistemleri şöyle tanımlayabiliriz; Biyobanka kütüphaneyi oluşturur, metabolomik o kütüphanedeki şifreleri okur, CAR-T ise bu bilgiler doğrultusunda ölümcül hastalıkları doğrudan yok eden biyolojik silahı üretir. Bu üç teknoloji, sağlık sektörünü ‘hastalık oluştuktan sonra tedavi etme’ çizgisinden ‘hastalığı hücre düzeyinde yakalayıp kişiye özel yöntemlerle yok etme’ çağına taşımaktadır. Sağlık sektöründeki bu dönüşüm, hem ekonomik olarak büyük bir maliyet avantajı vaat etmekte hem de Türkiye'deki somut adımlarla hayata geçmektedir. Bu vizyon aynı zamanda ülkemizi küresel sağlık üssü liginde yukarı taşımaktadır. Türkiye’de, dışa bağımlılığı azaltmak ve bu teknolojileri yerlileştirmek adına son dönemde çok kritik adımlar atılmıştır. Gerekli izinler ve uzman ekiplerle oluşturulacak yerel hizmet kapasitesi, hastaların ileri tedavilere erişimini kolaylaştırabilir; şehir veya ülke dışına yönlendirme ihtiyacını ve ailelerin seyahat yükünü azaltabilir. Hedef, bilimsel gelişmeleri hastaların yaşamına dokunan faydalara dönüştürmektir. Bu kazanımların gerçekleşmesi, klinik uygunluğa ve merkezin sunacağı hizmetlere bağlıdır. Bu hamleyle Türkiye, dünyada sayılı ülkeler arasına girme başarısı göstermiştir. Amaç sadece bugünkü hastaları tedavi etmek değil; geleceğin hastalıklarını daha erken tanıyabilecek, kişiye özel tedavi geliştirebilecek ve yeni bilimsel bilgiler üretebilecek bir sağlık ekosistemi oluşturmaktır. Bu nedenle bu yatırımlar yalnızca bir laboratuvar yatırımı değil; insana, bilime, geleceğe ve ülkemizin sağlık sistemine yapılan stratejik hamlelerdir. Biz de bu sürecin bir parçası olacağımız için çok mutluyuz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Onkoloji Alanındaki Güncel Gelişmeler Ele Alındı Haber

Onkoloji Alanındaki Güncel Gelişmeler Ele Alındı

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen ALIS26 – Oncoverse: Horizons in Cancer Kongresi, dünyanın önde gelen bilim insanlarını ve yüzlerce tıp öğrencisini İstanbul’da bir araya getirdi. Türkiye’nin en büyük öğrenci organizasyonlu tıp kongrelerinden biri olarak gösterilen etkinlikte, kanser araştırmalarındaki son gelişmeler, yeni nesil tedavi yöntemleri ve geleceğin onkoloji yaklaşımları ele alındı. Mayıs ayında Acıbadem Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kongre, bu yıl “onkoloji evreni” temasıyla düzenlendi. İmmünoterapi, yapay zeka destekli tanı sistemleri, mikrobiyom araştırmaları, organoid teknolojileri, radyoterapi, CAR-T hücre tedavileri ve kişiselleştirilmiş kanser tedavileri gibi başlıkların öne çıktığı kongreye, Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden öğrenciler ve araştırmacılar da yoğun ilgi gösterdi. MIT’den Doç. Dr. Canan Dağdeviren, Fox Chase Cancer Center’dan Prof. Dr. Lorenzo Galluzzi, MD Anderson Cancer Center’dan Prof. Dr. James W. Welsh ve King’s College London’dan Prof. Dr. John Maher’in de aralarında bulunduğu çok sayıda uluslararası bilim insanı, kongrede güncel çalışmalarını ve bilimsel öngörülerini paylaştı. Bağışıklık hücrelerini “akıllı savaşçılara” dönüştüren çalışmalar Kongrenin dikkat çeken isimlerinden biri olan King’s College London öğretim üyesi Prof. Dr. John Maher, modern CAR-T hücre tedavilerinin gelişiminde öncü rol oynayan bilim insanları arasında yer alıyor. Yaklaşık 25 yıldır kanser immünoterapisi alanında çalışmalar yürüten Prof. Dr. John Maher, bağışıklık hücrelerinin genetik olarak yeniden programlanarak kanser hücrelerini hedef almasını sağlayan yenilikçi yaklaşımlarıyla tanınıyor. Özellikle CD28 temelli ikinci nesil CAR-T teknolojisinin geliştirilmesindeki çalışmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. John Maher’in araştırmaları, bugün lösemi ve bazı kan kanserlerinde umut verici sonuçları olan tedavilerin temelini oluşturuyor. Prof. Dr. John Maher ayrıca kurucu bilimsel direktörlüğünü yürüttüğü Leucid Bio aracılığıyla laboratuvar ortamında geliştirilen teknolojilerin gerçek hastalarda uygulanabilmesi için klinik çalışmalara da öncülük ediyor. Prof. Dr. John Maher, “Kanser tedavisinde artık yalnızca tümörü hedef alan yöntemlerden söz etmiyoruz. Hastanın kendi bağışıklık sistemini yeniden eğiterek çok daha güçlü ve hassas tedaviler geliştirebiliyoruz. Klasik kemoterapiden farklı olarak doğrudan bağışıklık sistemini kansere karşı harekete geçiriyoruz. Yeniden programlanan hücreler, kanser hücrelerini hedef alarak etkili sonuçlar sağlayabiliyor” diyor. Gelecekte akciğer, meme, beyin, pankreas, prostat kanseri gibi birçok kanserde kullanılacak Prof. Dr. John Maher, CAR-T tedavisinin özellikle bazı kan kanserlerinde son yılların en dikkat çekici başarı hikayelerinden biri olduğunu belirterek, “Geçmişte tedavi seçeneklerinin oldukça sınırlı olduğu bazı lösemi ve lenfoma hastalarında CAR-T uygulamalarıyla uzun süreli ve güçlü yanıtlar elde edilmeye başlandı” diyor. Prof. Dr. John Maher, bu yöntemin bağışıklık sistemini doğrudan tümöre yönlendirdiğini vurgulayarak, bu teknolojinin her yıl daha da geliştiğini belirtti. Prof. Dr. John Maher, “Bugün yalnızca kan kanserlerinde değil, gelecekte akciğer kanseri, meme kanseri, beyin tümörleri, pankreas kanseri, prostat kanseri, karaciğer kanseri ve kolon kanseri gibi en yaygın katı tümörlerde de etkili olabilecek yeni nesil CAR-T yaklaşımları üzerinde çalışıyoruz. Bu alan, kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinin en umut verici başlıklarından biri haline geldi” diye konuşuyor. Radyoterapi artık yalnızca ‘ışın tedavisi’ değil Kongrede öne çıkan bir diğer isim ise MD Anderson Cancer Center’dan Prof. Dr. James Welsh oldu. Torasik onkoloji, yani akciğer kanseri, yemek borusu kanseri ve göğüs boşluğu tümörleri gibi göğüs bölgesi kanserleri alanındaki çalışmalarıyla uluslararası düzeyde tanınan Prof. Dr. James Welsh, radyoterapi ile immünoterapiyi bir araya getirerek, kanser tedavisinin etkisini artırdığı klinik yaklaşımların öncü araştırmacıları arasında gösteriliyor. Prof. Dr. James Welsh’in çalışmaları, radyoterapinin yalnızca tümörü küçültmekle kalmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemini aktive ederek vücudun kansere karşı daha güçlü bir yanıt oluşturmasına yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle akciğer kanseri gibi tedavisi zor kanser türlerinde, radyoterapi ve immünoterapinin birlikte kullanımına yönelik yürüttüğü klinik çalışmalar bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı. 16 binden fazla bilimsel atıfa sahip olan Prof. Dr. James Welsh, immüno-radyoterapi alanının klinik uygulamaya taşınmasında etkili isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Araştırmaları sayesinde bugün doktorlar, her hastaya standart tedavi uygulamak yerine, tümörün yapısına ve bağışıklık sisteminin özelliklerine göre daha kişiselleştirilmiş tedavi planları oluşturabiliyor. Prof. Dr. James Welsh, “Radyoterapiyi artık yalnızca ışın tedavisi olarak değerlendirmiyoruz. Radyasyonun bağışıklık sistemine ‘kanser burada’ sinyali verebildiğini görüyoruz. Bu durum, immünoterapiyle birlikte kullanıldığında çok daha etkili ve uzun süreli sonuçlar sağlayabiliyor” diye konuşuyor. Gelecekte multidisipliner yaklaşımların daha da önem kazanacağını belirten Prof. Dr. James Welsh, “Kanser tedavisinin geleceği kişiselleştirilmiş tıpta yatıyor. Her hastanın tümör biyolojisi farklı ve tedavi stratejileri de buna göre şekillenmeli. Yapay zeka, immünoterapi ve radyoterapi kombinasyonları önümüzdeki dönemde onkolojinin yönünü belirleyecek” ifadelerini kullanıyor. Genç doktor adayları dünya bilim insanlarıyla buluştu Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yakın coğrafyadaki uluslararası tıp fakültelerinden öğrencilerin katıldığı kongrede düzenlenen bilimsel oturumlar, paneller ve interaktif sunumlar yoğun ilgi gördü. Katılımcılar, alanında öncü bilim insanlarıyla birebir iletişim kurma ve kanser araştırmalarındaki güncel gelişmeleri yakından takip etme fırsatı buldu. ALIS26 Kongresi, yalnızca bilimsel içerikleriyle değil, genç doktor adaylarını dünya çapındaki araştırmacılarla buluşturan yapısıyla da dikkat çekti. Organizasyon kapsamında öğrenciler, geleceğin onkoloji tedavilerine yön veren çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi edinirken, bilimsel araştırmaların klinik uygulamalara nasıl dönüştüğünü de yakından gözlemleme imkanı elde etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.