Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cargill

Kapsül Haber Ajansı - Cargill haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cargill haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cargill’den Türkiye Ekonomisine 1,9 Milyar Dolarlık Dev Katkı Haber

Cargill’den Türkiye Ekonomisine 1,9 Milyar Dolarlık Dev Katkı

Rapor, Cargill’in 2023 yılında Türkiye ekonomisine doğrudan, dolaylı ve tetikleme etkileriyle toplam 1,9 milyar dolar* seviyesinde bir üretim katkısı sağladığını ortaya koydu. Dünyayı güvenli, sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde besleme misyonuyla 65 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet gösteren Cargill, Türkiye ekonomisine sağladığı çok boyutlu katkıyı ortaya koyan bir ekonomik etki analizi raporu yayımladı. Sabancı Üniversitesi’nden Doç. Dr. Orhan Erem Ateşağaoğlu ve Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gökhan Özertan liderliğinde, TÜİK verileriyle uyumlu Girdi-Çıktı metodolojisi kullanılarak hazırlanan bağımsız rapor, Cargill’in 2023 yılında Türkiye ekonomisine doğrudan, dolaylı ve tetikleme etkileriyle toplam 1,9 milyar dolar* seviyesinde bir üretim katkısı sağladığını ortaya koydu. Her 1 Cargill Çalışanı, Ekonomide 14 Kişilik Ek İstihdam Yaratıyor Ekonomik etki analizi, Cargill’in faaliyetlerinin Türkiye ekonomisindeki çarpan etkisini gözler önüne seriyor. Şirketin 2023 yılında 678,3 milyon dolar* olan net hasılatının, tedarik zinciri ve hane halkı harcamaları kanalıyla 2,8 katlık bir çarpan etkisi yaratarak 1,9 milyar dolar* toplam ekonomik büyüklük oluşturduğu tespit edildi. Analize göre, şirketin 825** kişilik doğrudan istihdamı, ekonominin genelinde toplam 14.034 kişilik bir istihdam etkisi yaratıyor. Bu bulgu, her bir Cargill çalışanının Türkiye ekonomisinde 14 ek istihdamı tetiklediğini gösteriyor. Raporun önemli bulgularından biri, şirketin yarattığı doğrudan katma değerin çarpan etkisi. Buna göre, şirketin sağladığı her 1 TL'lik doğrudan katkı, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'da (GSYH) 5,4 TL'lik bir artış yaratıyor. Bu çarpan etkisinin bir sonucu olarak, Cargill’in Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya toplam katkısı ise 2023 yılında 588 milyon dolar* olarak ölçüldü. Raporda Cargill’in Türkiye’deki faaliyetlerinin, kamu maliyesine de önemli katkılar sunduğu yer aldı. 2023 verilerine göre Cargill, devlete 88,3 milyon dolar tutarında vergi geliri katkısı sağladı. “Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaya devam edeceğiz” Rapor sonuçlarını değerlendiren Cargill Gıda META Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Murat Tarakçıoğlu, Cargill’in Türkiye’ye olan bağlılığının altını çizerek şunları söyledi: “Ülke ekonomisine ve toplumsal refaha sağladığımız katkıyı şeffaf ve bilimsel bir metodolojiyle ortaya koymaktan gurur duyuyoruz. Bu bağımsız analiz, sadece üretim ve istihdamdaki doğrudan etkimizi değil, aynı zamanda tarımdan lojistiğe, gıdadan hizmet sektörlerine kadar vetne denli geniş bir ekosistemi desteklediğimizi de gösteriyor. Yarattığımız her 1 TL’lik katma değerin ekonomide 5,4 TL’lik bir büyümeyi tetiklemesi, Türkiye’nin yerel üretimine ve potansiyeline olan inancımızın en somut kanıtıdır. Sürdürülebilirlik ve toplumsal faydayı iş modelimizin merkezine alarak, çiftçimizin yanında durmaya, yenilikçi ve katma değerli üretimle Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Sürdürülebilir Tarım ve Toplumsal Kalkınma Cargill, ekonomik katkısının yanı sıra sosyal ve çevresel etki odaklı programları ve projeleriyle de öne çıkıyor. 2019’dan bu yana devam eden 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı ile 27 ilde 7.000’den fazla çiftçiye ulaşarak %20’ye varan verim artışı sağlandı. Şirket İznik Gölü’nün korunmasına yönelik başlattığı Su Geri Dönüşüm Projesi ile tarımsal sulamada verimliliği artırırken, Balıkesir’deki tesisine kurduğu güneş panelleriyle yılda 1.500 ton karbon salımını engelliyor. Şirket ayrıca, önümüzdeki günlerde Orhangazi’de dünya standartlarında bir Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’’ni faaliyete geçirmeye hazırlanıyor. Yerel tedarikçilerle derin bağ Raporu hazırlayan akademisyenlerden Prof. Dr. Gökhan Özertan, “Çalışmamız, Cargill gibi küresel bir oyuncunun yerel tedarik zincirleriyle ne kadar derin bir bağ kurduğunu ve ekonomik aktiviteyi nasıl tetiklediğini Girdi-Çıktı modeliyle net bir şekilde ortaya koyuyor,” dedi. Doç. Dr. Orhan Erem Ateşağaoğlu ise, “Analizimiz, şirketin sadece kendi sektöründe değil, tarım, ulaştırma ve ticaret gibi bağlantılı birçok alanda yarattığı çarpan etkisinin büyüklüğünü ve bunun istihdama olan pozitif yansımasını kantitatif olarak kanıtlamaktadır,” diye konuştu. Girdi-Çıktı metodolojisi kullanıldı Ekonomik etki analizi çalışmasında Girdi-Çıktı metodolojisinden yararlanıldı. Amerikalı ekonomist Wassily Leontief tarafından geliştirilen ve 1973 yılında Nobel Ekonomi Ödülü’nü almasını sağlayan bu metodolojide sektörler arasındaki ilişki incelenerek bu sektörlerin birbirlerine olan katkıları ölçülüyor. Girdi-Çıktı metodolojisi sayesinde, Cargill'in tarım, gıda üretimi ve dağıtımı gibi alanlarda yarattığı ekonomik katma değerin yanı sıra, istihdam, ticaret ve vergi gelirleri gibi önemli unsurlar üzerindeki etkilerini de ortaya konuyor.

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor! Haber

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor!

Panelde tarımda verimliliği artırmanın ve dijital dönüşümün bir zorunluluk olduğu vurgusu yapılırken, Türkiye'nin de bu alanda öncü bir rol oynayabileceğine dikkat çekildi. 16'ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Tonbul'un moderatörlüğünde düzenlenen 'Bolluğun Ötesinde: Dayanıklı Bir Gelecek için Tarımı, İklimi ve Gıda Güvenliğini Yeniden Düşünmek' paneline, Cargill CEO'su Murat Tarakçıoğlu, Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryaki, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof Dr. Ece Turhan, Eskişehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ANT Systems CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Can Yurdakul ve UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu katıldı. Panelde tarım, gıda üretimi ve su kaynaklarının yönetiminde sürdürülebilir çözümler ve inovasyonlar tartışılırken, katılımcılar iklim değişikliği ve artan nüfus baskısı altında küresel gıda güvenliği, su kaynaklarının yönetiminde yaşanan kritik zorlukları; acil çözüm yolları ile tarım ve suyun geleceğini şekillendirecek stratejileri ve teknolojik inovasyonları masaya yatırdı. GIDANIN ÜÇTE BİRİ İSRAF EDİLİYOR, 700 MİLYON KİŞİ YATAĞA AÇ GİRİYOR Tarım ve gıda güvenliğinin artık sessiz sektörler değil, küresel istikrarın ve insanlığın geleceğinin temeli olduğunu belirten Neslihan Tonbul, dünyada üretilen gıdanın üçte birinin kaybolduğunu ya da israf edildiğini, buna karşılık 700 milyondan fazla insanın ise aç yattığını belirtti. Bu durumun bir istatistik olmaktan öte çözüm bekleyen bir kriz olduğunun altını çizen Tonbul, "İklim değişikliği bu tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor. Değişen yağış rejimleri, azalan verimlilik, uzun kuraklıklar, ani seller, Avrupa’da rekor sıcaklıklar... Tüm bunlar üretimi, tedariki ve yaşamı tehdit ediyor. Artık mesele sadece üretmek değil; adil, akıllı ve sürdürülebilir üretim yapmak." dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir olarak su kaynaklarını korumak ve tarımı geleceğe taşımak için yeni modeller geliştirdiklerini belirtti. Ünlüce, "Yerel üreticilerle birlikte rejeneratif tarım uygulamalarını, akıllı sulama sistemlerini ve gıda atıklarının enerjiye dönüştüğü döngüsel ekonomi modellerini destekliyoruz. Gıda sadece toprak değil, aynı zamanda bilim, ekonomi, teknoloji, diplomasi ve etik meselesi." ifadelerini kullandı. İZLENEBİLİR TARIM SİSTEMLERİ YAYGINLAŞIYOR Cargill Türkiye CEO'su Murat Tarakçıoğlu da dünyayı sorumlu, güvenli ve sürdürülebilir şekilde beslemeyi görev olarak gördüklerini ifade ederek, "Tarımda verimliliği artırmak, israfı azaltmak ve karbon ayak izini düşürmek için teknolojiyi, veriyi ve çiftçiyi bir araya getiriyoruz. Toprakla teknoloji arasında bir köprü kurmak, geleceğin tarımını bugünden planlamak istiyoruz." dedi. Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryakioğlu ise tarımın geleceğinde sürdürülebilirlik, inovasyon ve dijital dönüşümün birlikte ilerlemesi gereğine dikkat çekti. 50’den fazla ülkede üreticiyle çalıştıklarını kaydeden Tiryakioğlu, "Eğer çiftçi desteklenmezse, ne inovasyonun ne de teknolojinin bir anlamı kalmıyor. Tedarik zincirinin her halkasında şeffaflık, takip edilebilirlik ve verimlilik esas. Bu yüzden izlenebilir tarım sistemlerini hızla yaygınlaştırıyoruz." diye konuştu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Ece Turhan da 'akademi ile özel sektör iş birliği tarımın geleceğinde nasıl bir rol oynamalı?' sorusunu şöyle yanıtladı: "Bilim, tarımın kalbidir. Üniversiteler artık sadece bilgi üreten kurumlar değil; bu bilgiyi sahaya taşıyan, çiftçiye ve sanayiye uygulayan merkezler olmalı. İklim kriziyle mücadelede en büyük gücümüz, veri tabanlı tarım ve yerel bilgi birikiminin birleşimi olacak. Gençleri tarıma çekmek, geleceğin çiftçilerini eğitmek zorundayız." TÜRKİYE TARIMSAL İNOVASYONUN MERKEZİ OLABİLİR Tarım teknolojileri alanında faaliyet gösteren ANT Systems'in CEO'su Can Yurdakul da tarımda dijital dönüşümün artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Yurdakul, teknoloji tarafında yaptıklarını şu sözlerle anlattı: "Sensörlerden gelen verilerle toprağın nemini, bitkinin sağlığını, hava koşullarını anlık olarak ölçüyoruz. Yapay zekâ destekli sistemlerle çiftçiye ‘ne zaman, ne kadar sulama yapmalı, hangi gübreyi kullanmalı’ gibi karar destek mekanizmaları sunuyoruz. Bu sadece verimliliği artırmıyor, aynı zamanda doğayı da koruyor." UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu ise tarımın artık yerel bir mesele değil, bölgesel ve küresel bir dayanışma alanı olduğuna dikkat çekerek, "UPL olarak Orta Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında köprü kuruyoruz. Amaç sadece daha fazla üretim değil; çiftçiyi bilgiyle güçlendirmek, sürdürülebilir üretimi yaygınlaştırmak. Türkiye, bu coğrafyada tarımsal inovasyonun merkezi olabilir." dedi.

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı, Kadın Çiftçi Modülü ile Tarımın Geleceğine Yön Veriyor Haber

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı, Kadın Çiftçi Modülü ile Tarımın Geleceğine Yön Veriyor

Cargill’in çiftçilerin refahını ve ürünlerinin verimini artırmak, onarıcı tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla başlattığı 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı yedinci yılına girdi. 2019 yılında 6 ilde 1.072 çiftçinin katılımıyla 264.780 dekarlık mısır tarlasında başlayan program yedinci yılında 27 ilde, 1 milyon dekardan fazla bir alanda 7 binin üzerinde mısır, ayçiçeği ve kanola üreticileriyle büyümeye devam ediyor. Adana, Afyon, Aksaray, Amasya, Ankara, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, Eskişehir, Hatay, İstanbul, İzmir, Karaman, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Osmaniye, Samsun, Sinop, Tekirdağ ve Tokat illerinde uygulanan program kapsamında katılımcılara özel tarımsal eğitim, dijital tarım araçlarına erişim ve ihtiyaçlarına yönelik danışmanlık hizmetleri ücretsiz olarak sunuluyor. Bu sayede, çiftçilerin veriminde yüzde 20’leri aşan, kârlılıklarında yüzde 39’lara varan oranlarda artış yaşanırken, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri de azaltılıyor. Kadın Çiftçi Modülü Tarımın Geleceğine Kadınların Gücüyle Yön Veriyor Tarımsal üretimde kadınların gücünü görünür kılmak amacıyla 2024 yılında programın en önemli sosyal dönüşüm boyutlarından birini oluşturan Kadın Çiftçi Modülü de eklendi. 2019–2024 arasında 167 kadın çiftçinin yer aldığı programa 2024’te Kadın Çiftçi Modülü ile birlikte 100 kadın çiftçi daha eklendi. Kadın çiftçilerinin sayısının her yıl üç katına çıkarılması hedefleniyor. Modül ile kadın çiftçilere tarımda verimlilik ve sürdürülebilirlik için eğitimler, teknoloji desteği ve danışmanlık hizmetleri sağlanıyor: Filiz Sensör İstasyonu: Toprak ve hava koşullarını izleyerek sulama optimizasyonu desteği sağlanıyor. PestTrap: Zeytin güvesine karşı erken uyarı sistemi desteği sağlanıyor, böylece gereksiz ilaçlama önleniyor. Flowmeter: Sulama ve su tüketiminin gerçek zamanlı takibiyle verimlilik desteği sunuluyor. Dijital Toprak Analizi ve Gübreleme Programı: Dijital toprak analiz verilerine göre tarlaya özel danışmanlık ve doğru gübreleme desteği sağlanıyor. Ziraat Mühendisleri Ziyaretleri: Rutin ziyaretlerle onarıcı tarım uygulamaları ve saha desteği sunuluyor. Zeytin Ürünleri Satış ve Pazarlama Eğitimleri: Katma değerli ürün geliştirme, satış ve dijital pazarlama desteği sağlanıyor. Katma Değerli Satış Destek Hattı ve Portal: Çiftçilerin üretim ve satış verilerinin analizine dayalı ihtiyaçlarına özel satış desteği sunuluyor. Kadın Çiftçi Modülü ile birlikte mısır, ayçiçeği ve kanola üreticilerinin yanı sıra zeytin üreticileri de ilk kez programa dâhil edildi. Önümüzdeki yıllarda ise farklı bitkisel üretim alanlarında faaliyet gösteren kadın çiftçiler de programa katılabilecek. Programla ilgili olarak Cargill Gıda Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Tarakçıoğlu, “1000 Çiftçi 1000 Bereket, Türkiye tarımının dijitalleşmesinde önemli bir dönüm noktası oldu. Kadın Çiftçi Modülü ile bu dönüşümün odağına kadınları alıyoruz. Kadınların tarımdaki rolünü görünür kılmak, üretimde sürdürülebilirliği artırmanın en güçlü adımı. Cargill olarak çiftçilerimizin ürünlerinin verimliliğini artırırken, toplumsal eşitlik ve kapsayıcılıkta da değer yaratmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Gıda sisteminin hızla artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarını sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde karşılamaya devam etmesine katkı sunan program kapsamında çiftçilere tarımsal faaliyetlerini, yaşamlarını ve toplumu daha ileri taşımak için gereken araç ve olanakları sunmayı bir görev saydıklarını belirten Tarakçıoğlu, “Dijital tarım teknolojileriyle su kullanımını optimize ediyor, toprak sağlığını koruyor ve biyolojik çeşitliliği artırıyoruz. Dünyayı güvenli, sorumlu ve sürdürülebilir besleme hedefimiz doğrultusunda gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışıyoruz” dedi. Programın Kadın Çiftçi Modülüne dâhil olan ve Bandırma’da zeytin üretimi yapan kadın çiftçilerden İpek Zivane de deneyimini ve başarı hikâyesini şu sözlerle paylaştı: “Bu programa katılmaktaki amacım sadece verimi artırmak değil, tarlamı daha bilinçli yönetmekti. Bu program sayesinde, tarımda teknolojiyle buluşmanın aslında hepimiz için mümkün olduğunu gördüm. Ailemizin 150 yıllık tarım geleneğini modern teknolojilerle buluşturmak hem geçmişimize saygı hem de geleceğimize yatırım anlamına geliyor. 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı sayesinde zeytin bahçelerimizde dijital tarım teknolojilerini kullanarak hem verimlilik artışı sağladık hem de sürdürülebilir üretim yöntemlerini hayata geçirdik. Kendi arazimde verimliliği artırırken çevreye daha duyarlı üretim yapabiliyorum. Artık hem toprak hem biz kazanıyoruz”. Programa katılan kadın çiftçilerden Belma Dağara ise şunları söyledi: “Program sayesinde tarımda daha bilinçli ve sürdürülebilir yöntemler kullanmayı öğrendim. Dijital tarım araçları ve uzman desteğiyle artık toprağımı koruyarak daha verimli üretim yapabiliyorum.” 50’ye yakın ödül aldı Program kapsamında sunulan hizmet ve eğitimlerin çevresel, sosyal ve ekonomik anlamda yarattığı etkiler Yatırımın Sosyal Geri Dönüşü (SROI – Social Return On Investment) yöntemi kullanılarak finansal değere dönüştürülüyor. SROI programın başlangıcından bu yana her yıl artarak 2023 yılı itibarıyla ana paydaşları olan çiftçiler üzerinde her 1 TL’ye karşılık 3,72 TL değerinde etki yarattı. Türkiye’deki tarım ve gıda alanında sosyal etki araştırması ve ölçümlemesi yapılan ilk kurumsal sosyal sorumluluk program niteliğini taşıyan 1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı; bugüne kadar, aralarında dünyanın en inovatif ürünlerine ve iş dünyası liderlerine verilen Edison Ödülü’nün de bulunduğu ulusal ve uluslararası 50’ye yakın ödüle layık görüldü. Rakamlarla 1000 Çiftçi 1000 Bereket: 27 il 7.000’in üzerinde çiftçi 1 milyon dekardan fazla bir arazide ayçiçeği, mısır ve kanola ekimi yapıldı. 2024 yılında çiftçilerinin karlılığında %39'a varan artış sağlandı. (kanola: %21, mısır: %28, ayçiçeği %39) Gübre yönetimi sayesinde 2023 yılında %50,6’lık tasarruf yapıldı. 2024 yılında karbon salımında %53’e varan düşüş sağlandı. (kanola: %53, mısır: %45, ayçiçeği: %39) Program kapsamında 460.000 saatlik veri toplandı. 43.630 hektar alan uydularla gözlemlendi. Çiftçilere 180.000’in üzerinde uydu görüntüsü sunuldu. 50.600 dakikalık çiftçi görüşmesi ile teknik destek sağlandı. 400’den fazla dijital tarım cihazı kuruldu. 2023 sezonunda çiftçiler üzerinde finansal okuryazarlıkta %69, tarımsal teknik bilgide %73, veriye dayalı iş yapışta %81, dayanışmada %74 ve çevre faaliyetlerinde %62 oranında değişim gözlemlendi. Program 2019’dan bugüne kadar ulusal ve uluslararası 50’ye yakın ödül kazandı.30’dan fazla paydaş görüşü içeren 2 kapsamlı İlerleme Raporu hazırlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİDER’den 16 Ekim Dünya Gıda Günü Çağrısı Haber

TİDER’den 16 Ekim Dünya Gıda Günü Çağrısı

Dünya genelinde 2,33 milyar insanın gıda güvencesizliği yaşadığı bir dönemde, Türkiye'de her yıl 18 milyon ton gıdanın israf edilmesi, bu gıdanın doğru kanallarla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılarak israfın umuda dönüştürülmesi gerektiğini gözler önüne seriyor. TİDER, israf edilen bu devasa kaynağı ekonomiye ve topluma kazandırmak için bütünsel bir mücadele çağrısı yapıyor. “Türkiye’de yaklaşık 14,8 milyon kişinin "yetersiz gıda tüketimi" sorunuyla karşı karşıya olduğu bir dönemde, her yıl Türkiye'de 18 milyon ton gıdanın israf edilmesi büyük bir çelişki yaratıyor” diyen TİDER Başkanı Hande Tibuk, bu israfın büyük bir kısmının, tarih etiketleri nedeniyle aslında hâlâ güvenli olan gıdaların çöpe atılmasından kaynaklandığına dikkat çekti. Verilere göre, sadece tarih işaretlemesinin yanlış anlaşılmasından dolayı her yıl ekonomik değeri 70 milyar dolar ila 130 milyar dolar arasında olan gıdanın yaklaşık yüzde 7 ila yüzde 10’u israf ediliyor. İsrafın Ardındaki Çevresel ve Ekonomik Maliyet Gıda israfı, sadece ekonomik bir kayıp olmanın ötesinde, büyük bir çevresel maliyet de yaratıyor. İsraf edilen gıdanın üretimi, taşınması ve depolanması sırasında kullanılan su miktarı, Afrika kıtasının yıllık su ihtiyacını karşılayacak düzeyde. Bu durum, hızla artan nüfus ve iklim değişikliğinin getirdiği su kıtlığı tehdidi düşünüldüğünde, israfın ne denli büyük bir kaynak tüketimi olduğunu gösteriyor. Gıda endüstrisinin, kafa karıştırıcı tarihleme sistemleri nedeniyle yüz milyarlarca dolarlık gıdayı israf ettiği biliniyor. TİDER, bu israfın önüne geçmek için gıda zincirinin tüm aşamalarında farkındalık ve doğru aksiyon alınmasının şart olduğunu vurguluyor. Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) gibi kavramların doğru anlaşılması, hala sağlıklı ve güvenilir olan ürünlerin çöpe atılmasını engelleyerek hem çevresel etkileri azaltacak hem de milyonlarca insana umut olacaktır. GIDA ADİL DAĞILDIĞINDA, GELECEK DE ADİL OLUR Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 735 milyon insan kronik açlıkla mücadele ederken, her yıl üretilen gıdanın üçte biri tüketilmeden kayboluyor. TİDER, bu çelişkiye çözüm üretmek için 15 yıldır sahada. Türkiye’nin 40 ilinde faaliyet gösteren 83 gıda bankası aracılığıyla, kullanılabilir durumdaki gıda, temizlik ve hijyen ürünlerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. 1 Milyon Kişiye Ulaşıldı Bugüne kadar 4.830 ton ürün, israf edilmeden doğru ellere ulaştı. Bu çalışmalar sayesinde 1 milyondan fazla kişi, temel ihtiyaçlarına erişim sağladı. Aynı zamanda 12 bin tonun üzerinde karbon salımı önlendi yani yalnızca gıdalar değil, gezegen de nefes aldı. Türkiye genelinde 40 ilde 83 gıda bankasıyla faaliyet gösteren TİDER, bugüne kadar 1 milyon 35 bin 960 kişiye gıda desteği sağladı. TİDER, israftan kurtardığı 4 bin 830 ton ürün bağışını ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak aynı zamanda 12 bin 264 ton karbon salımını da engelledi. Orhangazi Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi, Kasım ayında faaliyete geçecek TİDER; Orhangazi Belediyesi ve Cargill iş birliğinde başlayan Orhangazi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi projesi ile sokak hayvanlarının yaşamını da destekleyerek çalışma alanlarını genişletiyor. Orhangazi Belediyesi’ne işletme, hayvanların rehabilitasyonu ve sahiplendirilmesi konularında destek verecek olan TİDER, evsel ve sanayi atıklarının kedi-köpek mamasına dönüşmesi konusunda da proje geliştiriyor. Konseptiyle Türkiye’de alanında öncü merkezlerinden biri olacak Orhangazi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’nin açılışı Kasım ayında gerçekleşecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cargill Yeni Üst Düzey Atamaları Duyurdu Haber

Cargill Yeni Üst Düzey Atamaları Duyurdu

Cargill, META bölgesinde güçlü büyüme ivmesini sürdürmek ve organizasyonel verimliliği artırmak amacıyla liderlik organizasyonunu yeniden yapılandırıyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen dört üst düzey atama, bölgesel fırsatlara daha çevik yanıt verme, iş birimlerini daha yakın çalıştırma ve yatırımların karşılığını daha hızlı alma hedeflerini destekliyor. Yeni yapı aynı zamanda Cargill’in 2030 vizyonu olan “Tek Cargill (One Cargill)” anlayışını güçlendirerek çalışanlara daha fazla gelişim alanı yaratmayı ve şirket kültürünü daha da pekiştirmeyi amaçlıyor. Açıklamaya göre; Cem Beysel, Cargill Gıda META Fonksiyonel Sistemler ve Strateji Kıdemli Direktörü, Cenk Erkan, Cargill Gıda META Satış ve Ticari Pazarlama Kıdemli Direktörü, Cem Bilge, Cargill Gıda META Nişasta, Tatlandırıcılar, Kıvam Vericiler ve Kakao Ürün Grubu Kıdemli Direktörü, Kıvanç Çekiç, Cargill Gıda META Üretim ve Tedarik Zinciri Kıdemli Direktörü olarak görev alacak. Cargill Gıda META Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Murat Tarakçıoğlu; “Türkiye merkezli ve güçlü bir yerel ekiple yönettiğimiz META bölgesi, Cargill’in küresel vizyonunu yerel uzmanlıkla birleştirerek büyümeye devam ediyor. Her yıl artan yatırımlarımızla bölgedeki varlığımızı güçlendiriyoruz. Yeni atamalarla bu ivmeyi hızlandırmayı, fırsatları daha çevik değerlendirmeyi ve çalışanlarımıza daha fazla gelişim alanı sunmayı hedefliyoruz. Tüm bunları yaparken de zor durumlarda dahi olumlu aksiyon alma, yapıcı olma ve ekip ruhuyla hareket etme gibi Cargill’in kültürüne yön veren temel değerleri her zamankinden daha güçlü bir şekilde benimsiyoruz. Bu liderlik yapılanmasını, bu değerleri sahaya yansıtmak ve “Tek Cargill' olarak ilerlemenin önemli bir adımı olarak görüyoruz” dedi. Cem Beysel, Cargill Gıda META Fonksiyonel Sistemler ve Strateji Kıdemli Direktörü olarak atandı. Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü ve İstanbul Alman Lisesi mezunu olan Beysel, Cargill'den önce Arthur Andersen'da denetçi olarak çalıştı. Cargill'e 1999 yılında katılan Beysel, Türkiye ve Avrupa'da finans ve iş geliştirme alanlarında çeşitli liderlik pozisyonlarında bulundu. Son olarak Nişasta, Tatlandırıcılar, Kıvam Vericiler, Kakao, Çikolata Ürün Grupları ve Sürdürülebilirlik Direktörü rolünü üstlenen Beysel, yeni görevinde fonksiyonel sistemler, çikolata ve ev dışı tüketim ürün gruplarına ek olarak, stratejik pazarlama ve kategori yönetiminden sorumlu olacak. Sürdürülebilirlik Direktörlüğü görevini ise sürdürmeye devam edecek. Cenk Erkan, Cargill Gıda META Satış ve Ticari Pazarlama Kıdemli Direktörü olarak görev alacak. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü mezunu olan Erkan, işletme yüksek lisansını Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamladı. Kariyerine 2002 yılında Prosim Dış Ticaret Kimya’da Satış Mühendisi olarak başlayan Erkan, 2003-2007 yılları arasında OCI Chemicals Türkiye’de Satış Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. 2007 yılında Cargill’e katılan Erkan, Türkiye, İran ve İsrail pazarlarında çeşitli satış ve yönetim pozisyonlarında bulundu. 2016-2020 yılları arasında Orta Doğu ve Afrika bölgesi için Yağlar Ürün Müdürü olarak görev aldı. 2020-2023 döneminde endüstriyel ve ev dışı tüketim kanallarında Satış Müdürü olarak çalışan Erkan, Haziran 2023 itibarıyla Cargill Gıda META Ev Dışı Tüketim Direktörlüğü görevini yürütmekteydi. Cem Bilge, Cargill Gıda META ve Rusya Üretim ve Tedarik Zinciri Direktörlüğü görevinin ardından Cargill Gıda META Nişasta, Tatlandırıcılar, Kıvam Vericiler ve Kakao Ürün Grupları Kıdemli Direktörlük görevini yürütecek. Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu olan Bilge, 1999-2020 yılları arasında Cargill’de çeşitli üretim sorumlulukları üstlendi. Bu süreçte Kontrol Mühendisliği’nden başlayarak, Vardiya Şefliği, Rafineri Uzmanlığı, EHS Koordinatörlüğü, Yardımcı Hizmetler Şefliği ve Bakım ve Güvenlik Müdürlüğü gibi birçok kritik rolde görev aldı. 2013-2016 yılları arasında Bursa Orhangazi Mısır İşleme Tesisi’nde Fabrika Müdürü, ardından 2016-2020 döneminde Bölge Operasyon Direktörü olarak görev yaptı. 2020-2023 yılları arasında Azersun Holding bünyesinde Üretim Şirketleri Genel Müdürü olarak çalışan Bilge, farklı coğrafyalarda edindiği liderlik deneyimini, 2023 yılında Cargill’e dönüşüyle birlikte yeniden kuruma taşıdı. Cargill bünyesinde uzun yıllara dayanan bir deneyime sahip olan Cem Bilge, 2023 yılında Cargill’e META ve Rusya Operasyon Direktörü olarak geri dönmesinin arsından, kariyerine Cargill Gıda META Nişasta, Tatlandırıcılar, Kıvam Vericiler ve Kakao Ürün Grupları Kıdemli Direktörü olarak devam edecek. Kıvanç Çekiç, Cargill Gıda META Üretim ve Tedarik Zinciri Kıdemli Direktörü olarak atandı. İstanbul Üniversitesi İngilizce Ekonomi Bölümü mezunu olan Çekiç, kariyerine Reysaş Lojistik’te Lojistik Uzmanı olarak başladı. 2006–2010 yılları arasında Cadbury Plc bünyesinde farklı planlama rolleri üstlenen Çekiç, bu süreçte tedarik, envanter, talep ve üretim planlama alanlarında görev aldı. 2010–2013 yılları arasında Nestlé’de Müşteri Hizmetleri Müdürü ve Satış Operasyonları Müdürü görevlerini yürüten Çekiç, 2013–2015 yılları arasında Yıldız Holding’de Müşteri Hizmetleri ve Lojistik Müdürü ile Tedarik Zinciri Grup Müdürü rollerinde bulundu. 2015–2018 döneminde ise Canon Eurasia’da İş Operasyonları Direktörü olarak görev yaptı. 2018 yılında Tedarik Zinciri Direktörü olarak Cargill’e katılan Çekiç, tedarik zinciri süreçlerinin uçtan uca yönetimi, verimlilik artışı ve dijital dönüşüm projelerine liderlik etti. Çekiç, yeni görevinde, Cargill’in META bölgesindeki üretim ve tedarik zinciri faaliyetlerinin stratejik yönetiminden sorumlu olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.