Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cbam

Kapsül Haber Ajansı - Cbam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cbam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Sanayisi COP31 Öncesinde Yeşil Dönüşümün Finansmanını ve Rekabet Gücünü Masaya Yatırdı Haber

Türkiye Sanayisi COP31 Öncesinde Yeşil Dönüşümün Finansmanını ve Rekabet Gücünü Masaya Yatırdı

Türkiye sanayisi, küresel ticaretin değişen kuralları, sürdürülebilirlik odaklı yeni düzenlemeler ve finansmana erişimde dönüşen kriterlerle birlikte yeni bir rekabet ortamına hazırlanıyor. Şirketlerin çevresel performansı giderek yatırım kararları, tedarik zincirlerindeki konumları, teknolojik yetkinlikleri ve uluslararası pazarlara erişimleriyle daha yakından ilişkilenirken, yeşil dönüşüm de iş dünyasının temel stratejik gündemlerinden biri haline geliyor. Bu dönüşümün şirketler açısından ortaya çıkardığı fırsat ve ihtiyaçları bütüncül bir perspektifle ele almak amacıyla Sistem Global tarafından düzenlenen “Yeşil Dönüşümün Finansmanı ve Rekabet Gücü” etkinliği, sanayi kuruluşları, finans kurumları, teknoloji şirketleri ve sürdürülebilirlik ekosisteminin temsilcilerini bir araya getirdi. 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 öncesindeki dönemde Türkiye sanayisinin dönüşüme hazırlığını merkeze alan etkinliğin “Sürdürülebilirlik Bir Maliyet mi, Yoksa Yeni Bir Büyüme Fırsatı mı?” başlıklı ilk panelinde İstanbul Sanayi Odası Sürdürülebilirlik, Enerji ve Çevre Şubesi Müdürü Gülberk Ertap, DenizBank Finansal Kurumlar ve Sürdürülebilirlik Koordinasyon Grup Müdürü Nimet Sinem Yahşi, SKD Türkiye Genel Sekreteri Konca Çalkıvik, Sgreen Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Yıldız, Erciyas Holding Hyperloop Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Örgen ve Brisa Bridgestone Sabancı Kamu İlişkileri ve Sürdürülebilirlik Teşvikleri Müdürü Vahit Yazıcı yeşil dönüşümün sanayi şirketlerinin rekabet gücü üzerindeki etkileri farklı perspektiflerden değerlendirdi. “Yeşil dönüşüm verimlilik, pazar erişimi ve uzun vadeli rekabetçilikle doğrudan ilişkili” Panelde sürdürülebilir yatırımların finansmana erişim koşulları, ESG kriterleri, CBAM’ın sanayi üzerindeki etkileri ve ihracat pazarlarında yükselen çevresel standartlar ele alınırken, şirketlerin dönüşüm yol haritalarını somut yatırım planları ve uygun finansman araçlarıyla desteklemesinin önemi farklı sektörlerden örneklerle değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü gerçekleştiren Sistem Global Ortaklarından İskender Cem Leblebici yeşil dönüşümün şirketlerin rekabet gücü açısından stratejik noktada olmasına dikkat çekerek, “Yeşil dönüşümü; doğru kurgulandığında enerji ve kaynak verimliliğini artıran, şirketlerin uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendiren ve finansmana erişimini destekleyen stratejik bir yatırım alanı olarak görüyoruz. Şirketler için kritik olan, bu dönüşümü ölçülebilir hedeflere dayanan bir yol haritasına dönüştürmek ve yatırımlarını doğru finansman araçlarıyla eşleştirmek. Bu yaklaşım, kısa vadeli uyum ihtiyacının ötesinde uzun vadeli rekabetçiliğin de temelini oluşturuyor” dedi. “Yapay zeka ve dijital teknolojiler yeşil dönüşümde yeni iş modellerinin önünü açıyor” Etkinliğin “Yapay Zeka, İnovasyon ve Yeşil Dönüşümün Kesişiminde Yeni İş Modelleri” başlıklı ikinci panelinde, yapay zeka ve dijital teknolojilerin üretimde verimlilik, kaynak optimizasyonu, sürdürülebilirlik performansının ölçümü ve yeni iş modelleri üzerindeki etkileri ele alındı. Sistem Global CSGO’su Elif İşgör Önen moderatörlüğünde; BTS Ortağı Yasin Becenive Sun Tekstil Operasyonel Mükemmellik Genel Müdür Yardımcısı Berna Adıgüzel’in katılımıyla gerçekleşen oturumda özellikle İmplika’nın Sun Tekstil’de kullanım alanları özelinde operasyon verimliliğine olan katkısı konuşuldu. Ayrıca PoC modelleri, yapay zeka ve climate-tech girişimlerinin sanayideki kullanım alanları, çözümlerin ticarileşme potansiyeli ve sanayi ile teknoloji girişimleri arasındaki iş birlikleri tartışıldı. Oturumu değerlendiren Sistem Global CSGO’su Elif İşgör Önen, “Yeşil ve dijital dönüşüm artık şirketlerin birbirinden ayrı yönettiği iki gündem olmaktan çıkıyor. Yapay zeka ve dijital teknolojiler; kaynak kullanımını daha doğru yönetmekten emisyonların izlenmesine, süreçlerin verimliliğini artırmaktan yeni ürün ve hizmet modelleri geliştirmeye kadar geniş bir alanda dönüşümü hızlandırıyor. Asıl değer, teknolojiyi somut bir iş problemine bağlayıp ölçülebilir sonuç üreten çözümlere dönüştürebilmekte. Bu bakış açısı, şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerini iş sonuçlarıyla buluştururken yeni iş modellerinin de önünü açıyor” dedi. Program kapsamında Yapay Zeka Fabrikası CEO’su Can Bakır ile ACM Agile Kurucu ve Yönetici Ortağı Mehmet Yitmen’in katıldığı “Yapay Zeka ile Sürdürülebilir Rekabet: Geleceğin Şirketlerini Yeniden Tasarlamak” başlıklı oturumunda ise dijital ve yeşil dönüşümde yapay zeka yatırımlarının ölçülebilir iş sonuçlarına dönüştürülmesi, teknolojinin liderlik ve çalışma modellerine etkisi ile startup-kurum iş birliklerinin yeni ürün, hizmet ve iş modelleri yaratmadaki rolü değerlendirildi. Etkinliğin son bölümünde Sistem Global Ar-Ge, İnovasyon ve Teknoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Zuhal Kardeşler, “İkiz Dönüşümü Finanse Etmek: Ulusal ve Uluslararası Destek ve Teşvik Mekanizmaları” başlıklı konuşmasında şirketlerin yeşil ve dijital dönüşüm yatırımları için yararlanabileceği Horizon Europe, Innovation Fund, Eurostars ve EIC gibi uluslararası programların yanı sıra TÜBİTAK destekleri, Türkiye’deki yeşil dönüşüm destekleri ile Ar-Ge ve inovasyon teşviklerine dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı Haber

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı

Hollanda Emisyon Otoritesi tarafından “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü verilen SINTEK B.V., Türkiye başta olmak üzere AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki malzemeleri kendi adına ithal edebilecek ve yetkilendirmeden kaynaklanabilecek gümrük engellerinin önüne geçebilecek. SINTEK B.V., Hollanda Emisyon Otoritesinden (NEa) “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü aldı. 7 Eylül 2026 tarihli kararla şirket; AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adına ithal etme, karbon beyanlarını sunma ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yürütme yetkisine sahip oldu. İLK YILLIK BEYANNAME 2027’DE SUNULACAK SINTEK B.V., 2026 yılında gerçekleştirdiği CBAM kapsamındaki ithalatlara ilişkin ilk doğrulanmış yıllık beyannamesini 30 Eylül 2027 tarihine kadar CBAM Sicili üzerinden sunacak. Beyannamede ithal edilen ürünlerin miktarı, bu ürünlerin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonlar ve teslim edilmesi gereken CBAM sertifikaları yer alacak. AVRUPA’DAKİ PROJELERİNDE İTHALAT SÜRECİNİ KENDİ ADINA YÖNETECEK Yeni sistemin ithalatçılara getirdiği yükümlülükler ile ilgili açıklamalarda bulunan SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt: “CBAM, Avrupa Birliği dışından ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarının hesaplanmasını, beyan edilmesini ve karşılığında karbon bedeli ödenmesini esas alıyor. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayan sistemle birlikte ithalatçıların ürün miktarının yanı sıra gömülü karbon emisyonlarını da bildirmesi ve bu emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikalarını teslim etmesi gerekiyor. Bu işlemlerin şirketler tarafından kendi adlarına yürütülebilmesi için ‘Yetkili CBAM Beyan Sahibi’ statüsüne sahip olunması zorunlu.” Alınan yetkinin SINTEK B.V.’nin Avrupa’daki operasyonları açısından önemine dikkat çeken Bozkurt: “SINTEK B.V. olarak bu sürecin gerektirdiği resmî yetkilendirmeyi tamamladık. Böylece Türkiye’den ve Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerden tedarik ettiğimiz CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adımıza ithal edebilecek; karbon beyanı ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yönetebileceğiz. Bu yetki, Avrupa’daki projelerimizde mevzuata uyumun yanı sıra tedarik sürekliliği ve operasyonel güvence açısından da önemli bir adım oldu” açıklamalarında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı Haber

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı

SINTEK B.V., Hollanda Emisyon Otoritesinden (NEa) “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü aldı. 7 Eylül 2026 tarihli kararla şirket; AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adına ithal etme, karbon beyanlarını sunma ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yürütme yetkisine sahip oldu. İLK YILLIK BEYANNAME 2027’DE SUNULACAK SINTEK B.V., 2026 yılında gerçekleştirdiği CBAM kapsamındaki ithalatlara ilişkin ilk doğrulanmış yıllık beyannamesini 30 Eylül 2027 tarihine kadar CBAM Sicili üzerinden sunacak. Beyannamede ithal edilen ürünlerin miktarı, bu ürünlerin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonlar ve teslim edilmesi gereken CBAM sertifikaları yer alacak. AVRUPA’DAKİ PROJELERİNDE İTHALAT SÜRECİNİ KENDİ ADINA YÖNETECEK Yeni sistemin ithalatçılara getirdiği yükümlülükler ile ilgili açıklamalarda bulunan SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt: “CBAM, Avrupa Birliği dışından ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarının hesaplanmasını, beyan edilmesini ve karşılığında karbon bedeli ödenmesini esas alıyor. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayan sistemle birlikte ithalatçıların ürün miktarının yanı sıra gömülü karbon emisyonlarını da bildirmesi ve bu emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikalarını teslim etmesi gerekiyor. Bu işlemlerin şirketler tarafından kendi adlarına yürütülebilmesi için ‘Yetkili CBAM Beyan Sahibi’ statüsüne sahip olunması zorunlu.” Alınan yetkinin SINTEK B.V.’nin Avrupa’daki operasyonları açısından önemine dikkat çeken Bozkurt: “SINTEK B.V. olarak bu sürecin gerektirdiği resmî yetkilendirmeyi tamamladık. Böylece Türkiye’den ve Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerden tedarik ettiğimiz CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adımıza ithal edebilecek; karbon beyanı ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yönetebileceğiz. Bu yetki, Avrupa’daki projelerimizde mevzuata uyumun yanı sıra tedarik sürekliliği ve operasyonel güvence açısından da önemli bir adım oldu” açıklamalarında bulundu. Sintek Group Hakkında Sintek Group, endüstriyel tesisler ve büyük ölçekli yatırım projelerine yönelik mühendislik, taahhüt ve proje yönetimi hizmetleri sunan bir şirketler grubudur. İnşaat, mekanik, elektrik, otomasyon ve altyapı uygulamalarını entegre bir yaklaşımla anahtar teslim olarak hayata geçirir. Başta sanayi, enerji, savunma sanayii ve üretim tesisleri olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet göstererek yüksek standartlarda proje çözümleri geliştirir. Mühendislik odaklı yaklaşımı, zamanında teslim ve kalite odaklı uygulamalarıyla yatırım projelerinde çözüm ortağı olarak konumlanmaktadır. Türkiye'deki deneyimini uluslararası projelerle de destekleyerek faaliyet alanını sürekli genişletmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SINTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı Haber

SINTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı

SINTEK B.V., Hollanda Emisyon Otoritesinden (NEa) “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü aldı. 7 Eylül 2026 tarihli kararla şirket; AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adına ithal etme, karbon beyanlarını sunma ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yürütme yetkisine sahip oldu. İLK YILLIK BEYANNAME 2027’DE SUNULACAK SINTEK B.V., 2026 yılında gerçekleştirdiği CBAM kapsamındaki ithalatlara ilişkin ilk doğrulanmış yıllık beyannamesini 30 Eylül 2027 tarihine kadar CBAM Sicili üzerinden sunacak. Beyannamede ithal edilen ürünlerin miktarı, bu ürünlerin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonlar ve teslim edilmesi gereken CBAM sertifikaları yer alacak. AVRUPA’DAKİ PROJELERİNDE İTHALAT SÜRECİNİ KENDİ ADINA YÖNETECEK Yeni sistemin ithalatçılara getirdiği yükümlülükler ile ilgili açıklamalarda bulunan SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt: “CBAM, Avrupa Birliği dışından ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarının hesaplanmasını, beyan edilmesini ve karşılığında karbon bedeli ödenmesini esas alıyor. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayan sistemle birlikte ithalatçıların ürün miktarının yanı sıra gömülü karbon emisyonlarını da bildirmesi ve bu emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikalarını teslim etmesi gerekiyor. Bu işlemlerin şirketler tarafından kendi adlarına yürütülebilmesi için ‘Yetkili CBAM Beyan Sahibi’ statüsüne sahip olunması zorunlu.” Alınan yetkinin SINTEK B.V.’nin Avrupa’daki operasyonları açısından önemine dikkat çeken Bozkurt: “SINTEK B.V. olarak bu sürecin gerektirdiği resmî yetkilendirmeyi tamamladık. Böylece Türkiye’den ve Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerden tedarik ettiğimiz CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adımıza ithal edebilecek; karbon beyanı ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yönetebileceğiz. Bu yetki, Avrupa’daki projelerimizde mevzuata uyumun yanı sıra tedarik sürekliliği ve operasyonel güvence açısından da önemli bir adım oldu” açıklamalarında bulundu. Sintek Group Hakkında Sintek Group, endüstriyel tesisler ve büyük ölçekli yatırım projelerine yönelik mühendislik, taahhüt ve proje yönetimi hizmetleri sunan bir şirketler grubudur. İnşaat, mekanik, elektrik, otomasyon ve altyapı uygulamalarını entegre bir yaklaşımla anahtar teslim olarak hayata geçirir. Başta sanayi, enerji, savunma sanayii ve üretim tesisleri olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet göstererek yüksek standartlarda proje çözümleri geliştirir. Mühendislik odaklı yaklaşımı, zamanında teslim ve kalite odaklı uygulamalarıyla yatırım projelerinde çözüm ortağı olarak konumlanmaktadır. Türkiye'deki deneyimini uluslararası projelerle de destekleyerek faaliyet alanını sürekli genişletmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeren Energy, ETCSEE 2026’nın Altın Sponsoru Oldu Haber

Zeren Energy, ETCSEE 2026’nın Altın Sponsoru Oldu

Zeren Group iştiraklerinden, Avrupa doğal gaz piyasalarının aktif ticaret oyuncusu olan Zeren Energy, Avrupa’nın prestijli enerji ticaret buluşması olan ETCSEE (Energy Central South Trading Eastern Europe) 2026’da altın sponsor olarak yer alıyor. Zeren Energy, ETCSEE 2026 kapsamında sektörün önde gelen ticaret temsilcileri, enerji ve doğalgaz ticareti yöneticileri ile bir araya gelerek; bilgi paylaşımını güçlendirmeyi, iş birliklerini artırmayı ve enerji ticaretinin geleceğine katkı sunmayı hedefliyor. Organizasyonun öğle yemeğine ev sahipliği yapan Zeren Energy, misafirleriyle sıcak bir ortamda bir araya gelecek. İki gün sürecek ETCSEE konferansı; elektrik ve doğalgaz piyasalarındaki güncel gelişmelerden, piyasa denetimine ve yenilenebilir enerjiye kadar geniş bir gündemi kapsıyor. 50’den fazla üst düzey konuşmacı ve 650’nin üzerinde katılımcıyı bir araya getiren etkinlikte, 2026 yılına kadar enerji piyasalarını şekillendirecek düzenleyici dönüm noktaları ele alınacak. Paralel oturumlarda bölgesel piyasa entegrasyonu, yenilenebilir ve LNG odaklı fiyat dinamikleri, altyapı kısıtları ve Rus doğalgazı sonrası dönemde arz güvenliği gibi kritik konular kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Ayrıca yapay zeka ve dijitalleşmenin enerji ticaretine etkileri, REMIT çerçevesinde ticaret sonrası dönüşüm, depolama esnekliği ve sınır ötesi entegrasyon gibi başlıklar da konferansın öne çıkan gündemleri arasında yer alıyor. Konferansın ikinci gününde ise Güneydoğu Avrupa elektrik piyasası trendleri, yeşil gazlar, biyometan ve hidrojen düzenlemeleri ile karbon piyasalarındaki gelişmeler mercek altına alınacak. CBAM ve ETS kapsamında yürütülecek tartışmalar, sektörün dönüşüm sürecine ışık tutacak. Her yıl düzenlenen Ticaret Ağı Oluşturma Gecesi ise katılımcılara müzik, yemek ve güçlü iş bağlantıları kurma imkanı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sistem Alüminyum Dijitalleşme ve Düşük Karbonlu Üretim Yatırımlarını Hızlandırıyor Haber

Sistem Alüminyum Dijitalleşme ve Düşük Karbonlu Üretim Yatırımlarını Hızlandırıyor

Şirket; veri odaklı üretim yönetimi, yapay zeka destekli raporlama sistemleri ve otomasyon teknolojileriyle operasyonel verimliliğini artırmayı hedeflerken, düşük karbonlu üretim altyapısını da güçlendiriyor. Alüminyum sektöründe entegre üretim altyapısı, ihracat gücü ve yüksek üretim kapasitesiyle faaliyet gösteren Sistem Alüminyum, dijital dönüşüm yatırımlarını üretimden lojistiğe kadar tüm süreçlere yaymayı hedefliyor. Şirket, SAP S/4HANA optimizasyonu, Salesforce CRM uygulamaları, RPA çözümleri ve dijital kalite yönetim sistemleriyle daha çevik, ölçülebilir ve izlenebilir bir operasyon yapısı oluşturuyor. Gerçek zamanlı veri analitiği sayesinde üretim performansı, enerji tüketimi ve operasyonel süreçler anlık olarak takip edilirken; dijital kalite yönetim sistemleri üretimden sevkiyata kadar uçtan uca izlenebilirlik sağlıyor. ASRS otomatik depolama sistemleriyle depo operasyonlarında hız ve stok doğruluğu artırılırken, lojistik süreçlerde de verimlilik hedefleniyor. “Sanayide hız ve veri yönetimi kritik hale geldi” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban, dijitalleşmenin sanayide rekabetin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirterek şunları söyledi: “Küresel rekabet artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; veri yönetimi, sürdürülebilirlik ve operasyonel çeviklikle şekilleniyor. Biz de dijitalleşmeyi yalnızca verimlilik sağlayan bir teknoloji yatırımı değil, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Veri odaklı üretim altyapımız sayesinde üretimden sevkiyata kadar tüm süreçleri daha hızlı, daha verimli ve daha sürdürülebilir şekilde yönetiyoruz.” Yerekaban, değişen müşteri beklentileri ve artan sürdürülebilirlik regülasyonlarının da sanayide veri yönetimini daha kritik hale getirdiğine dikkat çekerek, gerçek zamanlı veri analitiğinin operasyonel risklerin daha hızlı yönetilmesine ve müşteri taleplerine daha kısa sürede yanıt verilmesine katkı sağladığını ifade etti. Dijitalleşme sürdürülebilir üretimi de destekliyor Dijitalleşmeyi sürdürülebilirlik hedeflerinin önemli bir parçası olarak konumlandıran Sistem Alüminyum, 2030 yılına kadar karbon ayak izini yüzde 55 azaltmayı, 2050 yılında ise karbon nötr olmayı hedefliyor. Şirket, enerji verimliliği projeleri, dijital enerji yönetim sistemleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sürdürülebilir üretim altyapısını güçlendiriyor. GES yatırımları sayesinde fabrikanın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’i güneş enerjisinden karşılanırken, ürün bazlı karbon yönetimi kapsamında yürütülen LCA ve EPD çalışmaları da Avrupa Yeşil Mutabakatı ve CBAM uyum sürecini destekliyor. 75’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Sistem Alüminyum, önümüzdeki dönemde dijital üretim altyapıları, veri analitiği sistemleri, yapay zeka destekli uygulamalar ve sürdürülebilir üretim teknolojilerine yönelik yatırımlarını sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tosyalı’ya Stevie MENA'dan 4 Ödül Birden ​​​​​​​ Haber

Tosyalı’ya Stevie MENA'dan 4 Ödül Birden ​​​​​​​

Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, ileri teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarından aldığı güçle küresel ölçekte başarılarını artırırken, bu vizyonunu uluslararası arenada kazandığı ödüllerle taçlandırmayı sürdürüyor. Tosyalı bu yıl 7’ncisi düzenlenen Stevie MENA Awards (Middle East & North Africa Stevie®️ Awards) kapsamında, sürdürülebilirlik, inovasyon ve liderlik odaklı projeleriyle önemli bir başarıya imza attı. Küresel iş ödülü programları düzenleyen Stevie Awards kapsamındaki Stevie MENA Awards, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinin en prestijli iş dünyası ödül platformları arasında gösteriliyor. Şirketlerin inovasyon, sürdürülebilirlik, büyüme ve liderlik alanlarında ortaya koyduğu vizyoner çalışmaları uluslararası ölçekte ödüllendiriyor. Bölgenin en güçlü 18 şirketinin ve liderlerinin değerlendirildiği organizasyonda Tosyalı’nın dört farklı kategoride ödüle layık görülmesi, şirketin uluslararası başarısını bir kez daha tescillemiş oldu. Stevie MENA Awards kapsamında; “Yeşil Çelikte Vizyoner Büyüme” projesiyle “Büyümede İnovatif Başarı” kategorisinde Gümüş ödüle layık görülen Tosyalı, ayrıca Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı adına yapılan başvuruyla “Yılın Düşünce Lideri” kategorisinde de Gümüş ödül kazandı. Tosyalı, TOSYALI V-Green” ile “Yılın Sürdürülebilir Ürün/Hizmeti” kategorisinde ve Contemporary Istanbul ile Upcycling in Art – Sanatta İleri Dönüşüm İş Birliği” projesiyle “Sponsorluklarda İnovasyon” kategorisinde Bronz ödül elde ederek toplam dört ödülün sahibi oldu. Bugün 3 kıtada 50’ye yakın tesisi, 15 milyon ton/yıl sıvı çelik üretim kapasitesi ve 15.000 çalışanıyla küresel büyümesini sürdüren Tosyalı’nın kazandığı birçok uluslararası ödül, yaptığı güçlü sürdürülebilirlik yatırımlarının küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Fuat Tosyalı’ya “Yılın Düşünce Lideri” ödülü Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Yılın Düşünce Lideri” kategorisinde Gümüş Stevie Ödülü’ne layık görüldü. Uluslararası jüri değerlendirmelerinde, Tosyalı’nın düşük karbonlu çelik üretimine yönelik uzun vadeli vizyonu; yenilenebilir enerji yatırımları, hidrojen uyumlu üretim teknolojileri, yapay zekâ destekli operasyonel dönüşüm, Ar-Ge ve döngüsel üretim yatırımları ve sürdürülebilir sanayi dönüşümüne liderlik eden yaklaşımı öne çıkarıldı. Yeşil çelikte vizyoner büyüme Tosyalı Holding uzun yıllardır sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi haline getirerek yeşil çelik üretiminde küresel olarak vizyoner bir büyüme sergiliyor. “Yeşil Çelikte Vizyoner Büyüme” projesiyle “Büyümede İnovatif Başarı” kategorisinde kazanılan Gümüş ödül de bunun bir yansıması. Uluslararası jüri bu kapsamda yaptığı değerlendirmede, Tosyalı’nın yaklaşık 6 milyar dolarlık sürdürülebilirlik yatırımıyla çelik sektöründe küresel ölçekte örnek gösterilen bir dönüşüm gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Yılın sürdürülebilir ürünü “TOSYALI V-Green” Bronz ödüle layık görülen Tosyalı’nın düşük emisyonlu çelik markası Tosyalı V-Green, ürünlerinde karbon emisyonu azaltımı sağlayan yapısı, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve CBAM kriterleriyle uyumu, çevresel ürün beyanlarıyla sunduğu şeffaflık ve ölçeklenebilir sürdürülebilir üretim modeliyle, jüri tarafından ‘iklim değişikliğiyle mücadelede somut etkiler yaratan umut verici bir adım’ olarak değerlendirildi. Tosyalı bugün ürünlerinde, CBAM kapsamında varsayılan değerler yerine doğrulanmış emisyon verilerini kullanıyor ve varsayılan değerlere göre yüzde 70’e varan düşük karbon salımı sağlıyor. Sanatta ileri dönüşümün gücü Kültür ve sanatı, sürdürülebilirlik konusunda bilinç oluşturmanın önemli bir parçası olarak konumlayan Tosyalı’nın Contemporary Istanbul iş birliğiyle hayata geçirdiği “Upcycling in Art-Sanatta İleri Dönüşüm” projesi endüstriyel dönüşümü sanat aracılığıyla toplumla buluşturan özgün yaklaşımıyla övgü topladı. Jüri değerlendirmelerinde, endüstriyel atıkların sanat eserlerine dönüştürülmesinin yeşil dönüşüm açısından duygusal farkındalık yaratan güçlü ve ilham verici bir örnek olduğunu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Verimliliği Artık Güvenlik Meselesi Haber

Enerji Verimliliği Artık Güvenlik Meselesi

Savaşlar, enerji krizleri ve küresel tedarik zincirindeki kırılmalar, sürdürülebilirlik kavramının çerçevesini değiştiriyor. Altensis Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, artık enerji verimliliğinin yalnızca çevresel bir tercih değil; ekonomik dayanıklılık, enerji güvenliği ve rekabet gücü açısından stratejik bir zorunluluk haline geldiğine vurgu yapıyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’da yaşanan enerji krizinin bu dönüşümü hızlandırdığını aktaran Ilıcalı, enerji güvenliği ile sürdürülebilirliğin artık birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ilıcalı, “Doğal gaz fiyatlarının kısa sürede birkaç katına çıkması, ülkelerin enerji bağımlılığının ne kadar büyük bir ekonomik risk oluşturduğunu ortaya koydu. Avrupa Birliği’nin REPowerEU programını hızlandırmasının temel nedeni de buydu. Çünkü enerji verimliliği artık sadece çevresel bir tercih değil, ekonomik ve jeopolitik bir güvenlik meselesi haline geldi” dedi. “Sürdürülebilir olmayan yapılar hızla değer kaybedecek” Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre binaların küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturduğunu hatırlatan Ilıcalı, yapı sektöründeki dönüşümün ertelenemez hale geldiğini söyledi. Sürdürülebilir olmayan yapıların artık yalnızca çevresel değil finansal riskler taşıdığını vurgulayan Ilıcalı, “Yeşil olmayan bir bina daha yüksek işletme maliyeti, daha yüksek dışa bağımlılık ve daha yüksek finansal risk anlamına geliyor. Özellikle enerji fiyatlarının bu kadar volatil olduğu bir dönemde verimsiz yapılar çok hızlı bir şekilde ekonomik değer kaybetmeye başlıyor” ifadelerini kullandı. Avrupa’daki birçok yatırım fonunun düşük enerji performansına sahip binaları artık “portföy riski” olarak değerlendirdiğini belirten Ilıcalı, benzer dönüşümün Türkiye’de de hızlanacağını söyledi. “Karbon maliyetini yönetemeyen rekabet gücünü kaybedecek” Türkiye’nin Avrupa ile yüksek ticaret hacmi nedeniyle dönüşümden doğrudan etkilenmeye başladığını belirten Ilıcalı, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) özellikle sanayi şirketleri açısından kritik sonuçlar doğuracağını ifade etti. Emre Ilıcalı, “Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 40’ı Avrupa Birliği ülkelerine yapılıyor. Bu nedenle karbon artık yalnızca teknik değil, doğrudan ticari bir konu haline geldi. Karbon maliyetini yönetemeyen üreticiler rekabet gücü kaybedecek” dedi. Özellikle çimento, demir-çelik ve alüminyum gibi karbon yoğun sektörlerde enerji verimliliği yatırımlarının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Ilıcalı, yatırımcıların da projeleri yalnızca bugünkü getirilerine göre değerlendirmediğini söyledi. Bu konuda Emre Ilıcalı, “Bugün yatırımcılar artık şu sorulara bakıyor: Bu yapı 15 yıl sonra regülasyonlara uyumlu olacak mı? Enerji maliyetlerini yönetebilecek mi? Aşırı hava olaylarına karşı dayanıklı mı? Finansman dünyasında kriterler hızla değişiyor” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın Responsible Programı’na Kabul Edildi Haber

Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın Responsible Programı’na Kabul Edildi

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, Ticaret Bakanlığı’nın şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki olgunluk seviyelerini artırmayı, gelişim alanlarını netleştirmeyi ve uzun vadeli dönüşüm planlarını desteklemeyi amaçlayan Responsible Programı kapsamında Faz-1 sürecini başarıyla tamamladı. Şirket, bu süreçte hazırlanan Mevcut Durum Analizi ve Sürdürülebilirlik Yol Haritası’nı da Bakanlık nezdinde paylaştı. Cevher Jant, program kapsamında sürdürülebilirlik performansını somut verilerle ortaya koyarken, bu performansı daha sistematik bir yapıda yönetmeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. “Sürdürülebilirliği işimizin merkezine konumlandırıyoruz” Sürdürülebilirliği şirketin temel yapı taşlarından biri olarak konumlandırdıklarını belirten Cevher Jant CEO’su Oğuz Özmen, “Responsible Programı’na kabul edilmemiz, bu alandaki çalışmalarımızın ulusal ölçekte de teyit edilmesi açısından önemli bir adım. Sürdürülebilirlik Komitemiz öncülüğünde çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında performansımızı sürekli geliştiriyor, ASI Performans Standardı ve SA8000 gibi uluslararası sertifikasyonlarla bu yaklaşımımızı somutlaştırıyoruz. Sürdürülebilirlik odağında yürütülen çalışmalara da değinen Özmen, “Üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden şekillendiriyoruz. I-REC kapsamında elektrik tüketimimizin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyor, su ve karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik yatırımlarımızı sürdürüyoruz. ISO 14001 ve ISO 50001 yönetim sistemlerini entegre bir yapıda uygulayarak; su, enerji, atık ve emisyon yönetiminde ölçülebilir ve sürekli iyileştirmeye dayalı bir yaklaşım benimsiyoruz. Üretim süreçlerimizden çıkan atıkları geri kazanım odaklı yönetirken, döngüsel ekonomi yaklaşımını iş modelimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu. “Otomotiv tedarik zincirinde sürdürülebilirlik artık zorunluluk” Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın otomotiv tedarik zincirinde köklü bir dönüşümü beraberinde getirdiğine dikkat çeken Özmen, “Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk. Özellikle Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamalar, ihracat odaklı üretim yapan şirketler için karbon ayak izinin şeffaf şekilde yönetilmesini kritik hale getiriyor. Bu doğrultuda hem kendi operasyonlarımızı hem de tedarik zincirimizi dönüştürüyoruz. Hammadde portföyümüzde düşük emisyonlu ve ‘yeşil’ kaynakların payını artırıyor, tedarikçilerimizle birlikte somut aksiyon planları hayata geçiriyoruz. Enerji verimliliği, su tüketiminin azaltılması ve üretim süreçlerinde verimlilik artışı da öncelikli odak alanlarımız arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. İzmir’den dünyaya uzanan jant üretim gücü Bugün Türkiye’nin jant ihracatında yaklaşık %20 pazar payına sahip olan Cevher Jant, Ege Serbest Bölgesi'nde toplam 78.000 m² alana yayılan iki modern fabrikasında yıllık yaklaşık 3 milyon jant üretimi gerçekleştiriyor. Almanya, İspanya ve İsveç’te bulunan ofisleriyle de uluslararası pazarda güçlü bir konumda yer alan şirket, üretiminin %99’unu ihraç ediyor. Konsept aşamasından nihai ürün aşamasına kadar müşterileri için farklı renk ve tasarım uygulamalarıyla jantların tüm dizaynını gerçekleştirebilen Cevher Jant, Volkswagen, Audi, Mercedes-Benz, Skoda, Seat, Stellantis gibi dünyaca ünlü markalara tasarım ortağı olarak hizmet veriyor. Ar-Ge ve inovasyonla geleceğin mobilitesine odaklanıyor Ar-Ge ve mühendislik kabiliyetlerini sürekli geliştiren Cevher Jant, alüminyum döküm parçaları ve yeni nesil mobilite çözümlerine yönelik yatırımlarına devam ediyor. Flow forming teknolojisiyle premium segmentte yüksek katma değerli jant çözümleri sunarken, hafifletme, dayanıklılık ve performans odaklı ürün geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Dijitalleşme ve ileri üretim teknolojilerini stratejilerinin odağına yerleştiren Cevher Jant, bu sayede müşteri ihtiyaçlarına hızlı ve esnek çözümler sunarken, geleceğin mobilite trendlerine de yön veren ürünler geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.