Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cdp

Kapsül Haber Ajansı - Cdp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cdp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Telekom’dan, Sürdürülebilir Geleceğe Katkı! Haber

Türk Telekom’dan, Sürdürülebilir Geleceğe Katkı!

Sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş süreçlerine entegre ederek, ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyor. İklim değişikliğiyle mücadelede ve su yönetiminde öncü adımlar atmaya devam eden Türk Telekom, Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek seviye olan “A” notunu 2025 yılında da korurken, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında “A-” notunu elde ederek Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunmaya devam ediyor. Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başlayan Türk Telekom, iklim değişikliği ile mücadele kapsamında enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve karbon yönetimi alanlarındaki çalışmalarla, 2030 yılına kadar emisyonlarını %45 azaltmayı ve 2050 yılında "Net Sıfır"a ulaşmayı hedefliyor. Sıfır Atık Vakfı tarafından, sıfır atık dünyası yönünde somut adımlar atmak amacıyla, düzenlenen Sıfır Atık Festivali ve Sıfır Atık Forumu’nun destekçileri arasında yer alan Türk Telekom; çevre dostu teknolojileri ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunuyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca dijital dönüşümün değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin de en güçlü araçlarından biri olarak görüyoruz. Çevresel sorumluluğu tüm faaliyetlerimizin merkezine alırken enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve çevre dostu teknolojiler alanında çalışmalar yürütüyor, enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda ülkemiz için önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde düzenlenen Sıfır Atık Forumu ve Sıfır Atık Festivali’nin sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sunacağına inanıyorum. Bu yıl ‘Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık’ temasıyla düzenlenen forumun, ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde önemli bir farkındalık zemini oluşturduğuna inanıyoruz. COP31’in ülkemizde gerçekleştirilecek olması Türkiye için küresel ölçekte önemli bir adım niteliği taşırken, Türk Telekom olarak sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımız ve teknoloji odaklı çözümlerimiz ile COP31’de yer almaya hazırlanıyoruz. Doğal kaynakların korunmasını odağına alan anlayışımızla çevresel etkimizi en aza indirmeyi hedefliyor, teknolojiyi sürdürülebilirlik hedeflerimize entegre ederek hem bugüne hem de gelecek nesillere değer katmaya devam ediyoruz” dedi. Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, teknolojiyi iyiliğe ve faydaya dönüştürmeye devam ediyor. Türk Telekom, sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş süreçlerine entegre ederek iklim değişikliği ile mücadele kapsamında enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve karbon yönetimi alanlarında çalışmalar yürütüyor. Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, akıllı şehircilik uygulamaları, akıllı aydınlatma projeleri ve akıllı kavşak çözümleriyle farklı alanlarda sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor. Enerji verimliliği çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadelede sektör liderliğini güçlendiren Türk Telekom, 4-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Sıfır Atık Festivali ile 5-7 Haziran tarihlerinde düzenlenen Sıfır Atık Forumu’nun destekçileri arasında yer alarak sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunuyor. Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde düzenlenen Sıfır Atık Festivali ve Sıfır Atık Forumu; sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması, döngüsel ekonomi yaklaşımının desteklenmesi ve çevre konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiriyor. Türk Telekom da teknoloji ve inovasyon gücüyle daha sürdürülebilir bir gelecek hedefini destekliyor. “Doğal kaynakların korunmasını odağına alan bir anlayışla hareket ediyoruz” 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca dijital dönüşümün değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin de en güçlü araçlarından biri olarak görüyoruz. Çevresel sorumluluğu tüm faaliyetlerimizin merkezine alırken; enerji verimliliğinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, akıllı şehircilik uygulamalarından çevre dostu teknolojilere kadar birçok alanda çalışmalar yürütüyoruz. Bu anlayışla, Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde düzenlenen Sıfır Atık Forumu ve Sıfır Atık Festivali’nin sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sunacağına inanıyorum. Sayın Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık yaklaşımı, yalnızca bir çevre politikası olmanın ötesinde; yaşam biçimlerimizi dönüştüren kapsamlı ve vizyoner bir adım. Bu yıl ‘Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık’ temasıyla düzenlenen forumun, ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde sürdürülebilirlik ve iklim eylemi alanında ortak bir farkındalık ve iş birliği zemini oluşturduğuna inanıyoruz. COP31’in ülkemizde gerçekleştirilecek olması, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede üstlendiği sorumluluğun ve uluslararası alandaki etkin rolünün önemli bir göstergesidir. Türk Telekom olarak biz de sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızı ve teknoloji odaklı çözümlerimizi bu önemli platforma taşımaya, dijitalleşmenin iklim hedeflerine katkısını ortaya koymaya hazırlanıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda doğal kaynakların korunmasını odağına alan bir anlayışla hareket ediyor; geri dönüşümü destekleyen uygulamalarımızla atık oluşumunu azaltmayı, operasyonel süreçlerimizde çevreyle uyumlu yaklaşımları yaygınlaştırmayı, önümüzdeki 2-3 yılın içerisinde GES yatırımlarımızı da tamamlayarak çevresel etkimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. Teknolojiyi sürdürülebilirlik hedeflerimize entegre ederek hem bugüne hem de gelecek nesillere değer katmaya devam ediyoruz” dedi. Geleceği sürdürülebilir teknolojilerle inşa ediyor Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santralleri’ne (GES) yönelik yatırımlarla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunuyor. Türk Telekom’un 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı. Sadece Sivas’taki bu yatırım mevcut elektrik tüketiminin yaklaşık %15’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayabilecek büyüklükte. GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı’da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES’i önümüzdeki yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek. Hedef 2050'de Net Sıfır Sürdürülebilir teknolojileri günlük yaşamda da erişilebilir kılmayı amaçlayan Türk Telekom, girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile E4 Şarj – Elektrikli Araç Şarj Ağı projesini hayata geçirdi. Türkiye’nin dört bir yanında şarj istasyonları kuran Türk Telekom, elektrikli araç kullanıcılarına her anlamda güvenli, çevreci ve kesintisiz bir şarj hizmeti sunuyor. Mobil baz istasyonlarında karbon emisyonlarını düşüren yeni nesil yeşil şebeke teknolojilerini yaygınlaştıran Türk Telekom, veri merkezlerine en yeni çevreci sistemleri entegre ederek enerji verimliliğini artırmaya devam ediyor. Veri yönetişimi ve finansal analizlerle güçlenen stratejisi kapsamında, iklim değişikliğinin iş üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştırarak risk-fırsat analizlerini finansal tablolara yansıtan Türk Telekom, kurumsal karar alma süreçlerini bu verilerle şekillendiriyor. Türk Telekom, 2030 yılına kadar emisyonlarını %45 azaltmayı ve 2050 yılında "Net Sıfır"a ulaşmayı hedefliyor. Çevresel performansıyla küresel liderler arasında İklim değişikliğiyle mücadelede ve su yönetiminde de öncü adımlar atan Türk Telekom, Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek seviye olan “A” notunu 2025 yılında da korurken, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında “A-” notunu elde ederek bu alanda da küresel liderler arasında yer aldı. "COP31'e Doğru: Raporlama İvmesi" temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görülen Türk Telekom, şeffaf raporlama anlayışını, veri odaklı yönetim stratejisini ve Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişindeki öncü vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Henkel, 2045 Yılına Kadar Net Sıfır Emisyonlara Ulaşmayı Hedefliyor Haber

Henkel, 2045 Yılına Kadar Net Sıfır Emisyonlara Ulaşmayı Hedefliyor

Şirket, sürdürülebilirlik dönüşümünde stratejik bir eşik olarak, Mutlak Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar (2021'e kıyasla) yüzde 42, Mutlak Kapsam 3 emisyonlarını ise yüzde 30 oranında düşürmeyi planlıyor. Yeni sürdürülebilirlik hedefleri, şirketin değer zinciri boyunca yarattığı etkiyi daha da hızlandırmaya yönelik stratejik bir kararı yansıtıyor. İklim odaklı çalışmaları, eşitliği ve sürdürülebilir tedarik zincirlerini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşımla Henkel, yeni bir döngünün başlangıcına işaret ediyor. Henkel CEO’su Carsten Knobel görüşlerini şu sözlerle ifade etti: “Henkel, 150 yıldır sorumlu iş uygulamalarının güçlü iş performansıyla paralel ilerlediğini ortaya koymaktadır. Günümüzün zorlu ve değişken ortamında, sürdürülebilir bir geleceği şekillendirme konusunda net ve tutarlı bir duruş sergilemek her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Amaca yönelik büyüme gündemimiz doğrultusunda, şimdi yeni ve iddialı, aynı zamanda somut sürdürülebilirlik hedefleriyle bir sonraki adımı atıyoruz.” Net sıfıra ve döngüsel ekonomiye giden yolda ivme kazanmak Henkel, 2045 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma kararlılığı doğrultusunda 2024 yılında Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi – Science Based Targets Initiative) tarafından onaylanan kapsamlı bir yol haritası belirlemiştir. Şirket, bir yandan enerji verimliliğini artırırken bir yandan da yenilenebilir enerji ve daha sürdürülebilir yakıtların kullanımını yaygınlaştırarak değer zinciri boyunca emisyonları önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Henkel, bu yolda önemli bir kilometre taşı olarak Mutlak Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar (2021'e kıyasla) yüzde 42 oranında azaltmayı, Mutlak Kapsam 3 emisyonlarını ise yüzde 30 oranında düşürmeyi hedefliyor. Kapsam 1 ve 2 emisyonları, faaliyetlerimizden kaynaklanan doğrudan ve dolaylı emisyonları, Kapsam 3 emisyonları ise değer zincirinin yukarı ve aşağı yönlü aşamalarından kaynaklanan emisyonları ifade etmektedir. Bugüne kadar kaydedilen ilerleme, Henkel'in doğru yolda olduğunu gösteriyor: 2025 yılına kadar şirket, 2021 baz yılına kıyasla Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarda yüzde 29'luk bir azalma sağlamış ve dünya çapında 37 tesiste karbon-nötr üretime geçmiştir. Bu bağlamda Henkel, dünya genelindeki faaliyetlerinde yenilenebilir elektriğin payını önemli ölçüde artırarak yüzde 97'ye çıkarmıştır. Bu sonuçlar, hem operasyonel iyileştirmelerin hem de tedarikçiler ve iş ortaklarıyla güçlenen iş birliğinin bir yansımasıdır. Henkel’in çevre koruma konusundaki çalışmalarının bir diğer önemli unsuru, döngüsel ekonomiyi destekleme konusundaki kararlılığıdır. Şirket, hem tüketici ürünleri ambalajlarında geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanım oranı hem de geri dönüşüme uygun olarak tasarlanan ambalajların payı için net hedefler belirlemiştir. 2030 yılına kadar, geri dönüştürülmüş malzemelerin payının mevcut yüzde 28 seviyesinden en az yüzde 35'e ulaşması planlanmaktadır. Buna ek olarak Henkel, 2030 yılına kadar ambalajlarının yüzde 100’ünü geri dönüşüme uygun olarak tasarlamayı hedefliyor. Bu oran bugün yüzde 88 seviyesindedir. Global ölçekte çalışan eşitliğinin geliştirilmesi Henkel fırsat eşitliği, kapsayıcı bir iş yeri ortamı ve adil ücret konusundaki taahhüdünü bir kez daha teyit etmektedir. Şirket, 2030 yılına kadar tüm yönetim kademelerinde her iki cinsiyetin de yüzde 45'in üzerinde bir oranda temsil edilmesiyle, yönetimde global cinsiyet dengesini sağlamayı hedefliyor. 2025 yılı sonu itibarıyla, yönetim kademelerindeki kadın çalışan oranının yüzde 43'ün üzerine çıkmasıyla önemli bir kilometre taşına ulaşılmış ve somut bir etki elde edilmiştir. Buna ek olarak Henkel, 2030 yılına kadar global ölçekte ücret eşitliğine ulaşmayı* da hedefliyor. Her iki hedef de, yerel yasalara uyumlu ve bölgesel olarak uyarlanmış yaklaşımlar doğrultusunda hayata geçirilmektedir. Henkel'in kaydettiği ilerleme, uluslararası ölçekte kabul görmüş sürdürülebilirlik derecelendirmeleriyle de teyit ediliyor. 2025 CDP değerlendirmesinde Henkel, iklim kategorisinde ilk kez “A” notunu aldı. Henkel ayrıca, son EcoVadis derecelendirmesinde performansını daha da iyileştirerek bir kez daha Altın Madalya ile ödüllendirilmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’un CDP Global A Liderlik Başarısı Devam Ediyor Haber

Türk Telekom’un CDP Global A Liderlik Başarısı Devam Ediyor

. "COP31'e Doğru: Raporlama İvmesi" temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görülen Türk Telekom, şeffaf raporlama anlayışını, veri odaklı yönetim stratejisini ve Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişindeki öncü vizyonunu bir kez daha kanıtladı. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. İş birimlerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz kapsamlı sürdürülebilirlik çalışmaları sonucunda CDP İklim Değişikliği Programı’ndaki “A” skorumuzu bu yılda korurken, ilk kez raporlama yaptığımız CDP Su Güvenliği Programı’nda “A-” skorunu elde ettik. Böylelikle ülkemizdeki ve küresel A Listesi’ndeki çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık. Sürdürülebilirliği; Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesinin önemli bir parçası olarak görüyor, bu yaklaşımı Türk Telekom’un iş yapış biçimine ve çalışma vizyonuna entegre ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de raporlama süreçlerimizi en üst seviyeye taşırken, çevresel ve finansal sürdürülebilirliği bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye devam edeceğiz” dedi. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla evrensel sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, iklim kriziyle mücadele, enerji verimliliği ve sınırlı kaynakların bilinçli tüketimi alanlarında öncü çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom, dünyanın en büyük çevre raporlama platformu olan Karbon Saydamlık Projesi'nin (CDP) İklim Değişikliği Programı'nda en yüksek seviye olan "A" notunu korurken, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında "A-" notunu elde etti. İklim değişikliğiyle mücadelede örnek bir vizyon ortaya koyan Türk Telekom’un çifte başarısı, "COP31'e Doğru: Raporlama İvmesi" temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görüldü. “Çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. İş birimlerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz kapsamlı sürdürülebilirlik çalışmaları sonucunda CDP İklim Değişikliği Programı’ndaki “A” skorumuzu bu yıl da korurken, ilk kez raporlama yaptığımız CDP Su Güvenliği Programı’nda “A-” skorunu elde ettik. Böylelikle ülkemizdeki ve küresel A Listesi’ndeki çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık. 2020 baz yılından 2025’e kadar olan süreçte, grup düzeyinde Kapsam 1, 2 ve 3 kategorilerindeki tüm emisyon hesaplamalarımızı büyük bir titizlikle tamamladık ve raporlamamızı en üst seviyeye çıkardık. Türk Telekom olarak sadece çevresel etkilerimizi yönetmekle kalmıyor, iklimle ilgili risk ve fırsatlarımızı ölçülebilir hale getirip finansal kararlarımızın bir parçası yapıyoruz. Kapsamlı İklim Eylem Planımızı Entegre Raporumuza dahil ederken, emisyon azaltma hedeflerimizi Bilimsel Tabanlı Hedefler Girişimi (SBTi) uyum süreciyle daha da somutlaştırdık. Bu vizyonun kalıcı olması adına sürdürülebilirlik KPI’larını tüm çalışan seviyelerimize yayarak güçlü bir yönetişim sergiliyoruz. Sürdürülebilirliği; Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesinin önemli bir parçası olarak görüyor, bu yaklaşımı Türk Telekom’un iş yapış biçimine ve çalışma vizyonuna entegre ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de raporlama süreçlerimizi en üst seviyeye taşırken, çevresel ve finansal sürdürülebilirliği bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye devam edeceğiz” dedi. Türk Telekom Sivas GES enerji üretimine başladı Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, 15 şehirde yürüttüğü akıllı şehircilik uygulamaları, akıllı aydınlatma projeleri ve akıllı kavşak çözümleriyle farklı alanlarda da sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor. Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santralleri’ne (GES) yönelik yatırımlarla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunuyor. Türk Telekom’un 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı. GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı’da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES’i önümüzdeki yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek. Sürdürülebilir teknolojileri günlük yaşamda da erişilebilir kılmayı amaçlayan Türk Telekom, girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile E4 Şarj – Elektrikli Araç Şarj Ağı projesini hayata geçirdi. Türkiye’nin dört bir yanında şarj istasyonları kuran Türk Telekom, elektrikli araç kullanıcılarına her anlamda güvenli, çevreci ve kesintisiz bir şarj hizmeti sunuyor. Hedef 2050’de “Net Sıfır” Türk Telekom, çevresel sürdürülebilir ilkelerle iş geliştirme faaliyetlerine devam ediyor. Veri yönetişimi ve finansal analizlerle güçlenen stratejisi kapsamında, iklim değişikliğinin iş üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştırarak risk-fırsat analizlerini finansal tablolara yansıtan Türk Telekom, kurumsal karar alma süreçlerini bu verilerle şekillendiriyor. Enerji verimliliği çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadelede sektör liderliğini güçlendiren Türk Telekom, 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı ve 2050 yılında "Net Sıfır"a ulaşmayı hedefliyor. CDP (Karbon Saydamlık Projesi), şirketlerin ve şehirlerin çevresel etkilerini ölçerek, iklim değişikliği, su güvenliği ve ormansızlaşma gibi alanlardaki performanslarını değerlendiren bağımsız bir küresel platformdur. Yatırımcılar ve paydaşlar için şeffaflık sağlayan CDP, sürdürülebilirliğin çevresel alanında en prestijli derecelendirme programlarından biri olarak kabul ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Carrefoursa, Türkiye’den Trıple A Skoruna Ulaşan İlk ve Tek Gıda Perakendecisi Oldu Haber

Carrefoursa, Türkiye’den Trıple A Skoruna Ulaşan İlk ve Tek Gıda Perakendecisi Oldu

CDP Ödül Töreni kapsamında düzenlenen “CDP Türkiye 2025 Triple A Liderleri” panelinde yer alan CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, gıda perakendesinde iklim ve doğa risklerinin yönetimine dikkat çekerek; “CDP verilerini değer zincirimizin tamamında dönüşümü hızlandıran ve sürdürülebilirlik stratejimizi somut aksiyonlara dönüştüren kritik bir yönetim aracı olarak konumlandırıyoruz” dedi. CarrefourSA, dünyanın en prestijli çevresel raporlama platformu CDP (Carbon Disclosure Project – Karbon Saydamlık Projesi) tarafından 2025 raporlama dönemi değerlendirmesi kapsamında İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman modüllerinin tamamında en yüksek not olan “A” derecesiyle ödüllendirildi. Bu sonuçla CarrefourSA, küresel ölçekte Triple A statüsüne ulaştı. “Triple A” Skoruna Ulaşan Tek Gıda Perakendecisi 2025 yılında dünya genelinde 22.165 şirketin raporlama yaptığı CDP değerlendirmesinde CarrefourSA, bu başarıyı elde eden yalnızca yirmi yedi şirket arasında yer alırken, Türkiye’de “Triple A” skoruna ulaşan tek gıda perakendecisi oldu. Ödül töreni kapsamında gerçekleştirilen “CDP Türkiye 2025 Triple A Liderleri” panelinde yer alan CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, gıda perakendesinde iklim ve doğa risklerinin tedarik zinciri yönetimine entegrasyonu ve sürdürülebilirlik yatırımlarının finansal dönüşümü hakkında konuştu. “77 ilde faaliyet gösteren 1.250 mağazamız, bayilerimiz dahil 15 bin çalışma arkadaşımız ve yıllık 122 milyon trafik hacmine ulaşan online operasyonlarımızla, bu ölçeğin getirdiği sorumluluğun tam anlamıyla farkındayız.” diyen Kartallıoğlu şunları söyledi: “CDP platformunu 2020’den bu yana tedarik zincirinin dayanıklılığını inşa ettiğimiz, çevresel risklerimizi yönettiğimiz ve sürdürülebilirlik stratejimizi somut aksiyonlara dönüştürdüğümüz kritik bir karar mekanizması olarak konumlandırıyoruz. Tüm modüllere yanıt veren sayılı gıda perakendecilerinden biri olarak Triple A derecesine ulaşmak; sorumluluğumuzu küresel ölçekte de tescillenmiş bir performansla hayata geçirdiğimizin göstergesi.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Continental’den Karbon Ayak İzini Azaltan Dönüşüm Haber

Continental’den Karbon Ayak İzini Azaltan Dönüşüm

Lastik üretiminde çevresel etkileri azaltmak amacıyla yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin kullanımına yönelik dönüşümü kararlılıkla sürdüren Continental, Ocak 2026 itibarıyla 19 üretim tesisinin tamamında dönüşüme gitti. Dünya genelindeki tüm lastik üretim tesislerinde kömür ve ağır akaryakıt (fuel oil) kullanımını tamamen sonlandıran marka, buhar üretiminde biyokütle, biyogaz ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik kullanımına geçti. Geleceğin yenilenebilir enerjilerde olduğunun altını çizen Continental Lastikleri Üretim ve Lojistik Müdürü Dr. Bernhard Trilken, "Bizim için kömür geçmişte kaldı. Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirerek ve üretim sahalarımızda kendi enerjimizi üreterek, üretim süreçlerimizi çok daha bağımsız ve esnek bir yapıya kavuşturduk" dedi. Emisyonda %70 Azalma Continental, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin yanı sıra, enerji arzının sürekliliğini sağlamak amacıyla LPG ve doğalgaz gibi alternatif yakıtlardan yararlanıyor. 2025 yılında üretim kaynaklı sera gazı yoğunluğunu bir önceki yıla göre %10’dan fazla, 2019’a kıyasla ise yaklaşık %70 oranında azaltan Continental, son dört yılda yaklaşık 180.000 metrik ton CO₂ tasarrufu sağladı. Sürdürülebilirlik Performansı Tescillendi Continental’in üretim sahalarındaki bu dönüşümü, küresel çevresel raporlama platformu CDP tarafından da takdir edildi. Şirket, 2025 yılı iklim şeffaflığı ve CO₂ azaltım performansıyla A- derecesi aldı. Kömür ve ağır akaryakıta veda eden Continental, düşük karbonlu üretim modeliyle hem çevresel etkisini azaltıyor hem de operasyonel dayanıklılığını güçlendiriyor. Şirket, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarını artırarak lastik üretiminde daha temiz ve daha sorumlu bir geleceğe yön vermeye devam ediyor. Continental, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 78.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, tır, otobüs, bisiklet, motosiklet lastikleri ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir yenilikçi üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu 19,7 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde 54 ülkede ve yaklaşık 78.000 kişiyi istihdam etmektedir Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lenzing Ölçülebilir İlerlemeyle Sürdürülebilir Dönüşümü Hızlandırıyor Haber

Lenzing Ölçülebilir İlerlemeyle Sürdürülebilir Dönüşümü Hızlandırıyor

Lenzing Grubu, “Lead Transformation – Generate Impact” (Dönüşüme Liderlik Et – Etki Yarat)” başlıklı 2025 Yıllık ve Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor Lenzing’in sektörde değişimi nasıl aktif olarak şekillendirdiğini ve ekonomik, ekolojik ve sosyal boyutlarda nasıl kalıcı bir etki yarattığını ortaya koyuyor. Lenzing, hedef odaklı premiumlaşma, mükemmeliyet, inovasyon ve sürdürülebilirlik yatırımlarıyla geleceğe tutarlı bir şekilde odaklanarak, sürdürülebilir, selüloz bazlı premium elyafların lider tedarikçisi konumunu güçlendiriyor. Entegre dijital rapora buradan ulaşabilirsiniz.. Lenzing Yönetim Kurulu CFO’su Mathias Breuer, CPO/CTO’su Christian Skilich ve COO’su Georg Kasperkovitz raporla ilgili şu açıklamada bulundu: “2025, zorlu bir yıl olmasına rağmen Lenzing Grubu olarak şirketimizin gücünü ve birlikteliğini gösterdik. “Dönüşüme Liderlik Et – Etki Yarat” prensibi doğrultusunda performansımızı iyileştirdik, konumumuzu netleştirdik ve Lenzing’i geleceğe uyumlu hale getirdik. Hedefimiz net: ekonomik başarıyı çevre ve topluma karşı sorumlulukla birlikte sağlamak.” Etki Yarat : Sürdürülebilirlik, İnovasyon ve Biyoekonomiyi İleri Taşımak Lenzing, 2025 yılında ticari performansının yanı sıra sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarında da önemli ilerlemeler kaydetti. Sürdürülebilir çözümlere güçlü bir şekilde odaklanan küresel bir şirket olarak Lenzing, başarısını pazarlar, müşteriler, insanlar ve dünya için olumlu etki yaratan somut sonuçlarla ölçüyor. Bu sonuçlar arasında yeni elyaf inovasyonları, sürdürülebilirlik derecelendirmeleri ve tekstil ile nonwoven değer zincirleri genelinde etkili iş birlikleri yer alıyor. Lenzing, 2025’te elyaf portföyünü genişletmeyi de sürdürdü. Geliştirilmiş LENZING™ Lyocell Fill elyaf portföyü, daha iyi ısı yalıtımı, optimize edilmiş nem yönetimi ve daha yüksek boyutsal stabilite sunuyor. Yeni nesil VEOCEL™ Lyocell elyaflar, temizlik bezlerinin temizleme verimliliğini artırırken, dezenfeksiyon gibi uygulamalar da dâhil olmak üzere fosil bazlı malzemelere sürdürülebilir bir alternatif sağlıyor. TENCEL™ Lyocell HV100 elyafları ile Lenzing, Variocut teknolojisi sayesinde denim kumaşlarda doğal ve mat dokular elde edilmesini mümkün kılıyor. Lenzing, Edgewell ile birlikte VEOCEL™ Lyocell elyaf içeren hijyen ürünlerini ilk kez Kuzey Amerika pazarına sundu. Bu uygulamalar, biyobazlı malzemelerin üstün performans sunabileceğini ve biyoekonominin gelişimine katkı sağlayabileceğini gösteriyor. Harici sürdürülebilirlik derecelendirmeleri, Lenzing’in sorumlu elyaf üretimindeki lider rolünü bir kez daha teyit etti. Üst üste beşinci kez aldığı EcoVadis Platin derecesi ile Lenzing, dünya genelinde değerlendirilen şirketler arasında ilk %1’lik dilimde yer alarak sektördeki liderliğine güçlü bir kanıt sundu. Lenzing ayrıca, sorumlu ormancılık ve şeffaf tedarik zincirleri için sektör referansı olan Canopy Hot Button Report’ta birinci sırayı elde etti. CDP’nin iklim, su ve ormanlar için verdiği “Triple A” derecesi ile Sustainalytics’in 2026 “Düşük Risk / ESG Lideri” değerlendirmesiyle birlikte bu başarılar, Lenzing’in sürdürülebilirliği ana iş modeline entegre etme ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında şeffaf biçimde ilerleme konusundaki küresel ölçekteki referans konumunu pekiştirdi. Lenzing, iklim aksiyonu alanında da bilim temelli hedeflerini sürdürmeye ve yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık vererek ilerleme kaydetmeye devam etti. . Bu adımlar arasında, küresel çapta yedi tesis için %100 şebeke bazlı yenilenebilir elektrik tedariki ile Lenzing sahasındaki fotovoltaik sistemin genişletilmesi yer alıyor. Teknolojik gelişmeler ve iş birliğine dayalı girişimler, dönüşüm sürecini daha da hızlandırdı. Lenzing, Adidas ve Niederrhein Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ile birlikte yürütülen bir pilot ve inovasyon projesinde, geri dönüştürülmüş Lyocell elyaflar kullanılarak kapalı döngü bir sistemde bir kazak üretildiği bir geri dönüşüm süreci geliştirdi. AB tarafından finanse edilen CELLFIL projesi kapsamında Lenzing, sentetik elyaflara alternatif olarak Lyocell filamentlerin ölçeklendirilmesi üzerinde çalışıyor. VEOCEL™ Viscostar elyaflarının üretim kapasitesini artırmak için yapılan 15 milyon euroluk yatırım ile Lenzing, özellikle kadın hijyeni uygulamaları başta olmak üzere nonwoven sektöründeki konumunu daha da güçlendiriyor. Lenzing’in araştırma alanındaki çalışmaları da takdir ediliyor. Bu alanda özellikle kadınları teşvik eden girişimleriyle “Matilda Award” için ilk üçe kaldı ve şirket dışındaki genç araştırmacılara verilen Lenzing Young Scientist Award ile ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’dan Raporlamada Yeni Dönem Haber

Anadolu Sigorta’dan Raporlamada Yeni Dönem

Bu yeni yaklaşım sayesinde şirket, paydaşlarına finansal performansının yanı sıra sürdürülebilirlik yaklaşımını, stratejik önceliklerini ve değer yaratma modelini tek bir çatı altında sunmayı amaçlıyor. Anadolu Sigorta’nın 2025 Entegre Faaliyet Raporu, şirketin ekonomik, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Raporda şirketin stratejik öncelikleri, sermaye öğeleri bazında oluşturduğu değer yaratma modelinin girdileri ve çıktıları, faaliyetlerinin paydaşlar üzerindeki etkileri ve gelecek hedefleri kapsamlı biçimde değerlendiriliyor. Aynı zamanda şirketin faaliyetleri kapsamında karşılaştığı risk ve fırsatlar da detaylı biçimde analiz ediliyor. Rapor, 1 Ocak 2025 – 31 Aralık 2025 döneminde Anadolu Sigorta’nın finansal ve finansal olmayan performans sonuçlarını, sürdürülebilirlik çalışmalarını, operasyonel gelişimini ve kurumsal yönetişim yaklaşımını da aynı çerçevede paydaşlara sunuyor. Sigortacılıkta dijital dönüşüm konusunda birçok yeniliğe art arda imza atan Türkiye’nin öncü sigorta şirketi Anadolu Sigorta, aynı zamanda Entegre Faaliyet Raporu’nun dijital tamamlayıcısı niteliğinde, sektörde bir ilk olarak Online Özet Entegre Faaliyet Raporu uygulamasını da hayata geçirdi. Rapor içindeki kritik bilgileri okuyucu deneyimini kolaylaştıracak şekilde kısa ve anlaşılır bir formatta dijital ortama taşıdı. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı İdil Pamir, şirketin ikinci yüzyılına girerken şeffaflık, erişilebilirlik ve teknoloji odaklı iletişim anlayışını güçlendirdiklerini belirterek şunları söyledi: “Bu yıl ilk kez Entegre Faaliyet Raporu yayımladık ve bu kapsamda klasik PDF formatının ötesine geçen, dinamik, etkileşimli ve kullanıcı dostu bir Online Özet Entegre Faaliyet Raporu’nu hazırladık. Bu çalışma, sadece finansal ve operasyonel sonuçlarımızı aktaran bir belge değil; stratejimizi, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı ve değer yaratma modelimizi bütüncül bir dijital deneyimle anlatan yeni bir platform. Online Özet Entegre Faaliyet Raporu ile yatırımcılarımızdan iş ortaklarımıza, çalışanlarımızdan kamuoyuna kadar tüm paydaşlarımız için daha şeffaf, daha erişilebilir ve daha anlaşılır bir iletişim modeli oluşturduk.” Uluslararası raporlama standartlarıyla uyum Hisse senetleri Borsa İstanbul’da işlem gören Anadolu Sigorta’nın 2025 Entegre Faaliyet Raporu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenen faaliyet raporlaması gereklilikleriyle uyumlu şekilde hazırlandı. Rapor aynı zamanda uluslararası raporlama standartları doğrultusunda oluşturuldu. Bu kapsamda çalışma, Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi’nin (IIRC) Entegre Raporlama Çerçevesi ( Framework) ve Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative - GRI) standartları temel alınarak hazırlandı. Bu yaklaşım, Anadolu Sigorta’nın finansal performansını ve sürdürülebilirlik çalışmalarını, uluslararası kabul gören metodolojiler doğrultusunda paylaşmasına olanak sağlıyor. Online Özet Rapor: Dijital ve erişilebilir bir deneyim Entegre faaliyet raporları genellikle kapsamlı ve uzun dokümanlar olduğu için şirket, rapor içindeki kritik bilgileri okuyucu deneyimini kolaylaştıracak şekilde kısa ve anlaşılır bir formatta dijital ortama taşıdı. Online Özet Entegre Faaliyet Raporu’nun en önemli başlıklarını içeren detaylı bir özet yapı sunuyor. Böylece okuyucular Anadolu Sigorta’nın finansal performansı, stratejik öncelikleri, 100 yıllık hikayesi, değer zinciri, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve öne çıkan performans göstergeleri gibi temel bilgilere kısa sürede ulaşabiliyor. Raporun tamamına ulaşmak isteyen kullanıcılar için ana rapora yönlendirme butonu da bulunuyor. Sürdürülebilirlik ve şeffaflık yaklaşımı Anadolu Sigorta, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını kamuoyuyla düzenli olarak paylaşan şirketler arasında yer alıyor. Şirket, 2018 yılından bu yana yayımladığı sürdürülebilirlik raporları aracılığıyla çevresel ve sosyal performansını şeffaf biçimde ortaya koyuyor. İklim değişikliği ve karbon emisyonlarına ilişkin stratejiler, riskler ve fırsatlar Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project – CDP) çerçevesinde raporlanıyor. Bu yaklaşım, Anadolu Sigorta’nın çevresel etkilerini ve sürdürülebilirlik hedeflerini uluslararası platformlarda şeffaf biçimde paylaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMSA, Dünyanın Dört Bir Yanından İş Ortaklarını Bir Araya Getirdi Haber

TEMSA, Dünyanın Dört Bir Yanından İş Ortaklarını Bir Araya Getirdi

TEMSA; düzenlediği Tedarikçi Buluşması’nda kalite, yeni projeler, risk yönetimi, rekabetçilik, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve iş birliği başlıkları altında şekillenen yol haritasını iş ortaklarıyla paylaştı. Tedarik zinciri alanında güçlü ekosistem ve ortak değer yaratma unsurlarının ön plana çıktığı etkinlikte, TEMSA’nın gelecek dönem stratejisi de detaylı şekilde ele alındı. Buluşmada, TEMSA CEO’su Evren Güzel’in yanı sıra Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Fatih Tunçbilek, Ar-Ge ve Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Caner Sevginer ile Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü Akın Ergür gerçekleştirdikleri sunumlarla şirketin operasyonel yapısı, teknoloji vizyonu ve tedarik zinciri stratejisine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. “Rekabet artık tedarik zincirleri arasında yaşanıyor” Günümüzde rekabet koşullarının artık marka ve ürünlerin ötesine geçtiğini belirten TEMSA CEO’su Evren Güzel, etkinlikte yaptığı konuşmada: “Rekabet artık yalnızca markalar ve ürünler arasında yaşanmıyor; güçlü ve entegre tedarik zincirlerinin birbirleriyle olan rekabeti ve ekosistemler arasında şekilleniyor. Müşterilerimizin ortak beklentisi güvenli, kaliteli ve rekabetçi çözümler sunmamız. Küresel rekabette güçlü tedarik zincirine sahip olmayan firmaların başarılı olacağına olasılık vermiyoruz. Bu anlamda TEMSA’nın en güçlü yönlerinden biri, uçtan uca tedarik zinciri yönetimine sahip olması. Bugün TEMSA, döviz bazında çift haneli büyüme kaydeden, Avrupa ve Türkiye’de kendi tarihinin en yüksek otobüs satış adetlerine ulaşan, ciro ve ihracatta rekorlar kıran bir marka konumunda. Bu başarı; kurduğumuz stratejik iş ortaklıkları, güçlü iş birlikleri ve global ekosistemimiz sayesinde mümkün oldu. Gelecek hedefimiz ise; esnek ve çeşitli bir ürün portföyü, kıtalar arasında güçlü ayak izi ile TEMSA’yı küresel ölçekte 1 milyar dolarlık ciroya sahip ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ haline getirmek” ifadelerini kullandı. “Hedefimiz zirve ve zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız” 2025 yılını başarılı sonuçlarla tamamladıklarını vurgulayan Evren Güzel, TEMSA tarihinin en güçlü satış ve üretim performansına ulaştıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılı gibi zorlu koşulların yaşandığı bir dönemde, konsolide ciromuzu geçtiğimiz yıla göre döviz bazında yüzde 10 artırarak 554 milyon dolar seviyesine taşıdık. Türkiye’de büyümemizi sürdürürken, Avrupa’daki öncelikli pazarlarımızda yeni satış rekorlarına imza attık. Bir önceki yıla göre döviz bazında yüzde 7’lik artışla ihracatımızı 316 milyon dolara ulaştırdık. Zorlu faaliyet ortamına rağmen tüm bunları müşteriyi odağa alan küresel büyüme stratejimiz, operasyonel mükemmeliyet anlayışımız ve kurduğumuz stratejik iş birlikleri ile başardık. Bu başarı hikayesinde bizimle yol alan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu yıl ve devamında da hızlı büyümemizi sürdürmeye odaklandık. Hedefimiz zirve diyoruz ve bu zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız.” Yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor Yurt içinde 20 şehirde 270, yurt dışında ise 24 ülkede 150 tedarikçisi bulunan TEMSA’nın, yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor. Asya’dan Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada güçlü bir tedarikçi ekosistemini yöneten TEMSA; özellikle yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımlarıyla tedarik zincirinde sürdürülebilirlik, maliyet optimizasyonu ve risk yönetimini odağına alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. Tedarikçi performansında da iyileşme sağlayan TEMSA, 2024 yılında 77,15 olan ortalama performans skorunu 2025 yılında 81,15’e yükseltti. TEMSA, tüm projelerde tedarikçilerini tasarım ve planlama aşamasından itibaren sürece dahil ediyor. Bu yaklaşım, maliyet ve lojistik yönetiminde rekabet avantajı sağlarken, krizlere hazırlıklı bir ekosistem oluşturarak sürdürülebilir büyümeyi destekliyor. Dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları ise veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirirken, sürdürülebilirlik ve yeşil tedarik kriterleri, uzun vadeli değer yaratmayı destekliyor. Kalite ve sürdürülebilirlikte “yeşil satınalma” anlayışı TEMSA, sürdürülebilirlik alanında elde ettiği global başarılarla da tedarik zinciri alanında öncü bir konumda yer alıyor. Şirketlerin çevre, işçi ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik alanlarındaki performansını değerlendiren uluslararası EcoVadis platformunun 2025 değerlendirmesinde 78 puanla dünya genelinde en iyi yüzde 6’lık dilimde yer alan TEMSA'nın, Sürdürülebilir Tedarik Puanı ise geçtiğimiz yıllara kıyasla %92,5 yükseldi. CDP (Carbon Disclosure Project) değerlendirmelerinde hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği alanlarında A Listesi’ne girerek küresel liderler arasında konumlandı. Aynı zamanda CDP tarafından gerçekleştirilen Tedarikçi İlişkileri Değerlendirmesinde, üst üste üçüncü kez A Listesi’nde yer alarak global liderler arasındaki konumunu korumaya devam etti. Önümüzdeki dönemde de TEMSA, tedarikçi seçiminde kalite ve çevresel sürdürülebilirlik kriterlerini öne çıkaran “yeşil satınalma” yaklaşımıyla faaliyetlerine devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vestel’in İklim Performansı CDP’den A Notu Aldı Haber

Vestel’in İklim Performansı CDP’den A Notu Aldı

Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine alan Vestel, iklim değişikliğiyle mücadele, emisyon yönetimi ve çevresel risklerin şeffaf şekilde raporlanması alanlarında yürüttüğü çalışmalarıyla 2025'te uluslararası ölçekte güçlü bir performans ortaya koydu. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, şirketlerin karbon ayak izlerini, sera gazı emisyonlarını ve iklim değişikliği risklerini ölçerek raporlamalarını sağlayan uluslararası CDP platformunda 2025'te İklim Değişikliği kategorisindeki skorlarını A seviyesine yükseltti. Böylece Vestel, ilk kez CDP Küresel A Listesi’nde yer almaya hak kazandı. Şirketlerin Su Güvenliği skorları ise B seviyesinde gerçekleşti. İklim değişikliği kategorisinde A seviyesine ulaşılması, Vestel’in uzun vadeli çevresel stratejisi kapsamında belirlediği bilim temelli hedeflerin ve karbonsuzlaşma yol haritasının küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Su Güvenliği alanındaki B seviyesi ise suyun verimli kullanımına yönelik belirlenen hedefler doğrultusunda su tasarrufu projelerinin istikrarlı şekilde yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olan CDP, şirketler ve şehirler için dünyanın tek küresel çevre ve doğa raporlama sistemini sunuyor. 2000 yılında Londra’da kurulan CDP, sermaye piyasalarının ve kurumsal tedarik zincirlerinin gücünü kullanarak, şirketlerin çevresel etkilerini şeffaf biçimde raporlamaları konusunda öncü rol üstleniyor. Binlerce şirketi geride bıraktı Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, sürdürülebilirlik faaliyetleri ve süreçlerdeki şeffaflıkları nedeniyle S&P Global’in 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı’na dahil edildi. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, Sürdürülebilirlik Yıllığı için dünya çapında 59 sektörden 9 bin 200’ü aşkın şirket arasından seçilen 848 Yıllık Üyesi arasında yer aldı. Vestel Elektronik buna ilave olarak S&P Global CSA skoruna göre ilk yüzde 10’luk dilimde yer almaya hak kazandı. Bu sonuçlar, Vestel’de sürdürülebilirliğin operasyonel uygulamaların ötesine geçerek stratejik karar mekanizmalarına entegre edildiğini ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesinin temel unsuru olarak konumlandırıldığını ortaya koyuyor. S&P Global sürdürülebilirlik alanında kurumların, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ÇSY) performanslarını ölçmeleri, raporlamaları ve stratejik sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları için kapsamlı veri, analiz ve araçlar sunuyor. S&P Global, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini bilimsel veri ile desteklerken küresel ölçekte sürdürülebilir dönüşüm süreçlerini hızlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.