Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cengiz Holding

Kapsül Haber Ajansı - Cengiz Holding haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cengiz Holding haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cengiz Enerji’den Sürdürülebilir Gelecek İçin 2030 Yol Haritası Haber

Cengiz Enerji’den Sürdürülebilir Gelecek İçin 2030 Yol Haritası

Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlayarak güvenilir, erişilebilir ve daha düşük karbonlu enerji üretmeyi ve toplumsal kalkınmayı desteklemeyi amaçlayan Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz Enerji, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 10 başlığına doğrudan katkı sağlayan Cengiz Enerji, 5.164 MW’lık kurulu gücüyle Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yüzde 4’ünü tek başına karşılıyor. Cengiz Enerji, yayınladığı sürdürülebilirlik raporu ile birlikte 2030 yılına kadar hayata geçirmeyi planladığı 3 adımlı stratejik yol haritasını da açıkladı. Enerji sistemleri dönüşürken şirketlerin dayanıklılığının, yenilik kapasitesinin ve sürdürülebilirlik yaklaşımının kurumsal başarının temel belirleyicileri haline geldiğini ifade eden Cengiz Enerji CEO’su Ahmet Türkoğlu, “Enerji sektöründe değer yaratmanın yolu; güvenilir enerji arzını güçlendiren, rekabetçi teknolojilere yatırım yapan ve iklim sorumluluğunu iş modelinin ayrılmaz bir parçası haline getiren bütüncül bir yaklaşım geliştirmekten geçiyor. Bu anlayış doğrultusunda attığımız her adım hem sektörün dönüşümüne katkı sunmayı hem de gelecek nesiller için daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmeyi hedefliyor. Cengiz Holding’in uzun vadeli yatırım yaklaşımını, enerji üretiminde teknoloji, güvenlik ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştiriyoruz. Türkiye’de enerji arz güvenliğine katkı sunarken, yurt dışı operasyonlarımızla da coğrafi çeşitliliğimizi artırıyor; farklı piyasa ihtiyaçlarına cevap verebilen dengeli bir üretim portföyünü sorumlulukla yönetiyoruz. 2025 itibarıyla Türkiye’de ve yurt dışında 5.600 MW’yi aşan kurulu gücümüzle, enerji dönüşümünün ölçek ve süreklilik gerektiren tarafında sorumluluk taşıyoruz. Ülkemizdeki kurulu gücün %61’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşması; bize hem düşük karbonlu büyüme hem de daha dayanıklı bir üretim portföyü inşa etme imkânı veriyor” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK HEDEFLERİ SİSTEMATİK ŞEKİLDE İZLENECEK Cengiz Enerji’nin yayınladığı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı “İklim ve Enerji Dönüşümü, Çevrenin Korunması, Çalışan Sağlığı ve Güvenliği, Toplum ve Paydaşlar için Değer Yaratmak” olmak üzere dört temel öncelik etrafında şekilleniyor. Şirket tüm faaliyetlerinde çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarını gözeten bir değer yaratma modeli benimserken, daha sürdürülebilir enerji altyapısının inşasında aktif rol üstlenmeyi hedefliyor. Bunun için 2030 yılına kadar hayata geçecek 3 kademeli stratejik yol haritası hazırlayan Cengiz Enerji, ilk adım olarak kısa vadede sürdürülebilirlikte kurumsal yapılanmayı tamamlayacak. Şirket, bu yılın sonuna kadar tamamlamayı hedeflediği ilk aşama hedeflerde veri altyapısını daha da güçlendirerek, sera gazı emisyonları başta olmak üzere çevresel ve sosyal göstergelerini daha sistematik şekilde izleyecek. Ayrıca Cengiz Enerji, CDP iklim değişikliği ve su güvenliği raporlamasına yönelik de hazırlık çalışmalarını yürütecek. YATIRIM KARARLARINI İKLİM RİSKLERİ BELİRLEYECEK Yol haritasının orta vadeli ikinci aşamasını 2027- 2028 yıllarında tamamlamayı hedefleyen Cengiz Enerji, bu aşamada hedef belirleme süreçlerini daha ileri noktaya taşıyarak iklim risklerinin yatırım kararlarına etkisini derinleştirecek. Bu aşamada yenilenebilir enerji yatırımlarının güçlü desteği ile elde edilecek karbon sertifikaları sayesinde karbon ticareti yaklaşımını geliştirmeyi hedefleyen şirket, Sürdürülebilir tedarik zinciri perspektifi doğrultusunda Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) risk değerlendirme ve tedarikçi denetim programlarını da başlatarak, tedarikçilerinin de sürdürülebilirlik hedeflerini paylaşmasını sağlayacak. Yol haritasının uzun vadeli son aşamasını ise 2029-2030 yıllarında tamamlayacak olan Cengiz Enerji, net sıfır yolculuğunu daha görünür ve ölçülebilir hale getirecek. Bu süreçte Net-Sıfır yol haritasının detaylandırılarak kamuoyu ile paylaşılmasını hedefleyen şirket, iklim senaryo analizlerini de ileri düzeyde uygulayarak, uzun vadeli stratejisine entegre edecek. Şirket bu dönüşümün sonucunda ulusal ve uluslararası ÇSY inisiyatiflerinde de öncü rol oynayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cengiz Enerji 3 Barajda 5 Yılın Üretim Rekorunu Kırdı  Haber

Cengiz Enerji 3 Barajda 5 Yılın Üretim Rekorunu Kırdı 

Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz Enerji, son 10 yılda sadece yenilenebilir kaynaklara yaptığı yatırımlarla, portföyündeki yenilenebilir kaynaklı üretimin payını %61’e çıkardı. Türkiye’de 5.162 MW kurulu gücü bulunan Cengiz Enerji’nin 3.171 MW’ını yenilenebilir kaynaklı üretim oluşturuyor. Yenilenebilir kaynaklı üretimi daha verimli hale getirmek için yatırımlarını sürdüren Cengiz Enerji, birden fazla kaynaktan oluşan hibrit enerji santrallerinin de ülkemizdeki öncüsü. Türkiye’nin ilk hibrit enerji santralini Bingöl’de kuran Cengiz Enerji’nin Bingöl’de, Aşağı Kaleköy Barajı ve Hibrit Enerji Santrali’nin yanı sıra yine aynı nehir üzerinde Yukarı Kaleköy Barajı ve Hidroelektrik Santrali ile Beyhan-1 Barajı ve Hidroelektrik Santrali bulunuyor. Cengiz Enerji CEO’su Ahmet Türkoğlu, yenilenebilir kaynaklı elektrik üretiminde iklimin öngörülemez etkisiyle üretimde değişiklikler olabildiğini belirterek, doğru planlamayla bu belirsizlikleri bertaraf etmeye çalıştıklarını söyledi. Üretimdeki dalgalanmalarda kuraklık kadar yoğun yağışın da etkisi olduğunu ifade eden Türkoğlu, “Bu yıl yoğun yağışların yaşandığı Bingöl’de bilimsel ve teknolojik yöntemleri kullanarak, yıllardır bu bölgede olmamızın da verdiği tecrübeyle çok doğru üretim planlamaları gerçekleştirdik. Yoğun yağışlar nedeniyle aynı nehir üstünde bulunan diğer barajlar, kapaklarını açarak üretimde kullanılan suyu nehre boşaltmak zorunda kalırken biz üç barajımızda da tüm suyu üretimde kullanmayı başardık. Bu da bize son 5 yılın rekor üretimini getirdi. İlk beş ayda üç barajımızda toplam 3,4 milyon MWh üretim gerçekleştirerek son 5 yılın ortalamasının iki katından daha fazla üretim gerçekleştirdik” diye konuştu. 500 BİN HANENİN ENERJİSİNİ KARŞILIYOR Hidroelektrik ve güneş enerji santralinden oluşan Aşağı Kaleköy Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin Türkiye’nin ilk hibrit enerji santrali olduğunu anımsatan Türkoğlu, “Santralimiz, 500 MW kurulu güce sahipken, yanına 200 bin panelden oluşan güneş enerji santrali de ekleyerek kurulu gücü 580 MW’a çıkardık. Bu da 500.000 hanenin elektrik tüketimine karşılık geliyor” diye konuştu. Aynı nehir üzerinde iki hidroelektrik santrallerinin daha olduğunu dile getiren Türkoğlu, Bingöl ve Elazığ’da kurulu üç santralin toplam 1.709 MW kurulu güce ulaştığını söyledi. ‘YENİLENEBİLİR’İN GELECEĞİNİ DEPOLAMA BELİRLEYECEK Enerjinin depolanabilir hale gelmesinin, yenilenebilir kaynaklı üretimlerin geleceğini belirleyeceğini anlatan Türkoğlu, “Tüm dünyada yenilenebilir enerjilere doğru bir dönüşüm var. Ancak iklime çok bağlı olduğu için üretimde belirsizliklerin yaşayabiliyoruz. Sadece kuraklık olduğu dönemde değil, üretim artışının yaşandığı dönemlerde de enerjiyi depolayabilmek, üretimin sürdürülebilirliği açısından çok önemli. Hem dünya hem de Türkiye eğer gerçekten yönünü tamamen yenilenebilir kaynaklı enerjiye çevirmek istiyorsa depolamalı enerji santrali yatırımların hızla başlaması ve tamamlanması gerekiyor” dedi. Türkiye’de depolamalı enerji yatırımlarının başladığını dile getiren Türkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de önümüzdeki dönemde yenilenebilir kaynaklı yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Depolamalı enerji yatırımlarımızda da süreçlerimiz devam ediyor. Orta vadede planlamış olduğumuz rüzgar ve güneş kaynaklı yaklaşık 610 MW’lık yatırımımız bulunuyor. Bunun 500 MW’lık kısmı depolamalı enerji projesi olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Bakır ‘Çevre Müfettişleri’ Projesiyle Bu Yıl 5.130 Öğrenciye Ulaşacak Haber

Eti Bakır ‘Çevre Müfettişleri’ Projesiyle Bu Yıl 5.130 Öğrenciye Ulaşacak

Cengiz Holding'in grup şirketi Eti Bakır tarafından 2021 yılında başlatılan “Çevre Müfettişleri” projesi, sürdürülebilir gelecek için eğitimlere bu yıl da devam ediyor. Çevre bilinci, geri dönüşüm, doğanın korunması gibi 11 başlıktan oluşan eğitimlerle faaliyet gösterdiği 9 işletmesinde toplam 5.130 öğrenciye ulaşmayı amaçlayan Eti Bakır, öğrencilerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamaya devam edecek. Sürdürülebilir bir geleceğin, çevre bilinci yüksek nesillerle mümkün olacağına dikkat çeken Eti Bakır Çevre Direktörü Yusuf Topçu, “Öğrencilerin çevre bilincini daha yüksek seviyeye çıkarmak için üstlendiğimiz sorumluluğu bu yıl da devam ettiriyoruz. Bizim bu projedeki temel amacımız çevre bilincine sahip genç nesiller yetiştirmek. Çevre Müfettişleri projesini bu anlayışla başlattık ve her yıl daha fazla öğrenciye ulaşarak etkimizi büyütüyoruz. Doğayı korumaya teşvik eden eğitimlerimizde, çöp ve atık farkını, sıfır atık ve geri dönüşümün farklarını anlatıyoruz. Çevre mühendisleri arkadaşlarımız ve öğrencilerimizle beraber sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye devam ederken gelecek kuşakların daha yaşanılabilir bir dünya hedefine katkıda bulunmalarını hedefliyoruz. Geçmiş yıllarla birlikte değerlendirildiğinde, proje kapsamında ulaşılan toplam öğrenci sayısı 12 bini aşacak. Bu rakamlara ulaşmış olmak, bizleri çok mutlu ve motive ediyor” diye konuştu. ÇEVRE MÜFETTİŞLERİ PROJESİ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR Çevre Müfettişleri projesi ile 2021 yılından günümüze kadar 164 okulda toplam 7.164 öğrenciye sürdürülebilirlik eğitimleri veren Eti Bakır, bu yıl da 5.130 öğrenciye ulaşmayı hedefliyor. Adıyaman, Cerattepe ve Murgul tesisleriyle Artvin, Elazığ, İzmir, Kastamonu, Siirt, Samsun ve Mardin’de öğrencilerle buluşan Eti Bakır’ın çevre mühendisleri, erken yaşta çevre bilincinin önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde Adıyaman’da 6 okulda 335, Cerattepe ve Murgul tesisleriyle Artvin’de 8 okulda 853, İzmir’de 11 okulda 1000, Kastamonu’da 6 okulda 400 ve Siirt’te 3 okulda 550 öğrenciye ulaşan Eti Bakır; geri dönüşüm, çevre, enerji tasarrufu ve sıfır atık gibi konularla öğrencileri bilinçlendirerek, bu bilinci gelecek nesillere aktarıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Alüminyum’dan 400 Milyon Dolarlık Haddehane Yatırımı Haber

Eti Alüminyum’dan 400 Milyon Dolarlık Haddehane Yatırımı

Türkiye’nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, yeni haddehane yatırımıyla savunma sanayi başta olmak üzere ülkemizin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ürün üretim kabiliyetine sahip olacak. Konya Seydişehir’de 400 milyon dolarlık yatırımla kurulan sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin üretileceği haddehaneyle bu tesisi besleyecek yeni dökümhane, yassı alüminyum ürünlerinde 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçecek. Haddehanenin 2027’nin ilk çeyreğinde üretime başlaması hedefleniyor. Geleneksel hale gelen iftar yemeğinde açıklamalarda bulunan Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, “Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, Eti Alüminyum’u bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı yaratacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, Eti Alüminyum’u yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. ÜRETİM KAPASİTESİ 250 BİN TONU BULACAK Eti Alüminyum’un 1.700 kişiye istihdam sağladığını hatırlatan Arkan, şirketin 53 yıllık geçmişinden edindiği bilgi birikimi ile çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Eti Alüminyum’un 2005 yılından bu yana Cengiz Holding çatısı altında büyüdüğünü kaydeden Arkan, “Geride bıraktığımız 21 yılda Konya’ya çok önemli yatırımlar yaptık. Şu anda içinde dökümhane ve haddehanenin bulunduğu devam eden yatırımlarımızın toplam tutarı 400 milyon dolar civarında. Ne mutlu bize ki bu yıl yapımını tamamlayıp, gelecek yıl ilk ürünlerini alacağımız haddehanemizle ülkemizin savunma sanayisine daha yüksek katma değerli ürün sunar hale geleceğiz. Ülkemizin yerli kaynaklarla üretim kapasitesine çok önemli bir katkı sunacağız. Haddehanemiz ilk etapta 100 bin tonluk üretim kapasitesine sahip olacak. Bunu 250 bin tona kadar çıkarabileceğiz. Böylece Türkiye’nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltarak, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçeceğiz. Bu yolla Seydişehir’de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliği destekleyeceğiz” dedi. İNCE HİDRATTA İHRACAT HEDEFLİ YATIRIM Eti Alüminyum’da devam eden diğer yatırımlar hakkında da bilgi veren Arkan, şöyle devam etti: “Haddehanede hem sıcak ve hem de soğuk hadde ürünlerini üretebileceğiz. Aynı zamanda haddehaneyi besleyecek bir dökümhane yatırımımız da devam ediyor. Geçtiğimiz yıl duyurduğumuz özel alüminada üretimimizle artık ticari satışlara başladık. Öte yandan kablo üretimi için önemli bir girdi olan ince hidrat üretimimizde de kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Ülkemizin yıllık ihtiyacının 25 bin ton olduğu ince hidratta kapasiteyi 10 bin tondan 35 bin tona çıkararak ihracata da başlayacağız.” DÜNYAYA ÖRNEK MODEL İLE PATENT ALDI Şirketin Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olarak Ar-Ge yatırımlarına da ara vermeden devam ettiğine değinen Arkan, “Hatırlayacağınız üzere biz boksit madeninden lityum karbonat üretimi ile ilgili dünyada ilk çalışmaları yapan şirket biziz. Bu başarı Cengiz Holding çatısı altındaki tüm şirketlerin üretim sonrası arta kalan maddelere atık değil artık madde gözüyle bakma stratejisinden ve döngüsel ekonomiye olan inancından kaynaklanıyor. Sizin de yakından takip ettiğiniz üzere lityum karbonat üretim faaliyetlerimizin patentini aldık. Bu başarı için tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Alüminyum 2025’te Katma Değerli Üretime Odaklandı Haber

Eti Alüminyum 2025’te Katma Değerli Üretime Odaklandı

Türkiye’nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, 2025 yılında üretim gücünü ürün çeşitliliği ve teknik yetkinlik ekseninde yeniden yapılandırırken, stratejik sektörlere yönelik üretim kabiliyetini de güçlendirdi. Seydişehir’de yarım asrı aşkın süredir sürdürülen üretim faaliyetleri; Ar-Ge, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla desteklendi. Şirketin 2025 yılı performansını değerlendiren Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, şu ifadeleri kullandı: “Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, Eti Alüminyum’u bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı yaratacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, Eti Alüminyum’u yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz.” HADDEHANE YATIRIMIYLA KATMA DEĞERLİ ÜRETİMDE YENİ AŞAMA 2025 yılında Eti Alüminyum’un en önemli yatırım başlıklarından biri yapımı devam eden yeni haddehane yatırımı oldu. Toplam yatırım tutarı 10 milyar TL’yi aşan tesisin, ilk etapta 100 bin ton üretim kapasitesiyle devreye alınması; ilerleyen aşamalarda ise kapasitenin 200–250 bin ton seviyelerine çıkarılması hedefleniyor. Haddehane yatırımıyla birlikte, özellikle savunma sanayi, havacılık ve ileri imalat sektörleri için kritik öneme sahip sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin yurt içinde üretilmesi amaçlanıyor. Bu sayede Türkiye’nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltılması, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçilmesi ve Seydişehir’de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliğin desteklenmesi hedefleniyor. AR-GE ÇALIŞMALARIYLA ÜRETİMDE YENİ ALANLAR AÇILIYOR Eti Alüminyum, 2025 yılında kapasite yatırımlarının yanı sıra Ar-Ge faaliyetleriyle üretim yetkinliğini güçlendirmeye devam etti. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda özel alümina üretim hattı devreye alındı. Yıllık 40 bin ton kapasiteye ulaşması hedeflenen üretim hattı sayesinde; savunma sanayi, seramik ve termal izolasyon gibi stratejik alanlarda kullanılan, yüksek saflık ve dayanım gerektiren bu önemli hammaddenin yurt içinde üretilmesine başlandı. Ar-Ge çalışmaları kapsamında ayrıca, alüminyum üretim sürecinde ortaya çıkan boksit atığından lityum geri kazanımına yönelik pilot üretim başarıyla tamamlandı. Bunun yanında, petrokimya sektöründe kullanılan katalizörlerin yerli üretimine yönelik test süreçleri devam ederken, olumlu sonuçlar alınması halinde ithal edilen bu kritik girdinin Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. YENİLEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARIYLA ÜRETİMDE DÖNÜŞÜM Eti Alüminyum, üretim faaliyetlerini enerji yatırımlarıyla birlikte ele alarak 2025 yılında yeşil dönüşüm stratejisini güçlendirdi. Seydişehir’deki 189 MW güneş enerjisi kurulu gücüne ek olarak, Gaziantep’te 95 MW ve Çumra’da 4 MW kapasiteli güneş enerjisi santralleri devreye alındı. Sivas’ta planlanan 42 MW kapasiteli yeni GES yatırımıyla birlikte, şirketin güneş enerjisinde toplam kurulu gücünün 330 MW seviyesine ulaşması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, Eti Alüminyum’un üretimde kullandığı elektriğin tamamını temiz enerji kaynaklarından karşılamaya yönelik uzun vadeli “yeşil alüminyum” vizyonunun temel unsurları arasında yer alıyor. Oymapınar Hidroelektrik Santrali ile başlayan bu dönüşüm süreci, güneş enerjisi yatırımlarıyla genişletilerek düşük karbonlu üretim yaklaşımının kalıcı biçimde güçlendirilmesini amaçlıyor. ÇEVRESEL SORUMLULUK ODAKLI SAHA UYGULAMALARI Eti Alüminyum, 2025 yılında yenilenebilir enerji yatırımlarıyla güçlendirdiği düşük karbonlu üretim yaklaşımını, sahadaki çevresel sorumluluk uygulamalarıyla desteklemeyi sürdürdü. Bu yaklaşım doğrultusunda, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü çerçevesinde gerçekleştirilen çalışmalarla 37.900 fidan toprakla buluşturuldu. Dikilen fidanların büyüme süreçleri boyunca yılda yaklaşık 490 ton karbonu atmosferden temizlemesi öngörülüyor. SANAYİ Z.0 İLE NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞINA YATIRIM Eti Alüminyum, 2025 yılında yalnızca üretim ve teknoloji yatırımlarına değil, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da devam etti. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Sanayi Z.0 Programı kapsamında, Seydişehir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerine burs, staj ve uygulamalı eğitim desteği sağlandı. Programın başlangıcından bu yana 200 öğrenci tesislerde staj yaparken, 180 öğrenciye burs desteği sunuldu. Eti Alüminyum mühendislerinin mentorluk katkısıyla yürütülen program, sanayi–okul iş birliğini güçlendiren ve gençlerin üretimle doğrudan temas kurmasını sağlayan sürdürülebilir bir model olarak devam ediyor. Seydişehir’den aldığı güçle yoluna devam eden Eti Alüminyum, üretimden Ar-Ge’ye, enerjiden insan kaynağına uzanan bütüncül yaklaşımıyla Türkiye sanayisine uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. ETİ ALÜMİNYUM HAKKINDA: 1967 yılında temelleri atılan ve 1973'te üretime başlayan Eti Alüminyum, 2005'ten bu yana sanayinin öncü gruplarından Cengiz Holding çatısı altında faaliyetlerini sürdürüyor. Özelleştirme İdaresi’nden alındıktan sonra yenileme, kapasite artırımı ve teknoloji yatırımlarına hız verilen tesislere, bugüne kadar haddehane yatırımları hariç olmak üzere 700 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştirilmiştir. Tüm bu yatırımlar sayesinde bugün, Türkiye'de madenden son ürüne kadar üretim yapabilen tek entegre tesise sahip olan Eti Alüminyum’da yılda 82.000 ton alüminyum üretiliyor. Üretilen ürünler, pencere profilinden uçaklara, turizmden savunma sanayine kadar çok geniş bir alanda kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En Büyük Rüzgar Türbini Çerkeş’te Devreye Alındı Haber

Türkiye’nin En Büyük Rüzgar Türbini Çerkeş’te Devreye Alındı

183 metre rotar çapı, 90 metre kanat uzunluğu ve 7,2 MW güce sahip dev türbinler sayesinde yüksek verimlilik elde edilerek, santralin yıllık elektrik üretimi ile karbon emisyonu azaltım kapasitesi önemli ölçüde artırıldı. DZ BANK’tan sağlanan 20 milyon dolarlık yeşil finansman desteğiyle hayata geçirilen yatırım, Cengiz Enerji’nin yenilenebilir enerji üretiminde verimlilik ve sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Katma değerli sanayi ve enerjide Türk şirketlerine öncülük eden Cengiz Holding’in grup şirketlerinden Cengiz Enerji tarafından yürütülen Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali kapasite artırımı projesi başarıyla tamamlandı. Proje kapsamında santralin kurulu gücü 32,6 MW artırılarak toplam 82,6 MW’a yükseltildi ve kanat uzunluğu 90 metre olan, Türkiye’nin en büyük rüzgar türbinleri devreye alındı. Ülkemizin yerli ve yenilenebilir enerji arzını artırma hedefi doğrultusunda hayata geçirilen yatırım; ölçeği, teknolojik özellikleri ve çevresel etkisiyle öne çıkarken, DZ BANK’tan sağlanan yeşil finansman modeliyle de sürdürülebilir yatırımlara örnek teşkil ediyor. Cengiz Enerji İcra Kurulu Üyesi Mustafa Eskiçırak, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi; “Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali, Cengiz Enerji’nin sürdürülebilir büyüme vizyonunun en somut örneklerinden biri oldu. Türkiye’nin en büyük kanat uzunluğuna sahip rüzgar türbinlerini devreye alarak yenilenebilir enerji üretiminde verimlilik ve çevresel etki açısından önemli bir adım attık. Bu ölçek ve teknik nitelikteki bir projenin başarıyla tamamlanması, güçlü finansal yapımız ve uluslararası iş ortaklarımızla yürüttüğümüz etkin koordinasyonun bir sonucudur. Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımız, yalnızca bugünün enerji ihtiyacını değil, geleceğin karbon nötr ekonomisini de şekillendirmeye katkı sağlıyor.” YILLIK 54 BİN TON KARBON SALIMI ENGELLENECEK Yeşil kredi kapsamında tamamlanan kapasite artırımıyla birlikte Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali’nin kurulu gücü 82,6 MW’a ulaştı. Her biri 7,2 MW gücünde olan yeni türbinler, 183 metre rotor çapı ve 90 metre kanat uzunluğu ile Türkiye’de bugüne kadar kurulan en büyük kanatlı rüzgar türbinlerini oluşturuyor. Rekor uzunluktaki kanatlar sayesinde tek türbinden maksimum enerji üretimi sağlanıyor. Yıllık yaklaşık 54 bin ton karbon salımını engelleyecek Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali hem çevreci teknolojileri hem de verimlilik performansıyla Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine önemli katkı sunacak.

Cengiz Holding’in Enerji Yatırımlarına 64,5 Milyon Dolarlık Yeşil Finansman Haber

Cengiz Holding’in Enerji Yatırımlarına 64,5 Milyon Dolarlık Yeşil Finansman

Şirketler, toplam 120 milyon dolarlık yatırımların finansmanı için 64,5 milyon dolarlık “Karbon Azaltımı Komple Yatırım Kredisi” kullandı. Cengiz Holding grup şirketleri Eti Bakır ve Eti Alüminyum, üretimde insana ve sürdürülebilir geleceğe odaklanarak, iç enerji tüketimlerini karşılamak amacıyla güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarını sürdürüyor. Halihazırda Mardin, Mazıdağı’nda 52 MW kurula güce sahip GES yatırımı olan Eti Bakır, Ağrı, Doğubeyazıt’ta 45 MW’lık yeni GES projesini tamamlamak üzere. 160 MW kurulu güce sahip dört GES’i bulunan Eti Alüminyum ise Gaziantep, Araban’da 90 MW’lık yeni GES’ini hayata geçiriyor. Toplam 135 MW kurulu güce sahip bu projeler için şirketler tarafından 120 milyon dolarlık yatırım yapıldı. Bağımsız uzmanların hazırladığı sürdürülebilirlik raporları, projelerin enerji verimliliği ve karbon salınımı üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koyarken, bu kapsamda 64,5 milyon dolarlık "Karbon Azaltımı Komple Yatırım Kredisi" sağlandı. Kredilerin kullanım süresince verilen karbon emisyonlarının azaltma ve enerji verimliliğini artırma taahhütleri proje ömrü boyunca geçerli olacak. Yatırımlar tamamlandığında bugün elektriğinin yüzde 35’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılayan Eti Bakır’da bu oran yüzde 65’e çıkacak. Elektrik ihtiyacının neredeyse tamamını halihazırda yenilenebilir kaynaklardan sağlayan Eti Alüminyum ise gelecek dönemde artacak enerji ihtiyacını da yenilebilir kaynaklarla karşılamayı sürdürecek. SIFIR KARBON YOLCULUĞUNDA ÖNEMLİ BİR ADIM Cengiz Holding Enerji Grup Başkanı Ahmet Cengiz, söz konusu yatırımların yalnızca şirketlerin kendi ihtiyaçlarını karşılamadığını, aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılması ve sürdürülebilirlik hedeflerini gerçekleştirme yolunda önemli bir aşama olduğunu belirterek; “Cengiz Holding olarak ülkemizin enerji arz güvenliğini doğal kaynaklarla desteklemeyi önemsiyoruz. 10 yılı aşkın bir süredir sadece yenilenebilir enerji yatırımlarına odaklanıyoruz. Çünkü geleceğin dünyasında ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirlik ilkesiyle birlikte yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Grup şirketlerimizin elektrik ihtiyacını da yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya önem veriyoruz. 135 MW’lık bu iki yeni GES yatırımıyla öncülerinden biri olduğumuz sıfır karbon yolculuğunda önemli bir adım daha attık. Sağladığımız yeşil finansman da bu çalışmalarımızın sürdürülebilirliğini tescillemiş oldu.” dedi.

Truva Bakır,  86 Bin Yıllık Tarihi Mirasa Sahip Çıkmaya Devam Ediyor Haber

Truva Bakır, 86 Bin Yıllık Tarihi Mirasa Sahip Çıkmaya Devam Ediyor

Ortadoğu’dan Avrupa’ya uzanan göçlerin izlerini barındıran ve 86 bin yıllık geçmişe ışık tutan İnkaya Mağarası kazıları bu yıl da Truva Bakır’ın destekleri ile sürdürülüyor. Çanakkale’de doğal kaynakları ekonomiye kazandırmak için yatırımlarını sürdüren Truva Bakır, aynı zamanda kentin tarihi ve kültürel miraslarına da sahip çıkıyor. Şirket, 86 bin yıllık geçmişiyle Anadolu’da keşfedilen insan yaşamına ait en eski ikinci alan olan İnkaya Mağarası kazılarına bu yıl da sponsorluğunu sürdürüyor. Gerçekleştirilen kazılar Ortadoğu’dan Avrupa’ya uzanan olası göçlerin izlerini gün yüzüne çıkarıyor. Truva Bakır’ın İnkaya Mağarası kazılarına desteğinin devamına ilişkin iş birliği protokolü; Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü Ergun Çağman Esirgemez, Truva Bakır İşletme Müdürü Ünsal Arkadaş ve Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Özer’in katıldığı törenle imzalandı. ‘Geçmişi bugüne, bugünü geleceğe taşıyacak’ İnkaya Mağarası’nın kayalık sisteminde 86 bin yıl öncesinden beri yaşamış olan insanlara ait kültür kalıntıları barındırdığını dile getiren İnkaya Mağarası Kazı Başkanı ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer şunları söyledi: “İnkaya Mağarası, Batı Anadolu’da bugüne dek tespit edilmiş ilk Paleolitik mağara olmasının yanı sıra, Balkanlar ile Anadolu arasındaki göç rotalarına dair bilinmeyenleri aydınlatma potansiyeliyle eşsiz bir bilimsel öneme sahip. 86 bin yıl öncesine tarihlenen buluntular, bu alanı sadece Türkiye için değil tüm insanlık tarihi açısından da benzersiz bir konuma taşıyor. Mağaradaki binlerce taş alet, dönem insanlarının doğayı nasıl şekillendirdiğini, nasıl hayatta kaldıklarını ve nasıl üretken olduklarını gün yüzüne çıkarıyor. 2017’den beri Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin ve destekleriyle gerçekleştirdiğimiz kazılarda yalnızca alanın binde birine ulaşabildik. Bu da bize, önümüzdeki yıllarda keşfedilecek çok daha büyük bir geçmişin olduğunu gösteriyor. Kazı sürecinde yalnızca bilimsel derinliği değil, kamusal erişimi de önceliklendiriyor; dijital uygulamalar, interaktif sergilemeler ve yapay zeka (AI) destekli analizlerle alanı bir öğrenme ve deneyim mekanına dönüştürmeye çalışıyoruz. Böylece hem bilime hem de toplumsal farkındalığa katkı sağlayan çok katmanlı bir yapı kuruyoruz. Bu tür uzun soluklu çalışmaların sürdürülebilirliği için kamu kurumlarının yanı sıra özel sektörün desteği de hayati önem taşıyor. Truva Bakır’ın sunduğu katkı, yalnızca arkeolojik bir projeye destek olmakla kalmıyor; aynı zamanda geçmişi bugüne, bugünü ise gelecek kuşaklara taşıyacak büyük bir mirasa sahip çıkmak anlamına geliyor. Bu kıymetli destek için kendilerine tüm ekibim adına teşekkür ediyorum.” diye konuştu. ‘Tüm insanlık tarihine ışık tutacak’ Cengiz Holding’in tüm grup şirketlerinde olduğu gibi Truva Bakır olarak biz de yerel kalkınmaya katkı sağlarken, gizli kalan kültür varlıklarının gün yüzüne çıkarılması için yapılan çalışmaları desteklediklerini belirten Truva Bakır İşletme Müdürü Ünsal Arkadaş, “Cengiz Holding’in ‘Yerin Altındaki Bütün Cevherleri Çıkarıyoruz’ projesi kapsamında Samsun İkiztepe Höyüğü ve Elazığ Salkaya’daki Erken Bizans Dönemi’ne ait olduğu tahmin edilen taban mozaiği ile birlikte İnkaya’daki kazılara da desteklerimizi sürdürüyoruz. Geçmişi 86 bin yıl öncesine tarihlenen İnkaya Mağarası, Batı Anadolu’da bugüne kadar keşfedilmiş ilk ve tek Paleolitik dönem mağarası olma özelliğiyle yalnızca Çanakkale ve Türkiye için değil, tüm insanlık tarihi için eşsiz bir değer. Bu kazıların yeni sezonunda ana sponsor olmak bizim için önemli bir sorumluluk. Bu heyecan verici keşfin gün yüzüne çıkarılması için elimizden gelen her türlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz.” dedi. Halilağa’da öncelik yerel istihdam Halilağa Bakır Madeni yatırımlarının Türkiye’nin 500 bin ton olan bakır ihtiyacının karşılanmasına önemli bir destek verirken; sürdürülebilir madenciliğin de güzel bir örneği olduğunu kaydeden Arkadaş, şöyle devam etti: “Halilağa Bakır Madeni, bölgede yeraltı suyu kullanmayacak belki de tek sanayi şirketi olarak bu anlayışımızın bir yansıması olacak. Ayrıca bölgede madene ulaşabilmek adına kesilen ağaçlara karşılık olarak 1 milyon ağaç dikme taahhüdünde bulunduk. Buradaki somut adımları da kısa süre içinde duyuracağız. Maden sahamız aynı zamanda önemli bir istihdam merkezi olacak. İnşaat döneminde 2.000 kişinin çalışacağı tesisimizde işletme sürecinde 1.000 kişi çalışacak. Bunun önemli bir kısmını da yerel istihdam oluşturacak.”

Cengiz Holding’den Efes’e Kültürel Miras Desteği Haber

Cengiz Holding’den Efes’e Kültürel Miras Desteği

Türkiye’nin en büyük sanayi şirketlerinden biri olan Cengiz Holding, kültürel mirasın korunmasına katkı sağlama vizyonunu aralıksız sürdürüyor. Çanakkale İnkaya Mağarası, Samsun İkiztepe ve Elazığ Salkaya Mozaik kazılarına verdiği desteklerin ardından, şimdi de Efes Antik Kenti’nin simge yapılarından Yamaçevler’in avlu ve mutfak bölümlerinin restorasyonuna katkı sunuyor. İyonya, Roma ve Bizans medeniyetleri döneminde dini, kültürel ve ticari açıdan öne çıkan önemli bir yerleşim olan Efes’in kalbinde yer alan bu alanlar Cengiz Holding’in katkısıyla restorasyona alınacak. EN BÜYÜK DUVAR RESMİ KOMPLEKSİ GÜVENCE ALTINA ALINIYOR Efes Antik Kenti'nin kalbinde yer alan Yamaçevler, Roma İmparatorluk Dönemi'ne ait eşsiz bir sanat hazinesine ev sahipliği yapıyor. Burada bulunan duvar resimleri, sadece Küçük Asya'daki en büyük duvar resmi kompleksi olmakla kalmıyor, aynı zamanda dönemin sanatsal ve kültürel zenginliğini günümüze taşıyan önemli bir miras olarak öne çıkıyor. Cengiz Holding'in desteğiyle yürütülecek bu projede, duvar resimlerinin koruma altına alınması için kapsamlı adımlar atılacak. Yamaçevler’de restorasyon çalışmaları kapsamında; avlu bölümünde 4 kişilik uzman ekip tarafından 12 hafta, mutfak bölümünde ise 2 kişilik ekiple 6 hafta sürecek çalışmalar yürütülecek. İlk olarak, resimlerin ve altındaki sıva katmanlarının sağlamlaştırılması hedefleniyor. Daha önce yapılmış yetersiz veya hatalı müdahaleler düzeltilerek, eserlerin özgün haline dönmesi sağlanacak. Yüzeyler kir, toz ve zararlı unsurlardan titizlikle temizlenecek, böylece mümkün olduğunca orijinal materyaller ortaya çıkarılacak. Eksik kısımlar, eserin dokusuna uygun kireç harcıyla doldurulacak ve yapılan tüm rötuş işlemleri, gelecekte geri alınabilir modern yöntemlerle gerçekleştirilecek. Tüm bu süreç, bilimsel analizler ve detaylı belgeleme ile desteklenecek. Cengiz Holding’in iştiraki Eti Bakır da “Yerin altındaki bütün cevherleri çıkarıyoruz” programıyla halihazırda Çanakkale İnkaya Mağarası, Samsun İkiztepe, Elazığ Salkaya Mozaik kazılarına destek vermeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.