Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ces 2026

Kapsül Haber Ajansı - Ces 2026 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ces 2026 haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Elektrikli Araçların Geleceğini Menzil ve Şarj Altyapısı Belirleyecek  Haber

Elektrikli Araçların Geleceğini Menzil ve Şarj Altyapısı Belirleyecek 

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın küresel otomotiv pazarlarında tüketici eğilimlerini analiz ettiği Mobilite Tüketici Endeksi’nin yeni sayısı, dünya çapında elektrikli araç satışlarında bir yavaşlamaya işaret ediyor. Endekse göre; tüketicilerin önemli bir bölümü içten yanmalı motorlu araçlara (ICE) yönelirken, tüketiciler elektrikli araç sahipliğini de yeniden değerlendiriyor. Araştırmaya göre tüketiciler; menzil kaygısı, şarj altyapısındaki yetersizlikler, yüksek batarya maliyetleri ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle elektrikli araçlara sahip olma düşüncelerini yeniden gözden geçiriyor. Bununla birlikte; ABD’de her yıl düzenlenen tüketici elektroniği fuarı CES 2026, yeni nesil elektrikli araç modellerine gösterilen büyük ilgiyi gözler önüne serdi. Ancak, otomotiv sektörüne yön veren dünyaca ünlü markaların elektrikli modellerinin fuarda öne çıkmasına rağmen, bu ilginin satışlara aynı ölçüde yansımadığı görülüyor. Otomobil tüketicilerinin önemli bir kısmı, içten yanmalı motorlu araçlara yöneliyor Endeks sonuçları, tüketici tercihlerinde net bir değişimi ortaya koyuyor. Buna göre; küresel otomobil tüketicilerinin yarısı (%50’si) önümüzdeki 24 ay içinde içten yanmalı motora sahip araç satın almayı planlıyor. Elektrikli araç (EV) tercihinin %14’e, hibrit seçeneğinin ise %16’ya gerilediği görülüyor. Aynı zamanda; potansiyel EV alıcılarının %51’i satın alım planlarında değişiklik olmadığını belirtirken, %36’sı jeopolitik gelişmeler nedeniyle satın alma kararını ertelediğini veya yeniden değerlendirdiğini belirtirken bataryalı elektrikli araç (BEV) satın alma talebinin tüm büyük pazarlarda gerilediği görülüyor. ABD’de teşvik politikalarındaki değişimler ve emisyon hedeflerindeki revizyonlar da bu eğilimleri etkiliyor. Aynı zamanda büyük çaplı otomobil üreticileri, tüketici talebindeki değişime yanıt olarak içten yanmalı motorlu araçlara (ICE) ve hibrit modellere yeniden ağırlık veriyor. Menzil ve şarj altyapısı endişesi, elektrikli araç satın alımında en büyük engeller arasında yer alıyor Endekse göre; tüketicilerin %29’u menzil kaygısını, %28’i ise yetersiz şarj altyapısı ve yüksek batarya değişim maliyetlerini elektrikli araçlara geçişin önündeki temel engeller olarak görüyor. Mevcut BEV sahiplerinin %32’si de menzil konusunda endişe taşıyor. Şarj deneyiminde öne çıkan sorunlar ise istasyon bulma zorluğu (%39), uzun bekleme süreleri (%37) ve yüksek şarj maliyetleri (%32) olarak sıralanıyor. Bununla birlikte; potansiyel BEV alıcılarının üçte biri, araçtan şebekeye enerji aktarımı gibi yeni çözümlere açık olduğunu belirtiyor. Bağlantılı ve otonom özelliklerde güvenlik öncelikli hale geliyor Endeks sonuçlarına göre otomobil tüketicileri; bağlantılı araç teknolojilerine ilgi gösteriyor ancak öncelikler güvenlik, navigasyon, bakım ve araç sağlığı hizmetleri etrafında şekilleniyor. Konfor, eğlence ve ileri seviye otonomi ise bu temel beklentilerin gerisinde kalıyor. Anket katılımcılarının %39’u bağlantılı hizmetlerin yüksek maliyetini önemli bir engel olarak değerlendirirken, %60’ı düşük otomasyon seviyeleriyle kendini daha rahat hissediyor. Seviye 3 ve üzeri otonomiyi konforlu bulanların oranının ise yalnızca %26 olduğu görülüyor. Satın alma sürecinde bayiler hâlâ belirleyici bir konumda yer alıyor Endeks sonuçlarında dikkat çeken bir başka verinin de bayiliğe verilen önemin olduğu görülüyor. Dijitalleşmenin artmasına rağmen bayiler, araç satın alma sürecinde hâlâ kritik bir rol oynuyor. Otomobil tüketicilerinin önemli bir kesimi (%41’i), hâlâ satın alma işlemini fiziki olarak tamamlamayı tercih ediyor. Geçen seneki endeks verilerinde bu oran %61 idi. Ayrıca elektrikli araç satın almayı düşünen tüketiciler, özellikle şarj altyapısı, batarya ömrü ve yeni teknolojiler konusunda daha fazla rehberlik ihtiyacı duymaları nedeniyle bayi etkileşimine daha fazla önem veriyor. EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı, İleri Üretim ve Mobilite Sektör Lideri Arda Karaçelebi, endeks sonuçlarıyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Elektrikli araçlar, önemli bir dönüşüm eşiğinde bulunuyor. CES 2026’da elektrikli araçların öne çıkmasına rağmen tüketici tercihleri, karar süreçlerinde hâlâ güven ve ekonomik dengelerin belirleyici olduğunu gösteriyor. EY Mobilite Tüketici Endeksi’ne göre; şarj altyapısının yaygınlaşması, servis ağlarının güçlenmesi ve ikinci el değerine ilişkin netliğin artması, elektrikli araçlara olan güveni hızla artıracak temel unsurlar arasında yer alıyor. Tüketiciler bugün farklı teknolojileri karşılaştırarak daha bilinçli tercihler yapıyor; bu da tek tip bir yaklaşım yerine, farklı ihtiyaçlara hitap eden güç aktarma çözümlerinin önemini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde yazılım tanımlı araçlar, bağlantılı özellikler ve gelişmiş sürücü destek sistemleri; güvenliği artıran, daha kişiselleştirilmiş ve katma değerli bir kullanıcı deneyimi sunarak tüketici kararlarında daha belirleyici hale gelecek. Bence dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da bağlantılı araç teknolojisi ile elektrikli araç teknolojilerinin hemen hemen aynı zamanlarda artan bir trend yakalaması nedeniyle aslında birbirinden bağımsız olarak hareket edebilecek iki teknolojinin trend ve algı olarak birbirini besleyerek güçlendirmesi. Ancak bu trendlerin yakın zamanda biraz ayrışacağını ve otonom teknolojilerinin elektrikten bağımsız güçlü bir trend olarak takip edileceğini düşünüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai İnsan Merkezli Robotik Çağını Başlatıyor Haber

Hyundai İnsan Merkezli Robotik Çağını Başlatıyor

Hyundai Motor Grubu, Tüketici Elektroniği Fuarı 2026 (CES 2026) kapsamında, insan-robot iş birliğini ileriye taşıyan “Yapay Zeka Robotik Stratejisini” kamuoyuna tanıttı. “İnsanlığın İlerlemesine Ortaklık - Partnering Human Progress” temasıyla sunulan bu strateji, grubun insan merkezli Fiziksel Yapay Zeka alanındaki uzun vadeli yol haritasını ortaya koyuyor. Bu tema, Hyundai Motor Grubu’nun CES 2022’de tanıttığı “İnsan Erişimini Genişletme” yaklaşımını da bir adım ileri taşıyarak, donanım odaklı robotikten; insanlara yardımcı olan, öğrenen ve uyum sağlayan yapay zeka destekli robotlara geçişi simgeliyor. Stratejinin merkezinde, insanlarla birlikte çalışmak üzere tasarlanan insan merkezli AI Robotics çözümleri yer alıyor. Hyundai Motor Grubu’nun Yapay Zeka Robotik Stratejisi, endüstri ve toplum için yeni değer alanları yaratmayı hedefleyen üç temel iş birliği ekseni üzerine kurulu: 1. İnsanlar ile Birlikte Çalışan Robotlarla Ortaklık Robotlar, ilk aşamada üretim ortamlarında; tehlikeli, riskli ve tekrarlayan görevleri üstlenerek insanlara destek olmak üzere konumlandırılıyor. Bu yaklaşım, güvenliği artırırken çalışanların daha katma değerli işlere odaklanmasını sağlıyor. 2. Grup Değer Ağı ile Boston Dynamics Ortaklığı Boston Dynamics’in robotik alanındaki küresel Ar-Ge liderliği, Hyundai Motor Grubu’nun ölçeği ve üretim kabiliyetiyle birleşerek uçtan uca (E2E) bir Yapay Zeka Robotik değer zinciri oluşturuyor. 3. Küresel Yapay Zeka Liderleriyle Ortaklık Grup, küresel yapay zeka öncüleriyle iş birlikleri kurarak “İnsanlık İçin İlerleme” vizyonu doğrultusunda robotik inovasyonun yeni sayfalarını açmayı hedefliyor. Fiziksel Yapay Zeka ile Endüstriler Arası Dönüşüm Hyundai Motor Grubu, üretimden lojistiğe, satıştan hizmetlere kadar tüm değer zincirinden elde edilen gerçek dünya verilerini dijitalleştirerek sürekli öğrenen bir Fiziksel Yapay Zeka döngüsü kurmayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, mobiliteden robotik çözümlere uzanan yeni endüstrilerin gelişmesini mümkün kılacak. Bu kapsamda grup, Hyundai Motor Grubu Fiziksel Yapay Zeka Uygulama Merkezini hayata geçirmeyi ve Fiziksel Yapay Zeka ile geliştirilen özel robotik teknolojilere dayalı bir robot üretim tesisi kurmayı planlıyor. Atlas: İnsan Merkezli Endüstriyel Robotikte Yeni Dönem CES 2026’da tanıtılan yeni nesil insansı robot Atlas®, endüstriyel uygulamalar için tasarlanmış, genel amaçlı bir platform olarak öne çıkıyor. Atlas, mevcut tesislere kolayca entegre olabilen yapısıyla; güvenlik, öngörülebilirlik ve iş birliğini önceliklendiriyor. Gövdesinde 56 serbestlik derecesine (DoF), tam döner eklemlere ve dokunsal algıya sahip Atlas; parça sıralama, montaj ve makine besleme gibi görevleri otonom olarak yerine getirebiliyor. Atlas ayrıca, 50 kg’a kadar yük kaldırabiliyor ve çoğu görevi bir günden daha kısa sürede öğrenebiliyor. Otomatik batarya değişimiyle kesintisiz olarak çalışabilen Atlas, endüstriyel yıkamaya da uygun olarak -20°C ila 40°C arasında tam performansla görev yapabiliyor. Hyundai Motor Grubu, insansı robotların gelecekte Fiziksel Yapay Zeka pazarının en büyük segmenti olacağını öngörüyor ve Atlas’ın seri üretimini hedefliyor. Atlas, 2028’den itibaren Hyundai Motor Grubu Metaplant Amerika tesisinde, öncelikle parça sıralama gibi güvenliği kanıtlanmış süreçlerde devreye alınacak ve 2030 itibarıyla montaj gibi daha karmaşık uygulamalara genişletilecek. Grup Değer Ağı ile Yapay Zeka Robotik Ticarileşmesi Hyundai Motor Grubu, iştiraklerini kapsayan Grup Değer Ağı ile robotik alanında ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapı kuruyor. Bu ağ; yazılım, donanım, lojistik ve üretim yetkinliklerini tek çatı altında toplayarak Yapay Zeka Robotik’in seri üretimini ve ticarileşmesini hızlandırıyor. Grup, 2028 itibarıyla yıllık 30.000 adet robot üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Bu yapı kapsamında: Software-Defined Factory (SDF) ve Robot Metaplant Application Center (RMAC) ile robotlar sürekli öğrenen ve gelişen sistemlere dönüşüyor. NVIDIA ile yürütülen iş birliği sayesinde simülasyon, altyapı ve Fiziksel Yapay Zeka çözümleri hız kazanıyor. Hyundai, Hyundai Mobis ve Hyundai Glovis; üretim, komponent, lojistik ve tedarik zinciri alanlarında E2E değer zinciri oluşturuyor. Robot-as-a-Service (RaaS) ve Yeni İş Alanları Hyundai Motor Grubu’nun Robot-as-a-Service (RaaS) modeli, robotikleri tek seferlik satıştan sürekli hizmet modeline dönüştürüyor. Bakım, yazılım güncellemeleri, uzaktan izleme ve ölçekleme hizmetleriyle desteklenen bu model; müşterilere hızlı geri dönüş ve düşük başlangıç maliyeti sunuyor.

Anker, CES 2026’da Yeni Nesil Akıllı Şarj Cihazlarını Tanıttı Haber

Anker, CES 2026’da Yeni Nesil Akıllı Şarj Cihazlarını Tanıttı

Dünyanın bir numaralı mobil şarj markası Anker, CES 2026’da tanıttığı yeni şarj ürünleriyle kullanıcıların günlük şarj deneyimini daha pratik ve verimli hale getirmeyi hedefliyor. Duvar tipi şarj cihazlarından kablosuz şarj istasyonlarına, ev-ofis kullanımına yönelik çoklu bağlantı çözümlerinden masaüstü aksesuarlarına kadar uzanan bu yeni ürün ailesi; daha yüksek verimlilik, daha sezgisel kullanım ve gelişmiş güvenlik teknolojileri sunuyor. Yeni nesil Anker şarj cihazlarının bir kısmında, markanın yeni geliştirdiği AnkerSense™ View görsel arayüzü ve en güncel ActiveShield™ 5.0 güvenlik teknolojisi yer alıyor. Bu teknolojiler, şarj sürecini hem anlık olarak takip edilebilir kılıyor hem de cihazların batarya sağlığını uzun vadede korumaya yardımcı oluyor. CES 2026’nın Öne Çıkan Anker Şarj Çözümleri Anker Nano Charger (45W, Akıllı Ekranlı, 180° Katlanabilir) Anker Nano Charger (45W), bağlı cihazı saniyeler içinde tanıyarak[1] modele özel bir şarj profili oluşturan akıllı ekranlı yapısıyla öne çıkıyor. iPhone 17, 16 ve 15 serileri ile desteklenen iPad modellerini otomatik olarak algılayan[2] cihaz, 45W’a kadar hızlı şarj sunarken, otomatik eşleşen 3 aşamalı güç dağıtımı sayesinde verimliliği en üst seviyeye taşıyor. TÜV sertifikalı Care Mode özelliği, şarj sırasında batarya sıcaklığını benzer güçteki şarj cihazlarına kıyasla daha düşük seviyede tutarak batarya sağlığını korumayı hedefliyor.[3] 180 derece katlanabilir fiş tasarımı dar alanlarda kullanım kolaylığı sağlarken, gerçek zamanlı güç ve sıcaklık bilgisi sunan interaktif ekran, şarj sürecini daha anlaşılır ve kullanıcı dostu hale getiriyor. Anker Prime Wireless Charging Station (3’ü 1 Arada, MagGo, AirCool, Katlanabilir) Avuç içi boyutlarındaki Anker Prime Wireless Charging Station, Qi2 25W hızlı kablosuz şarj desteğini gelişmiş hava akışıyla soğutma sistemiyle bir araya getiriyor. iPhone’lar için optimize edilen bu 3’ü 1 arada istasyon, iPhone 17’yi kısa sürede yüksek doluluk seviyelerine ulaştırabilirken, dahili soğutma sistemi sayesinde şarj sırasında sıcaklığın kontrol altında tutulmasını sağlıyor. Katlanabilir ve ultra kompakt tasarımı, birden fazla cihazı aynı anda şarj edebilme avantajını taşınabilirlikten ödün vermeden sunarak hem evde hem de seyahatlerde kullanım için pratik bir çözüm oluşturuyor. Anker Nano Power Strip (10’u 1 Arada, 70W, Kelepçeli Tasarım) Masaüstü düzenini ön planda tutan Anker Nano Power Strip, gizli priz yerleşimi ve çoklu bağlantı seçenekleriyle kablo karmaşasını azaltmayı amaçlıyor. İki adet USB-C, iki adet USB-A portu ve altı adet AC priz sunan cihaz, tek bir USB-C portundan 70W’a kadar güç çıkışı sağlayarak masaüstü ve oyun ekipmanlarını rahatlıkla besleyebiliyor. 1500J aşırı gerilim koruması ile donatılan ürün, güvenli kullanım sunarken kelepçeli tasarımı sayesinde masa kenarına sabitlenerek daha düzenli bir çalışma alanı oluşturulmasına yardımcı oluyor. Anker Nano Docking Station (13’ü 1 Arada, Üçlü Ekran, Çıkarılabilir Hub) Anker Nano Docking Station, markanın çıkarılabilir dahili hub’a sahip ilk docking station modeli olarak hem masaüstü hem de mobil kullanım senaryolarını tek bir üründe buluşturuyor. 13’ü 1 arada bağlantı yapısı ve entegre 6’sı 1 arada çıkarılabilir hub sayesinde kullanıcılar, tam donanımlı bir masaüstü kurulumundan taşınabilir bir bağlantı çözümüne saniyeler içinde geçiş yapabiliyor. Üçlü ekran desteğiyle çoklu görev performansını artıran cihaz, tek ekranda 4K çözünürlüğe kadar görüntü aktarımı sunarken, 100W’a kadar upstream şarj ve 10 Gbps veri transfer hızıyla hem güç hem de veri ihtiyaçlarını aynı anda karşılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lenovo, CES 2026’da Akıllı Yapay Zeka Vizyonunu Yansıtan Ürünlerini Tanıttı Haber

Lenovo, CES 2026’da Akıllı Yapay Zeka Vizyonunu Yansıtan Ürünlerini Tanıttı

ThinkPad X1 Aura Edition ailesine getirilen yeniliklerden Legion Pro Rollable konseptine kadar uzanan bu vizyoner çalışmalar, kişisel yapay zeka bilişiminin geleceğine ışık tutuyor. HERKES için ‘Daha Akıllı Teknoloji’ vizyonuyla hareket eden Lenovo, her yıl Las Vegas’ta düzenlenen, dünyadaki en büyük ve etkili teknoloji fuarlarından biri olan CES® (Consumer Electronics Show)’te, kurumların ve profesyonellerin bugün nasıl çalıştığını desteklemek üzere tasarlanan en yeni ticari cihazlarını ve çözümlerini duyurdu. ThinkPad X1 Aura Edition ailesine getirilen yeniliklerin yanı sıra performans odaklı ThinkPad X9 15p Aura Edition, uyarlanabilir ThinkBoo Plus Gen 7 Auto Twist ve yeni ThinkCentre X Serisi masaüstü bilgisayarlar, Lenovo’nun üretkenlik, dayanıklılık ve güvenilirlik odağını yansıtıyor. Bu yeni portföy; Lenovo’nun amaçlı tasarım, pratik inovasyon ve güvenilir mühendislik yaklaşımıyla herkes için daha akıllı teknoloji vizyonunu hayata geçirme kararlılığını ortaya koyuyor. Lenovo aynı zamanda gelecekte iş yerlerinin daha bağlantılı ve daha akıllı hale gelmesini sağlayacak konsept teknolojileri ve yeni nesil yapay zeka ajan deneyimlerine de CES 2026’da tanıttı. Lenovo, yeni ticari ürün portföyüne ek olarak yapay zeka ve uyarlanabilir tasarımın çalışma, yaratıcılık ve iş birliğini nasıl dönüştürebileceğini ele alan Proof of Concept çalışmalarını da sundu. Bunlar arasında yer alan ThinkPad Rollable XD Concept, Lenovo’nun bağlamsal ve akıllı cihazların yeni dönemine dair vizyonunu ortaya koyuyor. Lenovo Aura Edition ile daha sezgisel ve akıllı üretkenlik Intel iş birliğiyle geliştirilen Lenovo Aura Edition cihazları; yeni ThinkPad X1 modelleri, ThinkPad X9 15p ve ThinkCentre X AIO sistemlerinde güncellenmiş kullanıcı deneyimleri sunuyor. Smart Modes, sistem ayarlarını otomatik olarak uyarlayarak kullanıcıların odaklanmasını, korunmasını ve üretkenliğini destekliyor. Smart Share, Tap-to-Share özelliğiyle fotoğraf ve video paylaşımını kolaylaştırırken, planlanan Tap-to-Pair desteğiyle Bluetooth aksesuar eşleşmelerini hızlandıracak. Smart Care ise uçtan uca sorun giderme ve IT ekipleri için gelişmiş cihaz yönetimi içgörüleri sağlıyor. Yoga Pro 9i Aura Edition yaratıcı profesyoneller için tasarlandı Yoga Pro 9i Aura Edition (16”, 11); Intel® Core™ Ultra 9 Series 3 işlemciler, NVIDIA® GeForce RTX™ 5070 Laptop GPU ve 3.2K PureSight Pro Tandem OLED ekranıyla yaratıcı profesyonellerin yüksek performans beklentileri için tasarlandı. NVIDIA Blackwell mimarisiyle güçlenen RTX 50 Serisi; DLSS 4 ve NVIDIA Studio desteğiyle ileri seviye grafik performansı ve AI hızlandırmalı üretkenlik sunuyor. Yeniden tasarlanan kasa yapısı, gelişmiş soğutma sistemi ve 1.5 mm tuş mesafesine sahip klavyesi uzun süreli çalışmalarda konfor sağlarken; altı hoparlörlü Dolby Atmos® ses sistemi çok boyutlu bir multimedya deneyimi sunuyor. Yeni Force Pad, dokunmatik yüzey ve çizim alanı olarak çift işlev görürken; Yoga Pen Gen 2 ile hassas çizim ve tasarım süreçlerini destekliyor. Lenovo Intelligent Devices Group KOBİ ve Ticari Ürün Merkezi Kıdemli Başkan Yardımcısı Eric Yu, “Lenovo, modern profesyonellerin gerçek ihtiyaçlarına yanıt veren cihazlar ve deneyimler tasarlamaya devam ediyor. En yeni ThinkPad ve ThinkBook sistemleri, Aura Edition yetenekleri ve ThinkPad Rollable XD gibi konseptlerle, pratik yapay zekâyı güvenilir mühendislikle bir araya getiriyoruz” dedi. Ultra taşınabilirlikten masaüstüne uzanan Yoga AI ailesi Lenovo’nun şimdiye kadarki en hafif 14 inç Yoga modeli olan ve 975 gram ağırlığıyla öne çıkan Yoga Slim 7i Ultra Aura Edition, Snapdragon ve AMD seçenekleriyle genişleyen Yoga Slim Copilot+ PC ailesi içinde uzun pil ömrü ve mobiliteyi bir araya getiriyor. Aynı ailenin Snapdragon ve AMD tabanlı Yoga Slim 7x ve Yoga Slim 7a modelleri, yapay zekâ destekli verimlilikle gün boyu taşınabilir performans sunuyor. Masaüstü tarafında ise Yoga AIO i Aura Edition ve Yoga Mini i, OLED ekran, Adaptive Lighting ve kompakt tasarımlarıyla AI destekli masaüstü deneyimini yeniden tanımlıyor. Avuç içi boyutlarındaki Yoga Mini i, sınırlı alanlarda dahi yüksek üretkenlik sunarken; Yoga AIO i Aura Edition, şık tasarımı ve sezgisel etkileşimleriyle modern çalışma alanlarına uyum sağlıyor. ThinkPad ve ThinkBook inovasyonu iş dünyasının referans noktalarını yeniden tanımlıyor CES 2026’da tanıtılan ThinkPad X1 Carbon Gen 14 Aura Edition ve ThinkPad X1 2-in-1 Gen 11 Aura Edition; Lenovo’nun yeni Space Frame tasarımını ilk kullanan amiral gemisi AI dizüstü bilgisayarlar olarak öne çıkıyor. Bu mimari; daha iyi soğutma, daha yüksek sürekli performans ve kolay onarım imkânı sağlıyor. Intel Core™ Ultra X7 Series 3 işlemciler, yeni nesil NPU’lar, 10MP geniş açılı kamera, gelişmiş termal yapı, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve iFixit’ten 9/10 onarılabilirlik puanı; serinin mühendislik odağını ortaya koyuyor. Motorlu çift dönüşlü menteşe sistemiyle ekranı otomatik ayarlayan ThinkBook Plus Gen 7 Auto Twist; dizüstü, tablet ve paylaşım modları arasında sorunsuz geçiş sağlıyor. Intel Core Ultra Series 3 işlemciler, 14 inç OLED ekran ve uzun pil ömrüyle KOBİ’ler için güçlü bir çözüm sunuyor. ThinkCentre X serisi modern iş hayatı için bağlamsal güç sunuyor ThinkCentre X AIO Aura Edition ve ThinkCentre X Tower; AI-ready performans, Lenovo Sensor Hub ve AI Fusion Solution ile bağlamsal farkındalık sunuyor. Her iki model de EPEAT Gold ve ENERGY STAR® sertifikalarına sahip. Legion Pro Rollable ile oyuncular çok daha rekabetçi Profesyonel e-spor oyuncularının büyük ekran gereksinimini taşınabilir bir formda karşılamak amacıyla geliştirilen Legion Pro Rollable Concept, Lenovo’nun oyun odaklı inovasyon vizyonunun en çarpıcı örneklerinden biri. 16 inç Lenovo PureSight OLED Gaming ekran, çift motorlu ve gerginlik kontrollü mekanizmasıyla yatay olarak açılarak 21,5 inç ve 24 inç boyutlarına ulaşabiliyor. Focus Mode, Tactical Mode ve Arena Mode olmak üzere üç farklı kullanım senaryosu sunan cihaz, kompakt formda turnuva seviyesinde bir deneyim sağlıyor. Cihaz; Intel® Core™ Ultra işlemciler ve NVIDIA GeForce RTX™ 5090 Laptop GPU ile donatıldı. NVIDIA Blackwell mimarisi, DLSS 4 ve NVIDIA Studio desteğiyle üst düzey grafik performansı sunulurken; Lenovo AI Engine+ ve LA Core (LA1 + LA3), gerçek zamanlı senaryo algılama, FPS optimizasyonu ve akıllı kaynak yönetimi sağlıyor. Rollable XD Concept ile geleceğe güçlü bir bakış Lenovo’nun Proof of Concept yaklaşımının önemli örneklerinden ThinkPad Rollable XD, iş dünyasında ekran esnekliği ve bağlamsal kullanım senaryolarına dair geleceğin ipuçlarını sunuyor. Ekran alanını genişleten, kullanıcı deneyimini büyüten ve bugüne kadar mümkün olduğu düşünülen sınırların ötesine geçen bu konsept; dünyaya bakan ekran yüzeyi ve kullanıcıya dönük genişleyebilen yapısıyla, dünyanın ilk dışa doğru açılabilen dizüstü bilgisayarları arasında yer alıyor. Lenovo’nun ThinkPad X1 Fold gibi dünyanın ilk katlanabilir PC’si ve ThinkBook Plus Gen 6 Rollable AI dizüstü bilgisayarı gibi öncü tasarımlarından aldığı ilhamla geliştirilen ThinkPad Rollable XD Concept, 14 inçlik kompakt bir formdan açıldığında 16,7 inçlik geniş bir çalışma alanına dönüşebiliyor. Rulo halindeyken 2000 x 1600 çözünürlük ve 5:4 en-boy oranı sunan esnek OLED ekran, açıldığında 2000 x 2350 çözünürlük ve 8:9 oranıyla yüzde 50’den fazla ek ekran alanı sağlayarak daha büyük bir dizüstü bilgisayar taşıma ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Cihazın performans tarafında, Intel Core™ Ultra 7 258V işlemci yer alıyor. LPE çekirdeklerinde 3,70 GHz’e, P çekirdeklerinde ise Turbo Boost ile 4,80 GHz’e kadar çıkabilen bu işlemci; 8 çekirdek, 8 iş parçacığı ve 12 MB önbellek yapısıyla hem verimlilik hem de yüksek performansı bir arada sunuyor. 32 GB LPDDR5X bellek ve 1 TB SSD depolama alanı, çoklu görev senaryolarında kesintisiz bir kullanım vadediyor. Swipe to X dokunmatik hareketleri ve sesli komutlar sayesinde uygulama başlatmak ve ekran modları arasında geçiş yapmak son derece sezgisel hale gelirken, Lenovo ve Corning iş birliğiyle geliştirilen şeffaf 180° Corning Gorilla Glass Victus 2 kaplama hem dayanıklılığı artırıyor hem de ekranın mekanik yapısını görünür kılarak mühendislik yaklaşımını ön plana çıkarıyor. Canlı çeviri, sesli asistan, çok modlu etkileşim ve kapak kapalıyken kullanım gibi yapay zeka destekli özelliklerle ThinkPad Rollable XD Concept; hibrit profesyonellerden perakende vitrin çözümlerine, çoklu kullanıcı senaryolarından yaratıcı iş akışlarına kadar pek çok alanda yeni kullanım modellerinin önünü açıyor. Bu konsept, yalnızca bir PC değil; daha verimli çalışma, daha zengin etkileşim ve geleceğe hazır inovasyonlar sunan bütüncül bir platform niteliği taşıyor. Değişken ekran formu sayesinde mobilite ile geniş çalışma alanını bir araya getiren konsept, Lenovo’nun amaçlı tasarım ve pratik inovasyon anlayışını yansıtıyor.

MOVA, CES 2026’da Akıllı Yaşamın Geleceğine Yapay Zekâ ile Yön Veriyor Haber

MOVA, CES 2026’da Akıllı Yaşamın Geleceğine Yapay Zekâ ile Yön Veriyor

Küresel premium AI akıllı yaşam markası MOVA, CES 2026’da farklı yaşam alanlarına dokunan ürün portföyüyle dikkat çekiyor. Ev temizliği, dış mekân çözümleri ve tüketici elektroniğini kapsayan bu portföy, markanın yapay zekâ temelli teknolojileri günlük yaşamın doğal bir parçası hâline getirme yaklaşımını yansıtıyor. MOVA Türkiye Genel Müdürü Ahmet Adıgüzel, CES 2026’da sergilenen teknolojilere ilişkin şunları söyledi: “MOVA olarak yapay zekâyı yalnızca ürün performansını artıran bir teknoloji olarak değil, yaşamın doğal bir parçası hâline getiren bir tasarım ve mühendislik yaklaşımı olarak ele alıyoruz. CES 2026’da tanıttığımız çözümler, çok katlı temizlikten dış mekân ve bahçe teknolojilerine kadar farklı yaşam senaryolarını tek bir akıllı ekosistem altında birleştirme vizyonumuzu yansıtıyor. Türkiye pazarı da bu vizyonun önemli bir parçası. CES 2026’a tanıtılan teknolojilerin bir kısmı yakın zamanda Türkiye’de de teknoloji severlerle buluşacak. Kullanıcıların beklentilerini doğru okuyarak, güvenilir ve premium akıllı yaşam teknolojilerini Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaştırmak adına büyük heyecan duyuyoruz.” CES 2026’da Tanıtılan Üç Yeni Ürün MOVA, CES 2026 kapsamında üç yeni ürününü ilk kez global ölçekte sergiliyor. Floor Cleaner: MOVA Pilot 70, Pool Cleaner: MOVA Rover Master ve Lawn Mower: MOVA LiDAX Ultra AWD adlı üç yeni ürün markanın “Toprak, su ve hava” yaklaşımını temsil ediyor. Çok Katlı Temizlikte Yeni Yaklaşım: Space-Flying Module MOVA, akıllı ev temizliğinde uzun süredir karşılaşılan çok katlı temizlik ihtiyacına yenilikçi bir çözüm sunuyor. Merdiven çıkabilen ve farklı katlar arasında temizlik yapabilen değiştirilebilir modül yapısına sahip MOVA ZEUS 60, dubleks ve villa gibi yaşam alanlarında otonom temizliğin kapsamını genişletiyor. Bu yaklaşım, CES 2026’da tanıtılan “Space-Flying Module” Pilot 70 ile ileri bir boyuta taşınıyor. Gelişmiş algılama sistemleri ve hassas denge kontrolü sayesinde modül, merdiven gibi karmaşık alanlarda güvenli ve kontrollü hareket edebiliyor. MOVA, bu teknolojiyle akıllı temizlikte senaryolar arası geçişi mümkün kılan yeni bir standart ortaya koyuyor. Tüm Ev İçin Derinlemesine Temizlik Çözümleri MOVA, CES 2026’da robot süpürge kategorisindeki yenilikleriyle öne çıkıyor. Merdiven çıkabilen ve farklı katlar arasında temizlik yapabilen değiştirilebilir modül yapısına sahip MOVA ZEUS 60, dubleks ve villa gibi çok katlı yaşam alanlarında otonom temizliğin kapsamını genişletiyor. Gelişmiş algılama teknolojileri sayesinde cihaz, karmaşık ev düzenlerinde güvenli ve kontrollü bir temizlik deneyimi sunuyor. CES 2026’da tanıtılan “Space-Flying Module” Pilot 70 ise MOVA’nın bu alandaki ileri teknoloji yaklaşımını temsil ediyor. Modül, çok katlı temizlik senaryolarında gelecekte devreye alınabilecek yeni nesil çözümler için bir teknoloji vitrini olarak konumlanıyor. Havuz Temizliğinde Çok Yönlü Çözüm: Rover Master MOVA, havuz temizliği kategorisinde de çok yönlü bir yaklaşım sergiliyor. Biyonik robotik kollu havuz temizleyicisi Rover Master, büyük atıkları otomatik olarak toplayabilen yapısı ve köşelere erişebilen değiştirilebilir fırça başlıklarıyla kapsamlı temizlik sağlıyor. LiDAR tabanlı navigasyon sistemi, düzensiz şekilli ve farklı derinliklere sahip havuzlarda dahi hassas yön bulma imkânı sunuyor. Temel temizlik işlevlerinin ötesine geçen Rover Master, farklı kullanım senaryolarını destekleyerek akıllı havuz ekipmanlarının sınırlarını genişletiyor. Zorlu Araziler İçin Akıllı Bahçe Çözümleri CES 2026’da tanıtılan MOVA LiDAX Ultra AWD, markanın off-road çim biçme teknolojilerindeki en yeni temsilcisi olarak dikkat çekiyor. Gelişmiş UltraView™ 3.0 çevresel algılama sistemi, 360° 3D LiDAR ve yapay zekâ destekli çift kamera teknolojisini bir araya getirerek daha geniş görüş alanı ve daha yüksek algılama hassasiyeti sunuyor. Dört tekerlekten çekiş (AWD) yapısı sayesinde LiDAX Ultra AWD, eğimli ve düzensiz zeminlerde istikrarlı bir performans sağlarken, karmaşık bahçe düzenlerinde güvenli ve kontrollü bir biçme deneyimi sunuyor. Bu yeni model, MOVA’nın dış mekân çözümlerinde yüksek performans, hassas navigasyon ve akıllı otomasyon yaklaşımını ileri bir seviyeye taşıyor. MOVA’nın off-road çözümleri arasında yer alan NAVAX AWD serisi ise zorlu arazi koşullarında sunduğu güçlü performansla ürün gamındaki konumunu koruyor. Entegre Bir Akıllı Yaşam Ekosistemi CES 2026’da çift stantlı sergi düzeniyle yer alan MOVA, ev temizliğinden dış mekân çözümlerine, ağız bakımından evcil hayvan bakımına kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle entegre bir akıllı yaşam ekosistemi sunuyor. Marka, farklı yaşam alanlarını tek bir teknoloji çatısı altında birleştirerek daha bağlantılı ve akıllı bir yaşam deneyimi oluşturmayı hedefliyor. CES 2026’da Tanıtılan Yeni Teknolojiler CES 2026 kapsamında MOVA, çok katlı temizlik senaryoları için geliştirilen değiştirilebilir modül yaklaşımını ve bu yaklaşımı ileriye taşıyan Space-Flying Module konseptini sergiliyor. HydroForce™ yüksek basınçlı akan su teknolojisi, zorlu kirlerde derinlemesine temizlik performansını destekliyor. MopSwap™ Hub otomatik mop değiştirme sistemi, farklı zemin türleri arasında temizlik yönteminin otomatik olarak uyarlanmasını sağlıyor. UltraTrim™ 2.0 kenar kesim teknolojisi ise bahçe zeminlerinde kenar bölgelerde daha hassas ve kontrollü biçimlendirme imkânı sunuyor. Bu teknolojiler, MOVA’nın CES 2026’da sergilediği ürünlerdeki mühendislik yaklaşımını ve senaryo odaklı inovasyon anlayışını somut şekilde ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, Mobilite, Üretim ve Günlük Yaşam Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor Haber

Bosch, Mobilite, Üretim ve Günlük Yaşam Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor

Dijitalleşmenin hız kazandığı bir dünyada yazılım, ilerlemenin görünmeyen motoru olarak öne çıkıyor. İletişim kurma biçimimizi, çalışma şekillerimizi, günlük yaşamda kullandığımız cihazları ve üretim süreçlerini yazılım şekillendiriyor. Ancak yazılım, donanımın fiziksel dünyasıyla kusursuz bir şekilde birleştiğinde gerçek potansiyeline ulaşabiliyor. Bosch, CES® 2026 kapsamında yazılım ve donanımın bir araya gelerek daha akıllı bir geleceğin nasıl mümkün kılındığını gözler önüne seriyor. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Tanja Rückert, Las Vegas’ta düzenlenen fuarda yaptığı açıklamada, “Yıllara dayanan donanım ve yazılım uzmanlığımız sayesinde fiziksel dünya ile dijital dünya arasındaki boşluğu kapatabiliyoruz. Donanım ve yazılımı entegre ederek insan odaklı, yani ‘Yaşam için Teknoloji’ anlayışını yansıtan akıllı ürün ve çözümler geliştiriyoruz” dedi. Yazılım ve hizmetlerde güçlü büyüme hedefi Bosch, önümüzdeki on yılın başına kadar yazılım ve hizmetlerden 6 milyar Euro’nun üzerinde gelir elde etmeyi hedefliyor. Bu gelirin önemli bir kısmının yapay zekâ (AI) tabanlı çözümlerden oluşması bekleniyor. Söz konusu gelirin yaklaşık üçte ikisinin Mobilite iş kolundan gelmesi öngörülüyor. Şirket, yazılım, sensör teknolojileri, yüksek performanslı bilgisayarlar ve ağ bileşenlerinden elde ettiği gelirleri 2030’lu yılların ortasına kadar iki katına çıkararak 10 milyar Euro’nun üzerine taşımayı planlıyor. Bosch, yapay zekânın uygulanması ve geliştirilmesi alanında da öncü rolünü sürdürüyor. Teknoloji şirketi, 2027 yılı sonuna kadar bu alana 2,5 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapacak. Kokpit deneyiminde yapay zekâ yenilikleri Geleceğin araçlarında yapay zekâ kilit bir rol üstleniyor. Bosch, sürüş güvenliğini ve konforunu artırmak için yapay zekâ çözümlerini halihazırda kullanıyor. CES® 2026’da Bosch, yeni yapay zekâ tabanlı kokpit çözümünü tanıtıyor. Hepsi bir arada bir sistem olarak geliştirilen bu kokpit, araç içi deneyimin yüksek düzeyde kişiselleştirilmesine olanak tanıyor. Büyük dil modeliyle donatılan sistem, kullanıcıyla gerçek bir kişiyle konuşuyormuş hissi veren bir iletişim kurabiliyor. Görsel dil modeli ise araç içi ve araç dışındaki ortamı algılayarak yorumlayabiliyor. Bu sayede sistem, örneğin varış noktasına ulaşıldığında otomatik olarak park yeri arayabiliyor ya da çevrim içi toplantılar sırasında toplantı tutanakları oluşturabiliyor. By-wire sistemleriyle yazılım tanımlı sürüş Bosch, otomatik ve yazılım tanımlı sürüşün temel teknolojilerinden biri olan by-wire sistemlerinde de lider sağlayıcılar arasında yer alıyor. Bu sistemler, fren ve direksiyon için mekanik bağlantıları elektriksel sinyal hatlarıyla değiştirerek tasarım, güvenlik ve yazılım kontrolü açısından tamamen yeni olanaklar sunuyor. Bosch, brake-by-wire ve steer-by-wire ile 2032’ye kadar 7 milyar Euro’nun üzerinde kümülatif satış geliri elde etmeyi bekliyor. Bu kilit teknolojinin pazar dinamikleri 2030’lu yıllarda da hız kazanmaya devam edecek. Akıllı yazılımla hareket kaynaklı rahatsızlıklar azaltılıyor Bosch’un Vehicle Motion Management (Araç Hareket Yönetimi) yazılımı, frenleri, direksiyonu, güç aktarma sistemini ve şasiyi merkezi olarak kontrol ederek aracın hareketini altı serbestlik derecesinin tamamında yönetmeyi mümkün kılıyor. Bu, bireysel aktüatörlerin daha iyi koordine edilmesini ve daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Gelecekte bu sistemler sürücünün bireysel ihtiyaçlarına göre de ayarlanabilecek. Yazılım, virajlarda savrulmayı veya dur-kalk trafikte öne-arkaya sallanmayı önemli ölçüde azaltarak hareket kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu da otonom sürüşe giden yolda önemli bir adım olarak görülüyor. Radar Gen 7 Premium CES’te ilk kez tanıtılıyor Bosch, sensör teknolojisi ve yapay zekâyı bir araya getiren Radar Gen 7 Premium çözümünü CES’te dünya prömiyeriyle tanıtıyor. Yeni radar sensörü, otoyol pilotu gibi sürüş destek fonksiyonlarını ileri seviyeye taşıyor. Özel anten konfigürasyonu sayesinde maksimum açısal hassasiyet ve çok uzun menzil sunan sensör, 200 metrenin üzerindeki mesafelerde palet veya araç lastiği gibi çok küçük nesneleri dahi algılayabiliyor. Bu sayede karmaşık trafik koşullarında kayıp yükleri veya diğer yol kullanıcılarını doğru şekilde tespit ederek uygun sürüş manevralarını mümkün kılıyor. eBike güvenlik bir adım daha ileri taşınıyor Bosch’un donanım ve yazılım uzmanlığı, eBike’ları de daha güvenli hale getiriyor. eBike Flow uygulamasına eklenen yeni özellikle kullanıcılar bisikletlerini veya bataryalarını çalıntı olarak işaretleyebiliyor. Bu durumda, ikinci el alıcılar, yetkili servisler veya güvenlik birimleri eBike Flow uygulaması üzerinden bağlantı kurmaya çalıştığında uyarı alıyor. Böylece çalıntı eBike’ların yeniden satılması önemli ölçüde zorlaştırılıyor. Dijitalleşmenin görünmeyen kahramanları: MEMS sensörler Otomotivden sanayiye, ev teknolojilerinden robotik uygulamalara kadar pek çok yeniliğin temelinde küçük ama son derece gelişmiş sensörler yer alıyor. Bosch, CES’te yeni BMI5 AI MEMS sensör platformunu tanıtıyor. Bu platform üzerine geliştirilen tüm sensörler; yüksek hassasiyet, dayanıklılık ve enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Entegre yapay zekâ fonksiyonları sayesinde hareketleri, konumları ve bağlamları algılayabiliyor. Yeni sensörler; sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarında baş hareketlerini gecikme olmadan takip ederek doğal 3D etkileşim sağlıyor. Aynı zamanda robotların çevrelerini ve hareketlerini yüksek doğrulukla algılamasına yardımcı oluyor. Örneğin, kamera görüşü kısıtlandığında bile insansı robotların doğru yolu bulmasını mümkün kılıyor. Bosch ve Microsoft’tan “Manufacturing Co-Intelligence®” iş birliği Bosch, CES® 2026 kapsamında Microsoft ile iş birliğini genişlettiğini duyurdu. İki şirket, “Manufacturing Co-Intelligence®” çözümünü ajan tabanlı yapay zekâ ile geliştirerek üretimde devrim yaratabilecek yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. İki şirket Las Vegas’ta Mutabakat Zaptı (MoU) imzalayacak. Ajan tabanlı yapay zekâ; çok büyük veri setlerini analiz edebiliyor, büyük ölçüde otonom kararlar alabiliyor ve üretim, bakım ile tedarik zinciri süreçlerini optimize edebiliyor. Tanja Rückert, “Bu teknoloji, fabrika süreçlerini çok daha akıllı hale getiriyor” dedi. Bosch’un üretim ve endüstriyel yazılım alanındaki derin bilgi birikimi ile Microsoft’un güçlü BT altyapısı ve yazılım uzmanlığı bir araya getiriliyor. Amaç, mevcut üretim süreçlerini yapay zekâ destekli çözümlerle ölçeklenebilir hale getirmek. Böylece fabrikalar daha verimli çalışırken, çalışanların üzerindeki yük de azaltılıyor. Sahteciliğe karşı cep boyutunda devrim Bosch’un CES’te tanıttığı bir diğer yenilik ise sahte ürünlerle mücadelede çığır açan Origify çözümü oluyor. Origify, ürünlere dijital bir DNA kazandıran akıllı bir yazılım ekosistemi olarak konumlanıyor. Ek etiketler, çipler veya kodlar yerine ürün yüzeyinin benzersiz ve kopyalanamaz fiziksel özelliklerini analiz eden sistem, ürüne kurcalamaya karşı dayanıklı bir dijital kimlik atıyor. Detector uygulaması sayesinde canlı video akışı kullanılarak birkaç saniye içinde ürünün orijinal mi yoksa sahte mi olduğu tespit edilebiliyor. Bosch Tech Compass: Yapay zekâ geleceğin itici gücü Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 70’i yapay zekâyı geleceğin vazgeçilmez unsuru olarak değerlendiriyor. Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor. Bosch Tech Compass Türkiye sonuçları: “Yapay zeka çağına hazırız” İlk defa Türkiye’nin de dahil olduğu Bosch Tech Compass araştırmasının ilk sonuçlarına göre; katılımcıların dörtte üçü kendini yapay zeka çağını karşılamaya hazır hissediyor. Sonuçlar Türkiye’nin teknoloji ve inovasyona değin gelişmelere açık ve umutlu bir bakış açısıyla yaklaştığını ortaya koyuyor. Türkiye’deki katılımcılar, teknolojik gelişmelerin dünyayı daha iyi bir yer haline getireceğine ve yapay zekânın toplum için olumlu bir güç olacağına küresel ortalamanın üzerinde bir güven duyuyor. Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor.

ASPİLSAN Enerji, CES 2026’da “Sınırların Ötesinde Güç” Vizyonuyla İkinci Kez Yerini Alıyor Haber

ASPİLSAN Enerji, CES 2026’da “Sınırların Ötesinde Güç” Vizyonuyla İkinci Kez Yerini Alıyor

Türkiye’nin enerji depolama teknolojilerindeki öncü kuruluşu ASPİLSAN Enerji, dünyanın en büyük ve en prestijli tüketici elektroniği fuarlarından biri olan CES 2026’ya ikinci kez katılarak, enerji dönüşümünün merkezinde yer alan batarya teknolojilerindeki yetkinliğini küresel teknoloji ekosistemiyle buluşturmaya hazırlanıyor. Bu yıl “Power Beyond Boundaries – Sınırların Ötesinde Güç” temasıyla CES 2026’da yer alan ASPİLSAN Enerji, hem sivil hem de endüstriyel kullanım için geliştirdiği ileri batarya teknolojilerini, enerji çözümlerini ve yeni nesil depolama sistemlerini uluslararası ziyaretçilere sunacak. Günümüzün ve geleceğin enerji altyapısında kritik bir rol üstlenen lityum iyon batarya teknolojileri, ulaşımdan savunmaya, havacılıktan enerji depolama sistemlerine kadar pek çok alanda ülkelerin teknolojik rekabet gücünü belirleyen stratejik bir unsur olarak öne çıkıyor. ASPİLSAN Enerji, yerli mühendislik kabiliyetiyle geliştirdiği lityum iyon batarya hücreleri ve batarya sistemleriyle bu alandaki yetkinliğini CES 2026 sahnesinde uluslararası paydaşlarla buluşturacak. Şirket; lityum iyon batarya hücrelerinden taşınabilir enerji çözümlerine, savunma ve havacılık uygulamalarından özel üretim batarya tasarımlarına kadar uzanan geniş ürün gamıyla, Türkiye’nin enerji depolama alanındaki teknolojik kapasitesini ve mühendislik gücünü küresel ölçekte temsil edecek. ASPİLSAN Enerji, inovasyon odaklı yaklaşımı ve sürdürülebilir enerji vizyonuyla, enerji depolama alanındaki küresel dönüşümde aktif rol alma hedefini CES 2026’da bir kez daha ortaya koyarken; sektör profesyonellerini, iş ortaklarını ve teknoloji ekosisteminin tüm paydaşlarını standında ağırlamaya hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung CES 2026'da C-Lab ile Desteklediği Start-up'ları Tanıtacak Haber

Samsung CES 2026'da C-Lab ile Desteklediği Start-up'ları Tanıtacak

Samsung Electronics 6-9 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek olan dünyanın en büyük tüketici elektroniği ve BT fuarı CES 2026'da C-Lab programıyla desteklediği yeni projeleri tanıtacağını duyurdu. Projeler; yapay zekâ, robotik ve dijital zindelik gibi çok çeşitli alanlarda inovasyonları kapsıyor. Samsung, CES Fuarı’nda start-up’ların dünya pazarına açılmasını desteklemek için özel bir C-Lab sergi alanına sahip olacak. CES Fuarı’nda girişimler için ayrılan Venetian Expo'daki Eureka Park'ta yer alacak alanda, katılımcı start-up’lar inovatif teknolojilerini sergileyecek. Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve Yaratıcılık ve İnovasyon Merkezi Başkanı Byoung Chul Lee, “Samsung, inovatif teknolojilere geçerlilik kazandırmak ve bu teknolojilerin global büyümesini hızlandırmak amacıyla CES'i bir platform olarak kullanarak C-Lab start-up’larını destekliyor. Bu yıl bölgesel start-up’ların katılımındaki artış, C-Lab ekosisteminin sürekli geliştiğini gösteriyor” dedi. C-Lab Outside programıyla beraber 15 start-up tanıtılıyor Bu yıl C-Lab, Samsung Electronics'in C-Lab Outside programı aracılığıyla doğrudan desteklediği sekiz start-up, Samsung Financial Networks tarafından işletilen Samsung Financial C-Lab Outside'dan dört start-up, Samsung Electronics'in kurum içi start-up programı C-Lab Inside'dan iki start-up ve Samsung Electronics ile Daegu Yaratıcı Ekonomi İnovasyon Merkezi'nin ortaklaşa desteklediği bir start-up olmak üzere toplam 15 start-up tanıtacak. Bölgesel start-up’lardan rekor katılım Samsung, 2023 yılından bu yana C-Lab Outside programını Kore'nin Daegu ve Gwangju şehirlerine ve Gyeongbuk eyaletine genişletti. Bölgesel start-up ekosistemlerini güçlendirmek için gelecek vaat eden girişimleri belirleyip destekleyen program, çalışma alanı sunmanın ve aşamalı danışmanlık hizmeti vermenin yanında Samsung’la ve şirketin iştirakleriyle iş birliği yapma fırsatları da sunuyor. Bu imkanlar, start-up’ların çok daha büyük bir şehir olan Seul'e taşınmadan önce büyümesini sağlıyor ve sürdürülebilir bir yerel inovasyon döngüsü oluşturuyor. Bugüne kadar, Samsung’un bu girişimi sayesinde 40 bölgesel start-up geliştirildi; bölgesel ekosistemlerin canlanmasına katkıda bulunuldu ve geleceğin global unicorn şirketlerinin temelleri atıldı. Daegu, Gwangju ve Gyeongbuk'tan çıkan yedi start-up CES 2026'ya katılacak ve bu, bölgesel C-Lab start-up'larından gelen şimdiye kadarki en büyük CES katılımı olacak. Bölgesel start-up’ların başarıları artmaya devam ediyor Bölgesel C-Lab start-up'ların teknolojik rekabet gücü giderek daha fazla tanınır hale geliyor. Örneğin, C-Lab Outside Gyeongbuk'tan plastik geri dönüşümü üzerine çalışan start-up Repla, plastik bileşim oranlarını analiz eden Puri-Checker cihazıyla CES 2026 İnovasyon Ödülü’nü aldı. Repla CEO'su Dong-eun Seo, CES 2026 İnovasyon Ödülü’yle ilgili, “Bölgesel bir start-up olarak Samsung gibi global bir şirketle iş birliği yapmak bize çok değerli bir fırsat sundu. Global bir sorun olan plastik geri dönüşümü alanında çalışıyoruz ve CES, uluslararası pazar fırsatlarını keşfetmemiz açısından önemli bir platform sağlıyor” dedi. CES’e katılan bölgesel yedi C-Lab start-up şöyle sıralanıyor: Stress Solution (Gyeongbuk): Zihinsel zindeliğe yönelik yapay zekâ tabanlı kişiselleştirilmiş sesler oluşturma çözümüDeepscent (Gwangju): Her alana özel yapay zekâ destekli dijital koku geliştirme çözümüElevenliter (Daegu): Evcil hayvanlarda ilerleyen hastalıklar için yapay zekâ destekli teşhis önerme çözümüAunionAI (Gwangju): İfade gücü yüksek seslerle ve ses efektleriyle otomatik olarak birçok dilde dublaj ve altyazı oluşturan web tabanlı yapay zekâ çözümüRepla (Gyeongbuk): Enzimlerle saflaştırılmış, kir içermeyen geri dönüştürülmüş plastik üretimiUniva (Daegu): Cihaz üzerinde çalışan çok modlu büyük dil modeli çözümü10kM.ai (Daegu Yaratıcı Ekonomi İnovasyon Merkezi): Videolar oluşturup düzenleyebilen ve bunları gelire dönüştürebilen yapay zekâ destekli kurumsal video üretimi çözümü C-Lab Inside yapay zekâ destekli kurum içi start-up’ları tanıtacak Samsung, 2016 yılından bu yana her yıl CES'te C-Lab Inside projelerini tanıtıyor, global pazarın tepkisini ve start-up’ların ticari potansiyelini ölçüyor. Bu yıl, inovasyon gücü, global ölçeklenebilirliği ve eksiksizliğiyle yüksek puan alan yapay zekâ destekli iki proje tanıtılacak: ChronoMix: Nesne odaklı videolar oluşturan yapay zekâ çözümüEZ Reco: Uzman bilgisine dayalı elektronik ürün önerileri sunan üretken bir yapay zekâ platformu C-Lab finansal start-up’larla birlikte bağlı şirketlere genişliyor Samsung'un bağlı şirketlerinde açık inovasyon modelinin güçlenmesini yansıtmak üzere Samsung Financial C-Lab Outside'dan dört start-up, ilk kez CES'e katılacak. Bu katılımla, Samsung'un kuluçka deneyiminden yararlanan farklı sektörlerden start-up’lar, yeni global iş birliği fırsatları elde edecek. Samsung Financial C-Lab Outside, şu start-up’ları tanıtacak: Selectstar (Samsung Hayat Sigortası): Veri setlerinin telif hakkı sorununu çözme ve hepsi bir arada yapay zekâ değerlendirme platformuDatumo (Samsung Yangın ve Deniz Sigortası): Siber saldırıların finansal etkisini ölçen ve azaltan siber risk modellemesiWINNING.I (Samsung Card): Eşzamanlı olarak parmak izi ve yüz biyometrisiyle desteklenen yeni nesil kimlik doğrulama (eKYC) çözümüPillsang (Samsung Securities): Cihaz üzerinde yapay zekâ destekli gerçek zamanlı kimlik avı (dolandırıcılık ve sahtekarlığa yönelik) tespit etme çözümü C-Lab’den 17 start-up CES 2026 İnovasyon Ödülü kazandı C-Lab start-up’ları, Consumer Technology Association (CTA) tarafından açıklanan iki adet En İyi İnovasyon Ödülü dahil olmak üzere toplam 17 CES 2026 İnovasyon Ödülü’nün sahibi oldu. En İyi İnovasyon Ödülü'nü kazanan MangoSlab ve StudioLab, C-Lab Inside'dan doğdu ve daha sonra bağımsız start-up’lar olarak kendi yollarına devam etti. Bu ödüller, Samsung'un desteklediği kurum iç start-up’ların teknolojik mükemmelliğini ve büyüme potansiyelini bir kez daha teyit etmiş oldu.

Samsung, CES 2026'da Yapay Zekâ Ekosistemi Deneyimini Tanıtacak Haber

Samsung, CES 2026'da Yapay Zekâ Ekosistemi Deneyimini Tanıtacak

Samsung Electronics, 6-9 Ocak tarihleri arasında Nevada, Las Vegas'ta düzenlenecek olan dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarlarından CES 2026'da gerçekleştireceği The First Look etkinliğiyle geleneksel yöntemlerin dışına çıkarak tanıtım aktivitelerini yeni bir fuar yaklaşımıyla yapacağını duyurdu. The First Look etkinliğini Samsung, Las Vegas Kongre Merkezi (LVCC) içinde yer alan halka açık fuar standında değil, The Wynn Las Vegas'ta kuracağı bağımsız bir fuar alanında katılımcılarla buluşturacak. Burada Samsung, sanat galerilerinde ve müzelerde kullanılan tekniklerle hazırlanan deneyimlerle yeni ürün ve teknolojilerini tanıtacak. Samsung bu amaçla Samsung Fuar Alanı'nı büyük boyutlarda inşa etti. Alan; ürün sergileri, sunumlar, etkinlikler, teknoloji forumları, büyük müşterilerle ve iş ortaklarıyla yapılan görüşmeler gibi tüm faaliyetlerin tek ve entegre bir mekanda organik bir şekilde yürütülmesini sağlayacak. Bu adım, dönüştürülen fuar anlayışını yalnızca bir mekan değişikliği yapmanın ötesine taşıyarak Samsung'un müşteri deneyimini merkeze almadaki güçlü kararlılığını yansıtıyor. Yalnızca ürün tanıtmanın ötesinde: Özel bir alanda yapay zekânın özünü deneyimlemek Samsung, CES 2026'da Cihaz Deneyimi İş Biriminin birleşik yapay zekâ yaklaşımını paylaşacak ve şirketin genel ticari yönelimini aktaracak. Bu iddialı vizyonuyla Samsung, The Wynn'de kurmaya karar verdiği dikkat çeken büyük boyutlara sahip bağımsız ve sıra dışı fuar alanında sektörün önde gelen inovasyonlarını tanıtırken hiçbir sınırlamayla karşılaşmayacak. Şirket, temel yapay zekâ stratejisini ve vizyonunu paylaşırken tüketicilere sunabileceği gerçek yaşam kolaylıklarının değerini tam olarak aktarabilecek. The First Look etkinliği, sadece yeni ürün özelliklerini sergilemekle kalmayıp Samsung teknolojilerinin günlük yaşamı nasıl dönüştürdüğünü göstermek için hazırlandı. Tamamen sarmalayıcı bir ortam yaratmak, daha detaylı ve anlamlı ziyaretçi deneyimleri sunmak amacıyla sergi, gelişmiş programlarla ziyaretçi kalabalığını en aza indirecek. Etkileyici büyüklükteki alanda Samsung AI'ın tanıtımı yapılacak Samsung'un Fuar Alanı, ziyaretçilerin Samsung'un yapay zekâ inovasyonlarını, mevcut temel teknolojilerini ve gelecekteki hedeflerini titizlikle hazırlanmış senaryolarla sezgisel olarak deneyimlemesini sağlayacak şekilde tasarlandı. “Your Companion to AI Living (Hayatınıza Eşlik Eden Yapay Zekâ Dostunuz)” temasıyla hazırlanan sergi, mobil, ev cihazları ve ekranların dahil olduğu tüm ürün kategorilerinde Samsung'un yapay zekâ teknolojilerini göstermekle kalmayacak, aynı zamanda bu ürünleri birbirine bağlayan işlevlerde ve hizmetlerde yapay zekânın kapsamlı bir şekilde nasıl uyguladığını da aktaracak. Ziyaretçiler, her zaman ve her yerde devam eden ve sürekli bağlantı hedefleyen bu farklı yapay zekâ özelliklerini deneyimleyebilecek. Yazılım ve yapay zekânın bir araya gelerek donanımın bilindik sınırlarının ötesine geçen hiper bağlantılı bu ekosistemi, Samsung başarılı bir şekilde sunabiliyor. Teknoloji Forumlarında en yeni sektörel trendler ve teknolojiler ele alınacak Samsung, CES 2026'da en yeni sektörel trendleri ve geleceğin teknolojileri keşfetmeye odaklanan bir dizi Teknoloji Forumu paneli de düzenleyecek. Paneller, 5-6 Ocak saat 06.00 tarihlerinde iki gün boyunca gerçekleştirilecek ve yapay zekâ, ev cihazları, hizmetler ve tasarım odaklı dört oturumdan oluşacak. Panelin her oturumunda Samsung’dan uzmanların yanında iş ortağı şirketlerden, akademiden, basından ve analist topluluğundan katılımcılar yer alacak. Katılımcılar; sektörel trendler, yeni teknolojiler ve sektörün geleceği hakkında derin tartışmalar yürütecek.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.