Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çeşitlilik

Kapsül Haber Ajansı - Çeşitlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çeşitlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Legrand Türkiye’den Toplumsal Fayda Odaklı Yaklaşım Haber

Legrand Türkiye’den Toplumsal Fayda Odaklı Yaklaşım

Legrand Türkiye Grubu’nun benimsediği kurumsal kültür; kapsayıcılığı ve çeşitliliği odağına alan, çeşitliliği iş yapış süreçlerine yansıtan, güvenilir ve sade iş yapış biçimini esas alan bir anlayışla şekilleniyor. Bu anlayış doğrultusunda sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel etkilerle sınırlı bir alan olarak değil, çalışanlardan iş ortaklarına, tedarikçilerden son kullanıcıya uzanan tüm değer zincirinde uzun vadeli değer yaratmanın temel unsuru olarak ele alınıyor. Bu yaklaşımın somutlaştığı 2025–2027 dönemini kapsayan 6. Kurumsal Sosyal Sorumluluk yol haritası, grubun stratejik önceliklerini sürdürülebilirlik odağında bir araya getiren, etki temelli bir çerçeve ortaya koyuyor. Söz konusu yol haritası, sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefini beş temel taahhüt etrafında ele alıyor: çeşitlilik ve kapsayıcılığı teşvik etmek, iklim değişikliğiyle mücadele etmek, daha döngüsel bir ekonomi geliştirmek, müşteriler için değer yaratmak ve sorumlu bir işletme olmak. Legrand Türkiye Grubu, bu taahhütleri stratejik karar alma süreçlerinden operasyonel uygulamalara uzanan entegre bir dönüşüm yaklaşımının merkezine yerleştiriyor. Legrand Türkiye Grubu, Sürdürülebilirliği Ölçülebilir Hedeflerle Güçlendiriyor Kurumsal Sosyal Sorumluluk yol haritası kapsamında Legrand Türkiye Grubu, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında somut ve ölçülebilir hedeflerle ilerliyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda yeni ürün geliştirme süreçlerinde eko-tasarım kriterlerini esas almayı, ürünlerde kullanılan malzemelerin en az üçte birini geri dönüştürülmüş kaynaklardan sağlamayı hedefliyor. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında doğrudan ve dolaylı sera gazı emisyonlarında %10, tedarik zinciri kaynaklı emisyonlarda ise %30 oranında azalma hedefi bulunuyor. Müşterilere sunulan enerji verimliliği çözümleriyle toplamda 20 milyon ton karbon emisyonunun önlenmesi amaçlanırken, sosyal boyutta ise kapsayıcı istihdam hedefleriyle her yıl kariyerinin başındaki bireylere 4.000 yeni fırsat sunulması ve yönetim kademelerinde kadın temsilinin artırılması öncelikler arasında yer alıyor. Tüm bu hedefler, sorumlu işletme anlayışı çerçevesinde iş güvenliği, etik ve şeffaflık standartlarının güçlendirilmesiyle destekleniyor. “Ölçülebilir ve Kalıcı Değer Üretmeyi Amaçlıyoruz” Legrand Türkiye Grubu’nun sürdürülebilirlik hedefleri hakkında değerlendirmede bulunan Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk, “Yeni dönem stratejimizi yalnızca finansal performansla sınırlı görmüyor, gezegenin ve toplumun değişen ihtiyaçlarını merkeze alan, uzun vadeli etki yaratmayı hedefleyen somut eylemler bütünü olarak ele alıyoruz. ESG kriterlerini tüm iş süreçlerimize entegre ederek, iklim kriziyle mücadeleden toplumsal cinsiyet eşitliğine, döngüsel ekonomiden sorumlu iş yapış biçimlerine kadar geniş bir alanda ölçülebilir ve kalıcı değer üretmeyi amaçlıyoruz. Bu yaklaşımı, yalnızca kendi operasyonlarımızla sınırlı tutmadan tedarikçilerimizden iş ortaklarımıza, çalışanlarımızdan son kullanıcılarımıza uzanan geniş ekosistemimizde ortak bir dönüşüm anlayışıyla hayata geçiriyoruz. Daha yaşanabilir bir çevre, daha kapsayıcı bir toplum ve daha duyarlı bir iş dünyası için üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone’dan Yerli Tedarikçilerine Global Pazarlara Açılma Fırsatı  Haber

Vodafone’dan Yerli Tedarikçilerine Global Pazarlara Açılma Fırsatı 

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Türkiye’nin dört bir yanından tedarikçilerini bir kez daha İstanbul’da buluşturdu. Vodafone Tedarik Zinciri Yönetimi ekibi tarafından düzenlenen etkinliğe teknoloji, yazılım, telekommünikasyon, üretim ve hizmet sektörlerinden, farklı büyüklüklerde yaklaşık 500 tedarikçi firmanın yöneticileri katıldı. “Geleceğe birlikte bağlıyız.” mesajının verildiği toplantıda, Vodafone’un Türkiye’deki 20 yıllık yolculuğunun yanı sıra geleceğe yönelik hedef ve stratejileri de paylaşıldı. Etkinlik kapsamında düzenlenen panel ve sunumlarda 5G hazırlıkları, sürdürülebilirlik, iş sağlığı ve güvenliği, yerli ve milli tedarikçi ekosistemine yönelik yatırımlar gibi konular ele alındı. Gerçekleşen zirvede, şirket stratejik önceliklerini aktaran konuşmasında Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: “Vodafone Grubu olarak, Avrupa ve Afrika'nın en büyük telekom ve teknoloji şirketlerinden biriyiz. Toplamda 60 ülkenin 15'inde kendi markamızla faaliyet gösteriyor, 330 milyondan fazla bireysel müşteriye ve 4,7 milyon işletmeye hizmet sunuyor, dünya genelinde 220 milyondan fazla cihazı birbirine bağlıyoruz. Ülkemizde ise Cumhuriyet tarihinin en büyük iki uluslararası doğrudan yatırımcılarından biriyiz. 20 yılda yaptığımız toplam yatırımın reel değeri 480 milyar TL'yi aşmış durumda. Türkiye'de 50 milyar TL'lik satın alma hacmine, 1.200'ün üzerinde tedarikçi ve yaklaşık 6.000 satış noktasından oluşan çok büyük bir ekosisteme sahibiz. Bu ekosistemle, yaklaşık 40 bin kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam yaratıyoruz. Tedarikçi yönetiminde birlikte çözüm geliştirmeyi esas alan stratejik ortaklıklar kurmaya önem veriyoruz. Sadece fiyat odağıyla bakmayarak, kurumsal hassasiyetlerimiz konusunda bizimle paralel düşünen ve hareket eden firmalarla çok daha fazla işbirliği yaptığımız bir çalışma biçimine geçtik. Kendini geliştirmeye devam eden, kısa vadeli getiri yerine uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanan ve kalite, hız ve dijital yetkinlikler anlamında fark yaratan tedarikçilerimiz için hem Türkiye’de hem de global pazarlarda büyüme fırsatları sunmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de tedarikçilerimizle birlikte üretecek, Türkiye'de kazandıklarımızı yine Türkiye için değere dönüştüreceğiz.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hana Jalel ise şöyle konuştu: “Vodafone Türkiye olarak uzun yıllardır hedefimiz sektörde gelir bazında en hızlı büyüyen operatör olmak. Son 2,5 yıldır bu hedefi istikralı bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Türkiye’de başardıklarımızla Vodafone Grubu’nun global finansal tablolarında da önemli bir yere sahibiz. 2025-26 mali yılımız da bu açıdan başarılı geçiyor. Nisan-Eylül 2025 dönemini kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, şirketimizin servis gelirleri 64,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârımız 23,7 milyar TL oldu. Bu sonuçlarla, gelir bazında en hızlı büyüyen operatör olma hedefini mali yılımızın ilk yarısı itibarıyla da gerçekleştirmiş olduk. Bu yolculukta bizimle birlikte olan tedarikçilerimize teşekkür ediyoruz.” Vodafone Tedarikçi Yönetiminde Global Fırsat ve Standartlarla Değer Yaratıyor Küresel ölçekte 26 milyar Euro’nun üzerinde bir satın alma gücüyle dünyanın en büyük tedarik organizasyonlarından biri haline gelen Vodafone, ölçek ekonomisi yaratmanın ötesinde; tedarikçileri için farklı ülkelere açılma ve ihracat fırsatları sunuyor. Tedarikçi yönetiminde uluslararası en iyi uygulamalarla tam uyum sağlayarak küresel standartlarda bir çalışma modeli benimseyen Vodafone. ISG (İş Sağlığı ve Güvenliği) gerekliliklerini tüm tedarikçi ekosistemine entegre ederken, siber güvenlik ve veri koruma alanlarında en yüksek seviye kontrollerle tedarik zinciri güvenilirliğini güçlendiriyor. Vodafone ayrıca kapsayıcılık ve çeşitlilik prensiplerini tedarikçi seçim ve değerlendirme süreçlerinin temel bileşenlerinden biri hâline getirmiş durumda. Çevresel etki azaltımı ve gezegenin korunmasına yönelik sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda çalışan Vodafone, tüm tedarikçileriyle birlikte çevresel sorumluluğu esas alan, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimpur, LSEG ESG Değerlendirmesinde Global Kimya Sektöründe 13. Sırada Haber

Kimpur, LSEG ESG Değerlendirmesinde Global Kimya Sektöründe 13. Sırada

Kimya sektöründe dünya genelinde değerlendirilen 517 firma arasında 13. sırada yer alan Kimpur’un bu başarısı, şirketin XUSRD – BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’ndeki görünürlüğünü güçlendirirken, Türkiye sermaye piyasalarındaki görünürlüğüne de katkı sağladı. Yakın dönemde EcoVadis değerlendirmesinde de Altın seviyeye ulaştığını açıklayan şirket, sürdürülebilirlik alanındaki istikrarlı performansını ulusal ve uluslararası ölçekte sürdürdü. Sürdürülebilirlikte Şeffaflık ve Ölçülebilir Hedefler Kimpur, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını uzun yıllardır entegre raporlar ve sürdürülebilirlik raporları aracılığıyla şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşıyor. Şirket, 2025 yılında ilk kez Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) uyumlu raporunu yayımlarken, 2030 İklim Değişikliği Yol Haritası doğrultusunda çevresel süreçlerini sistematik bir yaklaşımla yönetiyor. İklim krizi kaynaklı risklerini belirleyip senaryo analizleriyle değerlendiren Kimpur, bu analizler doğrultusunda aksiyon planlarını hayata geçiriyor. Şirketin 2030 hedefleri arasında; birim başına düşen Kapsam 1 ve 2 emisyon yoğunluğunu %33, enerji tüketim yoğunluğunu %22 oranında azaltmak ve satışlarının %25’ini sürdürülebilir ürün gamından elde etmek yer alıyor. Toplumsal alanda da sürdürülebilirlik yaklaşımını güçlendiren Kimpur, çeşitlilik, kapsayıcılık ve çalışan bağlılığı odağında önemli ilerlemeler kaydetti. Şirket, Happy Place to Work tarafından gerçekleştirilen çalışan bağlılığı anketinde yıllardır puanını istikrarlı biçimde artırarak güçlü kurum kültürünü ortaya koyuyor. Sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, kurumsal kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alan Kimpur, çevreye, insana ve geleceğe değer katan çözümler üretmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mitsubishi Electric Türkiye “En Yetkin 100 CHRO” Listesinde Haber

Mitsubishi Electric Türkiye “En Yetkin 100 CHRO” Listesinde

Mitsubishi Electric Türkiye İnsan Kaynakları – Kurumsal İletişim – İdari İşler & Satın Alma Direktörü Kaan Gürışık, Happy Place to Work® tarafından açıklanan “CHRO 100 - Türkiye’nin En Yetkin CHRO’ları” listesinde yer alarak insan kaynakları alanındaki güçlü liderlik yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’de insan kaynakları alanında fark yaratan liderleri görünür kılmayı amaçlayan “CHRO 100- Türkiye’nin En Yetkin CHRO’ları” listesi, insan kaynakları liderlerinin yetkinliklerine doğrudan sahada tanıklık eden kişilerin oylarıyla belirleniyor. Kaan Gürışık, Mitsubishi Electric Türkiye’de insan kaynakları önceliklerini şirket stratejisiyle hizalayan, vizyonu ölçülebilir hedeflere dönüştürerek kaynak ve zamanı bu doğrultuda yöneten liderlik yaklaşımıyla listede yer almayı başardı. Gürışık DE&I, dijitalleşme ve değişim yönetimini planlı biçimde yürüterek dönüşümü güçlü bir iletişimle adım adım hayata geçiriyor. Kısa süre önce Great Place To Work® Türkiye (GPTW) ve Toptalent tarafından açıklanan listelerde de ödüle layık görülen Gürışık, yeni başarısıyla güçlü liderlik yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Gürışık, ödülle ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “İnsan kaynakları stratejilerimizi ve işveren markası yaklaşımımızı, Mitsubishi Electric’in köklü değerleri üzerine inşa ediyoruz. Çalışan deneyimini, insan odağı ile şirket stratejileri arasında gerçekçi ve sürdürülebilir bir denge kurarak, uzun vadeli değer yaratma anlayışıyla yönetiyoruz. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık, dijitalleşme ve değişim yönetimi odağında planlı ve sürdürülebilir adımlar atıyoruz. Kadın istihdamını artırmaya yönelik uygulamalarımızla kapsayıcı kurum kültürünü sahada somut şekilde hayata geçiriyoruz. CHRO 100 gibi saygın bir listede yer almak benim için büyük bir gurur. Bu takdirin arkasında, Mitsubishi Electric Türkiye’de birlikte çalıştığımız güçlü ekip kültürü ve insanı merkeze alan yönetim anlayışımız bulunuyor. Happy Place to Work® ekibine ve oy kullanarak değerlendirmede bulunan insan kaynakları profesyonellerine takdirleri için teşekkür ederim.”

Mars Logistics Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Manifestosu’nu Yayınladı Haber

Mars Logistics Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Manifestosu’nu Yayınladı

Farklılıkların bir arada güç yarattığına inanan bir şirket kültürüyle, herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu, sesinin duyulduğu ve değer gördüğü bir iş ortamı yaratmayı hedefleyen Mars Logistics, lojistik sektöründe eşitlikçi, adil ve kapsayıcı bir çalışma kültürünün öncülerinden olmayı hedefliyor. 2021 yılında hayata geçirilen ve toplumsal cinsiyet eşitliğini konu alan Eşitliğin Cinsiyeti Yoktur projesi ile lojistik sektöründe kalıpların dışına çıkarak kadın tır sürücüleri dahil olmak üzere şirketin genelinde kadın istihdamını stratejik planına da ekleyerek artıran, şirket içinde ve şirket dışında farkındalık çalışmaları yürüten Mars Logistics, Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık alanındaki çalışmaları da odağına aldı. Şirket, bu başlıktaki çalışmalarını genişletmek ve daha sistematik hale getirmek üzere bir çalışma grubu kurdu ve farklılıkların tüm boyutlarını kapsayan bir vizyonla yola çıkarak bir manifesto yayınladı. Manifestoda; çalışanların kimliklerinden bağımsız olarak gelişim ve yükselme imkanlarına erişmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesi, kadınların liderlik pozisyonlarına katılımının artırılması ve sektörde kadın temsilinin güçlendirilmesinin yanı sıra; farklı yaş gruplarının, engelli bireylerin, farklı kültürel ve sosyal kimliklerin eşit şekilde temsil edilmesi ve karar alma süreçlerine dahil edilmesi ile herkes için erişilebilir bir çalışma ortamı sağlanması konularına vurgu yapıldı. Mars Logistics ÇEK Lideri Tuğçe Şahin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Başarıyı yalnızca iş sonuçlarıyla değil, birlikte yarattığımız kapsayıcı kültürle de ölçüyoruz. Çeşitliliği ilerlememizin itici gücü olarak görüyor, farklı bakış açılarını karar süreçlerimize dahil ederek daha adil ve yenilikçi çözümler üretiyoruz. Çünkü biliyoruz ki Mars Logistics’te herkes için yer var.” Mars Logistics’in yayınladığı Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Manifestosu’nun tam hali şu şekilde: Mars Logistics olarak farklılıklarımızın gücümüze güç kattığına inanıyoruz ve herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu, sesinin duyulduğu ve değer gördüğü kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturmayı benimsiyoruz. Kim olduğumuzdan çok ne başardığımız önemlidir; ırk, cinsiyet, yaş, din ya da engellilik durumuna bakmaksızın herkesin gelişim ve yükselme imkanlarına erişmesini sağlıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin, adil ve kapsayıcı bir iş ortamının temeli olduğuna inanıyoruz ve kadınların liderlik pozisyonlarına erişimini destekliyor, sektörde kadın temsilini artırmayı hedefliyoruz. Farklı bakış açılarını karar süreçlerine dahil ederek yenilikçi ve adil çözümler üretiyoruz. Çeşitliliği ilerlememizin itici gücü olarak görüyor, herkesin sesini duyurabildiği bir ortam yaratıyoruz. Tedarik zincirimiz ve iş ortaklarımızla bu değerleri paylaşarak birlikte ilerliyoruz. Mars Logistics, farklılıkların zenginlik olduğu, herkesin kendini ait hissedeceği bir yer olmaya devam edecek. Çünkü biz biliyoruz ki Mars Logistics’te herkes için yer var. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Softtech, İnsan Odaklı İK Yaklaşımıyla 3 Prestijli Ödüle Layık Görüldü Haber

Softtech, İnsan Odaklı İK Yaklaşımıyla 3 Prestijli Ödüle Layık Görüldü

Softtech, hem Türkiye’den hem de globalden aldığı üç önemli ödülle 2025 yılını tamamladı. Brandon Hall Group tarafından düzenlenen Excellence in Action Awards’ta çalışan bağlılığı anketi sonuçları ve çalışan geri bildirimlerinin değerlendirildiği Employee Engagement kategorisinde Bronz Ödül, işe alımda eşitlik yaklaşımı, çeşitlilik ve kapsayıcılık uygulamalarının değerlendirildiği Diversity, Equity and Inclusion’da da (DEI) Bronz Ödül kazandı. PERYÖN tarafından düzenlenen (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) 17. İnsana Değer Ödülleri’nde ise Softtech, Değer Yaratan Uygulamalar Kategorisinin “Bağlılık, Kültür ve Dönüşüm Yönetimi” alt başlığında “Fark Yaratan Firma” olarak 1.’lik ödülünün sahibi oldu. “Çalışan deneyimini sürekli geliştirmeye devam edeceğiz” Softtech Genel Müdürü M. Bülent Özçengel ise ödüller hakkında şunları söyledi: “İnsanı odağına alan kurum kültürümüzün hem Türkiye’de hem de global platformlarda takdir görmesi bizim için büyük bir gurur. Brandon Hall Group Excellence in Action Awards ve PERYÖN 17. İnsana Değer Ödülleri’nden aldığımız bu üç kıymetli ödül, çalışan bağlılığını veriyle yöneten, geri bildirimi aksiyona dönüştüren, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılığı tüm süreçlerine entegre eden yaklaşımımızın bir göstergesi oldu. Softtech’te, çalışanlarımızın sesini merkeze alarak sürekli geliştirmeyi, değerlerimizle uyumlu, sürdürülebilir bir çalışan deneyimi yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu ödüller, birlikte öğrenen, dönüşen ve her zaman daha iyiyi hedefleyen Softtechlilerin ortak başarısıdır. Önümüzdeki dönemde de çalışan deneyimini güçlendiren uygulamalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz.”

Softtech, İnsan Odaklı İK Yaklaşımıyla 3 Prestijli Ödüle Layık Görüldü Haber

Softtech, İnsan Odaklı İK Yaklaşımıyla 3 Prestijli Ödüle Layık Görüldü

Softtech, hem Türkiye’den hem de globalden aldığı üç önemli ödülle 2025 yılını tamamladı. Brandon Hall Group tarafından düzenlenen Excellence in Action Awards’ta çalışan bağlılığı anketi sonuçları ve çalışan geri bildirimlerinin değerlendirildiği Employee Engagement kategorisinde Bronz Ödül, işe alımda eşitlik yaklaşımı, çeşitlilik ve kapsayıcılık uygulamalarının değerlendirildiği Diversity, Equity and Inclusion’da da (DEI) Bronz Ödül kazandı. PERYÖN tarafından düzenlenen (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) 17. İnsana Değer Ödülleri’nde ise Softtech, Değer Yaratan Uygulamalar Kategorisinin “Bağlılık, Kültür ve Dönüşüm Yönetimi” alt başlığında “Fark Yaratan Firma” olarak 1.’lik ödülünün sahibi oldu. “Çalışan deneyimini sürekli geliştirmeye devam edeceğiz” Softtech Genel Müdürü M. Bülent Özçengel ise ödüller hakkında şunları söyledi: “İnsanı odağına alan kurum kültürümüzün hem Türkiye’de hem de global platformlarda takdir görmesi bizim için büyük bir gurur. Brandon Hall Group Excellence in Action Awards ve PERYÖN 17. İnsana Değer Ödülleri’nden aldığımız bu üç kıymetli ödül, çalışan bağlılığını veriyle yöneten, geri bildirimi aksiyona dönüştüren, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılığı tüm süreçlerine entegre eden yaklaşımımızın bir göstergesi oldu. Softtech’te, çalışanlarımızın sesini merkeze alarak sürekli geliştirmeyi, değerlerimizle uyumlu, sürdürülebilir bir çalışan deneyimi yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu ödüller, birlikte öğrenen, dönüşen ve her zaman daha iyiyi hedefleyen Softtechlilerin ortak başarısıdır. Önümüzdeki dönemde de çalışan deneyimini güçlendiren uygulamalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz.”

Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi Haber

Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi

GRI Standartları’na göre hazırlanan rapor, şirketin yıl boyunca yürüttüğü iklim aksiyonları, yerel üretim, sürdürülebilir balıkçılık, izlenebilirlik, hayvan refahı ve çalışan deneyimi gibi alanlarda elde ettiği sonuçları ortaya koyuyor. Türk mutfağının değerlerini koruma ve geleceğe aktarma misyonuyla faaliyetlerini sürdüren Metro Türkiye, sürdürülebilirlik performansını ve ekosistem üzerindeki etkilerini ortaya koyduğu beşinci Etki Raporu’nu yayımladı. 2016’da başlayan raporlama yolculuğunu 2020 itibarıyla Etki Raporu formatına taşıyan Metro Türkiye, 2024 boyunca attığı adımları, elde ettiği sonuçları ve uzun vadeli hedeflere yönelik ilerlemesini paydaşlarıyla şeffaf biçimde paylaştı. Rapor, şirketin iş yapış biçimini tanımlayan “Metro Usulü” anlayışının ve sorumlu çözüm ortağı yaklaşımının sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde daha da güçlendiğini gösteriyor. 2024 yılında sürdürülebilirlik stratejisini Müşteriler İçin Sorumlu Çözüm Ortağı, Sürdürülebilir Satın Alma, İklim Aksiyonları ve Sorumlu İşveren odak alanları çerçevesinde yürüten şirketin Etki Raporu'nun önceliklendirme analizine göre öne çıkan başlıklar ise yerel üretimin desteklenmesi, sürdürülebilir balıkçılık, sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişim, sürdürülebilir ürün ve çözümler ile hayvan refahı oldu. Bu yaklaşım, hem perakende sektöründe hem yeme içme profesyonelleriyle kurulan ilişkilerde Metro Türkiye'yi daha sorumlu, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı bir çözüm ortağı konumuna taşıdı. Antunes: Değer zinciri boyunca dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluk olarak görüyoruz Metro Türkiye CEO’su David Antunes, iklim krizinin etkilerinin daha görünür hale geldiği bir dönemde dönüşümün yalnızca bir tercih değil, temel bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Metro Türkiye olarak yalnızca kendi operasyonlarımızda değil, tüm değer zincirimizde dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. 2024 yılında yerel üreticilerden tedarik zincirimize, iklim aksiyonlarından sürdürülebilir ürünlere, sağlıklı gıdaya erişimden hayvan refahına kadar geniş bir çerçevede ilerlemeye devam ettik. Sorumlu çözüm ortağı yaklaşımımızla müşterilerimizin sürdürülebilir seçimler yapmasını kolaylaştırırken, 2040 yılında iklim nötr olma hedefimize doğru önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Bu yılki Etki Raporu, hem bugün yarattığımız etkiyi hem de geleceğe dair kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi. Enerji tüketiminin %40’ı GES yatırımıyla sağlandı Güneş enerjisi sistemleri yatırımları 2023’te olduğu gibi 2024 yılında da kararlılıkla devam etti. Aralık 2024’e kadar geçen sürede mağazaların toplam 55.000 MWh elektrik enerjisi ihtiyacının 21.400 MWh’ı çatı GES’lerden karşılandı; böylece Metro Türkiye enerji tüketiminin yaklaşık %40’ını doğrudan yenilenebilir kaynaklardan sağlamış oldu. Bu dönüşüm, şirketin iklim hedefleriyle uyumlu olarak yenilenebilir enerji kullanımında önemli bir eşiğin aşılmasını sağladı. Yereli destekleme misyonuyla 740 Cİ tescilli ve aday ürün raflara taşındı Yerel üretimin sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar 2024 yılında da kesintisiz biçimde sürdü. 2012’den bu yana yürütülen Coğrafi İşaretli Ürünler projesi kapsamında mağaza raflarında yer alan coğrafi işaret tescilli ya da tescile aday ürün sayısı geçen yılki 560 seviyesinden 740’a ulaştı. “Yerelin İzinde” projesiyle yöresel tariflerin görünürlüğü artarken, üretici örgütleri ve kooperatiflerle yürütülen iş birlikleri sayesinde yerel ürünlerin değer zincirindeki payı güçlendirildi. Sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişim için sürdürülebilir ürün portföyü genişletildi Metro Türkiye, sağlıklı, besleyici ve kaliteli ürünlere erişimi artırma hedefi doğrultusunda 2024 yılında sürdürülebilir ürün portföyünü önemli ölçüde genişletti. Bu yıl raflarda 493 sağlıklı ve besleyici Metro markalı ürün, 78 organik ürün ve 177 organik etiketli ürün yer aldı. Ürün içeriklerini iyileştirmeye yönelik çalışmalar kapsamında, 103 ürün daha az şeker, tuz ve yağ içerecek şekilde reformüle edildi, 48 ürünün koruyucu içeriği azaltıldı ve 18 ürünün yağ oranı düşürüldü. Ayrıca 69 Metro markalı üründe trans yağ tamamen kaldırılarak daha sağlıklı seçenekler sunuldu. Gıda kategorisindeki Metro markalı ürünlerin %27’sinin sağlıklı ve besleyici özelliklere sahip olması, şirketin ürün politikalarını sürdürülebilirlik ve kalite standartları doğrultusunda şekillendirdiğini bir kez daha ortaya koydu. Güvenli gıdanın ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla mağaza et üretimlerinde, tüm meyve sebzelerde, Metro markalı organik ürünlerde, Metro Premium markalı ballarda, tüm karkas, vakum etlerde ve kültür balıklarında, Metro markalı organik ürünlerin tamamında, kendi markalı 61 adet coğrafi işaretli üründe ve yine kendi markalı 12 zeytinyağı çeşidinde izlenebilirlik sunmaya devam etti. Bu yaklaşım, tüketicilere ürünlerinin kaynağına dair tam şeffaflık sunarken, gıda güvenliği standartlarını da üst seviyeye taşıdı. Sürdürülebilir balıkçılıkla deniz ekosistemini koruyor Deniz ekosistemlerini koruma ve balık popülasyonlarının sürdürülebilirliğini destekleme hedefi doğrultusunda Metro Türkiye, 2024 yılında müşterilerine izlenebilir, sorumlu ve güvenilir balık ürünleri sunma amacıyla Metro markalı balıkların %73’ünü, diğer balık ürünlerinin ise %64’ünü sürdürülebilirlik sertifikasına sahip kaynaklardan tedarik etti. Denetimlerle hayvan refahını ve gıda güvenilirliğini sağlıyor Hayvanların sağlıklı, güvenli ve doğal yaşam koşullarında yetişmesini önemseyen Metro Türkiye, hayvan refahı konusunda ulusal ve uluslararası standartların ötesine geçen uygulamaları hayata geçirmeye 2024 yılında da devam etti. 2012'den bu yana tüm kırmızı ve kanatlı et tedarikçilerinde düzenli hayvan refahı denetimleri gerçekleştiren şirketin Metro markalı tüm taze ve dondurulmuş et ürünleri, %100 hayvan sağlığı ve refahı standartlarına uygun şekilde üretiliyor. Bu yaklaşım, hem ürün güvenilirliğini hem de hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesini güvence altına alıyor. 2.530 ton gıda atığı yeniden değerlendirildi Gıda atığını kaynağında önlemeye yönelik çalışmalarını 2024 yılında güçlendiren Metro Türkiye, hem çevresel hem de sosyal alanda önemli sonuçlar elde etti. Yıl boyunca toplam 2.862 ton gıda atığı oluşurken, bunun 2.530 tonunu yeniden değerlendirmeyi başaran şirket, doğal kaynakların korunmasına ve ihtiyaç sahiplerine erişimin desteklenmesine güçlü bir katkı sundu. Bu kapsamda, 1.017 ton gıda, gıda bankalarına bağışlanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken 222 ton ürün Fazla iş birliğiyle yeniden satışa sunuldu. 140 ton gıdanın hayvan yemine dönüştürülmesi, 942 ton ürünün hayvan barınaklarına iletilmesi, 209 ton ürünün ise kompostlama yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılması sağlandı. Sorumlu işveren yaklaşımıyla eşitlikçi ve kapsayıcı çalışma kültürü Metro Türkiye, sorumlu işveren anlayışı doğrultusunda sosyal sürdürülebilirliği eşitlik ve kapsayıcılık odağında ele almayı sürdürdü. Çalışanlarının kendilerini güvende, değerli ve mutlu hissettikleri bir iş ortamı yaratmayı temel bir kurum değeri olarak benimseyen şirket, tüm çalışanlarını işinin ve geleceğinin doğal bir paydaşı olarak konumlandırıyor. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerini işe alımdan kariyer yolculuğunun her aşamasına entegre eden Metro Türkiye, kadınların ve gençlerin iş hayatına katılımını destekleyen uygulamalarıyla çalışan memnuniyetini odağına alırken, kapsayıcı kurum kültürünü uzun vadeli ve sürdürülebilir başarısının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

Avon’dan Kadınlara ve Dünyamıza Güçlü Destek Haber

Avon’dan Kadınlara ve Dünyamıza Güçlü Destek

Avon, yalnızca güzellik ve bakım alanında değil, toplumsal ve çevresel sorumlulukta da öncü olmayı sürdürüyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nda, kadınların güçlenmesinden çevresel etkilerin azaltılmasına kadar geniş bir yelpazede elde ettiği somut sonuçları paylaştı. Bu veriler, Avon’un sürdürülebilirlik vizyonunu ve topluma, doğaya ve kadınlara olan bağlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Üç temel öncelik: İnsan, gezegen ve ürünler Avon, sürdürülebilirlik stratejisini üç temel öncelik etrafında şekillendiriyor. İnsana yatırım yaparak kadınların ve toplulukların güçlenmesini destekliyor; çeşitlilik, eşitlik ve insan haklarını ön planda tutuyor. Gezegeni koruma yaklaşımıyla biyoçeşitliliği gözetiyor, iklim değişikliğiyle mücadele ediyor. Ürünleri daha sürdürülebilir hale getirme hedefiyle ise döngüsel ekonomi ilkelerini benimsiyor, cruelty-free üretim anlayışını sürdürüyor ve tedarik süreçlerini sorumluluk bilinciyle yönetiyor. Kadınların güçlenmesi: 2,3 milyon dolar destek Avon, 2024 boyunca dünyanın farklı ülkelerinde kadınlara ve onların topluluklarına doğrudan katkı sağlayan programlara 2,3 milyon ABD doları bağış yaptı. Bu destekler; eğitim, sağlık ve girişimcilik alanlarında kadınların daha görünür ve güçlü olmasına katkı sağladı. Bugüne kadar Avon’un kadınları desteklemek için yaptığı toplam bağış 1,1 milyar ABD dolarını aştı.* Hayvan dostu üretim: Yüzde 100 Cruelty-Free Sertifikası Avon, 30 yılı aşkın süredir hayvanlar üzerinde test yapılmaması için çalışıyor. 2024’te ise tüm güzellik ve kişisel bakım ürünleri, Cruelty Free International’ın Leaping Bunny Programı kapsamında onaylandı. Bu süreçte, hayvanlar üzerinde hiçbir test yapılmadığından emin olmak amacıyla, 2023-2024 yıllarında yaklaşık 4.000 tedarikçiyle iş birliği yapılarak 8.000’den fazla hammadde titizlikle değerlendirildi. Çevresel etkiyi azaltmak: 4.500 ton CO₂ tasarrufu Avon’un çevresel ayak izini azaltma çabaları 2024 yılında da etkileyici sonuçlar verdi. Anew cilt bakım serumlarının yedek tüplerinde, cam şişelere ve pompaya göre %65 daha az ambalaj kullanılarak kaynak verimliliği arttırıldı. Basılı materyallerde yapılan çevreci dönüşüm sayesinde Avon, çevreye duyarlı katalog tedarikçilerini tercih ederek her yıl yaklaşık 4.500 ton CO₂ emisyonu önledi. Gönüllülük kültürü: 15.715 saat katkı Avon çalışanları dünya çapında toplam 15.715 saat gönüllülük çalışmasına katıldı. Bu faaliyetler; sosyal yardımlardan çevre temizliğine, eğitimden hayvan hakları projelerine kadar farklı alanlarda küresel bir sosyal sorumluluk kültürünün gelişmesine katkı sağladı. “Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz” Avon Türkiye Genel Müdürü Hasan Ulutürk, Avon’un sürdürülebilirlik yolculuğuna dair hedefleri şu sözlerle değerlendirdi: “Avon olarak sürdürülebilir bir geleceğe ulaşma yolunda somut ve ölçülebilir hedeflerle ilerliyoruz. 2030’a kadar Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarımızı yüzde 42 oranında azaltmayı, ambalajlarımızın tamamını yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir veya kompostlanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. 2050 yılına geldiğimizde ise net sıfır emisyona ulaşmayı taahhüt ediyoruz. Bu doğrultuda ürünlerimizin çevresel ayak izini kademeli olarak en aza indirmeye ve tüm operasyonlarda yenilenebilir elektriğe geçilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tedarik zinciri emisyonlarını azaltmak için de tedarikçilerimizle iş birliği yapmayı sürdüreceğiz. Avon’un sürdürülebilirlik vizyonu, sadece kendi faaliyetlerimizle sınırlı değil; topluma ve gezegene karşı duyduğumuz küresel sorumluluğun güçlü bir yansımasıdır.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.