Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cevdet Yılmaz

Kapsül Haber Ajansı - Cevdet Yılmaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cevdet Yılmaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED’in 45. Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapıldı Haber

Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED’in 45. Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapıldı

Genel Kurul toplantısında başkanlık görevini Sayın Tolga Demirözü’nden devralan Sayın Ali Fuat Orhonoğlu, “YASED önümüzdeki dönemde de küresel düzeydeki en iyi uygulamaları ülkemize taşıyarak, Türkiye’yi küresel yatırım haritasında görünür kılma ve daha üst sıralara taşıma hedefi doğrultusunda çalışan öncü bir kuruluş olmaya devam edecek” dedi. Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED’in 45. Olağan Genel Kurul Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır, WAIPA Dünya Yatırım Konferansı İcra Kurulu Başkanı Sayın James X. Zhan ile WAIPA İcra Direktörü ve CEO’su Sayın İsmail Erşahin’in katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Kamu, iş dünyası ve uluslararası yatırım çevrelerinin üst düzey temsilcilerini bir araya getiren Genel Kurul’da, Türkiye’nin yatırım ortamı, küresel ekonomik gelişmeler ve uluslararası doğrudan yatırımların geleceği ele alındı. Toplantı kapsamında ayrıca YASED ile Dünya Yatırım Ajansları Birliği (WAIPA) arasında stratejik iş birliğini güçlendirecek bir mutabakat zaptı imza töreni gerçekleştirildi. Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan YASED Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Tolga Demirözü tüm zorluklara rağmen 2025 yılında uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 12 artarak 13,1 milyar dolara ulaştığını belirtti. Üretken yatırımların yüzde 45 oranında artmasının ayrıca dikkat çekici olduğuna vurgu yapan Sayın Demirözü, “Bu yatırımları destekleyecek politika diyaloğu ve uygulama araçlarında önemli ilerlemeler sağladık. Dijital ve yeşil dönüşüm kapsamında 5G, emisyon ticaret sistemi, yenilenebilir enerji yatırımları, yeni teşvik sistemi ve GDPR uyumu gibi başlıklarda somut adımlar atıldı” diye konuştu. Sayın Tolga Demirözü konuşmasına şöyle devam etti: “Küresel ölçekte iyi bir iş birliği örneği olan YOİKK kapsamında, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın liderliğinde önemli ilerlemeler kaydettik. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza ve Yatırım ve Finans Ofisimize YOİKK çalışmalarına katkıları için ayrıca teşekkür ediyoruz. YOİKK, yatırım süreçlerinden istihdam modellerine, Ar-Ge teşviklerinden sanayi bölgeleri planlamasına kadar geniş bir alanda somut ilerlemeler sağladı. Bunun yanında kamu ve özel sektör arasında sürekli ve yapıcı bir istişare zemini oluşturması açısından da büyük değer taşıyor. Bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine inanıyoruz. Dünyadaki değişimi doğru okumak ve buna zamanında cevap verebilmek, küresel yatırımcılar olarak hepimizin odağında. Küresel büyümenin zayıf seyrettiği, belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Jeopolitik gelişmeler, finansal koşullar ve demografik dinamikler yatırım ortamını zorlaştırırken; mali ve parasal politikalara dair belirsizlikler de yatırımcı güvenini sınırlıyor. Bununla birlikte, küresel ölçekte iş birliğinin zorlaştığı ve politika önceliklerinin ayrıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Ticaret politikalarındaki dalgalanmalar korumacı eğilimleri artırırken, gelişmekte olan ekonomilerin bu ortamda güçlü bir büyüme ivmesi yakalaması da zorlaşıyor.” ÖNEMLİ BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİ Küresel gelişmelerle birlikte Türkiye’nin de önemli bir ekonomik dönüşüm sürecinden geçtiğine vurgu yapan Sayın Tolga Demirözü, konuşmasına şöyle devam etti: “Maliyet yapılarındaki değişim, konunun sadece para ve maliye politikalarıyla değil, aynı zamanda sanayi ve ticaret politikalarıyla da ele alınmasını gerekli kılıyor. Ekonomimizin güçlü yönleri ise açık: derinliği olan bir iç pazar, güçlü talep yapısı, çeşitlenmiş sektörler, küresel erişim ve nitelikli insan kaynağı. İhracatta ürün ve pazar çeşitliliği açısından Türkiye önemli bir konumda. Bu da yatırım kararlarımız açısından güçlü bir temel oluşturuyor. Tüm zorlu koşullara rağmen Türkiye her zaman fırsatlar sunabilen bir ülke olmaya devam ediyor. Bu noktada, daha güçlü bir yatırım ortamı için iki kritik hususun altını çizmek isteriz. İlki, küresel gündemin hızla değiştiği bir ortamda yerinde saymanın geriye gitmek anlamına geldiği gerçeğidir. Gümrük Birliği modernizasyonunu konuşurken Made in Europe yaklaşımının gündeme gelmesi; dijital dönüşüm başlıklarında kişisel veriler, siber güvenlik ve bulut bilişim tartışılırken yapay zekâ ve veri merkezlerinin hızla ön plana çıkması; enerji güvenliğini değerlendirirken ise petrol fiyatlarındaki artışın portföy çeşitliliği ihtiyacını daha da kritik hale getirmesi, bu dinamik yapının somut örnekleridir. Bu nedenle atılacak her adım, yalnızca bugünü değil, hızla şekillenen yeni gündemi de yakalama açısından belirleyici olacaktır. Bu süreçte elde edilen her ilerleme, yatırımcı güveni açısından somut bir kazanımdır. Bugün burada bulunan tüm paydaşlarımız bu ilerlemenin en önemli destekçileridir. Önemli gördüğümüz ikinci husus ise bu ilerlemenin öngörülebilir ve istişareye dayalı şekilde yürütülmesidir. İş dünyasının yönünü bulmaya çalıştığı bu dönemde, düzenlemelerin sektörle yakın diyalog içinde ve öngörülebilir şekilde ilerlemesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza ve Sayın Bakanımıza sağladıkları açık ve yapıcı diyalog ortamı için teşekkür ediyoruz. Bu yaklaşımın devamı en önemli beklentimizdir. Son olarak, tüm bu çalışmaların temelinde yer alan YASED bakış açısını sizlerle paylaşmak isterim. Amacımız ülkemizin bir üretim, yatırım, finans, yönetim ve ticaret merkezi olarak tüm potansiyelini gerçekleştirmesine destek olmak. Kamu ve özel sektördeki tüm karar alıcılara doğru, tarafsız, yenilikçi ve vizyoner bir bakış açısı sunan analizler üretmek; küresel en iyi uygulamaları ülkemize kazandırırken üyelerimizin Türkiye’deki varlığını daha da güçlendirmek önceliğimizdir.” CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ: TÜRKİYE, BİR İSTİKRAR MERKEZİ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da yaptığı konuşmada şunları söyledi: “YASED’in yatırımcı beklentilerini doğrudan politika yapıcılara aktaran ve yatırım ortamının iyileştirilmesine katkı sağlayan kritik rolünü son derece kıymetli buluyoruz. Türkiye olarak hem yeni yatırımları çekmeyi hem de mevcut yatırımcıların memnuniyetini artırarak daha güçlü ve sürdürülebilir bir yatırım iklimi oluşturmayı hedefliyoruz. Son yıllarda elde ettiğimiz büyüme performansı ve artan uluslararası yatırımlar, ülkemize duyulan güvenin önemli bir göstergesidir; ancak bunu daha ileri taşıyarak yüksek gelirli ülkeler liginde kalıcı olmayı amaçlıyoruz. YASED aynı zamanda Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK) bünyesindeki en güçlü ve nitelikli paydaşlardan biridir. YASED, stratejik çözüm ortağımız olarak kamu ve özel sektörün kurumsal diyaloğuna ve hedeflerine doğrudan katkı sağlayan çok önemli bir kurum pozisyonundadır. Bizim için yeni yatırımcı çekmek ne kadar kıymetliyse, mevcut yatırımcıyı korumak ve büyümesini sağlamak da bir o kadar önemlidir. Yatırımcılarımızın operasyonel sorunlarını çözen her adım, aslında bir sonraki yatırım kararına verilmiş en güçlü devlet güvencesidir.” Küresel konjonktürde kırılganlıkların ve belirsizliklerin yoğunlaştığı, jeopolitik gerilimlerin arttığına dikkat çeken Cevdet Yılmaz, uluslararası kuralların ve kurumların zayıfladığı bu düzende istikrarı ve barışı savunan, ekonomide öngörülebilirliği artıran ülkelerin değeri yükselecektir. Türkiye olarak tüm kriz bölgelerinde sorun üreten değil, çözüm arayan ülke konumundayız” dedi. Cevdet Yılmaz konuşmasına şöyle devam etti: “Kontrol edemediğimiz faktörler nedeniyle ekonomimizde geçici etkilenmeler olsa da asıl olan kendi programımızdır ve istikametimizdir diyoruz. Bir yandan programımızı kararlılıkla uygulamaya devam ederken, diğer yandan bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmelerin ekonomimize etkilerini yakından takip etmekte ve gerekli önlemleri almaktayız. Türkiye bir istikrar merkezi olarak emin bir ortamda kalkınma sürecine devam edecektir. Ülkemizin son 23 yılda büyüme, ihracat, istihdam gibi makroekonomik göstergelerde yakalamış olduğu ivmeyi, uluslararası doğrudan yatırımlarda da yakaladığını görüyoruz. Türkiye, 1990’larda küresel Uluslararası Doğrudan Yatırımların sadece yüzde 0,2’sini çekebiliyorken, artık yaklaşık yüzde 1’lik pay alan bir ülke haline gelmiştir. 2003 yılından bu yana 289 milyar doların üzerinde UDY çeken Türkiye’de şu anda 88 bin uluslararası şirket faaliyet göstermektedir. 2025 yılı itibarıyla ülkemiz, bir önceki yıla oranla yüzde 12,1’lik artışla 13,1 milyar dolar tutarında uluslararası doğrudan yatırım (UDY) çekmeyi başarmıştır. 2025 yılında toptan ve perakende ticaret sektörü, e-ticaret yatırımlarıyla %32’lik payla en fazla yatırım çeken sektör oldu. İmalat sektörü %31, bilgi ve iletişim sektörü ise %14’lük payla ikinci ve üçüncü sırada yer aldı. Bu dağılım, Türkiye’nin ticaret, üretim ve teknoloji odaklı büyüyen sektörlerle yatırım çekmeye devam ettiğini gösteriyor. Dünya genelinde yatırım iştahının durağan seyrettiği bir konjonktürde elde edilen bu kazanım, Türkiye ekonomisinin ne denli sağlam ve güven veren bir yapıya sahip olduğunun somut bir kanıtıdır.” SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI MEHMET FATİH KACIR Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da konuşmasında şunları söyledi: “YASED’in, ülkemiz ile uluslararası yatırımcılar arasında köprü görevi üstlenen yapısıyla yatırım ortamımıza önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz. Küresel ekonomide korumacılığın arttığı, jeopolitik risklerin ve tedarik zinciri kırılganlıklarının öne çıktığı bu dönemde; dijital ve yeşil dönüşümün belirleyici olduğu yeni bir rekabet ortamı şekillenmektedir. Türkiye olarak sanayide, teknolojide ve üretimde kaydettiğimiz ilerlemelerle güçlü bir tedarik ve üretim merkezi konumuna ulaştık; ihracatımızı ve milli gelirimizi önemli ölçüde artırarak yüksek gelirli ülkeler ligine adım attık. Son 23 yılda hayata geçirdiğimiz reformlar ve oluşturduğumuz güven ortamı sayesinde uluslararası doğrudan yatırımlarda önemli bir ivme yakaladık; bugün on binlerce uluslararası firma ülkemizde faaliyet göstermektedir. Yeni teşvik mekanizmalarımız, yüksek teknoloji ve stratejik yatırımları destekleyen programlarımız, dijital ve yeşil dönüşüm odaklı politikalarımızla Türkiye’yi yatırımcılar için daha cazip hale getirmeye devam ediyoruz. Güçlü altyapımız, genç ve dinamik insan kaynağımız, geniş pazarlara erişim imkânımız ve sağlam hukuki zeminimizle önümüzdeki dönemde de yatırımcılar için güvenilir bir ortak olmayı sürdüreceğiz. Kamu ve özel sektör iş birliğiyle, istişare ve ortak akıl temelinde Türkiye’yi küresel yatırım haritasında daha üst noktalara taşıyacağız.” JAMES X ZHAN: BUGÜN ALINACAK KARARLAR GELECEĞİ BELİRLEYECEK WAIPA Dünya Yatırım Konferansı İcra Kurulu Başkanı Sayın James X. Zhan’ın da “Yükselen Yeni Küresel Üretim Sistemi: Teknoloji ve Jeopolitikle Şekillenen Üç Kutuplu Yapı” başlıklı konuşma yaptı. Zhan konuşmasında, dünya ekonomisinin büyük bir dönüşüm noktasında olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Küresel doğrudan yatırımlar geçtiğimiz yıl yüzde 14 düzeyinde arttı. Ancak şu andaki siyasi durumlar bağlamında küresel FDI akışının gelecekteki etkilerini göreceğiz. Bu dönemi itidalli optimizm ve itidalli pesimizm olark tanımlayabiliriz. Önümüzdeki yüzyıllar içinde de değişiklikler olacak. AB, Çin ve ABD üç kutup küresel doğrudan yabancı yatırımdan sorumludur, yani yüzde 86’sindan. Bu üç kutup her şeyi etkiliyor. Küresel ekonomi daha fazla küreselleşmiyor bölgeselleşiyor. Jeopolitik kavram, merkezi karar verme mekanizmasının tam ortasında. Küresel arenadaki bütün koridorlar çok önemli. 6 tane çok önemli nokta var bunlar küresel denizcilik taşımacılığında çok önemli. Artık paydaşlar yakınlığa, yedekliliğe ve bölgesel bağlantıya çok önem veriyorlar. Yıllar boyunca paydaşlar kuralların çok daha fazla esneyeceğini varsayıyorlardı, öngörülebilirliği varsayıyordu. Artık bu değişti. 2026-2027’de alınacak kararlar geleceği belirleyecek. 2030’u belirleyecek.” WAIPA İLE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ Genel Kurul toplantısında ayrıca YASED ile WAIPA arasında stratejik iş birliğini güçlendirecek bir mutabakat zaptı imza töreni gerçekleştirildi. İmza töreninde konuşma yapan WAIPA İcra Direktörü ve CEO’su Sayın İsmail Erşahin, yaptığı konuşmada, YASED ile WAIPA arasında imzalanan mutabakat zaptının küresel yatırım ekosistemi için taşıdığı stratejik önemi vurgulayarak şunları söyledi: “1995 yılında Birleşmiş Milletler çatısı altında kurulan ve bugün 120’den fazla ülkeyi temsil eden WAIPA olarak, yatırım ajanslarının temel varlık sebebinin yatırımcılar olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Bugün YASED ile imzaladığımız bu protokol; diyalog kanallarını güçlendirmeyi, bilgi paylaşımını artırmayı ve doğrudan yabancı yatırım ekosistemini geliştirmeyi hedefleyen somut bir vizyonun ürünüdür. Özellikle YASED’in kamu ve yatırımcı arasında kurduğu 'çalışma grupları' modelini küresel ağımıza uyarlamayı, YASED Akademi ile eğitim programlarımızı senkronize etmeyi ve ödül mekanizmalarımızla karşılıklı tecrübe paylaşım zeminini güçlendirmeyi önceliklendiriyoruz. Günümüzde artan jeopolitik riskler ve tedarik zincirlerindeki dönüşüm ortamında, yatırım ajanslarının rolü her zamankinden daha kritiktir. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Ofisi’nin yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı stratejik yaklaşımını değerli buluyor ve küresel ölçekte ‘en iyi uygulama’ örnekleri arasında yer veriyoruz. Bu iş birliği sayesinde; yatırımcılar, ajanslar ve politika yapıcılar arasında tesis edilecek güçlü uyum, projelerin hızla hayata geçirilmesine ve yatırımcı güveninin pekişmesine doğrudan katkı sağlayacaktır. Tüm paydaşlarımızı bu vizyonu derinleştirmek üzere 10-12 Kasım 2026 tarihlerinde Cenevre’de düzenleyeceğimiz 30. Dünya Yatırım Konferansı’na davet ediyoruz.” İmza töreninde konuşan YASED Genel Sekreteri Serkan Valandova, 45. Olağan Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, YASED ile WAIPA arasındaki iş birliğinin tarihsel sürecini ve bu ortaklığın stratejik hedeflerini vurgulayarak şunları söyledi: "2020 yılındaki Uluslararası Yatırım Zirvesi ile temellerini attığımız bu süreç, bugün YASED modelinin küresel ölçekte bir 'referans noktası' olarak kabul görmesiyle taçlanmıştır. Temel önceliğimiz; uluslararası kuruluşların sunduğu bilgi yönetimi kapasitesinden faydalanarak, küresel trendleri veri odaklı bir şekilde analiz etmek ve Türkiye’nin bu büyük dönüşümün neresinde olduğunu dünyaya en doğru şekilde yansıtmaktır. Bu iş birliği sayesinde, küresel yatırımcı ağıyla daha yakın bir temas kurarken, YASED’in kamu ve özel sektör arasında bir köprü kuran özgün modelini dünya geneline ihraç etme fırsatı yakalıyoruz. Küresel yatırım ekosisteminde Türkiye’nin hikayesini doğru yazmak ve bu kararları alan mekanizmaların merkezinde yer almak kritik bir öneme sahiptir. WAIPA ile yürüttüğümüz çalışmalar; sadece bir iş birliği değil, aynı zamanda uluslararası raporlarda ve strateji belgelerinde Türkiye’nin hak ettiği konumu güçlendirecek stratejik bir adımdır. Ankara’dan başlayan ve 2020’den bu yana titizlikle örülen bu süreçte, yatırım profesyonelleri ile yatırımcıları aynı platformda buluşturan dinamik bir yapı inşa etmekten büyük mutluluk duyuyoruz." YASED BAŞKANLIĞI’NI DEVRALAN ALİ FUAT ORHONOĞLU: MEVCUT YATIRIMCILARIMIZIN KÖKLERİNİN GÜÇLENMESİNİ DE ÖNEMSİYORUZ YASED Genel Kurulu’nda başkanlık görevini devralan Sayın Ali Fuat Orhonoğlu da YASED’in uluslararası doğrudan yatırımlar alanında sadece ülkemizde değil dünyada da referans alınan bir kurum hâline geldiğini ifade etti. Orhonoğlu, şöyle devam etti: “Bu güçlü miras, önümüzdeki dönemde çalışmalarımıza yön veren en önemli motivasyon kaynağımız olacak. Küresel konjonktür, dengelerin yeniden şekillendiği, rekabetin giderek arttığı ve ülkelerin üretim kapasitelerinin gelişiminin her zamankinden daha fazla önem kazandığı bir döneme işaret ediyor. Ticaret ve sanayi politikaları arasındaki stratejik bağın güçlendiği bu dönemde, uluslararası doğrudan yatırımlar; ülkelerin kalkınmasında, verimlilik artışında ve küresel ekonomiye entegre bir şekilde büyümesinde fark yaratan bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede, yatırım ortamının öngörülebilir, şeffaf ve rekabetçi bir yapıya kavuşması; ülkemizde faaliyet gösteren yatırımcıların köklerini daha da güçlendirmesini sağlamanın yanında, yeni yatırımcıların ülkemize kazandırılması açısından da çok önemli bir rol oynamakta. YASED olarak bizler, güçlü temsil kabiliyeti, uzmanlık birikimi ve geniş paydaş ağımız ile ülkemizin iş ve yatırım ortamının rekabetçiliğinin artırılmasına doğrudan katkı sunan özel bir konumdayız. Uluslararası yatırımcıların beklenti ve ihtiyaçlarını doğru analiz eden, kamu ile yapıcı ve çözüm odaklı bir diyalog geliştiren bir platformuz. Ülkemizin yatırım ortamının daha da iyileştirilmesi için bundan sonra da her türlü katkıyı sağlamaya hazırız.” Sayın Ali Fuat Orhonoğlu, YASED’in küresel düzeydeki en iyi uygulamaları ülkemize taşıyarak Türkiye’yi küresel yatırım haritasında görünür kılma ve daha üst sıralara taşıma hedefi doğrultusunda çalışmaya devam edeceğini söyledi. Orhonoğlu, “Bu vizyonun bir parçası olmak, ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve dünyayla daha güçlü bir şekilde entegre olmasına katkı sağlamak şahsım, Yönetim Kurulumuz ve üyelerimiz için de bir gurur kaynağıdır” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor” Haber

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor”

Ankara'nın savunma sanayisinden sağlık teknolojisine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190'dan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir şehir olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, ASO'nun buradaki emeklerine dikkati çekti. Otellerdeki "yıldız" sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu "Çok şükür bugün Türkiye'de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu akrediteye ve 5 yıldızlı konuma geldi." diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, "Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu." ifadesini kullandı. ASO'nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara'nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO'nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum." değerlendirmelerinde bulundu. -Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise konuşmasında, "Yeniden ana eğilimine, düşüş eğilimine girmiş durumda enflasyon. Bu ayın enflasyonunun da iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz." dedi. Yılmaz, dünya ekonomisinin büyümesinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiğini, dünya ticaretinin bunun da altında büyüdüğünü, savaşların yanı sıra ticaret savaşlarının da yaşandığını söyledi. ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomik aktörlerin politikalarının ciddi şekilde yakından takip edilmesi ve Türkiye'nin buna göre stratejik olarak konumlandırılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Dünyanın bu hali içinde Türkiye ekonomisi son 22-23 yılda dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdü. Dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, bizim ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1,9 puan her yıl daha fazla büyüdük. Bu önemli bir başarı." ifadelerini kullandı. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,3 büyümesini beklediklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Bu yıl ekonomimiz 1,5 trilyon dolar seviyesini aşmış olacak. Bundan 22-23 yıl önce 238 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Bu sene inşallah 1,5 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklüğü görmüş olacağız. Geçen yıl itibarıyla nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre 12. büyük ekonomisiyiz. Bu yıl IMF'nin dünyadaki ülkelerle ilgili tahminlerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi olacak. Satın alma gücü paritesiyle ise 11. büyük ekonomi olacağız, IMF'nin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde. Diğer taraftan Dünya Bankasının sınıflandırması var. Ülkeleri dört gruba ayırıyorlar, düşük gelirli ülkeler, alt orta gelirli ülkeler, üst orta gelirli ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler şeklinde. 'Son çeyrek asırda Türkiye neyi başardı?' diye soracak olursanız, Türkiye alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi ise bu yıl özellikle tam bu kritik eşikteyiz. Bu yılki gerçekleşmeler ışığında Türkiye, tarihinde ilk defa yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek Dünya Bankası hesaplamalarına göre. İlk defa yüksek gelirli ülkeler ligine alt basamaktan da olsa bir adım atmış olacak. Ama bu daha zorlu bir dönem. Burada kalıcı olmak önemli olan ve ilerlemek. Bu da rakamsal dönüşümlerin ötesinde niteliksel bir değişimi gerektiriyor. Sadece rakamları büyüterek bu ligde kalamazsınız. Kurumlarınızı dönüştürmeniz lazım. Reformlar yapmanız lazım. Sadece devlet olarak değil, firmalar, kamu, sivil toplum bütün unsurlarıyla, ülkemizin bir dönüşüm sürecinden geçmesi gerekiyor." - "İhracatımızın yüzde 90'ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor" ASO Başkanı Ardıç ise Ankara'nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti. Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO'nun, Türkiye'nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, "Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara'nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz." dedi. Ardıç, Ankara'nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, "Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor." dedi. ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firması ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Google’dan Türkiye’ye 2 Milyar Dolarlık Yatırım: Yeni Google Cloud Bölgesi Kuruluyor Haber

Google’dan Türkiye’ye 2 Milyar Dolarlık Yatırım: Yeni Google Cloud Bölgesi Kuruluyor

Google, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planlarını, ülke genelinde önümüzdeki 10 yılı kapsayan toplam 2 milyar ABD doları tutarındaki yatırım programı kapsamında duyurdu. Google ve Turkcell arasındaki stratejik iş birliğinin detayları, Google Türkiye ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Google Cloud Day etkinliğinde paylaşıldı. Turkcell ile iş birliği içerisinde geliştirilecek dünya standartlarındaki bu dijital altyapı, Türkiye ve bölge genelinde dijital dönüşümü ve bulut inovasyonunu ileri taşıyacak uzun vadeli bir kararlılığı yansıtıyor. Planlanan Google Cloud Türkiye bölgesi; işletmelere yüksek performanslı, güvenli ve kesintisiz bulut hizmetleri sunarak bulut ve yapay zekâ çözümlerine yönelik artan talebi karşılamayı hedefliyor. Türkiye’deki kurumlar; düşük gecikme, güçlü güvenlik kontrolleri ve uluslararası veri koruma standartlarına tam uyumluluk gibi kritik avantajlardan yararlanabilecek. “Bu yatırım, Türkiye’ye duyulan güvenin bir göstergesidir”Google Cloud Day’de konuşan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Google Cloud ve Turkcell arasındaki iş birliği, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunu daha da hızlandıracaktır. Bu adım, küresel teknoloji liderlerinin ekonomimizin gücüne, yenilik kapasitesine ve büyüme potansiyeline duyduğu güveni yansıtmaktadır. Gelişmiş veri altyapısı ve yeni nesil bulut teknolojilerinin ekosistemimize entegrasyonu; kamu ve özel sektörde verimliliği artıracak, inovasyonu güçlendirecek ve uzun vadeli vizyonumuz olan Türkiye’yi bölgesel bir teknoloji ve bağlantı merkezi konumuna taşıyacaktır.” “2 milyar dolarlık yatırımla Türkiye'nin ekonomik büyümesini desteklemeye kararlıyız” Google Cloud Day'de Turkcell ile gerçekleşen iş birliğinin altını çizen Google Cloud Ülke Müdürü Önder Güler, şunları söyledi: "Bu 2 milyar dolarlık yatırımla Türkiye ekonomisinin büyümesine destek olma taahhüdümüzü sürdürüyoruz. Turkcell ile kurduğumuz ortaklıkla birlikte hayata geçen bu yeni bölge, birinci sınıf bulut altyapımızı Türkiye'deki kurumlara doğrudan sunarak daha yüksek hız, gelişmiş güvenlik ve mevzuat uyumuyla yeniliklerin önünü açma hedefimizi gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz.” “Turkcell, 1 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirecek” Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Google Cloud ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, Türkiye’nin dijital yolculuğunda dönüştürücü bir dönüm noktasını temsil ediyor ve Turkcell’in teknoloji lideri konumunu daha da güçlendiriyor. Bu iş birliği yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; ülkemizin geleceğe yönelik vizyonuyla stratejik bir uyum anlamına geliyor. Google Cloud’un küresel uzmanlığından yararlanarak Türkiye’de yapay zekâ ve inovasyon alanında öncü adımlar atıyoruz. Müşterilerimiz son teknoloji araçlara anında erişim sağlayarak Türk şirketlerinin daha hızlı inovasyon yapmasına ve küresel ölçekte rekabet etmesine güç katacak. Bu vizyonu desteklemek için Turkcell, veri merkezleri ve bulut teknolojilerine 1 milyar dolarlık yatırım yapmaya kararlı. Bu yatırımın ülkemizin dijital ekosistemine yıllık 5 milyar dolarlık katkı sağlaması bekleniyor.” Google Cloud Day etkinliğine katılan farklı şirketlerden üst düzey yöneticiler, stratejik iş birliğiyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz, şunları söyledi: “Bulut teknolojileri, finans sektöründeki dijital dönüşümün en kritik unsurlarından biri. Google Cloud’un Türkiye’de yeni bir bölge kurma planı, Garanti BBVA’nın operasyonel dayanıklılığını güçlendirirken; yapay zekâ ve gelişmiş veri analitiği çözümlerini güvenli şekilde kullanarak inovasyonu sürdürmesine olanak tanıyor. Bu iş birliği, müşterilerimize güvenilir ve yüksek performanslı dijital hizmetler sunma konusundaki kararlılığımızı pekiştirirken; veri egemenliği, gizlilik ve güvenin tüm çalışmalarımızın merkezinde yer almasını sağlamaya devam ediyor.” Türk Hava Yolları Genel Müdür Yardımcısı Kerem Kızıltunç, şöyle konuştu: “Türkiye’yi dünyaya bağlayan küresel bir havayolu olarak Türk Hava Yolları, yolcularımıza 7/24 kesintisiz bir seyahat deneyimi sunmak için yüksek performanslı ve dayanıklı bir teknoloji altyapısına güveniyor. Google Cloud’un, küresel ağıyla entegre şekilde Türkiye’de yerel bir bölge kurma planı; uçuş operasyonlarımız, yolcu sistemlerimiz ve veri yoğun uygulamalarımız için bir dönüm noktası niteliğinde. Kurumsal ölçekte ölçeklenebilir bulut altyapısının bize çok daha yakın olması; ileri analitikten güçlü siber güvenlik çözümlerine ve gelecekteki yapay zekâ yetkinliklerini hayata geçirmek için ihtiyaç duyulan düşük gecikme seviyesini sağlıyor. Bu gelişme, dijital stratejimizi hızlandırırken üstün hizmet standardına olan bağlılığımızı da daha da güçlendiriyor.” Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökhan Özdinç, şöyle konuştu: “Yapı Kredi olarak müşterilerimize sınırsız bir bankacılık deneyimi sunmak amacıyla sürekli inovasyona ve ana bankacılık altyapımızı modernize etmeye odaklanıyoruz. Google Cloud’un Türkiye’de bir bölge kurma planı, ileri yapay zekâ ve siber güvenlik girişimlerimizi hayata geçirmek için ihtiyaç duyduğumuz kurumsal ölçekte ölçeklenebilir ve güvenli bulut altyapısını sağlayacak. Bu yerel varlık, büyüme hedeflerimizi desteklemek için gerekli performansı ve esnekliği önemli ölçüde artırırken; güvenli, dijital-öncelikli yeni nesil finansal ürünler geliştirme yolculuğumuzu da hızlandıracak.” Yeni Google Cloud Türkiye bölgesinin sağlayacağı avantajlar Türkiye bölgesi, Google Cloud’un dünya genelinde 42 bölge ve 127 alandan oluşan geniş küresel ağına katılarak; perakende ve medya sektörlerinden finansal hizmetlere, sağlık ve kamuya kadar tüm sektörlerdeki ve her ölçekteki kuruluşlar için güçlü bir teknoloji altyapısı sunuyor. Google Cloud Türkiye bölgesinin öne çıkan avantajları şöyle özetlenebilir: Gelişmiş teknolojiler ve yetkinlikler: Veri analitiği, siber güvenlik ve dijital iş çözümleri gibi kritik kurumsal hizmetlere yerel erişim sağlanır. Google’ın yapay zekâ alanındaki yenilikleri; işletmelerin ve kamu kurumlarının daha hızlı, daha güvenli ve daha verimli çalışmasına katkı sağlar.Veri güvenliği ve düzenlemelere tam uyum: Verilerin Türkiye içinde saklanması, şifrelenmiş iletim ve depolama, ayrıntılı erişim kontrolleri ve gelişmiş tehdit tespit sistemleri sayesinde en yüksek uluslararası güvenlik ve uyumluluk standartları desteklenir.Yüksek performans ve düşük gecikme: Türkiye ve bölge ülkelerindeki kullanıcılar; düşük gecikmeli, hızlı ve kesintisiz dijital deneyim elde eder. Google’ın küresel altyapısı, büyük veri hacimlerinin verimli transferini kolaylaştırır.Esnek ve ölçeklenebilir altyapı: Google Cloud’un mimarisi, kurumların ihtiyaçlarına göre kaynakların kolayca artırılmasına veya azaltılmasına olanak tanır; büyüme ve dönüşüm hedeflerini destekler. Bu yatırım, Google Cloud’un Türkiye’nin ve daha geniş EMEA bölgesinin dijital dönüşümünü ve inovasyon ekosistemini uzun vadede destekleme konusundaki kararlılığını açık bir şekilde gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.