Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevre

Kapsül Haber Ajansı - Çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mavi, SKD Türkiye COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’nde Kategori Birincisi Seçildi Haber

Mavi, SKD Türkiye COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’nde Kategori Birincisi Seçildi

İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik alanındaki iyi uygulamaları ödüllendirmek amacıyla hayata geçirilen programa, 12 sektörden 102 kurum, toplam 189 başvuruyla katıldı, 57’si finale kalırken yalnızca 22’si ödül almaya hak kazandı. Ölçülebilir etki, uygulanmış sonuçlar, kurumsal sahiplenme, ölçeklenebilirlik ve sistemsel dönüşüm potansiyelinin esas aldığı değerlendirme sürecinde Mavi, sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin bütününe entegre eden yaklaşımıyla öne çıktı. “All Blue stratejimizi COP31’de paylaşacak olmaktan mutluluk duyuyoruz” Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik, özellikle son 6 yıldır, tasarımdan üretime, tedarik zincirinden mağazalarımıza kadar her aşamada şirket stratejimizin odağında yer alıyor. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz; İnsan, Çevre, Toplum ve Denim’i odağına alan All Blue stratejimiz kapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre etmiş durumdayız. Malzeme seçimlerinde sorumlu tercihlerin yapıldığı ürünlerden oluşan All Blue koleksiyonumuzda; organik, geri dönüştürülmüş veya rejeneratif pamuk, geri dönüştürülmüş polyester, lyocell gibi, konvansiyonel alternatiflerine göre çevresel etkisi daha düşük elyaflar kullanıyoruz. Bu sayede hem kurumsal karbon ayak izimizi düşürmüş oluyor, hem satın aldığımız sertifikalar aracılığıyla sürdürülebilir elyaf ekosistemini destekliyor, hem de müşterilerimizin alışveriş alışkanlıklarını dönüştürmüş oluyoruz. All Blue ve Better Cotton üyeliği kapsamındaki ürünlerin ciro içindeki payı 2020’de %6 iken, 2025’te %30’a ulaştı. All Blue denimlerin toplam denim satışlarımız içindeki payı 2022’de %27’lerde iken 2025’te %68’e yükseldi. Hedefimiz 2030 yılına kadar Mavi’nin sattığı tüm denim ürünlerinin All Blue ve BCI üyeliği kapsamındaki ürünlerden oluşmasını sağlamak. Dönüşümün kritik alanlarını kapsayan bir kategoride, uluslararası kuruluşlar, iş dünyası, sivil toplum, finans, akademi ve doğa koruma alanlarından üst düzey temsilcilerin yer aldığı bağımsız jürinin değerlendirmesi sonucunda birinciliğe layık görülmek bizim için çok değerli. Farklı sektörlerdeki güçlü örnekler arasından sıyrılarak ulaştığımız bu başarı, All Blue stratejisinin iklim değişikliğiyle mücadele ve kaynakların sorumlu kullanımı alanlarında ortaya koyduğu etkili bütüncül yaklaşımın göstergesi. Lider marka sorumluluğuyla hayata geçirdiğimiz bu uygulamaların, COP31 gibi önemli bir küresel platforma taşınarak görünürlük kazanması, sürdürülebilir dönüşümün sektörümüz genelinde yaygınlaşmasına da katkı sağlayacağını düşünüyorum.” dedi. Mavi’nin All Blue stratejisi küresel iyi uygulama örnekleri arasında Mavi’nin ödül kazanan All Blue sürdürülebilirlik stratejisi ve koleksiyonu, uluslararası ölçekte de iyi uygulama örneği olarak görünürlük elde etmiş durumda. SKD Türkiye ile birlikte hazırlanan All Blue vaka çalışması, Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD) sürdürülebilirlik çözümlerini bir araya getiren küresel açık erişim platformu Business Action Bank* üzerinde yayımlandı. Böylece Mavi’nin sürdürülebilir dönüşüm yaklaşımı, farklı sektörlerden ve ülkelerden iş dünyası temsilcileriyle paylaşılabilen uluslararası bir referans niteliği kazanmış oldu. *Vaka çalışmasına Business Action Bank platformunda “Keywords” alanına Mavi yazılarak ulaşılabiliyor. Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, COP31’de All Blue stratejisini anlatacak SKD Türkiye COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’nde kategori birincisi olan Mavi, diğer beş kategorinin birincileriyle birlikte COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın resmi müzakerelere ve üst düzey toplantılara ev sahipliği yapan Mavi Bölge (Blue Zone) alanında düzenlenecek SKD Türkiye paneline katılmaya hak kazandı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) tarafından yönetilen ve yalnızca resmi akreditasyona sahip katılımcıların erişebildiği bu alan; ulusal delegasyonları, uluslararası kuruluşları ve akredite gözlemcileri bir araya getirecek. 10 Kasım’da gerçekleştirilecek panelde Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, All Blue stratejisiyle hayata geçirilen sürdürülebilir dönüşüm yaklaşımını, küresel iklim gündeminin şekillendiği bu uluslararası platformda “başarılı uygulama örneği” olarak paydaşlarla paylaşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Merck Türkiye’nin “İyilikte Buluşuyoruz” Projesine Sağlıkta Sosyal Sorumluluk Ödülü Haber

Merck Türkiye’nin “İyilikte Buluşuyoruz” Projesine Sağlıkta Sosyal Sorumluluk Ödülü

Sağlık Gönüllüleri-Türkiye Derneği (SG-T) tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen Sağlıkta Sosyal Sorumluluk Ödülleri’nde Merck Türkiye, “İyilikte Buluşuyoruz” projesiyle ödüle layık görüldü. 14 Ekim’de Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi’nde düzenlenen törende verilen ödül, şirketin toplumsal dayanışmayı destekleyen sosyal sorumluluk çalışmalarını öne çıkardı. Merck Türkiye’nin kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımını yansıtan “İyilikte Buluşuyoruz” projesi; eğitim, sağlık, çevre ve toplumsal eşitlik alanlarında, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde yürütülen projeleri kapsıyor. Kampanya kapsamında çalışan gönüllülüğüne dayalı çalışmaların yanı sıra depremden etkilenen 25 kadın tıp fakültesi öğrencisine mezuniyetlerine kadar burs desteği sağlayan Merck Türkiye 25. Yıl Burs Fonu da bulunuyor. Merck Türkiye Genel Müdürü Şehram Zayer, ödüle ve şirketin sosyal sorumluluk yaklaşımına ilişkin, “‘İyilikte Buluşuyoruz’ projemizin bu ödüle layık görülmesinden büyük mutluluk duyuyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Merck olarak yalnızca hastaların ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, faaliyet gösterdiğimiz toplumlara katkı sunmayı da temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. 358 yıllık köklü geçmişimiz ve aile bünyesinde devam eden kurumsal mirasımız, uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın önemli bir parçası. Sosyal sorumluluk çalışmalarımızda en çok gurur duyduğum konulardan biri de çalışma arkadaşlarımızın gönüllülüğü. Bu projelerin yalnızca şirket kaynaklarıyla değil, çalışanlarımızın emeği ve katkısıyla hayata geçmesini çok önemsiyorum. ‘İyilikte Buluşuyoruz’ çatısı altındaki çalışmaları özveriyle yürüten ekibimize ve projelerimize gönülden destek veren tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” açıklamasında bulundu. Merck Türkiye, toplumsal ihtiyaçlara yanıt veren projeler ve yeni iş birlikleriyle sosyal sorumluluk çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Benchmark Toplumsal Yatırım ve Sosyal Etki Yönetimi Ajansı, 15 Yılda 5,2 Milyon Hayata Doğrudan Dokundu Haber

Benchmark Toplumsal Yatırım ve Sosyal Etki Yönetimi Ajansı, 15 Yılda 5,2 Milyon Hayata Doğrudan Dokundu

Türkiye’de şirketlerin sosyal sorumluluk uygulamalarının henüz gelişmeye başladığı 1990’lı yıllardan bu yana alanında öncü çalışmalar yürüten Fadile Paksoy tarafından 2011 yılında kurulan Benchmark Toplumsal Yatırım ve Sosyal Etki Yönetimi Ajansı, kuruluşunun 15. yılını geride bıraktı. Çeyrek asrı aşan sektörel birikimi kurumsal yapısıyla birleştiren Benchmark, şirketlerin toplumsal yatırımlarını sürdürülebilirlik öncelikleri ve toplumsal ihtiyaçlarla ilişkilendirerek çok paydaşlı ve etki odaklı programlar tasarlayıp yönetiyor. Eğitim, çevre, kadınların güçlenmesi, ekonomik ve toplumsal kalkınma alanlarında Türkiye’nin önde gelen şirketleri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışan Benchmark, yürütücülüğünü üstlendiği toplumsal yatırım ve kurumsal gönüllülük programlarıyla 15 yılda Türkiye’nin 81 ilinde 5,2 milyonun üzerinde kişiye doğrudan ulaştı. “Gerçek İyilik, Değişimle Başlar” Ajans Başkanı Fadile Paksoy, kurumun iş yapış felsefesine ilişkin şunları söyledi: “Benchmark’ın kuruluş amacı, paydaşlarımızla birlikte toplumsal sorunlara çözüm üretmek ve kalıcı değer yaratmak. Bu yüzden yürüttüğümüz projeleri şirketler için sadece bir iyilik yapma aracı veya dönemsel kampanya olarak kurgulamıyoruz. Hedefimiz herkesin şefkatli ve kapsayıcı bir toplumda onurlu bir şekilde kendini var edebilmesine katkı sunmak. Bizim için toplumsal yatırım, bireylerin ve toplulukların kapasitesini geliştiren, güçlenmelerini destekleyen ve uzun vadeli değer üreten bir değişim aracı. Çünkü biliyoruz ki gerçek iyilik, değişimle başlar. Bu yaklaşımla 15 yılda 5 milyonu aşkın insanın hayatına doğrudan dokunabilmiş olmanın ve sahada kalıcı bir iz bırakmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.” Stratejiden Saha Uygulamasına Bütüncül Yönetim Sosyal etkinin bir proje türü ya da proje sonunda yapılan bir ölçüm çalışması olmadığını vurgulayan Paksoy, sosyal etkiyi toplumsal yatırım programlarına yön veren bir yönetim yaklaşımı olarak ele aldıklarını belirterek Ajansın çalışma modelini şöyle anlattı: “Toplumsal yatırım ve kurumsal gönüllülük programlarını kurumların sürdürülebilirlik öncelikleri ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda tasarlıyor, sosyal etki yaklaşımıyla yönetiyoruz. Paydaş katılımını esas alarak başta kamu kurumları olmak üzere sivil toplum, akademi ve sosyal girişimlerle iş birlikleri geliştiriyoruz. Sosyal etki yönetiminde ise paydaşlarda yaşanan değişime odaklanıyor; sosyal etki ölçümü ve SROI (Yatırımın Sosyal Getirisi) analiziyle yaratılan sosyal değeri ortaya koyuyor, sonuçları etki raporlarıyla şeffaf biçimde paylaşıyoruz. İletişimi salt görünürlük aracı olarak değil, toplumsal değer üretiminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz. Etki iletişimi yaklaşımımızla yaratılan değerin şeffaf biçimde paylaşılmasını ve paydaşlarla güvene dayalı ilişkiler kurulmasını destekliyoruz. Bu yaklaşım aynı zamanda şirketlerin ‘social washing’ riskini azaltmalarına ve kurumsal itibarlarını güçlendirmelerine katkı sağlıyor.” Toplumsal Yatırımda Yeni Dönem Şirketlerin toplum üzerindeki etkilerinin ve sosyal risklerin kurumsal karar süreçlerinde giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çeken Paksoy, sözlerini şöyle tamamladı: “Toplumsal sorunların çeşitlendiği ve şirketlerden beklentilerin değiştiği bu dönem, toplumsal yatırımların sosyal sürdürülebilirlikten bağımsız düşünülemeyeceği yeni bir yaklaşıma işaret ediyor. Bu yaklaşımda toplumsal yatırım, kısa vadeli ve faaliyet odaklı sosyal sorumluluk anlayışının ötesine geçerek şirketlerin sürdürülebilirlik öncelikleri, toplumsal ihtiyaçlar ve paydaş beklentileri doğrultusunda ele alınan bir yönetim alanı haline geliyor. Benchmark olarak güçlü saha deneyimimiz ve veriye dayalı yönetim anlayışımızla bu dönüşümde kurumların toplumsal yatırımlarını uzun vadeli ve etki odaklı programlara taşıyan stratejik ortak olmaya devam edeceğiz.” Çok Paydaşlı Projeler, Güçlü İş Birlikleri Benchmark, kurulduğu günden bu yana eğitimden kadınların güçlenmesine, sağlıktan trafik güvenliğine uzanan alanlarda kamu, özel sektör, sivil toplum ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde çok paydaşlı projelerin yürütücülüğünü üstlendi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinasyonunda TÜVTÜRK’ün desteğiyle hayata geçirilen ve 6’sı bakanlık olmak üzere 20 paydaşı bir araya getiren Trafikte Sorumluluk Hareketi, Goodyear ile Trafikte Gençlik Hareketi, Michelin ile İyi Dersler Şoför Amca, Millî Eğitim Bakanlığının ana paydaşlığında TOBB Kadın Girişimciler Kurulu ve OPET ile İşimiz Temiz, OPET ile Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar, Vodafone Vakfı ile Girişimcilikte Önce Kadın ve Dijital Benim İşim, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, UNDP ve Limak Vakfı ile Türkiye’nin Mühendis Kızları Lise Programı, Nestlé Türkiye ile Sağlıklı Adımlar ve Fundación MAPFRE ile Şehrin Akıllı Çocukları Benchmark’ın geniş coğrafi erişime sahip projeleri arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bozcaada’da 5 Günlük Ekoloji Maratonu Haber

Bozcaada’da 5 Günlük Ekoloji Maratonu

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali (BIFED), 7–11 Ekim 2026 tarihleri arasında 13. kez düzenlenecek. Halk Eğitim Merkezi ve Salhane’deki gösterimlere yönetmen söyleşileri, atölyeler, buluşmalar ve bir sergi eşlik edecek. Festival bu yıl çevresel kayıpları, bu kayıplara yol açan kararlarla birlikte ele alıyor. Program; kararları kimlerin aldığı, sonuçlarından kimlerin etkilendiği ve zararın sorumluluğunu kimlerin taşıdığı sorularının etrafında şekilleniyor. Su, toprak ve biyoçeşitliliğin yanı sıra emek, eşitsizlik, zorunlu göç, savaş ve yaşam alanlarının kaybı da festivalin ekoloji yaklaşımının parçası. BİFED Kurucu Direktörü Petra Holzer, festivalin kolektif yapısına ve bu yıl gündeme taşıdığı soruya dikkat çekerek şunları söyledi:“13 yıldır Bozcaada’da kolektif emekle sürdürdüğümüz BIFED, yalnızca film izlenen bir alan değil, bağımsız bir dayanışma platformu. Bu yıl ‘Kararları kimler aldı, sonuçlarından kimler etkileniyor?’ sorusunu soruyoruz. Herkesi bu ücretsiz buluşmaya davet ediyoruz.”Dört bölümde 44 film Seçki dört bölümden oluşuyor. Uluslararası Yarışma’daki 10 film, Fethi Kayaalp Büyük Ödülü ve Madam Melpo Ödülü için yarışıyor. Öğrenci filmlerine ayrılan Gaia Öğrenci Yarışması’nda 7, farklı coğrafyalardan insan ve doğa hikâyelerini bir araya getiren Panorama’da 15 film var. Özel Gösterim’deki 12 film arasında Brezilya’nın yerli seslerine ayrılan seçki, Hindistan’daki ALT-EFF (All Living Things Environmental Film Festival) iş birliğiyle ekolojik belgeseller ve Sicilya’daki SiciliAmbiente ile ada iş birliği kapsamında filmler yer alıyor. Yusufeli’den Karaburun’a: Türkiye yapımları Uluslararası Yarışma’daki Türkiye yapımları arasında Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz’ın yönettiği Kuru Taşın Başı ile Evrim İnci’nin Gelgit filmi bulunuyor. Dünya prömiyerini Mart 2026’da Selanik Uluslararası Belgesel Festivali’nde yapan Kuru Taşın Başı, Yusufeli Barajı nedeniyle yerinden edilen insanların toprakları, geçim kaynakları ve hafızalarıyla kurdukları ilişkiye odaklanıyor. Gelgit ise Karaburun yakınlarındaki bir adada yaşayan keçilere su taşıyan Mustafa Simavlı’nın hikâyesini anlatıyor. Afişte görünmeyen izler Sanatçı ve tasarımcı Seda Portakal’ın festival afişi, bu yılın temasını görsel bir dille anlatıyor. Bozcaada fotoğrafı üzerine gerçek iplikle işlenen nakışın ön yüzündeki düzen ile arka yüzündeki düğümler, yapılan her müdahalenin görünmeyen izlerine ve toplumsal-ekolojik sonuçlarına işaret ediyor. Felaketi seyretmek değil, birbirimizi duymak Savaşın, yangının ve ekolojik yıkımın görüntülerinin her gün ekranlara aktığı bir dönemde, yalnızca felaketi görmek bizi olup bitene yaklaştırmaya yetmiyor. BIFED, belgeselin hâlâ başka bir imkân taşıdığına inanıyor: temas etmek, dinlemek, tanıklık etmek ve birlikte düşünmek. Festival, felaketin estetiğini yeniden üretmek yerine sularını ve topraklarını savunan, yerinden edilmemek için direnen insanların deneyimlerine alan açan filmleri bir araya getiriyor. Ses ekolojisinden müşterek emeğe: film dışı program Alper Maral “Ses Ekolojisinin İzinde Duyusal Tasarım” çalışmasında ses ile çevre arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Selçuk Gürışık’ın Malzemenin Devamı sergisi ve sanatçı buluşması sanatsal üretimi ve malzeme süreçlerini, Neslihan Acar’ın “Emeğin Ekolojisi” ve “İş, Sağlık ve Yaşam Hakkı” başlıklı söyleşileri ise çalışma hayatı, sağlık ve ekoloji ilişkisini ele alıyor. Lalehan Öcal’ın Kolektif Film Okuma Atölyesi, filmlere birlikte bakmanın yollarını arayacak. Kenan Kahya ve Yırcalı kadınların katılımıyla gerçekleşecek Mukufluk Buluşması, ekoloji mücadelelerinde müşterek emeği ve toplumsal belleği konuşmaya açıyor. Prof. Dr. Turan Takaoğlu “Arkeoloji ve Ekoloji: Aynı Sorular, Farklı Zamanlar” buluşmasında katılımcılarla adadaki arkeolojik alanlardan birini gezecek; Ümit Hamlacıbaşı’nın duyusal ekoloji yürüyüşü de programda yer alıyor. Dört dalda ödülBIFED 2026 Jüri değerlendirmeleri sonucunda şu ödüller sahiplerini bulacak: Fethi Kayaalp Büyük Ödülü — Uluslararası Yarışma birincisi Madam Melpo Ödülü — Uluslararası Yarışma ikincisi İdil Schneider-Bulut Ödülü — En İyi Müzik ve Ses Tasarımı Naci Güçhan Ödülü — Gaia Öğrenci Yarışması kazananı Bozcaada’dan başka adalara Adalar, iklim krizinin ve ekolojik dönüşümlerin sonuçlarının erken ve görünür biçimde yaşandığı yerler arasında. BIFED, Bozcaada’da edindiği deneyimi Türkiye’de Gökçeada ve Güney Marmara Adaları’ndan başlayarak Akdeniz’de Limnos ve Sicilya’ya uzanan buluşmalarla paylaşıyor; BIFED film günleri bu yıl Gökçeada’da üçüncü kez yapıldı. Amaç daha büyük bir festival olmak değil, birbirinden öğrenen küçük ama güçlü karşılaşma alanlarını çoğaltmak. BIFED’i kim yapıyor? Çok kişi. BIFED, on üç yıldır gönüllülük, kolektif emek ve dayanışmayla varlığını sürdürüyor. Konuklara kapısını açanlardan yemek hazırlayanlara, ulaşımı sağlayanlardan gönüllülere, mekânlarını paylaşanlardan yıllardır maddi ve manevi destek verenlere kadar festival, görünür ve görünmez büyük bir emeğin toplamından oluşuyor. Festivalin en büyük desteklerinden biri ise başından beri ona sahip çıkan Bozcaada halkı. BIFED; Bozcaada Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Avusturya Kültür Forumu, Goethe-Institut İstanbul, Fransız Kültür Merkezi İzmir, Brezilya Konsolosluğu, Hindistan Konsolosluğu ve yerel işletmelerin desteğiyle düzenleniyor. Rengigül Konukevi, Aral Tatil Çiftliği, Bağ Badem Konukevi, Nefesada, Delos ve Alesta Oteli de festivale katkı sunan yerel işletmelerden bazıları. 2026, BIFED için ekonomik açıdan kolay bir yıl değil; festivale katkı sağlayan önemli desteklerin sona ermesiyle festival, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. BIFED, yıllardır yanında duran tüm destekçilerine teşekkür ediyor ve on üç yıldır kendisini ayakta tutan dayanışmaya güvenerek yoluna devam ediyor. Onu var eden, yıllar içinde etrafında oluşan topluluk oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli’de Bilime 4 Milyon 350 Bin TL Destek Haber

Kocaeli’de Bilime 4 Milyon 350 Bin TL Destek

Kocaeli’nin sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel sorunlarına bilimsel çözümler üretilmesini amaçlayan program kapsamında 60 araştırmacıya destek verilecek. Programa toplam 4 milyon 350 bin TL bütçe ayrıldı. AKADEMİK ÇALIŞMALAR DESTEKLENECEK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kente yönelik akademik üretimi teşvik etmek amacıyla Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’nı hayata geçiriyor. Kocaeli özelinde uygulanacak program kapsamında, kentin ihtiyaçlarına yönelik hazırlanan yüksek lisans ve doktora tezleri ile akademik makale çalışmaları desteklenecek. Araştırmaların Kocaeli’nin sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel sorunlarına yönelik çözüm önerileri sunması bekleniyor. 14 ANA TEMA BELİRLENDİ Program kapsamında desteklenecek çalışmalar için 14 farklı ana tema belirlendi. Bu temalar; kültür, sanat ve turizm, kadın, aile ve çocuk, engelliler, gençlik ve spor, eğitim, bilim ve teknoloji, akıllı şehir ve inovasyon, çevre ve tarım, şehircilik ve altyapı, sivil toplum ve katılımcı yönetim, medya ve iletişim, sanayi, ekonomi ve istihdam, afet yönetimi, ulaşım, sürdürülebilirlik ve kent sosyolojisi gibi alanları kapsıyor. Bu başlıklar altında yürütülecek akademik çalışmalarla Kocaeli’nin mevcut sorunlarının bilimsel yöntemlerle ele alınması ve kentin geleceğine yönelik uygulanabilir çözüm önerilerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. 60 ARAŞTIRMACIYA DESTEK VERİLECEK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı kapsamında toplam 60 araştırmacı desteklenecek. Programdan 10 doktora öğrencisi, 20 yüksek lisans öğrencisi ve 30 makale araştırmacısı yararlanacak. Destekler için toplam 4 milyon 350 bin TL bütçe ayrıldı. Doktora tezleri için destek süresi 3 yıl, yüksek lisans tezleri için 1 yıl, makale çalışmaları için ise 6 ay olarak belirlendi. KİMLER BAŞVURABİLECEK? Programa Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim gören veya ilgili akademik kurumlarda görev yapan araştırmacılar başvurabilecek. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin destekten yararlanabilmesi için tez konularının 2026-2027 güz dönemi itibarıyla onaylanmış ve yazım aşamasına geçmiş olması gerekiyor. Makale desteğine ise üniversitelerde görev yapan akademik personel başvurabilecek. Başvurularda hazırlanacak tez veya makale çalışmasının Kocaeli’nin ihtiyaçlarına yönelik bir çözüm önerisi sunması şartı aranıyor. BAŞVURULAR 13 KASIM’DA SONA ERECEK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’na başvurular 14 Eylül’de başladı. Başvurular 13 Kasım tarihine kadar devam edecek. Adaylar başvurularını programın dijital platformu üzerinden online olarak gerçekleştirecek. Başvuru yapmak isteyenlerin internet sitesi üzerinden üyelik oluşturarak başvuru formunu doldurmaları ve gerekli belgeleri sisteme yüklemeleri gerekiyor. BİLİM KOCAELİ’NİN GELECEĞİNE KATKI SAĞLAYACAK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı ile akademik çalışmaların Kocaeli’nin ihtiyaçlarıyla buluşturulması amaçlanıyor. Program kapsamında desteklenecek araştırmaların kent yönetimi, sosyal politikalar, çevre, ekonomi, ulaşım, afet yönetimi, sürdürülebilirlik ve şehircilik gibi birçok alanda Kocaeli’ye yönelik bilimsel veriler ve çözüm önerileri ortaya koyması bekleniyor. AYRINTILI BİLGİLER KENTBİLİM İNTERNET ADRESİNDE Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi tarafından yürütülen programla genç araştırmacıların kent odaklı çalışmalarının desteklenmesi ve bilimsel bilgi birikiminin yerel yönetim politikalarına katkı sağlaması hedefleniyor. Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’nın başvuru şartları, başvuru rehberi ve programla ilgili ayrıntılı bilgilere Kentbilim internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Yıldırım'ın Çevre Çalışmaları Bursa'ya Örnek Oluyor Haber

 Yıldırım'ın Çevre Çalışmaları Bursa'ya Örnek Oluyor

Yıldırım’ın çevre ve sıfır atık alanındaki yenilikçi uygulamalarını incelemek amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Osmangazi, Nilüfer, Mudanya, İnegöl, Mustafakemalpaşa, Karacabey, Gemlik, Yenişehir, İznik, Keles ve Kestel belediyelerinin temsilcileri Yıldırım Belediyesi’ni ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ekipleri tarafından misafir belediyelere detaylı bir sunum gerçekleştirildi. Bilgilendirme toplantısında; atıkların kaynağında azaltılması, ayrı toplanması ve geri kazanımının yanı sıra çevre bilincinin artırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Misafir belediyelere ayrıca Plastiksiz Yıldırım, Paratık Yıldırım ve Sahipsiz Sokak Hayvanları Besin Üretim Tesisi projeleri ile Yıldırım Belediyesi’nin atık yönetim süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Toplantının ardından heyet, Yıldırım Belediyesi’nin Atık Toplama ve Ayrıştırma Tesisi ile Sahipsiz Sokak Hayvanları Besin Üretim Tesisini ziyaret ederek, yürütülen çalışmaları yerinde inceleme fırsatı buldu. BAŞKAN YILMAZ’DAN KARARLILIK VURGUSU Yıldırım’ın çevre alanındaki çalışmalarının farklı belediyeler tarafından örnek alınmasından duydukları memnuniyeti belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Yıldırım Belediyesi olarak daha temiz, daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir Yıldırım için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Sıfır atık anlayışını yalnızca atıkların toplanması ve geri dönüştürülmesi olarak değil, yaşamın her alanında kaynaklarımızı verimli kullanmayı ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı hedefleyen bir yaklaşım olarak görüyoruz. Çalışmalarımızın farklı belediyeler tarafından incelenmesi ve örnek alınması bizleri ayrıca gururlandırıyor. Belediyeler arasındaki bilgi ve tecrübe paylaşımının artarak devam etmesini, çevre konusunda ortaya koyduğumuz ortak kararlılığın güçlenmesi açısından çok değerli buluyoruz. Yıldırım için, Bursa için ve geleceğimiz için çevre yatırımlarımızı ve sıfır atık çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı Haber

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı

London Stock Exchange Group’a (LSEG) bağlı olan ve toplam 47 gelişmiş ve gelişmekte olan piyasada 8.500’den fazla şirketi değerlendiren FTSE Russell’ın, 2001 yılında oluşturduğu FTSE4Good, dünyanın en eski ve en yerleşik çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı hisse senedi endeks ailelerinden biri olarak kabul ediliyor. Endekse dahil olabilen şirketlerin, yalnızca kamuya açık kaynaklardan elde edilen veriler üzerinden 14 tema ve ortalama 125 gösterge doğrultusunda yapılan bağımsız değerlendirmede, belirlenen standartları karşılayabilmesi gerekiyor. FTSE4Good Emerging Index listesinde 23 farklı pazardan 1.023 şirket bulunuyor. “Sürdürülebilirlik yolculuğumuza kararlılıkla ve emin adımlarla devam ediyoruz” Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Sürdürülebilirlik, özellikle son 6 yıldır şirket stratejimizin temel yapıtaşı konumunda. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz; İnsan, Çevre, Toplum ve Denim’i odağına alan All Blue stratejimiz kapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre etmek üzere önemli yol aldık. Yolculuğumuzda en başından beri, dünyanın öncü jean ve lifestyle markalarından biri olmanın verdiği sorumlulukla, uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket ediyoruz. İnovasyon, tasarım, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz sürdürülebilirlik çalışmalarımızın, FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi ile birlikte global arenada bir kez daha başarıyla taçlandırılmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Bu yıl FTSE4Good Emerging Index’e girmeye hak kazanmamız, sürdürülebilirlik performansımızın uluslararası ölçekte bağımsız ve güvenilir bir metodoloji ile bir kez daha onaylanması anlamına geliyor. Sektörümüzdeki öncü rolümüze işaret eden bu güzel gelişme; TIME Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında dünyanın en iyi ikinci şirketi ve moda sektörünün lideri olmak ya da CDP’den son üç yıldır üst üste double A notu alarak global iklim liderleri arasında yer almak gibi; bizi hem gururlandırıyor hem de bu alandaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. FTSE4Good endeksleri, ESG uygulamaları ortaya koyan şirketlerin performansının ölçülmesi, sorumlu yatırım fonları başta olmak üzere çeşitli yatırım ürünlerinin oluşturulması ve değerlendirilmesi amacıyla geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından referans olarak kullanılıyor. Mavi’nin de bu endekste yer almasının da, uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğimizi daha da pekiştireceğine inanıyorum. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma; bize güvenen yatırımcılarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ediyorum.” Global sürdürülebilirlik liderleri arasındaki yerini güçlendiriyor Mavi, bu yılın başında, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla iş dünyasının işleyişini değiştirmeyi hedefleyen dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarının her birinden A notu alarak, üçüncü kez üst üste çift A notuyla CDP’nin global iklim liderleri arasına girmeye hak kazandı. TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “World’s Best Companies - Sustainable Growth” isimli araştırmada, önceki yıla göre altı basamak yükselerek, sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildi ve global hazır giyim sektöründeki liderliğini sürdürdü. S&P Global tarafından 9.200 şirketin değerlendirildiği Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi (Corporate Sustainability Assessment – CSA) kapsamında gösterdiği güçlü performans ile “The Sustainability Yearbook 2026”ya girmeye hak kazandı. Paris İklim Anlaşması’yla uyumlu şekilde belirlediği kısa dönem emisyon azaltım hedeflerinin ardından, 2025’te net zero emisyon azaltım hedefleri de, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından onaylandı. Bu gelişme, markanın sürdürülebilirlik çalışmalarının bilim temelli ve titizlikle yürütüldüğünün önemli bir göstergesi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

COP31 Gençlik İklim İdeathonu Başvuruları Başladı Haber

COP31 Gençlik İklim İdeathonu Başvuruları Başladı

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 7 bölge, 7 şehirde düzenlenecek olan COP31 Gençlik İklim Ideathonu için başvurular başladı. Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Sevgili gençler; Dünyanın, fikrinize ihtiyacı var. 7 bölge, 7 şehirde düzenleyeceğimiz COP31 Gençlik İklim Ideathonu’nda; iklim değişikliğine karşı gençlerin fikirlerini, geleceğe yön verecek somut ve uygulanabilir çözümlere dönüştüreceğiz. Gençlerimiz üretecek, Türkiye dünyaya örnek olacak.” ifadelerini kullandı. 7 bölgedeki etkinliklere 630 genç katılacak COP31 Gençlik İklim Ideathonu, gençlerin iklim değişikliğiyle mücadele sürecine aktif katılımını sağlamak, yenilikçi ve uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmelerini teşvik etmek ve gençlik perspektifini politika üretim süreçlerine entegre etmek amacıyla düzenleniyor. Programlar; 7 bölgedeki etkinlikler için seçilecek yaklaşık 15-29 yaş aralığındaki 630 gencin katılımcıyla gerçekleştirilecek. COP31 Gençlik İklim Ideathonu temaları; Yeşil Beceri ve İklim Okuryazarlığı, Gençlik Katılımı ve İklim Liderliği, İklim Değişikliğine Uyum ve Dayanıklılık, Hava Kirliliği, Temiz Hava ve Yeşil Dönüşüm, Orman Yangınları, Kuraklık ve Su Stresi İle Mücadele, Tarım ve Gıda Güvenliği, Yenilenebilir Enerjiler ve Karbon Ayak İzinin Azaltılması, Genç Dostu ve Çevre Uyumlu Spor Tesisleri olarak belirlendi. Etkinlik kapsamında geliştirilecek fikirlerin; uygulamaya yönelik olarak somut, uygulanabilir ve ölçeklenebilir çıktılara dönüşmesi hedefleniyor. COP31 Gençlik İklim Ideathonu için başvurular “e-genc.gsb.gov.tr” adresinden yapılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.