Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevre

Kapsül Haber Ajansı - Çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÜÇAY Mühendislik’ten Küresel Sürdürülebilirlik Adımı Haber

ÜÇAY Mühendislik’ten Küresel Sürdürülebilirlik Adımı

ÜÇAY Mühendislik, sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığını Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzalayarak güçlendirdi. Bu üyelikle birlikte şirket, iş süreçlerini küresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu hale getirme yönünde önemli bir adım attı. Sürdürülebilirlik yolculuğunda stratejik adım ÜÇAY Mühendislik, UN Global Compact üyeliği kapsamında; insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıkları altında belirlenen 10 evrensel ilkeye uyum sağlayacağını beyan etti. İlk raporun 2027’de paylaşılması planlanıyor Şirket, üyelik kapsamında her yıl düzenli olarak “İlerleme Bildirimi” (Communication on Progress – CoP) raporları yayımlayacak. İlk raporun 2027 yılı itibarıyla kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor. Söz konusu raporlar, şirketin resmi web sitesi ve UN Global Compact platformu üzerinden tüm paydaşların erişimine açık olacak. ÜÇAY Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “ÜÇAY Mühendislik olarak, operasyonel mükemmellik hedefimizi çevresel ve toplumsal sorumluluklarımızla birlikte ele alıyoruz. Bu yaklaşımımızı küresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu hale getirme yönünde önemli bir adım atarak Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni (UN Global Compact) imzaladık. UN Global Compact üyeliğimiz, sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine yerleştirme kararlılığımızın güçlü bir göstergesidir. Bu kapsamda iş modellerimizi modernize eden, sürdürülebilir enerji ve verimlilik alanlarındaki etkinliğimizi artıran stratejik adımlar atmayı sürdüreceğiz. Böylece yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de gözeten bir değer yaratmayı hedefliyoruz.” Daha şeffaf ve güvenilir bir yapı hedefleniyor UN Global Compact üyeliğinin, ÜÇAY Mühendislik’in uluslararası pazarlardaki itibarını güçlendirmesi ve küresel standartlarda raporlama disiplinine katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca şirket, sürdürülebilirlik odaklı stratejisiyle uzun vadeli risk yönetimini güçlendirirken, yatırımcıları nezdinde daha şeffaf ve güvenilir bir yapı oluşturmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yves Rocher Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü 2026 Jürisi Bir Araya Geldi Haber

Yves Rocher Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü 2026 Jürisi Bir Araya Geldi

Yves Rocher Vakfı’nın çevre için değer üreten kadınları desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Toprağın Kadınları Ödülü’nün 2026 edisyonu kapsamında, jüri üyeleri bir araya geldi. Doğa için üreten, dönüştüren ve ilham veren projelerin değerlendirileceği süreç öncesinde gerçekleşen buluşma, programın güçlü etki vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. 1991 yılında kurulan ve doğaya bağlılığı tüm çalışmalarının merkezine alan Yves Rocher Vakfı, bugün dünya genelinde yürüttüğü projelerle çevre ve toplum yararına geniş bir etki alanı yaratmayı sürdürüyor. Toprağın Kadınları programı ise bu yaklaşımın en güçlü yansımalarından biri olarak, 2001 yılından bu yana 50’den fazla ülkede 500’den fazla projeyi destekleyerek kadınların çevresel dönüşümdeki rolünü güçlendiriyor. Türkiye’de 2016 yılında başlayan ve 2026 itibarıyla yeniden hayata geçirilen program kapsamında, çevrenin korunmasına yönelik projeler geliştiren kadınların başvuruları alınmaya devam ederken, jüri üyeleri de değerlendirme süreci öncesinde bir araya gelerek programın kapsamını ve etki alanını değerlendirdi. Yves Rocher Türkiye CEO’su Elif Berker’in de yer aldığı jüri, iş dünyası, sivil toplum, medya ve sürdürülebilirlik alanında farklı disiplinlerden isimleri bir araya getiriyor. Esra Bezircioğlu, Ebru Uygun, Fatoş Karahasan, Ayşe Özyılmazel, Sinem Özler, Renan Tan Tavukçuoğlu, Cemre Sıla Atılgan Otar ve Melda Narmanlı Çimen’den oluşan jüri, doğa koruma odağındaki projeleri çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirecek. Yves Rocher Türkiye CEO’su Elif Berker, jüri ile bir araya geldiği toplantıda programın önemini vurgulayarak, “Toprağın Kadınları bizim için çok özel bir proje çünkü markamızın tüm değerlerini içinde barındırıyor. İçinde doğa var, samimiyet var ve mutlaka başrolde bir kadın var. Jacques Rocher’in kadının toplumdaki ve doğadaki dönüştürücü gücüne olan inancı bu programın temelini oluşturuyor. Türkiye’de bu yolculuğa 2016 yılında başladık ve çok değerli projelere birlikte hayat verdik. Ardından program küresel bir yapıya taşındı ve Türkiye’den başvurular bu yapı içinde değerlendirildi. Bugün geldiğimiz noktada ise Türkiye’nin kendi projelerini kendi dinamikleriyle değerlendirebileceğine inanarak, Toprağın Kadınları’nı yeniden yerel ölçekte hayata geçiriyoruz” diye konuştu. Toprağın Kadınları Ödülleri’nin geldiği noktada jüri üyelerinin, basının ve projeye gönülden destek veren herkesin çok büyük katkısı olduğunu da söyleyen Elif Berker, “Toprağın Kadınları’nı sadece bir yarışma olarak değil, birlikte büyüttüğümüz bir değer olarak görüyoruz. Geçmişte desteklediğimiz projelerde de gördük ki, doğa için çalışan kadınlar sadece çevreye değil, bulundukları topluma da gerçek bir dönüşüm sağlıyor. Yerel kalkınmayı destekleyen, insanları yeniden üretimin içine çeken ve bulundukları coğrafyayı yeniden canlandıran çok güçlü hikâyeler ortaya çıkıyor. Bu proje kolay bir proje değil, başlatmak, sürdürmek ve büyütmek emek istiyor. Ama biz bunu bırakmayacağız. Çünkü Toprağın Kadınları’nın büyüyerek devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bize destek veren jüri üyelerimize tekrar teşekkür ediyoruz” dedi. Toprağın Kadınları Ödülü kapsamında projeler, çevreye ve topluma sağladıkları somut etki, sürdürülebilirlik potansiyelleri ve Yves Rocher Vakfı’nın değerleriyle uyumları doğrultusunda ele alınıyor. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün değil, geleceğin de ihtiyaçlarına cevap verebilecek projelerin öne çıkmasını hedefliyor. Çevre yararına örnek nitelikte çalışmalar yürüten kadınlara finansal destek sağlamayı amaçlayan program kapsamında, birinci seçilecek proje 1.000.000 TL ödülün sahibi olacak. Başvurular 30 Nisan 2026 tarihine kadar devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkanvekili Biba'dan Suya İndirim Müjdesi Haber

Başkanvekili Biba'dan Suya İndirim Müjdesi

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Nisan ayı birinci oturumu, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba yönetiminde gerçekleştirildi. Gündem maddelerinin ve önergelerin görüşüldüğü toplantının açılışında konuşan Başkanvekili Şahin Biba, okullarda yaşanan olayların herkesi derinden üzdüğünü ve yürekleri yaktığını söyledi. “EĞİTİM, SADECE OKULDA DEĞİL; AİLEDE BAŞLAR” Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve tüm eğitim camiasına başsağlığı dileyen Başkanvekili Şahin Biba, yaralanan vatandaşlara acil şifalar diledi. Şiddetin; ilim ve irfan yuvalarıyla yan yana anılmasının asla kabul edilemeyeceğini anlatan Başkanvekili Biba, “Devletimizin ilgili tüm kurumları gerekli tedbirleri kararlılıkla almaktadır. Bizler de yerel yönetimler olarak özellikle çocuklarımızın güvenliği, farkındalık çalışmaları ve sosyal destek mekanizmaları gibi üzerimize düşen her adımı atmaya hazırız. Öte yandan unutmamalıyız ki eğitim, sadece okulda değil; ailede başlar. Çocuklarımızı sevgiyle büyütmek, onları doğru yönlendirmek ve değerleriyle birlikte yetiştirmek görevimizdir. Devlet-millet dayanışmasıyla bu olayların üstesinden geleceğimize inanıyorum” diye konuştu. BURSASPOR’UN ŞAMPİYONLUK KUTLAMASINA DAVET Bu hafta sonu şampiyonluk maçına çıkacak olan Bursaspor’a da başarılar dileyen Başkanvekili Biba, “Bursasporumuz şampiyonluk yolunda çok önemli bir maça çıkacak. Tüm Bursa tek yürek olacağız ve takımımızı sonuna kadar destekleyeceğiz. Şimdiden teknik direktörümüze, antrenör hocalarımıza, tüm sporcularımıza başarılar diliyorum. Gönülden inanıyoruz, bu maçı alacağız ve şampiyon olacağız. Bu heyecanı yaşamak isteyen vatandaşlarımız için Hüdavendigar Parkı ve Millet Bahçesi’ne dev ekran kuracağız” dedi. 23 NİSAN’DA TOPLUM ULAŞIM ÜCRETSİZ 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Bursa’da büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını dile getiren Başkanvekili Biba, “23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletimizin bağımsızlık yolculuğundaki en önemli dönüm noktalarından biridir ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun en güçlü ifadesidir. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. 23 Nisan Perşembe günü saat 13.00’te Çarşıbaşı’ndan başlayacak kortej yürüyüşümüzle bayram coşkusunu yaşayacağız. Ardından saat 14.00’te Merinos Parkı’nda çocuk şenliğini gerçekleştireceğiz. Hemşehrilerimizin etkinliklere rahatça katılabilmesi için 23 Nisan günü toplu ulaşımın ücretsiz olacağını da buradan ifade etmek istiyorum. Aynı gün, hayvanat bahçemiz ücretsiz olacaktır. Uludağ’a teleferikle çıkmak isteyen vatandaşlarımız için de indirimli olarak 200 TL’ye ulaşım imkânı sağlanacak” diye konuştu. “TEK ÖNCELİĞİMİZ BURSA’YA VE BURSALILARA HİZMET ETMEK” 9 Nisan’da Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin takdiriyle kendisine tevdi edilen görevin sorumluluğunun farkında olduğunu da vurgulayan Başkanvekili Biba, “Özellikle belirtmek isterim ki Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak parti ayrımı gözetmeksizin 17 ilçemizin tamamında çalışmalarımızı uyumlu, eşit ve adil bir şekilde sürdüreceğiz. Bursa’ya layıkıyla hizmet etmek için gecemizi gündüzümüze katarak çalışacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. En önemli ve tek önceliğimiz Bursa’ya ve Bursalılara hizmet etmektir” dedi. “OTURDUĞUMUZ KOLTUKLAR, BURSALILARIN BİZE EMANETİDİR” Oturdukları koltukların birer emanet olduğunu söyleyen Başkanvekili Biba, süreç içerisinde emanet edilen koltukları nasıl devredileceğinin önemli olduğunu belirtti. Koltukların sahibi olmadıklarının altını çizen Başkanvekili Biba, “Oturduğumuz koltuklar, Bursalıların bize emanetidir. Bu koltuklarda oturduğumuz sürece Bursalılara hak ettiği şekilde hizmet etmekle mükellefiz. Bundan sonraki süreçte de tüm meclis üyelerimiz ilçelerine ve Büyükşehir Belediyesi’ne hizmet edecektir. 17 ilçede ayrım olmayacağına emin olabilirsiniz. Hiçbir ilçeyle herhangi bir zıtlaşma yaşanmayacaktır. Bizler Bursalıları hiçbir şekilde yormayacağız” diye konuştu. “BEN ÇALIŞMAYA GELDİM” Tek amaçlarının, Bursalılara en iyi şekilde hizmet edebilmek olduğunu dile getiren Başkanvekili Biba, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük gayretle hizmet edeceklerini söyledi. Göreve geldiği günden beri makam koltuğuna oturmadığını açıklayan Başkanvekili Biba, “Oturmaya da niyetim yok. Ben çalışmaya geldim. Bulunduğum sürece de çalışacağım. Birlikte çalışacağımızı sözle değil, icraatlarımızla tüm hemşehrilerimiz görecektir” dedi. “SU FİYATLARIYLA İLGİLİ DÜZENLEME ÇALIŞMASI YAPIYORUZ” “Bursalıların çözüm bekleyen konuları olduğunun da farkındayız” diyen Başkanvekili Şahin Biba, şehrin beklentilerini iyi bildiklerini ifade etti. Başta su fiyatlarındaki düzenlemeler olmak üzere temel belediyecilik hizmetlerine ilişkin alınması gereken kararların süratle alınacağını ve atılması gereken adımların ivedilikle atılacağını belirten Başkanvekili Biba, “Hemşehrilerimizin su fiyatlarıyla ilgili dile getirdiği serzenişleri dikkatle takip ediyoruz. Bu konudaki hassasiyetlerini çok iyi biliyoruz. Su, hayatın en temel ihtiyaçlarından biridir. Vatandaşlarımızın bu hizmete erişiminin daha dengeli ve sürdürülebilir şartlarda olması bizim için büyük önem taşımaktadır. Bu anlayışla su fiyatlarıyla ilgili düzenleme çalışması yapıyoruz” diye konuştu. “HAZIRLADIĞIMIZ DÜZENLEMEYİ MAYIS AYINDA HAYATA GEÇİRECEĞİZ” Amaçlarının Bursalıların bütçesini gözeten, aynı zamanda hizmetin sürdürülebilirliğini sağlayan dengeli bir çözüm ortaya koymak olduğunu ifade eden Başkanvekili Biba, “Sonuçta BUSKİ’nin de yatırımlarına devam edebilmesi gerekiyor. Hem vatandaşlarımızın hem BUSKİ’nin faydalanabileceği şekilde bir düzenleme yapacağız. Hazırladığımız düzenlemeyi de Mayıs ayındaki BUSKİ Genel Kurulu’nun hemen ardından yapılacak meclis toplantısında tüm meclis üyelerimizle birlikte hayata geçireceğiz” dedi. Konuşmaların ardından Başkanlık Divanı, encümen ve ihtisas komisyonları üyeliklerinin seçimi gizli oylamayla yapıldı. Meclis birinci başkanvekilliğine Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, ikinci başkanvekilliğine İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban seçildi. Encümen üyeliklerine ise, İsmail Şenol, Ali Sait Adiloğlu, İbrahim Türkan, Osman Şahin ve Bülent Kandemir seçildi. Açık oylama ile yapılan ihtisas komisyonlarına ise AK Parti’den ve CHP’den 3, MHP’den 1’er üye seçildi. Yapılan oylamada ihtisas komisyonları şu isimlerden oluştu: Plan Bütçe Komisyonu: Sinan Kahraman, Yusuf Konat, Ali Zeybek, Gökçe Güney, Berna Esentürk, Yalçın Işıkyıldız, İsmail Şenol. İmar ve Bayındırlık Komisyonu: Ecehan Mertoğlu Tan, Hamit Şenocak, Hakan Arslanoğlu, Arzu Karataş, Metin Tunçel, Görkem Kaya, Mehmet Öksüz. Çevre ve Sağlık Komisyonu: Numan Çakır, Osman Yıldız, Selim Emre Aydın, Haşim Yoldaş, Zafer Milli, Emel Duman, Hasan İnce. Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu: Fuat Alpaslan, Yunus Kaya, Ali Çil, Ata Erk Şanlı, Onur Uslu, Gökhan Metin, Yücel Erim. Ulaşım Komisyonu: Adem Yılmam, Tahammül İlhan, Murat Aslan, Şükrü Aksu, Mehmet Aydın Saldız, Alparslan Karaaslan. Hukuk Komisyonu: Ahmet Alperen Aydın, Armağan Elçin, Haldun Filizli, Nilsu Sertaslan, Yücel Akbulut, Hakkı Rıza Göksu, Murat Tunç Bircan. Sosyal İşler ve Turizm Komisyonu: Kevser Öztürk, Tamer Mahmut Hersek, Arif Kamil Özen, Vahap Aka, Mustafa Arslan, Murat Dönmez, İbrahim Özmen. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu: Halide Serpil Şahin, Ali Toprak, Ramazan Turhan, Nilsu Sertaslan, Kıvanç Horoz, Berna Esentürk, Murat Tunç Bircan. Engelliler Komisyonu: Zehra Aslan, Mehmet Akif Kılıç, Ramazan Ay, Zeynal Üngör, Şafak Sayan, Ali Haydar Efe, Hasan İnce. Tarım Hayvancılık ve Orman Komisyonu: Selahattin Külcü, Coşkun Korkmaz, Selim Yavuz, Yunus Kaya, Sedat Ökten, Kıvanç Horoz, Nafiz Kaya. Doğal Afet ve Kentsel Dönüşüm Komisyonu: Samet Uslu, Fatma Zehra Höçük Sürücü, Abdullah Çelebi, Fatih Vardar, Recep Çohan, Ata Erk Şanlı, Mehmet Öksüz. Hava Kirliliği Önleme Komisyonu: Ömer Faruk Temiztürk, Faruk Türe, Adem Yılmam, Zeynal Üngör, Şükrü Aksu, Zafer Milli, İbrahim Özmen. Meclis toplantısı, gündem maddelerinin, komisyonlardan gelen evrakların ve önergelerin görüşülmesiyle sona erdi.

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma  Haber

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma 

TSKB ve AFD arasındaki dokuzuncu iş birliği olan bu anlaşmayla Türkiye’deki döngüsel ekonomi yatırımlarının desteklenmesi ve bu alandaki çalışmaların hız kazanması amaçlanıyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin 2022 yılında imzalanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğinde olduğunu belirterek “AFD ile imzaladığımız bu anlaşma, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında öncelikli alanların başında gelen döngüsel ekonomi temasına vereceğimiz en kapsamlı destek olmasıyla da ayrışıyor. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi’ne yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi. TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), Fransız Kalkınma Ajansı’ndan (AFD) 150 milyon Euro tutarında kaynak temin etti. Sağlanan bu kaynakla Türkiye’de döngüsel ekonomi alanındaki yatırımlara ve bu alandaki uygulamalarını geliştirmeyi hedefleyen şirketlere finansman desteği sunulması amaçlanıyor. TSKB ev sahipliğinde bankanın İstanbul’da bulunan Genel Müdürlük binasında gerçekleşen imza törenine Fransa Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont, Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton ve AFD Grup Türkiye Direktörü Xavier Muron katıldı. Söz konusu kaynak, 2022 yılında imzalanan ve başarılı bir şekilde tamamlanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğini taşıyor. Temin edilen ilk kredi kapsamında sağlanan hibe anlaşması çerçevesindeki teknik danışmanlık süreci de yeni anlaşmayla birlikte devam ediyor. TSKB, Döngüsel Ekonomi Yol Haritası ile bu alandaki stratejisini belirlerken birçok sektör temsilcisi ile iş birliklerini zenginleştiriyor. AFD ile imzaladıkları bu yeni anlaşmayla iş birliklerini daha da ileri taşımaktan duydukları memnuniyeti paylaşan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Bu krediyle birlikte 2005 yılından bu yana AFD’den sağladığımız toplam kaynak tutarı 675 milyon Euro’ya ulaştı. Döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda giderek daha fazla önem kazanıyor. Sağladığımız finansmanla kaynak verimliliğini artıran, yeniden kullanım ve geri dönüşümü destekleyen yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. 2022 yılında hayata geçirdiğimiz döngüsel ekonomi kredimizin devamı niteliğindeki bu yeni anlaşma ile iş ortaklarımızın bu alandaki dönüşümlerine destek olurken, ölçme ve gelişim metodolojileri içeren kredi modellerimiz, mühendislik ve teknik danışmanlık yetkinliklerimizden aldığımız güçle döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde ülkemiz yatırımlarına nitelikli katkı vermeye devam ediyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda döngüsel ekonomi finansmanına yönelik yüksek bir odaklılıkla çalışıyoruz. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” diye kaydetti. AFD Grubu Türkiye Direktörü Xavier Muron, “TSKB ile imzaladığımız bu dokuzuncu anlaşma, uzun soluklu bir ortaklığın neler başarabileceğinin kanıtıdır. Yirmi yılı aşkın süredir, ortak bir vizyona dayanan ve her yeni anlaşmanın bir öncekinden daha ileri gittiği nadir rastlanan bir ilişki inşa ettik. TSKB’nin döngüsel ekonomi ilkelerini finansman stratejisine entegre etme taahhüdü, AFD’nin kendi önceliklerini yansıtırken örnek teşkil eden bir ortağı desteklemek bizim için gerçek bir gurur kaynağı” diye konuştu. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont “Bu anlaşma, Fransa-Türkiye ortaklığının derinliği ve canlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Finansmanın ötesinde, bu anlaşma sürdürülebilir kalkınmanın bir kısıtlama değil, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaparak küresel iklim gündeminin tam merkezine oturduğu bu dönemde, iki ülkenin birlikte değerlendirmeye kararlı olduğu bir fırsat olduğuna dair ortak inancımızı yansıtıyor” dedi. TSKB ve AFD, 2005 yılından bu yana yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sağlık, eğitim, çevre, sürdürülebilir turizm ve kadın istihdamı gibi pek çok alanda önemli projelere imza attı. 2016 yılında başlayan ve 2019 yılında devam eden kadın istihdamı temalı iş birliklerine ek olarak, 2022 yılında sağlanan 80 milyon Euro tutarındaki ilk döngüsel ekonomi kredisinin başarıyla tamamlanmasının ardından bu yeni kredi hayata geçiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş’tan 100 Bin Fidanla Ağaçlandırmaya Destek Haber

Tüpraş’tan 100 Bin Fidanla Ağaçlandırmaya Destek

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) iş birliğinde dört ilde ağaç dikme törenleri düzenleyen Tüpraş, oluşturduğu hatıra ormanlarının yanı sıra yangından etkilenen sahaların yeniden ağaçlandırılması çabalarının parçası olarak ekosistemin güçlendirilmesine de katkı sunacak. Tüpraş, sürdürülebilirlik stratejisi ve çevre yönetimi anlayışıyla Orman Genel Müdürlüğü iş birliğinde Türkiye’nin orman varlığını artırmayı amaçlıyor. Şirket, Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle rafinelerinin bulunduğu İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman illerinde hatıra ormanlarının oluşturulması ve yangından etkilenen sahaların yeniden ağaçlandırılmasını desteklemek üzere 100 bin fidan bağışladı. Ağaçlandırma çalışmaları biyolojik çeşitliliğin desteklenmesine, toprak erozyonunun azaltılmasına, karbon yutak alanlarının güçlendirilmesine ve iklim değişikliğiyle mücadelede doğal ekosistemlerin dayanıklılığının artırılmasına katkı sağlıyor. “Ağaçlandırma çalışmalarını doğaya ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz” Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ormanlar yalnızca doğal yaşamın sürekliliğini sağlayan alanlar değil, aynı zamanda toplumların ve ekonomilerin sürdürülebilir geleceğinin temelini oluşturan ekosistemlerdir. İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda doğal varlıkların korunması her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Tüpraş olarak çevre ve insan odaklı yaklaşımımızı tüm iş süreçlerimize ve toplumsal yatırım programlarımıza entegre ediyor; ağaçlandırma çalışmalarını doğaya ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yıl boyunca 100 bin fidanı toprakla buluşturarak bu yolda kıymetli bir adım attığımıza inanıyorum.” Şirketin faaliyet gösterdiği illerde gerçekleşen ağaçlandırma etkinliklerine Tüpraş Rafineri müdürleri, çevre ve sürdürülebilirlik ekipleri ile gönüllü çalışanlar katıldı. Orman Genel Müdürlüğü’nün ilgili şube müdürlüklerinden temsilcilerin de yer aldığı etkinliklerde ağaçlandırma süreçleri ve ekosistem üzerindeki etkilerine ilişkin bilgilendirmeler de yapıldı. Hatıra ormanları, bölgesel ekosistemlerin güçlenmesine katkı sunarken gelecek nesiller için de kalıcı bir çevresel değer yaratıyor; çalışanların gönüllü katılımı sayesinde çevre bilinci kurum kültüründe daha da yaygınlaşıyor. Bu yaklaşım, doğaya ve topluma uzun vadeli fayda sağlayan bütünsel sürdürülebilirlik anlayışını güçlendiriyor. Tüpraş, ağaçlandırma çalışmalarını yeni alanların yeşillendirilmesiyle sınırlı tutmuyor, aynı zamanda İzmir ve İzmit’te orman yangınlarından etkilenen sahaların rehabilitasyonuna da katkı sağlıyor. Dikilecek fidan türleri; bölgesel bitki örtüsü, ekosistem ihtiyaçları ve olası yangın riski dikkate alınarak Orman Genel Müdürlüğü uzmanlarının yönlendirmeleriyle belirleniyor. Bu kapsamda Batman’da gerçekleştirilen fidan dikiminde bölgedeki kuş türleri için önemli bir besin kaynağı olan, ekosisteme ve yerel ekonomiye katkı sağlayacak Menengiç fidanları tercih edildi. Tüpraş, bu yaklaşımıyla ekolojik iyileşmeyi destekleyen ve uzun vadeli çevresel fayda yaratan bir ağaçlandırma modeli benimsiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Atıksız Üsküdar, Atıksız Mutfak" Projesi Hayata Geçirildi Haber

"Atıksız Üsküdar, Atıksız Mutfak" Projesi Hayata Geçirildi

Program, saat 13.00’te farkındalık kortejiyle başladı. Ellerinde gıda israfına dikkat çeken pankartlarla yürüyüş, yapan vatandaşlar cadde boyunca esnaflarla etkileşim kurarak sıfır atık mesajını sahaya taşıdı. Etkinlik kapsamında öğrencilerin aktif rol aldığı uygulamalı atölye çalışması gerçekleştirildi. Katılımcılar, gruplara ayrılarak şefler eşliğinde sınırlı malzemelerle “MasterChef” formatında atıksız tabaklar hazırladı. Gastronomi dünyasının tanınmış şeflerinin katılımıyla “Gıda İsrafını Önleme ve Atıksız Mutfak” söyleşisi düzenlendi. Söyleşide hem sektör profesyonellerine hem de bireylere yönelik uygulanabilir çözüm önerileri paylaşıldı. Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Nihat Doğan, gıda israfının günümüzün en önemli çevresel ve toplumsal sorunlarından biri olduğuna dikkati çekerek, “Sıfır Atık yaklaşımını sadece bir çevre politikası olarak değil, bir yaşam kültürü olarak görüyoruz. Burada hazırlanan her atıksız tabak, paylaşılan her değerli bilgi daha yaşanabilir bir Üsküdar ve daha sürdürülebilir bir dünya için umut verici bir adım oldu.” ifadelerini kullandı. Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Pelin Kıvrıkoğlu ise dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin israf edildiğini belirterek, bu tür etkinliklerin farkındalık oluşturma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Üsküdar Belediyesi tarafından hayata geçirilen proje ile gıda israfının azaltılması, toplumda bilinç ve davranış değişikliği oluşturulması ve sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Optimum Yenişehir,  Suyun Her Damlasını Önemsiyor Haber

Optimum Yenişehir, Suyun Her Damlasını Önemsiyor

25 bin metrekare alanda 669 daire ve 36 mağaza içeren proje, Rielli MBR Gri Su Geri Kazanım Sistemleri sayesinde yüzde 40’a varan oranda su tasarrufu sağlıyor. Günde yaklaşık 75 ton su israfının önüne geçiliyor. Pendik - Kurtköy'de 25 bin metrekare alanda, 669 daire ve 36 mağaza ile sakinlerine, yüksek standartlarda geniş ve konforlu bir yaşam alanı sunmayı hedefleyen Optimum Yenişehir Projesi, su sürdürülebilirliği alanında da öncü ve sorumlu bir yaklaşım benimsiyor. Toplamda 2 etaptan oluşacak olan Optimum Yenişehir Projesi’nde, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde hazırlanan “Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı” ve ilgili mevzuatla da uyumlu şekilde oluşturulan gri su arıtma sistemleri, yüzde 40’a varan oranda su tasarrufu sağlıyor. Projenin ilk ve ikinci etabında kurulup, devreye alınan Rielli MBR Gri su Geri Kazanım Sistemleri, toplamda günlük 75 metreküp gri su arıtımı sağlıyor. Geri kazanılabilen su, özellikle sifon rezervuarları ve peyzaj sulama gibi birçok amaç için kullanılabiliyor. Yılda 100.000 metreküp gri su geri kazanılarak hem kaynak kullanımı azaltılıp çevresel değer sağlanıyor hem de su faturalarında önemli düşüşlerle ekonomik kazanım elde ediliyor. Hem Çevresel ve Ekonomik Kazanım Hem de Mevzuat Gerekliliği Genel olarak gri su olarak adlandırılan lavabo ve duşlardan gelen suların, binalardaki insani amaçlı tüketimin yüzde 40’ını oluşturduğunu belirten Kazancı Çevre Tekniği Kurucu Genel Müdürü Artun Kazancı, konutlarda ve yaşam alanlarında gri su kazanımının önemine dikkat çekerek, “Geri kazanılabilen gri sular, birçok amaç için kullanıma uygundur; ancak gri suların arıtımında doğru teknolojiyi seçmek önemlidir. Rielli MBR teknolojisi ile yıllardır etkin ve verimli şekilde gri suların geri kazanımını sağlıyoruz. Türkiye’deki gri su geri kazanım tesislerinin büyük bir kısmı, Rielli imzası taşıyor” dedi. Artun Kazancı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gri suyu arıtıp tuvalet rezervuarları ve bazı peyzaj uygulamaları gibi alanlarda kullanmak, yüzde 40’a varan oranda su tasarrufu sağlar. Çevresel değerin yanı sıra, bu kullanım, yatırım bedeli dahil olmak üzere şebekeden su almaktan daha düşük maliyetlidir. Bu yatırımlar, 8-16 ay kendine geri öder niteliktedir. Diğer taraftan, belirli bir boyutta inşaatlarda, gri su arıtma tesisleri mevzuat gereklilikleri kapsamında yer almaktadır.” Türkiye’nin Global Su Arıtma Markası Rielli Gri suların geri kazanımını, etkin ve verimli şekilde sağlayan Rielli MBR gri su geri kazanım çözümleriyle, kokusuz ve leke bırakmayan geri kazanılmış su elde ediliyor. Rielli teknolojisi bu alanda farklı avantajlar sunuyor. Kazancı Çevre Tekniği bünyesinde geliştirilen ve üretilen Rielli markası, turizm sektörüne yönelik yenilikçi çözümleriyle su maliyetlerinde önemli düşüşler sağlayan bütünsel sistemler sunuyor. Rielli, 30 yılı aşkın köklü geçmişiyle Türkiye’nin 6 kıtada ve 80’i aşkın ülkede tercih edilen global su arıtma markası kimliğini taşıyor. 1.000 Metrekare Üzeri Projelerde Gri Su Arıtma Zorunluluğu Getirildi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği”, 2025 yılında yürürlüğe giren son değişiklik çerçevesinde, 1.000 metrekarenin üzerinde tüm yeni inşaatlarda gri su tesisatı zorunluluğu getiriyor. Örnek olarak, 120 m2 brüt alana sahip 8 daireden oluşan bir apartman inşaatında dahi, gri su arıtma tesisi zorunlu hale getirildi. Yönetmelik kapsamındaki zorunluluk, yapı inşaat alanı 10 bin metrekareden büyük alışveriş merkezlerini, 10 bin metrekareden büyük kamu yapılarını (sağlık ve eğitim yapıları istisnası ile) kapsıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ESG Odaklı Şirket Haberleri Neyi Değiştiriyor? Haber

ESG Odaklı Şirket Haberleri Neyi Değiştiriyor?

Bir şirketin sürdürülebilirlik raporu yayımlaması artık tek başına haber değeri taşımıyor. Piyasanın dikkatini çeken şey, o raporun hangi yatırım kararına, hangi üretim dönüşümüne, hangi tedarik zinciri standardına veya hangi kurumsal riske temas ettiği. Bu nedenle esg odaklı şirket haberleri, klasik kurumsal duyuru çizgisinden çıkıp stratejik karar akışının parçası haline geliyor. Kurumsal iletişim ekipleri, yatırımcı ilişkileri birimleri, editörler ve sektör yayıncıları için mesele yalnızca çevre, sosyal etki ve yönetişim başlıklarını görünür kılmak değil. Asıl mesele, bu başlıkları piyasa açısından anlamlı, doğrulanabilir ve haberleştirilebilir bir çerçeveye oturtmak. Çünkü ESG anlatısı, doğru kurgulandığında marka itibarı üretir; zayıf kurgulandığında ise kısa sürede bir güven testine dönüşür. ESG odaklı şirket haberleri neden yükselişte ESG artık yalnızca bir uyum alanı değil, şirketlerin finansmana erişiminden ihracat kabiliyetine, insan kaynağı çekiminden kamuoyu algısına kadar geniş bir etki alanına sahip. Bu değişim, haber odalarının ve dijital yayıncıların da konuya bakışını dönüştürdü. Eskiden çevre yatırımı veya sosyal sorumluluk projesi olarak görülen pek çok gelişme, bugün doğrudan iş stratejisi kapsamında ele alınıyor. Özellikle enerji, sanayi, lojistik, tarım, teknoloji ve savunma ekosisteminde faaliyet gösteren şirketler için ESG başlıkları artık yan sütunda durmuyor. Emisyon azaltımı, atık yönetimi, su verimliliği, tedarik zinciri şeffaflığı, kadın liderliği, iş sağlığı ve güvenliği, veri etiği ya da yönetim yapısındaki dönüşüm gibi konular; yatırımcı sunumları kadar haber akışının da merkezine yerleşiyor. Bunun bir nedeni düzenleyici baskıysa, diğer nedeni sermaye piyasalarının beklentisi. Bir başka neden de kurumsal alıcıların ve uluslararası iş ortaklarının yeni standartları. Yani ESG haberleri yalnızca itibar amaçlı değil, ticari devamlılık açısından da kritik. Tam da bu yüzden, yüzeysel bir duyuru dili artık yeterli olmuyor. Haber değeri ile kurumsal mesaj arasındaki fark Şirketler çoğu zaman ESG alanındaki her adımın haber olacağını varsayıyor. Oysa haber değeri ile kurumsal görünürlük ihtiyacı aynı şey değil. Bir ağaç dikim etkinliği tek başına zayıf bir haber olabilirken, üretim tesisinde enerji yoğunluğunu yüzde 20 düşüren bir yatırım, ciddi bir sektör haberi niteliği taşıyabilir. Aynı şekilde bir çeşitlilik politikası metni tek başına sınırlı ilgi görürken, yönetim kurulunda kadın temsil oranındaki somut artış veya tedarikçi denetim modelinin değiştirilmesi daha yüksek karşılık bulur. Burada temel ölçüt, açıklanan gelişmenin şirketin iş modeline ne kadar temas ettiği. Haber, ancak etkisi ölçülebilir olduğunda ve daha geniş bir ekonomik bağlama oturduğunda güçlenir. Editörlerin aradığı şey de tam olarak budur: Ne değişti, neden değişti, hangi paydaşları etkiliyor ve bunun sektörel karşılığı ne? Bu ayrım özellikle dijital mecralarda daha görünür. Okur artık yalnızca iyi niyet beyanı okumak istemiyor. Yönetici söylemleri önemli, ancak veriyle desteklenmediğinde kalıcılığı sınırlı. Kurumun ESG alanındaki iddiası ile operasyonel gerçekliği arasındaki mesafe ne kadar açıksa, haber o kadar güçlü hale geliyor. Güçlü bir ESG haberinde hangi unsurlar öne çıkar İyi yazılmış ESG haberi, sürdürülebilirlik jargonuna yaslanmaz. Önce somut gelişmeyi tarif eder. Ardından şirketin neden bu adımı attığını, bunun finansal veya operasyonel etkisini ve varsa sektör ölçeğindeki anlamını gösterir. Son olarak da yönetici görüşünü, mümkünse ölçülebilir verilerle birlikte çerçeveler. Bir örnek düşünelim. Bir lojistik şirketi elektrikli araç yatırımı yaptığını açıklıyor. Bu tek başına haberin başlangıcıdır, kendisi değil. Haberi değerli kılan ayrıntılar şunlardır: Filoya kaç araç eklendi, hangi hatlarda kullanılacak, karbon emisyonunda ne kadarlık azalma bekleniyor, toplam yatırım büyüklüğü ne, şarj altyapısı nasıl kuruldu, tedarik zincirine ve müşteri taahhütlerine etkisi ne olacak? Haber dili bu sorulara yanıt verdiğinde, kurumsal içerik piyasa bilgisina dönüşür. Aynı yaklaşım sosyal etki ve yönetişim başlıklarında da geçerlidir. Kadın istihdamı, çalışan refahı, eğitim programları, etik hatlar veya bağımsız yönetim kurulu yapısı gibi konular ancak kurumsal yapı içindeki karşılığı netleştiğinde daha güçlü haberleşir. İddia büyük, veri küçükse okur geri çekilir. Veri net, hedef gerçekçi ve ilerleme düzenliyse güven oluşur. Verisiz ESG anlatısı neden zayıf kalır Kurumsal iletişimde en sık yapılan hata, ESG söylemini genel geçer olumlu ifadelerle taşımaya çalışmak. Karbon ayak izini azaltmak, kapsayıcı kültürü güçlendirmek, iyi yönetişimi desteklemek gibi cümleler tek başına yeterli değil. Çünkü bu ifadeler artık piyasa için standart söylem haline geldi. Fark yaratan şey, bu hedeflerin nasıl ölçüldüğü ve ne kadar ilerleme kaydedildiği. Veri paylaşımı her zaman mükemmel olmak zorunda değil. Bazı şirketler dönüşümün başında olabilir. Bu durumda en doğru yaklaşım, eksikleri gizlemek yerine yol haritasını açık biçimde ortaya koymaktır. Piyasa çoğu zaman kusursuz tablo değil, güvenilir ilerleme görmek ister. Editörler ve yayıncılar ESG haberlerinde ne arıyor Dijital yayıncılar için ESG başlığının cazibesi yüksek, ancak eşik de yükselmiş durumda. Editörler artık yalnızca duyuru metni değil, yeniden işlenebilir ve sektörel bağlam taşıyan içerik arıyor. Bu nedenle haberin başlığı kadar yapısı da belirleyici oluyor. İlk olarak haberin zamanlı olması gerekiyor. Bir standart değişikliği, yatırım kararı, fabrika dönüşümü, yönetici ataması, sertifikasyon, finansman anlaşması veya yeni hedef seti gibi gelişmeler güncel bağlam sunuyorsa ilgi artıyor. İkinci olarak haberin sektöre etkisi görünmeli. Yalnızca şirketin ne yaptığı değil, bunun ilgili alandaki rekabet, ihracat, maliyet yönetimi veya yatırım iştahı açısından ne ifade ettiği önemli. Üçüncü unsur güvenilirlik. ESG alanı, abartılı iletişime en az tolerans gösterilen alanlardan biri. Bu yüzden haber metinlerinde teknik doğruluk, ölçülebilir beyan ve açık kaynaklandırma belirleyici. Kurumsal açıklamanın, şirketin önceki taahhütleriyle çelişmemesi de kritik. Aksi halde haber görünürlük sağlasa da uzun vadede ters etki yaratabilir. ESG odaklı şirket haberleri nasıl daha yayınlanabilir olur Yayınlanabilirlik, yalnızca iyi yazılmış bir bülten meselesi değil. İçeriğin medya mantığına uygun kurgulanması gerekiyor. Başlıkta somut gelişme yer almalı, spotta bunun neden önemli olduğu görünmeli, gövdede ise veri, yönetici görüşü ve sektör bağlamı dengeli biçimde işlenmeli. Fotoğraf, infografik veya kısa video gibi destekleyici materyaller de özellikle dijital mecralarda içeriğin performansını artırır. Bu noktada telifsiz ve yeniden kullanıma uygun içerik modeli daha da önem kazanıyor. Çünkü medya kuruluşları hızlı, doğrulanabilir ve kolay yayımlanabilir haber akışı arıyor. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel odakla çalışan yapılar için ESG haberleri, tam da bu nedenle yüksek potansiyel taşıyor. Doğru paketlenmiş bir şirket gelişmesi, hem yayıncı için işlevsel hale geliyor hem de şirketin mesajını daha geniş profesyonel kitlelere taşıyor. Greenwashing riski ve itibar dengesi ESG alanında görünür olmak ile inandırıcı olmak arasında ince bir çizgi var. Şirketler bu alandaki başarılarını anlatmak istiyor, bu doğal. Ancak anlatının operasyonel gerçekle desteklenmediği durumlarda greenwashing eleştirisi çok hızlı gündeme gelebiliyor. Özellikle enerji yoğun sektörlerde, büyük dönüşüm iddiası taşıyan açıklamalar daha yakından inceleniyor. Burada daha temkinli ama daha sağlam bir iletişim çoğu zaman daha etkili. Henüz tamamlanmamış bir dönüşümü bitmiş gibi anlatmak yerine, yatırımın aşamalarını, hedef tarihlerini ve mevcut ilerleme oranını paylaşmak daha güvenilir bir çerçeve sunar. Aynı şekilde yalnızca olumlu sonuçları değil, zorlukları da sınırlı ölçüde kabul eden bir yaklaşım, profesyonel kitle nezdinde daha ikna edici bulunur. Bir başka hassas nokta da ESG başlıklarının birbirinden kopuk ele alınması. Çevre tarafında güçlü performans gösteren bir şirket, yönetişim veya iş gücü uygulamalarında sorun yaşıyorsa tek boyutlu anlatı ikna gücünü kaybedebilir. Bu nedenle haber dili de daha bütüncül olmalı. ESG, üç harften oluşsa da tek eksenli bir vitrin çalışması değil. Önümüzdeki dönemde ne öne çıkacak Önümüzdeki dönemde ESG haberlerinde nicelikten çok nitelik belirleyici olacak. Piyasa, daha fazla duyuru değil daha fazla kanıt arıyor. Karbon azaltım projeleri, yenilenebilir enerji yatırımları, döngüsel ekonomi uygulamaları, tedarik zinciri denetimi, veri yönetişimi ve sosyal etki ölçümü gibi başlıklar öne çıkmayı sürdürecek. Ancak bu başlıklarda öne çıkan şirketler, en çok konuşanlar değil, en net veri sunanlar olacak. Ayrıca yapay zeka, savunma sanayii, ileri üretim, tarım teknolojileri ve lojistik gibi alanlarda ESG haberciliği daha karmaşık hale gelecek. Çünkü bu sektörlerde sadece çevresel etki değil, etik kullanım, tedarik güvenliği, çalışan güvenliği ve yönetişim kalitesi de aynı derecede önem taşıyor. Dolayısıyla haber üretimi de daha uzmanlık isteyen bir alana dönüşüyor. Şirketler için temel soru artık şu: ESG başlığında görünmek istiyor muyuz değil, hangi gelişmemiz gerçekten haber değeri taşıyor? Bu soruya dürüst ve veri temelli yanıt veren kurumlar, yalnızca gündeme girmekle kalmaz; yatırımcıdan müşteriye, editörden iş ortağına kadar geniş bir çevrede daha kalıcı bir güven alanı kurar. Kısa vadeli görünürlük çoğu zaman birkaç saat sürer, iyi kurgulanmış kurumsal güven ise çok daha uzun yaşar.

Nilüfer Belediyesi “sıfır Atık Belgesi”ni Yeniledi Haber

Nilüfer Belediyesi “sıfır Atık Belgesi”ni Yeniledi

Nilüfer Belediyesi, 12 Temmuz 2019 tarihli Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamında kurduğu sistemle Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni almaya ve yenilemeye hak kazandı. Söz konusu belge, 13 Mart 2031 tarihine kadar geçerliliğini koruyacak. İlçe sınırları dahilindeki mahallelerden haftada bir gün ambalaj atığı toplayan belediye ekipleri, dini bayramlar ve resmi tatiller de dahil olmak üzere çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Mahalle toplama günlerinde sabah saat 08.00’e kadar dışarı çıkarılan geri kazanım poşetleri araçlar tarafından toplanırken, hanelere alınan dolu poşet sayısı kadar boş poşet bırakılıyor. Sisteme dahil olmak isteyen vatandaşlar, 444 16 03 numaralı hattı arayarak kayıt oluşturabiliyor ve geri dönüşüm kutusu ile poşet taleplerini iletebiliyor. Sadece 2025 yılı içinde ilçe sakinlerine toplam 7 bin 63 adet geri dönüşüm kutusu teslim edildi. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına muhtarlık binalarına da düzenli olarak poşet bırakılıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, çevre duyarlılığının Nilüfer’de bir kurum kültürü olduğuna dikkat çekti. Nilüfer’de yıllardır başarıyla sürdürülen çevre dostu politikaların Sıfır Atık Belgesi ile taçlanması ve yenilenmesinin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Hemşehrilerimizin atık ayrıştırma konusundaki hassasiyeti ve desteği olmadan bu başarıyı elde etmemiz mümkün değildi. Gelecek nesillere daha yaşanabilir ve temiz bir Nilüfer bırakmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. 14 FARKLI TÜRDE ATIK KABUL EDİLİYOR Belediyenin atık yönetimi çalışmaları sadece ambalaj atıklarıyla da sınırlı kalmıyor. Ocak 2021’den bu yana faaliyette olan 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi, 14 farklı türde atığı kabul ederek lisanslı firmalar aracılığıyla geri kazanıma ve bertarafa gönderiliyor. Vatandaşlar elektronik atıklarını bu merkeze kendi imkanlarıyla getirebildikleri gibi, 444 16 03 numaralı hattı arayıp kayıt bırakmaları halinde atıkların 3 iş günü içinde evlerinden alınmasını da sağlayabiliyorlar. Ayrıca, Bursa Eczacılar Odası tarafından belirlenen 59 eczaneden ayda bir kez atık ilaç toplanarak güvenli bir şekilde bertaraf tesislerine iletiliyor. Daha yeşil, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya hedefiyle geri kazanım çalışmalarını yürüten Nilüfer Belediyesi, eğitim kurumlarında da çevre bilincini artırmayı hedefliyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen Atık Pil Toplama Yarışması sonucunda her yıl dereceye giren okullar ödüllendiriliyor. Doğaya zarar vermemesi adına evsel atıklardan ayrı toplanması gereken piller, şeffaf pet şişelerde biriktirilerek güvenle geri kazanım sistemine dahil ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.