Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevre

Kapsül Haber Ajansı - Çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şirketlerin Sürdürülebilirlik Yolculuğu Verilerle Ortaya Kondu Haber

Şirketlerin Sürdürülebilirlik Yolculuğu Verilerle Ortaya Kondu

UN Global Compact Türkiye tarafından 17 Haziran’da Hilton İstanbul Bosphorus’ta düzenlenen etkinlik; iş dünyası, kamu, akademi, sivil toplum ve Birleşmiş Milletler temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’den 250 şirket dahil olmak üzere küresel ölçekte 153 ülkeden 11.435 şirketin sürdürülebilirlik verilerine dayanan UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin sonuçları paylaşıldı. Analiz; dünya, Avrupa ve Türkiye ortalamalarının yanı sıra Türkiye’deki büyük şirketler ve KOBİ’lerin sürdürülebilirlik performanslarına ilişkin karşılaştırmalı bir görünüm ortaya koydu. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk’ün açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ve UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da video mesajlarıyla katılımcılara seslendi. Ardından Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ozan Duygulu tarafından raporun bulguları paylaşıldı. Türkiye İş Dünyası Sürdürülebilirlikte Önemli Bir Gelişim İvmesi Yakaladı Açılış konuşmasında sürdürülebilirliğin günümüzde şirketler için stratejik bir yönetim alanına dönüştüğünü vurgulayan Güliz Öztürk, şunları söyledi: “Türkiye iş dünyası sürdürülebilirliği artık isteğe bağlı bir sosyal sorumluluk faaliyeti olarak değil, stratejik bir risk ve fırsat yönetimi alanı olarak konumlandırıyor. Yönetişimden çevreye, insan haklarından yolsuzlukla mücadeleye kadar birçok göstergede küresel ve Avrupa ortalamalarına yaklaşan, hatta bazı alanlarda öne geçen bir performans görüyoruz.” Öztürk, raporun ortaya koyduğu bulguların Türkiye iş dünyasının önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını gösterdiğini belirtirken, uygulama ve değer zinciri odaklı dönüşümün önemine de dikkat çekti: “Veriler bize politika sahipliğinde güçlü olduğumuzu ancak uygulama derinliği ve değer zinciri genelinde hesap verebilirlik alanlarında gelişim fırsatları bulunduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek unsur, bu yapıların operasyonel süreçlere ve değer zincirlerine ne ölçüde yansıtılacağı olacak.” Raporda KOBİ'lerin sürdürülebilirlik dönüşümündeki rolüne de dikkat çeken Öztürk, şunları kaydetti: “Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ'lerimiz veri olgunluğu, bütçe ve uzman insan kaynağı gibi alanlarda yapısal zorluklarla karşı karşıya. Ancak KOBİ'lerimizin dönüşüm konusundaki isteği ve uyum hazırlıkları geleceğe dair önemli bir potansiyeli ortaya koyuyor. Bu dönüşümün başarısı, büyük şirketlerin değer zincirlerindeki işletmeleri desteklemesine de bağlı.” COP31’e Giden Yolda İş Dünyasının Rolü COP31’e giden süreçte iş dünyasının rolüne de değinen Öztürk, şöyle konuştu: “COP31’e yalnızca birkaç ay kalmışken, iş dünyasının iklim eylemindeki rolü her zamankinden daha kritik. Üretim kararları, yatırım tercihleri, teknoloji geliştirme kapasitesi ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisiyle özel sektör dönüşümün merkezinde yer alıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ise video mesajında, UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin Türkiye’deki şirketlerin insan hakları, adil çalışma standartları, iklim eylemi ve yolsuzlukla mücadele alanlarında kaydettikleri ilerlemeyi ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu verilerin stratejilere yön vermek, dayanıklılığı güçlendirmek ve uygulamayı hızlandırmak için kullanılması gerekiyor. COP31’e yaklaşırken kaybedecek zamanımız yok. COP31; uygulamanın, cesur ve yenilikçi iş dünyası liderliğinin ve somut sonuçların COP’u olmalıdır.” UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da COP31’in Türkiye ve Avustralya arasında güçlü bir iş birliği zemini sunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “COP31; Türkiye ve Avustralya arasında iş dünyasını, hükümetleri ve sivil toplumu ortak hedefler etrafında buluşturacak önemli bir iş birliği platformu sunuyor. İhtiyacımız olan şey, şirketlerin tek başlarına değil, COP taahhütlerinin hayata geçirilmesini destekleyen güvenilir bir ağın parçası olarak birlikte hareket etmesidir.” Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda, raporun ortaya koyduğu veri temelli içgörüler doğrultusunda şirketlerin sürdürülebilirlik stratejileri, düzenleyici uyum süreçleri ve rekabet avantajı yaratma alanları ele alındı. HBR Türkiye Yazı İşleri Müdürü Beliz Kudat’ın moderatörlüğündeki oturuma TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlık Müşaviri Sevgi Kılıç Er ve UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele katıldı. Günün ikinci oturumunda ise CNBC-e’den Gazeteci ve Televizyon Sunucusu Şafak Tükle moderatörlüğünde Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş ve Vanelli Tekstil Strateji Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Sadi Cem Türkün, COP31’e giden süreçte iş dünyasının iklim yol haritasını değerlendirdi. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi; yönetişim, insan hakları ve çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında Türkiye’deki şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemelerini ortaya koyarken önümüzdeki dönemde odaklanılması gereken alanlara ilişkin önemli içgörüler sundu. RAPORUN ORTAYA KOYDUĞU 8 ÖNCELİKLİ EYLEM ALANI Analiz, Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik performansını daha ileri taşımak amacıyla sekiz öncelikli eylem alanı öneriyor: 1. Ölçülebilir hedefler ve yıllık ilerleme göstergeleri belirlemek Sürdürülebilirlik alanlarında politika ve taahhütlerinin olması önemli bir başlangıç olmakla birlikte, taahhütlerin zamana bağlı, sorumluları tanımlanmış ve performans göstergeleriyle ilişkilendirilmiş biçimde kurgulanması gerekmektedir. Çevre, insan hakları, çalışma standartları, yolsuzlukla mücadele ve yönetişim alanlarındaki taahhütlerin kamuya açık paylaşılması ve yıllık ilerlemenin raporlanması hesap verebilirlik kültürünü güçlendirecektir. 2. Sürdürülebilirlik yönetişimini operasyonel karar alma süreçlerine derinleştirmek Üst yönetim düzeyindeki sahiplik; sürdürülebilirlik performansının iş stratejisi, yatırım kararları, risk yönetimi, tedarikçi seçim kriterleri, insan kaynakları ve ücretlendirme sistemleriyle ilişkilendirilmesiyle güçlendirilmelidir. Sürdürülebilirlik hedeflerinin üst düzey yöneticilerin performans göstergelerine entegre edilmesi bu alanın kurumsal öncelik olarak kalıcı olmasını ve gelişmesini sağlayacaktır. 3. Değer zinciri yaklaşımını güçlendirmek Şirketlerin kendi operasyonlarındaki uygulama kapasitesi görece güçlüdür; ancak tedarikçiler ve iş ortakları düzeyinde izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem mekanizmaları sınırlı kalmaktadır. Yönetişim çerçevesi içinde insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında tedarikçi davranış kuralları, risk bazlı ön değerlendirme süreçleri, sürdürülebilir satın alma kriterleri ve izleme-denetim mekanizmaları yaygınlaştırılmalıdır. Şirketler değer zincirindeki dönüşümü uyum beklentileriyle değil; kapasite geliştirme, finansal destek ve ortak öğrenme mekanizmalarıyla desteklemelidir. 4. İnsan hakları ve çalışma standartlarında durum tespiti süreçlerini kurumsallaştırmak Çocuk işçiliği, zorla çalıştırma, örgütlenme özgürlüğü, cinsiyet eşitliği, ayrımcılıkla mücadele, iş sağlığı ve güvenliği başlıklarında politika beyanlarıyla yetinilmemeli; riskleri proaktif biçimde tespit eden, önleyen, azaltan ve telafi eden mekanizmalar kurulmalıdır. Şikâyet mekanizmaları, erişilebilir, misilleme riskini önleyen ve etkili önleme ve telafi sağlayan yapılar olarak tasarlanmalıdır. 5. Çevre alanında taahhütlerden sistematik uygulamaya geçmek Enerji, atık, iklim ve su başlıklarındaki güçlü politika zemini; bilim temelli hedefler, net sıfır geçiş planları, fiziksel iklim riski ve senaryo analizleri, su stresi ve havza bazlı risk değerlendirmeleri, biyoçeşitlilik etkilerinin ölçülmesi ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla güçlendirilmelidir. 6. İklim eyleminden dayanıklı dönüşüme geçmek İklim eylemi yalnızca emisyon azaltımıyla sınırlı şekilde değil; uyum, dayanıklılık, doğa ve değer zinciri dönüşümüyle birlikte ele alınmalıdır. Bu yaklaşım, şirketlerin artan iklim ve doğa kaynaklı risklere karşı uzun vadeli rekabetçiliklerini korumalarını ve değişen piyasa beklentilerine daha etkin uyum sağlamalarını destekleyecektir. 7. Yolsuzlukla mücadelede iç mekanizmaları dış denetimle desteklemek İş etiği, şirket içi uyum konusu olmanın ötesinde; adil rekabet ve sürdürülebilir değer zincirleri için kolektif bir sorumluluk alanı olarak ele alınmalıdır. 8. Veri kalitesi, doğrulama ve şeffaflığı güçlendirmek Veri toplama altyapılarının geliştirilmesi, ölçülen verilerin tutarlı biçimde raporlanması ve mümkün olan alanlarda bağımsız doğrulama süreçlerinin devreye alınması gerekmektedir. Toplumsal cinsiyete dayalı ücret farkı, iş kazaları, değer zinciri insan hakları riskleri, su ve biyoçeşitlilik göstergeleri, sera gazı emisyonları gibi alanlardaki veri eksikliklerinin giderilmesi hesap verebilirliği artıracaktır. Verinin mevcudiyeti ve kalitesi artık sürdürülebilir finansmana erişimin de ön koşullarından biri haline gelmektedir.

İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu Değerlendirildi Haber

İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu Değerlendirildi

Türkiye’de sürdürülebilirlik verisi alanında bir ilk olma niteliği taşıyan analiz, UN Global Compact katılımcısı şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemelerini Avrupa ve küresel verilerle karşılaştırmalı olarak ortaya koydu. UN Global Compact Türkiye tarafından 17 Haziran’da Hilton İstanbul Bosphorus’ta düzenlenen etkinlik; iş dünyası, kamu, akademi, sivil toplum ve Birleşmiş Milletler temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’den 250 şirket dahil olmak üzere küresel ölçekte 153 ülkeden 11.435 şirketin sürdürülebilirlik verilerine dayanan UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin sonuçları paylaşıldı. Analiz; dünya, Avrupa ve Türkiye ortalamalarının yanı sıra Türkiye’deki büyük şirketler ve KOBİ’lerin sürdürülebilirlik performanslarına ilişkin karşılaştırmalı bir görünüm ortaya koydu. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk’ün açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ve UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da video mesajlarıyla katılımcılara seslendi. Ardından Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ozan Duygulu tarafından raporun bulguları paylaşıldı. Türkiye İş Dünyası Sürdürülebilirlikte Önemli Bir Gelişim İvmesi Yakaladı Açılış konuşmasında sürdürülebilirliğin günümüzde şirketler için stratejik bir yönetim alanına dönüştüğünü vurgulayan Güliz Öztürk, şunları söyledi: “Türkiye iş dünyası sürdürülebilirliği artık isteğe bağlı bir sosyal sorumluluk faaliyeti olarak değil, stratejik bir risk ve fırsat yönetimi alanı olarak konumlandırıyor. Yönetişimden çevreye, insan haklarından yolsuzlukla mücadeleye kadar birçok göstergede küresel ve Avrupa ortalamalarına yaklaşan, hatta bazı alanlarda öne geçen bir performans görüyoruz.” Öztürk, raporun ortaya koyduğu bulguların Türkiye iş dünyasının önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını gösterdiğini belirtirken, uygulama ve değer zinciri odaklı dönüşümün önemine de dikkat çekti: “Veriler bize politika sahipliğinde güçlü olduğumuzu ancak uygulama derinliği ve değer zinciri genelinde hesap verebilirlik alanlarında gelişim fırsatları bulunduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek unsur, bu yapıların operasyonel süreçlere ve değer zincirlerine ne ölçüde yansıtılacağı olacak.” Raporda KOBİ'lerin sürdürülebilirlik dönüşümündeki rolüne de dikkat çeken Öztürk, şunları kaydetti: “Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ'lerimiz veri olgunluğu, bütçe ve uzman insan kaynağı gibi alanlarda yapısal zorluklarla karşı karşıya. Ancak KOBİ'lerimizin dönüşüm konusundaki isteği ve uyum hazırlıkları geleceğe dair önemli bir potansiyeli ortaya koyuyor. Bu dönüşümün başarısı, büyük şirketlerin değer zincirlerindeki işletmeleri desteklemesine de bağlı.” COP31’e Giden Yolda İş Dünyasının Rolü COP31’e giden süreçte iş dünyasının rolüne de değinen Öztürk, şöyle konuştu: “COP31’e yalnızca birkaç ay kalmışken, iş dünyasının iklim eylemindeki rolü her zamankinden daha kritik. Üretim kararları, yatırım tercihleri, teknoloji geliştirme kapasitesi ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisiyle özel sektör dönüşümün merkezinde yer alıyor.” UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ise video mesajında, UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin Türkiye’deki şirketlerin insan hakları, adil çalışma standartları, iklim eylemi ve yolsuzlukla mücadele alanlarında kaydettikleri ilerlemeyi ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu verilerin stratejilere yön vermek, dayanıklılığı güçlendirmek ve uygulamayı hızlandırmak için kullanılması gerekiyor. COP31’e yaklaşırken kaybedecek zamanımız yok. COP31; uygulamanın, cesur ve yenilikçi iş dünyası liderliğinin ve somut sonuçların COP’u olmalıdır.” UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da COP31’in Türkiye ve Avustralya arasında güçlü bir iş birliği zemini sunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “COP31; Türkiye ve Avustralya arasında iş dünyasını, hükümetleri ve sivil toplumu ortak hedefler etrafında buluşturacak önemli bir iş birliği platformu sunuyor. İhtiyacımız olan şey, şirketlerin tek başlarına değil, COP taahhütlerinin hayata geçirilmesini destekleyen güvenilir bir ağın parçası olarak birlikte hareket etmesidir.” Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda, raporun ortaya koyduğu veri temelli içgörüler doğrultusunda şirketlerin sürdürülebilirlik stratejileri, düzenleyici uyum süreçleri ve rekabet avantajı yaratma alanları ele alındı. HBR Türkiye Yazı İşleri Müdürü Beliz Kudat’ın moderatörlüğündeki oturuma TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlık Müşaviri Sevgi Kılıç Er ve UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele katıldı. Günün ikinci oturumunda ise CNBC-e’den Gazeteci ve Televizyon Sunucusu Şafak Tükle moderatörlüğünde Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş ve Vanelli Tekstil Strateji Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Sadi Cem Türkün, COP31’e giden süreçte iş dünyasının iklim yol haritasını değerlendirdi. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi; yönetişim, insan hakları ve çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında Türkiye’deki şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemelerini ortaya koyarken önümüzdeki dönemde odaklanılması gereken alanlara ilişkin önemli içgörüler sundu. RAPORUN ORTAYA KOYDUĞU 8 ÖNCELİKLİ EYLEM ALANI Analiz, Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik performansını daha ileri taşımak amacıyla sekiz öncelikli eylem alanı öneriyor: 1. Ölçülebilir hedefler ve yıllık ilerleme göstergeleri belirlemek Sürdürülebilirlik alanlarında politika ve taahhütlerinin olması önemli bir başlangıç olmakla birlikte, taahhütlerin zamana bağlı, sorumluları tanımlanmış ve performans göstergeleriyle ilişkilendirilmiş biçimde kurgulanması gerekmektedir. Çevre, insan hakları, çalışma standartları, yolsuzlukla mücadele ve yönetişim alanlarındaki taahhütlerin kamuya açık paylaşılması ve yıllık ilerlemenin raporlanması hesap verebilirlik kültürünü güçlendirecektir. 2. Sürdürülebilirlik yönetişimini operasyonel karar alma süreçlerine derinleştirmek Üst yönetim düzeyindeki sahiplik; sürdürülebilirlik performansının iş stratejisi, yatırım kararları, risk yönetimi, tedarikçi seçim kriterleri, insan kaynakları ve ücretlendirme sistemleriyle ilişkilendirilmesiyle güçlendirilmelidir. Sürdürülebilirlik hedeflerinin üst düzey yöneticilerin performans göstergelerine entegre edilmesi bu alanın kurumsal öncelik olarak kalıcı olmasını ve gelişmesini sağlayacaktır. 3. Değer zinciri yaklaşımını güçlendirmek Şirketlerin kendi operasyonlarındaki uygulama kapasitesi görece güçlüdür; ancak tedarikçiler ve iş ortakları düzeyinde izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem mekanizmaları sınırlı kalmaktadır. Yönetişim çerçevesi içinde insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında tedarikçi davranış kuralları, risk bazlı ön değerlendirme süreçleri, sürdürülebilir satın alma kriterleri ve izleme-denetim mekanizmaları yaygınlaştırılmalıdır. Şirketler değer zincirindeki dönüşümü uyum beklentileriyle değil; kapasite geliştirme, finansal destek ve ortak öğrenme mekanizmalarıyla desteklemelidir. 4. İnsan hakları ve çalışma standartlarında durum tespiti süreçlerini kurumsallaştırmak Çocuk işçiliği, zorla çalıştırma, örgütlenme özgürlüğü, cinsiyet eşitliği, ayrımcılıkla mücadele, iş sağlığı ve güvenliği başlıklarında politika beyanlarıyla yetinilmemeli; riskleri proaktif biçimde tespit eden, önleyen, azaltan ve telafi eden mekanizmalar kurulmalıdır. Şikâyet mekanizmaları, erişilebilir, misilleme riskini önleyen ve etkili önleme ve telafi sağlayan yapılar olarak tasarlanmalıdır. 5. Çevre alanında taahhütlerden sistematik uygulamaya geçmek Enerji, atık, iklim ve su başlıklarındaki güçlü politika zemini; bilim temelli hedefler, net sıfır geçiş planları, fiziksel iklim riski ve senaryo analizleri, su stresi ve havza bazlı risk değerlendirmeleri, biyoçeşitlilik etkilerinin ölçülmesi ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla güçlendirilmelidir. 6. İklim eyleminden dayanıklı dönüşüme geçmek İklim eylemi yalnızca emisyon azaltımıyla sınırlı şekilde değil; uyum, dayanıklılık, doğa ve değer zinciri dönüşümüyle birlikte ele alınmalıdır. Bu yaklaşım, şirketlerin artan iklim ve doğa kaynaklı risklere karşı uzun vadeli rekabetçiliklerini korumalarını ve değişen piyasa beklentilerine daha etkin uyum sağlamalarını destekleyecektir. 7. Yolsuzlukla mücadelede iç mekanizmaları dış denetimle desteklemek İş etiği, şirket içi uyum konusu olmanın ötesinde; adil rekabet ve sürdürülebilir değer zincirleri için kolektif bir sorumluluk alanı olarak ele alınmalıdır. 8. Veri kalitesi, doğrulama ve şeffaflığı güçlendirmek Veri toplama altyapılarının geliştirilmesi, ölçülen verilerin tutarlı biçimde raporlanması ve mümkün olan alanlarda bağımsız doğrulama süreçlerinin devreye alınması gerekmektedir. Toplumsal cinsiyete dayalı ücret farkı, iş kazaları, değer zinciri insan hakları riskleri, su ve biyoçeşitlilik göstergeleri, sera gazı emisyonları gibi alanlardaki veri eksikliklerinin giderilmesi hesap verebilirliği artıracaktır. Verinin mevcudiyeti ve kalitesi artık sürdürülebilir finansmana erişimin de ön koşullarından biri haline gelmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Miniklerden İklim Seferberliği Haber

Miniklerden İklim Seferberliği

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu üyesi çocukların kararı doğrultusunda, kent genelinde çocuklara ve gençlere yönelik iklim eylemi odaklı eğitim ve farkındalık çalışmalarını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen “Yerelde İklim Eylemi ve Çocuk Sempozyumu” serisini tamamladı. Sürdürülebilirlik Eğitimleri Planlama Komisyonu tarafından, Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışma kapsamında, sekiz pilot okulda eğitim gören çocuklara iklim krizi ve çoklu krizler konusunda farkındalık kazandırmaya yönelik eğitimler verildi. Sempozyumlar kapsamında 549 öğrenciyle tam zamanlı eğitim çalışmaları gerçekleştirildi. Eğitimlerin ardından okullar, belirlenen temalar doğrultusunda komisyonun rehberliğinde iklim odaklı kampanyalar yürüttü. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen kapanış toplantısında ise projeye katılan okullar, yıl boyunca gerçekleştirdikleri iklim odaklı çalışmaları birbirleriyle paylaştı. Önemli bir farkındalık sürecine katkı sunan çocuklara program sonunda sertifikaları takdim edildi. İklim dostu etkinlikler Sempozyum programında; tohum, toprak, tarımsal faaliyetler ve su döngüsü ekseninde iklim değişikliği eğitimlerinin yanı sıra iklim krizi ile çocuk hakları arasındaki ilişkiyi ele alan farkındalık ve savunuculuk çalışmaları gerçekleştirildi. Eğitimlerin ardından okullar, “Su Kahramanları”, “Enerji Dedektifleri”, “Atıksız Okul”, “İklim Elçileri”, “Geri Dönüşüm Savaşçıları” ve “Hayvan Dostu Okul” başlıkları arasından seçim yaparak yıl boyunca belirledikleri alanda çalışmalar yürüttü. Bu kapsamda boş sınıflarda ışıkların kapatılması, gün ışığından daha fazla yararlanılması, su tasarrufu için muslukların kontrol edilmesi ve sızıntıların tespit edilmesi, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, atık pillerin toplanması, beslenme çantalarında sürdürülebilir tüketim farkındalığının artırılması, geri dönüşüm kutularının doğru kullanılması, geri dönüştürülmüş malzemelerle sanat çalışmaları yapılması ve okul bahçelerinde hayvanlar için su ve mama kapları hazırlanması gibi çok sayıda etkinlik hayata geçirildi. Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda çalışmalar yürüten AIESEC’in Dünya'nın En Büyük Dersi (World’s Largest Lesson-WLL) projesi kapsamında, Sürdürülebilirlik Eğitimleri Planlama Komisyonu tarafından 30 gence yönelik eğitici eğitimi düzenlendi. AIESEC İzmir iş birliğiyle yürütülen proje sayesinde bin 500 çocuğa ulaşıldı. Çalışmalar kapsamında toplam 2 bini aşkın öğrenciyle birebir temas kurulurken, veliler ve öğretmenlerin de sürece dahil olmasıyla yaklaşık 10 bin kişiye erişim sağlandı. “İklim için birlikte hareket etmeliyiz” Sempozyum serisinin kapanış toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, çocukların yalnızca geleceğin değil, bugünün de önemli aktörleri olduğunu vurgulayarak, “Çocuklar genellikle gelecekle ilişkilendirilir. Oysa onlar tam da bugün şekilleniyor ve değişimin bir parçası oluyor. Sizler, yaşadığınız dünyaya bugün sahip çıkmanız açısından da çok değerlisiniz. Atılan küçük adımlar süreklilik kazandığında büyük değişimlere dönüşebilir. Bu farkındalığı ailelerinize, arkadaşlarınıza ve çevrenize taşıyacaksınız. Etki dalga dalga büyür ve bunu kalıcı hale getirebilirsek, iklim krizi gibi küresel sorunlarla hep birlikte mücadele edebiliriz” dedi. “Farkındayız ve çaba harcıyoruz” Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürü Emre Uysal ise, “Yerel yönetimler olarak iklim krizi ve onun yarattığı çoklu krizlere karşı gerekli dönüşümleri gerçekleştirmek zorundayız. Bu noktada en önemli hedef kitlemiz çocuklar. Çünkü kullandığımız kaynaklar aslında siz çocukların geleceğine ait. Biz büyükler olarak bunun farkındayız ve daha yaşanabilir bir dünya için çözüm üretmeye çalışıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak okullarda yürütülen bu eğitimleri çok değerli buluyoruz” dedi. “Biz değişirsek toplum değişir” İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç da sürdürülebilirliğin yalnızca çevreyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Genellikle sürdürülebilirlik denildiğinde akla ilk olarak çevre geliyor. Oysa sürdürülebilirliğin çevresel, ekonomik ve toplumsal olmak üzere üç temel boyutu bulunuyor. Bunlar arasında en önemlilerinden biri de toplumsal sürdürülebilirlik. Çocuklar; yönetime katılmanız, fikirlerinizi dile getirmeniz ve bizlere yol göstermeniz çok kıymetli. Siz değişirseniz bizi değiştirirsiniz, biz değişirsek toplum değişir” ifadelerini kullandı. İklim kahramanları sahnedeydi Toplantıda, Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu üyeleri Poyraz Karagöz ve Lidya Mina Alpargu da söz alarak görüşlerini paylaştı. Projeye katılan öğrenciler ise sahneye çıkarak dönem boyunca yürüttükleri iklim dostu çalışmaları ve elde ettikleri kazanımları anlattı. Farkındalığın ve paylaşımın öne çıktığı etkinlikte, canlı müzik performansı da katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zorlu Enerji’nin Sürdürülebilirlik ve Dijital Deneyim Alanındaki Başarılarına 6 Ödül Birden Haber

Zorlu Enerji’nin Sürdürülebilirlik ve Dijital Deneyim Alanındaki Başarılarına 6 Ödül Birden

Sürdürülebilirlik stratejisi, finans ve dijital iletişim alanındaki yenilikçi projeleriyle uluslararası arenada başarılarını sürdüren Zorlu Enerji, altı önemli ödüle layık görüldü. Şirket, Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde inovatif projeleri desteklemeyi amaçlayan Stevie Awards kapsamında Net Zero Roadmap stratejisiyle “Yılın Sürdürülebilir Ürünü/Hizmeti (Sustainable Product / Service of the Year)” kategorisinde Altın ödül kazandı. Zorlu Enerji, ABD merkezli Uluslararası Pazarlama ve İletişim Profesyonelleri Derneği (AMCP) tarafından düzenlenen Hermes Creative Awards’ta da iki ayrı ödülün sahibi oldu. Şirket, “3D Interaktif Sürdürülebilirlik Haritası (3D Interactive Sustainability Map)” projesiyle “Etkileşimli Web Özelliği (Interactive Web Feature)” kategorisinde Platinum, “Yatırımcı İlişkileri Web Sitesi (Investor Relations Website)” projesiyle ise “Kullanıcı Deneyimi / Kullanıcı Arayüzü Tasarımı (UX / UI Design)” kategorisinde Altın ödüle layık görüldü. Ayrıca Zorlu Enerji, International Finance Awards 2025 kapsamında “Türkiye’nin En İyi Sürdürülebilir Tahvil İhracı (Best Sustainable Bond Issuance – Türkiye)” ve “Türkiye’nin En Yenilikçi Entegre Enerji Şirketi (Most Innovative Integrated Energy Company – Türkiye)” kategorilerinde iki ödül kazandı. “Sürdürülebilirlik ve dijitalleşme stratejimiz uluslararası ölçekte karşılık buluyor” Alınan ödüllerin Zorlu Enerji’nin uzun soluklu sürdürülebilirlik ve dijitalleşme stratejisinin bir yansıması olduğunu ifade eden Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, “Zorlu Enerji olarak sürdürülebilirliği uçtan uca bir iş yapış biçimi olarak ele alıyor, tüm faaliyetlerimizi bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz. Enerji üretiminden satış ve pazarlamaya, inovasyondan finansmana kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik prensiplerine uygun şekilde yönetiyoruz. Ekonomik, çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarını bütünsel değerlendirerek sürdürülebilir değer yaratmak için çalışıyoruz. Dijitalleşmeyi bu yaklaşımın ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor, değişen ve dönüşen dünyanın ihtiyaçlarına yanıt veren çözümler geliştirirken kullanıcı deneyimini ve operasyonel verimliliğimizi güçlendiriyoruz. Bu yaklaşımımızın yansıması olan projelerimizin farklı platformlarda ödüllendirilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Sürdürülebilirlik stratejimiz çerçevesinde geliştirdiğimiz çalışmalarla yarattığımız etkiyi büyütmeye devam edeceğiz” dedi Net Zero Roadmap’e Yılın Sürdürülebilir Ürünü Ödülü Zorlu Enerji’nin değer zinciri genelinde karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik kapsamlı dönüşüm yaklaşımını ortaya koyan Net Zero Roadmap stratejisi, Stevie MENA Awards kapsamında “Yılın Sürdürülebilir Ürünü/Hizmeti (Sustainable Product / Service of the Year)” kategorisinde Altın ödüle layık görüldü. Zorlu Enerji bu yol haritası kapsamında Scope 1 (doğrudan emisyonlar), Scope 2 (dolaylı enerji kaynaklı emisyonlar) ve Scope 3 (değer zinciri kaynaklı diğer dolaylı emisyonlar) sera gazı emisyonlarını analiz ederek başlıca emisyon kaynaklarını belirledi ve buna uygun karbonsuzlaşma hedefleri oluşturdu. Belirlenen hedefler, küresel ölçekte kabul gören ‘‘Bilim Temelli Hedefler Girişimi – SBTi (Science Based Targets initiative)’’ da onaylandı. Zorlu Enerji, İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen İTÜ Yönetim Ödülleri’nde de bir ödüle layık görüldü. Enerji ve Çevre kategorisinde ödül alan şirket, sürdürülebilirlik ve çevre alanındaki başarılı uygulamaları sayesinde bu ödülü kazandı. Hermes Creative Awards’tan dijital iletişim projelerine iki ödül Hermes Creative Awards’tan Dijital İletişim Projelerine iki ödül alan Zorlu Enerji, Türkiye enerji sektöründe bir ilk olan 3D Interaktif Sürdürülebilirlik Haritası ile enerji portföyünü ve sürdürülebilirlik çalışmalarını etkileşimli bir platformda sunuyor. Kullanıcılar bu platform sayesinde santralleri inceleyip biyolojik çeşitlilik, döngüsel ekonomi, karbonsuzlaşma ve sosyal projelere dair bilgilere erişebiliyor. “Yatırımcı İlişkileri Web Sitesi” projesi ise finansal ve kurumsal bilgileri kullanıcı dostu bir tasarım ve geliştirilmiş navigasyonla yatırımcılara sade bir şekilde sunuyor. Zorlu Enerji finansman yaklaşımı ile International Finance Awards’ta ödüllendirildi Yenilikçi ve entegre enerji yaklaşımı küresel ölçekte karşılık bulan Zorlu Enerji, uluslararası finans dünyasının saygın ödül programlarından biri olan International Finance Awards’ta sürdürülebilir finansman alanındaki çalışmalarıyla “Türkiye’nin En İyi Sürdürülebilir Tahvil İhracı”, yenilikçi ve entegre yapısıyla ise “Türkiye’nin En Yenilikçi Entegre Enerji Şirketi” ödüllerine layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Mücadelesinde Çankaya ve Çin’den Ortak Adım Haber

İklim Mücadelesinde Çankaya ve Çin’den Ortak Adım

Çankaya Belediyesi ile Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve geri dönüşüm çalışmaları kapsamında yeni bir uluslararası iş birliğine imza attı. Büyükelçilik heyeti, Çankaya Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nü ziyaret ederek proje ekibiyle çevre odaklı ortak çalışmalar üzerine kapsamlı görüşme yaptı. Toplantıya Büyükelçilik adına İdari İşler Şefi Birinci Katip Fang Yuan, Ataşeler Binghan Li ve Wu Yuxuan katıldı. Görüşmede, sürdürülebilir dayanışma kültürünün güçlendirilmesi ve çevre dostu projelerin uluslararası iş birlikleriyle desteklenmesi konuları ele alındı. GERİ DÖNÜŞÜM İÇİN HİBE VE TEKNİK DESTEK Çankaya Belediyesi tarafından Mustafa Kemal Mahallesi’nde yapımına başlanan 3. Birinci Sınıf Atık Getirme Merkezi için önemli destek başlıkları gündeme geldi. Toplantıda, merkezde kullanılacak 14 farklı geri dönüştürülebilir atık türüne yönelik konteyner desteği ile güneş enerjisi sistemleri gibi ayni katkılar değerlendirildi. Toplantıda ayrıca ilçe genelinde kullanılmak üzere geri dönüştürülebilir atıkların toplanabileceği konteynerler ve mobil atık getirme merkezleri konusunda da hibe desteği sağlanabileceği belirtildi. UZUN VADELİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR İŞ BİRLİĞİ VURGUSU YAPILDI Toplantıda, iş birliği projelerinin sürdürülebilir ve görünür olması amacıyla desteklerin ihtiyaç analizine dayalı ve uzun vadeli planlanması konusunda görüş birliğine varıldı. Büyükelçilik heyeti ayrıca, belediye çalışanlarının uluslararası deneyim kazanmasına katkı sunabileceklerini ve Çankaya Belediyesi’nin iklim ve çevre temalı etkinliklerine destek vermeye hazır olduklarını ifade etti. Çankaya Belediyesi yetkilileri, Çin Halk Cumhuriyeti ile geliştirilen bu dayanışmanın belediyenin iklim değişikliğiyle mücadele ve geri dönüşüm çalışmalarına önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Yerel yönetimler ile uluslararası kuruluşların iş birliği modelinin, küresel çapta örnek bir dayanışma ağı oluşturulmasına da katkı sunacağının altı çizildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÜÇAY Mühendislik’ten Küresel Sürdürülebilirlik Adımı Haber

ÜÇAY Mühendislik’ten Küresel Sürdürülebilirlik Adımı

ÜÇAY Mühendislik, sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığını Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzalayarak güçlendirdi. Bu üyelikle birlikte şirket, iş süreçlerini küresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu hale getirme yönünde önemli bir adım attı. Sürdürülebilirlik yolculuğunda stratejik adım ÜÇAY Mühendislik, UN Global Compact üyeliği kapsamında; insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıkları altında belirlenen 10 evrensel ilkeye uyum sağlayacağını beyan etti. İlk raporun 2027’de paylaşılması planlanıyor Şirket, üyelik kapsamında her yıl düzenli olarak “İlerleme Bildirimi” (Communication on Progress – CoP) raporları yayımlayacak. İlk raporun 2027 yılı itibarıyla kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor. Söz konusu raporlar, şirketin resmi web sitesi ve UN Global Compact platformu üzerinden tüm paydaşların erişimine açık olacak. ÜÇAY Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “ÜÇAY Mühendislik olarak, operasyonel mükemmellik hedefimizi çevresel ve toplumsal sorumluluklarımızla birlikte ele alıyoruz. Bu yaklaşımımızı küresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu hale getirme yönünde önemli bir adım atarak Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni (UN Global Compact) imzaladık. UN Global Compact üyeliğimiz, sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine yerleştirme kararlılığımızın güçlü bir göstergesidir. Bu kapsamda iş modellerimizi modernize eden, sürdürülebilir enerji ve verimlilik alanlarındaki etkinliğimizi artıran stratejik adımlar atmayı sürdüreceğiz. Böylece yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de gözeten bir değer yaratmayı hedefliyoruz.” Daha şeffaf ve güvenilir bir yapı hedefleniyor UN Global Compact üyeliğinin, ÜÇAY Mühendislik’in uluslararası pazarlardaki itibarını güçlendirmesi ve küresel standartlarda raporlama disiplinine katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca şirket, sürdürülebilirlik odaklı stratejisiyle uzun vadeli risk yönetimini güçlendirirken, yatırımcıları nezdinde daha şeffaf ve güvenilir bir yapı oluşturmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yves Rocher Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü 2026 Jürisi Bir Araya Geldi Haber

Yves Rocher Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü 2026 Jürisi Bir Araya Geldi

Yves Rocher Vakfı’nın çevre için değer üreten kadınları desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Toprağın Kadınları Ödülü’nün 2026 edisyonu kapsamında, jüri üyeleri bir araya geldi. Doğa için üreten, dönüştüren ve ilham veren projelerin değerlendirileceği süreç öncesinde gerçekleşen buluşma, programın güçlü etki vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. 1991 yılında kurulan ve doğaya bağlılığı tüm çalışmalarının merkezine alan Yves Rocher Vakfı, bugün dünya genelinde yürüttüğü projelerle çevre ve toplum yararına geniş bir etki alanı yaratmayı sürdürüyor. Toprağın Kadınları programı ise bu yaklaşımın en güçlü yansımalarından biri olarak, 2001 yılından bu yana 50’den fazla ülkede 500’den fazla projeyi destekleyerek kadınların çevresel dönüşümdeki rolünü güçlendiriyor. Türkiye’de 2016 yılında başlayan ve 2026 itibarıyla yeniden hayata geçirilen program kapsamında, çevrenin korunmasına yönelik projeler geliştiren kadınların başvuruları alınmaya devam ederken, jüri üyeleri de değerlendirme süreci öncesinde bir araya gelerek programın kapsamını ve etki alanını değerlendirdi. Yves Rocher Türkiye CEO’su Elif Berker’in de yer aldığı jüri, iş dünyası, sivil toplum, medya ve sürdürülebilirlik alanında farklı disiplinlerden isimleri bir araya getiriyor. Esra Bezircioğlu, Ebru Uygun, Fatoş Karahasan, Ayşe Özyılmazel, Sinem Özler, Renan Tan Tavukçuoğlu, Cemre Sıla Atılgan Otar ve Melda Narmanlı Çimen’den oluşan jüri, doğa koruma odağındaki projeleri çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirecek. Yves Rocher Türkiye CEO’su Elif Berker, jüri ile bir araya geldiği toplantıda programın önemini vurgulayarak, “Toprağın Kadınları bizim için çok özel bir proje çünkü markamızın tüm değerlerini içinde barındırıyor. İçinde doğa var, samimiyet var ve mutlaka başrolde bir kadın var. Jacques Rocher’in kadının toplumdaki ve doğadaki dönüştürücü gücüne olan inancı bu programın temelini oluşturuyor. Türkiye’de bu yolculuğa 2016 yılında başladık ve çok değerli projelere birlikte hayat verdik. Ardından program küresel bir yapıya taşındı ve Türkiye’den başvurular bu yapı içinde değerlendirildi. Bugün geldiğimiz noktada ise Türkiye’nin kendi projelerini kendi dinamikleriyle değerlendirebileceğine inanarak, Toprağın Kadınları’nı yeniden yerel ölçekte hayata geçiriyoruz” diye konuştu. Toprağın Kadınları Ödülleri’nin geldiği noktada jüri üyelerinin, basının ve projeye gönülden destek veren herkesin çok büyük katkısı olduğunu da söyleyen Elif Berker, “Toprağın Kadınları’nı sadece bir yarışma olarak değil, birlikte büyüttüğümüz bir değer olarak görüyoruz. Geçmişte desteklediğimiz projelerde de gördük ki, doğa için çalışan kadınlar sadece çevreye değil, bulundukları topluma da gerçek bir dönüşüm sağlıyor. Yerel kalkınmayı destekleyen, insanları yeniden üretimin içine çeken ve bulundukları coğrafyayı yeniden canlandıran çok güçlü hikâyeler ortaya çıkıyor. Bu proje kolay bir proje değil, başlatmak, sürdürmek ve büyütmek emek istiyor. Ama biz bunu bırakmayacağız. Çünkü Toprağın Kadınları’nın büyüyerek devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bize destek veren jüri üyelerimize tekrar teşekkür ediyoruz” dedi. Toprağın Kadınları Ödülü kapsamında projeler, çevreye ve topluma sağladıkları somut etki, sürdürülebilirlik potansiyelleri ve Yves Rocher Vakfı’nın değerleriyle uyumları doğrultusunda ele alınıyor. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün değil, geleceğin de ihtiyaçlarına cevap verebilecek projelerin öne çıkmasını hedefliyor. Çevre yararına örnek nitelikte çalışmalar yürüten kadınlara finansal destek sağlamayı amaçlayan program kapsamında, birinci seçilecek proje 1.000.000 TL ödülün sahibi olacak. Başvurular 30 Nisan 2026 tarihine kadar devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkanvekili Biba'dan Suya İndirim Müjdesi Haber

Başkanvekili Biba'dan Suya İndirim Müjdesi

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Nisan ayı birinci oturumu, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba yönetiminde gerçekleştirildi. Gündem maddelerinin ve önergelerin görüşüldüğü toplantının açılışında konuşan Başkanvekili Şahin Biba, okullarda yaşanan olayların herkesi derinden üzdüğünü ve yürekleri yaktığını söyledi. “EĞİTİM, SADECE OKULDA DEĞİL; AİLEDE BAŞLAR” Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve tüm eğitim camiasına başsağlığı dileyen Başkanvekili Şahin Biba, yaralanan vatandaşlara acil şifalar diledi. Şiddetin; ilim ve irfan yuvalarıyla yan yana anılmasının asla kabul edilemeyeceğini anlatan Başkanvekili Biba, “Devletimizin ilgili tüm kurumları gerekli tedbirleri kararlılıkla almaktadır. Bizler de yerel yönetimler olarak özellikle çocuklarımızın güvenliği, farkındalık çalışmaları ve sosyal destek mekanizmaları gibi üzerimize düşen her adımı atmaya hazırız. Öte yandan unutmamalıyız ki eğitim, sadece okulda değil; ailede başlar. Çocuklarımızı sevgiyle büyütmek, onları doğru yönlendirmek ve değerleriyle birlikte yetiştirmek görevimizdir. Devlet-millet dayanışmasıyla bu olayların üstesinden geleceğimize inanıyorum” diye konuştu. BURSASPOR’UN ŞAMPİYONLUK KUTLAMASINA DAVET Bu hafta sonu şampiyonluk maçına çıkacak olan Bursaspor’a da başarılar dileyen Başkanvekili Biba, “Bursasporumuz şampiyonluk yolunda çok önemli bir maça çıkacak. Tüm Bursa tek yürek olacağız ve takımımızı sonuna kadar destekleyeceğiz. Şimdiden teknik direktörümüze, antrenör hocalarımıza, tüm sporcularımıza başarılar diliyorum. Gönülden inanıyoruz, bu maçı alacağız ve şampiyon olacağız. Bu heyecanı yaşamak isteyen vatandaşlarımız için Hüdavendigar Parkı ve Millet Bahçesi’ne dev ekran kuracağız” dedi. 23 NİSAN’DA TOPLUM ULAŞIM ÜCRETSİZ 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Bursa’da büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını dile getiren Başkanvekili Biba, “23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletimizin bağımsızlık yolculuğundaki en önemli dönüm noktalarından biridir ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun en güçlü ifadesidir. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. 23 Nisan Perşembe günü saat 13.00’te Çarşıbaşı’ndan başlayacak kortej yürüyüşümüzle bayram coşkusunu yaşayacağız. Ardından saat 14.00’te Merinos Parkı’nda çocuk şenliğini gerçekleştireceğiz. Hemşehrilerimizin etkinliklere rahatça katılabilmesi için 23 Nisan günü toplu ulaşımın ücretsiz olacağını da buradan ifade etmek istiyorum. Aynı gün, hayvanat bahçemiz ücretsiz olacaktır. Uludağ’a teleferikle çıkmak isteyen vatandaşlarımız için de indirimli olarak 200 TL’ye ulaşım imkânı sağlanacak” diye konuştu. “TEK ÖNCELİĞİMİZ BURSA’YA VE BURSALILARA HİZMET ETMEK” 9 Nisan’da Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin takdiriyle kendisine tevdi edilen görevin sorumluluğunun farkında olduğunu da vurgulayan Başkanvekili Biba, “Özellikle belirtmek isterim ki Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak parti ayrımı gözetmeksizin 17 ilçemizin tamamında çalışmalarımızı uyumlu, eşit ve adil bir şekilde sürdüreceğiz. Bursa’ya layıkıyla hizmet etmek için gecemizi gündüzümüze katarak çalışacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. En önemli ve tek önceliğimiz Bursa’ya ve Bursalılara hizmet etmektir” dedi. “OTURDUĞUMUZ KOLTUKLAR, BURSALILARIN BİZE EMANETİDİR” Oturdukları koltukların birer emanet olduğunu söyleyen Başkanvekili Biba, süreç içerisinde emanet edilen koltukları nasıl devredileceğinin önemli olduğunu belirtti. Koltukların sahibi olmadıklarının altını çizen Başkanvekili Biba, “Oturduğumuz koltuklar, Bursalıların bize emanetidir. Bu koltuklarda oturduğumuz sürece Bursalılara hak ettiği şekilde hizmet etmekle mükellefiz. Bundan sonraki süreçte de tüm meclis üyelerimiz ilçelerine ve Büyükşehir Belediyesi’ne hizmet edecektir. 17 ilçede ayrım olmayacağına emin olabilirsiniz. Hiçbir ilçeyle herhangi bir zıtlaşma yaşanmayacaktır. Bizler Bursalıları hiçbir şekilde yormayacağız” diye konuştu. “BEN ÇALIŞMAYA GELDİM” Tek amaçlarının, Bursalılara en iyi şekilde hizmet edebilmek olduğunu dile getiren Başkanvekili Biba, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük gayretle hizmet edeceklerini söyledi. Göreve geldiği günden beri makam koltuğuna oturmadığını açıklayan Başkanvekili Biba, “Oturmaya da niyetim yok. Ben çalışmaya geldim. Bulunduğum sürece de çalışacağım. Birlikte çalışacağımızı sözle değil, icraatlarımızla tüm hemşehrilerimiz görecektir” dedi. “SU FİYATLARIYLA İLGİLİ DÜZENLEME ÇALIŞMASI YAPIYORUZ” “Bursalıların çözüm bekleyen konuları olduğunun da farkındayız” diyen Başkanvekili Şahin Biba, şehrin beklentilerini iyi bildiklerini ifade etti. Başta su fiyatlarındaki düzenlemeler olmak üzere temel belediyecilik hizmetlerine ilişkin alınması gereken kararların süratle alınacağını ve atılması gereken adımların ivedilikle atılacağını belirten Başkanvekili Biba, “Hemşehrilerimizin su fiyatlarıyla ilgili dile getirdiği serzenişleri dikkatle takip ediyoruz. Bu konudaki hassasiyetlerini çok iyi biliyoruz. Su, hayatın en temel ihtiyaçlarından biridir. Vatandaşlarımızın bu hizmete erişiminin daha dengeli ve sürdürülebilir şartlarda olması bizim için büyük önem taşımaktadır. Bu anlayışla su fiyatlarıyla ilgili düzenleme çalışması yapıyoruz” diye konuştu. “HAZIRLADIĞIMIZ DÜZENLEMEYİ MAYIS AYINDA HAYATA GEÇİRECEĞİZ” Amaçlarının Bursalıların bütçesini gözeten, aynı zamanda hizmetin sürdürülebilirliğini sağlayan dengeli bir çözüm ortaya koymak olduğunu ifade eden Başkanvekili Biba, “Sonuçta BUSKİ’nin de yatırımlarına devam edebilmesi gerekiyor. Hem vatandaşlarımızın hem BUSKİ’nin faydalanabileceği şekilde bir düzenleme yapacağız. Hazırladığımız düzenlemeyi de Mayıs ayındaki BUSKİ Genel Kurulu’nun hemen ardından yapılacak meclis toplantısında tüm meclis üyelerimizle birlikte hayata geçireceğiz” dedi. Konuşmaların ardından Başkanlık Divanı, encümen ve ihtisas komisyonları üyeliklerinin seçimi gizli oylamayla yapıldı. Meclis birinci başkanvekilliğine Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, ikinci başkanvekilliğine İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban seçildi. Encümen üyeliklerine ise, İsmail Şenol, Ali Sait Adiloğlu, İbrahim Türkan, Osman Şahin ve Bülent Kandemir seçildi. Açık oylama ile yapılan ihtisas komisyonlarına ise AK Parti’den ve CHP’den 3, MHP’den 1’er üye seçildi. Yapılan oylamada ihtisas komisyonları şu isimlerden oluştu: Plan Bütçe Komisyonu: Sinan Kahraman, Yusuf Konat, Ali Zeybek, Gökçe Güney, Berna Esentürk, Yalçın Işıkyıldız, İsmail Şenol. İmar ve Bayındırlık Komisyonu: Ecehan Mertoğlu Tan, Hamit Şenocak, Hakan Arslanoğlu, Arzu Karataş, Metin Tunçel, Görkem Kaya, Mehmet Öksüz. Çevre ve Sağlık Komisyonu: Numan Çakır, Osman Yıldız, Selim Emre Aydın, Haşim Yoldaş, Zafer Milli, Emel Duman, Hasan İnce. Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu: Fuat Alpaslan, Yunus Kaya, Ali Çil, Ata Erk Şanlı, Onur Uslu, Gökhan Metin, Yücel Erim. Ulaşım Komisyonu: Adem Yılmam, Tahammül İlhan, Murat Aslan, Şükrü Aksu, Mehmet Aydın Saldız, Alparslan Karaaslan. Hukuk Komisyonu: Ahmet Alperen Aydın, Armağan Elçin, Haldun Filizli, Nilsu Sertaslan, Yücel Akbulut, Hakkı Rıza Göksu, Murat Tunç Bircan. Sosyal İşler ve Turizm Komisyonu: Kevser Öztürk, Tamer Mahmut Hersek, Arif Kamil Özen, Vahap Aka, Mustafa Arslan, Murat Dönmez, İbrahim Özmen. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu: Halide Serpil Şahin, Ali Toprak, Ramazan Turhan, Nilsu Sertaslan, Kıvanç Horoz, Berna Esentürk, Murat Tunç Bircan. Engelliler Komisyonu: Zehra Aslan, Mehmet Akif Kılıç, Ramazan Ay, Zeynal Üngör, Şafak Sayan, Ali Haydar Efe, Hasan İnce. Tarım Hayvancılık ve Orman Komisyonu: Selahattin Külcü, Coşkun Korkmaz, Selim Yavuz, Yunus Kaya, Sedat Ökten, Kıvanç Horoz, Nafiz Kaya. Doğal Afet ve Kentsel Dönüşüm Komisyonu: Samet Uslu, Fatma Zehra Höçük Sürücü, Abdullah Çelebi, Fatih Vardar, Recep Çohan, Ata Erk Şanlı, Mehmet Öksüz. Hava Kirliliği Önleme Komisyonu: Ömer Faruk Temiztürk, Faruk Türe, Adem Yılmam, Zeynal Üngör, Şükrü Aksu, Zafer Milli, İbrahim Özmen. Meclis toplantısı, gündem maddelerinin, komisyonlardan gelen evrakların ve önergelerin görüşülmesiyle sona erdi.

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma  Haber

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma 

TSKB ve AFD arasındaki dokuzuncu iş birliği olan bu anlaşmayla Türkiye’deki döngüsel ekonomi yatırımlarının desteklenmesi ve bu alandaki çalışmaların hız kazanması amaçlanıyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin 2022 yılında imzalanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğinde olduğunu belirterek “AFD ile imzaladığımız bu anlaşma, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında öncelikli alanların başında gelen döngüsel ekonomi temasına vereceğimiz en kapsamlı destek olmasıyla da ayrışıyor. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi’ne yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi. TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), Fransız Kalkınma Ajansı’ndan (AFD) 150 milyon Euro tutarında kaynak temin etti. Sağlanan bu kaynakla Türkiye’de döngüsel ekonomi alanındaki yatırımlara ve bu alandaki uygulamalarını geliştirmeyi hedefleyen şirketlere finansman desteği sunulması amaçlanıyor. TSKB ev sahipliğinde bankanın İstanbul’da bulunan Genel Müdürlük binasında gerçekleşen imza törenine Fransa Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont, Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton ve AFD Grup Türkiye Direktörü Xavier Muron katıldı. Söz konusu kaynak, 2022 yılında imzalanan ve başarılı bir şekilde tamamlanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğini taşıyor. Temin edilen ilk kredi kapsamında sağlanan hibe anlaşması çerçevesindeki teknik danışmanlık süreci de yeni anlaşmayla birlikte devam ediyor. TSKB, Döngüsel Ekonomi Yol Haritası ile bu alandaki stratejisini belirlerken birçok sektör temsilcisi ile iş birliklerini zenginleştiriyor. AFD ile imzaladıkları bu yeni anlaşmayla iş birliklerini daha da ileri taşımaktan duydukları memnuniyeti paylaşan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Bu krediyle birlikte 2005 yılından bu yana AFD’den sağladığımız toplam kaynak tutarı 675 milyon Euro’ya ulaştı. Döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda giderek daha fazla önem kazanıyor. Sağladığımız finansmanla kaynak verimliliğini artıran, yeniden kullanım ve geri dönüşümü destekleyen yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. 2022 yılında hayata geçirdiğimiz döngüsel ekonomi kredimizin devamı niteliğindeki bu yeni anlaşma ile iş ortaklarımızın bu alandaki dönüşümlerine destek olurken, ölçme ve gelişim metodolojileri içeren kredi modellerimiz, mühendislik ve teknik danışmanlık yetkinliklerimizden aldığımız güçle döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde ülkemiz yatırımlarına nitelikli katkı vermeye devam ediyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda döngüsel ekonomi finansmanına yönelik yüksek bir odaklılıkla çalışıyoruz. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” diye kaydetti. AFD Grubu Türkiye Direktörü Xavier Muron, “TSKB ile imzaladığımız bu dokuzuncu anlaşma, uzun soluklu bir ortaklığın neler başarabileceğinin kanıtıdır. Yirmi yılı aşkın süredir, ortak bir vizyona dayanan ve her yeni anlaşmanın bir öncekinden daha ileri gittiği nadir rastlanan bir ilişki inşa ettik. TSKB’nin döngüsel ekonomi ilkelerini finansman stratejisine entegre etme taahhüdü, AFD’nin kendi önceliklerini yansıtırken örnek teşkil eden bir ortağı desteklemek bizim için gerçek bir gurur kaynağı” diye konuştu. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont “Bu anlaşma, Fransa-Türkiye ortaklığının derinliği ve canlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Finansmanın ötesinde, bu anlaşma sürdürülebilir kalkınmanın bir kısıtlama değil, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaparak küresel iklim gündeminin tam merkezine oturduğu bu dönemde, iki ülkenin birlikte değerlendirmeye kararlı olduğu bir fırsat olduğuna dair ortak inancımızı yansıtıyor” dedi. TSKB ve AFD, 2005 yılından bu yana yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sağlık, eğitim, çevre, sürdürülebilir turizm ve kadın istihdamı gibi pek çok alanda önemli projelere imza attı. 2016 yılında başlayan ve 2019 yılında devam eden kadın istihdamı temalı iş birliklerine ek olarak, 2022 yılında sağlanan 80 milyon Euro tutarındaki ilk döngüsel ekonomi kredisinin başarıyla tamamlanmasının ardından bu yeni kredi hayata geçiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.