Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevre Dostu

Kapsül Haber Ajansı - Çevre Dostu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Dostu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026'da Yeni Nesil Novociti Volt'u Tanıttı Haber

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026'da Yeni Nesil Novociti Volt'u Tanıttı

Avrupa'da geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşan Novociti Volt platformunun geliştirilmiş versiyonu olan model; artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla şehir içi ulaşımda yeni bir standart sunmayı hedefliyor. Anadolu Isuzu, %100 çevreci bu model ile sürdürülebilir ve akıllı mobilite vizyonunu uluslararası arenada bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, 15–16 Nisan 2026 tarihlerinde Berlin'de düzenlenen BUS2BUS Fuarı'nda, "Geleceğin Mobilitesi" vizyonu doğrultusunda geliştirdiği Novociti Volt 2. Nesil modelini sergiledi. İki yılda bir gerçekleştirilen ve otobüs endüstrisinin önemli buluşmaları arasında yer alan BUS2BUS'ta Anadolu Isuzu, %100 elektrikli Novociti Volt platformunun geliştirilmiş versiyonu olan bu modeliyle çevreci ulaşım çözümlerini uluslararası platforma taşıdı. Yeni nesil Novociti Volt sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor Çevre dostu ulaşım çözümlerine odaklanan Anadolu Isuzu, elektrikli araç alanındaki yetkinliğini yeni nesil ürünlerle güçlendirmeyi sürdürüyor. Avrupa'da özellikle yerel yönetimlerin yoğun ilgi gösterdiği Novociti Volt platformu üzerine geliştirilen yeni nesil Novociti Volt, şehir içi ulaşımda sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor. Dar şehir sokakları ve orta yoğunluklu hatlar için optimize edilen model, artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla öne çıkıyor. Yeni nesil Novociti Volt, 211 kWh ve 268 kWh kapasiteli batarya seçenekleriyle şehir içi ulaşımda sessiz ve verimli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Bu bataryalar tek şarjla 400 km'ye kadar menzil sağlarken, 270 kW güç ve 2500 Nm tork üreten motoru besleyerek yüksek performans sunuyor. Geleceğin ulaşımı BUS2BUS'ta ele alındı BUS2BUS, Messe Berlin ve Almanya'da yaklaşık 3.000 özel otobüs işletmecisini temsil eden Alman Otobüs ve Otobüs İşletmecileri Birliği (BDO) tarafından düzenleniyor. 19 ülkeden 140'tan fazla şirketin katılımıyla gerçekleştirilen BUS2BUS 2026'da şehir içi ve şehirler arası ulaşımın geleceğine dair yenilikçi yaklaşımlar paylaşıldı. Otobüs üreticileri ve tedarikçilerin en yeni ürün ve teknolojilerini sergilediği fuarda, bu yıl özellikle dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni nesil mobilite çözümleri öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Aygaz, Filosunu İki Yeni Gemi Yatırımıyla Güçlendiriyor Haber

 Aygaz, Filosunu İki Yeni Gemi Yatırımıyla Güçlendiriyor

Çift yakıt teknolojisine sahip, yaklaşık 90 bin metreküp kapasiteli gemilerle birlikte şirket, 65. yılında tedarik zincirini güçlendirmeye yönelik yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Aygaz, tedarik zincirinin her halkasında yer alma ve arz güvenliğini güçlendirme hedefi doğrultusunda yeni bir adım daha attı. Hyundai Heavy Industries tersanesinde inşa edilecek iki adet LPG gemisi için imzalanan yeni sözleşmeyle birlikte, Aygaz bu yıl toplam üç gemi için yatırım sürecini başlatmış oldu. Hyundai Heavy Industries ile gerçekleştirilen sözleşme, Aygaz Genel Müdürü Melih Poyraz ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Keskin ile Hyundai Heavy Industries’i temsilen Hyoung Won Hahm ve Y. H. Yeo tarafından imzalandı. Panamax segmentinde yer alan ve yaklaşık 90 bin metreküp kapasiteye sahip olacak gemiler, çift yakıt (Dual Fuel) teknolojisi ile donatılacak. Bu sayede operasyonel verimlilik artırılırken, daha düşük emisyonlu ve çevre dostu bir taşımacılık altyapısına katkı sağlanması hedefleniyor. Gemilerden birinin 2028 yılının son çeyreğinde, diğerinin ise 2029 yılının ikinci çeyreğinde filoya katılması planlanıyor. Poyraz: “65. yılımızda attığımız bu adım geleceğe yönelik stratejik bir hamle” İmza töreninde konuşan Aygaz Genel Müdürü Melih Poyraz, gerçekleştirilecek gemi yatırımlarının şirketin uzun vadeli vizyonuyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Tedarik zincirimizin her halkasında daha güçlü bir yapı kurma hedefiyle yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Filomuza katılacak bu iki yeni gemiyle birlikte, bu yıl içindeki üçüncü gemi yatırımımızı hayata geçiriyoruz. 65. yılımızı kutladığımız bu dönemde attığımız bu adım; arz güvenliğimizi güçlendirecek, küresel rekabet gücümüzü artıracak ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızı destekleyecek stratejik bir hamle niteliği taşıyor. Çift yakıt teknolojisine sahip bu gemilerle, daha verimli ve daha çevreci bir taşımacılık altyapısını hayata geçirirken, geleceğin ihtiyaçlarına bugünden hazırlık yapıyoruz.” 65. yılda güçlü yatırım hamlesi Aygaz, 65 yıllık köklü geçmişinden aldığı güçle, enerji sektöründe küresel ölçekte daha rekabetçi bir yapı kurma hedefi doğrultusunda yatırımlarına devam ediyor. Şirketin deniz taşımacılığı alanındaki bu yeni adımı, filo kapasitesini artırırken küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı daha güçlü ve esnek bir yapı oluşturma amacını taşıyor. Dual Fuel teknolojisi sayesinde LPG ve farklı yakıt türleriyle çalışabilen gemiler, enerji taşımacılığında verimlilik ve çevresel performansı birlikte ele alan bir yaklaşım sunuyor. Bu yatırımlar, Aygaz’ın sürdürülebilirlik odağını yalnızca operasyonel süreçlerde değil, lojistik ve tedarik zinciri yatırımlarında da önceliklendirdiğini ortaya koyuyor. Aygaz, tedarik zincirinde ilave katma değer yaratmayı ve arz güvenliğini artırmayı stratejik bir öncelik olarak konumlandırırken; deniz taşımacılığı yatırımlarını bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak değerlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gülermak’tan Almanya’da Stratejik Hamle: 90,96 MW’lık Güneş Enerjisi Yatırımı Haber

Gülermak’tan Almanya’da Stratejik Hamle: 90,96 MW’lık Güneş Enerjisi Yatırımı

Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, güneş enerjisi yatırımlarını güçlendirecek yeni bir anlaşmayı duyurdu. Gülermak’tan Almanya’da %100 Hisse Alımı KAP bildirisine göre, Gülermak’ın %100 dolaylı bağlı ortaklığı olan Gülermak Renewables Deutschland Holding GmbH, 14 Nisan 2026 tarihli yönetim kurulu kararı doğrultusunda önemli bir satın alma gerçekleştirdi. Bu kapsamda, Orrön Kastorf Agri-PV Beteiligungsgesellschaft mbH şirketinin paylarının %100’ü, Orrön Energy Greenfield AB’den 4.729.920 Euro bedelle satın alındı. Taraflar arasında pay alım sözleşmesi imzalanarak süreç resmiyet kazandı. 90,96 MW Kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali Planı Satın alınan şirket bünyesinde, gerekli yasal izinlerin tamamlanmasının ardından Almanya’da yaklaşık 90,96 MW kurulu güce sahip bir güneş enerjisi santrali kurulması planlanıyor. Söz konusu proje, tarımsal voltaik (Agri-PV) teknolojisine dayanacak. Bu sistem sayesinde tarım faaliyetleri ile enerji üretimi aynı arazide entegre şekilde yürütülebilecek. Yenilenebilir Enerji ve Agri-PV Yatırımlarına Odaklanma Gülermak’ın bu yatırımı, şirketin yenilenebilir enerji portföyünü genişletme ve Avrupa pazarında büyüme hedeflerinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Agri-PV projeleri, hem sürdürülebilir enerji üretimi hem de tarımsal verimliliğin korunması açısından son yıllarda Avrupa’da hızla yaygınlaşıyor. Bu yatırım, Gülermak’ın çevre dostu enerji çözümlerine olan stratejik yaklaşımını güçlendiriyor. Gülermak Avrupa Enerji Pazarında Gücünü Artırıyor Almanya’da gerçekleştirilen bu satın alma ile Gülermak, yalnızca altyapı ve taahhüt projelerinde değil, aynı zamanda yenilenebilir enerji yatırımlarında da güçlü bir oyuncu olma hedefini pekiştiriyor. Uzmanlara göre, 90 MW üzeri kapasiteye sahip bu proje, şirketin enerji segmentindeki büyümesine önemli katkı sağlayacak ve Avrupa’daki konumunu daha da güçlendirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Üniversitesi’nden Işıkla Üretilen Yeni Nesil Malzemeler Haber

Koç Üniversitesi’nden Işıkla Üretilen Yeni Nesil Malzemeler

Koç Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Önder Metin liderliğinde, Dr. Melek Sermin Özer, Dr. Zafer Eroğlu ve Prof. Dr. Sermet Koyuncu tarafından yürütülen bilimsel araştırmada; çevre dostu ve düşük maliyetli yeni bir prolimerik malzeme (çok sayıda küçük molekülün birleşmesiyle oluşan uzun zincirli yapıdaki madde) üretim yöntemi geliştirildi. Bilim dünyasının en saygın dergilerinden biri olan Nature Communications’ta yayımlanan bu yeni üretim yöntemi sayesinde, yalnızca görünür ışık kullanılarak daha çevreci ve sürdürülebilir bir yolla geleceğin malzeme teknolojilerinde çığır açacak uygulamaların önü açılıyor. Gündelik hayatta kullandığımız polimerik malzemeler (plastik vb.), üretildikten sonra uzun süre kararlı ve çevresine tepki vermeyen yapılardır. Bu malzemelere alternatif arayan araştırmacılar ışık, sıcaklık ya da elektrik gibi dış etkilere yanıt verebilen “akıllı” malzemeler üzerinde çalışıyor. Koç Üniversitesi’nden araştırmacıların geliştirdiği bu yeni kimyasal polimerik malzeme sentez yöntemi, bu tür gelişmiş malzemelerin çok daha kolay ve çevreci yöntemlerle üretilebilmesini sağlıyor. Üstelik bu üretim süreci, pahalı metal katalizörler ya da yüksek sıcaklıklar gerektirmeden, güneş ışığı kullanılarak oda koşullarında gerçekleştiriliyor. Araştırmada geliştirilen malzemeler, rasyonel olarak seçilen çok küçük moleküler yapı taşlarının bir araya gelmesiyle oluşan ve içlerinde milyonlarca minik boşluk barındıran özel polimerlerdir. Sahip oldukları özel molekül motifleri ve boşluklar sayesinde hem ışıkla etkileşebiliyor hem de diğer kimyasal reaksiyonları katalizleyen yüklü parçacıklar üretebiliyorlar. Bu özellikleri, onları enerji üretiminden çevresel arıtmaya kadar geniş bir kullanım alanına taşıyor. Bugün bu tür gelişmiş malzemelerin en büyük sorunu, üretim süreçlerinin karmaşık, maliyetli ve çoğu zaman çevreye zararlı olmasıdır. Bu çalışmada geliştirilen kimyasal sentez yöntemi ise pahalı metaller kullanılmadan, oda sıcaklığında ve ışık kullanarak bu tür malzemelerin üretimini mümkün kılıyor. Bu da gelecekte kendi kendini onaran yüzeylerden güneş ışığıyla çalışan enerji sistemlerine, tıbbi uygulamalardan esnek elektronik cihazlara kadar pek çok teknolojinin daha erişilebilir hale gelmesine katkı sağlayabilir. Nasıl Bir Yöntem Geliştirildi? Araştırmada, ışıkla aktive edilebilen iki boyutlu yarı-iletken bir malzeme olan “bizmuten” kullanılarak kimyasal reaksiyonlar başlatıldı ve rasyonel olarak seçilen moleküler yapı taşlarının kontrollü biçimde bir araya gelmesi sağlandı. Bu yaklaşım, yüksek molekül ağırlıklı ve yapısı hassas biçimde ayarlanabilen malzemelerin elde edilmesine olanak tanıyor. Ayrıca bu tür malzemelerin sentezinde kullanılan mevcut yöntemlerde mümkün olmayan brom ve iyot gibi halojenlerin doğrudan yapıya entegre edilebilmesi, malzemelerin elektronik ve optik özelliklerinin ince ayarını mümkün kılıyor. Bu sayede, ışıkla etkileşim ve elektriksel iletim gibi kritik özellikler uygulamaya göre kontrol edilebiliyor. Araştırmacılar özel bir yarı iletken malzeme olan “bizmuten”i ve malzemeyi oluşturacak küçük moleküler yapı taşlarını bir çözücü içinde bir araya getirip ortama ışık verdi. Işık, bizmutene’i aktive ederek kimyasal tepkimeleri başlattı ve bu yapı taşlarının birbirine bağlanmasını sağladı. Süreç ilerledikçe küçük moleküller birleşerek uzun zincirler oluşturdu ve sonunda gözenekli, yeni polimerik malzemeler ortaya çıktı. Elde edilen bu malzemeler, ışık altında kimyasal tepkimeleri hızlandırabildiği için özellikle enerji üretimi, çevre temizliği ve sürdürülebilir kimya uygulamalarında kullanılabilecek potansiyele sahiptirler. Geliştirilen malzemelerin kimyasal tepkimeleri hızlandırma performansı deneylerle de gösterildi. Bu malzemeler, ışık altında gerçekleşen kimyasal reaksiyonlarda yüksek verimle çalışarak ışık enerjisini kimyasal dönüşümleri başlatmak için kullanabildiklerini gösterdi. Araştırma, sürdürülebilir kimya ve enerji teknolojileri açısından yeni bir üretim yaklaşımı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Seranit, Yenilikçi Çözümleriyle MosBuild 2026’da Sektör Profesyonelleriyle Buluşuyor Haber

Seranit, Yenilikçi Çözümleriyle MosBuild 2026’da Sektör Profesyonelleriyle Buluşuyor

Yapı malzemeleri ve iç mimari dünyasının küresel ölçekteki en prestijli buluşma noktalarından biri olan MosBuild 2026, bu yıl 31 Mart – 3 Nisan tarihleri arasında Rusya’nın başkenti Moskova’da kapılarını açıyor. Sektörün öncü markalarından Seranit, bölgenin en büyük yapı ve iç mekan organizasyonu olarak kabul edilen bu önemli fuarda, estetik ve teknolojiyi birleştiren en yeni koleksiyonlarını uluslararası platformda sergilemeye hazırlanıyor. Uluslararası Arenada Tasarım ve Teknoloji Şovu Rusya ve Doğu Avrupa’nın en kapsamlı ihtisas fuarı olan MosBuild, her yıl binlerce mimar, iç mimar, üretici ve yatırımcıyı aynı çatı altında buluşturuyor. Yapı teknolojilerinden banyo-mutfak çözümlerine, zemin kaplamalarından iç mimari detaylara kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan fuar, sektörün geleceğine yön veren trendlerin belirlendiği bir merkez konumunda bulunuyor. Seranit, bu stratejik organizasyonda yer alarak global pazardaki güçlü konumunu pekiştirmeyi ve yenilikçi ürünlerini profesyonellerle buluşturmayı hedefliyor. Seranit Hall 8 – H7043 Standında Ziyaretçilerini Bekliyor Moskova’daki Crocus Expo International Exhibition Center’da düzenlenecek olan fuarda Seranit, Hall 8’de yer alan H7043 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayacak. Marka, modern yaşam alanları için geliştirdiği dayanıklı, çevre dostu ve tasarım odaklı çözümlerini dört gün boyunca sektör temsilcilerine tanıtacak. Profesyonel ziyaretçiler, Seranit’in geniş ürün gamını yakından inceleme ve yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkanı bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çin’de Yeşil Üretim Güçleniyor: Weiqiao’nun 6. “Green Factory” Başarısı Haber

Çin’de Yeşil Üretim Güçleniyor: Weiqiao’nun 6. “Green Factory” Başarısı

Çin’in sanayi devlerinden Weiqiao Pioneering Group, yeşil üretim ve sürdürülebilir sanayi dönüşümündeki yatırımlarının karşılığını almaya devam ediyor. Grup bünyesinde faaliyet gösteren Hongzheng New Materials Technology Co., Ltd., Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 Yeşil Fabrika (Green Factory) Listesi’ne girerek önemli bir başarıya imza attı. Shandong eyaletinin Zouping kentinde bulunan şirket, bu prestijli listeye dahil edilerek ulusal düzeyde “yeşil fabrika” unvanı kazandı. Böylece Hongzheng New Materials, Weiqiao Pioneering Group’un bu alandaki altıncı sertifikalı iştiraki oldu. Yeşil fabrika nedir, neden önemli? Çin’de Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı tarafından yürütülen “Ulusal Yeşil Fabrika” programı, sürdürülebilir üretim sisteminin temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Program kapsamında şirketler; Enerji verimliliği Düşük karbon salımı Çevre dostu üretim süreçleri Atık geri dönüşümü Zararsız hammadde kullanımı gibi kriterlere göre değerlendiriliyor. Hongzheng New Materials, özellikle temiz üretim teknolojileri ve düşük karbonlu dönüşümdeki başarısı ile bu unvana layık görüldü. Alüminyum sektöründe yeşil dönüşüm hızlanıyor Şirketten yapılan açıklamada, bu başarının ardından yeşil ve düşük karbon teknolojilerine yönelik yatırımların artırılacağı belirtildi. Hongzheng New Materials, özellikle: Alüminyum bazlı malzemelerde hafiflik Yüksek katma değerli ürün geliştirme Akıllı ve çevreci üretim sistemleri alanlarında Ar-Ge çalışmalarına hız verecek. Bu adımın, sadece şirketin değil, aynı zamanda küresel alüminyum ve yeni nesil malzemeler sektörünün dönüşümüne katkı sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Tek Kullanımlık Plastik Düzenlemesi Sanayide Dönüşümü Başlatıyor: Haber

Yeni Tek Kullanımlık Plastik Düzenlemesi Sanayide Dönüşümü Başlatıyor:

Sıfır Atık yaklaşımı doğrultusunda hazırlanan düzenleme, plastik kullanımını azaltmayı hedeflerken, alternatif malzemelerin önemini de yeniden gündeme taşıyor. Bu dönüşüm sürecinde plastik türleri arasındaki ayrımın doğru yapılması kritik önem taşıyor. Türkiye’nin ilk TÜV sertifikalı, nişasta bazlı biyopolimer üreticisi Sunar NP, mısır nişastasından ürettiği biyobozunur plastiklerle, çevreye duyarlı ürünleri sanayiyle buluşturuyor. Şirketin geliştirdiği biyoplastik ürünler doğada 180 gün içerisinde tamamen çözünerek özel işleme gerek kalmadan toprağa geri dönüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın planlanan yeni plastik yönetmeliğinde biyobozunur plastiklerin diğer plastiklerden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu bu durumu stratejik bir fırsat olarak paylaştı. “Her plastik aynı değildir” Geleneksel petrol türevi plastikler doğada yüzlerce yıl varlığını sürdürebilirken, oksobozunur plastikler parçalanma sürecinde mikroplastik oluşturarak ekosistem üzerinde kalıcı etkiler oluşturuyor. Günümüzde okyanuslarda biriken milyonlarca ton mikroplastik ve insanların haftalık ortalama plastik maruziyeti, sorunun ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösteriyor. Buna karşın, nişasta temelli biyopolimerler gibi yeni nesil malzemeler uygun koşullar altında 90–180 gün içinde biyolojik olarak çözünebiliyor; mikroplastik oluşturmuyor ve yenilenebilir kaynaklardan elde edildikleri için karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlıyor. Bu çerçevede sektör temsilcileri, plastik konusundaki tartışmaların artık petrol bazlı plastikler, oksobozunur plastikler ve biyoplastikler arasındaki farklar üzerinden ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. "Aynı sepete konması teknik bir hata" Biyobozunur malzemelerin petrol bazlı plastiklerle aynı sepete konmasını ‘teknik bir hata’ olarak değerlendiren Çomu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Planlanan yeni yönetmelik, çevresel etkilerin azaltılması açısından oldukça önemli ve yerinde bir adımdır. Çevresel etki profilleri farklı olan malzemelerin aynı kapsamda değerlendirilmesi, bazı teknolojik çözümlerin gelişimini sınırlayabilir. Biyoplastikler, petrol bazlı tek kullanımlık plastiklerin yerine geçebilecek en güçlü ve en çevre dostu alternatiflerden biridir.” Avrupa yaklaşımı: ayrıştır, teşvik et Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren Packaging and Packaging Waste Regulation ile biyoplastikler ilk kez net bir yasal çerçevede tanımlanıyor. Biyobozunur ve kompostlanabilir malzemeler belirli kriterlere göre sınıflandırılıyor ve kullanım alanlarına göre yönlendiriliyor. Özellikle organik atıklarla birlikte toplanabilen ambalajlar, gıda ile temas eden ürünler ve geri dönüşümün zor olduğu alanlarda biyoplastik çözümler teşvik ediliyor. Bu yaklaşım sayesinde hem çevresel etkiler azaltılıyor hem de döngüsel ekonomi hedefleri destekleniyor. Biyobozunur ve kompostlanabilir ambalajların ne anlama geldiğini belirleyen EN 13432 standardı ise bu süreçte önemli bir referans noktası olarak öne çıkıyor. Türkiye’de petrol bazlı plastikler, oksobozunur plastikler ve bu standarda uygun gerçek biyobozunur malzemelerin net bir şekilde birbirinden ayrılması gerekiyor. Burada temel fark, malzemenin uygun koşullar altında tamamen doğaya geri dönebilme özelliği gösteriyor olması. Bu nedenle düzenlemeye uyumlu ve sertifikalı biyoplastiklerin ayrı bir kategori olarak ele alınması ve yerli üretimi destekleyecek teşviklerin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. “Sunar NP olarak, yerli üretimi ve ekonomik sürdürülebilirliği destekliyoruz” Türkiye, nişasta bazlı hammaddeleri ve güçlü üretim altyapısıyla biyoplastik alanında önemli bir potansiyele sahip. Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren Sunar NP, 2014 yılında başlattığı Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’de nişasta bazlı biyopolimer üretimini hayata geçiren ilk şirket. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Mustafa Nuri Çomu, “Biyoplastik, plastik kullanımına sadece bir alternatif değil; doğru malzemenin geleceğe uyarlanmış halidir. Sunar NP olarak, doğaya geri dönebilen biyopolimerlerimizle çevresel etkiyi azaltırken, yerli üretimi ve ekonomik sürdürülebilirliği de destekliyoruz. Türkiye’de biyoplastiklerin doğru politikalarla teşvik edilmesi hem çevrenin korunmasına katkı sağlar hem de sanayide katma değer yaratır. Aynı zamanda ithal petrokimya bağımlılığını azaltır ve ülkemizi uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşır” ifadelerini kullandı. Bu açıdan bakıldığında biyoplastikler, yalnızca çevresel değil; aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir fırsat alanı olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnegöl AVM 15. Yılında Küresel Başarılarıyla Bölgenin Gururu Oldu Haber

İnegöl AVM 15. Yılında Küresel Başarılarıyla Bölgenin Gururu Oldu

Buluşmada, bu yıl 15'inci yaşını kutlayacak olan AVM'nin perakende sektörüne sağladığı katkılar ve hayata geçirdiği yenilikçi çalışmalar paylaşıldı. Fiba Commercial Properties’in yatırımcısı ve yöneticisi olduğu İnegöl AVM, Ramazan ayının paylaşma ve birlik ruhunu basın mensuplarıyla bir araya geldiği geleneksel iftar programında yaşattı. Bölgenin önde gelen basın temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, bu yıl 15’inci yılını kutlamaya hazırlanan İnegöl AVM’nin gelişim yolculuğu, hayata geçirilen yenilikler ve önümüzdeki döneme yönelik projeler ele alındı. Fiba Commercial Properties yöneticileri, İnegöl AVM Müdürü Zuhrajan Hudashukirova ve AVM yönetim ekibinin de hazır bulunduğu programda, alışveriş merkezinin son dönemde gerçekleştirdiği yatırımlar, yürüttüğü çalışmalar ve bölgeye sağladığı ekonomik ve sosyal katkılar hakkında değerlendirmeler paylaşıldı. İnegöl AVM 15 Yaşında: Yılda 10 Milyonu Aşkın Ziyaretçiyle İlçenin Kalbi Olmayı Sürdürüyor 15’inci yıla ulaşmanın gururunu yaşadıkları bu dönemde ziyaretçi deneyimini önceliklendirdiklerini belirten İnegöl AVM Müdürü Zuhrajan Hudashukirova, “İnegöl AVM olarak ziyaretçilerimize daha iyi bir deneyim sunabilmek için kendimizi sürekli yeniliyor, marka karmamızı güçlendiriyoruz. 15’inci yılımıza ulaştığımız bu dönemde, ulusal ve uluslararası önemli markaların yanı sıra İnegöl’ün değerli yerel markalarını da AVM’mize kazandırmaya büyük önem veriyoruz. Geçtiğimiz yılda Boyner, Watsons ve Deichmann gibi önemli markalar mağazalarını yenilerken, Subway, Streetco, Patas Fries, Mam’s Patisserie ve Diva Sanat Akademi gibi yeni markalar aramıza katıldı. 2025 yılında İnegöl AVM’mizde 10 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırladık. Bu güçlü ziyaretçi sayısı AVM’mize duyulan ilginin ve güvenin en önemli göstergelerinden biri” dedi. Ödüllerle Taçlandırılan Sosyal Sorumluluk Vizyonu: “Yerel Kültürel Mirası Yaşatmak Önceliğimiz” Yalnızca bir alışveriş merkezi değil, aynı zamanda bir yaşam alanı olmayı hedeflediklerini vurgulayan Zuhrajan Hudashukirova, İnegöl AVM olarak alışveriş deneyimiyle birlikte sosyal projeleri, etkinlikleri ve toplumsal katkılarıyla öne çıkan bir yaşam merkezi olmayı önemsiyoruz. Ziyaretçilerimizin beklentilerine göre düzenlediğimiz etkinlikler ve hayata geçirdiğimiz sosyal projelerle bu anlayışı sürdürmeye devam ediyoruz. Bu bakış açısıyla 2025 yılında hayata geçirdiğimiz ‘Gelenekten Geleceğe’ sosyal sorumluluk projesi, Amerika’nın prestijli iletişim ve pazarlama ödüllerinden Marcom Awards’ta Altın Ödül’e layık görüldü. Ayrıca dünyanın saygın ödül platformlarından Stevie Awards’ta da 4 ayrı kategoride ödül kazandık. Bu yaklaşımımızın ulusal ve uluslararası platformlarda karşılık bulması bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Bizlere yerel kültürel mirası yaşatma ve toplumsal fayda üretme hedefimizin ne kadar değerli olduğunu da bir kez daha gösterdi. Bunun yanı sıra geri dönüşüm ve çevre dostu uygulamalarımızla hayata geçirdiğimiz ‘Bir Dönüşüm Hikayesi’ projemizle, saygın ve prestijli bir platform olan Solal Awards 2025’te Kurumsal Sosyal Sorumluluk kategorisinde Bronz Ödül kazandık. AVM’miz bünyesinde hayata geçirdiğimiz bu projenin, uluslararası alanda yeniden takdir görmesi bizi ayrıca mutlu ediyor. Amacımız; bu projelerle çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki sorumluluklarımızı güçlendirmek, topluma somut fayda sağlamak ve yerel kültürel mirası yaşatmak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.