Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevre Dostu

Kapsül Haber Ajansı - Çevre Dostu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Dostu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarımsal Üretime Biyolojik Mücadele Haber

Tarımsal Üretime Biyolojik Mücadele

Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı yerelden kalkınma hedefleri doğrultusunda çevre dostu tarım için üreticilerle işbirliğini arttırıyor. Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik ve Bitkisel Üretim ve Eğitim Şube Müdürlüklerinin çalışmaları ile turunçgiller ve nar bahçelerindeki unlu bit zararlısıyla mücadele için üretilen faydalı böceklerin beslendiği zararlıların sevdiği patates türünün Korkuteli Kırkpınar mahallesinde deneme üretimi yapıldı. Predatör ve parazitoit faydalı böceklerin kitlesel üretiminde en verimli alt tabakayı oluşturan Granola türü patatesin verimi üreticiyi memnun etti. ÇİFTÇİLER DOĞAL ÜRETİME TEŞVİK EDİLİYOR Bitki zararlılarına karşı tarımsal ilaç kullanımını azaltmak, çiftçileri doğal üretime teşvik etmek, çevre ve insan sağlığını korumak amacıyla üretilen patateslerin hasadı Korkuteli Kırkpınar mahallesinde yapıldı. Çiftçilere yapılan tohum desteği ile ekimi yapılan granola türü patatesin bölgede tanıtılması, yetiştirilmesi ve yaygınlaştırılması hedefleniyor. Faydalı böceklerin üretimi için ayrılacak patatesler ile faydalı böcek üretimi sürdürülecek. Bu sayede üretime teşvik edilen çiftçiler hem üreterek kazanacak hem de organik tarıma destek olacak. BÖLGEDE PATATES ÜRETİMİNİ ARTTIRMAYI HEDEFLİYORUZ Korkuteli Kırkpınar Mahallesinde yapılan patates hasadına katılarak üretimle ilgili bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Ziraat Mühendisi Ömür Yılmaz “Biyolojik mücadelede kullanılan faydalı böcekleri Büyükşehir Belediyemize ait tesislerde kendi imkânlarımız ile üretiyoruz. Bu kapsamda faydalı böceklerin çoğalmasında kredisi yüksek olan granola cinsi patatesi kullanıyoruz. Yerelden kalkınma hedeflerimiz kapsamında Kırkpınar mahallemizde tohumunu verdiğimiz patateslerin hasadı yapılmaya başlandı. Hasadı yapılan patateslerin çoğaltılarak farklı çiftçilerimizi de üretime dâhil etmeyi, bölgede patates üretiminin arttırılmasını ve ilerleyen süreçte tohum desteği yapmadan doğrudan üreticilerden patates alımı yapmayı hedefliyoruz” dedi. İLAÇSIZ DOĞAL ÜRETİM YAPILDI Korkuteli Kırkpınar Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ramazan Tuğ “Büyükşehir Belediyemizin patates yetiştiriciliği için bölgemizde deneme üretimi yapılması yönünde bizlerden talebi olmuştu. Bu patatesin faydalı böcek üretiminde beslenmesinde kullanıldığını öğrendik. Ekipler bizlere 400 kilogram patates tohumu hibe ettiler. Bu hibe sayesinde arazilerimizi ektik. Biz de bu doğal üretime destek sağlamak için çiftçiler olarak elimizden gelen fedakârlığı yaptık. Birçok çeşit patates var ancak böyle faydalı bir işin kullanılacak olması bizleri memnun etti. Halkımızın faydasına olacağından dolayı memnunuz. Bize verilen tohumları ektik ve hiçbir ilaç kullanmadan tamamen doğal bir üretim yaptık. Bu ekimimizden yaklaşık 2 ton kadar patates hasadı yaptık. Önümüzdeki yıllarda da ekimini yapmayı düşünüyorum diğer çiftçilerinde bu türü ekmelerini tavsiye edeceğim. Büyükşehir Belediyesine bizlere sunduğu destekler için çok teşekkür ederiz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çevresel Beyanların Doğru Kullanımı Tüketicilerin Korunması Açısından Önemli Haber

Çevresel Beyanların Doğru Kullanımı Tüketicilerin Korunması Açısından Önemli

ÇEVKO Vakfı, T.C. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlediği seminerde, markaların çevresel iddialarını tüketiciye aktarırken uyması gereken kuralları gündeme taşıdı. 19 Ekim 2026’da gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer yaptı. T.C. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Ticaret Uzmanı Şeyma Gülay Koç ise çevresel beyanlara ilişkin mevzuat değişikliklerini ve Reklam Kurulu’nun farklı sektörlerde verdiği kararları paylaşarak, yeşil aklamaya yol açan uygulamaları örneklerle anlattı. Mete İmer: Çevresel Beyanların Güvenilirliği Önem Kazanıyor Kurumların sürdürülebilirlik çalışmalarını tüketicilere ulaştırmasında çevresel beyanların önemli bir yer tuttuğunu belirten Mete İmer, bu iletişimin güvenilirliğine dikkat çekti. İmer, “Tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi ve yanıltılmaması açısından bu beyanların güvenilir olması, birtakım kurallara bağlı olması gittikçe önem kazandı” dedi. Türkiye’de ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüştürülmesi için çalışan ÇEVKO Vakfı’nın, çevresel beyanların doğru kullanımı konusunda da farkındalık çalışmaları yürüttüğünü aktaran İmer, Ticaret Bakanlığı’nın 2022 sonunda yayımladığı “Çevreye İlişkin Beyanlar İçeren Reklamlar Hakkında Kılavuz”un tanıtılması amacıyla 2023 yılından bu yana etkinlikler düzenlediklerini söyledi. İmer, aynı yıl ÇEVKO Vakfı’nın bir üniversite iş birliğiyle kurduğu Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi’nde Türkiye’de ilk kez, çevresel beyanları kanıtlamaya yönelik “geri dönüştürülebilirlik”, “geri dönüştürülmüş malzeme içeriği” ve “biyobozunurluk” testleri yapılmasına olanak sağlandığını belirtti. AB’de de 27 Eylül 2026’dan itibaren üye devletlerin çevresel beyanlarla ilgili tüketicileri koruyan birtakım kurallara uyması gerektiğini, bu kuralların AB 2024/825 numaraları Yeşil Geçişte Tüketicilerin Güçlendirilmesi adlı direktiften kaynaklandığını sözlerine ekledi. Geri Dönüştürülmüş İçerik Kanıtlandı, Reklam Yanıltıcı Bulundu Şeyma Gülay Koç’un paylaştığı Reklam Kurulu kararları, çevresel iddiaların doğruluğu kadar tüketiciye nasıl sunulduğunun da denetlendiğini gösterdi. Bu yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biri, yüzde 85 geri dönüştürülmüş plastikten üretilen bir kredi kartının reklamı oldu. Reklam Kurulu’nun 16 Ocak 2025 tarihli toplantısında değerlendirilen reklamda, “Hem sizi hem doğayı düşünen kart!” ifadesi kullanılmıştı. Kartın geri dönüştürülmüş içeriği belgelenmesine rağmen, bu özelliğin sağladığı çevresel faydanın abartıldığı değerlendirilerek reklam yanıltıcı bulundu. Koç, bu örnek üzerinden, bir ürünün belirli bir özelliğinde sağlanan iyileşmenin daha geniş bir çevrecilik iddiasına dönüştürülmesinin yanıltıcılığa yol açabildiğine dikkat çekti. Ürünün bir parçasına veya belirli bir üretim aşamasına ait faydanın, ürünün ya da faaliyetin tamamını kapsıyormuş gibi sunulmaması gerektiğini vurguladı. “Çevre Dostu” İfadesi Açıklamasız Kullanılamıyor Koç, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren değişikliklerle, daha önce kılavuzda yer alan bazı hükümlerin yönetmeliğe aktarıldığını açıkladı. Buna göre, “doğa dostu”, “çevre dostu” ve “eko” gibi genel ifadeler, açıklama yapılmadan veya tüketicide belirsizlik yaratacak biçimde kullanılamıyor. Çevresel beyanın, ürünün hangi bölümüne ya da yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğunun reklamda açıkça belirtilmesi gerekiyor. Reklamlarda yer verilen sertifika ve onayların da yetkili kurum ve kuruluşlardan, üniversitelerin ilgili bölümlerinden veya akredite ya da bağımsız araştırma, test ve değerlendirme kuruluşlarından alınan belgelerle ispatlanması zorunlu. Koç, çevresel etkilerin ölçüm ve değerlendirme yöntemlerine ilişkin açıklamaların ise reklamda veya reklamdan yönlendirilen bir internet sayfası ya da açılır ekranda tüketiciye sunulması gerektiğini belirtti. Elektrikli Araç Reklamlarında Kapsam Farkı Kararı Değiştirdi Beyanın kapsamının açıkça belirtilmesinin önemi, elektrikli araç reklamlarına ilişkin kararlarda da öne çıktı. Reklam Kurulu’nun 11 Eylül 2025 tarihli toplantısında değerlendirilen bir reklamda kullanılan “Artık hayatınızda karbon salınımı yok” ifadesi, aracın üretim, kullanım ve bertaraf süreçlerinin hiçbirinde karbon salımı olmadığı izlenimini yarattığı için yanıltıcı bulundu. Aynı toplantıda incelenen başka bir elektrikli araç reklamında ise çevresel iddianın kullanım aşamasına ilişkin olduğunun açıkça anlaşılması nedeniyle mevzuata aykırılık tespit edilmedi. Koç, bu kararların, çevresel faydanın yaşam döngüsünün hangi aşamasında sağlandığının tüketiciye açık biçimde anlatılması gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti. Çevresel İddia, Kanıtlanan Özelliğin Sınırlarını Aşmamalı Çevresel beyanın kapsamının açıkça belirtilmesi gerektiğini vurgulayan Koç, bir ıslak mendilin yalnızca kumaş kısmı için elde edilen biyobozunurluk kanıtının ürünün tamamına genellenemeyeceğini söyledi. Bu tür beyanlarda, hangi bölümün biyobozunur olduğunun yanı sıra bozunmanın hangi koşullarda ve ne kadar sürede gerçekleştiğinin de açıklanması gerektiğini belirtti. Koç, “yüzde 30 daha az plastik” gibi karşılaştırmalı ifadelerde de önceki ambalajın mı, yoksa piyasadaki başka bir ürünün mü esas alındığının tüketiciye açıkça söylenmesi gerektiğini kaydetti. Sürdürülebilirlik raporlarındaki verilerin reklamlarda kullanımına da değinen Koç, bir bilginin raporda yayımlanmış olmasının, reklamda kullanıldığında ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirtti. Karbon azaltımı gibi performans verilerinin tüketiciye yönelik reklamlara taşınması hâlinde çevresel beyan olarak incelenebileceğini söyleyen Koç, bu değerlendirmede önceki ve güncel verilerin karşılaştırılacağını, iddiayı destekleyen belgelerin inceleneceğini aktardı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maysan Mando Ağır Ticaride Vites Yükseltti Haber

Maysan Mando Ağır Ticaride Vites Yükseltti

Türkiye ve Avrupa’da ağır ticari araç segmentindeki güçlü konumunu sürdüren Maysan Mando, yeni kataloğuyla farklı marka ve model gruplarındaki ürün kapsamını daha da genişletti. Güvenilir performans, sürüş konforu ve uzun ömürlü kullanım odağıyla geliştirilen yeni amortisörler; OEM ve çapraz referans kodlarıyla birlikte katalogda yerini aldı. Ağustos 2026 Ağır Ticari Yeni Ürün Kataloğu; DAF, IVECO, MAN, Mercedes-Benz, Renault Trucks, Scania ve Volvo gibi global ağır ticari araç üreticilerinin yanı sıra Gigant, SAF, Schmitz Cargobull, Steyr ve Trabosa uygulamalarına yönelik yeni amortisör referanslarını kapsıyor. Yeni ürünler arasında DAF 75 FAT ve LF 45; IVECO Eurocargo, Daily, Stralis ve Trakker; MAN TGA, TGS, TGX, TG Serisi, F90 ve M90; Mercedes-Benz Actros ve Actros MP2/MP3; Renault Trucks Midlum ve D serisi; Scania S730, R580 ve PGRT ile Volvo FH, FH12 ve farklı otobüs uygulamalarına yönelik çözümler bulunuyor. OEM standartları doğrultusunda geliştirilen ürünler, Maysan Mando’nun ağır ticari araçların farklı kullanım koşulları ve performans beklentilerine yanıt veren ürün portföyünü daha geniş bir araç parkına ulaştırıyor. Ağır Ticari Araçlarda Türkiye ve Avrupa’daki Gücünü Büyütüyor Ağır ticari araç segmentinde Türkiye ve Avrupa’nın önemli amortisör üreticileri arasında yer alan Maysan Mando, global ana sanayi üreticileriyle yürüttüğü iş birlikleriyle de dikkat çekiyor. Şirket, Almanya’da Schmitz, SAF-Holland ve BPW Grubu’nun ana tedarikçileri arasında bulunurken; Türkiye’de Daimler, Ford, Anadolu Isuzu, Otokar, BMC ve Karsan gibi ticari araç üreticilerine yönelik üretim gerçekleştiriyor. Hem doğrudan OEM üretim hatlarına hem de yurt içi ve yurt dışındaki bayi ağı üzerinden yenileme pazarına ürün sağlayan şirket, üretiminin yüzde 68’ini OEM müşterilerine, yüzde 32’sini ise aftermarket pazarına sunuyor. Yenilikçi ve katma değerli ürünlerini 75’ten fazla ülkeye ihraç eden Maysan Mando, rekabet avantajına sahip olduğu coğrafyalardaki varlığını güçlendirirken yeni pazarlara yönelik iş geliştirme çalışmalarını da sürdürüyor. Yeni Ürün Geliştirmede Ar-Ge ve İleri Valf Teknolojileri Öne Çıkıyor Maysan Mando’nun ürün gamındaki büyümenin arkasında şirketin Ar-Ge, mühendislik ve ürün doğrulama kabiliyetleri bulunuyor. Yeni ürünlerin tasarımından sanal doğrulamaya, statik ve dinamik dayanım testlerinden ömür testlerine kadar ürün geliştirme sürecinin önemli aşamalarını kendi bünyesinde gerçekleştiren şirket, bu yetkinliği sayesinde değişen pazar ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebiliyor. Maysan Mando, gelecek nesil amortisör teknolojileri kapsamında araç performansını geliştirmeye yönelik yenilikçi valf teknolojileri üzerinde de çalışmalar yürütüyor. Araç seviyesinde test aşamasına taşınan bu teknolojilerin yanı sıra, otomotiv sektöründeki yeni eğilimlere paralel olarak ürün ağırlığını artırmadan sürüş konforunu ve yolcu güvenliğini geliştirecek amortisör sistemlerine yönelik Ar-Ge faaliyetleri devam ediyor. Şirket ayrıca tuning kamyonlarıyla araç test pistlerinde yerinde prototip geliştirme kabiliyetine sahip bulunuyor. Farklı valf kombinasyonlarının ve amortisör prototiplerinin gerçek araç koşullarında denenmesine imkân sağlayan bu yapı, ürün geliştirme süreçlerinin doğrudan saha verileriyle desteklenmesine katkı sağlıyor. İleri mühendislik ve Ar-Ge çalışmalarını dijital dönüşüm stratejisiyle destekliyor Maysan Mando, ileri mühendislik ve Ar-Ge çalışmalarını dijital dönüşüm stratejisiyle destekleyerek üretim süreçlerinde verimlilik, kalite ve rekabet gücünü artırmaya odaklanıyor. Endüstri 4.0 uygulamaları, veri odaklı üretim sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri, şirketin dijital olgunluk seviyesini “akıllı şirket” düzeyine taşıma hedefinin önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Bu doğrultuda üretimden ürün geliştirmeye kadar uzanan süreçlerde dijital teknolojilerin sunduğu imkânların daha etkin kullanılması amaçlanıyor. Otomotiv endüstrisinde giderek önem kazanan yapay zekâ ve ileri veri analitiği teknolojileri de Maysan Mando’nun dijital dönüşüm vizyonunda önemli bir potansiyel taşıyor. Özellikle üretim verilerinin analiz edilmesi, kalite kontrol süreçlerinin geliştirilmesi, olası üretim hatalarının önceden tespit edilmesi ve bakım ihtiyaçlarının öngörülmesi gibi alanlarda yapay zekâ destekli çözümler, daha esnek ve verimli bir üretim altyapısının oluşturulmasına katkı sağlayabilecek teknolojiler arasında değerlendiriliyor. Mühendislik yetkinliklerinin yeni nesil teknolojilerle desteklenmesi, ürün geliştirme süreçlerinin hızlandırılması ve değişen küresel pazar ihtiyaçlarına daha çevik yanıt verilmesi, şirketin uzun vadeli büyüme vizyonunun temel unsurları arasında bulunuyor. Yeni Ürün Referanslarıyla Aftermarket Pazarındaki Kapsama Alanı Genişliyor Maysan Mando, son dönemde hem binek ve hafif ticari hem de ağır ticari araçlar için yeni ürün geliştirme çalışmalarına hız verdi. Şirket, binek ve hafif ticari grubunda 90 farklı ürünü, ağır ticari grubunda ise 65 farklı yeni ürün referansını ürün gamına dahil etmiş durumda. Ağustos 2026 kataloğunda duyurulan 35 yeni ağır ticari ürün referansı da bu genişleme stratejisinin güncel adımlarından birini oluşturuyor. Ürün çeşitliliğindeki artış, Maysan Mando’nun farklı araç parklarına ve pazar ihtiyaçlarına daha geniş bir portföyle yanıt vermesini sağlarken, şirketin yenileme pazarındaki büyüme hedeflerini de destekliyor. Binek, hafif ticari ve ağır ticari araçlara yönelik geliştirilen amortisör teknolojilerinde dayanıklılık, güvenilir performans, sürüş güvenliği ve konfor temel geliştirme kriterleri arasında yer alıyor. ### Maysan Mando Hakkında 1969 yılında Maysan adı ile kurulmuş olan Maysan Mando, Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi konumundadır. Maysan Mando, faaliyetlerini %60 HL Mando ve %40 Çukurova Holding ortaklığıyla sürdürmektedir. Maysan Mando’nun ürün gamında; binek ve hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonların yanı sıra tarım ve askeri uygulamalar için geniş bir amortisör yelpazesi yer almaktadır. Hem doğrudan OEM hatlarına hem de yurt içi ve yurt dışı olmak üzere bayi ağı için aftermarkete yönelik üretim yapan Maysan Mando, dünyanın en büyük ana sanayii üreticilerinin hemen hepsiyle çalışmaktadır. Global markaların stratejik ortağı olarak; üretiminin %68’ini OEM devlerine, %32'sini ise yenileme pazarına sunan Maysan Mando, bugün itibariyle yenilikçi ve katma değerli ürünlerini 50’ye yakın ülkeye ihraç etmektedir. Maysan Mando, yenilikçi çalışmalarıyla sektörün gelişimine öncülük ederken, global ayak izini güçlendirmeye ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam etmektedir. Şirket bünyesinde, karbon ayak izini azaltmak ve 2045 Karbon Nötr hedefine ulaşmak amacıyla, amortisör bileşenlerinde kullanılan malzemelerde çevre dostu, dönüştürülebilir ve bio bazlı alternatif malzeme teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri de aralıksız sürdürülmektedir. ### Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İGSAŞ, Çevre Yatırımlarıyla Su Yönetiminde Dönüşüm Başlattı Haber

İGSAŞ, Çevre Yatırımlarıyla Su Yönetiminde Dönüşüm Başlattı

Türkiye gübre sektörünün öncü şirketlerinden İGSAŞ, sürdürülebilir üretim vizyonu doğrultusunda suyun geri kazanımı ve verimli kullanımı için kapsamlı projeler hayata geçirmeye devam ediyor. Şirket, doğal kaynak tüketimini ve atık suyu azaltma hedefleri doğrultusunda şekillendirdiği yatırımlarla su yönetiminde döngüsel bir dönüşüm yaratıyor. Kütahya ve Antalya tesislerinde devreye alınan su geri kazanım hamlelerine ek olarak Kocaeli'de başlatılan dev deniz suyu arıtma yatırımı, İGSAŞ'ın çevreye duyarlı üretim anlayışının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Sapanca Gölü’ne Hayat Verecek Yatırım Kocaeli ve çevresi için hayati önem taşıyan en önemli tatlı su kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü’ndeki su seviyelerinin kuraklık dönemlerinde kritik noktalara gerilemesi üzerine harekete geçen İGSAŞ, Deniz Suyundan Saf Su Üretim (RO) Projesi’ni hayata geçiriyor. 2026 yılı başında yapılan ölçümlerde göl seviyesinin yaklaşık 28,5 – 28,9 metre seviyelerinde kaldığının belirlenmesi, sanayide alternatif kaynak arayışının ne kadar acil olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu kritik altyapı yatırımıyla deniz suyu, ileri arıtma sistemleri ve ters ozmoz (Reverse Osmosis) teknolojisi kullanılarak sanayide kullanılabilir kalitede saf suya dönüştürülecek. Teknik kapasitesi günlük 5.400 metreküp, yıllık ise yaklaşık 2 milyon metreküp seviyesinde planlanan tesisin 2027 yılının ilk çeyreğinde tam kapasiteyle devreye alınması planlanıyor. 13 bin hanenin bir yıllık su tüketimine eşdeğer Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte İGSAŞ’ın yıllık yaklaşık 1 milyon metreküp olan su tüketiminin büyük kısmı deniz suyundan karşılanacak. Böylece günlük 2.700 metreküp, aylık ise yaklaşık 83 bin metreküp tatlı su kullanımı azaltılarak Sapanca Gölü havzasındaki su baskısı hafifletilecek. Yıllık yaklaşık 1 milyon metreküplük su tasarrufuna karşılık gelen bu miktar, dört kişilik yaklaşık 13 bin hanenin bir yıllık su tüketimine eşdeğer. Üstelik çevreye duyarlı özel bir mühendislik yaklaşımıyla, saf su üretimi için denizden ek su çekilmeyecek ve su ihtiyacı mevcut soğutma suyu sisteminin geri dönüş hattından sağlanarak deniz ekosistemi üzerindeki olası etkiler minimumda tutulacak. “Her Damla Suyu Verimli ve Sorumlu Bir Şekilde Kullanıyoruz” Suyun verimli kullanımını yalnızca çevresel bir yükümlülük değil, sürdürülebilir üretimin stratejik bir unsuru olarak gördüklerini belirten İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, suyun yaşamın devamlılığı ve iklim dengesi için en kritik kaynak olduğunu vurguladı. Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) verilerine göre Türkiye'nin su stresi sıralamasında 39. sırada yer aldığını ve su stresi skorunun 3,39 seviyesinde olduğunu hatırlatan Ünal, bu tablonun sanayide suyun geri kazanımına yönelik yatırımların önemini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. İlkay Ünal, hayata geçirdikleri projelerle suyun taşıdığı değeri üretim süreçlerinin merkezine aldıklarını belirterek, önümüzdeki dönemde de kaynakların verimli kullanımını esas alan, atık oluşumunu en aza indiren ve geri kazanıma odaklanan projeleri hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı. 5 Tesiste Mavi Su Verimliliği Belgesi İGSAŞ’ın çevreye duyarlı üretim anlayışının somut bir göstergesi olarak öne çıkan Mavi Su Verimliliği Belgesi, iklim krizi ve artan su baskısına karşı su kaynaklarının korunması ve verimli yönetilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında veriliyor. Bu yaklaşımı tüm üretim tesislerine yayan İGSAŞ; Kocaeli, Kütahya, Antalya, Samsun ve Hatay’daki beş üretim tesisiyle Mavi Seviye Su Verimliliği Belgesi’ne sahip bulunuyor. Yıldızlar Yatırım Holding Hakkında Temelleri 1890’lı yıllarda Hasan Yıldız’ın Trabzon’un Of ilçesinde başlattığı kereste ticaretiyle atılan Yıldızlar Yatırım Holding, 130 yılı aşkın köklü geçmişiyle Türkiye’nin önde gelen sanayi gruplarından biridir. Holding, bugün Yıldız Entegre, İGSAŞ ve Yıldız Demir Çelik gibi sektörünün öncü şirketleriyle orman ürünleri, kimya ve gübre sanayi, demir-çelik, liman işletmeciliği, deniz taşımacılığı, enerji ve sigortacılık olmak üzere sekiz ana sektörde faaliyetlerini sürdürmektedir. Holding, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yer alan 14 üretim tesisi, 2 limanı ve 5 bini aşkın çalışanıyla ülke ekonomisine değer katmaktadır. Romanya ve Slovenya’daki uluslararası yatırımlarıyla küresel ölçekte üretim ve dağıtım gerçekleştiren Yıldızlar Yatırım Holding, bugün 80’i aşkın ülkeye ihracat yapmaktadır. Yıldızlar Yatırım Holding, toplumsal fayda yaklaşımını “Sürdürülebilir İyiliğin İzinde” vizyonu doğrultusunda şekillendirmekte, sosyal sorumluluk projelerini Fehmi Yıldız Vakfı aracılığıyla hayata geçirmektedir. Holding’in Kurucusu Fehmi Yıldız’ın topluma kalıcı eserler bırakma anlayışıyla şekillenen Vakıf, eğitim, çevre, Sanat, Spor ve toplumsal fayda alanlarında yürüttüğü çalışmalarla özellikle çocukların ve gençlerin gelişimini desteklemeyi, eğitim olanaklarının güçlendirilmesine katkı sunmayı ve kalıcı sosyal değer üretmeyi hedeflemektedir. İGSAŞ Hakkında 1971’den bu yana faaliyet gösteren İstanbul Gübre Sanayi A.Ş. (İGSAŞ), 900’ü aşkın çalışanı, 800’ü aşkın bayisi ve güçlü endüstriyel iş ortaklarıyla Türkiye’nin lider gübre üreticisi konumundadır. Türkiye’nin gübre ihtiyacının yüzde 20’sini tek başına karşılayan İGSAŞ; Kocaeli, Kütahya, Antalya, Samsun ve Hatay’daki modern tesislerinde üre, NPK, DAP, CAN, AS ve AN gibi temel gübrelerin yanı sıra özel formülasyonlu ve organomineral ürünleriyle çiftçilere ve sanayiye güvenilir çözümler sunmaktadır. Türkiye’nin ilk üre, PPAN ve potasyum nitrat üreticisi olarak sektördeki benzersiz konumunu koruyan İGSAŞ, sürdürülebilir tarımı destekleyen, geniş yelpazede yenilikçi ve çevre dostu çözümleriyle tarımın geleceğine yön vermektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam Wine Vision by Open Balkan Fuarı’na Katılacak Haber

Şişecam Wine Vision by Open Balkan Fuarı’na Katılacak

Camın tüm temel alanlarında faaliyet gösteren tek küresel şirket olan Şişecam, 10-12 Ekim 2026 tarihlerinde Belgrad’da düzenlenecek Wine Vision by Open Balkan Fuarı’na katılacak. Şişecam, fuarı ziyaret eden sektör profesyonellerine sürdürülebilir ve yenilikçi cam ambalaj çözümlerini sunacak. Şişecam, global ve yerel markaların farklı ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan geniş içecek şişesi ürün yelpazesini ve yenilikçi ultra hafif şişelerini sergileyecek. Daha önce 110 gramlık ultra hafif maden suyu şişesinin geliştirilmesi de dahil olmak üzere gerçekleştirdiği hafifletme çalışmalarını sürdüren Şişecam, ürün portföyünü 300 ve 400 gramlık şişelerle genişletti. Bu çözümler, sektöre çevre dostu ve estetik açıdan güçlü ambalaj alternatifleri sunuyor. Üreticilerin farklı ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan şişeler, iki farklı formatta sunuluyor. 400 gramlık şişe, 1.000 cc kapasitesi ve 302,6 milimetre yüksekliğiyle farklılaşan bir ambalaj seçeneği sunuyor. 300 gramlık şişe ise 750 cc kapasitesi ve 292 milimetre yüksekliğiyle klasik şişe formunu ultra hafif bir tasarımla buluşturuyor. Aynı zamanda kategorisindeki en uzun şişe olma özelliğiyle de öne çıkıyor. Hafifletme yaklaşımı, cam ambalajların üretim ve lojistik süreçlerinde kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, markaların değişen ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirilmesine de olanak tanıyor. Şişecam, yenilikçi yaklaşımı doğrultusunda ileri teknolojilerle desteklenen sürdürülebilir cam ambalaj çözümlerini geliştirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ’ın Bisiklet Dostu İşveren Projesine Sürdürülebilir İş Ödülü Haber

ASAŞ’ın Bisiklet Dostu İşveren Projesine Sürdürülebilir İş Ödülü

Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından ASAŞ, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği Bisiklet Dostu İşveren Projesi ile önemli bir başarıya daha imza attı. Proje, sürdürülebilirlik alanındaki başarılı uygulamaların değerlendirildiği Sürdürülebilir İş Ödülleri kapsamında Sosyal Etki ve Dayanıklılık – Çevre kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. ASAŞ’ın çalışanlarının günlük ulaşım ihtiyaçlarına çevre dostu çözümler sunmak, bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak ve sağlıklı yaşamı desteklemek amacıyla hayata geçirdiği proje, sürdürülebilir ulaşım yaklaşımını çalışma hayatının bir parçası haline getirmeyi hedefliyor. 320 Bisiklet ve 8 Kilometrelik Bisiklet Yolu ASAŞ, Akyazı’daki geniş üretim kampüsünde bisiklet kullanımını desteklemek amacıyla çalışanların kullanımına 320 bisiklet sunarken, kampüs içerisinde toplam 8 kilometrelik bisiklet yolu oluşturdu. Böylece çalışanların üretim tesisleri arasındaki ulaşımını bisikletle gerçekleştirmeleri için güvenli ve pratik bir alternatif sunuldu. Proje kapsamında bisiklet kullanımının yalnızca kampüs içi ulaşımda değil, çalışanların işe geliş-gidişlerinde de yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda ilgili kurumlarla iş birlikleri geliştirilerek bisiklet ulaşımının Akyazı ilçesiyle bağlantısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. ASAŞ ayrıca bisikletlerin düzenli bakım ve onarımlarının gerçekleştirilebilmesi amacıyla bir tamir atölyesi oluşturmayı planlarken, çalışanların bisiklet kullanımına ilişkin bilgi ve becerilerini geliştirmelerine destek olmak amacıyla ASAŞ Akademi aracılığıyla bisiklet eğitimleri de gerçekleştiriyor. Sürdürülebilir Ulaşım Kültürünü Destekliyor Bisiklet Dostu İşveren Projesi ile çevresel kazanımların yanı sıra çalışanların sağlıklı yaşam alışkanlıklarının desteklenmesi ve sürdürülebilir ulaşım konusunda farkındalığın artırılması amaçlanıyor. ASAŞ’ın sürdürülebilirlik yaklaşımının bir parçası olan proje, şirket içerisinde çevre dostu ulaşım kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlarken, bisiklet kullanımının çalışanlar ve toplum açısından çevresel ve sosyo-ekonomik faydalarına yönelik farkındalık oluşturmayı da hedefliyor. Daha önce CFE (Cycle Friendly Employer) Gold Seviye Bisiklet Dostu İşveren Sertifikası almaya hak kazanan ve bu sertifikayı alan ikinci Türk işveren olan ASAŞ, Bisiklet Dostu İşveren Projesi ile sürdürülebilir ulaşım alanındaki çalışmalarını güçlendirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli Büyükşehir’den Kent Merkezine 663 Araçlık Otopark Yatırımı Haber

Denizli Büyükşehir’den Kent Merkezine 663 Araçlık Otopark Yatırımı

Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin kent merkezindeki ulaşım ve otopark sorununa çözüm üretmek amacıyla hazırladığı Sırakapılar Katlı Otopark Projesi’nde çalışmalar hız kazandı. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun çalışma alanında incelemelerde bulunarak teknik ekipten detaylı bilgi aldığı proje, modern mimarisi ve çok yönlü sosyal donatılarıyla dikkat çekiyor. 663 araç kapasiteli modern tesis Saltak Mahallesi sınırları içerisinde inşa edilen tesis, kentin merkezinde stratejik bir noktada yer alıyor. Ana arterlere yakınlığı sayesinde bölgedeki otopark yoğunluğunu doğrudan hafifletecek olan proje; 3.175 m² taban alanı üzerinde yükselirken, toplamda 21.762 m² inşaat alanına sahip bulunuyor. Bodrum kat, zemin, 4 normal kat ve teras kat olmak üzere toplam 7 kattan oluşan yapı, toplamda 663 araç kapasitesiyle hizmet verecek. Engelsiz erişim imkanları ve sosyal alanlar Her katta sağlanan engelsiz erişim imkanları ve güvenli mimari tasarımıyla öne çıkan tesiste, aralarında zemin kattakiler dahil olmak üzere toplam 34 engelli araç kapasitesi bulunuyor. Ayrıca giriş rampaları ve asansörlerin konumu, tüm katlara kesintisiz ve güvenli bir erişim sağlayacak. Çevre dostu ve elektrikli araç odaklı altyapı Sürdürülebilir ve yeşil bir gelecek vizyonuyla tasarlanan otopark, yeni nesil araçlara ev sahipliği yapıyor. Tamamı elektrikli araçlara tahsis edilen ve hızlı şarj istasyonlarıyla donatılan 88 araç kapasiteli zemin kat, Denizli’de çevre dostu ulaşımın desteklenmesinde öncü bir rol üstleniyor. Kent içi trafiği rahatlatacak olan projeyle, Denizli’nin yaşam kalitesi artırılıyor. Kent Lokantası ile sosyal donatı alanları yer alıyor Proje, yalnızca bir otopark çözümü değil, aynı zamanda güçlü bir sosyal belediyecilik örneği sunuyor. Zemin kat içerisinde yer alacak olan 210 m² büyüklüğündeki Kent Lokantası, Denizlili vatandaşların uygun fiyatlarla lezzetli ve sağlıklı yemeklere kolayca ulaşabilmesi için modern bir buluşma noktası oluşturuyor. “Kentimizin otopark ihtiyacına kalıcı çözüm getiriyoruz” Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Sırakapılar Katlı Otopark Projesi’nin kent merkezinin önemli ihtiyaçlarından birine yanıt vereceğini belirterek, yatırımın yalnızca otopark kapasitesiyle değil, çevre dostu ve sosyal yönleriyle de öne çıktığını söyledi. Başkan Çavuşoğlu, “Denizli’mizin kent merkezinde uzun süredir hissedilen otopark ihtiyacına kalıcı ve modern bir çözüm getirmek amacıyla Sırakapılar Katlı Otopark Projemizi hayata geçiriyoruz. Saltak Mahallesi’nde yapımı devam eden projemizi yerinde inceledik. 663 araç kapasitesi, elektrikli araçlar için oluşturulan özel alanları, engelsiz erişim imkanları ve Kent Lokantası ile bu yatırımımız kentin ihtiyaçlarına bütüncül bir anlayışla cevap verecek. Kent merkezindeki ulaşımı ve otopark yoğunluğunu rahatlatırken, çevre dostu altyapısıyla da Denizli’nin yeşil ve sürdürülebilir geleceğine katkı sunacağız. Denizli’mize değer katacak yatırımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Baymak’ın LEED Gold Sertifikası Yenilendi Haber

Baymak’ın LEED Gold Sertifikası Yenilendi

İklimlendirme sektörünün köklü şirketlerinden Baymak, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiği çevre dostu uygulamalarla uluslararası sürdürülebilir bina standartlarında sağladığı başarısını sürdürüyor. Şirket, 2021 yılında öncelikli olarak ofis katında başlattığı çevre dostu uygulamaların ardından, 2023 yılında ofis katını kapsayan alanda iç mekân hava kalitesini, enerji ve su tasarrufunu daha da artıran uygulamaları hayata geçirdi. Baymak bu uygulamayla aynı yıl Amerikan Yeşil Bina Konseyi (USGBC) tarafından verilen LEED Gold Sertifikası’nı almaya hak kazanmıştı. Baymak tüm iş süreçlerine titizlikle entegre ettiği sürdürülebilirlik yaklaşımına bağlı olarak, sertifikasyon sürecini yeniden tamamladı. Temmuz 2026 tarihli sertifikayla LEED Gold seviyesindeki sertifikasını yenileyen Baymak, böylece söz konusu sertifikaya üç yıl süreyle yeniden sahip oldu. Böylece; Baymak Makine Sanayi Tic. A.Ş. LEED v4.1 Mevcut Binalarda İşletme ve Bakım (Operations and Maintenance: Existing Buildings) derecelendirme sistemi kapsamında sertifikalandırılmış oldu. “Sürdürülebilirlik Bir Tercih Değil Zorunluluk” Sertifika, yapının U.S. Green Building Council (USGBC) tarafından oluşturulan LEED Yeşil Bina Derecelendirme Sistemi’nin gerekliliklerini karşıladığını ve Green Business Certification Inc. tarafından doğrulandığını gösteriyor. Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan konuyla ilgili şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik konusuna bir tercih değil zorunluluk olarak yaklaşıyoruz. Önceliğimiz her zaman, daha yaşanabilir bir dünya için çevre dostu çözümler üretirken, bu çözümleri kendi iş süreçlerimize de entegre etmek. Bu kapsamda ofis katlarımızda uyguladığımız yüksek çevresel standartlar sayesinde sahip olduğumuz LEED Altın Sertifika’ya üç yıl daha sahip olmak, bu kararlılığımızın uluslararası bir teyidi diyebiliriz. Bu başarı aynı zamanda, çevresel duyarlılık, doğal kaynakların verimli ve tasarruflu kullanımı, çalışanlarımızın sağlığı ve refahı ile geleceğe yatırım gibi temel değerlerimizin de güçlü bir ifadesi. Baymak olarak hedefimiz yalnızca sektöre sürdürülebilir ürünler sunmak değil, aynı zamanda kendi operasyonlarımızı da bu anlayışla yönetmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.