Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevre Kirliliği

Kapsül Haber Ajansı - Çevre Kirliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Kirliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde Kritik Çağrı Haber

Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde Kritik Çağrı

Mayıs ayı, dünya genelinde arıların ve doğadaki kritik rollerinin en çok konuşulduğu dönem olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 20 Aralık 2017 tarihinde oy birliğiyle alınan kararla, her yıl 20 Mayıs tarihi “Dünya Arı Günü” olarak kutlanıyor. Bu özel gün, modern arıcılığın öncüsü kabul edilen Slovenyalı arıcı Anton Janša’nın doğum gününe ithafen belirlenirken aynı zamanda arıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve yaşamın sürdürülebilirliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekmeyi amaçlıyor. Arılar, yeryüzündeki en eski canlı türleri arasında yer alıyor ve yaklaşık 100 milyon yıldır doğanın dengesinin korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünya genelindeki gıda ürünlerinin yaklaşık yüzde 75’i, kısmen tozlaşmaya bağlı olarak üretiliyor. Bu durum, arıların yalnızca doğal yaşam için değil, insanlığın geleceği için de vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor. Ancak hızlı şehirleşme, yanlış tarım uygulamaları, iklim krizi, biyolojik çeşitliliğin azalması ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi nedenler arı popülasyonlarını ciddi biçimde tehdit ediyor. Dünya Arı Günü ise arılar ve yaşam arasındaki güçlü bağı hatırlatmak, toplumsal farkındalığı artırmak ve ekosistemin korunmasına yönelik ortak sorumluluğa dikkat çekmek açısından önemli bir fırsat sunuyor. Arıyı korumak ortak sorumluluğumuz. Çünkü “Arılar Varsa Gelecek Var.” Her yıl mayıs ayı boyunca Dünya Arı Günü kapsamında önemli farkındalık projeleri hayata geçiren Türkiye’nin lider bal markası* Balparmak, arıların yaşamın devamlılığına sağladığı katkıya vurgu yaparak, arıların doğal yaşam alanlarının ve sürdürülebilir arıcılığın desteklenmesi için tüm paydaşlara ortak hareket etme çağrısında bulundu. Migros’un Dünya Arı Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte, moderatörlüğünü şair, yazar, müzeci ve usta hikâye anlatıcısı Sunay Akın’ın üstlendiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” özel oturumunda konuşan Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, “Bugün burada verdiğimiz mesaj çok net: Arılar Varsa Gelecek Var. Biz arıları sadece bal ürettikleri için değil, yaşamın devamlılığı için taşıdıkları kritik rol nedeniyle önemsiyoruz. Arıların korunması; doğa, tarım ve gıda güvenliği açısından tüm toplumun ortak sorumluluğudur” dedi. Balparmak’ın, arı ürünleri markası olmanın ötesinde; Türkiye’de arı ürünleri sektörünün gelişimine öncülük eden, bilim temelli yaklaşımıyla güven inşa etmeyi odağına alan bir kurum olma vizyonuyla hareket ettiğini vurgulayan Altıparmak, şöyle devam etti: “Bugün biliyoruz ki arılar; gıda üretiminden biyolojik çeşitliliğe kadar yaşam döngüsünün merkezinde yer alıyor. Ancak iklim krizi, çevre kirliliği ve yaşam alanlarının azalması nedeniyle tüm canlılar gibi arılar da ciddi tehditlerle karşı karşıya. Bu nedenle biz de yıllardır yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünerek hareket ediyor, Balparmak Arıcılık Akademisi ile sürdürülebilir arıcılığı desteklemeye devam ediyoruz. Bu yaklaşımın en önemli parçalarından biri de kalite politikamız ve bilimsel çalışmalarımızdır. Balparmak Ar-Ge Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren APİLAB, arı ürünleri alanında Avrupa’nın en kapsamlı ihtisas laboratuvarları arasında bulunuyor. Burada Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen arı ürünlerini detaylı analizlerden geçiriyor, sadece doğallığından emin olduğumuz ürünleri sofralara sunuyoruz. Çünkü tüketici güveninin ancak bilimsel yaklaşım, yüksek kalite anlayışı ve şeffaflıkla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle bilgi birikimi, uzmanlığı ve bilimsel altyapısıyla sektöre katkı sunan bir bilir kurum olmayı önemsiyoruz. Balparmak Arıcılık Akademisi ile binlerce arıcıya ulaşılıyor Oturumda Balparmak’ın bilimsel yaklaşımı, Ar-Ge çalışmaları ve arıcılık ekosistemine katkıları hakkında bilgi veren Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı ise sürdürülebilir arıcılığın ancak bilimsel yaklaşım, eğitim ve kalite odaklı çalışmalarla mümkün olabileceğini belirtti. Damarlı, şöyle devam etti: “Balparmak olarak bilimi, kaliteyi ve izlenebilirliği arıcılık ekosisteminin merkezine koyuyoruz. Ar-Ge merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalarla tüketicilerimize doğal ve güvenilir ürünler sunarken, Balparmak Arıcılık Akademisi ile arıcılarımızın mesleki gelişimine katkı sağlıyoruz. Akademiyle temel hedefimiz; yaş ortalaması giderek yükselen arıcılık mesleğini gençleştirmek, kadınları ve gençleri sektöre kazandırmak ve bilimle desteklenmiş kaliteli arı ürünleri üretimini yaygınlaştırmak.” Damarlı, 2018 yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) katkılarıyla hayata geçirilen Balparmak Arıcılık Akademisi kapsamında arıcı adaylarına ve aktif arıcılara; uzaktan eğitim, gezici araç eğitimi ve uygulamalı sınıf eğitimi olmak üzere farklı modellerde eğitimler sunulduğunu aktardı. Akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan programlarla teorik bilginin sahadaki uygulamalarla birleştirildiğini belirten Damarlı, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaştıklarını ifade etti. “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi ikinci yılında Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi oturumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. 46 yıldır balın ve arıların sürdürülebilirliği için pek çok projeye imza atan Balparmak’ın, çocukların doğaya ve arılara yönelik farkındalığını artırmak amacıyla hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” resim projesinin ikincisi 23 Nisan’da başladı. Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü projede bu yıl çocuklara “Çevreci arı olsaydın, dünya için ne yapardın?” sorusu yöneltiliyor. Çocuklardan bu soruya hayallerini resme dökerek yanıt vermeleri bekleniyor. Çizdikleri resimleri 23 Nisan – 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında www.dunyaarigunu.com adresine yükleyen her çocuk için TEMA Vakfı’na fidan bağışı yapılacak. Bu yıl da 10 bin fidanlık bir hatıra ormanı oluşturulması hedefleniyor. Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Emel Damarlı, şunları söyledi: “Çocuklar, hayata geçirdiğimiz projelerde doğa için sorumluluk alan birer doğa elçisine dönüşüyor. Bu nedenle çocuklara yönelik çalışmalarımızı hiçbir zaman bir yarışma formatında kurgulamıyoruz. Çünkü bizim için her katılım çok değerli. ‘Doğa İçin Arı Gibi Düşün’ projemiz ile çocukların hayal güçlerini doğa sevgisiyle buluştururken, arıların yaşam için taşıdığı önemi yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Projeye katılan tüm çocukların eserleri www.dunyaarigunu.com sayfamızda sergileniyor. Ayrıca çocukların tamamına içinde çeşitli hediyelerin yer aldığı paketler ulaştırıyoruz. Bu projeye katılarak doğaya sevgiyle dokunan, yaptıkları resimlerle arıların ve yaşamın önemini hissettiren tüm çocuklarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.” Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğa arının önemi anlatılıyor Son yıllarda Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğu ağırladıklarını belirten Damarlı, şu bilgileri paylaştı: “Balparmak Kampüs’te son 4 yılda yaklaşık 9 bin çocuğu ağırladık. Pedagog eşliğinde gerçekleştirdiğimiz buluşmalarda, arının yaşamın sürdürülebilirliği açısından ne kadar önemli olduğunu anlatıyoruz. Çünkü arının ve doğanın izinden gitmek, bizim için bir sorumluluk.” *Türkiye pazarı toplam bal kategorisi 2025 Nielsen raporuna göre ciro (TL) bazında Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kandıra’da Atıklar Ekonomiye Dönüşüyor Haber

Kandıra’da Atıklar Ekonomiye Dönüşüyor

İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirilen Proje ile hem atıklar ekonomiye kazandırılacak hem de dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşlara günlük gelir sağlamasına katkı sunacak. İhale Süreci Tamamlandı: 2,5 Milyon TL’lik Ekonomik Değer Kandıra Belediyesi’nde düzenlenen ihaleye üç firma katılım sağladı. Bir yıl süreli ihale kapsamında; 500 bin kg karışık ambalaj atığı, 4 bin kg bitkisel atık yağ ve 20 bin kg tekstil atığı toplanması öngörülüyor. Toplamda 2,5 milyon TL’nin üzerinde bir piyasa değerine sahip olan bu atıklar, geri dönüşüm zincirinin ana halkasını oluşturacak. Hem Çevre Temizliği Hem Günlük Kazanç Projeye özel bir değer kazandıran Kandıra Belediyesi, geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren 67 vatandaşı, geleneksel olarak sürdürdükleri geri dönüşüm çalışmalarını kayıt altına alarak modern bir sisteme entegre ediyor. Planlanan modelle: dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşlar, günlük topladıkları malzemeleri Kandıra Belediyesi Atık getirme merkezine teslim ederek ödemelerini alacak, ilçe dışına çıkmadan ve nakliye masrafı ödemeden anında nakite çevrilecek. Atıklar Açık Havada Oraya Buraya Dökülmeyecek Mahalle aralarında, yol kenarlarında biriktirilen, uçan, kirlenen, ıslanarak ekonomik değer kaybına uğrayan atıkların, ‘Sokakta Sıfır Atık’ mottosu ile Mahalle aralarında kontrolsüz birikiminin önüne geçilerek, günlük tahliye sistemiyle çevre kirliliği ve koku problemi ortadan kaldırılacak. Temiz ve yıpranmamış sıfır atıkların değerlerinde düşme olmadan satış avantajı yakalanacak. Farklı kategorilerde toplanan ürünler, ekonomiye yüksek katma değer sunacak. Kandıra İçin Çifte Kazanç Kandıra Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, projenin sadece bir çevre hareketi değil, aynı zamanda bir sosyal entegrasyon hamlesi olduğu vurgulandı. Aynı zamanda dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşların kayıt altına alınarak sisteme dahil edildiği proje, Kandıra’nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli bir katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çankaya Belediyesi’nden Dijital Dönüşüm Hamlesi Haber

Çankaya Belediyesi’nden Dijital Dönüşüm Hamlesi

Kamu hizmetlerini çağın gereklerine uygun hale getiren Çankaya Belediyesi, Dijital Çankaya Dijital Dönüşüm Projesi ile belediyecilik hizmetlerini uçtan uca dijitalleştirdi. İmar ve ruhsattan sosyal hizmetlere, başvuru ve randevu süreçlerinden iletişime kadar pek çok hizmet yeniden tasarlanarak vatandaşların çevrim içi ve mobil platformlar üzerinden hızlı ve kolay erişimi sağlandı. İMAR VE ŞEHİRCİLİK SÜREÇLERİ DİJİTAL ORTAMA TAŞINDI İmar ve Şehircilik Müdürlüğü bünyesindeki başvuru süreçleri Dijital Çankaya sistemi üzerinden çevrim içi olarak alınmaya ve yönetilmeye başlandı. İmar durumu, yol kotu, mimari proje, statik ve tesisat projeleri, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, yapı denetim ve eksper işlemleri dahil olmak üzere çok sayıda başvuru türü dijital ortama aktarıldı. E-imar süreci tasarlanırken her başvuru türü için ön inceleme ve analizler yapıldı, ilgili bürolarla koordinasyon sağlandı. Sistem devreye alındıktan sonra personele eğitimler verilerek vatandaşlar için teknik destek ve bilgilendirme çalışmaları da yürütüldü. ENTEGRE SİSTEMLERLE HIZLI VE GÜVENLİ İŞLEM Dijital Çankaya sistemi, EBYS ve Flexcity ile entegre çalışıyor. Vatandaşlar tarafından yapılan başvurular dilekçe niteliğinde otomatik olarak EBYS’ye aktarılırken, harç ve ödeme bilgileri Flexcity üzerinden kontrol edilerek sistem ekranlarında görüntüleniyor. Bugüne kadar sistem üzerinden 19 bin 504 başvuru alınırken, 12 bin 46 başvuru tamamlandı. Dijital süreçler sonucunda 507 yapı ruhsatı ile 53 yanan veya yıkılan yapı ruhsatı düzenlendi. RUHSAT VE DENETİM HİZMETLERİNDE DİJİTAL KOLAYLIK Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’ne bağlı işyeri ruhsatı, mesul müdür belgesi, 24 saat çalışma ruhsatı, mesafe uygunluk raporu ve ulusal bayram günlerinde çalışma ruhsatı başvuruları da Dijital Çankaya sistemi üzerinden yapılabiliyor. E-ruhsat sisteminde toplam 1.601 başvuru alınırken, 602 başvuru süreci tamamlandı. MOBİL BELEDİYECİLİK: ÇANKAPP Çankaya Belediyesi’nin Aralık ayı itibarıyla kullanıma sunduğu Çankapp mobil uygulaması, belediye hizmetlerini vatandaşların cebine taşıdı. Uygulama üzerinden başvuru ve işlemler yapılabiliyor, talep ve şikayetler fotoğraf eklenerek iletilebiliyor, başvuru süreçleri anlık olarak takip edilebiliyor. Sosyal destek, eğitim ve danışmanlık hizmetleri, öğrenci, genç ve engelli bireylere yönelik çalışmalar, sosyal tesisler, parklar, nöbetçi eczaneler ve duyurular tek platformda sunuluyor. Belediye borçları çevrim içi ödenebilirken, randevu ve hatırlatma bildirimleri de anlık olarak alınabiliyor. SOSYAL HİZMETLER TEK PLATFORMDA Çankapp içerisinde yer alan Çek Gönder özelliği sayesinde vatandaşlar çevre kirliliği, bozuk yol ve kaldırım gibi konuları fotoğrafla belediyeye iletebiliyor. Gündüz Bakım Evleri, Öğrenci Sofrası, Patili Dostlar ve Diş Hekimi hizmetleriyle sosyal belediyecilik uygulamaları da dijital ortamda erişilebilir hale getirildi. Öğrenciler QR kod ile ücretsiz akşam yemeğinden yararlanırken, sokak hayvanlarına yönelik hizmetler ve sağlık randevuları da uygulama üzerinden takip edilebiliyor. DİJİTAL RANDEVU VE YAPAY ZEKA Evlilik işlemleri için geliştirilen dijital randevu sistemi ile yeni yıldan itibaren başvurular Dijital Çankaya üzerinden alınmaya başladı. Bridge 360 Yapay Zeka Destekli Çağrı Merkezi ise vatandaşlara 7/24 bilgi sunarak sık sorulan sorulara hızlı yanıt veriyor ve başvuru süreçlerinde yönlendirme sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SÜT-D, İklim Değişikliğiyle Mücadelede 'Hızımızı Artıralım' Çağrısı Yaptı  Haber

SÜT-D, İklim Değişikliğiyle Mücadelede 'Hızımızı Artıralım' Çağrısı Yaptı 

Temiz enerjiye adil ve kapsayıcı bir geçiş için farkındalığı artırma ve harekete geçme çağrı günü olan 26 Ocak Uluslararası Temiz Enerji Günü’nde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu insan ve gezegen yararına temiz enerji için yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı, enerji verimliliği uygulamaları ve mevcut en temiz enerji teknolojileri ile iklim değişikliği mücadelemizde kimseyi geride bırakmadan temiz enerji lokomotifiyle hızımızı artıralım çağrısı yaptı. İklim Dostu, Erişilebilir ve Temiz Enerji 2015’te Birleşmiş Milletler(BM) 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı(SKA) ile 2030’a dek Aşırı yoksulluğu sona erdirme; Eşitsizlik ve adaletsizlik ile mücadele; İklim değişikliğini düzeltme için “Harekete Geç” diyerek çıktığımız yolda küresel başarımız düşük. SKA7: Erişilebilir ve Temiz Enerji ile SKA13:İklim Eylemi bugün kritik önemli.BM verisine göre 750 milyon insanın enerjiye erişimi yokken, yılda pişirme kirletici emisyonlarıyla 3,2 milyon erken ölüme, fosil kökenli hava kirliliğiyle 6 milyon ölüme, küresel sera gazı salımlarının yüzde 75’inden fazlasına da fosil kökenli yakmayla sebep olunuyor. Diğer yanda yenilenebilir kaynaklı kurulu enerji yatırımları gelişmekte olan ülkelerde her yıl artarak kişi başına 155 Watt’tan 341 Watt değerine ulaşsa da yeterli değil. Bu yatırımlarda her 1 dolar, fosil kaynaklı yatırımlara göre 3 misli istihdam yaratsa da, kademeli iyileşmeler olsa da SKA 7’nin “Herkes için uygun fiyatlı, karşılanabilir, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiye erişimi sağlama” hedeflerine ulaşmak mümkün değil. 2030’a dek yatırımların yılda 4 trilyon dolar’a ulaşması gerekiyor bilgisini veren SÜT-D Başkanı Prof.Dr. Filiz Karaosmanoğlu iklim dostu temiz enerjiye insan ve gezegenin erişim hakkı var dedi. Ülkemizin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi için Enerji Prof. Karaosmanoğlu “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2025 Kasım sonu verisine göre kurulu gücümüzde %26,5’i hidrolik enerji, %19,7’si doğal gaz, %18’i kömür, %11,9’u rüzgâr, %20,3’ü güneş, %1,4’ü jeotermal ve %2,1’i ise diğer kaynaklar yer alırken güneş ve rüzgârın payı üçte bir oranı ile yerli-temiz enerji için kazandığımız hızın ivmesinin artarak 2035’te dört katına çıkmasını bekliyoruz.Türkiye İstatistik Kurumu en son verisine göre ülkemizde 2023’te enerji:73,8; tarım:12,0; endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı:11,0; atık:2,3 yüzde oranlarında emisyona neden olurken toplam karbondioksit emisyonunda enerjinin payı ise yüzde 87,4 idi” sayılarına dikkat çekerek ülkemizin ikliim değişikliği mücadelesi için en iyi enerji yönetimi şart vurgusu yaptı. Enerjisini En İyi Yöneten İklimini de En İyi Yönetir Türkiye Uzun Dönemli İklim Stratejisi ile yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı, enerji verimliliği uygulamaları ve mevcut en temiz enerji teknolojileri tartışılamaz gereği ortaya konuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve sürdürülebilirlik odaklı eğitim, araştırma, proje gücünü ortaya koyarak “2048 Karbon Nötr İTÜ” hedefiyle ilerleyen İTÜ ana desteğinde 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde“Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde enerji masada olacak. Ev sahibi olduğumuz BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı(COP31; 9-20 Kasım 2026) öncesinde konusunun ilki ve teki paydaş platformu zirvemizde mevzuatı ilerleyen Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi ile Karbon Piyasası öncelikli başlıklar olacağını, SKA7 ve SKA13’ün irdeleneceğini ifade eden Dr. Karaosmanoğlu SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödül başvurusu sürüyor dedi. Temiz Enerji Lokomotifi Dr. Karaosmanoğlu güzelim ülkemizin yeşili, mavisi, yenilenebilir kaynak yüksek teknik potansiyeli, iklim dostu temiz enerji yatırımları için bizimle. İklim değişikliği mücadelemizde temiz enerji lokomotifiyle hızımızı artıralım çağrısı yaparak Uluslararası Temiz Enerji Günü kutlamasını sundu. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D): SÜT-D, sürdürülebilir üretim ve tüketim konusunda toplumda güçlü etki yaratmak için faaliyetler yaparak, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynak verimli, mevcut en iyi teknolojilerin kullanılması; çevre kirliliği,iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybı ile mücadele edilmesi; insan ve doğa dostu sürdürülebilir yaşam kültürü ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığının artırılması için çalışarak bilgi ve kapasite oluşturmak hedefi ile 2013 yılında kamu, iş ve akademi temsilcilerince kuruldu. SÜT-D etkinliklerinde akademi, eğitim kurumları,iş dünyası, medya, resmi erk, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler ile yakın iş birliğinde olma, “Sürdürülebilirlik Yönetimi” sosyal ve teknik yönleriyle uğraş vermeyi öncelikli görmekte, bugün ve yarında insanoğlunun refah ve konforu için sivil toplum yeşil ve mavi gücünü sunmaktadır.

Güzel Koku Hijyen Göstergesi Değil! Haber

Güzel Koku Hijyen Göstergesi Değil!

Solunan kimyasalların solunum sisteminde irritasyona, alerjik reaksiyonlara ve hatta astım gibi nezle-boğaz hastalıklarına sebep olabileceğine dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Temizlik kimyasallarının göz irritasyonu üzerindeki etkileri de araştırmalara konu olmuştur. Birçok kimyasal, doğrudan gözle temas ettiğinde yanma, sulanma veya kızarıklık gibi belirtilere neden olur.” dedi. Güçlü kokunun hijyen göstergesi olmadığına vurgu yapan Dr. Mamçu, çocuklar, hamileler, yaşlılar ve alerjik bünyelerin bu maddelerden daha fazla etkilendiğini ifade etti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, temizlik kimyasallarının yanlış ve gereksiz kullanımının insan sağlığına ve çevreye zararları ile doğru ve bilinçli temizlik alışkanlıklarının önemi hakkında bilgi verdi. Yanlış kullanılan temizlik kimyasalları sağlığa zarar veriyor! Ev temizliğinde sık kullanılan yüzey temizleyicileri ve dezenfektanların, çamaşır suyu (sodyum hipoklorit), amonyak, alkoller, kuaterner amonyum bileşikleri ve sentetik kokular gibi kimyasallar içerdiğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu maddeler mikropları öldürürken, yanlış veya sık kullanıldığında insan sağlığına da zarar verebilir.” dedi. Özellikle solunum yolu ile alınan zararlı maddelerin çeşitli sağlık sorunlarına yol açabildiğine işaret eden Dr. Mamçu, “Temizlik sırasında aerosol haline gelen kimyasallar, havada askıda kalan partiküller olarak solunabilir ve bu durum, solunum sisteminde irritasyona, alerjik reaksiyonlara ve hatta astım gibi nezle-boğaz hastalıklarına sebep olabilir. Ayrıca, temizlik kimyasallarının göz irritasyonu üzerindeki etkileri de araştırmalara konu olmuştur. Birçok kimyasal, doğrudan gözle temas ettiğinde yanma, sulanma veya kızarıklık gibi belirtilere neden olur.” şeklinde konuştu. Güzel koku olması, yüzeyin daha hijyenik olduğu anlamına gelmez! Temizlik maddelerinin kokusunun genellikle parfüm ve uçucu kimyasallardan geldiğini hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Koku olması, yüzeyin daha hijyenik olduğu anlamına gelmez.” dedi. Bazı ürünlerin mikropları öldürmeden sadece kokuyu bastırdığını ifade eden Dr. Mamçu, şöyle devam etti: “Güçlü koku daha fazla kimyasal solunması demektir. Bu kimyasallar, cilt irritasyonlarından solunum problemlerine kadar geniş bir sağlık spektrumunda olumsuz etkilere neden olabilir. Özellikle çocukların ve hamile kadınların kimyasallara maruz kalma riski, bu maddelerin cinsiyet bazında farklı etkileri ve çevresel etkileri, bilinçli tüketim gerekliliğini daha da ön plana çıkarıyor. Özellikle çamaşır suyu, asitli ürünler gibi başka temizleyicilerle asla karıştırılmamalı. Zehirli gaz açığa çıkabilir. Gerçek hijyen; doğru ürünün doğru miktarda ve doğru süre uygulanması ile sağlanır.” Temizlik sırasında ortamın havalandırılması şart! Masalar, tezgâhlar ve çalışma yüzeylerinin temiz ve dezenfekte edilmiş olmasının bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için son derece önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Temizlik malzemelerinin kullanımı esnasında havaya salınan kimyasalların solunmaması ve sonrasında ortamın havalandırılması yararlı olacaktır.” dedi. Sprey formdaki ürünlerin kapalı alanlarda kullanımının ise daha tehlikeli olduğunu kaydeden Dr. Mamçu, “Temizlik yaparken daha az kimyasal madde solumak için uygun havalandırma yapmak büyük önem taşır. Bu amaçla pencerelerin ve kapıların mutlaka açılması gerekir. İyi bir havalandırma, odanın havasındaki toksik maddelerin en aza indirilmesine yardımcı olur.” açıklamasını yaptı. Temizlik kimyasalları hassas gruplarda sağlık sorunlarına neden olabiliyor! Çocuklar, hamileler, yaşlılar ve alerjik bünyelerin bu kimyasallardan nasıl etkilendiğine değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Çocukların solunum yolları daha hassastır. Yüzeylere temas edip ellerini ağızlarına götürebilirler. Kimyasalların bazıları hamilelerde hormonal dengeyi etkileyebilir. Yaşlıların akciğer kapasitesi ve bağışıklık sistemi daha zayıf olabilir. Alerjik bünyeler ve astımlılarda burun akıntısı, hırıltılı solunum görülebilir.” uyarısında bulundu. Dr. Mamçu, Temizlik sonrası geçmeyen öksürük, nefes almakta zorlanma, baş dönmesi veya mide bulantısı, gözlerde şiddetli yanma, ciltte kızarıklık, kaşıntı veya yanma hissi, astım veya alerji belirtilerinde artış ortaya çıkmasının kullanılan ürüne bağlı olabileceğini hatırlattı. Gereksiz antibakteriyel ürün kullanımı, sağlık sorunlarına ve çevre kirliliğine yol açıyor! Antibakteriyel ürünlerin gereksiz kullanımının ne gibi sağlık ve çevre sorunları ortaya çıkarabileceği hakkında bilgi veren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Dirençli bakterilerin gelişmesi, bağışıklık sisteminin bozulması, cilt florasının bozulması gibi sağlık sorunlarına ve kimyasalların suya karışarak çevre kirliliği oluşturmasına neden olur.” dedi. Temizlik ürünlerinin içerisinde yer alan zararlı kimyasallardan korunmak için önerilerde bulunan Dr. Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı: “Temizlik ürünlerinin etiketlerini doğru okumak çok önemlidir. Hangi ürünün hangi içeriklerle temas etmemesi gerektiği hakkında bilgi sahibi olmak kimyasal reaksiyonla ortaya çıkabilecek olumsuz etkileri minimize eder. Kimyasal içeriği azaltılmış veya tamamen doğal ürünler tercih edilebilir. Evde sirke, karbonat ve limon gibi malzemelerle doğal temizlik ürünleri yapılabilir.

Kadıköy’de Sahil Temizliği Haber

Kadıköy’de Sahil Temizliği

Kadıköy Belediyesi, İstanbul Kalkınma Vakfı (İKV), İstanbul Avrupa Birliği (AB) Bilgi Merkezi ve AB Türkiye Delegasyonu iş birliğiyle 1 Kasım Cumartesi günü Caddebostan Sahili’nde ‘AB Sahil Temizleme Etkinliği’ düzenlendi. Avrupa Birliği’nin İklim Diplomasisi Haftası kapsamında, dünyanın birçok ülkesinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen etkinlikte; iklim değişikliği, çevre kirliliği ve atıkların ayrıştırılması konularında farkındalık yaratmak hedeflendi. Etkinliğe; Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Soydan Alkan, İKV Genel Sekreter Yardımcısı M. Gökhan Kilit, İstanbul’daki AB üyesi ülkelerin başkonsolosluk ve misyon temsilcileri, üniversite öğrencileri ve sivil toplum kuruluşlarının üyeleri katıldı. ‘AB Sahil Temizleme’ kampanyasının bir parçası olarak Caddebostan Sahili’ndeki atıkları temizlemek için toplandıklarını belirten İKV Genel Sekreter Yardımcısı Gökhan Kilit, “Aslında bu AB’nin küresel bir etkinliği. Özellikle bugün sahillerin temizliğiyle çöplerin denizlerimize karışmaması için dikkat çekeceğiz. Geçtiğimiz yıl bu kampanya 53 ülkede düzenlendi, 13 bine yakın gönüllü katıldı ve yaklaşık 400’e yakın etkinlik düzenlendi.” dedi. ATIKSIZ YAŞAM MİSYONU Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Soydan Alkan, “Bugün Caddebostan sahilinde, denizimizi ve çevremizi korumak için bir aradayız. Bu etkinlik, doğaya ve geleceğimize sahip çıkmanın güzel bir örneği. Kadıköy Belediyesi olarak uzun süredir ‘Atıksız Yaşam’ vizyonuyla, ilçemizde geri dönüştürülebilir atıkları topluyoruz. Ayrıca 334 geri dönüşüm kumbarası, 393 cam kumbarası, 182 atık pil kutusu ve her aile sağlığı merkezinde atik ilaç kutusu ile sistemli bir ayrıştırma sağlıyoruz.” şeklinde konuştu. 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi’nin koordinasyonuyla her yıl yaklaşık 5 bin ton atığın çöp sahalarına gitmesini önleyip ekonomiye kazandırdıklarını kaydeden Alkan, “‘Temiz deniz ve suyumuza sahip çıkma’ mottosuyla özellikle tesislerimizde yağmur sularını topluyor, bunları süpürge araçlarımızla çevre temizliğinde kullanıyoruz.” diye konuştu. Kadıköy’ün nüfus yoğunluğu ve ziyaretçi trafiğine dikkat çeken Alkan, “Kadıköy’ün ilçe nüfusu yaklaşık 460 bin. Ancak biz bu bütçeyle, hafta sonları ortalama 2 buçuk ila 3 milyon, hafta içi ise 1 buçuk ila 2 milyon insanın nefes alıp gezdiği bir ilçe. Biz 400 bin nüfusun bütçesiyle her gün yaklaşık 2 milyon kişiye hizmet sunuyoruz. Bu kapsamda etkinlik bizim için çok değerli.” ifadelerini kullandı. AMAÇ FARKINDALIK YARATMAK Kadıköy Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nden Nihan Ayışık, “Bu etkinlikteki amacımız sahil ve denizlerimizdeki kirliliğe dikkat çekip, farkındalık yaratmak. Sahili temizlerken atıkların, ayrı ayrı toplanmasına dikkat ediyoruz. Sigara izmariti ve peçete gibi çöpleri siyah poşette toplayıp çöp olarak alıyoruz. Kâğıt, plastik gibi geri dönüştürülebilir malzemeleri mavi poşetlerde topluyoruz. Böylece ekonomiye geri kazandırıyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.