Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevre Kirliliği

Kapsül Haber Ajansı - Çevre Kirliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Kirliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeşilay, Bağımlılıkların Çevre ve Ekosistem Üzerindeki Etkilerini Araştırdı Haber

Yeşilay, Bağımlılıkların Çevre ve Ekosistem Üzerindeki Etkilerini Araştırdı

26 Ekim 2026 tarihinde İstanbul Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirilen lansmana Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi'nden Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, Bahçeşehir Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Seval Palteki ve Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evşen Güzel katıldı. Raporda, tütün, alkol, uyuşturucu ve uyarıcı madde, kumar ve dijital bağımlılıklarla ilişkili faaliyetlerin çevre üzerindeki etkileri değerlendirildi. Raporda ayrıca iklim değişikliğinin bireylerin ruh sağlığı ve bağımlılık riskleri üzerindeki olası etkilerine dikkat çekilerek bağımlılıklar ile çevresel sorunlar arasındaki çift yönlü ilişki ele alındı. Araştırma, bazı psikoaktif maddelerin arıtma süreçlerinin ardından da sularda varlığını sürdürebildiğini ortaya koydu. “BAĞIMLILIKLAR SADECE İNSANA DEĞİL, ÇEVREYE VE TABİATA DA ZARAR VERİYOR” Programda konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılığın bireysel etkilerinin ötesinde toplumsal etkileri de olduğuna dikkat çekerek sözlerine başladı. Dinç, “Bağımlılık, yalnızca bir kişinin kendine zarar vermesi değildir. Bir kişinin ötesinde, toplumun da ciddi şekilde zarar gördüğü bir gerçekle karşı karşıyayız. Araştırmamızda bu konuda çok güçlü argümanlar var. Şunu görüyoruz ki bağımlılık aynı zamanda uçan kuşu, yüzen balığı, ormandaki ağacı, kırdaki çiçeği de ilgilendiriyor. Yani bağımlılıklar sadece insana değil, topluma, çevreye ve tabiata da zarar veriyor. Dolayısıyla bağımlılıklar sadece bireyin, toplumun ya da sosyolojinin meselesi değil, ekolojinin de meselesidir. Bu nedenle dünyaya karşı sorumlu insanlar olarak bağımlılıkların küresel ısınmaya etkisi, çevre kirliliği, diğer canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması konularında da sorumluluk taşıyoruz. Diğer yandan su tüketimiyle ilgili çok büyük bir tehditle karşı karşıyayız. Özellikle atıkların çevreye yayılması, toprağa, suya ve bitkilere bulaşması bakımından ciddi bir sorun söz konusu” dedi. Bağımlılık endüstrilerinin karbon ayak izi, su tüketimi ve atık üretimine ilişkin düzenli raporlama yapması gerektiğini ifade eden Dinç, “Bağımlılıklarla mücadelenin kapsamına çevrenin korunması ve iklim değişikliği perspektifinin de eklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bağımlılıkların önlenmesinin çevre ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına entegre edilmesi, eğitimlerde çevre sağlığı ve iklim değişikliğine de vurgu yapılarak bunların bağımlılık riskleri üzerindeki etkilerinin kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu. TÜTÜN ENDÜSTRİSİ YILDA YAKLAŞIK 80 MİLYON TON KARBON EMİSYONUNA NEDEN OLUYOR Raporda yer verilen Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, tütün üretimi ve tüketimi her yıl yaklaşık 80 milyon ton karbondioksit emisyonuna yol açıyor. Bu miktarın, yaklaşık 17 milyon benzinli aracın yıllık emisyonuna eşdeğer olduğu belirtiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 3,2 milyon hektar tarım arazisi tütün yetiştiriciliği için kullanılırken tütün üretiminde yılda 22 milyar ton su tüketiliyor. Küresel ormansızlaşmanın yüzde 5'i de tütün üretimiyle ilişkilendiriliyor. Türkiye'de yılda 150,4 milyar adet sigara tüketilmesi, sigara izmaritlerinden kaynaklanan çevre kirliliğinin boyutlarına da işaret ediyor. Raporda, alkol üretiminin su ve enerji tüketimi üzerindeki etkileri de ele alınıyor. Bir litre alkollü içecek üretimi için 9 ila 22 litre su kullanıldığı belirtilirken uyuşturucu ve uyarıcı madde üretiminin ormansızlaşma, doğal yaşam alanlarının kaybı ve kimyasal atık oluşumuyla ilişkisine dikkat çekiliyor. Avrupa'da gerçekleştirilen araştırmalara göre, bir kilogram sentetik uyuşturucu üretiminde yaklaşık 25 ila 43 kilogram kimyasal atık ortaya çıkıyor. BAZI PSİKOAKTİF MADDELER ARITMA SONRASINDA DA SULARDA KALABİLİYOR Raporun dikkat çeken bölümlerinden birini, Türkiye Yeşilay Cemiyeti öncülüğünde gerçekleştirilen “Atık Sulardaki Psikoaktif Maddelerin Çevreye Etkisi Araştırması” oluşturdu. Araştırma kapsamında İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Hatay, Samsun ve Trabzon'da bulunan yedi farklı atık su arıtma tesisinden toplam 98 numune analiz edildi. Çalışmada dokuz farklı psikoaktif maddenin insan vücudunda işlenmesiyle oluşan kalıntıları incelendi ve yapılan analizlerle arıtma süreçlerinin etkinliği değerlendirildi. Araştırma sonuçları, biyolojik arıtmanın psikoaktif maddelerin atık sulardan uzaklaştırılmasında önemli bir rol oynadığını gösterdi. Biyolojik arıtma uygulanan tesislerde incelenen maddelerin yüzde 82 ila yüzde 100'ü sudan uzaklaştırılırken biyolojik arıtma bulunmayan tesiste bu oranların belirgin şekilde daha düşük olduğu belirlendi. Araştırmada, MDMA maddesinin arıtılması en güç maddelerden biri olduğu ortaya kondu. Biyolojik arıtma uygulanmasına rağmen bazı tesislerde MDMA'nın sudaki miktarının yalnızca yüzde 9 azaldığı tespit edildi. Metamfetamin ve MDMA'nın arıtma sonrasında da sularda bulunması, bu maddelerin suda yaşayan canlılar açısından çeşitli riskler oluşturabileceğini gösterdi. DİJİTAL BAĞIMLILIKLARIN DA ÇEVRESEL BİR MALİYETİ VAR Raporda dijital teknolojilerin yoğun ve kontrolsüz kullanımının çevresel etkilerine de yer verildi. Çevrim içi kumarın da içinde bulunduğu dijital sektörlere hizmet veren veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 1 ila 2'sini oluşturduğu, bu tüketimin 2030 yılına kadar iki katına çıkmasının öngörüldüğü belirtildi. Ayrıca yapay zekâ sunucularının büyümesine bağlı olarak enerji tüketiminin, su ayak izinin ve karbon emisyonlarının artabileceğine dikkat çekildi. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAĞIMLILIK RİSKLERİNİ DE ETKİLEYEBİLİYOR Raporda, çevresel sorunların insan sağlığı üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Dünya genelinde hava, su ve kurşun kirliliği ile mesleki zararlı madde maruziyetlerinin yılda yaklaşık 9 milyon erken ölümle ilişkili olduğu belirtildi. On ülkeden 10 bin gencin katıldığı bir araştırmaya göre, 16-25 yaş grubundaki gençlerin yüzde 45'inden fazlası iklim değişikliğine ilişkin duygularının günlük yaşamlarını olumsuz etkilediğini ifade ediyor. İklim değişikliğinin yol açtığı stres, belirsizlik ve yaşam koşullarındaki değişimlerin bağımlılık riskleriyle ilişkisine dikkat çekilen raporda, çevre sağlığı ile bağımlılıkların önlenmesine yönelik çalışmaların birlikte ele alınmasının önemi vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayapa OSB’de Gündem Katı Atık Tesisi Haber

Kayapa OSB’de Gündem Katı Atık Tesisi

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Belediye Başkan Yardımcıları, Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) düzenlenen toplantıda ilçedeki sanayi bölgelerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Kayapa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Toy ve Bölge Müdürü Mukaddes Şanlı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda sanayi bölgelerinin ihtiyaçları ve sorunları konuşuldu. Toplantıda yapılması planlanan Kayapa-Kuruçeşme Katı Atık Bertaraf ve Depolama Tesisi, trafik ve çevre kirliliği konuları da gündeme geldi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Kayapa’nın ulaşımda yaşadığı sorunlarına dikkat çekerek, kurulması planlanan katı atık tesisinin getireceği ilave araç yükünden bahsetti. Yapılmak istenen tesisin yerinin yanlış olduğunu savunan Başkan Şadi Özdemir, “Biz orada yapılmasını istemiyoruz. Yüksek sesle bağırıyoruz. Bu durumu hukuka da taşıdık. Orada yapılması tamamen yanlış” diye konuştu. KARŞI GÖRÜŞE RAĞMEN YAPILIYOR Katı atık tesisinin belediye üzerinde getireceği çevresel yüke de değinen Başkan Şadi Özdemir, buradaki araç trafiğinin de artacağını belirterek, “Belediye olarak bütün kirlilikleri ortadan kaldıramayız. Biz kimseyle kavga etmeye gelmedik. ‘Şehri daha güzel nasıl yaparız?’ diye geldik. Ancak karşı görüş vermemize rağmen çöp tesisi kuruluyor. Bizim onayımız olmamasına rağmen taş ocağı, maden ocağı için izin veriliyor. İlçe belediyesinin yetkileri o kadar minimize edilmiş ki kıpırdayamıyorsunuz. İlçe belediyelerinin yetkilerinin yükselmesi gerekiyor” diye konuştu. NİLÜFER RİSKLİ BİR ALANDA İlçede taş ocağı kapasite artışı, İnegazi’de çimento fabrikası yapımı gibi girişimlerin bulunduğunu hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer riskli bir alanda. Katı atık tesisi ile ilgili de ‘TEKNOSAB’da olsun. Ürettiği enerji de orada kullanılsın’ dedik. OSB kanunlarına aykırı deniyor. Oralar kurmanın şöyle bir yararı var. Atıklar 5-6 ilçeden gelecek. Bunların hepsi çevre yolundan oraya bırakılacak. Böylece şehir trafiğini perişan etmeyecek” dedi. ÇEVRE HASSASİYETİ Kayapa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Toy, toplantının bölgelerinde olmasından duyduğu memnuniyeti belirterek, sorunların çözümü noktasında herkesle diyaloga açık olduklarını kaydetti. Bölgeden geçen ağır taşıt sayısı ve çöp tesisinin getireceği kamyon trafiğine dikkat çeken Toy, “Buradan yaklaşık 3 bin araç geçiyor. Bu çöplüğün yapılması ile birlikte herhalde bin araç daha geçmeye başlayacak. Toplam araç sayısı 4 bine ulaşacak. Bu yol kilitlenmeye başladı. İlerde daha kaotik bir hal alacak” diye konuştu. Program kapsamında Kayapa OSB Müdürü Mukaddes Şanlı bir sunumla bölge hakkında genel bilgi verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MESKİ’nin Dev Altyapı Yatırımının Temeli Erdemli’de Atıldı Haber

MESKİ’nin Dev Altyapı Yatırımının Temeli Erdemli’de Atıldı

Kentin dört bir yanında altyapı yatırımlarını aralıksız sürdüren MESKİ’nin AFD’nin finansman desteği ve İLBANK koordinesiyle hayata geçireceği projeyle, Tömük ve Arpaçbahşiş’te yaşayan binlerce yurttaş modern atıksu altyapısına kavuşurken, çevrenin korunmasına da önemli katkı sağlanacak. Seçer, proje detaylarını aktardığı konuşmasında kanalizasyon çalışmalarının Aralık 2027’ye kadar tamamlanmasının hedeflendiğini ifade ederek, atıksu arıtma tesisi ve derin deniz deşarjının da bitirilmesiyle beraber, sistemin 2028 yılının haziran ayında tam kapasiteyle çalışmaya başlayacağını ifade etti. Proje için İller Bankası koordinasyonunda 22 milyon Euro’luk AFD kredisi sağlandığını aktaran Seçer, “Yatırım bedelinin Türk Lirası karşılığı da 1 milyar 178 milyon lira. Burası için elzem olan bu projenin finansmanına eriştik ve çalışmaya başladık” diye konuştu. Mersin’de ortaya konulan belediyecilik anlayışına değinen Seçer, kamu kaynaklarının korunmasının ve doğru yatırımların hayata geçirilmesinin en önemli sorumlulukları arasında yer aldığını ifade etti. Seçer, “Bizim görevimiz çalışmak, hizmet üretmek ve vatandaş memnuniyetini sağlamaktır. Bizim görevimiz; sizlerin vergilerinden aktarılan belediye kaynaklarını gözümüz gibi korumak, kaynaklarımızı israf etmemek, doğru zamanlarda doğru yatırım yapmak, bölgemizi en iyi noktalara taşımaktır” ifadelerini kullandı., Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ‘Tömük-Arpaçbahşiş Kanalizasyon Şebeke Hattı, Atıksu Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjı Temel Atma Töreni’ne katıldı. Kentin dört bir yanında altyapı yatırımlarını aralıksız sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü’nün Fransız Kalkınma Ajansı’nın (AFD) finansman desteği ve İller Bankası (İLBANK) koordinesiyle hayata geçireceği projeyle, Tömük ve Arpaçbahşiş’te yaşayan binlerce yurttaş modern atıksu altyapısına kavuşurken, çevrenin korunmasına da önemli katkı sağlanacak. Törene Başkan Seçer’in yanı sıra; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekilleri Gülcan Kış ve Talat Dinçer, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, İller Bankası Bölge Müdürü Ünal Esen, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Meclis üyeleri, Mersin Büyükşehir Belediyesi ile MESKİ bürokratları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Yurttaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Seçer’e, Arpaçbahşiş Mahalle Muhtarı Ahmet Ali Açıkyörük ve Tömük Mahalle Muhtarı Osman Ülker tarafından çiçek takdim edildi. Büyükşehir Belediyesi Tömük Kadın Atölyesi’nden kursiyerler ise Mersin’in kültürel motiflerinden oluşan tablo ve el emeği ürünler hediye etti. Seçer, ‘Mega Yaz’ projelerini anlattı Temel atma töreninde konuşan Seçer, yaz döneminde Mersin genelinde çok sayıda yatırımın art arda hayata geçirileceğini belirtti. Seçer, ‘Mega Yaz’ adıyla başlattıkları konsept kapsamında, 15 vizyon projeyi hayata geçirerek, temel atma ve açılış törenlerinin yoğun şekilde devam edeceğini ifade etti. Konuşmasında, kısa süre önce ‘Tarsus Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi’nin temelini attıklarını hatırlatan Başkan Seçer, seçim öncesinde sözünü verdikleri ‘Müftü Deresi Yaşam Vadisi Projesi’nin ilk etabının da önümüzdeki günlerde başlayacağını söyledi. Mezitli’de ‘Vatan-Kuyuluk Bütünleşik Katlı Kavşağı’nın temelinin de kısa süre içerisinde atılacağını belirten Seçer, yatırımların Mersin’in tüm ilçelerinde sürdüğünü dile getirdi. Törene Mersin’in farklı ilçelerinin yanı sıra; Türkiye’nin çeşitli illerinden kente gelen yurttaşların da katıldığını ifade eden Seçer, yaz aylarında Mersin’in önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin dört bir yanından, her bir metrekaresi cennet ülkemin, her biri birbirinden güzel insanları, hoş geldiniz” dedi. “Bölge için elzem olan projenin finansmanına eriştik ve çalışmaya başladık” Proje hakkında konuşan Seçer, yaklaşık 7 yıl önce proje çalışmalarını başlattıklarından söz ederek, finansmana erişim sürecinin pandemi, deprem ve ekonomik krizler nedeniyle uzadığını belirtti. Proje için İLBANK koordinasyonunda 22 milyon Euro’luk AFD kredisi sağlandığını aktaran Seçer, “Türk Lirası karşılığı 1 milyar 178 milyon lira olan bu para hesabımızda. Burası için elzem olan bu projenin finansmanına eriştik ve çalışmaya başladık. Kanalizasyon sistemi şu anda döşeniyor. Temelini atacağımız bu proje, MESKİ’nin Mersin genelindeki 11. şantiyesi. Projelerimiz devam edecek” dedi. “Şebekemiz 2028’in haziran ayında tam kapasiteyle çalışmaya başlayacak” Proje detaylarından da söz eden Seçer, toplam 46 kilometrelik bir çalışma olacağını kaydetti. Bunun yanında arıtma, derin deniz deşarjı çalışmalarının da olacağını ifade eden Seçer, kanalizasyon çalışmalarının Aralık 2027’ye kadar tamamlanmasının hedeflendiğini ifade etti. Çalışmaların daha kısa sürede tamamlanmasını amaçladıklarını belirten Seçer, atıksu arıtma tesisi ile derin deniz deşarjının da bitiş tarihinin Haziran 2028 olduğunu, bu tarih itibarıyla tam kapasiteyle çalışmaya başlayacaklarını ifade etti. “Erdemli’de bugüne kadar yaptığımız, devam eden ve yapacağımız çalışmaların toplam bedeli 2 milyar 115 milyon lira” Projenin bölgedeki altyapı ihtiyacını karşılayacağını kaydeden Seçer, “Erdemli’de bugüne kadar yaptığımız, devam eden ve yapacağımız çalışmaların toplam bedeli 2 milyar 115 milyon lira” diye konuştu. Seçer, bölge için daha önce yaptıkları ve bitirdikleri içme suyu hattı şebekesini de aktararak, “Arpaçbahşiş’e 38, Tömük’e de 22 kilometre olmak üzere toplam 60 kilometrelik içme suyu hattı şebekesini yenilemiştik” dedi ve çalışmanın güncel değerinin 151 milyon TL olduğunu ifade etti. Çeşmeli Atıksu Arıtma Tesisi Kapasite Artırımı çalışmasının ihale aşamasında olduğunu ve Limonlu Kanalizasyon Projesi’nin de İLBANK’tan kredi onayı beklediğini dile getiren Seçer, çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Erdemli’de planlanan projelerden de bahseden Seçer, Kocahasanlı Mahallesi’nde proje çalışmaları devam eden butik bir otogar çalışmasının olduğunu sözlerine ekleyerek, 2027 yatırım programına alacaklarından ve aynı yıl sonuna kadar da bu çalışmayı bitireceklerinden söz etti. Seçer, çevre kirliliği sorunlarına değindi Kentlerin yaşayan organizmalar gibi sürekli hizmet ve bakım gerektirdiğini dile getiren Seçer, belediyeciliğin yalnızca yol ve altyapı yatırımlarından ibaret olmadığını, çevreyi koruyan sürdürülebilir projelerin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Çevre sorunlarının artık dünyanın ortak gündemi olduğuna dikkat çeken Seçer, insanların doğaya verdiği zararların yine insanlar tarafından giderilmeye çalışıldığını belirterek “Çevreyi biz kirletiyoruz ve sonra temizlemeye uğraşıyoruz. İnsanlık olarak çevreyi biz tahrip ediyoruz, florayı ve faunayı mahvediyoruz. Sonra da tamir etmeye uğraşıyoruz. Sağ elimizle bozuyoruz, sol elimizle yapmaya çalışıyoruz. Böyle bir sirkülasyon içerisindeyiz” ifadelerine yer vererek temiz çevrenin önemine değindi. Projeye katkı sunan kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Seçer, kendilerine krediyi temin eden AFD’ye, bu konuda koordinasyon görevini yapan İLBANK’a, MESKİ Genel Müdürlüğü’ne, Mersin Büyükşehir Belediyesi çalışanları ile yüklenici ve müşavir firmalara teşekkür etti. Seçer, bölgedeki nüfus artışı ve çevre konusuna değindi Tömük ve Erdemli bölgesinin uzun yıllardır sayfiye ve ikincil konut bölgesi olarak kullanıldığını, ancak pandemi sonrası bölgede yıl boyunca yaşayan vatandaş sayısında önemli bir artış yaşandığını belirten Seçer, vatandaşların şehirlerin kalabalığı, yoğunluğu ve kirliliğinden uzaklaşmak amacıyla bölgeyi tercih ettiklerini ama ikincil bir sorun olarak bölgedeki çevre kirliliğinin sinek oluşumunu doğrudan etkilediğini ifade etti. Seçer, sineklerin temiz alanlarda değil, kirli ortamlarda ürediğini hatırlatarak vatandaşların çevre temizliği konusunda daha duyarlı olması gerektiğini söyledi. Seçer, deniz kirliliğinin genel olarak deniz taşıtlarından oluştuğu kanaatinin aksine yüzde 85’inin insan ve karasal kaynaklı olduğunu ifade etti. Sigara izmaritleri, plastik şişeler ve çeşitli atıkların yağmur suyu sistemleri ve dereler aracılığıyla denize ulaştığını ve bu kirliliğin mikroplastik olarak yeniden insanlara döndüğünü söyleyen Seçer, çevre kirliliğinin yalnızca denizi değil, canlı yaşamını ve insan sağlığını da olumsuz etkilediğine dikkat çekti. “Bizim görevimiz çalışmak, hizmet etmek” Konuşmasında belediyecilik anlayışına da değinen Seçer, kamu kaynaklarının korunmasının ve doğru yatırımların hayata geçirilmesinin en önemli sorumlulukları arasında yer aldığını ifade etti. Seçer, “Bizim görevimiz çalışmak, hizmet ve vatandaş memnuniyetini sağlamaktır. Bizim görevimiz; sizlerin vergilerinden aktarılan belediye kaynaklarını gözümüz gibi korumak, kollamak, onun sorumluluğunu omuzlarımızda bir yük olarak hissetmek, bunun vebalini taşımamak, hassasiyet göstermek, kaynaklarımızı israf etmemek, doğru zamanlarda doğru yatırım yapmak, bölgemizi en iyi noktalara taşımaktır” ifadelerini kullandı. “Mersin emin ellerde” Yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasında uyumlu ve eş güdümlü bir iş birliğinin önemine değinen Seçer, siyasi ayrımlar gözetilmeksizin ortak hareket edilmesi halinde ülkenin çok daha iyi noktalara ulaşacağını ifade etti. Toplumsal birlik ve beraberlik mesajı veren Seçer, ortak sorumluluk bilinciyle hareket edilmesinin önemine vurgu yaparak, “Herkes şehrine iyi hizmet ederse ülkemiz cennet olur. Bu ülke hepimizin. Bu ülke şerefiyle, onuruyla Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıyan herkesindir. Etnik yapısı, inanç grubu, dili, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun, “Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin şerefli, onurlu yurttaşıyım” diyen herkes bu ülkenin öz evladıdır. Bu bilinçle çalışıyoruz. Mersin emin ellerde. İşini en iyi yapan kadrolar bizde emin olun. Mutlaka eksiğimiz var ama her geçen gün eksiklerimizi görerek daha iyi olmak için gayret ediyoruz. Bizim için gece gündüz, kış yaz, yağmur çamur yok, tatil yok. Bizim her anımız, 7 gün 24 saatimiz vatandaşımızın huzuru, refahı ve rahatı içindir. Bu bilinçle geldik bugünlere, bundan sonra da böyle devam edeceğiz” sözleri ile konuşmasını sonlandırdı. Törende ayrıca CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, ve Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız da birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Seçer’in, beraberindeki protokol üyeleri eşliğinde sahne önünde bulunan butonlara basmasıyla temel atıldı. Seçer, toplu fotoğraf çekimiyle sona eren törenin ardından yurttaşlarla sohbet etti. Proje hakkında… Gerçekleştirilecek olan proje kapsamında muhtelif çaplarda 36 kilometre kanalizasyon hattı, 10 kilometre uzunluğunda parsel bağlantı hattı yapımı ile birlikte 46 kilometre hat çalışması tamamlanacak. Temeli atılan yatırımla kanalizasyon şebekesinin yanı sıra 20 bin metreküp/gün kapasiteli atık su arıtma tesisi, 2 bin 500 metrelik derin deniz deşarj sistemi ve Terfi Merkezi inşa edilecek. Yatırım bedelinin 305 milyon 532 bin TL’lik kısmı kanalizasyon şebekesi, 872 milyon 614 bin TL’lik kısmı ise atıksu arıtma tesisi ve deniz deşarjı için kullanılacak olan projenin toplam maliyeti ise 1 milyar 178 milyon TL. Projenin tamamlanmasıyla birlikte yaklaşık 21 bini yerleşik olmak üzere yaz aylarında 70 bin kişiye varan nüfus hizmetten faydalanmış olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde Kritik Çağrı Haber

Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde Kritik Çağrı

Mayıs ayı, dünya genelinde arıların ve doğadaki kritik rollerinin en çok konuşulduğu dönem olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 20 Aralık 2017 tarihinde oy birliğiyle alınan kararla, her yıl 20 Mayıs tarihi “Dünya Arı Günü” olarak kutlanıyor. Bu özel gün, modern arıcılığın öncüsü kabul edilen Slovenyalı arıcı Anton Janša’nın doğum gününe ithafen belirlenirken aynı zamanda arıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve yaşamın sürdürülebilirliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekmeyi amaçlıyor. Arılar, yeryüzündeki en eski canlı türleri arasında yer alıyor ve yaklaşık 100 milyon yıldır doğanın dengesinin korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünya genelindeki gıda ürünlerinin yaklaşık yüzde 75’i, kısmen tozlaşmaya bağlı olarak üretiliyor. Bu durum, arıların yalnızca doğal yaşam için değil, insanlığın geleceği için de vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor. Ancak hızlı şehirleşme, yanlış tarım uygulamaları, iklim krizi, biyolojik çeşitliliğin azalması ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi nedenler arı popülasyonlarını ciddi biçimde tehdit ediyor. Dünya Arı Günü ise arılar ve yaşam arasındaki güçlü bağı hatırlatmak, toplumsal farkındalığı artırmak ve ekosistemin korunmasına yönelik ortak sorumluluğa dikkat çekmek açısından önemli bir fırsat sunuyor. Arıyı korumak ortak sorumluluğumuz. Çünkü “Arılar Varsa Gelecek Var.” Her yıl mayıs ayı boyunca Dünya Arı Günü kapsamında önemli farkındalık projeleri hayata geçiren Türkiye’nin lider bal markası* Balparmak, arıların yaşamın devamlılığına sağladığı katkıya vurgu yaparak, arıların doğal yaşam alanlarının ve sürdürülebilir arıcılığın desteklenmesi için tüm paydaşlara ortak hareket etme çağrısında bulundu. Migros’un Dünya Arı Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte, moderatörlüğünü şair, yazar, müzeci ve usta hikâye anlatıcısı Sunay Akın’ın üstlendiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” özel oturumunda konuşan Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, “Bugün burada verdiğimiz mesaj çok net: Arılar Varsa Gelecek Var. Biz arıları sadece bal ürettikleri için değil, yaşamın devamlılığı için taşıdıkları kritik rol nedeniyle önemsiyoruz. Arıların korunması; doğa, tarım ve gıda güvenliği açısından tüm toplumun ortak sorumluluğudur” dedi. Balparmak’ın, arı ürünleri markası olmanın ötesinde; Türkiye’de arı ürünleri sektörünün gelişimine öncülük eden, bilim temelli yaklaşımıyla güven inşa etmeyi odağına alan bir kurum olma vizyonuyla hareket ettiğini vurgulayan Altıparmak, şöyle devam etti: “Bugün biliyoruz ki arılar; gıda üretiminden biyolojik çeşitliliğe kadar yaşam döngüsünün merkezinde yer alıyor. Ancak iklim krizi, çevre kirliliği ve yaşam alanlarının azalması nedeniyle tüm canlılar gibi arılar da ciddi tehditlerle karşı karşıya. Bu nedenle biz de yıllardır yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünerek hareket ediyor, Balparmak Arıcılık Akademisi ile sürdürülebilir arıcılığı desteklemeye devam ediyoruz. Bu yaklaşımın en önemli parçalarından biri de kalite politikamız ve bilimsel çalışmalarımızdır. Balparmak Ar-Ge Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren APİLAB, arı ürünleri alanında Avrupa’nın en kapsamlı ihtisas laboratuvarları arasında bulunuyor. Burada Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen arı ürünlerini detaylı analizlerden geçiriyor, sadece doğallığından emin olduğumuz ürünleri sofralara sunuyoruz. Çünkü tüketici güveninin ancak bilimsel yaklaşım, yüksek kalite anlayışı ve şeffaflıkla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle bilgi birikimi, uzmanlığı ve bilimsel altyapısıyla sektöre katkı sunan bir bilir kurum olmayı önemsiyoruz. Balparmak Arıcılık Akademisi ile binlerce arıcıya ulaşılıyor Oturumda Balparmak’ın bilimsel yaklaşımı, Ar-Ge çalışmaları ve arıcılık ekosistemine katkıları hakkında bilgi veren Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı ise sürdürülebilir arıcılığın ancak bilimsel yaklaşım, eğitim ve kalite odaklı çalışmalarla mümkün olabileceğini belirtti. Damarlı, şöyle devam etti: “Balparmak olarak bilimi, kaliteyi ve izlenebilirliği arıcılık ekosisteminin merkezine koyuyoruz. Ar-Ge merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalarla tüketicilerimize doğal ve güvenilir ürünler sunarken, Balparmak Arıcılık Akademisi ile arıcılarımızın mesleki gelişimine katkı sağlıyoruz. Akademiyle temel hedefimiz; yaş ortalaması giderek yükselen arıcılık mesleğini gençleştirmek, kadınları ve gençleri sektöre kazandırmak ve bilimle desteklenmiş kaliteli arı ürünleri üretimini yaygınlaştırmak.” Damarlı, 2018 yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) katkılarıyla hayata geçirilen Balparmak Arıcılık Akademisi kapsamında arıcı adaylarına ve aktif arıcılara; uzaktan eğitim, gezici araç eğitimi ve uygulamalı sınıf eğitimi olmak üzere farklı modellerde eğitimler sunulduğunu aktardı. Akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan programlarla teorik bilginin sahadaki uygulamalarla birleştirildiğini belirten Damarlı, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaştıklarını ifade etti. “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi ikinci yılında Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi oturumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. 46 yıldır balın ve arıların sürdürülebilirliği için pek çok projeye imza atan Balparmak’ın, çocukların doğaya ve arılara yönelik farkındalığını artırmak amacıyla hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” resim projesinin ikincisi 23 Nisan’da başladı. Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü projede bu yıl çocuklara “Çevreci arı olsaydın, dünya için ne yapardın?” sorusu yöneltiliyor. Çocuklardan bu soruya hayallerini resme dökerek yanıt vermeleri bekleniyor. Çizdikleri resimleri 23 Nisan – 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında www.dunyaarigunu.com adresine yükleyen her çocuk için TEMA Vakfı’na fidan bağışı yapılacak. Bu yıl da 10 bin fidanlık bir hatıra ormanı oluşturulması hedefleniyor. Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Emel Damarlı, şunları söyledi: “Çocuklar, hayata geçirdiğimiz projelerde doğa için sorumluluk alan birer doğa elçisine dönüşüyor. Bu nedenle çocuklara yönelik çalışmalarımızı hiçbir zaman bir yarışma formatında kurgulamıyoruz. Çünkü bizim için her katılım çok değerli. ‘Doğa İçin Arı Gibi Düşün’ projemiz ile çocukların hayal güçlerini doğa sevgisiyle buluştururken, arıların yaşam için taşıdığı önemi yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Projeye katılan tüm çocukların eserleri www.dunyaarigunu.com sayfamızda sergileniyor. Ayrıca çocukların tamamına içinde çeşitli hediyelerin yer aldığı paketler ulaştırıyoruz. Bu projeye katılarak doğaya sevgiyle dokunan, yaptıkları resimlerle arıların ve yaşamın önemini hissettiren tüm çocuklarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.” Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğa arının önemi anlatılıyor Son yıllarda Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğu ağırladıklarını belirten Damarlı, şu bilgileri paylaştı: “Balparmak Kampüs’te son 4 yılda yaklaşık 9 bin çocuğu ağırladık. Pedagog eşliğinde gerçekleştirdiğimiz buluşmalarda, arının yaşamın sürdürülebilirliği açısından ne kadar önemli olduğunu anlatıyoruz. Çünkü arının ve doğanın izinden gitmek, bizim için bir sorumluluk.” *Türkiye pazarı toplam bal kategorisi 2025 Nielsen raporuna göre ciro (TL) bazında Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kandıra’da Atıklar Ekonomiye Dönüşüyor Haber

Kandıra’da Atıklar Ekonomiye Dönüşüyor

İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirilen Proje ile hem atıklar ekonomiye kazandırılacak hem de dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşlara günlük gelir sağlamasına katkı sunacak. İhale Süreci Tamamlandı: 2,5 Milyon TL’lik Ekonomik Değer Kandıra Belediyesi’nde düzenlenen ihaleye üç firma katılım sağladı. Bir yıl süreli ihale kapsamında; 500 bin kg karışık ambalaj atığı, 4 bin kg bitkisel atık yağ ve 20 bin kg tekstil atığı toplanması öngörülüyor. Toplamda 2,5 milyon TL’nin üzerinde bir piyasa değerine sahip olan bu atıklar, geri dönüşüm zincirinin ana halkasını oluşturacak. Hem Çevre Temizliği Hem Günlük Kazanç Projeye özel bir değer kazandıran Kandıra Belediyesi, geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren 67 vatandaşı, geleneksel olarak sürdürdükleri geri dönüşüm çalışmalarını kayıt altına alarak modern bir sisteme entegre ediyor. Planlanan modelle: dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşlar, günlük topladıkları malzemeleri Kandıra Belediyesi Atık getirme merkezine teslim ederek ödemelerini alacak, ilçe dışına çıkmadan ve nakliye masrafı ödemeden anında nakite çevrilecek. Atıklar Açık Havada Oraya Buraya Dökülmeyecek Mahalle aralarında, yol kenarlarında biriktirilen, uçan, kirlenen, ıslanarak ekonomik değer kaybına uğrayan atıkların, ‘Sokakta Sıfır Atık’ mottosu ile Mahalle aralarında kontrolsüz birikiminin önüne geçilerek, günlük tahliye sistemiyle çevre kirliliği ve koku problemi ortadan kaldırılacak. Temiz ve yıpranmamış sıfır atıkların değerlerinde düşme olmadan satış avantajı yakalanacak. Farklı kategorilerde toplanan ürünler, ekonomiye yüksek katma değer sunacak. Kandıra İçin Çifte Kazanç Kandıra Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, projenin sadece bir çevre hareketi değil, aynı zamanda bir sosyal entegrasyon hamlesi olduğu vurgulandı. Aynı zamanda dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşların kayıt altına alınarak sisteme dahil edildiği proje, Kandıra’nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli bir katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çankaya Belediyesi’nden Dijital Dönüşüm Hamlesi Haber

Çankaya Belediyesi’nden Dijital Dönüşüm Hamlesi

Kamu hizmetlerini çağın gereklerine uygun hale getiren Çankaya Belediyesi, Dijital Çankaya Dijital Dönüşüm Projesi ile belediyecilik hizmetlerini uçtan uca dijitalleştirdi. İmar ve ruhsattan sosyal hizmetlere, başvuru ve randevu süreçlerinden iletişime kadar pek çok hizmet yeniden tasarlanarak vatandaşların çevrim içi ve mobil platformlar üzerinden hızlı ve kolay erişimi sağlandı. İMAR VE ŞEHİRCİLİK SÜREÇLERİ DİJİTAL ORTAMA TAŞINDI İmar ve Şehircilik Müdürlüğü bünyesindeki başvuru süreçleri Dijital Çankaya sistemi üzerinden çevrim içi olarak alınmaya ve yönetilmeye başlandı. İmar durumu, yol kotu, mimari proje, statik ve tesisat projeleri, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, yapı denetim ve eksper işlemleri dahil olmak üzere çok sayıda başvuru türü dijital ortama aktarıldı. E-imar süreci tasarlanırken her başvuru türü için ön inceleme ve analizler yapıldı, ilgili bürolarla koordinasyon sağlandı. Sistem devreye alındıktan sonra personele eğitimler verilerek vatandaşlar için teknik destek ve bilgilendirme çalışmaları da yürütüldü. ENTEGRE SİSTEMLERLE HIZLI VE GÜVENLİ İŞLEM Dijital Çankaya sistemi, EBYS ve Flexcity ile entegre çalışıyor. Vatandaşlar tarafından yapılan başvurular dilekçe niteliğinde otomatik olarak EBYS’ye aktarılırken, harç ve ödeme bilgileri Flexcity üzerinden kontrol edilerek sistem ekranlarında görüntüleniyor. Bugüne kadar sistem üzerinden 19 bin 504 başvuru alınırken, 12 bin 46 başvuru tamamlandı. Dijital süreçler sonucunda 507 yapı ruhsatı ile 53 yanan veya yıkılan yapı ruhsatı düzenlendi. RUHSAT VE DENETİM HİZMETLERİNDE DİJİTAL KOLAYLIK Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’ne bağlı işyeri ruhsatı, mesul müdür belgesi, 24 saat çalışma ruhsatı, mesafe uygunluk raporu ve ulusal bayram günlerinde çalışma ruhsatı başvuruları da Dijital Çankaya sistemi üzerinden yapılabiliyor. E-ruhsat sisteminde toplam 1.601 başvuru alınırken, 602 başvuru süreci tamamlandı. MOBİL BELEDİYECİLİK: ÇANKAPP Çankaya Belediyesi’nin Aralık ayı itibarıyla kullanıma sunduğu Çankapp mobil uygulaması, belediye hizmetlerini vatandaşların cebine taşıdı. Uygulama üzerinden başvuru ve işlemler yapılabiliyor, talep ve şikayetler fotoğraf eklenerek iletilebiliyor, başvuru süreçleri anlık olarak takip edilebiliyor. Sosyal destek, eğitim ve danışmanlık hizmetleri, öğrenci, genç ve engelli bireylere yönelik çalışmalar, sosyal tesisler, parklar, nöbetçi eczaneler ve duyurular tek platformda sunuluyor. Belediye borçları çevrim içi ödenebilirken, randevu ve hatırlatma bildirimleri de anlık olarak alınabiliyor. SOSYAL HİZMETLER TEK PLATFORMDA Çankapp içerisinde yer alan Çek Gönder özelliği sayesinde vatandaşlar çevre kirliliği, bozuk yol ve kaldırım gibi konuları fotoğrafla belediyeye iletebiliyor. Gündüz Bakım Evleri, Öğrenci Sofrası, Patili Dostlar ve Diş Hekimi hizmetleriyle sosyal belediyecilik uygulamaları da dijital ortamda erişilebilir hale getirildi. Öğrenciler QR kod ile ücretsiz akşam yemeğinden yararlanırken, sokak hayvanlarına yönelik hizmetler ve sağlık randevuları da uygulama üzerinden takip edilebiliyor. DİJİTAL RANDEVU VE YAPAY ZEKA Evlilik işlemleri için geliştirilen dijital randevu sistemi ile yeni yıldan itibaren başvurular Dijital Çankaya üzerinden alınmaya başladı. Bridge 360 Yapay Zeka Destekli Çağrı Merkezi ise vatandaşlara 7/24 bilgi sunarak sık sorulan sorulara hızlı yanıt veriyor ve başvuru süreçlerinde yönlendirme sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.