Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevre Koruma

Kapsül Haber Ajansı - Çevre Koruma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Koruma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli Büyükşehir, 2025’te 16 bin 735 kilo atık topladı Haber

Kocaeli Büyükşehir, 2025’te 16 bin 735 kilo atık topladı

Çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir kent vizyonuyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, denizleri ve kıyıları korumaya yönelik örnek projeleriyle 2025 yılında da takdir toplamaya devam etti. Bu doğrultuda Büyükşehir Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’na bağlı Mavi Takım Kıyı Temizlik ekipleri, binlerce kilogram atığı doğadan temizleyerek hem deniz ekosistemini korudu hem de geri dönüşüme katkı sağladı. DENİZLER VE KIYILAR İÇİN GÜÇLÜ TEMİZLİK FİLOSU Kocaeli genelinde deniz, sulak ve kıyı alanlarda oluşan kirliliklerin temizlenmesi amacıyla Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Deniz ve Kıyı Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda görev yapan 4 adet deniz süpürgesi, 3 adet amfibi araç ve derelere kurulan bariyerler sayesinde deniz yüzeyinde ve kıyı hatlarında biriken atıklar düzenli olarak toplanarak çevre ve halk sağlığı korunuyor. MAVİ TAKIM KIYILARDA GÖREV BAŞINDA Deniz süpürgeleri ve amfibi araçların temizlik yapamadığı sığ ile kayalık/taşlık kıyı alanlarında ise özellikle plastik atıkların toplanması için 2022 yılında hayata geçirilen ve çevre bilincinin sahadaki en güçlü temsilcisi olan Mavi Takım ekipleri görev alıyor. Mavi Takım, Karamürsel-Ereğli sahil bandı, Başiskele sahili, Seka Park sahili ile Tütünçiftlik-60 Evler sahil bandında aktif olarak çalışmalarını sürdürüyor. 2025’TE 16 BİN 735 KİLOGRAM ATIK TOPLANDI Mavi Takım, 20 kişilik uzman kadrosu ve çevre dostu elektrikli araçlarıyla kıyı şeridinde titizlikle çalışmalarını sürdürürken, yalnızca 2025 yılı içerisinde 12 bin 147 kilogramı geri dönüştürülebilir olmak üzere toplam 16 bin 735 kilogram atığı kıyılardan toplayarak sahil ve deniz alanlarının sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalarıyla fark yarattı. Toplanan geri dönüştürülebilir atıklar, sıfır atık prensibi doğrultusunda geri kazanım tesislerine gönderilerek ekonomiye kazandırılırken, geri dönüşümü mümkün olmayan 4.588 kilogram atık ise düzenli depolama tesislerinde bertaraf edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara Büyükşehir Belediyesi Yılbaşı Gecesine Hazır Haber

Ankara Büyükşehir Belediyesi Yılbaşı Gecesine Hazır

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Başkent’te vatandaşların yılbaşı gecesini huzur ve güven içinde geçirebilmeleri için tüm hazırlıklarını tamamladı. Belediye’ye bağlı EGO, ASKİ ve Başkent 153 başta olmak üzere Fen İşleri, İtfaiye, Zabıta, Sosyal Hizmetler, Kent Estetiği ve Çevre Koruma Daire Başkanlıklarına bağlı ekipler, yılbaşı gecesi boyunca 7/24 esasına göre görev yapacak. Afet Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) oluşturulacak kriz masasında tüm birim temsilcileri hazır bulunacak ve olası acil durumlara hızlı bir şekilde müdahale edilecek. ULAŞIMDA AKSAMA YOK Yılbaşı gecesinde ulaşımın aksamaması için EGO Genel Müdürlüğü tarafından ek önlemler alındı. Metro seferleri saat 03.00’e kadar, otobüs seferleri ise ana hatlarda sabah saatlerine kadar saat başı olacak şekilde planladı. 48 metro ring güzergâhında 00.00–03.40 saatleri arasında 114 ilave servis devrede olacak. AŞTİ ve ilçe terminallerinde yaşanabilecek yolcu yoğunluğuna karşı da ilave tedbirler alınırken, zabıta ekipleri özellikle gıda denetimleri başta olmak üzere vatandaşların sağlığı için sahada olacak. ASKİ, ANFA, İTFAİYE… TÜM BİRİMLER TEYAKKUZDA ABB, yeni yıl öncesi kutlamaların yapılacağı meydanlarda da temizlik çalışmalarını tamamladı. İtfaiye Daire Başkanlığı, yılbaşı tatili süresince meydana gelebilecek olaylara anında müdahale edebilmek amacıyla her zaman olduğu gibi görev başında olacak. ASKİ Genel Müdürlüğü, su ve kanalizasyon arızalarına hızlı müdahale için çalışmalarını yılbaşı tatili süresince de devam ettirecek. Fen İşleri ve Kent Estetiği Daire Başkanlığı ekipleri ise olası kar ve buzlanmaya karşı teyakkuzda olacak. Yine Belediye güvenlik birimleri ve ANFA ekipleri de sorumluk alanlarındaki park ve meydanlarda 24 esasına göre görev yapacak. Başkentliler, yılbaşı gecesi her türlü talep ve bildirim için Başkent 153 Çağrı Merkezi üzerinden Belediye’ye ulaşabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAT’tan 6 Yılda 35 Milyar Liralık Dev Altyapı Yatırımı Haber

ASAT’tan 6 Yılda 35 Milyar Liralık Dev Altyapı Yatırımı

“Planlı, kurallı, kimlikli kent” hedefiyle çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, kent merkezi ve ilçelerde alt yapı eksiklerini tamamlıyor. Büyükşehir Belediyesi, Antalya’nın 19 ilçesi, 913 mahallesinde içme suyu, kanalizasyon ve atıksu ile ilgili çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. ALTYAPIYA 35 MİLYAR TL’LİK YATIRIM Son 6 yılda 35 milyar 505 milyon TL tutarında yatırım yapan ASAT, içme suyu, kanalizasyon ve arıtma tesisleri alanında Antalya’nın dört bir yanında kapsamlı projeleri hayata geçirdi. 19 ilçeyi kapsayan çalışmalar çerçevesinde 4 milyon 322 bin 799 metre içme suyu hattı ve 790 bin 460 metre kanalizasyon hattı inşa edilerek su kayıplarının azaltılması, hizmet sürekliliğinin sağlanması ve altyapı güvenliğinin artırılması hedeflendi. ANTALYA’NIN DENİZİ ASAT GÜVENCESİNDE ASAT, yalnızca içme suyu ve kanalizasyon alanında değil, çevre koruma ve sürdürülebilir su yönetimi konularında da önemli adımlar attı. Bu kapsamda 6 milyar 616 milyon TL tutarında arıtma tesisi yatırımı yapıldı. Merkez ve ilçelerde devreye alınan modern arıtma tesisleriyle atıksu arıtma kapasitesi artırıldı, çevreye duyarlı sistemler hizmete sunuldu. SÜRDÜRÜLEBİLİR VE KESİNTİSİZ HİZMET ANLAYIŞI ASAT Genel Müdürlüğü, 2019’dan bugüne yürüttüğü altyapı yatırımlarını Antalya’nın uzun yıllar sürecek ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde planladı. Kurum, bundan sonraki süreçte de suyun her aşamasında verimliliği artırmaya, çevre dostu uygulamaları yaygınlaştırmaya ve vatandaşlara kesintisiz hizmet sunmaya devam edecek. Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, 1 Nisan 2019’dan bu yana yürüttüğü çalışmalarla Antalya’nın altyapısına dev bir yatırım kazandırdı.

Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS Projesiyle Tüm Süreçlerini Mükemmelliğe Taşıyor Haber

Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS Projesiyle Tüm Süreçlerini Mükemmelliğe Taşıyor

Sürekli iyileştirme (Kaizen) anlayışıyla her seviyeden çalışanın gelişim süreçlerine aktif katılımını sağlayan, standartlaştırma ile her işin aynı kaliteyle yapılmasını güvence altına alan, KPI ve veri odaklı yönetim anlayışıyla kararlarını ölçülebilir sonuçlara dayandıran GÜRSİS; üretimden lojistiğe, kalite yönetiminden tedarik zincirine kadar tüm operasyonlarda israfın sistematik biçimde ortadan kaldırılmasını esas alıyor. Fazla üretimden beklemeye, gereksiz stoktan yeniden işlemeye kadar tüm kayıp alanlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen bu bütünsel dönüşümle Güriş Sanayi Grubu; maliyetlerini düşürmeyi, kalite ve hızını artırmayı, çalışan potansiyelini en etkin şekilde kullanmayı ve müşteri memnuniyetini kalıcı biçimde en üst seviyeye taşımayı amaçlanıyor. GÜRSİS, işletme süreçlerinin hatasız, hızlı, düşük maliyetli ve yüksek kaliteli şekilde yürütülmesini esas alan bütünsel bir operasyonel mükemmellik ve sürekli iyileştirme sistemi. A3 problem çözme, kök neden analizi (5N1K, 5 Neden, Balık Kılçığı), PDCA (Planla–Uygula–Kontrol Et–Önlem Al) gibi disiplinli problem çözme yöntemleriyle süreçlerin sürekli olarak izlenmesi, analiz edilmesi ve geliştirilmesi sağlanıyor. GÜRSİS Evi ile Güçlü Bir Kurumsal Kültür GÜRSİS yolculuğunun merkezinde yer alan GÜRSİS Evi, Güriş Sanayi Grubu’nun temel ilke ve yetkinliklerini temsil ediyor. Sağlık, iş güvenliği ve çevre koruma ilkeleri sistemin temelini oluştururken; güvenli devreye alma, yerinde kalite kültürü, tedarik süresinin azaltılması ve sürekli iyileştirme faaliyetleriyle şirket genelinde dünya standartlarında bir iş yapısı hedefleniyor. Standardizasyonun Gücü ile Verimlilik Artışı GÜRSİS kapsamında uygulanan standardizasyon yaklaşımı, tüm süreçlerde ortak yöntem ve kuralların hayata geçirilmesini sağlayarak kalite, verimlilik ve güvenilirliği artıyor. Kültürel Dönüşüm ve Çalışan Katılımı GÜRSİS, yalnızca bir verimlilik modeli değil aynı zamanda güçlü bir kültürel dönüşüm programı. Çalışanların ortak değerler etrafında birleşmesini sağlayan sistem; disiplinli, ölçülebilir ve sürekli gelişimi esas alan bir kurum kültürü inşa ediyor. Sürdürülebilirlik ile Entegre Dijital Uyum GÜRSİS sistemi, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterleriyle entegre bir yapı sunarak sürdürülebilirlik performansının dijital ortamda izlenmesini ve raporlanmasını mümkün kılıyor. “Birlikte Daha Güçlü” Vizyonu ile Geleceğe GÜRSİS’in sloganı olan “Birlikte Daha Güçlü!”, sistemin temel felsefesini yansıtmaktadır. 9 Eylül tarihinde canlı yayınla gerçekleştirilen GÜRSİS lansmanında, GÜRSİS Yürütme Kurulu ve Kolon Şampiyonları sürece resmen start verdi. Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS ile birlikte operasyonel mükemmelliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası haline getirerek; verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyetini aynı çatı altında buluşturan güçlü bir dönüşüm sürecini kararlılıkla sürdürüyor.

Karadeniz Limanları İçin Mavi Dönüşüm Başladı Haber

Karadeniz Limanları İçin Mavi Dönüşüm Başladı

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) tarafından Türkiye'nin (BTÜ) yürütücülüğünde kabul edilen ilk proje olma özelliği taşıyan çalışma ile bölge limanlarının sürdürülebilirliği desteklenecek, duyarlı denizcilik uygulamaları teşvik edilecek. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi (Blue Port Index For BSEC Countries)”projesinin açılış toplantısına; Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Birinci Yardımcısı, Büyükelçi Merve Kavakçı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, proje ortakları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Projenin açılış toplantısında konuşan Büyükelçi Merve Kavakçı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü hakkında bilgi vererek, proje geliştirme fonu faaliyeti kapsamında bilim, teknoloji, çevre koruma, enerji, tarım gibi alanlarda çalışmaların desteklendiğini kaydetti. Bursa Teknik Üniversitesi tarafından sunulan “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi” projesinin KEİ tarafından desteklenmesinin kendileri için önemli olduğunu belirten Kavakçı, bu çalışmanın Karadeniz limanlarına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Büyükelçi Merve Kavakçı: Bu proje ile sürdürülebilirlik teşvik edilecek BTÜ yürütücülüğündeki proje kapsamında, Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan üç limanın seçildiğini aktaran Kavakçı, “Bu çalışma ile sürdürülebilir ulaşım sistemlerini teşvik etmek, ekonomik, sosyal ve çevresel ihtiyaçlara yanıt veren politikaları güçlendirmek ve çevresel boyutun ulaştırma süreçlerine entegrasyonunu artırmak hedefleniyor. BSEC bölgesinde ulaşımın karbonsuzlaştırılması, emisyonların azaltılması ve alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu proje, güncellenmiş ekonomik gündemimiz açısından büyük önem taşıyor” dedi. Büyükelçi Kavakçı, proje hakkında detaylı bilgi vererek konuşmasını sonlandırdı. Rektör Çağlar: Projemiz Karadeniz havzasına önemli zemin oluşturacak BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi projesinin BTÜ’nün marka değerine önemli bir katkı sağlayacağını ifade etti. BTÜ yürütücülüğündeki çalışmanın, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından Türkiye’de desteklenen ilk ve tek proje olma özelliğini taşıdığını hatırlatan Rektör Çağlar, “Projemiz; limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı, geliştireceğimiz Mavi Liman İndeksi aracılığıyla daha sürdürülebilir, daha çevreci ve sosyal açıdan duyarlı denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi hedefliyor. Uluslararası ortaklı projemizin; Karadeniz havzasında daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir limanlar için önemli bir zemin oluşturacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Karadeniz limanlarına büyük katkı sağlayacak Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, projenin Bursa’ya, BTÜ’ye ve Karadeniz ülkelerine büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, KEİ tarafından kabul edilen Türkiye’deki ilk projede yer almaktan duyduğu gururu dile getirerek, çalışma hakkında bilgilendirmede bulundu. BTÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Erasmus Koordinatörü Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser, BTÜ’nün uluslararası projeleri hakkında katılımcılara bilgi aktardı. Bulgaristan Burgas Free Universitesi Rektörü Prof. Dr. Milen Baltov, projenin ve uluslararası ortaklığın öneminden bahsetti. Gürcistan Tourism Enstitüsü Direktörü Mamuka Berdansvili, projenin Karadeniz için çok değerli olduğunu belirtti. Proje neyi amaçlıyor? Proje, limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı ve Mavi Liman Endeksi (BPI) ile sürdürülebilir denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu çalışma ile Karadeniz limanlarını temsilen Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan 3 limanın; çevresel sürdürülebilirlik, altyapı, dijitalleşme gibi çeşitli kriterler açısından karşılaştırılması hedefleniyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, bölgesel kalkınmayı destekleyecek ve denizcilik alanında iş birliğini güçlendirecek politika önerileri için bilimsel bir temel oluşturulacak. BTÜ öncülüğünde yürütülecek proje, bölgesel denizcilik stratejilerine katkı sunacak. Uluslararası ortaklı proje Bursa Teknik Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen projenin uluslararası paydaşları arasında Bulgaristan Burgas Free Universitesi ve Gürcistan Tourism Enstitüsü yer alıyor. Projenin koordinatörlüğünü BTÜ Denizcilik Fakültesi, Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun üstleniyor. Proje ekibinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser ve Prof. Dr. Oğuz Başol, Proje Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Oya Güler ve Proje Destek Ofisi’nden Öğretim Görevlisi Melis Ece Özyiğit bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çin’de Sıfır Atık Bilinci Büyükşehir Örneğiyle Anlatıldı Haber

Çin’de Sıfır Atık Bilinci Büyükşehir Örneğiyle Anlatıldı

Sürdürülebilir bir gelecek inşa etme vizyonu ile hareket eden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, pilot şehir olarak yer aldığı SWAP projesi kapsamında Çin’de düzenlenen Başlangıç Çalıştayı’na katılım sağladı. Çalıştay’da Türkiye’nin Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi, Kocaeli’deki mevcut sıfır atık uygulamaları ve Büyükşehir’in Çevre Bilgi Sistemi ve Teşvik Projesi Altyapısının Oluşturulması ve Kullanılması Ortak Hizmet Projesi ile hayata geçirdiği “Sıfır Atık Noktaları” uygulaması “Sıfır Atık Noktaları” ve “Çevre Bilgi Sistemi” gibi altyapı çalışmaları katılımcı ülkelere aktarıldı. ATIK YÖNETİMİ ÇİN’DE KATILIMCI ÜLKELERE AKTARILDI Sürdürülebilir üretim ve tüketim, döngüsel ekonomi ve atık hiyerarşisi ilkeleri doğrultusunda kirlilik ve kaynak israfını azaltmak amacıyla 5 pilot ülkede hayata geçirilen proje süreci kapsamında Çin’de düzenlenen Başlangıç Çalıştayı’na Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve UNDP yetkilileri ile birlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adına Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Mesut Önem ile Sıfır Atık Şube Müdürü Hüseyin Kılıç katılım sağladı. Çalıştay’da Türkiye’nin Ulusal Atık Yönetimi Strateji ve Planı, Kocaeli’deki mevcut atık yönetimi uygulamaları ve sıfır atık iyi uygulama örnekleri katılımcı ülkelere anlatıldı. TÜRKİYE’Yİ SWAP PROJESİNDE KOCAELİ TEMSİL EDİYOR Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın desteğiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen SWAP projesi dünyada yalnızca Kocaeli, Tianjin, Freetown, Montevideo ve Tunus şehirlerinde uygulanıyor. SWAP projesi, sürdürülebilir üretim ve tüketim ile döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda sıfır atık ve sıfır kirlilik hedeflerine ulaşmayı amaçlarken, şehir düzeyinde entegre planlama, sürdürülebilir yatırımlar ve toplumun tümüne erişilebilir bilgi paylaşımı ile uzun vadeli bir sıfır atık vizyonunu destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Büyükşehir’e ‘Akıllı Şehir’ Ödülü Haber

Bursa Büyükşehir’e ‘Akıllı Şehir’ Ödülü

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin teknolojinin günlük hayatta uygulanabilmesi amacıyla geliştirdiği akıllı şehircilik projeleri bir bir ödül getiriyor. Geçtiğimiz aylarda, dünya genelindeki kentlerin akıllı şehircilik, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma alanlarındaki performanslarını değerlendiren ICF (Akıllı Topluluk Forumu) tarafından En iyi 7 kent (Top7 Intelligent Communities) listesine seçilen Büyükşehir Belediyesi, bu düzeyde ülkemizi temsil eden ilk şehir olma unvanını da kazanmıştı. Bursa’yı yeniden yeşil kimliğine kavuşturmak için çevre yatırımlarına ağırlık veren Büyükşehir Belediyesi, son olarak Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı tarafından ‘Akıllı Şehir Proje Uygulamaları’ ödülüne layık görüldü. ‘Entegre Çevre Haritaları’ projesine ödül Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı’nın organize ettiği ‘2025 KentFest Belediye Ödülleri’ töreni, İstanbul Ataşehir’de düzenlendi. Kentsel dönüşüm, şehircilik, mimarlık, yeşil enerji ve akıllı şehir teknolojileri alanında faaliyet gösteren öncü kurum ve uzmanların bir araya geldiği programda, ‘Kentsel Dönüşüm’, ‘Akıllı Şehir’, ‘İklim Değişikliği ve Sıfır Atık’ proje uygulamaları kategorilerinde ödüller verildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi de ‘Entegre Çevre Haritaları’ projesiyle ‘En İyi Akıllı Şehir CBS Geliştiren ve Veri Entegrasyonu Yapan Belediye Ödülü’nü almaya hak kazandı. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen projeyle, hava kalitesi, gürültü, atık yönetimi, su kirliliği ve ekosistem verilerinin dijital bir platformda bütünleştirilmesi sağlanıyor. Proje, ayrıca kent düzeyinde karar almayı güçlendiren veri bütünlüğü ve çevresel şeffaflık mekanizmaları da sunuyor. Örnek projelere yakından takip Ödül töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kendilerini ödüle layık gören Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı’na teşekkür ederken projede emeği geçen Büyükşehir Belediyesi ekibini de tebrik etti. Örnek projeleri yakından takip ettiklerini ve kendi uygulamalarını da diğer belediyelerle paylaştıklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, örnek projelerin herkese yol gösterici olmasını diledi. Konuşmasında kentsel dönüşüme de değinen Başkan Mustafa Bozbey, bu alandaki uygulamalarda bütüncül planlama ve parçalı uygulamaya geçilmesi gerektiğinin altını çizerek insanları mutlu eden kentsel dönüşüm sisteminin önemine vurgu yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli’de Temizlikte Yeni Dönem Haber

Denizli’de Temizlikte Yeni Dönem

Yıllar içerisinde yıpranan, kırılan ve sızıntı yaparak görüntü kirliliği ve kötü kokuya neden olan plastik çöp bidonlarının yerine modern, dayanıklı ve hijyenik konteynerler yerleştirildi. İlk etapta İstiklal, Çaybaşı, Saltak ve Mimar Sinan Caddeleri pilot bölge olarak seçildi. Bu caddelerdeki eski bidonlar tamamen kaldırılarak yerlerine toplam 100 adet yeni ortak kullanım konteyneri konuldu. Yeni sistem, hem çöp toplama düzenini kolaylaştırıyor, hem de cadde ve sokaklara daha estetik bir görünüm kazandırıyor. Ortak kullanım konteynerleri, vatandaşların daha temiz ve düzenli bir çevrede yaşamasına katkı sunarken, belediye ekiplerinin atık toplama verimliliğini de artırıyor. Daha yaşanabilir bir Denizli için… Çevre, Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Umut Somyürek, projenin şehir genelinde yaygınlaştırılmasının planlandığını belirterek, “Denizli’nin her noktasında çevre temizliğini önemsiyor, kentimizin estetik görünümünü korumak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ortak kullanım konteyneri uygulamamızla hem çevreye duyarlı bir temizlik sistemi oluşturuyor, hem de vatandaşlarımıza daha sağlıklı yaşam alanları sunuyoruz. Daha yaşanabilir bir Denizli için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Bu örnek uygulamanın, Denizli’de temizlik hizmetlerinde kalıcı bir dönüşüm yaratması ve kısa süre içinde tüm mahallelere yayılması hedefleniyor.

Yanlış Atık Yönetimi, Gezegenin En Büyük Tehdidi Haline Geldi! Haber

Yanlış Atık Yönetimi, Gezegenin En Büyük Tehdidi Haline Geldi!

Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, dünyayı bekleyen çevresel riskleri anlattı. Çevre sağlığı önemli ve hassas bir konu! Çevre sağlığının uzun yıllardır gündemde olması, pek çok bilimsel ve teknolojik gelişme sayesinde bu alandaki bilgimizin artmasına rağmen hala önemli ve hassas bir konu olma özelliğini koruduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Günümüzde atık suların arıtılmasından, suyun dezenfeksiyonuna, atık yönetiminden kirlilik izleme teknolojilerine kadar pek çok gelişim gösteren alan maalesef nüfus artışı ve üretim süreçlerinden çıkan pek çok atıkla başa çıkmakta zorlanmaktadır.” dedi. Güncel sorunlar, hava, su ve toprak kirliliği… Günümüzde farklı bölgelerde farklı çevresel sorunların kendini gösterdiğine işaret eden Dr. Adiller, “Sanayi bölgeleri ve yoğun nüfusa sahip şehirlerde hava kirliliği, su kirliliği, yanlış atık yönetiminden kaynaklı toprak kirliliği yoğun bir şekilde görülürken, bir yandan da iklim değişikliği su ve toprak gibi doğal kaynakları baskı altına almaktadır.” diye konuştu. Çevre kirliliği ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor! Çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini de değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, şöyle devam etti: “Aslında çevresel anlamda her türlü kirliliğin kısa ve uzun vadeli etkileri bulunduğu gibi doğrudan ve dolaylı etkileri bulunmaktadır. Hava, su ya da toprakta bulunan kirleticilerin bazıları kısa süreli anlık sağlık sorunları yaratırken bazıları uzun sürede kendini göstermekte ve ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Ayrıca bir çevre bileşeninde kendini gösteren kirlilik bir diğerinde bozulmaya yol açmakta ve beklenmedik sonuçlar doğurabilmektedir. Örneğin içerisinde zararlı maddeler bulunan bir su ile sulanan bitkiler gıda güvenliği riski oluşturabilmektedir.” Bir kot pantolon üretiminde 3 bin 781 litre su tüketiliyor Bireylerin günlük yaşamda alabileceği önlemlere de işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Bireyler günlük hayatlarında öncelikle çevre sağlığını koruma amaçlı önlemler almalıdırlar. Çünkü her ne kadar tüketiciler doğrudan çevreyi kirletmese de çevreyi kirleten üreticilerden aldıkları ürünlerle ya da fazla tüketimleri sonuçlarında ortaya çıkan atıklarla çevre kirliliğine ortak olmaktadırlar. Bu yüzdende her tüketici aldığı herhangi bir ürününün -ne kadar masum olursa olsun- üretim sürecinin çevreye zararı olduğunun bilincinde olmalıdır. Çünkü üretim sürecinde ortaya çıkan atıklar ne kadar doğru biçimde yönetilirse yönetilsin, her üretim sürecinde ortaya çıkan atık ya da kullanılan doğal kaynak çevrede bir iz bırakmaktadır. Bunun en önemli örneklerinden biri de su tüketimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin Birleşmiş Milletler Çevre Programı UNEP verilerine göre bir kot pantolon üretiminde 3 bin 781 litre su tüketilmektedir. Su sıkıntısı yaşadığımız bu günlerde bunun aslında hayatımız için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebiliriz.” şeklinde konuştu. Türkiye hızla “su fakiri” ülke olmaya doğru gidiyor Su kıtlığına dikkat çeken Dr. Adiller, şöyle devam etti: “Su canlı hayatı için en temel ihtiyaçlardan biridir. Ve bu kadar önemli olan bir ihtiyaç maalesef ülkemizde ve içinde bulunduğumuz coğrafyada iklim değişikliği etkisiyle giderek azalmaktadır. Ortadoğu ve Akdeniz ülkeleri iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer almaktadır. Ülkemiz su kaynakları açısından değerlendirildiğinde su stresi yaşayan ülkeler kategorisinde yer almakta ve hızla su fakiri ülke olma yolundadır. Bu noktada bizlere düşen doğrudan ve dolaylı olarak kullandığımız su miktarını azaltmaya çalışmaktır. Genellikle su tasarrufu denince akla diş fırçalarken musluğu kapatma önerisi gelmektedir. Ancak bu öneri çok kısıtlı bir tasarruf sağlamaktadır. Bireysel olarak kullandığımız su doğrudan ve dolaylı kullanım olarak 2 sınıfa ayrılır. Doğrudan kullandığımız su günlük ihtiyaçlarımız için musluğumuzdan tükettiğimiz suyu tarif etmektedir. Dolaylı kullandığımız su ise, tüm ihtiyaçlarımızın üretim süreçleri için harcanan su miktarını ifade etmektedir. Günümüzde büyük şehirde yaşayan bir kişinin doğrudan su tüketimi kabaca günlük 200 litre seviyesindedir. Ancak aynı kişinin ortalama günlük dolaylı su tüketimi 4 bin litrenin üzerinde olabilir. Örneğin satın aldığınız bir akıllı telefonun üretim süreçlerinde 12 bin litreden fazla su tüketilmektedir. Bu açıdan bakıldığında tüketim alışkanlığını değiştirmek yılda milyonlarca litre su tasarrufuna sebep olabilir.” Enerji tasarrufu da doğanın korunmasında önemli bir unsur Enerji tasarrufuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, şunları söyledi: “Enerji tasarrufu da benzer şekilde doğanın korunmasında ve sürdürülebilirlik konusunda bir diğer önemli unsurdur. Dünyanın pek çok ülkesinde yenilenebilir enerji yatırımları yapılsa da günümüzde hala enerji önemli bir oranda doğalgaz ya da kömür gibi fosil kaynaklar yardımıyla gerçekleştirilmektedir. Fosil yakıtlar yardımıyla üretilen bu enerjinin bedeli ne kadar önlem alınıyor olsa da hava kirliliği, karbon emisyonları ve hatta asit yağmurları olmaktadır. Hava kirliliğine bağlı ortaya çıkan hastalıklar, karbon emisyonlarındaki artıştan etkisini arttıran iklim değişikliği ve asit yağmurlarından kaynaklanan tarımsal verim kaybının bedeli ekolojik açıdan ve halk sağlığı açısından büyük olmaktadır. Ayrıca bu durumun geri çevrilmesi için ekonomik bedeller de ödenmektedir.” Araştırmalar kanımızda bile mikro boyutta plastik kalıntıları olduğunu gösteriyor Atık yönetiminde bireylerin sorumluluğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Dünyamızda hiçbir madde sınırsız değildir. Bunun yanı sıra bir madde bir anda yok olmaz. Üretim süreçlerinde kullanılan pek çok hammadde doğadan farklı şekillerde elde edilir ve doğadan elde edilen bu maddelerin bir rezerv miktarı vardır. Bu noktada ürünlerin kullanım ömürlerini doldurduktan sonra geri dönüştürülerek doğadan alınan hammadde miktarının azaltılması hem bu rezervleri korumakta hem de bu rezervlerin doğadan elde edilme süreçlerinde ortaya çıkabilecek kirlilik risklerini ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca bu ürünlerin geri dönüştürülmemesi ve atık haline dönüşmesi ciddi bir çevre sağlığı sorunu yaratmaktadır. Atıkların geri dönüştürülmediği her senaryoda bu atıklar ya yakılarak atmosfere karışarak ya da toprağın altında uzun yıllar boyunca bozulmadan kalacaklardır. Daha kötü şekilde yönetilmeleri bu atıkların sulara ve toprağa karışarak çevreye ve canlılara daha fazla zarar vermesine yol açacaktır. Örneklendirecek olursak günümüzde plastik tüketimi sonucunda ortaya çıkan atıkların doğru şekilde yönetilmemesi okyanuslarda ülkemiz yüzölçümünden daha büyük plastik atık adaları oluşmasına sebep olmuştur. Ayrıca yapılan araştırmalar kanımızda bile mikro boyutta plastik kalıntıları olduğunu göstermektedir.” diye konuştu. Devlet ve toplum el ele vermeli Çevre sağlığının korunmasında devletlerin ve yerel yönetimlerin öncelikli adımlarına da değinen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Günümüzde eşiğinde bulunduğumuz çevresel felaket ancak devlet, yerel yönetim ve halkın tam katılımlı çevreci bir yaklaşım benimsemesiyle mümkündür. Öncelikle devlet ve yerel yönetimlere düşen ilk görev kamu ve özel kurumlarda tam çevreci bir yaklaşım sergilenmesini sağlamaktır. Bu çevreci yaklaşımı sağlarken alanın uzmanlarının gerektiği noktalarda istihdam edilmesi, özellikle kamu ve özel sektörde sürdürülebilirlik ve çevre koruma ile ilgili konumlarda çevre mühendisleri ve çevre sağlığı teknikerlerinin istihdamının arttırılması ülke genelinde bu konudaki bilinci ve işlevselliği arttıracaktır. Ayrıca vatandaşların çevre bilincini ve ekolojik okuryazarlık seviyelerinin yükseltilmesi konusunda da çalışmalar yapılmasını desteklemek gerekmektedir.” ifadesinde bulundu. Çözüm fırsatı için geleceği beklemeyelim! Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Hava, su ve toprak kirliliği temel çevresel sorunlar olarak görülse de bu sorunların hayatın her bölümüne yansıması pek çok ciddi çevresel, yaşamsal, ekonomik ve sosyolojik sorun yaratmaktadır. Su stresi yaşadığımız günlerde su kaynaklarımızı kirletmemiz bizi su fakiri haline getirir. Suyu ve toprağı kirletmemiz kısa vadede gıda güvenliğini riske atar, uzun vadede ise toprak kaynaklarımıza zarar vererek tarımsal verimliliği düşürür ve kıtlığa sebep olabilir. Dünyanın farklı ülkelerinde geçmişte yaşanan pek çok çevresel felaket ülkemiz ve içerisinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanabilir. Çözüm fırsatı için geleceği beklemeyelim, gelecek nesiller için temiz bir çevre bırakmayı bile düşünmeye gerek yok. Günümüz nesli bile çok uzak olmayan bir gelecekte çevresel risklerle ciddi boyutta karşı karşıya gelebilir. O yüzden sorunun çözümü için yarını bile beklemeden bugünden çalışmaya başlamalıyız.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.