Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevreci Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Çevreci Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevreci Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gaziantep Büyükşehir Çöp Depolama Sahasında Organik Üretimle Yılda 28 Ton Hasat Yapıyor Haber

Gaziantep Büyükşehir Çöp Depolama Sahasında Organik Üretimle Yılda 28 Ton Hasat Yapıyor

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Merkez Katı Atık Düzenli Depolama Sahası’nda çöpten elde edilen enerjiyle kurulan modern domates ve çilek seralarını gezerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Topraksız tarım teknolojisiyle üretim yapılan seralarda domates hasadına katılan Şahin, çevreci üretim modelinin hem enerji verimliliğine hem de organik tarıma katkı sunduğunu belirtti. ATIK ISI TARIMSAL ÜRETİME DÖNÜŞÜYOR Çevre Koruma, Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Daire Başkanlığı kontrolünde işletilen Merkez Katı Atık Düzenli Depolama Sahası’nda düzenli depolanan katı atıklardan oluşan metan gazı, gaz motorları aracılığıyla elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Elektrik üretimi sırasında ortaya çıkan atık ısı ise seraların ısıtılmasında kullanılarak tarımsal üretime kazandırılıyor. Gaz motorlarının ceket ısısından elde edilen yaklaşık 80 derece sıcaklıktaki suyla toplam 1.400 metrekare üretim alanı ve 120 metrekare ısı merkezinden oluşan tesiste, 1.200 metrekare kapalı alanda tam otomatik topraksız tarım gerçekleştiriliyor. Hindistan cevizi kabuğunda yetiştirilen ve özel LED aydınlatmalarla fotosentez süresi artırılan seralarda yılda yaklaşık 20 ton domates ve 8 ton çilek üretiliyor. Seraların tüm enerji ihtiyacı ise çöpten elde edilen elektrikten karşılanıyor. ŞAHİN: “ÇÖPTEN ORGANİK ÜRETİME GEÇEN BİR HİKAYE OLUŞTURUYORUZ” İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Yaptığımız iklim master planında çöpün efektif olarak dönüşümünü sağlamak çok önemliydi. İlk etapta burada açığa çıkan ısı ile çilek seramızı oluşturmuştuk. Daha sonra domates seramızı da hazırladık. Gerçekten organik ürünlere çok ihtiyacımız var. Şu anda o kadar güzel bir koku var ki seramızda yoğun bir domates kokusu hakim etrafa. Çıkan ürünlerin hepsini de 65 yaş ve üstü vatandaşlarımıza ücretsiz dağıtıyoruz. Bu yaptığımız çalışmalardan dolayı sıfır atığa en yakın dünyadaki 20 şehirden bir tanesi olduk.” dedi. HEDEF İLK 3 ŞEHİR ARASINA GİRMEK Şahin, Gaziantep’in çevre alanındaki uluslararası hedeflerine de değinerek, “Şu an COP31’e hazırlanıyoruz. Kasım ayında Antalya’da olacak ve dünyanın dört bir yanından gelen çevre bakanlarına ev sahipliği yapılacak. Burada projeler konuşulacak. Biz de Gaziantep Modeli ile bu yaptığımız çalışmaları orada anlatacağız. Bu çalışmalarımızla da sıfır atığa en yakın ilk 3 şehir arasına girmeyi hedefliyoruz. Biz karıncalar gibi çalışıp dev eserler üreten bir ekibiz.” diye konuştu. TESİSTE GÜNLÜK 2 BİN TON ATIK ENERJİYE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Merkez Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi’ne günlük yaklaşık 2 bin ton evsel atık ulaşıyor. Düzenli depolama yöntemiyle oluşan metan gazından elektrik enerjisi üretilirken, tesis yaklaşık 4 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede enerji üretiyor. ATIKTAN ENERJİ, ENERJİDEN ORGANİK ÜRETİM Elektrik üretimi sırasında gaz motorlarından açığa çıkan atık ısı, tesis bünyesindeki seralarda değerlendirilerek organik domates ve çilek üretiminde kullanılıyor. Böylece atıklar yalnızca enerjiye değil, sürdürülebilir tarımsal üretime de katkı sağlıyor. Seralarda organik üretimin desteklenmesi amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Oğuzeli Hayvansal Atık Biyogaz Santrali’nde üretilen organik gübreler kullanılıyor. Çöp depolama sahasının elektrik enerjisi ihtiyacı ise Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne ait güneş enerji santrallerinden karşılanıyor. DÖNGÜSEL EKONOMİ MODELİ HAYATA GEÇİRİLİYOR Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, tesiste ortaya çıkan hiçbir yan ürünü israf etmeden döngüsel ekonomi anlayışıyla değerlendiriyor. Çöpten elde edilen metan gazı elektrik üretiminde, elektrik üretiminden ortaya çıkan atık ısı seralarda, biyogaz tesisinden elde edilen organik gübre tarımsal üretimde kullanılırken, tesisin enerji ihtiyacı da güneş enerji santrallerinden karşılanıyor. Bu uygulamalarla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, katı atık yönetiminden enerji üretimine, organik tarımdan yenilenebilir enerji kullanımına kadar uzanan çevreci ve sürdürülebilir belediyecilik anlayışını hayata geçirerek döngüsel ekonomi modeline örnek bir uygulama ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anavarza Bal, Dünyanın En Büyük Arı Oteli ile Guinness Dünya Rekoru’nun Sahibi Oldu Haber

Anavarza Bal, Dünyanın En Büyük Arı Oteli ile Guinness Dünya Rekoru’nun Sahibi Oldu

Guinness Dünya Rekorları hakeminin sertifikasını teslim ettiği, 15 metreyi aşan dünyanın en büyük ekolojik arı oteli arı ekosistemi için güvenli bir habitat oluştururken, biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği ve arı ölümlerine karşı küresel farkındalık yaratılması amacıyla hayata geçirilen örnek doğa koruma projesi olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin köklü ve yenilikçi bal markalarından Anavarza Bal, arıların ve polinatörlerin korunmasına yönelik örnek projeyi hayata geçirerek küresel çapta ses getiren bir başarıya imza attı. Marka bünyesinde kurulan “Yaşasın Arılar” departmanının öncülüğünde Adana’nın Kozan ilçesindeki çevreci üretim tesisinde kurulan Dünyanın En Büyük Arı Oteli, Guinness Dünya Rekorları tarafından resmi olarak tescil edilerek dünya rekoru ünvanını kazandı. Guinness Dünya Rekorları Hakemi ve Türkiye Temsilcisi Şeyda Subaşı Gemici tarafından gerçekleştirilen ölçüm ve incelemelerin ardından rekor sertifikası, düzenlenen törenle Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen’e teslim edildi. 15 metreyi aşan uzunluğu ve 3 metreye ulaşan yüksekliğiyle (15,11 x 3,2 x 0,50 m) dikkat çeken yapı, dünya genelinde giderek artan arı ölümlerine ve habitat kaybına karşı oluşturulmuş kalıcı bir ekolojik farkındalık anıtı olarak konumlanıyor. Arı otelleri, özellikle ekosistem için hayati öneme sahip olan ancak koloni halinde yaşamayan yalnız arı türleri için gece sığınağı, yuvalama alanı ve kış koruması sağlıyor. Yapının inşasında sedir, meşe, ceviz, dut ve kızılçam gibi doğal ve dayanıklı ağaçlar kullanılırken, kamış ve doğal odunsu materyallerle de farklı arı türlerine hitap eden çok katmanlı yaşam alanları oluşturuldu. Can Sezen: “Bu Rekorun Gerçek Sahipleri Arılar” Guinness Dünya Rekoru sertifikasını teslim alan Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen, konuyla ilgili olarak “Guinness Dünya Rekoru’nu almamız için bize ilham veren, doğanın en çalışkan canlılarından biri olan arıların yaşam hakkına dikkat çekiyoruz. Çeşitli ülkelerde arı hakları için oluşturulan protokollerin bir adımı olarak, Türkiye için uyguladığımız bu projeyle, ‘arılar varsa yaşam var, tarım var, gıda var’ mottosunu hayata geçirmiş olduk. Bu nedenle dünyanın en büyük arı otelini kurarken amacımız bir rekor kırmaktan çok daha fazlasıydı. Bu yapıyı, arıların ve polinatörlerin karşı karşıya olduğu tehditlere karşı güçlü bir farkındalık çağrısı olarak tasarladık. Yabani türdeki arılar, gıda üretimi ve ekosistemin en önemli kahramanlarından biri. Özellikle yabani arıların yaşam alanları giderek azalıyor. Dünya Arı Günü kapsamında hem farkındalık yaratacak hem de arılara gerçek bir yaşam alanı sağlayacak kalıcı bir proje hayal ettik. Bu fikir zamanla dünyanın en büyük arı oteline dönüştü. Guinness Dünya Rekoru bize uluslararası görünürlük kazandırdı, ancak bu rekorun gerçek sahipleri burada yaşam alanı bulacak binlerce arı olacak” dedi. Guinness Dünya Rekorları Hakemi ve Türkiye Temsilcisi Şeyda Subaşı Gemici de: “Anavarza Bal’ın hayata geçirdiği arı oteli, Guinness Dünya Rekorları kriterlerini başarıyla karşılayarak resmi olarak dünyanın en büyüğü ünvanını kazandı. Rekorun arkasında etkileyici bir yapı ve arıların korunmasına, biyolojik çeşitliliğe dikkat çeken güçlü bir farkındalık vizyonu bulunuyor. Bu yönüyle proje, küresel çapta örnek gösterilebilecek çevresel girişimler arasında yer alıyor. 2011 yılında rekorun sahibi İngiltere idi, Adana Kozan’da yapılan Anavarza Bal’ın arı oteli 2026 yılında Türkiye’ye bu rekoru getirmiş oldu” açıklamasında bulundu. Bir Rekordan Daha Fazlası Arılar İçin Yaşam Alanı Son yıllarda kentleşme, yoğun tarım uygulamaları, pestisit kullanımı ve doğal yaşam alanlarının azalması nedeniyle birçok yalnız arı türü uygun yuvalama alanı bulmakta zorlanıyor. Anavarza Bal tarafından hayata geçirilen dünyanın en büyük arı oteli, özellikle doğadaki tozlaşma döngüsünün görünmez kahramanları olan yalnız yaşayan arılar için güvenli bir habitat sunuyor. Arı otelleri koloni oluşturmayan, bal depolamayan ve her dişisi kendi yuvasını kuran yabani arılar için gece sığınağı, yuvalama alanı ve kış koruması sağlıyor. Bu yönüyle proje, biyolojik çeşitliliğin korunmasına somut katkı sunmayı hedefliyor. Tarım İçin de Kritik Öneme Sahip Bilim insanlarına göre dünya üzerindeki çiçekli bitkilerin yaklaşık yüzde 75’i ve tarımsal ürünlerin önemli bir bölümü polinatörlere ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle yabani arıların korunması yalnızca doğa için değil, gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıyor. Anavarza Bal’ın hayata geçirdiği dünyanın en büyük arı otelinin, bölgedeki doğal tozlaşmayı destekleyerek tarımsal verimliliğe de katkı sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Gübre, Growtech Antalya 2025’te Sürdürülebilir Tarımın Geleceğini Tanıttı Haber

Eti Gübre, Growtech Antalya 2025’te Sürdürülebilir Tarımın Geleceğini Tanıttı

Eti Bakır’ın gübre üretim markası Eti Gübre, dünyanın en kapsamlı tarım fuarlarından biri olarak kabul edilen Growtech Antalya’da yerini aldı. Bu yıl da modern tarım teknolojileri, sera sistemleri, tohum ve gübre inovasyonlarıyla tarım sektörünün kalbinin attığı buluşma noktası olan fuarda Eti Gübre, ziyaretçilerine yerli kaynaklarla üretilen yüksek verimli gübre çözümlerini ve çevreci üretim teknolojilerini tanıttı. GÜÇLÜ ÜRETİM ALTYAPISIYLA SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME Eti Gübre, Mardin ve Samsun’daki entegre tesislerinde, toplam 800 bin ton DAP ve 1 milyon 400 bin ton DAP eşleniği kompoze gübre üretim kapasitesiyle Türkiye’nin gübre arz güvenliğine katkı sağlıyor. Kendi bünyesinde ürettiği Amonyak, Sülfürik Asit ve Fosforik Asit gibi ara mamuller sayesinde dışa bağımlılığı azaltan Eti Gübre, sektörde rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturuyor. Bu sayede hem Türkiye’nin gübre tedarik zincirinde istikrar hem de Türk çiftçisinin uygun fiyatlı gübreye ulaşması sağlanıyor, tarımsal üretimin geleceği için çevre dostu bir değer zinciri kuruluyor. ‘TARIMIN GELECEĞİNİ SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜMLERLE DESTEKLİYORUZ’ Eti Gübre Satış ve Pazarlama Direktörü Kürşat Akın, fuarda yaptığı değerlendirmede, “Growtech Antalya, tarım sektörünün geleceğini şekillendiren yeniliklerin bir arada görülebildiği, uluslararası ölçekte çok değerli bir platform. Eti Gübre olarak biz de bu fuarda, ülkemizin bereketli topraklarında üretimin devamlılığını destekleyen yenilikçi çözümlerimizi tanıtma fırsatı bulduk. Tarımsal üretimde verimliliği artırmanın yolu, doğal kaynakları koruyarak sürdürülebilir bir üretim modeli geliştirmekten geçiyor. Biz doğadan aldığımızı yeniden doğaya kazandırıyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda, gübre üretiminde kullandığımız ara mamullerin yine gübre üretiminin hammaddesi olarak değerlendirilmesiyle sıfır atık hedeflerimize de önemli bir katkı sağlıyoruz. Geleceğin tarımını şekillendirecek inovatif gübre teknolojilerine ve yerli kaynaklara yatırım yapmayı sürdüreceğiz.” ifadelerinde bulundu.

Fatsa’dan Çıkan Bentonit, Avrupa Raflarını Dolduruyor  Haber

Fatsa’dan Çıkan Bentonit, Avrupa Raflarını Dolduruyor 

Bentonit madenini işleyerek kedi kumu üreten MCL Bentonite, sürdürülebilir madencilik, çevreci üretim ve Ar-Ge yatırımlarıyla Türkiye'nin doğal kaynaklarını küresel bir markaya dönüştürüyor. Üretiminin yüzde 95'ini ihraç eden şirket, 72 ülkeye ihraç ettiği bentonit ile Avrupa'nın raflarını doldurdu. Türkiye'nin doğal bentonit rezervleri son yıllarda küresel pazarda yükselen bir değer hâline geldi. Özellikle evcil hayvan ürünlerinde doğal içeriklere yönelik talep artışı, Türkiye'nin bentonit bazlı üretim kapasitesini ön plana çıkardı. Bu yükselişin merkezinde ise Ordu Fatsa'da faaliyet gösteren MCL Bentonite bulunuyor. Türkiye dünya pazarında zirvede Karadeniz Bölgesinden çıkan bentonit madenini işleyerek kedi kumuna dönüştüren MCL Bentonite, 70' i aşkın ülkeye ihracat ile Türkiye'yi pazarda zirveye ulaştırdı. Üretiminin yüzde 95'ini ihraç eden şirket, bugün 72 ülkeye ulaşarak sektörün en güçlü ihracat oyuncularından biri hâline geldi. Şirketin Genel Müdürü Burak Felek, 2025 için 40 milyon euro, 2026 için 48–50 milyon euro ciro hedeflediklerini belirterek, "Türk bentonitinin dünya pazarlarında kalite ve güvenin sembolü hâline gelmesi açısından önemli bir eşikteyiz. Bu başarıyı ülkemizin üretim gücüyle bütünleştirerek global ölçekte temsil etmekten gurur duyuyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Felek, "Fatsa fabrikamızdan çıkan Türk bentonitini premium kedi kumu markası haline getirip global pazarda daha yüksek katma değer yaratmayı hedefliyoruz. Ocak 2026 itibarıyla yeni tesisimiz de tamamlanacak. Bu tesis Fatsa'daki fabrikamıza ek bir proje olacak ve tamamen 'eco ürün' konseptiyle üretim yapacak" diye konuştu. Avrupa artık Türk kedi kumunu kullanıyor MCL Bentonite'in büyümesinde Avrupa pazarı kilit rol oynuyor. İhracat Direktörü Cavit İlhan Durmuş, bugün Avrupa'da büyük market zincirlerinin raflarında Türk üretimi kedi kumunun standart hâline geldiğini belirterek "Avrupa'nın neredeyse her ülkesinde ya kendi markamızla ya da private label üretimlerimizle raflardayız. Avrupa artık yerli üretim Türk kedi kumunu kullanıyor diyebiliriz" ifadelerini kullandı. 72 ülkeye ihracat yaptıklarını söyleyen Cavit İlhan Durmuş, "Büyük market zincirlerinde yüzde yüz Türk üretimi kedi kumunu konumlandırmak istiyoruz" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Faaliyet alanımız sadece Avrupa ile sınırlı değil. Halihazırda 72 ülkeye ihracat yapıyoruz ve bu bizim için güçlü bir referans noktası oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde, bu geniş dağıtım ağını kendi markalarımızla büyütmek ve global ölçekte markalaşmak en önemli stratejik hedeflerimiz arasında yer alıyor. 2026 itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri'nde de aynı başarıyı tekrarlayarak büyük market zincirlerinde yüzde yüz Türk üretimi kedi kumunu konumlandırmak istiyoruz. Bunun yanı sıra, Avustralya da yeni dönem için stratejik hedef pazarlarımız arasında bulunuyor. Bu hedefleri gerçekleştirmek için hem üretim kapasitemizi hem de lojistik ağımızı uluslararası standartlara uygun şekilde güçlendiriyoruz. Önümüzdeki üç yıl, MCL Bentonite'in global ölçekte kendi markalarıyla tanınan bir oyuncu haline geleceği dönüm noktası olacak."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.