Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevresel Performans

Kapsül Haber Ajansı - Çevresel Performans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevresel Performans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sinpaş Holding'den Sürdürülebilir Geleceğe Çok Sektörlü Yatırım Vizyonu Haber

Sinpaş Holding'den Sürdürülebilir Geleceğe Çok Sektörlü Yatırım Vizyonu

Türkiye'nin köklü yatırım gruplarından Sinpaş Holding, grup şirketlerinin farklı sektörlerde hayata geçirdiği çevresel yatırımları ve sürdürülebilirlik uygulamalarını uluslararası platforma taşıyacak. Yarım asrı aşan köklü geçmişiyle farklı sektörlerde yatırımlarını sürdüren Sinpaş Holding, sürdürülebilirlik yaklaşımını uluslararası standartlar ve ölçülebilir çevresel performans çalışmalarıyla destekliyor. Grup şirketleri bünyesinde Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Karbon Saydamlık Projesi (CDP) gibi ulusal ve uluslararası çerçeveler doğrultusunda yürütülen çalışmalar; karbon ayak izi hesaplamaları, sera gazı emisyonlarının izlenmesi, iklim risklerinin değerlendirilmesi ve çevresel performansın şeffaf biçimde raporlanmasına odaklanıyor. Ahmet Çelik: “Farklı sektörlerdeki gücümüzü ortak bir sürdürülebilirlik vizyonunda buluşturuyoruz” Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Çelik, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sinpaş Holding olarak yarım asrı aşan birikimimizle farklı sektörlerde güçlü bir yatırım ekosistemi oluşturduk. Bu çeşitliliği yalnızca ekonomik büyüklüğümüzün değil, sürdürülebilir geleceğe katkı sunma kapasitemizin de önemli bir parçası olarak görüyoruz. Grup şirketlerimizle kaynakların verimli kullanımını, çevresel etkilerin azaltılmasını ve yenilikçi teknolojileri önceliklendiriyoruz. COP31'e katılımımızı da bu ortak vizyonu uluslararası platforma taşıma fırsatı olarak değerlendiriyoruz.” ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi gibi uluslararası standartların yanı sıra yaşam döngüsü analizi (LCA), çevresel ürün beyanı (EPD) ve su ayak izi ölçümleri de grup bünyesindeki uygulamalar arasında yer alıyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları, atık ısı geri kazanımı, endüstriyel suyun yeniden kullanımı, yağmur suyu hasadı ve akıllı bina otomasyonları gibi uygulamalar ise sürdürülebilirliğin üretimden yatırıma, yapılaşmadan işletme süreçlerine kadar geniş bir alanda ele alınmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DeFacto’dan Sürdürülebilir Tedarik İçin İş Birliği Çağrısı Haber

DeFacto’dan Sürdürülebilir Tedarik İçin İş Birliği Çağrısı

Global moda markası DeFacto, sürdürülebilir tedarik zinciri alanındaki çalışmalarını Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Liderler Zirvesi’ne taşıdı. DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam, zirve kapsamında gerçekleştirdiği “Uyumdan İş Birliğine: Sürdürülebilir Tedariki Yeniden Düşünmek” başlıklı konuşmasında şirketin tedarik zincirinde ortak dönüşümü merkeze alan yaklaşımını anlattı. “Tedarik zincirinde gerçek dönüşüm iş birliğiyle mümkün” DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam, zirvenin farklı sektörlerden şirketlerin deneyimlerini ve çözüm yaklaşımlarını paylaşması açısından önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Liderler Zirvesi, sürdürülebilirlik alanında karşı karşıya olduğumuz ortak sorunları ve bu sorunlara geliştirilen farklı yaklaşımları küresel ölçekte değerlendirmek açısından çok değerli bir buluşma. Bugün tedarik zincirlerinde gerçek bir dönüşüm yaratmak için şirketlerin kendi operasyonlarının ötesine geçmesi ve iş ortaklarıyla birlikte hareket etmesi gerekiyor. DeFacto’da karbon ayak izimizin yaklaşık yüzde 95’i Kapsam 3 emisyonlarından geliyor. Bu nedenle sürdürülebilir tedariki, tedarikçilerimize hedefler koyduğumuz ve bu hedeflere uyum beklediğimiz tek yönlü bir süreç olarak görmüyoruz. Enerji, su ve karbon verimliliği alanlarında dönüşüm fırsatlarını birlikte değerlendiriyor, teknik kapasitenin gelişimini destekliyor ve finansmanı da dönüşümün önemli bir parçası olarak ele alıyoruz.” DeFacto’da Tedarik Ziciri, Sürdürülebilirliğin Merkezinde DeFacto, sürdürülebilir tedarik yaklaşımını 2023 yılında Tedarik ile Sürdürülebilirlik ve KSS fonksiyonlarını aynı yönetim yapısı altında bir araya getirerek daha bütüncül bir yapıya taşıdı. Şirketin Tedarik Zincirinde Sürdürülebilir Dönüşüm Programı kapsamında sosyal uygunluk, insan hakları, çevresel performans, iklim odaklı tedarikçi dönüşümü, sürdürülebilir ham madde kullanımı, izlenebilirlik, veri yönetimi ve kapasite geliştirme çalışmaları tek bir yönetim modeli altında yürütülüyor. Program, 503 aktif tedarikçi ve 3.776 üretim tesisini kapsayan geniş bir tedarik ekosisteminde uygulanıyor. DeFacto’nun 29’u Türkiye’de, 21’i yurt dışında olmak üzere 50 ülkeye yayılan tedarik ağı içinde belirlediği 50 stratejik tedarikçi, dönüşüm çalışmalarının öncelikli odağını oluşturuyor. Tedarikçilerin performansı operasyonel kriterlerin yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim göstergeleri üzerinden de değerlendirilirken; eğitim, geri bildirim ve iyileştirme çalışmalarıyla gelişimleri destekleniyor. Bu modelle DeFacto, sürdürülebilirliği tedarik zincirinin dışında yürütülen ayrı bir uyum alanı olmaktan çıkararak satın alma ve tedarikçi yönetimi kararlarının doğrudan bir parçası haline getiriyor. Böylece şirket, tedarikçileri yalnızca belirlenen standartlara uyum sağlayan paydaşlar olarak değil, dönüşümün birlikte gerçekleştirildiği stratejik iş ortakları olarak konumlandırıyor. DeFacto, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Sürdürülebilir Tedarik Koalisyonu’na Türkiye’den Katılan İlk Şirket Oldu! DeFacto, sürdürülebilir tedarik alanındaki deneyimini uluslararası iş birliklerine de taşıyor. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilir Tedarik Koalisyonu’na Türkiye’den katılan ilk şirket olan DeFacto, koalisyon kapsamında izlenebilirlik, tedarikçi gelişimi, sorumlu ham madde kullanımı, kaynak verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması, insan hakları ve çalışma koşulları gibi alanlardaki deneyimini farklı ülke ve sektörlerden kuruluşlarla paylaşıyor. Şirketin bilim temelli emisyon azaltım hedefleri Bilim Temelli Hedefler Girişimi tarafından doğrulanırken, DeFacto 2025 yılında CDP Tedarikçi Katılım Değerlendirmesi’nde A Liderlik Seviyesi elde etti. Önümüzdeki dönemde ise tedarik zincirindeki karbon azaltım çalışmalarının hızlandırılması, tedarikçilerin iklim dönüşüm kapasitesinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir ham madde kullanımının yaygınlaştırılması ve dijital izlenebilirlik uygulamalarının geliştirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı Haber

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı

2027 yılında Türkiye'ye gelecek olan tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA, bağımsız çevresel değerlendirme programı Green NCAP’in verdiği en yüksek derece olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni almaya hak kazandı. Bu derece, MICRA’nın hava kalitesi, enerji verimliliği ve sera gazı emisyonları gibi temel alanlardaki güçlü çevresel performansını teyit ediyor. Green NCAP, pek çok değerlendirmeden farklı olarak aracın üretimden kullanıma, kullanım ömrünün sonundaki geri dönüşüm sürecine kadar tüm yaşam döngüsünü hesaba katıyor. Böylece müşterilere, aracın genel çevresel etkisine ilişkin bağımsız bir ölçüt sunuyor. Yeni MICRA’nın Green NCAP’ten aldığı beş yıldız ne anlama geliyor? Green NCAP’in beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, çevresel performans açısından programın ulaşılabilecek en üst seviyesini temsil ediyor ve yalnızca kuruluşun “çok iyi elektrikli araçlar” olarak tanımladığı modellere veriliyor. Tamamen elektrikli yeni MICRA, Green NCAP testlerinin tüm başlıklarında güçlü sonuçlar elde etti. Araç, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3, Sera Gazları’nda ise 10 üzerinden tam 10 puan aldı. Green NCAP ayrıca aracın soğuk hava performansını “İyi” olarak değerlendirdi. Yeni MICRA’nın kompakt boyutları verimliliğe ve günlük kullanıma nasıl katkı sağlıyor? Eğlenceli, kompakt ve çevik bir elektrikli otomobil olarak tasarlanan yeni MICRA, dört metrenin altındaki uzunluğu ve 1,8 metreyi aşmayan genişliğiyle Avrupa şehirlerinin sokaklarında kolay kullanım sunarken Green NCAP’in ortaya koyduğu üst düzey sürdürülebilirlik performansını da karşılıyor. Müşteriler, pazara göre değişen donanım seçeneklerine bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh batarya versiyonları arasında seçim yapabiliyor. 40 kWh batarya 80 kW’a, 52 kWh batarya ise 100 kW’a kadar DC hızlı şarjı destekliyor. Rejeneratif frenleme ve Nissan’ın e-Pedal teknolojisi de günlük sürüşte verimliliği destekliyor. 100 km’de yalnızca 14,2 kWh enerji tüketen MICRA, verimlilik alanındaki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. MICRA, Avrupalı müşteriler için nasıl tasarlandı? Özellikle Türkiye’nin de içinde yer aldığı Avrupalı müşteriler düşünülerek geliştirilen altıncı nesil MICRA, bu köklü model adının tamamen elektrikli bir otomobile dönüşümünü temsil ediyor. Kompakt boyutları Avrupa’nın kentsel yaşamına ve dar sokaklarına son derece uygunken, sunduğu menzil ve şarj kabiliyeti müşterilere gerektiğinde şehir dışına da rahatlıkla çıkabilme esnekliği sağlıyor. Dış tasarımı Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirilen model, kendine özgü Nissan kimliğiyle öne çıkıyor. Belirgin çamurluk kavisleri ve karakteristik aydınlatma imzası, otomobile MICRA’nın önceki beş neslinde oluşan kişiliği ileri taşıyan etkileyici bir karakter kazandırıyor. İç mekânda ise Google built-in özellikli NissanConnect ve şarj duraklarını da hesaba katan rota planlama gibi bağlantılı teknolojiler, günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Nissan AMIEO Ürün, Marka ve Pazarlama Stratejisi’nden Sorumlu Bölge Başkan Yardımcısı Clíodhna Lyons şunları söyledi: “Yeni MICRA, elektrifikasyon stratejimizin Avrupalı müşterilerin ihtiyaçları etrafında tasarlanmış otomobillere nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Green NCAP’ten alınan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, müşterilerin MICRA’dan beklediği özgün tasarım, kullanışlı menzil ve günlük kullanım kolaylığının yanı sıra hedeflediğimiz verimliliğin de bağımsız bir kuruluş tarafından tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. “Avrupa’da elektrifiye ürün gamımızı genişletmeye devam ederken, müşterilerimize farklı ihtiyaç ve yaşam tarzlarına uygun olarak yüzde 100 elektrikli modeller ile sınıfının öncüsü e-POWER teknolojisini de içeren hibrit modeller arasında seçim imkânı sunuyoruz. Elektrikli mobiliteye Nissan’ın kendine özgü karakterini taşıyan MICRA, bu portföyün önemli bir parçası.” İttifak, yeni MICRA’ya nasıl destek sağlıyor? Renault ile iş birliği içinde geliştirilen yeni MICRA, Nissan’ın Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı’nın ölçek avantajından yararlanarak Avrupa için verimli bir şekilde elektrikli araç geliştirirken kendine özgü kimliğini nasıl koruduğunu gözler önüne seriyor. Bu yaklaşım, günümüz tüketicilerinin sürekli değişen ihtiyaçlarına yanıt vermek için iş birliklerinden yararlanarak araçları pazara daha hızlı sunmayı öngören Nissan gelecek vizyonunun temel unsurlarından birini oluşturuyor. Sıkça Sorulan Sorular S: Yeni Nissan MICRA, Green NCAP’ten hangi dereceyi aldı? C: Tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA; %94’lük genel puanın yanı sıra Temiz Hava’da 10 üzerinden 9,1, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3 ve Sera Gazları’nda 10 üzerinden 10 puan alarak Green NCAP’in en yüksek derecesi olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni elde etti. S: Beş yıldızlı Green NCAP Sürdürülebilirlik Derecesi nedir? C: Beş yıldız, Green NCAP’in verdiği en yüksek Sürdürülebilirlik Derecesi olup kuruluşun web sitesinde “genel olarak mükemmel performans” şeklinde tanımlanıyor. Green NCAP metodolojisi, araçların çevresel performansını Temiz Hava, Enerji Verimliliği ve Sera Gazları başlıkları altında, aracın yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan çevresel etkileri de hesaba katarak değerlendiriyor. S: Yeni Nissan MICRA’nın menzili ne kadar? C: Yeni Nissan MICRA, donanıma bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh olmak üzere iki batarya seçeneğiyle sunuluyor. Bu iki seçenek, müşterilerin sürüş ihtiyaçlarına en uygun menzil ve batarya kapasitesi kombinasyonunu belirlemesine olanak tanıyor. S: Yeni Nissan MICRA nerede tasarlanıp üretiliyor? C: Avrupalı müşteriler için geliştirilen yeni MICRA’nın dış tasarımı, Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirildi. Model, AmpR Small elektrikli araç platformu üzerinde, Fransa’nın Douai kentindeki Ampere ElectriCity tesisinde üretiliyor. S: Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı, yeni Nissan MICRA’nın geliştirilmesinde nasıl bir rol oynadı? C: Yeni MICRA, Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı bünyesinde, ortak elektrikli araç uzmanlığı ve Ampere’in AmpR Small elektrikli araç platformu kullanılarak geliştirildi. Nissan, İttifak’ın sağladığı bu imkânları Nissan Design Europe imzalı özgün bir dış tasarımla birleştirdi. Bu yaklaşım, ortak araç geliştirme ve üretim süreçlerinin Nissan’ın kendine özgü kimliğini korurken verimliliği nasıl desteklediğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MSC Cruises'ın Yeni Mega Gemisi MSC World Asia Akdeniz'e Açılıyor Haber

MSC Cruises'ın Yeni Mega Gemisi MSC World Asia Akdeniz'e Açılıyor

Kruvaziyer sektörünün lider markalarından MSC Cruises, büyüyen filosunun World Class serisine eklenecek yeni üyesi MSC World Asia'yı tanıttı. Aralık 2026'da seferlerine başlayacak olan gemi, modern teknoloji, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşım ve Asya'nın kültürel zenginliklerinden ilham alan tasarımıyla markanın şimdiye kadarki en dikkat çekici projeleri arasında yer alıyor. Dünya çapında artan kruvaziyer talebine yanıt olarak geliştirilen MSC World Asia, MSC World Europa ve MSC World America'nın ardından World Class serisinin üçüncü gemisi olarak filoya katılacak. Gemi, yalnızca teknik özellikleriyle değil, misafirlere sunacağı kapsamlı yaşam, eğlence ve keşif deneyimiyle de dikkat çekiyor. Akdeniz'in Kalbinde Yeni Bir Deneyim MSC World Asia, ilk sezonunda Akdeniz'in en önemli limanlarını birbirine bağlayan yedi gecelik programlarla hizmet verecek. Barselona, Marsilya, Cenova, Civitavecchia (Roma), Messina ve Valletta'yı kapsayan rotalar, misafirlere tek seyahatte İspanya, Fransa, İtalya ve Malta'nın öne çıkan destinasyonlarını keşfetme imkânı sunacak. Batı Akdeniz'in kültürel mirasını ve gastronomik zenginliğini bir araya getiren bu rotalar, MSC Cruises'ın bölgedeki güçlü konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Tasarım ve Ölçekte Yeni Bir Referans Noktası 333 metre uzunluğa ve 38.400m2’lik ortak alana sahip MSC World Asia, dünyanın en büyük kruvaziyer gemileri arasında yer alıyor. Gemi, seyahat dönemine bağlı olarak 6.700’ünüzerinde misafiri ağırlayabilecek kapasitesiyle öne çıkıyor. MSC World Asia'nın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise geminin genel tasarım dili. Asya'nın mimarisi, sanatı ve doğal güzelliklerinden ilham alan gemi, World Promenade alanında yer alan dev ejderha figürü gibi özgün tasarım unsurlarıyla farklılaşıyor. Bu yaklaşım, gemiyi yalnızca bir ulaşım aracı değil, başlı başına bir destinasyon haline getiriyor. 40'tan Fazla Yeme İçme ve Sosyal Yaşam Noktası MSC World Asia'da misafirler için geniş kapsamlı bir gastronomi ve eğlence dünyası sunuluyor. Gemide 40'tan fazla restoran, bar ve lounge alanı yer alırken uluslararası mutfaklardan ilham alan özel konseptler, ailelere yönelik sosyal alanlar ve farklı yaş gruplarına hitap eden eğlence seçenekleri bulunuyor. World Promenade, açık hava yaşam alanları, tematik deneyimler ve gün boyu devam eden etkinlikler sayesinde gemi, deniz üzerinde yaşayan bir şehir deneyimi sunmayı hedefliyor. Premium Seyahatin Adresi: MSC Yacht Club MSC Cruises'ın ödüllü konsepti MSC Yacht Club da MSC World Asia'nın öne çıkan deneyimleri arasında yer alıyor. "Gemi içinde gemi" anlayışıyla tasarlanan bu özel alan, kişiye özel butler hizmeti, özel restoranlar, lounge alanları, premium hizmetler ve ayrı güneşlenme bölgeleriyle üst segment misafirlere ayrıcalıklı bir seyahat deneyimi sunuyor. Geleceğin Kruvaziyer Vizyonu MSC World Asia, yalnızca ölçeği ve misafir deneyimiyle değil, çevresel performansa yönelik yaklaşımıyla da dikkat çekiyor. MSC Cruises'ın sürdürülebilir kruvaziyer hedefleri doğrultusunda geliştirilen gemi, enerji verimliliğini artırmayı ve operasyonel emisyonları azaltmayı destekleyen yeni nesil teknolojilerle donatılıyor. World Class platformunun bir parçası olarak geliştirilen MSC World Asia, enerji kullanımının optimize edilmesine yardımcı olan akıllı sistemleri, gelişmiş çevresel performans teknolojileri ve modern mühendislik altyapısıyla MSC Cruises'ın daha sürdürülebilir bir gelecek vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyor. Gemide ayrıca kaynak kullanımını daha verimli hale getirmeye yönelik teknolojiler ve çevresel etkilerin azaltılmasını destekleyen operasyonel uygulamalar bulunuyor. Bu yaklaşım, MSC Cruises'ın kruvaziyer deneyimini geliştirirken aynı zamanda sektördeki sürdürülebilir dönüşümü destekleme stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni Web Sitesi Üzerinden Programları Keşfedin MSC Cruises, yenilenen websitesi ile cruise severlere, MSC World Asia ve filosundaki tüm gemilerin sefer programlarını keşfetme, rotaları inceleme, seyahatlerini planlama ve online rezervasyon yapabilme fırsatı sunuyor. Websitesi üzerinden misafirler kendilerine en uygun cruise deneyimini kolayca seçebilme, güncel promosyon ve fırsatları takip etme şansına sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MSC Cruises'ın Yeni Mega Gemisi MSC World Asia Akdeniz'e Açılıyor Haber

MSC Cruises'ın Yeni Mega Gemisi MSC World Asia Akdeniz'e Açılıyor

Kruvaziyer sektörünün lider markalarından MSC Cruises, büyüyen filosunun World Class serisine eklenecek yeni üyesi MSC World Asia'yı tanıttı. Aralık 2026'da seferlerine başlayacak olan gemi, modern teknoloji, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşım ve Asya'nın kültürel zenginliklerinden ilham alan tasarımıyla markanın şimdiye kadarki en dikkat çekici projeleri arasında yer alıyor. Dünya çapında artan kruvaziyer talebine yanıt olarak geliştirilen MSC World Asia, MSC World Europa ve MSC World America'nın ardından World Class serisinin üçüncü gemisi olarak filoya katılacak. Gemi, yalnızca teknik özellikleriyle değil, misafirlere sunacağı kapsamlı yaşam, eğlence ve keşif deneyimiyle de dikkat çekiyor. Akdeniz'in Kalbinde Yeni Bir Deneyim MSC World Asia, ilk sezonunda Akdeniz'in en önemli limanlarını birbirine bağlayan yedi gecelik programlarla hizmet verecek. Barselona, Marsilya, Cenova, Civitavecchia (Roma), Messina ve Valletta'yı kapsayan rotalar, misafirlere tek seyahatte İspanya, Fransa, İtalya ve Malta'nın öne çıkan destinasyonlarını keşfetme imkânı sunacak. Batı Akdeniz'in kültürel mirasını ve gastronomik zenginliğini bir araya getiren bu rotalar, MSC Cruises'ın bölgedeki güçlü konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Tasarım ve Ölçekte Yeni Bir Referans Noktası 333 metre uzunluğa ve 38.400m2’lik ortak alana sahip MSC World Asia, dünyanın en büyük kruvaziyer gemileri arasında yer alıyor. Gemi, seyahat dönemine bağlı olarak 6.700’ünüzerinde misafiri ağırlayabilecek kapasitesiyle öne çıkıyor. MSC World Asia'nın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise geminin genel tasarım dili. Asya'nın mimarisi, sanatı ve doğal güzelliklerinden ilham alan gemi, World Promenade alanında yer alan dev ejderha figürü gibi özgün tasarım unsurlarıyla farklılaşıyor. Bu yaklaşım, gemiyi yalnızca bir ulaşım aracı değil, başlı başına bir destinasyon haline getiriyor. 40'tan Fazla Yeme İçme ve Sosyal Yaşam Noktası MSC World Asia'da misafirler için geniş kapsamlı bir gastronomi ve eğlence dünyası sunuluyor. Gemide 40'tan fazla restoran, bar ve lounge alanı yer alırken uluslararası mutfaklardan ilham alan özel konseptler, ailelere yönelik sosyal alanlar ve farklı yaş gruplarına hitap eden eğlence seçenekleri bulunuyor. World Promenade, açık hava yaşam alanları, tematik deneyimler ve gün boyu devam eden etkinlikler sayesinde gemi, deniz üzerinde yaşayan bir şehir deneyimi sunmayı hedefliyor. Premium Seyahatin Adresi: MSC Yacht Club MSC Cruises'ın ödüllü konsepti MSC Yacht Club da MSC World Asia'nın öne çıkan deneyimleri arasında yer alıyor. "Gemi içinde gemi" anlayışıyla tasarlanan bu özel alan, kişiye özel butler hizmeti, özel restoranlar, lounge alanları, premium hizmetler ve ayrı güneşlenme bölgeleriyle üst segment misafirlere ayrıcalıklı bir seyahat deneyimi sunuyor. Geleceğin Kruvaziyer Vizyonu MSC World Asia, yalnızca ölçeği ve misafir deneyimiyle değil, çevresel performansa yönelik yaklaşımıyla da dikkat çekiyor. MSC Cruises'ın sürdürülebilir kruvaziyer hedefleri doğrultusunda geliştirilen gemi, enerji verimliliğini artırmayı ve operasyonel emisyonları azaltmayı destekleyen yeni nesil teknolojilerle donatılıyor. World Class platformunun bir parçası olarak geliştirilen MSC World Asia, enerji kullanımının optimize edilmesine yardımcı olan akıllı sistemleri, gelişmiş çevresel performans teknolojileri ve modern mühendislik altyapısıyla MSC Cruises'ın daha sürdürülebilir bir gelecek vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyor. Gemide ayrıca kaynak kullanımını daha verimli hale getirmeye yönelik teknolojiler ve çevresel etkilerin azaltılmasını destekleyen operasyonel uygulamalar bulunuyor. Bu yaklaşım, MSC Cruises'ın kruvaziyer deneyimini geliştirirken aynı zamanda sektördeki sürdürülebilir dönüşümü destekleme stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni Web Sitesi Üzerinden Programları Keşfedin MSC Cruises, yenilenen websitesi ile cruise severlere, MSC World Asia ve filosundaki tüm gemilerin sefer programlarını keşfetme, rotaları inceleme, seyahatlerini planlama ve online rezervasyon yapabilme fırsatı sunuyor. Websitesi üzerinden misafirler kendilerine en uygun cruise deneyimini kolayca seçebilme, güncel promosyon ve fırsatları takip etme şansına sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FDN Grubu’nun ASF Center Plaza projesine LEED Gold sertifikası Haber

FDN Grubu’nun ASF Center Plaza projesine LEED Gold sertifikası

FDN Grubu, ASF Center Plaza ile çevresel sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği alanlarındaki üstün başarısıyla dünyanın en prestijli yeşil bina sertifikasyon sistemlerinden biri olan LEED'den “Gold” sertifikası almaya hak kazandı. Uluslararası kabul gören bu sertifika, yapının enerji tüketimi, su kullanımı, iç mekân hava kalitesi, çevre dostu malzeme seçimi ve karbon ayak izinin azaltılması gibi temel başlıklarda belirlenen kriterleri karşıladığını ortaya koyuyor. LEED sisteminde Gold seviyesi, çevresel etkilerin ölçülebilir biçimde azaltıldığı projeler için verilen üst düzey bir derecelendirme olarak kabul ediliyor. Proje kapsamında uygulanan tasarım ve işletme yaklaşımı, çevresel performans ile kullanıcı konforunu birlikte ele alıyor. Gün ışığından maksimum fayda sağlanması, iç mekân hava kalitesinin artırılması ve su tüketiminin azaltılmasına yönelik çözümler, yapının hem sürdürülebilirlik hem de çalışma verimliliği açısından öne çıkmasını sağlıyor. Yatırımın arkasındaki yaklaşım, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; operasyonel verimlilik, kaynak yönetimi ve uzun vadeli varlık değeriyle birlikte değerlendiren bir modele dayanıyor. Bu doğrultuda enerji verimliliği ve karbon yönetimi, projelerin planlama aşamasından itibaren temel kriterler arasında yer alıyor. Yeni projelerde sürdürülebilirlik kriterleri referans olacak ASF Center Plaza’da uygulanan çevreci standartları mevcut ve planlanan projelerde yaygınlaştırmayı hedeflediklerini aktaran FDN Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Fidan, ‘’ Enerji verimli tasarım, düşük karbonlu yapılaşma, çevre dostu malzeme kullanımı ve kullanıcı sağlığını önceleyen çözümler, grubumuzun yeni dönem projelerinde temel kriterler arasında yer alacak.’’ yorumunda bulundu. Sürdürülebilir büyüme vizyonunun somut adımı ASF Center Plaza’nın LEED Gold sertifikası almasını, FDN Grubu’nun sürdürülebilir büyüme vizyonunun somut bir göstergesi olarak değerlendiren Fidan, ‘’ Grup olarak önümüzdeki dönemde çevresel performansı yüksek, kullanıcı deneyimini geliştiren ve operasyonel verimlilik sağlayan projelere odaklanarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımımız, FDN Grubu’nun sürdürülebilirliği yalnızca bir proje kriteri değil, kurumsal büyüme modelinin temel unsurlarından biri olarak konumlandırdığımızı ortaya koyuyor.’’ dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnci Holding 2024 Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayınladı Haber

İnci Holding 2024 Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayınladı

Otomotiv tedarik sanayinde akü ve jant üretimiyle küresel ölçekte tanınan İnci Holding, Maxion İnci Jant Grubu, İnci GS Yuasa ve Yusen İnci Lojistik gibi iştiraklerinde, sektör devi güçlü şirketlerindeki global iş ortaklıklarıyla emin adımlarla ilerliyor. İncitaş, ISM Minibar ve en son bünyesine kattığı Starcool kuruluşları ile de faaliyet gösterdiği sektörlerde pazar lideri konumunu güçlendirirken, Vinci Girişim Sermayesi ve VFlow Tech ile geleceğin iş alanlarında yeni yatırımlarına devam ediyor. Grup, mevcut faaliyet alanı olan otomotiv tedarik sanayi, lojistik ve dağıtım, ticari soğutma ve otomotiv mutfak üniteleri, şebeke ölçekli enerji depolama sistemleri ve risk sermayesi alanlarını stratejik yatırımlarla büyütmeyi hedeflerken, sürdürülebilirlik uygulamalarını ve sonuçlarını dördüncü Sürdürülebilirlik Raporu'nda şeffaflıkla aktarıyor. “Yeni Nesiller İçin Kurumsallaşmaya Yatırım” odağı güçleniyor Küresel ekonomi, enerji ve hammadde piyasalarındaki dalgalanmalar, tedarik zincirindeki kırılganlıklar ve iklim krizi gibi dinamiklerin iş dünyasını yeniden şekillendirdiğini vurgulayan İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik, sürdürülebilirliğin grubun dayanıklılığını artıran en temel yapı taşlarından biri olduğunu ifade etti. Elbirlik değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik raporlarını İnci Holding’in sürdürülebilirlik yolculuğunu geliştiren ve şeffaf biçimde paydaşlarımızla buluşturduğumuz stratejik bir araç olarak değerlendiriyoruz. Dördüncü kez sizlerle paylaşmış olduğumuz bu raporu ise geleceğe dair sorumluluklarımızı, yönetmemiz gereken riskleri, fırsat alanlarımızı ve birlikte yaratacağımız etkiyi görünür kılmak adına güçlü bir rehber olarak görüyoruz. Yeni Nesiller İçin Kurumsallaşmaya Yatırım yaklaşımımız sürdürülebilir büyüme odağımızı güçlendiriyor. Bu yıl da hem başarılarımızı hem de gelişim alanlarımızı şeffaflıkla ortaya koyduk. Amacımız geleceğe daha dayanıklı, daha sorumlu ve daha yenilikçi bir kurumsal yapı bırakmak.” “Kurumsal yapımızı güçlendirmek ve toplumsal kalkınmayı desteklemek önceliklerimiz arasında” İnci Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan, 2024 yılında hem sürdürülebilirlik performansında hem de sosyal katkılar ve inovasyon ekosisteminde önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Ozan açıklamasında şunları vurguladı: “Uzun vadede kurumsal yapımızı güçlendirirken, toplumsal kalkınmayı desteklemek ve hem bugünün hem de geleceğin sosyal risklerine karşı hazırlıklı olmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Tüm uygulamalarımızı ve sonuçlarımızı şeffaflıkla paylaşarak, geleceğe yönelik gelişim alanlarımızı ortaya koyuyor ve bu alanları grubumuz için birer fırsat olarak değerlendiriyoruz.” Çevresel performansta güçlü ilerleme: Karbon emisyonu %20 azaldı 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, çevresel performans alanında önemli gelişmeleri ortaya koyuyor. Grup genelinde; karbon emisyonları %20 azalarak 80.847 tCO₂e seviyesine geriledi. Atıkların %94’ü geri dönüştürüldü. Su geri kazanım oranı %24 olarak gerçekleşti. Hammadde kullanımında geri dönüştürülmüş malzeme oranı %30 seviyesine ulaştı. Yenilenebilir enerji yatırımları ve I-REC sertifikalı uygulamalar toplam karbon azaltımının %45’ine katkı sağladı. İnovasyon ve teknoloji yatırımları hız kazandı İnci Holding’in açık inovasyon platformu İnci Radar, 2024 yılında inovasyon ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesinde önemli rol oynadı. 78 girişim incelendi, 22 PoC çalışması gerçekleştirildi ve 7 girişimle tedarikçi anlaşması yapıldı. Toplumsal yatırımlar güçlendi Sosyal alanda 2024 yılı çalışanlar, gençler ve toplum için güçlü yatırımların hayata geçirildiği bir dönem oldu. Toplam 104.983 saat eğitim verildi; çalışan başına ortalama eğitim süresi 24,9 saat oldu. Yönetim Kurulu’nda kadın oranı %38, üst düzey kadın yönetici oranı %32 olarak gerçekleşti. İnci Vakfı ve İnci Holding iş birliğiyle yürütülen “Hem İşte Hem Eğitimde” programı kapsamında İzmir ve Manisa’da genç kadınlara yönelik mesleki eğitimler sürdü. 2024’te oksijen kaynakçılığı kursundan 9 kadın, önceki yıllarda otomotiv odaklı programlardan 55 genç kadın mezun oldu. Yıl boyunca İnci Vakfı projeleriyle 14.430 çocuk ve 550 genç desteklenirken, 794 öğrenci burs programlarıyla eğitim desteği aldı. Geleceğin iş alanlarına stratejik yatırım 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, grubun geleceğin iş alanlarına yaptığı yatırımlarla küresel rekabetçiliğini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Enerji depolama sistemleri, batarya teknolojileri, mobil soğutma çözümleri, yapay zekâ tabanlı dijital uygulamalar ve ileri üretim teknolojileri gibi alanlarda yürütülen projelerde önemli ilerlemeler kaydedildi. İnci Grubu, son yatırımı olarak ticari soğutma ve otomotiv mutfak üretimi sektöründe faaliyet gösteren Starcool markasını 2024 yılı sonunda satın alarak yeni bir iş koluna giriş yaptığını açıklamıştı. Sürdürülebilirlik yolculuğunda bütünsel yaklaşım İnci Holding’in 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, Maxion İnci Jant Sanayi A.Ş., Maxion Jantaş Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş., İnci GS Yuasa Akü Sanayi ve Ticaret A.Ş., Yusen İnci Lojistik Ticaret A.Ş., İncitaş Motorlu Araçlar San. A. Ş., ISM Minibar Makina Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Vinci B.V. Girişim Sermayesi ve VFlow Tech şirketlerinin faaliyetlerini detaylandırıyor. Rapor; çevresel etkilerin azaltılması, çalışan deneyiminin iyileştirilmesi, toplumsal katkıların genişletilmesi ve inovasyon odaklı dönüşümün hızlanmasıyla sürdürülebilirlik performansında bütünsel bir yaklaşımı yansıtıyor. İnci Holding, önümüzdeki dönemde karbon azaltımı, sosyal kapsayıcılık, inovasyon ve yeni nesil iş modellerine odaklanarak sürdürülebilir büyüme yolculuğunu güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.