Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevresel Sorumluluk

Kapsül Haber Ajansı - Çevresel Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevresel Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Softtech 2026 Teknoloji Raporu,  Agentic AI’ı Merceğe Aldı Haber

Softtech 2026 Teknoloji Raporu,  Agentic AI’ı Merceğe Aldı

Türkiye’nin öncü teknoloji şirketlerinden Softtech, Agentic Yapay Zekâ (Agentic AI) odağıyla teknoloji dünyasının yönünü belirleyen küresel dinamikleri ele aldığı Softtech 2026 Teknoloji Raporu’nu yayımladı. Dokuzuncu kez okurla buluşan rapor, 3 ana temada, alanında yetkin 35 yazarın katkılarıyla eğitimden finansa, sanayiden sağlık ve enerjiye farklı sektörleri kapsayan, çok boyutlu bir yaklaşımla hazırlandı. Softtech Genel Müdürü M. Bülent Özçengel, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Agentic AI dönüşümünü; iş yapış biçimlerini, organizasyonları ve insan–makine ilişkisini kökten değiştirecek stratejik bir eşik olarak görüyoruz. Ancak bu dönüşümün kalıcı ve pozitif bir etki yaratabilmesi; insan ve yapay zekâ iş birliğini doğru tasarlamaya, otonomiyi güven, etik ve sorumlulukla dengeleyen yapılar inşa etmeye bağlı olacak. Bu yaklaşımla bu yıl raporumuzda Agentic AI’ı gerçek kullanım senaryoları, mimari yaklaşımlar ve organizasyonel etkileriyle birlikte inceledik. Böylece teknolojinin taşıdığı potansiyeli ve riskleri bir arada yönetmenin yeni yollarını okuyucularımızla buluşturduk. Türkçe olarak hazırlanan ender yayınlardan biri olan bu çalışmaya katkı sunan tüm yazarlarımıza, iş ortaklarımıza ve ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Raporumuzun teknolojinin geleceğini sorumlu ve bütüncül bir bakışla ele almak isteyen herkes için güçlü bir referans olacağına inanıyorum.” Teknolojilerin Geleceğine Bakış Softtech 2026 Teknoloji Raporu’nun “Teknolojilerin Geleceği” bölümünde iş yaşamı, dijital yaşam, fiziksel yaşam ve yapay yaşam eksenlerinde derinleşen teknolojiler inceleniyor. Üretken ve bağlamsal yapay zekâdan 5G–6G geçişine, kuantum bilişimden siber güvenliğe kadar pek çok başlık, veri temelli öngörülerle ele alınıyor. 2026 itibarıyla dil modelleri, kurumsal veri katmanları ve orkestrasyon platformları birleşerek Agentic sistemlerin önünü açıyor. Ancak teknolojik gelişimde yakalanan bu hız, kurumların uygulama ve ölçekleme kapasitesiyle örtüşmüyor. Veriler, kuruluşların %88’inin yapay zekâyı en az bir iş fonksiyonunda kullanırken, bu teknolojiyi kurumsal ölçekte hayata geçirebilenlerin oranının yalnızca %23 olduğuna işaret ediyor. Bu durum, kurumlarda organizasyonel dönüşüm, yönetişim ve ölçekleme kabiliyetlerine yatırımın önemini görünür kılıyor. Agentic AI Penceresinden İnsan ve Çevre Softtech 2026 Teknoloji Raporu, “İnsan ve Çevre” başlığı altında insan odaklılık, etik sınırlar ve çevresel sorumluluk konularını Agentic AI odağıyla ele alıyor. Raporda yapay zekânın giderek daha özerk ve eyleme geçebilen sistemlere dönüşmesiyle birlikte, insan–makine ilişkisinin doğasının da yeniden tanımlandığına dikkat çekiliyor. Bu doğrultuda rapor; insani değerlerin nasıl korunabileceğini, teknolojinin çevresel etkilerinin nasıl yönetilebileceğini ve bu dönüşümün hangi etik sınırlar içinde şekillenmesi gerektiğini küresel çerçeveler ışığında tartışmaya açıyor. Raporda, Agentic AI’ın toplumsal kabulü ve uzun vadeli etkisi açısından insan merkezli tasarım, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkelerinin kritik önem taşıdığı vurgulanıyor. Sektörlerin Dönüşümü ve Yeni Çağda İnovasyon Softtech 2026 Teknoloji Raporu’nun Sektörlerin Geleceği ve İnovasyon başlığı altında; yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin finans, ticaret, üretim, enerji, sağlık ve perakende başta olmak üzere birçok sektörde yarattığı yapısal dönüşüm ele alınıyor. Bu dönüşüm en hızlı şekilde ticaret, finans ve müşteri hizmetleri alanlarında hissediliyor. Tüketicilerin büyük bölümü alışveriş, ödeme süreçleri ve destek ihtiyaçlarında yapay zekâ agent’larından faydalanıyor. Enerji, üretim ve lojistik gibi sektörlerde ise dijital ikizler, gömülü yapay zekâ (edge AI) ve gerçek zamanlı optimizasyon çözümleri; süreçleri kısaltıyor, hata oranlarını düşürüyor ve operasyonel dayanıklılığı artırıyor. Yapay zekâ destekli şebeke ve altyapı yönetimi, aynı zamanda enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik açısından da stratejik bir kaldıraç işlevi görüyor. Agentic AI ile birlikte insanın rolü ise sistemi yönlendiren, denetleyen, etik sınırları belirleyen ve nihai sorumluluğu üstlenen bir konuma evriliyor. Bugünü Anlamlandırmak, Geleceği Öngörmek için Bir Referans Softtech 2026 Teknoloji Raporu; karar vericiler, teknoloji liderleri, girişimciler ve akademi için bugünü anlamaya, geleceği öngörmeye yönelik kapsamlı bir referans niteliği taşıyor. Rapor, teknolojinin yönünü belirlerken insanı, değeri ve sorumluluğu birlikte düşünmeye davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Alüminyum 2025’te Katma Değerli Üretime Odaklandı Haber

Eti Alüminyum 2025’te Katma Değerli Üretime Odaklandı

Türkiye’nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, 2025 yılında üretim gücünü ürün çeşitliliği ve teknik yetkinlik ekseninde yeniden yapılandırırken, stratejik sektörlere yönelik üretim kabiliyetini de güçlendirdi. Seydişehir’de yarım asrı aşkın süredir sürdürülen üretim faaliyetleri; Ar-Ge, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla desteklendi. Şirketin 2025 yılı performansını değerlendiren Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, şu ifadeleri kullandı: “Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, Eti Alüminyum’u bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı yaratacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, Eti Alüminyum’u yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz.” HADDEHANE YATIRIMIYLA KATMA DEĞERLİ ÜRETİMDE YENİ AŞAMA 2025 yılında Eti Alüminyum’un en önemli yatırım başlıklarından biri yapımı devam eden yeni haddehane yatırımı oldu. Toplam yatırım tutarı 10 milyar TL’yi aşan tesisin, ilk etapta 100 bin ton üretim kapasitesiyle devreye alınması; ilerleyen aşamalarda ise kapasitenin 200–250 bin ton seviyelerine çıkarılması hedefleniyor. Haddehane yatırımıyla birlikte, özellikle savunma sanayi, havacılık ve ileri imalat sektörleri için kritik öneme sahip sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin yurt içinde üretilmesi amaçlanıyor. Bu sayede Türkiye’nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltılması, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçilmesi ve Seydişehir’de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliğin desteklenmesi hedefleniyor. AR-GE ÇALIŞMALARIYLA ÜRETİMDE YENİ ALANLAR AÇILIYOR Eti Alüminyum, 2025 yılında kapasite yatırımlarının yanı sıra Ar-Ge faaliyetleriyle üretim yetkinliğini güçlendirmeye devam etti. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda özel alümina üretim hattı devreye alındı. Yıllık 40 bin ton kapasiteye ulaşması hedeflenen üretim hattı sayesinde; savunma sanayi, seramik ve termal izolasyon gibi stratejik alanlarda kullanılan, yüksek saflık ve dayanım gerektiren bu önemli hammaddenin yurt içinde üretilmesine başlandı. Ar-Ge çalışmaları kapsamında ayrıca, alüminyum üretim sürecinde ortaya çıkan boksit atığından lityum geri kazanımına yönelik pilot üretim başarıyla tamamlandı. Bunun yanında, petrokimya sektöründe kullanılan katalizörlerin yerli üretimine yönelik test süreçleri devam ederken, olumlu sonuçlar alınması halinde ithal edilen bu kritik girdinin Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. YENİLEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARIYLA ÜRETİMDE DÖNÜŞÜM Eti Alüminyum, üretim faaliyetlerini enerji yatırımlarıyla birlikte ele alarak 2025 yılında yeşil dönüşüm stratejisini güçlendirdi. Seydişehir’deki 189 MW güneş enerjisi kurulu gücüne ek olarak, Gaziantep’te 95 MW ve Çumra’da 4 MW kapasiteli güneş enerjisi santralleri devreye alındı. Sivas’ta planlanan 42 MW kapasiteli yeni GES yatırımıyla birlikte, şirketin güneş enerjisinde toplam kurulu gücünün 330 MW seviyesine ulaşması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, Eti Alüminyum’un üretimde kullandığı elektriğin tamamını temiz enerji kaynaklarından karşılamaya yönelik uzun vadeli “yeşil alüminyum” vizyonunun temel unsurları arasında yer alıyor. Oymapınar Hidroelektrik Santrali ile başlayan bu dönüşüm süreci, güneş enerjisi yatırımlarıyla genişletilerek düşük karbonlu üretim yaklaşımının kalıcı biçimde güçlendirilmesini amaçlıyor. ÇEVRESEL SORUMLULUK ODAKLI SAHA UYGULAMALARI Eti Alüminyum, 2025 yılında yenilenebilir enerji yatırımlarıyla güçlendirdiği düşük karbonlu üretim yaklaşımını, sahadaki çevresel sorumluluk uygulamalarıyla desteklemeyi sürdürdü. Bu yaklaşım doğrultusunda, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü çerçevesinde gerçekleştirilen çalışmalarla 37.900 fidan toprakla buluşturuldu. Dikilen fidanların büyüme süreçleri boyunca yılda yaklaşık 490 ton karbonu atmosferden temizlemesi öngörülüyor. SANAYİ Z.0 İLE NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞINA YATIRIM Eti Alüminyum, 2025 yılında yalnızca üretim ve teknoloji yatırımlarına değil, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da devam etti. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Sanayi Z.0 Programı kapsamında, Seydişehir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerine burs, staj ve uygulamalı eğitim desteği sağlandı. Programın başlangıcından bu yana 200 öğrenci tesislerde staj yaparken, 180 öğrenciye burs desteği sunuldu. Eti Alüminyum mühendislerinin mentorluk katkısıyla yürütülen program, sanayi–okul iş birliğini güçlendiren ve gençlerin üretimle doğrudan temas kurmasını sağlayan sürdürülebilir bir model olarak devam ediyor. Seydişehir’den aldığı güçle yoluna devam eden Eti Alüminyum, üretimden Ar-Ge’ye, enerjiden insan kaynağına uzanan bütüncül yaklaşımıyla Türkiye sanayisine uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. ETİ ALÜMİNYUM HAKKINDA: 1967 yılında temelleri atılan ve 1973'te üretime başlayan Eti Alüminyum, 2005'ten bu yana sanayinin öncü gruplarından Cengiz Holding çatısı altında faaliyetlerini sürdürüyor. Özelleştirme İdaresi’nden alındıktan sonra yenileme, kapasite artırımı ve teknoloji yatırımlarına hız verilen tesislere, bugüne kadar haddehane yatırımları hariç olmak üzere 700 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştirilmiştir. Tüm bu yatırımlar sayesinde bugün, Türkiye'de madenden son ürüne kadar üretim yapabilen tek entegre tesise sahip olan Eti Alüminyum’da yılda 82.000 ton alüminyum üretiliyor. Üretilen ürünler, pencere profilinden uçaklara, turizmden savunma sanayine kadar çok geniş bir alanda kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık GES Yatırımı Haber

Eskişehir’e 30 Milyon Dolarlık GES Yatırımı

İşletme ve bakım sorumluluğunu da YEO Teknoloji’nin üstlendiği santral, sanayide düşük karbonlu üretime geçişi hızlandıracak Global enerji teknolojileri ve yenilenebilir enerji şirketi YEO Teknoloji, sanayide enerji dönüşümünü hızlandıran önemli bir projeye daha imza attığını açıkladı. YEO Teknoloji, Ekinciler Demir Çelik’in İskenderun’daki tesislerinin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde 35,2 MWp kapasiteli öz tüketime yönelik GES kuracak. 28 milyon USD yatırım büyüklüğüne ulaşacak olan proje, YEO Teknoloji’nin Energy Service Company (Enerji Hizmet Şirketi-ESCO) modeliyle hayata geçirilecek. İşletme ve bakım sorumluluğunu da YEO Teknoloji’nin üstlendiği santral, sanayide düşük karbonlu üretime geçişi hızlandıracak. ESCO portföyü 200 MW’ın üstüne çıkıyor Ekinciler Demir Çelik ile yapılan anlaşma kapsamında santralin mühendislik, tedarik, inşaat ve devreye alma süreçleri YEO Teknoloji tarafından gerçekleştirilecek. Enerji performans sözleşmesine dayalı olarak hayata geçirilen ESCO modeli ile enerji tüketiminde uzun vadeli, öngörülebilir ve maliyet açısından sürdürülebilir bir yapı oluşturuluyor. Daha önce de bu modelle Vodafone Türkiye ve MLP Care ile GES projeleri gerçekleştirmiş olan YEO Teknoloji, Ekinciler Demir Çelik anlaşması ile bu alanda hayata geçirilen üçüncü büyük ESCO yap–işlet–devret projesine de imza atmış oldu. YEO Teknoloji’nin yenilenebilir enerji yatırımları iştiraki CALL Energy’nin toplam ESCO portföyü bu projeyle birlikte 200 MW'ın üstüne taşınmış olup bu alandaki güçlü büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam ettirilmesi hedefleniyor. YEO Teknoloji CEO’su Tolunay Yıldız söz konusu anlaşmayla ilgili şöyle konuştu: “Demir çelik sanayinin enerji dönüşümünde uzun vadeli, güvenilir ve ekonomik çözümler üretiyoruz. Ekinciler Demir Çelik ile hayata geçirdiğimiz bu yatırım hem yenilenebilir enerji kullanımını artıran hem de ülkemizin üretim gücünü daha sürdürülebilir hale getiren önemli bir adım oldu. YEO Teknoloji olarak ESCO yaklaşımımızla, enerjinin her koşulda erişilebilir ve verimli olmasını sağlamaya devam edeceğiz.” Ekinciler Demir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Ekinci ise şunları söyledi: “YEO Teknoloji ile başlattığımız bu yatırım, üretim süreçlerimizi uzun vadeli bir temiz enerji altyapısına taşımamıza önemli katkı sağlayacak. Üretimimizde yenilenebilir enerji kullanımı hem maliyet yönetimi hem de çevresel sorumluluk açısından stratejik bir adım niteliği taşıyor. Ekinciler Demir Çelik olarak daha verimli, daha düşük karbonlu bir üretim modeli için kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.” Sanayi için düşük karbonlu üretim modeli 35,2 MWp’lik GES’in devreye alınmasıyla Ekinciler’in yıllık enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmış olacak. Santralin sağlayacağı yıllık yaklaşık 65 milyon kWh’lik temiz enerji üretimi, bölgedeki sürdürülebilir üretim modellerine örnek teşkil edecek.

Eksun Gıda Üretimde %100 Temiz Enerjiye Geçiyor    Haber

Eksun Gıda Üretimde %100 Temiz Enerjiye Geçiyor  

Eksun Gıda, üretim gücünün yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da sektöründe fark yaratmaya devam ediyor. Bu amaçla daha önce izin süreçleri tamamlanan RES’lerin yapım çalışmalarına başlandı. Üretim tesislerinde kullanılacak enerjinin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması amacıyla İzmir’de inşasına başlanan santraller toplam 18,9 MW’lik kapasiteye sahip olacak. RES’lerin faaliyete geçmesiyle birlikte üretim süreçlerinin tamamında yeşil dönüşüm önceliklendirilmiş olacak. “Rüzgar enerjisi santrallerimiz sektöre örnek olacak” Konuya ilişkin açıklama yapan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “İzin süreçlerini tamamladığımız RES projelerimizin yapımına hızlı bir şekilde başladık. RES’lerin hayata geçmesiyle birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz enerjiyi kullanacağız. İzmir’deki santrallerimizin sürdürülebilir üretim modellerine geçişte örnek teşkil edeceğine inanıyoruz. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde yeşil dönüşüme öncelik veriyoruz. Santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızla hem çevre dostu üretim modeline geçişi hızlandırıyoruz hem de sektöre örnek olabilecek bir dönüşüm sürecini kararlılıkla sürdürüyoruz.” “Türbin yatırımı için 14,1 milyon avroluk anlaşma sağladık” İnşa süreçlerine dair bilgiler de veren Özkan, “Santrallerimizin yol ve platform temeli çalışmalarını kısmi olarak tamamladık. Türbin tedariği için de 14,1 milyon avro bedelli sözleşme imzalamıştık. Bu kapsamda türbinlerimizin ilgili alanlara transferi de hızlı bir şekilde gerçekleşecek. Ardından da türbinlerin inşasına başlayacağız. Böylece üretimdeki yeşil enerji kullanımı payımızı yüzde yüze çıkararak, sektörümüze bu alanda da öncülük etmiş olacağız” dedi. Eksun Gıda’nın İzmir Bergama’da kurulacak olan toplam 18,9 MW kapasiteli RES’ler için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayıyla yatırım teşvik belgeleri daha önce alınmıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

COLIN’S Üçüncü Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

COLIN’S Üçüncü Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Şirket, 2030 yılına kadar enerji tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama, kadın yönetici oranını %50’ye yükseltme ve mağaza sayısını 35 ülkede 800’e çıkarma hedefiyle dikkat çekiyor. COLIN’S, yayınladığı üçüncü Sürdürülebilirlik Raporu’nda 2024 yılı boyunca çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında kaydedilen gelişmeleri ve 2030 vizyonunu paylaştı. Raporda yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, etik tedarik zinciri, çeşitlilik ve sürdürülebilir tasarım alanlarında somut adımlar öne çıkıyor. COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, 2024 yılının hem finansal hem de sürdürülebilirlik açısından güçlü bir yıl olduğunu vurgulayarak, “Bu büyümeyi yalnızca ekonomik başarıyla değil, çevreye ve topluma karşı duyduğumuz sorumlulukla da destekledik. ‘Gezegenden ve İnsandan Sorumluyuz’ yaklaşımımız doğrultusunda sürdürülebilirlik ilkelerini iş süreçlerimizin odağına yerleştirdik” dedi. Hazır giyimi sorumlu giyime dönüştürme hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmaların yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı olmadığını belirten Yavuz Eroğlu, “Attığımız adımlar tedarik zincirimizden müşteri deneyimimize, dijitalleşme projelerimizden inovatif çözümlerimize kadar uzandı. Karbon ayak izimizi azaltmaya, kaynak kullanımında verimliliği artırmaya, sosyal etkilerimizi daha olumlu hale getirmeye yönelik çalışmalarımıza hız kazandırdık” diye konuştu. Yenilenebilir enerjide güçlü adım COLIN’S, sürdürülebilirlik yolculuğunda en somut adımlarından birini enerji alanında attı. Şirket, 2024 yılında aldığı çağrı mektubuyla Niğde’de 2,5 MW kurulu güce sahip Arazi Tipi Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımına başlıyor. Bu proje sayesinde faturası doğrudan COLIN’S’e ait olan 49 mağaza ile Türkiye’deki lojistik ve dağıtım üssü COLIN’S Dağıtım Merkezi’nin elektrik ihtiyacının tamamı güneşten karşılanacak. Yıllık 5,5 milyon kWh elektrik üretimi öngörülen santral, yaklaşık 30 milyon TL’lik enerji maliyetini yenilenebilir kaynaklardan karşılayacak. COLIN’S, proje devreye alındığında, 49 mağaza ve COLIN’S Dağıtım Merkezi’nin elektrik giderlerini sıfırlamayı ve karbon salımını önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı şirketi koruyacak olan yatırım, COLIN’S’in 2030’da tüm enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklara dayandırma vizyonunun da ilk büyük ölçekli uygulaması olma özelliğini taşıyor. Mağazalarda enerji yönetim sistemi COLIN’S, mağaza operasyonlarını dönüştürerek 2024’te 44 mağazasını daha enerji yönetim sistemine entegre etti ve böylece toplam mağazalarının %80’i sisteme dahil edildi. Enerji verimliliğine yönelik bu hamle çevresel etkileri azaltırken finansal katkı da sağladı. 6,5 milyon TL’lik yatırım sayesinde yalnızca bir yılda 650.000 kWh tasarruf elde edildi. Enerji yönetim sistemine yönelik yatırımlar, COLIN’S’in çevresel etkisini azaltma hedefini somut biçimde destekledi. Sağlanan enerji tasarrufu sayesinde önemli miktarda karbon salımı engellendi; bu etki, binlerce ağacın yıllık karbon tutumuna eşdeğer bir fayda yarattı. Böylece hem çevreye duyarlı bir operasyon modeli güçlendirildi hem de 2024 yılı itibarıyla 4 milyon TL’ye ulaşan bir finansal tasarruf sağlandı. Enerji yönetim sistemleri, mağazalardaki aydınlatma, iklimlendirme ve tüm cihazların gerçek zamanlı izlenip optimize edilmesini mümkün kılıyor. Böylece gereksiz tüketim önleniyor, şirketin karbon ayak izi kayda değer ölçüde azalıyor. Ürünlerde sürdürülebilir yenilikler COLIN’S, moda koleksiyonlarında çevreye duyarlı üretimi güçlendirmeye devam ediyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirket, doğal kaynak tüketimini azaltan ve ürünlerin ömrünü uzatan yenilikçi projeleri devreye aldı. Bunların başında, 2024’te İlkbahar-Yaz ve Sonbahar-Kış sezonlarında toplam 616 bin 134 adet erkek dış giyim ürününün %77’sine ve kadın dış giyim ürünlerinde toplam 344 bin 828 adedin %73’üne uygulanan Su İticilik Apre Projesi geliyor. Bu teknoloji, ürünleri suya ve kire karşı daha dayanıklı hale getirirken, daha az yıkanma ihtiyacı sayesinde su ve enerji tasarrufu sağlıyor ve ürün ömrünü uzatıyor. Uzun süredir sürdürülen Ekolojik Jeans Koleksiyonu, inovatif yıkama teknikleriyle denimde su, enerji ve kimyasal tüketimini önemli ölçüde azalttı. Color Denim Koleksiyonu ise, top boyama teknikleri ve çevre dostu boyarmaddelerle hem trend hem de doğa dostu tasarımlar sundu. Elyaf kullanımında da son yıkama yerine viskon, modal, polyester ve poliamid gibi yumuşak dokulu elyaflar tercih edilerek su ve kimyasal tüketimi düşürüldü. Ayrıca COLIN’S Dağıtım Merkezi’nin aldığı Sıfır Atık Belgesi ve tüm aksesuar etiketlerinde FSC sertifikalı kâğıtlara geçiş doğal kaynakların korunmasında önemli bir adım oldu. 1,1 milyon kolinin 401 bini yeniden kullanıldı COLIN’S, sürdürülebilirlik stratejisinin önemli ayaklarından biri olan atık yönetiminde dikkat çekici sonuçlar elde etti. 2022’de dağıtım merkezinde başlayan Sıfır Atık uygulaması, 2023’te cadde mağazalarına da yaygınlaştırıldı; ayrıştırma alanları kurularak geri dönüştürülebilir malzeme oranı artırıldı. 2024’te yapılan 1,1 milyon koli sevkiyatının 401 bini yeniden kullanıldı. Bu süreçte yeniden kullanılan koliler sayesinde önemli miktarda karton tasarrufu sağlandı ve yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 2.700 ağacın kesilmesini önlemekle eşdeğer bir çevresel fayda elde edildi. Bu uygulama hem maliyetlerde hem de çevresel etkilerde tasarruf sağladı. Ayrıca mağaza donanımlarında geri dönüştürülmüş ahşap, doğal mankenler ve geri dönüştürülmüş askılar tercih edilerek çevre dostu tasarım anlayışı benimsendi. COLIN’S’te kadın yönetici oranı %33’e yükseldi COLIN’S, insan kaynağını sürdürülebilirlik stratejisinin merkezine koyarak çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılıkta önemli ilerlemeler kaydetti. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre kadın yönetici oranı %33’e yükseldi; bu artış, liderlik pozisyonlarında kadın temsilini güçlendirme hedefine doğru atılmış önemli bir adım oldu. Şirket, işe alımlarının %14’ünü yeni mezunlardan gerçekleştirerek genç yeteneklere fırsat sundu. Ayrıca çalışan gelişimine yönelik yatırımlar kapsamında 2024’te 135.732 saat eğitim ve 2.650 saat iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildi. Dijitalleşmeye 3,1 milyon dolarlık yatırım COLIN’S, dijitalleşmeyi müşteri deneyimini güçlendiren, operasyonel verimliliği artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir alan olarak konumlandırıyor. 2024’te dijitalleşme ve inovasyona yapılan 3.1 milyon dolarlık yatırım sayesinde iş süreçleri optimize edildi, enerji tüketimi azaltıldı, kaynak yönetimi iyileştirildi ve karbon ayak izi küçültüldü. Dijital dönüşüm vizyonu üretim ve operasyonun ötesine geçerek İnsan Kaynakları’na da taşındı. Bu kapsamda uygulanan Dijital Olgunluk Projesi, süreçlerin teknik ve kültürel dönüşüm düzeyini analiz ederek çalışan deneyimini güçlendirdi ve kurumsal verimliliği artırdı. Toplumsal katkı stratejinin merkezinde COLIN’S, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel ve ekonomik boyutlarıyla değil, toplumsal fayda yaratarak da hayata geçiriyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirket, iş stratejilerini toplumsal gelişimle birlikte kurguluyor ve bu sorumluluğu paydaşlarıyla şeffaf biçimde paylaşıyor. Toplumsal katkı, müşterilerin ötesinde çalışanlar, tedarikçiler, gençler ve geniş toplulukları kapsıyor. Bu kapsamda üniversite öğrencilerinin kariyer yolculuklarına destek sağlayan projeler yürütülüyor, genç yeteneklerin yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri platformlar oluşturuluyor. Etik ve sorumlu tedarik COLIN’S, sürdürülebilirlik vizyonunu tedarik zincirinde de somut adımlarla hayata geçiriyor. Etik değerlere bağlı, çevre dostu tedarikçilerle iş birlikleri kurarak gezegenin korunmasına ve işin geleceğinin güvence altına alınmasına katkı sağlıyor. Sürdürülebilirliğe bütüncül bakış COLIN’S, sürdürülebilirliği enerji verimliliğinden döngüsel tasarıma, etik tedarikten toplumsal yatırımlara ve dijitalleşmeye uzanan çok boyutlu bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Şirket, tüm operasyonlarını çevresel sorumluluk, toplumsal fayda ve uzun vadeli değer yaratma ilkeleri doğrultusunda yeniden şekillendiriyor. COLIN’S, attığı her adımı yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların dünyasına duyduğu sorumluluğun bir parçası olarak görüyor; sürdürülebilir modayı herkes için erişilebilir kılmayı hedefliyor.

Türkiye’de Fast Food Sektöründe Tüketim Davranışları ve Algısı Araştırması Sonuçları Açıklandı Haber

Türkiye’de Fast Food Sektöründe Tüketim Davranışları ve Algısı Araştırması Sonuçları Açıklandı

Çarpıcı sonuçlara ulaşılan araştırmaya göre fast food, bir başka ifadeyle hızlı servis restoran işletmeciliğinde tüketicilerin taleplerinin değiştiği yeni bir dönem başlıyor. Tüketicilerin %85’i, markalardan çevresel ve toplumsal konularda sorumluluk üstlenmelerini ve bu alanlarda somut adımlar atmalarını bekliyor. Deneyimlerinde öne çıkan hijyen, tazelik ve şeffaflık gibi kriterler, sürdürülebilirlik odağındaki beklentilerin hızla güçlendiğine işaret ediyor. Türkiye’nin lider hızlı servis restoran işletmecisi TAB Gıda, “Bir hamburgerden daha fazlasıyız” diyerek gıdaya saygı yaklaşımıyla tüketicilere güvenli, yenilikçi ve sürdürülebilir gıda çözümleri sunarken, tüketicilerin değişen beklenti ve taleplerini anlamak için araştırmalar yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda TAB Gıda, Sürdürülebilirlik Akademisi ile iş birliği içerisinde hazırlanan “Sürdürülebilir Tabağın İzinde: Türkiye’de Fast Food Sektöründe Tüketim Davranışları ve Algısı Araştırması” sonuçlarını açıkladı. Çarpıcı sonuçlara ulaşılan araştırmaya göre hızlı servis restoran işletmeciliğinde tüketicilerin taleplerinin değiştiği yeni bir dönem başlıyor. Araştırma sonuçlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan TAB Gıda CMO’su Caner Alpaslan, “Bu araştırma sektörümüzde sürdürülebilirliğin; ekonomi, hijyen, israf yönetimi, yerli üretim ve şeffaflık eksenlerinde şekillenen bir algıyla tüketicinin aklında yer ettiğini gösteriyor. Ekonomi hala tüketici davranışlarının merkezinde yer alsa da tüketiciler sektörümüzdeki işletmelerden sadece çevresel değil somut uygulamalar ve açık bilgi paylaşımına dayalı güven veren markalar oluşturmasını bekliyor. Biz TAB Gıda olarak, her gün 1 milyonu aşkın misafire hizmet verirken sadece hızlı ve lezzetli deneyimler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda erişilebilirliği, gıda güvenliğini, yüksek kaliteyi ve çevresel duyarlılığı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası haline getirerek sürdürülebilirlikte de sektörümüze öncülük ediyoruz. “Ne Yediğini Bil” platformu ile ürünlerin kaynağından gıda güvenliği sertifikalarına kadar olan tüm detayları şeffaf bir şekilde tüketicilerimize sunuyoruz. Tüm hammaddelerimizi TFI TAB Gıda Yatırımları çatısı altındaki ekosistem şirketleri aracılığıyla temin ederek tedarik zincirini uçtan uca kontrol edebiliyoruz. Elde ettiğimiz iç görülerle bu çalışmaları daha da ileri seviyeye taşıyarak tüketicilerin sürdürülebilir hızlı servis restoran işletmecisi olma hedefi doğrultusunda ilerleyeceğiz. Yaptığımız bu araştırmanın herkese ilham vereceğine ve sektörün sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Araştırmayı değerlendiren Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç, “Tüketici davranışlarında köklü bir değişim yaşanıyor. Artık insanlar, hızlı servis restoranlarından sadece lezzet ve hız değil; değerlerinin karşılığını, yani sorumlu bir duruş, şeffaf bir üretim zinciri ve topluma katkı arıyor. Yeni nesil, çevresel ve toplumsal duyarlılığı tercihleriyle görünür kılarak kültürel bir dönüşümün öncülüğünü yapıyor. Bu dönüşüm, markalar için yalnızca bir uyum süreci değil, yeni bir kimlik inşası anlamına geliyor. Sürdürülebilirliği yaşamın doğal akışına, deneyimin odağına ve günlük alışkanlıkların merkezine taşıyabilen markalar geleceği şekillendirecek. TAB Gıda’nın bu araştırmayla sektörün dönüşümüne yön veren içgörüler sunması, bu anlamda ilham verici bir liderlik örneği” dedi. Tüketicilerin yüzde 85’i markaların çevresel ve toplumsal konularda sorumluluk üstlenmelerini bekliyor. Araştırma sonuçlarına göre, tüketicilerin %81’i son dönemde beslenme tercihlerinde değişikliğe gitti. Bu değişimin temel motivasyon kaynakları arasında kaynağı belli, güvenilir ürün arayışı (%35) ve ekonomik nedenler (%30) olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin %85’i işletmelerden çevresel ve sosyal konularda sorumluluk üstlenmelerini bekliyor. Kaynağı belli, güvenilir ve sürdürülebilir ürün algısı yükselirken tüketici deneyiminde öne çıkan hijyen, tazelik ve şeffaflık gibi başlıklar bu konudaki taleplerin artacağına işaret ediyor. Tüketiciler sürdürülebilir restoranlara %11 daha fazla ödemeye hazır Yapılan araştırma fast food sektöründe tüketicilerin sürdürülebilir restoranlara %11 daha fazla ödemeye hazır olduğunu gösteriyor. Ancak bunun için lezzet ve kalite güvencesi, ödenen farkın nereye gittiğinin açıklanması, indirim, sadakat puanı gibi ek avantajlar sunulması ve çevresel katkıların somut biçimde gösterilmesi gibi bazı koşulların karşılanmasını talep ediyor. Hijyen kurallarına uyum %42 oranında öne çıkıyor Hijyen, tazelik, şeffaf bilgi paylaşımı tüketici nezdinde sürdürülebilir marka algısının temel bileşenleri arasında yer alırken hijyen kurallarına uyum %42 oranında öne çıkan bir öncelik olarak görülüyor. Tüketiciler hijyeni sadece gıda güvenliği açısından değil, aynı zamanda marka güvenilirliği ve sürdürülebilirlik göstergesi olarak değerlendirirken ideal bir fast food restoranını hijyenik, güvenilir tedarik zincirine sahip, israfı önleyen, kaynağı belli ve güvenilir ürün sunan yer olarak tanımlıyor. Geri dönüşüm ve gıda israfı %69 oranında önem taşıyor Tüketicilerin %69’u yemekten kalan gıdaların israf edilip edilmediğini, kalan gıdaların nasıl değerlendirildiğini, geri dönüşüm yapılıp yapılmadığını önemli bir konu olarak görüyor. Tüketicilerin %42’si için bu konu restoran seçimini doğrudan etkileyen bir kriter. Tüketiciler günün menüsünde gıda israfını önleyici uygulamalar (%38), su tasarruflu musluklar (%30) ve geri dönüşüm istasyonları (%29) gibi konular, tüketicilerin restoranlarda görmek istedikleri sürdürülebilirlik uygulamaları arasında yer alıyor. Bununla birlikte tüketicilerin %78’i ambalaj türü ve miktarına dikkat ederken %88’i de ambalaj üzerinde geri dönüşüm bilgisini görmek istiyor. Tüketicilerin %44’ü şeffaf şekilde bilgilendirilmek, ne yediğini bilmek istiyor Yapılan araştırmada tüketicilerin %44’ü, sürdürülebilir bir markadan en temel beklentilerden biri olarak şeffaf bilgilendirilmeyi gösteriyor. Sürdürülebilirlik uygulamaları için ek ödeme yapmayı düşünenlerin %35’i, ödenen farkın nasıl kullanıldığının açıkça belirtilmesi durumunda bunu yapabileceğini, %32’si ise çevresel katkıların somut biçimde paylaşılmasını istiyor. Tüketicinin ne yediğini bilmek istediğine işaret eden bu sonuçlar, hızlı servis restoran işletmeleri için önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlikle ilgili en önemli konunun şeffaflık olduğunu gösteriyor. Yerel ve mevsiminde tedarik edilmiş malzemelerle hazırlanmış ürünler tercih sebebi Araştırmaya katılan tüketicilerin %53’ü, ürünlerin mevsiminde, doğal yollarla veya organik malzemelerle üretilmesini öncelikli sürdürülebilirlik kriteri olarak görüyor. Tüketicilerin ideal restoran tanımında yerel ve mevsiminde üretilmiş taze malzemelerle hazırlanmış ürünler merkezi bir rol oynuyor. Araştırmada yerli üretim, yalnızca kalite ve ürün kaynağının güvenilirliğiyle değil, çevresel sorumluluk ve ekonomik katkı ile de ilişkilendiriliyor. Tüketiciler sürdürülebilir fast food markası olarak Burger King’i öne çıkarıyor Hızlı servis restoran işletmeciliği sektöründeki markaların sürdürülebilirlikle ilgili algısı çok yüksek değil. Her 4 tüketiciden 1’i (%25) sürdürülebilir marka denince herhangi bir isim veremiyor. Bununla birlikte Burger King %27 oranıyla tüketicilerin gözünde sürdürülebilir fast food markası olarak ilk sırada yer alıyor.

NG Kütahya Seramik, ‘2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayınladı! Haber

NG Kütahya Seramik, ‘2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayınladı!

Katma değerli sürdürülebilirlik projeleriyle atık miktarını bir yılda yüzde 20 azaltan, suyunun ise yüzde 65’ini geri kazanan NG Kütahya Seramik, ayrıca Kırık Seramik Öğütme Tesisi kurarak yaklaşık 269,47 ton eşdeğer karbon emisyonunun önüne geçti. Yenilikçi üretim anlayışıyla sektörün lider markalarından NG Kütahya Seramik, “2024 Sürdürülebilirlik Raporu”nu kamuoyu ile paylaştı. Sürdürülebilirlik hedeflerini enerji, dijital dönüşüm, teknoloji ve çevre yatırımlarıyla destekleyen marka; doğal kaynakların verimli kullanımı, enerji tasarrufu, su ve atık yönetimi ile düşük karbon emisyonu gibi alanlarda yürüttüğü iyileştirme faaliyetlerinin sonuçlarını ve yüksek teknoloji yatırımlarını raporda açıkladı. Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda sosyal, toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla bir bütün olarak ele alan NG Kütahya Seramik, bu dönemde sektördeki rekabet avantajını artıran enerji verimliliği, dijitalleşme ve karbon nötr yatırımlarına odaklandı. Üretim, tasarım ve ileri teknoloji yatırımlarıyla sektörel dönüşüme katma değer sağladı 2024 yılı, Türkiye seramik sektörü için hem iç pazarda hem de ihracatta canlanmanın hissedildiği bir dönem oldu. Raporda, enerji geri kazanımı, düşük emisyonlu üretim teknolojileri ve dijital dönüşüm odaklı sistemlerin sektöre yön verdiği vurgulandı. Raporda ayrıca, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve Türkiye’de yürütülmekte olan Emisyon Ticaret Sistemi hazırlıkları doğrultusunda karbon yönetiminin sektörde öncelikli gündem olduğu ifade edildi. “Çevresel performansı belgeleyen EPD sertifikalı ürünler, yeşil bina kriterleriyle uyumlu yüzey çözümleri ve antibakteriyel seramikler pazarda öne çıkıyor. Seramik sektörünün en büyük ve en ileri teknolojiyle donatılmış altyapılarından birine sahip olarak; sürdürülebilir üretim anlayışı, ileri teknoloji yatırımları, güçlü tasarım kabiliyeti ve çevresel sorumluluk yaklaşımıyla sektörün dönüşümüne ve ekonomiye yüksek katma değer sağlıyoruz. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla düşük karbonlu üretimi destekliyor, küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle uyum içinde ilerliyoruz.” denildi. 100. yıl fabrikaları ve GES yatırımıyla sürdürülebilir üretimde örnek oldu Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar 70’ten fazla ülkeye ihracat yapan NG Kütahya Seramik için 2024 yılı, sürdürülebilir dönüşüm hedeflerinin yatırımlarla desteklendiği bir dönem oldu. Raporda, markanın yıllık toplam üretim kapasitesini 54 milyon metrekareye çıkaran 100. Yıl Fabrikaları’nın, sürdürülebilir üretimin sembolü olduğu kaydedildi. Kütahya 30 Ağustos Organize Sanayi Bölgesi’nde konumlanan ve şirketin sekizinci üretim tesisi olan bu yeni fabrikalar; Endüstri 4.0 uyumlu altyapıları, dijital dönüşüm destekli üretim sistemleri ve yenilenebilir enerji kullanımıyla sektöründe örnek bir model olarak öne çıktı. 2024 yılında enerji verimliliğini artırmak ve karbon salımlarını azaltmak amacıyla devreye alınan 25 MW kapasiteli GES yatırımı sayesinde, NG Kütahya Seramik yıllık ortalama 39 milyon kWh elektrik üretimi gerçekleştiriyor. Bu yatırımla fabrikaların yıllık enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’si karşılanıyor ve her yıl 47 bin 373 ton karbon emisyonu önleniyor. Enerji tüketimi ve emisyon kaynakları sistematik olarak izleniyor. Kaynak Verimliliğinde Güçlü Adımlar: Atıkta %20 Azalma, Suda %65 Geri Kazanım Rapor verilerine göre NG Kütahya Seramik’te atık, su, hammadde ve ambalajların üretim döngüsüne yeniden kazandırılmasıyla, 2024 yılında toplam atık miktarında bir önceki yıla göre yüzde 20’den fazla azalma sağlandı. Pişmiş seramiklerde oluşan kırıkların geri dönüşüm sürecine dâhil edilerek yeniden hammadde üretimine kazandırılması için kurulan Kırık Seramik Öğütme Tesisi, yıllık 21.640 ton kapasitesiyle Türkiye’de bölgesindeki tek ıskarta seramik öğütme tesisi oldu. Tesisin çevresel katkısı raporda şöyle ifade edildi: “Pişmiş atıklar yeniden işlenerek ve belirli oranlarda yer ve duvar karosu üretiminde değerlendirilerek yaklaşık 269,47 ton eşdeğer CO₂ sera gazı emisyonu önlendi.” Ayrıca, NG Kütahya Seramik’te su yönetiminin entegre bir sistemle yürütüldüğü, tesislerde 7 adet arıtma tesisi bulunduğu ve 2024 yılında üretim süreçlerinde kullanılan suyun yüzde 65,49’unun geri kazanılarak yeniden değerlendirildiği vurgulandı. 111 milyon euroluk teknoloji anlaşmasıyla dijitalleşmede güçlendi Raporda, 2024 yılında İtalyan Sacmi firması ile yapılan 111 milyon euroluk ileri teknoloji anlaşması sayesinde NG Kütahya Seramik’in hem üretim kapasitesini artırdığı hem de dijitalleşmede güç kazandığı belirtildi. Bu yatırımla birlikte verimlilik odaklı üretim süreçleri devreye alındı. NG Ar-Ge Merkezi’nin 2024’te 8,9 milyon TL tutarında proje yatırımıgerçekleştirdiği veçevresel yatırım harcamalarının toplamının 19.366.883 TL olarak kaydedildiği raporda, şirketin önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artırmak ve ileri teknolojiye dayalı üretim altyapısını güçlendirmek amacıyla yeni porselen seramik üretim tesisi yatırımı planladığı da ifade edildi.

TLC Klima, GREE Küresel Stratejik İş Ortakları Konferansı’nda 8 Ödül Birden Kazandı Haber

TLC Klima, GREE Küresel Stratejik İş Ortakları Konferansı’nda 8 Ödül Birden Kazandı

Dünyanın önde gelen iklimlendirme markalarından GREE, 21–22 Ekim 2025 tarihlerinde Çin’in Chengdu kentinde “Made in China, Loved by the World” temasıyla 5. Küresel Stratejik İş Ortakları Konferansını gerçekleştirdi. Bu yıl, markanın küresel vizyonunun 10. yılını simgeleyen etkinlik; 2015–2025 döneminde elde edilen başarıların değerlendirildiği, geleceğe yön verecek stratejilerin belirlendiği uluslararası bir buluşma niteliği taşıdı. Türkiye’de GREE’nin yetkili distribütörü olarak markayı on yıldır başarıyla temsil eden TLC Klima, konferansa Yönetim Kurulu Başkanı Akın Telci, Başkan Yardımcısı ve Yönetici Ortağı Sema Tunar, Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Tunar, Genel Müdür Yardımcısı Filiz Doğan ve Satış Direktörü Gökhan Külahi’den oluşan üst düzey bir heyetle katılım sağladı. Etkinlik boyunca GREE’nin enerji verimliliği, yeşil üretim ve akıllı iklimlendirme çözümlerinde kaydettiği teknolojik ilerlemeler değerlendirilirken; sürdürülebilir büyüme, inovasyon ve küresel iş birlikleri ana gündem başlıklarını oluşturdu. TLC Klima, GREE’nin En Çok Ödül Alan Distribütörü Oldu GREE Night etkinliği, sadece bir kutlama değil, markanın dünya genelindeki iş ortaklarının uzun yıllara dayanan bağlılıklarını ve başarılarını onurlandıran özel bir buluşma oldu. TLC Klima ise gecenin en dikkat çeken distribütörü olarak öne çıktı. Toplam sekiz farklı kategoride ödül kazanan şirket, “GREE Global Top 10 Distributor 2025” ve “GREE Diamond Distributor 2025” unvanlarıyla en prestijli iki ödülün de sahibi oldu. Ayrıca ticari klima sistemlerindeki (CAC) güçlü performansıyla “GREE Excellent Performance Award (CAC)” ödülünü, VRF ve ısı pompası alanlarındaki başarılarıyla “Best CAC Promotion Award – VRF” ve “Best CAC Promotion Award – Heat Pump” ödüllerini kazandı. Ev tipi ürünlerdeki performansıyla “GREE Excellent Performance Award – Home Electric App”, marka bilinirliğini güçlendiren çalışmalarıyla “Global Best Brand Promotion Award” ödüllerine layık görüldü. TLC Klima ayrıca, “Global Best Reference Project 2025” ödülünü de alarak, Türkiye’de gerçekleştirdiği üst düzey referans projelerin global ölçekte de takdir topladığını bir kez daha kanıtladı. Küresel İş Birliğiyle Daha Güçlü Bir Gelecek Bu özel gecede öne çıkan “Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek” teması, GREE ve iş ortaklarının ortak vizyonunu yansıttı. TLC Klima ve GREE, on yılı aşkın süredir devam eden stratejik ortaklıklarını geleceğe taşıyarak, teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağında iş birliği yapmayı sürdürüyor. Bu ortak vizyon, yalnızca ticari bir başarı değil, dünyanın dört bir yanında enerji verimliliği, çevresel sorumluluk ve yaşam konforu alanlarında somut katkılar sunan bir iş modeline dönüşüyor. TLC Klima, önümüzdeki dönemde de GREE’nin küresel büyüme hedefleri doğrultusunda Türkiye’deki liderliğini pekiştirerek, yenilikçi çözümleriyle “daha güçlü bir gelecek” için çalışmaya devam edecek.

Enerjisa Enerji, Enerji Kaşiflerini Enerji Tünelinde Ağırladı Haber

Enerjisa Enerji, Enerji Kaşiflerini Enerji Tünelinde Ağırladı

Enerjisa Enerji’nin Ankara Söğütözü ve Adana Çukurova Müşteri Hizmetleri Merkezi’nde yer alan interaktif deneyim alanı Enerji Tüneli’nde bu kez ilkokul öğrencilerini ağırlayan şirket, minik ziyaretçilerin online tiyatro ve yaratıcı drama eşliğinde enerji tasarrufunu öğrenmesini sağlıyor. ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla sürdürülebilir projelerini hayata geçiren Enerjisa Enerji, Ankara Söğütözü Müşteri Hizmetleri Merkezi ve Çukurova Müşteri Hizmetleri Merkezi’nde yer alan Enerji Tüneli’nde bu kez de ilkokul öğrencilerini ağırladı. Enerjisa Enerji tarafından hayata geçirilen Enerji Tüneli Eğitsel Gezi Programı kapsamında düzenlenen ilk etkinlikte 3. ve 4. sınıfta eğitim gören 40 öğrenci, ikinci etkinlikte ise 4. sınıftan 20 öğrenci; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kaynakları ve sürdürülebilir yaşam hakkında bilinçlenmeyi hedefleyen interaktif bir öğrenme deneyimi yaşadı. Butonlar, animasyonlar ve etkileşimli deneyimlerle tasarlanan Enerji Tüneli’ni keşfeden öğrenciler, iklim, şehir ve insan ekseninde kurgulanarak küresel ölçekten bireysel düzeye kadar enerji verimliliğini ve yenilenebilir kaynakların önemini vurgulayan Enerji Tüneli’nde doyasıya eğlendi. Enerji Enerji Tüneli’ni keşfetti Enerji Tüneli’ni ziyaret eden öğrenciler enerji kaynaklarının yolculuğunu geçmişten günümüze keşfederken, sürdürülebilir bir dünya için neler yapabileceklerini deneyimledi. Bireysel enerji tasarrufu yöntemleri konusunda bilgilendirilen öğrencilere, “Küsmesin Yıldızlar” tiyatro oyununun izletilmesinin ardından, enerji verimliliğinin günlük hayata yansımalarını eğlenceli bir şekilde anlatıldı. Program kapsamında öğrenciler yaratıcı drama eğitimi ile enerji kaynaklarının geçmişten günümüze yolculuğunu keşfederek, interaktif deneyimlerle fosil yakıtların çevresel etkilerini, yenilenebilir enerji kaynaklarının faydalarını ve bireysel enerji tasarrufu yöntemlerini öğrendi. Esentürk: Geleceğimiz için değerli bir adım attık Enerji Kaşifleri Programı’nı değerlendiren Enerjisa Perakende Satış Şirketleri Genel Müdürü Ersin Esentürk, “Merkezimiz, yalnızca müşterilerimize daha iyi hizmet sunmakla kalmayıp, aynı zamanda tüm ziyaretçilerine enerjinin geçmişten geleceğe uzanan yolculuğunu deneyimleten bir öğrenme alanı olarak faaliyet gösteriyor. İklim krizi ve teknolojik gelişmeler sektörümüzü hızla dönüştürürken, bu dönüşümün kalıcı olabilmesi için bilinçli bireylerin yetişmesi kritik önem taşıyor. Bu merkezlerimizde öğrencilerimizi ağırlamak, enerjinin günlük hayatımızdaki yerini ve dönüşümünü doğrudan deneyimlemeleri açısından bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Enerji Tüneli gibi uygulamalar, eğitimi yalnızca teorik bir içerikten çıkarıp tiyatro ve yaratıcı drama gibi interaktif yöntemlerle öğrencilerin hayal gücüne hitap ediyor, onların geleceğe dair sorularına yanıt bulmalarını sağlıyor. Biz, çocuklara erken yaşta kazandırılan enerji verimliliği, yenilenebilir kaynaklar ve çevresel sorumluluk bilincinin, yarının daha temiz, verimli ve sürdürülebilir dünyasının temellerini oluşturacağına inanıyoruz. Bu yüzden merkezlerimizi yalnızca müşterilerimize değil, toplumun farklı kesimlerine de açık tutmaya ve gelecek nesillere enerji konusunda ilham vermeye devam edeceğiz.” Enerji Tüneli 2026 yılı boyunca Enerji Kaşiflerini ağırlamaya devam edecek Enerjisa program kapsamında 2026 yılında da Müşteri Hizmetleri Merkezlerindeki interaktif enerji müzesi olan Enerji Tünelinde ilkokul ve ortaokul öğrencileriyle bir araya gelmeye devam edecek. Herkes için daha iyi bir gelecek vizyonu ile misafir öğrencilerin enerjinin yolculuğunu öğrenebileceği, sürdürülebilirlik ve çevre bilinci konularında farkındalık kazandığı eğlenceli ve öğretici bir keşif noktası olmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.