Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevrim Içi

Kapsül Haber Ajansı - Çevrim Içi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevrim Içi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Z Kuşağının Dijital Çelişkisi: Yüksek Öz Güven, Yetersiz Koruma Haber

Z Kuşağının Dijital Çelişkisi: Yüksek Öz Güven, Yetersiz Koruma

Z kuşağı, vaktinin büyük bir kısmını çevrim içi geçirme konusunda tüm nesillerin önünde yer alıyor. Araştırma sonuçları, Z kuşağının %57’sinin vaktini çevrim dışı yerine daha çok çevrim içi ortamlarda geçirdiğini gösteriyor; bu oran, ankete dahil edilen tüm nesiller arasındaki en yüksek seviyeye işaret ediyor. Akıllı telefonlar ise bu kuşağın dijital yaşamının merkezinde bulunuyor; katılımcıların %67’si düzenli internet erişiminde birincil cihaz olarak akıllı telefonlarını tercih ettiğini belirtiyor. Sürekli çevrim içi olma durumu, belirgin bir öz güveni de beraberinde getiriyor. Z kuşağı katılımcılarının yaklaşık altıda biri (%59), dijital ortamda kendinden emin olduğunu ifade ediyor. Buna karşın, dijital becerilerini "ileri düzey" olarak nitelendirenlerin oranı yalnızca %28’de kalıyor. Bu tablo, internet ortamında rahat hareket etmek ile dijital riskleri etkin bir şekilde yönetebilmek için gereken bilgi birikimine sahip olmak arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Bahsi geçen öz güven her zaman koruyucu önlemlere dönüşmüyor. Z kuşağının yalnızca %27’si mobil cihazlarında antivirüs yazılımı kullanıyor; bu da diğer nesillere kıyasla kayda değer ölçüde düşük bir orana karşılık geliyor. Ayrıca Z kuşağı, şifrelerini düzenli olarak güncelleme konusunda da daha çekingen davranıyor. Oluşan bu güvenlik açığının sonuçları şimdiden hissedilmeye başlandı. Z kuşağı katılımcılarının yarısından fazlası (%52); cihazlarını, çevrim içi hesaplarını veya verilerini hedef alan bir siber saldırıya maruz kaldığını belirtiyor. Katılımcıların %17’si sosyal medya hesaplarının ele geçirildiğini, %12’si ise oyun hesaplarına erişimini kaybettiğini aktarıyor. Akıllı telefonlar Z kuşağının en değerli verilerini barındırıyor, ancak koruma yetersiz kalıyor Araştırma, akıllı telefonların Z kuşağı için en kıymetli verileri barındırdığını da ortaya koyuyor. Katılımcıların %38’i fotoğrafları, yine %38’i ise kişisel belgeleri kritik öneme sahip görüyor. Z kuşağı, cihazlarında sakladığı kişisel belgeleri diğer nesillere kıyasla çok daha değerli buluyor. Şifreler ve hesap giriş bilgileri ise katılımcıların %30’u tarafından kritik önemde değerlendiriliyor. Bu verilerin taşıdığı öneme karşın, akıllı telefonlardaki veriler çoğu zaman yeterince korunmuyor. Bireysel dijital yaşamı korumaya yönelik güvenlik araçlarının kullanımı, özellikle Z kuşağında oldukça sınırlı kalırken; akıllı telefonundaki kritik verileri düzenli olarak yedekleyenlerin oranı yalnızca %28. Bu durum, yalnızca tek bir cihazın kaybedilmesinin çok ötesinde riskler doğuruyor. Güvenliği ihlal edilen bir akıllı telefon; saldırganların kişisel fotoğraflara, kimlik belgelerine, e-posta hesaplarına, sosyal medya profillerine, finansal hizmetlere ve kişinin dijital yaşamının diğer kritik alanlarına doğrudan erişmesine zemin hazırlayabiliyor. Günlük dijital alışkanlıklar, günlük koruma refleksleriyle desteklenmeli Siber tehditlere yönelik farkındalığın artırılması kritik bir önem taşıyor. Kaspersky, özellikle Z kuşağına hitap etmek amacıyla "Case 404" adlı interaktif bir çevrim içi oyun geliştirdi. Bu siber dedektiflik macerasında oyuncular, gerçek dijital tehditlerden ilham alan kurgusal vakaları çözerek; dolandırıcılıkları, kimlik avı (phishing) girişimlerini ve oyun dünyasında sıkça görülen hesap ele geçirme taktiklerini nasıl tespit edeceklerini öğreniyor. "Case 404", oyunculara sevdikleri şeyleri yaparken güvende kalmalarını sağlayacak bilgi birikimini ve doğru güvenlik reflekslerini kazandırıyor. Kaspersky, siber güvenliğin bir kriz anından sonra başvurulan geçici bir önlem değil; günlük dijital rutinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırılmasını tavsiye ediyor. Kaspersky Premium gibi kapsamlı bir güvenlik çözümü; cihazları zararlı yazılımlara, kimlik avı tuzaklarına ve diğer çevrim içi tehditlere karşı korumaya yardımcı oluyor. Z kuşağı için artık birincil cihazın akıllı telefonlar olduğu göz önüne alındığında, güvenlik tedbirlerinin masaüstü bilgisayarlar kadar mobil trafiği de kapsaması gerekiyor. Kaspersky Password Manager gibi özel bir araç kullanmak, farklı hesaplar için güçlü ve benzersiz şifreler oluşturulmasını ve bunların güvenle saklanmasını sağlıyor. Bu yöntem, tek bir şifrenin çalınması veya bir veri ihlalinde ifşa olması durumunda doğabilecek zincirleme riskleri en aza indiriyor. Dolandırıcılık amaçlı ve istenmeyen aramaların yarattığı riskleri azaltmak adına ise Kaspersky Who Calls, şüpheli aramaları tespit ederek kullanıcıları spam veya potansiyel dolandırıcılıkla ilişkilendirilen numaralar hakkında anlık olarak bilgilendiriyor. Kaspersky Tüketici Ürünleri Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Irina Ermilova, araştırma sonuçlarını şöyle değerlendiriyor: "Z kuşağı internetin merkezinde büyüdü; bu nedenle dijital servisleri son derece doğal ve sezgisel bir şekilde kullanıyorlar. Ancak bu aşinalık, güvenlik uzmanlığıyla karıştırılmamalı. Uygulamalarda, platformlarda ve cihazlarda rahatça gezinebilmek; dolandırıcılık yöntemlerini fark edebilmek, şifreleri güvenle yönetebilmek veya kişisel verileri koruyabilmek anlamına gelmiyor. Araştırma sonuçları, siber güvenlik araçlarının ve reflekslerinin; mesajlaşmak, oyun oynamak ya da sosyal medyada gezinmek kadar günlük dijital yaşamın doğal bir parçası haline gelmesi gerektiğini gösteriyor." Bu çalışma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından 2026 yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 18 ülkeden (Almanya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Hindistan, Kolombiya, Mısır, Malezya, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, İspanya, Tayland, Türkiye, Vietnam) toplam 7.200 kişi katılmıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Türkiye’nin Gençleri” Araştırmasının Sonuçları İlk Kez Açıklandı Haber

“Türkiye’nin Gençleri” Araştırmasının Sonuçları İlk Kez Açıklandı

anbean tarafından düzenlenen ve 95 şirketten yaklaşık 120 profesyoneli bir araya getiren etkinlikte, FutureBright Group tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Gençleri” araştırmasının sonuçları ilk kez açıklandı. Gün boyunca gençlerin değişen beklentileri, geleceğin çalışma hayatı ve gençlerle iletişim farklı perspektiflerden ele alındı. Garanti BBVA, gençlerin dünyasındaki değişimi daha yakından anlamak ve gençlik alanında çalışan profesyonelleri ortak bir zeminde buluşturmak amacıyla hayata geçen “Youniverse: Gençlerin Evrenine Yolculuk” etkinliğinin ikincisine de ev sahipliği yaptı. Etkinlikte FutureBright Group ve anbean tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Gençleri” araştırmasının sonuçları ilk kez Youniverse katılımcılarıyla paylaşıldı. Farklı sektörlerden profesyonellerin katıldığı etkinlikte, gençlerin değerleri, beklentileri ve geleceğe bakışları üzerinden iş dünyasının dönüşümü konuşuldu. Türkiye’de yaşayan 17–26 yaş aralığındaki 1.007 gençle gerçekleştirilen araştırma; 403 öğrenci, 403 çalışan ve 201 ev genciyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Araştırma gençlerin yapay zekâyla kurduğu ilişki, çalışma hayatından beklentileri, gelecek planları ve sosyalleşme tercihleri hakkında dikkat çeken bulgular ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 65’i kendini kötü hissettiğinde en az bir kez bir yakını yerine yapay zekâyla konuştuğunu söylüyor Araştırmaya göre gençler için yapay zekânın “yeni” olma hali giderek geride kalırken, “gerekli” olma hali öne çıkıyor. Gençlerin yüzde 43’ü yapay zekâyı hayatının bir parçası olarak gördüğünü ve hemen her gün kullandığını belirtiyor. Yüzde 53’ü ise geliştirdiği fikirleri yapay zekâya danışıyor. Yapay zekânın kullanım alanı, bilgiye erişim ve fikir geliştirmeyle sınırlı kalmıyor. Gençlerin yüzde 65’i kendini kötü hissettiğinde en az bir kez bir yakını yerine yapay zekâyla konuştuğunu söylüyor. Diğer yandan gençler, yapay zekânın düşünme ve yaratıcılık üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler de taşıyor. Gençlerin yüzde 26’sı yapay zekâ yaygınlaştıkça insanların daha az düşünerek hareket etmeye başlayacağını, yüzde 24’ü ise hazır cevaplara alışılmasıyla sorgulamanın azalacağını düşünüyor. Gençlerin çalışma hayatına ilişkin beklentilerinde de değişim görülüyor. Gençlerin geleceğe ilişkin umutları güçlü kalmaya devam ediyor. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 80’i geleceğe dair planlarını ve hayallerini gerçekleştirebileceğine inanıyor. Çalışma hayatına ilişkin beklentilerde de değişim görülüyor. Geçen yıla kıyasla gençlerin iyi anlaşabilecekleri insanlarla çalışma ve iş güvencesi arayışı yükselirken, iyi gelir ve uzaktan çalışma gibi rasyonel faydalara ilişkin beklentiler geriliyor. İstediği firmada işe başlayabileceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 73. Sosyalleşme ve kültür-sanat deneyimlerinde erişimin ötesinde ihtiyaçlar var Araştırma, gençlerin tek bir gençlik trendiyle tanımlanamayacağına ilişkin görüşü de öne çıkarıyor. Gençler, gençlik deneyimlerinin farklılaşabileceğini düşünüyor. Araştırma bulguları, gençlerin sosyalleşme tercihlerine ve kültür-sanat deneyimlerine ilişkin içgörüler de sunuyor. Gençlerin yüzde 41’i yüz yüze sosyalleşmeyi tercih ederken, yüzde 31’i çevrim içi ve yüz yüze sosyalleşmeyi dengeli biçimde sürdürüyor. Kültür-sanat alanında gençlerin deneyimlere katılımını yalnızca bilet fiyatları belirlemiyor. Ulaşım, zaman, planlama ve arkadaşlarla organizasyon yapma gibi unsurlar da katılımı etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Youniverse’te gençler, profesyoneller ve uzmanlar bir araya geldi Salt Galata’da gerçekleşen Youniverse: Gençlerin Evrenine Yolculuk etkinliği, 95 şirketten yaklaşık 120 profesyoneli bir araya getirdi. Gün boyunca gençlerin değişen beklentileri, geleceğin çalışma hayatı ve gençlerle iletişim farklı perspektiflerden ele alındı. Program kapsamında Garanti BBVA Yetenek ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, Evrim Kuran moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Gençlerin Evreninden Geleceğe Bakmak” başlıklı oturumda gençlerin değişen dünyasının kurumlara ve çalışma hayatına yansımalarını değerlendirdi. HBR Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan’ın moderatörlüğündeki genç panelinde ise gençlerin çalışma hayatına ve geleceğe bakışı konuşuldu. FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, “Türkiye’nin Gençleri” araştırmasının bulgularını değerlendirdi. “Gençleri dinlemek, geleceğin nasıl şekilleneceğine dair bize çok şey söylüyor” Garanti BBVA Yetenek ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, gençlerin dünyasındaki hızlı değişimin geleceği anlamak açısından önemli ipuçları sunduğunu belirterek, “Gençlerin beklentileri, hayata ve çalışma hayatına bakışları hızla dönüşüyor. Gençlerin fikirleri, merakı ve farklı bakış açıları da geleceğin nasıl şekilleneceğine dair hepimize çok değerli ipuçları sunuyor. FutureBright Group tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin Gençleri’ araştırmasının ortaya koyduğu bulguların, gençlerin dünyasını, önceliklerini ve geleceğe dair beklentilerini daha yakından anlamak açısından değerli bir kaynak olduğuna inanıyorum. Garanti BBVA olarak gençleri dinleyen, gençlerle birlikte üreten ve geleceği birlikte şekillendiren bir kurum olmayı önemsiyoruz. anbean tarafından düzenlenen ve gençlerin dünyasına dair çarpıcı başlıkların ele alındığı Youniverse buluşmasının ana partneri olmaktan da bu nedenle büyük mutluluk duyuyoruz. Farklı sektörlerden profesyonellerin gençlerin dünyasını birlikte anlamaya çalıştığı bu buluşmanın, hepimize yeni sorular, yeni bakış açıları ve değerli içgörüler kazandırdığına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde de gençlerle bir araya gelmeye, onları dinlemeye ve onlarla birlikte düşünmeye devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Eğitim Vakfı Üstün Başarı Bursu Başvuruları Başladı Haber

Türk Eğitim Vakfı Üstün Başarı Bursu Başvuruları Başladı

1967’den bu yana eğitimde fırsat eşitliği için faaliyetlerini sürdüren Türk Eğitim Vakfı (TEV), üstün akademik başarı gösteren ve yüksek potansiyelleriyle öne çıkan öğrencilerin eğitim yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen Üstün Başarı Bursları 2026-2027 akademik yılı başvuruları 14 Eylül-8 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Üstün başarı yolculuğuna TEV ile devam Türk Eğitim Vakfı, 2026-2027 akademik yılında Üstün Başarı Bursu kapsamında öğrencilere aylık 16.000 TL burs desteği sağlayacak. TEV Üstün Başarı Bursu; Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YKS) ilk 5.000’e giren, devlet veya vakıf üniversitelerinde okuyan; hazırlık, 1. ve 2. sınıf lisans öğrencilerinin başvurusuna açık olacak. Ara sınıflardan başvuracak adayların genel not ortalamasının en az 3,50 olması gerekiyor. Teknik kontrolleri geçen adaylar; kompozisyon ve mülakat gibi aşamalardan oluşan çok adımlı bir süreçte değerlendiriliyor. Bu dönem program kapsamında tıp, hukuk, mühendislik, temel bilimler, sosyal bilimler ile iktisadi ve idari bilimler alanlarında öğrenim gören yaklaşık 500 başarılı genç desteklenecek. TEV'li olmak, başarının ötesine geçmek TEV’de Üstün Başarı Bursu, yalnızca akademik başarıyı desteklemekle kalmıyor; merak eden, üreten, sorumluluk alan ve topluma katkı sağlamayı önemseyen bireylerin gelişimini de destekliyor. Bu doğrultuda Üstün Başarı Bursiyerleri; kariyer buluşmaları, kişisel gelişim eğitimleri, gönüllülük faaliyetleri, sosyal sorumluluk projeleri, konserler, kültür sanat etkinlikleri ve farklı disiplinlerden bursiyerlerle kurdukları güçlü iletişim ağı sayesinde çok yönlü bir gelişim ortamının parçası oluyor. Başvurular Obigenç üzerinden gerçekleştiriliyor 2026-2027 akademik yılı Üstün Başarı Bursu başvuruları 14 Eylül-8 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Başvurular, Türk Eğitim Vakfı'nın öğrencilere yönelik dijital platformu Obigenç üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Öğrenciler, App Store ve Google Play’den ücretsiz olarak indirebilecekleri uygulama aracılığıyla başvuru adımlarını tamamlayabilecek ve süreçle ilgili gelişmeleri takip edebilecek. Burs başvurusunun yanı sıra kariyer fırsatları, eğitim içerikleri, etkinlikler, staj imkanları ve öğrencilerin gelişimini destekleyen birçok ayrıcalığı bir araya getiren Obigenç, TEV bursiyerlerinin eğitim yolculukları boyunca faydalanabilecekleri kapsamlı bir dijital platform olarak hizmet veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sosyal Medya Paylaşımlarında Dikkat Edilmesi Gereken 10 Nokta Haber

Sosyal Medya Paylaşımlarında Dikkat Edilmesi Gereken 10 Nokta

Seyahat planları, konum bilgileri, doğum tarihi, yeni alınan eşyalar, aile fotoğrafları. Tüm bu içerikler sadece takipçilerin ilgisini çekmekle kalmaz, aynı zamanda siber suçlulara sizi tanımaları ve hedef almaları için ihtiyaç duydukları bilgileri de sunar. Sosyal medya platformları gizlilik ayarlarını ve içerik algoritmalarını sık sık değiştiriyor. Ancak kullanıcılar bu değişiklikleri takip etmediklerinde paylaştıkları bilgilerin kimlerle ne ölçüde göründüğünü kontrol etmekte zorlanabiliyor. ESET uzmanlarına göre, “sadece arkadaşlarım görüyor” sanılan bir paylaşım, birkaç etkileşim ve yeniden gönderimle çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor. Siber suçlular sizi sizden daha iyi tanıyabilir Uzmanlar sosyal medya profillerinin siber suçlular için bir istihbarat kaynağı hâline geldiğini belirtiyor. Paylaşımlarınızdan hobileriniz, alışveriş alışkanlıklarınız, ilişkileriniz, hatta güvenlik sorularınızın cevapları bile çıkarılabilir. Bu nedenle her paylaşım öncesi şu soruyu sormakta fayda var: “Bu bilgi gerçekten çevrim içi olmalı mı?” Gizlilik ayarları kadar farkındalık da önemli Platformların sunduğu gizlilik araçlarını kullanmak ve hesap güvenliğini artırmak önemli bir adım. Ancak asıl güvenlik, bireyin dijital davranışlarını sorgulamasıyla başlıyor. Sosyal medya sizi sevdiklerinizle ve ilgi alanlarınızla buluşturabilir ama kontrolsüz kullanım hem sizi hem de çevrenizdekileri tehlikeye atabilir. Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta: Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın. Doğum tarihi, evcil hayvan adı gibi masum görünen bilgiler, parolalarınızı tahmin etmek için kullanılabilir.Tatil planlarınızı tüm detaylarıyla gözler önüne sermeyin. Tatil öncesi yapılan paylaşımlar, evinizin boş olduğunun işareti olur.Konum bilgilerinizi paylaşırken dikkatli olun. Canlı konum etiketleri, güvenliğinizi riske atabilir.Yeni alınan bir cihaz ya da değerli bir takı, kötü niyetli kişilerin ilgisini çekebilir. Sizin olan siz de kalsın. Çocukların fotoğraflarını paylaşırken her zaman hassas davranın. İzinleri olmadan çocukların dijital ayak izini oluşturmak, uzun vadeli risklere yol açabilir.Kurumsal yapıya uygun hareket edin, işle ilgili serzenişlerinizi açık platformlarda yapmayın. Çalıştığınız kurum ya da iş arkadaşlarınızla ilgili paylaşımlar profesyonel itibarınızı zedeleyebilir.Finansal bilgilerinize dikkat edin. Kart numarası, IBAN, QR kod gibi veriler dolandırıcılığa kapı açabilir.Arkadaş ve aile bireylerinin kişisel bilgilerini onların izni olmadan paylaşmayın.Güvenilir olmayan hesaplardan gelen hediye vaatlerinin kimlik avı girişimi olabileceğini unutmayın.Ekran görüntüsü paylaşırken dikkatli olun. Özellikle iş içerikli ya da kişisel yazışmaların ekran görüntüsünü paylaşmak güvenlik ihlali yaratabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kekemeliği Olan Çocuklar Dünyadaki Akranlarıyla Buluştu! Haber

Kekemeliği Olan Çocuklar Dünyadaki Akranlarıyla Buluştu!

Türkiye’de bir ilk olan ve beş gün süren programda çocuklar iletişim, öz savunuculuk ve psikolojik dayanıklılık becerilerini geliştirirken Hollanda, Malta, Almanya, Pakistan ve Portekiz'deki akranlarıyla çevrim içi ortamda buluştu. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Konrot, “Düşle-Konuş-Yaşa Kampında çocuklara nasıl konuşmaları gerektiğini öğretmeye çalışmıyoruz. Onların kendi iletişim güçlerini keşfedebilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Çünkü asıl mesele ne kadar akıcı konuştuğumuz değil ne kadar güçlü iletişim kurabildiğimizdir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü ve Üsküdar Üniversitesi Konuşma Bozuklukları Araştırma ve Uygulama Merkezi (ÜSESKOM) ile Texas Üniversitesi Arthur M. Blank Kekemelik Merkezi iş birliğinde düzenlenen Düşle-Konuş-Yaşa Kampı (CDSL) Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi çok amaçlı salonda gerçekleştirildi. Okul çağındaki kekeleyen çocuklara yönelik düzenlenen ve bu yıl ikinci kez gerçekleştirilen kamp, Üsküdar Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Konrot ile Doç. Dr. Ayşe Aydın Uysal koordinatörlüğünde yürütüldü. Türkiye’de bir ilk olan ve Türkiye’nin farklı üniversitelerinin Dil ve Konuşma Terapisi bölümlerinden akademisyenler ile gönüllü öğrencilerin katıldığı kampa Kekemeler Derneği de destek verdi. Prof. Dr. Ahmet Konrot: “Asıl mesele ne kadar akıcı konuştuğumuz değil ne kadar güçlü iletişim kurabildiğimiz” Kampın temel yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Konrot, kekemeliğe yalnızca konuşma akıcılığı üzerinden yaklaşmanın çocukların iletişim deneyimini anlamak açısından yeterli olmadığını vurguladı. Kekeleyen bir çocuğun öncelikli ihtiyacının her zaman daha akıcı konuşmak olmadığını belirten Konrot; “Çocuğun kendisini ifade edebilmesi, söz almaktan kaçınmaması, iletişimde kalması ve söyleyeceklerinin değerli olduğunu bilmesi çok önemli. Düşle-Konuş-Yaşa Kampında çocuklara nasıl konuşmaları gerektiğini öğretmeye çalışmıyoruz. Onların kendi iletişim güçlerini keşfedebilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Çünkü asıl mesele ne kadar akıcı konuştuğumuz değil ne kadar güçlü iletişim kurabildiğimizdir.” dedi. “Farklı ülkelerden kekeleyen akranlarıyla bir araya gelmeleri önemli bir deneyim” Kampa katılan çocukların kekeleyen yetişkinlerle ve dünyanın farklı ülkelerindeki kekeleyen akranlarıyla bir araya gelmelerinin önemli bir deneyim olduğuna dikkat çeken Konrot; “Bir çocuk için ‘Benim gibi konuşan başka insanlar da var ve onlar hayatın her alanında var olabiliyorlar.’ deneyimi son derece değerlidir. Çocukların kekemeliği yalnızca bireysel bir güçlük olarak değil, dünyanın farklı toplumlarında ve kültürlerinde karşılaşılan bir insanlık deneyimi olarak görmeleri, kendilerine ve iletişime bakışlarını değiştirebilir.” ifadelerini kullandı. Çocuklar iletişim becerilerini deneyimleyerek geliştirdi Aralarında dil ve konuşma terapisti olarak mesleğini sürdüren kekeleyen yetişkinlerin de bulunduğu kamp ekibi, çocuklara gerçek yaşamla bağlantılı, katılımcı ve deneyim temelli bir öğrenme ortamı sundu. Grup temelli etkinliklerle çocukların etkili iletişim, öz savunuculuk, kekemelik hakkında güncel ve doğru bilgi edinme ve psikolojik dayanıklılık alanlarında bilgi ve beceriler kazanmaları desteklendi. Kamp boyunca öğrendiklerini uygulamaya dönüştüren çocuklar, edindikleri becerileri günlük yaşamlarına nasıl aktarabileceklerini ve farklı iletişim ortamlarında nasıl kullanabileceklerini deneyimleme fırsatı buldu. Doç. Dr. Ayşe Aydın Uysal: “Öğrendiklerini gerçek yaşamda kullanabilmeleri en önemli hedeflerimizden biri” Kampın koordinatörlerinden Dil ve Konuşma Terapisi öğretim görevlisi Doç. Dr. Ayşe Aydın Uysal, programın çocukların yalnızca bilgi edinmelerine değil, öğrendiklerini deneyimlemelerine ve günlük yaşamlarına aktarabilmelerine odaklandığını söyledi. Uysal; “Kamp boyunca çocuklarımızla iletişim, öz savunuculuk, kekemelik hakkında güncel bilgiler ve dayanıklılık gibi birçok alanda çalıştık. Ancak bizim için önemli olan bu bilgilerin yalnızca kamp ortamında kalmaması. Çocukların öğrendiklerini uygulamaları, kendi deneyimleriyle ilişkilendirmeleri ve günlük yaşamlarında nasıl kullanabileceklerini keşfetmeleri programın en önemli hedeflerinden biri.” şeklinde konuştu. “Grup ortamı çocuklara yalnız olmadıklarını gösteriyor” Kampın grup temelli yapısının çocuklara önemli bir paylaşım alanı sunduğunu ifade eden Uysal; “Grup ortamı çocuklara yalnız olmadıklarını görme, birbirlerinin deneyimlerinden öğrenme ve güvenli bir ortamda yeni iletişim yollarını deneme fırsatı sunuyor. Çocukların beş günün sonunda edindikleri becerileri aileleri ve katılımcılar önünde sergilemeleri, kamp boyunca yaşanan gelişimin en anlamlı göstergelerinden biriydi.” dedi. Beş ülkedeki kekeleyen akranlarıyla çevrim içi buluştular Kampın dikkat çeken etkinliklerinden biri de uluslararası çevrim içi buluşmalar oldu. Kampa katılan çocuklar; Hollanda, Malta, Almanya, Pakistan ve Portekiz’de aynı programa katılan okul çağındaki kekeleyen akranlarıyla çevrim içi platformlarda bir araya geldi. Farklı dilleri konuşan ve farklı kültürlerde yaşayan akranlarıyla tanışan çocuklar, kekemeliğin dünyanın farklı toplumlarında ve kültürlerinde görülebilen bir durum olduğunu doğrudan deneyimledi. Gerçekleştirilen buluşmalarla çocuklar, iletişimde önemli olanın yalnızca akıcı konuşmak değil kendini ifade etmek, paylaşmak ve birbirini anlamak olduğunu yaşayarak öğrenme fırsatı buldu. Kekeleyen yetişkinler deneyimlerini çocuklar ve aileleriyle paylaştı Kapanış oturumunda kampa katılan kekeleyen yetişkinler de kendi yaşam deneyimlerini paylaşarak çocuklara ve ailelerine duygu ve düşüncelerini aktardı. Kekemeler Derneği adına söz alan Dr. Erkan Erener ise hem kekeleyen bir akademisyen olarak kendi deneyimlerini hem de Kekemeler Derneğinin amaç ve faaliyetlerini anlattı. Kekeleyen yetişkinlerin yaşam deneyimlerini çocuklarla paylaşmaları, kampın kuşaklar arası etkileşim boyutunu da güçlendirdi. Çocuklar, kendileri gibi kekeleyen yetişkinlerin akademik ve mesleki yaşamda aktif biçimde yer aldıklarını doğrudan görme ve onların deneyimlerini dinleme fırsatı buldu. Çocuklar iletişim güçlerini keşfetti Düşle-Konuş-Yaşa Kampı, çocukların yalnızca kekemelik hakkında bilgi edindikleri bir etkinliğin ötesine geçti. Kamp; çocukların kendilerini ifade ettikleri, deneyimlerini paylaştıkları, iletişim güçlerini keşfettikleri ve dünyanın farklı ülkelerindeki akranlarıyla ortak bir deneyimde buluştukları güçlü bir sosyal öğrenme ortamı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim’in Womentum Programı ile 81 İlden Geleceğin Kadın Liderleri Yetişiyor Haber

Enerjisa Üretim’in Womentum Programı ile 81 İlden Geleceğin Kadın Liderleri Yetişiyor

İlk kez 2022 yılında hayata geçirilen Womentum, Enerjisa Üretim’in ana partnerliğinde, imeceLAB’in yürütücülüğünde genç kadınları geleceğin iş dünyasına güçlü, özgüvenli ve donanımlı bireyler olarak hazırlayan bütüncül bir gelişim platformu olarak büyümesini sürdürüyor. Üniversitelerin 3. ve 4. sınıflarında veya meslek yüksekokullarının son sınıfında öğrenim gören kadın öğrencilere odaklanan program, artan etki alanı ve yaygın katılımıyla kapsayıcı dönüşümü güçlendiren ve Türkiye’nin geleceğine yön veren stratejik bir yatırım olarak konumlanıyor. Türkiye’nin Tamamına Yayılan Güçlü Katılım Womentum’un 5. döneminde 6 binden fazla aday başvuru formuna giriş yaparken, 3500 aday gerekli kriterleri sağlayarak programa kabul aldı. Rekor düzeyde ilgi gören program, bu yıl 81 ilin tamamından başvuru alarak Türkiye genelinde eş zamanlı bir etki yarattı. Geçmiş dönemlerde programa katılan adayların yeniden başvurarak memnuniyetlerini ifade etmesi ise Womentum’un yarattığı etkinin sürekliliğini ve katılımcı deneyiminin gücünü ortaya koyan önemli bir gösterge oldu. Yeni Dönem Başladı Womentum’un 5. dönemi, 1 Nisan’da çevrim içi olarak gerçekleştirilen açılış buluşmasıyla başladı. Altı hafta sürecek program, genç kadınların kariyer yolculuklarında ihtiyaç duyacakları kritik yetkinlikleri kazanmaları için titizlikle tasarlanmış güçlü bir gelişim deneyimi sunuyor. Bu program, coğrafi sınırları ortadan kaldırarak Türkiye’nin dört bir yanındaki genç kadınlara eşit erişim imkânı sağlıyor. Geleceğin Yetkinlikleriyle Donatılmış Bir Yolculuk Kurgulanan Akademi Programı kapsamında katılımcılar; kişisel gelişimden kariyer stratejilerine, sürdürülebilirlik perspektifinden enerji sektörünün dönüşen dinamiklerine ve teknoloji yetkinliklerine uzanan geniş ve güncel bir içerikle buluşacak. . “Bir programdan fazlasını inşa ediyor, Türkiye’nin dönüşümü için bir hareket büyütüyoruz.” Womentum ile genç kadınların kariyer yolculuğuna güçlü bir başlangıç ve sürdürülebilir bir sıçrama alanı sunduklarını vurgulayan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl “Enerji dönüşümüne artık teknoloji kadar yetkinlik ve fırsat eşitliği de yön veriyor. Womentum ile genç kadınların potansiyelini açığa çıkaran, onları geleceğin iş dünyasında güçlü ve etkili konumlara taşıyan kalıcı bir etki alanı oluşturuyoruz. Bugün 81 ilimizden gelen yoğun ilgi, Womentum’un artık bir programın ötesine geçerek ülke çapında yaygın bir etki yaratan güçlü bir yapıya dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Her bir başvuru, her bir katılımcı ve her bir başarı hikâyesi, Türkiye’nin daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlediğinin somut bir göstergesi. Biz bu programla bir gelişim imkanının yanında gençlerin kendilerini keşfettikleri, birbirlerinden beslendikleri ve kendi potansiyellerini yeniden tanımladıkları bir alan açıyoruz. Genç kadınların iş hayatında daha görünür olduğu, karar alma süreçlerinde aktif rol üstlendiği ve dönüşüme yön verdiği bir ekosistem inşa ediyoruz. Womentum, bu vizyonun en güçlü taşıyıcılarından biri olarak etki alanını her geçen gün genişletiyor. Enerji sektörü büyük bir dönüşümden geçerken, biz bu süreci teknolojik gelişimin ötesinde; kültürel, toplumsal ve zihinsel ilerlemeyi birlikte büyüten bütüncül bir dönüşüm olarak ele alıyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda, kalıpların ötesinde düşünen, öğrenmeye devam eden ve değer yaratan bireylerle geleceği birlikte inşa ediyoruz. Enerjisa Üretim olarak inanıyoruz ki, doğru yeteneklere fırsat verildiğinde ortaya çıkan etki yalnızca bireysel başarılarla sınırlı kalmaz, sektörleri dönüştürür, toplumu ileri taşır ve geleceği yeniden tanımlar. Womentum ile bu dönüşümü besleyen, büyüten ve ileri taşıyan güçlü bir etki alanı yaratmayı sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.