Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevrim Içi Eğitim

Kapsül Haber Ajansı - Çevrim Içi Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevrim Içi Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÖRAV, 2025’te 65 Şehirde 57 Bini Aşkın Öğretmenle Buluştu Haber

ÖRAV, 2025’te 65 Şehirde 57 Bini Aşkın Öğretmenle Buluştu

Eğitimci ve gönüllü ekosisteminin katkısıyla, eğitim-öğretim yılına yayılan güçlü bir etki yarattı. Garanti BBVA’nın kurucusu ve daimî destekçisi olduğu Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV), yıl boyunca Türkiye’nin 65 şehrinde 57.804 öğretmene ulaştı. 417 eğitimci ve 858 gönüllünün katkısıyla hayata geçirilen faaliyetler kapsamında yıl içinde toplam 1.157 eğitim ve 656 etkinlik gerçekleştirildi. Öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini desteklemeyi odağına alan ÖRAV; yüz yüze ve çevrim içi eğitimler, atölyeler ve tematik çalışmalarla eğitim-öğretim yılına yayılan kapsayıcı ve sürdürülebilir bir öğrenme ekosistemi sundu. Yıl boyunca sürdürülen çalışmalar, öğretmenlerin değişen ihtiyaçlarına yanıt veren içeriklerle çeşitlenirken, öğrenme kültürünü güçlendiren kapsayıcı bir yapı sundu. “Nitelikli eğitimi, toplumsal dönüşümün en güçlü anahtarlarından biri olarak görüyoruz” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı ve ÖRAV Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Taşcı Firuzbay, ÖRAV’ın 2025 yılı faaliyetleriyle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Garanti BBVA’da nitelikli eğitimi, toplumsal dönüşümün en güçlü anahtarlarından biri olarak görüyoruz. ÖRAV aracılığıyla öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerine yaptığımız her katkıyı, bugünün ihtiyaçlarına olduğu kadar yarının dünyasına da yapılan uzun soluklu bir yatırım olarak ele alıyoruz. Geride bıraktığımız 2025 yılında, sınıflarda başlayan değişimin öğretmenlerimizin dokunduğu her öğrenciyle birlikte büyüdüğüne bir kez daha tanıklık ettik. Yerel iş birliklerimiz, gönüllülerimiz ve paydaşlarımızla birlikte oluşturduğumuz bu güçlü ekosistem sayesinde, öğretmenleri yalnızca destekleyen değil; onların potansiyellerini açığa çıkarmalarına katkı sunan, birbirlerinden ilham almalarını sağlayan sürdürülebilir bir model oluşturduk… Öğretmenlerin güçlendiği, yenilendiği ve kendilerini daha donanımlı hissettiği her adımın, eğitimin niteliğine kalıcı katkılar sunduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla, 2025 yılı boyunca ulaştığımız ölçeği ve yarattığımız etkiyi daha da büyütmeyi hedefliyoruz.” “Gerçekleştirdiğimiz çalışmaların ölçeğini istikrarlı biçimde genişletiyoruz” ÖRAV Genel Müdürü Arzu Atasoy, yıl boyunca yürütülen faaliyetlere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılı boyunca, öğretmenlerimiz için ilham veren, vizyonlarını geliştirmeyi hedefleyen ve mesleki yolculuklarını farklı açılardan zenginleştiren bir öğrenme ekosistemi kurmaya odaklandık. Stratejimizi öğretmenleri yalnızca programların katılımcısı değil; sınıflarında ve bulundukları ekosistemlerde etki liderleri olarak güçlendiren, ihtiyaçlarını gözeten, çalışma alanlarını ve seçeneklerini çoğaltan, teknolojinin sunduğu olanakları aktif biçimde kullanan dinamik ve esnek bir yapı üzerine inşa ediyoruz. Yereldeki imkânları ve iş birliklerini güçlendirerek, yalnızca öğretmenleri değil; öğretmenlerin öneminin farkında olan kurum ve kişileri de ortak bir amaç etrafında buluşturan kapsayıcı bir yapı oluşturuyoruz. Gönüllülerimiz, paydaşlarımız ve yerel iş birliklerimizle büyüyen bu ekosistem sayesinde, uzmanlıkları, mekânları ve kaynakları ÖRAV çatısı altında öğretmenler için seferber ediyor; yıl boyunca ulaştığımız öğretmen sayısını ve gerçekleştirdiğimiz çalışmaların ölçeğini istikrarlı biçimde genişletiyoruz. Önümüzdeki dönemde de öğretmenlerin etki lideri olarak güçlendiği bu ekosistemde birlikte öğrenmeye, üretmeye ve eğitimin geleceğini birlikte şekillendirmeye devam edeceğiz.” Çevrim içi eğitimlerle derinleşen çok disiplinli öğrenme deneyimi ÖRAV, yıl boyunca sunduğu çevrim içi eğitim programlarıyla öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerine mekândan ve zamandan bağımsız olarak eşlik etti. Yapay zekâdan pozitif psikolojiye, aktif öğrenme yaklaşımlarından ölçme-değerlendirmeye, finansal okuryazarlıktan sürdürülebilir çevreye uzanan bu içerikler; öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarını güçlendiren, güncel ve uygulanabilir bir öğrenme zemini sundu. “Asenkron” ve “senkron” kurgularla tasarlanan programlar arasında Eğitimde Yapay Zekâ Kullanımı, Çağdaş Yaklaşımlarla Etkili Ders Tasarımı, Biçimlendirici Değerlendirme, Aktif Öğrenme Teknikleri, PERMA-V ile Mutluluk, 5 Taş Sosyal ve Finansal Liderlik ve Öğretmenler için Kapsamlı Bir Ses Yolculuğu gibi başlıklar öne çıktı. Bu programlar, öğretmenlerin hem pedagojik yetkinliklerini hem de iyi olma hâllerini bütüncül bir yaklaşımla destekledi. ÖRAV, 2026 yılında çevrim içi öğrenme ekosistemini daha da güçlendirerek; teknolojiyi daha etkin kullanan, yereldeki iş birliklerini artıran ve öğretmenlerin değişen ihtiyaçlarına çevik biçimde yanıt veren programlarla çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.

 RESAID Projesi Kapsamında Geliştirilen Yayınlar ve Çevrim İçi Araçlar Tanıtıldı  Haber

 RESAID Projesi Kapsamında Geliştirilen Yayınlar ve Çevrim İçi Araçlar Tanıtıldı 

İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve Avrupa Komisyonu Jean Monnet Mükemmeliyet Merkezleri Programı tarafından desteklenen “Bilgi Düzensizliklerine Karşı Toplumsal Bilişsel Dirençlilik Yaratmak” (Creating Societal Cognitive Resilience Against Information Disorders-RESAID) Projesi günümüzde önemli bir tehdit olan dezenformasyon, mezenformasyon ve malenformasyon gibi bilgi düzensizlikleri hakkında farkındalık yaratmayı, geliştirdiği etkileşimli araçlar ve yayınlarla bireylerin dirençliliğine katkıda bulunmayı hedefliyor. Bu çerçevede santralistanbul Kampüsü’nde proje kapsamında geliştirilen araçların tanıtıldığı bir etkinlik düzenlendi. Proje koordinatörü İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Emre Erdoğan’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte bilgi düzensizlikleriyle mücadele için geliştirilen çevrim içi eğitim, oyunlar, kısa videolar, açık erişim kitap ve politika belgelerinin detayları paylaşıldı. Kitapta farklı disiplinlerden araştırmacıların çalışmaları yer aldı “Bilgi Düzensizliklerine Karşı Toplumsal Bilişsel Dirençlilik” başlıklı açık erişim kitap, farklı disiplinlerden araştırmacıların katkılarıyla bilgi düzensizliklerini kavramsal, siyasal ve toplumsal boyutlarıyla tartışıyor. Mayıs 2025’te düzenlenen konferansta sunulan on iki bildiriye dayanan bu yayın, yanlış bilginin yalnızca sosyal medya alışkanlıklarıyla sınırlı olmadığını; siyasal atmosferden medya yapılanmasına, toplumsal eşitsizliklerden platform yönetim modellerine kadar birçok farklı dinamiğin rol oynadığını ortaya koyuyor. Bu yönüyle kitap hem akademik araştırmalar hem de politika üretim süreçleri için kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor. Sertifikalı dersler bilgi düzensizliklerinin temel kavramlarını ele alıyor Proje kapsamında bilgi düzensizlikleriyle ilgili temel kavramları ve mücadele yollarını hak temelli bir yaklaşımla ele alarak öğrencilerden eğitmenlere, gazetecilerden sivil toplum aktörlerine kadar farklı gruplar için geliştirilen açık erişim çevrim içi derslerin detayları da paylaşıldı. Dersi tamamlayanların onaylı bir sertifika alabilecekleri bu dersler, herkesin ücretsiz olarak yararlanabileceği şekilde açık erişim olarak sunuluyor. Dijital oyunlar yanlış bilgiyle mücadelede farkındalık sağlıyor Proje, çevrimiçi derslerin yanı sıra oyunlaştırma ile de bilgi düzensizlikleriyle mücadeleye dair farkındalık kazandırmayı hedefliyor. CatchMatch, INFOCHIEF, Fanus ve Sparkline isimli dijital oyunlar kullanıcıların dijital ortamda karşılaştıkları bilgilere daha eleştirel yaklaşmalarına katkıda bulunmak amacıyla hazırlandı. Bu oyunlarda manipülasyon teknikleri, algoritmaların içerik sıralamalarına etkisi ve kullanıcı davranışlarının nasıl yönlendirildiği interaktif olarak gösteriliyor. Böylece kullanıcılar sosyal medyada karşılaştıkları içeriklerin ardındaki yönlendirme mekanizmalarını deneyimleyerek öğreniyor. Proje kapsamında politika belgeleri hazırlandı Yine proje kapsamında çok değerli uzmanların kaleme aldığı “Clausewitzci Bir Hibrit Savaş Teorisi”; “Dezenformasyonla Mücadelede Toplumsal Dirençliliğin Güçlendirilmesi: Uluslararası Kuruluşların ve Özellikle NATO’nun Rolü”; “Hakikat Sonrası Çağda Enformasyon Düzensizliği, Güven ve Yılmazlık: Antropolojik Bir Bakış Açısı” ve “Yapay Zekâ Çağında Bilişsel Güvenlik: Sentetik Etkiye Karşı Ulusal Esnek-Dayanıklılık Oluşturmak” başlıklı dört politika belgesi de tanıtıldı. Etkinlik kapsamında İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci’nin moderatörlüğünde bir panel de düzenlendi. Panelde yapay zekâ, algoritmalar, yanlış bilgi ve toplumsal eşitsizlikler arasındaki ilişkiler farklı disiplinlerden uzmanlar tarafından ele alındı. ‘Platformların iş modeli değişmedikçe sorun devam edecek’ Panelin ilk konuşmacısı İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erkan Saka, sosyal medya platformlarının etkileşim odaklı iş modelinin yanlış bilgi ekosistemini nasıl şekillendirdiğini anlattı. Saka, “Platformlar etkileşim odaklı; insanları orada tutmak istiyorlar. Bu iş modeli sürdükçe daha sansasyonel içerikler öne çıkmaya devam edecek” dedi. Saka, çözüm için algoritmik şeffaflığın kamu tarafından talep edilmesi, teyitçilik çalışmalarının sürdürülebilir şekilde desteklenmesi ve medya okuryazarlığının yapay zekâ çağının koşullarına göre yeniden tasarlanması gerektiğini vurguladı. ‘Bilgiye erişim hakkı ifade özgürlüğünün özüdür’ Dr. Tuğçe Duygu Köksal, panelin ikinci bölümünde bilgiye erişimin demokratik toplumlar açısından taşıdığı önemi hak temelli bir çerçevede değerlendirdi. Yanlış bilginin özellikle afetler, pandemiler ve seçimler gibi kriz dönemlerinde ciddi hak ihlallerine yol açtığını belirterek “Bilgiye erişim hakkı, ifade özgürlüğünün gerçekleştirilebilmesinin aracı değil, özüdür” ifadelerini kullandı. Köksal, sosyal medyada oluşan yankı odalarının ve algoritmik önyargıların rasyonel tartışma ortamını zayıflattığını, bunun da demokratik müzakere süreçlerini olumsuz etkilediğini dile getirdi. ‘Dijital eşitsizlik sadece teknolojiye erişimden ibaret değildir’ Panelin son konuşmacısı Türk Alman Üniversitesi Kültür ve İletişim Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Elif Posos Devrani, toplumsal eşitsizlikler ile bilgi düzensizlikleri arasındaki karşılıklı ilişkiye odaklandı. Dijital eşitsizliğin yalnızca teknolojiye erişimle sınırlı olmadığını, bireylerin dijital imkânları etik, eleştirel ve toplumsal yararı önceleyerek kullanabilme kapasitesine de bağlı olduğunu ifade etti. Bilgi düzensizliklerinin var olan eşitsizlikleri derinleştirdiğini, eşitsizliklerin de yanlış bilgiye karşı kırılganlığı artırdığını dile getiren Posos Devrani, kendi çalışmaları bağlamında da çocukların dirençliliğinin ancak devlet, platformlar, akademi, sivil toplum, öğretmenler ve ailelerin birlikte hareket ettiği bütüncül bir sistemle mümkün olabileceğini vurguladı.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.