Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çift Yönlü Şarj

Kapsül Haber Ajansı - Çift Yönlü Şarj haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çift Yönlü Şarj haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Audi Q4 e-tron Türkiye’de Satışa Sunuldu Haber

Yeni Audi Q4 e-tron Türkiye’de Satışa Sunuldu

Audi, Q4 e-tron’u kapsamlı bir ürün güncellemesiyle Türkiye’de kullanıcılarla buluşturuyor. SUV ve Sportback gövde seçeneklerine sahip model ailesinde daha verimli güç aktarma sistemi ve yükseltilen hızlı şarj kapasitesi, elektrikli sürüşün günlük yaşamda kullanımını kolaylaştırıyor. Yenilenen kokpit, geniş kabin yapısını gelişmiş ekran teknolojileri ve bağlantılı servislerle tamamlıyor. Kişiselleştirilebilir dijital ışık imzaları ise modelin Audi karakterini güçlendiriyor. Daha fazla menzil ve hızlı şarj Q4 e-tron ailesinde kullanılan yeni elektrik motoru ve geliştirilen güç elektroniği, verimliliği önceki modele kıyasla yaklaşık yüzde 10 artırıyor. Türkiye’de SUV ve Sportback gövde seçenekleriyle sunulan model ailesinde, versiyona göre farklı batarya kapasiteleri ve menzil değerleri bulunuyor. Q4 SUV e-tron, 63 kWh kapasiteli bataryasıyla 375-440 kilometre menzil sunuyor. 84 kWh bataryalı Q4 SUV e-tron performance’ta menzil 481-563 kilometreye ulaşırken, 82 kWh bataryalı Q4 SUV e-tron quattro performance 463-541 kilometre menzil sağlıyor. Sportback gövde seçeneğinde ise 63 kWh bataryalı Q4 Sportback e-tron 391-451 kilometre, 84 kWh bataryalı Q4 Sportback e-tron performance 503-576 kilometre ve 82 kWh bataryalı Q4 Sportback e-tron quattro performance 477-554 kilometri menzil sunuyor. quattro performance versiyonlarında maksimum DC hızlı şarj gücü 175 kW’tan 185 kW’a yükseltiliyor. e-tron ve e-tron quattro performance versiyonlarında batarya, uygun koşullarda yaklaşık 27 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e şarj edilebiliyor. Q4 Sportback e-tron quattro performance ise uygun koşullarda 10 dakikalık şarjla 185 kilometreye kadar menzil kazanabiliyor. İç mekânda daha gelişmiş dijital deneyim Yenilenen iç mekânın merkezinde, 11,9 inçlik gösterge panelini 12,8 inçlik MMI dokunmatik ekranla birleştiren panoramik ekran yer alıyor. Sürücü odaklı bu düzen, araç fonksiyonlarının ve dijital servislerin takibini kolaylaştırıyor. Opsiyonel 12 inçlik yolcu ekranı, bilgi ve eğlence deneyimini ön yolcuya da taşıyor. Opsiyonel olarak tercih edilebilen artırılmış gerçeklik özellikli Head-up gösterge ekranı ise navigasyon yönlendirmelerini ve belirli sürüş asistan sistemi bildirimlerini sürücünün görüş alanında, gerçek yol ortamıyla hizalanmış şekilde görüntülüyor. Android Automotive OS tabanlı bilgi-eğlence sistemi, Audi Application Store üzerinden üçüncü taraf uygulamalara akıllı telefon bağlantısına ihtiyaç duymadan harici bir Wi-Fi üzerinden erişim sağlıyor. Audi asistanı, birçok araç fonksiyonunu sesli komutlarla kontrol etmeye imkân tanırken, ChatGPT entegrasyonu tanımlı diller için kullanıcıların bilgi sorgulamasını ve sistemle daha doğal bir şekilde iletişim kurmasını sağlıyor. Yükselen orta konsol sportif atmosferi tamamlarken, opsiyonel ambiyans aydınlatma paketleri ve Sonos premium ses sistemi kabin deneyimini kişiselleştirmeye imkân tanıyor. Yenilenen tasarım ve dijital ışık teknolojileri Yeni Q4 e-tron’un dış tasarımında gövde rengiyle uyumlu Singleframe, kısa ön çıkıntılar ve kaslı yan paneller öne çıkıyor. Fonksiyonel hava girişleri, ön tekerleklerin çevresindeki hava akışını yönlendirerek aerodinamik verimliliğe katkı sağlıyor. Yeniden şekillendirilen arka spoyler ve difüzör sportif görünümü tamamlarken, üç yeni gövde rengi ve dört yeni jant tasarımı kişiselleştirme seçeneklerini genişletiyor. Dijital ışık teknolojileri de modelin tasarımında belirleyici bir rol üstleniyor. Donanıma bağlı olarak sunulan Matrix LED farlar ve ikinci nesil dijital OLED arka lambalarla dört farklı dijital ışık imzası seçilebiliyor. Opsiyonel yakınlık algılama sistemi ise araç dururken arkadan yaklaşan diğer yol kullanıcılarını uyarabiliyor. Böylece aydınlatma teknolojileri, tasarımın yanı sıra güvenliği de destekliyor. Konfor ve günlük kullanım kolaylığı Geniş diz mesafesi ve yaklaşık 25 litrelik saklama alanı, Q4 e-tron’un kabinini günlük ihtiyaçlara uygun hale getiriyor. Q4 SUV e-tron’da 515 litrelik bagaj hacmi, arka koltuklar katlandığında 1.487 litreye ulaşıyor. quattro çekişli versiyonlarda römork çekme kapasitesi 400 kilogram artırılarak 1.800 kilograma çıkarılıyor. Her biri 15 watt gücünde iki adet soğutmalı kablosuz telefon şarj alanı ve USB-C bağlantıları da sürücü ve yolcuların kullanımına sunuluyor. Bağlantılı araç hizmetleriyle daha verimli yolculuklar Yeni Q4 e-tron’un bağlantılı araç hizmetleri, rota planlamasından şarj duraklarının belirlenmesine ve bataryanın şarja hazırlanmasına kadar yolculuğun farklı aşamalarını destekliyor. myAudi uygulaması ve doğrudan araç üzerinden kullanılabilen e-tron rota planlayıcı, bataryanın şarj seviyesini ve trafik koşullarını dikkate alarak gerekli şarj duraklarını gerçek zamanlı verilerle hesaplıyor. Şarj sürelerini de yolculuk planına dahil ederek tahmini varış zamınını gösteren sistem, şarjda geçirilen süreyi azaltmak için hızlı şarj istasyonlarına öncelik veriyor. myAudi uygulamasında bulunan bir varış noktası doğrudan araca gönderilebiliyor ve araca binildiğinde navigasyon hedefi olarak kullanılabiliyor. Böylece rotalar ve birden fazla durak içeren yolculuklar, yola çıkmadan önce planlanabiliyor. Şarj sırasında bataryanın mevcut şarj seviyesi ve kalan şarj süresi takip edilebiliyor; yolculuğa devam etmek için gereken şarj seviyesine ulaşıldığında akıllı telefona anlık bildirim gönderilebiliyor. Batarya ön koşullandırma sistemi ise yüksek voltajlı bataryayı hızlı şarj öncesinde ideal sıcaklığa hazırlayarak şarj performansını destekliyor. e-tron rota planlayıcı kullanıldığında sistem, planlanan şarj durağına ulaşmadan önce bataryayı otomatik olarak ön koşullandırıyor. Sürücü, ihtiyaç halinde bu işlemi MMI menüsü üzerinden manuel olarak da başlatabiliyor. Dış sıcaklığa ve sürüş koşullarına göre değişen bu hazırlık sürecinin tamamlanması, uygun koşullarda maksimum şarj gücüne ulaşılmasına katkı sağlıyor. Q4 e-tron’dan harici cihazlara enerji desteği Yeni Q4 e-tron, çift yönlü şarj özelliğini destekleyen ilk Audi modeli olarak elektrik enerjisinin kullanım alanını genişletiyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı (V2L) teknolojisi sayesinde yüksek voltajlı batarya, harici elektrikli cihazlara enerji sağlayabiliyor. Bagaj bölümündeki priz veya şarj portuna bağlanan adaptör aracılığıyla elektrikli bisikletler ve kamp ekipmanları araçtan beslenebiliyor. Bu özellik, Q4 e-tron’un açık hava aktivitelerinde de pratik bir enerji kaynağı olarak kullanılmasına imkan tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araçlar Dijital Kimlik Kazanıyor Haber

Elektrikli Araçlar Dijital Kimlik Kazanıyor

İstanbul Elektrikli araç şarjında kart, QR kod veya farklı uygulamalar arasında geçiş yapma ihtiyacını azaltacak yeni dönem Avrupa’da şekilleniyor. Uyumlu araç ve şarj altyapılarında Plug & Charge teknolojisi sayesinde kullanıcı kabloyu taktığında araç kendisini güvenli biçimde tanıtabiliyor, bağlı olduğu sözleşme üzerinden yetkilendiriliyor ve şarj ile ödeme süreci otomatik olarak başlayabiliyor. Avrupa Birliği’nin alternatif yakıt altyapısına ilişkin teknik düzenlemesi, 8 Ocak 2026’dan itibaren yeni kurulan veya yenilenen halka açık AC ve DC şarj noktaları için EN ISO 15118 iletişim standardını zorunlu kılıyor. 1 Ocak 2027’den itibaren EN ISO 15118-20 standardı yeni veya yenilenen halka açık noktaların yanı sıra özel Mode 3 ve Mode 4 şarj noktalarını da kapsayacak. Otomatik kimlik doğrulama sunan halka açık Plug & Charge noktalarının ise EN ISO 15118-2 ve EN ISO 15118-20’yi birlikte desteklemesi gerekecek. Yeni rekabet alanı: kimlik, yetki ve birlikte çalışabilirlik Bu takvim teknik bir güncellemeden daha fazlasını ifade ediyor. Yapının ilk katmanında, uyumlu aracın teknik sertifikası ve araç–şarj noktası iletişimi ISO 15118 standartlarına dayanıyor. İkinci katmanda ise teknik olarak tanımlanan aracın doğrulanmış kullanıcı, sözleşme, işlem yetkisi ve ödeme hesabıyla güvenli biçimde ilişkilendirilmesi gerekiyor. Spark Connect, bu unsurları hizmet sağlayıcılarıyla birlikte tek ve kesintisiz bir deneyimde buluşturmayı hedefliyor. KOBIL Trusted SuperApp teknolojisi ile geliştirilen mobilite platformu Spark Connect’e göre, elektrikli mobilitenin bir sonraki rekabet alanı soket sayısından önce güven ve birlikte çalışabilirlik olacak. Spark; şarj ağı operatörleri, ödeme sistemleri, otomotiv üreticileri, enerji şirketleri ve farklı mobilite hizmetlerini kapalı bir yapı içinde toplamak yerine, kullanıcının bunlara tek ve güvenilir bir deneyim üzerinden erişmesini sağlayan bir orkestrasyon katmanı geliştiriyor. “Elektrikli mobilitenin ilerlemesi yalnızca istasyon sayısıyla kazanılmayacak. Asıl değer; aracı, kullanıcıyı, sözleşmeyi ve ödemeyi güvenli biçimde birbirine bağlayabilmekte. Spark, sektör oyuncularının yerine geçmek için değil, onları tek ve kesintisiz bir kullanıcı deneyiminde buluşturmak için var. KOBIL’in yaklaşık 40 yıllık dijital güven birikimi, bu birleştirici katmanın temelini oluşturuyor.” Bankacılıkta güçlü kimlik doğrulama, uygulama güvenliği ve işlem yetkilendirme teknolojileriyle başlayan yaklaşık 40 yıllık KOBIL deneyimi; KOBIL Trusted SuperApp Platform ile kimlik, güvenli iletişim, elektronik imza, ödeme ve farklı dijital hizmetleri ortak bir mimaride buluşturan hizmet yapılarına taşındı. Spark Connect, KOBIL’in kimlik, yetkilendirme ve güvenli işlem teknolojilerini mobiliteye genişletiyor. Aracın teknik sertifikası ile doğrulanmış kullanıcıyı, sözleşmeyi, işlem yetkisini ve ödeme hesabını güvenli bir hizmet deneyiminde buluşturmayı hedefliyor. Elektrikli araç şarjı, otopark, sigorta, filo, araç kiralama, mikro mobilite ve şehir hizmetleri bu bütünleşik deneyimin farklı bileşenlerini oluşturuyor. GIREVE OCPI 2.2.1 birlikte çalışabilirlik altyapısı da Türkiye’deki şarj ağlarını Avrupa’daki roaming yapısıyla buluşturmak için teknik zemin sağlıyor. Araç, enerji sisteminin de aktif oyuncusuna dönüşüyor Avrupa Komisyonu’nun Akıllı Enerji Uzman Grubu ve Sürdürülebilir Ulaşım Forumu ile Almanya tarafından kurulan Avrupa Çift Yönlü Şarj Koalisyonu, 20 Mayıs 2026’da akıllı ve çift yönlü şarj için veri paylaşımını kolaylaştırmayı amaçlayan ortak önerilerini açıkladı. Avrupa Komisyonu, elektrik ve e-mobilite sektörünün pazar organizasyonu ile standartlar, dijital kimlik, işleyiş ilkeleri ve yönetişimi kapsayan ortak birlikte çalışabilirlik gereksinimlerinde aynı yönde buluşmasını Avrupa ölçeğinde bir dönüm noktası olarak tanımladı. Çift yönlü şarjın uygulandığı bir sistemde araç yalnızca enerji tüketmiyor; bataryasındaki elektriği eve, binaya veya şebekeye geri aktarabiliyor. Uygun pazar ve mevzuat koşullarında enerji satabilen bir varlığa dönüşmesi ise aracın hangi kullanıcıya, sözleşmeye ve ödeme hesabına bağlı olduğunun güvenli biçimde doğrulanmasını zorunlu kılıyor. Bu nedenle dijital kimlik, enerji işleminin yanında sunulan ek bir özellik değil; işlemin güvenli biçimde gerçekleşmesinin ön koşulu haline geliyor. Türkiye için fırsat: mobilitenin güven katmanını kurmak Türkiye’de elektrikli araç gündemi ağırlıklı olarak araç satışları, istasyon sayısı, soket kapasitesi, şarj gücü ve fiyatlandırma üzerinden ilerliyor. Yeni dönemde rekabet; araç sertifikalarının hangi güven zincirine bağlandığı, işlem yetkilerinin nasıl yönetildiği, farklı hizmetlerin ne ölçüde birlikte çalışabildiği ve ortaya çıkan verilerin hangi hukuki çerçevede işlendiği üzerinden şekillenecek. Spark Connect, bu hedef doğrultusunda şarj ağı operatörlerini, otomotiv ve enerji şirketlerini, finans kuruluşlarını, mobilite hizmet sağlayıcılarını ve şehirleri ortak bir güven ve birlikte çalışabilirlik katmanında buluşturmayı amaçlıyor. Bu mimaride başarı, kullanıcıyı tek bir kapalı ağda tutmakla değil; farklı ağlara ve hizmetlere tek, güvenli ve kesintisiz bir deneyimle erişebilmesini sağlamakla ölçülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı Haber

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı

Ön talep süreci 16 Şubat’ta açılan ve M Sport tasarım paketiyle sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive’ın Türkiye satış fiyatı 6.469.600 TL’den başlıyor. Yüksek verimlilik, uzun menzil, ileri seviye dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağını bir araya getiren Yeni BMW iX3 50 xDrive için ön talepler, BMW’nin dijital platformu BMW’ni Bul üzerinden alınıyor. Müşteriler, ön talep sürecinde tercih ettikleri renk, jant ve döşeme seçeneklerini belirleyebiliyor ve otomobili satın almak istedikleri Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcısı’nı seçebiliyor. Borusan Otomotiv'in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW’nin yeni nesil ürün stratejisinin temelini oluşturan Neue Klasse, yalnızca bir araç platformu değil; yazılım, donanım ve kullanıcı deneyimini baştan sona yeniden tanımlayan bütüncül bir teknoloji ekosistemi olarak öne çıkıyor. Ön talep süreci başlayan Yeni BMW iX3 50 xDrive modeline ait ilk teslimatların Mayıs ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Altıncı nesil BMW eDrive teknolojisiyle donatılan Yeni BMW iX3 50 xDrive, 160 kW (218 beygir) güç ve 610 Nm tork üreten elektrikli motoruyla güçlü ve akıcı bir sürüş deneyimi sunuyor. Türkiye’ye özgü motor seçeneği olan 160 kW motor gücü ile sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive, aynı zamanda dört tekerlekten çekiş sağlayan üstün xDrive sürüş mimarisini de beraberinde sunuyor. Böylelikle ilk defa 160 kW motor seçeneği ve xDrive sürüş mimarisi bir modelde birlikte sunuluyor. 108,7 kWh kapasiteli bataryasıyla 805 kilometreye kadar (WLTP) menzil sağlayan model, 22 kW AC ve 400 kW DC şarj kapasitesiyle şarj süreçlerinde de yüksek verimlilik vadediyor. 400 kW ultra hızlı şarj altyapısı sayesinde yalnızca 10 dakikalık şarjla 372 kilometreye kadar menzil kazandırabilen Yeni BMW iX3, uzun yol kullanımında da elektrikli sürüşü son derece pratik hale getiriyor. Çift yönlü şarj (V2L) özelliği ise aracı mobil bir güç kaynağına dönüştürerek harici cihazlara enerji sağlıyor. Neue Klasse’nin Geçmişten Geleceğe Uzanan Yol Haritası BMW tarihinde “Neue Klasse” kavramı, yalnızca yeni bir model ailesini değil, markanın kaderini değiştiren bir vizyonu temsil ediyor. Almanca’da “Yeni Sınıf” anlamına gelen Neue Klasse, ilk kez 1960’lı yılların başında BMW’nin finansal olarak zor bir dönemden geçtiği süreçte ortaya çıktı. O yıllarda BMW, bir yanda düşük hacimli lüks otomobiller, diğer yanda mikro araçlarla sıkışmış bir ürün gamına sahipti. Bu çıkmazı aşan hamle, BMW 1500 ile başlayan ve kısa sürede 1600, 1800, 2000 ve efsanevi 2002 gibi modellerle genişleyen Neue Klasse ailesi oldu. Bu otomobiller; sportif sürüş karakteri, günlük kullanıma uygun yapısı ve premium duruşuyla BMW’nin kimliğini yeniden tanımladı ve bugünkü 3 Serisi geleneğinin temelini attı. Aradan geçen onlarca yılın ardından BMW, otomotiv endüstrisinin bu kez elektrifikasyon, yazılım ve dijitalleşme ekseninde benzer ölçekte bir dönüşüm yaşadığı bir dönemde, Neue Klasse’yi yeniden sahneye taşıyor. Bu yeni dönemde Neue Klasse, belirli bir gövde tipinden ziyade; sıfırdan geliştirilmiş elektrikli araç mimarisi, yeni nesil batarya ve elektronik sistemler ile tamamen yeniden kurgulanmış bir kullanıcı deneyimini ifade ediyor. Bu vizyonun ilk seri üretim temsilcisi ise Yeni BMW iX3. Yeni BMW iX3, mevcut modellerin elektrikli bir türevi değil; içten yanmalı geçmişten bağımsız olarak geliştirilen, Neue Klasse platformu üzerine inşa edilmiş ilk model olarak konumlanıyor. Tıpkı 1960’larda olduğu gibi, BMW iX3 de markanın yeni bir döneme geçişini simgeleyen anahtar rol üstlenerek BMW’nin gelecekteki tüm elektrikli modellerinin hangi temel değerler üzerine inşa edileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşmede Yeni Standart: BMW Panoramic iDrive BMW Panoramic iDrive, dijital işlevler ile fiziksel kontroller arasındaki kusursuz uyumuyla, BMW’nin ikonik “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesini daha da ileriye taşıyor. Kabinde çeşitli fiziksel düğmeler korunurken, çok sayıda fonksiyon dokunmatik ekran, sesli komutlar ve çok işlevli direksiyon üzerinden optimize edilerek maksimum verimlilik sunuyor. BMW Panoramic iDrive, dört temel bileşenin eşsiz birleşimiyle öne çıkan bir görüntüleme ve kontrol deneyimi sunuyor. A sütunundan A sütununa uzanan BMW Panoramic Vision, temel sürüş bilgilerini sürücünün görüş alanına yansıtarak kişiselleştirilebilir içeriklerle tamamlanıyor. Üstte yer alan BMW 3D Head-Up Display, entegre navigasyon ve otonom sürüş verilerini mekânsal derinlik ile sunarken, serbest kesim tasarımlı Merkezi Ekran matris arka aydınlatma teknolojisiyle direksiyonun yanına ergonomik bir şekilde konumlandırılıyor. Sürücü tarafında dikey yerleşimli widget’lar, QuickSelect teknolojisiyle sık kullanılan işlevlere anında erişim sağlıyor. Yeni çok işlevli direksiyon ise kabartmalı yüzeyi, dokunsal geri bildirim sunan düğme panelleri ve zarif aydınlatma detaylarıyla sürücü ile otomobil arasında sezgisel bir bağ kuruyor. BMW Panoramic iDrive’ın çekirdeğinde, yenilikçi BMW İşletim Sistemi X bulunuyor. Bu sistem, BMW ID ile geniş kişiselleştirme seçenekleri, akıllı sürücü destek sistemleri, çok yönlü dijital işlevler, My BMW App üzerinden kapsamlı bağlantı özellikleri ve BMW Remote Software Update ile sürekli güncellenen güçlü bir dijital altyapı sunuyor. Sade, Teknolojik ve Zamansız Tasarım Yeni BMW iX3 tasarım tarafında Neue Klasse felsefesine uygun olarak sade, teknolojik ve zamansız bir duruş sergiliyor. Elektrikli mimarinin sağladığı özgürlük sayesinde temiz yüzeyler, akıcı geçişler ve dengeli oranlar ön plana çıkarken; aydınlatmalı, gövdeyle bütünleşik böbrek ızgara ve ince, yatay adaptif LED farlar BMW kimliğini modern bir yorumla yansıtıyor. Yan profilde gövdeyle entegre kapı kolları aerodinamik verimliliği desteklerken, arka bölümde L formlu farlar ve gövde rengi difüzör tasarımı sportif ama rafine bir karakter yaratıyor. İç mekânda ise serbest-kesim tasarımlı merkezi ekran, Shy-Tech kontrollere sahip yeni direksiyon mimarisi, sade kokpit düzeni ve yüksek kaliteli malzeme kullanımı; Neue Klasse’nin minimalizm ve sürücü odaklılık anlayışını günlük hayata taşıyor. iX3 ile Sürüşün Yeni Tanımı: Sezgisel Sürüş Deneyimi, Yapay Zekâ ve Heart of Joy Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunun sürüş deneyimine yansıyan en güçlü ifadesini; Heart of Joy kontrol mimarisi ve yapay zekâ destekli sezgisel sürüş yaklaşımıyla ortaya koyuyor. BMW, elektrikli çağda “Freude am Fahren” kavramını korumanın yolunun artık yalnızca mekanik mükemmeliyetten değil, yazılım zekâsı ve sistemlerin uyumundan geçtiğini açıkça kabul ediyor. Bu anlayışın merkezinde yer alan Heart of Joy, direksiyon, hızlanma, frenleme, rejenerasyon ve şasi dengesini tek bir merkezi mimari altında birleştirerek aracın sürüş karakterini gerçek zamanlı olarak yönetiyor. Böylece iX3, sürücünün komutlarına yalnızca hızlı değil, aynı zamanda öngörülebilir ve doğal tepkiler veren bir yapı kazanıyor. Elektrikli motorun sunduğu anlık tork, bu bütünleşik yapı sayesinde ne agresif ne de yapay bir his yaratıyor; aksine BMW’ye özgü akıcı ve dengeli sürüş karakteri korunuyor. Bu teknik altyapıyı tamamlayan yapay zekâ katmanı ise iX3’ü yalnızca “akıllı” değil, sezgisel bir otomobil hâline getiriyor. Yeni nesil BMW Intelligent Personal Assistant, sürücünün alışkanlıklarını, sürüş stilini ve günlük kullanım senaryolarını zamanla öğrenerek araç–sürücü ilişkisini kişiselleştiriyor. Yapay zekâ, sürücünün niyetini gaz, direksiyon ve fren kullanımından algılayarak sürüş karakterini arka planda uyarlıyor; sakin bir kullanımda konforu, dinamik bir kullanımda çevikliği öne çıkarıyor. Aynı yaklaşım bilgi sunumunda da geçerli: Dijital kokpit, sürücünün o an gerçekten ihtiyaç duyduğu bilgileri ön plana çıkarırken, dikkat dağıtan unsurları geri planda tutuyor. Enerji yönetimi ve rejeneratif frenleme de bu sezgisel yaklaşımın parçası olarak çalışıyor; sürücü fark etmeden daha verimli, daha tutarlı ve daha doğal bir sürüş deneyimi elde ediyor. Sonuç olarak Yeni BMW iX3, sürücünün aracı yönetmek zorunda kaldığı bir deneyimden ziyade, araçla doğal bir uyum içinde hareket ettiği “simbiyotik” bir sürüş anlayışı sunuyor. Heart of Joy’un yüksek hızlı merkezi kontrolü ile yapay zekânın öğrenen ve uyum sağlayan yapısı birleştiğinde, ortaya çıkan deneyim; BMW’nin geçmişte mekanik mükemmellik üzerinden tanımladığı sürüş keyfinin, elektrikli ve dijital çağdaki karşılığı oluyor. Neue Klasse felsefesiyle iX3, BMW’nin sürüş keyfini geleceğe nasıl taşıdığını somut ve hissedilebilir bir şekilde ortaya koyuyor. Standart Donanımlar ve Renk-Döşeme Seçenekleri Yeni BMW iX3, yalnızca ileri teknoloji ve sürüş dinamiğiyle değil, zengin standart donanım seviyesi ve bütüncül tasarım yaklaşımıyla da BMW’nin yeni dönem anlayışını net biçimde ortaya koyuyor. BMW, bu modelde premium deneyimi opsiyonlara bırakmak yerine, günlük kullanımda fark yaratan pek çok özelliği standart olarak sunmayı tercih ediyor. A sütunundan A sütununa uzanan yüksek kontrastlı LCD projeksiyonuyla sürüş bilgilerini ön cam tabanında net ve sezgisel şekilde sunarak her koşulda kolay okunabilir ve kişiselleştirilebilir bir görüntüleme deneyimi sağlayan devrim niteliğindeki BMW Panoramic Vision, sürüşle ilgili tüm kritik bilgileri sürücünün görüş hattına sezgisel biçimde taşıyarak dikkat dağıtmadan bilgiye erişim sağlayan BMW 3D Head-Up Display, ışık animasyonlarıyla aracı daha ilk anda güçlü bir kimlik unsuru hâline getiren BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgarası, kamera ve radar destekli sistemleriyle öndeki otomobille olan hız ve takip mesafesini otomatik olarak ayarlayarak güvenli bir sürüş sunan Sürüş Asistanı Plus, otomobil çevresinin 3 boyutlu görüntüsünü doğrudan kontrol ekranına ileterek kolayca manevra yapmaya yardımcı olan ve gerektiğinde My BMW uygulaması üzerinden park etme imkanı sağlayan Park Asistanı Professional, dengeli ve güçlü bir ses sistemi sunan HiFi by Harman Kardon ses sistemi, 3 bölgeli otomatik klima, ısı yalıtımlı panoramik cam tavan, yedi farklı masaj programı içeren çok fonksiyonlu ön koltuklar gibi donanımlar standart olarak sunularak Yeni BMW iX3’ün premium karakterini hissettiriyor. Ayrıca 22 kW AC şarj desteği, Vehicle-To-Load (V2L) çift yönlü şarj altyapısı ve Connected+ Unlimited donanımları da standart olarak sunularak elektrikli mobiliteyi hem pratik hem de entegre bir deneyime dönüştürüyor. Renk, döşeme ve jant seçenekleri de bu bütüncül yaklaşımı tamamlayan unsurlar arasında yer alıyor. Metalik Gri / Polarized Grey, Metalik Mavi / Ocean Wave ve Metalik Yeşil / Eucalyptus Green gibi modern metalik tonlardan Metalik Gri / Frozen Space Silver gibi sofistike renklere kadar uzanan 9 farklı renk seçeneği; iX3’ün karakterini kişiselleştirmeye imkân tanıyor. İç mekânda ise Contemporary Veganza, BMW M iç tasarım döşemeleri ile BMW Individual Merino deri seçenekleri; farklı renk kombinasyonlarıyla sunuluyor. 20” jantların standart olarak sunulduğu modelde müşteriler 22” jant boyutuna kadar jant tercih edebiliyor. Böylece Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunu yalnızca teknolojiyle değil; tasarım, konfor ve kişiselleştirme alanlarında da somut ve hissedilir bir deneyime dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.