Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çiftçi

Kapsül Haber Ajansı - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli’de “Süt Otu” Hasadı Başladı Haber

Kocaeli’de “Süt Otu” Hasadı Başladı

Desteklerden memnun olan çiftçiler, bu desteklerin sürmesi halinde üretmeye devam edeceklerini belirtti. ÇİFTÇİNİN YÜZÜ BÜYÜKŞEHİR’LE GÜLÜYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği “Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi” kapsamında sonbahar döneminde 3 bin 950 çiftçiye yüzde 75 hibeli yaklaşık bin 420 ton yem bitkisi tohumu desteği sağladı. Destek kapsamında üreticilere 22 bin paket arpa, 9 bin 200 paket süt otu ve 5 bin 400 paket yem bezelyesi tohumu çiftçilere dağıtıldı. Destekten yararlanan çiftçiler, süt otunun hasadına başladı. 45 BİN DEKAR ALAN DESTEKLENDİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılığa yönelik verdiği desteklerle üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Çiftçileri katma değeri yüksek ürünler yetiştirmeye teşvik eden Büyükşehir Belediyesi bu kapsamda 9 bin 200 paket süt otu tohumu desteği sundu. Sağlanan destekle 45 bin dekar alana süt otu ekimi yapıldı. ET VE SÜT ÜRETİMİ ARTIYOR Kocaeli’de hayvanların yem ihtiyacını karşılamak için kullanılan, aynı zamanda et ile süt verimini artırmak amacıyla ekilen süt otu (Ryegrass) bitkisi, hem verim hem de kalite açısından önemli avantajlar sunuyor. Yonca ve mısır silajına alternatif olarak yerli ve milli tohumdan ekilen süt otu, yüksek enerji verimi ve protein oranıyla hayvanlarda et ve süt üretimini artırıyor. İlkbahar ve sonbaharda her türlü toprağa ekimi yapılan süt otu, yoncaya göre daha az sulama gerektirirken, yılda 5 kez hasat edilebilmesiyle çiftçilere ekonomik fayda sağlıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu desteği, bölge hayvancılığının gelişmesine ve sürdürülebilir tarımın güçlenmesine önemli katkı sunuyor. BALYALAMA MAKİNELERİYLE HASATTA BÜYÜK KOLAYLIK Süt otu hasadının başlamasıyla birlikte üreticiler, tarlalarda biçilen yem bitkilerini Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle çiftçilere kazandırılan balyalama makineleriyle değerlendiriyor. Kurutulan otları kısa sürede balya haline getiren makineler, hem iş gücü ihtiyacını azaltıyor hem de üreticilerin yem hazırlama maliyetlerini düşürerek tarımsal üretime katkı sağlıyor. ÇİFTÇİ DOSTU BAŞKANA TEŞEKKÜR Destekten yararlanan çiftçiler, ektikleri süt otunun yeterli olgunluğa ulaşmasının ardından hasat mesaisine başladı. Bu yıl süt otunun kaliteli ve verimli olması üreticileri sevindirdi. Çiftçiler, tarımsal desteklerle her zaman yanlarında olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyor. Üreticiler, “çiftçi dostu” olarak nitelendirdikleri Başkan Büyükakın’dan desteklerin devam etmesini istedi. ÜRETİCİLER, HASADIN BEREKETLİ GEÇMESİNDEN MEMNUN İzmit Yenice Mahallesi’nde çiftçilik yapan Ercan Sarı, Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen desteklerin üretim maliyetlerini düşürdüğünü ve çiftçiye önemli katkılar sunduğunu söyledi. Verimin yüksek olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Sarı, yem bitkilerinin işlenmesi ve bağlanması için gerekli ekipman desteğinin de sağlandığını belirterek, Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği aracılığıyla bölgedeki üreticilere balyalama makinesi ile hizmet verildiğini söyledi. “80 BİN YERİNE 20 BİN ÖDEDİK” Desteklerin her geçen yıl arttığını dile getiren Sarı, bu yıl gübre maliyetleri nedeniyle bazı desteklerde hibe oranının yüzde 75'e çıkarıldığını belirterek, “Yonca tohumu desteğinden de yararlandım. 70 dönümlük alan için 350 kilogram yonca tohumu aldım. Bu tohumu piyasadan alsaydım yaklaşık 80 bin lira ödemem gerekecekti. Destek sayesinde ödediğim tutar 20 bin liranın bile altında kaldı” dedi. “EKİPMAN DESTEĞİ MALİYETLERİ AZALTIYOR” Tarımsal desteklerin çiftçinin üretim gücünü artırdığını vurgulayan Sarı, “Çiftçi bazen ekmek istediği ürünü tohum maliyeti nedeniyle ekemiyor. Belediye desteği sayesinde tohumunu alıp üretimine devam edebiliyor. Ayrıca yem bitkilerinin işlenmesi konusunda verilen ekipman desteği de maliyetleri azaltıyor” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER GENÇLERİ TEŞVİK EDİYOR” Süt otu hasadının başlamasıyla birlikte üreticilerden olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Sarı, köylerde yapılan sohbetlerde Büyükşehir Belediyesinin tarımsal desteklerinin sıkça gündeme geldiğini söyledi. Desteklerin kırsal kalkınmaya katkı sunduğunu ifade eden Sarı, genç girişimcilere ve kadın üreticilere yönelik desteklerin de tarım ve hayvancılığa ilgiyi artırdığını dile getirdi. Ercan Sarı, kendisi ve çiftçiler adına verdiği desteklerden dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür etti. “BÜYÜKŞEHİR’İN DESTEĞİYLE ÜRETİMDE VERİM ARTTI” Kandıra Sepetçi Mahallesi Muhtarı ve üretici Yasin Çelik, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan tarımsal desteklerin üreticilere önemli katkılar sunduğunu belirtti. Tarım ve hayvancılıkla uğraştıklarını ifade eden Çelik, süt otu hasadı gerçekleştirdiklerini söyledi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçilere yönelik yem bitkisi ve makine-ekipman desteklerinin üretime olumlu yansıdığını vurgulayan Çelik, belediyenin uzun süredir üreticilerin yanında olduğunu dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen yem bitkisi desteğinin yanı sıra son iki yıldır makine ve ekipman alanında da önemli oranlarda destek sağlandığını belirten Çelik, bu uygulamaların çiftçilere ciddi fayda sağladığını ifade etti. “MALİYETLER YARI YARIYA DÜŞTÜ” Destek kapsamında temin edilen balya makinesinin üretim süreçlerini kolaylaştırdığını söyleyen Çelik, daha önce hava şartları nedeniyle otların kurutulması aşamasında sıkıntılar yaşadıklarını ancak makine sayesinde bu sorunun büyük ölçüde ortadan kalktığını kaydetti. Çelik ayrıca işçilik maliyetlerinin yaklaşık yüzde 50-60 oranında azaldığını söyledi. “BALYA MAKİNESİ BÜYÜK KOLAYLIK” Balya makinesinin zaman açısından da büyük avantaj sağladığını aktaran Çelik, otun biçiminden balya haline getirilmesine kadar geçen sürenin daha önce 8-10 gün sürdüğünü, makine sayesinde bu sürenin 3-4 güne kadar düştüğünü ifade etti. Böylece üreticilerin yaklaşık bir haftalık zaman kazancı elde ettiğini belirtti. “BAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUZ” Başkan Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde üreticilere önemli katkılar sunulduğunu ve Büyükşehir’in her konuda çiftçilerin yanında olduğunu vurgulayan Çelik, sağlanan desteklerin üreticiler için adeta can suyu niteliğinde olduğunu dile getirdi. Tarımsal desteklerin üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığına dikkati çeken Yasin Çelik, zor şartlarda üretim yapmaya çalışan çiftçiler için bu desteklerin işleri kolaylaştırdığını ifade ederek, Başkan Büyükakın’a teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’den 25 İlçede 8 Milyon Sebze Fidesi Desteği Haber

ABB’den 25 İlçede 8 Milyon Sebze Fidesi Desteği

Kırsalda üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve üreticilerin artan maliyet yükünü hafifletmek amacıyla yürütülen çalışma kapsamında 25 ilçede 7 bin 23 üreticiye toplam 8 milyon adet sebze fidesi dağıtıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilerin artan maliyetler karşısında üretime devam edebilmesini sağlamak amacıyla tarımsal desteklerine devam ediyor. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında, sebze üretiminin yoğun olarak yapıldığı Ayaş, Beypazarı, Güdül, Nallıhan, Sincan, Kahramankazan, Çubuk ve Kalecik başta olmak üzere 25 ilçede 7 bin 23 üreticiye toplam 8 milyon adet sebze fidesi yüzde 50 hibeyle dağıtıldı. Domates ve biberden oluşan 6 çeşit fide desteğiyle üreticilerin maliyet yükünün azaltılması ve kırsalda üretimin sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. “ÜRETİCİLERİMİZİN YANINDA OLDUK, OLMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ” Kahramankazan’da gerçekleştirilen fide dağıtım programına katılan Kahramankazan Belediye Başkanı Av. Selim Çırpanoğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin üreticiye verdiği desteğin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sayın Mansur Yavaş'ın Ankara çiftçisine yönelik yaptığı güzel bir hizmet. Çiftçilerimizin yüzü gülüyor. Çiftçilerimiz fidelerini toprakla buluşturacaklar ve yerli üretime katkıda bulunmaya devam edecekler. Ankara çiftçisine bereketli ve hayırlı, uğurlu olsun.” ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Bitkisel Üretim Şube Müdürü Niyazi Zobu ise “Üreticilerimizin, özellikle sebze üreticilerimizin maliyetlerinin başında fide ücreti gelmekte. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak fide bedelinin yarısını biz karşılıyoruz. Bu kapsamda yüzde 50 hibe desteğiyle yaklaşık 7 bin üreticimize 8 milyon adet fide dağıtımını gerçekleştirdik. Mansur Başkan’ımızın göreve geldiği günden bu yana üreticilerimizin hep yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz” diye konuştu. 25 İLÇEDE ÜRETİCİNİN YÜZÜ GÜLDÜ Sebze üretiminin yoğun olarak yapıldığı Ayaş, Beypazarı, Güdül, Nallıhan, Sincan, Kahramankazan, Çubuk ve Kalecik başta olmak üzere Ankara’nın 25 ilçesinde gerçekleştirilen dağıtımlara üreticiler yoğun ilgi gösterdi. Bayram öncesi fide desteğinden yararlanan üreticiler memnuniyetlerini şu sözlerle dile getirdi: -Davut Okatan: “Piyasada 12 lira bir fide. Diğer desteklerden de her şeyden faydalanıyoruz. Bayram şekeri gibi geldi bize, çok iyi oldu.” -Ahmet Demirci: “Domates, kıl biber, sivri biber, dolma biber aldım, dikeceğiz inşallah. Diğer desteklerden de mazotundan, fide desteğinden faydalandık.” -Mustafa Çiftçi: “Teşekkür ederim Başkan’a, herkese. Domates, biber sebzeden faydalanıyoruz. Dışarıya bakarak ucuz. Bayramdan önce verdikleri çok iyi oldu. Herkes dikeceğini diker.” -Ali Kılıç: “Köylüye desteklerinden memnunuz Büyükşehir’in. Mansur Başkan’a teşekkür ederiz. Yardımcı oluyor her konuda. Fidemizi de dağıtıyor. Ekonomik anlamda çok katkı sağlıyor. Piyasadan almaya kalksak fidelerimizi pahalı olacaktı.” -Bekir Yüce: “Büyük çiftçi değilim ama desteklerden faydalanıyoruz sağ olsunlar. Ben fide alıyorum dışarıya göre yarı yarıya fiyatı. Sordum 15 lira tanesi burada 7-7,5 liraya geliyor.” -Osman Hastürk: “Nohut veriyorsunuz Büyükşehir olarak, çim veriyorsunuz, mazot veriyorsunuz. Teşekkür ederiz, sağ olun, var olun. Belediye’nin çok yardımını görüyoruz, Allah razı olsun. Çiftçinin yanında Allah razı olsun Mansur Yavaş’tan, Başkan’ımızdan.” -Adem Sunal: “Mansur Başkan’ımızdan destek aldık. Fide aldık, dolma biber aldık, kıl biberi, domates aldık. Çiftçiye destek veriyor, seviniyoruz. Çiftçinin yanında belediyecilik yapıyor, iyi oluyor.” -Halime Özdemir: “Domates aldık, biber aldık. Memnunuz Başkan’ımızdan, desteklerinden. Yararlanıyoruz verdiği desteklerden.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Çiftçilere Yazlık Fide Desteği  Haber

İBB’den Çiftçilere Yazlık Fide Desteği 

Bu kapsamda İBB’nin Çatalca Subaşı Köyü Mahallesi’nde gerçekleşen fide dağıtım programa; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Çatalca Ziraat Odası Başkanı Seyit Çetin, meclis üyeleri, muhtarlar, İBB bürokratları, siyasi parti temsilcileri, kooperatif ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri ile çiftçiler katıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, program öncesinde Dünya Çiftçiler Günü’ne özel Çatalca’da tarım araçlarıyla yapılan kortej geçişine de katıldı. Nuri Aslan, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli ekonominin temeli tarımdır” sözünün yazdığı pankartı taşıyan tarım aracına bindi ve Çatalca halkını selamladı. ÇİFTÇİLER: İBB’NİN DESTEĞİYLE ÜRETMEYE DEVAM EDİYORUZ Çatalca Belediyesi Çocuk Korusu performansı ve Çatalca Belediyesi Halk oyunları gösterisiyle başlayan fide dağıtım töreninde ilk sözü çiftçiler aldı. Üretici Sevil Yılmaz, “İBB’nin hayata geçirdiği tarımsal destek projeleri sayesinde bugün Çatalca’da daha umutlu bir üretim sezonu geçiriyoruz. Verilen fide, tohum, mazot, gübre ve yan destekleri üretim maliyetlerimizi hafifletti. Bu sayede bizler de üretmeye devam ediyoruz.” dedi. Söz alan bir diğer çiftçi Onur Demir, “Biz çiftçiler için üretim emek ve sabır işidir. İBB’nin yaptığı tarımsal destekler sayesinde üretmeye devam ediyor, toprağımızı boş bırakmıyoruz ve ülke ekonomisine katkıda bulunuyoruz.” diye konuştu. Daha sonra kürsüye gelen Çatalca Ziraat Odası Başkanı Seyit Çetin, “İBB’nin fide destekleri üreticimizin yükünü hafifleten, üretime moral veren önemli bir katkıdır. Başta İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere başkanvekilimiz Nuri Aslan’a ve emeği geçen Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına teşekkür ediyorum.” dedi. ERHAN GÜZEL: DESTEKLER ÜRETİCİYE CAN SUYU OLDU Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlayan Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, “Tarım yalnızca kırsalın değil, şehirlerin de geleceğidir. Tarım; gıda güvenliğidir, bağımsızlıktır, stratejik güçtür. Çatalca İstanbul’un en bereketli tarım topraklarıdır. İstanbul’un üretim merkezidir. Gıda güvenliğinin sigortasıdır.” dedi. Güzel, “İstanbul’da çiftçinin sesini yeniden duyan, üreticinin elinden tutan, ‘Bu kentin bereketi topraktadır’ diyerek tarımı yeniden ayağa kaldıran bir anlayış başladı. Ekrem Başkan’ımız göreve gelir gelmez İstanbul’un kırsalını yeniden ayağa kaldıracak tarımsal destekleri hayata geçirdi. Verilen destekler yıllardır yalnız bırakılan üreticimize adeta can suyu oldu.” ifadelerini kullandı. NURİ ASLAN: TÜM DESTEKLERİMİZİ HİBE OLARAK VERİYORUZ İBB’nin çiftçilere yönelik yaptığı çalışmalara değinen İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, “Ayçiçeği, mısır, buğday, arpa, yulaf tohumu, yazlık ve kışlık sebze fidesi gibi üretimin temel girdilerini ücretsiz olarak dağıttık. Mazot desteğini doğrudan çiftçimizin traktör deposuna ulaştırarak Türkiye’de bir ilke imza attık. Gübre, malç naylonu, damla sulama hortumu desteği ile üreticimizin maliyetlerini düşürdük. Hayvancılık ve arıcılık yapan üreticilerimize yem desteği verdik. Kentin dört bir yanında yerel üretimin ve gıda egemenliğinin güçlenmesi için projeler gerçekleştirdik. Tüm desteklerimizi hibe olarak veriyoruz.” dedi. “ÇALIŞMALARIMIZ HER YIL DAHA DA GÜÇLENEREK SÜRÜYOR” Başkanvekili Aslan, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal desteklerimiz hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, ilk kez 2020 yılında yazlık sebze fidesi desteğiyle başlattığımız çalışmalarımızı her yıl daha da güçlendirerek sürüyor ve sürmeye devam edecek. 2026 yılı itibarıyla silajlık mısır tohumu, yağlık ayçiçeği tohumu, kuru fasulye ve nohut tohumu desteklerimizi tamamladık. Ayrıca mazot desteğimizin de 18 Mayıs tarihinde tamamlanacağını belirtmek isterim. Yazlık sebze üretimi yapan çiftçilerimizin yükünü; domates, biber, patlıcan, hıyar, kabak ve karpuz fidelerinden oluşan desteklerimizle hafifletmeye devam ediyoruz.” diye konuştu. “66 BİN 654 ÜRETİCİYE DESTEK OLDUK” Çiftçilere verilen desteklerin ayrıntılarına değinen Nuri Aslan, “Bugüne kadar toplam 10 bin 697 çiftçimize, 31 milyon 415 bin 331 adet yazlık sebze fidesi desteği sağladık. 2026 yılında ise 3 bin 34 çiftçimize 6 milyon 435 bin 458 adet fide desteği vererek üreticilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Desteklerimize başladığımız 2020 yılı ile 2025 yılı arasında 66 bin 654 üreticiye toplam 666 milyon milyonu aşan desteği sağladık. Bu yıl da toplamda 11 bin 500’ün üzerinde üreticimize 220 milyon TL’ye yakın destek vereceğiz.” İfadelerini kullandı. Çatalcalı üreticilerin İBB Başkanvekili Nuri Aslan’a kendi ürettikleri ürünlerden oluşan sepeti takdim etmesinin ardından kayıt yaptıran üreticilere üzerinde “para ile satılamaz” yazan fidelerin dağıtımı yapıldı. Tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Olivtech’te Tarımın Geleceği Ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı Haber

Olivtech’te Tarımın Geleceği Ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı

İzmir tarım ve gıda sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Gurme İzmir Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonuyla Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklerin ilk oturumu olan “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlıklı panelde; tarımın katma değerli üretime dönüşüm süreci, markalaşma stratejileri ve sektörün geleceğine yönelik vizyon ele alındı. Moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü’nün yaptığı oturumda; tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal, İzmir Ticaret Borsası Temsilcisi ve Tariş Zeytin Zeytinyağı Tic. A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı konuşmacı olarak yer aldı. Marka kavramı ne ifade ediyor? Dr. Erçin Güdücü, “Bugün zeytin ve zeytinyağının topraktan markaya dönüşümünü ele alacağız. Bu süreç nasıl işliyor, ülkemizde hangi aşamalardan geçiyor? Tarım, ticaret ve üretici tarafına yakından temas eden bir isim olarak, marka kavramı çiftçi ve üretici için ne ifade ediyor?” diye konuştu. “Yapısal sorunlar çözülmeden markalaşma zor” Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, Türkiye’de tarımın temel sorunları çözülmeden, markalaşma sürecinin sağlıklı ilerleyemediğine dikkat çekti. Yaklaşık 30 yıllık meslek deneyimine atıfta bulunan Yıldırım, “Topraktan markaya geçişi uzun yıllardır konuşuyoruz, ancak üretimde yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle bu aşamaya bir türlü geçemiyoruz. Tarım gündemi çoğunlukla maliyetler, fiyatlar ve destekler etrafında şekilleniyor. Bu başlıkların ötesine geçmekte zorlanıyoruz” dedi. İklim koşulları ve küresel gelişmelerin üretim üzerindeki etkilerine de değinen Yıldırım, “2025 yılı üretici açısından oldukça zor geçti. Kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve don olayları çiftçiyi ciddi şekilde etkiledi. 2026 yılı ise umut verici yağışlarla başladı, ancak bu kez de küresel gerilimler nedeniyle maliyetler arttı. Böyle bir ortamda üreticinin önceliği ayakta kalmak oluyor. Bu nedenle markalaşma gibi katma değerli süreçleri konuşmakta zorlanıyoruz” şeklinde konuştu. “Türkiye zeytinyağında güçlü, iç tüketimde geride” Rahmi Balsarı, Türkiye’nin, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu, son 30 yılda sektöre yapılan yatırımların önemli bir sonucu. Nitekim son 25 yılda arzımız yüzde 150 oranında arttı. Üretimle birlikte iç tüketimimizde de artış yaşandı. Ancak iç tüketimimiz, örneğin Yunanistan seviyesinde olsaydı, mevcut üretimimiz ihracata dahi yetmeyebilirdi. Bu nedenle hem iç tüketimi artırmak hem de katma değerli ihracata odaklanmak büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün hedeflerine de değinen Balsarı, “Amacımız, yerli ve milli markalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü şekilde yer alması. Bu noktada sevindirici gelişmeler de var. Son 2,5 yılda Türkiye’den 140 ülkeye ambalajlı zeytinyağı ihracatı gerçekleştirildi. Bu ihracat, 343 firma tarafından yapıldı. Uygun koşullar sağlandığında Türk ihracatçısının ürünlerini farklı kanallar aracılığıyla dünya pazarlarına sunabildiğini görüyoruz” diye konuştu. “Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı” Günay Baysal ise “Topraktan markaya” sürecinde ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarının rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Tarım, önemi tartışılmaz bir sektör. Ancak ülkemizde hala ciddi sorunlar var. Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı. Çiftçi yeterince kazanamamaktan, tüketici yüksek fiyatlardan, sanayici işlemek için, ihracatçı ise dünya pazarına sunacak kaliteli ürün bulamamaktan şikayet ediyor” dedi. Ege Bölgesi’nin tarımsal potansiyeline dikkat çeken Baysal, “Ege Bölgesi; zeytin, incir, üzüm, pamuk ve sebzeleriyle yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin en önemli tarım havzalarından biri. Bu potansiyeli doğru değerlendirerek değer yaratmamız gerekiyor. Bugün dünyada ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğinize ne kadar anlam ve değer kattığınız ölçülüyor. Ürünlerin bir hikayesi olmalı ve bu hikayeyle dünya pazarlarına açılmalı. Bir zeytin artık sadece zeytin değil; coğrafi işareti, sürdürülebilir üretim yöntemleri, ambalajı ve markasıyla katma değerli bir ürüne dönüşüyor” diyerek Türkiye’nin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. 110 yıllık markanın dönüşümünü anlattı Cengiz Dikmen de konuşmasında Tariş’in markalaşma yolculuğunu örnek göstererek, özellikle son 25 yılda hayata geçirilen dönüşüm sürecini paylaştı. Tariş Zeytinyağı’nın 110 yıllık köklü geçmişi olduğunun altını çizen Dikmen, “Ben özellikle son 25 yılda markalaşma adına attığımız adımları vurgulamak isterim. Bu süreçte üretimden pazarlamaya kadar pek çok alanda önemli değişimler gerçekleştirdik. Öncelikle kalite standardizasyonunu sağladık. Modern tesis yatırımlarıyla üretim altyapımızı güçlendirdik, ürün kalitesinde sürekliliği yakaladık. Ardından ambalaj ve ürün çeşitliliğine odaklanarak tüketici beklentilerine uygun, katma değerli ürünler geliştirdik” dedi. Markalaşma sürecinde kurumsal kimlik ve iletişim çalışmalarına da önem verdiklerini belirten Dikmen, “Tariş markasını sadece bir üretici kimliğinden çıkarıp, tüketiciyle güven bağı kuran bir marka haline getirmeye çalıştık. Yurt içi pazarda bilinirliğimizi artırırken, yurt dışında da markalı ihracata yöneldik. Üreticiden gelen gücü doğru şekilde organize ederek hem kaliteyi hem de sürdürülebilirliği sağladık” diye konuştu. Gıdada kalite ve katma değer konuşuldu Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin ikinci panelinde, “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlığı ele alındı. Panelin moderatörlüğünü yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak, gıdada kalitenin artık yalnızca üretimle sınırlı bir kavram olmadığını belirterek, “Bugün kaliteyi konuşurken sadece ürünü değil, aynı zamanda onun hikayesini, üretim sürecini ve bilimsel altyapısını da konuşuyoruz. Zeytinyağı gibi stratejik bir üründe katma değer yaratmanın yolu, geleneksel bilgi ile teknolojiyi bir araya getirmekten geçiyor” dedi. “Kalite daha dalında başlar” Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı ise zeytinin dalından üretim sürecine ilişkin teknik değerlendirmelerde bulundu. Tatlı, “Zeytinyağında kalite, daha zeytin dalındayken başlar. Hasat zamanı, taşıma koşulları, sıkım süresi ve üretim teknolojisi doğrudan ürünün kalitesini belirler. Zeytinyağının aroması, meyvemsiliği ve kusursuzluğu, ancak duyusal analizle ortaya konulabilir. Bu da ürünün ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunu belirleyen en önemli aşamalardan biridir” diye konuştu. İleri teknoloji Panelin diğer konuşmacısı Can Kayacılar da “Süperkritik karbondioksit ile zeytinyağı ve zeytin yan ürünlerinden polifenol zenginleştirme: bilimden sağlık değerine” başlıklı sunumunda ileri teknoloji uygulamalarına dikkat çekti. Kayacılar, “Süperkritik karbondioksit teknolojisi sayesinde zeytin ve yan ürünlerinden yüksek katma değerli biyoaktif bileşenler elde etmek mümkün. Bu yöntem hem sağlık alanında yeni kullanım alanları yaratıyor hem de sektör için ekonomik değer üretiyor” dedi. Genç girişimciler yenilikçi üretim modellerini paylaştı Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin üçüncü panelinde, “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü The7 Kurucusu Çise Ulus’un üstlendiği panelde, tarım ve gıda sektöründe genç girişimciliğin yükselen rolü, yenilikçi üretim modelleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar değerlendirildi. Panelde Von Urla kurucusu Gökçe Erkuşöz, çiftçi Umut Ayberk ve Sutchu markasının kurucusu Yasemin Sezgin yer aldı. Katılımcılar, kendi girişimcilik deneyimlerinden yola çıkarak tarım, üretim ve gıda alanında değer yaratan yeni iş modellerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kahramanmaraş'ta Üreticiye 650 Bin Hibe Biber Fidesi Haber

Kahramanmaraş'ta Üreticiye 650 Bin Hibe Biber Fidesi

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi artırmak ve çiftçilerin gelirini yükseltmek amacıyla hayata geçirdiği destek projelerine bir yenisini daha ekledi. Büyükşehir Belediyesi, şehrin coğrafi işaretli ürünü olan Maraş Biberi’nin üretimini yaygınlaştırmak için üreticilere yüzde 100 hibe ile 650 bin adet biber fidesi dağıtımına başladı. Tamamı ücretsiz olarak üreticilere ulaştırılan fidelerin yaklaşık 180 dekarlık alanda toprakla buluşturulması planlanıyor. Üreticilerin emeğiyle yetiştirilecek bu fidelerden yaklaşık 100 ton kırmızı pul biber elde edilmesi hedefleniyor. Bu üretim artışıyla birlikte hem Maraş Biberi’nin pazardaki gücünün artırılması hem de bölge ekonomisine önemli katkı sağlanması amaçlanıyor. Coğrafi Değerin Ekonomiye Katkısı Artacak Şehrin önemli tarımsal değerlerinden biri olan Maraş Biberi, sahip olduğu coğrafi tescil sayesinde hem yurt içinde hem de yurt dışında yoğun talep görüyor. Büyükşehir Belediyesinin bu destek hamlesiyle ürünün ekim alanlarının genişletilmesi ve üretim miktarının artırılması hedeflenirken, çiftçilerin gelir seviyesinin de yükseltilmesi bekleniyor. Üreticilerden Desteklere Tam Not Fide desteğinden yararlanan üreticiler, verilen desteklerin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek memnuniyetlerini dile getirdi. Dereköy Mahallesi’nden 15 yıldır çiftçilik yapan Durdu Paşacı, desteklerin üreticiler için büyük bir fırsat olduğunu vurgulayarak, “Bugün Büyükşehir Belediyemizin sağladığı biber fidesi desteğinden faydalanmak için geldim. Bu katkılar sayesinde inşallah verimli bir yıl geçireceğiz” dedi. Çocukluk yıllarından bu yana tarımla iç içe olduğunu ifade eden Ejder Özşirin ise, “Bu destekler bizler için çok kıymetli. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Çakırlar Mahallesi’nde yaklaşık 50 yıldır çiftçilik yapan Ökkeş Çakıroğlu da verilen fidelerin üretime önemli katkı sağlayacağını belirterek, “Bu fideleri toprakla buluşturup en iyi şekilde değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı. Tekir Mahallesi’nden Mustafa Kaplan ise, “Şehrimiz çok verimli topraklara sahip. Bizler de bu imkânları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Büyükşehir Belediyemizin sağladığı bu destek bizler için çok değerli” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atakey Patates 2025’i 69,3 Bin Ton Satış Hacmiyle Tamamladı Haber

Atakey Patates 2025’i 69,3 Bin Ton Satış Hacmiyle Tamamladı

Atakey Patates İcra Kurulu Başkanı Ahmet Özgül, konuya ilişkin değerlendirmesinde: “2025 yılı, Atakey’in üretim yetkinliğini ve operasyonel esnekliğini kanıtladığı bir yıl oldu. TAB Gıda ekosistemiyle sağlanan talep görünürlüğü sayesinde üretim planlamamızı daha etkin yönettik ve tesislerimizde yüksek kapasite kullanım oranına ulaştık. Yılı hedeflediğimiz 69,3 bin tonla kapatmış olmaktan gurur duyuyoruz. Bu sonuçlar, sadece hacimsel bir büyüme değil, aynı zamanda hammadde tedariğinden stok yönetimine kadar tüm süreçlerimizi ne kadar verimli yönettiğimizin bir göstergesidir,” dedi. Şirketin ekosistem gücü ve portföy çeşitliliği, stratejik iş ortaklıkları ve grup içi satışların sağladığı istikrarlı talep ile birlikte operasyonel performansının temel belirleyicileri arasında yer aldı. Grup satışları, 2025 yılında toplam hacmin %78’ine ulaşarak Atakey’e üretim planlamasında yüksek görünürlük sağladı. Ana iş kolu olan dondurulmuş patates üretiminin yanı sıra, şirketin katma değerli ürün stratejisi de meyvelerini vermeye devam ediyor. Soğan halkası ve peynir çubuğu gibi kaplamalı ürünler segmenti, 2025 yılında 5,2 bin tonu aşan bir hacimle toplam performansa stratejik bir katkı sundu. Bununla birlikte, üretim süreçlerindeki yan ürünleri katma değeri yüksek çözümlere dönüştürerek tüketicilerin yeni lezzet beklentilerini karşılayan patates kroket gibi inovatif ürünlerin portföye eklenmesi; şirketin verimlilik ve inovasyon odaklı vizyonunu destekleyen önemli adımlar oldu. 2026 Yılı 80 Bin Ton Satış Hedefi Atakey, 2026 yılında operasyonel ölçeğini daha da büyüterek toplam satış hacmini 80 bin tona çıkarmayı hedefliyor. Bu büyüme planında dondurulmuş patatesin ana hacimdeki liderliğini koruması, katma değerli ürünlerin ise portföy içindeki payının artırılması bekleniyor. Şirket, 2026 yılında perakende kanalındaki varlığını yeni ürün gruplarıyla güçlendirmeyi ve ulusal satış ağları üzerinden daha geniş kitlelere ulaşmayı planlıyor. Üretim tarafında ise, altyapı verimliliğini artıran yatırımların devreye alınmasıyla birlikte enerji sürekliliğinin korunması ve yıllık bazda ek kapasite yaratılması hedefleniyor. Ahmet Özgül sözlerini şöyle tamamladı: “2026 yılına sektör liderliğimizi pekiştirerek ve 80 bin tonluk yeni satış hedefimize odaklanarak giriyoruz. Entegre tarım modelimiz kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde birlikte çalıştığımız üreticilerimiz, iş modelimizin en güçlü unsurlarından birini oluşturuyor. Çiftçi ekosistemimizle kurduğumuz bu uzun vadeli iş birliği, üretim planlamamızın temelini oluştururken sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu da destekliyor. Verimlilik, kalite ve sürdürülebilir değer üretme ilkelerimizden ödün vermeden tüm paydaşlarımız için değer yaratmayı sürdüreceğiz. 2025 yılındaki operasyonel hedeflerimize ulaşmamızı sağlayan ekibimize, müşterilerimize, çiftçilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum.” Atakey Hakkında: Atakey Patates, hâkim ortağı TFI TAB Gıda Yatırımları’nın (TFI) iştiraki olan TAB Gıda bünyesindeki tüm hızlı servis restoranlarına ürün tedariki sağlamak amacıyla 2012 yılında kurulmuştur. Şirket, Afyon-Susuz’da 157 bin m2 arazi içinde 75 bin m2‘lik alana sahip üretim tesisinde 90 bin ton dondurulmuş patates ve 10 bin ton dondurulmuş kaplamalı ürün işleme kapasitesiyle Türkiye’nin lider, Avrupa’nın ise en büyük dondurulmuş patates üreticilerinden biridir. Yurt içinde ve yurt dışında grup dışı müşterilere de ürün satışı yapılmakta, ayrıca, çeşitli otel ve restoran gruplarına ve indirim marketlerine de ürün temin edilmektedir. İhracat pazarları arasında yakın çevre veya uzak rotalar dikkate alınmadan Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Bulgaristan, Çin, Güney Kore, Gürcistan, Irak, Kuzey Kıbrıs ve Kuzey Makedonya gibi birçok ülkeye ihracat gerçekleştirilmiştir. Atakey, 100’ün üzerinde çiftçisi ile 20 farklı şehirde sözleşmeli tarım yapar. Sezonda yaklaşık 40.000 dekarlık zirai alanda patates tohumunu kendi ziraat mühendisleriyle Atakey standartlarına uygun kalitede ve verimde yetiştirir. Ayrıca Atakey, 7.500 m²’lik tohum, 32.000 m²’lik hammadde ve 15.000 m²’lik soğuk hava depoları gibi soğutma ve iklimlendirme üniteleri ile su arıtma ve su deşarj üniteleri gibi altyapıları içeren tesisler bütününden oluşur. Verimli ve tam entegre üretim modeli ile çalışan Atakey, tohumdan tarlaya, tarladan sofraya değer zincirini sürdürülebilir bir şekilde yönetmeye önemserken FSA Sürdürülebilir Tarım, BRCGS gıda güvenliği, TSE Helal Gıda, Sıfır Atık belgeleri ile ISO50001, ISO14001 ve ISO45001 sertifikaları sahibidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep Büyükşehir’nden 1000 Tonu Aşan Yem Desteği Haber

Gaziantep Büyükşehir’nden 1000 Tonu Aşan Yem Desteği

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde hayvansal üretimin yeniden güçlendirilmesi amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından yem dağıtım töreni düzenlendi. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifi Nurdağı Şubesi bahçesinde yapılan tören kapsamında, iki ilçede faaliyet gösteren toplam bin 806 üreticiye 1 milyon 26 bin 500 kilogram yem desteği verildi. Hayvancılık sektörünün güçlendirilmesi, üreticilerin desteklenmesi ve sürdürülebilir tarımsal üretimin devamlılığının sağlanması amacıyla destek programlarını kararlılıkla sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmaya yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. HAYVANLARIN SAĞLIKLI GELİŞİMİ HEDEFLENİYOR Sağlanan destekle hayvanların bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, hastalıklara karşı dirençlerinin artırılması, doğum sonrası kuru madde tüketiminin desteklenmesi, sağmal hayvanlarda süt veriminin artırılması ve verim süresinin uzatılması hedefleniyor. Aynı zamanda yavru hayvanların sağlıklı gelişimine katkı sağlanması amaçlanıyor. Uygulanan destek modelinde yem desteği, yüzde 50 hibe ve yüzde 50 üretici katkı payı esasına göre gerçekleştirilecek. Hibe tutarları, üreticilerin Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan “Çiftçi Kartları”na tanımlanacak. ŞAHİN: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLARAK BÜTÜN CANLARI BİR EMANET OLARAK GÖRÜYORUZ Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, törende yaptığı konuşmada kurum olarak tarıma desteğin sürdüğünü aktararak şunları söyledi: “İslahiye ve Nurdağı 25 yıldan beri dağ gibi arkamızda durdu. Ben 6 Şubat akşamını hatırlıyorum. Hayatımın en zor gecesinden bir tanesiydi. O gece yaşananları hep birlikte yaşadık. O gün gördüklerimi hiç unutmuyorum. Biz deprem değil gerçekten küçük kıyameti yaşadık. Ama el ele, omuz omuza verdik, bir olduk, diri olduk. Biz büyük milletiz. Büyükşehir Belediyesi olarak biz bütün canları bir emanet olarak görüyoruz. Bakın çok zor bir döneme şahitlik ediyoruz. Toprak meselesi, çiftçi meselesi İHA ve SİHA kadar önemli. Kendi kendimize yetmemiz lazım. O yüzden her bir çiftçimizin bir karış toprağını boşa bırakacak durumda değiliz. En önemli şey çiftçinin finansa ulaşması. Finansa ulaşmanız için çok önemli destekler verildi.” BU TOPRAKLARIN ÇOCUKLARI, İŞÇİSİ, ÇİFTÇİSİ, ESNAFI, SANAYİCİSİ ÇOK ÇALIŞMAK ZORUNDA Başkan Fatma Şahin konuşmasının devamında 2014 yılından itibaren hayvansal üretim için ihtiyaçlar doğrultusunda destek verildiğini aktararak sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Biz kendi şehrimizden sorumluyuz. iki buçuk milyonsak iki buçuk milyonun gıda ihtiyacını karşılayacak şekilde kendi kendimize yetmemiz lazım. Eğer kırsal rahat değilse, çiftçi mutlu değilse bu şehre yansıyor. Bu bir döngüsel sistem. O döngüsel sistemin, o çarkın en önemli anahtarı da sizsiniz. Bu toprakların çocukları, işçisi, çiftçisi, esnafı, sanayicisi çok çalışmak zorunda. Bizim elimizde ne varsa onu vermeye çalışıyoruz. Bu yıl biz Nurdağı ve İslahiye’nin depremden sonra oluşan bütün sorunlarından arınmış, daha dirençli, daha huzurlu, daha mutlu bir Nurdağı ve İslahiye’yi kavuşturmak dileğindeyiz.” Programda ayrıca İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu desteğin önemine dikkat çekerek Başkan Fatma Şahin’in konu hakkında duyarlılığı için teşekkür etti. Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, İl Tarım ve Orman Müdürlü İbrahim Sağlam, Nurdağı Ziraat Odası Başkanı Kemal Belpınar ve Gaziantep Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Osman Türkman da dağıtım töreninde destekler hakkında görüşlerini aktardı. Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin ise 2014 yılından bugüne kadar hayvancılık için veriler destekleri anlattı. Çiftçi Ramazan Kaçıkçı tüm üreticiler adına konuşma yaparak Başkan Fatma Şahin ve ekibine teşekkür etti. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2014–2025 yılları arasında toplam 19 bin 510 üreticiye 10 milyon 226 bin 150 kilogram yem desteği sağlayarak tarımsal üretime ve hayvancılığa güçlü bir katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkentli Üreticiye 1 Milyon 500 Bin Kilogram Nohut Tohumu Desteği Haber

Başkentli Üreticiye 1 Milyon 500 Bin Kilogram Nohut Tohumu Desteği

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsal kalkınmayı desteklemek ve artan tarımsal girdi maliyetlerine karşı üreticiyi güçlendirmek amacıyla yürüttüğü nohut tohumu desteğini tamamladı. Balâ’dan Çubuk’a, Polatlı’dan Nallıhan’a, Ayaş’tan Kalecik’e kadar 25 ilçenin tamamında gerçekleştirilen dağıtımla çiftçiler ekim sezonuna destekle başladı. Tarımda sürdürülebilirliği artırmak ve boş arazileri yeniden üretime kazandırmak için hayata geçirilen proje kapsamında, 1 milyon 500 bin kilogram sertifikalı nohut tohumu, 4 bin 780 üreticiye teslim edildi. YAKLAŞIK 100 BİN DEKAR ALAN EKİLECEK ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, destek sayesinde Ankara genelinde yaklaşık 100 bin dekar alanın ekilmesinin sağlanacağını söyleyerek, “Toplam 1 milyon 500 bin kilogram nohut tohumu dağıttık. Nohut bizim için önemli, özellikle kuraklık döneminde üreticinin ciddi para kazanabileceği bir ürün. Bu dağıttığımız tohumla Ankara genelinde yaklaşık 100 bin dekar alanın ekilmesini sağlatmış oluyoruz” dedi. ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal da “Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak tarım alanlarının etkin ve verimli kullanımı için çeşitli projeler hazırlıyoruz. Bunlardan biri de yüzde 50 hibe destekli sertifikalı nohut tohumu dağıtımı. Kırsalda boş kalan arazilerin, ekilmeyen arazilerin daha düzgün iyi tohumlarla ekilerek üstün verim elde edilmesine yönelik bir çalışma” diye konuştu. ZOBU: “ÜRETİCİLERİMİZİN HER DAİM YANINDA OLDUK” Bitkisel Üretim Şube Müdürü Niyazi Zobu ise Ankaralı üreticilerin her zaman yanında olacaklarını söyleyerek, “Bitkisel üretim kaliteli ve sertifikalı bir tohumla başlar. Biz de Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık 4 bin 780 üreticimize sertifikalı nohut tohumunun dağıtımını bitirmiş oluyoruz. Üreticimiz yeter ki üretsin, ithalatımız azalsın. Son yıllarda baklagil ithalatımız bir hayli arttı. Yerli üreticiyi teşvik ve ithalatı mümkün olduğunca azaltarak vatandaşlarımızın sofralarında yerli ürünü kullanmasını tercih ediyoruz. Mansur Başkan’ımızın destekleriyle Ankaralı üreticilerimizin her daim yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “BAŞKAN’IMIZ OLDUĞU SÜRECE EKMEYE, YETİŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Nohut tohumu desteğinden faydalanan üreticilerden bazıları memnuniyetini şu sözlerle dile getirdi: -Hasan Tekyurt: “Büyükşehir’den memnunuz. Mazotumuzu alıyoruz her sene, gübremizi alıyoruz, nohut tohumunu alıyoruz, fidemizi alıyoruz. Her şeyden yararlanıyoruz. Yarı yarıya alıyoruz. Nohudumuzu aldım mesela 5 bin TL verdik, 10 bin TL’lik nohut aldık.” -İrfan Yurtçu: “Kırsal kesimde daha önce böyle bir şey olmadı. Mazot desteği olsun, gübre desteği olsun, nohut tohumu desteği olsun hiç olmadı. Bugün 50-60-70 liralık şeyi 25 liraya alıyorsunuz. Çok büyük bir fark var. Çiftçi için çok büyük bir destek.” -Fatma Dede: “Teşekkür ederim. Allah başımızdan eksik etmesin, Allah razı olsun. Bu bize bir ilaç oluyor. Mazot, sıvı gübre nohut, damlama borusu hepsinden faydalanıyorum.” -İbrahim Demir: “Mansur Yavaş’tan memnunuz. Şimdiye kadar hiçbir çiftçiye bir destek, mazot, gübre hiçbir şey vermediler. Helal olsun.” -Sedat Toka: “Biz çiftçiler olarak, Ankara Çubuk çiftçileri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Başkanı’mızdan çok memnunuz. Gübre desteği, mazot desteği, nohut desteği her şeyimizi veriyor. Şimdiye kadar böyle bir destek çiftçiye yoktu. Allah razı olsun çiftçiyi kolluyor, arkasında duruyor. Başkan’ımız olduğu sürece biz de ekmeye, yetiştirmeye devam edeceğiz.” -Satılmış Şahin: “Biz Büyükşehir Belediyesi’nden memnunuz. Teşekkür ederim Mansur Bey’e.” -Ömer Çakmak: “Allah razı olsun. Yardımcı oluyor halka. Mazot alıyoruz, nohut alıyoruz. İki senedir kuraklıktan dolayı mahsulüm çıkmadı. Belediye’mizden Allah razı olsun. ” -Ömer Çelik: “Gölbaşı’nın Emirler köyünden saygılarımızı sunuyoruz Mansur Başkan’ımıza. Bütün yardımlarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Köylü olarak her hizmetinden memnunuz.” -Erdoğan Temel: “Mansur Başkan göreve geldiğinden beri 5-6 senedir, desteklerden faydalanıyoruz. Desteklerin büyük faydasını görüyoruz. Desteği verenlerden, teşvik edenlerden Allah bin kere razı olsun.” -Memduh Açıkel: “Mansur Başkan’ımızdan Allah razı olsun. Küçük çiftçilerin hep yanında. Biz küçük çiftçiyiz, ayakta zor duruyoruz. Bu sene destek gelmeseydi ekmeyecektim. Emekli maaşımızın yanında bir ek gelir olacak benim için.” Cemal Altuğ: “Belediye Başkan’ımız gelene kadar böyle bir hizmet var mıydı? Gübre olsun, tohum olsun her türlü destek var. Allah razı olsun. Maliyetlerimiz azaldı, bize çok faydası oldu. Nasıl inkâr ederim? Burada partili, partisiz herkes yararlanıyor desteklerden.” -Sevim Göktaş: “İlk defa tohum desteğinden faydalanıyorum. Daha önce mazot desteğinden faydalanmıştım. Emeği geçenlere teşekkür ederim.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.