Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çiftçi

Kapsül Haber Ajansı - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Olivtech’te Tarımın Geleceği Ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı Haber

Olivtech’te Tarımın Geleceği Ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı

İzmir tarım ve gıda sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Gurme İzmir Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonuyla Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklerin ilk oturumu olan “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlıklı panelde; tarımın katma değerli üretime dönüşüm süreci, markalaşma stratejileri ve sektörün geleceğine yönelik vizyon ele alındı. Moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü’nün yaptığı oturumda; tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal, İzmir Ticaret Borsası Temsilcisi ve Tariş Zeytin Zeytinyağı Tic. A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı konuşmacı olarak yer aldı. Marka kavramı ne ifade ediyor? Dr. Erçin Güdücü, “Bugün zeytin ve zeytinyağının topraktan markaya dönüşümünü ele alacağız. Bu süreç nasıl işliyor, ülkemizde hangi aşamalardan geçiyor? Tarım, ticaret ve üretici tarafına yakından temas eden bir isim olarak, marka kavramı çiftçi ve üretici için ne ifade ediyor?” diye konuştu. “Yapısal sorunlar çözülmeden markalaşma zor” Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, Türkiye’de tarımın temel sorunları çözülmeden, markalaşma sürecinin sağlıklı ilerleyemediğine dikkat çekti. Yaklaşık 30 yıllık meslek deneyimine atıfta bulunan Yıldırım, “Topraktan markaya geçişi uzun yıllardır konuşuyoruz, ancak üretimde yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle bu aşamaya bir türlü geçemiyoruz. Tarım gündemi çoğunlukla maliyetler, fiyatlar ve destekler etrafında şekilleniyor. Bu başlıkların ötesine geçmekte zorlanıyoruz” dedi. İklim koşulları ve küresel gelişmelerin üretim üzerindeki etkilerine de değinen Yıldırım, “2025 yılı üretici açısından oldukça zor geçti. Kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve don olayları çiftçiyi ciddi şekilde etkiledi. 2026 yılı ise umut verici yağışlarla başladı, ancak bu kez de küresel gerilimler nedeniyle maliyetler arttı. Böyle bir ortamda üreticinin önceliği ayakta kalmak oluyor. Bu nedenle markalaşma gibi katma değerli süreçleri konuşmakta zorlanıyoruz” şeklinde konuştu. “Türkiye zeytinyağında güçlü, iç tüketimde geride” Rahmi Balsarı, Türkiye’nin, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu, son 30 yılda sektöre yapılan yatırımların önemli bir sonucu. Nitekim son 25 yılda arzımız yüzde 150 oranında arttı. Üretimle birlikte iç tüketimimizde de artış yaşandı. Ancak iç tüketimimiz, örneğin Yunanistan seviyesinde olsaydı, mevcut üretimimiz ihracata dahi yetmeyebilirdi. Bu nedenle hem iç tüketimi artırmak hem de katma değerli ihracata odaklanmak büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün hedeflerine de değinen Balsarı, “Amacımız, yerli ve milli markalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü şekilde yer alması. Bu noktada sevindirici gelişmeler de var. Son 2,5 yılda Türkiye’den 140 ülkeye ambalajlı zeytinyağı ihracatı gerçekleştirildi. Bu ihracat, 343 firma tarafından yapıldı. Uygun koşullar sağlandığında Türk ihracatçısının ürünlerini farklı kanallar aracılığıyla dünya pazarlarına sunabildiğini görüyoruz” diye konuştu. “Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı” Günay Baysal ise “Topraktan markaya” sürecinde ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarının rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Tarım, önemi tartışılmaz bir sektör. Ancak ülkemizde hala ciddi sorunlar var. Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı. Çiftçi yeterince kazanamamaktan, tüketici yüksek fiyatlardan, sanayici işlemek için, ihracatçı ise dünya pazarına sunacak kaliteli ürün bulamamaktan şikayet ediyor” dedi. Ege Bölgesi’nin tarımsal potansiyeline dikkat çeken Baysal, “Ege Bölgesi; zeytin, incir, üzüm, pamuk ve sebzeleriyle yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin en önemli tarım havzalarından biri. Bu potansiyeli doğru değerlendirerek değer yaratmamız gerekiyor. Bugün dünyada ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğinize ne kadar anlam ve değer kattığınız ölçülüyor. Ürünlerin bir hikayesi olmalı ve bu hikayeyle dünya pazarlarına açılmalı. Bir zeytin artık sadece zeytin değil; coğrafi işareti, sürdürülebilir üretim yöntemleri, ambalajı ve markasıyla katma değerli bir ürüne dönüşüyor” diyerek Türkiye’nin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. 110 yıllık markanın dönüşümünü anlattı Cengiz Dikmen de konuşmasında Tariş’in markalaşma yolculuğunu örnek göstererek, özellikle son 25 yılda hayata geçirilen dönüşüm sürecini paylaştı. Tariş Zeytinyağı’nın 110 yıllık köklü geçmişi olduğunun altını çizen Dikmen, “Ben özellikle son 25 yılda markalaşma adına attığımız adımları vurgulamak isterim. Bu süreçte üretimden pazarlamaya kadar pek çok alanda önemli değişimler gerçekleştirdik. Öncelikle kalite standardizasyonunu sağladık. Modern tesis yatırımlarıyla üretim altyapımızı güçlendirdik, ürün kalitesinde sürekliliği yakaladık. Ardından ambalaj ve ürün çeşitliliğine odaklanarak tüketici beklentilerine uygun, katma değerli ürünler geliştirdik” dedi. Markalaşma sürecinde kurumsal kimlik ve iletişim çalışmalarına da önem verdiklerini belirten Dikmen, “Tariş markasını sadece bir üretici kimliğinden çıkarıp, tüketiciyle güven bağı kuran bir marka haline getirmeye çalıştık. Yurt içi pazarda bilinirliğimizi artırırken, yurt dışında da markalı ihracata yöneldik. Üreticiden gelen gücü doğru şekilde organize ederek hem kaliteyi hem de sürdürülebilirliği sağladık” diye konuştu. Gıdada kalite ve katma değer konuşuldu Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin ikinci panelinde, “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlığı ele alındı. Panelin moderatörlüğünü yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak, gıdada kalitenin artık yalnızca üretimle sınırlı bir kavram olmadığını belirterek, “Bugün kaliteyi konuşurken sadece ürünü değil, aynı zamanda onun hikayesini, üretim sürecini ve bilimsel altyapısını da konuşuyoruz. Zeytinyağı gibi stratejik bir üründe katma değer yaratmanın yolu, geleneksel bilgi ile teknolojiyi bir araya getirmekten geçiyor” dedi. “Kalite daha dalında başlar” Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı ise zeytinin dalından üretim sürecine ilişkin teknik değerlendirmelerde bulundu. Tatlı, “Zeytinyağında kalite, daha zeytin dalındayken başlar. Hasat zamanı, taşıma koşulları, sıkım süresi ve üretim teknolojisi doğrudan ürünün kalitesini belirler. Zeytinyağının aroması, meyvemsiliği ve kusursuzluğu, ancak duyusal analizle ortaya konulabilir. Bu da ürünün ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunu belirleyen en önemli aşamalardan biridir” diye konuştu. İleri teknoloji Panelin diğer konuşmacısı Can Kayacılar da “Süperkritik karbondioksit ile zeytinyağı ve zeytin yan ürünlerinden polifenol zenginleştirme: bilimden sağlık değerine” başlıklı sunumunda ileri teknoloji uygulamalarına dikkat çekti. Kayacılar, “Süperkritik karbondioksit teknolojisi sayesinde zeytin ve yan ürünlerinden yüksek katma değerli biyoaktif bileşenler elde etmek mümkün. Bu yöntem hem sağlık alanında yeni kullanım alanları yaratıyor hem de sektör için ekonomik değer üretiyor” dedi. Genç girişimciler yenilikçi üretim modellerini paylaştı Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin üçüncü panelinde, “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü The7 Kurucusu Çise Ulus’un üstlendiği panelde, tarım ve gıda sektöründe genç girişimciliğin yükselen rolü, yenilikçi üretim modelleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar değerlendirildi. Panelde Von Urla kurucusu Gökçe Erkuşöz, çiftçi Umut Ayberk ve Sutchu markasının kurucusu Yasemin Sezgin yer aldı. Katılımcılar, kendi girişimcilik deneyimlerinden yola çıkarak tarım, üretim ve gıda alanında değer yaratan yeni iş modellerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kahramanmaraş'ta Üreticiye 650 Bin Hibe Biber Fidesi Haber

Kahramanmaraş'ta Üreticiye 650 Bin Hibe Biber Fidesi

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi artırmak ve çiftçilerin gelirini yükseltmek amacıyla hayata geçirdiği destek projelerine bir yenisini daha ekledi. Büyükşehir Belediyesi, şehrin coğrafi işaretli ürünü olan Maraş Biberi’nin üretimini yaygınlaştırmak için üreticilere yüzde 100 hibe ile 650 bin adet biber fidesi dağıtımına başladı. Tamamı ücretsiz olarak üreticilere ulaştırılan fidelerin yaklaşık 180 dekarlık alanda toprakla buluşturulması planlanıyor. Üreticilerin emeğiyle yetiştirilecek bu fidelerden yaklaşık 100 ton kırmızı pul biber elde edilmesi hedefleniyor. Bu üretim artışıyla birlikte hem Maraş Biberi’nin pazardaki gücünün artırılması hem de bölge ekonomisine önemli katkı sağlanması amaçlanıyor. Coğrafi Değerin Ekonomiye Katkısı Artacak Şehrin önemli tarımsal değerlerinden biri olan Maraş Biberi, sahip olduğu coğrafi tescil sayesinde hem yurt içinde hem de yurt dışında yoğun talep görüyor. Büyükşehir Belediyesinin bu destek hamlesiyle ürünün ekim alanlarının genişletilmesi ve üretim miktarının artırılması hedeflenirken, çiftçilerin gelir seviyesinin de yükseltilmesi bekleniyor. Üreticilerden Desteklere Tam Not Fide desteğinden yararlanan üreticiler, verilen desteklerin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek memnuniyetlerini dile getirdi. Dereköy Mahallesi’nden 15 yıldır çiftçilik yapan Durdu Paşacı, desteklerin üreticiler için büyük bir fırsat olduğunu vurgulayarak, “Bugün Büyükşehir Belediyemizin sağladığı biber fidesi desteğinden faydalanmak için geldim. Bu katkılar sayesinde inşallah verimli bir yıl geçireceğiz” dedi. Çocukluk yıllarından bu yana tarımla iç içe olduğunu ifade eden Ejder Özşirin ise, “Bu destekler bizler için çok kıymetli. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Çakırlar Mahallesi’nde yaklaşık 50 yıldır çiftçilik yapan Ökkeş Çakıroğlu da verilen fidelerin üretime önemli katkı sağlayacağını belirterek, “Bu fideleri toprakla buluşturup en iyi şekilde değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı. Tekir Mahallesi’nden Mustafa Kaplan ise, “Şehrimiz çok verimli topraklara sahip. Bizler de bu imkânları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Büyükşehir Belediyemizin sağladığı bu destek bizler için çok değerli” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atakey Patates 2025’i 69,3 Bin Ton Satış Hacmiyle Tamamladı Haber

Atakey Patates 2025’i 69,3 Bin Ton Satış Hacmiyle Tamamladı

Atakey Patates İcra Kurulu Başkanı Ahmet Özgül, konuya ilişkin değerlendirmesinde: “2025 yılı, Atakey’in üretim yetkinliğini ve operasyonel esnekliğini kanıtladığı bir yıl oldu. TAB Gıda ekosistemiyle sağlanan talep görünürlüğü sayesinde üretim planlamamızı daha etkin yönettik ve tesislerimizde yüksek kapasite kullanım oranına ulaştık. Yılı hedeflediğimiz 69,3 bin tonla kapatmış olmaktan gurur duyuyoruz. Bu sonuçlar, sadece hacimsel bir büyüme değil, aynı zamanda hammadde tedariğinden stok yönetimine kadar tüm süreçlerimizi ne kadar verimli yönettiğimizin bir göstergesidir,” dedi. Şirketin ekosistem gücü ve portföy çeşitliliği, stratejik iş ortaklıkları ve grup içi satışların sağladığı istikrarlı talep ile birlikte operasyonel performansının temel belirleyicileri arasında yer aldı. Grup satışları, 2025 yılında toplam hacmin %78’ine ulaşarak Atakey’e üretim planlamasında yüksek görünürlük sağladı. Ana iş kolu olan dondurulmuş patates üretiminin yanı sıra, şirketin katma değerli ürün stratejisi de meyvelerini vermeye devam ediyor. Soğan halkası ve peynir çubuğu gibi kaplamalı ürünler segmenti, 2025 yılında 5,2 bin tonu aşan bir hacimle toplam performansa stratejik bir katkı sundu. Bununla birlikte, üretim süreçlerindeki yan ürünleri katma değeri yüksek çözümlere dönüştürerek tüketicilerin yeni lezzet beklentilerini karşılayan patates kroket gibi inovatif ürünlerin portföye eklenmesi; şirketin verimlilik ve inovasyon odaklı vizyonunu destekleyen önemli adımlar oldu. 2026 Yılı 80 Bin Ton Satış Hedefi Atakey, 2026 yılında operasyonel ölçeğini daha da büyüterek toplam satış hacmini 80 bin tona çıkarmayı hedefliyor. Bu büyüme planında dondurulmuş patatesin ana hacimdeki liderliğini koruması, katma değerli ürünlerin ise portföy içindeki payının artırılması bekleniyor. Şirket, 2026 yılında perakende kanalındaki varlığını yeni ürün gruplarıyla güçlendirmeyi ve ulusal satış ağları üzerinden daha geniş kitlelere ulaşmayı planlıyor. Üretim tarafında ise, altyapı verimliliğini artıran yatırımların devreye alınmasıyla birlikte enerji sürekliliğinin korunması ve yıllık bazda ek kapasite yaratılması hedefleniyor. Ahmet Özgül sözlerini şöyle tamamladı: “2026 yılına sektör liderliğimizi pekiştirerek ve 80 bin tonluk yeni satış hedefimize odaklanarak giriyoruz. Entegre tarım modelimiz kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde birlikte çalıştığımız üreticilerimiz, iş modelimizin en güçlü unsurlarından birini oluşturuyor. Çiftçi ekosistemimizle kurduğumuz bu uzun vadeli iş birliği, üretim planlamamızın temelini oluştururken sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu da destekliyor. Verimlilik, kalite ve sürdürülebilir değer üretme ilkelerimizden ödün vermeden tüm paydaşlarımız için değer yaratmayı sürdüreceğiz. 2025 yılındaki operasyonel hedeflerimize ulaşmamızı sağlayan ekibimize, müşterilerimize, çiftçilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum.” Atakey Hakkında: Atakey Patates, hâkim ortağı TFI TAB Gıda Yatırımları’nın (TFI) iştiraki olan TAB Gıda bünyesindeki tüm hızlı servis restoranlarına ürün tedariki sağlamak amacıyla 2012 yılında kurulmuştur. Şirket, Afyon-Susuz’da 157 bin m2 arazi içinde 75 bin m2‘lik alana sahip üretim tesisinde 90 bin ton dondurulmuş patates ve 10 bin ton dondurulmuş kaplamalı ürün işleme kapasitesiyle Türkiye’nin lider, Avrupa’nın ise en büyük dondurulmuş patates üreticilerinden biridir. Yurt içinde ve yurt dışında grup dışı müşterilere de ürün satışı yapılmakta, ayrıca, çeşitli otel ve restoran gruplarına ve indirim marketlerine de ürün temin edilmektedir. İhracat pazarları arasında yakın çevre veya uzak rotalar dikkate alınmadan Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Bulgaristan, Çin, Güney Kore, Gürcistan, Irak, Kuzey Kıbrıs ve Kuzey Makedonya gibi birçok ülkeye ihracat gerçekleştirilmiştir. Atakey, 100’ün üzerinde çiftçisi ile 20 farklı şehirde sözleşmeli tarım yapar. Sezonda yaklaşık 40.000 dekarlık zirai alanda patates tohumunu kendi ziraat mühendisleriyle Atakey standartlarına uygun kalitede ve verimde yetiştirir. Ayrıca Atakey, 7.500 m²’lik tohum, 32.000 m²’lik hammadde ve 15.000 m²’lik soğuk hava depoları gibi soğutma ve iklimlendirme üniteleri ile su arıtma ve su deşarj üniteleri gibi altyapıları içeren tesisler bütününden oluşur. Verimli ve tam entegre üretim modeli ile çalışan Atakey, tohumdan tarlaya, tarladan sofraya değer zincirini sürdürülebilir bir şekilde yönetmeye önemserken FSA Sürdürülebilir Tarım, BRCGS gıda güvenliği, TSE Helal Gıda, Sıfır Atık belgeleri ile ISO50001, ISO14001 ve ISO45001 sertifikaları sahibidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep Büyükşehir’nden 1000 Tonu Aşan Yem Desteği Haber

Gaziantep Büyükşehir’nden 1000 Tonu Aşan Yem Desteği

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde hayvansal üretimin yeniden güçlendirilmesi amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından yem dağıtım töreni düzenlendi. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifi Nurdağı Şubesi bahçesinde yapılan tören kapsamında, iki ilçede faaliyet gösteren toplam bin 806 üreticiye 1 milyon 26 bin 500 kilogram yem desteği verildi. Hayvancılık sektörünün güçlendirilmesi, üreticilerin desteklenmesi ve sürdürülebilir tarımsal üretimin devamlılığının sağlanması amacıyla destek programlarını kararlılıkla sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmaya yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. HAYVANLARIN SAĞLIKLI GELİŞİMİ HEDEFLENİYOR Sağlanan destekle hayvanların bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, hastalıklara karşı dirençlerinin artırılması, doğum sonrası kuru madde tüketiminin desteklenmesi, sağmal hayvanlarda süt veriminin artırılması ve verim süresinin uzatılması hedefleniyor. Aynı zamanda yavru hayvanların sağlıklı gelişimine katkı sağlanması amaçlanıyor. Uygulanan destek modelinde yem desteği, yüzde 50 hibe ve yüzde 50 üretici katkı payı esasına göre gerçekleştirilecek. Hibe tutarları, üreticilerin Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan “Çiftçi Kartları”na tanımlanacak. ŞAHİN: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLARAK BÜTÜN CANLARI BİR EMANET OLARAK GÖRÜYORUZ Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, törende yaptığı konuşmada kurum olarak tarıma desteğin sürdüğünü aktararak şunları söyledi: “İslahiye ve Nurdağı 25 yıldan beri dağ gibi arkamızda durdu. Ben 6 Şubat akşamını hatırlıyorum. Hayatımın en zor gecesinden bir tanesiydi. O gece yaşananları hep birlikte yaşadık. O gün gördüklerimi hiç unutmuyorum. Biz deprem değil gerçekten küçük kıyameti yaşadık. Ama el ele, omuz omuza verdik, bir olduk, diri olduk. Biz büyük milletiz. Büyükşehir Belediyesi olarak biz bütün canları bir emanet olarak görüyoruz. Bakın çok zor bir döneme şahitlik ediyoruz. Toprak meselesi, çiftçi meselesi İHA ve SİHA kadar önemli. Kendi kendimize yetmemiz lazım. O yüzden her bir çiftçimizin bir karış toprağını boşa bırakacak durumda değiliz. En önemli şey çiftçinin finansa ulaşması. Finansa ulaşmanız için çok önemli destekler verildi.” BU TOPRAKLARIN ÇOCUKLARI, İŞÇİSİ, ÇİFTÇİSİ, ESNAFI, SANAYİCİSİ ÇOK ÇALIŞMAK ZORUNDA Başkan Fatma Şahin konuşmasının devamında 2014 yılından itibaren hayvansal üretim için ihtiyaçlar doğrultusunda destek verildiğini aktararak sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Biz kendi şehrimizden sorumluyuz. iki buçuk milyonsak iki buçuk milyonun gıda ihtiyacını karşılayacak şekilde kendi kendimize yetmemiz lazım. Eğer kırsal rahat değilse, çiftçi mutlu değilse bu şehre yansıyor. Bu bir döngüsel sistem. O döngüsel sistemin, o çarkın en önemli anahtarı da sizsiniz. Bu toprakların çocukları, işçisi, çiftçisi, esnafı, sanayicisi çok çalışmak zorunda. Bizim elimizde ne varsa onu vermeye çalışıyoruz. Bu yıl biz Nurdağı ve İslahiye’nin depremden sonra oluşan bütün sorunlarından arınmış, daha dirençli, daha huzurlu, daha mutlu bir Nurdağı ve İslahiye’yi kavuşturmak dileğindeyiz.” Programda ayrıca İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu desteğin önemine dikkat çekerek Başkan Fatma Şahin’in konu hakkında duyarlılığı için teşekkür etti. Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, İl Tarım ve Orman Müdürlü İbrahim Sağlam, Nurdağı Ziraat Odası Başkanı Kemal Belpınar ve Gaziantep Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Osman Türkman da dağıtım töreninde destekler hakkında görüşlerini aktardı. Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin ise 2014 yılından bugüne kadar hayvancılık için veriler destekleri anlattı. Çiftçi Ramazan Kaçıkçı tüm üreticiler adına konuşma yaparak Başkan Fatma Şahin ve ekibine teşekkür etti. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2014–2025 yılları arasında toplam 19 bin 510 üreticiye 10 milyon 226 bin 150 kilogram yem desteği sağlayarak tarımsal üretime ve hayvancılığa güçlü bir katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkentli Üreticiye 1 Milyon 500 Bin Kilogram Nohut Tohumu Desteği Haber

Başkentli Üreticiye 1 Milyon 500 Bin Kilogram Nohut Tohumu Desteği

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsal kalkınmayı desteklemek ve artan tarımsal girdi maliyetlerine karşı üreticiyi güçlendirmek amacıyla yürüttüğü nohut tohumu desteğini tamamladı. Balâ’dan Çubuk’a, Polatlı’dan Nallıhan’a, Ayaş’tan Kalecik’e kadar 25 ilçenin tamamında gerçekleştirilen dağıtımla çiftçiler ekim sezonuna destekle başladı. Tarımda sürdürülebilirliği artırmak ve boş arazileri yeniden üretime kazandırmak için hayata geçirilen proje kapsamında, 1 milyon 500 bin kilogram sertifikalı nohut tohumu, 4 bin 780 üreticiye teslim edildi. YAKLAŞIK 100 BİN DEKAR ALAN EKİLECEK ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, destek sayesinde Ankara genelinde yaklaşık 100 bin dekar alanın ekilmesinin sağlanacağını söyleyerek, “Toplam 1 milyon 500 bin kilogram nohut tohumu dağıttık. Nohut bizim için önemli, özellikle kuraklık döneminde üreticinin ciddi para kazanabileceği bir ürün. Bu dağıttığımız tohumla Ankara genelinde yaklaşık 100 bin dekar alanın ekilmesini sağlatmış oluyoruz” dedi. ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal da “Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak tarım alanlarının etkin ve verimli kullanımı için çeşitli projeler hazırlıyoruz. Bunlardan biri de yüzde 50 hibe destekli sertifikalı nohut tohumu dağıtımı. Kırsalda boş kalan arazilerin, ekilmeyen arazilerin daha düzgün iyi tohumlarla ekilerek üstün verim elde edilmesine yönelik bir çalışma” diye konuştu. ZOBU: “ÜRETİCİLERİMİZİN HER DAİM YANINDA OLDUK” Bitkisel Üretim Şube Müdürü Niyazi Zobu ise Ankaralı üreticilerin her zaman yanında olacaklarını söyleyerek, “Bitkisel üretim kaliteli ve sertifikalı bir tohumla başlar. Biz de Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık 4 bin 780 üreticimize sertifikalı nohut tohumunun dağıtımını bitirmiş oluyoruz. Üreticimiz yeter ki üretsin, ithalatımız azalsın. Son yıllarda baklagil ithalatımız bir hayli arttı. Yerli üreticiyi teşvik ve ithalatı mümkün olduğunca azaltarak vatandaşlarımızın sofralarında yerli ürünü kullanmasını tercih ediyoruz. Mansur Başkan’ımızın destekleriyle Ankaralı üreticilerimizin her daim yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “BAŞKAN’IMIZ OLDUĞU SÜRECE EKMEYE, YETİŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Nohut tohumu desteğinden faydalanan üreticilerden bazıları memnuniyetini şu sözlerle dile getirdi: -Hasan Tekyurt: “Büyükşehir’den memnunuz. Mazotumuzu alıyoruz her sene, gübremizi alıyoruz, nohut tohumunu alıyoruz, fidemizi alıyoruz. Her şeyden yararlanıyoruz. Yarı yarıya alıyoruz. Nohudumuzu aldım mesela 5 bin TL verdik, 10 bin TL’lik nohut aldık.” -İrfan Yurtçu: “Kırsal kesimde daha önce böyle bir şey olmadı. Mazot desteği olsun, gübre desteği olsun, nohut tohumu desteği olsun hiç olmadı. Bugün 50-60-70 liralık şeyi 25 liraya alıyorsunuz. Çok büyük bir fark var. Çiftçi için çok büyük bir destek.” -Fatma Dede: “Teşekkür ederim. Allah başımızdan eksik etmesin, Allah razı olsun. Bu bize bir ilaç oluyor. Mazot, sıvı gübre nohut, damlama borusu hepsinden faydalanıyorum.” -İbrahim Demir: “Mansur Yavaş’tan memnunuz. Şimdiye kadar hiçbir çiftçiye bir destek, mazot, gübre hiçbir şey vermediler. Helal olsun.” -Sedat Toka: “Biz çiftçiler olarak, Ankara Çubuk çiftçileri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Başkanı’mızdan çok memnunuz. Gübre desteği, mazot desteği, nohut desteği her şeyimizi veriyor. Şimdiye kadar böyle bir destek çiftçiye yoktu. Allah razı olsun çiftçiyi kolluyor, arkasında duruyor. Başkan’ımız olduğu sürece biz de ekmeye, yetiştirmeye devam edeceğiz.” -Satılmış Şahin: “Biz Büyükşehir Belediyesi’nden memnunuz. Teşekkür ederim Mansur Bey’e.” -Ömer Çakmak: “Allah razı olsun. Yardımcı oluyor halka. Mazot alıyoruz, nohut alıyoruz. İki senedir kuraklıktan dolayı mahsulüm çıkmadı. Belediye’mizden Allah razı olsun. ” -Ömer Çelik: “Gölbaşı’nın Emirler köyünden saygılarımızı sunuyoruz Mansur Başkan’ımıza. Bütün yardımlarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Köylü olarak her hizmetinden memnunuz.” -Erdoğan Temel: “Mansur Başkan göreve geldiğinden beri 5-6 senedir, desteklerden faydalanıyoruz. Desteklerin büyük faydasını görüyoruz. Desteği verenlerden, teşvik edenlerden Allah bin kere razı olsun.” -Memduh Açıkel: “Mansur Başkan’ımızdan Allah razı olsun. Küçük çiftçilerin hep yanında. Biz küçük çiftçiyiz, ayakta zor duruyoruz. Bu sene destek gelmeseydi ekmeyecektim. Emekli maaşımızın yanında bir ek gelir olacak benim için.” Cemal Altuğ: “Belediye Başkan’ımız gelene kadar böyle bir hizmet var mıydı? Gübre olsun, tohum olsun her türlü destek var. Allah razı olsun. Maliyetlerimiz azaldı, bize çok faydası oldu. Nasıl inkâr ederim? Burada partili, partisiz herkes yararlanıyor desteklerden.” -Sevim Göktaş: “İlk defa tohum desteğinden faydalanıyorum. Daha önce mazot desteğinden faydalanmıştım. Emeği geçenlere teşekkür ederim.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri'de Tarımsal Üretim Desteklerine Çiftçilerden Tam Not Haber

Kayseri'de Tarımsal Üretim Desteklerine Çiftçilerden Tam Not

Çiftçi dostu Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ile tarımsal üreticinin en büyük destekçisi olmayı sürdüren Büyükşehir’in, kırsal bölgelerdeki ulaşımdan altyapıya, sulama, tohum, tesis, canlı hayvan dağıtımı gibi tarımsal üretim desteklerine kadar yaptığı katkılar, çiftçi ve besicilerin memnuniyetini kazanmayı sürdürüyor. Tarım ve hayvancılığa sağlanan desteklerden bahsederek, söz konusu hizmet ile desteklerden son derece memnuniyet duyduklarını ifade eden Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Güneş, Türkiye’de en çok kırsal kesime destek olan belediyenin Kayseri Büyükşehir Belediyesi olduğunu dile getirerek Başkan Büyükkılıç ve Büyükşehir’e teşekkür etti. “Biz, Belediyeyi, Kaldırım Yapar, Sadece Otobüs İşletir Diye Bilirdik Ama Öyle Değilmiş” Güneş, yaptığı açıklamasında, bu sene Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçilere ne vereceği, hangi tohumları vereceği ve ne şekilde destek olacağına yönelik istişarede bulunmak için bir araya geldiklerini dile getirerek, “Biz hep şunu diyoruz, belediyeler bundan 10-15 sene önce kaldırım yapar, sadece otobüs işletir, su getirir diye bilirdik. Ama öyle değilmiş. Sağ olsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Bey, Allah razı olsun, bizim tüm tohum ihtiyaçlarımızı, fakir fukara çiftçilerimize koyun, kuzu dağıtımı, arı dağıtımı, arazi yollarımızı ve geçişlerdeki koruge borularını, köylerimizde sıcak asfalt yapımı başladı. Yani hiç akla, hayale gelmeyecek şekilde bir hizmet etmeye başladı” diye konuştu. “Türkiye’de En Çok Kırsala, Çiftçiye Yardım Eden Belediye, Kayseri Büyükşehir” Türkiye’de, kırsal kesimlere ve tarımsal üretime en çok destek veren belediyenin Kayseri Büyükşehir olduğuna işaret eden Güneş, şunları dile getirdi: “Türkiye’de en çok kırsala, çiftçiye yardım eden belediye, Kayseri Büyükşehir Belediyesi. Bundan dolayı kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok teşekkür ederim. Biz ne zaman bir şey talep etsek tarımla ilgili, hayvancılıkla ilgili Allah razı olsun bizi hiç geri çevirmiyor.” “İnsanları Doğduğu Yerde Doyurmak… Bizim de Amacımız O” Başkan Büyükkılıç’ın, ‘insanları doğduğu yerde doyurmak’ şeklinde bir sloganı bulunduğunu hatırlatan Güneş, “Zaten başkanımızın şöyle de bir sloganı var; ‘insanları doğduğu yerde doyurmak.’ Bizim de amacımız o. Güzel bir birlikteliğimiz var. Tohum ve sulama projeleri var, arazi yolları var. Köylerimizin parke işleri var, sulama işleri var. Sıcak asfaltlar var” diyerek ne zaman bir talepleri olsa Büyükşehir Belediyesi’nin başkan ve yöneticileri ile yanıt verdiğini kaydetti ve bunun için teşekkürlerini iletti. Güneş, Büyükkılıç ile Büyükşehir’i, Tarımsal Üretimin ‘Büyük Bir Ortağı’ Olarak Nitelendirdi Başkan Büyükkılıç ile Büyükşehir’i, tarımsal üretimin ‘büyük bir ortağı’ olarak nitelendiren Güneş, hinterland yasasının da değişmesi ile birlikte Başkan Büyükkılıç’ın tarıma büyük bir fayda sağladığını sözlerine ekledi. Güneş, “Köylerimize çok hizmet gelmeye başladı. Tüm muhtarlarımıza sorabilirler, Büyükşehir’in hizmetlerinden hiçbir şekilde memnuniyetsizlik yok. Yani hiç Türkiye’nin bir yerinde yok başkanım. Biçerciler geliyor, bana diyor ki biz Türkiye’nin her yerinde ekin biçiyoruz, Kayseri’deki bu arazi yolları gibi hiçbir yerde yapılmadı diyor. Allah razı olsun. Dağıtılan tohumlardan, verilen arıdan, koyundan, zaten her odamıza birer tane traktör verdi Büyükşehir Belediyemiz. Bütün alet-ekipmanlarımız Büyükşehir Belediyemiz verdi. Biz de bunu çiftçilerimize kullandırıyoruz. Çiftçilerimiz de memnun, biz de memnunuz. Belediyemize Allah inşallah daha çok versin. Daha çok hizmet ederler. Bundan dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Başkanıma, Genel Sekreter Yardımcımıza, daire başkanımıza tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. İyi ki varlar, hep beraber durmak yok, üretmeye devam” dedi. Tedavi görerek iyileşen Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Güneş’e geçmiş olsun ziyareti ile yapılan istişareleri içeren Kocasinan Ziraat Odası’ndaki buluşmaya, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, oda yöneticileri ve muhtarlar katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İGSAŞ, CX Awards Turkey 2026’da “İyi Fikir Ödülü”nün Sahibi Oldu Haber

İGSAŞ, CX Awards Turkey 2026’da “İyi Fikir Ödülü”nün Sahibi Oldu

Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı müşteri deneyimi ödül programı olan CX Awards Turkey kapsamında Dijital Müşteri Deneyimi Kategorisi’nde “İyi Fikir Ödülü”ne layık görülen İGSAŞ, tarımda dijitalleşmeyi odağına alan yaklaşımıyla dikkat çekti. Bu yıl 9’uncusu düzenlenen CX Awards Turkey’de, alanında uzman ve bağımsız jüri üyeleri tarafından yürütülen değerlendirme sürecinde Türkiye’nin farklı sektörlerinden projeler incelendi. Müşteri deneyimine getirdiği yenilikçi yaklaşım ve sunduğu somut faydalarla öne çıkan 25 proje ödüllendirilirken, İGSAŞ da bu seçkin projeler arasında yer alarak “İyi Fikir Ödülü”nün sahibi oldu. Ödüle ilişkin değerlendirmede bulunan İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, “Tarımda sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçleriyle değil, çiftçinin sahadaki deneyimini iyileştiren bütüncül çözümlerle ele alıyoruz. CX Awards Turkey’de aldığımız bu ödül, dijitalleşmeyi sahaya değer katan bir araç olarak konumlandıran yaklaşımımızın ve çiftçiyi merkeze alan vizyonumuzun güçlü bir göstergesi. İGSAŞ olarak, teknolojiyi tarımın geleceğini destekleyen somut faydalara dönüştürmeye devam edeceğiz.” dedi. Dijitalleşen tarım ekosisteminde uçtan uca müşteri deneyimi İGSAŞ, Çiftçi Mobil Uygulaması ve uygulama içerisinde yer alan yapay zekâ destekli altyapısıyla “doğru sulama” ve “doğru gübreleme” analizleri sunarak hem tarımsal verimliliği artırıyor hem de su ve kaynak kullanımında sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor. Uygulamada yer alan Filiz Yapay Zeka Asistanı, uydu destekli izleme özelliği sayesinde tarlaların sağlık durumunun harita üzerinden anlık olarak takip edilmesini mümkün kılarken, “anlık olarak uzmanına sor” modülü ile çiftçilere gerçek zamanlı danışmanlık desteği sunarak sahadaki karar alma süreçlerini güçlendiriyor. İGSAŞ Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Ertuğrul Aktaş, “Müşteri deneyimini, dijital araçlarla karmaşıklaştırmak yerine sadeleştiren ve çiftçinin günlük karar süreçlerine doğrudan katkı sağlayan çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz. Filiz Yapay Zeka Asistanı, minimum teknolojiyle maksimum fayda üretme anlayışımızın somut bir çıktısı. CX Awards Turkey’de ‘İyi Fikir Ödülü’ne layık görülmemiz, kullanıcıyı merkeze alan bu yaklaşımın doğru bir karşılık bulduğunu gösteriyor.” dedi. İGSAŞ’ın CX Awards Turkey’de ödüle layık görülen bu yaklaşımı; minimum teknolojiyle maksimum fayda yaratmayı, kullanıcıyı merkeze alan sade çözümler geliştirmeyi ve dijitalleşmeyi sahaya gerçek değer olarak yansıtmayı hedefleyen müşteri deneyimi vizyonunu ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.