Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çiftçi

Kapsül Haber Ajansı - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

 İncirin Lezzeti ve Emeği Festivalde Buluştu Haber

 İncirin Lezzeti ve Emeği Festivalde Buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği 12. Akçalar-Fadıllı İncir Festivali Akçalar Göl Kıyısı’nda gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, muhtarlar ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı festivale ilgi büyüktü. Yerel lezzetlerin ve incir stantlarının bulunduğu festivalin açılışında Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu sahne aldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yaptığı konuşmada, siyah inciri tanıtmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Dünya incir üretiminin yaklaşık üçte birinin Türkiye’de yapıldığını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Türkiye’de ise ilk sırada Bursa’mız geliyor. Burada da en çok üretimi Nilüfer yapıyor” dedi. Nilüfer’de 2 bin 300 dönüm arazide incir üretildiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Bu yıl geçtiğimiz yıllara göre yaklaşık yüzde 30 ürün artışı görülüyor. 3 bin ton üzerinde ürün bekliyoruz” dedi. Nilüfer Belediyesi olarak NİLKOOP ile Fadıllı Mahallesi’nde 12 dönümlük alanda incir üretildiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, 12 tona yakın ürün beklediklerini söyledi. “ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Bu yıl incir hasadının çiftçi için zor geçtiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Gübre, ilaç, işçilik ve üretim maliyetleri artıyor. İncir ise düşük fiyattan alıcı buluyor. Üreticimiz emeğinin karşılığını alamıyor” dedi. Siyah incirin tanıtımı için festivaller düzenlediklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, şöyle konuştu: “Merkezi hükümetin tarıma tabii ki başta incir olmak üzere diğer meyvelerimize, sebzelerimize, ürünlerimize, tahılımıza, buğdayımıza gerekli destekleri vermesi lazım. Dünyanın her yerinde, gelişmiş tüm ülkelerde tarıma çok büyük destek veriyorlar. Bütçeden çok büyük paylar ayırıyorlar. Biz ne yazık ki burada aynı desteği veremiyoruz tarıma. Çünkü şunu biliyoruz ki fabrika yapacak, ev yapacak araziyi her yerde buluruz da bu siyah inciri üretebileceğimiz tarlaları, bahçeleri, bağları hiçbir yerde bulamayız. Buraların örgütlü bir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Çünkü örgütlenmezsek biz buradan para kazanma şansımız yok. O nedenle daha önce de önermiştim. Bölgede mutlaka kooperatifleşmeliyiz” DERECEYE GİRENLER ÖDÜLLENDİRİLDİ Festival yarışmalarla renklendi. Jürilerin değerlendirmeleri sonucu, ‘En İyi İncir Yetiştiricisi’ yarışmasında Berre Kargılı 1’inci, Gökhan Arıca 2’nci Gökhan Aktaş ise 3’üncü oldu. ‘İncirli Lezzetler Yemek Yarışması’nda ise birbirinden güzel lezzetler yarıştı. Fadile Yeprem ‘Bademli İncir Galette’ ile 1’inci, Nevin Pınar ‘Çıtır İncir Yatağında Mutancana” ile 2’nci, Sevgi Vatan ise ‘İncir Köşkü’ ile 3’üncü oldu. Kazananlara ödülleri verildi. Festival Karaf grubu konseri ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’nın “Çiftçilerin Gücüne Güç Katan İmeceKart” Kampanyasında Traktörler Sahiplerini Buldu Haber

İş Bankası’nın “Çiftçilerin Gücüne Güç Katan İmeceKart” Kampanyasında Traktörler Sahiplerini Buldu

Bu yılın traktörleri Manisa, Diyarbakır, Aksaray, Nevşehir illerine giderken kazananlar hediyelerini düzenlenen törenle teslim aldı. “Çiftçiler, finansmana doğru zamanda, doğru koşullarda erişebilmeli” İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Müdürü Umut Yiğit konuşmasında iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, artan üretim ve girdi maliyetleri ile küresel tedarik zincirindeki dönüşümün tarımsal üretimde verimlilik ve sürekliliği daha kritik hale getirdiğini söyledi. Sürdürülebilir bir tarımsal yapının ülkemizin geleceği için belirleyici bir rol oynayacağının altını çizen Yiğit, “Bunun için mevcut kaynakların etkin kullanılması, üretimde verimliliğin artırılması, teknolojinin sahada daha fazla karşılık bulması ve çiftçilerimizin finansmana doğru zamanda, doğru koşullarla erişebilmesi büyük önem taşıyor” dedi. Tarımda sürdürülebilirlik için genç ve kadın çiftçilerimizin de desteklenmesinin şart olduğunu ifade eden Yiğit, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizin geleceği için tarım vazgeçilmez bir sektör. Biz de bütünsel bir bakış açısıyla ele aldığımız tarım sektörünü finansal ve teknolojik çözümlerimizle destekliyoruz. Bugün burada bir arada olmamıza vesile olan kampanyamız, ülkemizin verimli ovalarında açtığımız Tarım İhtisas Şubeleri, üçüncü dönemine giren Tarım Teknoloji Elçileri projemiz, Yeni Nesil Çiftçi buluşmalarımız, Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğümüz Geleceğin Önder Çiftçileri programımız kararlılıkla sektörün yanında olduğumuzun somut göstergeleri. Çiftçilerimizin emeğinin karşılık bulması, üretimin güçlenmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” “Verimlilik ancak teknolojinin tabana yayılmasıyla mümkün” İş Bankası’nın tarım odaklı teknoloji iştiraki İmeceMobil’in Genel Müdürü İlker Mehmet Sağlam ise tarımda sürdürülebilirlik için teknolojinin önemine dikkat çekti. Üreticinin kazancını artırmanın yolunun verimlilikten geçtiğini ifade eden Sağlam, “Daha az toprakta, daha az girdi ve daha az insan kaynağıyla daha çok ürün almak ancak teknolojinin tabana yayılmasıyla mümkün” dedi. İmeceMobil uygulaması üzerinden çiftçilerin hava durumu takibi, uydu destekli sulama önerileri, gübreleme takvimi ve tarım finansmanı gibi çözümlere kolayca erişebildiğini, uygulamanın market modülünde üreticilerin tohumdan gübreye, yemden ekipmana kadar tüm girdilerini satın alabildiğini hatırlatan Sağlam, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İmeceMobil, bugüne kadar 500’den fazla mağaza ve 5 binden fazla ürünle, açıldığı günden bu yana 1,2 milyar TL’yi aşan işleme aracılık etti. Microsoft’un EMEA bölgesindeki örnek projeleri arasında yer aldı ve uluslararası ölçekte örnek iş modeli olarak gösterildi. Teknoloji odaklı çalışmalarımızın insan hayatındaki somut değişime katkı sağladığını görmek bizim için gurur verici. Üreticilerimizin çalışmalarını hızlı ve kolay hale getirmek, ülkemizin tarımsal kalkınmasına katkı sunmak amacıyla çalışmalarımıza devam edeceğiz.” Traktörler Manisa, Diyarbakır, Aksaray, Nevşehir illerine gitti 30 Haziran 2026 tarihinde sona eren “Çiftçilerin Gücüne Güç Katan İmece Kart Çekiliş Kampanyası”na 222 bin 139 kişi katıldı. Kampanyada dört traktör ile zirai drone ve otomatik dümenleme sisteminden oluşan 6 adet akıllı tarım teknolojisi ürünü çiftçilere sunuldu. Traktörleri Manisa, Diyarbakır, Aksaray, Nevşehir'den çiftçiler kazandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şekerbank’a Global Finance’ten İnovasyon Ödülü Haber

Şekerbank’a Global Finance’ten İnovasyon Ödülü

Şekerbank, finans sektörünün önde gelen yayınlarından Global Finance tarafından yenilikçi finansal çözümlerin değerlendirildiği “Innovators Awards 2026” kapsamında, çiftçi ve esnafın şubeye gitmelerine gerek kalmadan Şekerbank müşterisi olabilmelerine imkân sağlayan projesiyle ödül almaya hak kazandı. Şeker Mobil üzerinden sunulan çözüm sayesinde çiftçi ve esnaf kullanıcılar, ilave bilgi belge sunmalarına gerek kalmadan uzaktan müşteri olarak bankacılık işlemlerini daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Süreç boyunca online servisler aracılığıyla kullanıcıların sektörel durumları anlık olarak belirlenirken, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ve Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) entegrasyonları üzerinden gerçekleştirilen doğrulamalar sayesinde, kullanıcıların ek bir işlem yapmasına gerek kalmıyor. Bu sayede dijital kanallar üzerinden müşteri edinim süreçleri kolaylaştırılırken, çiftçi ve esnafın iş yerlerinden ayrılmalarına gerek kalmadan bankacılık hizmetlerine erişimi sağlanıyor. Mustafa Çamlar: “Çiftçi ve esnafımızın bankacılık işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik dijital çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.” Şekerbank Dijital Çözümler ve İşletme Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çamlar “Çiftçilerimizin ve esnafımızın işinin başından ayrılmadan bankacılık hizmetlerine hızlı ve kolay bir şekilde erişebilmesi büyük önem taşıyor. Bu nedenle geliştirdiğimiz Uzaktan Müşteri Edinimi projemizin Global Finance tarafından inovasyon alanında ödüle layık görülmesi ve dijital bankacılık hizmetlerimizin uluslararası ölçekte takdir edilmesi bizim için çok değerli. Bu kapsamda çiftçi ve esnafımızın bankacılık işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik dijital çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çiftçiden Alınan Mısır Silajları Hayvan Yetiştiricilerine Dağıtılıyor Haber

Çiftçiden Alınan Mısır Silajları Hayvan Yetiştiricilerine Dağıtılıyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent’te hayvancılığın geliştirilmesi ve değişen ekonomik koşullara karşı yetiştiricilere direnç kazandırılması amacıyla kırsal desteklerine devam ediyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Kalecik Belediyesi’nin birlikte hayata geçirdiği ortak hizmet projesi kapsamında; Kalecik’teki üreticilerden alınan mısırlar, önce işlenip paketleme makinasından geçirilerek hayvan yetiştiriciliği yapan işletmelere yüzde 50 hibe ile ulaştırılacak. Hayvan besleme noktasında mısır silajının enerji ve protein bakımından çok öneme sahip olması üreticileri kaliteli ve güvenilir ürün üretmeye teşvik ediyor. Kalecik, Akyurt, Çubuk ve Elmadağ ilçelerinde hayvancılık yapan işletmecileri kapsayan ortak proje ile hayvancılık yapan üreticilerin girdi maliyetlerini düşürmek ve üretimlerine katkı sağlanması hedefleniyor. HEM ÇİFTÇİ HEM DE HAYVAN İŞLETMELERİ KAZANACAK Mısır silajı desteğinin özellikle milli ekonomiye katkı sağlamasında büyük öneme sahip olduğunu vurgulayan Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, "Kalecik Belediyesi ile yürüttüğümüz proje kapsamında üreticilerimizin tarlalarını ziyarete geldik. Burada silajlık mısırlarını yerinde tespit ettik, gayet dolgun hamur kıvamında. Tam silaj pozisyonunda biçime başlandığını gördük. Yaklaşık 90 gün gibi bir sürede üretime kazandırılan ve milli ekonomiye katkı sağlayan bu mısır silajını hayvancılıkla uğraşan üreticilerimize vereceğiz. Bu manada iki yönlü katkı sağlayacağız. Hem üreten çiftçilerimiz bunu belediyeye verdiği için kazanacaklar hem de hayvancılık üretimi yapan çiftçilerimiz bu ürünü daha düzgün daha temiz elde ettikleri için bir kat daha katkı sağlayacaklar" dedi. “ÜRETİCİMİZ KAZANÇ TEMİN ETSİN DİYE EL BİRLİĞİ İLE ÇALIŞIYORUZ” Silaj ekiminin durma noktasına geldiğinin altını çizen Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, şöyle konuştu: “2024’tede aynı hizmeti vermiştik ve başarılı da olduk. Amacımız çiftçimizi motive etmek, katkı sunmak ve ürünlerin değerinde satılmasını sağlamak. Aldığımız ürünleri yüzde 50 hibe ile hayvan üreticilerine dağıtacağız. Silaj ekimi durma noktasına gelmişti. Büyükşehir elini çiftçinin üzerinden çekmedi. Üreticimiz kazanç temin etsin diye el birliği ile çalışıyoruz.” “SİZLERİN SAYESİNDE ÜRÜNÜMÜZ DEĞERLENİYOR” Mısır ekimi yapan çiftçi Mesut Gökgöz de silaj desteğinden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “Büyükşehir Belediyesi ve Kalecik Belediyesi’nin bizlere verdiği cesaretle bu aşamalara geldik. Onlar bize üret dediler biz de elimizden geldiğince emek verdik ürettik. Sizlerin sayesinde ürünümüz değerleniyor. Biz bunları Nisan’ın 18’i gibi ektik bu zamana kadar suladık. Start verdik ve biçmeye başladık. Sayenizde kalkınacağız biz de üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Çiftçi ve Gürlek’ten Esenyurt’ta Güvenlik ve Adalet İçin Yeni Adımlar! Haber

Bakan Çiftçi ve Gürlek’ten Esenyurt’ta Güvenlik ve Adalet İçin Yeni Adımlar!

Programın ilk durağı Esenyurt Kaymakamlığı oldu. Bakanlar burada Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ve Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’dan ilçede yürütülen çalışmalar, devam eden yatırımlar ve Esenyurt’un mevcut durumuna ilişkin bilgi aldı. Kaymakamlıktaki programın ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, ilçede güvenlik ve adalet alanında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Program kapsamında Recep Tayyip Erdoğan Parkı içerisinde Esenyurt Belediyesi tarafından hayata geçirilen Vatan Kitap Kafe’yi ziyaret eden Bakanlar Gürlek ve Çiftçi, burada gençlerle bir araya gelerek sohbet etti. Bakanların bir sonraki durağı ise yine Recep Tayyip Erdoğan Parkı içerisinde Esenyurt’a kazandırılan Millet Kıraathanesi oldu. Bakanlar burada vatandaşlarla bir araya geldi. Gürlek: “Artık yeni bir boyuta geçilecek” Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile gerçekleştirdiği temasların ardından yaptığı açıklamada, uyuşturucu, sanal bahis ve kumar ile sokak çeteleriyle mücadelede “artık yeni bir boyuta geçileceğini” söyledi. Suç örgütleri ve yasa dışı yapılarla mücadelede daha kapsamlı ve bütüncül bir yöntemin uygulanacağını belirten Gürlek, “Asla meydanı boş sanmayın. Devlet buradadır ve vatandaşının yanındadır” ifadelerini kullandı. Gürlek, suçtan elde edilen gelirlerin takibi, mal varlıklarına yönelik tedbirler, kripto varlıklar ve dijital ödeme sistemleri üzerinden yürütülen para aklama yöntemleri ile uluslararası bağlantıların yeni dönemde öncelikli mücadele alanları arasında olacağını kaydetti. Yeni dönemde suç örgütlerinin yalnızca sahadaki faaliyetlerine değil, onları ayakta tutan finansal yapılara da yoğunlaşacaklarını vurgulayan Gürlek, suç gelirlerinin geri alınmasında ihtisaslaşmanın artırılacağını, savcıların örgütlü suç, narkotik ve mali analiz alanındaki uzmanlığının güçlendirileceğini söyledi. Gürlek, uyuşturucu şebekeleri, yasa dışı bahis ve kumar yapıları ile sokak çetelerinin “kılcal damarlarına kadar” inilerek mücadele edileceğini belirterek, suç örgütlerinin büyüklüğü, uluslararası bağlantıları, finansal gücü ya da kullandıkları teknolojinin karmaşıklığının devletin mücadelesini engelleyemeyeceğini ifade etti. Esenyurt’un güvenlik kapasitesi artırıldı! İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Esenyurt’ta güvenlik kapasitesinin artırıldığını belirterek, 2023 yılına göre ilçedeki araç sayısının yüzde 96, personel sayısının ise yüzde 40 artırıldığını söyledi. Çiftçi, bu yılın ilk 7 ayında yaklaşık 7 bin 500 aranan şahsın yakalandığını açıklarken, aynı dönemde Esenyurt’ta 800 kilogram uyuşturucunun ele geçirildiğini bildirdi. Yeni hükümet konağı ve emniyet müdürlüğü müjdesi! İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Esenyurt’a yönelik yeni yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Çiftçi, ilçeye 2027 yılında yeni hükümet konağı yapılacağını, yeni emniyet müdürlüğü binası ile 4 polis merkezinin daha hizmete alınacağını kaydetti. Esenyurt’taki güvenlik altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Çiftçi, her 100 bin kişiye bir polis merkezi hedeflediklerini ifade etti. Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, ilçede hayata geçirilecek güvenlik ve adli projelere verdikleri güçlü desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve bakanlara teşekkür etti. Aksoy, “Devletimizin güçlü desteğiyle Esenyurt’umuzu daha güvenli, daha huzurlu bir ilçe haline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Hasadı Programı Türkiye'de Başlıyor Haber

Geleceğin Hasadı Programı Türkiye'de Başlıyor

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden biri olan PepsiCo, sürdürülebilir tarımı destekleyen ve tarımın geleceğini güçlendirmeyi hedefleyen çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. PepsiCo Vakfı ile Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü'nün (EIT) desteklediği EIT Food iş birliğiyle geliştirilen Geleceğin Hasadı Programı, Türkiye'de de hayata geçiriliyor. Çiftçilerin sürdürülebilir, dayanıklı ve geleceğe hazır tarım işletmeleri kurmalarını desteklemeyi amaçlayan program, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa'nın önemli tarım pazarlarında uygulanacak. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre Türkiye'de çiftçilerin ortalama yaşı yaklaşık 59'a ulaşmış durumda. Üretici profiline; iklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve piyasa dalgalanmaları gibi giderek büyüyen baskılar da eklendiğinde, özellikle küçük ve orta ölçekli tarım işletmeleri önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, kırsal yaşamın sürdürülebilirliğini ve uzun vadeli gıda güvenliğini tehdit ederken, tarım sektöründe yeni nesil üreticilerin desteklenmesini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. 2026 Sonuna Kadar Avrupa Genelinde 900 Çiftçinin Programa Dahil Edilmesi Hedefleniyor Tarım sektörünün karşı karşıya olduğu bu ihtiyaçtan hareketle hayata geçirilen Geleceğin Hasadı Programı, Fransa, İspanya, Hollanda, Polonya ve Türkiye'de uygulanacak. Program kapsamında, 2026 yılı sonuna kadar Avrupa genelinde yaklaşık 900 çiftçinin desteklenmesi, bunların yaklaşık 200'ünün ise Türkiye'de programa dahil edilmesi hedefleniyor. Program, çiftçileri ve tarım alanında değer yaratmak isteyen katılımcıları hızla dönüşen gıda sistemine uyum sağlayabilmeleri için uygulamalı bilgi, yenilikçi çözümler ve güçlü iş birlikleriyle desteklemeyi amaçlıyor. Tarımda kuşak değişiminin yeterince desteklenmemesi, Avrupa'nın gıda sisteminin iklim değişikliği ve ekonomik belirsizlikler karşısındaki dayanıklılığını zayıflatma riski taşıyor. Geleceğin Hasadı, aile çiftliklerini devralan veya yönetmeye başlayan çiftçileri ve geleceğin tarım profesyonellerini; tarımsal faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini ve dayanıklılığını güçlendirecek bilgi, araç ve ağlarla desteklemeyi hedefliyor. Doktar İş Birliğiyle Yapay Zekâ ve Akıllı Tarım Teknolojileri Eğitimi PepsiCo Vakfı tarafından finanse edilen ve EIT Food koordinasyonunda yerel iş ortaklarıyla yürütülen Geleceğin Hasadı programı, Türkiye'de yapay zekâ ve akıllı tarım teknolojileri geliştiren Doktar iş birliğiyle uygulanacak. Program, çevrim içi eğitimleri uygulamalı saha deneyimleriyle bir araya getirirken; yenileyici tarım, iklim dayanıklı tarım uygulamaları, dijital tarım teknolojileri ile işletme ve finans yönetimi gibi başlıklarda kapsamlı bir eğitim sunacak. Böylece katılımcıların edindikleri bilgileri kendi işletmelerine aktarmaları desteklenecek. Program kapsamında katılımcılar; sürdürülebilir tarım uygulamaları, tarım işletmesi yönetimi, girişimcilik ve liderlik gibi başlıklarda, ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş kapsamlı bir eğitim sürecine dahil olacak. Bununla birlikte, katılımcılar Geleceğin Hasadı Farm Hub çatısı altında sunulan tarla klinikleri, saha ziyaretleri, öğrenme oturumları ve mentorluk programları aracılığıyla uygulamalı deneyim kazanırken; sektör uzmanları, girişimciler ve yenilikçi tarım ekosisteminin farklı paydaşlarıyla doğrudan bir araya gelme fırsatı bulacak. Geleceğin Hasadı, yarının çiftçilerinin yeni uygulamaları sahada deneyimlemelerine, işletmelerinin dayanıklılığını artırmalarına ve yenilikçi çözümleri üretim süreçlerine entegre etmelerine destek olmayı amaçlıyor. Program aynı zamanda daha dayanıklı, sürdürülebilir ve ekonomik açıdan güçlü bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sunarken, EIT Food'un Avrupa genelindeki yenilik ekosistemi ile PepsiCo Vakfı'nın sürdürülebilir gıda sistemlerini güçlendirme vizyonunu bir araya getiriyor. PepsiCo Global Sosyal Etki Kıdemli Başkan Yardımcısı ve PepsiCo Vakfı Başkanı Monica Bauer, programla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Bir gıda ve içecek şirketi olarak tarımla güçlü bir bağa sahibiz. Ürünlerimizin temelini oluşturan hammaddeler, artan maliyetler ve iklim değişikliği gibi önemli zorluklarla mücadele eden çiftçiler tarafından üretiliyor. PepsiCo Vakfı olarak, Geleceğin Hasadı gibi yerel ihtiyaçlardan hareketle geliştirilen ve güvenilir iş ortaklarımızla hayata geçirilen programları destekleyerek tarım topluluklarının uzun vadede daha dirençli, sürdürülebilir ve daha dirençli ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz." Program Avrupa genelinde ortak bir çerçevede uygulanırken, Türkiye'deki uygulamalar Doktar ve ilgili ekosistem paydaşlarıyla yakın iş birliği içinde yürütülecek. Böylece programın, Türkiye'nin tarımsal öncelikleri ve üreticilerin ihtiyaçları doğrultusunda uygulanması sağlanacak. EIT Food CEO'su Richard Zaltzman ise şunları söyledi: "Avrupa tarımının geleceği, tarımla ilgilenen bireylerin ve geleceğin üreticilerinin üretmek, yenilik geliştirmek ve liderlik etmek için cazip bir alan olarak görmesine bağlı. Bu nedenle PepsiCo Vakfı ile güçlerimizi birleştiriyoruz. Amacımız çiftçilere ve tarımın geleceğine katkı sunacak katılımcılara toprağı yeniden canlandıracak, işletmelerini güçlendirecek ve daha dirençli bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sağlayacak bilgi, özgüven ve bağlantıları kazandırmak. Geleceğin Hasadı, EIT Food'un Avrupa genelinde daha dayanıklı bir tarım sektörü oluşturma hedefinin önemli bir parçasıdır." Türkiye tarım sektörü; özellikle kuşak yenilenmesi, su verimliliği ve iklim değişikliğine dayanıklı sürdürülebilir üretim modellerine geçiş alanlarında önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Geleceğin Hasadı, çiftçilerin ve geleceğin tarım profesyonellerinin daha dayanıklı ve geleceğe hazır tarım işletmeleri kurabilmeleri için gerekli bilgi, araç ve yetkinlikleri kazandırarak bu dönüşümü desteklemeyi amaçlıyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay: "Bu programın tarımı anlamlı ve sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak daha fazla kişiye göstereceğini düşünüyoruz” PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay konuya ilişkin şunları söyledi: "PepsiCo Türkiye olarak tarımın sürdürülebilir dönüşümünü desteklemeyi gıda değer zincirimiz boyunca önemli bir odak alanı olarak görüyoruz. Geleceğin Hasadı aracılığıyla PepsiCo Vakfı’nın geleceğin çiftçilerinin ve tarım profesyonellerinin güçlenmesine ve daha dayanıklı, geleceğe hazır üretim modellerine geçişlerine katkı sağlamasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Doktar ile gerçekleştirilen iş birliğinin çiftçilerin yenilikçi çözümlere erişimini artırarak daha verimli ve sürdürülebilir üretim modellerini benimsemelerine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Aynı zamanda bu programın tarımı anlamlı ve sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak daha fazla kişiye tanıtacağına inanıyoruz." Türkiye'de Programın İlk Etabı Başladı Türkiye'de programın ilk etabı; Tekirdağ, Edirne, İstanbul, Kırklareli ve Adana'da mısır ve kanola üretimi yapan 86 çiftçiyle başladı. İkinci etapta ise başta Tekirdağ, Mersin, Manisa ve Kocaeli olmak üzere patates üreticilerine öncelik verilerek 114 çiftçinin daha programa dahil edilmesi planlanıyor. Program kapsamında katılımcılar, Türkiye'nin tarımsal ihtiyaçlarına göre hazırlanan yerel vaka çalışmalarını içeren üç çevrim içi eğitim modülünün yanı sıra Adana'da düzenlenecek yüz yüze eğitimlere katılacak. Programın uygulamalı öğrenme ayağında ise seçilen 40 çiftçi; saha ziyaretleri, akran öğrenme programları ve işletmelerine özel hazırlanacak gelişim yol haritalarıyla desteklenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TMO'dan Rekor Hububat Alımı: 176 Bin Üreticiden 8,3 Milyon Ton Ürün Alındı Haber

TMO'dan Rekor Hububat Alımı: 176 Bin Üreticiden 8,3 Milyon Ton Ürün Alındı

Yumaklı, 2026 üretim sezonunda çiftçilerin emeklerinin karşılığını eksiksiz alması ve piyasada istikrarın korunması amacıyla TMO tarafından yürütülen hububat alım sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ​ 2026 Mayıs ayında hasadını erken yapan üreticilerin depolama ihtiyacını karşılamak üzere Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) kayıtlı buğday ve arpa ürünlerini 21 Mayıs 2026'dan itibaren taahhütname karşılığı almaya başladıklarını hatırlatan Bakan Yumaklı, 2 Haziran 2026 tarihinde ise piyasa regülasyonunu sağlamak amacıyla alım fiyatlarını açıkladıklarını belirtti. Bakan Yumaklı, bugün itibarıyla toplam 176 bin üreticiden 8,3 milyon ton hububat alımı gerçekleştirdiklerini açıkladı. Alımların başladığı 21 Mayıs'tan itibaren günlük ortalama 200 bin ton olan alım miktarının, son günlerde hasadın yoğunlaşmasıyla 370 bin tona ulaştığının altını çizen Yumaklı, "Kışın 1 ayda sattığımız hububat miktarını bugün 1 günde alıyoruz. 2023 yılı ile kıyaslarsak; 2023'te bugün itibarıyla 3,4 milyon ton hububat alınmışken, bugün bu rakam 8 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Yani 2 katından fazla ürün demektir" bilgisini verdi. "KONYA LİDERLİĞİNİ KORUYOR, DEPO DOLULUK ORANLARIMIZ YÜZDE 65-70 SEVİYESİNDE" Ülke genelinde 650 civarında alım noktasında faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü aktaran Yumaklı, coğrafi bölgeler ve iller bazında en fazla alımın İç Anadolu Bölgesi'nde gerçekleştiğini, il bazında ise 1,3 milyon tonu aşan alımla Konya'nın ilk sırada bulunduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, üreticilerin hiçbir mağduriyet yaşamaması için lisanslı depoların yanı sıra kurum işyerlerinde bulunan silo, depo, hangar ve uygun açık yığın sahalarında alım yaptıklarına dikkati çekerek, lisanslı depoların ve kapalı depoların dolduğu noktalarda uygun açık yığın sahaları kiralayarak ürünleri güvence altına aldıklarını bildirdi. Hasadın yoğun olduğu bu dönemde depo doluluk oranlarının yüzde 65-70 civarında bulunduğunu belirten Yumaklı, TMO'nun depolarının dolması nedeniyle alımı durduracağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, son ürün gelene kadar alımların süreceğini vurguladı. "RANDEVULARDA YÜZDE 87 GERÇEKLEŞME ORANI YAKALADIK" Üreticilerin ürünlerini düzenli ve hızlı bir şekilde teslim edebilmesi için kurdukları randevu sisteminin işlediğini dile getiren Bakan Yumaklı, fiyatların açıklandığı tarihten sezon bitimine kadar 12,6 milyon ton ürün için 272 bin üreticiye 450 bin adet randevu verdiklerini açıkladı. Yumaklı, bugüne kadar üretici bazlı randevu gerçekleşme oranının %87 olduğunun altını çizerek, “Açılan toplam randevu kapasitesi 17,8 milyon ton olup, randevu kapasitesi doluluk oranı yüzde 72'dir" ifadesini kullandı. "34,3 MİLYAR TL ÖDEMEYİ ÜRETİCİLERİMİZİN HESAPLARINA AKTARDIK" Çiftçilerin ürün bedellerinin kanuni esaslar doğrultusunda 21'inci günden itibaren hesaplarına aktarıldığını hatırlatan Bakan Yumaklı, “Ürün bedelleri 21'inci günden itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarılmaktadır. Şu ana kadar 34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı, ödemeler düzenli olarak sürüyor" diye konuştu. Bakan İbrahim Yumaklı ayrıca, planlı ve sürdürülebilir tarım politikaları çerçevesinde TMO'nun hububat satışlarına 1 Ekim tarihi itibarıyla başlayacağını duyurarak, satış fiyatlarının 2. grup makarnalık ve ekmeklik buğday için ton başına 18 bin 500 TL, 2. grup arpa için ise ton başına 14 bin TL olarak belirlendiğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım, Mısırda Sürdürülebilir Uygulamalı Tarım Alanlarını 1 Yılda Yüzde 43 Artırdı Haber

Sunar Yatırım, Mısırda Sürdürülebilir Uygulamalı Tarım Alanlarını 1 Yılda Yüzde 43 Artırdı

Özellikle süregelen ayçiçeği ve mısır üretiminde, çiftçilerle birlikte geliştirdiği model sayesinde verimliliği artırmaya ve kaynak kullanımını optimize etmeye devam ediyor. Sunat Yatırım, sürdürülebilir uygulamalı tarım alanlarında ayçiçeğinde dekar başına verimi 8 yılda yüzde 96, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanını yüzde 43 oranında artırdı. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuyla ilgili açıklamasında “Sürdürülebilir tarım, şirketimizin kuruluşundan bu yana en temel önceliği. Tüm üretim felsefemizin temelinde yatan bu olgu, çalışmalarımızı döngüsel ekonomi yaklaşımı üzerine inşa etmemizi sağlıyor. Çiftçilerimizle birlikte geliştirdiğimiz kaynağı israfa değil, yeniden değere dönüştüren yaklaşımımız sayesinde hem üretimde verimliliği artırıyor hem de toprağın, tarımın, üretimin ve çiftçi ailelerimizin geleceğini güvence altına alıyoruz.” dedi. Sunar Yatırım, sürdürülebilirlik yaklaşımını tarımsal değer zincirinin tamamına yayılan bütüncül bir üretim modeli olarak benimsiyor. Ayçiçeği, mısır ve buğday üretimine odaklanan şirket, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla elde ettiği her ham maddeyi döngüsel ekonomi anlayışıyla değerlendirerek farklı sektörler için katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Entegre üretim yapısı sayesinde üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünler yeniden değerlendirilerek kaynak verimliliği artırılırken, doğal kaynakların korunmasına ve gıda güvenliğine katkı sunuluyor. Bu bütüncül üretim modeliyle Sunar Yatırım, global ölçekte üstlendiği stratejik sorumluluk doğrultusunda geleceğe yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Sürdürülebilirliği stratejik bir sorumluluk olarak değerlendiren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Tarım tüm faaliyetlerimizin temelinde yer alıyor. Sürdürülebilir tarım da kuruluşumuzdan bu yana tüm üretim felsefemizin temelinde yer alan en önemli değerlerimizden biri. Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktası. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Böylece sürdürülebilir tarımla elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor. Bu anlayışla sürdürülebilir tarım uygulamalarımızda toprak analizi, sözleşmeli üretim ve izlenebilir tedarik zinciri başta olmak üzere birçok alanda çiftçilerimizle birlikte çalışıyor; verimliliği artırırken doğal kaynakları koruyan uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Hasat döneminin tüm çiftçilerimiz için bereketli geçmesini diliyorum” dedi. Sürdürülebilir tarımda toprak yönetimi ve atık dönüşümü merkezi rol oynuyor Sunar Yatırım’ın, toprak analizine dayalı üretim planlamasıyla gereksiz gübre kullanımı azaltılarak üretim daha doğru girdilerle şekilleniyor. Böylece verimlilik artışı destekleniyor. Anız yönetimi uygulamalarıyla tarımsal atıklarda yaklaşık yüzde 50 oranında azalma sağlanıyor. Bu atıklar toprağa geri kazandırılarak doğal gübre etkisi oluşturuyor. Sözleşmeli üretim modeliyle çiftçiye alım garantisi sunularak üretim güvenliği artırılıyor. Sürdürülebilir tarım programı kapsamında ayçiçeği ve mısır üretiminde oluşturulan toplam üretim hacmi, binlerce tonluk bir büyüklüğe ulaşarak şirketin sürdürülebilir ham madde tedarikine önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda, sürdürülebilir tarım ekosistemi güçleniyor. Ar-Ge odaklı yaklaşım, tarımda geleceğin üretim modelini şekillendiriyor İklim değişikliği, su stresi ve artan küresel sağlıklı gıda talebi tarım sektöründe yeni üretim modellerini zorunlu hale getiriyor. Sunar Yatırım bu dönüşümde Ar-Ge merkezli bir yaklaşım benimsiyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan üretim modelleri geliştiriliyor, veri temelli tarımsal planlama yaygınlaştırılıyor. Veri temelli tarım uygulamalarının sonuçları rakamlara da yansıyor. Ayçiçeğinde dekar başına verim 10 yılı aşkın uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg’dan 202 kg’a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yüzde 43 oranında arttı. Hassas tarım uygulamaları üretim süreçlerine entegre edilerek iklim dirençli üretim sistemleri güçleniyor. Böylece, sofralara sunulan gıdaların sağlıklı olduğundan emin olunuyor. Su yönetimi ve yağmur hasadı gibi uygulamalar geleceğin tarım modelinde kritik rol oynuyor. Şirket teknolojiyi, doğal kaynakları daha verimli kullanmayı sağlayan stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.