Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çiftçiler

Kapsül Haber Ajansı - Çiftçiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor Haber

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor

Plan; suyun sürdürülebilir kalkınma temelinde verimli kullanımını sağlamak, kirletici baskı ve etkileri azaltmak, su kalitesini iyileştirmek ve su ile atıksu altyapısını güçlendirmek için bütüncül ve sürdürülebilir çözümler ortaya koyuyor. Tarımsal sulama sektörünün öncü firmalarından NETAFIM, Türkiye’deki faaliyetlerini Ulusal Su Planı çerçevesinde konumlandırırken, AR-GE ve üretim çalışmalarını belirlenen su politika ve stratejileriyle eşgüdüm içinde sürdürmeye devam ediyor. İklim risklerine uyum, dijital izlenebilirlik ve karar destek sistemleri ile su–işçilik–enerji ekseninde toplam verimlilik artışı yaklaşımlarında bugüne kadar atılan adımların hızlandırılması ve Ulusal Su Planına tam entegrasyon amacıyla bir “çalışma ve izleme grubu” oluşturan NETAFIM Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, şu değerlendirmede bulundu: “NETAFIM olarak uzun yıllara dayanan saha gözlemlerimizi, elde ettiğimiz verileri ve dünyadaki örnek tarımsal su yönetimi ile verim artırıcı uygulamaları; sürdürülebilirlik stratejilerimizin temel girdileri olarak titizlikle değerlendiriyor, üretim, AR-GE ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın güncel sonuçlarını başta kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çiftçiler ve diğer paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından detaylandırılan ve şekillendirilen Ulusal Su Planı’nı son derece önemli buluyoruz.” Tarımda dijitalleşme ve suyun verimli kullanımı kapsamında, Ulusal Su Planı’nda öngörülen hedeflere ulaşılmasında özel sektörün inisiyatif almasının önemine dikkat çeken Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuraklığın etkilerini her geçen gün daha fazla hissederken, hassas tarım ve sulama yaklaşımına büyük önem veriyoruz. Çeyrek asrı aşan süredir Türkiye pazarında, tarımsal verimlilik artışını su tasarrufuyla özdeşleştirmek amacıyla damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için ekibimizle birlikte önemli adımlar attık. Dijital tarım ve otomasyonun artık kavramsal bir tercih değil, su yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini; bu yaklaşımın her geçen yıl daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Dijital dönüşümle su kaynaklarının akıllı teknolojilerle yönetilmesini öngören yeni 10 yıllık Ulusal Su Planı’nın da bu vizyonun güçlenmesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” Tarım arazilerinin sulanmasına yönelik yapılan yatırımın hem verimli hem de kalıcı olmasının büyük önem taşıdığını belirten Pınar Parmaksız, “Sulama borularını toprak altına indirmek; özellikle buharlaşmaya bağlı su kaybını azaltırken, her sezon tekrar eden serme-toplama işçiliğini de ortadan kaldırıyor. Önümüzdeki dönemde devlet teşviklerinin ve hibelerin, daha kapsamlı bir içerikle toprak altı sulama sistemlerini hem tarlalarda hem de bahçelerde yaygınlaştırmanın önünü açması, hiç şüphesiz 2026–2035 Ulusal Su Planı’nın genel perspektifiyle birebir örtüşecektir.” dedi. Kişi başına günlük su tüketiminin yaklaşık 200 litre seviyelerinden, planın öngördüğü şekilde dört yıl içinde 120 litre düzeylerine indirilmesinin kritik bir hedef olduğuna işaret eden Pınar Parmaksız, şunları söyledi: “Tarımsal faaliyetler, %70 ile hâlihazırda suyu en çok tüketen sektör olma özelliğini koruyor. Bunun temel nedenleri; sulamada doğru bilinen yanlışlar, verimsizlik ve geleneksel uygulamalar. Mevcut kişi başı su tüketimi, Avrupa ülkelerinin ortalamasının yaklaşık %45 üzerinde. NETAFIM’in 110 ülkedeki faaliyetlerinden edindiği deneyimle, suyun daha akılcı kullanılması; gelecek nesillerin iklim riskinin etkilerini daha az hissetmesi ve yönetilebilir bir su kullanımının başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm halkımız tarafından içselleştirilmesi doğrultusunda Ulusal Su Planı’nın ortaya koyduğu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Massey Ferguson Bursa’dan Traktör Alanlara Bosna Hersek Gezisi Hediyesi Haber

Massey Ferguson Bursa’dan Traktör Alanlara Bosna Hersek Gezisi Hediyesi

Bursa’da tarım sektörünü hareketlendirecek dikkat çekici bir kampanya hayata geçirildi. Massey Ferguson’un Bursa yetkili bayisi GSCR Global Makine (Massey Ferguson Bursa), 14. Bursa Karacabey Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı kapsamında başlattığı özel kampanya ile fuarda traktör satın alan herkesi Bosna Hersek gezisi ile ödüllendiriyor. 2–5 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek fuar öncesinde açıklanan kampanya, kısa sürede çiftçiler ve sektör temsilcileri arasında büyük ilgi uyandırdı. Tarım makineleri sektöründe alışılmışın dışında bir yaklaşım sunan Massey Ferguson Bursa, bu adımıyla fuara damga vurmaya hazırlanıyor. Traktör alana yurtdışı deneyimi Fuar süresince geçerli olacak kampanya kapsamında, Massey Ferguson Bursa standından traktör satın alan her müşteri, Bosna Hersek’e düzenlenecek özel bir geziye katılma hakkı kazanacak. Kampanya, hem yatırım yapan çiftçilere farklı bir deneyim sunmayı hem de marka ile müşteri arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyor. Sadece ürün değil, deneyim sunuyor GSCR Global Makine Yönetim Kurulu Başkanı Adem Rondu, kampanyaya ilişkin yaptığı açıklamada, sektörde fark yaratan bir yaklaşım benimsediklerini belirterek şunları söyledi: “Tarım sektöründe sadece güçlü ve verimli makineler sunmak artık yeterli değil; müşterilerimize aynı zamanda değerli deneyimler de yaşatmak istiyoruz. Bu doğrultuda fuara özel hazırladığımız Bosna Hersek gezisi kampanyamızla, traktör yatırımı yapan çiftçilerimize unutulmaz bir deneyim armağan ediyoruz. Bu kampanyanın sektörde ses getireceğine inanıyoruz.” Rondu ayrıca, Karacabey Tarım Fuarı’nın sektör açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Çiftçilerimizle birebir temas kurduğumuz bu tür organizasyonlar, onların ihtiyaçlarını daha iyi anlamamızı sağlıyor. Bu yıl hem ürünlerimiz hem de kampanyamızla fuarda fark yaratacağız” dedi. Yenilikçi ürünler fuarda sergilenecek Massey Ferguson Bursa, fuarda yüksek performans, yakıt verimliliği ve kullanıcı konforunu bir araya getiren yeni nesil traktör ve tarım ekipmanlarını da ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Marka, teknolojik çözümleriyle üreticilerin iş süreçlerini kolaylaştırmayı hedefliyor. Türkiye’nin en bilinir ve en güçlü markası Sektörde dikkat çeken bu kampanya ile Massey Ferguson Bursa’nın, fuarın en çok konuşulan katılımcılarından biri olması bekleniyor. Ziyaretçiler hem son teknoloji ürünleri inceleme hem de kampanya hakkında detaylı bilgi alma fırsatı bulacak. Massey Ferguson Bursa, tüm çiftçileri ve sektör paydaşlarını 2–5 Nisan tarihleri arasında Karacabey Fuar Alanı’ndaki standına davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım’ın yeni CFO’su Ural İnal oldu Haber

Sunar Yatırım’ın yeni CFO’su Ural İnal oldu

Türkiye’nin gıda, tarım ve biyoendüstri alanındaki öncü gruplarından Sunar Yatırım, biyoendüstri ve biyoteknoloji odaklı büyüme hedefleri doğrultusunda üst yönetim kadrosunu güçlendiriyor. Bu kapsamda finansal yönetim, stratejik planlama ve operasyonel dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Ural İnal, Sunar Yatırım CFO’su olarak atandı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Ural İnal, yüksek lisansını Çukurova Üniversitesi İşletme programında tamamladı. Kariyerine TEMSA’da başlayan İnal finans, strateji ve uluslararası operasyonlar gibi başlıklarda sorumluluk alarak mali işler ve yurt dışı operasyonları yönetimi konusunda deneyim kazandı. Ural İnal otuz yıla yakın profesyonel hayatında farklı sektörlerde edindiği tecrübesiyle Sunar Yatırım’da finansal sürdürülebilirliği destekleyen stratejilere odaklanarak, şirketler grubunun finansal yapısının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesinden sorumlu olacak. Sunar Yatırım Hakkında Yarım asrı aşkın köklü geçmişiyle tarım, gıda ve biyoendüstri alanında faaliyet gösteren Sunar Yatırım; mısır nişastası bazlı endüstriyel hammadde, bitkisel sıvı yağ, un, yem ve biyo-bozunur plastik üreterek 6 kıtada, 100’ün üzerinde ülkeye ulaştırıyor. 1400’den fazla çalışanı başta olmak üzere çiftçiler, tüketiciler, iş ortakları, yerel yönetimler ve diğer tüm paydaşlarıyla geniş bir değer zinciri kuran Sunar, Ar-Ge ve ileri teknolojilere yaptığı yatırımlarla tarıma dayalı ve çevre dostu sürdürülebilir üretime liderlik ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Solar Sulama Sistemleriyle Tarımda Tasarruf Sağlıyor    Haber

CW Enerji Solar Sulama Sistemleriyle Tarımda Tasarruf Sağlıyor  

Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, tarım sektörüne özel geliştirdiği sistemlerle de dikkat çekmeye devam ediyor. CW Enerji solar sulama sistemleri, tarım alanlarında elektrik ihtiyacının tamamen güneş panelleri ile karşılanmasını sağlayarak, çiftçilere önemli avantajlar sunuyor. Solar sulama sistemleri hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, tarım sektörüne yönelik sundukları çözümlerle de sürdürülebilir geleceğe katkı sağladıklarını söyledi. Solar sulama sistemlerinde inovatif çözümler sunarak çiftçilerin ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmayı hedeflediklerini ifade eden Sarvan, “Özellikle son yıllarda kullanım alanı gittikçe artan güneş paneli uygulamaları günümüzde pek çok alanda kullanılıyor. Bu doğrultuda tarımsal sulama alanında da güneş panellerimizden yararlanılıyor. Güneş enerjisiyle çalışan solar sulama sistemlerimiz, geleneksel sulama yöntemlerine kıyasla hem çevre dostu hem de maliyet avantajlarıyla tarımsal üretimde verimlilik artışı sağlamakta” dedi. Bu sistemin güneş enerjisi kullanarak tarım alanlarının sulanmasını sağladığını ifade eden Sarvan, solar sulama çözümlerinin tarlalarda yetişen bitkilere suyu en verimli şekilde ileterek üretimde daha yüksek verim elde edilmesine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Şebekeden uzak kırsal alanlarda da rahatlıkla kullanılabiliyor “Tarım sektöründe sürdürülebilirliği desteklemek ve çiftçilerimizin enerji maliyetlerini azaltmak amacıyla özel çözümler geliştiriyoruz” diyen Sarvan, “Solar sulama sistemlerimiz hem çevre dostu enerji kullanımı sağlıyor hem de verimliliği artırıyor. Bu sistemler sayesinde çiftçilerimiz, yüksek elektrik veya yakıt faturaları ödemeden sulama ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Yani sistem tarımda hem ekonomik hem de çevresel kazanımlar yaratmayı hedefliyor. Şöyle ki; geleneksel sulama yöntemleri ciddi maliyetler yaratabiliyor. Solar sulama sistemleri ise güneşten elde edilen temiz enerji ile çalıştığı için uzun vadede enerji maliyetlerini düşürüyor. Çiftçilerimiz sistemi kurduktan sonraki birkaç yıl içinde yaptıkları yatırımın karşılığını fazlasıyla alabiliyor. Özellikle bu sistemler, şebekeden uzak kırsal alanlarda da rahatlıkla kullanılabiliyor, böylece elektrik altyapısı olmayan bölgelerde bile üretimin sürdürülebilirliğini sağlıyor” diye konuştu. Uzaktan takip ve yönetim imkanı sunuyor Ayrıca CW Enerji solar sulama sistemlerinin uzaktan takip ve yönetim imkanı sunduğunu belirten Sarvan, gelişmiş izleme altyapısının kullanıcılara önemli bir operasyonel kolaylık sağladığını ifade etti. Sarvan, “Bu sistem sayesinde çiftçiler ve tarım işletmeleri, sulama sistemlerini araziye gitmeden sistemi aktif hale getirebiliyor, uzaktan kontrol ve yönetim imkanı ile performans verilerini anlık olarak takip edebiliyor ve gerekli durumlarda müdahalede bulunabiliyor. Uzaktan kontrol imkanı ile sistem performansını anlık olarak takip edebiliyor, gerekli durumlarda hızlıca müdahalede bulunabiliyorlar. Bu sayede hem zaman hem de iş gücü tasarrufu sağlanırken, sulama süreçleri çok daha verimli ve kontrollü bir şekilde yönetilebiliyor” dedi. Sarvan: Amacımız tarımın geleceğini güvence altına almak Tarımda verimlilik kadar sürdürülebilirliğin de kritik olduğunu dile getiren Sarvan, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelede bu tür yenilenebilir enerji tabanlı sistemlerin rolünün giderek arttığına dikkat çekti. Güneş enerjili sulama sistemlerinin uzun kullanım ömrüne sahip olması sayesinde kullanıcılar için oldukça avantajlı bir çözüm olduğunun altını çizen Sarvan, şöyle devam etti: “Tarım alanında geliştirdiğimiz çözümlerle, çiftçilerimizin ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmalarına katkı sağlıyoruz. Özellikle iklim değişikliği ve giderek artan kuraklık tehdidi karşısında yenilenebilir enerji temelli çözümler tarım sektörü için de kritik hale geldi. Güneş enerjili sulama sistemleri bakım ihtiyacının düşük ve kullanımının oldukça pratik olması nedeniyle tarım işletmeleri için büyük kolaylık sağlıyor. Enerji giderlerinin her geçen gün arttığı bir dönemde, çiftçilerimize bu yükü hafifleten alternatifler sunmak bizim için öncelikli bir sorumluluk. Amacımız, tarımın geleceğini güvence altına almak ve üreticilerimizi iklim koşullarına karşı daha dirençli hale getirmek.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gıdada İhracat 30 Milyar Dolara Dayandı Haber

Gıdada İhracat 30 Milyar Dolara Dayandı

Küresel gerilimler ve iklimsel zorluklar sebebiyle dünya gıda fiyatlarının önceki yıla göre yüzde 4,3 yükseldiğini ifade eden Sidar, buna rağmen Türk gıda sanayisinin 160 milyar dolarlık hacmini koruduğunu belirtti. “Toplam yıllık ihracat %4,5 artarak 273,5 milyar dolara yükselirken; tarım, gıda ve içecek sektörünün ihracatı da 29 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti” diyen Sidar, 2025 yılında TÜGİS’in toplam üye sayısının 121’e ulaştığını ve gıda sektöründeki temsil güçlerinin önemli ölçüde arttığını kaydetti. TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar, 2025’e ilişkin değerlendirmesinde tarımsal üretimden tedarik zincirine uzanan başlıklarda gıda sektörünün genel görünümü paylaşırken, TÜGİS’in yıl boyunca yürüttüğü çalışmaları da aktardı. Türkiye’nin geniş ürün yelpazesi ve stratejik konumuyla gıda sektöründeki gücünü koruduğunu belirten Sidar, yerelden globale markalaşma adımlarının da hızlanarak sektörün rekabetçiliğine olumlu yansıdığını dile getirdi. Sidar, “2025 yılında yaklaşık 160 milyar dolarlık hacmini muhafaza eden gıda sektörü, ülke ekonomisindeki ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Toplam yıllık ihracat %4,5 artarak 273,5 milyar dolara yükselirken; tarım, gıda ve içecek sektörünün ihracatı da 29 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti” dedi. Yatırım teşviklerine gıda sektöründe her zaman ihtiyaç olduğunu belirten Sidar, üretimi doğrudan etkileyen kuraklık ve afet gibi risklere karşı da uyardı. Yem hammaddeleri, gübre ve akaryakıt gibi alanlarda dışa bağımlılığın döviz dalgalanmalarıyla gıda üretimini zayıflattığını kaydeden Sidar, “Yine de çiftçiler, devlet destekleri ve kendi çabalarıyla üretimi aksatmamaya gayret etti” dedi. Et fiyatları 2025’te yükseldi Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2025 yılı Gıda Fiyat Endeksi rakamlarına da değinen Sidar, “Dünya gıda emtia fiyatları gösterge endeksinin 2025 yılında ortalama 127,2 puan olarak gerçekleştiğini ve 2024 yılı ortalamasına göre %4,3 daha yüksek kaldığını görüyoruz. Özellikle et fiyat endeksine baktığımızda, küresel ithalat talebi ve hayvan hastalıkları salgınlarıyla bağlantılı artan piyasa belirsizliğiyle 2024 seviyesinin ortalama %5,1 üzerinde gerçekleşti. Dünya genelinde sığır ve koyun eti fiyatları artmaya devam etti” ifadelerini kullandı. “Küresel koşullar yatırım maliyetlerini de yükseltti” Gıda sektörünün geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi ekonomik belirsizlikler ve tarımı etkileyen olumsuz iklim koşulları altında faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Sidar, “Küresel ısınma, dünyada ve ülkemizde tarımsal üretimde dalgalanmalara neden olmaya devam ediyor. Diğer yandan, 2024 yılında ivme kazanan tedarik zincirindeki toparlanmanın büyük ölçüde sürdüğünü gözlemledik. Ancak küresel ölçekte yüksek faiz oranları ve jeopolitik gerilimler yatırım maliyetlerini artırarak tarımsal üretim ve gıda sanayisine yönelik yeni yatırımları sınırlandırmayı sürdürüyor” şeklinde konuştu. “121 üyeyle sektörel temsil gücümüzü artırdık” 2025 yılında TÜGİS’in toplam üye sayısının 121’e ulaştığını belirten Kaan Sidar, gıda sektöründeki temsil güçlerinin önemli ölçüde arttığını ifade etti. Toplu iş sözleşmesi süreçlerinde de aktif rol alarak gıda sanayisinde çalışma barışının korunmasına katkı sağladıklarını söyleyen Sidar, TÜGİS üyelerinde örgütlü işçi sendikalarıyla kesintisiz iletişim içerisinde bulunduklarını hatırlattı. Sidar açıklamalarında; “Gıda sanayisinde sürdürülebilirlik ve iş barışının temelinde güçlü sosyal diyalog yer alıyor. Bu anlayışla 2025 yılı içerisinde 14 toplu iş sözleşmesini hayata geçirdik. Bu sözleşmeler, çalışanların haklarını güvence altına alırken sektörümüzde istikrar ve verimliliğin de önemli bir dayanağını oluşturuyor” dedi. Gıda ekosisteminde kalıcı çözümlerin ancak paydaşların birlikte hareket etmesiyle mümkün olduğuna işaret eden Kaan Sidar, yıl boyunca bu zemini güçlendirdiklerini vurguladı. Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenledikleri 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasını ele aldıklarını ifade eden Sidar, zirvede akademiden sanayiye, KOBİ’lerden STK’lara kadar geniş bir katılımcı kitlesini buluşturduklarını söyledi. TÜGİS öncülüğünde yürütülen “Küçük Eller İçin Büyük Gelecekler: Çocuk İşçiliğine Hayır” projesine ilişkin de bilgi veren Kaan Sidar, gıda sektöründe çocuk işçiliğine karşı farkındalık oluşturmayı ve bu sorunun önüne geçmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Bu sosyal sorumluluk yaklaşımını, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan iletişim çalışmalarıyla da desteklediklerini vurgulayan Sidar, yıl içinde gerçekleştirdikleri TV konuklukları ve webinarlarla gıda sektörünün gündemindeki başlıklara ışık tuttuklarının altını çizdi. “Gıda sanayisinin ihtiyaçlarını en üst düzeyde dile getirdik” Gerçekleştirilen çalışmaları karar alıcılarla paylaşarak kalıcı karşılık bulmasını önemsediklerini vurgulayan Kaan Sidar, kamu kurumlarıyla yakın iletişim içinde olduklarını söyledi. 2025 yılında Cumhurbaşkanlığı makamı başta olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na ziyaretler gerçekleştirdiklerini aktaran Sidar, “Yaptığımız görüşmelerde gıda sanayisinin güncel durumunu ve ihtiyaçlarını en üst düzeyde dile getirdik” dedi. Kamu otoriteleriyle kurdukları yapıcı diyalog sayesinde sektörün öncelik ve beklentilerini doğrudan paylaştıklarını ifade eden Sidar, merkezi yönetimin desteğiyle kamu-özel sektör iş birliğini güçlendirme yönündeki çabalarının süreceğini belirtti. “Bilimsel verilerle kamuoyunu aydınlattık” Kaan Sidar, dezenformasyonla mücadeleyi de önemli bir gündem olarak ele aldıklarını belirterek TÜGİS Bilim Kurulu’nun gıda güvenliği konusundaki çalışmalarını aktardı. Salmonella, Aflatoksin gibi gıda kaynaklı riskler, yumurta ve et ürünlerinde hijyen uygulamaları ve ambalajın gıda güvenliğindeki rolü gibi konularda TÜGİS Bilim Kurulu aracılığıyla açıklayıcı içerikler hazırlandığını kaydetti. Sidar, “Gıdaya dair bilimsel gerçekleri doğrudan tüketiciyle paylaşarak, özellikle sosyal medyada yayılan asılsız iddialarla mücadele etmeye devam ediyoruz. Ürün içeriği, üretim süreçleri, ambalajlama ve saklama koşulları gibi konularda tüketicilerin bilgi sahibi olması, alışverişlerinde bilinçli tercihler yapmalarını ve yanıltıcı söylemlere itibar etmemelerini sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

Kuraklık Ustaları Projesi Tamamlandı Haber

Kuraklık Ustaları Projesi Tamamlandı

Konya’da gerçekleştirilen kapanış toplantısında TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli ile TEMA Vakfı Konya İl Temsilcisi Mehmet Emin Yıldırım’ın açış konuşmalarının ardından, tarımın iklim değişikliği ve kuraklıkla ilişkisi ele alındı. Projede danışman olarak görev alan Prof. Dr. Erhan Akça, saha çalışmalarında öğrenilen kadim bilgileri ve bu bilgilerin günümüz teknolojileriyle nasıl uygulanabileceğine dair örnekleri paylaştı. Ankara’daki kapanış toplantısında ise Eylem Tuncaelli’nin yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, TEMA Vakfı Danışmanı Dr. Hikmet Öztürk ve TEMA Vakfı Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer açış konuşmalarını gerçekleştirdi. Tüzün, konuşmasında kuraklık ve iklim değişikliğiyle mücadelede, yerel bilgiye ve geleneksel yöntemlere dayanan çözümlerin önemine dikkat çekti. TEMA Vakfı Danışmanı Dr. Hikmet Öztürk ise proje kapsamında deneyimli çiftçilerle gerçekleştirilen saha görüşmelerinden edinilen bilgilerin, kuraklık ve iklim değişikliği karşısında hangi üretim uygulamalarının neden işe yaradığını anlamak açısından önemli bir rehber oluşturduğunu vurguladı. Öztürk, geçmişte kuraklıkla baş etmek için geliştirilen bu uygulamaların, bugünün bilimsel bilgisiyle birlikte ele alındığında çiftçiler için somut ve uygulanabilir çözümler ürettiğini ifade etti. Toplantılarda, iki yıl süren saha çalışmalarından elde edilen bulgular, geliştirilen eğitim modülleri ve yerel deneyime dayanan, kuraklığa uyum için yol gösterici nitelikteki proje çıktıları katılımcılarla paylaşıldı. "Yerel bilgi, iklim krizine karşı en güçlü dayanaklardan biri" Toplantılarda konuşan TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli, iklim krizinin tarımı doğrudan etkilediğini vurgulayarak yerelde deneyime dayanan bilginin bu süreçte taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. Tuncaelli, Kuraklık Ustaları Projesi ile yalnızca geçmişten gelen bilgilerin kayıt altına alınmadığını; aynı zamanda bu bilginin genç çiftçiler için uygulanabilir, güncel ve yol gösterici bir kaynağa dönüştürüldüğünü söyledi. Topraktan öğrenilen bilgi, geleceğin tarımına rehber oldu Proje süresince Konya’nın Karapınar, Ereğli ve Beyşehir ilçelerinde genç çiftçilere yönelik eğitimler düzenlendi; 70 yaş üzeri deneyimli çiftçilerle yapılan görüşmelerle kuraklığa dirençli geleneksel üretim pratikleri kayıt altına alındı. Bu bilgiler, agroekolojik yaklaşımlarla birleştirilerek kapsamlı bir eğitim modülü haline getirildi. Proje kapsamında ayrıca Yerel Arazi Kullanımı Uygulamaları El Kitabı, Genç Çiftçilerin Kuraklık ve İklime Uyum Algısı Raporu ve Kurak Bölgeler İçin Dayanıklı Tarım Kılavuzu olmak üzere üç önemli rapor hazırlandı ve kamuoyuyla paylaşıldı. Hazırlanan bu yayınlar, kurak bölgelerde tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini desteklemeyi, çiftçilerin iklim değişikliğine uyum kapasitesini güçlendirmeyi ve karar vericiler için yol gösterici bir çerçeve sunmayı amaçlıyor. Kadim bilgi, TEMA Akademi ile yaygınlaştırılacak TEMA Vakfı, proje kapsamında üretilen çıktıların önümüzdeki dönemde de doğa dostu tarım uygulamalarına yol gösterici nitelikte olduğunu vurguladı. Kapanış toplantılarında, proje süresince geliştirilen eğitim içeriklerinin Vakfın eğitim platformu TEMA Akademi aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılacağı da paylaşıldı. Böylece Kuraklık Ustaları Projesi kapsamında üretilen bilgi ve deneyimin, yalnızca proje sahasıyla sınırlı kalmayarak Türkiye genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Vakıf, Kuraklık Ustaları Projesi ile yerel bilgiye dayalı üretim pratiklerinin güçlendirilmesine, kuraklığa dirençli tarım yöntemlerinin yaygınlaştırılmasına ve iklim krizine karşı daha dayanıklı bir tarım sistemi oluşturulmasına katkı sunmayı amaçlıyor.

Borusan Cat, Adana Tarım Fuarı’nda “Güçlü Tarım, Güçlü Yarın” Mesajıyla Yerini Aldı Haber

Borusan Cat, Adana Tarım Fuarı’nda “Güçlü Tarım, Güçlü Yarın” Mesajıyla Yerini Aldı

“Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile operasyonlarını Türkiye’nin yanı sıra Kafkasya ve Orta Asya’da sürdüren Borusan Cat, 4–8 Kasım 2025 tarihleri arasında TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Adana Tarım Fuarı’na katıldı. Tarım sektörünün bölgedeki en önemli buluşmalarından biri olan fuarda Borusan Cat, “Güçlü Tarım, Güçlü Yarın” mesajıyla çiftçiler ve sektör paydaşlarıyla bir araya geldi. Tarımsal Üretime Güç Katacak Modeller Borusan Cat, fuarda tarım sahalarının ihtiyaçlarına özel, yüksek performanslı makinelerini sergiledi. Caterpillar’ın 100. yılına özel gri renkli versiyonlarıyla öne çıkan Cat® 444 kazıcı yükleyici ve Cat® 920 lastikli yükleyici, güçlü yapıları, yakıt verimlilikleri ve dayanıklılıklarıyla yoğun ilgi gördü. Tarım sahalarında manevra kabiliyetiyle öne çıkan Cat® 236D3 mikro yükleyici, kompakt tasarımıyla dar alanlarda yüksek verimlilik sağladı. Cat® 303.5 mini ekskavatör ise kısa kuyruk tasarımıyla kullanım kolaylığı sunarken, Cat® 313 GC ekskavatör zorlu tarımsal altyapı çalışmalarında yüksek dayanıklılığıyla dikkat çekti. Ayrıca, Cat B8 kırıcı ve tarıma yönelik farklı ataşmanlar da fuarda tanıtılan ekipmanlar arasında yer aldı Uğur Tarık Gül: “Borusan Cat olarak amacımız, çiftçilerimize en güvenilir iş ortağı olmaya devam etmek” Borusan Cat Türkiye Genel Müdürü Uğur Tarık Gül, fuar katılımıyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Adana Tarım Fuarı, bölge tarımının kalbinde yer alan önemli bir buluşma noktası. Biz de bu organizasyonda ‘Güçlü Tarım, Güçlü Yarın’ anlayışımızı paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sergilediğimiz makineler, yüksek performans ve verimliliği artıran teknolojik çözümleriyle fark yaratıyor. Borusan Cat olarak amacımız, çiftçilerimize ve sektör profesyonellerine en güvenilir iş ortağı olmaya devam etmek” Borusan Cat standını ziyaret eden katılımcılar, makineleri yakından inceleyip teknik özellikleri hakkında bilgi alırken; Borusan Cat uzmanlarından satış sonrası hizmetler, özel fırsatlar ve dijital çözümler hakkında da detaylı bilgi edindiler.

OGM: 30 Milyon Fidan Sahiplenildi Haber

OGM: 30 Milyon Fidan Sahiplenildi

Bu yıl yürütülen çalışmalar konusunda değerlendirmelerde bulunan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, 11 Kasım öncesinde gelecegenefes.gov.tr platformu üzerinden 30 milyon fidan sahiplenildiğini duyurdu. “Yeşil Vatan Seferberliği” anlayışıyla yürütülen çalışmalar çerçevesinde, kamu kurumları, öğrenciler, sivil toplum kuruluşları, çiftçiler, gönüllüler gibi Türkiye’nin dört bir yanından vatandaşlar fidan dikim etkinliklerine katıldı. Orman Genel Müdürü Karacabey: “30 milyon fidan sahiplenildi” Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, 11 Kasım etkinlikleriyle ulaşılan sonuçları değerlendirerek şunları söyledi: “Bu yıl 81 ilimizde toplam 14 milyon 914 bin fidanı toprakla buluşturduk. Ülke genelinde 1 milyon 280 bin 491 vatandaşımızın doğaya el uzattığı bu anlamlı günde, toplumun her kesimiyle birlikte geleceğe nefes olduk. Ayrıca gelecegenefes.gov.tr platformu üzerinden vatandaşlarımız tarafından sahiplenilen 30 milyon fidan, Türkiye’nin doğaya olan duyarlılığını en güzel şekilde göstermektedir. Her fidan, geleceğe atılmış bir imzadır.” 600 Milyon Fidan Kapasitesiyle Sürdürülebilir Gelecek Karacabey, Türkiye’nin fidan üretim kapasitesine ilişkin olarak da şu bilgileri paylaştı: “Orman Genel Müdürlüğü olarak 136 orman fidanlığımızda 1.000’den fazla türde fidan üretimi gerçekleştiriyoruz. Yıllık üretim kapasitemiz 600 milyon fidan ve tohum seviyesine ulaştı. Türkiye, bu kapasiteyle bölgesinde lider, dünyada ise sayılı ülkelerden biridir.” Yangın sahaları yeniden yeşeriyor Bu yılki etkinliklerde, orman yangınlarında zarar gören bölgeler öncelikli olarak ele alındı. İstanbul’da yangında zarar gören 219 hektar alan için 788 bin 550 fidan toprakla buluşturuldu. Benzer şekilde Ege ve Akdeniz bölgelerinde de rehabilitasyon çalışmaları yoğunlaştırıldı. 81 ilde, 922 ilçede fidan dikimi Ülke genelinde 1391 noktada gerçekleşen fidan dikimleriyle, her yaştan vatandaş “Şahidimiz Toprak, İmzamız Fidan, Sevdamız Yeşil Vatan” sloganıyla doğaya katkı sundu. Millî Eğitim Bakanlığı da öğrenci ve öğretmenlerin aktif katılımıyla çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren güçlenmesine destek verdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan "Her Bilet Bir Fidan Sevdamız Yeşil Vatan Kampanyası" protokolü kapsamında da 1 yıl boyunca yüksek hızlı trenlerle seyahat eden yıllık ortalama 13 milyon yolcu adına da fidanlar toprakla buluşturuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.