Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çilek

Kapsül Haber Ajansı - Çilek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çilek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaz Sıcağında Serinliğin Doğal Adresi: Evde Kolayca Hazırlayabileceğiniz Ferah Smoothie Tarifleri Haber

Yaz Sıcağında Serinliğin Doğal Adresi: Evde Kolayca Hazırlayabileceğiniz Ferah Smoothie Tarifleri

Yaz mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte sıcak havalarda hem serinleten hem de besleyici seçenekler ön plana çıkıyor. Kolay hazırlanabilen, doğal malzemelerle zenginleştirilebilen smoothie tarifleri; kahvaltılarda, ara öğünlerde ve spor sonrası tüketimde sağlıklı bir alternatif olarak tercih ediliyor. Uzmanlar, yaz aylarında su tüketiminin yanı sıra yüksek su oranına sahip meyve ve sebzelerin de beslenme düzeninde önemli bir yer tuttuğunu belirtiyor. Karpuz, çilek, şeftali, kavun, salatalık ve nane gibi yazın sevilen lezzetleriyle hazırlanan smoothie'ler, ferahlatıcı etkilerinin yanı sıra vitamin ve mineral desteği de sunuyor. Yazın En Çok Tercih Edilen 5 Serinletici Smoothie1. Karpuz & Nane Smoothie Malzemeler: 2 su bardağı çekirdeksiz karpuz5-6 yaprak taze naneYarım limonun suyuBirkaç buz küpü Tüm malzemeleri blenderdan geçirerek birkaç dakika içinde ferahlatıcı bir içecek hazırlayabilirsiniz. 2. Çilek & Yoğurt Smoothie Malzemeler: 1 su bardağı çilek1 kase yoğurt1 tatlı kaşığı balBirkaç buz küpü Protein ve kalsiyum açısından zengin olan bu tarif, özellikle kahvaltılar ve ara öğünler için ideal bir seçenek sunuyor. 3. Şeftali & Muz Smoothie Malzemeler: 1 olgun şeftali1 muz1 çay bardağı süt veya bitkisel sütTarçın (isteğe bağlı) Doğal tatlılığı sayesinde ilave şeker gerektirmeyen bu tarif, enerji veren lezzetlerden biri olarak öne çıkıyor. 4. Tropikal Ferahlık Smoothie Malzemeler: Yarım mango1 dilim ananasHindistan cevizi suyuBirkaç buz küpü Egzotik aromaları sevenler için yazın en keyifli alternatiflerinden biri oluyor. 5. Salatalık & Yeşil Elma Smoothie Malzemeler: Yarım salatalık1 yeşil elmaBir avuç ıspanakBirkaç damla limon suyuSu veya maden suyu Yüksek ferahlık hissi sağlayan bu tarif, sıcak yaz günlerinde hafif bir seçenek arayanların favorileri arasında yer alıyor. Smoothie Hazırlarken Bunlara Dikkat Edin Uzmanlar, smoothie hazırlanırken ilave şeker yerine meyvelerin doğal şekerinden faydalanılmasını öneriyor. Daha uzun süre tok kalmak isteyenler yoğurt, kefir veya yulaf ekleyebilirken; spor yapanlar protein kaynağı olarak süt veya yoğurdu tercih edebiliyor. Ayrıca tariflerde mevsim meyvelerinin kullanılması hem lezzeti artırıyor hem de daha ekonomik bir seçenek sunuyor. Yazın Vazgeçilmez İçeceği Olmaya Devam Ediyor Pratik hazırlanışı, zengin içerik seçenekleri ve serinletici etkisiyle smoothie'ler yaz aylarının en popüler içecekleri arasında yer almayı sürdürüyor. Evde kolayca hazırlanabilen bu tarifler sayesinde hem sıcak havalarda ferahlamak hem de günlük vitamin ve mineral alımını desteklemek mümkün oluyor. Özellikle mevsiminde tüketilen taze meyvelerle hazırlanan smoothie'ler, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyen lezzetli alternatifler arasında öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı    Haber

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı  

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, Patates, Kuru Soğan, Domates, Hıyar, Biber, Karpuz, Elma, Şeftali-Nektarin, Kayısı, Kiraz, Portakal, Mandalina, Limon, İncir, Kivi, Muz, Üzüm, Çilek ve Nar üretimi ve ihracatı mercek altına alındı. Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin ana omurgasını oluşturan 20 üründe 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton seviyesinde olan üretim, 2024 yılında yüzde 50’lik artışla 51 milyon 560 bin ton seviyesine ulaştı. 2025 yılında yaşanan iklim krizi nedeniyle bu ürünlerin üretiminde yüzde 14’lük kayıp yaşandı ve üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat performansı ortaya koyarken, 2024 yılı sonunda yüzde 175’lik rekor artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı. 2002 yılında üretimin yüzde 3,8’i ihraç edilirken, 2024 yılında yüzde 7,1’e yükseldi Yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında ürettiği ürünlerin yüzde 3,8’ini ihraç edebiliyorken, 2024 yılında toplam üretimin yüzde 7,1’ini ihraç etme başarısı gösterdi. Balık: “İhracat üretimden daha hızlı büyüdü” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan zincirde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşımayı başardığını söyledi. Yaş meyve ve sebze sektörünün üretim artışından çok daha yüksek bir ihracat performansı ortaya koyduğunu vurgulayan Cengiz Balık, şunları söyledi: "2002-2024 dönemine baktığımızda üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün sadece üretim yapan değil, aynı zamanda dünya pazarlarında güçlü bir şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimde elde ettiğimiz başarıyı ihracata dönüştürme kabiliyetimiz her geçen yıl güçleniyor. 2025 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 yılında ihracatımızın 4,5 milyar doları aşmasını hedefliyoruz.” Mandalina yaş meyve sebze ihracatının lokomotifi oldu Yaş meyve sebze sektöründe ihracatta öne çıkan ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Balık, özellikle mandalinanın son yılların ihracat yıldızı olduğunu söyledi. Balık; “Mandalina ihracatımız 2002 yılında 247 bin ton seviyesindeyken 2024 yılında 702 bin tona, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki başarısının en somut göstergelerinden biridir. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik. 913 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik.” Elma ihracatı yüzde 2110 arttı 2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024 yılında yüzde 101’lik artışla 4 milyon 420 bin tona çıktığının altını çizen Balık, elma ihracatının 2002 yılında 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının 2024 yılında 315 bin tona fırladığını, elma ihracatının miktar bazında yüzde 2100 artış kaydettiğini, ortalama ihraç fiyatının da yüzde 43 arttığını ve 190 milyon dolar dövizi elma ihracatından kazandığımızı vurguladı. 2002 yılında incir, kivi, çilek ve muz ihracatı yokken günümüzde önemli ihraç kalemleri haline geldiğine dikkati çeken EYMSİB Başkanı Cengiz Balık, “İncirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat yapar konuma geldik. Bunun yanında limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de önemli ihracat başarıları elde ettik” ifadelerini kullandı. Katma değerli ihracatta önemli mesafe alındı Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, ihracat birim fiyatlarının da önemli ölçüde yükseldiğine dikkat çeken Balık, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında daha yüksek katma değer oluşturduğunu ifade etti. Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “"Birçok üründe kilogram başına ihracat değerlerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0.58 USD/Kg olan ortalama ihraç fiyatımız 2024 yılı sonunda 1,28 USD/Kg’a yükseldi. Bu değişim, ürünlerimizin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha değerli satan bir sektör konumundayız." İklim değişikliğine karşı ortak mücadele çağrısı İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin son yıllarda daha belirgin hale geldiğini ifade eden Cengiz Balık, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Balık; “Don, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihraç etmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha da önem kazanacak” ifadelerini kullandı. Hedef: Dünya pazarlarında daha güçlü bir Türkiye Türk yaş meyve ve sebze sektörünün güçlü üretim altyapısı, deneyimli üreticileri ve ihracatçılarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdüreceğini vurgulayan Balık, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın en önemli yaş meyve sebze tedarikçilerinden birisi konumunda. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak ülkemizin yaş meyve sebze ihracatını daha da yukarı taşıyacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında Sürdürülebilirlik Hamlesi Haber

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında Sürdürülebilirlik Hamlesi

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, sürdürübelilirliği çalışmalarının merkezine oturttu. İhracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” isimli üç önemli projeyi hayata geçirdi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü, gıda kayıplarının azaltılmasını ve genç girişimcilerin tarıma kazandırılmasını hedeflediklerini dile getirdi. Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” Projesini 2021 yılında hayata geçirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, ‘İhracatta yoğunluğu yüksek olan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları doğrultusunda üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili paydaş kurumlarla da koordinasyon sağlanıyor” ifadelerini kullandı. Hayrettin Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Pestisitler tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç. Ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı veya uygun olmayan zamanda uygulama yapılması hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bu durum ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabiliyor. Projemizle üreticilerimizin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedefliyoruz.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında sürdürülebilir üretim atağı Küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması için sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Uçak, “Yaş meyve sebze sektörü hem Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda. Ancak uluslararası pazarlarda kalıcı olmak için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarını en üst seviyede tutmak zorundayız. Birliğimiz bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürütüyor. Birlik olarak sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” oldu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıpları incelendi. Üç yıl süren proje kapsamında kayıpların nedenleri tespit edilirken, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildi. Gıda kayıplarının azaltılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan çok değerli. Tarımda sürdürülebilirlik yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün. Bu projeyle üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpları azaltarak daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı hedefledik” diye konuştu. Gençler tarıma kazandırılıyor EYMSİB’in sürdürülebilir tarım vizyonunun önemli başlıklarından biri de genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu. Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” 2025 yılında üçüncü kez gerçekleştirildi. Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi. Başkan Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çilek, 2025 Satış Danışmanı Eğitim Programını Başlattı Haber

Çilek, 2025 Satış Danışmanı Eğitim Programını Başlattı

Uzun yıllardır başarıyla sürdürülen Satış Danışmanı Eğitim Programı'nın 2025 yılı ilk etabı, 8-9 Nisan tarihlerinde İnegöl'de gerçekleştirildi. Katılımcılar, eğitim boyunca teorik bilgi ile pratik deneyimi buluşturan özel bir içerikle buluşurken, markanın vizyonuna da birinci elden tanıklık etme şansı yakaladı. Eğitim İçeriğinde Strateji ve Deneyim Bir Arada Programın ilk günü, Çilek'in İnegöl'deki 50 bin metrekarelik son teknoloji ile donatılmış üretim tesisinde başladı. Mağaza yönetimi, pazar ve rakip analizi, mağaza düzeni ve styling ilkeleri gibi konularda yapılan oturumların yanı sıra, üretim hattı, lojistik merkezi ve Çilek Tasarım Merkezi gezileriyle katılımcılara markanın tüm süreçleri hakkında bütüncül bir bakış açısı sunuldu. Eğitimin en özel anlarından biri ise, Çilek CEO'su Muzaffer Çilek ile gerçekleşen buluşmaydı. Katılımcılar, Muzaffer Çilek ile samimi bir ortamda bir araya gelerek markanın hikayesini, vizyonunu ve geleceğe dair hedeflerini doğrudan kendisinden dinleme fırsatı buldu. İlham Veren Bir Mola İkinci gün, doğayla iç içe tasarlanan programıyla katılımcılara ilham dolu bir deneyim sundu. Tabiat Binicilik Merkezi'nde gerçekleştirilen kahvaltı, atlı göl turu ve ardından düzenlenen workshop ile satış danışmanları hem dinlenme hem de takım içi etkileşimi artırma fırsatı yakaladı. Gün, doğanın rehberliğinde geçirilen öğle yemeğiyle sona erdi. Sürdürülebilir Eğitimle Sahada Güçlü Temsil Çilek, satış danışmanlarını sadece ürün bilgisiyle değil; stratejik bakış açısı, müşteriyle sağlıklı iletişim ve dijital temsil yetkinlikleriyle donatmayı amaçlıyor. 2025 yılı boyunca farklı gruplarla devam edecek bu eğitim serisiyle, markanın sahadaki temsil kalitesinin daha da yukarı taşınması hedefleniyor.

Çilek’ten üniversite-sanayi iş birliğine örnek katkı Haber

Çilek’ten üniversite-sanayi iş birliğine örnek katkı

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Bölümü ile yapılan iş birliği kapsamında başlatılan “Marka Ders” uygulaması, 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Dönemi itibarıyla öğrencilerle buluştu. Bu kapsamda açılan AEM3514 – Çilek Mobilya Yalın Üretim, Ar-Ge ve Tasarım Uygulamaları adlı seçmeli ders, alanında uzman akademisyen Prof. Dr. Ali Kasal koordinatörlüğünde, Çilek Mobilya’nın farklı birimlerinde görev yapan profesyoneller tarafından yürütülmektedir. Üniversite-Sanayi İş Birliği: Sürdürülebilir Rekabet Gücüne Katkı Çilek, nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü bu projeyle, sektörel tecrübelerini öğrencilerle paylaşarak kalıcı bir etki yaratmayı hedefliyor. Üniversite-sanayi iş birlikleri, yalnızca bilgi aktarımını değil; aynı zamanda inovasyon, istihdam ve sürdürülebilir üretim kültürünün gelişimini destekleyen stratejik bir yapı olarak ön plana çıkıyor. Yalın Üretim Felsefesiyle Donatılmış Bir Eğitim Modeli 2008 yılından bu yana yalın üretim yaklaşımını tüm üretim ve yönetim süreçlerine entegre eden Çilek, bu alandaki uygulamalarını öğrencilerle birebir paylaşma imkânı sunuyor. Derste yalın üretim prensipleri, atıkların azaltılması, sürekli iyileştirme (Kaizen) ve müşteri odaklı üretim süreçleri detaylı olarak ele alınıyor. Bu bilgi aktarımı, sadece teorik değil, aynı zamanda işletme içinde uygulanan güncel örnekler üzerinden gerçekleştiriliyor. Ar-Ge ve Tasarımda Derinlikli Deneyim Aktarımı Çilek, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezi ve Tasarım Merkezi ile sektörde fark yaratan yenilikçi çözümler üretmeye devam ediyor. Bu ders kapsamında öğrencilere; ürün geliştirme döngüsü, kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda inovasyon, malzeme teknolojileri ve dijital tasarım süreçleri gibi pek çok başlıkta da detaylı bilgi sunuluyor. Ar-Ge ve tasarım birimlerinde görevli uzmanlar, gerçek projeler ve vaka analizleri üzerinden öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Sadece yerel deneyimlerle sınırlı kalmayan ders içeriği, uluslararası başarı örnekleriyle de destekleniyor. Globalde uygulanan yalın üretim modelleri, dünya çapında tasarım trendleri ve Ar-Ge stratejileriyle kıyaslamalar yapılarak öğrencilerin uluslararası rekabet koşullarına hazırlanması hedefleniyor. Bu proje, Çilek’in kurumsal sosyal sorumluluk anlayışıyla örtüşen, geleceğe yatırım vizyonunun somut bir göstergesidir. Üniversite-sanayi iş birliğinin en güzel örneklerinden biri olarak görülen bu girişim sayesinde, öğrenciler sadece teorik bilgiyi değil, aynı zamanda reel sektörde karşılaşacakları gerçek problemleri ve çözüm yollarını da deneyimleme fırsatı buluyor.

Çilek Arjantin’e İlk Sevkiyatını Gerçekleştirdi! Haber

Çilek Arjantin’e İlk Sevkiyatını Gerçekleştirdi!

Bu önemli adımla birlikte Çilek odaları, bundan böyle Arjantinli çocukların da hayatlarını renklendirecek. 1996 yılında kurulan ve aynı yıl ilk ihracatını Ukrayna'ya gerçekleştirerek globalleşme yolculuğuna başlayan Çilek Mobilya, ilk yurt dışı franchise mağazasını Malta'da açtı. 2007 yılına gelindiğinde ihracat ağını 44 ülkeye genişleten Çilek, aynı yıl 2000'inci tırını İsviçre'ye göndererek ihracat şampiyonu oldu. Bugün ihracat oranı ortalaması %33 olan Çilek Mobilya, her üç tırından birini yurt dışına gönderiyor. ABD, İsviçre, Japonya, Yunanistan, Almanya, Rusya, Kazakistan, Avustralya, Suudi Arabistan ve Fas gibi geniş bir coğrafyada çocukların hayallerini gerçekleştirmeye devam ediyor. Dünya genelinde 500'den fazla satış noktasına ulaşan Çilek, bebek, çocuk ve genç odalarına odaklanarak kendi alanında tek ve rakipsiz bir Türkiye markası olmanın gururunu taşıyor. Tasarım anlayışında doğu ve batı kültürlerinin estetik ve işlevsel unsurlarını başarılı bir şekilde sentezleyen Çilek, geleneksel ve modern tasarım ögelerini harmanlayarak dünya çapında geniş kitlelere hitap ediyor. Arjantin pazarına giriş yaparak Güney Amerika’daki varlığını daha da güçlendiren Çilek, bu yeni adımla uluslararası büyüme stratejisini kararlılıkla sürdürüyor. Ürünlerinde güvenliği ve kaliteyi her zaman ön planda tutan Çilek, Arjantinli ailelerin güvenini kazanarak bölgede uzun soluklu ve sürdürülebilir bir iş birliğine imza atıyor. Bu adım, Çilek'in dünya genelindeki marka bilinirliğini artırarak daha fazla çocuğun hayallerini gerçeğe dönüştürme misyonunu destekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.