Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cilt Bakımı

Kapsül Haber Ajansı - Cilt Bakımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cilt Bakımı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

11,4 Milyar Dolarlık Kore Kozmetik Pazarı Türkiye'de Büyüyor ​​​​​​​ Haber

11,4 Milyar Dolarlık Kore Kozmetik Pazarı Türkiye'de Büyüyor ​​​​​​​

Güney Kore'nin kozmetik ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,3 artarak 11,43 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı dönemde cilt bakım ürünleri ihracatı ise 8,54 milyar dolar seviyesine yükselerek toplam ihracatın yaklaşık dörtte üçünü oluşturdu… Küresel pazarda yaşanan bu büyüme, Türkiye'de de Kore kozmetik ürünlerine olan ilgiyi artırıyor. Özellikle sosyal medya, K-pop ve Kore dizilerinin etkisiyle genç tüketicilerin cilt bakım alışkanlıkları değişirken; içerik odaklı, etkisi kanıtlanmış ve yenilikçi ürünlere olan talep her geçen gün artıyor. Araştırmalar, Güney Kore kozmetik pazarının 2025 yılında 8,42 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını, cilt bakım ve güneş koruyucu ürünlerin ise pazarın yaklaşık yüzde 47'sini oluşturduğunu gösteriyor. Uzmanlar, nem bariyerini güçlendiren ürünler, fonksiyonel içerikler ve çok aşamalı bakım rutinlerinin önümüzdeki yıllarda da büyümeyi destekleyeceğini öngörüyor. "Tüketiciler artık yalnızca marka değil, içerik satın alıyor" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan K-LAND Pazarlama Direktörü Hande Akbaş Bilici, şunları söyledi: "Kore kozmetiği artık geçici bir trend olmaktan çıktı; bilimsel yaklaşımı, güçlü AR-GE altyapısı ve yenilikçi içerikleriyle global güzellik sektörünün yönünü belirleyen önemli bir kategori haline geldi. Tüketiciler artık yalnızca ürünün markasına değil, içeriğine, aktif bileşenlerine ve cilt üzerindeki gerçek etkisine odaklanıyor. Bu değişim Türkiye'de de çok net şekilde hissediliyor." Bilici, özellikle niasinamid, seramid, hyalüronik asit, peptit ve fermente içeriklere sahip ürünlerin tüketiciler tarafından daha bilinçli tercih edildiğini belirterek şöyle devam etti: "K- LAND olarak amacımız, Kore'nin güvenilir ve yenilikçi kozmetik markalarını Türkiye'deki kullanıcılarla buluştururken aynı zamanda doğru cilt bakımı konusunda farkındalık oluşturmak. Tüketiciler artık sosyal medyada gördüğü ürünü değil, cildinin ihtiyacına uygun çözümü arıyor. Önümüzdeki dönemde kişiselleştirilmiş bakım ürünleri, bariyer onarımına yönelik formüller ve güneş koruyucu kategorisinin çok daha hızlı büyümesini bekliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Düğün Öncesi Estetik Kabusa Dönüşmesin Haber

Düğün Öncesi Estetik Kabusa Dönüşmesin

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte düğün organizasyonları hız kazandı. Hayatlarının en özel gününde kameralar karşısında güzel görünmek isteyenler ise güzellik salonları ve estetik merkezlerinin yolunu tuttu. Kimi saç ve cilt bakımı gibi temel işlemler yaptırırken, kimileri ise botokstan yüz gerdirmeye, gıdı aldırmadan ameliyatsız gençleşme uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede işlemler tercih ediyor. Üstelik klinikleri sadece gelin ve damatlar değil; kayınvalideler, görümceler ve tüm aile üyeleri birlikte dolduruyor. Düğünlerde "en iyi versiyonuyla" yer almak isteyen ailelerin yarattığı bu yoğunluk, kliniklerde adeta bir "düğün mesaisi" başlattı. En çok ‘flaş patlaması’ korkutuyor Yaşanan bu yoğunluğu ve "toplu estetik" trendini değerlendiren Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, ailelerin en çok fotoğraf karelerinde kusursuz çıkma dürtüsüyle hareket ettiğini belirtti. Kliniklerde en çok talep gören işlemleri sıralayan Dr. Bal, şu bilgileri verdi: "Fotoğraflarda flaş patladığında ya da ters ışıkta cildin mat, yorgun ve sarkık görünmesini engellemek için inanılmaz bir talep var. Gelinler ve damatlar daha çok dinamik bir yüz hattı için botoks, dudak dolgusu ve cilde canlılık veren gençlik aşılarını tercih ederken; anneler, kayınvalideler ve görümceler ise daha çok lifting (yüz kaldırma) etkili ameliyatsız işlemler, göz çevresi gençleştirme ve derin kırışıklık tedavilerine yöneliyor." Son dakika işlemleri kâbusa dönüşmesin Düğün telaşı içinde zamanın daralması nedeniyle birçok kişinin aceleci davrandığını ve bunun büyük riskler barındırdığını vurgulayan Dr. Asel Seda Bal, "altın zamanlama" uyarısında bulundu: "En büyük risk, panikle ve hızlıca karar verip kulaktan dolma işlemler yaptırmak. Düğün gününe sayılı günler kala, cildin reaksiyon gösterme, morarma veya ödem riskini hesaba katmadan yapılan agresif uygulamalar, en mutlu günü bir kâbusa dönüştürebilir. Bu tarz medikal estetik işlemlerinin düğünden en az 3 ila 4 hafta önce tamamlanmış olması gerekir ki oturma süresi sağlansın, olası bir yan etki varsa hızla müdahale edilebilsin." ‘Trende değil, hekime güvenin’ Estetiğin bir moda akımı veya düğün öncesi alelacele yapılacak bir makyaj uygulaması gibi görülmemesi, aksine kişiye özel bir tedavi süreci olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Asel Seda Bal, "Her yüz yapısı, her cilt tipi birbirinden farklıdır. Gelin için harika sonuç veren bir uygulama, kayınvalide ya da görümce için doğru tercih olmayabilir. Bu süreçte en doğrusu, sosyal medyadaki akımlara bakarak hızlı karar vermekten ziyade, doğru tedavinin kişiye özel olarak planlanması ve mutlaka uzman bir hekim kontrolünde yapılmasıdır. Doğru zamanda, uzman ellerde yapılan minimal dokunuşlar, düğün fotoğraflarında yapaylıktan uzak, doğal ve kusursuz bir görünümün anahtarıdır" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Öz Bakım Araştırması Sonuçları Açıklandı Haber

Türkiye Öz Bakım Araştırması Sonuçları Açıklandı

Tüketici sağlığı alanında dünya lideri Haleon, insanların daha sağlıklı yaşayabilmelerine yardımcı olma amacıyla hareket ediyor. Haleon’a göre öz bakım; yalnızca hastalık dönemlerinde başvurulan çözümler ya da belirli ürünlerin kullanımı değil, bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarını korumak, güçlendirmek ve günlük yaşamlarını daha sağlıklı sürdürebilmek için attıkları bilinçli adımların bütününü kapsıyor. Küresel çapta 200 milyar* sterline, Türkiye'de ise 1 milyar** sterline ulaşan tüketici sağlığı pazarında "öz bakım" giderek daha kritik bir kavram haline geliyor. Nüfusun yaşlanması, sağlık hizmetlerine erişimin değişen dinamikleri ve sistem üzerindeki artan yük, bireyleri kendi sağlıklarını daha çok yönetmeye yönlendiriyor. Haleon, bu dinamikleri anlamak için Ipsos Türkiye iş birliği ve Prof. Dr. Barkın Berk danışmanlığında yürüttüğü Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması'nın sonuçlarını açıkladı. Tüketiciler ve eczacılarla yapılan araştırma; öz bakımın Türkiye'de nasıl algılandığını, reçetesiz ve öz bakımı destekleyici ürünlerin kullanım alışkanlıklarını ve sağlık profesyonellerinin bu yolculuktaki belirleyici rolünü ortaya koyuyor. Öz bakım, “iyi hissetmek” için atılan küçük adımlarla sınırlı kalıyor Öz bakım kavramı tüketiciler tarafından çoğunlukla yorgunluk veya rahatsızlık baş gösterdiğinde devreye giren, tepkisel ve “daha iyi hissetmek için yapılan küçük şeyler” olarak algılanıyor. Konuya yaklaşım cinsiyetlere göre de farklılaşıyor; erkekler öz bakımı sistemin çökmesini önleyici bir bakım olarak görürken, kadınlar süreci duygusal ve zihinsel refahı da içeren bir geliştirme ve seviye atlatma aracı olarak değerlendiriyor. Öz bakım olarak değerlendirilen en temel eylemlerin başında sırasıyla ağız ve diş bakımı, cilt bakımı ve psikolojik iyi hali korumak geliyor. Bu odakları bakımlı görünmek ve fiziksel aktivite takip ediyor. Son 1 ay içinde en sık yapılan öz bakım davranışı günlük su tüketimine dikkat etmek olurken, bunu dengeli beslenmek, diş fırçalama dışındaki ağız ve diş bakım ürünlerini kullanmak, düzenli yürüyüş yapmak ve gıda takviyesi kullanmak izliyor. Toplumun ortalama uyku süresi 7 saat olarak ölçülürken kafa dağıtmak ve daha iyi hissetmek için en yaygın tercih edilen aktivite ise düzenli yürüyüş. Acil Servisler "Hızlı Çözüm Noktası" Olarak Görülüyor Öz bakım farkındalığındaki eksiklik, kamusal sağlık altyapısı üzerinde de doğrudan bir baskı yaratıyor. Toplumun yüzde 50'si şiddet seviyesi ne olursa olsun, her sağlık sorununda doğrudan acil servise başvurabileceğini belirtiyor. Semptomları birinci basamak sağlık hizmetleri veya doğru öz bakım adımlarıyla yönetmek yerine acil servislerin bir "hızlı çözüm noktası" olarak görülmesi, hastanelerin acil bölümlerinde ciddi bir yoğunluğa yol açıyor. Bu durum, acil servislerin öncelikli amacının dışına çıkmasına neden olurken, sağlık sistemi üzerindeki yükü artıran faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Dijital Çağda Güven ve "Onay Filtresi" Olarak Eczacı Sağlık ile ilgili konularda en çok güvenilen bilgi kaynakları doktorlar (%84) ve eczacılar (%79) olurken; sosyal medya (%12) ve fenomenler (%9) en az güvenilen mecralar olarak öne çıkıyor. İnternette sağlık bilgisi arayan tüketicilerin %57'si, ulaştığı kafa karıştırıcı bilgiyi teyit etmek için doğrudan eczacısına başvuruyor. Yapay zekâ araçlarını kullananlar arasında ise sağlık alanındaki en yaygın kullanım, hastalık ve semptomları yorumlatmak; bunu uyku, stres ve beslenme gibi konularda yaşam tarzı önerileri almak ve tedavi tavsiyesi istemek izliyor. Eczane Tercihinde Güven ve Danışmanlık Kalitesi Ön Planda Tüketicilerin %73'ünün her zaman düzenli olarak gittiği sabit bir eczanesi bulunuyor. Eczane tercihinde "Güvene Dayalı Danışmanlık Kalitesi" (%61), kolay ulaşılabilirlik (%56) faktörünü geride bırakarak ilk sıraya yerleşiyor. Bu durum, eczanelerin tüketicinin gözünde sağlık yolculuklarına rehberlik eden kritik bir "ilk danışma merkezi" olarak konumlandığını gösteriyor. Tüketicilerin reçetesiz ve öz bakımı destekleyici ürünleri satın alma kararındaki en belirleyici unsurun da %66 ile eczacı ve hekim tavsiyesi olması bu güveni doğrudan destekliyor. En Sık Yaşanan Rahatsızlıklar ve Tüketim Refleksleri Tüketicilerin son 1 yılda en sık yaşadığı sorunların başında soğuk algınlığı/grip, kas/eklem ağrıları ve baş ağrısı/migren geliyor. Ağrı kesiciler (%69) en otomatik ve düşük eforlu alışkanlık ürünü iken; soğuk algınlığı ilaçları (%56), hayat kesintiye uğradığında kullanılan "kriz" ürünleri olarak konumlanıyor. Tüketiciler ilacı alırken ambalajda en çok ürünün ne işe yaradığına (%69) ve yan etkilerine (%55) dikkat ediyor. Takviyelerde Enerji ve Zindelik Odakta Gün içindeki enerji seviyesini yeterli bulanların oranı yalnızca %24'te kalırken; tüketicilerin %52'si günlük zindelik ve enerji seviyelerini desteklemek adına vitamin ve takviyelere başvuruyor. En çok tercih edilen içeriklerde D Vitamini, B12, C Vitamini ve magnezyum başta geliyor. Eczacı araştırmasına göre pandemi sonrası dönemde gıda takviyelerine olan talep rekor seviyeye ulaşırken (%90); tüketicilerin günlük ihtiyaçlarına yanıt veren bu temel vitamin ve minerallerin satın alınma oranlarında %64’lük bir artış yaşanıyor. Tüketiciler takviyelerin yanı sıra geleneksel ev çözümlerini de koruyucu birer filtre olarak kullanıyor. Bu alanda limon bazlı karışımlar en güvenilir içerik olarak öne çıkarken, nane-limon, ıhlamur ve zencefil-limon üçlüsü ilk sıralarda yer alıyor. Algı ve Gerçeklik Arasındaki Uçurum Araştırma, toplumun sağlık konusundaki farkındalığı ile eylemleri arasında belirgin bir çelişki olduğunu gösteriyor. Toplumun %44'ü stres seviyesini yüksek olarak raporlasa da bu durum çözülmesi gereken bir sorundan ziyade "hayatın normal bir parçası" sayılıyor. Benzer şekilde, bireylerin %84'ü ruhsal sağlığın önemini kabul etse de profesyonel destek alanların oranı %26'da kalıyor ve sorunlar kısa vadeli yöntemlerle geçiştiriliyor. Kilo problemi ise kadınlar tarafından "sosyal bir yargılanma", erkekler tarafından ise "fiziksel işlevsellik" meselesi olarak görülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEPA Türkiye, Beauty İstanbul 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı Haber

HEPA Türkiye, Beauty İstanbul 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı

HEPA Türkiye, 7–9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen Beauty İstanbul 2026 Fuarı'na Macaristan Ülke Pavilyonu kapsamında katılım sağlayarak, altı Macar firma ile Türkiye ve Macaristan arasındaki ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkıda bulundu. Kozmetik, kişisel bakım, profesyonel güzellik uygulamaları, ambalaj ve hammadde alanlarında bölgenin en önemli ticaret platformlarından biri olan Beauty İstanbul 2026, uluslararası alıcılar ile küresel kozmetik markalarını bir araya getirmeye devam etti. Fuarda, başta Orta Doğu, BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkeleri ve gelişmekte olan pazarlar olmak üzere 69 ülkeden 500'ün üzerinde nitelikli VIP satın alıcı, distribütör ve ithalatçı ağırlandı. HEPA Türkiye koordinasyonunda fuarda yer alan Macaristan Ülke Pavilyonu, yenilikçi ürün portföyü, yüksek kalite standartları ve sürdürülebilir üretim yaklaşımlarıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Pavilyondaki Macar firmalar; profesyonel kozmetik, saç ve cilt bakımı, tırnak kozmetiği, kişisel bakım ürünleri, ambalaj çözümleri ve renkli kozmetik alanlarında faaliyet göstererek sektör profesyonelleriyle güçlü temaslar kurdu. Fuarda Güzellik ve Kozmetik Markaları Öne Çıktı Fuara katılan Macar firmalar arasında; profesyonel güzellik ve FMCG alanında faaliyet gösteren Alveola Kft., kozmetik ambalaj çözümleri sunan Karsai Kft., Avrupa'nın önde gelen saç bakım markalarından Kallos Cosmetics yer aldı. Ayrıca, profesyonel tırnak kozmetiğinde küresel ölçekte faaliyet gösteren Mystic Nails, yaklaşık 200 yıllık geçmişiyle kozmetik ve hijyen ürünleri üreticisi Caola Zrt. ile trend odaklı makyaj ürünleri geliştiren ADEN Cosmetics de yer aldı. Fuar Boyunca Ticari Temaslar Kuruldu Fuarda Macaristan Pavilyonu'nda yer alan firmalar, yaklaşık 100'e yakın B2B iş görüşmesi gerçekleştirdi. Yapılan temaslarda; distribütörlük fırsatları, özel markalı üretim (private label), ihracat iş birlikleri ve bölgesel pazarlara erişim olanakları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Özellikle Türkiye pazarı ve bölgesel büyümeyi hedefleyen Macar firmalar açısından fuarın önemli ticari fırsatlar sunduğu gözlemlendi. HEPA Türkiye Ülke Müdürü Emre Cihad Sönmez, Beauty İstanbul 2026 kapsamında kurulan iş bağlantılarının fuar sonrasında da aktif şekilde takip edildiğini belirterek, Türkiye ile Macaristan arasında kozmetik ve kişisel bakım sektörlerinde katma değerli ticari iş birliklerinin artırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. HEPA Türkiye, önümüzdeki dönemde de uluslararası fuar ve sektörel organizasyonlar aracılığıyla Türk ve Macar firmalarını bir araya getirerek sürdürülebilir ticari ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEPA Türkiye, BeautyEurasia 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı Haber

HEPA Türkiye, BeautyEurasia 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı

Macar firma ile Türkiye ve Macaristan arasındaki ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkıda bulundu. Kozmetik, kişisel bakım, profesyonel güzellik uygulamaları, ambalaj ve hammadde alanlarında bölgenin en önemli ticaret platformlarından biri olan BeautyEurasia 2026, uluslararası alıcılar ile küresel kozmetik markalarını bir araya getirmeye devam etti. Fuarda, başta Orta Doğu, BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkeleri ve gelişmekte olan pazarlar olmak üzere 69 ülkeden 500’ün üzerinde nitelikli VIP satın alıcı, distribütör ve ithalatçı ağırlandı. HEPA Türkiye koordinasyonunda fuarda yer alan Macaristan Ülke Pavilyonu, yenilikçi ürün portföyü, yüksek kalite standartları ve sürdürülebilir üretim yaklaşımlarıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Pavilyondaki Macar firmalar; profesyonel kozmetik, saç ve cilt bakımı, tırnak kozmetiği, kişisel bakım ürünleri, ambalaj çözümleri ve renkli kozmetik alanlarında faaliyet göstererek sektör profesyonelleriyle güçlü temaslar kurdu. Fuarda Güzellik ve Kozmetik Markaları Öne Çıktı Fuara katılan Macar firmalar arasında; profesyonel güzellik ve FMCG alanında faaliyet gösteren Alveola Kft., kozmetik ambalaj çözümleri sunan Karsai Kft., Avrupa’nın önde gelen saç bakım markalarından Kallos Cosmetics yer aldı. Ayrıca, profesyonel tırnak kozmetiğinde küresel ölçekte faaliyet gösteren Mystic Nails, yaklaşık 200 yıllık geçmişiyle kozmetik ve hijyen ürünleri üreticisi Caola Zrt. ile trend odaklı makyaj ürünleri geliştiren ADEN Cosmetics de yer aldı. Fuar Boyunca Ticari Temaslar Kuruldu Fuarda Macaristan Pavilyonu’nda yer alan firmalar, yaklaşık 100’e yakın B2B iş görüşmesi gerçekleştirdi. Yapılan temaslarda; distribütörlük fırsatları, özel markalı üretim (private label), ihracat iş birlikleri ve bölgesel pazarlara erişim olanakları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Özellikle Türkiye pazarı ve bölgesel büyümeyi hedefleyen Macar firmalar açısından fuarın önemli ticari fırsatlar sunduğu gözlemlendi. HEPA Türkiye Ülke Müdürü Emre Cihad Sönmez, BeautyEurasia 2026 kapsamında kurulan iş bağlantılarının fuar sonrasında da aktif şekilde takip edildiğini belirterek, Türkiye ile Macaristan arasında kozmetik ve kişisel bakım sektörlerinde katma değerli ticari iş birliklerinin artırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. HEPA Türkiye, önümüzdeki dönemde de uluslararası fuar ve sektörel organizasyonlar aracılığıyla Türk ve Macar firmalarını bir araya getirerek sürdürülebilir ticari ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güzellik Sektöründe Dört Günde 20 Binden Fazla Ziyaretçi Haber

Güzellik Sektöründe Dört Günde 20 Binden Fazla Ziyaretçi

Fuar boyunca Türkiye’nin medikal estetik ve güzellik alanındaki güçlü altyapısı ve ileri teknolojiye dayalı uygulamaları uluslararası ziyaretçiler tarafından yakından incelendi. Sağlık turizmi ve artan talep, Türkiye’nin bölgesel bir merkez olma konumunu güçlendirdi. Sektörde yaklaşık 600 milyar dolarlık hacme ulaşan Türkiye pazarı, küresel güzellik ve bakım endüstrisi içinde stratejik bir konumda bulunuyor. YAPAY ZEKA VE ROBOTİK SİSTEMLERLE GELECEĞİN ESTETİĞİ DENEYİMLENDİ 2026 edisyonunun en dikkat çeken başlıklarından biri, yapay zekâ destekli cihazlar ve robotik uygulamalar oldu. Türkiye’de ilk kez tanıtılan estetisyensiz zayıflama robotu, cilt nemi, elastikiyet ve hassasiyet gibi parametreleri analiz ederek kişiye özel protokoller oluşturabiliyor. Katılımcılar, cihazın bireyselleştirilmiş uygulama yeteneklerini canlı olarak deneyimleyerek teknoloji ile estetiğin buluşmasına tanıklık etti. Bunun yanı sıra egzozom teknolojileri, fraksiyonel lazer sistemleri, mikro iğne uygulamaları ve oksijen terapileri; medikal estetikte bilimsel ve hücresel temelli yaklaşımların önemini bir kez daha ortaya koydu. Yeni nesil cilt bakım cihazları ve yapay zekâ destekli analiz sistemleri, profesyonellerin uygulamalı eğitimlerde öğrenme ve deneme fırsatını artırdı. İLHAM, BİLGİ VE USTALIĞIN BULUŞTUĞU SAHNE MASTERCLASS 38. Güzellik & Bakım İstanbul, bu yıl gerçekleştirilen MasterClass oturumlarıyla sektördeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. 4 gün boyunca düzenlenen 35’den fazla oturumda, alanında uzman 45’den fazla konuşmacı sahne aldı. Fuarın ilk gününde MasterClass Medical Aesthetics sahnesinde medikal estetik alanında uzman doktorlar yer alırken; ikinci gün MasterClass Anti-Aging & Skin Care sahnesinde dermatoloji uzmanı doktorlar, diş hekimleri, uzman eczacılar ve doğal gençleşme uzmanları bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Üçüncü gün, MasterClass Make-Up ta makyaj sanatının yenilikçi eğitmenleri ve profesyonel makyaj sanatçıları sahnedeydi. Dördüncü ve son gün ise MasterClass Hair Show sahnesinde, saç sanatının usta ismi Sabit Akkaya’nın konuk olduğu söyleşi büyük ilgi gördü. Aynı gün Kuaförler Derneği Artistik Team, gerçekleştirdikleri etkileyici saç show’larıyla etkinlik alanında ziyaretçilere görsel bir şölen yaşattı. BÜTÜNCÜL GÜZELLİK VE SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRLARI Fuar kapsamında gerçekleştirilen MasterClass oturumları, sektörün geleceğini şekillendiren bilimsel ve uygulamalı içeriklerle katılımcılara aktarıldı. Longevity, anti-aging, mezoterapi, aromaterapi, holistik cilt bakımı ve wellness başlıklarında düzenlenen oturumlar, ziyaretçilere yalnızca teorik bilgi değil, uygulamalı deneyim imkânı sundu. Uzmanlar, estetik anlayışının artık yalnızca dış görünümle sınırlı olmadığını; sağlıklı yaş alma, hücresel yenilenme ve bütüncül bakım yaklaşımlarının ön plana çıktığını vurguladı. Katılımcılar, egzozom uygulamaları ve kişiye özel tedavi protokolleri ile geleceğin estetik trendlerini doğrudan gözlemleme fırsatı buldu. SAÇ VE MAKYAJ TRENDLERİ MASTERCLASS SAHNELERİNDE BULUŞTU “Make – Up” MasterClass’larında ise katılımcılar profesyonel makyaj uzmanlarının rehberliğinde yüz hatlarına ve cilt tipine uygun teknikleri, renk uyumu ve efekt uygulamalarını deneyimledi. Oturumlar, ziyaretçilere güncel trendleri uygulamalı olarak öğrenme fırsatı sunarken, profesyonel standartların birebir aktarılmasını sağladı. Bu bütüncül yaklaşım, sektör profesyonellerinin bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken, katılımcılara saç ve makyaj tasarımında kapsamlı bir deneyimi sundu. “Hair Show” MasterClass oturumları, uluslararası saç profesyonellerinin katkılarıyla katılımcılara sunuldu. Küresel trendler, ileri kesim teknikleri ve renk uygulamaları sahnede sergilendi. Ziyaretçiler hem teknik hem sanatsal bakış açısıyla saç tasarımındaki yenilikleri uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Haute couture yaklaşımlar, modern kuaförlük teknikleri ve gelişmiş renk teknolojileri etkinliklerin öne çıkan içerikleri arasında yer aldı. Profesyoneller, farklı saç yapıları ve stil tercihlerine uygun çözümleri canlı olarak göstererek sektöre ilham verdi. “FUAR, SADECE BUGÜNÜ DEĞİL GELECEĞİ DE İNŞA EDİYOR” Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TG Expo Güzellik & Bakım Fuarı Proje Direktörü Gökhan Büyükataman, organizasyonun küresel etkisine dikkat çekerek: "Güzellik & Bakım İstanbul’u sadece bir fuar olarak görmek eksik olur. Burası, sektörün dönüşümünü hızlandıran, bilgi ve deneyimi inovasyonla buluşturan stratejik bir platform. Bu yıl hem ziyaretçi hem de uluslararası marka katılımında önemli bir ivme yakaladık. Yapay zekâ destekli teknolojiler, kişiselleştirilmiş bakım uygulamaları, kuaförlük ve saç tasarımındaki yenilikler, profesyonel makyaj ve tırnak sanatındaki gelişmeler, wellness ve longevity yaklaşımları fuarın ana gündemini oluşturdu. Katılımcılar, ürünleri incelemenin ötesinde, uygulamalı deneyimlerle sektördeki dönüşümü yakından gözlemleme şansı buldu. Önümüzdeki yıllarda da bu etkileşimi daha da büyüterek, Türkiye’yi güzellik ve bakım sektöründe uluslararası bir merkez olarak konumlandırmayı sürdüreceğiz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güzellik Sektöründe Dört Günde 20 Binden Fazla Ziyaretçi Haber

Güzellik Sektöründe Dört Günde 20 Binden Fazla Ziyaretçi

Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’dan Körfez ülkelerine kadar geniş bir coğrafyadan gelen sektör profesyonelleri, yenilikçi ürünler, workshoplar ve uygulamalı eğitimlerle dolu bu organizasyona yoğun ilgi gösterdi. Bu yıl 22. 375 bin ziyaretçi, 100’ e yakın katılımcı ve 500’ den fazla uluslararası, yerli ve yabancı marka katılımıyla gerçekleşen bu fuarda, tüm paydaşların bir araya gelmesi ile güçlü bir ticaret ağı kuruldu. Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı, Türkiye’nin uluslararası güzellik ve medikal estetik alanındaki güçlü konumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Fuar, yalnızca ürün ve hizmet sergilemekle kalmayıp; bilgi paylaşımı, deneyim ve inovasyonu bir araya getiren bir ekosistem sunarak, sektörün hem bugünü hem de geleceğini şekillendiren bir platform olarak öne çıktı. GÜZELLİK & BAKIM SEKTÖRÜNDE TÜRKİYE’NİN KÜRESEL ROLÜ Fuar boyunca Türkiye’nin medikal estetik ve güzellik alanındaki güçlü altyapısı ve ileri teknolojiye dayalı uygulamaları uluslararası ziyaretçiler tarafından yakından incelendi. Sağlık turizmi ve artan talep, Türkiye’nin bölgesel bir merkez olma konumunu güçlendirdi. Sektörde yaklaşık 600 milyar dolarlık hacme ulaşan Türkiye pazarı, küresel güzellik ve bakım endüstrisi içinde stratejik bir konumda bulunuyor. YAPAY ZEKA VE ROBOTİK SİSTEMLERLE GELECEĞİN ESTETİĞİ DENEYİMLENDİ 2026 edisyonunun en dikkat çeken başlıklarından biri, yapay zekâ destekli cihazlar ve robotik uygulamalar oldu. Türkiye’de ilk kez tanıtılan estetisyensiz zayıflama robotu, cilt nemi, elastikiyet ve hassasiyet gibi parametreleri analiz ederek kişiye özel protokoller oluşturabiliyor. Katılımcılar, cihazın bireyselleştirilmiş uygulama yeteneklerini canlı olarak deneyimleyerek teknoloji ile estetiğin buluşmasına tanıklık etti. Bunun yanı sıra egzozom teknolojileri, fraksiyonel lazer sistemleri, mikro iğne uygulamaları ve oksijen terapileri; medikal estetikte bilimsel ve hücresel temelli yaklaşımların önemini bir kez daha ortaya koydu. Yeni nesil cilt bakım cihazları ve yapay zekâ destekli analiz sistemleri, profesyonellerin uygulamalı eğitimlerde öğrenme ve deneme fırsatını artırdı. İLHAM, BİLGİ VE USTALIĞIN BULUŞTUĞU SAHNE MASTERCLASS 38. Güzellik & Bakım İstanbul, bu yıl gerçekleştirilen MasterClass oturumlarıyla sektördeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. 4 gün boyunca düzenlenen 35’den fazla oturumda, alanında uzman 45’den fazla konuşmacı sahne aldı. Fuarın ilk gününde MasterClass Medical Aesthetics sahnesinde medikal estetik alanında uzman doktorlar yer alırken; ikinci gün MasterClass Anti-Aging & Skin Care sahnesinde dermatoloji uzmanı doktorlar, diş hekimleri, uzman eczacılar ve doğal gençleşme uzmanları bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Üçüncü gün, MasterClass Make-Up ta makyaj sanatının yenilikçi eğitmenleri ve profesyonel makyaj sanatçıları sahnedeydi. Dördüncü ve son gün ise MasterClass Hair Show sahnesinde, saç sanatının usta ismi Sabit Akkaya’nın konuk olduğu söyleşi büyük ilgi gördü. Aynı gün Kuaförler Derneği Artistik Team, gerçekleştirdikleri etkileyici saç show’larıyla etkinlik alanında ziyaretçilere görsel bir şölen yaşattı. BÜTÜNCÜL GÜZELLİK VE SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRLARI Fuar kapsamında gerçekleştirilen MasterClass oturumları, sektörün geleceğini şekillendiren bilimsel ve uygulamalı içeriklerle katılımcılara aktarıldı. Longevity, anti-aging, mezoterapi, aromaterapi, holistik cilt bakımı ve wellness başlıklarında düzenlenen oturumlar, ziyaretçilere yalnızca teorik bilgi değil, uygulamalı deneyim imkânı sundu. Uzmanlar, estetik anlayışının artık yalnızca dış görünümle sınırlı olmadığını; sağlıklı yaş alma, hücresel yenilenme ve bütüncül bakım yaklaşımlarının ön plana çıktığını vurguladı. Katılımcılar, egzozom uygulamaları ve kişiye özel tedavi protokolleri ile geleceğin estetik trendlerini doğrudan gözlemleme fırsatı buldu. SAÇ VE MAKYAJ TRENDLERİ MASTERCLASS SAHNELERİNDE BULUŞTU “Make – Up” MasterClass’larında ise katılımcılar profesyonel makyaj uzmanlarının rehberliğinde yüz hatlarına ve cilt tipine uygun teknikleri, renk uyumu ve efekt uygulamalarını deneyimledi. Oturumlar, ziyaretçilere güncel trendleri uygulamalı olarak öğrenme fırsatı sunarken, profesyonel standartların birebir aktarılmasını sağladı. Bu bütüncül yaklaşım, sektör profesyonellerinin bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken, katılımcılara saç ve makyaj tasarımında kapsamlı bir deneyimi sundu. “Hair Show” MasterClass oturumları, uluslararası saç profesyonellerinin katkılarıyla katılımcılara sunuldu. Küresel trendler, ileri kesim teknikleri ve renk uygulamaları sahnede sergilendi. Ziyaretçiler hem teknik hem sanatsal bakış açısıyla saç tasarımındaki yenilikleri uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Haute couture yaklaşımlar, modern kuaförlük teknikleri ve gelişmiş renk teknolojileri etkinliklerin öne çıkan içerikleri arasında yer aldı. Profesyoneller, farklı saç yapıları ve stil tercihlerine uygun çözümleri canlı olarak göstererek sektöre ilham verdi. “FUAR, SADECE BUGÜNÜ DEĞİL GELECEĞİ DE İNŞA EDİYOR” Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TG Expo Güzellik & Bakım Fuarı Proje Direktörü Gökhan Büyükataman, organizasyonun küresel etkisine dikkat çekerek: "Güzellik & Bakım İstanbul’u sadece bir fuar olarak görmek eksik olur. Burası, sektörün dönüşümünü hızlandıran, bilgi ve deneyimi inovasyonla buluşturan stratejik bir platform. Bu yıl hem ziyaretçi hem de uluslararası marka katılımında önemli bir ivme yakaladık. Yapay zekâ destekli teknolojiler, kişiselleştirilmiş bakım uygulamaları, kuaförlük ve saç tasarımındaki yenilikler, profesyonel makyaj ve tırnak sanatındaki gelişmeler, wellness ve longevity yaklaşımları fuarın ana gündemini oluşturdu. Katılımcılar, ürünleri incelemenin ötesinde, uygulamalı deneyimlerle sektördeki dönüşümü yakından gözlemleme şansı buldu. Önümüzdeki yıllarda da bu etkileşimi daha da büyüterek, Türkiye’yi güzellik ve bakım sektöründe uluslararası bir merkez olarak konumlandırmayı sürdüreceğiz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Longevity, Egzozom ve Aromaterapi Uzmanları Aynı Sahnede Buluştu Haber

Longevity, Egzozom ve Aromaterapi Uzmanları Aynı Sahnede Buluştu

Fuar kapsamında gerçekleştirilen MasterClass oturumlarında, medikal estetikten anti-aging uygulamalarına, aromaterapiden fonksiyonel wellness yaklaşımlarına kadar geniş bir içerik ele alındı. Uzman isimler, longevity yaklaşımının bilimsel temellerini, egzozom uygulamalarının güncel kullanım alanlarını ve aromaterapinin bütüncül sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Oturumlarda, kişiselleştirilmiş bakım uygulamaları ile bütüncül sağlık yaklaşımının sektörde giderek daha belirleyici hale geldiği, sürdürülebilir ve bilim temelli uygulamaların ise önümüzdeki dönemin ana yönünü şekillendireceği öne çıktı. MasterClass sahnesinde sektörün önde gelen doktorları, eczacıları, akademisyenleri ve uygulayıcıları; uzun yaşam (longevity), rejeneratif tıp, dermokozmetik, aromaterapi ve holistik cilt bakımı gibi güncel başlıklarda bilgi ve deneyimlerini paylaştı. HÜCRELER ARASI ‘GENÇLİK MESAJLARI’ HASARLI DNA’YI ONARIYOR Programın öne çıkan oturumlarından biri olan “Longevity ve Anti-Aging İçin Mezoterapi” başlıklı sunumda, medikal estetik uygulamaların yalnızca dış görünümü iyileştirmeye odaklanmadığını; sağlıklı yaşlanma ve yaşam kalitesini artırma hedefiyle şekillendiğini belirten Mezoterapi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ufuk Alatekin, longevity ve anti-aging uygulamalarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Longevity yaklaşımıyla birlikte, mezoterapi gibi uygulamalar kişiselleştirilmiş tedavi planlarının önemli bir parçası haline geliyor. Bireyin ihtiyacına göre planlanan uygulamalar, cilt sağlığını desteklerken yaşlanma sürecini daha dengeli ve kontrollü hale getirmeyi amaçlıyor. Önümüzdeki dönemde bilimsel temele dayanan, kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların medikal estetik alanında daha belirleyici olacağını öngörüyoruz.” Rejeneratif tıp alanında çalışan Medikal Estetik Doktoru Dr. Ersun Çobanoğlu ise “Rejeneratif Tıpta Egzozomların Yeri ve Geleceği” başlıklı oturumunda, son dönemde estetik ve dermatoloji alanında giderek daha fazla konuşulan egzozom teknolojilerine ilişkin güncel gelişmeleri ve uygulama alanlarını aktardı. ARTIK KIRIŞIKLIK DOLDURMUYORUZ, HÜCRELERE GENÇ DAVRANMAYI ÖĞRETİYORUZ Son yıllarda sağlık, güzellik ve estetik alanlarında öne çıkan “longevity” yaklaşımı, 38. Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı’nda MasterClass sahnesinin en yoğun ilgi gören başlıklarından biri oldu. Yaşam süresini uzatmanın ötesinde yaşam kalitesini artırmaya odaklanan bu yaklaşım; beslenmeden cilt bakımına, rejeneratif tıptan estetik uygulamalara kadar geniş bir perspektifte ele alındı. Medikal Estetik Mastırlılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ömer Aycan, “İçten Desteklenen Longevity, Genç Görünmek mi, Genç Kalmak mı?” başlıklı sunumunda longevity kavramını bütüncül bir çerçevede değerlendirirken; Medikal Estetik Doktoru Dr. Saliha Sönmezateş ve Güzellik Teknolojileri Uzmanı Mehmet Onur İşim, “Fraksiyonel CO₂ Lazer ile Dermal Kolajen Rejenerasyonu” oturumunda teorik temelleri ve uygulama süreçlerini aktardı. Longevity odağındaki oturumlarda Senem Sena İnanır ve Logevity Uzman Danışmanı Bora Özkurt, yeni nesil yaklaşımları ve danışmanlık perspektifini paylaşırken; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı “Menopoz ve Antı-Aging” oturumunda menopoz sürecinin sağlıklı yaşlanma üzerindeki etkilerini ele aldı YÜZÜNÜZ GERÇEKTE NE İSTİYOR? CİLT, AĞIZ, ÇENE VE DOĞAL GENÇLEŞMENİN BULUŞMASI Güzellik ve estetik anlayışı her geçen gün daha bütüncül bir perspektife evrilirken, yüzün yalnızca cilt yüzeyinden ibaret olmadığı gerçeği de giderek daha fazla önem kazanıyor. “Yüzünüz Gerçekte Ne İstiyor? Cilt, Ağız, Çene ve Doğal Gençleşmenin Buluşması” başlıklı panelde, Doğal Gençleştirme Uzmanı Mehtap Arslandöl moderatörlüğünde; Dermatoloji Uzmanı Dr. Gözde Emel Gökçek ve İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hümeyra Arıkan Kocaelli, yüz estetiğini etkileyen görünmeyen faktörleri disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirdi. Uzmanlar, yüzün cilt, kas yapısı, çene formu ve mimik alışkanlıklarıyla birlikte bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, sağlıklı ve genç bir görünüm için cildi zorlamak yerine dengeyi koruyan, nazik ve bütüncül yaklaşımların öne çıktığını ifade etti. “Gerçek gençlik; abartısız, dengeli ve sağlıklı görünen bir ciltten geçer” değerlendirmesinde bulundu. AROMATERAPİ VE HOLİSTİK CİLT BAKIMI YAKLAŞIMLARI Güzellik ve cilt bakımı alanında doğal içeriklere ve bütüncül yaklaşımlara olan ilginin artmasıyla birlikte aromaterapi, dermokozmetik ve holistik uygulamalar Güzellik & Bakım İstanbul Fuarı’nda MasterClass sahnesinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. “Sağlık ve Güzellik Sunan Dermokozmatik ve Aromaterapötik Ürünler” oturumunda sahne alan Aromaterapi Derneği Başkanı Uzm. Ecz. Sevil Ağalar, Uzm. Ecz. Funda Figen Şirin Bal ve Ecz. İlknur Bozkaya sektördeki güncel duruma ilişkin deneyimlerini paylaştı. ZİHİN, BEDEN VE DOĞA DENGESİ Program kapsamında Fonksiyonel Tıp Wellness ICF & Usta Öğretici Estetisyen Nilay Kurt, “Kokuların Şifası: Bitkilerle Ruh ve Zihin Yolculuğu” başlıklı oturumda aromatik bitkilerin iyi yaşam üzerindeki etkilerini ele aldı. Diş Hekimi & Kahkaha Lideri ve Eğitmeni Nezahat Solak ise “Gülmenin Bilimi: Kahkaha Yogası ile Enerji ve Güzellik” oturumunda zihin ve beden dengesine odaklanan yaklaşımını aktardı. “Trans Dermal Bukkal Masaj & Holistik Face UP” oturumunda, uygulamaya ilişkin değerlendirmede bulunan Eğitimci, Yazar PhD. Dr. Pelin Balı, “İğne ve enjeksiyon gerektirmeyen, kas hafızasıyla çalışan bu yaklaşım yüz gençleşmesini desteklerken, çene sıkma ve yüz gerginliği gibi şikayetlere yönelik de alternatif bir çözüm sunuyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.