Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cilt Tipi

Kapsül Haber Ajansı - Cilt Tipi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cilt Tipi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Düğün Öncesi Estetik Kabusa Dönüşmesin Haber

Düğün Öncesi Estetik Kabusa Dönüşmesin

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte düğün organizasyonları hız kazandı. Hayatlarının en özel gününde kameralar karşısında güzel görünmek isteyenler ise güzellik salonları ve estetik merkezlerinin yolunu tuttu. Kimi saç ve cilt bakımı gibi temel işlemler yaptırırken, kimileri ise botokstan yüz gerdirmeye, gıdı aldırmadan ameliyatsız gençleşme uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede işlemler tercih ediyor. Üstelik klinikleri sadece gelin ve damatlar değil; kayınvalideler, görümceler ve tüm aile üyeleri birlikte dolduruyor. Düğünlerde "en iyi versiyonuyla" yer almak isteyen ailelerin yarattığı bu yoğunluk, kliniklerde adeta bir "düğün mesaisi" başlattı. En çok ‘flaş patlaması’ korkutuyor Yaşanan bu yoğunluğu ve "toplu estetik" trendini değerlendiren Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, ailelerin en çok fotoğraf karelerinde kusursuz çıkma dürtüsüyle hareket ettiğini belirtti. Kliniklerde en çok talep gören işlemleri sıralayan Dr. Bal, şu bilgileri verdi: "Fotoğraflarda flaş patladığında ya da ters ışıkta cildin mat, yorgun ve sarkık görünmesini engellemek için inanılmaz bir talep var. Gelinler ve damatlar daha çok dinamik bir yüz hattı için botoks, dudak dolgusu ve cilde canlılık veren gençlik aşılarını tercih ederken; anneler, kayınvalideler ve görümceler ise daha çok lifting (yüz kaldırma) etkili ameliyatsız işlemler, göz çevresi gençleştirme ve derin kırışıklık tedavilerine yöneliyor." Son dakika işlemleri kâbusa dönüşmesin Düğün telaşı içinde zamanın daralması nedeniyle birçok kişinin aceleci davrandığını ve bunun büyük riskler barındırdığını vurgulayan Dr. Asel Seda Bal, "altın zamanlama" uyarısında bulundu: "En büyük risk, panikle ve hızlıca karar verip kulaktan dolma işlemler yaptırmak. Düğün gününe sayılı günler kala, cildin reaksiyon gösterme, morarma veya ödem riskini hesaba katmadan yapılan agresif uygulamalar, en mutlu günü bir kâbusa dönüştürebilir. Bu tarz medikal estetik işlemlerinin düğünden en az 3 ila 4 hafta önce tamamlanmış olması gerekir ki oturma süresi sağlansın, olası bir yan etki varsa hızla müdahale edilebilsin." ‘Trende değil, hekime güvenin’ Estetiğin bir moda akımı veya düğün öncesi alelacele yapılacak bir makyaj uygulaması gibi görülmemesi, aksine kişiye özel bir tedavi süreci olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Asel Seda Bal, "Her yüz yapısı, her cilt tipi birbirinden farklıdır. Gelin için harika sonuç veren bir uygulama, kayınvalide ya da görümce için doğru tercih olmayabilir. Bu süreçte en doğrusu, sosyal medyadaki akımlara bakarak hızlı karar vermekten ziyade, doğru tedavinin kişiye özel olarak planlanması ve mutlaka uzman bir hekim kontrolünde yapılmasıdır. Doğru zamanda, uzman ellerde yapılan minimal dokunuşlar, düğün fotoğraflarında yapaylıktan uzak, doğal ve kusursuz bir görünümün anahtarıdır" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güneş Koruyucu Kullanımında 10 Kritik Kural!  Haber

Güneş Koruyucu Kullanımında 10 Kritik Kural! 

Özellikle ultraviyole (UV) ışınları cilt hücrelerinin DNA yapısında hasara yol açarak, uzun vadede cilt kanseri riskini artırabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın (IARC) 2022 yılı verilerine göre, dünya genelinde 1,5 milyondan fazla yeni cilt kanserleri teşhis edildi. Üstelik, eskiden daha ileri yaşlarda görülen cilt kanserleri artık 30’lu ve 20’li yaşlardaki bireylerde de daha sık karşımıza çıkıyor. Bu artışta kontrolsüz güneşlenme alışkanlıkları ve çocukluk dönemindeki yoğun ultraviyole ışınlarına maruz kalma önemli rol oynuyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneşin zararlı etkilerinden korunmamızda güneş koruyucu ürünlerin kilit bir rol üstlendiğini belirterek, “Koruyucu ürünler ultraviyole ışınlarının cilt üzerindeki zararlı etkilerini azaltarak hem erken yaşlanma sorunlarına hem de cilt kanseri riskine karşı önemli bir koruma sağlar. Ancak etkin koruma için doğru ürün seçimi ve doğru kullanım büyük önem taşır. En sık yapılan üç hata; güneş koruyucuyu yetersiz miktarda sürmek, gün içinde yenilememek ve koruyucuya güvenerek uzun süre güneş altında kalmaktır” diyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş koruyucularda dikkat etmemiz gereken en önemli 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. “İstediğim kadar güneşlenebilirim” hatasına düşmeyin! Güneş koruyucu kullanmanın güneş altında sınırsız süre kalabileceğimiz anlamına gelmediği uyarısında bulunan Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, “Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş maruziyetinden kaçınılmalı. Ayrıca, geniş kenarlı şapka ve UV koruyucu güneş gözlüğü kullanılmalı, sık dokunmuş açık renkli giysiler tercih edilmeli ve mümkün olduğunca gölge alanlarda kalınmalıdır. Çünkü en etkili güneşten korunma, güneş koruyucu ürünlerin fiziksel korunma önlemleriyle birlikte kullanılmasıyla sağlanır” bilgisini veriyor. SPF 50 altı ürünler yetersiz kalabilir SPF (Sun Protection Factor-Güneş Koruma Faktörü), güneş koruyucunun cildi güneş yanığından sorumlu olan UVB ışınlarına karşı ne ölçüde koruduğunu gösteren bir değerdir. SPF değeri yükseldikçe cilde ulaşan UVB ışınlarının yoğunluğu azalıyor. Örneğin SPF 30, UVB ışınlarının yaklaşık yüzde 97'sini; SPF 50 de yaklaşık yüzde 98'ini filtreliyor. Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, “Bu nedenle günlük kullanımda en az SPF 30, yaz aylarında ve yoğun güneş maruziyetinde ise SPF 50 ve üzeri koruma sağlayan ürünler tercih edilmelidir” diyor. Sadece SPF tek başına yeterli değil Güneş koruyucunun yüksek SPF değeri içermesi tek başına yeterli gelmiyor. Ürünün hem UVB ışınlarına hem de cildin daha derin katmanlarına ulaşabilen UVA ışınlarına karşı geniş spektrumlu koruma sağlaması gerekiyor. Çünkü cilt yaşlanması ve bazı cilt kanserleriyle özellikle UVA ışınları ilişkili oluyor. Bu nedenle, ambalaj üzerinde “Broad Spectrum”, “UVA/UVB Koruması” veya UVA logosu bulunan ürünleri tercih etmeniz cilt sağlığınız için çok önemli. Filtre seçimine mutlaka dikkat edin Güneş koruyucularda kullanılan filtreler genel olarak kimyasal (organik) ve fiziksel/mineral (inorganik) olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Kimyasal filtreler UV ışınlarını emerek zararsız ısı enerjisine dönüştürürken, fiziksel filtreler UV ışınlarını yansıtarak ve dağıtarak koruma sağlıyor. Günümüzde birçok ürün her iki filtre grubunu birlikte içerecek şekilde formüle ediliyor. Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, kimyasal ve mineral filtreli koruyucuların özelliklerini şöyle anlatıyor: “Kimyasal filtreli ürünler genellikle daha hafif yapılıdır, ciltte beyaz kalıntı bırakmaz ve kozmetik açıdan daha konforludur. Bu nedenle yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde sıklıkla tercih edilir. Ancak çok hassas ciltlerde veya bazı alerjik bünyelerde tahriş gelişme riski olabilir. Fiziksel filtreli ürünlerde ise en sık çinko oksit ve titanyum dioksit kullanılır. Bu ürünler geniş spektrumlu koruma sağlar ve hassas ciltlerde genellikle daha iyi tolere edilir. Özellikle bebeklerde, çocuklarda, hamilelerde, rosacea veya atopik dermatit gibi cilt hassasiyeti bulunan kişilerde öncelikli seçenektir.” Cilt tipinize uygun olması çok önemli Her güneş koruyucu her cilt tipi için uygun olmayabiliyor. Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde hafif yapılı, su bazlı ve komedojenik olmayan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, “Kuru ciltlerde ise nemlendirici içeriği zengin formüller daha iyi sonuç verirken, hassas ciltlerde parfüm ve alkol içeriği düşük ürünler tahriş riskini azaltır. Doğru ürün seçimi düzenli kullanım alışkanlığını da destekler” diye konuşuyor. Yüz ve vücudunuza aynı ürünü kullanmayın Her ne kadar güneş koruyucuların temel görevi aynı olsa da yüz ve vücut cildi birbirinden farklı özelliğe sahipler. Yüz bölgesi daha ince, daha hassas ve yağ bezlerinden daha zengin bir yapıya sahip olduğu için kullanılan ürünlerin de buna uygun formüle edilmesi gerekiyor. Özellikle akneye eğilimli kişilerde yüz için geliştirilmiş, komedojenik olmayan ve hafif yapılı ürünlerin tercih edilmesi gerekiyor. Vücut için üretilen güneş koruyucular ise genellikle daha yoğun kıvamlı oluyor ve geniş alanlara uygulanacak şekilde formüle ediliyor. Bu ürünlerin yüz bölgesinde kullanılmasının bazı kişilerde parlama, gözenek tıkanıklığı veya sivilce oluşumuna yol açabildiğini anlatan Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, “Benzer şekilde yüz için tasarlanan küçük hacimli ürünleri tüm vücuda uygulamak ise pratik ve ekonomik olmayabilir. Ayrıca yüz ürünlerinde antioksidanlar, leke karşıtı aktifler veya nemlendirici içerikler gibi ek cilt bakım bileşenleri de bulunabilir” diye konuşuyor. 20 – 30 dakika kuralına dikkat! Çoğumuz güneş koruyucuyu plaja ulaştığımızda veya evden çıkarken cildimize uyguluyoruz. Oysa özellikle kimyasal filtreli ürünlerin cilt üzerinde etkili koruma oluşturabilmesi için dışarı çıkmadan yaklaşık 20-30 dakika önce uygulanması gerekiyor. Böylece koruyucu filtreler cilt üzerinde homojen şekilde yerleşebiliyor. Cildinizde yeterince sürdüğünüzden emin olun Güneş koruyucularda en sık yapılan hatalardan birinin ürünü cilde çok az miktarda sürmek olduğuna işaret eden Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, şu bilgileri veriyor: “Yüz ve boyun bölgesi için yaklaşık iki parmak kuralı uygulanabilir. Tüm vücut için ortalama 30-35 ml, yani yaklaşık iki yemek kaşığı ürün kullanılması önerilir. Daha az miktarda sürülen ürünler ambalaj üzerinde belirtilen SPF korumasını sağlayamaz.” Gün içinde her 2 saatte bir yenileyin Güneş koruyucular gün boyunca terleme, yüzme, havlu kullanımı ve doğal aşınma nedeniyle etkinliğini kaybedebiliyor. Bu nedenle ortalama her iki saatte bir yenilenmeleri büyük önem taşıyor. Deniz veya havuz sonrasında ise suya dayanıklı ürün kullanılsa bile mutlaka tazelenmesi gerekiyor. Doğrudan güneş altında bırakmayın Bulutlu günlerde ultraviyole ışınlarının önemli bir bölümü yeryüzüne ulaşmaya devam ediyor. Dolayısıyla, sadece güneşli havalarda değil, yılın her döneminde güneş koruyucu kullanmak gerekiyor. Ayrıca ürünlerin plajda doğrudan güneş altında bırakılması koruyucu filtrelerin bozulmasına neden olabiliyor. Bu nedenle güneş koruyucular serin, kuru ve gölgeli ortamlarda saklanmalı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Gelmeden Bu Detaya Dikkat! Güneş Kremi Seçerken Yapılan Hata Cildi Yıpratıyor Haber

Yaz Gelmeden Bu Detaya Dikkat! Güneş Kremi Seçerken Yapılan Hata Cildi Yıpratıyor

Güneş ışınlarının cilt üzerindeki etkileri her geçen yıl daha fazla tartışılırken, uzmanlar bilinçsiz ürün kullanımının uzun vadede ciddi sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor. Erken yaşlanma belirtilerinden leke oluşumuna, cilt hassasiyetinden güneş yanıklarına kadar pek çok problemin temelinde yanlış güneş koruyucu tercihleri yer alabiliyor. Güneş Kreminde SPF Değeri Tek Başına Yeterli Olmuyor Tüketicilerin büyük bölümü güneş kremi seçerken ilk olarak SPF değerine bakıyor. Ancak uzmanlara göre yalnızca yüksek koruma faktörlü ürün kullanmak cildi tam anlamıyla korumaya yetmiyor. SPF değeri, ürünün UVB ışınlarına karşı koruma seviyesini gösterirken, UVA ışınlarına karşı da etkili koruma sunan ürünlerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. Özellikle “geniş spektrumlu koruma” ibaresi bulunan güneş kremlerinin daha kapsamlı bir koruma sağladığı ifade ediliyor. Çünkü UVA ışınları cilt yaşlanmasını hızlandırırken, UVB ışınları ise yanıklara neden olabiliyor. Uzmanlar, iki ışın tipine karşı da koruyucu özellik taşıyan ürünlerin düzenli kullanımının cilt sağlığı açısından kritik olduğunun altını çiziyor. Cilt Tipine Uygun Ürün Seçimi Büyük Önem Taşıyor Her güneş kremi her cilt tipi için uygun olmayabiliyor. Yağlı cilde sahip kişilerin ağır yapılı ürünler kullanması sivilce oluşumunu artırabilirken, kuru ciltlerde yeterli nem desteği sağlamayan ürünlerin tahrişe yol açabileceği belirtiliyor. Dermatologlar özellikle hassas cilt yapısına sahip kişilerin parfüm ve alkol içeriği yüksek ürünlerden uzak durması gerektiğini vurguluyor. Son yıllarda mineral filtreli güneş kremlerine olan ilginin artmasının temel nedenlerinden biri de cilt hassasiyetini daha az tetiklemeleri olarak gösteriliyor. Ayrıca çocuklar için üretilen güneş koruyucuların yetişkin ürünlerinden farklı içeriklere sahip olduğu belirtiliyor. Çocuk cildinin daha ince ve hassas olması nedeniyle özel formüle edilmiş ürünlerin tercih edilmesi gerektiği ifade ediliyor. Yanlış Kullanım Güneş Kreminin Etkisini Azaltıyor Uzmanlara göre en kaliteli güneş kremi bile yanlış kullanıldığında yeterli koruma sağlamıyor. Güneş koruyucunun dışarı çıkmadan kısa süre önce değil, yaklaşık 20 ila 30 dakika öncesinde uygulanması gerektiği belirtiliyor. Böylece ürün cilt üzerinde etkili bir koruma tabakası oluşturabiliyor. Bir diğer önemli hata ise ürünün yetersiz miktarda kullanılması. Pek çok kişinin güneş kremini ince bir tabaka halinde sürdüğü ve bu nedenle koruma seviyesinin düştüğü ifade ediliyor. Özellikle deniz, havuz ve yoğun terleme sonrası ürünün yeniden uygulanmasının büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. Uzmanlar, güneş kremi kullanımının yalnızca plajla sınırlı düşünülmemesi gerektiğini belirtiyor. Günlük yaşamda araba kullanırken, yürüyüş yaparken ya da ofis ortamında cam kenarında uzun süre vakit geçirirken bile güneş ışınlarının cilde zarar verebildiği ifade ediliyor. Sahte ve Güvensiz Ürünlere Karşı Uyarı Yapıldı Yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte internet üzerinden satılan sahte kozmetik ürünlerde de artış yaşandığı belirtiliyor. Uzmanlar, güvenilir olmayan platformlardan satın alınan güneş kremlerinin ciddi sağlık riski oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle içeriği belirsiz ürünlerin ciltte alerjik reaksiyonlara neden olabileceği ve vaat edilen korumayı sağlamayabileceği ifade ediliyor. Ambalaj bilgileri eksik olan, son kullanma tarihi bulunmayan veya aşırı düşük fiyatla satılan ürünlere karşı dikkatli olunması gerektiği belirtiliyor. Dermatologlar, güneş koruyucu seçerken ürünün dermatolojik testlerden geçmiş olmasına ve güvenilir markalar tarafından üretilmesine dikkat edilmesini öneriyor. Uzman görüşü alınarak yapılan seçimlerin hem cilt sağlığını koruduğu hem de uzun vadede oluşabilecek sorunların önüne geçtiği aktarılıyor. Güneşten Korunma Sadece Krem Kullanımıyla Sınırlı Değil Uzmanlar, etkili güneş korumasının yalnızca krem kullanımıyla sağlanamayacağını belirtiyor. Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde uzun süre dışarıda kalınmaması gerektiği ifade ediliyor. Şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu kıyafet kullanımının da cilt sağlığı açısından önemli olduğu vurgulanıyor. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte güneşin zararlı etkilerine karşı bilinçli hareket edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, doğru güneş kremi kullanımının cilt sağlığını korumanın en temel adımlarından biri olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle düzenli koruma sağlayan kişilerin ilerleyen yaşlarda daha sağlıklı bir cilt yapısına sahip olabileceği ifade ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.