Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çimento

Kapsül Haber Ajansı - Çimento haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çimento haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çimsa, Yılın İlk Yarısında Satış Gelirlerini  25,4 Milyar TL Olarak Gerçekleştirdi Haber

Çimsa, Yılın İlk Yarısında Satış Gelirlerini 25,4 Milyar TL Olarak Gerçekleştirdi

Operasyonel gücünü finansal performansla desteklemeyi sürdüren Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin sonuçlarını açıkladı. Türkiye’deki çimento tüketiminde yaşanan daralmaya rağmen, güçlü performansını devam ettiren Çimsa, Amerika’daki gri çimento öğütme tesisinin de katkısıyla konsolide satış hacmini artırdı. Yılın ilk yarısında net satışları 25,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşen Çimsa, disiplinli maliyet yönetimi sayesinde 4,2 milyar TL FAVÖK elde ederken, net kârını yüzde 47 artışla 2,3 milyar TL’ye yükseltti. “ÇİMSA, İRLANDA’DA ALTERNATİF YAKIT KULLANIM ORANINI %61’DEN %79’A ÇIKARDI” Çimsa’nın son yıllarda farklı tesislerinde imza attığı alternatif yakıt kullanımına ilişkin yatırımlar, maliyet baskılarını hafifletti. 2024 yılının son çeyreğinde Çimsa bünyesine katılan Mannok’ta geçtiğimiz yılın ilk altı ayında yüzde 61 olan alternatif yakıt kullanım oranı, bu yılın ilk yarısı itibarıyla yüzde 79 olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz yılın ilk yarısında, Çimsa’nın Türkiye’deki tesislerindeki alternatif yakıt kullanım oranı yüzde 16 iken, söz konusu oran 2026 yılının ilk yarısında ise yüzde 24’e yükseldi. “CAC YATIRIMININ BİLANÇOYA ETKİSİNİ GELECEK DÖNEMDE GÖRECEĞİZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Çimsa’nın birçok açıdan sektörden pozitif şekilde ayrıştığını ifade ederken, “Proaktif maliyet yönetimimiz, dünyaya yayılan satış kanallarımız ve ürün portföyümüz, bizi pozitif ayrıştıran unsurların başında geliyor. Bununla birlikte, Çimsa’nın en güçlü özelliklerinden biri de bugünü başarıyla yönetirken, geleceğin stratejik adımlarını da bugünden atabilmesidir. Mersin tesisimizde geçtiğimiz haftalarda devreye giren kalsiyum alüminat çimento yatırımımız da bunun çok güçlü bir göstergesidir. Devreye aldığımız yeni yatırımımızla, yapı malzemeleri sektörünün küresel ölçekteki en stratejik ürünlerinden biri olan CAC’da üretim kapasitemizi yüzde 50 oranında artırdık. Bugün 200 bin tona yaklaşan CAC üretim kapasitemizle, Çin hariç pazarlardaki küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sini tek başımıza karşılayabilir hale geldik. CAC yatırımı ile Mersin’deki kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ı dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Bu yatırımımızın finansal sonuçlarımıza ve döviz gelirlerimize olan etkisini de gelecek dönemlerde görmeye başlayacağız. Çimsa farklı pazarlarda oyuncu olma stratejisi ve katma değerli ürünlerde büyüme hedefiyle önümüzdeki dönemde de finansal anlamda başarılı bir performans sergilemeye devam edecektir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa, Mannok tesisine İrlanda’nın  en büyük çatı tipi GES’ini kuruyor Haber

Çimsa, Mannok tesisine İrlanda’nın en büyük çatı tipi GES’ini kuruyor

Son yıllarda gerçekleştirdiği yenilenebilir enerji yatırımlarıyla, Türk çimento ve yapı malzemeleri sektörüne öncülük eden Sabancı Holding iştiraklerinden Çimsa, Türkiye’deki tecrübesini yurt dışına taşımaya devam ediyor. Bu kapsamda Çimsa, 2024 yılının son çeyreğinde bünyesine kattığı, Birleşik Krallık ve İrlanda coğrafyasının en önemli yapı malzemeleri tesisleri arasında gösterilen Mannok’ta çatı tipi güneş enerji santralinin (GES) kurulum çalışmalarına başladı. KURULUM YAPILACAK ÇATI, 5,5 FUTBOL SAHASINA EŞ DEĞER BÜYÜKLÜKTE Yaklaşık 5,5 futbol sahasına eş değer olan 38,8 dönümlük bir alana yayılacak santralde yaklaşık 10 bin güneş paneli yer alacak. 6 MW’lık bir kurulu güce sahip olacak santral, güneş enerjisinden üreteceği yıllık yaklaşık 4,86 milyon kWh’lık elektrikle yılda yaklaşık 792 tonluk karbon emisyonun da önüne geçecek. Sadece İrlanda yapı malzemeleri sektörünün değil, tüm ülkenin en önemli yenilenebilir enerji yatırımlarından biri olacak tesis, tamamlandığında İrlanda Cumhuriyeti’nin en büyük çatı tipi GES’i unvanının da sahibi olacak. TAMAMLANDIĞINDA, ÇİMSA’NIN TOPLAM KURULU GÜCÜ 30 MW’I AŞACAK Son yıllarda Türkiye’deki ve yurt dışındaki tesislerinde önemli GES yatırımlarına imza atan Çimsa, son 3,5 yılda Afyon, Bunol ve Eskişehir tesislerinde 45 bine yakın güneş paneli kurulumu gerçekleştirdi. Hali hazırda bu üç tesisinde 24,7 MW’lık kurulu güneş enerjisi gücüne sahip olan Çimsa, Mannok tesisindeki yatırımın da hayata geçmesiyle birlikte güneşteki toplam kurulu gücünü 30 MW’ın üzerine taşımış olacak. Hali hazırda operasyonel durumda bulunan Mersin ve Eskişehir’deki atık ısıdan elektrik üretim tesisleriyle (WHR) birlikte ise Çimsa’nın toplam kurulu gücü 41 MW’ı aşacak. Çimsa, tüm bu yatırımlarıyla birlikte yılda 50 bin tonluk karbon emisyonun da önüne geçmiş olacak. “HEM ÜRÜNLERİMİZİ HEM DE ÜRETİM TEKNOLOJİLERİMİZİ DÖNÜŞTÜRÜYORUZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, “Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz tüm yenilenebilir enerji yatırımlarımızla bir yandan sürdürülebilirlik hedeflerimizin izinde ilerlerken bir yandan da tesislerimizin ihtiyaç duyduğu enerjinin karşılanmasında kaynak çeşitlendirmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bu sayede hem Çimsa’nın yeşil dönüşümünü güçlendiriyor hem de enerji tedariğimizi kendi kaynaklarımızdan sağlama yetkinliğimizi artırarak tesislerimizin ihtiyaç duyduğu enerjiye daha sürdürülebilir, daha güvenli, daha rekabetçi bir şekilde ulaşabiliyoruz. Çimsa’da uzun zamandır en büyük önceliğimiz çimento şirketinden, sürdürülebilirliği odağına alan küresel bir yapı malzemeleri şirketine dönüşmek. Bu süreçte, hem ürettiğimiz ürünleri hem de üretim teknolojilerimizi sürdürülebilirlikle daha uyumlu hale getiriyoruz. Bu yatırım da bu anlayışın bir göstergesi” dedi. Mannok’un Birleşik Krallık ve İrlanda Cumhuriyeti coğrafyasında çok önemli bir konuma sahip olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, “Bir yapı malzemeleri kampüsü olarak tanımlayabileceğimiz Mannok, çimento, çimento bazlı ürünler ve yalıtım malzemelerinin yanı sıra geri dönüştürülmüş plastik ambalaj üretimi alanlarında çok büyük bir tecrübeye sahip. Bununla birlikte sürdürülebilirlik ve biyoçeşitlilik çalışmalarıyla da kendi coğrafyasında yapı malzemeleri sektörüne yön veren bir konumda. Çimsa ve Mannok ekiplerinin koordinasyon ve sinerjisinde hayata geçirdiğimiz bu yatırım, Mannok’un bölgesindeki öncü rolünü daha da kuvvetlendirecektir” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CK Enerji İle 3,8 Milyar kWh’lik Elektrik Tüketimi Yeşil Enerjiye Döndü Haber

CK Enerji İle 3,8 Milyar kWh’lik Elektrik Tüketimi Yeşil Enerjiye Döndü

Enerji sektöründe yeşil dönüşümün öncülerinden biri olmayı hedefleyen CK Enerji, sanayi ve ticarethane müşterilerinin yenilenebilir enerji kullanımını uluslararası geçerliliğe sahip Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) ile belgelendirerek sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor. Bu kapsamda 2021 yılından Haziran 2026 tarihine kadar toplam 11 bin 488 şirketin I-REC almasına aracılık eden CK Enerji, 3 milyar 785 milyon kWh elektrik tüketiminin yeşilin enerji kaynaklarından karşılandığını belgelendirdi. Böylece 1.600 ton CO₂ eşdeğeri Kapsam 2 emisyonunun yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilişkilendirilmesine ve yönetilmesine katkı sağlandı. JEOTERMAL VE HİDROELEKTRİK EN BÜYÜK PAYA SAHİP CK Enerji'nin sertifikalandırdığı yaklaşık 3,8 milyar kWh’lik elektrik tüketiminin kaynak bazlı dağılımında jeotermal ve hidroelektrik öne çıkıyor. CK Enerji verilerine göre bugüne kadar sertifikalandırılan yenilenebilir enerji tüketiminin; 1 milyar 347 milyon kWh'ı jeotermal, 1 milyar 339 milyon kWh'ı hidroelektrik, 491,3 milyon kWh'ı rüzgâr, 452,3 milyon kWh'ı güneş, 154,6 milyon kWh'ı ise biyokütle kaynaklarından sağlandı. 2026 ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI CK Enerji’den yapılan açıklamada 2026 yılının Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) açısından önemli bir dönüm noktası olduğuna işaret edilerek, “SKDM'nin geçiş dönemi 31 Aralık 2025 itibarıyla sona erdi ve 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülüklerin uygulanacağı döneme geçildi. Bu kapsamda Avrupa Birliği'ne ihracat yapan şirketlerin ürünlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını daha yakından takip etmeleri ve raporlamaları büyük önem taşımakta. Yenilenebilir enerji sertifikaları ise şirketlerin elektrik tüketimlerinden kaynaklanan emisyonlarını uluslararası standartlara uygun şekilde yönetmelerine ve raporlamalarına katkı sağlayan önemli araçlardan biri. Artık emisyonlarını etkin şekilde yönetebilen ve azaltım çalışmalarını belgeleyebilen şirketler rekabet avantajı elde ediyor. Bu nedenle çevresel performansın belgelenmesi tedarik zincirinde önemli bir kriter haline gelmiş durumda. Aynı zamanda bankalar ve finans kuruluşları ESG kriterlerini kredi değerlendirme süreçlerine giderek daha fazla entegre ediyor. Karbon yönetimi ve sürdürülebilirlik uygulamalarını güçlendiren şirketler finansman süreçlerinde avantaj sağlayabiliyor” denildi. İHRACATÇI SANAYİ KURULUŞLARI ÖNE ÇIKIYOR I-REC sertifikalarına yönelik talebin, sürdürülebilirlik hedefleri, karbon ayak izi yönetimi ve uluslararası ticaret gereklilikleri doğrultusunda birçok sektörde hızla arttığı belirtilen açıklamada öne çıkan sektörler şöyle sıralandı: İhracatçı sanayi kuruluşları (Demir-çelik, çimento, alüminyum, kimya ve plastik),Tekstil ve hazır giyim,Otomotiv ve yan sanayi,Teknoloji şirketleri ve veri merkezleri,Bankacılık ve finans sektörü,Perakende, gıda ve hızlı tüketim sektörü. I-REC NEDİR? I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası), tüketilen elektriğin güneş, rüzgâr veya hidroelektrik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini uluslararası standartlarda belgeleyen bir sertifika sistemi olarak tanımlanıyor. Elektrik şebekesinde farklı kaynaklardan üretilen enerjiler fiziksel olarak birbirinden ayrılamadığı için, yenilenebilir kaynaklardan üretilen her 1 MWh elektrik için uluslararası sistemde benzersiz bir sertifika oluşturulur. Bu sertifikalar sayesinde şirketler, elektrik tüketimlerinin yenilenebilir enerji kaynaklarıyla eşleştirildiğini şeffaf ve doğrulanabilir şekilde belgeleyebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hazır Beton Sektöründe Denge Arayışı Devam Ediyor Haber

Hazır Beton Sektöründe Denge Arayışı Devam Ediyor

2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını ortaya koydu. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye'de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir. Hazır Beton Endeksi 2026 Mayıs Ayı Raporu'na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayında tekrar toparlanma çabası ve mart ayındaki dalgalı seyrin ardından, nisan ayında gözlenen kısmi iyileşme eğilimi mayıs ayında yerini daha zayıf bir görünüme bırakmıştır. Güven Endeksi, nisan ayındaki sınırlı toparlanmanın ardından mayıs ayında yeniden aşağı yönlü bir hareket sergilemiştir. Endeks, eşik değerin (100,00) altında kalmaya devam etse de son aylardaki iyileşme eğilimini koruyamamış ve sektörde güven algısının henüz kalıcı bir toparlanma aşamasına ulaşmadığını göstermiştir. Bu görünüm, belirsizliklerin hâlen sürdüğüne ve beklentilerin temkinli seyrettiğine işaret etmektedir. Faaliyet Endeksi ise mayıs ayında, Kurban Bayramı tatilinin etkisiyle nisan ayındaki görece güçlü seviyesini koruyamamış ve yeniden zayıflama eğilimi göstermiştir. Endeksin eşik değerinin altında kalması, sektörde faaliyetin henüz bir genişleme ivmesi kazanamadığını ortaya koymaktadır. Mayıs ayındaki resmî tatil yoğunluğu dikkate alındığında, bu gerilemenin bir kısmının takvim etkisinden kaynaklandığı ve sektördeki hareketliliğin sınırlı kaldığı söylenebilir. Beklenti Endeksi, mart ayında başlayan yükseliş eğilimini nisan ayında korumuş olsa da mayıs ayında gerilemiştir. Bu gerileme, sektör oyuncularının önümüzdeki döneme ilişkin iyimserliğinde bir miktar zayıflamaya işaret etmektedir. Bununla birlikte, endeks değerinin negatif ancak diğerlerinden yüksek olması, beklenti de tamamen olumsuz değil ama ihtiyatlı bir görünümün öne çıktığını ortaya koymaktadır. Alt endekslerdeki bu gerilemenin etkisiyle, Hazır Beton Endeksi de mayıs itibarıyla nisan ayına kıyasla daha temkinli bir zemine oturmuştur. Bu nedenle mayıs ayı, kısa süreli bir toparlanma çabasının ardından yeniden denge arayışının öne çıktığı bir dönem olarak değerlendirilebilir. Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, mayıs ayında yıllık değişimler incelendiğinde, endekslerin genel olarak zayıf bir görünüm sergilediği görülmektedir. Beklenti Endeksi %0,1 oranında sınırlı artış kaydederek pozitif bölgede kalırken, Güven Endeksi %0,2 oranında yükselerek kısmen daha güçlü bir iyileşme göstermiştir. Buna karşılık, Hazır Beton Endeksi %0,6 ve Faaliyet Endeksi %2,1 oranında gerileyerek yıllık bazda negatif ayrışmıştır. Özellikle Faaliyet Endeksi'ndeki düşüş, sektörde reel hareketliliğin, bayramın da etkisiyle geçen yılın aynı dönemine göre belirgin biçimde zayıfladığını ortaya koymaktadır. 2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Beklenti ve güven tarafında sınırlı pozitif seyir korunmakla birlikte, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki canlanmanın henüz yaygın ve kalıcı bir ivme kazanamadığına işaret etmektedir. Bu tablo, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını göstermektedir. Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Güven ve Beklenti endekslerinde sınırlı iyileşme görülürken, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki hareketliliğin henüz güçlü ve kalıcı bir toparlanma sürecine girmediğine işaret etti." dedi. İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Türk inşaat sektörü açısından yılın geri kalan kısmında performansı etkileyecek en önemli gelişme ABD-İran savaşının sona ermesidir. Muhtemel bir anlaşma, Türkiye inşaat sektörü açısından makroekonomik ve sektörel düzeyde olumlu yansımalar doğurabilecek bir durum olarak değerlendirilmektedir. Jeopolitik risk priminin azalmasıyla birlikte enerji fiyatlarında sağlanabilecek görece istikrar, başta demir-çelik, çimento ve lojistik olmak üzere temel girdi maliyetlerinin daha öngörülebilir bir seyir izlemesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca bölgesel normalleşme sürecinin, özellikle Körfez ülkeleri kaynaklı doğrudan yabancı yatırımları teşvik ederek konut, altyapı ve ticari gayrimenkul alanlarında talep artışına yol açması beklenmektedir. Bunun yanı sıra söz konusu olumlu etkilerin büyüklüğü; küresel finans koşulları, Türkiye'nin iç makroekonomik dengeleri ve finansman maliyetlerinin seyri gibi değişkenlere bağlı olarak farklılık gösterebilecektir." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa’nın Cirosu İlk Çeyrekte 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

Çimsa’nın Cirosu İlk Çeyrekte 11,6 Milyar TL’ye Ulaştı

Sabancı Holding iştiraki Çimsa, yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Son yıllarda imza attığı uluslararası yatırımlar sayesinde konsolide bazda büyümeyi sürdüren Çimsa’nın satışları 11,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Enerji, yakıt ve navlun fiyatlarının ciddi yükselişler yaşadığı bir dönemde, ortaya koyduğu verimlilik odaklı yaklaşımı, coğrafya ve ürün çeşitliliği ile Çimsa, ilk çeyrekte FAVÖK’ünü yüzde 2,7’lik artışla 1,5 milyar TL’ye; net kârını ise yüzde 56’lık artışla 705 milyon TL’ye taşıdı. UMUT ZENAR: “GÜÇLÜ BİLANÇO YAPIMIZ, VERİMLİLİK YATIRIMLARI VE BÜYÜME PROJELERİ İÇİN BİZE İMKÂN SAĞLIYOR” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, “2025 yılının son çeyreğinde tamamlayarak hizmete aldığımız ABD gri çimento yatırımımız ve geçtiğimiz dönemde başlattığımız uluslararası ticaret operasyonlarımız sayesinde konsolide bazda satış hacmimizi artırırken, sürdürülebilir kârlılık yaklaşımımızı da güçlendirmeye devam ettik. Jeopolitik gelişmeler sonucunda, özellikle petrol fiyatlarındaki ciddi artışların maliyetler üzerinde baskı oluşturduğu bir dönemdeyiz. Böylesine zorlu bir ortamda hem FAVÖK’ümüzü hem de net kârımızı önemli ölçüde artırmayı başardık. Çimsa’nın piyasada daha rekabetçi ve sürdürülebilir kârlılık odaklı olma adına aldığı aksiyonların sonuçlarını görmüş olduk. Öncelikle Türkiye, İspanya ve İrlanda’da bulunan fabrikalarımızda, alternatif yakıt oranlarımızı en yüksek seviyelere çıkardık ve bu fabrikalarımızda ayrıca atık ısı, güneş enerjisi gibi enerji odaklı yatırımları tamamlayarak enerji ve yakıt maliyetlerindeki fiyat artış risklerinden kendimizi koruduk. Ticari olarak ise kapsamlı ve uzun vadeli yakıt, elektrik ve navlun kontratlarıyla son yaşanan maliyet artışlarından korunmayı başardık. Tüm bu hamleler Çimsa’nın sağlıklı bilanço yapısını güçlendirirken, gelecekte yapabileceği olası yatırımlar için de manevra kabiliyetini artırıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracatın Şampiyonları’nda Creavit’e Çifte Ödül! Haber

İhracatın Şampiyonları’nda Creavit’e Çifte Ödül!

Yurt içinde ve yurt dışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini, seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları ve armatürler başta olmak üzere ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamı ve bütüncül banyo çözümleriyle buluşturan Creavit, ihracattaki başarısını prestijli bir organizasyonda taçlandırdı. Türkiye İhracatçılar Meclisi çatısı altında faaliyet gösteren Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni, Ömer Bolat’ın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Törende Creavit, Seramik Sağlık Gereçleri sektöründe sergilediği üstün performansla iki ayrı kategoride ödüle layık görüldü. Creavit, “İhracatını Oransal Olarak En Fazla Artıran Firma” kategorisinde birincilik elde ederken, “En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma” kategorisinde ise ikincilik ödülünün sahibi oldu. Bu başarı, markanın global pazarlardaki etkinliğini ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin gücünü bir kez daha ortaya koydu. 2025 yılında da ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam eden Creavit, ihracat odaklı yaklaşımı, yenilikçi ürünleri ve geniş pazarlama ağıyla sektördeki lider konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Marka, önümüzdeki dönemde de uluslararası pazarlardaki varlığını artırarak Türkiye’yi başarıyla temsil etmeye devam etmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor Haber

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor

The Globby Araştırma Ekibi, 2016-2024 döneminde Avrupa Birliği'nin Çin, ABD, Hindistan ve Türkiye ile yürüttüğü ikili ticareti 97 ürün grubu bazında inceledi. Barış Yaşbala, analizin genel tablosunu özetlerken AB'nin bu dört ülkeden yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini belirterek, pastanın büyüdüğünü ancak dilimlerin eşit büyümediğini ifade etti. Yaşbala, analizin en çarpıcı bulgusunun otomotiv sektöründe yaşandığını vurguladı. 2016'da Türkiye'nin bu dört ülke arasında AB'ye en fazla otomotiv ihracatı yapan ülke konumunda olduğunu, ancak Çin'in elektrikli araç devrimiyle bu tabloyu tamamen değiştirdiğini aktardı. Çin'in otomotiv ihracatını 8 yılda beş katına çıkararak liderliği devraldığını belirten Yaşbala, Türkiye'nin 29 milyar dolarlık ihracatla hâlâ güçlü bir performans sergilediğini ancak elektrikli araç dönüşümünü yakalamanın artık tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi. Öte yandan Yaşbala, verilerin umut verici yeni trendlere de işaret ettiğinin altını çizdi. Raylı sistem araçları, savunma sanayii ve bitkisel yağlar gibi kalemlerde Türkiye'nin son 8 yılda çok yüksek büyüme oranları yakaladığını belirterek, ihracat yapısının geleneksel tekstil-otomotiv ekseninden çok daha geniş bir portföye evrildiğini ifade etti. Yaşbala, AB'nin COVID sonrasında benimsediği tedarik zinciri yakınlaştırma stratejisinin Türkiye'nin coğrafi konumunu daha da değerli kıldığını ve hız avantajı gerektiren sektörlerde, özellikle hızlı moda, taze gıda ve sipariş bazlı üretimde Türk ihracatçıların önünde önemli fırsatlar bulunduğunu vurguladı. Yaşbala, tehditlere de dikkat çekerek AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) Türk ihracatçılar için yakın vadedeki en somut risk olduğunu belirtti. Demir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi kalemlerin kapsama girdiğini hatırlatan Yaşbala, Türkiye'nin bu sektörlerde önemli bir ihracatçı olduğunu ve karbon ayak izi raporlamasının artık bir pazar erişimi koşulu haline geldiğini aktardı. Hindistan'ın özellikle elektrik-elektronik ve kimyasal sektörlerinde hızla yükseldiğini de ekleyen Yaşbala, Türk ihracatçıların veri odaklı karar almayı, elektrikli araç ekosistemini hızlandırmayı ve yeşil dönüşüme bugünden hazırlanmayı geciktirmemesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) Sertifikası Alan Tesislere Sertifikaları Takdim Edildi Haber

Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) Sertifikası Alan Tesislere Sertifikaları Takdim Edildi

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından ülkemize tanıtılan Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin (CSC) "Kaynakların Sorumlu Kullanımı Belgelendirme Sistemi" kapsamında son 3 yılda belgelendirilen tesislere sertifikaları düzenlenen bir törenle verildi. Beton, dünyada kullanılan en yaygın yapı malzemesidir. Dolayısıyla betonun sürdürülebilir olması geleceğimiz için önemlidir. B eton ve çimento sektöründe faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar, sorumlu kaynak kullanımı belgelendirme sisteminin geliştirilmesi için 2013 yılında bir araya geldi. Bunun sonucunda, 2016 yılında Beton Sürdürebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) kuruldu. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 2017'de Konseyin üyesi ve "Bölgesel Sistem Operatörü" olmayı başardı. Beraberinde betonun kalite denetiminde en etkin kurum olan Kalite Güvence Sistemi (KGS) de "Belgelendirme Kuruluşu" olarak atandı. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından ülkemize tanıtılan Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin (The Concrete Sustainability Council) "Kaynakların Sorumlu Kullanımı Belgelendirme Sistemi" kapsamında belgelendirmeleri devam ediyor. Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin (CSC) Belgelendirme Kuruluşu olan KGS İktisadi İşletmesi (KGS) tarafından yapılan denetimler sonucunda son 3 yıl içerisinde CSC Kaynakları n Sorumlu Kullanımı belgesini alan 14 firmaya belgelerinin takdimi için bir tören düzenlendi. 13 Kasım 2025 tarihinde BETON 2025 Fuarı ve Zirvesi'nde düzenlenen törene, Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, Beton Sürdürülebilirlik Konseyi Koordinatörü ve Sürdürülebilirlik Müdürü Cynthia Imesch, THBB Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri, THBB Genel Sekreteri Reşat Sönmez, THBB Teknik ve Sürdürülebilirlik Direktörü Koray Saçlıtüre, KGS Müdürü Çağlar Şaşmaz ve sektör temsilcileri katıldı. Törende, "Platin" seviyede CSC sertifikası alan Akçansa AGG Bursa Agrega Tesisi ve Limak Çimento Anka Çimento Fabrikası; "Altın" seviyede CSC sertifikası alan, Çimsa Mersin ve Eskişehir Çimento Fabrikaları, Alton Beton Şile Agrega Tesisi ve Şile Hazır Beton Tesisi, Danış Madencilik Agrega Tesisi, Çimsa Misis Hazır Beton Tesis, Akçansa Betonsa Nilüfer ve Gebze H azır Beton Tesisleri, Albayrak Beton Yenidoğan Tesisi, Akçansa Büyükçekmece ve Ladik Çimento Fabrikaları, Alevtaş Madencilik Saray Agrega Tesisi ve Limak Çimento Güvercinlik Tesisi; "Gümüş" seviyede CSC sertifikası alan Medcem Silifke Çimento Fabrikası ve İSTON Tuzla Tesisi ve "Bronz" seviyede CSC sertifikası alan Seza Çimento Elazığ Fabrikası, Nuh Beton İzmit Tesisi, Çimko Beton Altınşehir, Osmaniye ve Kahramanmaraş Tesisleri'ne sertifikaları takdim edildi. Ayrıca THBB tarafından sürdürülebilirlik çalışmalarına değerli katkılarından dolayı CSC Sürdürülebilirlik Yöneticisi ve Koordinatörü Cynthia Imesch'e bir teşekkür plaketi takdim edildi. Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC), beton sektörü, çimento ve agrega gibi beton bileşenleri için bütün dünyada kabul gören bir ürün "Belgelendirme Sistemi" getirmektedir. Konsey; beton, agrega ve çimento üreticilerinin sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarının, güvenilir, bağımsız, verilere dayanan bir belgelendirme sistemi ile ödüllendirilmesi imkânı sunmaktadır. CSC Belgelendirme Sistemi, üreticileri Yönetim, Çevre, Ekonomi, Sosyal ana başlıkları altında sürdürülebilirlik yönünden incelemektedir. Böylece üreticilerin sürdürülebilirlik açısından yüksek standartlara ulaşması sağlanmaktadır. Bu belgeyi almaya hak kazanan üreticiler, özellikle son yıllarda sürekli artarak önem kazanan Yeşil Bina Derecelendirme sistemlerinde de büyük avantaj sağlamaktadır. CSC Belgelendirme Kuruluşları tarafından yapılan denetimler sonucunda başarılı olan tesislere Platin, Altın, Gümüş ve Bronz seviyelerinde sertifika veriliyor ve CSC Sertifikaları üç yıl süreyle geçerli oluyor.

Çimsa, ABD’deki Yeni Yatırımını Devreye Alarak Gri Çimento Üretimini 3 Kıtaya Taşıdı Haber

Çimsa, ABD’deki Yeni Yatırımını Devreye Alarak Gri Çimento Üretimini 3 Kıtaya Taşıdı

“Yerelden küresele” dönüşüm stratejisi kapsamında uluslararası büyümesini hızlandıran Çimsa, ABD’deki gri çimento öğütme tesisi yatırımını tamamladı. Çimsa’nın bağlı ortaklığı Cimsa Americas Cement Manufacturing and Sales Corporation tarafından Houston’da yaklaşık 82 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen yeni tesis, yıllık 600 bin ton gri klinker öğütme kapasitesine sahip olacak. Hali hazırda ABD’deki beyaz çimento öğütme tesisiyle yıllık 300 bin tonluk üretim kapasitesine sahip olan şirket, yeni yatırımıyla birlikte ABD gri çimento pazarındaki konumunu üretim yetkinliğini ekleyerek daha da güçlendirmiş oldu. Beyaz çimentoda olduğu gibi gri çimentoda da global bir marka yaratma hedefi doğrultusunda hayata geçirilen bu tesis, Çimsa’nın Türkiye dışındaki ikinci gri çimento üretim üssü oldu. Bu yatırımla birlikte Çimsa, aynı coğrafyadaki hem beyaz hem de gri çimento üretim portföyüyle ABD’de çok daha güçlü bir oyuncu haline geldi. “ÇİMSA ARTIK TAM ANLAMIYLA, KÜRESEL BİR YAPI MALZEMELERİ OYUNCUSU” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa CEO’su Umut Zenar, 2020’de çok güçlü ve kararlı bir stratejiyle yola çıktıklarını hatırlatırken, “Bunu yaparken amacımız, hem coğrafi üretim çeşitliliği hem de farklılaşan ürün gamıyla Çimsa’yı küresel bir yapı malzemeleri şirketine dönüştürmekti. Bu süreçte bir yandan mevcut operasyonlarımızı güçlendirirken, diğer yandan da uluslararası satın almalar ve yeni yatırımlarla yolumuza devam ettik. 2021’de gerçekleştirdiğimiz İspanya’nın Valensiya şehrinde yer alan Bunol fabrikası satın alımıyla beyaz çimento pazarında dünyanın en büyük ikinci üreticisi olduk. Ardından, geçen yıl tamamladığımız Mannok yatırımıyla özellikle İrlanda ve Birleşik Krallık coğrafyasında varlığımızı pekiştirirken, portföyümüze eklediğimiz yeni ürünlerle dönüşümümüzü hızlandırdık. Bugün ise ABD’deki yeni yatırımımızı devreye almanın mutluluğunu yaşıyoruz. ABD pazarında uzun süredir ihracat yoluyla varlık gösteriyorduk. ABD’de kurulu şirketimiz bünyesinde hayata geçirdiğimiz bu yeni yatırım ise bizim için bir dönüm noktası niteliğinde. Artık ABD’ye yalnızca ihracat yapan bir marka değil, yerinde üretim gücüne sahip bir oyuncuyuz. Bu sayede lojistik avantajlar elde ederken, müşterilerimize çok daha hızlı ve etkin hizmet sunabileceğiz. Aynı zamanda ABD’de yerel üretim kabiliyetimizle satış hacmimizi artırmayı ve pazardaki konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi. “DÖVİZ BAZLI GELİRLERİMİZİN PAYININ ARTIRILMASINA KATKI SAĞLAYACAK” ABD pazarında güçlenmenin ve ürün portföyünü çeşitlendirmenin finansal ve stratejik hedeflerinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Çimsa CEO’su Umut Zenar şöyle devam etti: “Bugün ABD’de satılan her beş beyaz çimentodan biri Çimsa imzası taşıyor. Gri çimento pazarı elbette çok daha rekabetçi. Ancak markamızın gücü, itibarlı konumumuz, ürün ve hizmet kalitemiz ve dinamik ve yetkin organizasyon yapımız sayesinde kısa sürede önemli başarılar elde edeceğimize inanıyoruz. Diğer yandan dünyanın en büyük inşaat ve altyapı pazarlarından biri olan, ABD inşaat sektöründe hem gri hem de beyaz çimento ürünlerimizle var olmak, küresel ayak izimizi güçlendirirken, Çimsa’nın döviz bazlı gelirlerimizin toplam gelirler içindeki payının artırılmasına da katkı sağlayacaktır.” “ÇİMSA ABD’DEKİ İLK VE TEK TÜRK ÇİMENTO ÜRETİCİSİ” Çimsa’nın ABD’deki ilk ve tek Türk çimento üreticisi olduğunu da vurgulayan Umut Zenar, “Dünyada iş yapış şekilleri baştan aşağı değişirken, küresel ölçekteki şirketleri pozitif anlamda ayrıştıran en önemli unsurlardan birinin de müşteriye olan yakınlık. Yerinde üretim kabiliyetimizin bize verdiği stratejik güçle, tedarikte süreklilik sağlamayı, müşterilerimize her zaman daha yüksek değer yaratmayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.