Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

Kapsül Haber Ajansı - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Müteahhitler Devler Liginde  48 Firma İle Dünya İkinciliğini Sürdürdü Haber

Türk Müteahhitler Devler Liginde  48 Firma İle Dünya İkinciliğini Sürdürdü

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, Türk müteahhitlik hizmetlerinin farklı coğrafyalarda üstlenilen projelerle küresel ölçekteki rekabet gücünü ortaya koyduğunu belirterek, “ENR’ın dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhidini sıraladığı listede 48 firmamızın yer alması ve Türkiye’nin ikinci sıradaki konumunu koruması, sektörümüzün küresel rekabet gücünün önemli bir göstergesidir. Firmalarımız, üstlendikleri projelerle yalnızca ülkemizin müteahhitlik kapasitesini değil, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki itibarını ve güvenilirliğini de temsil etmektedir.” dedi. Dünya inşaat sektörünün yakından takip ettiği ENR’ın (Engineering News Record), müteahhitlik firmalarının ülkeleri dışındaki faaliyetlerinden elde ettikleri bir önceki yıl gelirleri esas alarak her yıl hazırladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesi açıklandı. Türkiye, listede yer alan 48 firmasıyla Çin’in ardından ikinci sıradaki konumunu korudu. 250 firmanın 2025 yılı inşaat gelirleri toplam 550,6 milyar dolara ulaştı ENR tarafından yayımlanan verilere göre, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firmasının 2025 yılı cirolarının toplam değeri 550,6 milyar dolara ulaştı. Bu sonuç, küresel ölçekte faaliyet gösteren müteahhitlik firmalarının ulaştığı proje hacminin büyüklüğünü ortaya koyarken, uluslararası pazarlardaki rekabetin de devam ettiğini gösterdi. Türkiye’nin 48 firmayla ikinci sırada yer alması ise Türk müteahhitlerinin küresel pazarlardaki güçlü ve kalıcı konumunu bir kez daha ortaya koydu. Çin 75 firmayla listenin ilk sırasında bulunurken, ABD 41 firmayla üçüncü sırada yer aldı. “Türk müteahhitlik sektörü küresel gücünü koruyor” TMB Başkanı M. Erdal Eren, ENR sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde Türk müteahhitlerinin uluslararası pazarlardaki başarısının Türkiye açısından önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Eren, “Türk müteahhitleri, sahip oldukları deneyim, teknik kapasite ve farklı coğrafyalarda proje gerçekleştirme kabiliyetiyle dünya genelindeki güçlü konumunu sürdürmektedir. ENR’ın dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhidini sıraladığı listede 48 firmamızın yer alması ve Türkiye’nin ikinci sıradaki konumunu koruması, sektörümüzün küresel rekabet gücünün önemli bir göstergesidir. Firmalarımız, üstlendikleri projelerle yalnızca ülkemizin müteahhitlik kapasitesini değil, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki itibarını ve güvenilirliğini de temsil etmektedir. Geçen yıl listede olmayan 7 firmamızın bu yıl listede yer alması ve ilk 50 içerisinde 2 firmamızın bulunmasından mutluluk duyuyoruz. Ülkemize bu başarıyı getiren tüm firmalarımızı ve meslektaşlarımızı tebrik ediyoruz” dedi. Küresel ekonomik koşullar, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, maliyet baskıları ve bölgesel gelişmelerin müteahhitlik sektörünün faaliyetlerini etkilediğine dikkat çeken Başkan Eren, Türk firmalarının tüm bu koşullara rağmen uluslararası pazarlardaki varlıklarını güçlendirmeye devam ettiğini vurguladı. Başkan Eren, “Türkiye Müteahhitler Birliği olarak önümüzdeki dönemde de sektörümüzün yeni pazarlara açılması, mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmesi ve yüksek katma değerli projelerde daha fazla yer alması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türk müteahhitlerinin uluslararası alandaki başarılarını daha ileriye taşımak, hem sektörümüz hem de ülkemiz ekonomisi açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Maden İhracatçıları Birliği İhracatta 1,5 Milyar Dolar Barajını Aştı    Haber

Ege Maden İhracatçıları Birliği İhracatta 1,5 Milyar Dolar Barajını Aştı  

Ege Maden İhracatçıları Birliği, son 1 yıllık dönemde de ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 365 milyon dolardan 1 milyar 519 milyon dolara yükseltti. EMİB 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaştı. Temmuz ayında da ihracatını yüzde 47’lik artışla 106,8 milyon dolardan 157 milyon 100 bin dolara çıkaran EMİB, Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu ve çifte mutluluk yaşadı. Doğal taş ihracatı 796 milyon dolara ulaştı Türkiye’de doğal taş ihracatının lideri olan Ege Maden İhracatçıları Birliği son 1 yıllık dönemde 796 milyon dolarlık doğal taş ihracatına imza attı. Doğal taş bu başarısıyla Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracatını domine etmeyi sürdürdü. Küresel ekonomide belirsizlerin ve jeopolitik risklerin zirve yaptığı bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, son 3 yıldır döviz kurlarının enflasyon rakamlarının gerisinde kaldığını, ihracatçının yüksek faiz nedeniyle finansmana erişimde büyük zorluklar yaşadığını böylesi bir ortamda Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracat rakamlarındaki artışın çok kıymetli olduğunu vurguladı. 1,5 milyar dolar ihracat hedefini 2026 yılı sonu için belirlediklerini aktaran Alimoğlu, “1,5 milyar dolar ihracat hedefimize 5 ay önce ulaştık. 2026 yılı sonunda ihracatımızdaki bu artış seyri devam ettiği takdirde 1 milyar 650 milyon dolar ihracat seviyesine ulaşacağız” şeklinde konuştu. 3 ay üst üste ticaret heyeti düzenlenecek Ege Maden İhracatçıları Birliği, 2026 yılının kalan diliminde üç sektörel ticaret heyetiyle pazarlama faaliyetlerini sürdürecek. Eylül ayında Özbekistan’a “Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyecek olan EMİB, Ekim ayında Fas’a çıkarma gerçekleştirecek. EMİB, Kasım ayında İspanya’ya yapacağı ticaret heyetiyle 2026 yılı pazarlama faaliyetlerini tamamlayacak ve ihracat rakamını daha yukarı taşıma çabası içinde olacak. İşlenmiş mermer en çok ihraç edilen ürün oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin son 1 yıllık dönemde en çok ihraç ettiği ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Alimoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “İşlenmiş mermer 366 milyon dolarlık tutarla en çok ihraç ettiğimiz ürün olmayı sürdürdü. Kıymetli metal cevherleri ihracatımız yüzde 49’luk artışla 214 milyon dolardan 318 milyon dolara yükseldi. Blok doğal taş ihracatımız yüzde 36’lık artışla 146 milyon dolardan 198 milyon dolara çıktı. Bu ürün gruplarını 183 milyon dolarla feldspat ve 173 milyon dolarla işlenmiş traverten takip etti.” İhracat yapılan ülke sayısı 163 oldu Egeli madenciler son 1 yıllık dönemde 163 ülkeye maden ürünleri ihraç etme başarısı gösterirken zirvede 499 milyon dolarla Çin Halk Cumhuriyeti yer aldı. Amerika Birleşik Devletleri 254 milyon dolarlık taleple zirve ortağı olurken, üçüncü basamakta 99 milyon dolarlık ihracatla İspanya yer aldı. Bu ülkeleri 98 milyon dolarlık ihracatla İtalya ve 55,5 milyon dolarla Fransa izledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kiraz İhracatında 2025 Yılının Yaraları Sarıldı Haber

Kiraz İhracatında 2025 Yılının Yaraları Sarıldı

Türkiye, 2026 yılın 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 68 bin 737 ton kiraz ihraç ederek 235 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. Kiraz ihracatımız 2025 yılının 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 6 bin 40 ton karşılığı 47 milyon 728 bin dolar olmuştu. Kiraz ihracatı 2025 yılına göre göre miktar bazında 11 kat, döviz getirisi 4 kat yükseldi. Başkan Balık: "Kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladık" Türkiye’nin kiraz üretiminde dünya birincisi olduğunu, ihracatta da ilk 3-4 ülke arasında yer aldığını paylaşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2025 yılında çiçeklenme döneminde kirazı donun vurduğunu bu nedenle 2025 yılında ihracatta büyük düşüş yaşandığını, 2026 yılında kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladıklarını dile getirdi. 2026 yılının Türk kiraz ihracatı açısından dikkat çekici bir performans sergilediğini belirten Balık, “2026 yılının geride kalan diliminde 68 bin tonu aşan kiraz ihracatı karşılığında 235 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat miktarında yaklaşık 11 katlık, ihracat değerinde 4 katlık artış yaşadık” ifadelerini kullandı. Kiraz ihracatında 34 ülkeden 52 ülkeye çıktık Kiraz ihracatının yalnızca miktar ve değer açısından değil, pazar çeşitliliği bakımından da olumlu bir seyir izlediğine dikkat çeken Balık şöyle devam etti: “2025 yılında 34 ülkeye kiraz ihraç edilirken bu yıl bu sayı 52'ye yükseldi. İspanya, İtalya, Litvanya, Letonya, Birleşik Krallık ve İrlanda'nın da aralarında bulunduğu 21 pazara yeniden ya da ilk kez ihracat gerçekleştirdik. Türk kirazının uluslararası pazarlardaki konumu güçlendi. Almanya 74 milyon dolarlık ihracatla en büyük pazar olmayı sürdürdü. Rusya Federasyonu'na 67,5 milyon dolarlık, Polonya'nın 29 milyon dolarlık ve Irak'a 26,5 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştık. 2027 yılında iklimsel bir sıkıntı yaşamadığımız takdirde kiraz ihracatında 250 milyon dolara ulaşmak hedefimiz olacak.” Uzak Doğu’da güç kazanmak istiyoruz İlk dört pazarın toplam kiraz ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Balık, "Mevcut pazarlardaki güçlü konumumuzu korurken ihracatımızı daha sürdürülebilir hale getirmek için pazar çeşitlendirme çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Özellikle Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere yüksek potansiyele sahip pazarlarda Türk kirazının bilinirliğini artırmaya ve ihracat ağımızı genişletmeye odaklanacağız. Çin’e ihracatımızın açılması için çabalarımız sürüyor. Kısa sürede sonuç almayı ümit ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Metal Sektörü Büyümeyi Sürdürüyor Haber

Küresel Metal Sektörü Büyümeyi Sürdürüyor

Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda; küresel metal ve madencilik sektörünü, demir cevheri ve çelikten bakır, altın, lityum ve nadir toprak elementlerine kadar sanayi gelişimini ve küresel enerji dönüşümünü destekleyen temel hammaddeleri ele aldı. Raporda, 2025 yılında temel metaller ve metal ürünleri sektörünün küresel brüt üretiminin yaklaşık 9,6 trilyon dolar seviyesine ulaştığı bilgisine yer verildi. Türkiye küresel metal sektöründe önemli bir pazar… Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda Türkiye’ye de geniş yer verildi. Raporda Türkiye’nin, küresel metal sektöründe yapısal açıdan önemli bir konuma sahip olduğu belirtilirken, ülkenin 2024 yılında 36,9 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyanın yedinci büyük çelik üreticisi konumunda olduğu vurgulandı. Raporda Türkiye’nin 2025 yılında 38,1 milyon ton olan ham çelik üretiminin, 2026 yılında 40,8 milyon tona yükselmesinin beklendiği belirtildi. Bu büyüme eğiliminin, sektörün güçlü yatırım ivmesini ve Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya pazarlarını birbirine bağlayan stratejik coğrafi konumunu yansıttığı görüşüne yer verilen raporda, daha geniş kapsamlı temel metaller ve metal ürünleri sektörünün, 2024 yılında yaklaşık 164 milyar dolar brüt üretim gerçekleştirdiğine dikkat çekildi. Bu rakamın 2025 yılında 182 milyar dolara, 2026 yılında ise 208 milyar dolara yükselmesi öngörülüyor. Böylece sektörün, küresel talepteki iyileşme ve hurda bazlı elektrik ark ocağı çelik üretimindeki rekabet avantajının desteğiyle 2026 yılında yaklaşık yüzde 14,4 yıllık büyüme kaydetmesi beklendiği de rapordaki bilgiler arasında bulunuyor. Allianz Trade Türkiye Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz raporla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Allianz Trade Türkiye olarak, sanayimizin temel yapı taşı ve ihracatımızın ana kaldıraçlarından biri olan metal sektöründe verdiğimiz finansal garanti misyonumuzu kararlılıkla büyütmeye devam ediyoruz. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) verilerine göre, 2025 yılını 38,1 milyon tonluk ham çelik üretimi ve güçlü bir ihracat performansı ile kapatan sektör, 2026 yılında küresel pazarlardaki korumacı kotalar, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) değişiklikleri ve Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi yapısal ve yeşil dönüşüm süreçlerini deneyimliyor. Bu zorlu ama fırsatlarla dolu konjonktürde, Türk metal üreticilerinin ve tedarik zincirinin likidite akışını korumak adına üstlendiğimiz toplam risk garanti büyüklüğünü, geçen yılın aynı dönemindeki 542 milyon Euro seviyesinden 677 milyon Euro’ya ulaştırarak sektöre sağladığımız desteği yüzde 25 oranında artırdık. Girdi maliyetleri baskısı ve küresel ticaret savaşlarının getirdiği volatiliteye karşı, proaktif risk yönetimi ve derin pazar içgörülerimizle ağır sanayimizin küresel rekabetçiliğini ve finansal sürdürülebilirliğini her adımda desteklemeyi sürdürüyoruz. Altuğ Karagöz sözlerine şöyle devam etti. “Metal sektöründeki 677 milyon Euro’luk risk portföyümüzü yönetirken, alt ürün gruplarındaki dinamikleri proaktif bir yaklaşımla takip ediyoruz. İç piyasa ve küresel kotaların baskıladığı inşaat demiri gibi uzun ürün grubuna kıyasla; otomotiv ve beyaz eşyanın ana girdisi olan yassı çelik grubu ile elektrifikasyon dalgasıyla büyüyen alüminyum ve bakır gibi demir dışı metaller daha dirençli bir talep yapısı sergiliyor. Allianz Trade Türkiye olarak, emtia fiyatlarındaki volatiliteye ve yapısal dönüşümlere rağmen, alt sektörlerin bu farklılaşan risk ve kârlılık döngülerini derinlemesine analiz ediyor, Türk metal sanayisinin tüm kırılımlarında vadeli ticaretin finansal sürdürülebilirliğini güvence altında tutuyoruz.” Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’nda sektörün, katma değer açısından ekonomiye sağladığı katkının son derece önemli olduğu vurgulandı. Temel metaller ve metal ürünleri sektörünün, 2024 yılında yaklaşık 37,7 milyar dolar katma değer üretirken, bu tutarın 2025 yılında 42,5 milyar dolar olduğu, 2026 yılında ise yaklaşık 48,4 milyar dolara yükselmesinin beklendiği belirtildi. Böylece sektörün, Türkiye imalat sanayii gayrisafi yurt içi hasılasına en büyük katkıyı sağlayan sanayi kollarından biri olmayı sürdürdüğü raporda vurgulandı. Öte yandan sektör içerisinde demir-çeliğin, 2025-2026 döneminde yaklaşık 78-89 milyar dolar ile en büyük brüt üretim payına sahip olduğu ve demir dışı metallerin ise en hızlı büyüyen alt segment konumunda bulunduğu raporda belirtildi. Bu segmentte brüt üretimin 2024 yılındaki 24,6 milyar dolardan, 2025 yılında 34,0 milyar dolara ve 2026 yılında 40,9 milyar dolara yükselerek, yaklaşık yıllık yüzde 20 büyümesinin beklendiği raporda paylaşıldı. Demir dışı metallerdeki bu güçlü büyümenin, yurt içi madencilik yatırımlarıyla, inşaat ve otomotiv sektörlerinden gelen talebin desteği sayesinde Türkiye'nin bakır ve alüminyum işleme alanındaki artan rolünü yansıttığı da raporda yer verilen yorumlar arasında. İnşaat sektörü talebi desteklemeye devam ediyor Allianz Trade Raporu’na göre sektörde yatırımlar artış eğilimini sürdürüyor. Temel metaller ve metal ürünleri sektöründeki sermaye harcamalarının (CapEx) 2024 yılında 13,7 milyar dolar olduğu, 2025 yılında 16,4 milyar dolar ve 2026 yılında 17,8 milyar dolar seviyesine ulaşmasının beklendiği rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Raporda, bu yatırım görünümünün birkaç yapısal unsur tarafından desteklendiği belirtiliyor. Bunlardan ilkinin, Türkiye'nin yurt içinde çeliğin en büyük tüketicisi olan inşaat sektörü, yüksek konut kredisi faizleri ve deprem sonrası güney illerindeki yeniden inşa faaliyetlerinden kaynaklanan döngüsel baskılara rağmen talebi desteklemeye devam etmesi olduğu görüşü raporda yer alıyor. İkinci olarak, ihracat odaklı Türk çelik üreticilerinin, Avrupa'nın çelik tedarik zincirlerinde Rusya kaynaklı girdilere bağımlılığın azalmasıyla gerçekleşen yeniden yapılanmadan faydalandıkları ve özellikle Güney ve Doğu Avrupa'da pazar paylarını artırdıkları belirtiliyor. Üçüncü unsur olarak ise Türkiye'nin metal madenciliği alt sektörünün büyümesini sürdürmesi gösteriliyor. Brüt üretimin 2024 yılındaki 14,2 milyar dolar, 2025 yılında 17 milyar dolara ve 2026 yılında ise 18,2 milyar dolara yükselmesi de raporda yer verilen beklentiler arasında bulunuyor. Rapora göre; bu artış; altın, bakır ve bor madenciliğine yönelik yeni yatırımları yansıtıyor. Türkiye’nin, temiz enerji uygulamaları açısından giderek daha stratejik hâle gelen, dünyanın bilinen en büyük bor rezervlerine sahip olduğu da raporda vurgulanıyor. Türkiye dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki yerini koruyacak Raporda, 2028 yılına kadar olan orta vadeli görünümün, büyümenin devam edeceğine ancak hızının kademeli olarak yavaşlayacağına işaret ettiği bilgisi veriliyor. Sektörün brüt üretiminin 2027 yılında 221 milyar dolar, 2028 yılında ise 227 milyar dolara ulaşması rapordaki beklentiler arasında bulunuyor. Yıllık büyüme oranlarının, 2026 yılındaki güçlü toparlanmanın ardından daha sürdürülebilir yani yüzde 3-4 seviyelerine gerileyeceği öngörüsüne de raporda yer veriliyor. Çelik üretiminin ise 2027 yılında 41,9 milyon tona, 2028 yılında 43,3 milyon tona yükselerek Türkiye'nin dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki konumunu koruyacağı beklentisinden raporda söz ediliyor. Çin açık ara önde Çin'in hâkim olduğu Asya-Pasifik bölgesinin, küresel pazarın yaklaşık yüzde 60'ını oluşturduğu raporda belirtilirken, Avrupa’nın ise yaklaşık yüzde 21 ile ikinci sırada yer aldığı bilgisi veriliyor. Bu bölgesel yoğunlaşmanın, Çin'in çelik ve alüminyumdan nadir toprak elementlerine kadar metal sektörünün hemen her alanında açık ara en büyük üretici ve tüketici konumunda olduğunu yansıttığına da raporda dikkat çekiliyor. Öte yandan raporda, temel metaller ve metal ürünleri sektörünün küresel brüt üretiminin 2026 yılında yaklaşık 10,4 trilyon dolar seviyesine ulaşacağının tahmin edildiği, 2026-2028 dönemine ilişkin bileşik yıllık büyüme oranının (CAGR) ise yaklaşık yüzde 7 olacağının öngörüldüğü bilgisi veriliyor. Allianz Trade Metal Sektörü Raporu’na göre; 2021 yılındaki emtia süper döngüsü sırasında elde edilen olağanüstü kârların ardından sektörün finansal performansı 2023-2024 döneminde normalleşme sürecine girdi. Birçok baz metal ve hacimli emtianın fiyatı zirve seviyelerinden gerilerken, enerji, kimyasal reaktifler ve iş gücü gibi girdi maliyetlerinin yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiği bilgisi de raporda yer verilen bilgiler arasında. Küresel metal ve madencilik sektörünün toplam FAVÖK (EBITDA) marjının 2025 yılında yaklaşık yüzde 15 seviyesinde gerçekleştiği, bu durumun 2021 yılındaki yüksek kârlılık döneminden itibaren normalleşmenin sürdüğünü gösterdiği raporda belirtildi. Rapora göre şirketler bu sürece sermaye disipliniyle karşılık verdi; emtia döngüsü sırasında oluşan fazla nakit, yeni kapasite yatırımlarına yönlendirilmek yerine büyük ölçüde hissedarlara dağıtıldı. Bu yaklaşım bilançoların güçlü kalmasını sağlarken gelecekteki arz artışını da sınırlandırdı. Yine rapora göre; söz konusu ihtiyatlı sermaye politikası mevcut fiyat seviyelerinde kârlılığı korusa da enerji dönüşümünün kritik minerallere yönelik talebi hızlandıkça gelecekte arz yetersizliği riskini beraberinde getirebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milli Satranççı Işık Can’dan Çin’de Namağlup Şampiyonluk Haber

Milli Satranççı Işık Can’dan Çin’de Namağlup Şampiyonluk

Uluslararası arenada elde ettiği bu önemli başarıyla Türk satrancına bir kez daha gurur yaşatan Işık Can, BAYEGAN'ın genç yeteneklere verdiği desteğin güçlü örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Çin'in Liaocheng kentinde gerçekleştirilen 2026 Liaocheng Dongchangfu Cup Rising Stars Turnuvası'nda mücadele eden milli sporcu GM Işık Can, dünyanın önde gelen 23 yaş altı oyuncuları ile Çin'in bu kategorideki en başarılı sporcularının yer aldığı turnuvayı yenilgisiz tamamlayarak şampiyonluğa ulaştı. Organizasyon boyunca istikrarlı bir performans sergileyen Işık Can, ikinci turda 2618 Elo puanına sahip GM Aleksey Grebnev'i mağlup etti. Son turda ise GM Mahammad Muradli ile berabere kalan milli büyükusta, turnuvayı namağlup tamamlayarak şampiyonluk kupasını Türkiye'ye kazandırdı. Uluslararası başarılarla güçlenen kariyer Türkiye Şampiyonu unvanını taşıyan GM Işık Can, son yıllarda ulusal ve uluslararası turnuvalarda gösterdiği başarılı performanslarla Türk satrancının öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. 2025 yılında Türkiye Satranç Şampiyonası'nı kazanarak kariyerinin önemli dönüm noktalarından birine imza atan milli sporcu, aynı yıl Avrupa Takımlar Satranç Şampiyonası'nda kendi masasında gümüş madalya kazanarak turnuvada Türkiye'nin elde ettiği tek madalyanın sahibi oldu. Ayrıca üniversite satrancının en prestijli turnuvalarından biri olan 2026 President's Cup'ta, diğer adıyla National Collegiate Chess Championship'te Missouri Üniversitesi formasıyla mücadele eden Işık Can, sergilediği performansla takımını üniversiteler arası şampiyonluğa taşıdı. Çin'de kazandığı 2026 Liaocheng Dongchangfu Cup Rising Stars Turnuvası şampiyonluğu, Işık Can'ın uluslararası kariyerindeki önemli kilometre taşlarından biri olurken Türk satrancının dünya sahnesindeki yükselişine de katkı sağladı. BAYEGAN'ın yalnızca satranç kariyerinde değil, profesyonel gelişiminde de desteklediği Işık Can, şirket bünyesinde kendisine sunulan staj imkânını da başarıyla değerlendirdi. BAYEGAN satrancın gelişimine uzun vadeli katkı sağlıyor Toplumsal gelişime katkıyı öncelikli sorumluluk alanlarından biri olarak gören BAYEGAN, satrancı bireylerin stratejik düşünme, odaklanma, sabır ve analitik karar verme becerilerini geliştiren önemli bir gelişim alanı olarak değerlendiriyor. Bu anlayış doğrultusunda faaliyet gösteren BAYEGAN Pendik Satranç Spor Kulübü, çocuklardan yetişkinlere kadar farklı yaş gruplarına yönelik eğitim faaliyetleri yürütüyor ve Türkiye'nin en güçlü satranç kulüpleri arasında yer alıyor. Kulüp, Türkiye İş Bankası Satranç Süper Ligi'nde 2024 ve 2025 yıllarında üst üste şampiyon olarak başarısını taçlandırırken, 2025 yılında Türkiye'yi Avrupa Kulüpler Satranç Şampiyonası'nda temsil ederek Avrupa dördüncüsü oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Filenin Sultanları’nın Final Heyecanı QNB Terminal Kadıköy’de Haber

Filenin Sultanları’nın Final Heyecanı QNB Terminal Kadıköy’de

Filenin Sultanları, FIVB 2026 Kadınlar Voleybol Milletler Ligi’nde şampiyonluğa yalnızca bir adım uzakta. Yarı final karşılaşmasında Çin’i üstün bir oyunla 3-0 mağlup eden A Milli Kadın Voleybol Takımı, adını büyük finale yazdırdı. Turnuvanın diğer yarı final karşılaşmasında İtalya’yı mağlup eden Brezilya ise şampiyonluk maçında Türkiye’nin rakibi oldu. Türkiye-Brezilya final karşılaşması, 26 Temmuz Pazar günü Türkiye saatiyle 14.30’da oynanacak. Çin karşılaşmasında yaşanan büyük coşkunun ardından QNB Terminal Kadıköy, sporseverleri bu kez Filenin Sultanları’nın Brezilya ile oynayacağı final mücadelesini birlikte izlemeye davet ediyor. 26 Temmuz Pazar günü önce saat 11:00’de de İtalya – Çin üçüncülük maçı, ardından da saat 14.30’da başlayacak Türkiye-Brezilya final mücadeleleri 7DE7 alanındaki ekranlardan canlı olarak takip edilebilecek. Açık hava atmosferi, farklı sokak lezzetlerini bir araya getiren yeme-içme seçenekleri ve tribünleri aratmayan ortak izleme heyecanıyla final karşılaşması, voleybolseverler için unutulmaz bir deneyime dönüşecek. YARI FİNAL COŞKUSU QNB TERMİNAL KADIKÖY’DE YAŞANDI Filenin Sultanları’nın Çin karşısında elde ettiği 3-0’lık galibiyet, QNB Terminal Kadıköy’de büyük bir heyecanla takip edildi. 7DE7 alanındaki ekranların çevresinde bir araya gelen sporseverler, karşılaşmanın her anını açık hava atmosferi ve farklı sokak lezzetleri eşliğinde birlikte yaşadı. Maç boyunca alkışlar ve tezahüratlarla milli takıma destek veren voleybolseverler, final sevincini de hep birlikte kutladı. Oluşan coşkulu atmosferle QNB Terminal Kadıköy, İstanbul’da milli maç heyecanının yaşandığı önemli buluşma noktalarından biri olarak öne çıktı. METROBÜS, MARMARAY VE YÜKSEK HIZLI TREN HATLARININ KESİŞME NOKTASINDA Kadıköy Söğütlüçeşme’de Metrobüs, Marmaray ve Yüksek Hızlı Tren hatlarının kesişim noktasında konumlanan QNB Terminal Kadıköy, merkezi ulaşım imkânlarıyla İstanbul’un farklı noktalarından gelecek sporseverlere kolay erişim sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OPPO Dünya Çapında Güncel Patent Verilerini Paylaştı Haber

OPPO Dünya Çapında Güncel Patent Verilerini Paylaştı

Bunların 115.000'i faydalı model patentinden oluşuyor ve bu oran tüm OPPO patent başvurularının %92'sini oluşturuyor. OPPO, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü'nün (WIPO) yayımladığı 2025 PCT (Patent İş Birliği Antlaşması) uluslararası patent başvuruları sıralamasında OPPO dünya genelinde 18. sırada yer alıyor. Bugün dünya genelinde 40'ın üzerinde ülke ve bölgede patent portföyüne sahip olan OPPO, 2025 yılı istatistiklerine göre: Avrupa'da patent tescili alan Çinli patent sahipleri arasında 5. sırada,ABD'de patent tescili alan Çinli patent sahipleri arasında 6. sırada,Çin'de verilen buluş patentleri bakımından dünya genelinde ise 7. sırada yer alıyor. 5G patentlerinin öncülerinden… Bugüne kadar 5G standardına ilişkin temel patentlerini dünya çapında 40'ın üzerinde ülke ve bölgede kullanıma sunan şirket, Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü’ne (ETSI) de binlerce 5G standardı patent ailesini bildirdi. OPPO, küresel cep telefonu ağları için teknik standartlar ve protokoller geliştiren telekomünikasyon konsorsiyumu 3GPP'ye (3. Nesil Ortaklık Projesi) de 5G standardıyla ilgili teknik katkılarını sunmaya da devam ediyor. Şirket önde gelen bir patent istatistik platformu olan LexisNexis® IPlytics'in Ocak 2026'da yayınladığı Global 5G Standart Esas Patent Gücü Raporu'na göre kapsamlı 5G patent gücü açısından ilk 10 arasında yer alıyor. Yapay zekâ alanında OPPO, küresel patent portföyünü sürekli genişletiyor. Bu alanda şirket öncelikli olarak görüntü işleme, bilgisayarlı görü, ses/konuşma teknolojileri, doğal dil işleme ve makine öğrenmesi alanlarına odaklanıyor. OPPO'nun video standardı patentleri de, dünya çapında 40'ın üzerinde ülke ve bölgede sürekli olarak tescil ediliyor ve dünya çapında en üst sıralarda yer alıyor. Hızlı şarj teknolojilerinin kapsamını genişletiyor OPPO’nun yenilikçi teknolojilerinin en önemli örneklerinden biri hızlı şarj teknolojisi (VOOC). Şirket, hızlı şarj teknolojisine ilişkin patentlerini bugüne kadar tüketici elektroniği, ortak kullanımlı taşınabilir şarj cihazları ve araç içi şarj sistemleri gibi sektörlerden 60'ın üzerinde şirkete lisansladı. 2021 yılında çığır açan hızlı şarj teknolojisini akıllı telefonların ötesine taşıyarak otomobillere, kamusal alanlara ve farklı elektronik cihazlara yaymayı hedefleyen Flash Initiative adlı projesini başlattı. OPPO, otomotiv sektöründe otomobil üreticileri, çip üreticileri ve modül tedarikçileriyle yaptığı patent lisanslama iş birlikleri sayesinde araç içi hızlı şarj ekosistemini de geliştiriyor. Dünya genelinde bugün 25 milyonun üzerinde araç OPPO'nun hızlı şarj patent teknolojisini kullanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.