Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cinsel Ilişki

Kapsül Haber Ajansı - Cinsel Ilişki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinsel Ilişki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rahim Ağzı Kanseri Önlenebilir! Haber

Rahim Ağzı Kanseri Önlenebilir!

Hatta bir kanser türü var ki; ondan aşı ile korunmak mümkün. Ancak milyonlarca kadın bu gerçeğin farkında değil! İşte, Ocak ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Acıbadem Ankara Hastanesi, Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ve Sağlık Gönüllüleri Derneği güçlerini birleştirerek, bilgiyi güçle buluşturmak ve önlenebilir bu kanserin farkındalığını artırmak için ‘Güç Sende’ söyleşisi gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü ünlü oyuncu ve yönetmen Meltem Cumbul’un üstlendiği toplumsal farkındalık etkinliğinde, hekimler ve sivil toplum dernekleri bilim, deneyim ve dayanışma için buluştu. Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Doç. Dr. Emre Özgü ve Dr. Elif Demir ile Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik rahim ağzı kanserine dair çarpıcı gerçekleri, korunma yollarını ve toplumsal gücün önemini anlattı. Doç. Dr. Emre Özgü: “Aşılama mutlaka yaygınlaştırılmalı” Etkinlikte konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Özgü, rahim ağzı kanserinin, aşı ile önlenebilen tek kanser türü olduğunu vurgulayarak, 66 ülkenin ulusal aşılama programı içinde yer aldığını belirtti. Doç. Dr. Özgü şöyle konuştu: “Her dört kadından üçü hayatlarının bir döneminde HPV virüsü ile karşılaşıyor. Yaklaşık yüzde 95 oranında cinsel ilişki ile bulaşan HPV vücuda girdikten sonra yüzde 80’i birinci senede, yüzde 90’ı da ikinci senede bağışıklık sistemi tarafından temizlenir. Temizlenmeyen yüzde 10 rahim ağzında değişiklikler yaparak rahim ağzı kanserine dönüşebiliyor. Rahim ağzı kanserini önlemede en etkili yöntemlerden biri HPV aşısıdır. HPV aşısı bağışıklık sistemini güçlendirerek virüsü vücuttan daha hızlı atmayı sağlar. Çocuklarımızı aşılayabilirsek rahim ağzı kanseri, aşı ile engelleyebildiğimiz tek kanser türü olarak tıp literatüründe yerini alacaktır. Bu kapsamda 9 ila 15 yaş arasındaki tüm çocukların aşılanmasında büyük fayda bulunmaktadır. 11-13 yaş grubunda yüksek bir bağışıklık yanıtı alınabiliyor. Tüm anne babalar çocuklarına bu aşıyı yaptırmalı; bir baba olarak ben de kendi çocuğumun aşılanmasını planlıyorum.” Dr. Elif Demir : “Düzenli tarama testleri ve aşı kritik önem taşıyor” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Demir de konuşmasında, rahim ağzı kanserinin aşı ile önlenebilen tek kanser türü olduğu konusunda toplumsal farkındalığı artırmanın çok önemli olduğunu vurguladı. Dr. Demir şöyle konuştu: “Yaygın bir aşılama programının sağlanması özellikle genç kızların aşılanmasının sağlanması gerekiyor. Ancak sadece kız çocukları değil, erkek çocukların da kendilerini ve partnerlerini korumaları için aşılanması çok büyük önem taşıyor. Kadınlarda HPV aşısı üst yaş sınırı olmadan tüm kadınlara yapılabiliyor. Çocukluk çağında iki doz aşı yeterli iken erişkin dönemde üç doz aşı uygulanmaktadır. “ Kanser oluşmadan problemlerin çözülmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Demir sözlerine şöyle devam etti: “Korunmada HPV aşısı, düzenli jinekolojik muayenelerin yapılması, Smear ve HPV DNA testi çok önemli. Jinekolojik muayeneye insanlar çekinerek geliyorlar ama bu muayeneler ve tarama testleri hayat kurtarıcı rol oynuyor. HPV kaçınabileceğimiz bir virüs değil ama korunma yolları mevcut. Rahim ağzı kanseri hem önlenebilir hem de erken teşhis edilebilir bir hastalıktır. HPV pozitifliği aslında utanılacak bir durum değildir. İnsanların yüzde 80’i, hayatlarında bir kere HPV ile karşılaşmaktadır önemli olan bunu zamanında saptayabilmek ve aşı ile önüne geçebilmektedir.” Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik: “HPV olsan bilir miydin?” Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik etkinlikte, rahim ağzı kanserine yönelik toplumsal farkındalığın yeterli olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Kadınlarımızın büyük çoğunluğunun kendi üreme organlarının sağlığı ile ilgili temel kavramları dahi bilmekten uzak olduklarını gözlemliyoruz. Tabii hal böyle olunca hastalıkların fark etmeleri de zor oluyor. Öyle ki birbirlerinden tamamen farklı hastalıklar olan rahim ağzı kanseri ile rahim kanserini karıştırabiliyorlar ya da rahim ağzı kanserini başlı başına bir organın kanseri olarak görmeyip, sadece ‘rahim kanserinin başlangıcı’ sanabiliyorlar. Ayrıca doğru bilinen pek çok yanlış da var” Bu nedenle ülke çapında HPV ve Rahim ağzı kanseri hakkında farkındalık kampanyası başlattıklarını anlatan Çelik sözlerine şöyle devam etti: “Kampanyamızın sloganı; ‘HPV olsan, bilir miydin?’. Bir soruyla başladık bu kampanyaya. Rahim ağzı kanserinin baş sorumlusunun Human Papilloma Virüs yani kısa adıyla HPV olduğunu vurgulamak istiyoruz. Bu virüsün ne olduğu ve yol açtığı hastalıkları konuşuyoruz. Maalesef ki yeterince bilinmediğini görüyoruz. Çok kişi HPV’yi ilk kez duymuş oluyor ya da başka bir virüs sanıyor. İşte bu yüzden öncelikle HPV hakkında bilgi vermek istiyoruz. Özellikle kadında yol açtığı rahim ağzı kanseri hastalığının toplumsal farkındalığını artırmak istiyoruz. Nedenlerini, korunma yollarını ve tedavisini anlatıyoruz. Uzmanlarımızla birlikte çeşitli söyleşiler düzenliyoruz, sosyal medya adreslerimizden bu bilgiyi tüm toplumla buluşturmaya çalışıyoruz.”

Sertleşme Sorunu Yaşayan Erkekler İçin Yüz Güldüren Tedavi Haber

Sertleşme Sorunu Yaşayan Erkekler İçin Yüz Güldüren Tedavi

Günümüzde tıpta bu soruna yönelik etkili ve güvenilir çözümler bulunuyor. Penil protez de bu çözümler arasında, doğru hastalarda yüz güldürücü sonuçlar veren önemli bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor. Urohealth Klinik Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Zor, penil protez tedavisinin yüz güldürücü sonuçlara sahip tedavilerden biri olduğunu belirtirken buna rağmen bu konuda sorun yaşayan hastaların algısından dolayı çok az bir kısmının bu tedaviyi tercih ettiğini belirtiyor. Sertleşme sorunu yaşayan ve diğer tedavi yöntemlerinden fayda görmeyen erkeklerde kullanılan kalıcı bir tedavi seçeneği olan penil protez (mutluluk çubuğu), temel olarak, penis içine yerleştirilen ve cinsel ilişki için gerekli sertliği sağlayan medikal bir cihaz olarak tanımlanıyor. Hastanın isteğiyle kontrol edilebilen ve dışarıdan fark edilmeyen bir çözüm olan penil protez, genellikle ilaç tedavileri, enjeksiyonlar ya da şok tedavisi gibi yöntemlerden sonuç alınamayan durumlarda tercih ediliyor. Özellikle ileri derecede sertleşme sorunu, diyabet, damar hastalıkları, omurilik yaralanmaları veya prostat kanseri ameliyatı sonrası gelişen sertleşme problemlerinde etkili bir seçenek olan penil protez, geçici değil kalıcı bir çözüm sunuyor. Doğru hastada ve doğru şekilde uygulandığında, penil protez tedavisi hem cinsel yaşam hem de kişinin özgüveni üzerinde son derece olumlu sonuçlar sağlıyor. Son aşamada başvurulan bir yöntem Penil protezin erektil disfonksiyon tedavisi için son aşamada başvurulan bir yöntem olduğunu söyleyen Urohealth Klinik Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Zor, bunun nedenini "önce ilaç tedavileri, vakum cihazları gibi daha az invaziv seçeneklerin denenmesi" olarak açıklıyor. Bu yüzden sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin tümünde protez uygulanmadığını, yalnızca diğer tedavilerden yanıt alamayan hastalarda düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Zor, "Mevcut veriler gösteriyor ki erektil disfonksiyon tanısı alan erkekler içinde penil protez ameliyatı yapılanların oranı görece düşük. Bazı çalışmalar, tıbbi tedavilere cevap vermeyen erektil disfonksiyonlu erkeklerin yaklaşık yüzde 2-4'ünün penil protez (mutluluk çubuğu) taktırdığını bildiriyor. Bu da ciddi erektil disfonksiyonu olan her 100 hastadan yalnızca birkaçının protez ameliyatı olduğu anlamına geliyor. Daha geniş perspektiften bakıldığında, örneğin bir çalışmada, erektil disfonksiyon tanısı alan 1,7 milyon erkekten önemli bir kısmının protez tedavisine uygun olabileceği tahmin ediliyor ancak bu tedaviye başvuranların oranı çok daha düşük" dedi. Bunun nedenini penil protezin cerrahi bir işlem olmasına, diğer tedavilerin önce denenmesine, hastaların algısı ve tedavi tercihlerine, sağlık sistemlerindeki erişim farklılıklarına bağlayan Prof. Dr. Zor, penil protezin günümüzde seçkin bir hasta grubunda uygulanan ama etkisi ve memnuniyet oranları yüksek bir tedavi seçeneği olduğunu vurguluyor. Tedavi edilemeyen veya diğer yöntemlerden fayda görmeyen hastalar için önemli bir çözüm olduğunu ifade ediyor. Vücut içinde gizli bir şekilde çalışıyor Penisin içine yerleştirilen ve sertleşme ihtiyacını mekanik olarak sağlayan bir sistem olan penil protez, cinsel ilişki için gerekli sertliği kişinin isteğiyle ve kontrollü şekilde oluşturabiliyor. Üstelik dışarıdan bakıldığında fark edilmiyor ve vücut içinde gizli bir şekilde çalışıyor. Penil protez (mutluluk çubuğu), her sertleşme sorunu yaşayan hasta için ilk seçenek olmayabiliyor. Bu tedavinin daha çok, diğer yöntemlerden fayda görmeyen ve kalıcı bir çözüm arayan hastalar için uygun olduğunu söyleyen Prof. Dr. Zor, "Özellikle ağızdan alınan ilaçlar, enjeksiyon tedavileri ya da vakum yöntemleriyle yeterli sonuç alınamayan hastalarda penil protez gündeme geliyor. Diyabet, kalp-damar hastalıkları, sinir hasarı ya da omurilik yaralanması gibi nedenlerle sertleşme sorunu yaşayan hastalar, penil protez için uygun adaylar arasında yer alıyor. Ayrıca prostat kanseri nedeniyle ameliyat olmuş ve sonrasında sertleşme sorunu gelişen erkeklerde de penil protez başarılı bir seçenek olabiliyor" şeklinde konuştu. Tedavi sonuçları yüz güldürüyor Penil protezin, sertleşme sorunu için kalıcı bir çözüm olduğunu sertleşme mekanizmasını doğrudan yerine koyduğunu belirten Prof. Dr. Zor, bu tedavi yönteminin başarı oranları hakkında da şunları söylüyor: "Başarı oranlarına baktığımızda, penil protez (mutluluk çubuğu) tedavisinin en yüz güldürücü sonuçlara sahip tedavilerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Doğru hasta seçimi yapıldığında hem hasta hem de partner memnuniyeti oldukça yüksek. Günlük pratiğimizde hastaların büyük bir kısmı, ameliyat sonrası cinsel yaşamlarında belirgin bir rahatlama ve özgüven artışı yaşadıklarını ifade ediyor. Bununla birlikte protez takıldıktan sonra, doğal sertleşme mekanizması geri gelmiyor. Bu nedenle karar mutlaka iyi değerlendirilmeli."

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.