Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cinsiyet Eşitliği

Kapsül Haber Ajansı - Cinsiyet Eşitliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinsiyet Eşitliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Garanti BBVA’dan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Odaklı 30 Milyon Dolarlık Sürdürülebilir Tahvil İhracı Haber

Garanti BBVA’dan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Odaklı 30 Milyon Dolarlık Sürdürülebilir Tahvil İhracı

Garanti BBVA, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadınların ekonomik güçlenmesini destekleyen faaliyetlerin finansmanına yönelik Turuncu Tahvil İlkeleri (Orange Bond Principles) ile uyumlu tahvil ihracını başarıyla tamamladı. 29 Haziran’da gerçekleştirilen, 372 gün vadeli ve 30 milyon ABD doları tutarındaki ihraç, toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı finansmanın yaygınlaştırılması açısından öncü bir adım olarak öne çıkıyor. Tahvil ihracından sağlanan kaynak; toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen istihdam ve değer zincirleri, kadın girişimciliğini ve kadın liderliğini güçlendiren işletmeler, kadınların ekonomik güçlenmesini ve finansal kapsayıcılığını destekleyen faaliyetler ile toplumsal cinsiyet eşitliği alanında ölçülebilir sosyal etki yaratmayı hedefleyen girişimlerin finansmanında kullanılacak. İhraç, BBVA Sürdürülebilir Borç Finansmanı Çerçevesi ve Impact Investment Exchange (IIX) tarafından geliştirilen Turuncu Tahvil İlkeleri ile uyumlu olarak yapılandırıldı. Turuncu Tahvil İlkeleri; tahvil gelirlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği alanında etki yaratan faaliyetlere yönlendirilmesinin yanı sıra, ihraççı kurumların toplumsal cinsiyet bakış açısını yatırım süreçlerine entegre etmesini, liderlikte çeşitliliği ve kapsayıcı kurumsal yönetişim uygulamalarını güçlendirmesini de esas alıyor. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Toplumsal cinsiyet eşitliği, sürdürülebilir kalkınmanın ve kapsayıcı büyümenin temel unsurlarından biri. Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımı, girişimcilik ekosisteminde daha fazla yer alması ve karar alma mekanizmalarında temsilinin artması, yalnızca sosyal etki açısından değil, ekonominin uzun vadeli dayanıklılığı açısından da kritik önem taşıyor. Garanti BBVA olarak sürdürülebilir finansman yaklaşımımızı; çevresel dönüşümün yanı sıra toplumsal etki yaratan alanları da kapsayacak şekilde ele alıyoruz. 30 milyon dolar tutarındaki bu sürdürülebilir tahvil ihracıyla; kadın girişimciliğini, kadın liderliğini, istihdamda fırsat eşitliğini ve finansal kapsayıcılığı destekleyen projelere kaynak sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sermaye piyasaları aracılığıyla desteklemek, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma vizyonumuzun önemli bir parçası.” Bu işlemle Garanti BBVA, toplumsal cinsiyet eşitliği odağında somut etki yaratacak projelere kaynak sağlarken; kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını, kadın girişimciliğini ve finansal kapsayıcılığın artırılmasını desteklemeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OPET’in Sürdürülebilirlik Raporu’na Uluslararası Arenada Çifte Platin Ödül Haber

OPET’in Sürdürülebilirlik Raporu’na Uluslararası Arenada Çifte Platin Ödül

OPET’in 2022-2024 dönemini kapsayan 7. Sürdürülebilirlik Raporu, Amerikan İletişim Profesyonelleri Ligi (LACP) tarafından düzenlenen Spotlight Awards ve Inspire Awards organizasyonlarında iki ayrı platin ödüle layık görüldü. Rapor, her iki değerlendirmede de “100 üzerinden 99 puan alarak” uluslararası ölçekte önemli bir başarı elde etti. OPET’in Sürdürülebilirlik Raporu, küresel iletişim sektörünün prestijli değerlendirme programlarından 2025/26 Inspire Awards Corporate Publishing Competition’da “Dünyanın En İyi 100 İletişim Materyali” arasında gösterildi. Rapor, 2025/26 Spotlight Awards Global Communications Competition kapsamında ise “Dünyanın En İyi 100 Kurumsal Yayını” arasına seçildi. BM KÜRESEL İLKELER SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA BİR İLERLEME BİLDİRİMİ NİTELİĞİNDE Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırlanan ve 2022-2024 dönemini kapsayan rapor; şirketin yönetişim, sorumlu değer zinciri, Ar-Ge/inovasyon ve dijital dönüşüm, çalışma hayatı, çevre, toplumsal yatırımlar ana başlıklarındaki yönetim yaklaşımlarını, performansını, iyi uygulama örneklerini ve gelecek hedeflerini ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda kamuoyuyla paylaşan OPET'in Sürdürülebilirlik Raporu, içerik kalitesi, şeffaflık, tasarım ve sürdürülebilirlik performansının etkin şekilde aktarılması kriterleriyle öne çıkıyor. Rapor, aynı zamanda Koç Holding’in imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC) kapsamında bir ilerleme bildirimi niteliği de taşıyor. Bu yönüyle insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında gerçekleştirilen çalışmaların ve elde edilen gelişmelerin uluslararası ilkeler doğrultusunda paylaşılmasına da katkı sağlıyor. “İNSANI ODAĞINA ALAN BİR YAKLAŞIMLA HAREKET EDİYORUZ” Sürdürülebilirlik raporunun iki ayrı platin ödüle birden layık görülmesinden gurur duyduklarını belirten OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade, “Enerji yönetiminden atık yönetimine, çalışan haklarından müşteri memnuniyetine, toplumsal sorumluluktan etik yönetişime kadar pek çok alanda çalışmalar yürütüyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızın önemli bir boyutunu da sosyal etki ve kapsayıcılık oluşturuyor. Sürdürülebilir bir gelecek için tüm faaliyetlerinde insanı odağına alan bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Toplumla bağ kurmanın ve sosyal kapsayıcılığı artırmanın da sürdürülebilirliğin vazgeçilmez bir parçası olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda; eğitim, sağlık, kültür ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi alanlarda uzun soluklu sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. LACP gibi saygın bir kuruluş tarafından verilen bu ödüller, sürdürülebilirlik performansımızın ve şeffaf raporlama anlayışımızın uluslararası ölçekte takdir gördüğünü ortaya koyması açısından büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu. Bugüne kadar 7 rapor yayınlayan ve her bir rapor özelinde LACP’den sektöründe ödül kazanan tek marka olan OPET, 2025 yılı performansını içeren yeni raporlamasını ise yıl içinde kamuoyu ile paylaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Migros, “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri Listesi”ne Giren Tek Türk Gıda Perakendeci Oldu Haber

Migros, “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri Listesi”ne Giren Tek Türk Gıda Perakendeci Oldu

Sürdürülebilirlik alanındaki öncü ve vizyoner çalışmalarıyla Türkiye’de sektörüne liderlik eden Migros, uluslararası alanda önemli bir başarıya daha imza attı. TIME Dergisi’nin Statista iş birliğiyle hazırladığı ve dünya çapında sürdürülebilirlik performansı en yüksek şirketlerin belirlendiği “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesine giren tek Türk gıda perakendecisi oldu. Böylece, gıda perakendesi sektöründen tüm dünyadan yalnızda 5 şirketin yer aldığı listede, Türkiye'den sektörünün tek temsilcisi oldu. Dünya genelinde 40’tan fazla ülkeden 5 bini aşkın şirketin değerlendirildiği araştırmada, global endekslerdeki başarılar, verilen taahhütler, uluslararası raporlama standartlarına uyum, çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik alanındaki performans kriterleri çok aşamalı bir metodolojiyle incelendi. 20’den fazla veri noktasına dayanan değerlendirme sonucunda yalnızca 750 şirket listeye girmeye hak kazandı. Migros, “İyi Gelecek Planı” kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele, gıda israfının önlenmesi, plastik kullanımının azaltılması, sürdürülebilir tarımın desteklenmesi, eğitim ve fırsat eşitliği, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi birçok alanda gerçekleştirdiği somut projelerle listede yer aldı. “İyi gelecek için etkimizi büyütmeye; toplumumuz için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, “Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın hedeflerini etki yaratan, ölçülebilir ve yaygınlaşabilir projelerle gerçekleştiriyoruz. İklim kriziyle mücadeleden gıda israfının önlenmesine, sürdürülebilir tarım uygulamalarından toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar pek çok alanda dönüşüm yaratıyoruz. Statista ve TIME Dergisi tarafından hazırlanan ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri’ listesinde gıda perakende sektöründe dünya genelinde yalnızca 5 şirket arasında yer almak ve Türkiye’yi bu alanda tek başımıza temsil etmek bizim için güçlü bir motivasyon. SBTi onayımız, CDP ‘Global A Liderleri’ arasında ve S&P Global Sürdürülebilir Yıllığı’ndaki yerimiz, BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’ndeki kesintisiz varlığımız, sürdürülebilirliği işimizin merkezine alan kararlı yaklaşımımızın en güçlü göstergeleri. 2030 ve 2050 hedeflerimize de emin adımlarla ilerliyoruz. Yarattığımız somut etki ile sürdürülebilirlikte global liderler arasındaki yerimiz perçinleniyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Filantropi Liderleri İstanbul’da Buluştu Haber

Küresel Filantropi Liderleri İstanbul’da Buluştu

Sabancı Vakfı ve OECD Kalkınma İçin Çalışan Vakıflar Ağı (netFWD) iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte OECD, Gates Foundation, AVPN ve Girls Not Brides gibi uluslararası kuruluşlardan temsilciler bir araya geldi. Küresel filantropi alanının önde gelen aktörleri, toplumsal cinsiyet eşitliği finansmanında yeni iş birliği modellerini, ortak finansman mekanizmalarını ve çok paydaşlı yaklaşımları değerlendirdi. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Tüm yaptığımız strateji ve çalışmalarda uluslararası normları ve ölçümleri göz önüne alarak projelerimizi tasarladık. Bugün de bunun sonuçlarını görüyoruz. OECD’nin yayımladığı raporlar, yüzlerce hayırsever kuruluşun verilerinden beslenerek filantropinin nerede ve nasıl fark yaratabileceğini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Filantropinin gerçek etkisi ancak veriye dayalı öğrenme ve güçlü iş birlikleriyle mümkündür. Bu nedenle veri üretimini son derece kritik görüyoruz. Çünkü ölçemediğimiz veriyi geliştirmemiz de mümkün değildir. Vakfımızın, OECD’nin 2019 yılında yayımladığı ‘Cinsiyet Eşitliği için Filantropi’ raporunda, bu alana odaklanan dünya çapındaki en etkili yedi vakıftan biri olarak gösterilmesinin ardından, bu yılki raporla birlikte üçüncü kez yer alması, 20 yıldır kararlılıkla bu hedeften şaşmadan çalışmamızın somut bir göstergesidir.” dedi. OECD İstanbul Merkezi Direktörü Achraf Bouali ise konuşmasında, “Filantropi, özellikle resmi kalkınma yardımlarının giderek daha fazla kısıtlandığı bir dönemde, kalkınmanın finansmanında daha önemli bir rol üstlenmektedir. OECD Filantropi Merkezi aracılığıyla, fikirleri, veriyi ve ortaklıkları küresel ölçekte bir araya getirerek daha yüksek etkiyi destekliyoruz. OECD’nin ilk bölgeler arası merkezi olan İstanbul Merkezi ise ortak küresel meseleleri ele almakta ve farklı bölgeler arasında iş birliğini güçlendirmektedir; tıpkı Haziran 2022’den bu yana İstanbul’un kendisi gibi, Kuzey ile Güney, Doğu ile Batı arasında bir köprü işlevi görmektedir.” dedi. Sabancı Vakfı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Alanında Çalışan Küresel Ölçekte İlk 15 Vakıf Arasında Yer Aldı “OECD Kalkınma İçin Filantropi 2026” raporunun bölgesel lansmanı kapsamında, raporun güncel bulguları da kamuoyuyla paylaşıldı. Kaynaklarının yüzde 70'inden fazlasını toplumsal cinsiyet eşitliğine ayırdığı belirtilen Sabancı Vakfı'nın bu alanda küresel ölçekte ilk 15 vakıf arasında yer aldığı ve örnek gösterilen güçlü bir etki modeli ortaya koyduğu vurgulandı. Dünya genelinde kalkınma finansmanının daraldığı ve jeopolitik koşulların giderek daha karmaşık hale geldiği bir dönemde gerçekleştirilen buluşmada, filantropinin toplumsal cinsiyet eşitliği alanında üstlenebileceği katalizör rolü de ele alındı. OECD’nin bu yıl yayımladığı “Private Philanthropy for Development” raporunun üçüncü baskısı, dünya genelinde 506 vakfın 2020-2023 yılları arasındaki bağışlarını analiz ederek filantropinin küresel kalkınmadaki rolüne ışık tutuyor. Rapora göre bu dönemde filantropi finansmanı 68,2 milyar dolara ulaşarak resmi kalkınma yardımlarının yaklaşık yüzde 10’una karşılık geldi. Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik filantropik fonlama ise 5,2 milyar dolar seviyelerine çıkarken, bu miktar kalkınma amaçlı tüm filantropi kaynaklarının yüzde 8’ini oluşturdu. Öte yandan, resmi kalkınma yardımlarında 2025 yılı için yüzde 9-17 arasında kesinti öngörülmesi, filantropi kaynaklarının stratejik önemini artırıyor. Ancak rapor, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ortak finansman mekanizmalarında henüz yeterince yer bulamadığının da altını çiziyor. Eş finansman ortaklıklarına katılan vakıfların bu alana ayırdığı payın yüzde 1 seviyesinde kalması, toplumsal cinsiyet eşitliği için daha güçlü iş birlikleri ve koordineli finansman modellerine duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerin Sürdürülebilirlik Yolculuğu Verilerle Ortaya Kondu Haber

Şirketlerin Sürdürülebilirlik Yolculuğu Verilerle Ortaya Kondu

UN Global Compact Türkiye tarafından 17 Haziran’da Hilton İstanbul Bosphorus’ta düzenlenen etkinlik; iş dünyası, kamu, akademi, sivil toplum ve Birleşmiş Milletler temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’den 250 şirket dahil olmak üzere küresel ölçekte 153 ülkeden 11.435 şirketin sürdürülebilirlik verilerine dayanan UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin sonuçları paylaşıldı. Analiz; dünya, Avrupa ve Türkiye ortalamalarının yanı sıra Türkiye’deki büyük şirketler ve KOBİ’lerin sürdürülebilirlik performanslarına ilişkin karşılaştırmalı bir görünüm ortaya koydu. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk’ün açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ve UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da video mesajlarıyla katılımcılara seslendi. Ardından Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ozan Duygulu tarafından raporun bulguları paylaşıldı. Türkiye İş Dünyası Sürdürülebilirlikte Önemli Bir Gelişim İvmesi Yakaladı Açılış konuşmasında sürdürülebilirliğin günümüzde şirketler için stratejik bir yönetim alanına dönüştüğünü vurgulayan Güliz Öztürk, şunları söyledi: “Türkiye iş dünyası sürdürülebilirliği artık isteğe bağlı bir sosyal sorumluluk faaliyeti olarak değil, stratejik bir risk ve fırsat yönetimi alanı olarak konumlandırıyor. Yönetişimden çevreye, insan haklarından yolsuzlukla mücadeleye kadar birçok göstergede küresel ve Avrupa ortalamalarına yaklaşan, hatta bazı alanlarda öne geçen bir performans görüyoruz.” Öztürk, raporun ortaya koyduğu bulguların Türkiye iş dünyasının önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını gösterdiğini belirtirken, uygulama ve değer zinciri odaklı dönüşümün önemine de dikkat çekti: “Veriler bize politika sahipliğinde güçlü olduğumuzu ancak uygulama derinliği ve değer zinciri genelinde hesap verebilirlik alanlarında gelişim fırsatları bulunduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek unsur, bu yapıların operasyonel süreçlere ve değer zincirlerine ne ölçüde yansıtılacağı olacak.” Raporda KOBİ'lerin sürdürülebilirlik dönüşümündeki rolüne de dikkat çeken Öztürk, şunları kaydetti: “Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ'lerimiz veri olgunluğu, bütçe ve uzman insan kaynağı gibi alanlarda yapısal zorluklarla karşı karşıya. Ancak KOBİ'lerimizin dönüşüm konusundaki isteği ve uyum hazırlıkları geleceğe dair önemli bir potansiyeli ortaya koyuyor. Bu dönüşümün başarısı, büyük şirketlerin değer zincirlerindeki işletmeleri desteklemesine de bağlı.” COP31’e Giden Yolda İş Dünyasının Rolü COP31’e giden süreçte iş dünyasının rolüne de değinen Öztürk, şöyle konuştu: “COP31’e yalnızca birkaç ay kalmışken, iş dünyasının iklim eylemindeki rolü her zamankinden daha kritik. Üretim kararları, yatırım tercihleri, teknoloji geliştirme kapasitesi ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisiyle özel sektör dönüşümün merkezinde yer alıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ise video mesajında, UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin Türkiye’deki şirketlerin insan hakları, adil çalışma standartları, iklim eylemi ve yolsuzlukla mücadele alanlarında kaydettikleri ilerlemeyi ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu verilerin stratejilere yön vermek, dayanıklılığı güçlendirmek ve uygulamayı hızlandırmak için kullanılması gerekiyor. COP31’e yaklaşırken kaybedecek zamanımız yok. COP31; uygulamanın, cesur ve yenilikçi iş dünyası liderliğinin ve somut sonuçların COP’u olmalıdır.” UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da COP31’in Türkiye ve Avustralya arasında güçlü bir iş birliği zemini sunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “COP31; Türkiye ve Avustralya arasında iş dünyasını, hükümetleri ve sivil toplumu ortak hedefler etrafında buluşturacak önemli bir iş birliği platformu sunuyor. İhtiyacımız olan şey, şirketlerin tek başlarına değil, COP taahhütlerinin hayata geçirilmesini destekleyen güvenilir bir ağın parçası olarak birlikte hareket etmesidir.” Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda, raporun ortaya koyduğu veri temelli içgörüler doğrultusunda şirketlerin sürdürülebilirlik stratejileri, düzenleyici uyum süreçleri ve rekabet avantajı yaratma alanları ele alındı. HBR Türkiye Yazı İşleri Müdürü Beliz Kudat’ın moderatörlüğündeki oturuma TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlık Müşaviri Sevgi Kılıç Er ve UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele katıldı. Günün ikinci oturumunda ise CNBC-e’den Gazeteci ve Televizyon Sunucusu Şafak Tükle moderatörlüğünde Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş ve Vanelli Tekstil Strateji Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Sadi Cem Türkün, COP31’e giden süreçte iş dünyasının iklim yol haritasını değerlendirdi. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi; yönetişim, insan hakları ve çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında Türkiye’deki şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemelerini ortaya koyarken önümüzdeki dönemde odaklanılması gereken alanlara ilişkin önemli içgörüler sundu. RAPORUN ORTAYA KOYDUĞU 8 ÖNCELİKLİ EYLEM ALANI Analiz, Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik performansını daha ileri taşımak amacıyla sekiz öncelikli eylem alanı öneriyor: 1. Ölçülebilir hedefler ve yıllık ilerleme göstergeleri belirlemek Sürdürülebilirlik alanlarında politika ve taahhütlerinin olması önemli bir başlangıç olmakla birlikte, taahhütlerin zamana bağlı, sorumluları tanımlanmış ve performans göstergeleriyle ilişkilendirilmiş biçimde kurgulanması gerekmektedir. Çevre, insan hakları, çalışma standartları, yolsuzlukla mücadele ve yönetişim alanlarındaki taahhütlerin kamuya açık paylaşılması ve yıllık ilerlemenin raporlanması hesap verebilirlik kültürünü güçlendirecektir. 2. Sürdürülebilirlik yönetişimini operasyonel karar alma süreçlerine derinleştirmek Üst yönetim düzeyindeki sahiplik; sürdürülebilirlik performansının iş stratejisi, yatırım kararları, risk yönetimi, tedarikçi seçim kriterleri, insan kaynakları ve ücretlendirme sistemleriyle ilişkilendirilmesiyle güçlendirilmelidir. Sürdürülebilirlik hedeflerinin üst düzey yöneticilerin performans göstergelerine entegre edilmesi bu alanın kurumsal öncelik olarak kalıcı olmasını ve gelişmesini sağlayacaktır. 3. Değer zinciri yaklaşımını güçlendirmek Şirketlerin kendi operasyonlarındaki uygulama kapasitesi görece güçlüdür; ancak tedarikçiler ve iş ortakları düzeyinde izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem mekanizmaları sınırlı kalmaktadır. Yönetişim çerçevesi içinde insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında tedarikçi davranış kuralları, risk bazlı ön değerlendirme süreçleri, sürdürülebilir satın alma kriterleri ve izleme-denetim mekanizmaları yaygınlaştırılmalıdır. Şirketler değer zincirindeki dönüşümü uyum beklentileriyle değil; kapasite geliştirme, finansal destek ve ortak öğrenme mekanizmalarıyla desteklemelidir. 4. İnsan hakları ve çalışma standartlarında durum tespiti süreçlerini kurumsallaştırmak Çocuk işçiliği, zorla çalıştırma, örgütlenme özgürlüğü, cinsiyet eşitliği, ayrımcılıkla mücadele, iş sağlığı ve güvenliği başlıklarında politika beyanlarıyla yetinilmemeli; riskleri proaktif biçimde tespit eden, önleyen, azaltan ve telafi eden mekanizmalar kurulmalıdır. Şikâyet mekanizmaları, erişilebilir, misilleme riskini önleyen ve etkili önleme ve telafi sağlayan yapılar olarak tasarlanmalıdır. 5. Çevre alanında taahhütlerden sistematik uygulamaya geçmek Enerji, atık, iklim ve su başlıklarındaki güçlü politika zemini; bilim temelli hedefler, net sıfır geçiş planları, fiziksel iklim riski ve senaryo analizleri, su stresi ve havza bazlı risk değerlendirmeleri, biyoçeşitlilik etkilerinin ölçülmesi ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla güçlendirilmelidir. 6. İklim eyleminden dayanıklı dönüşüme geçmek İklim eylemi yalnızca emisyon azaltımıyla sınırlı şekilde değil; uyum, dayanıklılık, doğa ve değer zinciri dönüşümüyle birlikte ele alınmalıdır. Bu yaklaşım, şirketlerin artan iklim ve doğa kaynaklı risklere karşı uzun vadeli rekabetçiliklerini korumalarını ve değişen piyasa beklentilerine daha etkin uyum sağlamalarını destekleyecektir. 7. Yolsuzlukla mücadelede iç mekanizmaları dış denetimle desteklemek İş etiği, şirket içi uyum konusu olmanın ötesinde; adil rekabet ve sürdürülebilir değer zincirleri için kolektif bir sorumluluk alanı olarak ele alınmalıdır. 8. Veri kalitesi, doğrulama ve şeffaflığı güçlendirmek Veri toplama altyapılarının geliştirilmesi, ölçülen verilerin tutarlı biçimde raporlanması ve mümkün olan alanlarda bağımsız doğrulama süreçlerinin devreye alınması gerekmektedir. Toplumsal cinsiyete dayalı ücret farkı, iş kazaları, değer zinciri insan hakları riskleri, su ve biyoçeşitlilik göstergeleri, sera gazı emisyonları gibi alanlardaki veri eksikliklerinin giderilmesi hesap verebilirliği artıracaktır. Verinin mevcudiyeti ve kalitesi artık sürdürülebilir finansmana erişimin de ön koşullarından biri haline gelmektedir.

Voleybol Milli Takımlarının “Enerjisi” Opet’ten    Haber

Voleybol Milli Takımlarının “Enerjisi” Opet’ten  

Türkiye Voleybol Federasyonu ile OPET arasındaki iş birliği güçlenerek devam ediyor. Türkiye’de voleybolun yükselen enerjisine güç katmayı sürdüren OPET, imzalanan anlaşma ile kadın ve erkek milli takımlarımızın üç yıl boyunca “enerji sponsoru” olacak. Her alanda fark yaratan performansın yanında yer alan OPET, milli takımların kamp ve hazırlık dönemlerinden başlayarak ulusal ve uluslararası karşılaşmalara uzanan süreçte desteğini sürdürecek. OPET’in Milli Takımlar enerji sponsoru olması dolayısıyla 14 Mayıs Perşembe günü İstanbul Burhan Felek Vestel Voleybol Salonu’nda düzenlenen imza törenine Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade, A Milli Kadın Voleybol Takımı sporcularından Melis Yılmaz, A Milli Erkek Voleybol Takımı sporcularından Ertuğrul Gazi Metin ile çok sayıda davetli katıldı. “OPET, TÜRK VOLEYBOLUNUN DEĞERLİ YOL ARKADAŞI” TVF Başkanı Mehmet Akif Üstündağ törende yaptığı konuşmada, “Türk voleybolunun değerli yol arkadaşlarından OPET ile 2018 yılında başlayan iş birliğimizi üç yıl daha uzatmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Kadın ve erkek voleybolunun yanı sıra altyapıya verdikleri destek nedeniyle OPET’e ve Koç Topluluğu’na teşekkür ederim. Bu arada Koç Topluluğu’nun 100. yılını da ayrıca kutluyorum. Türk voleybolu bugün hem ligler düzeyinde hem de milli takımlar seviyesinde tarihi başarılara imza atıyor. Bizim için en önemli konu ise bu başarıların sürdürülebilir olması. Önümüzde yoğun ve heyecan verici bir dönem var. Milli takımlarımızla FIVB Milletler Ligi’nde mücadele edeceğiz, ardından Avrupa Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağız. Dünya Şampiyonası hedeflerimizin yanı sıra olimpiyat yolculuğumuzda da kalıcı başarılar elde etmeyi amaçlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu. “FARK YARATAN PERFORMANSIN YANINDA OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ” Faaliyet gösterdikleri her alanda sürdürülebilir etki yaratan ve fark yaratan bir anlayışla hareket ettiklerini belirten OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade ise, “Başta voleybol milli takımlarımız olmak üzere; ülkemizi temsil eden tüm takımlarımız, uluslararası arenada ortaya koydukları başarılar ve temsil ettikleri değerlerle hepimize büyük bir gurur yaşatıyor. Sporda elde edilen bu başarılar, sadece birer galibiyet değil, aynı zamanda fırsat eşitliğinin güçlenmesine ve sürdürülebilir bir geleceğin inşasına sunulan çok kıymetli birer katkı. Filenin Sultanları’nın ve Filenin Efeleri’nin uluslararası arenalarda elde ettiği başarılar, toplumdaki bakış açısının nasıl dönüşebileceğini gösteren çok güçlü bir hikâyeye sahip. Filenin Sultanları; başarıları, cesaretleri ve sahadaki duruşlarıyla özellikle kız çocukları için çok güçlü rol modeller haline geldi. Bugün çocukların hayallerine daha özgürce yön verebildiğini, mesleklerin ve başarıların cinsiyetle tanımlanmadığı bir bakış açısının giderek güçlendiğini görmek hepimize umut veriyor. Sporun ilham veren gücü tam olarak burada ortaya çıkıyor. Biz de bu fark yaratan performansın yanında olmaktan gurur duyuyoruz” dedi. “MİLLİLERİMİZİN HAZIRLIK VE BAŞARI YOLCULUĞUNA KATKI SUNMAYI HEDEFLİYORUZ” Cinsiyet eşitsizliğini aşabilmek için yeni rol modellere ve güçlü iş birliklerine ihtiyaç olduğuna işaret eden Kahramanzade şunları söyledi: “OPET olarak 2018 yılında başlattığımız Kadın Gücü Projesi ile ‘mesleğin cinsiyeti olmaz’ algısını toplum geneline yaymak için yola çıktık. Bu dönüşümle sektör genelinde istihdamın artmasına öncülük eden bir etki yarattık. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ile hayata geçirdiğimiz ‘Eşitsek Fark Eder’ projemiz ile de toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmayı ve bu alanda kalıcı bir etki oluşturmayı amaçlıyoruz. Toplumsal dönüşüme katkı sunan ve uzun vadeli etki üreten bu alanlarda var olmaya gayret ediyor hem sahada hem de hayatın içinde "fark yaratan performansların" yanında yer alıyoruz. Bugüne kadar basketboldan voleybola, golften yelkene kadar farklı branşlarda sporun birleştirici ve ilham veren gücünü destekleyen çok değerli iş birliklerine imza attık. Milli Takımlarımızdan kadın sporlarının gelişimine, uluslararası organizasyonlardan sürdürülebilirlik odağı taşıyan spor platformlarına kadar uzanan bu yolculukta, başarıya giden yolda destekçi olmaya devam ettik. Bizim için tüm bu iş birlikleri; sporun gelişimine, sporcuların sürdürülebilir başarısına ve Türkiye’nin uluslararası spor arenasındaki konumuna destek olma vizyonumuzun bir parçası. ‘Enerji Sponsoru’ olarak, milli takımlarımızın hazırlık ve başarı yolculuğuna katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu değerli iş birliğinin hayata geçmesinde emeği olan Türkiye Voleybol Federasyonu’na ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim. Milli takımlarımıza başarılarla dolu bir sezon diliyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Enerji Profesyonelleri Bu İş Birliğiyle Yetişiyor Haber

Geleceğin Enerji Profesyonelleri Bu İş Birliğiyle Yetişiyor

Türkiye'nin yenilenebilir enerji sektöründe öncü şirketlerinden biri olan Polat Enerji, enerji sektöründe nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine katkı sağlamak ve genç yetenekleri sektöre kazandırmak amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile önemli bir iş birliğine imza attı. “Enerji Sektörüne Yönelik Kapasite Geliştirme Programı” kapsamında düzenlenen protokol imza törenine Polat Enerji CSO’su Aslı Kehale, EBRD Türkiye ve Kafkasya Enerji Bölge Başkanı David Managadze ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar katıldı. Fırsat Eşitliği Odağında 125 Genç Yetenek Program kapsamında gerçekleştirilen titiz değerlendirme süreçlerinin ardından, mühendislik fakültelerinin farklı branşlarından 125 öğrenci projeye kabul edildi. Polat Enerji’nin sürdürülebilirlik ve toplumsal kapsayıcılık hedefleri doğrultusunda, öğrenci seçiminde fırsat eşitliği temel prensip olarak benimsendi ve kadın-erkek adaylar arasında dengeli bir dağılım gözetildi. Genç mühendis adayları program boyunca, hem üniversitenin değerli akademisyenlerinden alana özgü teknik eğitimler alma hem de Polat Enerji’nin deneyimli kadrosuyla bir araya gelerek sektörün işleyişini doğrudan uzmanlarından dinleme fırsatı yakalayacaklar. İmza töreninde konuşan Polat Enerji CSO’su Aslı Kehale, projenin önemine değinerek şunları söyledi: “Polat Enerji olarak amacımız, bulunduğumuz her bölgede yalnızca enerji üreticisi olarak değil, aynı zamanda yerel topluma değer katan, gelişimine katkı sunan bir paydaş olarak var olmak. Bu bakış açımız, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile de birebir örtüşüyor. Özellikle “erişilebilir ve temiz enerji”, “cinsiyet eşitliği” ve “nitelikli eğitim” başlıkları, kurumsal sosyal sorumluluk stratejimizin merkezinde yer alıyor. Tam da bu noktada, bugün burada bulunmamıza vesile olan iş birliği büyük anlam taşıyor. Polat Enerji olarak, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz “Enerji Sektörüne Yönelik Kapasite Geliştirme Programı”, bizim için yalnızca bir eğitim projesi değil; aynı zamanda uzun vadeli bir toplumsal yatırım.” İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, programın öğrenciler için önemli bir kazanım olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; “Manisa Celal Bayar Üniversitesi olarak, öğrencilerimizi geleceğin enerji sektörüne en donanımlı şekilde hazırlayacak, uygulama temelli ve sürdürülebilir iş birliklerini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Polat Enerji ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile imzaladığımız bu protokolün, yenilenebilir enerji alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu programın, öğrencilerimiz için güçlü bir kariyer başlangıcı, ülkemiz için ise sürdürülebilir kalkınma yolunda değerli bir kazanım olmasını temenni ediyorum.” Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye ve Kafkasya Enerji Bölge Başkanı David Managadze ise konuşmasında “Enerji sektörü, yeşil ve dijital dönüşümün birlikte yarattığı güçlü etkiyle derin bir değişim geçiriyor. Bu program, üniversiteler ile özel sektör arasındaki yapılandırılmış iş birliğinin önemli bir örneğini ortaya koyuyor. Bu girişime katalizör olarak hizmet etmekten gurur duyuyoruz.” dedi. Bu stratejik iş birliği, sadece bir eğitim programı olmanın ötesinde, Türkiye'nin yeşil enerji dönüşümünü destekleyen çok katmanlı bir toplumsal yatırım hamlesi niteliği taşıyor. Akademi ile iş dünyası arasındaki köprüleri güçlendiren program; mühendislik yetkinliklerini sosyal becerilerle birleştirerek, öğrencileri yarının düşük karbonlu ekonomisine hazırlıyor. Polat Enerji, EBRD ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin ortak vizyonuyla şekillenen bu proje, enerji sektöründe hem toplumsal cinsiyet eşitliğini hem de profesyonel standartları yükseltmeyi amaçlayan kapsayıcı bir ekosistem yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eşitliğin Liderleri 2025 Ödülleri, Denizli'de Sahiplerini Buldu Haber

Eşitliğin Liderleri 2025 Ödülleri, Denizli'de Sahiplerini Buldu

Denizli'nin Gücü Kadınlar Zirvesi kapsamında düzenlenen ödül töreninde, bu yılın eşitliğe inanan erkek liderlerine ödülleri takdim edildi. Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından 19 Kasım Dünya Erkekler Günü kapsamında Türkiye'de ilk kez hayata geçirilen "Eşitliğin Liderleri Ödül Töreni"nin dördüncüsü bu yıl Denizli'nin Gücü Kadınlar Zirvesi kapsamında gerçekleştirildi. Platform, bu özel günü "Eşitliğe İnanan ve Eşitliği Güçlendiren Erkekler Günü" olarak anlamlandırıyor ve toplumsal cinsiyet eşitliği için sorumluluk alan, bu vizyonu kurumsal kültürlerine taşıyan erkek liderleri görünür kılmak amacıyla bu töreni gerçekleştiriyor. 17 Kasım'da Denizli'de Merkezefendi Kült r Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen zirvenin ardından gerçekleştirilen tören, eşitlik odağında güçlü bir farkındalık yarattı. Farklı sektörlerden kadın ve erkek liderleri bir araya getiren etkinlik, iş dünyasında kapsayıcı dönüşümün önemine vurgu yapan mesajlarla dikkat çekti. Eşitliğe Dair Güçlü Mesajlar Verildi Birleşmiş Milletler tarafından da kabul gören 19 Kasım Dünya Erkekler Günü'nün Türkiye'de ilk kez 2022 yılında Kadın Dostu Markalar Platformu öncülüğünde özel bir törenle kutlanmasıyla başlayan bu yolculuk, bugün eşitlik savunuculuğunu görünür kılan önemli bir program haline geldi. Her yıl etki alanını büyüterek sürdürülen tören, bu yıl da eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık konusunda örnek yaklaşım sergileyen erkek liderleri onurlandırdı. Eşitlik odaklı çalışmaları, kurumsal duruşları ve örnek liderlikleriyle öne çıkarak ödüle layık görülen 10 erkek lider arasında; İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan, QNB İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar, Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, Bahçeşehir & Uğur Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel, Zürich Sigorta CEO'su Yılmaz Yıldız yer aldı. Ayrıca programda bu yıl Denizli'de üretime eşitlikle güç veren 5 erkek lider de ödülle onurlandırıldı. Denizli'den ödüle layık görülen erkek lider arasında ise; Yavuzçehre Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yavuzçehre, Sadık Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Mersin, Askon Demir Çelik Yönetim Kurulu Başkanı Okan Konyalıoğlu, Mercan Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Gültekin Okay Salgar ve Tosunoğlu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tosunoğlu yer aldı. "19 Kasım, Eşitliğe Katkı Sunan Lider Ruhlu Erkeklerin Günü" Töre nde, ödül alan erkek liderler, toplumsal cinsiyet eşitliğine dair kurumlarında hayata geçirdikleri uygulamaları, dönüşüm odaklı yaklaşımlarını ve kişisel bakış açılarını katılımcılarla paylaştı. Liderlerin iş dünyasında eşitliğin güçlenmesine yönelik görüşlerini aktardıkları törende konuşma yapan Kadın Dostu Markalar Platformu Kurucu & Yönetim Kurulu Başkanı Nazlı Demirel de19 Kasım Eşitliğe İnanan ve Eşitliği Güçlendiren Erkekler Günü'ne dair yaptıkları organizasyona verdikleri önemi anlattı. 19 Kasım'ın Uluslararası Erkekler Günü olarak isimlendirilen ve Birleşmiş Milletler tarafından da desteklenen uluslararası bir gün olduğunu hatırlatan Nazlı Demirel, yaptığı konuşmada şunları söyledi; "Biz Platform olarak 19 Kasım'ı 2022 yılından bu yana 'Eşitliğe İnanan ve Eşitliği Güçlendiren Erkekler Günü' olarak kutlamaktan büyük gurur duyuyoruz. Bugün, eşi tliğe katkı sunan lider ruhlu erkeklerin günü. Eşitlik bilincini desteklemenin en önemli yolu, eşitliğe inanan ve buna güç veren erkeklerin bu yönde sunacakları katkılardır. İşte bu nedenle biz de Kadın Dostu Markalar Platformu olarak eşitlik bilincinin gelişmesi adına çok değerli projelere imza atan, bu bilince katkı sunan erkeklerimizi de özel ve ayrıcalıklı bir "gün" olan 19 Kasım'da anmak ve bir araya getirmek istedik. 19 Kasım Eşitliğe İnanan ve Eşitliği Güçlendiren Erkekler Günü'nüzü kutluyoruz!"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.