Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ciro

Kapsül Haber Ajansı - Ciro haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ciro haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ülker, 2026 Yılı İlk Çeyrek Finansallarını açıkladı Haber

Ülker, 2026 Yılı İlk Çeyrek Finansallarını açıkladı

Ülker Bisküvi’nin Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamaya göre, şirket bu yılın ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciro ile kapattı. Şirket aynı dönemi %15,1 FAVÖK marjı ile bitirdi. Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı ilk çeyrek sonuçlarıyla ilgili şu bilgileri aktardı: “İkonik ve güçlü markalarımızla ve etkin inovasyonlarımızla tüketicilere ulaşıyor, amaç odaklı bir şirket olarak attığımız her adımda her lokmada mutluluk vermeyi amaçlıyoruz. Yeni kampanyamız “Ülker varsa mutluluk var”ın reklam filmi, TV ekranlarında, dijital platformlarda ve açık hava mecralarında izleyiciyle buluştu. Jeopolitik ve zorlu ekonomik koşulların yaşandığı yılın ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciroyla tamamladık ve Türkiye ekonomisine istihdamımızla, üretimimizle, ihracatımızla katkı sağlamaya devam ettik. Sürdürülebilirliği işimizin her aşamasına, dokunduğumuz her alana entegre etmek ve toplumsal faydayı artırmak için çalışıyoruz. Çalışmalarımız, S&P Global ve London Stock Exchane Group (LSEG) gibi uluslararası platformlarda takdir ediliyor. LSEG’de üç yıl üst üste dünya birincisi olurken, S&P Global’in Sustainability Yearbook listesinde altıncı kez yer aldık ve kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirmesinde gıda şirketleri arasında ilk %3’e girdik. Önümüzdeki dönemde de değişen küresel dinamikleri yakından izleyerek finansal disiplinimizi korumayı, dijitalleşme, yapay zekâ, inovasyon ve sürdürülebilirliği büyümemizin merkezine alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karel Tel Wire Düsseldorf’ta Küresel Pazarlara Açıldı Haber

Karel Tel Wire Düsseldorf’ta Küresel Pazarlara Açıldı

Karel Tel, 13–17 Nisan 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen fuarda, yaklaşık 65 ülkeden 2 bin 700 katılımcının yer aldığı organizasyonda sektör temsilcileriyle bir araya gelerek yeni iş birliklerine yönelik önemli temaslarda bulundu. “Küresel pazarlarda büyümemizi sürdürüyoruz” Bugün 90 ülkeye ihracat gerçekleştiren bir şirket olarak küresel ölçekte büyümelerini sürdürdüklerini belirten Karel Tel Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tunç Bakırel, “2025 yılında 32 milyon dolar ihracat hacmine ulaştık. 2026 yılı için 3 milyar TL ciro ve 40 milyon dolar ihracat hedefi belirledik. Yılın ilk çeyreğini de bu hedeflerimiz doğrultusunda tamamladık. Wire & Tube gibi fuarlar sektörümüz açısından önemli bir buluşma noktası. Bu organizasyonlar, hem mevcut iş ilişkilerimizi geliştirmemize hem de yeni pazarlara ulaşmamıza katkı sağlıyor. Karel Tel olarak ihracat odaklı büyüme hedeflerimiz doğrultusunda uluslararası pazarlardaki varlığımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. 2026’nın hem ciro hem de ihracat tarafında güçlü bir büyüme kaydettiğimiz bir yıl olacağına inanıyoruz” dedi. İzmir Aliağa’da 70 bin metrekare alan üzerine kurulu tesisinde yıllık 120 bin tonun üzerinde üretim kapasitesine sahip olan Karel Tel, geniş ürün gamıyla ulusal ve uluslararası müşterilerine hizmet vermeyi sürdürüyor. Çevre dostu üretim yaklaşımıyla sürdürülebilirlik yatırımlarına devam eden şirket, RES ve GES projeleriyle toplam 8 MW/saat kapasitede yenilenebilir enerji üretimi gerçekleştirirken, üretimde ihtiyaç duyduğu enerjinin bir kısmını kendi kaynaklarından karşılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mars Logistics, 2025’i Büyük Ölçekli Yatırımlar ve 633,9 Milyon Euro Ciro ile Kapattı Haber

Mars Logistics, 2025’i Büyük Ölçekli Yatırımlar ve 633,9 Milyon Euro Ciro ile Kapattı

Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu, 2025 yılı performansına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılı, Mars Logistics için yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, aynı zamanda geleceğe yaptığımız stratejik yatırımlarla öne çıkan bir yıl oldu. Operasyonel gücümüzü artırırken sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve insan odaklı dönüşüm alanlarında attığımız adımlarla sektörümüzde fark yaratmaya devam ettik. Bu yaklaşımımızla önümüzdeki dönemde de istikrarlı büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.” Operasyonel Gücü Artıran Yatırımlar Mars Logistics, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği yüksek hacimli araç ve ekipman yatırımlarıyla operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Şirket, filosuna kattığı 308 adet çekici ve 850 treyler ile hem yurtiçi hem de uluslararası taşımacılık operasyonlarında verimlilik ve esneklik sağladı. Bu yatırımlar, Mars Logistics’in büyüyen müşteri portföyü ve iş hacmine daha hızlı yanıt verebilmesini sağlarken, aynı zamanda uzun vadeli stratejik iş birliklerini de güçlendirdi. Sahillioğlu, konuya ilişkin olarak: “Filo yatırımlarımızı yalnızca kapasite artışı olarak değil, hizmet kalitemizi ve operasyonel esnekliğimizi ileriye taşıyan stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. Güçlü iş ortaklıklarımızla birlikte müşterilerimize daha rekabetçi ve sürdürülebilir çözümler sunuyoruz.” dedi. Avrupa’da Büyüme Sürüyor Şirket, Avrupa’daki yapılanmasını güçlendirme hedefi doğrultusunda İspanya’daki varlığını genişleterek Tarragona’da yeni bir şube açtı. Bu yatırım, Mars Logistics’in Avrupa içi taşımacılık operasyonlarında koordinasyonu artırırken, bölgesel uzmanlık gerektiren taşımalara daha etkin çözümler sunmasını sağladı. Sahillioğlu, Avrupa yapılanmasına ilişkin olarak: “Avrupa, büyüme stratejimizin en önemli odak noktalarından biri. Yerinde yapılanma modelimiz sayesinde müşterilerimize daha hızlı, daha entegre ve daha katma değerli hizmetler sunuyoruz.” açıklamasında bulundu. Depo Yatırımları Devam Ediyor Türkiye genelinde gerçekleştirdiği depo yatırımlarıyla da dikkat çeken, Bursa’da İzinli Gönderici Yetkili depo ve Erzurum, Trabzon ve Van’da açtığı yeni lojistik merkezleri ile şirket, hem ihracat süreçlerini hızlandırdı hem de bölgesel dağıtım kabiliyetini güçlendirdi. Bu yatırımlar, Mars Logistics’in müşterilerine sunduğu uçtan uca lojistik çözümleri daha entegre ve verimli hale getirirken, aynı zamanda operasyonel hız ve esneklik avantajı sağladı. “Sürdürülebilirlik, sektörün geleceğini belirleyen temel bir gereklilik” Intermodal çözümlerini sürekli geliştiren ve genişleten Mars Logistics, haftalık yüksek frekanslı tren seferleriyle hem operasyonel verimlilik hem de düşük karbon ayak izi avantajı sağladı. “Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, sektörün geleceğini belirleyen temel bir gereklilik” diyen Sahillioğlu, “Demiryolu ve intermodal yatırımlarımızla hem olumsuz çevresel etkilerimizi azaltıyor hem de müşterilerimize daha verimli ve güvenilir çözümler sunuyoruz” diyerek, yeşil lojistik çalışmalarından bahsetti. Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını 2025 yılında daha da ileri taşıyan, enerji verimliliği, sıfır atık uygulamaları, yağmur suyu geri kazanımı ve dijitalleşme projeleriyle karbon ayak izini azaltan Mars Logistics, “Dünyaya Değer” yaklaşımıyla sektörde örnek uygulamalara imza attı. I-REC sertifikasyon kapsamını genişleterek yenilenebilir enerji kullanımını artıran ve karbon ayak izini azaltma yönündeki kararlılığını sürdüren Mars Logistics, her sene yayınlanan Türkiye’nin yeşil izlenebilirlik raporu Sürdürülebilir 500 Şirket (S-500) listesinde bu sene de yerini korudu. Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık Manifestosu Yayınlandı “Başarının temelinde güçlü bir kurum kültürü ve mutlu çalışanlar yer alıyor. Farklılıkların değer yarattığı bir çalışma ortamı oluşturarak sürdürülebilir başarının önünü açıyoruz” diyen Sahillioğlu, 2025 yılında yayımladığı Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Manifestosu ile insan odaklı kurumsal yaklaşımını daha da güçlendirdiklerini belirterek, kapsayıcı bir iş ortamı oluşturmayı stratejik öncelik olarak gördüklerini belirtti. İkinci Kez Hizmet İhracatı Şampiyonu Mars Logistics, hizmet ihracatındaki başarısını 2025 yılında da sürdürerek, Hizmet İhracatçıları Birliği’nin düzenlediği “Hizmet İhracatının Şampiyonları Ödülleri”nde Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri kategorisinde bu sene ikinci kez şampiyon oldu. Firmaların ülkeye kazandırdıkları döviz tutarına göre belirlenen sıralamadaki başarı, Mars Logistics’in global pazarlardaki güçlü konumunu pekiştirdi. Yatırımlar Devam Edecek 2026 yılına 70 milyon Euro’yu aşan yatırım programı ile girdiklerini söyleyen Sahillioğlu, yeni tren hatları, artan filo kapasitesi ve genişleyen depo ağı ile entegre lojistik çözümlerini daha da ileri taşımayı planladıklarını belirtti ve sözlerini şu şekilde tamamladı: “Mars Logistics olarak hedefimiz; teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve insan odaklı yaklaşımı merkeze alarak lojistik sektörünün geleceğini şekillendiren global bir oyuncu olmaktır. Bugüne kadar elde ettiğimiz başarıyı daha ileriye taşımaya kararlıyız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch İnovasyon Gücünü Öne Çıkarıyor Haber

Bosch İnovasyon Gücünü Öne Çıkarıyor

Bosch Grubu, jeopolitik gerilimler ve ticaret engelleri karşısında 2026 mali yılında küresel pazarlardaki büyüme beklentilerini gerçekleştirmek için inovasyon gücünden yararlanmayı hedefliyor. Geleceğin önemli alanlarına yönelik gerekli ön yatırımların önceki yılların yüksek seviyesinde kalması planlanıyor. Sadece 2025 yılında Bosch, araştırma ve geliştirmeye ve sermaye harcamalarına yaklaşık 12 milyar Euro ayırdı. Teknoloji ve hizmet tedarikçisi, 2026 yılı için yüzde 2-5 arasında ciro artışı ve yüzde 4-6 arasında faaliyetlerden gelen FVÖK marjı planlıyor. Şirketin yıllık rakamlarına atıfta bulunan Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, “Küresel bir teknoloji lideri olarak, otomasyon, dijitalleşme, elektrifikasyon ve yapay zeka trendlerini şekillendirmeye kararlıyız, çünkü bu aynı zamanda işimizde kârlı büyümenin de önünü açıyor. Başlattığımız yapısal önlemlerin maliyet düşürücü etkileri ve tüm iş alanlarındaki inovasyonlar bunun için önemli bir ön koşuldur,” dedi. İnovasyon gücü söz konusu olduğunda, Bosch dünyanın en güçlü sanayi şirketlerinden ve Avrupa'nın en üretken patent başvuru sahiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Bosch, 2025 yılında yaklaşık 6.300 patent tescil ettirdi ve bir kez daha Almanya'da lider oldu. Önemli zorluklara rağmen Bosch, 2025 mali yılında bir önceki yıla göre hafif bir artışla (2024: 90,3 milyar Euro) 91 milyar Euro ciro elde etmeyi başardı. Kur etkilerinden arındırıldıktan sonra bu, yüzde 4,1'lik bir büyümeyi ifade ediyor. Yüzde 2 olan faaliyetlerden gelen FVÖK marjı, bir önceki yılın rakamının (2024: yüzde 3,5) altında kaldı. Gelecekteki sürdürülebilirliği artırmak için gerekli yapısal ve personel düzenlemeleri, 2,7 milyar Euro’luk bir seviyede finansal sonuç üzerinde önemli bir olumsuz etki yarattı. Strateji 2030: büyümeyi artırmak için inovasyon ve farklılaşma Olumsuz bir küresel ekonomik ortamda başarılı bir iş gelişimi elde etmek için şirketin maliyetlerini rekabetçi bir seviyede tutması gerekiyor. Almanya'da etkilenen tüm Mobilite lokasyonlarında istihdam azaltılması konusunda çalışan temsilcileriyle yapılan görüşmelerin sonuçlanmasıyla Bosch, artan fiyat baskısı karşısında gelecekteki rekabet konumunu iyileştiriyor. Hartung, “Müzakereler kolay değildi, ancak her iki taraf da belirgin bir sorumluluk duygusu sergiledi” dedi. "Şimdi üzerinde anlaşılan önlemleri hem hızlı ve tutarlı bir şekilde hem de mümkün olduğunca sosyal açıdan kabul edilebilir bir şekilde uyguluyoruz." Otomotiv endüstrisinde Çin şu anda fiyat seviyeleri için standardı belirliyor. Bu nedenle Hartung, inovasyon liderliğinin genişletilmesini, özellikle otomotiv pazarında işi genişletmek ve şirketin Strateji 2030 hedefini uygulamak için önemli bir başarı faktörü olarak görüyor. Bu strateji, Bosch'un kilit pazarlarında ilk üç tedarikçiden biri olmasını öngörüyor. Ticaret engelleri ve farklı kullanıcı beklentileri şu anda bölgesel olarak uyarlanmış çözümler için hem bir zorluk hem de bir fırsat. "Uluslararası rekabette mesele sadece maliyetler değil, her şeyden önce kendimizi farklılaştırmaktır" diyen Hartung, Bosch'un küresel ayak izine atıfta bulunarak bunu bir rekabet avantajı olarak gördüğünü belirtti. Hartung ayrıca "Tekliflerimizi ve tedarik zincirlerimizi bölgesel koşullara uyarlayabilir ve aynı zamanda küresel düzeyde kalite sunabiliriz." diyerek sözlerini tamamladı. Ekonomik görünüm 2026: geleceğin önemli alanları için finansman yaratma Bosch, 2025'in zayıf ekonomik seyrinin mevcut mali yılda da devam edeceğine inanıyor. Öncelikle jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yüksek belirsizlik seviyeleri, büyük ölçüde dirençli bir özel sektör ve artan mali harcamalarla dengeleniyor. Ancak fiyat ve rekabet baskısı yüksekliğini koruyor. Buna rağmen Bosch, kur etkilerinden arındırıldıktan sonra yılın ilk çeyreğinde satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre artırmayı başardı. Bosch, küresel ekonomi için yalnızca yüzde 2,5-3'lük ılımlı bir büyüme bekliyor. Bosch yönetim kurulu üyesi ve finans direktörü Markus Forschner, “Kârlı büyümenin temeli rekabet gücümüzdür - bu yüzden onu daha da artırmak için çok çalışıyoruz” dedi. "Bu, yaklaşan zorluklar karşısında direncimizi güçlendiriyor ve aynı zamanda geleceğe yönelik yatırım kapasitemizi artırıyor." Stratejik fırsatlar ve finansal bir önlem olarak Bosch, kapsamını buna göre genişletiyor: Yıl içinde tahvil gibi finansal araçları daha esnek bir şekilde ihraç edebilmek için şirket, ilk kez mevcut mali yılın ilk yarısı için ara konsolide mali tablolar ve bir ara grup yönetim raporu yayınlayacak. Bu noktada Forschner şunları söyledi: “Bu, halihazırda işimizi kendi kaynaklarımızdan finanse etme konusunda güçlü bir kapasitemiz olmasına rağmen, sermaye piyasalarına erişim yeteneğimizi artırıyor.” Sensör teknolojisi: otomasyon ve robotik, satışları güvence altına alıyor Bosch, mikroelektronik ve sensör teknolojisinde çok sayıda inovasyonu ileriye taşıyor. “Yaşam için teknoloji"ye olan tutarlı odaklanmasının önemli bir büyüme ivmesi sağlamasını bekliyor. Uzmanlar, küresel sensör pazarının 2031 yılına kadar 440 milyar ABD dolarından fazla bir değere ulaşabileceğini öngörüyor. Bosch, bu potansiyel büyümeden faydalanacak: Bosch’un sensörleri robotikte giderek daha önemli bir rol oynuyor. Örneğin BMI5 sensör platformu, yapay ortamları son derece gerçekçi bir şekilde yaratıyor ve robotların zorlu koşullar altında bile yollarını bulmalarına yardımcı oluyor. Bugüne kadarki en güçlü sensör çözümü olan bu ürünle Bosch, hızla büyüyen segment için kendini iyi konumlanmış olarak görüyor. Otomatik sürüş alanında, ataletsel sensörler geleceğin önemli bir bileşeni olarak kabul ediliyor ve ek satış potansiyeli sunuyor. Bu sensörler, kamera veya GPS sinyalleri mevcut olmadığında bile otomobillerin nerede olduklarına dair farkındalıklarını sürdürmelerini sağlıyor. Hartung, “Bu sensörler, otonom bir otomobil için insan iç kulağındaki denge duyusu gibi çalışıyor” dedi. Analistlere göre, otomotiv uygulamalarındaki akıllı sensörler pazarı önümüzdeki on yılın ortasına kadar neredeyse ikiye katlanarak 80 milyar ABD dolarını aşacak. Mobilite alanındaki inovasyonlar: algoritmalar ve güç aktarma organları büyümeyi artırıyor Bosch, otomotiv yazılım pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 200 milyar Euro değerinde olmasını bekliyor. Sonuç olarak, Bosch yönetim kurulu başkanı Hartung, yazılım tanımlı mobilitede büyük büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Bosch bu alanda ön saflarda yer alıyor ve şimdi kelimenin tam anlamıyla yapay zekayı sürücünün görüş alanına taşıyor” dedi. Yeni Bosch AI Extension Platformu, bir iç algılama çözümüyle birlikte sürüşü son derece kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştüren, yapay zeka özellikli yüksek performanslı bir bilgisayardır. “Araç direksiyonda kimin olduğunu tanıyor ve başka yolcu olup olmadığını algılıyor, ardından dış aynalardan ve araç yol tutuşundan bir kaza durumunda optimize edilmiş hava yastığı açılımına kadar her şeyi ayarlıyor.” Akıllı sürücü destek çözümlerindeki ürün inovasyonları da dünyanın tüm bölgelerinde yeni işler yaratıyor: sensör teknolojileri ve merkezi araç bilgisayarlarıyla birlikte Bosch, 2025 yılında 10 milyar Euro değerinde sipariş aldı. Hartung, elektromobilite ile büyüyen işle ilgili olarak, “Elbette geleceğin otomobillerinin sadece algoritmalara değil, aynı zamanda güç aktarma organlarına da ihtiyacı olacak” dedi. "Yalnızca bu yıl, elektrikli sürüş için 7 milyondan fazla çözüm ve bileşen teslim edeceğiz." Sadece birkaç hafta önce Bosch, Hindistan'da Tata AutoComp Systems ile bir ortak girişim duyurdu. Yılın ortasından itibaren, Hindistan pazarında elektrikli aksların ve motorların geliştirilmesi, üretimi ve satışına odaklanacak. Tüketim malları ve hizmetleri alanındaki inovasyonlar: Yapay zeka işi ileri taşıyor Yapay zeka, hizmet ve ürün işinde de önemli büyüme fırsatları sağlıyor. Örneğin, yapay zeka tabanlı bir ses işlevine sahip yeni bir fırın modeli, BSH Ev Aletleri için yeni satış potansiyeli sağlıyor. Harici hoparlör veya ek uygulamalar gerekmiyor. Genel olarak, lüks ve premium segmentteki ev aletleri ile dünya çapındaki işin, özellikle Kuzey Amerika'da büyümeye devam etmesi bekleniyor. Pazar uzmanları, ev aletlerinin küresel satışlarının 2030 yılına kadar yaklaşık 5 milyar adede ulaşacağını tahmin ediyor. Yapay zeka kullanımı, Elektrikli El Aletleri bölümündeki ürün inovasyonlarını da yönlendiriyor. Yılın başından bu yana, Expert ürün serisindeki ilk 30 alet piyasaya sürüldü ve profesyonel elektrikli el aletleri için yeni standartlar belirledi. Bunlar arasında, farklı duvar türlerindeki nesneleri bulan ve ilk kez Bosch radar teknolojisini yapay zeka nesne algılama ile birlikte kullanan yeni bir duvar tarayıcı da bulunuyor. Bosch'un hizmet işi de yapay zekadan faydalanıyor: Bosch Global Service Solutions bölümü de yapay zeka tabanlı uygulamalar sayesinde 2030 yılına kadar ortalama çift haneli satış büyümesi bekliyor. Hizmet portföyü, eCall ve arıza yardımı gibi dijital mobilite hizmetleri için çözümlerin yanı sıra filo operatörleri ve lojistik sağlayıcıları için teklifler içeriyor. 2025 yılı Ar-Ge verileri Ar-Ge oranı, satışların yüzde 8,7'si olarak gerçekleşti (2024: yüzde 8,6). Araştırma ve geliştirme harcamaları 7,9 milyar Euro’ya ulaştı. Bosch, elektromobilite, yarı iletkenler ve son teknoloji fren kontrol sistemleri gibi alanlara önemli ön yatırımlar yaptı. 2025 mali yılı: çalışan sayısının gelişimi 2025 yılı sonunda Bosch Grubu'nun dünya çapındaki çalışan sayısı 412.774 olarak gerçekleşti (2024: 417.859), bu da yaklaşık yüzde 1'lik (5.085 çalışan) bir azalmaya tekabül ediyor. Bu durum en çok Mobilite iş sektörünü ve bölgesel olarak Almanya'yı etkiledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Grup Güçlü Başladığı 2026’da Temkinli Büyümesini Sürdürecek Haber

Form Grup Güçlü Başladığı 2026’da Temkinli Büyümesini Sürdürecek

Türkiye iklimlendirme sektöründe ihracat odaklı üretim ve mühendislik gücüyle öne çıkan şirket, yerli üretim altyapısı, artan ihracat payı ve yaz sezonuna yönelik hazırlıklarıyla yılın geri kalanında da kontrollü bir büyüme yaklaşımıyla ilerlemeyi hedefliyor. Türkiye iklimlendirme sektörünün gelişiminde önemli bir rol üstlenen Form Grup, 2025 yılındaki güçlü performansının ardından 2026’ya da hedefleriyle uyumlu bir başlangıç yaptı. Aralık ayında yakalanan rekor ciro sonrasında ocak ayında daha dengeli seyreden tempo, şubat ve mart aylarında yeniden ivme kazanırken, grup ilk çeyreği geçen yılın aynı dönemine kıyasla güçlü bir büyümeyle kapattı. Her yıl euro bazında minimum %10 büyüme hedefiyle planlama yapan Form Grup, 2026’nın ilk çeyreğini bu hedefin üzerinde bir performansla tamamladı. Şirketin değerlendirmesine göre bu performans, yılın geri kalanında hedeflerin temkinli ve çevik bir yönetim anlayışıyla takip edilmesine yönelik yaklaşımı destekliyor. İlk Çeyrekte İhracat Odağı ve Yerli Üretim Gücü Öne Çıktı İklimlendirme sektörü 2026’nın ilk çeyreğinde üretim, ihracat ve sezon hazırlıkları odağında hareketli bir dönem geçirdi. Türkiye İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) verilerine göre sektörün toplam ihracatı Ocak-Şubat 2026 döneminde 1,147 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, ortalama birim ihracat fiyatındaki %8,3’lük artış katma değerli üretimin önemini ortaya koydu. Avrupa Birliği ülkelerinin sektör ihracatında %50,1 ile en büyük payı alması da Türkiye iklimlendirme sektörünün dış pazarlardaki güçlü konumunu sürdürdüğünü gösterdi. Form Grup da bu tablo içinde 2026’nın ilk çeyreğinde özellikle Form Endüstri Ürünleri tarafında yurt dışı ihracat pazarından aldığı payı artırdı. Yerli üretim gücü, mühendislik odaklı çözüm yapısı ve geniş ürün gamıyla faaliyetlerini sürdüren grup, sektörün gelişim alanlarına paralel bir performans ortaya koydu. Yaklaşan yaz dönemi öncesinde merkezi klima sistemlerinde satış planlamaları doğrultusunda stok ve satış sonrası hizmet hazırlıkları tamamlanırken, Mitsubishi Heavy split klimalar tarafında sezon öncesi stok hazırlıklarının mayıs ayı itibarıyla tamamlanması planlanıyor. Form Grup, ilk çeyrekte ortaya koyduğu bu tabloyla birlikte yılın devamında da kontrollü büyüme yaklaşımını sürdürmeyi hedefliyor. Üç Fabrikalı Yapısıyla Yaz Sezonuna Hazırlanıyor Form Grup, Türkiye’de iklimlendirme ve endüstriyel soğutma alanındaki üretim gücünü üç fabrikadan oluşan altyapısıyla destekliyor. Grup bünyesinde faaliyet gösteren Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri ve Form Freva, farklı uzmanlık alanlarıyla yerli üretim kapasitesinin gelişmesine katkı sağlıyor. Yaklaşan yaz dönemi öncesinde merkezi klima sistemlerinde aylık satış planlamaları doğrultusunda cihaz stokları ve satış sonrası hizmet hazırlıkları tamamlanırken, Mitsubishi Heavy Industries split klima tarafında sezon öncesi stok hazırlıklarının Mayıs ayı itibarıyla tamamlanması planlanıyor. Bu hazırlık süreci, yaz aylarında artacak talebe sahada daha güçlü yanıt verilmesini hedefliyor. Form Grup 2026’da Sürdürülebilir Büyüme Odağını Koruyor Küresel gelişmeler, bölgesel çatışmalar ve ekonomik dalgalanmalar, 2026’nın kalanında iş dünyasında daha dikkatli bir planlama yaklaşımını öne çıkarıyor. Maliyetler, ticaret akışları ve pazar koşullarındaki değişkenlik, iklimlendirme sektöründe de yılın geri kalanına ilişkin beklentileri şekillendiriyor. Form Grup ise bu süreçte hedeflerini koruyarak, adımlarını daha temkinli ve çevik bir yönetim anlayışıyla şekillendiriyor. İlk çeyrekte elde edilen sonuçlar, grubun üretim, ihracat ve hizmet tarafındaki hazırlıklarını daha sağlam bir zeminde sürdürmesini desteklerken, yılın geri kalanına kontrollü bir iyimserlikle yaklaşılmasını sağlıyor. “Üretim ve İhracattaki Gücümüzü 2026 Geneline Taşımayı Amaçlıyoruz” Form Grup’un yılın ilk çeyreğine dair durumunu değerlendiren Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, “2025 yılında ulaştığımız yaklaşık 7 milyar TL ciro ve kur bazında %15 büyüme, 2026’ya güçlü bir zeminle başlamamızı sağladı. Bugün geldiğimiz noktada yerli üretim gücümüz, üç fabrikadan oluşan altyapımız ve mühendislik yetkinliğimiz sayesinde hem iç pazarda hem de dış pazarlarda daha sağlam bir konumdayız. Yaklaşan yaz dönemi öncesinde merkezi klima sistemleri ve split klima tarafında stok, sevkiyat ve satış sonrası hizmet hazırlıklarımızı planlarımız doğrultusunda sürdürüyoruz. Bununla birlikte küresel ölçekte yaşanan jeopolitik risklerin ekonomi ve maliyetler üzerindeki olası etkilerini biz de yakından izliyoruz. Önümüzü görmenin zorlaştığı böyle dönemlerde büyüme hedeflerimizi korurken, yılın geri kalanındaki pozitif beklentilerimizi daha temkinli ve çevik bir yönetim anlayışıyla yönetmeyi önceliklendiriyoruz. Form Grup olarak üretim ve ihracattaki gücümüzü 2026 geneline dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde taşımayı amaçlıyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve İsviçre Yatırımları Raben’e Hem Büyüme Hem Genişleme Getirdi! Haber

Türkiye ve İsviçre Yatırımları Raben’e Hem Büyüme Hem Genişleme Getirdi!

2025 yılını globalde 2,3 milyar Euro’luk rekor ciro ve yüzde 6'nın üzerinde büyümeyle kapattıklarını belirten Raben Türkiye Genel Müdürü Selman Çoban, Türkiye pazarı ile küresel etkinliklerini artırma yolunda önemli bir adım attıklarına dikkati çekti. Hollanda merkezli, Avrupa'nın köklü lojistik şirketlerinden Raben Group, makroekonomik belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve sürücü açığının damgasını vurduğu 2025 yılını güçlü finansal ve operasyonel başarılarla geride bıraktı. Raben Türkiye Genel Müdürü Selman Çoban, Grup olarak geçen yıl İsviçre ve Türkiye pazarına girdiklerini, faaliyet gösterilen ülke sayısını 17'ye çıkardıklarını belirtti. Krizde büyümeyi seçti, Türkiye ile küreselleşti 2025 yılının Avrupa’da lojistik sektörü için zorlu geçtiğini vurgulayan Çoban, "Daralan pazara ve yükselen maliyetlere rağmen ciromuz yüzde 6’lık artışla 2,3 milyar Euro'yu aştı. Sevkiyat sayımızı yüzde 5,1 artırdık, 7,8 milyon palet taşıdık. Kriz döneminde yavaşlamak yerine hızlanmayı seçtik." diye konuştu. Çoban, “Geçen yılın haziran ayında İstanbul'da kurulan yeni şirketimizle Türkiye pazarına girdik. Türk ihracatçıları için Avrupa’da önemli avantajlar sağlıyoruz. En istikrarsız piyasa koşullarında bile müşterilerimizin rekabet gücünü artırıyoruz. Türkiye’deki varlığımız, şirketimizin Avrupa Birliği ülkeleri dışına genişlemesi ve küresel bir oyuncuya dönüşmesi için en kritik eşiklerden biri oldu." bilgilerini paylaştı. Büyüme yatırımları kapsamında şirket satın almaları da yapan şirket, geçen yıl Hollanda merkezli DGO Express’i ve İsviçre'de 50 yıllık geçmişe sahip Sieber Transport’u da şirketleri arasına dâhil etti. 27 ülkede her gün 700 sefer düzenliyor Avrupa’da geçen yıl yapılan yatırımlara da değinen Çoban, 2025'te modern depolama, dijital altyapı ve gelişmiş teknoloji yatırımları hakkında şunları kaydetti: “Almanya'da, Garching bölgesinde kapasitemizi dört kat artırdığımız yeni tesise taşındık. Baden-Baden'de elektrikli araç şarj istasyonları barındıran, toplam 30.500 metrekarelik bir lojistik merkezi kurduk. Avusturya'nın Iznersdorf bölgesinde 14.000 metrekarelik yeni bir depo açtık. Romanya'da depolama kapasitemizi 32.200 metrekareye çıkardık. Slovakya ve Polonya'da yeni tesislerimizi devreye aldık. Yunanistan ve Ukrayna hatlarının ağımıza dâhil edilmesiyle Raben olarak bugün stratejik hatlarımızla toplam 27 ülkeyi kapsayan 150'den fazla rotada günlük 700 sefer düzenliyoruz. Bu devasa ağı yönetirken çevresel etkimizi de en aza indirmeyi hedefliyoruz.” Sürdürülebilirlikte en iyi yüzde 2'lik dilime girdi Çoban, sürdürülebilirlik hedeflerinin Raben’in stratejik önceliklerinin başında geldiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Bilim Tabanlı Hedefler (SBTi) çerçevesinde 2032 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını yüzde 60,4 azaltmayı, 2027'ye kadar ise operasyonlarımızın yüzde 79'unu sıfır karbona dönüştürmeyi taahhüt ediyoruz. Bu alandaki çabalarımız ve yatırımlarımız da karşılığını alıyor. EcoVadis tarafından yapılan değerlendirmelerde taşımacılık sektöründe en iyi yüzde 2'lik dilime girdik, gümüş madalya kazandık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AVM’ler, Perakende Sektöründe 59 Milyar Dolarlık   Ekonomiye Ev Sahipliği Yapıyor Haber

AVM’ler, Perakende Sektöründe 59 Milyar Dolarlık  Ekonomiye Ev Sahipliği Yapıyor

Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan AYD Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı, 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “85 milyonluk güçlü bir pazara ve turizme hizmet eden 445 AVM ile yılda 59 milyar dolar perakende cirosu üreten bir sektörü temsil ediyoruz. Geçtiğimiz yıl AVM’ler 2,8 milyar ziyaretçiyi ağırladı. AYD olarak doğrudan 600 bin, dolaylı olarak 2,1 milyon kişiye istihdam sağlıyoruz. Ticari gayrimenkulün tüm unsurlarına yatırımların artması ve sektörümüzün sağlıklı gelişimi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız; sektörümüzü doğru anlatmak, sorunlarımızı görünür kılmak ve çözüm üretmek.” “Biz konuşan değil, çalışan bir sektörüz” Konuşmasında AYD’nin gündemindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Nuri Şapkacı: “AYD’nin kararlılıkla yürüttüğü girişimleri ile alışveriş merkezleri yönetmeliğinde önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Ortak alan tanımının netleştirilmesiyle ortak giderlerin yansıtılması daha sağlıklı bir zemine kavuştu. Uzun süredir sektörün gündeminde olan numarataj sorunu da AYD’nin girişimleriyle önemli ölçüde çözüldü. İçişleri, Ticaret ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıkları nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda, tapuda tek bağımsız bölüm olarak tescil edilen taşınmazlarda yer alan mağaza ve işyerlerinin fiili duruma göre ayrı ayrı numara alabilmesi sağlandı. Bu düzenleme ile perakendecilerin ruhsat sürecindeki mağduriyetlerinin önemli ölçüde giderildiğini ve yatırımcılar için de belirsizliklerin azaldığını düşünüyoruz. AYD’nin Alışveriş Ekonomisi Zirvesi, yaklaşık 800 katılımcıyla sektörün buluşma noktası olmaya devam etti. Zirve’nin ardından düzenlenen “1 Numaralı Markalar” ödül töreniyle, AVM’lerin markalar için önemine dikkat çekildi. Dernek, sürdürülebilirlik çalışmaları, AVM Ciro Endeksi ve diğer araştırmalarla sektörün bilgi altyapısını güçlendirmeyi ve referans noktası olmayı sürdürüyor.” dedi. Şapkacı, “Biz konuşan değil, çalışan bir sektörüz. Bekleyen değil, birlikte hareket eden bir sektörüz” diyerek sektörün çatı platformu olan AYD’nin kararlılığını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Nominal Olarak Yüzde 22,8 Arttı Haber

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Nominal Olarak Yüzde 22,8 Arttı

AVM’lerde ciro nominal olarak artmaya devam etse de enflasyonun gerisinde kalan performans ve zayıflayan ziyaretçi trafiği sektörde reel daralmaya işaret ediyor. AYD ve Akademetre Research iş birliğiyle hazırlanan AVM Endeksi’nin Şubat 2026 sonuçlarına göre metrekare verimlilik endeksi, geçen yılın aynı ayına kıyasla nominal olarak yüzde 22,8 artarak 3.965 puan olarak kaydedildi. Son aylarda gözlenen dalgalı seyir, AVM performansında istikrarlı bir toparlanma olmadığını göstermektedir. Şubat 2026’da yıllık enflasyon oranının yüzde 31,53 olduğu dikkate alındığında, metrekare başına ciro artışının enflasyonun altında gerçekleştiği görülüyor. Endeksi yorumlayan Ekonomist Fatih Keresteci, şu noktalara dikkat çekti: “AVM ciro endeksi 2026 yılı şubat ayında, geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak %22,8 büyüdü. Ocak’ta oldukça güçlü bir performans kaydeden endeks ne yazık ki Şubat’ta enflasyondan arındırılmış seriye göre belirgin derecede ivme kaybetti: Manşet olarak, geçen yılın aynı ayına göre reel olarak %6,6’lık bir daralma var. Bununla birlikte, şubat ayı rakamlarını değerlendirirken iki hususa dikkat etmekte yarar olacaktır. İlk olarak, Ramazan etkisi zira ülkemizde Ramazan dönemi tüketim alışkanlıklarını ve tüketici davranışlarını dramatik bir şekilde etkileyebiliyor. İkincisi, satın alma gücündeki erimenin öngörülenden çok daha hızlı yaşanması. Şöyle ki, asgari ücret özelinden ilerlersek, 2025 yılında asgari ücret artış oranı %30 olurken 2025 yılı ortalama TÜFE enflasyonu %34,9 olmuştu. 2026 yılına girilirken asgari ücret %27 artırılırken daha ilk iki ayda enflasyon %8 artış kaydetti. Bu istatistikler bize açık bir şekilde satın alma gücündeki erozyonu yansıtıyor. Zaten, hane halkı enflasyon beklentileri de bu durumu açık bir şekilde gösteriyor. Ramazan etkisi ve “cüzdandaki daralma üzerinden kategori bazlı harcamalara bakınca şaşırtıcı olmayan sonuçlarla karşılaşıyoruz: Hipermarket %27,5; yiyecek-içecek ise %26,5 ile genel ortalamanın bir tık üzerinde artarak Ramazan etkisini yansıtıyor olsa da satın alma gücündeki zayıflık nedeniyle bu kategorilerdeki artış hayal ettiğimiz seviyelerin altında kalıyor. Kişisel bakım-kozmetik kategorisindeki %44,5’lik etkileyici büyüme performansı, açık şekilde, pazarlama literatüründeki “lipstick etkisini” yansıtıyor. Bu ifade, durgunluk veya ekonomik belirsizliklerin hakim olduğu dönemlerde tüketicilerin lüks araç, pahalı tatil veya mücevher gibi büyük harcamalardan kaçınmalarını, bunun yerine kendilerini iyi hissettirecek küçük ve uygun fiyatlı lüks ürünlere (örneğin kaliteli bir ruj) yönelmelerini tasvir eder. Başka bir ifade ile ekonomik belirsizlik dönemlerinde insanlar, büyük hayallerini ertelemek zorunda kaldıklarında yaşadıkları moral bozukluğunu, ulaşılabilir küçük lükslerle telafi etmeyi denerler. Bizce elektronik ürünler de artık aynı rolü üstlenmeye başladı. Henüz oturmamış bir tabir olsa da “teknolojik eskapizm” insanların gerçek dünyadaki ekonomik ve sosyal sıkıntılardan kaçmak için teknolojiye yatırım yapmasını anlatır ve nesnenin kendisinden ziyade yarattığı dijital imaja odaklanmasını resmeder. Son dönemde sıkça olduğu üzere teknoloji kategorisi %42,6 ile hem ortalamanın çok üzerinde hem de reel artış kaydederek ön plana çıkmış. Cüzdan büyümüyorsa, bir kategoriye harcanan gelir, başka bir kategoriden vazgeçilmesi anlamını taşır. Buna bir de Ramazan etkisini dahil edersek eğlence ve hobi kategorisi Şubat’ta %16,2 düşüş kaydetmiş. Ayakkabı segmentindeki yapısal problemi uzun süredir dile getiriyoruz ancak Şubat’taki nominal %13,3’lük daralma oldukça çarpıcı... Giyim kategorisinde ise %18,2’lik cılız bir artış var ki, bu da feragat edilen alanlardan birisi olarak ön plana çıkıyor. Ziyaretçi sayısına bakınca geçen yıla göre bir değişim olmamakla birlikte ocak ayına göre keskin bir daralma var. Ramazan etkisi, kış etkisi, okulların ara tatili gibi unsurların burada etkili olduğunu düşünüyoruz, ki şubat ayları mevsimsel olarak AVM müşteri sayısı açısından en zayıf performansa sahne olur.” Şubat 2026 döneminde metrekare verimlilik endeksi, Ocak 2026 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde yüzde 15,0 oranında azalış göstererek 3.965 puana gerilemiştir. Şubat ayında gözlenen daralma, özellikle yılın ilk ayına kıyasla tüketici harcamalarında görülen mevsimsel yavaşlamaya işaret ederken, enflasyonun üzerinde kalamayan ciro artışı, perakende sektöründe reel büyüme gerçekleşmediğini göstermektedir. Metrekare Başına Ciroda İstanbul Yine Öne Çıktı Şubat ayında kiralanabilir metrekare başına düşen ciro, İstanbul’da 17.737 TL, Anadolu’da 13.365 TL, Türkiye genelinde ise 15.114 TL olarak gerçekleşti. Metrekare Verimliliğinde En Yüksek Artış “Kişisel Bakım ve Kozmetik” Kategorisinde… Şubat ayında kategoriler bazında metrekare verimliliğinde en yüksek artışın “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisinde yaşandığı görüldü. “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisi metrekare verimliliği geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre enflasyondan arındırılmadan yüzde 44,5 oranında artış kaydetti. Geçtiğimiz yılın şubat ayı ile karşılaştırıldığında AVM’lerdeki “Teknoloji” kategorisinde yüzde 42,6, “Hipermarket” kategorisinde yüzde 27,5, “Yiyecek İçecek” kategorisinde yüzde 26,5, “Diğer” kategorisinde yüzde 25,6, “Giyim” kategorisinde yüzde 18,2’lik artış görülürken “Ayakkabı” kategorisinde yüzde 13,3 ve “Eğlence Hobi” kategorisinde yüzde 16,2’lik bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Şubat 2026 döneminde kategoriler bazında metrekare verimlilik endeksi, Ocak 2026 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde; “Teknoloji” kategorisinde yüzde 7,8 ve “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisinde gerçekleşen yüzde 5,7’lik artış dışında kalan tüm kategorilerde düşüş görülmektedir. “Hipermarket” kategorisinde yüzde 7,2, “Diğer” kategorisinde yüzde 9,8, “Yiyecek İçecek” kategorisinde yüzde 19,3, “Giyim” kategorisinde yüzde 21,5, “Ayakkabı” kategorisinde yüzde 27,6 ve “Eğlence Hobi” kategorisinde yüzde 48,0 oranında düşüş yaşandığı gözlenmektedir Ziyaretçi Sayısında Sınırlı Artış Şubat 2026 verileri bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında ziyaret sayısı endeksinde değişim görülmemiştir. Ziyaretçi sayısında ciddi artış görülmemesine rağmen ciro tarafındaki yükseliş, tüketici başına harcamanın arttığına işaret etmektedir. Ocak 2026’a göre ise ziyaretçi sayısında yüzde 19,0 oranında düşüş kaydedildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BSH 2025’te 15 Milyar Euro Ciro Haber

BSH 2025’te 15 Milyar Euro Ciro

AR-GE’ye 847 milyon, dijitalleşme ve teknolojiye ise 463 milyon Euro yatırım yapılırken bu yatırımlar BSH’nin büyümesini destekleyen itici güçlerden olmaya devam etti. BSH CEO’su Dr. Matthias Metz, “2025, BSH için önemli kararların alındığı bir yıl oldu. Pazarda kendimizi güçlü bir şekilde ortaya koyduk, rekabet gücümüzü artıracak ve geleceğe hazır yapımızı pekiştirecek önemli adımlar attık” değerlendirmesini paylaştı. Münih, 26.03.2026 (BSH) – BSH Ev Aletleri Grubu, 2025 yılı sonuçlarını Münih’te düzenlenen bir basın toplantısıyla paylaştı. Avrupa’nın en büyük ev aletleri üreticisi olan BSH, 2024’e kıyasla Kuzey Amerika, Avrupa ve Gelişen Pazarlar bölgelerinde satış büyümesi kaydetti. 2025 mali yılında 15 milyar Euro ciro elde edilirken, grubun CEO’su Dr. Matthias Metz bu sonuçların önemini şu sözlerle vurguladı: “Zor bir yılı başarıyla geride bıraktık. Pek çok zorlukla karşılaştığımız bir dönemde, geleceğe yönelik yol haritamızın doğru olduğunu bir kez daha gördük.” Güçlü marka portföyü, net stratejik kararlar, odaklı yatırımlar ve piyasa ihtiyaçlarına uygun ürün portföyü sayesinde şirket, kilit bölgelerdeki konumunu güçlendirmeyi ve yeni büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi başardı. BSH, Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde büyümesini sürdürüyor Güney Doğu Asya, Orta Asya, Ukrayna, Orta Doğu, Hindistan ve Afrika’yı kapsayan, Türkiye merkezli Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde %2,3’lük bir satış büyümesi elde edildi. Yerel para birimi bazında ise büyüme %24 olarak gerçekleşti. Kahire’de hayata geçirilen yeni bölgesel üretim tesisi de bu büyümeyi destekleyen önemli adımlardan biri oldu. Hindistan, büyüklüğünü ve stratejik önemini daha iyi yansıtmak amacıyla 2026’dan itibaren bağımsız bir bölge olarak yapılandırılacak. AR-GE’ye 847 milyon, dijitalleşmeye 463 milyon Euro yatırım BSH, 2025 yılında hedefli inovasyonlarla tüketicilerin günlük yaşamını kolaylaştıran ve somut fayda sağlayan çözümler geliştirmeye devam etti. Araştırma ve geliştirmeye yapılan yatırımlar, tüketici odaklılığı güçlendirdi ve ürünlerin pazara daha hızlı sunulmasını sağladı. 2025 mali yılında araştırma ve geliştirme harcamaları 847 milyon Euro’ya ulaştı. Bu rakam toplam cironun %5,6’sına karşılık geliyor. CFO Dr. Thorsten Lücke, “Pazardaki lider yenilikler, araştırma ve geliştirmeye yapılan yatırımlar sayesinde ortaya çıkıyor ve BSH’nin büyümesini destekleyen itici güçlerden biri olmaya devam ediyor” dedi. BSH ayrıca dijitalleşme, yapay zekâ, IT altyapısı güvenliği, müşteri hizmetleri, pazar varlığı ve satış alanlarında yatırımlarını sürdürdü. Bu kapsamda 463 milyon Euroluk yatırım gerçekleştirildi; bu da cironun %3,1’ine denk geliyor. Seçkin tüketiciler için güçlü yenilikler 2025 yılında piyasaya sunulan yeni ürünler ve yapay zekâ destekli teknolojiler, BSH’nin inovasyon stratejisinin önemli bir parçası oldu. Bu kapsamda mutfağa entegre edilen dünyanın ilk ankastre süpürge ve paspas robotu ile tam buharlı pişirme fonksiyonuna sahip dünyanın ilk buhar çekmecesi öne çıkan yenilikler arasında yer aldı. Tüketici ürünleri kategorisinde özellikle yer temizleme cihazları, mutfak robotları ve tam otomatik kahve makineleri ön plana çıktı. BSH ayrıca Bosch Air Fryer’lar ve Bosch Spotless süpürge ve paspas robotları ile yeni ürün segmentlerine giriş yaptı. Bağlantılı ve yapay zekâ destekli çözümler de BSH’nin öncelikleri arasında yer alıyor. Bu teknolojiler sayesinde ev aletleri, yalnızca birer cihaz olmaktan çıkarak kullanıcıların günlük hayatında akıllı yardımcılar haline geliyor. 2026 yılına ilişkin beklentiler Gelecek döneme ilişkin BSH CEO’su Dr. Matthias Metz, “2026 yılında pazarlarda belirgin bir toparlanma öngörmüyoruz. Ancak zorlu koşullarda dahi kendimizi kanıtlayacak sağlam temellere sahibiz. Yaklaşımımız net: dayanıklılığımızı güçlendirmek ve geleceğe yatırım yapmak. 2025’te bunu hayata geçirdik, 2026’da da aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz, net kararlarla ve yol haritamızı istikrarlı biçimde uygulayarak pazarları şekillendirmek” dedi. BSH Türkiye 30. Yılını kutladı 2025’te 30. Yılını kutlayan BSH Türkiye’nin CEO’su Alper Şengül, konuyla ilgili olarak “2025 bizim için özel bir dönüm noktasını ifade ediyor. Ülkemizde 30. yılımızı doldururken 100 milyonuncu ürünümüze de imza atmanın gururunu yaşadık. Bu önemli kilometre taşı; sürdürülebilir büyüme, ortak başarı ve büyük bir adanmışlıkla geçen 30 yılın güçlü bir izdüşümü oldu” dedi. Şengül, 1995–2024 yılları arasında BSH Türkiye’nin 45 milyar ABD doları GSYH katkısı, 60.000 kişilik istihdam etkisi ve şirketin sürdürülebilir değer yaratma taahhüdünü pekiştiren karbon-nötr üretim uygulamaları ile öne çıktığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.