Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocuk

Kapsül Haber Ajansı - Çocuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEGV, Yeni Gönüllülerini Bekliyor Haber

TEGV, Yeni Gönüllülerini Bekliyor

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” anlayışıyla çağdaş nesillerin yetişmesine katkı sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV), gönüllü başvuruları başladı. Türkiye’nin dört bir yanındaki etkinlik noktalarında çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan TEGV’in tüm çalışmaları, gönüllülerin özverisiyle hayat buluyor. TEGV, gönüllülüğü yalnızca bir destek faaliyeti olarak değil; çocuklar, toplum ve gönüllüler için dönüştürücü bir sosyal etki alanı olarak ele alıyor. Zamanlarını, bilgi ve deneyimlerini çocuklarla paylaşan gönüllüler; çocukların özgüvenli, sorgulayan ve güçlü bireyler olarak yetişmesine destek oluyor. Kuruluşundan bu yana 3.3 milyondan fazla çocuğa, 108 binin üzerinde gönüllüye ulaşan TEGV’in yaygın gönüllü ağı; her yıl binlerce yeni gönüllünün katılımıyla büyümeye devam ediyor. TEGV’de çocuklar, gönüllü “abla” ve “ağabey”lerinin rehberliğinde öğrenirken; gönüllüler de toplumsal fayda yaratmanın değerini deneyimliyor. Çocuklarla kurulan bağ, ekip çalışması ve ortak bir amaç etrafında bir araya gelmek; gönüllülerin toplumsal aidiyet duygusunu pekiştiriyor. Geçmişte TEGV etkinliklerine katılan birçok çocuk ise bugün gönüllü olarak vakfa geri dönüyor; edindikleri kazanımları yeni nesillere aktararak gönüllülük zincirinin bir parçası oluyor. TEGV, eğitimin dönüştürücü gücüne inanan ve geleceğe umutla katkı sunmak isteyen herkesi, “Gönüllü ol, gelecekte izin olsun” çağrısıyla gönüllü olmaya davet ediyor. Nasıl TEGV gönüllüsü olunur Türkiye’nin dört bir yanında etkinlik noktalarıyla çocuklara ulaşan TEGV’de gönüllü olmak için 18 yaşını doldurmuş ve lise mezunu olmak gerekiyor. İstisnai gönüllülük kapsamında izin süreçlerine bağlı olarak 15-17 yaş gönüllü desteği de sağlanabiliyor. Bu koşullara sahip, çocuk sevgisiyle dolu herkes TEGV’de gönüllü olabilir. Başvuru sürecinde; çocuk ve eğitim hassasiyetini merkeze alan, TEGV’in kurumsal yapısıyla uyumlu ve ISO kalite anlayışı çerçevesinde tasarlanan Adım Adım Gönüllülük Modeli uygulanıyor. www.tegv.org sitesinden başvuru yaparak gönüllü olabilmenin ilk adımı atılıyor. Daha sonra vakıf tanıtımını, temel gönüllü eğitimini ve program gönüllü eğitimini kapsayan ‘adım adım’ gönüllülük süreci belirlenmiş yönlendirmeler ve takiple yürütülüyor. TEGV gönüllülük programına gösterilen yoğun ilgi doğrultusunda, gönüllü ihtiyaçları birimler bazında planlanmakta ve başvuru süreçleri güncel ihtiyaçlara göre yönetilmektedir. Bu nedenle başvuruda bulunan adayların süreci düzenli olarak takip etmeleri önerilmektedir. Ayrıntılı bilgiye https://tegv.org/gonullu-ol adresinden erişilebiliyor. Gönüllüler anlatıyor: Bambaşka bir mutluluk kaynağı TEGV gönüllülerinden bazıları, gönüllülüğün hayatlarında yarattığı etkiyi şu sözlerle ifade ediyor: “Herhangi bir karşılığı olmadan bu denli güçlü bağların kurulabileceğini, çocukların yüzündeki o gülümsemeyi görmenin ne demek olduğunu TEGV sayesinde deneyimledim. ‘Daha ne yapabiliriz?’ diyerek birlikte çabalamak bambaşka bir mutluluk kaynağı.” “TEGV’de geçen 20 yıl, yalnızca bir gönüllülük hikâyesi değil; umutla dokunan binlerce geleceğin bir parçası olmaktı. Bir tebessümün dünyaları değiştirdiğine şahit olduğum bu yolculuk bana hayatımın en büyük mutluluğunu verdi.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor? Haber

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor?

Eğlence, giderek lüks bir harcama olmaktan çıkarak planlı ve sürdürülebilir bir bütçe kalemi hâline dönüşüyor. Bu eğilim, şehirlerin gelişim rotasını da doğrudan etkiliyor. Perakende ve AVM yatırımlarında eğlence, oyun ve deneyim alanlarının payı artarken; parklar, spor ve aktivite alanları, bahçeler, havuzlar ile sosyal tesisler şehir planlamasının vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. Eğlenceye yapılan yatırımlar ise şehir ekonomisine, istihdama ve iç tüketime doğrudan katkı sağlıyor. ATRAX, Eğlence ve Rekreasyon Ekonomisinin Buluşma Noktası Oluyor Bu dönüşümden yola çıkarak 15-17 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı, bu yıl “Ciddi Eğlence – Yarının Mutlu Şehirleri İçin Eğlenceyi Ciddiye Alıyoruz” temasıyla sektörü bir araya getiriyor. “Şehirlerin Estetiği, Tesislerin Cazibesi, Eğlencenin Geleceği” sloganıyla düzenlenen fuar, eğlenceyi yalnızca bir tüketim alanı olarak değil; şehir yaşamının, toplumsal mutluluğun ve ekonomik gelişimin stratejik bir unsuru olarak ele alıyor. Eğlence ve rekreasyon alanlarının şehir yaşamındaki rolüne dikkat çeken Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Fuar Organizatörü Nergis Aslan, “Bugün sinemadan dijital platformlara, çocuklara yönelik tematik alanlardan konserlere kadar uzanan geniş bir eğlence ekosisteminden söz ediyoruz. Özellikle çocuklu aileler, ekonomik belirsizliklere rağmen deneyim odaklı harcamaları hayatlarından çıkarmıyor. Bu tablo bize şunu net biçimde gösteriyor ki eğlence artık bir lüks değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası. Çocukla birlikte sosyalleşme ihtiyacının artması, ebeveynlerin ortak zaman geçirebilecekleri güvenli ve nitelikli alanlara yönelmesi, tematik çocuk eğlence merkezlerinin çoğalması ve deneyim odaklı tüketimin güçlenmesiyle birlikte eğlence harcamalarını daha görünür hâle getiriyor. 15–17 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı’nı da bu dönüşümün merkezinde konumlandırıyoruz. Eğlencenin yalnızca tüketilen bir alan olmadığını; şehirlerin estetiğini güçlendiren, gayrimenkulden turizme kadar pek çok sektöre değer katan stratejik bir unsur olduğunu vurguluyoruz. Spor ve rekreasyon yatırımlarının şehir planlamasında yarattığı katma değer her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. ATRAX, firmalara yalnızca ürünlerini sergileyecekleri bir platform değil; aynı zamanda ihracatlarını büyütecekleri, yeni iş birlikleri kuracakları ve uluslararası pazarlara açılacakları güçlü bir buluşma noktası sunuyor. Önümüzdeki dönemde, ailelerin eğlenceye ayırdığı payın dengeli bir şekilde artmaya devam etmesini; eğlence ve rekreasyon alanlarının ise şehirlerin geleceğinde çok daha merkezi ve stratejik bir rol üstlenmesini öngörüyoruz” dedi.

12. Eker I Run’da Yardımseverlik Koşuları Sayesinde 5.4 Milyon TL’ye Yakın Rekor Bağış Haber

12. Eker I Run’da Yardımseverlik Koşuları Sayesinde 5.4 Milyon TL’ye Yakın Rekor Bağış

Sporu, sağlıklı yaşamı ve toplumsal faydayı aynı çizgide buluşturan Eker I Run, bu yıl 12. kez koşuldu. Eker Süt Ürünleri tarafından Bursa’da düzenlenen etkinlik sadece bir koşu olmanın ötesinde anlamlar taşıyarak; iyiliğin ve dayanışmanın da sembolü haline geldi. Organizasyon kapsamında Adım Adım aracılığıyla gerçekleşen Yardımseverlik Koşuları ile sivil toplum kuruluşlarının (STK) projeleri için şimdiye kadar toplanan en büyük bağış miktarına erişildi. 12. Eker I Run’ın ardından “İPK - İYİLİK PEŞİNDE KOŞ" (ipk.adimadim.org) Platformu'nda devam eden kampanyalarda; 721 gönüllü sporcunun, 5.629 bağışçının desteklediği adımlar ile 5.4 milyon TL'ye yakın bağış toplanarak yaklaşık 658 canlının hayatına etki edildi. Sporseverlerin yoğun ilgisi eşliğinde, 4 bine yakın koşucunun katılım gösterdiği 12. Eker I Run, 5 Ekim 2025 Pazar günü “Koşmaya Değer” mottosuyla Bursa Eker Meydan’da gerçekleşti. Uludağ’ın zirvesinden başlayan 42K Maratonu’ndan 15K, 5K yarışları ve Minik Adımlar Koşusu’na kadar her yaş grubundan katılımcıyı bir araya getiren etkinlik hem spor coşkusunu hem de iyiliğin gücünü kente taşıdı. Yardımseverlik Koşuları’nda rekor kırıldı Eker I Run kapsamında her yıl Adım Adım oluşumu iş birliğiyle düzenlenen Yardımseverlik Koşuları, bu kez bugüne kadar ulaşılan en yüksek bağış miktarıyla sonuçlandı. 12. Eker I Run kapsamında 19 sivil toplum kuruluşu, toplumsal değer yaratan projeleri için kaynak yarattı. Etkinlik boyunca başlatılan yardımseverlik kampanyaları, koşu sonrasında da “İPK - İyilik Peşinde Koş” platformunda devam ederek dayanışmanın etkisini büyüttü. 721 gönüllü sporcu ve 5.629 bağışçı, iyilik için attıkları adımlarla toplamda 5.4 milyon TL’ye yakın bağış topladı. Bu tutar, çocuklardan gençlere, kadınlardan doğaya ve hayvanlara kadar 658 canlının hayatına dokundu. İyilik, adım adım büyüyor Eker I Run, 2018-2025 yılları arasında STK’ların projelerine toplam 13,7 milyon TL kaynak sağladı. Bu yıl elde edilen yaklaşık 5.4 milyon TL’lik yeni rekor, etkinliğin sadece bir koşu değil; toplumsal dayanışmanın kalıcı bir sembolü haline geldiğini bir kez daha gösterdi. Koşuda dostluk, rekabette iyilik kazandı Eker I Run, her yıl olduğu gibi bu kez de bireysel başarıların ötesinde “birlikte kazanmanın” hikâyesini yazdı. Yardımseverlik kampanyalarında en yüksek bağış miktarına ulaşan STK’lar; Bursa LÖDER, KAÇUV ve Türk Eğitim Vakfı oldu. Gönüllü sporcular arasında en yüksek bağış sayısına ulaşan ilk 3 isim; İsmet Efe Acar (TED), Merve Karasakal (Bursa LÖDER) ve Altuğ Turan (TEGV) oldu. Yeliz Özkarakaşlı (Bursa LÖDER), Şadi Aşıroğlu (Bursa LÖDER) ve Murat Erdoğan (OBİDEV) en yüksek bağış tutarına ulaşarak fark yarattı. Kurumsal takımlar arasında ise tatlı bir rekabet yaşandı. 93 kurumsal takımdan 1.649 çalışan, şirketlerini iyilik için temsil etti. En yüksek bağış sayısına ulaşan ekipler Oyak Renault KoşuyOR (KAÇUV), Yeşim (TEV), ÜÇGE TEAM (Bursa LÖDER) olurken; en yüksek bağış miktarına ise Oyak Renault KoşuyOR (KAÇUV), NARAMAXX (Bursa LÖDER), ÜÇGE TEAM (Bursa LÖDER) takımları ulaştı. Koşu grupları arasında ise Adım Adım Bursa, BUİKAD Bursa ve TED Bursa Koleji hem en fazla bağış sayısına hem de toplam bağış miktarına göre öne çıktı. Sayılarla 12. Eker I Run 2025 Bu yıl Eker I Run, hem rekor düzeyde katılımla hem de farklı şehir ve ülkelerden gelen koşucuların oluşturduğu renkli tabloyla etkinlik tarihinde ayrı bir yer edindi. 12. Eker I Run'ın yarattığı etki, çarpıcı sayısal verilerle gözler önüne serildi: 12. Eker I Run’ın toplam koşu katılımcı sayısı 3.906 oldu.Etkinlikte, 24 farklı ülkeden 42 yabancı sporcu yer aldı.Türkiye’den 33 farklı şehirden sporcular katılım gösterdi.1.429 kadın sporcu koşu parkurlarında yer aldı.Minik Adımlar Koşusu’nda 510 çocuk, spora ilk adımlarını attı.334 özel sporcu, engelleri aşarak parkurlarda yer aldı.42K yarışında 102 maratoncu koştu. 5K yarışında 2350, 15K yarışında 568, 42K Maraton Bayrak Yarışı’nda 26 takım ile koşuldu.5K'da en kalabalık takım 51 kişi ile Beyçelik Gestamp Koşu Takımı oldu. 15K’da en kalabalık takım 17 kişi ile Bosch Bursa Koşu Takımı oldu. Kurumsal firmalardan 93 koşu takımı, 1.649 sporcuyla yer aldı.Sanal koşu kapsamında, Türkiye’nin dört bir yanından 439 katılımcı koşuya eşlik etti.Tüm yarışmacıların toplamda kat ettiği mesafe 19.699 km oldu. 12 yılda dünyanın çevresi 4,5 kez dönüldü 2014 yılından bu yana Eker I Run parkurlarında koşulan toplam mesafe 184.864 kilometreye ulaştı; bu da dünyanın çevresini 4,5 kez dönmeye eşdeğer.2025 yılında katılımcılar toplamda 1 milyon 280 bin kalori harcadı; bu miktar, tam 3,37 ton Eker ayranın kalori değerine denk geliyor.

Niloya Sürpriz Yumurta Müzikali ile 8 Farklı Şehirde 17 Seansla Sahnede Olacak Haber

Niloya Sürpriz Yumurta Müzikali ile 8 Farklı Şehirde 17 Seansla Sahnede Olacak

Çizgi kahramanlar, renkli sahne gösterileri ve hafızalara kazınan neşeli müzikleri eşliğinde Kasım ayı b oyunca 8 farklı şehirde 17 seansla gerçekleştireceği müzikalleri ile sevenlerine unutulmaz bir deneyim sunacak. TRT Çocuk ekranlarında ve 6 Milyon aboneyi aşan YouTube kanalında yepyeni maceralarını paylaşan Niloya, eğitici ve öğretici içerikleri ile 7'den 70'e herkesin büyük beğenisini kazanmaya devam ediyor. Her ay farklı şehirlerdeki müzikalleri ve gösterileri aracılığıyla yaklaşık 1,2 milyon çocuğa mutluluk dünyasının kapılarını açan Niloya ve arkadaşları, İstanbul'dan başlayarak sırasıyla Kocaeli, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman ve İzmir olmak üzere 8 ilde Türkiye'yi karış karış dolaşmaya devam ediyor. Çocuklara doğru beslenme, kişisel bakım, çevre bilinci ve hayvan sevgisi gibi hayati konularda eğitici ve öğretici mesajlar aşılayan çizgi kahramanlar, Kasım ayında da hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda 8 farklı şehrinde sahne alacak olan Niloya ve arkadaşları, 17 seansla minik dostları ile eğlence dolu anlar paylaşacak. Müzikal Gösteriler İstanbul'da Başlayıp İzmir'de Son Buluyor Çizgi kahramanlar 12 Kasım Çarşamba günü İstanbul Kadıköy Eğitim Sahnesi'nde, 13 Kasım Perşembe ise Mall of İstanbul MOİ Sahne'de 12.00 ve 14.00 seanslarında izleyici karşısına çıkacak. İstanbul'un ardından 14 Kasım Cuma günü Kocaeli Başiskele'de 15.30 ve 19.00 saatlerinde sahne alacak. 15 Kasım Cumartesi günü Gaziantep Şehit Kamil Kültür Merkezi'nde 15.00'te ve 16 Kasım Pazar günü Şanlıurfa Urfa City AVM'de 14.00'te çocuklar Niloya ile doyasıya eğlenecek. 17 K asım Pazartesi günü Diyarbakır Sezai Karakoç Kültür Merkezi'nde 12.00 ve 19.00'da 18 Kasım Salı günü Mardin Artuklu Üniversitesi AKM Salonu'nda 12.00 ve 19.00'da sahne alacak olan Niloya'nın bölgedeki son durağı, 19 Kasım Çarşamba günü saat 12.30 ve 19.00'da Batman İl Kültür Merkezi olacak. Niloya'nın Kasım ayı müzikalleri, 30 Kasım Pazar günü İzmir Perla Sahnesi'nde 13.00, 15.00 ve 16.30 saatlerinde verilecek seanslarla sona erecek. Beklemedikleri Bir Cevap ile Karşılaşacaklar Çocukların psikolojik gelişimini olumlu yönde etkilemek ve katkıda bulunmak amacı ile senaryosu psikologlar ve pedagogların görüşleri ile hazırlanan Niloya, müzikaliyle hayranlarına bambaşka bir deneyim yaşatacak. Niloya ile arkadaşı Mete tesadüfen buldukları ve yumurta olduğundan emin oldukları renkli bir sürprizle karşılaşırlar. Buldukları şeyin neyi n yumurtası olduğunu bulmak için eğlenceli ve maceralı bir yolculuğa çıkarlar. Günün sonunda ise beklemedikleri bir cevap ile karşılaşırlar. Tarih Şehir Mekan Saatler 12 Kasım Çarşamba İstanbul Kadıköy Eğitim Sahnesi 12.00 ve 14.00 13 Kasım Perşembe İstanbul Mall of İstanbul MOİ Sahne 12.00 ve 14.00 14 Kasım Cuma Kocaeli Başiskele Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi 15.30 ve 19.00 15 Kasım Cumartesi Gaziantep Şehit Kâmil Kültür Merkezi 15.00 16 Kasım Pazar Şanlıurfa Urfa City AVM 14.00 /p> 17 Kasım Pazartesi Diyarbakır Sezai Karakoç Kültür Merkezi 12.00 ve 19.00 18 Kasım Salı Mardin Artuklu Üniversitesi AKM Salonu 12.00 ve 19.00 19 Kasım Çarşamba Batman İl Kültür Merkezi 12.30 ve 19.00 30 Kasım Pazar İzmir Perla Sahnesi 13.00, 15.00 ve 16.30

Diyarbakır'da Çocukların Geleceğine Dokunan Buluşma Haber

Diyarbakır'da Çocukların Geleceğine Dokunan Buluşma

Organik atıştırmalık pazarının öncü markası Humm Organic, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ile çocukların sağlıklı bir geleceğe adım atmalarını destekleyen anlamlı bir iş birliğine imza at tı. "Sağlıklı Gelecek için Organik Bir Destek" adıyla hayata geçirilen proje, tüketici tercihlerini sosyal faydaya dönüştürerek çocukların sağlıklı beslenmesi ve bilinçli gıda tüketimi konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Projenin ilk adımında Humm Organic'in en çok satılan ürünleri olan Zencefilli & Tarçınlı Kurabiye ve Çilekli Kurabiye paketleri üzerine AÇEV logosu konuldu ve bu ürünler Migros mağazaları ile Migros'un sanal market uygulaması aracılığıyla tüketicilerle buluştu. Bu ürünlerin satışından elde edilen gelirin bir kısmı, AÇEV'in çocuklara ve ailelerine yönelik yürüttüğü bilimsel temelli eğitim programlarına aktarılacak. Projenin ikinci adımında ise ebeveynlere yönelik sağlıklı beslenmeye dair rehber niteliğinde bir kitap, çocuklar içinse oyunlarla öğrenmeye odaklı bir etkinlik kitabı hazırlanacak. İlk yılın verileri, sahada edinilen dene yimler ve ihtiyaçlara göre projeye dair gelecek hedefleri planlanacak. "İş birliğimiz, bir neslin daha iyi beslenmesi için" Diyarbakır'daki AÇEV Çocuk ve Aile Merkezi'nde gerçekleştirilen proje lansmana AÇEV Genel Müdürü Senem Başyurt ve Humm Organic kurucuları Aslı Acundaş, Hale Şener ve Damla Şener Akkaynak ev sahipliği yaptılar. Diyarbakırlı çocuklar ve annelerin de katıldığı buluşmada AÇEV Genel Müdürü Senem Başyurt; "30 yılı aşkın süredir çocukların sağlıklı gelişimi ve eşit fırsatlara erişimi için çalışıyoruz. Sağlıklı beslenme, çocukların gelişiminin temel taşlarından biri. Humm Organic ile yollarımızın kesişmesi tesadüf değil; her iki kurumun da çocukların geleceğine dair ortak vizyonunun bir sonucu. Bu proje, erken yaşlardan itibaren sağlıklı beslenmenin her çocuğun hakkı olduğuna dair sürdürülebilir farkındalık yaratma misyonu taşıyor. Humm Organic'in değerleriyle AÇEV'in deneyimini buluşturarak, gelecek neslin daha iyi beslenerek büyümesine katkı sunmak istiyoruz." dedi. "Hedefimiz 10 bin çocuğa ve ebeveyne ulaşmak" Basın toplantısında konuşan Humm Organic Kurucularından Damla Şener Akkaynak; "Hedefimiz erken çocukluk dönemi. Çünkü bu yaş grubundaki çocuklarda sağlıklı beslenme bilincini oluşturmak çok zor ancak çok kıymetli. Temeli oluşturduğumuz bir dönem ve ne yazık ki yapılacak olası hataların telafisi yok. Bu çocukların gelişimlerini desteklemek, sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmelerini sağlamak ve ailelerini de bu alanda desteklemek amacıyla AÇEV'in yürüttüğü bilimsel temelli eğitim programlarına maddi kaynak sağlamakla kalmıyor, böylece Türkiye genelindeki bu eğitimlerin sürdürülebilirliğine de destek oluyoruz. Kurduğumuz sosyal yatırım ekosistemi bir yıl boyunca devam edecek ve satış sınırımız olmayacak. Eğitimler devam ederken diğer yandan hem ebeveynlere hem de çocuklara yönelik iki farklı kitap projemiz hayata geçmiş olacak. Ebeveynlere yönelik rehber kitapta, etiket okuryazarlığı, çocuklarda lezzet haritası oluşturma, organik ve doğal ürünlerin ayrımı gibi kaynak bilgiler ve çocukların seveceği sağlıklı tarifler yer alacak. Aynı zamanda okul öncesi yaş grubundaki çocuklara yönelik eğlenceli bir kitap hazırlayacağız. Bu kitapla, çocuklar bir yandan masallarla, oyunlarla eğlenirken diğer yandan kendileri için faydalı olan besin kaynaklarını öğrenecekler. Tüm bu çalışmalarla birlikte hedefimiz bir yıl sonunda toplam 10 bin çocuğa ve ebeveyne ulaşmak" dedi. Üç anne girişimcide n sosyal sorumluluk manifestosu Basın toplantısında söz alan Humm Organic kurucularından Hale Şener; "3 girişimci ve anne olarak ortak hedefimiz, 'sağlıklı beslenmek çocukların hakkıdır' bilincini yaygınlaştırmaya çalışmak. 'Sağlıklı Gelecek için Organik Bir Destek' projesi, Humm Organic'in ve AÇEV'in sahada deneyimledikleriyle ortaya çıktı. Bu bizim için sadece bir bağış değil; sürdürülebilir bir sosyal etki modeli. Söylerken basit görünse de bu projenin kıymeti; sonuçlarının sosyal faydasını ölçebileceğimiz bir sosyal yatırım olmasıdır" dedi. "Sağlıklı beslenme bir ayrıcalık değil, her çocuğun en temel ve öncelikli hakkıdır" diyerek konuşmasına başlayan Humm Organic Kurucularından Aslı Acundaş ise; "Yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki, katılımcıların yü zde 30'undan fazlası, hamilelik sürecinde veya çocuğu olduğunda ilk kez organik gıda tüketimine başlıyor. Bu sonuçlar, annelerin çocuklarının sağlığı için son derece duyarlı ve öğrenmeye açık olduğunu gösteriyor. Amacımız sadece en doğru, en sağlıklı ürünü sunmakla kalmayıp, bir adım ileriye taşımaktı. Ve bugün Diyarbakır'da burada şahit olduğumuz çocukların gözlerindeki merak ve yüzlerindeki gülümseme, aslında her şeyin özetidir. Bizler sadece bugünün değil, yarının da sorumluluğunu taşıyoruz. Bir çocuğa sağlıklı beslenmeyi öğretmek, sadece bedenini değil, düşünme biçimini de dönüştürür. Onlara seçim yapmayı, sorgulamayı, bilinçli tüketici olmayı öğretir. Bizim geleceğe dair hayalimiz çok net: Sağlıklı, mutlu, bilinçli bir nesil..."dedi. "5 gün boyunca organik beslenen çocukların vücudundaki değişim şaşırtıcı" Projenin akademik kısmında görev alan Beslenme Uzmanı Yasemin Güzel ise organik beslenmenin bilimsel önemine dikkat çekti: "Çocukluk dönemi yalnızca fiziksel değil; zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimin de en kritik evresidir. Erken yaşta kazandırılan doğru beslenme alışkanlıkları kalıcıdır ve yaşam boyu sağlıklı seçimler yapmanın en güçlü teminatıdır. Bilimsel olarak biliyoruz ki; çocuklar yetişkinlere göre pestisit ve diğer kimyasallara çok daha hassastır. Yalnızca 5 gün boyunca tamamen organik besinlerle beslenen çocukların idrar örnekleri incelendiğinde, vücutlarındaki pestisit kalıntılarında %80'e varan azalma saptanmıştır. Bu bulgu, organik beslenmenin çocukların kimyasal madde maruziyetini kısa sürede dahi ne kadar etkili biçimde azalttığını göstermektedir. Ebeveynler olarak çocuklarımıza doğru seçenekleri sunduğumuzda, onların damak hafız alarını ve lezzet haritalarını da inşa etmiş oluyoruz. Ne yediğimizi, çocuklarımıza ne sunduğumuzu bilmek; ebeveyn olarak en temel sorumluluklarımızdan biridir."

Bakan Göktaş, Sierra Leone ve Singapurlu Mevkidaşları ile  İş Birliği Mutabakat Zaptı İmzaladı Haber

Bakan Göktaş, Sierra Leone ve Singapurlu Mevkidaşları ile İş Birliği Mutabakat Zaptı İmzaladı

Bakan Göktaş, 2. Dünya Sosyal Kalkınma Zirvesi kapsamında Sierra Leone, İsveç, Singapur’un aileden sorumlu bakanlarıyla bir araya geldi. Göktaş, Sierra Leone Sosyal Refah Bakanı Melrose Karminty, İsveç Sosyal Hizmetler Bakanı Camilla Waltersson Grönvall ve Singapur Cumhuriyeti Toplumsal ve Aile Gelişim Bakanı Masagos Zulkifli ile kadın, çocuk, aile ve sosyal politikalar konularında görüş alışverişinde bulundu. Bakan Göktaş, Bakan Karminty görüşmesinde Türkiye ve Sierre Leone arasında “Sosyal Hizmetler Alanı’nda İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı. Singapur’dan Koruyucu Aile Bakanlar Bildirisi’ne imza Görüşmelerde Bakan Göktaş ve Bakan Zulkifli tarafından ise “Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Singapur Cumhuriyeti Toplumsal ve Aile Gelişim Bakanlığı Arasında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı. Bakan Zulkifli’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının aile odaklı çocuk koruma politikalarını geliştirme amacıyla oluşturduğu Koruyucu Aile Bakanlar Bildirisi'ni imzalamasıyla önemli bir iş birliği sağlandı. Bakan Göktaş, anlaşmalarla, aile, kadın ve çocuk refahı ile dezavantajlı kesimlere yönelik sosyal hizmetlerin geliştirilmesi konularında tecrübe ve bilgi paylaşımı yaparak ortak projeler geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, “Ailenin ve nüfusun korunmasına yönelik çalışmalar ile aile birliğini korumak, kadınları hayatın her alanında güçlendirmek, çocuk haklarını gözetmek ve engelli bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını desteklemek için iş birliklerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. UNDP ve IOM temsilcileriyle görüştü Göktaş, ayrıca Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) temsilcileriyle de görüştü. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölgesel Bürosu Direktörü Ivana Zivkovic görüşmesinde Göktaş, UNDP ile olan düzeyli stratejik ortaklıklarına büyük değer verdiklerini belirterek, UNDP ile Türkiye’de bakım ekonomisi alanında iş birliklerini daha da geliştirmekten ve kadınların iş gücü piyasasına katılımını kolaylaştırmak amacıyla çalışmalar yürütmekten memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Genel Direktörü Amy Pope ile bir araya gelen Göktaş, uzun süredir devam eden iş birlikleri olduğunu belirterek, deprem sonrasında bakanlığı ile IOM arasındaki iş birliğinin artmasıyla birlikte ortak çalışmaların ivme kazandığını hatırlattı. Göktaş, bakanlık ve IOM Türkiye Ofisi arasında göç veya hareketlilik sürecinde risk altında bulunan kişilere yönelik koruma sistemlerini ve yöntemlerini güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir projeyi başlatacaklarını kaydederek, gelecekteki ortak projeler aracılığıyla iş birliklerini güçlendirmeye devam edeceklerini vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi 4 İlde Pilot Uygulanmaya Başladı Haber

Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi 4 İlde Pilot Uygulanmaya Başladı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen ve Türkiye'de bir sistem olarak ilk defa hayata geçirilen "Gelişim Geriliği Riski ve Engeli Olan Çocuklar İçin Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi Pilot Uygulaması" kapsamında Ankara, Kahramanmaraş, Mersin ve Bursa’da 0-8 yaş arası gelişimsel gerilik riski bulunan çocuklara en erken dönemde ulaşarak ihtiyaç duydukları bakım, sağlık, rehabilitasyon ve eğitim hizmetleri tek bir noktadan sunuluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları iş birliği ve UNICEF teknik desteğiyle “Gelişim Geriliği Riski ve Engeli Olan Çocuklar İçin Türkiye’de Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sisteminin Geliştirilmesi Pilot Uygulaması” hayata geçirildi. Geliştirilen Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi kapsamında kurulan Erken Çocukluk Gelişim Merkezlerinde gelişimsel gerilik riski bulunan veya engeli olan 0-8 yaş arası çocukların erken dönemde tespit edilerek ihtiyaç duydukları bakım, sağlık, koruma ve eğitim hizmetlerine sürekli olacak şekilde tek bir noktadan erişmeleri sağlanıyor. Merkezlerde, ailelerin bilinçlendirilmesi hedeflenerek çocukların en doğru desteği zamanında almalarına imkan tanınıyor. Ankara, Kahramanmaraş ve Mersin’de Bakanlığa bağlı gündüzlü bakım merkezlerinde oluşturulan birimlerde hayata geçirilen pilot uygulama, dördüncü merkez olarak geçtiğimiz Cuma günü Bursa'da hizmete girdi. Pilot uygulamanın yürütüldüğü merkezlerde bugüne kadar 115 çocuk ve ailesine ulaşıldı. Bursa Celal Sönmez Gündüzlü Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi'ndeki Erken Çocukluk Gelişim Merkezi açılışı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleşti. “Hedefimiz bu modeli, ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırarak her çocuğa temas edebilmek” Merkezlere ilişkin yaptığı açıklamada Bakan Göktaş, çocuğun gelişimini desteklemenin en doğru yolunun ailesini güçlendirmek olduğuna dikkati çekerek, “Hedefimiz bu modeli, ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırarak her çocuğa temas edebilmek. Ailelerle birlikte çocuğun güçlü yanlarını, ihtiyaçlarını belirlemek için özel bir rehber kullanıyoruz. Akademisyenler tarafından geliştirilen bu rehber, aynı zamanda dünyada 30’dan fazla ülkede kullanılıyor. Biz de, başarısı dünyaca kabul gören bu rehberle çocuklarımızın ve ailelerinin hayatına dokunmaktan mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı. Bu doğrultuda, aileyle birlikte hangi adımları atabileceklerine karar verildiğini bildiren Göktaş, şunları kaydetti: “Kimi zaman aileler, merkezimize geliyor. Kimi zaman biz onları evlerinde ziyaret ediyoruz. Bazen de telefonla görüşüyoruz. Fakat her koşulda, aileyle sürekli iletişim hâlinde kalıyor, çocuğun gelişimini adım adım birlikte izliyoruz. Çocuklarımızın neleri başarabildiğini, hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu birlikte değerlendiriyoruz. Biliyoruz ki, erken müdahale alanına yapılan her yatırım, sadece bir çocuğun değil. Bir ailenin ve nihayetinde bütün bir toplumun geleceğine yapılan yatırımdır. Zamanında verilen her desteğin, gelecekte paha biçilmez bir toplumsal gelişim ve ekonomik kazanç olarak geri döneceğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.