Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocuk Hakları

Kapsül Haber Ajansı - Çocuk Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İklim Krizi Çocukların Gelişimini De Tehdit Ediyor! Haber

İklim Krizi Çocukların Gelişimini De Tehdit Ediyor!

Üsküdar Üniversitesi tarafından kurulan COP31 Koordinatörlüğü; bilimsel bilgi üretimi, proje geliştirme, toplumsal farkındalık ve disiplinlerarası çözüm üretimi vizyonuyla tüm akademik ve idari birikimini küresel iklim eylemi ile bütünleştirmek amacıyla sürdürüyor. Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), küresel iklim müzakereleri ile saha çözümlerini buluşturan en kritik platformlardan biri olurken, Üsküdar Üniversitesi akademisyenleri de alandaki çalışmalarını yoğunlaştırdı. Koordinatörlük bu kapsamda bilimsel etkinliklerle konuyu farklı disiplinlerden ele alıyor, farkındalık oluşturuyor. COP31 faaliyetleri kapsamında “İklim Eyleminde Disiplinlerarası Yaklaşımlar” başlıklı çevrim içi etkinlik düzenlendi. İklim krizinin çocukların fiziksel ve zihinsel gelişiminden insan sağlığına, genetik mühendisliğinden yeşil bilişime kadar geniş bir çerçevede değerlendirildi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdür Yardımcısı, Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller moderatörlüğündeki programa, Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, Üsküdar Üniversitesi Transgenik Hücre Teknolojileri ve Epigenetik Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRGENMER) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gülcan Ayral konuşmacı olarak katıldı. Etkinlikte iklim krizine genetik mühendisliği, biyoteknoloji, yeşil bilişim ve çocuk gelişimi eksenlerinde disiplinlerarası bir bakış sunuldu. Prof. Dr. Hikmet Koçak: “Bugünkü toplantı bir başlangıç oldu” Etkinlik kapsamında değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi COP31 Koordinatörü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak, toplantının iklim değişikliği konusunda farkındalık oluşturması açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirterek çocukların geleceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Koçak; “Çocuk gelişiminin hamilelikle başlayıp adölesan çağına kadar devam eden süreci en önemli noktalardan biri. Biz çocukları iyi yetiştirir ve hayata hazırlarsak bu hem insanlığın hem de ülkelerin geleceği açısından büyük önem taşıyor. COP31 kapsamında Antalya’daki sunumların yanı sıra farkındalık oluşturacak diğer toplantılarımızın da verimli geçmesini diliyorum. Bugünkü toplantı bir başlangıç oldu. Bundan sonra da seminerlerimiz devam edecek.” şeklinde konuştu. Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller: “İklim krizi sadece atmosferik bilimlerin çözebileceği bir sorun değil” Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, programda yaptığı açılış konuşmasında iklim krizinin artık tek bir disiplinin çözebileceği bir sorun olmaktan çıktığını vurguladı. Adiller; “COP31 sürecine doğru ilerlerken çok net bir gerçekle karşı karşıyayız aslında. İklim krizi artık sadece atmosferik bilimlerin tek başına çözebileceği bir sorun değil. Çünkü iklim değişikliğini geri almanın yanında iklim değişikliğine uyum süreci içerisindeyiz. O yüzden de iklim değişikliği sağlık, bilişim, genetik, ekonomi, sosyoloji ve eğitim gibi yaşamın tüm katmanlarını doğrudan etkileyen en büyük multidisipliner krizlerden biri. Bu anlayışla Üsküdar Üniversitesi olarak iklim eylemini tek taraflı bir mücadele olarak değil farklı disiplinlerin ortak akılla ürettiği bütüncül ve çözüm arayışı olarak ele alıyoruz.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Nurper Ülküer: “1 milyara yakın çocuk susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya” Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, iklim değişikliğinin çocukların gelişimi ve sağlığı üzerindeki etkilerini anlattı. Prof. Dr. Ülküer; “Aşırı sıcaklık aslında beyin gelişimine etki ediyor. Beyin aşırı sıcaklığı kendi iyilik haline bir tehdit olarak görüyor ve buna karşı da stres tepkisi sistemi geliştiriyor. Hamilelik ve erken çocukluk döneminde stres sisteminin aşırı harekete geçmesi çocuğun duygu düzenleme bağlantılarını olumsuz şekilde etkiliyor. İklim değişikliğinin çocuklar üzerinde başka etkileri de var. 1 milyara yakın çocuk susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya, 470 milyon çocuk ise kuraklıkla karşı karşıya. Orman yangınları, dumanından biyolojik ortamın kaybolmasına kadar her alanda çocukların gelişimini, çocuk sağlığını ve insan sağlığını etkiliyor. Bütün bunlar çocukların gelişimini ve aileleriyle olan bağlarını etkileyecek. Bunlar için çok acil tedbirler alınması ve çocuklarla ilgili her türlü iklim projesinin ve programının ortaya konulması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “İklim değişikliği her çocuğu aynı şekilde etkilemiyor” İklim değişikliğinin çocuklar arasındaki mevcut eşitsizlikleri de derinleştirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ülküer; “İklim değişikliği her çocuğu aynı şekilde etkilemiyor. Sosyoekonomik açıdan daha şanslı olan çocukların iklimin bu olumsuz etkilerinden daha az etkilendiğini ve daha çabuk da bu ortamdan kurtulduğunu görüyoruz ama kırılgan grupların, sosyoekonomik açıdan daha şanssız ortamlarda ve daha zor koşullarda olan çocukların iklim koşullarından daha fazla etkilendiğini ve böylelikle de var olan eşitsizliğin sosyal, ekonomik ve kültürel eşitsizliğin giderek daha da arttığını görüyoruz. 0-6 yaş döneminde çocukların beyin gelişimi, bağışıklık sistemi, enfeksiyonlara karşı duyarlılık ve akciğer gelişimi gibi alanlar çevresel problemlerden etkileniyor. Adölesan dönemi de gelişim açısından önemli bir risk zamanı. Bu nedenle UNICEF ve çocuk hakları konusunu savunanlar iklim krizinin aslında bir çocuk hakları krizi olduğunu söylüyorlar.” şeklinde konuştu. “Daha etkin çalışmalara ihtiyacımız var” Prof. Dr. Ülküer, Türkiye’de çocukların iklim değişikliğinden nasıl korunabileceğine yönelik araştırmaların artırılması gerektiğini dile getirerek, “Çocuğun gelişimiyle ilgili iklim çalışmalarına baktığımız zaman araştırmaların büyük bir kısmının Amerika'da ve Çin'de olduğunu görüyoruz. Türkiye'de ise büyük bir kısımda hala çocuğun gelişimine yönelik araştırmalar yok. Araştırmaların büyük odağı sağlıkla ilgili çalışmalar. Çocukların iklim değişikliğinin etkilerinin nasıl azaltılması gerektiğiyle ilgili çalışmalar daha az, ama ne tür etkileri olduğu ile ilgili çalışmalar daha fazla. Bizim biraz daha iklim değişikliklerinin çocuğun doğum öncesinden başlayarak adölesan dönemine kadar hangi alanlarda nasıl etkilediği ve bunların azaltılması, önlenmesi için neler yapılması gerektiğiyle ilgili daha etkin, aktif çalışmalara ihtiyacımız var.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan: “Çevresel stres altında üretimi korumak bizim için çok önemli” Üsküdar Üniversitesi Transgenik Hücre Teknolojileri ve Epigenetik Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRGENMER) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan, iklim eyleminde genetik mühendisliği ve biyoteknolojinin rolüne değinerek insan sağlığı, tarım ve uzay biyolojisi alanlarında yürütülen çalışmaları anlattı. Dr. Taştan; “İklim eylemine sadece çevre odaklı değil, aslında insan sağlığına etki edebilecek tüm odakları bir araya getirmek suretiyle bakmak istedik. Çünkü uyum konusunda özellikle çevresel stres altında sağlığı ve üretimi korumak bizim için çok önemli. Ortak çalışmamız burada ‘Biyolojik dayanıklılık nasıl olmalı?’ sorusu üzerine şekilleniyor. Biz bunu insan sağlığı, tarım ve uzay biyolojisi kapsamında ele almaya çalışıyoruz.” dedi. “Kişiye özel tedavi insan sağlığını doğru anlayıp kontrol edebilmemize imkân sağlıyor” Dr. Taştan, genetik mühendisliği teknolojilerinin insan sağlığı ve iklim değişikliği arasındaki ilişkinin anlaşılmasına katkı sunduğunu belirterek, kişiye özel tedavi ve yeni nesil tedavi yöntemlerinin önemine dikkat çekti. Dr. Taştan; “Gelişen CRISPR gibi genetik mühendislik yaklaşımlarıyla vücudumuzda gerçekleşen hastalıkların temelinde yatan nedenleri yeni hastalık modelleriyle anlayabiliyoruz. Daha az maliyetle ve daha hızlı bir şekilde insan sağlığını ve kalitesini artırabilecek yeni ilaçlar ve tedavi yöntemleri geliştirmeye başlıyoruz. Özellikle aşırı sıcaklığın ve hava kirliliğinin üzerimizde oluşturduğu yan etkiler, gıda, su ve enfeksiyon riskleri iklim değişikliğiyle birlikte insan sağlığını beraber ele almamız gereken konular. Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalıklara sahip bireyler için kişiye özel tedavi ve kişiye özel tanı yöntemlerini kullanmak, iklim değişikliğiyle beraber insan sağlığını da doğru şekilde anlayıp kontrol edebilmemize imkân sağlıyor.” şeklinde konuştu. “İklimlendirme odası ve laboratuvar kurduk” Tarım alanındaki çalışmalarına da değinen Dr. Taştan, iklim koşullarına dayanıklı üretim modellerinin geliştirilmesine yönelik araştırmalar yürüttüklerini ifade etti. Dr. Taştan; “Türkiye'nin en büyük tarımsal faaliyetlerinden biri pamuk üretimi. Türkiye'nin sadece Urfa değil Hatay, Adana, Aydın gibi birçok farklı yerinde özellikle lif kalitesi ve stres altında pamuk üretimiyle ilgili birçok farklı sorun ve şikâyet var. Biz de bunun için büyük bir iklimlendirme odası ve laboratuvar kurarak, özellikle Üsküdar Üniversitesi içerisinde biyolojik dayanıklılığı tarım alanında yeni nesil genetik mühendisliği teknolojileri kullanarak nasıl yapabileceğimizi araştırıyoruz.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Gülcan Ayral: “İklim eylemi değişen koşullara hazırlanmayı gerektiriyor” Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gülcan Ayral, iklim değişikliğinin şirketler açısından yalnızca çevresel değil, aynı zamanda yönetsel bir mesele olduğunu belirterek, yeşil bilgi sistemleri üzerine gerçekleştirdiği araştırmanın bulgularını paylaştı. Seminerler devam ediyor 14 Ekim'de gerçekleştirilen ikinci webinarda ise Prof. Dr. İbrahim Özdemir, “İklim Eyleminde Disiplinlerarası Yaklaşımların Anlamı ve Önemi” başlıklı konuşmasında konuyu Üsküdar Üniversitesi örneği üzerinden ele aldı. Bu kapsamda 21 Ekim 2026 Çarşamba günü de Doç. Dr. Feride Kulalı Özdek tarafından “Nükleerden Hidrojene: Üretim Teknolojileri ve Gelecek Perspektifi” başlıklı seminer gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı’ndan Nirengi Derneği’nin İstismara Karşı Destek Hattı’na Güçlü Katkı Haber

Sabancı Vakfı’ndan Nirengi Derneği’nin İstismara Karşı Destek Hattı’na Güçlü Katkı

Hukuki, psikososyal ve sosyal hizmet desteğini bir arada sunan proje kapsamında, Mayıs 2027’ye kadar çocukların ve bakım verenlerin ihtiyaç duydukları desteğe erişimlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Daha eşit ve sürdürülebilir bir gelecek için faaliyetlerini sürdüren Sabancı Vakfı, başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere çocukların güvenli ve eşit koşullarda büyüyebilmesi ve potansiyellerini özgürce gerçekleştirebilmeleri için sivil toplumla iş birliklerini sürdürüyor. Bu yıl 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde, kız çocuklarının güvenliğine ve haklara erişimine dikkat çeken Sabancı Vakfı, Nirengi Derneği’nin 2021 yılından bu yana yürüttüğü “İstismara Karşı Destek Hattı” projesine destek veriyor. Nirengi Derneği’nin sahadaki deneyiminden doğan İstismara Karşı Destek Hattı, istismar veya akran zorbalığıyla karşılaşan çocuklar ve bakım verenlerinin süreç içinde yalnız kalmalarının önüne geçmeyi amaçlıyor. Proje ile yasal danışmanlık, psikososyal destek ve sosyal hizmet müdahalesi bütüncül bir yaklaşımla sunuluyor. Bu sayede çocukların ve bakım verenlerinin ilgili adli ve idari mekanizmalara erişimlerinin kolaylaştırılması ve süreç boyunca güçlenmeleri hedefleniyor. Çocuklar ve bakım verenleri için destek Nirengi Derneği’nin sahada yürüttüğü çalışmalar, istismar ve akran zorbalığıyla karşılaşan çocukların yanı sıra ailelerin, öğretmenlerin ve çocuklarla çalışan profesyonellerin de hangi mekanizmaya başvuracakları ve sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda desteğe ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Bu ihtiyaçtan hareketle 2021 yılında kurulan İstismara Karşı Destek Hattı; fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik istismarın yanı sıra akran zorbalığı ve akranlar arası istismar vakalarında da destek sağlıyor. Sabancı Vakfı’nın katkılarıyla etkisi daha da güçlenen ve Mayıs 2027’ye kadar devam edecek proje ile çocuklar ve bakım verenlere ulaşılması hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında; destek hattı üzerinden çocuklara ve bakım verenlere yasal, sosyal hizmet ve psikososyal alanlarda danışmanlık sağlanacak: -Destek Hattı, çocuk koruma ilkelerine ve standart işleyiş prosedürlerine uygun şekilde hizmet verecek. -Yasal Danışmanlık ile istismara maruz bırakılmış çocuklar ve bakım verenlerine adli süreçler, idari mekanizmalar ve yasal haklar kapsamında hukuki danışmanlık verilecek. -Sosyal Hizmet Danışmanlığı ile sosyal destek ağlarına erişimde zorluk yaşayan çocuklar ve bakım verenlere; barınma, ayni/nakdi yardımlar ve temel haklar konusunda danışmanlık verilecek. -Hattı arayan ve travma, akran zorbalığı veya istismara maruz bırakılmış olan çocuklara ve bakım verenlerine ortalama psikolojik danışmanlık verilecek veya yönlendirme yapılacak. Sabancı Vakfı’nın kız çocuklarına yönelik desteği büyüyerek devam ediyor Sabancı Vakfı, geçtiğimiz yıl 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde kız çocuklarının eğitim hakkını savunmak ve fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla 6 farklı sivil toplum kuruluşuna destek sağladı. Toplam 3.000 kız çocuğuna ulaşması hedeflenen bu destek kapsamında Vakıf; Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Koruncuk Vakfı, Kız Çocuklarına Destek Derneği, Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği (BoMoVu), Konuşmamız Gerek Derneği ve SistersLab - Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği ile güç birliği yaptı. Bir yıllık destek sürecinin ardından 5 binden fazla kız çocuğuna ulaşıldı. Konuşmamız Gerek Derneği’nin Kırmızı Çizgi Projesi ile Adana ve Şırnak’taki okullarda regl sağlığı ve menstrüel adalet üzerine farkındalık çalışmaları yürütülürken Kız Çocuklarına Destek Derneği’nin Keşfet Antalya Projesi kapsamında çocuklar çevre ve çocuk hakları odaklı şehir rotalarında doğayla buluştu. BoMoVu’nun Özgür Adımlar Projesi ile yaratıcı hareket, dans ve psikolojik öz savunma atölyeleri düzenlenirken SistersLab’ın Dijital Kızlar Projesi ile kız çocuklarının dijital ve sosyal becerilerinin geliştirilmesine yönelik eğitimler gerçekleştirildi. Faaliyetleri devam eden Koruncuk Vakfı’nın Depremden Etkilenen Kız Çocuklarının Eğitime Devamı ve Güçlenmesi Projesi kapsamında Hatay’da depremden etkilenen kız çocukları ve ailelerine psikososyal ve koşullu nakdi destek Haziran 2027’ye kadar sağlanacak. ÇYDD’nin Eğitim Bursu Projesi kapsamında ise Ağrı, Gümüşhane ve Muş’taki kız çocukların lise öğrenimlerine yönelik burs desteği Haziran 2029’a kadar sürdürülecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı’ndan Nirengi Derneği’nin İstismara Karşı Destek Hattı’na Güçlü Katkı Haber

Sabancı Vakfı’ndan Nirengi Derneği’nin İstismara Karşı Destek Hattı’na Güçlü Katkı

Hukuki, psikososyal ve sosyal hizmet desteğini bir arada sunan proje kapsamında, Mayıs 2027’ye kadar çocukların ve bakım verenlerin ihtiyaç duydukları desteğe erişimlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Daha eşit ve sürdürülebilir bir gelecek için faaliyetlerini sürdüren Sabancı Vakfı, başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere çocukların güvenli ve eşit koşullarda büyüyebilmesi ve potansiyellerini özgürce gerçekleştirebilmeleri için sivil toplumla iş birliklerini sürdürüyor. Bu yıl 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde, kız çocuklarının güvenliğine ve haklara erişimine dikkat çeken Sabancı Vakfı, Nirengi Derneği’nin 2021 yılından bu yana yürüttüğü “İstismara Karşı Destek Hattı” projesine destek veriyor. Nirengi Derneği’nin sahadaki deneyiminden doğan İstismara Karşı Destek Hattı, istismar veya akran zorbalığıyla karşılaşan çocuklar ve bakım verenlerinin süreç içinde yalnız kalmalarının önüne geçmeyi amaçlıyor. Proje ile yasal danışmanlık, psikososyal destek ve sosyal hizmet müdahalesi bütüncül bir yaklaşımla sunuluyor. Bu sayede çocukların ve bakım verenlerinin ilgili adli ve idari mekanizmalara erişimlerinin kolaylaştırılması ve süreç boyunca güçlenmeleri hedefleniyor. Çocuklar ve bakım verenleri için destek Nirengi Derneği’nin sahada yürüttüğü çalışmalar, istismar ve akran zorbalığıyla karşılaşan çocukların yanı sıra ailelerin, öğretmenlerin ve çocuklarla çalışan profesyonellerin de hangi mekanizmaya başvuracakları ve sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda desteğe ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Bu ihtiyaçtan hareketle 2021 yılında kurulan İstismara Karşı Destek Hattı; fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik istismarın yanı sıra akran zorbalığı ve akranlar arası istismar vakalarında da destek sağlıyor. Sabancı Vakfı’nın katkılarıyla etkisi daha da güçlenen ve Mayıs 2027’ye kadar devam edecek proje ile çocuklar ve bakım verenlere ulaşılması hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında; destek hattı üzerinden çocuklara ve bakım verenlere yasal, sosyal hizmet ve psikososyal alanlarda danışmanlık sağlanacak: -Destek Hattı, çocuk koruma ilkelerine ve standart işleyiş prosedürlerine uygun şekilde hizmet verecek. -Yasal Danışmanlık ile istismara maruz bırakılmış çocuklar ve bakım verenlerine adli süreçler, idari mekanizmalar ve yasal haklar kapsamında hukuki danışmanlık verilecek. -Sosyal Hizmet Danışmanlığı ile sosyal destek ağlarına erişimde zorluk yaşayan çocuklar ve bakım verenlere; barınma, ayni/nakdi yardımlar ve temel haklar konusunda danışmanlık verilecek. -Hattı arayan ve travma, akran zorbalığı veya istismara maruz bırakılmış olan çocuklara ve bakım verenlerine ortalama psikolojik danışmanlık verilecek veya yönlendirme yapılacak. Sabancı Vakfı’nın kız çocuklarına yönelik desteği büyüyerek devam ediyor Sabancı Vakfı, geçtiğimiz yıl 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde kız çocuklarının eğitim hakkını savunmak ve fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla 6 farklı sivil toplum kuruluşuna destek sağladı. Toplam 3.000 kız çocuğuna ulaşması hedeflenen bu destek kapsamında Vakıf; Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Koruncuk Vakfı, Kız Çocuklarına Destek Derneği, Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği (BoMoVu), Konuşmamız Gerek Derneği ve SistersLab - Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği ile güç birliği yaptı. Bir yıllık destek sürecinin ardından 5 binden fazla kız çocuğuna ulaşıldı. Konuşmamız Gerek Derneği’nin Kırmızı Çizgi Projesi ile Adana ve Şırnak’taki okullarda regl sağlığı ve menstrüel adalet üzerine farkındalık çalışmaları yürütülürken Kız Çocuklarına Destek Derneği’nin Keşfet Antalya Projesi kapsamında çocuklar çevre ve çocuk hakları odaklı şehir rotalarında doğayla buluştu. BoMoVu’nun Özgür Adımlar Projesi ile yaratıcı hareket, dans ve psikolojik öz savunma atölyeleri düzenlenirken SistersLab’ın Dijital Kızlar Projesi ile kız çocuklarının dijital ve sosyal becerilerinin geliştirilmesine yönelik eğitimler gerçekleştirildi. Faaliyetleri devam eden Koruncuk Vakfı’nın Depremden Etkilenen Kız Çocuklarının Eğitime Devamı ve Güçlenmesi Projesi kapsamında Hatay’da depremden etkilenen kız çocukları ve ailelerine psikososyal ve koşullu nakdi destek Haziran 2027’ye kadar sağlanacak. ÇYDD’nin Eğitim Bursu Projesi kapsamında ise Ağrı, Gümüşhane ve Muş’taki kız çocukların lise öğrenimlerine yönelik burs desteği Haziran 2029’a kadar sürdürülecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhmal ve İstismara Karşı 75 Bin 500 Kez Destek Haber

İhmal ve İstismara Karşı 75 Bin 500 Kez Destek

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Çocuk Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde 2020 yılında faaliyete geçen Çocuk Hakları Birimi, çocukların ruhsal, fiziksel ve sosyal iyilik hallerini bütüncül bir yaklaşımla güçlendirmeye devam ediyor. Çalışmalarının merkezine “Çocuğun Yüksek Yararı” ilkesini ve çocuk haklarını yerleştiren birim; olası risk faktörlerini erken dönemde tespit ederek kriz anlarında çocuklara ve bakım verenlerine zamanında müdahale imkânı sunuyor. Koruyucu ve önleyici faaliyetlerin yanı sıra çocukların kendi haklarını fark etmelerini ve güçlenmelerini amaçlayan İBB, bu kapsamda bugüne kadar toplam 75 bin 500 destek hizmeti gerçekleştirdi. ERKEN TESPİT VE KORUYUCU MÜDAHALE Çocuk Hakları Birimi; çocuk ihmal ve istismarına yönelik toplumsal farkındalık oluşturulması, risk faktörlerinin erken aşamada belirlenmesi ve çocukların ihtiyaç duydukları destek mekanizmalarına güvenle erişebilmesi amacıyla kapsamlı saha ve danışmanlık çalışmaları yürütüyor. Bugüne kadar sağlanan 75 bin 500 hizmet kapsamında; çocukların yanı sıra ebeveynlere, bakım verenlere ve çocuk alanında görev yapan uzman personellere yönelik psikososyal destek ile eğitim faaliyetleri eş zamanlı olarak sürdürülüyor. AKRAN ZORBALIĞINDAN BAĞIMLILIĞA KAPSAMLI ÇALIŞMA ALANLARI Birimin uzmanlık ve müdahale alanları, çocukların gelişim evrelerinde karşılaştığı tüm risk unsurlarını kapsayacak şekilde geniş bir yelpazede ele alınıyor. Bu çerçevede; çocuk ihmal ve istismarı, ebeveyn ve bakım verenlere yönelik psikososyal eğitimler, zorla evlendirilen çocuklar, çocuk işçiliği, çocukların gelişimsel ve eğitsel değerlendirilmesi, akran zorbalığı, suça sürüklenen çocuklar, özel gereksinimli çocuklar kapsamında ihmal ve istismar, aile içi iletişim ve madde bağımlılığı, çocukların psikolojik açıdan değerlendirilmesi ve uygun psikoterapi süreçleri, birimin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. ÇOK YÖNLÜ HİZMET MODELLERİ Çocuk Hakları Birimi’nde her çocuğun bireysel gereksinimleri, ailevi ve çevresel koşulları bütüncül bir şekilde değerlendirilerek kişiye özel hizmet planlamaları yapılıyor. Sunulan destekler arasında oyun terapisi, çocuk ve ergen psikoterapisi, yetişkin psikoterapisi, aile danışmanlığı ve aile terapisinin yanı sıra psikolojik, sosyal, hukuksal ve gelişimsel danışmanlık hizmetleri yer alıyor. KAMU KURUMLARI ARASI İŞ BİRLİĞİ Çocuklar ve bakım verenler için düzenlenen eğitim ve seminerlerin ötesinde; İBB birimleri, kolluk kuvvetleri, sağlık kuruluşları, adli destek hizmetleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla kurulan güçlü koordinasyon ağı sayesinde vakalar zaman kaybetmeksizin ilgili mekanizmalara yönlendiriliyor. ÇOCUK HAKLARI BİRİMİ’NE BAŞVURU DETAYLARI Çocuk Hakları Birimi’nin sunduğu koruyucu, önleyici ve uzmanlaşmış destek hizmetlerinden yararlanmak isteyen tüm çocuklar, ebeveynler ve bakım verenler, İstanbul’un farklı noktalarında faaliyet gösteren İBB Çocuk Hakları Birimi merkez ve ofislerine başvuruda bulunabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Efeler’de Gençlik ve İzcilik için Dev İş Birliği Haber

Efeler’de Gençlik ve İzcilik için Dev İş Birliği

Protokol kapsamında; izcilik faaliyetlerinden doğa eğitimlerine, afet farkındalığından sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok alanda ortak çalışmalar yürütülecek. GENÇLER DOĞAYLA BULUŞACAK, AFET FARKINDALIĞI ARTACAK İmzalanan protokol ile 7 yaş ve üzerindeki bireylere yönelik izcilik kampları, doğa yürüyüşleri, çevre koruma etkinlikleri ve fidan dikim organizasyonları planlanıyor. Ayrıca gençlere ilk yardım, temel sağlık bilgileri, liderlik ve karakter gelişimi gibi konularda eğitimler verilirken; olası acil durumlara karşı afet bilincini artıracak uygulamalı çalışmalar gerçekleştirilecek. İş birliği kapsamında ihtiyaç sahibi çocukların faaliyetlere katılımına da özel imkânlar tanınacak. TESİS VE ULAŞIM DESTEĞİ EFELER BELEDİYESİ TARAFINDAN SAĞLANACAK Protokol uyarınca Efeler Belediyesi, bünyesindeki tesis, eğitim ve kamp alanlarını kulübün kullanımına sunacak; imkânlar dâhilinde ulaşım, lojistik ve malzeme desteği sağlayacak. Faaliyetlerin sahada etkin ve güvenli bir şekilde yürütülmesi amacıyla iki kurum temsilcilerinden oluşan bir Ortak Koordinasyon Kurulu kurulacak. Kurul, yıllık çalışma planlarını hazırlayarak tesis ve saha kullanımlarını koordine edecek. ÇOCUK KORUMA VE GÜVENLİK ÖN PLANDA TUTULACAK Protokolde, tüm etkinliklerde çocuk hakları ve güvenliği esas alınacak. Yaz ve kış kampları başta olmak üzere tüm organizasyonlarda sağlık ve emniyet tedbirleri en üst düzeyde planlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’in Çocukları Sanatla Buluştu Haber

Nilüfer’in Çocukları Sanatla Buluştu

Nilüfer Belediyesi ile Müzikist Derneği ortaklığında, kırsal mahallelerde yaşayan çocukların sosyal ve kültürel gelişimlerini desteklemek amacıyla yürütülen proje tamamlandı. Üç hafta boyunca Gökçe, İrfaniye ve Büyükbalıklı mahallelerinde gerçekleştirilen çocuk atölyelerinin ardından projenin kapanışı, Gökçe Mahallesi Köy Okulu’nda düzenlenen “Nilüfer Anadolu Sanatdolu Köy Şenliği” ile yapıldı. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gökçe Mahalle Muhtarı Necmettin Atış, aileler ve mahalle sakinleri katıldı. ÇOCUKLAR KORO KURDU Kültürel ve sanatsal etkinliklere erişimi sınırlı olan çocuklara ulaşmayı hedefleyen proje kapsamında 113 çocuk eğitim aldı. Üç haftalık süreçte çocuklar; Müzikist Çocuk Korosu’nun eserleri eşiliğinde çocuk haklarının ele alındığı “Şarkılarla Çocuk Hakları”, müzik eşliğinde resim çalışmalarının yapıldığı “Sesleri Görebilir Miyiz?”, ritim ve grup çalışmalarına dayalı “Mango Kivi Ananas” ve beden perküsyonu uygulamalarını içeren “Müziğin Sınırında” atölyelerine katıldı. Bu atölyelere katılan çocukların oluşturduğu Nilüfer MÜÇO’ları ise süreç boyunca edindikleri deneyimi şenlik sahnesine taşıdı. Gökçe Mahallesi Köy Okulu bahçesinde gün boyu süren sokak oyunları, yüz boyama, oyun olimpiyatları, origami ve Müzik Köyü atölyeleri düzenlendi. Sahne programında ise Onur Kahvecioğlu, M Collective ve atölyelere katılan çocuklardan kurulan Nilüfer MÜÇO’ları sahne aldı. Sevilen sanatçı Murat Evgin ise “Bambaşka Bir Şehir” şarkısının yanı sıra “Sevdan Olmasa” ve “Hayat Bayram Olsa” gibi parçaları çocuk korosuyla birlikte seslendirdi. Etkinlik kapsamında Gizem Dalgıç da müzikli masal anlatımı gerçekleştirdi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR’DEN ÇOCUKLARA TEBRİK Konser sonunda Murat Evgin’e günün anısına hediye takdim eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, projede emeği geçenlere teşekkür ederek şöyle konuştu: “Üç hafta boyunca Büyükbalıklı, Gökçe ve İrfaniye mahallelerimizin çocuklarıyla etkinlikler yaptık, müzik çalıştık. 113 çocuğumuz katıldı. Bugün de sanatçılar gibi şarkılara eşlik ettiler. Annelerimize, babalarımıza, öğretmenlerimize, katılan çocuklarımıza, muhtarımıza ve tüm emek verenlere teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de bunların tekrarını yapmak istiyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KAÇUV’dan Bilinçli Gönüllülük Çağrısı Haber

KAÇUV’dan Bilinçli Gönüllülük Çağrısı

Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Uluslararası Gönüllüler Yılı” ilan edilmesi kapsamında Ulusal Gönüllülük Komitesi (UGK) ve ILA Talks iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Gönüllüler Yılı” webinar serisi, gönüllülüğün farklı alanlardaki uygulamalarını ortak bir platformda buluşturacak. Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), çocukluk çağı kanseri alanında yıllardır uyguladığı yapılandırılmış gönüllülük modeli ve bu alandaki deneyimiyle “Çocukluk Çağı Kanseri Alanında Gönüllülüğü Yeniden Düşünmek” başlıklı oturumla webinar serisinin konuşmacıları arasında yer alacak. KAÇUV’da gönüllülük süreci başvuruyla başlıyor Çocukluk çağı kanseri alanında gönüllülük, çocukların sağlık süreçlerine doğrudan temas etmesi nedeniyle diğer gönüllülük alanlarından farklı olarak daha kapsamlı bir hazırlık ve uzman rehberliği gerektiriyor. Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Uluslararası Gönüllüler Yılı” ilan etmesinin küresel farkındalığı güçlendirdiğine vurgu yapan KAÇUV Genel Müdürü Alican Yurtsever, “Toplumsal dayanışmayı güçlendiren gönüllülük, sürdürülebilir kalkınmanın da önemli bileşenlerinden biri. Sağlık alanında gönüllülük ise etik ilkeler ve uzman rehberliği gerektiriyor. KAÇUV’da gönüllülük süreci başvuruyla başlıyor. Bu anlayışla çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarını merkeze alan, eğitimle desteklenen yapılandırılmış bir gönüllülük modeli uyguluyoruz. Gönüllüler çocuk hakları, çocuk güvenliği, etik ilkeler, enfeksiyon hassasiyetleri, çocukla iletişim ve sağlık hizmetlerinin işleyişi gibi konularda eğitim aldıktan sonra saha çalışmalarına katılıyor. Süreç boyunca uzman ekiplerin rehberliğinde görev alarak hastane servislerinde ve KAÇUV Aile Evleri'nde yürütülen psikososyal destek çalışmalarının önemli bir parçası oluyorlar. Çocuklar ve ailelerle bir araya gelmenin yanı sıra merkez ofis, iletişim, organizasyon ve kaynak geliştirme çalışmalarında da destek sunabiliyorlar. Çünkü KAÇUV’da gönüllüler, ilgi alanları, yetkinlikleri ve kurum ihtiyaçları doğrultusunda uygun çalışma alanlarına yönlendiriliyorlar” dedi. KAÇUV, gönüllülük modelini webinarda anlatacak Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Uluslararası Gönüllüler Yılı” ilan edilmesi kapsamında, Ulusal Gönüllülük Komitesi (UGK) ve ILA Talks iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Gönüllüler Yılı” webinar serisinde KAÇUV Gönüllü ve Eğitim Koordinatörü Nermin Karataştan Sansar’ın konuşmacı olarak yer alacağına dikkat çeken Yurtsever, “30 Temmuz’da gerçekleşecek ‘Çocukluk Çağı Kanseri Alanında Gönüllülüğü Yeniden Düşünmek’ başlıklı webinarda, gönüllülük modelimizin nasıl yapılandırıldığını, çocukluk çağı kanseri alanında gönüllülüğün etik boyutunu, sağlık profesyonelleriyle yürüttüğümüz iş birliklerini ve hastane servisleri ile KAÇUV Aile Evleri'ndeki uygulama deneyimlerimizi katılımcılarla paylaşacağız. Bu webinarla çocukluk çağı kanseri alanında gönüllülüğün gerektirdiği etik sorumluluklara dikkat çekmeyi, sağlık alanında bilinçli gönüllülük anlayışını güçlendirmeyi ve bu alanda gönüllü olmak isteyen herkes için yol gösterici bir içerik sunmayı amaçlıyoruz. Katılımın ücretsiz olduğu webinara ILA Talks üzerinden kayıt yaptırılabiliyor. Sağlık alanında gönüllülüğe ilgi duyan herkesi bu buluşmaya bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WRI Türkiye’den Sivil Topluma Avrupa Köprüsü Haber

WRI Türkiye’den Sivil Topluma Avrupa Köprüsü

Türkiye’de hak temelli ve sosyal içerme odaklı çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşları ile yerel yönetim ve proje paydaşlarının temsilcilerini bir araya getiren çalışma ziyareti, katılımcılarının Avrupa’daki iyi uygulamaları yerinde incelemelerini, farklı kurumsal deneyimlerden öğrenmelerini ve Türkiye’de uygulanabilecek iş birliği modelleri üzerine fikir geliştirmelerini amaçladı. Program kapsamında katılımcılar, Cenova’da kamusal alanların yeniden işlevlendirilmesi, sosyal destek mekanizmaları, çocuk hakları, döngüsel ekonomi ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarındaki iyi uygulamaları yerinde inceleme fırsatı buldu. Bu kapsamda eski bir askeri alanın kamusal yeşil alan ve sosyal dayanışma merkezine dönüştürüldüğü Casa Gavoglio deneyimi, kırılgan gruplara yönelik gıda desteği çalışmaları ve kadınların güçlenmesini destekleyen topluluk temelli girişimler ziyaretin öne çıkan örnekleri arasında yer aldı. Katılımcılar, Cenova’da sosyal içerme, çocuk hakları, göç, döngüsel ekonomi ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi. Bu kapsamda SoleLuna tarafından yürütülen gıda desteği ve sosyal içerme çalışmaları ile Defence for Children International Italia’nın çocuk hakları, göç, savunuculuk, eğitim ve kırılgan gruplarla çalışma deneyimleri ele alındı; temel haklara erişim, sosyal destek mekanizmaları ve dezavantajlı gruplara yönelik kapsayıcı hizmetlere ilişkin farklı uygulama örnekleri incelendi. Cenova’nın Maddalena bölgesinde faaliyet gösteren Madda Circolare, alVerde APS ve Brigata Alice ziyaret edildi. Döngüsel ekonomi, ileri dönüşüm, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların güçlenmesi ve katılımcı kentsel iyileştirme alanlarındaki çalışmalar incelenirken, alVerde APS tarafından düzenlenen Frames Atölyesi’nde katılımcılar ileri dönüşüm tekniklerini kimlik, temsil ve toplumsal roller üzerine düşünme ile birleştiren uygulamalı bir çalışmaya katıldı. Brigata Alice ziyareti ise kadınların kent yaşamına eşit ve güvenli katılımını destekleyen sosyal ve kültürel çalışmalar ile toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifli dayanışma ve katılımcı mekân üretimi pratiklerini gündeme taşıdı; katılımcılar bu deneyimler üzerinden sivil toplumun kentlerde sosyal kapsayıcılığı güçlendirmedeki rolünü değerlendirdi. Genova Belediyesi ile gerçekleştirilen görüşmelerde ise yerel refah sistemleri, sosyal politikalar ve sivil toplumla geliştirilen iş birliği mekanizmaları değerlendirildi. Çalışma ziyareti, katılımcıların edindikleri deneyimleri Türkiye’ye uyarlama olanaklarını ve gelecekteki iş birliği fırsatlarını tartıştıkları değerlendirme oturumuyla tamamlandı. Adil Şehirler için Daha Güçlü Sivil Toplum Projesi, Türkiye’de hak temelli sivil toplum kuruluşlarının kapasitelerini güçlendirmeyi; insan hakları ve temel hakların ilerletilmesine katkı sunmayı; temel kentsel hizmetlere eşit erişimi destekleyen, katılımcı ve kapsayıcı “adil şehirler” yaklaşımını yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Proje kapsamındaki Sosyal Kuluçka Programı ise eğitim, mentorluk, saha ziyaretleri, uluslararası iyi uygulama paylaşımları ve mikro hibe desteği gibi bileşenleri içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

20. Yaşama Değer Katanlar Ödülleri Sahiplerini Buldu! Haber

20. Yaşama Değer Katanlar Ödülleri Sahiplerini Buldu!

Bilimden sanata, diplomasiden sivil topluma, yerel yönetimlerden ekonomiye kadar ürettikleri projelerle toplumsal dönüşüme öncülük eden ve geleceğe ilham veren isimler, Areks Kimya'nın ana sponsorluğunda düzenlenen görkemli gecede onurlandırıldı. İş, diplomasi, cemiyet ve sanat dünyasını bir araya getiren görkemli geceye uluslararası katılım da üst düzeydeydi. Törende; Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu İdris Fazlioski, Kosova Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Suzan Novoberdaliu, Arnavutluk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Armand Shandro, Karadağ İstanbul Başkonsolosu Branislav Karadžić, Hırvatistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Ivana Zerec, Bulgaristan İstanbul Konsolosu Toşhko Tomov, Edirne Karadağ Fahri Konsolosu Naser Alim, Romanya İstanbul Konsolosu Valentine Macec ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) Nezdinde Ermenistan Daimi Temsilcisi Büyükelçi Nairi Petrossian diplomatik misyon temsilcileri olarak yer aldı. Ekonomi ve iş dünyasının lider isimlerinin de yoğun ilgi gösterdiği gecede; Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Abidin Erdem, Dedeman Hotelleri Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman, Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş, organizasyonun ana destekçisi Areks Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kılıç, Anikya Çini Yönetim Kurulu Başkanı Sevinç Öztürk, ALDO Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ali Doğan ve Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis'in yanı sıra medya ve sanat dünyasının önde gelen pek çok seçkin ismi de davetliler arasındaydı "Yarının Dünyasını Şekillendiren En Büyük Güç, Yaşama Katılan Değerdir" Törenin açılışında, organizasyonun çeyrek asra yaklaşan kurumsal hafızasına ve yarattığı toplumsal etkiye dikkat çeken Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu Başkanı Mehmet Gözcü, konuşmasında şu güçlü mesajlara yer verdi: "Prestige Platformu olarak, tam 20 yıldır köklü bir gelenekle iş dünyasından bilime, sanattan diplomasiye kadar çok geniş bir yelpazede, insanlık ve ülkemiz adına sürdürülebilir değer yaratan adımları desteklemekten büyük bir gurur duyuyoruz. Bu gece burada sadece başarıları ödüllendirmiyoruz; geçmişin kazanımlarını kurumsal bir hafıza olarak yarının vizyonuna taşıyoruz. Ürettikleri projelerle toplumsal ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan, cesaretleri ve emekleriyle yaşama değer katan tüm paydaşlarımıza, ödül sahiplerimize ve bu vizyona ortak olan kıymetli konuklarımıza şükranlarımı sunuyorum." Platformun Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında kültürel ve ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da yürüttüğünü belirten Gözcü, bu kapsamda çok sayıda uluslararası etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi. Yaşama Değer Katan Ödülleri'nin de ülkeler arasındaki dostluk ve iş birliğinin güçlenmesine katkı sunduğunu ifade eden Gözcü, platform olarak konsolosluklar, odalar, organize sanayi bölgeleri ve federasyonlarla hayata geçirdikleri projelerle bölgesel iş birliklerini desteklemeyi sürdürdüklerini vurguladı. İlham Veren Başarılar: 20. Yaşama Değer Katanlar Ödül Sahipleri Jüri değerlendirmesi sonucunda, Türkiye'nin ve dünyanın geleceğine yön veren, kendi alanlarında çığır açmış çalışmalarıyla ödüle layık görülen isimler şu şekilde: SANAT: Prof. Dr. Cihat Aşkın (Keman Virtüözü, Besteci ve Akademisyen) EDEBİYAT VE YAZIN DÜNYASI: Sadık Usta (Tarihçi, Yazar, Çevirmen) BİLİM: Prof. Dr. Derya Unutmaz (The Jackson Laboratory / İmmünoloji ve Yaşlanma Araştırmaları) TEKNOLOJİ: Erol Bilecik (Index Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı) TURİZM: Hüseyin Gazi Coşan (İBB Turizm Müdürü) YEREL YÖNETİM: Abdullah Özyiğit (Mersin Yenişehir Belediye Başkanı) EKONOMİ: Vahap Munyar (Ekonomi Gazetecisi) TOPLUMSAL FARKINDALIK: Ezgi Gözeger (Televizyon Sunucusu ve Haber Spikeri) SİVİL TOPLUM: Mürteza Sulooca (Yeni Balkan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni) ÇEVRE BİLİNCİ: Didem Eryar Ünlü (Sürdürülebilirlik Editörü) KADIN HAKLARI: Prof. Dr. Fatmagül Berktay (Siyaset Bilimci ve Yazar) ÇOCUK HAKLARI: Mine Ekinci (KODA - Köy Okulları Değişim Ağı Kurucusu ve Genel Koordinatörü) EĞİTİME KATKI: Mirkan Aydın (Nesibe Aydın Okulları Başkan V.) KÜLTÜR: Prof. Dr. Nurettin Arslan (Assos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı) YILIN DİPLOMATI: Armand Shandro (Arnavutluk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu) ENGELLİ HAKLARI: Kerim Altınok & Selim Altınok (Hukukçu, Engelli Hakları Savunucusu) HAYVAN HAKLARI: Prof. Dr. Hüseyin Hatemi (Hayvan Hakları Savunucusu, Yazar) GENÇLERİN SEÇİMİ ÖDÜLÜ: Muhammed Ali Taştan (MEF Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi- Girişimci) Kültürel Miras ve Edebi Dokunuş Gece kapsamında, Anadolu'nun en köklü kültürel miraslarından biri olan İznik çini sanatından ilham alınarak Anikya İznik Çini tarafından özel olarak tasarlanan ödüller sahipleriyle buluştu. Kültürel bağların vurgulandığı gecede ayrıca, Ali Doğan'ın büyük beğeni toplayan "Sabırla Akan Bir Ömür" adlı eseri; organizasyona katkı sunan jüri üyelerine, destekçilere ve protokol konuklarına anlamlı bir anı hediyesi olarak takdim edildi. Ödül Tarihinde Bir İlk Yaşama Değer Katanlar Ödülleri kapsamında bu yıl bir ilke daha imza atıldı. Ödül değerlendirme süreci ilk kez jüri sınırlarının dışına taşınarak gençlerin vizyonuna ve beğenisine açıldı. MEF Üniversitesi öğrencilerinin oylarıyla belirlenen "MEF Özel Ödülü", MEFTEKMER bünyesinde geliştirdikleri başarılı projelerle dikkat çeken öğrenci girişimi Professional Twin'e verildi. Bu anlamlı ödül, gençlerin dinamik bakış açısının ödül programına dahil edildiği ilk uygulama olarak organizasyon tarihindeki yerini aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.