Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocuk Hakları

Kapsül Haber Ajansı - Çocuk Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Yarınları Nilüfer’de Demokrasi Provası Yaptı Haber

Türkiye’nin Yarınları Nilüfer’de Demokrasi Provası Yaptı

Nilüfer Belediyesi, Öğrenci ve Çocuk Hakları Derneği ile çocukların ve gençlerin demokratik haklarını deneyimlediği bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Nilüfer Barış Meclisi’nde farklı okullardan gelen öğrenciler, ‘Meclis Simülasyonu’ ile yönetim mekanizmalarını tecrübe etti. Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu etkinliğin bir oyun değil, demokratik katılımın gerçek bir provası olduğunu vurguladı. Gençlerin iki gün boyunca tartışıp uzlaşı arayacaklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Burada gerçek bir meclisin işleyişini birebir deneyimleyeceksiniz. Bu deneyim, hayatınız boyunca yanınızda kalacak. Çünkü demokrasi, sadece oy vermekten ibaret değil. Demokrasi; dinlemek, anlamak, ikna etmek ve bazen de farklı düşüncelere saygı duymak demek. Sizler bugün bunun pratiğini yapacaksınız” diye konuştu. NİLÜFER’DE GENÇLERİN SÖZÜ KAĞIT ÜZERİNDE KALMIYOR Nilüfer’de gençlerin sesine her zaman değer verdiklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Biz, bu kenti, o kentin asıl sahibi olan çocuklarla ve gençlerle yönetmek gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden yıllardır Nilüfer Kent Konseyimiz çatısı altında Çocuk ve Gençlik Meclislerimizle omuz omuza çalışıyoruz. Biz Nilüfer’de projeleri sizin için değil, sizinle birlikte yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl 44 kurumdan 300 katılımcıyla Çocuk Hakları Çalıştayı düzenledik. Bu çalıştayın sonuçları yine çocukların görüşleri alınarak rapor haline getirildi. Çocuk Meclisi üyelerimiz bu raporu bizzat bana teslim etti. Çünkü Nilüfer’de çocukların ve gençlerin sözü kağıt üzerinde kalmaz, hayata geçer. İşte bu yüzden sizin önerilerinize, eleştirilerinize, hayallerinize ihtiyacımız var” dedi. DAHA GÜÇLÜ TOPLUM İNŞASI Öğrenci ve Çocuk Hakları Derneği Başkanı Janberk Turgut ise son dönemde okullarda yaşanan üzücü olaylara değinerek, eğitim ortamlarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Gençlerin toplumsal konulara gösterdiği duyarlılığın önemine değinen Turgut, “Bugün burada dile getirilecek her düşünce, yapılacak her tartışma daha bilinçli, daha duyarlı ve daha güçlü bir toplumun inşasına katkı sağlayacaktır” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CoinTR Koruncuk Vakfı’nda 112 Kız Çocuğunun Eğitimine Katkı Sağladı  Haber

CoinTR Koruncuk Vakfı’nda 112 Kız Çocuğunun Eğitimine Katkı Sağladı 

CoinTR, temel ihtiyaçları ve eğitime erişimleri risk altındaki kız çocuklarına, akademik başarı ön koşulu olmaksızın ortaokuldan üniversiteye kadar barınma ve bakım hizmeti sunan Koruncuk Vakfı ile iş birliğine gitti. Türkiye’de çocuk hakları ve eğitimi alanında öncü kuruluşlardan Koruncuk Vakfı, her yıl binlerce çocuğun daha iyi bir geleceğe ulaşmasını sağlıyor. Geride bıraktığımız mart ayında CoinTR, Koruncuk Vakfı ile güçlerini birleştirerek toplumsal sorumlulukta yeni bir adım attı ve ay boyunca her doğrulanmış kullanıcı başına kız çocuklarının eğitimi için Koruncuk Vakfı’na toplam 536.400 TL destekte bulundu. Bu girişimle, sadece destek yapmakla kalmayacak; CoinTR kullanıcılarının katılımıyla Türkiye’deki çocukların eğitimine doğrudan katkı sağlandı. CoinTR Marka ve Pazarlama Direktörü Efe Can açıklamasında; "Koruncuk Vakfı, kız çocuklarımızın eğitimine ve yaşam kalitesine yaptığı katkılarla Türkiye’de fark yaratan bir kuruluş. Mart ayı boyunca kullanıcılarımızın desteğiyle bu misyona katkıda bulunduğumuz için büyük mutluluk duyuyoruz. Bu girişim, toplumsal etkiyi görünür kılarken, çocuklarımızın geleceğine yatırım yapmamızı sağlıyor." dedi. Koruncuk Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Figen Samuray ise “Koruncuk Vakfı olarak, kız çocuklarının güvenli bir ortamda büyüyerek eğitimlerine kesintisiz devam edebilmeleri için çalışıyoruz. CoinTR ile mart ayı boyunca hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, dayanışmanın somut bir örneği oldu. CoinTR’nin ve kullanıcılarının katkıları sayesinde daha fazla kız çocuğunun eğitim yolculuğunu destekleme imkânı bulduk. Kız çocuklarının geleceğine sağladıkları bu kıymetli katkı için CoinTR ailesine ve kampanyaya destek veren herkese içtenlikle teşekkür ediyoruz.”şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara Çankaya’da Bir İlk Haber

Ankara Çankaya’da Bir İlk

Çankaya Belediyesi, çocukların yerel karar alma süreçlerine katılımını güçlendirmek amacıyla Çocuk Meclisi’ni kurdu. İlk toplantı, Çankaya Kent Konseyi iş birliğiyle Belediye Meclis Salonunda gerçekleştirildi. Çocuk Hakları Gönüllüleri Derneği kolaylaştırıcılığında ve çocuk hakları alanına destek veren öğrenci ağları ile topluluklarının katkılarıyla düzenlenen Çocuk Meclisinin ilk buluşması renkli anlara sahne oldu. ÇOCUKLAR KARAR SÜREÇLERİNE KATKI SUNDU Çankaya Belediyesi tarihinde bir ilk olan ve 9-17 yaş arası çocukların katılımı ile anlam kazanan Çocuk Meclisinin ilk toplantısında çocuklar yaşadıkları çevreye dair görüşlerini paylaşarak ihtiyaçlarını dile getirip çözüm önerileri üretti. Buluşmada ayrıca çocukların karar süreçlerine katkı sunan bireyler olarak yer almaları hedeflenirken çocuk odaklı çalışma ortamı da sağlandı. MECLİS ÇALIŞMALARI DÜZENLİ OLARAK DEVAM EDECEK Çocukların yaşanılan çevreye karşı sorumluluklarını temel hedef alan Çocuk Meclisi çalışmalarının devam etmesi planlanıyor. Çocukların hak temelli katılımlarını sürdürülebilir kılmak amacıyla Meclis çalışmalarının düzenli olarak devam edeceği müjdesini veren yetkililer, bir sonraki Meclis oturumunun Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanım Sosyal Tesislerinde yoğun bir katılımla gerçekleşeceğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Dünyada Çocuklar İçin Yeni Dönem! Haber

Dijital Dünyada Çocuklar İçin Yeni Dönem!

Çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risklerden korunması gerekliliğine vurgu yapan Çocuk Gelişimi Uzmanı Dr. Demet Gülaldı, “Ancak çözümün yalnızca yasaklama üzerinden kurgulanması, sosyal medyanın eğitim, yaratıcılık, sosyal bağ kurma ve kamusal katılım gibi olumlu yönlerini göz ardı etme riskini taşımaktadır.” dedi. Bu bağlamda daha sürdürülebilir bir yaklaşımın, “yasaklama” yerine “güvenli tasarım” ve “çocuk hakları temelli düzenleme” ilkelerini merkeze alan politikalar geliştirmek olduğunu dile getiren Dr. Gülaldı, “Amaç, gençleri dijital dünyadan izole etmek değil; onları bilinçli, eleştirel düşünebilen ve çevrim içi risklerle başa çıkabilecek dayanıklılığa sahip bireyler olarak güçlendirmektir.” diye konuştu. ABD’de oyun bağımlısı olduğu öne sürülen 11 yaşındaki bir çocuğun babasını öldürmesi ve geçtiğimiz günlerde Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, dijital bağımlılık konusunu “yasaklama mı, güçlendirme mi?” bağlamında ele aldı. Dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, ülkemizde 3 Şubat 2026 tarihli resmî gazete yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı 2026-2030”nın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, “Bu eylem planının stratejik amaçları; Farkındalık ve Bilinçlendirme, Koruyucu ve Önleyici Mekanizmaların Geliştirilmesi, Dijital Risklere Karşı Müdahale ve Destek Mekanizmalarının Güçlendirilmesi ve Yasal ve Kurumsal Düzenlemelerin Güçlendirilmesi başlıklarında belirlenmiştir. Özellikle hem çocukların hem de ailelerin dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi, dijital platformlarda güvenli davranış biçimlerinin kazandırılması ve eleştirel düşünme, etik sorumluluk ve mahremiyet bilinci gibi becerilerin desteklenmesi hedeflenmektedir. Çocukların bilgiye erişim, çevrim içi öğrenme ve teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmaları teşvik edilerek, dijital teknolojilerin yalnızca tüketim aracı değil aynı zamanda üretim ve gelişim alanı olarak görülmesi amaçlanmaktadır.” dedi. Avustralya öncü oldu 10 Aralık 2025 itibarıyla Avustralya’da 16 yaş altındaki çocuk ve ergenlerin TikTok, Instagram, YouTube, Snapchat, X ve Facebook gibi büyük sosyal medya platformlarında hesap açmaları ve mevcut hesaplarını sürdürmelerinin yasaklandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “28 Kasım 2024’te kabul edilen ‘Online Safety Amendment (Social Media Minimum Age) Bill 2024’ ile sosyal medya kullanımında asgari yaş 16 olarak belirlenmiş; böylece bu kapsamda dünyada öncü bir düzenleme hayata geçirilmiştir. Yasa, yaptırımları çocuklara ya da ebeveynlere değil, doğrudan teknoloji şirketlerine yöneltmektedir. Düzenlemenin temel gerekçesi, çocuk ve ergenlerin ruh sağlığını, güvenliğini ve genel iyilik hâlini korumaktır. Siber zorbalık vakalarındaki artış, zararlı içeriklere maruz kalma, çevrim içi istismar riski, kötü niyetli yetişkinlerle temas olasılığı ve sürekli karşılaştırma kültürünün benlik saygısı üzerindeki olumsuz etkileri, yasanın dayanak noktaları arasında gösterilmektedir.” diye konuştu. Sosyal medya yasaklamaları küresel ölçekte hızlandı Avustralya’daki bu düzenlemenin, benzer tartışmaları küresel ölçekte hızlandırdığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Birleşik Krallık 16 yaş altına yönelik kısıtlamaları değerlendirmekte; Fransa’da 15 yaş altına sosyal medya yasağını öngören tasarı parlamentodan geçmiştir. Çin, ‘minor mode’ uygulamasıyla yaşa bağlı ekran süresi sınırlamaları getirmiştir. İspanya ve Danimarka’da da benzer düzenlemeler gündemdedir. Avrupa Parlamentosu ise bağlayıcı olmamakla birlikte 16 yaş sınırını öneren bir karar üzerinde uzlaşmıştır. Bu gelişmeler, sosyal medyanın çocuk gelişimi üzerindeki etkisinin pedagojik bir tartışmanın ötesine geçerek hukuki ve siyasal bir mesele hâline geldiğini göstermektedir.” ifadesinde bulundu. Yasaklama bir çözüm mü? 12–16 yaş aralığının kimlik gelişiminin hızlandığı, sosyal kabul ihtiyacının arttığı ve duygusal dalgalanmaların yoğunlaştığı kritik bir dönem olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ergenlikte bireyin fiziksel değişimlere uyum sağlaması, kendilik algısını yapılandırması ve sosyal ilişkiler içinde konumunu belirlemesi beklenir. Ancak nörogelişimsel açıdan dürtü kontrolü ve uzun vadeli sonuçları değerlendirme kapasitesi henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu durum, sosyal medya ortamlarında karşılaşılan içeriklere karşı ergenleri daha kırılgan hâle getirebilmektedir.” şeklinde konuştu. Ergenlik kırılgan bir dönem Araştırmalar, sosyal medya platformlarında idealize edilmiş yaşam temsillerinin, mükemmel beden algısı ve popülerlik odaklı görünürlük kültürünün, ergenlerin benlik gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini ortaya koyduğunu da anlatan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Özellikle sosyal karşılaştırma süreçleri, özsaygı ve beden algısı üzerinde belirleyici olabilmektedir. Bununla birlikte sosyal medya, ergenlerin kendilerini ifade edebildikleri, akran ilişkilerini sürdürebildikleri ve toplumsal meselelere dair farkındalık geliştirebildikleri bir alan olarak da işlev görmektedir. Dolayısıyla sosyal medya hem risk hem de fırsat barındıran çift yönlü bir dijital ekosistem sunmaktadır.” dedi. Gençleri 16 yaşına kadar dijital deneyimden bütünüyle uzak tutmanın da riski var Çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risklerden korunması gerekliliğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ancak çözümün yalnızca yasaklama üzerinden kurgulanması, sosyal medyanın eğitim, yaratıcılık, sosyal bağ kurma ve kamusal katılım gibi olumlu yönlerini göz ardı etme riskini taşımaktadır. Ayrıca gençleri 16 yaşına kadar dijital deneyimden bütünüyle uzak tutmak, sonrasında ani ve denetimsiz bir geçişe yol açabilir. Bu durum, dijital okuryazarlık ve öz düzenleme becerilerinin kademeli olarak gelişmesini engelleyebilir.” diye konuştu. Dijital okuryazarlık eğitimleri temel olmalı Bu bağlamda daha sürdürülebilir bir yaklaşımın, “yasaklama” yerine “güvenli tasarım” ve “çocuk hakları temelli düzenleme” ilkelerini merkeze alan politikalar geliştirmek olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Algoritmik şeffaflık, yaşa uygun içerik tasarımı, veri koruma önlemleri, etkili denetim mekanizmaları ve dijital okuryazarlık eğitimleri bu yaklaşımın temel bileşenleri olmalıdır. Amaç, gençleri dijital dünyadan izole etmek değil; onları bilinçli, eleştirel düşünebilen ve çevrim içi risklerle başa çıkabilecek dayanıklılığa sahip bireyler olarak güçlendirmektir. 16 yaş altı sosyal medya yasağı yalnızca hukuki bir düzenleme değil; dijital çağda çocukluk ve ergenlik kavramlarının yeniden tanımlandığı bir kırılma noktasına işaret etmektedir. Bu kırılmanın nasıl yönetileceği ise yasaklardan çok, bilimsel veriye dayalı, çok paydaşlı ve çocuk merkezli politikaların geliştirilmesine bağlıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV’de “Sokak Tiyatroları” Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Desteğiyle Başladı Haber

TEGV’de “Sokak Tiyatroları” Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Desteğiyle Başladı

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında nitelikli eğitim desteği sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin desteğiyle hayata geçirdiği, çocuk haklarını konu alan “Sokak Tiyatroları” projesinin ilk oyun gösterimi 9 Ocak’ta başladı. TEGV’in 30. yılını kutladığı bu özel dönemde hazırlıklarına başlanan projenin ilk oyunu, Ankara Etimesgut Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Projenin uygulandığı farklı illerdeki dört TEGV etkinlik noktasında çocuklar, yıl boyunca oyunlarını seyirciyle buluşturacak. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri ve TEGV iş birliğiyle hayata geçirilen “Sokak Tiyatroları” projesinde çocukların tiyatro aracılığıyla haklarını öğrenmeleri ve yaratıcı sanatlarla tanışmaları amaçlanıyor. 15 yıl sonra “Sokak Tiyatroları” ile çocuklar yeniden sahnede İlk olarak “Okuyorum Oynuyorum” projesi kapsamında 2011 yılında çocuk hakları temalı özel bir proje olarak başlatılan “Sokak Tiyatroları”, Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin desteği ve TEGV ekibinin güncellemeleriyle 2026 yılında yeni içeriklerle yeniden hayat buluyor. “Sokak Tiyatroları” projesiyle, 2011’deki temel yapıyı koruyarak çocukların tiyatro yoluyla hak farkındalığının artırılması ve yaratıcı gelişimlerinin desteklenmesi hedefliyor. Çocuk Hakları Bildirgesi’nden ilham alan farklı ilkeler dramatize edilirken; çocuklar yalnızca sahnede değil; kostüm, sahne dekoru ve müzik gibi tiyatronun çeşitli alanlarında da sorumluluk alacak. Proje kapsamında TEGV’in 4 farklı ildeki 4 etkinlik noktasında, Çocuk Hakları Bildirgesi’nin temel ilkeleri çocuklar tarafından kendi performanslarıyla sahnelenecek. Van Nirun Şahingiray Eğitim Parkı, Ankara Semahat Nüsret Arsel Eğitim Parkı, Gaziantep Öğrenim Birimi ve Kocaeli Selma Mesut Kavurt Öğrenim Birimi’nde yürütülecek projenin tiyatro gösterileri yıla yayılarak seyircisiyle buluşacak. Böylece çocukların; tiyatro yoluyla yaratıcılıklarını geliştirmeleri, çocuk hakları konusunda farkındalık kazanmaları, ekip çalışması, özgüven ve iletişim becerilerini güçlendirmeleri, toplumsal hayata aktif katılımlarının artması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki Çocukların Yüzde 76’sı Ekonomiden Endişeli Haber

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki Çocukların Yüzde 76’sı Ekonomiden Endişeli

​Nilüfer Belediyesi ve Tarih Vakfı işbirliğiyle düzenlenen “Tarih Buluşmaları” etkinliği 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’ne yönelik bir söyleşi gerçekleştirdi. Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleşen etkinlikte, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, “Çoklu Krizler Çağı’nda çocuğun iyi olma halini düşünmek” başlıklı bir sunum yaptı. ​Şanlıurfa ve İstanbul’da yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarını katılımcılarla paylaşan Semerci, günümüz çocuklarının geçmiş nesillere kıyasla daha yoğun bir kaygı ve baskı yaşadığına dikkat çekti. “Bizim çocukluğumuzla şu an çocuk olmak aynı şey değil” diyen Semerci, dijitalleşme, küresel krizler, doğduğu mahalle, yaşadığı aile gibi etkenlerin bugünün çocuklarını farklı bir gerçekliğe ittiğini vurguladı. Çocukların artık gelecek için endişeli olduğunu belirten Semerci, “Çocuk olmanın belki en temel özelliği o endişeyi biraz daha az taşımaktır. Belki düşünmemektir, özgürce hayal kurabilmektir. Bunları kaybediyoruz” dedi. ​Araştırma verilerine göre, çocukların yüzde 76’sının ekonomik durumdan endişelendiğini söyleyen Semerci, “Çocuktan bahsediyoruz. Bu çok yüksek bir oran. Aile bireylerinin başına bir şey gelmesi yüzde 72. Gelecekle ilgili planların gerçekleşmemesi yüzde 64” diye konuştu. ​ÇOCUK İŞÇİLİĞİ GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME ÇAĞRISI ​Çocuk işçi ölümlerinin takip edildiği bir toplumda yaşandığını hatırlatan Semerci, bu konunun acilen ele alınması gerektiğini söyledi. Çocuk işçiliğini Türkiye’nin yüzleşmesi gereken büyük bir sorun olarak nitelendiren Semerci, “Çok konuşmamız gereken ve tek başımıza asla çözemeyeceğimiz büyük bir sorunlar yumağından bahsediyoruz. Her bir yetişkin kendi çocuğunu hiçbir zaman çalışan bir çocuk olarak görmüyor. Bununla yüzleşmemiz lazım” diye konuştu. ​SINAV BASKISI YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR ​Eğitim sisteminin çocuklar üzerindeki sınav baskısını arttırdığı ve bunun yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğü belirten Semerci, bu konunun araştırma sonuçlarında öne çıkan bir diğer başlık olduğunu kaydetti. Semerci, sistemin artık sadece sınav merkezli hale geldiğini ve sınavlarda başarısız olanların sistemden düşerek, neredeyse kimsenin ilgilenmediğini belirtti. Sınav odaklı bu baskı nedeniyle çocukların sanat ve spor gibi aktiviteleri bıraktığını ifade eden Semerci, her şeyi ikinci plana itmenin, çok mutlu olduğu bir şeyden vazgeçmesi anlamına geldiğini söyledi. ​ÇÖZÜM İÇİN PAYDAŞLIK VE DİJİTAL OKURYAZARLIK ​Sorunların ancak paydaşlıkla çözülebileceğini dile getiren Semerci, eğitimin her çocuğun kendi yapabilirliği çerçevesinde gelişmesini sağlaması ve sadece akademik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiği vurguladı. Dijitalleşmenin çocuklar için bir sosyalleşme alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Semerci, buradaki riskleri minimize etmek için çalışılması gerektiğini vurguladı. Semerci, ebeveynlere de yönelik dijital okuryazarlık becerilerinin kazandırılması gerektiğinin altını çizdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Büyükşehir’den 'Çocuk Hakları Festivali' Haber

Büyükşehir’den 'Çocuk Hakları Festivali'

Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 yılından bu yana çocukların karşı karşıya kaldığı hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Dünya Çocuk Hakları Günü, Bursa’da da renkli görüntüler eşliğinde kutlandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi tarafından düzenlenen ‘2. Dünya Çocuk Hakları Festivali’ kapsamında yüzlerce anaokulu, ilkokul ve ortaokul öğrencisi, Kent Meydanı Atatürk Heykeli önünde buluştu. Çocuk haklarına dikkat çeken döviz ve pankartları taşıyan öğrenciler, bando takımı eşliğinde Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ne kadar yürüdü. Merinos Yerleşkesi’nde kendileri için hazırlanan renkli atölyelere, sihirbazlık gösterilerine, yüz boyama etkinliklerine ve daha birçok eğlenceli aktiviteye katılan çocuklar, gün boyunca keyifli vakit geçirdi. “Her bir çocuğun hayalini önemsiyoruz” Festival kapsamında çocuklarla buluşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, öğrencilerle sohbet edip fotoğraf çektirdi. Çocukların gülen yüzünün, coşkusunun ve enerjisinin tüm kenti aydınlattığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, çocukların katkısı ve görüşü olmadan kenti şekillendirmenin mümkün olmayacağını dile getirdi. Çocukların bir araya gelerek gösterdiği coşkunun yarınların da müjdecisi olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Festivalde çocuklarımız hem eğleniyor, hem de yeni bilgilerle donanıp haklarını öğreniyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tüm çalışmalarımızı çocuk dostu kent vizyonuyla sürdürüyoruz. Bu amaçla parkları, yeşil alanları, kütüphaneleri ve atölyeleri yeniliyoruz. Sayılarını artırıyoruz. Amacımız, çocukların güvenle, mutlulukla ve eşit fırsatlarla büyüdüğü bir Bursa’yı inşa etmektir. Her bir çocuğun hayalini önemsiyoruz. Bursa, çocukların sesi ve düşüncesiyle daha güzel bir kent olacak” dedi. Bursa Kent Konseyi Başkanı Ertuğrul Aksoy ise çocuklara baktıkça umutlu yarınları gördüklerini ifade etti. Çocukları şefkatle, mutlu ve doğru yetiştirilen bir ülkenin geleceğinin de emin ellerde olacağının altını çizen Aksoy, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Bursa Kent Konseyi Çocuk Meclisi temsilcisi Bade Yiğit de Dünya Çocuk Hakları Günü’nün anlamını, tarihçesini ve temel ilkelerini anlatan bir konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Bursa Kent Konseyi ve DMD Dr. Parkan Sanlıkol Çocuk Korosu sahne alarak birbirinden güzel eserler seslendirdi. Daha sonra sanatçı Onur Erol, sevilen şarkılarını söyleyerek çocukların keyifli dakikalar geçirmesini sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.