Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocuklar

Kapsül Haber Ajansı - Çocuklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuklar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şiddeti Normalleştiren Tüm Yayınlara Acil Düzenleme Şart Haber

Şiddeti Normalleştiren Tüm Yayınlara Acil Düzenleme Şart

Medya içeriklerinde şiddetin sunum biçimi tartışmaların merkezine taşınırken, dizi, dijital platform ve farklı yayın mecralarına yönelik düzenleme çağrıları da hız kazandı. Şiddetle mücadelenin yalnızca güvenlik önlemleriyle sınırlı kalmaması gerektiği değerlendirilirken, toplumsal bilinç ve farkındalığın artırılmasında medya araçlarının üstleneceği rol kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar, şiddetin bireysel sınırları aşarak toplumsal ve kültürel etkiler yarattığını gösteriyor. Medya içeriklerinde şiddetin sunum biçimi tartışmaların odağında yer alırken, bu alanda daha güçlü denetim ve düzenleme ihtiyacı giderek daha fazla dile getiriliyor. İletişim dünyasının deneyimli isimlerinden, marka ve iletişim uzmanı Hatice Kumalar ise özellikle son yıllarda televizyon dizileri, dijital içerikler ve tüm yayın mecralarında artan şiddet temsillerinin hem toplumsal algıyı hem de Türkiye’nin uluslararası imajını olumsuz etkilediğini vurgulayarak, “Şiddet konusu sadece güvenlik önlemleriyle değil, toplumsal bilincin ve farkındalığın artmasıyla dizginlenebilir. Bu noktada halkın bilgi edindiği tüm medya araçlarına büyük sorumluluk düşüyor” dedi. Dizileri gerçeği yansıtmıyor Kurgusal içeriklerde şiddetin sunum biçimi, gerçeklik algısı açısından tartışma yaratıyor. Türk dizilerinde yer alan şiddet temsillerinin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Hatice Kumalar, “Biz bu kadar şiddetin, silahın ve çatışmanın olduğu bir toplum değiliz. Ancak dizilerde ve diğer yayınlarda silahların havada uçuştuğu, insanların kolayca öldürüldüğü ve ardından hiçbir şey olmamış gibi hayatların devam ettiği sahneler görmek kabul edilemez” dedi. Dizilerde Türkiye yanlış tanıtılıyor Kültürel içeriklerin uluslararası dolaşımı, ülkelerin imajı açısından belirleyici rol oynuyor. Türk dizilerinin dünyanın dört bir yanına ihraç edildiğine dikkat çeken Kumalar, bu durumun Türkiye’nin kültürel temsili açısından büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek, “Bugün Türk dizileri birçok ülkede izleniyor, farklı coğrafyalarda milyonlarca insana ulaşıyor. Bu nedenle bu yapımlar yalnızca birer eğlence unsuru değil, aynı zamanda Türkiye’nin dünyaya açılan vitrini. Ancak bu vitrinde şiddetin, silahın ve çatışmanın bu denli yoğun yer alması, ülkemizi doğru yansıtmıyor.” diye ekledi. Şiddetin sıradanlaşması gençleri etkiliyor Bu tür içeriklerin özellikle çocuklar ve gençler üzerinde ciddi etkiler yarattığını ve özellikle gelişim çağındaki bireylerin şiddeti normal bir davranış biçimi olarak algılama riski taşıdığına dikkat çeken Kumalar, “Doğan Cüceloğlu’nun çok kıymetli bir şekilde ifade ettiği gibi; ‘Mükemmel değil, merhametli çocuklar yetiştirin. Karıncaları ezmeyen, ağaç dallarını kırmayan, çiçekleri ezip geçmeyen…’ İşte tam da bu bilinçle hareket etmek zorundayız. Şiddetin sıradanlaştırıldığı içeriklerle büyüyen bir nesilden, merhamet ve vicdan duygusunun güçlü olmasını bekleyemeyiz.” dedi. Şiddeti normalleştiren her yayın için düzenleme şart Şiddet içeriklerinin özellikle genç kuşaklar üzerindeki etkisi, uzmanların üzerinde durduğu kritik konular arasında yer alıyor. İlgili tüm kurum ve kuruluşlara çağrıda bulunan Kumalar, “Şiddeti normalleştiren, özendiren ve sıradanlaştıran her türlü yayın için gerekli düzenlemeler ivedilikle yapılmalı, denetim mekanizmaları etkin şekilde işletilmelidir. Toplum olarak şiddeti değil; iyiliği, dayanışmayı ve insani değerleri yücelten içeriklere ihtiyacımız var.” dedi. Ailelerin rolü çok önemli Toplumsal farkındalık sürecinde ailelerin rolü de belirleyici unsurlar arasında öne çıkıyor. Ailelerin de bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Kumalar, ebeveynlerin çocukların maruz kaldığı içerikler konusunda daha dikkatli olması gerektiğini belirten Kumalar, “Bir iletişimci olarak bu çağrım okyanusta belki bir damla olabilir… Ama biliyorum ki her şey böyle başlar. Şiddetin karşısında durmak ve bu içeriklere karşı ses yükseltmek hepimizin sorumluluğudur.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi'ne Ziyaretçi Akını Haber

Mersin Büyükşehir Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi'ne Ziyaretçi Akını

Bu kapsamda, merkezde çocukların da katıldığı bir kutlama programı düzenlenerek pasta kesimi gerçekleştirildi. Kentin önemli bilim duraklarından biri haline gelen Merkez, ziyaretçilere sunduğu uygulamalı öğrenme imkânlarıyla hem eğitim hem de çevre bilincinin yaygınlaşmasını desteklemeye devam ediyor. Bilgi ve etkinliklere ise mersinbilimmerkezi.com sayfası üzerinden ulaşılabiliyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde, 200 bin ziyaretçi sayısına ulaşıldı. Bu kapsamda, merkezde çocukların da katıldığı bir kutlama programı düzenlendi ve pasta kesimi gerçekleştirildi. Kısa sürede yoğun ilgi gören Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, hem eğitici hem de farkındalık artırıcı çalışmalarıyla Mersin’de bilimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken, her yaştan ziyaretçiyi bilimle buluşturarak doğa dostu yaşam bilincini güçlendirmeyi sürdürüyor. 5 yaşından itibaren her yaştan ziyaretçiye açık olması, merkezin erken yaşta bilimle tanışma ve öğrenmeyi teşvik eden yapısını güçlendiriyor. Ziyaretçiler; doğa, enerji verimliliği, iklim, çevre ve astronomi temalı içeriklerle öğrenme sürecine aktif şekilde katılım sağlıyor. Bilim ve çevre farkındalığını bir araya getiren merkez; interaktif sergi alanları, deney düzenekleri ve uygulamalı öğrenme istasyonlarıyla, bilimi eğlenceli ve erişilebilir bir şekilde sunuyor. Özellikle çocuklar ve gençler için hazırlanan atölye çalışmaları sayesinde iklim değişikliği, sıfır atık bilinci ve sürdürülebilir yaşam konuları uygulamalı etkinliklerle aktarılıyor. Kentin bilim duraklarından olan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ni ziyaret etmek isteyen vatandaşlar ve eğitim kurumları, merkez hakkında detaylı bilgiye ve etkinliklere mersinbilimmerkezi.com sayfası üzerinden ulaşabiliyor. Ezici: “Amacımız, bilimi her yaştan insan için eğlenceli ve merak uyandıran bir hale getirmek” Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi Şefi Duygu Ezici, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in bilimi ve eğitimi önceleyen vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Mercan Bilim Merkezi’nde 200 bin ziyaretçiye ulaşmanın kendileri için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı olduğunu ifade ederek, “Amacımız, bilimi her yaştan insan için erişilebilir, eğlenceli ve merak uyandıran bir hale getirmek. Ziyaretçilerimizin burada deneyimleyerek öğrenmesi, soru sorması ve keşfetmesi, bizim en büyük kazanımımız. Özellikle çocukların gözlerindeki o heyecan, doğru yolda olduğumuzu bize her gün yeniden gösteriyor. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza ve bizi tercih eden tüm ziyaretçilerimize gönülden teşekkür ediyoruz. Bundan sonra daha fazla kişiyi bilimle buluşturmaya devam edeceğiz. Nice 200 binlere” ifadelerine yer verdi. Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi öğretmenleri, çocuklara bilimi sevdiriyor Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde görev yapan eğitimciler ve alanında uzmanlar, 200 bin ziyaretçi sayısını aşmanın mutluluğunu yaşıyor. Her eğitimci kendi alanında akademik bilgisini, öğrencilere gözlem ve deneyim yoluyla aktarmanın önemine vurgu yapıyor. Astronom Dr. Yonca Karslı, “Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi; gökyüzüne birlikte baktığımız, bilimi paylaştığımız yolculuğun en anlamlı duraklarından birisi. Planetaryum kubbemiz altında daha nice keşiflerde buluşmak dileğiyle” dedi. Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde görev yapan Çevre Mühendisi Gizem Bal, “Mercan Bilim Merkezi, öğrencilerimizin bilimi yaşayarak öğrenebileceği harika bir ortam. 200 bin ziyaretçi bunu açıkça gösteriyor” diye konuştu. Coğrafya Öğretmeni Rozalin Avcı, “Burada çocukların gözlerindeki merakı görmek çok değerli. Bilimle tanışmaları açısından büyük bir fırsat” ifadelerine yer verdi. Fen Bilimleri Öğretmeni Meryem Dönmez, “Teorik bilgilerin uygulamayla birleştiği çok güzel bir bilim merkezi. Bilimle iç içe bir ortamda öğrencilerimizin heyecanını görmek, bizi çok mutlu ediyor” dedi. Fizik Öğretmeni Barış Güçtekin, “Mercan Bilim Merkezi, çocukların hayal gücünü ve merakını geliştiren çok değerli bir merkez. Burada öğrenmeleri çok daha kalıcı oluyor. Öğrencilerimiz için unutulmaz bir deneyim” diye konuştu. Öğrenciler, Mercan’ı deneyimlemenin keyfini çıkardı Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ni ilk defa ziyaret eden öğrencilerden Ecrin Çarpar, “İlk defa görüyorum. Bilimi öğrenmek eğlenceli olabiliyormuş. İlk defa bu kadar farklı bilim aletlerini gördüm. Çok güzel bir gündü. Fen Bilimleri dersime de örnek oldu” dedi. Okuldaki derslerini Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde pekiştirdiğini anlatan Abdurrahman Anıl Ulak, “Arkadaşlarımla deney yapmak keyifliydi. Derslerimize örnek oldu. Burada birçok deney düzeneği gördüm. Yine gelmek isterim” ifadelerini kullandı. Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde çok keyifli bir gün geçirdiğini söyleyen çocuklardan Narin Yazgan ise “Buradaki öğretmenler bize birçok şey gösterdi. Derslerde gördüğümüz konuları burada deneyimleyebiliyor, görüp öğrenebiliyoruz. İyi ki çocuklar için böyle bir yer açılmış” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

7. İzmir Kitap Fuarı Kapılarını Açıyor Haber

7. İzmir Kitap Fuarı Kapılarını Açıyor

Yayınevleri, sahaflar, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları ve kültür kurumlarının katılımıyla hayata geçirilen İZKİTAP; İzmir’i 17-26 Nisan 2026 tarihleri arasında 10 gün boyunca edebiyat ve yayıncılık dünyasının önemli buluşma noktalarından biri haline getirecek. Binlerce kitabın okurlarla buluşacağı organizasyon, yazarları, şairleri, akademisyenleri, gazetecileri ve sanatçıları aynı çatı altında bir araya getiren kapsamlı bir kültür platformu niteliği taşıyor. Bu yıl fuarda, yaklaşık 200 katılımcı yer alırken 400’e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluşacak. Program kapsamında söyleşi ve imzalarla birlikte 500’e yakın etkinlik hayata geçirilecek. Ünlü yazarlar geliyor Fuar programı; edebiyattan tarihe, güncel tartışmalardan toplumsal meselelere uzanan geniş bir içerik sunacak. Söyleşi ve panellerde alanında öne çıkan isimler okurlarla buluşurken, fuar süresince düzenlenecek etkinlikler ziyaretçilere çok yönlü bir kültür deneyimi yaşatacak. Fuar boyunca Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Beyhan Budak, Coşkun Aral, Enver Aysever, İnci Aral, Mehmet Eroğlu, Mine Söğüt, Murat Menteş, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nasuh Mahruki, Saygı Öztürk, Selçuk Şirin, Serhan Asker, Sinan Meydan, Suat Çağlayan, Şükrü Erbaş, Yekta Kopan’ın da aralarında bulunduğu birbirinden değerli isimler, imza günleri ve etkinliklerle okurlarıyla bir araya gelecek. Ayrıca, farklı alanlardan gazeteci, akademisyen ve düşün insanları da fuarın zengin içeriğine katkı sunacak. Onur konuğu yazar Oya Baydar İZKİTAP’ın onur konuğu, çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden Oya Baydar olacak. Roman ve denemelerinde bireyin toplumsal değişimlerle kurduğu ilişkiyi, kent yaşamını, belleği ve siyasal dönüşümleri ele alan Baydar; güçlü anlatımı ve düşünsel derinliğiyle edebiyat dünyasında özgün bir yere sahip. Uzun yıllara yayılan yazarlık serüveni boyunca çok sayıda esere imza atan yazar, fuar kapsamında 18 Nisan günü, imza ve söyleşisi ile Ahşap Sahne’de okurlarıyla buluşacak. Prof. Dr. İlber Ortaylı anılacak Kısa süre önce yaşamını yitiren Prof. Dr. İlber Ortaylı için adını taşıyan İlber Ortaylı Kütüphanesi önünde 18 Nisan Cumartesi saat 14.00’te kardeşi Nuriye Ortaylı ve kızı Tuna Ortaylı Kazıcı’nın katılımıyla anma etkinliği düzenlenecek. Sergiler Fuar boyunca İzmirliler, Pakistan Pavyonu’nda 19 Nisan’a kadar Ece Türkel ve Fatih Şimşek’in seramik eserler sergisini, yine Pakistan Pavyonu’nda 23 Nisan’da açılacak Uluslararası Işık Seramik Yarışması Seramik Sergisi’ni ve Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde Cem Sağbil’in Dünyada Hala Çiçek Açıyor Sergisi’ni, 10.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edebilecek. Çocuklar buraya İZKİTAP, her yaştan ziyaretçiye hitap eden çok yönlü bir kültür ortamı sunacak. Aileleriyle birlikte fuarı ziyaret eden çocuklar, ilk kitaplarını seçmenin heyecanını yaşarken; bu ortak deneyim alanı kuşaklar arası bir kültür buluşmasına dönüşecek ve okuma alışkanlığının gelişmesine, edebiyatın gündelik yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sağlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, fuara ev sahipliği yapan Kültürpark’ta gerçekleştirilecek. Söyleşiler, atölyeler, sahne etkinlikleri, yaratıcı drama çalışmaları, masal anlatımları ve interaktif etkinliklerle alan, bayram haftasında edebiyat ve sanatla iç içe bir buluşma noktasına dönüşecek. İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, 10 gün boyunca 10.00 - 20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Kitapseverler, fuarla ilgili daha fazla bilgiye, imza ve etkinlik programına kitapizmir.com adresinden ulaşabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Canon & İFSAK İş Birliğiyle Küçük Gözlerden Büyük Hikâyeler Haber

Canon & İFSAK İş Birliğiyle Küçük Gözlerden Büyük Hikâyeler

Küçük yaşta gelişen görsel farkındalık, onların dünyayı daha dikkatle gözlemlemesini ve kendi hikâyelerini özgürce anlatabilmesini sağlıyor. Çocuklar dünyayı farklı görüyor. Detaylara takılıyor, sıradan olanı yeniden anlamlandırıyor, en küçük anı bile büyük bir hikâyeye dönüştürüyor. Fotoğraf ise onların bu özgün bakışını görünür kılan en güçlü araçlardan biri hâline geliyor. Canon, İFSAK iş birliğiyle hayata geçirdiği fotoğraf atölyeleri serisinde bu ay, odağını geleceğin bu yaratıcı bakış açılarına çeviriyor. 23 Nisan haftasına özel olarak kurgulanan ilham verici atölye deneyiminde çocuklar yalnızca fotoğraf çekmeyi değil; dünyayı farklı açılardan görmeyi, detayları fark etmeyi ve kendi hikâyelerini anlatmayı keşfedecek. Fotoğrafın büyülü dünyasına atılan bu ilk adım, onların hayal gücüne güçlü bir alan açacak. Atölye boyunca çocuklar kamerayla tanışacak, kadrajın ne olduğunu öğrenecek ve bakış açısının bir fotoğrafı nasıl değiştirdiğini deneyimleyerek keşfedecek. Oyunlarla desteklenen içerik sayesinde teknik kavramlar eğlenceli bir dilde aktarılacak; öğrenme süreci bir ders olmaktan çıkıp keyifli bir deneyime dönüşecek. Her bir karede kendi dünyalarını yansıtan çocuklar, yaratıcılıklarını özgürce ortaya koyarken fotoğrafın bir ifade biçimi olduğunu fark edecek. Bu süreçte doğru çekimi yapmanın ötesinde anı hissetmek, detayları yakalamak ve kendi hikâyesini anlatabilmek ön plana çıkacak. Bir çocuğun gözünden yakalanacak bir gölge, bir oyun anı ya da basit bir sokak detayı bile bambaşka bir anlatıya dönüşecek. Fotoğraf, çocukların iç dünyasıyla dış dünya arasında güçlü bir köprü kuracak. Canon’un kullanıcı dostu teknolojileri ise bu keşif yolculuğunu destekleyecek. Kolay kullanım sunan ekipmanlar sayesinde çocuklar teknik detaylarla vakit kaybetmeden doğrudan deneyimin içine dahil olacak. Böylece odak, cihazdan çok yaratıcılığa ve anlatıya kayacak. 25–26 Nisan’da, İFSAK’ta Emine Bulut danışmanlığında “Çocuklarla Fotoğraf Atölyesi” gerçekleştirilecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek atölyeler sonunda çocuklar, günün anısını taşıyan katılım sertifikalarını alırken fotoğrafla kuracakları bu ilk bağ ise uzun soluklu bir ilhamın başlangıcına dönüşecek. Her ay olduğu gibi bu ay da 26 Nisan Pazar günü kişiye özel “Fotoğraf Okuma Etkinliği” gerçekleştirilecek. Her ay farklı bir danışmanla yapılan atölyenin danışmanlığını bu ay ise Bekir Tuğcu üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UNICEF ‘Görünmez Krizler Çağı’nda Yaşayan   73 Milyon Çocuğa Ulaşmayı Hedefliyor Haber

UNICEF ‘Görünmez Krizler Çağı’nda Yaşayan 73 Milyon Çocuğa Ulaşmayı Hedefliyor

Çatışmalar, savaşlar, doğal afetler ve iklim krizi etkileri giderek artarken, UNICEF, 2026’da, 133 ülke ve bölgede, 200 milyondan fazla çocuğun olumsuz etkilenerek insani yardıma ihtiyaç duyacağını öngörüyor. Farklı kıtalarda etkileri çok yoğun doğal afetler görülürken çatışma ve savaşlar yaşanıyor, ekonomik istikrarsızlık derinleşiyor. Aynı anda birden çok krizin etkilerini yaşayan çocuklar ve aileleri, yerlerinden ediliyor, evlerinden uzaklaşmak zorunda kalıyor. Bu da, güvenli barınma zorluklarının yanı sıra, temiz suya ve besleyici gıdaya erişememe sorunlarını beraberinde getiriyor. Hijyen koşulları, bulaşıcı hastalıkların yayılmasına sebep olabiliyor. Ayrıca bu çocuklar, düzenli eğitim hizmetlerinden mahrum kalıyorlar. UNICEF’in 2025 yılı sonunda yayınlanan ‘Dünya Çocuklarının Durumu Raporu’na göre; düşük ve orta gelirli 130 ülkeden elde edilen veriler; her 5 çocuktan birinin, barınma, beslenme, temiz suya erişme, hijyen sağlama, eğitim ve sağlık hizmetlerinden faydalanabilme olarak belirlenen 6 kriterden en az 2’sinden yoksun yaşadığını ortaya koyuyor. Çatışmaların, uzun vadeli ruh sağlığı etkilerinin yanı sıra, çocuklukta yaşanan çok boyutlu yoksulluğu derinleştirdiği belirtiliyor. Rapora göre, kırılgan ve çatışmalardan etkilenen 31 bölgede, her 2 çocuktan biri ileri seviye yoksullukla mücadele ederken, bu oran çatışma olmayan bölgelerde düşüş gösteriyor. Çatışmalar, 30 yıl öncesinde göre, 2 kat daha fazla çocuğun hayatını etkiliyor. 1 milyar çocuk, giderek daha yoğun hissedilen iklim değişikliğinin etkisi altındaki coğrafyalarda yaşamını sürdürüyor. Deprem, sel gibi doğal afetler, yaşam alanlarının terk edilmesine sebep olurken, ani ve çok fazla ısı değişiklikleri düzenli eğitime önemli engel oluşturuyor. Dünyadaki çocuk popülasyonunun 2.3 milyar civarında olduğu düşünülürse çok yüksek oranda çocukların risk altında olduğu görülüyor. Raporda, çok boyutlu yoksulluğun Sahra Altı Afrika ve Güney Asya’da yoğunlaştığı belirtiliyor. Mart 2026’da yayımlanan Küresel Çocuk Ölümlerinde Düzeyler ve Eğilimler Raporu’na göre ise; 2024 yılında yaklaşık 4.9 milyon çocuk, beşinci yaş gününe ulaşamadan hayatını kaybetti. Bu ölümlerin büyük bölümü, kanıtlanmış ve düşük maliyetli müdahalelerle kaliteli sağlık hizmetlerine erişimle önlenebilir nitelikteydi. Rapor, 2000 yılından bu yana 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yarıdan fazla azaldığını da gösteriyor. Bu da, düzenli yatırım yapıldığında, çocuk yaşam koşullarının iyileştirilebildiğini açıkça gösteriyor. Krizlerin sayısı ve sıklığı artarken, çocuklar, sebep olmadıkları krizlerin ilk ve en çok etkilenen mağdurları olmaya devam ediyorlar. Çatışmalar ve şiddet, salgın hastalıklar, yerinden edilme, iklimle ilgili acil durumlar ve doğal afetlerden en çok ve ilk etkilenen taraf her zaman çocuklar oluyor. ‘Görünmez krizler çağı’ milyonlarca çocuğun önlenebilir sebeplerden yaşamının kalıcı olarak zarar görmesine neden oluyor. Krizlerin sıklığı, yoğunluğu, belirsizlik süreleri arttıkça, gündeme gelemeyen, coğrafi veya kültürel olarak ilgi alanına giremeyen, yeni olmayan pek çok kriz göz ardı edilebiliyor. Yakın zamanda yaşanan krizler için daha geniş çaplı yardım çalışmaları sürdürülürken, savaş ve iklim krizi etkileri devam eden coğrafyalarda yerinden edilen milyonlarca çocukla ilgili farkındalık azalıyor. Bu durum, uzun süredir ekonomik/politik çalkantıların ortasında güvensiz yaşayan, düzenli olarak yer değiştirmek zorunda kalan çocuklarla ilgili kalıcı dönüşümü daha da zor hale getiriyor. UNICEF, Ocak 2026’da gerçekleşen Dünya Ekonomik Forumu’nda uzun süredir desteklenemeyen bölgeler için kamu ve özel sektör paydaşlarına birlik olma çağrısında bulundu. Dünyada her 5 çocuktan 1’i çatışma alanlarında, her 4 çocuktan 1’i açlıkla, 1 milyara yakın çocuk da iklim krizi etkilerine karşı yaşam mücadelesi veriyor. UNICEF, gönüllülük esasıyla sağlanacak destekleri, 133 ülke ve bölgede 73 milyon çocuğa hayati destek ve uzun soluklu dönüşüm çalışmalarına dönüştürmeyi hedefliyor. Önceliklendiğinde, somut gelişim görülüyor UNICEF Türkiye Milli Komitesi Genel Müdürü İnci Haseki, “Küresel veriler, 2000 yılından bu yana, 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yarıdan fazla azaldığını; 2014-2024 yılları arasında, aşırı yoksullukla mücadele eden çocuk sayısının %19 azaldığını gösteriyor. Bu kazanımlar, düzenli yatırım yapıldığında, çocukların yaşam koşullarında iyileşme sağladığını açıkça gösteriyor. Şimdi, önümüzde daha önemli bir bariyer bulunuyor. Coğrafi olarak uzak ya da yakın fark etmez, özellikle ilgi alanımızda değilse odak dışında kalabiliyor. Oysa, Bangladeş, Haiti ve Etiyopya gibi ülkelerde çocuklar uzun süredir yoksulluk, açlık, iklim krizi yüzünden yaşanan sel ve kuraklıklardan kaçmak için evlerini terk ediyor, eğitim alacakları yerde, şiddete maruz kalabiliyorlar. UNICEF, dünyada, tüm paydaşlarıyla birlikte, önlenebilir sebeplerle çocukluklarını yaşayamayan milyonlarca çocuk için güvenli barınma, aşılama, temiz su sistemleri veya eğitim sağlayabilmek için çalışıyor. Görülmeyen, duyulmayan çocukların hayatını dönüştürmek için gönüllü olmak, düzenli bağış yaparak sağlanan katkılarla mümkün.” dedi. Bangladeş’te, uzun süredir devam eden mülteci krizi ve iklim kaynaklı felaketlerin şiddetlenmesiyle birlikte, dünyanın en büyük mülteci yerleşiminde yaşayan 1,2 milyon Rohingya mültecisi de dahil olmak üzere, tahminen 4,4 milyon insanın insani yardıma ihtiyacı bulunuyor. UNICEF, ortaklarıyla birlikte, Rohingya mültecileri ve ev sahibi topluluk çocuklarının güvenli eğitim alabilmeleri için, mülteci kamplarında ilk yangına ve iklim değişikliğine dayanıklı okulu inşa etti. Güney Sudan’da, süregelen çatışmalar, derinleşen ekonomik gerileme ve durmak bilmeyen seller sebebiyle, yaklaşık 5 milyon çocuk acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Halihazırda kırılgan olan sağlık, eğitim ve sosyal hizmet sistemleri daha da zorlanıyor. UNICEF çalışmaları, temel sağlık hizmetleri ve hayat kurtarıcı tedavi hizmetlerinin yanı sıra anneleri güçlendirmeye odaklı programlarla, annelerin hayatta kalmalarının ötesine geçerek finansal bağımsızlığa ulaşmalarını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV, İstanbul Yarı Maratonu’nda Adımlarını Çocuklar İçin Atacak Haber

TEGV, İstanbul Yarı Maratonu’nda Adımlarını Çocuklar İçin Atacak

Tarihi Yarımada’nın eşsiz atmosferinde ve dünyanın en hızlı parkurlarından birinde koşacak sporcular, attıkları her adımı geleceğe umut olacak bir bağışa dönüştürüyor. “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla Cumhuriyetin ilke ve değerleri ışığında çağdaş nesillerin yetişmesine katkı sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, 19 Nisan’da düzenlenecek Türkiye İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu kapsamında çocuklara eğitim desteği için koşacak. Dünyanın en hızlı yarış parkurlarından birine sahip olan maraton, Tarihi Yarımada’nın eşsiz atmosferinde gerçekleşecek; iyilik peşinde koşan katılımcılar ise TEGV kampanyası kapsamında çocukların eğitim yolculuğuna destek olmak için parkuru anlamlı bir amaçla tamamlayacak. TEGV, 2026 yılı boyunca katılacağı maratonlarda “Bu Bir Eğitime Destek Çağrısıdır” kampanyasıyla sporun birleştirici gücünü çocuklar için nitelikli eğitim desteğine dönüştürmeyi hedefliyor. 1995 yılından bu yana 3,3 milyondan fazla çocuğun hayallerini nitelikli eğitimle güçlendiren vakıf, bu yıl da çocukların eğitim yolculuğuna destek olmayı sürdürüyor. “Çocuklar en iyisini hak ediyor” yaklaşımıyla hayata geçirilen ve gönüllü sporcuları adımlarını nitelikli eğitime dönüştürmeye davet eden kampanya, her bağışın bir çocuğun geleceğine uzanan güçlü bir adım olduğuna dikkat çekiyor. Kampanyaya destekler 4 Mayıs’a kadar devam edecek TEGV koşucuları, attıkları her adımı çocukların geleceğine umut olacak bir bağışa dönüştürmek için bireysel bağış kampanyaları oluşturarak daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyor. 300 çocuğu nitelikli eğitimle buluşturmanın hedeflendiği ve 6 Nisan’da bağışa açılan kampanya kapsamında destekler 4 Mayıs’a kadar devam edecek. Çocukların nitelikli eğitimle buluşmasına katkı sağlamak isteyen bağışçılar, TEGV sosyal medya hesaplarından bilgi alarak ve kampanya sayfasını ziyaret ederek katkıda bulunabiliyor. TEGV’de bir çocuğun bir yıllık eğitim gideri ise 2.000 TL. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

'İz Bırak' Projesiyle Çocuklara Sürdürülebilir Gelecek Haber

'İz Bırak' Projesiyle Çocuklara Sürdürülebilir Gelecek

Proje kapsamında çocuklar, çevre duyarlılığı kazanmalarını ve doğayı koruma yollarını öğrenmelerini destekleyen ücretsiz atölyelere katılacak. Örneğin; “Sürdürülebilirlik Kahramanları” atölyesinde geri dönüşüm uygulamalarına ve atıklardan yeni ürün tasarımlarına yönelik çalışmalar yapılarak çocuklarda çevre bilinci ve yeniden kullanım farkındalığının geliştirilmesi hedefleniyor. “Doğa Sevgisi Drama” atölyesinde hikâyeleştirme ve drama çalışmaları aracılığıyla çocukların doğayla empati kurmalarını desteklemek üzere uygulamalar gerçekleştirilecek. “Doğa Koruyucuları Tasarım” atölyesi ve tohum topu etkinliği kapsamında ise poster ve maket çalışmaları yapılması, çocukların doğa koruma bilincini uygulamalı deneyimlerle pekiştirmelerine katkı sağlanması planlanıyor. Atölyelere ek olarak tüm çocukların katılımıyla “Benim Fidanım, Benim Geleceğim” isimli bir saha etkinliği düzenlenecek. Çocuklar kendi fidanlarını dikecek ve atölyelerde hazırladıkları tohum toplarını doğayla buluşturacak. Türk Henkel’in İz Bırak projesi, İzmir Konak Belediyesi Toros Sosyal Tesisi’nde gerçekleştirilecek. Karabağlar, Seferihisar ve Menderes’te yangından etkilenen bölgelerden çocukların da atölye ve etkinliklere katılımı sağlanacak. Alanında uzman eğitimciler tarafından verilecek eğitim süresince 8–12 yaş aralığındaki 200’ün üzerinde çocuğa ulaşılması hedefleniyor. Proje ile yangın sonrası bölgenin yeniden ormanlaştırma sürecine katkı sağlanması, çocukların doğayla bağlarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilirlik bilincinin desteklenmesi amaçlanıyor. İz Bırak Projesi, Geçtiğimiz Yıl Hatay’da Depremden Etkilenen Çocuklara Ulaşmıştı… Proje geçtiğimiz yıl da yine İhtiyaç Haritası iş birliğinde Hatay’da depremden etkilenen çocuklar için hayata geçirilmişti. İz Bırak projesi, eğitici ve öğretici temalardaki ücretsiz atölyeler aracılığıyla İhtiyaç Haritası konteyner yaşam alanında hayatlarını sürdüren yaklaşık 250 çocuğumuzun yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmelerine, çevre bilinci kazanmalarına ve toplumsal farkındalık oluşturmalarına destek sağlamıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’in Hikayesi Çocukların Fırçasında Hayat Buldu Haber

Nilüfer’in Hikayesi Çocukların Fırçasında Hayat Buldu

Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen “Nilüfer Resim Yarışması”nın ödül töreni ve sergi açılışı Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl “Nilüfer’in Çocuklarıyız” temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, ilçe genelindeki 19 farklı okuldan öğrenciler katılarak eserleriyle kente dair duygu ve düşüncelerini resmetti. Düzenlenen törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Aydın Narin ve Mehmet Orhan, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. BİR ŞEHİR, KENDİNİ ANLATAN ÇOCUKLARIYLA BÜYÜR Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uzun yıllardır sürdürülen yarışmanın kentin kültür ve sanat hayatı açısından önemli bir değer olduğunu söyledi. Yarışmanın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda çocukların kendilerini ifade ettikleri güçlü bir alan olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, “Bu yılki konu başlığımız ‘Nilüfer’in Çocuklarıyız’dı. Çünkü bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür” dedi. Son 14 yılda bin 455 öğrencinin yarışmaya katıldığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, çocukların eserlerinde samimiyet ve özgünlüğün öne çıktığını ifade ederek, “Çocuklar fırçayı eline aldığında yapmacıklık ortadan kalkıyor. Her biri ayrı bir duygu, ayrı bir bakış açısı taşıyor” diye konuştu. Yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik eden de Başkan Şadi Özdemir, ödül alan öğrencilerin yanı sıra katılım gösteren her çocuğun bu sürecin değerli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLER ÖDÜLLERİNİ ALDI Alanında uzman jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda yarışmada birinciliği Halil İnalcık Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi İdil Ece Topan kazandı. İkincilik ödülü Özel 22. Yüzyıl Koleji öğrencisi Derin Su Bulut’a, üçüncülük ödülü ise Nilüfer Şehitler Ortaokulu öğrencisi Nisanur Acar’a verildi. Mansiyon ödüllerine ise Akçalar Fahriye Sayarel Ortaokulu’ndan Esma Nur Kıran, Saadettin Türkün Ortaokulu’ndan Mete Eymen ve Vahide Aktuğ Ortaokulu’ndan Hüseyin Arslan layık görüldü. Nilüfer Resim Yarışması kapsamında öğrencilerin eserlerinden oluşan sergi, 8 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.