Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocukluk

Kapsül Haber Ajansı - Çocukluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocukluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuşadası Belediyesi’nden Bir İlk Daha Haber

Kuşadası Belediyesi’nden Bir İlk Daha

Kuşadası’nın tarihi aksı olan Yıldırım Caddesi’nde, Kuşadası Belediyesi tarafından kente yeni bir müze daha kazandırıldı. Bu kapsamda Aydın’ın ilk oyuncak müzesi de olan Ayla Adanalı Oyuncak Müzesi düzenlenen bir törenle açıldı. Törene Kuşadası Kaymakamı İbrahim Keklik, Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, müzede sergilenen oyuncakların sahibi koleksiyoncu Ayla Adanalı, Duygu Günel ve çok sayıda davetli katıldı. “MÜZECİLİK FAALİYETLERİ ÇOK ÖNEMLİ” Törenin açılış konuşmasını yapan Kuşadası Kaymakamı İbrahim Keklik, “Kentimizin ekonomisi turizme dayanıyor. Kentimize her yıl 2 milyona yakın yerli ve yabancı turist geliyor. Tabi turist geldiğinde gezebileceği yerlerin olmasını ister. Bu nedenle kentimizde farklı turistik rotaların oluşturulması çok büyük önem taşıyor. Burada da müzecilik faaliyetleri ön plana çıkıyor. Kuşadası’ndaki değerli müzelerimize bir yenisi daha eklendiği için çok mutlu oldum. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim” dedi. “OYUNCAK MÜZESİ ÇOCUKLUĞUMUZA AÇILAN BİR KAPIDIR” Koleksiyoncu Ayla Adanalı ise, “Bu müze çocukluğumuzun en güzel anılarını yaşatacak olan bir yer. Oyuncak müzeleri çocuklarla büyüklerin aynı vitrinin önünde buluştuğu, farklı kuşakların aynı oyuncak üzerinden birbirlerinin çocukluğuna dokunduğu özel bir buluşma noktasıdır. Aslında bugün burada açılan bir müzeden çok çocukluğumuza açılan bir kapı. Hepimizin hayatında üzerinden yıllar geçse de unutamadığı bir oyuncağı mutlaka vardır. Başta Başkan Ömer Günel olmak üzere Başkan Vekili Tahsin Demirtaş’a ve tüm belediye personeline katkılarından dolayı minnettarım” diye konuştu. “BAŞKAN ÖMER GÜNEL’İN VİZYONUYLA DEVAMINI GETİRECEĞİZ” Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş da konuşmasında “Başkan Ömer Günel’in vizyonuyla kültür rotası haline getirilen Yıldırım Caddesi’nde, Aydın’daki ilk oyuncak müzesini açmanın gururunu yaşıyoruz. Başkan Ömer Günel, bu sokakta kentimize birçok önemli kültürel rota kazandırdı. Biz de devamını getireceğiz. İçeride herkesin çocukluk döneminden bir şeyler bulacağı oyuncaklar var. Müzeyi beğeneceğinizden eminim. Kentimize hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi. DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN OYUNCAKLAR SERGİLENİYOR Aydın’ın ilk oyuncak müzesi olma özelliğine sahip Ayla Adanalı Oyuncak Müzesi’nde 18’inci yüzyılın başından günümüze kadar üretilen yaklaşık 1500 oyuncak tematik olarak sergileniyor. Anadolu başta olmak üzere dünyanın farklı kültür ve coğrafyalarına ait oyuncakların birçoğu antika olma özelliği de taşıyor. Müzede ayrıca nadir bulunan bebek evleri ve zemberekli teneke oyuncuklar ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Tarihe tanıklık eden oyuncaklar, yetişkinleri çocukluk yıllarına götürürken çocuklara da farklı dönemlerin oyuncak kültürünü tanıma fırsatı veriyor. Yıldırım Caddesi üzerinde bulunan Ayla Adanalı Oyuncak Müzesi, haftanın 6 günü ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuklar Bu Fuarı Çok Sevdi Haber

Çocuklar Bu Fuarı Çok Sevdi

İzmir’in bir asra merdiven dayayan geleneği Kültürpark’ta yaşatılıyor. Gelişen teknoloji ve çağın değişen koşullarına rağmen çocukların fuarda yaşadığı neşe ve heyecan nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor. 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nı ziyaret eden minikler bir yanda ellerinde boya kalemleriyle resim yapıyor, diğer yanda müzik eşliğinde dans ediyor. Biraz ileride dinozorların dünyasını keşfedenler, sevdikleri karakterlerin sahneye çıkmasını heyecanla bekliyor. İzmir Enternasyonal Fuarı, çocuklara özel hazırlanan etkinliklerle küçük ziyaretçilerine kendi fuarlarını yaşatıyor. Özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar için oluşturulan alanlar, fuarı aileler açısından da farklı bir deneyime dönüştürüyor. Çocuklar yalnızca anne ve babalarıyla fuarı gezen ziyaretçiler olmak yerine, kendileri için hazırlanan etkinliklerin doğrudan parçası oluyor. Bu fuarın başrolünde onlar var Zeytin Sahne Çim Alanı’nda oluşturulan çocuk etkinlik alanları 18.00-22.00 saatlerinde 3 yaş ve üzerindeki çocukları ağırlıyor. Çocuklar burada resim yapıyor, oyun oynuyor, dans ediyor, yarışıyor; sevilen karakterlerle buluşuyor ve farklı deneyimlere katılıyor. Bir etkinlikten diğerine koşan miniklerin heyecanı ise gün boyunca alana yansıyor. Fuar yalnızca yetişkinlerin konser, kültür-sanat ve gezi programlarının değil, çocukların da kendi programlarını oluşturabildiği bir buluşma noktasına dönüşüyor. Bir zamanların çocukları şimdi kendi çocuklarıyla burada Çocukların heyecanına eşlik eden anne ve babalar için fuarın bir başka anlamı daha var. Yıllar önce kendileri çocukken Kültürpark’a gelen İzmirliler, bugün kendi çocuklarının elinden tutarak aynı kapıdan içeri giriyor. Onlardan biri de 29 yaşındaki Gizem Karadere. Çocukluğunda fuara geldiğini anlatan Karadere, o yıllardan kalan fotoğraflarını bugün 6 yaşındaki oğlu Kayra’ya gösterdiğini söyledi. Geçmişle bugünü kıyaslamak yerine her kuşağın kendi fuar heyecanını yaşadığını anlatan Karadere, “Biz de o zaman çok eğleniyorduk ama günümüz çocukları şu anki bu alanlarla da çok eğleniyorlar. En azından teknolojiden yine uzaklar baktığınızda. Resim var, müzik var, dans var, her şey var. Biz gayet keyif aldık bugün. Niloya ve Gupi’yi bekledik. Hepsiyle tek tek tanışacağız” dedi. Annesinin anılarının yanına kendininkileri ekliyor Annesinin çocukluk fotoğraflarına merakla bakan 6 yaşındaki Kayra Karadere ise bugün Kültürpark’ta kendi anılarını biriktiriyor. Angry Birds resmi boyayan ve çalışmasını gururla gösteren Kayra, etkinlik alanında eğlenip eğlenmediği sorusuna “Evet” yanıtını verdi. Kayra’nın fuarla ilgili ilk cümlesi ise çok daha netti: “Fuarı çok seviyorum.” “Bu seneki etkinlikler daha iyi” Çocuğuyla fuara gelen Gizem Gündüz de çocuk etkinliklerinin aileler açısından fuarın önemli duraklarından biri olduğunu söyledi. Geçen yıl da fuara geldiklerini belirten Gündüz, “Çok eğleniyoruz. Güzel etkinlikler var. Bu seneki etkinlikler bence geçen seneden daha iyi. Maskotlar falan var, daha iyi olmuş. Çocuğum da çok eğleniyor. Bayağı bir konseptler değişti ve çok daha görsel şölenle beraber daha aktif, daha eğlenceli” diye konuştu. Çocukları eğlensin diye Torbalı’dan geldiler Çocuk etkinliklerinin çekim alanı ilçelere de uzandı. Sedat Karaağaç, çocukları fuar heyecanını yaşasın diye ailesiyle Torbalı’dan Kültürpark’a geldi. Karaağaç, “İzmir Torbalı’dan geldik. Bir saatlik yoldan geldik. Çocukları getirdik biraz eğlensinler diye. Bizim çocukluğumuzda fuar vardı ama biz gelemedik, öyle söyleyeyim. Öncelikle yemek bölümünde yemek yedik. Ondan sonra eğlence için çocuğu getirdik. Şu an resim yapıyor. Dolaşmaya devam ediyoruz. Konsere kalmayacağız ama en azından çocuk eğlenmiş olacak” ifadelerini kullandı. Boya kaleminden sanal gerçekliğe uzanan dünya Çocukların fuardaki rotası ise oldukça geniş. Dinoverse Dinozor Deneyim Alanı’nda sanal gerçeklik teknolojisiyle dinozorların dünyasını keşfeden çocuklar, Hot Wheels Deneyim Alanı’nda oyunlardan temalı kaydıraklara ve rampa etkinliklerine kadar farklı deneyimlere katılıyor. Barbie Temalı Etkinlik Alanı’nda bisiklet, at binme, boyama, basketbol ve futbol etkinlikleri gerçekleştirilirken Barbie Dans Stüdyosu müzik ve hareketi bir araya getiriyor. Angry Birds Eğlence Alanı’nda ise boyama, hedef vurma, dev puzzle ve sünger bloklarla hazırlanan oyunlar çocukları bekliyor. Beklenen an: Sevilen kahramanlar sahnede Fuarın çocuklar için en heyecanlı anlarından biri de ekrandan tanıdıkları kahramanlarla buluşmaları oluyor. Gupi ve Kucho’nun yanı sıra Jurassic Age, Şirinler, Robocar Poli ile Maşa ve Koca Ayı gibi sevilen yapımların gösterileri çocuklarla buluşuyor. Kimi çocuk sahnenin önünde sevdiği karakteri beklerken kimi gösterinin ardından soluğu bir başka etkinlik alanında alıyor. Kuşaklar büyüyor, çocukların dünyası değişiyor. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda ise o çocukluk heyecanına her yıl yeni anılar ekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmit 95 Ebeveyn Buluşmaları Başlıyor Haber

İzmit 95 Ebeveyn Buluşmaları Başlıyor

İzmit Belediyesi, erken çocukluk döneminin önemine dikkat çekmek ve aileleri çocuklarının gelişim sürecinin güçlü bir parçası haline getirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Kreş Müdürlüğü tarafından yürütülen İzmit 95 programı ile 0–3 yaş arası çocukların sağlıklı gelişiminin desteklenmesi ve ebeveynlerin bu süreçte bilinçlendirilmesi hedefleniyor. ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİLİYOR İzmit 95 yaklaşımı, erken çocukluk döneminin çocukların gelişimindeki önemine dikkat çeken ve “Bebek 95” programının temelini oluşturan altı temel mesaj üzerine kuruluyor. Her çocuğun yaşamının ilk yıllarında sevgi, ilgi ve güvene ihtiyaç duyduğu vurgulanırken, 0–3 yaş döneminin beyin gelişiminin en hızlı olduğu kritik bir süreç olduğuna dikkat çekiliyor. ÇOCUKLARIN GELİŞİMİ İÇİN GÜÇLÜ ADIMLAR Program kapsamında beslenme, sağlık, oyun ve öğrenmenin bir bütün olarak ele alınması, ebeveyn-çocuk etkileşiminin güçlendirilmesi, çocukların güvenli ve destekleyici bir çevrede büyümesinin sağlanması ve erken müdahale ile doğru yönlendirmenin önemi ele alınıyor. AİLELERE REHBERLİK EDİLECEK Ebeveyn buluşmalarında; erken çocukluk döneminde çocuk gelişimi, iletişim, oyun ve dil gelişimi gibi konularda ailelere bilgi verilecek. Buluşmalar aracılığıyla ebeveynlerin çocuklarının gelişim süreçlerini daha yakından takip etmelerine ve çocuklarıyla daha güçlü bir bağ kurmalarına destek olunacak. BULUŞMA TAKVİMİ BELLİ OLDU Katılımın ücretsiz olduğu buluşmalar için kayıt ve randevu işlemleri 0262 318 00 00 numaralı telefondan 4739, 4742 ve 4741 dahili numaraları aracılığıyla yapılabilecek. 0–3 yaş arası çocuğu bulunan aileler ile gebe annelerin katılabileceği ücretsiz ebeveyn buluşmalarının ağustos ayı programı şöyle: 14 Ağustos Cuma: Ekopark | 14.00–15.00 20 Ağustos Perşembe: Leyla Atakan Kütüphanesi | 14.00–15.00 21 Ağustos Cuma: Şehitlik Korusu | 14.00–15.00 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tuzu Azalt, Sağlığı Artır! Haber

Tuzu Azalt, Sağlığı Artır!

Tuzlu yeme alışkanlığının genetikten çok öğrenilmiş bir damak tadı olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Çocukluk döneminden itibaren tuzlu besinlere maruz kalmak, aile içi yemek alışkanlıkları ve işlenmiş gıdaların yaygın tüketimi bu tercihleri şekillendiriyor.” Günlük tuz miktarını sadece 1 gram azaltmanın bile kalp ve inme riskini düşürebildiğine dikkat çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, tuz tüketimini azaltmanın en etkili yolunun ani kesintiler yerine kademeli azaltım olduğunu aktardı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, 11-17 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında tuz tüketiminin sağlık üzerindeki etkileri, fazla tuzun gizli kaynakları ve tuz alışkanlıklarını değiştirmek için pratik, sürdürülebilir yöntemler hakkında bilgi verdi. Günlük tuzu 1 gram azaltmak bile kalp ve inme riskini düşürüyor! Tuzun, vücut için gerekli bir mineral olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sinir iletimi, kas kasılması ve sıvı dengesi gibi temel süreçlerde rol oynar. Ancak ihtiyaçtan fazlası özellikle hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve böbrek sorunları açısından risk oluşturur.” dedi. Yapılan çalışmaların, günlük tuz tüketiminde sadece 1 gramlık azalmanın bile toplum genelinde inme ve kalp-damar hastalıkları riskinde anlamlı düşüş sağlayabildiğini gösterdiğine dikkat çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, küçük bir azalmanın, büyük bir etki yaratabileceğini kaydetti. Fazla tuzun önemli bir kısmı, farkında olmadan tüketilen besinlerden geliyor! Yüksek sodyum alımının vücudun tuz–su dengesini etkileyerek su tutulumuna yol açabileceğine dikkat çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bu durum tartıda ani kilo artışı şeklinde görülebilir.” dedi. Tuzun doğrudan yağ artışına neden olmadığına işaret eden Hülya Yiğit İspiroğlu, “Ancak zayıflamak isteyen bireylerde ödem nedeniyle kilo verme sürecini zorlaştırabilir ve motivasyonu olumsuz etkileyebilir. Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında olmasını önerirken, Türkiye’de ortalama tüketim bunun yaklaşık iki katına ulaşıyor. Üstelik fazla tuzun önemli bir kısmı sofrada eklenen tuzdan değil, farkında olmadan tüketilen besinlerden geliyor. Ekmek, beyaz peynir, zeytin, turşu, salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünleri, hazır soslar, paketli atıştırmalıklar, cipsler, bulyonlar ve hazır çorbalar günlük sodyum alımına ciddi katkı sağlıyor. Bu nedenle yalnızca ‘yemeğe tuz atmamak’ çoğu zaman yeterli değil.” uyarısında bulundu. Mesele genetik kader değil, öğrenilmiş bir damak alışkanlığı! ‘Tuzlu yeme alışkanlığı genetik midir?’ sorusunun sıkça gündeme geldiğini hatırlatan Hülya Yiğit İspiroğlu, “Tat duyusuna ilişkin bireysel farklılıklar kısmen genetik olabilir; ancak belirleyici olan büyük ölçüde çevresel faktörlerdir.” dedi. Çocukluk döneminden itibaren tuzlu besinlere maruz kalmanın, aile içi yemek alışkanlıkları ve işlenmiş gıdaların yaygın tüketiminin bu tercihleri şekillendirdiğini dile getiren Hülya Yiğit İspiroğlu, “Yani çoğu durumda mesele genetik kader değil, öğrenilmiş bir damak alışkanlığıdır.” şeklinde konuştu. Küçük ama sürdürülebilir değişiklikler, uzun vadede anlamlı bir fark yaratır! Tuz tüketimini azaltmak isteyenler için en etkili stratejinin ani ve radikal kesintiler yerine kademeli azaltım olduğunu kaydeden Hülya Yiğit İspiroğlu, “ Damak tadı yaklaşık 2–4 hafta içinde daha düşük tuz düzeyine uyum sağlayabilir.” Dedi. ‘Az tuzlu yemek tatsızdır’ düşüncesinin çoğunlukla alışkanlıktan kaynaklandığının altını çizen Hülya Yiğit İspiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Tuz azaldıkça besinlerin kendi aroması daha belirgin hale gelir. Etiket okumak, sodyum içeriği yüksek ürünleri sınırlamak, yemek pişirirken tuzu en son aşamada ve ölçülü eklemek, sofraya tuzluk koymamak pratik ama etkili adımlardır. Lezzeti artırmak için tuza bağımlı kalmak gerekmez. Limon, sirke, sarımsak, soğan, taze otlar ve baharatlar yemeğin tadını zenginleştirir. Doğru planlanmış, işlenmiş gıdalardan uzak ve dengeli bir beslenme modeliyle tuz tüketimini azaltmak mümkündür. Küçük ama sürdürülebilir değişiklikler, uzun vadede hem kalp sağlığı hem de kilo kontrolü açısından anlamlı bir fark yaratır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.