Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çölyak

Kapsül Haber Ajansı - Çölyak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çölyak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aft Nedir, Neden Olur? Ağız İçindeki Aft Nasıl Geçer? Haber

Aft Nedir, Neden Olur? Ağız İçindeki Aft Nasıl Geçer?

Ağız içinde görülen küçük ancak ağrılı yaralar, toplumda yaygın olarak “aft” olarak biliniyor. Genellikle dudakların ve yanakların iç kısmında, dilde veya ağız tabanında ortaya çıkan aftlar; beyaz, sarı ya da gri renkli bir merkezin çevresindeki kızarıklıkla fark edilebiliyor. Sağlık Bakanlığı kaynaklarında aft, ağız içindeki mukozal yüzeyde meydana gelen küçük ve ağrılı lezyonlar olarak tanımlanıyor. Aft oluşumunda ağız içindeki dokuların travmaya uğraması, vitamin ve mineral eksiklikleri, genetik yatkınlık ve bağışıklık sistemiyle ilişkili faktörlerin etkili olabileceği belirtiliyor. Aft Nedir? Aft, ağız içindeki yumuşak dokularda meydana gelen, çoğunlukla yuvarlak veya oval şekilli ağrılı yaralardır. Aftöz ülser olarak da adlandırılan bu yaralar genellikle beyazımsı, sarı veya gri bir merkeze ve kırmızı bir çevreye sahiptir. Aftlar özellikle yemek yeme ve konuşma sırasında ağrıya yol açabilir. Sıcak, baharatlı, tuzlu veya asitli yiyecekler yaranın tahriş olmasına ve rahatsızlığın artmasına neden olabilir. Aftların uçukla karıştırılmaması da önem taşıyor. Tekrarlayan aftöz ülserler bulaşıcı değildir ve temas yoluyla başka kişilere geçmez. Aft Neden Olur? “Aft neden çıkar?” ve “ağızda aft neden olur?” soruları, ağız yarası yaşayan kişilerin en fazla merak ettiği konular arasında yer alıyor. Tekrarlayan aftların kesin nedeni her zaman belirlenemese de aft oluşumunu tetikleyebilen veya şiddetlendirebilen birçok faktör bulunuyor. Ağız veya yanağın yanlışlıkla ısırılması, sert diş fırçalama, keskin dişler, diş telleri ve protezlerin oluşturduğu tahriş aft oluşumunu tetikleyebiliyor. Stres ve yorgunluk da bazı kişilerde aftların ortaya çıkmasıyla ilişkilendiriliyor. Bunun yanında demir, folat ve B grubu vitaminlerinin düşük düzeyleri bazı kişilerde aftlarla ilişkili olabiliyor. Hormonal değişiklikler ile çok sıcak, baharatlı, tuzlu veya asitli yiyecekler de aftları tetikleyebiliyor ya da mevcut yaranın daha fazla rahatsızlık vermesine yol açabiliyor. Afta Ne İyi Gelir? Aft Nasıl Geçer? Aftların önemli bir bölümü herhangi bir ciddi müdahaleye ihtiyaç duymadan kendiliğinden iyileşiyor. Küçük aftların çoğu yaklaşık 1-2 hafta içerisinde düzelebiliyor. İyileşme döneminde ağız hijyeninin korunması, yaranın tekrar tekrar tahriş edilmemesi ve ağız içini rahatsız eden gıdalardan uzak durulması önem taşıyor. Özellikle acı, çok baharatlı, tuzlu, asitli ve sert yiyecekler aft ağrısını artırabileceğinden bunların tüketiminin sınırlandırılması faydalı olabiliyor. Yumuşak bir diş fırçası kullanmak ve ağız içindeki yarayı tahriş etmemek de iyileşme döneminin daha rahat geçirilmesine yardımcı olabilir. Gerektiğinde hekim veya diş hekiminin değerlendirmesiyle ağrıyı azaltmaya ve iyileşmeyi desteklemeye yönelik ağız gargaraları veya lokal tedaviler kullanılabilir. Aft İçin Tuzlu Su Kullanılır mı? Aft konusunda en çok araştırılan yöntemlerden biri de tuzlu suyla ağız çalkalamaktır. Tuzlu su ile yapılan ağız çalkalama, ağız hijyeninin desteklenmesine yardımcı olabilecek yöntemler arasında gösteriliyor. Ancak bu uygulama aftın altında yatan nedeni tedavi eden kesin bir yöntem olarak değerlendirilmemeli. Tekrarlayan Aftlar Neden Önemli? Arada sırada ortaya çıkan ve kısa sürede iyileşen aftlar çoğunlukla ciddi bir sağlık sorununa işaret etmiyor. Ancak sürekli tekrarlayan, normalden büyük olan veya uzun süre geçmeyen ağız yaralarının değerlendirilmesi gerekiyor. Tekrarlayan aftlarda hekim tarafından demir, B12 ve folat gibi değerlerin araştırılması gerekebilir. Daha nadir durumlarda tekrarlayan ağız ülserleri Crohn hastalığı, çölyak veya Behçet hastalığı gibi başka sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğinden, eşlik eden başka belirtilerin bulunması durumunda tıbbi değerlendirme önem taşıyor. Aft Ne Zaman Tehlikeli Olabilir? Özellikle üç haftadan uzun süren ağız yaralarının hekim veya diş hekimi tarafından değerlendirilmesi öneriliyor. Bunun yanı sıra aftların çok büyük olması, giderek yayılması, sık sık tekrarlaması veya kişinin yemek yemesini ve sıvı tüketmesini ciddi şekilde engellemesi durumunda da sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor. Sağlık Bakanlığı kaynaklarında da sürekli tekrarlayan ve geçmeyen ağız yaralarının kronik hastalıklar ve diğer olası nedenler açısından araştırılması gerektiğine dikkat çekiliyor. Aft Oluşumunu Azaltmak İçin Nelere Dikkat Edilmeli? Aft oluşumunu tamamen engellemenin kesin bir yolu bulunmasa da ağız içindeki travmaları azaltmak, yumuşak diş fırçası kullanmak, dengeli beslenmek, ağız hijyenine dikkat etmek ve kişide aftı tetiklediği fark edilen yiyeceklerden uzak durmak yararlı olabilir. Sık tekrarlayan aftlarda ise yalnızca yarayı geçirmeye çalışmak yerine altında yatan olası nedenlerin araştırılması önem taşıyor. Özellikle uzun süre iyileşmeyen ağız yaralarında “nasıl olsa afttır” yaklaşımı yerine hekim veya diş hekimi değerlendirmesi öneriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı ⋮⋮⋮⋮

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanı Özlem Şivecan   Çölyaklı Bireylerin Mücadelesine Öncülük Ediyor Haber

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanı Özlem Şivecan Çölyaklı Bireylerin Mücadelesine Öncülük Ediyor

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanlarından Özlem Şivecan, çölyaklı birey ve yakınlarının yaşam kalitesini artırmak ve toplumda çölyak konusunda farkındalığı güçlendirmek amacıyla eşi Halim Şivecan ile birlikte Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği’ni kurdu. İlk olarak Türkiye genelindeki çölyak derneklerini ortak bir çalışma etrafında buluşturan Şivecan, çölyaklı bireylerin ihtiyaçlarına yönelik hazırlanan yasa önerileriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırma komisyonunun kurulmasına katkı sağladı. Sağlık Bakanlığı desteğiyle bilgilendirici dokümanların yaygınlaştırılması, glütensiz ürün yelpazesinin genişletilmesi, okul kantinlerinde glütensiz ürün bulundurulması ve ürün ambalajlarında glütensiz ibaresinin yer alması gibi düzenlemelerin hayata geçirilmesine öncülük etti. Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı'nın 17. Sezonunda Fark Yaratan seçilen Özlem Şivecan, çölyaklı bireyler için Manisa’da başlattığı dayanışma hareketini ulusal ölçekte bir savunuculuk hareketine dönüştürdü. Özlem Şivecan’ın hayatı, kızı Duru’ya 3 yaşındayken konulan çölyak teşhisiyle değişti. Çölyakla ilgili bilgi eksikliğinin yarattığı belirsizlikle uzun süre tek başına mücadele eden Şivecan, benzer süreçlerden geçen ailelerle bir araya gelerek deneyim paylaşımına dayalı bir dayanışma ortamı oluşturdu. Edindiği bilgi ve deneyimle 2016 yılında eşi Halim Şivecan ile birlikte Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği’ni kurdu. Türkiye genelindeki çölyak derneklerini bir araya getiren Şivecan, farklı illerde yürütülen çalışmaları ortak bir zeminde buluşturarak çölyaklı bireylerin ihtiyaçlarına yönelik ortak çözüm önerileri geliştirilmesini sağladı. Bu çalışmalar sonucunda hazırlanan yasa önerileri Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu ve çölyak konusunda bir araştırma komisyonu kurulmasına katkıda bulundu. Komisyon çalışmalarına da katılan Şivecan, Sağlık Bakanlığı desteğiyle bilgilendirici dokümanların yaygınlaştırılması, glütensiz ürün ambalajlarında bunu belirten ibarelerin yer alması, okul kantinlerinde ve 200 metrekareden büyük marketlerde glütensiz ürün bulundurulmasının zorunlu hale getirilmesi gibi önemli düzenlemelerin hayata geçirilmesine öncülük etti. Özlem Şivecan, Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği çatısı altında düzenlenen eğitimler ve yerel restoran işletmecilerine yönelik bilgilendirme çalışmalarıyla farkındalığı artırırken, çölyaklı bireylerin sosyal hayata katılımını destekliyor. Eğitim programlarına çölyakların yakınlarını da dahil ederek çölyakla yaşam konusunda bütüncül bir farkındalık oluşturuyor. Paketli gıda üreticileriyle geliştirilen iş birlikleriyle glütensiz ürün çeşitliliğinin artmasına katkı sağlıyor. Özlem Şivecan ayrıca glütensiz gıdaya erişimdeki ekonomik kısıtları aşmak amacıyla kurduğu Mutlu Beslen Kooperatifi ile de uygun fiyatlı glütensiz ürün üretimini destekliyor. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Özlem Şivecan, kendi yaşamında karşılaştığı zorluğu, çölyaklı bireylerin ve yakınlarının hayatına dokunan güçlü bir dayanışma modeline dönüştürdü. Bilgi paylaşımı, hak savunuculuğu ve toplumsal farkındalığı bir araya getiren yaklaşımıyla çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştıran kalıcı çözümler üretti. Çölyaklı bireyler ve yakınlarının haklarının korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin geliştirilmesine, uygun fiyatlı glütensiz gıdaya erişimin kolaylaşmasına ve toplumda çölyak konusunda farkındalığın güçlenmesine katkı sunan bu çalışmaları, Sabancı Vakfı olarak desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Glütensiz Beslenmede Güvenilir Ürünlere Erişim Önem Kazanıyor Haber

Glütensiz Beslenmede Güvenilir Ürünlere Erişim Önem Kazanıyor

Çölyak hastalığında glütensiz beslenme, gündelik hayatın her alanını etkileyen kalıcı bir düzen gerektiriyor. Türkiye’nin önde gelen un markalarından Sinangil, glütensiz ürün çeşitleriyle bu ihtiyacı karşılarken, glütensiz yaşamı daha pratik hale getiren çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Sinangil Gluten YOK ürünleri yaygın perakende ve online satış kanallarının yanı sıra indirim marketleri de dahil olmak üzere farklı satış noktalarında tüketicilerle buluşuyor. Glütensiz ürünlere erişim temel bir ihtiyaç Dünya Çölyak Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, şunları söyledi: “Çölyaklı bireyler için glütensiz ürün temel bir ihtiyaç niteliği taşıyor. Sinangil markamızla 2006 yılında Türkiye’de paketli glütensiz un üretimini başlatırken bu ihtiyacı merkeze alan bir adım attık. Bugün geldiğimiz noktada 20 yıllık deneyimimizle çölyaklıların güvenle tercih edebileceği, ulaşılabilir ve ekonomik ürünler sunmaya odaklanıyoruz. Bu ürünlerle evlerinde, okullarında, iş yerlerinde ve sosyal hayatlarında daha rahat hareket edebilmelerine katkı sağlıyoruz.” “Çölyak farkındalığının artmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz” Sinangil, ürün yaklaşımının yanı sıra çölyak farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalara da destek veriyor. “Çölyaklı bireylerin mücadelesini kolaylaştırmak için yalnızca ürün geliştirmekle yetinemeyiz” diyen Hasan Abdullah Özkan, “Bu alanda farkındalığın artması, doğru bilginin yaygınlaşması ve glütensiz ürünlere erişimin hayatın doğal bir parçası haline gelmesi gerekiyor. Bu anlayışla geçtiğimiz yıllarda Çölyak Vakfı’yla birlikte Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirveleri gerçekleştirdik. Doktorlardan beslenme uzmanlarına, sivil toplum paydaşlarından sektör temsilcilerine kadar farklı alanlardan isimlerle çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştıracak başlıkları ele aldık. Önümüzdeki dönemde Sinangil Gluten YOK ürünlerimizle glütensiz beslenme ihtiyacına yanıt verirken, STK iş birliklerimizle de doğru bilginin yaygınlaşmasına ve çölyak farkındalığının artmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Glütensiz Kafe” ile Sağlıklı Yaşam Haber

“Glütensiz Kafe” ile Sağlıklı Yaşam

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki Antikkapı A.Ş’nin yeni markası Hassas Glütensiz Kafe, doğayla iç içe olan ferah ortamıyla dikkat çeken İzmit Millet Bahçesi’nde hizmet veriyor. Sosyal yaşamda yiyecek seçimi konusunda pek çok zorluk yaşayan çölyak hastaları ve glüten duyarlılığı olan bireyler için özel olarak planlanan kafe, bu önemli ihtiyaca cevap vererek vatandaşların hayatını kolaylaştırıyor. TİTİZLİKLE HAZIRLANAN GENİŞ GLÜTENSİZ MENÜ Türkiye’de her 100 kişiden 1’inde görülen çölyak hastalığı kapsamında düşünülerek titizlikle tasarlanan Hassas Glütensiz Kafe’nin menüsünde glütensiz simit, simit tabağı, falafel, humus, pizza çeşitleri, lahmacun, tavuk ızgara, sandviç ve salata çeşitleri gibi glutensiz paketlenmiş yiyeceklerin yanı sıra tatlı ve sıcak-soğuk içecekler bulunuyor. Böylece çölyak hastaları ve glüten hassasiyeti olan bireyler, dışarıda da gönül rahatlığıyla lezzetli seçeneklere ulaşabiliyor. HİJYENİK VE GÜVENİLİR BİR DENEYİM SUNUYOR Hassas Glütensiz Kafe, haftanın her günü 10.00-22.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Burada sadece çölyak hastaları ve glüten duyarlılığı olanlara değil, sağlıklı beslenmeyi tercih eden tüm vatandaşlara konforlu, hijyenik ve güvenilir bir ortam sunuyor. Hassas Glütensiz Kafe, misafirlerine hem sağlıklı hem de güvenilir beslenme imkânı sağlarken, sosyal hayatın içinde kendilerini rahat ve özel hissetmelerini mümkün kılıyor. Böylece Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı ve kapsayıcı sosyal yaşamı destekleyerek, vatandaşların her kesimine dokunan örnek bir hizmet sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.