Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Copilot

Kapsül Haber Ajansı - Copilot haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Copilot haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Softtech ve Microsoft’tan Stratejik İş Birliği Haber

Softtech ve Microsoft’tan Stratejik İş Birliği

Türkiye’nin öncü teknoloji şirketlerinden Softtech, kurumların dijital dönüşüm yolculuklarına daha güçlü katkı sunmak amacıyla Microsoft ile stratejik bir iş birliği gerçekleştirdi. Bu anlaşma ile Softtech’in bankacılık, finans ve farklı sektörlerdeki derin deneyimi ile Microsoft’un global ölçekte lider teknoloji çözümleri bir araya gelerek kurumların teknoloji dönüşüm süreçlerinde güvenilir bir iş ortaklığı modeli uygulanacak. Bu kapsamda kurumların Microsoft ekosistemi üzerinde hayata geçirmek istedikleri projelerde uçtan uca danışmanlık, mimari tasarım, entegrasyon, uygulama geliştirme ve sürdürülebilir destek hizmetleri sağlanacak. Özellikle yapay zekâ, veri ve otomasyon alanlarında kurumların rekabet avantajı kazanmasına katkı sunulması hedefleniyor. İş birliği çerçevesinde Microsoft’un üretken yapay zekâ çözümleri, Copilot ekosistemi, Azure AI servisleri, müşteri ilişkileri ve iş süreçleri yönetiminde Dynamics 365 CRM & ERP çözümleri, veri platformlarında Microsoft Fabric ve low-code geliştirme ile agentic otomasyon alanında Power Platform çözümleri kullanılarak kurumların dijital dönüşüm projeleri hayata geçirilecek. “Stratejik iş ortağı olmayı hedefliyoruz” Softtech Genel Müdürü M. Bülent Özçengel konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Softtech olarak 20 yılı aşkın süredir başta bankacılık ve finans olmak üzere enerji, ulaşım, perakende gibi farklı sektörlerde edindiğimiz birikimimizi, Microsoft'un global teknoloji liderliğiyle bir araya getiriyoruz. Bu iş birliğinin amacı, kurumların Microsoft ekosisteminde hayata geçirmek istedikleri dönüşüm yolculuğunda güvenilir ve stratejik bir iş ortağı olarak eşlik etmek. Teknoloji buna hazır, şimdi sıra bu gücü doğru yapıyla ölçeklendirmekte.” Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ise şunları söyledi: “Yapay zekâ çağında kurumların başarısı yalnızca doğru teknolojiye değil, güçlü iş ortaklıkları ve sektörel uzmanlığa da bağlı. Softtech ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, kurumların üretken ve agentic yapay zekâdan daha hızlı değer üretmelerini ve rekabet avantajı elde etmelerini sağlarken, Türkiye'de güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ dönüşümünü hızlandırma hedefimizin de önemli bir parçasını oluşturuyor.” Softtech Finans ve Profesyonel Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Özmen ise “Softtech olarak deneyimli danışman kadromuzla kurumların en kritik dönüşüm projelerini uçtan uca başarıyla hayata geçirecek uzmanlığa sahibiz. Bu projeleri, Microsoft'un sunduğu dört temel katman üzerinden ele alıyoruz: CRM ve iş süreçleri, veri platformu, yapay zekâ servisleri ve Agentic AI. Bundan sonraki aşama, bu teknolojileri doğru senaryolarla iş süreçlerine entegre ederek yüksek katma değer ve sürdürülebilir iş sonuçları üretmek.” “Yapay zekâyı kurumlar için somut değere dönüştürmeyi hedefliyoruz” Microsoft Türkiye Ticari Çözüm Satış Lideri ve Genel Müdür Yardımcısı Cüneyt Batmaz ise iş birliği hakkında şunları söyledi: “Softtech'in güçlü IT kaynağını, 20 yıllık teknoloji üretim deneyimini ve başta bankacılık olmak üzere finanstan birçok farklı sektöre uzanan derin birikimini; Microsoft'un global yapay zekâ ve bulut teknolojileriyle bir araya getiren bu iş birliği, kurumların dijital dönüşümünü Copilot, Azure AI, Dynamics 365, Microsoft Fabric ve Power Platform üzerinde uçtan uca hayata geçirmelerini sağlayacak. Hedefimiz; bu güçlü teknoloji altyapısını ve sektörel uzmanlığı, kurumların üretken ve agentic yapay zekâyı somut iş değerine dönüştürmesi için güvenilir bir iş ortağı olarak buluşturmak." Softtech ve Microsoft iş birliğiyle hayata geçirilecek projelerin, kurumların operasyonel verimliliklerini artırması, karar alma süreçlerini hızlandırması ve yeni nesil iş modellerine geçişlerini kolaylaştırması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı Haber

Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı

Microsoft, iş dünyasında yapay zekâ dönüşümünün geldiği yeni aşamayı ortaya koyan 2026 Work Trend Index Raporunu yayımladı. 20.000 çalışanı kapsayan küresel araştırma ve trilyonlarca anonim Microsoft 365 verisinin analizine dayanan rapor, yapay zekânın artık sadece verimlilik aracı değil; iş yapış biçimlerini kökten değiştiren stratejik bir faktör haline geldiğini ortaya koyuyor. Raporun en çarpıcı bulgularından biri, yapay zekânın insanın yerini almak yerine onun kapasitesini genişlettiği gerçeği. Yapay zekâ ve ajan teknolojileri işin daha operasyonel kısmını üstlenirken, çalışanlar daha fazla analiz, karar verme ve yaratıcılık gerektiren alanlara odaklanıyor. Yapay zekâ alanında insan & ajan iş birliklerinin artması ve daha elle tutulur iş çözümleri elde edilmesi, çalışanların işe katılım modellerini dönüştürüyor. Herkes yapay zekanın iş yapış şeklimizi kökten değiştirdiğinin farkında olsa da çok az iş lideri bu anlamda net bir görüşe ve yol haritasına sahip. Şirketlerin operasyonel süreçlerini, yapay zekâ tabanlı farklı iş birliği modelleri etrafında yeniden tasarlama noktasında iş liderlerine büyük sorumluluk düşüyor. Yapay zekâ ile insan potansiyeli yeniden tanımlanıyor Rapora göre, yapay zekâ kullanımının iş üzerindeki etkisi hızlanarak artıyor. Araştırmaya katılanların %66’sı yapay zekâ sayesinde daha fazla yüksek katma değerli işe zaman ayırabildiğini, %58’i ise bir yıl önce üretemeyeceği çıktılar ürettiğini ifade ediyor. Bu oran, yöneticiler arasında %80’e kadar çıkıyor. Öte yandan Microsoft 365 Copilot kullanım verileri, yapay zekâ etkileşimlerinin yaklaşık %49’unun analiz, problem çözme ve yaratıcı düşünme gibi yüksek bilişsel işleri kapsadığını gösteriyor. Bu dönüşüm, iş dünyasında önemli bir paradigma değişimine işaret ediyor: Yapay zekâ çalışanların yaptığı işi azaltmıyor; aksine onların yapabilecekleri işlerin kapsamını genişletiyor. “Dönüşüm paradoksu”: İnsanlar hazır, organizasyonlar değil Raporda öne çıkan bir diğer tema ise “dönüşüm paradoksu”. Buna göre çalışanlar yapay zekâyı kullanmaya ve işlerini dönüştürmeye hazır olsa da, organizasyonların önemli bir kısmı bu potansiyeli destekleyecek yapı, kültür ve süreçlere henüz sahip değil. Araştırmaya göre, çalışanların %65’i yapay zekâya hızlı adapte olmazsa geri kalmaktan endişe ediyor. Ancak %45’i mevcut iş yapış biçimlerini değiştirmeden devam etmeyi tercih ediyor. Ayrıca, organizasyonel faktörlerin (kültür, yönetim desteği, yetenek yönetimi) yapay zekânın iş üzerindeki etkisini bireysel faktörlere kıyasla iki kat daha fazla belirlediği görülüyor (%67’ye %32). Bu veriler, yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknoloji yatırımıyla değil, aynı zamanda organizasyonel dönüşümle mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Rekabetin yeni ölçütü: Organizasyon tasarımı Rapor, iş dünyasında rekabetin doğasının değiştiğine işaret ediyor. Artık fark yaratan unsur yapay zekâya erişim değil; organizasyonların bu teknolojiyi iş süreçlerine ne ölçüde entegre edilebildiği. Microsoft’a göre “Frontier Firms” olarak adlandırılan öncü organizasyonlar, yapay zekâyı yalnızca bir araç olarak kullanmak yerine iş süreçlerini yeniden tasarlayarak sistematik bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Bu şirketler, yapay zekâyı iş akışlarının merkezine yerleştiriyor, insan ve makine iş birliğini yeniden tanımlıyor ve sürekli öğrenen organizasyon yapıları kuruyor. Yapay zekâ çağında başarıya ulaşmanın yolu, teknolojiyi kullanmak kadar onu doğru organizasyon modeli ile desteklemekten geçiyor. Work Trend Index 2026 raporu, kurumlar için bu yeni dönemin yol haritasını ortaya koyuyor. Yapay zekâ ile yeni iş modelleri ve “ajan ekonomisi” dönemi Rapora göre yapay zekâ ajanlarının kullanımındaki hızlı artış, iş dünyasında yeni bir çalışma modelinin oluştuğunu gösteriyor. Microsoft 365 ekosisteminde aktif ajan kullanımı yıllık bazda 15 kat artmış durumda. Ajanların iş süreçlerinde daha fazla rol almasıyla birlikte çalışanlar işleri doğrudan yürütmek yerine yönlendiren konuma geliyor ve daha stratejik ve yaratıcı görevler üstleniyor. İş çıktısının kalitesinden ve karar süreçlerinden daha fazla sorumlu oluyor. Bu dönüşüm, iş gücünün rolünü yeniden tanımlarken liderlik anlayışının da evrilmesini zorunlu kılıyor. Türkiye’de yapay zekâ dönüşümü hız kazanıyor Küresel bulgularla paralel olarak Türkiye’de de yapay zekâ yatırımlarının hız kazandığı görülüyor. Finans, perakende, üretim ve enerji gibi sektörlerde şirketler, yapay zekâ ve Copilot teknolojileri ile yalnızca operasyonel verimlilik değil, iş yapış biçimlerinde köklü bir dönüşüm hedefliyor. İş süreçlerini yapay zekâ ile yeniden tasarlamak, çalışanları yeni becerilerle güçlendirmek ve yapay zekâ odaklı organizasyon kültürü oluşturmak, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki şirketler için kritik başarı faktörleri olarak öne çıkıyor. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin konuyla ilgili şunları söyledi: “Yapay zekâ, iş dünyasında yalnızca verimliliği artıran bir araç olmaktan çıkarak, iş yapış biçimlerini yeniden tanımlayan stratejik bir güce dönüştü. Work Trend Index 2026 raporu, çalışanların bu dönüşüme hazır olduğunu ancak organizasyonların süreç, kültür ve liderlik yaklaşımlarını yeniden tasarlaması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Türkiye’de şirketlerin bu dönüşümü hızla sahiplendiğini görüyoruz. Microsoft Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ ile insan potansiyelini birlikte güçlendiren, daha çevik ve sürdürülebilir organizasyonlar kurmalarına destek olmaya devam edeceğiz.” Öncü şirketler mobil, kurumsal kullanıma hazır “Copilot Cowork” ile güçleniyor Öncü şirketler, mobil, genişletilebilir ve kurumsal kullanıma hazır Copilot Cowork ile dönüşümünü hızlandırıyor. Microsoft 365 Copilot bünyesinde sunulan Cowork, organizasyonların izole yapay zekâ kullanımından koordineli, çok adımlı iş akışlarına geçmesini sağlıyor; uygulamalar, iş sistemleri ve veriler arasında görev devrini mümkün kılarken süreçlerin merkezi ve kontrollü yönetimini destekliyor. Yeni güncelleme ile iOS ve Android’de Copilot Cowork Mobile devreye alınırken, Dynamics 365 ve Fabric başta olmak üzere Microsoft hizmetleri ve LSEG, Miro, monday.com, S&P Global Energy gibi iş ortaklarıyla genişleyen bir eklenti ekosistemi sunuluyor. Kurumlar ayrıca kendi eklentilerini geliştirerek iş süreçlerini ölçeklenebilir hale getirebiliyor. Bu gelişmeler, Copilot Cowork’u görev bazlı bir asistandan, Microsoft ve üçüncü taraf sistemler genelinde işi uçtan uca yöneten genişletilebilir bir platforma dönüştürüyor. Microsoft Agent 365 ile sağlanan yönetim ve yönetişim kabiliyetleri sayesinde organizasyonlar; satış, hizmet ve operasyon gibi kritik fonksiyonlarda ajanları güvenle devreye alıp ölçeklendirebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Microsoft Türkiye, Yapay Zeka Kullanımında Mesleki Yetkinlik Gelişimine Katkı Sağlıyor Haber

Microsoft Türkiye, Yapay Zeka Kullanımında Mesleki Yetkinlik Gelişimine Katkı Sağlıyor

Microsoft, Microsoft Learn ve GitHub başta olmak üzere farklı platformlar üzerinden “prompt (yapay zeka komutu) mühendisliğine giriş”, “doğru prompt vermenin kuralları”, “yaratıcı yapay zeka uygulamalarının etkin kullanımı için en doğru prompt”lar gibi farklı başlıklar altında onlarca eğitim videosunu ve makalesini ücretsiz şekilde paylaşıyor. Yapay zeka temelli araçların giderek daha yaygın şekilde kullanılmaya başlamasıyla bu alandaki yetenek dönüşümüne ve yetenek gelişimine yatırımını artıran Microsoft, İstanbul ofisinde İK ve hukuk profesyonellerine yönelik iki farklı promptathon etkinliği düzenledi. Hukuk alanında faaliyet gösteren kıdemli çalışanların yapay zeka araçlarını, Copilot’u ve ajan teknolojilerini kullanarak organizasyonlarını kökten değiştirecek bir dönüşümü yönettiği günümüzde söz konusu araçların önemi giderek artıyor. Bu gerçekten yola çıkan Microsoft Türkiye’nin hukuk liderlerine özel olarak düzenlediği etkinlikte bir araya gelen hukuk profesyonelleri, yapay zekanın hukuk hizmetlerini, karar verme aşamalarını ve operasyon modellerini nasıl şekillendirdiğini değerlendirdiler. Etkinlikte söz alan Microsoft Türkiye ve Adriyatik Ülkeleri Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Arslan, “Agentic yapay zekâ ile birlikte, yapay zekâ dönüşümü yalnızca içgörü sağlama veya içerik üretmenin ötesine geçti. Agentic yapay zekâda, yapay zekâ sadece yardımcı olmaz, harekete geçer. Ajanların hukuki çalışmalarda çok büyük bir potansiyeli var. Microsoft hukuk departmanımızda da ekipler artık kendi ajanlarını geliştiriyor ve bunlarla denemeler yapıyor. Hukuk profesyonelleri olarak, müvekkillerimiz için daha büyük etki yaratabilmek adına, inovasyon odaklı bir yaklaşımı benimseyerek bu teknolojiyi doğru bir bakış açısıyla tanımak ve kullanmak bizim için bir gereklilik hâline geldi.” dedi. Meslektaşların birbirleriyle fikir alışverişinde bulunabileceği kapalı bir forum olarak organize edilen seansta, hukuk şirketlerinde yapay zekanın sorumlu ve büyük ölçekli kullanımına katkı sağlayacak gerçek kullanım senaryolarına, pratik değerlendirmelere ve yöneticilerin bakış açılarına odaklanıldı. Etkinlik, “Hukuk Ekipleri için Uygulamalı Copilot Seansı” başlıklı promptathon ile sona erdi. İK profesyonellerine özel “Agentic İK & Copilot Promptathon”u İnsan Kaynakları liderlerine yönelik içeriği özel olarak hazırlanan bu yüz yüze etkinlikte ise, Copilot ve ajan teknolojilerinin iş gücü dönüşümünde nasıl konumlandığı ele alındı. Microsoft Türkiye ve Güney Doğu Avrupa İK Direktörü Candan Eser'in de katılımıyla gerçekşelen etkinlikte, Frontier Firm (Öncü Firma) yaklaşımı çerçevesinde; yapay zekâ ve insan–ajan iş birliğinin İK fonksiyonlarını nasıl dönüştürdüğü, liderlerin bu dönüşüme nasıl yön verdiği ve organizasyonların bu yeni çalışma modeline nasıl hazırlanması gerektiği değerlendirildi. Etkinliğin ikinci bölümünde gerçekleşen promptathon oturumunda ise Copilot ile uygulamalı senaryolar üzerinde çalışıldı. Candan Eser, konuşmasında yapay zekâ ve ajanların yalnızca verimlilik artıran araçlar olmadığını; asıl dönüşümün, insanın odağını düşük katma değerli işlerden çıkararak daha stratejik, yaratıcı ve insana dokunan alanlara kaydırmak olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün sadece teknolojiyle değil, liderlik yaklaşımıyla mümkün olduğunu belirterek, liderlerin ekiplerini bu yeni çalışma modeline hazırlama, doğru becerileri geliştirme ve değişimi sahiplenme konusunda kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026'ya Damga Vuracak 6 E-Ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-Ticaret Trendi

2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.