Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çözüm Odaklı

Kapsül Haber Ajansı - Çözüm Odaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çözüm Odaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eleştiride Doğru Yaklaşım Fark Yaratıyor!  Haber

Eleştiride Doğru Yaklaşım Fark Yaratıyor! 

İnsan beyninin kimliğine yönelik eleştirileri fiziksel tehdit kadar güçlü algılayabildiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Sena Kalaz, “Utanma, öfke ve değersizlik duygularını tetikler, kişinin eleştiriyi değerlendirmek yerine kendisini korumaya çalışmasına neden olur.” dedi. Davranışa odaklanan bir yaklaşımın ise bireyin değişim motivasyonunu önemli ölçüde artırabildiğini ifade eden Kalaz, sağlıklı eleştirinin empati, saygı ve çözüm odaklı bir iletişim anlayışıyla yapılmasının önemini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sena Kalaz, kişiliği ve davranışı hedef alan eleştirinin farkları ile kişinin psikolojisi üzerindeki etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. Eleştiride hedef kişilik değil, davranış olmalı! Eleştirinin, doğru kullanıldığında bireysel gelişimi destekleyen en önemli iletişim araçlarından biri olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Sena Kalaz, “Ancak bunun için odağın kişinin karakterine değil, gözlemlenebilir davranışlarına yönelmesi gerekir.” dedi. Davranışa odaklanan eleştirinin, kişinin yaptığı belirli bir eylemi, o eylemin sonuçlarını ve değiştirilebilir yönlerini ele alırken, kişiliğe yönelik eleştirinin bireyin kimliğini hedef aldığına işaret eden Kalaz, “Örneğin, ‘sen dikkatsiz bir insansın’ demek yerine ‘bu raporda bazı ayrıntılar gözden kaçmış, bunları birlikte gözden geçirebiliriz’ demek hem aynı sorunu ifade eder hem de kişinin kendisini değersiz hissetmesine neden olmaz.” şeklinde konuştu. İnsan beyni, kimliğine yönelik tehditleri fiziksel tehditler kadar güçlü algılayabilir! Psikolojik açıdan kişiliğe yönelik eleştirilerin daha yıkıcı olduğuna dikkat çeken Sena Kalaz, “Çünkü kişilik, bireyin benlik algısının ve öz değerinin temel bileşenlerinden biridir.” dedi. İnsan beyninin kimliğine yönelik tehditleri, fiziksel tehditler kadar güçlü algılayabileceğini aktaran Kalaz, şöyle devam etti: “Bu nedenle kişiliğe yönelik olumsuz ifadeler savunmacılığı artırır, utanma, öfke ve değersizlik duygularını tetikler, kişinin eleştiriyi değerlendirmek yerine kendisini korumaya çalışmasına neden olur. Buna karşılık davranış odaklı geri bildirim, değiştirilebilir ve kontrol edilebilir bir durumu işaret ettiği için bireyde ‘ben kötü bir insanım’ yerine ‘bu davranışımı farklı yapabilirim’ düşüncesini destekler. Bu nedenle davranış odaklı geri bildirimler psikoloji literatüründe daha yapıcı kabul edilir; çünkü suçlayıcı değil geliştirici bir yaklaşım sunar, öğrenmeyi teşvik eder ve öz yeterlilik duygusunu korur.” İnsanlar çoğu zaman tek bir davranıştan yola çıkarak kişiyi etiketleme eğilimi gösterir! İnsanlar eleştiri yaparken sıklıkla kişiliğe yönelme eğilimi gösterdiklerini kaydeden Kalaz, “Bunun en önemli nedenlerinden biri, öfke ve hayal kırıklığı gibi yoğun duygular yaşandığında beynin olayları genelleyerek değerlendirme eğilimidir. Tek bir davranıştan yola çıkarak kişiyi ‘sorumsuz’, ‘bencil’, ‘tembel’ ya da ‘saygısız’ olarak etiketlemek daha kolay gelir.” dedi. Ayrıca çocukluk döneminde aile içinde ya da okul ortamında maruz kalınan iletişim biçimlerinin de bu alışkanlığı pekiştirdiğini dile getiren Kalaz, “Sürekli kişiliği eleştirilerek büyüyen bireyler, yetişkinlikte farkında olmadan aynı dili kullanabilirler. Bunun yanında iletişim becerilerinin yetersiz olması, davranış ile kişilik arasındaki ayrımın bilinmemesi ve temel yükleme hatası olarak adlandırılan bilişsel eğilim de kişilik odaklı eleştirileri artırır; insanlar başkalarının hatalarını çoğu zaman karakter özellikleriyle açıklarken, kendi hatalarını koşullara bağlama eğilimindedir.” açıklamasını yaptı. Kişiliği değil, davranışı eleştirmek değişim motivasyonunu artırır! Davranışa odaklanan bir yaklaşımın, bireyin değişim motivasyonunu önemli ölçüde artırabildiğini ifade eden Klinik Psikolog Sena Kalaz, “Çünkü insanlar değiştirebilecekleri alanlara ilişkin geri bildirim aldıklarında daha fazla sorumluluk üstlenir, çözüm üretmeye yönelir ve gelişim için çaba göstermeye istekli olurlar.” dedi. Kişiliği hedef alınan bireyin ise çoğunlukla umutsuzluk hissettiğini belirten Kalaz, “‘Ben zaten böyle biriyim’ düşüncesi değişim isteğini azaltabilir. Davranış odaklı geri bildirim ise gelişim zihniyetini destekler ve bireyin yaptığı davranışın kimliğiyle eş anlamlı olmadığını hissettirir. Bu durum özellikle çocukların eğitiminde, çift ilişkilerinde, ebeveyn tutumlarında ve iş yaşamında daha sağlıklı iletişim kurulmasını sağlar.” diye konuştu. Sağlıklı eleştiri; empati, saygı ve çözüm odaklı iletişimle mümkündür! Sağlıklı bir eleştiri kültürünün toplumda gelişebilmesi için öncelikle aile içinde çocuklara yargılayıcı değil açıklayıcı bir iletişim modeli sunulması gerektiğine vurgu yapan Kalaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Okullarda duygusal farkındalık ve etkili iletişim becerileri öğretilmeli, iş yaşamında ise geri bildirim kültürü yalnızca hata odaklı değil, güçlü yönleri de görünür kılan dengeli bir anlayışla uygulanmalı. Eleştirinin doğru zamanlama ile yapılması, somut örneklere dayanması, çözüm önerisi içermesi, empatiyle sunulması ve kişinin onurunu zedelemeyecek bir dil kullanılması da bu kültürün temel unsurlarıdır. Doğruları ifade etmek yalnızca dürüst olmak değil, aynı zamanda bunu karşımızdaki kişinin gelişimine katkı sağlayacak, saygılı ve yapıcı bir iletişim diliyle yapabilmek anlamına da gelir. Çünkü insanlar en çok yargılandıklarında değil, anlaşıldıklarını hissettiklerinde değişime açık hale gelirler ve gerçek anlamda etkili eleştiri de tam olarak bu zeminde mümkün olur.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Adil Pelister Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Adaylığını Açıkladı Haber

Adil Pelister Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Adaylığını Açıkladı

Adaylık açıklamasında Türk ihracatçısının dinamizmine ve üretim gücüne vurgu yapan Adil Pelister, TİM’i daha katılımcı, çözüm odaklı ve proaktif bir yapıya kavuşturmayı hedeflediğini belirtti. Pelister, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşmenin ana eksen olduğu bir dönemden geçiyoruz. İKMİB çatısı altında sektörümüzle birlikte yakaladığımız başarı grafiğini ve edindiğimiz tecrübeyi, şimdi tüm ihracat ailemizin hizmetine sunmak için yola çıkıyoruz. TİM, ihracatçının her sorununda anında çözüm üreten ve politika geliştiren bir güç merkezi olacaktır. Önümüzdeki günlerde vizyonumuzu ve projelerimizi kapsamlı şekilde duyuracağız.” Adil Pelister Hakkında: 1962 yılında İstanbul’da doğan Adil Pelister, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya Mühendisliği Bölümü’nü 1983 yılında başarıyla tamamladı. Evli ve iki çocuk sahibi olan Adil Pelister, 1987 yılında Beta Kimya San. ve Tic. A.Ş.’yi kurdu. Nisan 2018’de İKMİB Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen Pelister, iki dönem boyunca kimya sektörünün ihracatının gelişmesi için çalıştı. Sektör bu dönemde Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü konumuna yükseldi. Nisan 2026’da görevi Sn. V. İbrahim Aracı’ya devreden Pelister, halen İKMİB Yönetim Kurulu Üyeliği ve TİM Başkanvekilliği görevlerini yürütüyor. 43 yıldır Kimya Mühendisliği yapan Pelister’in ayrıca şu üyelikleri bulunuyor; (DEİK), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Denetim Kurulu Üyesi DEİK- Birleşik Arap Emirlikleri İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi (İTÜ) İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Danışma Kurulu Üyesi ASAD (Aerosol Sanayicileri Derneği) Üyesi İstanbul Sanayi Odası Kimya Meslek Komitesi Üyesi Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Üyesi POLYDER- Poliüretan Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği Üyesi HİSİAD (Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği) Üyesi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen’de İnsan Odaklı Yaklaşım Havalimanı’na Ödül Getirdi  Haber

Sabiha Gökçen’de İnsan Odaklı Yaklaşım Havalimanı’na Ödül Getirdi 

Çaresiz kalan yolcuya 24 saat boyunca kesintisiz destek sağlayan Demirbek’in sergilediği profesyonel ve vicdani yaklaşım, standart bir operasyonel desteğin ötesine geçerek örnek bir başarı hikayesine dönüştü. İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, insan odaklı hizmet anlayışını bu yıl da küresel bir başarıyla taçlandırdı. Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) tarafından yönetilen 40 havalimanı arasında düzenlenen "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" (Best Front Liner Awards) yarışmasında, ISG Satınalma Uzmanı Doğukan Demirbek yaşlı yolcuya zor anında sağladığı destek ve sergilediği özverili yaklaşımla ödüle layık görüldü. 40 Havalimanı arasından en anlamlı ‘İlk Temas’ ISG’de gerçekleşti Yolcuların seyahatine temas eden havalimanı personelinin, kaliteli hizmet sunma ve misafir memnuniyetini artırmaya yönelik özverili çalışmalarını ödüllendiren “MAHB En Başarılı İlk Temas Personeli Yarışması”nda geçtiğimiz yıl Kurumsal İletişim Uzmanı Barış Burak Demirayak insan odaklı yaklaşımıyla ödüle layık görülmüştü. Bu yıl, iki güçlü aday Doğukan Demirbek (ISG) ve Yağmur Kanber (Kepler) 40 havalimanı arasından sıyrılarak finale kaldı. 28 Nisan Salı günü gerçekleştirilen ve tüm ISG Ailesinin tek yürek olarak takip ettiği dev finalde, misafir odaklı yaklaşımı ve örnek teşkil eden profesyonelliğiyle Doğukan Demirbek, "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" ödülünün sahibi oldu. Sonuçların açıklanmasıyla birlikte ekipler büyük bir coşku yaşarken, bu prestijli zaferi omuz omuza kutlayarak Doğukan’ı tebrik etti. Demans hastası yolcuya "güvenli liman" oldu Yolculuk esnasında yönünü kaybeden yaşlı bir yolcu, o sırada havalimanı çalışanı yaka kartı taşıdığını fark ettiği Doğukan’a yaklaştı. Doğukan yiyecek içecek alanlarına yöneldiği esnada, yolcunun panik halini fark etti. Mola süresinde olmasına rağmen, yolcuyu dinleyen fakat sorduğu sorularda zaman ve mekân çelişkileri olduğunu farkeden Doğukan, yaşlı amcayı yalnız bırakmayarak sürece anında müdahale etti. Önce yolcunun yakınlarına ulaşan Doğukan, misafirin demans hastası olduğunu teyit etti. Kendisine uçuş kapısına kadar eşlik etmek istese de yolcunun uçuşunu kaçırdığı belirlendi. En yakın uçuşun ertesi gün olması dolayısıyla ilgili havayolu şirketiyle koordine olarak biletin ücretsiz değişimini sağladı. Yolcuyu bir sonraki günkü uçuşuna kadar takip eden ve güvenli bir şekilde seyahatini gerçekleştirmesine yardımcı olan Demirbek’in bu yaklaşımı, havacılık sektöründe "koşulsuz yolcu memnuniyetinin" en iyi örneği seçilerek ödüle layık görüldü. Yolcunun konaklama ve transfer süreci organize edilerek, süreç ertesi gün de birebir takip edildi Yolcunun en yakın uçuşunun ertesi gün olduğunun tespit edilmesi üzerine harekete geçen Doğukan Demirbek, misafirin geceyi güvenli bir ortamda geçirebilmesi için ISG Airport Hotel ile koordinasyonu sağlayarak konaklama ve transfer süreçlerini titizlikle organize etti. Yolcunun ailesini bilgilendirerek check-in işlemlerini tamamlayan Demirbek, aynı zamanda havayolu firmasıyla kurduğu etkili iletişim sayesinde yolcunun biletinin hiçbir ek ücret talep edilmeden bir sonraki güne aktarılmasını sağladı. Hizmet anlayışını bir adım öteye taşıyan Demirbek, süreci ertesi gün de birebir takip ederek yolcuyu konakladığı otelden bizzat aldı. Havalimanına varışından itibaren check-in, güvenlik geçişleri ve pasaport işlemleri boyunca yolcuya refakat eden Demirbek, misafirin hiçbir aksaklık yaşamadan uçağına ulaşmasını ve seyahatine güvenle başlamasını sağladı. Operasyonel başarının ötesinde derin bir hassasiyetle yönetilen bu süreç, yolcu ailesinin içten teşekkür ve takdirleriyle karşılık bularak Sabiha Gökçen’in misafir memnuniyetindeki kararlılığını bir kez daha perçinledi. ISG Yönetimi tarafından yapılan değerlendirmede, insan odaklı yaklaşımın misafir deneyiminin temel taşı olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: “Sabiha Gökçen Havalimanı olarak bu yıl yaşadığımız gurur, başarılarımızın sürdürülebilirliğini kanıtlar niteliktedir. İki değerli çalışma arkadaşımızın küresel ölçekte finale kalarak bizleri temsil etmesi, havalimanımızdaki yüksek hizmet standartlarının ve sarsılmaz ekip ruhunun en seçkin tezahürüdür. Doğukan Demirbek’in sürecin ilk anından itibaren sorumluluk üstlenerek misafirimizin güvenliğini ve konforunu en üst seviyede tesis etmesi, sadece bir operasyonel başarı değil, aynı zamanda kurum kültürümüzün bir yansımasıdır. Çalışma arkadaşımızın sergilediği bu özveri, yolcu memnuniyetini bir vaatten öteye taşıyarak somut bir değer haline getirdiğimizin kanıtıdır. Yolcularımıza güvenli ve huzurlu bir seyahat deneyimi sunma kararlılığımızda, çalışanlarımızın inisiyatif alan ve çözüm odaklı yaklaşımları en güçlü motivasyon kaynağımız olmaya devam edecektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’dan Teknoloji Girişimlerine Özel Yeni Hizmet Modeli    Haber

Garanti BBVA’dan Teknoloji Girişimlerine Özel Yeni Hizmet Modeli  

Ankara-Bilkent ve İstanbul İstinye Park şubelerinde uygulamaya alınan bu modelde, teknoloji girişimcilerine özel müşteri yöneticileriyle kişiselleştirilmiş bankacılık ve danışmanlık hizmetleri sunuluyor. Garanti BBVA, teknoloji girişimlerinin bankacılık süreçlerinde ihtiyaç duydukları hız, esneklik ve uzmanlığı tek çatı altında sunan yeni bir hizmet modelini uygulamaya aldı. Teknoparklarda faaliyet gösteren teknoloji girişimlerine yönelik model, finansal çözümlerin yanı sıra girişimcilere büyüme yolculuklarında ihtiyaç duydukları danışmanlığı da sağlıyor. Yeni hizmet modeli kapsamında Garanti BBVA, girişimcilerle özel müşteri yöneticileriyle hizmet veriyor. Teknoloji girişimcileriyle aynı dili konuşan, alanında uzmanlaşmış bir Teknoloji Girişimcileri Müşteri İlişkileri Yöneticisi, girişimcilerin ihtiyaçlarına yönelik çözüm ve danışmanlık sunuyor. İlk olarak Ankara-Bilkent Şubesi’nde başlatılan yeni uygulama, İstanbul-İstinye Park şubesinde de hayata geçirildi. “Girişimlerin büyüme yolculuğuna, onların dilinden konuşarak eşlik ediyoruz” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, bankacılık hizmetlerinde kişiselleştirmeyi odağa alarak müşteri deneyiminde kusursuzluğu hedeflediklerini vurguladı. Kaya, teknoloji girişimciliğine her aşamada destek vermenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugünün dünyasında girişimcilik ve özellikle de teknoloji girişimciliği, yenilikçi fikirleri ekonomik değere dönüştürmede kritik rol oynuyor. Girişimciler, sınırsız yaratıcılıklarıyla çoğu zaman yerel bir sorundan yola çıkarak küresel çapta bir çözüme imza atıyorlar. Biz de bu potansiyeli desteklemek adına girişimcilere özel bir hizmet modeli geliştirdik. Yeni hizmet modelimizle, girişimcilerin ihtiyaçlarını anlayan, çevik ve çözüm odaklı bir bankacılık yaklaşımını hayata geçiriyoruz. Girişimlerin büyüme yolculuğuna onların dilinden konuşarak eşlik ediyoruz.” Girişimci ekosistemini destekleyecek özel çözümler Kaya, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizde girişimciliği ayrı bir segmentte ele alıp, bu alana uygun yenilikçi ürün ve hizmetler geliştiren ilk bankalardan biriyiz. Bu deneyimle biliyoruz ki, teknoloji odaklı girişimlerin finansal ihtiyaçları da klasik bankacılık hizmetlerinden farklılaşıyor. Bu nedenle, uzun yıllardır yürüttüğümüz kadın girişimcilik destekleri ve Garanti BBVA Partners gibi programlarımızın yanına teknoloji girişimcilerine özel bu modeli ekledik. İlk uygulamamızı, çok sayıda yetkin girişimin bulunduğu Ankara-Bilkent şubemizde başlattık. Kısa sürede İstanbul-İstinyePark şubemizde de hizmete aldık. Hedefimiz; daha fazla teknoloji girişimcisine bu hizmeti ulaştırıp, girişim yolculuklarının her aşamasında yanlarında olmak. Teknoloji girişimcilerinin ihtiyaçlarına yönelik sunduğumuz çözümlerle girişimcilik ekosistemine ve ülke ekonomisine katkımızı büyüteceğimize inanıyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’nda Kesintisiz Enerji Çalışmalarını Sürdürüyor Haber

Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’nda Kesintisiz Enerji Çalışmalarını Sürdürüyor

Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Enerji’nin lider elektrik dağıtım şirketlerinden Ayedaş, 2025 yılının ilk 9 ayında Türkiye’nin ekonomik, kültürel ve tarihi merkezini oluşturan ve 5.5 milyon aboneye hizmet verdiği İstanbul Anadolu Yakasında yaklaşık 2 milyar 82 milyon TL’yi aşan yatırımı hayata geçirirken, bakım ve onarım çalışmalarıyla şehrin enerji altyapısını güçlendirmeye devam etti. Türkiye’nin enerji dönüşüme öncülük eden Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte üç elektrik dağıtım şirketinden biri olan Ayedaş, Türkiye’nin en çok göç alan ve en kalabalık ili olan İstanbul’un Anadolu yakasında 5.5 milyon nüfusa hizmet vermeye devam ediyor. Kesintisiz ve kaliteli enerji için çalışmalarını sürdüren şirket, daha güvenilir ve kesintisiz enerji sunmak için 2025 yılının ilk 9 ayında da müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımı ile çalışmalarını sürdürdü. İstanbul’da kesintisiz enerji için altyapı güçleniyor Daha aydınlık bir İstanbul hedefi doğrultusunda, mevsimsel ve iklim şartlarının etkilerini en aza indirmek için Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar ilçelerinde toplamda 19.288 aydınlatma armatürünün bakımı tamamlandı. Bunun yanı sıra, 1.144 pano, 50 trafo ve 2.361 dağıtım merkezinin kontrol ve yenileme çalışmaları yapılarak enerji altyapısı güçlendirildi. Aynı dönemde 1.949 kilometrelik hattın bakımı gerçekleştirilerek sürdürülebilir enerji dağıtımına katkı sağlandı. Kentin büyüyen enerji ihtiyaçları doğrultusunda yatırım hedefleri belirleyen Ayedaş, kıtaları birleştiren şehir olan İstanbul’da 2025 yılının ilk dokuz ayında bu hedefleri başarıyla tamamladı. Hizmet verdiği yaklaşık 5,5 milyon nüfusa kesintisiz ve kaliteli enerji sunmak amacıyla 737 bin kilometrelik yeni kablo döşemesi, 1.194 armatür ve 680 aydınlatma direği montajı tamamlandı. Ayrıca 551 pano ve 97 trafo merkezi kurarak altyapısını daha da güçlendirdi. İstanbul’un enerji güvenliği yeni teknolojiyle artıyor Türkiye’de ilk kez devreye alınan Temas Gerilimi Tespit Teknolojisi, Ayedaş ve ABD merkezli Osmose Utilities Services Inc. işbirliğiyle İstanbul Anadolu Yakası’nda sahada uygulanmaya başladı. Şehir altyapısında can güvenliğini tehdit edebilecek gizli elektrik kaçaklarını yüksek hassasiyetle tespit eden bu yenilikçi sistem kapsamında, özel donanımlı Osmose aracıyla yürütülen taramalarda şu ana kadar 1.500 kilometreden fazla yol kat edildi. Yüksek hassasiyetli sensörler ve mobil tarama sistemleriyle donatılmış araç sayesinde, elektrik altyapısında oluşabilecek temas gerilimleri tehlikeye dönüşmeden önce tespit edilerek ilgili noktalara noktasal müdahale imkânı sağlanıyor. Bu sayede Ayedaş, milyonlarca insanın güvenliği için şehir altyapısındaki potansiyel riskleri minimize ederek kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir enerji hedefi doğrultusunda önemli bir adım atıyor. İstanbul’da müşteri memnuniyeti yatırımlarla artıyor Operasyonel iş süreçlerini daha verimli hale getirebilmek için dijital dönüşümüne ağırlık veren Enerjisa Dağıtım Şirketleri kullanıcı memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor. 7/24 hizmet sunan www.ayedas.com.tr, Web ChatVolt, Ayedaş 186 Mobil Uygulaması, WhatsApp İhbar Hattı ve 186 Çağrı Merkezi ile her kanaldan müşterilerine ulaşıyor. Sosyal medya üzerinden gelen talepleri de hızlıca karşılayarak İstanbulluların yanında olmayı sürdürüyor. Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’ndaki enerji altyapısını güçlendirmek için yatırımlarına kararlılıkla devam edecek.

Efsun Ergöçün: "İnsan Artık Kaynak Değil, Kıymet" Haber

Efsun Ergöçün: "İnsan Artık Kaynak Değil, Kıymet"

İşte o keyifli ve ilham verici röportajla sizleri baş başa bırakıyoruz: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ben Efsun Ergöçün. 25 yıllık İnsan Kaynakları profesyoneliyim. Kurumsal iş hayatında farklı pozisyonlarda insan kaynakları alanında edindiğim deneyimin ardından, edindiğim bilgi ve tecrübeyi kendi girişimime dönüştürerek Lotus Danışmanlık’ı kurdum. Bugün, hem insan kaynakları profesyoneli hem de danışman olarak şirketlere stratejik İK yönetimi, liderlik gelişimi ve kurum kültürü dönüşümü konularında hizmet veriyorum. Amacım, organizasyonlara insan odaklı ve veriye dayalı sürdürülebilir bir yönetim anlayışını yerleştirmek. Aynı zamanda ICF Koç, birçok KYS sistemlerinde iç tetkikçi ve Bilirkişiyim. Peryön ve Kalder üyesiyim. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Kariyerimin ilk yıllarında farklı sektörlerde İnsan Kaynakları departmanlarında görev alarak deneyim kazandım. Tabii İnsan Kaynakları süreçlerinin, 2000’li yılların başında şirketlerde adı geçmeye başladı. O zamana kadar bordro yapılan personel birimleri vardı. Personel yönetiminden İnsan Kaynakları yönetimine geçiş dönemini de yaşadım. Zamanla kariyerim yönetsel pozisyonlara evrildi. Tek lokasyon ve çoklu lokasyonlarda ekipler yönettim. Hem yerel hem global şirket deneyimleri edindim. En önemli dönüm noktası ise kurumsal hayattan girişimciliğe geçişimdi. Lotus Danışmanlık’ı kurmak, kendi vizyonumu hayata geçirme fırsatı sundu ve danışmanlık bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan kişisel stratejiler neler? Benim için başarı gerçek bir motivasyon. Kişilerin potansiyellerini ortaya çıkarabildiğim ve kurumlara sürdürülebilir değer yaratabildiğim zaman bu motivasyona ve başarıya eriştiğimi görüyorum. Beni farklı kılan strateji; insana dokunan çözümleri analitik verilerle birleştirmek, duygusal zekayı iş zekasıyla dengelemektir. Ayrıca sürekli öğrenmeye açık olmak ve değişimi tehdit değil fırsat olarak görmek en güçlü yanlarımdandır. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? En büyük zorluk, yine İNSAN. J Değişime direnç gösteren çalışan ve organizasyonlar çok zorluyor elbette. Hele ki jenerasyon/kuşak farklılıkları ve ayak uydurmamız gereken dijital geçişler oldukça zorlayıcıydı. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Kendinize yatırım yapın. Sürekli öğrenin, gelişin ve merak duygunuzu asla kaybetmeyin. İnsanlarla güçlü ilişkiler kurun ve işinizi severek yapın. Başarının temeli tutarlılık, güven ve sabırdır. Ayrıca İnsan Kaynakları özelinde belirtmem gerekir ki insan artık kaynak değil kıymet. Önce kendimizin sonra çalışanların potansiyellerine güvenmek ve doğru yönetmek gerekiyor. Farkındalık ve nereye gideceğini biliyor olmak çok değerli. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Benim liderlik anlayışım, güven temeline dayanır. İnsanların fikirlerini özgürce ifade edebildiği, hataların öğrenme fırsatı olduğu bir ortam yaratırım. Ekibimi motive etmek için onları sadece yönlendirmem, aynı zamanda ilham vermeye çalışırım. Şeffaf iletişim ve takdir kültürü benim liderlik anlayışımın merkezindedir. Motivasyonum ve enerjim genelde yüksektir. Ekip üyelerinin de sinerji ile çalışmasını önemserim. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? Lotus Danışmanlık olarak vizyonumuz, insan odaklı ve dijital dünyaya uyumlu insan kaynakları stratejileri üretmek ve süreçleri oluşturmak. Misyonumuz ise kurumlara sadece danışmanlık değil, dönüşüm yol arkadaşlığı sunmak. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli İK süreçleri ve liderlik programlarını geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı hedefliyorum. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Lotus Danışmanlık’ı esnek, yenilikçi ve çözüm odaklı bir yapıda konumlandırıyorum. Her kurumun ihtiyacına göre özelleştirilmiş çözümler sunuyoruz. Ayrıca etik değerlere bağlılık ve insana saygı, rekabet gücümüzün temelini oluşturuyor. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? Sürdürülebilirlik anlayışım, sadece çevreyle sınırlı değil; toplumsal ve insani boyutu da kapsar. Kadın istihdamını desteklemek, genç yetenekleri mentorluk programlarıyla geliştirmek ve etik değerlere dayalı çalışma modelleri oluşturmak önceliklerim arasında. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Yapay zekâ, insan kaynakları süreçlerinde büyük bir dönüşüm yaratıyor. Biz de Lotus Danışmanlık olarak bu dönüşümü etik ve insan merkezli bir yaklaşımla yönetiyoruz. Veri analitiği, işe alım süreçlerinden çalışan deneyimine kadar birçok alanda stratejik karar desteği sağlıyor. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere hangi tavsiyeleri verirsiniz? Kariyer yolculuğunuzda cesur olun. Konfor alanınızdan çıkın, hata yapmaktan korkmayın ve her hatadan öğrenin. Kendinizi sadece teknik anlamda değil, iletişim, empati ve yaratıcılık yönünden de geliştirin. Ve en önemlisi; işinizi tutku ile yapın. Başarı zaten gelecektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.