Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çözüm Ortağı

Kapsül Haber Ajansı - Çözüm Ortağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çözüm Ortağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borusan Cat, Caterpillar’ın Global Deneyim Markası Cat Compact’i Türkiye’ye Getiriyor Haber

Borusan Cat, Caterpillar’ın Global Deneyim Markası Cat Compact’i Türkiye’ye Getiriyor

Borusan Grubu şirketlerinden Borusan Cat, Caterpillar’ın küçük ve orta ölçekli işletmelerin saha ihtiyaçlarına odaklanarak hayata geçirdiği yeni deneyim markası Cat Compact’i Türkiye’de kullanıma sunuyor. İstanbul Anadolu Yakası Tepeören bölgesinde inşaatına başlanan ilk Cat Compact noktası; işini büyütmek isteyen işletme sahipleri, operatörler, sektöre yeni adım atan girişimciler ve kompakt iş makineleri ağırlıklı filolara sahip müşteriler için Caterpillar kalitesini çok daha yakın ve pratik bir ekosistemle buluşturacak. Yeni makine satışından ikinci el çözümlere, kiralama imkanlarından yedek parça, servis ve bakım hizmetlerine kadar geniş bir yelpazeyi tek merkezde birleştiren Cat Compact, pratik yapısıyla müşterilerin günlük iş akışlarını kesintisiz sürdürmelerine destek olacak. “Cat Compact, büyüyen işletmelerin potansiyelini ortaya çıkarmak için ‘Daima Hazır’” Borusan Cat Entegre Kanallar Lideri Tunca Baran Bütün, Cat Compact’in müşteri odaklı yaklaşımıyla ilgili şunları söyledi: “Küçük ve büyüyen işletmelerin her iş günü farklı bir tempo, hızlı hareket etme gereksinimi ve yeni fırsatları da beraberinde getiriyor. Cat Compact, ‘Daima Hazır’ sloganıyla bu dinamik yapıyı en iyi şekilde anlayan, müşteriye daha yakın duran ve ihtiyaç duyulan her an destek vermeye hazır bütünsel bir deneyim modeli. Caterpillar ve Borusan Cat güvencesiyle, büyüyen işletmelerin potansiyellerini ortaya çıkarmalarına yardımcı olmak için daha yakın, hızlı ve erişilebilir bir yapı sunuyoruz. Tepeören’deki yeni yatırımımızla müşterilerimizin işlerini güvenle büyütmelerine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.” Cat Compact yıl sonuna kadar tam kapasiteye ulaşacak Eylül itibarıyla kademeli olarak hizmete girmesi planlanan Tepeören Cat Compact merkezi lansman sürecinde atölye, demo alanları ve müşteri deneyim merkezinin tamamlanmasıyla tam kapasiteye ulaşacak. Fiziki merkezin yanı sıra kullanıcılar Cat Compact kapsamındaki tüm ürün, hizmet ve kiralama opsiyonlarına Borusan Cat’in iş makineleri platformu Makinenibul.com üzerinden pratik bir şekilde ulaşabilecek. Borusan Cat, Tepeören’de hayata geçirdiği bu stratejik yatırımla küçük ve orta ölçekli işletmelerin saha operasyonlarını güçlendirmeyi ve sektörel büyümeye doğrudan katkı sağlamayı hedefliyor. Şirket, yenilikçi servis modeli ve dijital gücü sayesinde müşterilerinin ihtiyaç duyduğu her an yanında yer alarak sektördeki çözüm ortağı konumunu pekiştirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cargill, IBAKTECH 2026’da ‘Cargill Gurme’ Portföyünü Profesyonel Mutfaklarla Buluşturdu Haber

Cargill, IBAKTECH 2026’da ‘Cargill Gurme’ Portföyünü Profesyonel Mutfaklarla Buluşturdu

15. Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı, 14–17 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlendi. Fırıncılık, pastacılık, çikolata ve gastronomi dünyasının önemli paydaşlarını bir araya getiren fuarda Cargill, profesyonel mutfaklara yönelik ürün ve hizmetlerini ilk kez Cargill Gurme çatısı altında tanıttı. Cargill Gurme; yağ, çikolata, kakao, nişasta ve krema kategorilerindeki ürünleriyle yalnızca geniş bir ürün portföyü değil, işletmelerin farklı ihtiyaçlarına yönelik bütünsel bir çözüm yaklaşımı sunuyor. “Müşterilere değer katan çözüm ortağı” “IBAKTECH 2026’da Cargill Gurme’yi profesyonel mutfaklarla ilk kez buluşturduklarını ifade eden Cargill Gıda Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Kıdemli Satış Direktörü Cenk Erkan şunları söyledi: “Cargill Gurme ile farklı kategorilerdeki güçlü markalarımızı aynı çatı altında toplarken müşterilerimize daha bütünsel bir değer önerisi sunmayı hedefliyoruz. Turyağ®’dan Vanova® ve VelicheTM’e, Proverse® Selection’dan Gerkens®’e uzanan portföyümüzle profesyonel mutfakların farklı ihtiyaçlarına tek noktadan çözüm sunabiliyoruz. Amacımız yalnızca ürün tedarik eden bir şirket olmak değil; müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan, uzmanlığıyla destek veren ve birlikte büyüyen bir çözüm ortağı olmak. IBAKTECH'te gördüğümüz yoğun ilgi, bu yaklaşımın sektör tarafından da karşılık bulduğunu gösterdi.” Vanova® ve VelicheTM ile çikolata uzmanlığı Fuarda öne çıkan kategorilerin başında çikolata portföyü geldi. Cargill Gurme çatısı altında yer alan premium kuvertür çikolatası Vanova® ve Belçika çikolatası Veliche™, profesyonel mutfakların farklı ihtiyaçlarına yönelik tamamlayıcı çözümler sundu. Vanova®, kökleri 1880’lerin Belçika çikolata mirasına dayanan, Cargill’in global çikolata deneyimiyle Türkiye’de üretilen ve Belçika çikolatası ile aynı standartları taşıyan premium kuvertür bir çikolata sunuyor. Dengeli tat profili, yüksek parlaklığı, üstün lezzeti, ipeksi dokusu, rafine aroması ve farklı uygulamalardaki stabil performansıyla öne çıkan Vanova®; pastacılık, praline, kalıplama ve gastronomi uygulamalarında şeflerin yaratıcılığını destekliyor. Black Diamond 55 bitter, Coral 35 sütlü ve Pearl 29 beyaz çikolata ürünlerinden oluşan portföy, profesyonel mutfakların farklı çikolata uygulamalarına yanıt veriyor. Veliche™ ise şeflere Belçika çikolatası uzmanlığını sunuyor. Yüksek kalite standartları, üstün işlenebilirlik performansı ve uygulamalarda sağladığı tutarlı sonuçlarla öne çıkan marka; pastacılık, çikolatacılık ve gastronomi alanlarında şeflerin imza lezzetlerini hayata geçirmelerine destek oluyor. Özellikle yoğun süt notaları ve dengeli lezzet profiliyle dikkat çeken beyaz çikolata çeşitleri, fuar ziyaretçilerinden büyük ilgi gördü. Veliche™, Belçika çikolata uzmanlığını şeflere yönelik ilham ve uygulama desteğiyle tamamlıyor. Proverse® Selection ile profesyonel mutfaklara İtalyan uzmanlığı Fuarda ilk kez tanıtılan Proverse® Selection profesyonel mutfakların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen premium ürün serisiyle dikkat çekti. İtalya'da üretilen ve İtalyan gastronomi uzmanlığının bilgi birikiminden yararlanan seri; Yemeklik sos, sıvı şanti ve çok amaçlı krema (multipurpose) ürünleriyle profesyonellere geniş bir kullanım alanı sunuyor. Yüksek yağ oranlarıyla zengin lezzet, kıvam ve performansı bir araya getiren Proverse® Selection, yoğun servis temposu ve zorlayıcı mutfak koşullarında şeflerin güvenilir yardımcısı olarak öne çıkıyor. Sıcak ve soğuk uygulamalardaki stabilitesi, kesilmeye karşı dayanıklı yapısı ve tutarlı sonuçları sayesinde hem operasyonel verimlilik hem de ürün kalitesine katkı sağlıyor. Pastacılıktan gastronomiye, yemeklik sos uygulamalarından dekorasyon ve dolgu çözümlerine kadar farklı kullanım alanlarına hitap eden Proverse® Selection, profesyonel mutfaklarda performans, esneklik ve kullanım kolaylığını bir arada sunuyor. Turyağ®’dan Geleneksel Tariflere Modern Çözümler Turyağ®, fuarda geleneksel Türk tatlıları ve unlu mamul uygulamalarına yönelik çözümleriyle öne çıktı. Portföyün dikkat çeken ürünlerinden Maestro Sadece, baklava gibi geleneksel tatlılarda aranan lezzet profilini korurken işletmelere maliyet avantajı sunuyor. Reçetelere esneklik kazandıran özel formülasyonu sayesinde profesyonellerin kalite ve verimlilik beklentilerini destekleyen ürün, fuar ziyaretçilerinden yoğun ilgi gördü. Turyağ ayrıca, Türkiye'nin lider börek yağlarından NTY, genel pastacılık uygulamalarında tercih edilen T-Özel ve Âlâ ürünleri ile boyoz ve diğer katlı hamur işlerine yönelik Maestro Efe’yi de sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Cargill Gurme Club ile işletmelere ek değer Cargill, fuarda ürün ve marka portföyünün yanı sıra Cargill Gurme Club sadakat programını da tanıttı. İşletmeler, www.cargillgurmeclub.com.tr üzerinden kayıt oluşturarak yetkili bayilerden yapacakları ilk alışverişten itibaren puan kazanmaya başlayabiliyor. Program, yalnızca işletmelere değil, işletmelerin sisteme tanımladığı şeflere de çeşitli avantajlardan yararlanma imkânı sunarken, farklı ürün kategorilerindeki satın alımları tek çatı altında bir araya getirerek ek değer sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Marine Deniz Teknolojilerindeki Hizmet Kapsamını Garmin İle Genişletiyor Haber

Doğuş Marine Deniz Teknolojilerindeki Hizmet Kapsamını Garmin İle Genişletiyor

Doğuş Marine, gerçekleştirdiği yeni iş birliğiyle deniz teknolojileri alanındaki ürün ve hizmet kapsamını genişletti. Garmin Marine ürünleri ve aksesuarlarının yanı sıra Fusion ve JL Audio ses sistemleri, Lumishore aydınlatma çözümleri ve Garmin denizcilik odaklı akıllı saatleri, Doğuş Marine’in Bodrum, Göcek ve Didim’deki hizmet noktalarında sunulacak. İş birliği kapsamında Doğuş Marine; müşterilerin ihtiyaçlarına uygun sistemlerin belirlenmesinden uygulama ve kuruluma, devreye almadan teknik servis ve satış sonrası desteğe kadar uzanan süreçlerde hizmet verecek. Böylece tekne sahiplerinin seyir, güvenlik ve tekne içi yaşam deneyimine yönelik farklı ihtiyaçlarının Doğuş Marine’in hizmet yapısı içinde karşılanması amaçlanıyor. Satıştan teknik servise kapsamlı hizmet Garmin’in navigasyon, radar, sonar, otopilot ve haberleşme sistemlerini kapsayan deniz elektroniği ürünlerinin yanı sıra deniz tipi ses ve aydınlatma çözümleri ile denizcilik odaklı akıllı saatler de Doğuş Marine’in uygulama ve satış sonrası hizmet deneyimiyle buluşacak. Tekne sahipleri, ihtiyaçlarına uygun teknolojilerin belirlenmesi, sistemlerin tekneye uygulanması ve kullanım süresince desteklenmesi süreçlerinde Doğuş Marine’den hizmet alabilecek. Denizde teknoloji ve konfor bir arada İş birliğinin ürün gamında seyir ve güvenlik teknolojilerinin yanı sıra tekne içindeki yaşam deneyimini geliştiren çözümler de bulunuyor. Fusion ve JL Audio’nun deniz koşullarına uygun ses sistemleri ile Lumishore’un su altı ve su üstü kullanımına yönelik LED aydınlatma çözümleri, farklı tekne tiplerine ve kullanıcı beklentilerine uygun seçenekler sunuyor. “Tekne sahipliğinin her aşamasında müşterilerimizin yanında olacağız” Denizcilikte güvenli, kesintisiz ve konforlu bir deneyimin, teknenin fiziksel özellikleri kadar üzerindeki teknolojik sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışmasına da bağlı olduğunu belirten Doğuş Marine Direktörü Mustafa Murat Uluer, “Baytekin Teknik Cihazlar ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle müşterilerimize seyir ve güvenlik sistemlerinden tekne içi yaşam deneyimini geliştiren teknolojilere kadar geniş bir ürün ve hizmet kapsamı sunacağız. Satış, uygulama, teknik servis ve satış sonrası desteği bir araya getirerek müşterilerimizin tekne sahipliği deneyimini daha kolay, güvenli ve konforlu hale getirmeyi amaçlıyoruz. Amacımız yalnızca tekne sunan bir marka olmak değil; tekne sahipliğinin her aşamasında müşterilerimizin yanında yer alan güvenilir ve uzun vadeli bir çözüm ortağı olmak. Doğuş Marine olarak Doğuş Otomotiv’in kurumsal hizmet anlayışını denizcilik sektöründe daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GCA Müşteri İçgörülerini İş Süreçlerine Dönüştürüyor Haber

GCA Müşteri İçgörülerini İş Süreçlerine Dönüştürüyor

Cam ambalaj sektöründe değişen müşteri beklentilerinin yalnızca ürün özellikleriyle sınırlı olmadığına dikkat çeken GCA, müşteri deneyimini uzun vadeli iş ortaklığının temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Bu kapsamda NPS araştırmalarında yalnızca verilen skorlar değil, bu skorların arkasındaki nedenler, müşterilerin beklentileri ve gelişim önerileri de analiz ediliyor. Elde edilen içgörüler ilgili ekiplerle paylaşılırken, öncelikli gelişim alanları belirlenerek somut aksiyonlara dönüştürülüyor. Araştırmalarda ürün kalitesinin yanı sıra güven, ulaşılabilirlik, teknik uzmanlık, çözüm odaklılık ve güçlü iş ilişkileri GCA deneyimini şekillendiren başlıca unsurlar arasında öne çıkıyor. “Neden GCA?” sorusuna verilen yanıtlar ise müşterilerin GCA’yı yalnızca bir tedarikçi olarak değil, uzun vadeli çalışabilecekleri bir çözüm ortağı olarak değerlendirdiklerini gösteriyor. “Asıl değer, geri bildirimi aksiyona dönüştürebilmek” GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, müşteri deneyiminin şirket genelinde sahiplenilen bir konu olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “İyi ve güvenilir bir ürün sunmak işimizin temelini oluşturuyor. Ancak günümüzde müşterilerimizin bizimle çalışırken yaşadığı toplam deneyim de uzun vadeli iş ortaklıklarının geleceğini belirliyor. NPS, müşterilerimizi sistematik biçimde dinlememizi ve hem güçlü olduğumuz hem de gelişmemiz gereken alanları daha net görmemizi sağlıyor. Bizim için asıl değer ise geri bildirimi ölçmekten öte, onu aksiyona dönüştürebilmek. Hedefimiz müşterilerimizin ihtiyaçlarını bugünden anlayan, değişen beklentilerine hızla yanıt verebilen ve birlikte değer yaratabildiği güvenilir bir iş ortağı olmak.” Müşterinin sesi şirket genelinde ortak gündeme dönüşüyor Her NPS döneminin ardından elde edilen bulgular satış, üretim, kalite, tedarik zinciri, lojistik, tasarım ve Müşteri Projeleri Yönetimi ekipleriyle birlikte değerlendiriliyor. Böylece müşteri geri bildirimleri tek bir fonksiyonun sorumluluğunda kalmak yerine şirket genelinde ortak bir gelişim gündemine dönüşüyor. Müşterilerden ve pazardan gelen sinyaller; hizmet seviyelerinin geliştirilmesi, süreçlerin hızlandırılması, değişen taleplere daha esnek yanıt verilmesi ve müşteri ihtiyaçlarının daha erken aşamada anlaşılması gibi alanlarda değerlendirmeye alınıyor. Belirlenen aksiyonların ilerlemesi takip edilerek müşteri deneyiminde sürekli gelişim hedefleniyor. GCA bu yaklaşımla NPS’i yalnızca belirli dönemlerde gerçekleştirilen bir memnuniyet araştırması olarak değil, müşteriyi dinleyen, öğrenen ve öğrendiklerini iş yapış biçimine dönüştüren sürekli bir gelişim mekanizması olarak ele alıyor. Şirket, müşteri içgörülerini karar süreçlerine daha fazla taşıyarak müşterileriyle kurduğu uzun vadeli iş birliklerini geliştirmeyi ve birlikte değer yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye-Suriye Ticaretinde 10 Milyar Dolarlık Hedef Haber

Türkiye-Suriye Ticaretinde 10 Milyar Dolarlık Hedef

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonuyla düzenlenen Suriye Ticaret Heyeti programı Şam'da gerçekleştirildi. Programın açılışına Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Suriye Ticaret Odaları Federasyonu Başkanı Alaa el-Ali, TİM Başkan Vekilleri, Yönetim Kurulu üyeleri ve Birlik Başkanları ile ihracatçı heyeti, Şam Ticaret Müşavirliği ve Türkiye-Suriye iş dünyasının temsilcileri katıldı. Program kapsamında Türk ihracatçıları ile Suriyeli iş insanları ikili iş görüşmelerinde bir araya gelirken, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi. “Ticaret, kardeşliğin en kalıcı köprüsüdür” Programın açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını vurguladı. İki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağların ticarette de güçlü bir zemine sahip olduğunu belirten Gültepe, “Bizim aramızdaki bağ yüzyıllar öncesine dayanıyor. Asırlardır Şam ile İstanbul, Halep ile Gaziantep aynı kervanların, aynı çarşıların, aynı bereketli İpek Yolu'nun durakları oldu. Dedelerimizin hanlarda, kervansaraylarda oluşturduğu o kadim ticaret hafızası bugün bize yol gösteriyor. Biz bugün sıfırdan bir hikâye yazmıyoruz. Tarihin bize emanet ettiği o büyük ticari kardeşliği modern dönemin dinamizmiyle yeniden ayağa kaldırıyoruz.” dedi. “Ticaret, kardeşliğin en kalıcı köprüsüdür.” diyen Gültepe, iki ülkenin iş dünyasının kazan-kazan anlayışıyla iş birliklerini güçlendirmesinin önemine dikkat çekti. Ticarette hedef 10 milyar dolar Türkiye ile Suriye arasındaki ticaretin son dönemde ivme kazandığını belirten Gültepe, geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret hacminin 3,7 milyar dolara ulaştığını söyledi. Yaklaşık 5 bin 800 Türk firmasının Suriye'ye 3,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini aktaran Gültepe, bu yılın ilk yedi ayında ihracatın yüzde 16,5 artışla 2,1 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Mevcut rakamları bir sonuçtan ziyade başlangıç olarak gördüklerini ifade eden Gültepe, “İhracat ailesi olarak çok daha fazlasını yapabileceğimize inanıyoruz. Çözüm bekleyen konularımızda atılacak adımlarla ticaret hacmimiz büyürken 10 milyar dolarlık hedefimizin de önü açılacak.” diye konuştu. “Suriye'yi önemli bir ticaret köprüsü olarak görüyoruz” Suriye'nin Türkiye açısından yalnızca bir ihracat pazarı olmadığının altını çizen Gültepe, ülkenin Türkiye'yi Körfez bölgesine bağlayan önemli bir ticaret köprüsü konumunda bulunduğunu söyledi. Suriye'nin yeniden imar sürecinin çok sayıda sektör açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydeden Gültepe, çimentodan cama, mobilyadan makineye, kimyadan elektriğe kadar geniş bir ürün grubunda talep oluştuğunu ifade etti. Ticaretin karşılıklı gelişmesini önemsediklerini vurgulayan Gültepe, Suriye'den tekstil hammaddesi, zeytinyağı ve tarım ürünleri ithalatının da arttığına dikkat çekerek, “Biz tek taraflı satış değil, karşılıklı kazanç istiyoruz. Suriye üretsin, Suriye kazansın, birlikte büyüyelim.” dedi. “Suriye'nin yeniden inşasında çözüm ortağı olmaya hazırız” Yatırım alanında da somut adımlar atıldığını belirten Gültepe, sınır bölgesinde ortak sanayi bölgelerinin gündemde olduğunu ve Türk bankalarının Suriye'de şube açmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi. Ticaretin daha hızlı gelişebilmesi için gümrük işlemlerinin ve transit geçişlerin kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayan Gültepe, sınır kapılarının kapasitesinin artırılması ile mevzuat ve belge uygulamalarında yeknesaklığın sağlanmasının önemine işaret etti. Özellikle KOBİ'ler açısından parsiyel yüklemelerde gümrük süreçlerinin daha öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Gültepe, 2011 yılında askıya alınan Serbest Ticaret Anlaşması'nın da yeni dönemin ihtiyaçları doğrultusunda güncellenmesinin karşılıklı ticarete önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Finansal engellerin kaldırılması için yeni nesil mekanizmaların hayata geçirilmesi gerektiğini de vurgulayan Gültepe, “Türk iş dünyası olarak Suriye'nin yeniden inşasında yatırımcı ve çözüm ortağı olmaya hazırız.” dedi. İkili iş görüşmelerinde atılacak her adımın iki ülkede de üretim, istihdam ve yeni fırsatlar anlamına geleceğini kaydeden Gültepe, Suriyeli iş dünyası temsilcilerini 10-11 Aralık tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek Türkiye-Arap Ülkeleri İş Zirvesi ve Alım Heyeti Programı'na davet etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GCA Design Studio’dan Cam Ambalaj Tasarımında Bütüncül Yaklaşım Haber

GCA Design Studio’dan Cam Ambalaj Tasarımında Bütüncül Yaklaşım

GCA bünyesinde faaliyet gösteren GCA Design Studio, trend araştırmaları ve tüketici içgörülerinden tasarım, mühendislik ve üretim süreçlerine kadar ürün geliştirme yolculuğunun her aşamasında markalara destek veriyor. Tasarım, teknik uzmanlık, üretim deneyimi ve pazar bilgisini bir araya getirerek markaların fikirlerini üretilebilir, işlevsel ve değer yaratan cam ambalaj çözümlerine dönüştürüyor. Ürünün ilk fikir aşamasından tüketiciyle buluştuğu ana kadar tüm süreci yönetiyor, markaların pazarda farklılaşmasını destekleyen çözümler geliştiriyor. Bir fikri ürüne, ürünü markaya dönüştüren süreç GCA Design Studio'nun çalışma modeli, tasarımı ürün geliştirme yolculuğunun yalnızca bir aşaması olarak görüyor. Her proje; hedef pazarın, kategori dinamiklerinin, tüketici beklentilerinin ve markanın büyüme hedeflerinin analiz edilmesiyle şekilleniyor. Elde edilen içgörüler doğrultusunda geliştirilen fikirler, tasarım ve mühendislik çalışmalarıyla olgunlaştırılırken ürünün üretim süreçleriyle uyumu da eş zamanlı olarak değerlendiriliyor. Süreç, sektör ve trend araştırmalarıyla temelleniyor; tüketici içgörülerinin değerlendirilmesi ve ürün stratejisinin oluşturulmasıyla şekilleniyor. Bu aşamayı tasarım, prototip geliştirme, mühendislik çalışmaları, etiket ve dekorasyon çözümleri, dolum gereksinimleri ve üretim süreçleri takip ediyor. Ürünün pazara sunulmasına kadar uzanan tüm geliştirme adımları, birbirini besleyen entegre bir yaklaşımla yönetiliyor. Böylece markalar, farklı uzmanlık alanlarını ayrı ayrı koordine etmek yerine ihtiyaç duydukları tüm bilgi ve deneyime tek noktadan erişebiliyor. Bu yaklaşım sayesinde ortaya çıkan ambalajlar yalnızca estetik açıdan dikkat çekmiyor; üretim verimliliği, operasyonel gereksinimler, marka konumlandırması ve tüketici deneyimi gibi birçok farklı kriteri aynı anda karşılıyor. Etiket tasarımından dekorasyon alternatiflerine, kapak ve aksesuar seçimlerinden dolum süreçlerine kadar ürünün pazardaki başarısını etkileyen tüm detaylar bütüncül bir bakış açısıyla ele alınıyor. GCA'nın üretim gücü ve teknik bilgi birikimiyle desteklenen Design Studio, markalara fikir aşamasından pazara çıkışa kadar uzanan süreçte rehberlik ediyor. Tasarım ekipleri, mühendisler ve üretim uzmanları aynı hedef doğrultusunda çalışırken, ürün geliştirme süreci daha hızlı, daha verimli ve daha öngörülebilir hale geliyor. Tasarımın ötesinde bir çözüm merkeziGCA Design Studio'nun en önemli farklarından biri, tasarım, teknik uzmanlık, üretim deneyimi ve pazar bilgisini aynı yapı içerisinde buluşturması. Bu sayede markalar, ürün geliştirme sürecinin her aşamasında farklı çözüm ortaklarıyla çalışmak yerine tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek entegre bir ekiple ilerleyebiliyor. Sürdürülebilirlik de bu yaklaşımın önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Hafifletme odaklı tasarım çalışmaları sayesinde cam ambalajın estetik ve fonksiyonel özellikleri korunurken daha az ham madde kullanımıyla çevresel etki azaltılıyor. Tasarım gücünü uluslararası başarılarla ortaya koyuyor GCA Design Studio tarafından geliştirilen projeler, ulusal ve uluslararası platformlarda elde ettiği başarılarla da dikkat çekiyor. A' Design Award, Red Dot, WorldStar ve Ambalaj Ay Yıldızları gibi prestijli organizasyonlarda kazanılan ödüller, tasarım, teknik yetkinlik, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimini bir araya getiren yaklaşımın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Global trendler ve tüketici beklentileri doğrultusunda geliştirilen çalışmalar, Türkiye'yi cam ambalaj tasarımı alanında dünya çapında temsil eden örnekler arasında yer alıyor. “Markaların ürün geliştirme yolculuğunun tamamına eşlik ediyoruz” GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi "Bugün başarılı bir ambalajın arkasında yalnızca iyi bir tasarım değil; doğru içgörü, güçlü mühendislik, üretim bilgisi ve pazarı doğru okuyan bir yaklaşım bulunuyor. GCA Design Studio'yu da bu anlayışla konumlandırıyoruz. Bir ürün fikrinin ortaya çıktığı ilk andan, ürünün raflarda tüketiciyle buluştuğu noktaya kadar tüm sürece eşlik ediyoruz. Trend araştırmalarını, tüketici içgörülerini, tasarım ve mühendislik çalışmalarını, üretim deneyimimizi ve pazar bilgimizi aynı çatı altında bir araya getiriyoruz. Böylece markalar için yalnızca bir ambalaj geliştirmiyor, ürün geliştirme yolculuğunun tamamında değer üreten bir çözüm ortağı olarak çalışıyoruz. Amacımız, markaların fikirlerini güçlü ürünlere, ürünlerini de pazarda fark yaratan başarılara dönüştürmelerine katkı sağlamak." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almatis CEO’su Sönmez: Hedefimiz Türk Sermayesiyle Küresel Sanayide Standartları Belirlemek Haber

Almatis CEO’su Sönmez: Hedefimiz Türk Sermayesiyle Küresel Sanayide Standartları Belirlemek

OYAK bünyesinde yer alan Almatis, sanayi gücünü dünyaya taşıyan en önemli şirketlerden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Almatis CEO’su Anıl Sönmez, çalışmalarını alümina ve ötesine tasarladıklarını, pazara en yüksek kalite ve en güvenilir özellikli çözümleri pazara sunduklarını söyledi. Vizyonlarını yatırımlarla desteklediklerini belirten Sönmez, “Hedefimiz küreselde söz sahibi olmak, standartları belirlemek ve bu dönüşümü Türk sermayesi gücüyle gerçekleştirmek” dedi. Almatis CEO Sönmez, şirketin faaliyet alanları, ürün portföyü ve küresel ölçekteki konumuyla ilgili bilgi verdi. Almatis’in OYAK bünyesinde yer alan ve grubun küresel ölçekteki sanayi gücünü dünyaya taşıyan en önemli şirketlerden biri olduğuna dikkat çeken Sönmez, 2016 yılından bu yana coğrafi yaygınlık, sağladıkları teknoloiik katma değerle küresel yüzü olan OYAK’ın bir parçası olmaktan gurur duyduklarını dile getirdi. “Tutku, küresel kapsayıcılık, hesap verilebilirlik, dayanışma ve ekip ruhu”nun Almatis’i rekabette öne çıkaran temel unsurlar olduğunu anlatan Anıl Sönmez, “Bizi farklı kılan temel unsur yalnızca ürün kalitesi değil, teknik derinlik, müşteriyle bire bir çalışma kültürü ve uzun vadeli iş ortaklığı anlayışıdır. Bu değerler, Almatis’i yalnızca bir hammadde tedarikçisi değil, müşterilerinin teknolojik gelişim yolculuğunda güvenilir bir çözüm ortağı haline getiriyor” diye konuştu. “Yatırımlarla alümina üretimi ve ötesini tasarlıyoruz” Almatis’in alümina üretiminde küresel ve entegre bir operasyonel ağa sahip bir şirket olduğunu ifade eden Anıl Sönmez, vizyonları doğrultusunda “Alümina ve ötesini tasarlıyoruz. Halihazırda pazara en yüksek kalite ve en güvenilir özellikli alümina çözümlerini sunuyoruz. Bununla yetinmiyor; alümina dışı yeni ürün alanlarında da aktif çalışmalar yürütüyoruz. Son yıllarda bu vizyonu somut yatırımlarla destekledik” bilgisini verdi. Sönmez, 2022 yılında Hindistan’da yeni bir entegre tabular alümina üretim tesisini devreye aldıklarını, 2025 yılında Almatis ABD Arkansas tesisinde kalsine alümina kapasite artış projesini başarıyla tamamladıklarını hatırlatarak, yine aynı yıl Çin tesisinde yeni bir kalsine alümina tesisinin temelini attıklarını ve bu yatırımın 2027’de devreye girmesinin öngörüldüğünü söyledi. Anıl Sönmez, söz konusu tesisin özellikle yarı iletkenler, elektrikli araç bataryaları ve yüksek performanslı elektronik ürünler için kritik bir hammadde üreteceğini, bu yatırımlarla yalnızca kapasite artırımı olarak değil, teknolojik ilerlemeye ve sürdürülebilir ekonomik gelişime katkı olarak gördüklerini dile getirdi. Sönmez, “Bu yatırımlar, Türk ve OYAK bayraklarımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandırma isteğimizden güç alıyor. Diğer bölgelerde de benzer kapasite artırımı ve optimizasyon çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Yüz yılı aşkın süredir küresel lider ve yerel tedarikçi Küresel ölçekte Almatis’in gücünü yerel ihtiyaçlara hızlı, güvenilir ve teknik olarak doğru çözümler sunmak için kullandıklarının altını çizen Anıl Sönmez, “Almatis olarak kendimizi yıllardır şu şekilde tanımlıyoruz: ‘Yüz yılı aşkın süredir küresel lider, yerel tedarikçi.’ Küresel ölçekteki gücümüzü; yerel ihtiyaçlara hızlı, güvenilir ve teknik olarak doğru çözümler sunmak için kullanıyoruz” diye konuştu. Almatis için inovasyonun laboratuvardan sahaya uzanan ve müşteriyle birlikte şekillenen bir süreç olduğunu anlatan Anıl Sönmez, araştırmalarda Almatis müşterilerinin yüzde 90’ınının şirketin inovasyon yetkinliğini iyi veya mükemmel seviyede değerlendirdiğini, söz konusu araştırma sonuçlarının şirketin yalnızca yüksek kaliteli ürünler sunan bir tedarikçi olmadığını, teknik bilgi birikimiyle müşterileriyle birlikte geliştiren, müşteriye göre üreten (customization), müşteriyi dinleyen, anlayan ve onun başarısı için birlikte çalışan çözüm üreten ve değer oluşturan bir partner olduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. OYAK bünyesinde Akdeniz Chemson ile stratejik ortaklık İnovasyonun sahadaki ihtiyaçları 100 yılı aşkın birikimle derinlemesine anlamaktan geçtiğine inandıklarına işaret eden Anıl Sönmez, “Büyümeyi yalnızca kapasite artışıyla değil, doğru iş birlikleri ve güçlü dağıtım ağlarıyla destekliyoruz. Son dönemde bu anlayışla; Afrika, Kuzey Amerika ve Avrupa’da yeni iş ortaklarıyla anlaşmalar imzalayarak küresel erişimimizi daha da genişlettik. Bu adımlar, müşterilerimize bulunduğumuz her pazarda daha yakın olmak ve yerel ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verebilmek açısından stratejik önem taşıyor” dedi. OYAK bünyesinde şirketler arası birlikteliğe de önem verdiklerini kaydeden Sönmez, bu çerçevede Akdeniz Chemson ile Güney Amerika’da stratejik bir ortaklığa imza attıklarını, OYAK çatısı altında geliştirilen bu tür sinerjilerin küresel pazarlarda ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir değere dönüştüğüne inandıklarını belirtti. Sönmez, “Ürünlerimizin yanında kurduğumuz iş birlikleriyle de küresel ölçekte büyüyen ve etkisini her geçen gün artıran bir sanayi şirketi olmanın gururu yaşıyoruz” şeklinde konuştu. “Zorlukları güçlü operasyonel ağımızla aşıyoruz” Son yıllarda ortaya çıkan pandemi, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel ekonomik belirsizlikler nedeniyle tüm değer zincirleri için oldukça zorlu geçtiğini hatırlatan Anıl Sönmez, söz konusu dönemde Almatis’in en büyük avantajının güçlü ve dengeli küresel operasyonel ağı olduğunun altını çizdi. Yerel üretim ve küresel marka yaklaşımlarının müşterilere her koşulda güvenilir tedarik sağlamaya olanak tanıdığına vurgu yapan Sönmez, “Ürün ambalajından depo yönetimine, dağıtım ağından lojistik optimizasyona kadar tedarik zincirinin her halkasını titizlikle ele alıyor ve sürekli geliştiriyoruz. Bu yaklaşımı sahada her gün ispatlıyoruz. Almatis’te teknik destek, sadece bir hizmet değil; müşterilerimizin rekabet gücünün bir parçasıdır” dedi. Almatis’te sürdürülebilirlik temel kriterlerinden biri Misyon NötrAL (Mission NeutrAL) adını verdikleri sürdürülebilirlik programının ekip çalışmasıyla şekillendiğini dile getiren Anıl Sönmez, inovasyon projelerinde sürdürülebilirliğin temel kriterlerden biri olduğunu ve Almatis’in sürdürülebilirlikte hiçbir zaman bir kontrol listesi maddesi olmadığını, çalışanların güçlü talepleriyle hayata geçtiğini kaydetti. Almatis’in Avrupa ve ABD tesislerinde üretilen tüm ürünlerin, bağımsız üçüncü taraflarca doğrulanmış CO₂ eşdeğeri değerlerini talep eden müşterilerilerle paylaştıklarını anlatan Sönmez şöyle konuştu: “Sürdürülebilirliği yalnızca kendi operasyonlarımızla sınırlı görmüyoruz. ECO‑TAB® ve düşük karbonlu alüminalarımız, bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor. Refrakter üreticileri tarafından kullanılan ECO‑TAB® tabular alüminaları, bu müşterilerimizin ürünleri aracılığıyla çelik üreticilerine önemli operasyonel faydalar sunuyor. Çelik üreticileriyle gerçekleştirdiğimiz uygulama testleri, ECO‑TAB® içeren refrakter malzemelerin kullanımı sayesinde yıllık toplam malzeme tüketiminin yüzde 4,7 oranında azaltılabildiğini, aynı zamanda proseslerde önemli düzeyde enerji verimliliği sağlanabildiğini ortaya koyuyor. Bu sonuçlar, çevreci çözümlerin mutlaka ek maliyet anlamına gelmediğini; doğru malzeme ve doğru tasarımla hem karbon ayak izinin hem de toplam işletme maliyetlerinin eş zamanlı olarak düşürülebileceğini net bir şekilde gösteriyor.” Hedef Türk sermayesinin gücüyle küreselde söz sahibi olmak En güçlü oldukları alanın özellikli alümina olduğunu, ancak mevcut stratejinin bununla sınırlı kalmadığını belirten Anıl Sönmez, gelecek yıllarda ürün portföyünü, alüminanın ötesine geçen yeni materyallerle genişleterek farklı endüstrilere daha kapsamlı çözümler sunmayı hedeflediklerini söyledi. Sönmez, “Almatis’i önümüzdeki 10–20 yıllık dönemde, birçok stratejik endüstride teknik referans noktası olarak kabul edilen, müşterilerinin üretim süreçlerini ve performansını şekillendiren bir şirket olarak konumlandırıyoruz. Bu vizyon, yalnızca ürün çeşitliliğini artırmaya değil; teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağında derinleşmeye dayanıyor” dedi. Almatis’in yolculuğunda sahip oldukları yapının kendilerine güç verdiğine vurgu yapan Sönmez, bir Türk şirketi olarak OYAK 2030 stratejisi doğrultusunda uzun vadeli bakabilen, yatırım yapabilen ve ölçeklenebilen bir yapıyla hareket ettiklerini kaydetti. Almatis CEO’su Anıl Sönmez, “Önümüzdeki dönemde Almatis; alüminadaki liderliğini korurken, ileri malzeme alanında iddiasını büyüten, küresel etkisini daha görünür ve daha güçlü kılan bir şirket olacak. Hedefimiz yalnızca büyümek değil; küresel sanayide söz sahibi olmak, standartları belirlemek ve bu dönüşümü Türk sermayesinin gücüyle gerçekleştirmek” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma Sanayisinde Büyüyen Yatırımlar Yeni Projeleri Beraberinde Getiriyor Haber

Savunma Sanayisinde Büyüyen Yatırımlar Yeni Projeleri Beraberinde Getiriyor

Endüstriyel tesisler ve yüksek teknoloji yatırımlarında anahtar teslim projeler üstlenen Sintek Heavy Industries, Ankara’da hayata geçirilecek yeni bir teknoloji yatırımı için savunma sanayisinde faaliyet gösteren, Türkiye’nin önde gelen kuruluşları arasında yer alan bir şirketle sözleşme imzaladı. Savunma sanayisinde faaliyet gösteren, Türkiye’nin önde gelen kuruluşları arasında yer alan bir şirketle imzalanan sözleşme kapsamında Sintek Heavy Industries; inşaat, mimari, mekanik, elektrik ve havalandırma işlerinden oluşan taahhüdünü anahtar teslim olarak üstlenecek. 14 ayda tamamlanması planlanan proje, savunma sanayisine yönelik yeni teknoloji yatırımının altyapısına katkı sağlayacak. Yüksek mühendislik disiplini, endüstriyel tesis deneyimi ve güçlü saha uygulama kabiliyetiyle faaliyetlerini sürdüren Sintek Heavy Industries, bu projeyle birlikte stratejik sektörlerdeki konumunu daha da pekiştiriyor. Şirket, Türkiye’de geliştirdiği mühendislik ve taahhüt birikimini; yüksek hassasiyet, güçlü proje yönetimi ve disiplinler arası koordinasyon gerektiren savunma sanayi yatırımlarına taşıyarak, yüksek katma değerli alanlarda çözüm ortağı olma hedefini güçlendiriyor. SAVUNMA SANAYİ YATIRIMLARINDA YENİ SÖZLEŞME Haziran ayı sonu itibarıyla, ülkemizin önde gelen savunma sanayi kuruluşlarından biriyle yeni teknoloji yatırımı kapsamında sözleşme imzalayan Sintek Heavy Industries, 14 ay içerisinde tamamlanması planlanan projeyle Türkiye'nin gelişmekte olan savunma sanayisine katkı sunmayı hedefliyor. Şirket; inşaat, mimari, mekanik, elektrik ve havalandırma işlerinden oluşan taahhüdünü anahtar teslim olarak hayata geçirecek. SİNTEK HEAVY INDUSTRIES SAVUNMA SANAYİSİNDEKİ VARLIĞINI GÜÇLENDİRİYOR Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sintek Heavy Industries Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özkan, "Savunma sanayisi yalnızca üretim kapasitesiyle değil; mühendislik yetkinliği, kalite standartları, zaman yönetimi ve disiplinler arası koordinasyon açısından da yüksek uzmanlık gerektiren stratejik alanların başında geliyor. Farklı sektörlerde edindiğimiz mühendislik, uygulama ve taahhüt deneyimini, savunma sanayisindeki bu projeyle birlikte stratejik yatırımlara aktarıyoruz. Özellikle yüksek hassasiyet gerektiren yatırımlarda; inşaat, mekanik ve elektrik altyapılarını eş zamanlı planlayabilen ve uygulayabilen, anahtar teslim proje yönetimi gerçekleştirebilen bir yapıya sahibiz. Türkiye'de büyüyen savunma sanayisi ekosisteminin ihtiyaç duyduğu yeni yatırım ve altyapı projelerinde yer almayı, yüksek katma değerli alanlarda çözüm ortağı olmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de mühendislik gücümüzü, proje yönetimi kabiliyetimizi ve uluslararası uygulama deneyimimizi savunma sanayisi başta olmak üzere stratejik sektörlerde üstleneceğimiz yeni projelerle büyütmeyi sürdüreceğiz" ifadelerinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.