Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Crossover

Kapsül Haber Ajansı - Crossover haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Crossover haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ford’dan Avrupa Pazarı İçin Yeni Hamle Haber

Ford’dan Avrupa Pazarı İçin Yeni Hamle

Ford, bayileri ve iş ortaklarıyla düzenlediği toplantıda, Avrupa’daki geleceğine yönelik yeni dinamik vizyonunu paylaştı. Önümüzdeki üç yıl içinde ticari ve bireysel müşteriler için kapsamlı bir ürün ve teknoloji planı devreye almaya hazırlanan Ford, Avrupa’daki sürücülere ve işletmelere yönelik vaatlerini yeniliyor. Ford Avrupa stratejisini, markanın gerçek anlamda güçlü olduğu ve farklılaştığı alanlara odaklanan yeni küresel marka platformu Ready-Set-Ford ile gözler önüne seriyor: İnşa Et (Build), Heyecan Ver (Thrill) ve Maceraya Atıl (Adventure). Avrupa’da ‘Ready-Set-Ford’ çatısı altındaki ilk kampanyalar bu ay başlıyori Ford Pro, Avrupa İşletmeleri için Araç Üreticisinden Üretkenlik Ortağına Dönüşüyor Onbir yıldır Avrupa'nın lider ticari araç markası olan Ford Pro1, her bir araçtan elde edilen çıktıyı en üst düzeye çıkarmak için yazılım ve hizmetlerden yararlanarak, bir araç üreticisinden her büyüklükteki işletme için vazgeçilmez bir üretkenlik ortağına dönüşüyor. Ford Pro’nun Avrupa’daki işin bel kemiği olduğunu ifade eden Ford Avrupa Başkanı Jim Baumbick, görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Biz sadece van ve pick-up satmıyoruz; araçlar, yazılım ve hizmetlerden oluşan entegre bir ekosistem sunuyoruz. Araçlarımız pazara liderlik ediyor ve onların etrafında rakiplerimizin karşılık veremeyeceği bir üretkenliği hızlandıran bir ekosistem inşa ettik. Müşterilerimiz için bu yalnızca ulaşım değil, daha iyi bir yatırım getirisi anlamına geliyor.” Ford Pro’nun Uptime Services hizmetleri, bağlantılı araç verilerini ve öngörüsel zekâyı kullanarak sorunları probleme dönüşmeden önce tespit ediyor. 2019’dan bu yana her Ford Pro aracı entegre modemle üretiliyor. Bugün Avrupa’da 1,2 milyondan fazla müşterinin aracı bağlantılı durumda ve bu araçlar, araç sağlığı hakkında günde yaklaşık 6 milyon sinyal üretiyor. Sadece geçtiğimiz yıl, Ford’un bağlantılı hizmetleri müşterilerimizin kesintisiz çalışma süresini yaklaşık bir milyon gün artırdı. Ford Pro şimdi bu yetenekleri ilk kez küçük işletmelere de taşıyor. Yeni “Bayi Filo Operasyonel Verimlilik Hizmeti” sayesinde her Ford bayisi özel bir operasyon yöneticisine dönüşebiliyor; araç sağlığını izleyebiliyor, müşterilere proaktif şekilde ulaşabiliyor, araç gelmeden önce parça ve servis hazırlıklarını yapabiliyor. Bu hizmet ile Avrupa’da yapılan ilk pilot uygulamalar, araçların onarım sürelerinin yüzde 50’ye kadar kısaldığını ve onarımların yüzde 80’inin proaktif şekilde tespit edildiğini gösteriyor.2 Bayi Filo Operasyonel Verimlilik Hizmeti, iş sahibi müşteriler açısından daha fazla çalışma süresi, daha verimli ve üretken bir iş günü ve sahip oldukları her araçtan daha fazla gelir elde etmek anlamına geliyor. Bayiler açısından ise daha fazla servis fırsatı, daha güçlü müşteri bağlılığı ve gelir potansiyelinde önemli bir artış anlamına geliyor. Tüm bunlar bayilerin araç ve servis sağlayıcı olmanın ötesinde, ticari müşterilerinin kazanç sağlamaya devam etmesine yardımcı olan; içgörü, araç ve bağlantı kabiliyetleriyle donatılmış, veri destekli bir verimlilik ortağına dönüşmeleri ile mümkün oluyor. Ayrıca, Ford Pro ürün gamına zorlu görevler için tasarlanan Ranger Super Duty‘i ekliyor. Ranger Super Duty: Avrupa’nın En Zorlu Görevleri İçin Sınırları Zorlayan Kabiliyet Ranger, 11 yıldır üst üste Avrupa’nın en çok satan pick-up modeli konumunda.1 Yeni Ranger Super Duty, bu model ailesini, acil durum hizmetleri, ormancılık, madencilik ve askeriye gibi zorlu iş alanlarına da taşıyor. Model; toplam 8 ton birleşik kütle kapasitesiyle3,4 4,5 tona kadar çekme kapasitesi4 ve yaklaşık 2 ton taşıma kapasitesi3 sunuyor. Araç fabrikadan çıktığı andan itibaren ağır hizmet tipi süspansiyon, ekstra alt gövde koruması ve rakiplerine göre yerden daha yüksek bir yapı ile donatılıyor. Ranger’ın standart kabin konforu, bağlantı özellikleri ve sürüş destek teknolojileriyle5, iş odaklı yaklaşım bu araçta birleştiriyor. Jim Baumbick, Ranger Super Duty için şunları ifade etti “Avrupa’daki kamu kurumları ve savunma sanayisine hizmet veren dönüşüm firmaları, sınırları zorlayan özellikler sunan hazır araçlara giderek daha fazla ihtiyaç duyuyor. Aslında Ranger Super Duty, tam olarak bu görevler için tasarlandı. Şimdiye kadar geliştirdiğimiz en kabiliyetli Ranger olan model, aynı zamanda Avrupa’da yeni bir ağır hizmet kamyonet segmenti oluşturuyor. Ranger Super Duty, fabrikamızdan doğrudan ve yüksek adetlerde temin edilebiliyor.” Avrupa’da Ford Binek Araçları İçin Yeni Bir Dönem Ford’un özellikle Avrupa’nın kendi yarış formatı olan ralli dünyasında bir asrı aşan yarış mirası bulunuyor. Ford, bu off-road ruhunu sürüş performansıyla birleştirerek Avrupa’ya özel ralli ruhu taşıyan araçlar geliştirecek. Ford Avrupa’nın yeni ürün ailesi, kontrol ve hassasiyetten ödün vermeden heyecan ve macerayı bir araya getiren “multi energy” çözümler sunacak. Bu araçlar, Avrupa’nın Alp geçitleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ve virajlı yolları gibi kendine özgü zorlukların üstesinden gelebilecek karaktere sahip. Ford, 2029 sonuna kadar Avrupa’da, Avrupa için üretilen tamamen yeni beş binek aracı lanse edecek: Global Bronco ailesinin yeni üyesi Avrupa’ya geliyor: Global Bronco ailesinin bu yeni “multi energy” üyesi, güçlü karaktere sahip kompakt bir SUV olacak. Model 2028’den itibaren Ford’un İspanya Valencia’daki fabrikasında üretilecek. Elektrikli Hatchback: Bu yeni küçük elektrikli araç, özgün tasarımı Ford’un imza niteliğindeki sürüş dinamikleriyle birleştirerek “yarıştan yola” uzanan kabiliyetleri B segmentine taşıyacak. Küçük Elektrikli SUV: Ralli mirasından gelen tasarım dilini ve sürüş dinamiklerini şehir kullanımına uygun bir paket içinde sunan dinamik, tamamen elektrikli küçük SUV. İki Multi Energy Enerji Crossover: Ralli ruhu taşıyan iki yeni crossover modeli, 2029 sonuna kadar yeni ürün gamına katılacak. Hız ve Ölçek için İş Birlikleri Stratejik iş birlikleri, Ford’un Avrupa’daki rekabet yaklaşımının merkezinde yer alıyor. Geliştirme süreçlerini hızlandıran bu iş birlikleri ölçek ekonomisine zemin sağlarken hem ticari araç hem de binek araç segmentlerinde değer yaratıyor. Ford ve iş ortaklarının uzmanlığını, endüstriyel ayak izini ve tedarik altyapısını bir araya getirmek, her iki tarafa da dünyanın en rekabetçi bölgelerinden birinde kazanmak için gerekli verimlilik, rekabet gücü ve üretim imkanı sağlıyor. Baumbick, “Bunlar yalnızca birer anlaşma değil, stratejik kaldıraçlar. Hız ve ölçekle hareket etmek için en iyilerle iş birliği yapıyoruz ve ürünlere tutkuyla, belirgin şekilde Ford karakteri taşıyan araçlar sunmaya odaklanıyoruz.” dedi. Ford Türkiye İş Birimi Lideri Özgür Yücetürk ise “Ready-Set-Ford, Ford’un Avrupa’daki yeni bir marka platformu olmanın ötesinde aslında Ford’un Avrupa pazarında rekabete karşılık kendi off-road ruhunu ve asırlık ralli mirasını, müşteri merkezci bir yaklaşımla “multi energy” seçenekleri ve yeni bağlantılı hizmetlerle bir araya getirdiği yeni bir çağın habercisi. Ford Türkiye olarak önceliğimiz binekte ve ticari araçlarda ürünü, finansmanı, satış kanalını ve müşteri deneyimini birlikte yöneten bir yapı ile değer yaratmak. Ready Set Ford stratejisinin altındaki müşteri merkezci felsefe ve yenilikler, bu yapımız için önemli bir zemin sağlayacak.” dedi. Karbonsuz Mobiliteye Gerçekçi Bir Yol Avrupa’daki sürücülere ve işletmelere 100 yılı aşkın süredir sevdikleri ve hayatlarını kolaylaştıran otomobiller, kamyonetler ve van modelleri sunan Ford, sıfır emisyonlu geleceğe doğru yolculukta, müşterilerini desteklemekte kararlı. Ancak emisyon hedefleri tüketici talebinin gerçeklerinden koptuğunda sonuçlar ters etki yaratabiliyor: Alıcılar daha eski ve daha yüksek emisyonlu araçlarını daha uzun süre kullanmaya devam ediyor; endüstriyel yatırımın ekonomik temelleri zayıflıyor. Buna ek olarak, “Made in Europe” düzenlemelerinin bölgesel entegre tedarik zincirlerinin gerçekliğini ve Türkiye, Fas ve Birleşik Krallık gibi bölgesel ortakların endüstriyel ekosistemimizde oynadığı önemli rolü yansıtması önem taşıyor. Bu pazarların dışarıda bırakılması veya kısıtlanması Avrupa’nın rekabet gücünü zayıflatacak ve sonuçta tüketiciler için maliyetleri artıracaktır. Avrupa’nın acil ihtiyacı, hedefleri tüketici tercihleriyle uyumlu hale getiren ve gerçekçi, güvenilir bir planlama ufku sağlayan düzenleyici bir çerçevedir. Ford, müşteri öncelikli bir yaklaşım çağrısında bulunuyor: · Gerçekçi Hedefler ve Doğru Şarj Altyapısı: CO2 hedefleri gerçek tüketici talebini ve altyapı koşullarını yansıtmalı. Pazarın hareket edebileceğinden daha hızlı bir geçişi zorlamak, emisyonların azaltılmasında kritik öneme sahip araç parkı yenilenme hızını yavaşlatma riski taşıyor. · Yeni Bir Yol: Mevzuat, plug-in hibritler (PHEV) ve menzil artırıcılı elektrikli araçlar (EREV) gibi elektrikli teknolojileri desteklemeli ve teşvik etmeli. Bu teknolojiler, tamamen elektrikli bir geleceğe pratik bir geçiş yolu sunuyor. Ailelerin ve işletmelerin Avrupa genelinde gerekli şarj altyapısı kurulurken bugünden emisyonlarını azaltmaya başlamasını, elektrikli kilometre kullanımını en üst seviyeye çıkarmasını sağlıyor. · Küçük İşletmeler İçin Koruma: Yeni van satışlarının yaklaşık yüzde 10’u elektrikli araçlardan oluşuyor. İşletmeler, binek araçlara göre optimize edilmiş şarj altyapısı ve depolar için şebeke erişiminde yaşanan gecikmeler nedeniyle zorlanıyor. Ticari araçlara agresif hedefler dayatmak; Avrupa ekonomisini ayakta tutan tesisatçılar, inşaatçılar ve dağıtım sürücüleri üzerinde ek bir vergi etkisi yaratıyor. Baumbick, “Biz araçları regülasyon zorunluluklarını karşılamak için değil, insanlar için üretiyoruz. Sıfır emisyona giden en hızlı yol, müşterilerin gerçekten tercih edeceği yoldur. Müşterilerin mümkün olduğunda elektrikli sürüş yapmasını sağlayan hibrit teknolojilerle emisyon azaltımını bugünden hızlandırabiliriz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OMODA 4 ve OMODA 7 Ortalığı Yıktı! Auto China 2026’ya Damga Vuran Lansman Haber

OMODA 4 ve OMODA 7 Ortalığı Yıktı! Auto China 2026’ya Damga Vuran Lansman

OMODA 4 ve OMODA 7, Auto China 2026’da resmen sahneye çıktı ve otomobil dünyasını adeta ikiye böldü! 24 Nisan’da başlayan dev fuarda gözler bu iki modele kilitlenirken, sosyal medyada da gündemden düşmedi. 3 Yılda 1 Milyon Satış! Şimdi Hedef Çok Daha Büyük Henüz 3 yaşında olan OMODA&JAECOO markası, 1 milyon satış barajını aşarak otomotiv sektöründe dengeleri değiştirdi. Ama asıl bomba hedef şimdi geldi: 2027’de tek yılda 1 milyon satış! Bu iddialı hedefle sahneye çıkan marka, Auto China 2026’da adeta gövde gösterisi yaptı. OMODA 7: “En Güzel Crossover” Ünvanı Boşuna Değil OMODA 7, daha sahneye çıkar çıkmaz tüm dikkatleri üzerine çekti. Daha önce Londra ve Madrid Moda Haftaları’nda boy gösteren araç, otomobil değil adeta bir sanat eseri! Fütüristik tasarım Akıcı ve dikkat çekici hatlar Gençlere hitap eden sıra dışı stil Üstelik sadece görünüş değil! Super Hybrid System ile hem performans hem de yakıt verimliliği sunuyor. Yani hem şık hem güçlü! OMODA 4: Resmen Gelecekten Gelmiş Gibi! Ve gelelim asıl sürprize… İlk kez görücüye çıkan OMODA 4, teknoloji tutkunlarını resmen büyüledi! AI Cabin ile Konuşan Araç Dönemi Bu araç sadece sürülmüyor… Sizinle konuşuyor! Duygusal ses algılama Akıllı navigasyon Eğlence sistemi Park Etmek Tarih Oluyor! Yakında gelecek VPD teknolojisiyle: Aracı çağırıyorsunuz, geliyor El sallıyorsunuz, park ediyor Evet yanlış duymadınız… Bu teknoloji gerçek! 69 Ülkede Satış! Dünya Bu Markayı Konuşuyor OMODA&JAECOO, kısa sürede 69 ülkede satış yaparak global pazarda ciddi bir güç haline geldi. 1.364 bayi ile büyümesini sürdüren marka, özellikle genç kullanıcıları hedef alıyor. Sosyal Medya Yıkılıyor! Lansmanın ardından sosyal medya adeta alev aldı. Kullanıcılar OMODA 7’nin tasarımına hayran kalırken, OMODA 4’ün teknolojisi “gelecek geldi” yorumlarına neden oldu. Sık Sorulan Sorular OMODA 4 ne zaman çıkacak? 2026’nın ikinci yarısında satışa sunulması bekleniyor. OMODA 7 elektrikli mi? Super Hybrid System ile hibrit bir sürüş deneyimi sunuyor. Bu araçlar Türkiye’ye gelecek mi? Global genişleme planı kapsamında Türkiye ihtimali oldukça yüksek. OMODA 4’ün en çarpıcı özelliği ne? AI Cabin ve kendi kendine park eden sistemi. Marka neden bu kadar popüler oldu? Genç odaklı tasarım ve ileri teknoloji sayesinde. Fiyatlar belli mi? Henüz resmi fiyat açıklaması yapılmadı. SONUÇ: Otomotivde Yeni Dönem Başladı OMODA 4 ve OMODA 7, sadece yeni araçlar değil… otomotiv dünyasında yeni bir çağın başlangıcı olabilir. Tasarım, teknoloji ve global güç birleşince ortaya çıkan sonuç: rakipler için zor bir dönem! Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor Haber

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor

Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine inşa edilen yaklaşımıyla küresel ölçekte Avrupa’nın referans otomobil üreticisi olmayı hedefliyor. 4 temel başlık altında şekillenen bu yaklaşım; ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan kapsamlı bir dönüşüm vizyonunu ortaya koyuyor. Renault Group, “Growth ready” başlığı altında ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini tüm faaliyetlerinin merkezine koymayı hedefliyor. Bu kapsamda, Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin piyasaya sunulması ve uluslararası pazarlarda 14 modelle ikinci ürün atağının başarıyla tamamlanması planlanıyor. Renault Group’un futuREady planında Türkiye’nin kritik rolü Renault Group’un futuREady vizyonu kapsamında Türkiye, büyüme stratejisinin ve operasyonel mükemmeliyet anlayışının önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Geniş Avrupa bölgesinin kritik üretim ve mühendislik üslerinden biri olan Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, yüksek üretim kabiliyeti ve gelişmiş otomotiv ekosistemiyle Grup’un küresel operasyonlarında stratejik bir rol üstleniyor. Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası da çoklu model üretim kapasitesi, esnek yapısı ve mühendislik yetkinlikleriyle bu yapının en güçlü halkalarından birini oluşturuyor. Türkiye’nin futuREady içindeki bu stratejik rolü, Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER’ın Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek olmasıyla daha da güçleniyor. Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER Türkiye’de üretilecek Dacia, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretilecek dördüncü model olan Striker’ın ön tanıtımını ilk kez futuREady strateji toplantısında gerçekleştirdi. Renault Duster, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal’in ardından Dacia Striker’ın da Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretileceği açıklandı. Bu adımla birlikte Dacia, üretim anlamında Türkiye’ye resmi olarak giriş yapıyor.400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Türkiye’de satışa sunulacak ve başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok pazara ihraç edilecek.Hibrit seçenekler de dahil olmak üzere farklı motor alternatifleriyle pazara sunulacak olan Dacia Striker’ın 2026 yılında üretime girmesi planlanıyor.Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve ürün atağını hızlandırma planının da bir parçası olan yeni Dacia Striker, Grup’un uluslararası üretim ve ürün stratejisinde Türkiye’nin rolünü güçlendiriyor. Dacia Striker, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretimi planlanan dört modelden oluşan ürün gamını tamamlıyor. 400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek. Renault Group Türkiye CEO Lionel Jaillet: “Oyak Renault, Aralık 2023’ün sonunda 400 milyon avroyu aşan bir yatırımla dört yeni modelin üretime alınacağını duyurarak Türkiye için net bir dönüşüm yol haritası ortaya koydu. Bu yolculuk Renault Duster ile başladı ve Yeni Renault Clio ile devam ediyor. Bu arada Renault Boreal ise proje sürecinde ilerliyor ve 2026 yılının ortasında Türkiye yollarındaki yerini alacak. Ürün planımızdaki dördüncü modeli duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretim yeri Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası olacak. Bu projeyle birlikte Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi olacak. Bu model, Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalat yapan bir konumdan yerel üretim gerçekleştiren bir marka haline taşıyor. Üretimin başlamasıyla birlikte fabrikamızın çoklu model üretim kabiliyeti bir üst seviyeye taşınacak. Bu gelişme aynı zamanda Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacak. OYAK ile kurduğumuz güçlü iş birliği doğrultusunda üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da güçlendirmeyi ve Türkiye otomotiv ekosistemi için daha fazla değer yaratmayı sürdüreceğiz.” Striker: Dacia’nın C segmentinin geleceğine yönelik vizyonu Dacia, station wagon’un dinamizmini, geniş bir hatchback’in pratikliğini ve bir SUV’un yerden yüksekliğini bir araya getiren yeni çoklu enerji seçenekli crossover modeli Striker ile C segmentindeki atağını güçlendiriyor. Dacia Striker, güçlü ve kendinden emin bir tasarıma sahip. Dinamik hatları, aerodinamik silueti ve iddialı dikey ön yüz tasarımı, markanın yeni ve modern gündüz farı imzasıyla tamamlanıyor. Striker, Dacia’nın C segmentinde elektrifikasyonu erişilebilir kılma hedefini yansıtıyor. Ürün gamında hibrit versiyon, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG seçenekleri yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kış Sürüşünde Yeni Dönem: Nokian Tyres’tan Sıcaklığa Göre Uyarlanabilen Çivili Lastik Haber

Kış Sürüşünde Yeni Dönem: Nokian Tyres’tan Sıcaklığa Göre Uyarlanabilen Çivili Lastik

Şirket, sıcaklık değişimlerine otomatik olarak uyum sağlayan dünyanın ilk çivili kış lastiği olan Nokian Tyres Hakkapeliitta® 01 modelini tanıttı. Yeni nesil lastik, “isteğe bağlı tutuş” (On-Demand Grip) teknolojisi sayesinde yol koşullarına anlık tepki verebiliyor. 90 Yıllık Miras, Yeni Bir Devrim Nokian Tyres, ilk kış lastiğini 1934 yılında geliştirmiş, Hakkapeliitta® markasını ise 1936’da piyasaya sunmuştu. Aradan geçen yaklaşık 90 yılın ardından şirket, bu köklü seriyi yeni bir seviyeye taşıyor. Hakkapeliitta 01, onlarca yıldır üzerinde çalışılan ve uzun süredir sektörde hayal olarak görülen bir fikri gerçeğe dönüştürüyor: Sıcaklığa göre davranış değiştiren çivili lastik. Şirketin CEO’su Paolo Pompei, yeni ürünün tanıtımında yaptığı açıklamada, “Bu lastik, 90 yıl önce geliştirdiğimiz ilk kış lastiğinden bu yana şirket tarihimizin en büyük yeniliklerinden biri. Daha önce imkânsız görülen bir hedefe ulaştık: Sıcaklık değişimine tepki vererek maksimum güvenlik sunan bir çivili lastik” ifadelerini kullandı. Double Action Stud Teknolojisi Nasıl Çalışıyor? Yeni modelin kalbinde yer alan Double Action Stud teknolojisi, çivilerin sıcaklığa bağlı olarak iki farklı mod arasında geçiş yapmasını sağlıyor: ON Modu: Düşük sıcaklıklarda ve buzlu zeminlerde çiviler aktif hale gelerek maksimum yol tutuşu sağlıyor. OFF Modu: Daha ılıman koşullarda çiviler daha kontrollü temas kurarak asfalt aşınmasını azaltıyor ve sürüş konforunu artırıyor. Bu sistem sayesinde hem güvenlik hem de çevresel sürdürülebilirlik hedefleniyor. Nokian Tyres’in verilerine göre Hakkapeliitta 01: Yol aşınmasını bir önceki modele kıyasla %30’a kadar azaltıyor Buz tutuşunu %10’a kadar artırıyor Islak zemin performansını %5 oranında iyileştiriyor Gürültü seviyesini 1 desibele kadar düşürüyor Bu gelişmeler, özellikle çivili lastik tercih eden ancak yol aşınması ve ses seviyesinden endişe duyan sürücüler için önemli bir avantaj sunuyor. Uzun Soluklu Test Süreci Şirket, uyarlanabilir çivi fikrini ilk kez 2014 yılında konsept olarak duyurmuştu. O tarihten bu yana mühendisler, teknolojiyi hayata geçirmek için binlerce prototip üzerinde çalıştı. Testler, Finlandiya’nın Ivalo kentindeki Arctic Test Center’dan İspanya’daki Hakka Ring test pistine kadar farklı iklim koşullarında gerçekleştirildi. Nokian Tyres Ar-Ge Direktörü Mikko Liukkula, süreci “Bir tercih yapmak yerine iki hedefi aynı anda başarmayı amaçladık. Hem üstün buz tutuşu hem de düşük yol aşınması sağlamak istedik. Sonuçta sürüş güvenliğini artırırken yolu daha az yıpratan bir çözüm geliştirdik” sözleriyle özetledi. Sürdürülebilir Malzemeler Kullanıldı Hakkapeliitta 01 yalnızca performans açısından değil, içerdiği malzemeler bakımından da yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Lastik hamurunda: Doğal kauçuk Biyo-reçine Çam reçinesinden elde edilen bileşenler Kolza (kanola) yağı bazlı biyolojik yağlar gibi yenilenebilir kaynaklı materyaller yer alıyor. Bu sayede ürünün çevresel etkisinin azaltılması hedefleniyor. Hangi Araçlar İçin Üretildi? Yeni lastik serisi; Binek otomobiller Crossover modeller SUV araçlar için geliştirildi. Ürün, uluslararası geçerliliğe sahip Three-Peak Mountain Snowflake (3PMSF) ve Ice Grip sertifikalarına sahip. Piyasaya Çıkış Tarihi ve Hedef Pazarlar Nokian Tyres Hakkapeliitta 01’in 2026 sonbaharında satışa sunulması planlanıyor. Ürünün ana pazarları Kuzey ülkeleri ve Kuzey Amerika olacak. Üretim ise Finlandiya’nın Nokia kentindeki fabrikada gerçekleştirilecek. Kış Lastiğinde Yeni Standart mı? Uzmanlara göre sıcaklığa göre uyarlanabilen çivili lastik teknolojisi, özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle daha değişken hale gelen kış koşullarında önemli bir avantaj sağlayabilir. Gün içinde sıfırın altına düşen ve ardından artan sıcaklıklar, sürücüler için ciddi risk oluşturabiliyor. Otomatik uyum sağlayan sistemler, bu geçişleri daha güvenli hale getirebilir. Nokian Tyres’ın yeni modeli, güvenlik ile yol dostu performansı aynı potada eritmeye çalışarak kış lastiklerinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Eğer vaat edilen performans gerçek sürüş koşullarında da doğrulanırsa, Hakkapeliitta 01 sektörde uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.