Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çsy

Kapsül Haber Ajansı - Çsy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çsy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vodafone'a Sürdürülebilirlikte Platin Madalya Haber

Vodafone'a Sürdürülebilirlikte Platin Madalya

Vodafone Grubu; çevre, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanlarında dünyanın önde gelen uluslararası sürdürülebilirlik derecelendirme platformlarından EcoVadis’in sürdürülebilirlik değerlendirmesinde üst üste üçüncü kez Platin madalya kazandı. Vodafone, 100 üzerinden 88 puanla dünya telekomünikasyon sektörü ortalamasının üzerinde yer alırken, değerlendirmeye tabi tutulan tüm şirketler arasında ilk yüzde 1’lik dilime yerleşti. “Çevre”, “İşgücü ve İnsan Hakları”, “Etik”, “Sürdürülebilir Tedarik” olmak üzere dört temanın ele alındığı değerlendirmede her bir alanda şirketlerin politika, onay, sertifika ve raporlamaları incelendi. Vodafone, 2023'te 80 olan genel EcoVadis puanını 2026'da 88'e yükseltti. İnsana ve becerilere sürekli yatırım Vodafone’un “İşgücü ve İnsan Hakları” puanındaki iyileşme çalışan gelişimi, kariyer planlaması, kurum içi hareketlilik, beceriler ve refah alanlarına yaptığı sürekli yatırımı yansıtıyor. Vodafone, 2026 mali yılı boyunca müşteri deneyimi, operasyonel mükemmellik ve yapay zekâ dahil olmak üzere iş stratejisiyle uyumlu becerilere yatırım yapmaya devam etti. Şirket ayrıca, çalışanlarına departmanlar arası veya uluslararası projelere katılma, Vodafone ülkeleri arasında uzmanlıklarını paylaşma ve yeni yetkinlikler ile deneyim kazanma fırsatları sunuyor. Çalışan refahına önem veren Vodafone, çalışanlar, yükleniciler ve iş ortakları için güvenli ve sağlıklı bir ortam sağlama konusundaki global taahhüdünün yanı sıra fiziksel ve zihinsel sağlığı, mali refahı ve iş-yaşam dengesini destekleyen programlar geliştiriyor. Tedarik zinciri değerlendirme süreçleri güçlendirildi Vodafone’un “Sürdürülebilir Tedarik” puanı, tedarikçi değerlendirme, denetim, eğitim ve sürdürülebilirlik programlarının daha da geliştirilmesinin ardından yükseldi. Vodafone, start-up’lardan küçük işletmelere ve büyük çokuluslu şirketlere kadar 8 bin 500’den fazla tedarikçiyle çalışıyor. İhale, tedarikçi seçimi ve performans yönetimi süreçlerine çevresel, sosyal ve yönetişim kriterleri dahil ediliyor. Vodafone 2026 mali yılında daha sistematik ve risk temelli bir yaklaşımla tedarik zinciri durum tespiti programını güçlendirdi. Denetim kapsamı, 2025 mali yılına kıyasla yaklaşık dört katına çıkarıldı ve yüksek riskli tedarikçilere, kategorilere ve lokasyonlara odaklanıldı. Bulguların ardından yapılandırılmış düzeltici eylem planları ve tedarikçi performans yönetimi uygulandı. 2026 mali yılında Vodafone’un ÇSY performans yönetim sistemine 238’den fazla tedarikçi dahil edildi. Bu tedarikçiler, şirketin global tedarik harcamalarının yarısından fazlasını kapsıyor. Vodafone ayrıca çalışma koşulları ve tedarikçi yönetimi uygulamaları hakkında daha doğrudan bilgi edinmek amacıyla bağımsız iş ortağı geliştirme araçları ve denetimler yoluyla stratejik tedarikçilerini değerlendirdi. Afrika, Asya ve Avrupa’da ikinci kademe tedarikçiler ve Vodacom’a özel tedarikçilerin denetimleri de dahil olmak üzere 21 ayrıntılı tedarikçi denetimi gerçekleştirildi. Şebeke elektriğinin tamamı yenilenebilir kaynaklardan Vodafone, emisyonları azaltmak, iklimle ilgili riskleri yönetmek ve uzun vadeli net sıfır hedeflerini desteklemek amacıyla 2025 mali yılından 2027 mali yılına kadar alınacak önlemleri belirleyen İklim Geçiş Planını uygulamaya devam etti. Şirket, 2026 mali yılında global operasyonlarında satın alınan ve kullanılan şebeke elektriğinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan şebekeye aktarılan elektrikle karşıladı. Kapsam 1 ve 2’ye ait piyasa temelli sera gazı emisyonları, Vodafone’un 2020 mali yılı referans seviyesine kıyasla %85 daha düşüktü. Kapsam 3 emisyonları, bir önceki yıla göre %11 azalarak 6,11 milyon ton karbondioksit eşdeğerine geriledi. Bu, 2020 mali yılına göre %18’lik bir azalmayı temsil ediyor. Siber güvenlik, üst düzey öncelikler arasında Vodafone’un etik yaklaşımı yönetişim, risk yönetimi, eğitim ve bağımsız denetime tabi bilgi güvenliği kontrolleriyle destekleniyor. Siber güvenlik, Yönetim Kurulu düzeyinde bir öncelik olmaya devam ediyor. Vodafone, 900’den fazla çalışandan oluşan global bir siber güvenlik ekibine sahip. Avrupa ve Afrika pazarlarında ortak bir güvenlik modeli uyguluyor. Şirketin Yönetişim, Risk ve Kontrol ekibi, politika ve standartları belirliyor, siber riskleri ölçüyor ve bilgi güvenliği sertifikalarını yönetiyor. Vodafone, global teknoloji birimini ve Türkiye dahil 11 yerel pazarı kapsayan; bilginin gizliliğini, bütünlüğünü ve erişilebilirliğini korumaya yönelik çerçeve sağlayan, dış denetime tabi ISO 27001 bilgi güvenliği sertifikasına sahip bulunuyor. Vodafone, zorunlu siber güvenlik eğitimleri, üç ayda bir yapılan oltalama simülasyonları, bağımsız sızma testleri ve düzenli iç ve dış denetimler yoluyla kontrolleri güçlendirmeye devam ediyor. Grup genelinde her yıl binden fazla sızma testi gerçekleştiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UN Global Compact Türkiye, Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı ile Şirketleri ve Tedarikçilerini Sürdürülebilirlik Dönüşümünde Buluşturuyor! Haber

UN Global Compact Türkiye, Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı ile Şirketleri ve Tedarikçilerini Sürdürülebilirlik Dönüşümünde Buluşturuyor!

Tedarik zincirleri; iklim değişikliği ve kaynak kullanımından çalışma koşulları ve insan haklarına, iş etiğinden sorumlu iş uygulamalarına kadar pek çok sürdürülebilirlik başlığının yönetilmesinde kritik bir rol oynuyor. UN Global Compact verilerine göre şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) etkilerinin yaklaşık üçte ikisi (%67) tedarikçileriyle bağlantılı. Bu durum, sürdürülebilirlik performansının şirketlerin kendi operasyonlarıyla sınırlı ele alınamayacağını ortaya koyuyor. Öte yandan iklim değişikliği kaynaklı tedarik zinciri riskleri, değişen ulusal ve uluslararası düzenlemeler, yatırımcı ve müşteri beklentileri ile küresel değer zincirlerindeki dönüşüm; tedarik zinciri yönetimini şirketler açısından stratejik bir risk, uyum ve rekabetçilik alanına dönüştürüyor. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi, Türkiye iş dünyasında sürdürülebilirlik alanında önemli bir ilerleme kaydedilirken, değer zinciri uygulamalarının önümüzdeki dönemin temel gelişim alanlarından biri olduğuna işaret ediyor. Bulgular, şirketlerin kendi operasyonların kaydettiği ilerlemenin değer zincirlerine taşınması, tedarikçiler ve iş ortakları düzeyinde izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Şirketler ve Tedarikçilerle Birlikte Sürdürülebilir Dönüşüm Bu ihtiyaçtan hareketle UN Global Compact Türkiye tarafından MEXT iş birliğinde ve Türkiye İş Bankası’nın desteğiyle geliştirilen Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı şirketlerin sürdürülebilirlik yaklaşımını değer zincirleri boyunca yaygınlaştırmasını, tedarikçilerin ise ÇSY alanlarındaki performanslarını ölçmesini ve geliştirmesini hedefliyor. UN Global Compact Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki küresel uzmanlığı ve çok paydaşlı yapısının sunduğu iş birliği olanakları, şirketlerin tedarik zincirlerindeki dönüşümünü hızlandırmalarına katkı sağlayacak. Program sayesinde katılımcı şirketler, tedarik zincirlerinin sürdürülebilirlik performansını ölçme ve karşılaştırmalı olarak analiz etme, tedarikçilerinin gelişim alanlarını belirleyerek kapasite gelişimlerini destekleme ve sürdürülebilirlik düzenlemelerine uyum ile risk yönetimi süreçlerini güçlendirme imkânı bulacak. Şirketler ayrıca iyi uygulama örneklerine erişerek deneyimlerini paylaşabilecek ve sürdürülebilirlik hedeflerini tedarik zincirleri boyunca yaygınlaştırabilecek. Programa dahil edilen tedarikçiler ise sürdürülebilirlik olgunluk düzeylerini ölçerek gelişim alanlarını belirleyebilecek; çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki bilgi ve uygulama kapasitelerini artırabilecek. Program, tedarikçilerin ulusal ve uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uyumunu güçlendirmenin yanı sıra birebir ihtiyaç analizi ve aksiyon planı geliştirme desteği de sunacak. Öz Değerlendirmeden Aksiyon Planına Uzanan Gelişim Süreci Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı; öz değerlendirme, eğitim, uzman oturumları, deneyim paylaşımı, ihtiyaç analizi ve aksiyon planı hazırlama desteği gibi farklı bileşenlerden oluşuyor. Programın başlangıcında tedarikçiler, Sürdürülebilirlik Öz Değerlendirme Aracı’nı kullanarak mevcut durumlarını ve öncelikli gelişim alanlarını belirleyecek. Ardından çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki çevrim içi eğitimlere ve uzman oturumlarına katılacak. Katılımcı şirketler ise tedarik zincirlerindeki mevcut durumu analiz ederek risk ve fırsatlarını daha iyi yönetebilecek. Deneyim paylaşımı atölyelerinde iyi uygulamaları, ortak zorlukları ve çözüm yaklaşımlarını ele alacak. Programın ikinci fazında, tedarikçilere yönelik birebir ihtiyaç analizleriyle öncelikli gelişim alanları belirlenecek ve bu alanlara yönelik aksiyon planı geliştirme desteği sunulacak. Böylece öz değerlendirme ile başlayan gelişim sürecinin, tedarikçilerin ihtiyaçlarına göre şekillenen somut ve uygulanabilir adımlara dönüştürülmesi hedefleniyor. “Dönüşümü birlikte gerçekleştirmemiz gerekiyor” UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk, tedarik zincirlerinde sürdürülebilirlik dönüşümünün şirketler ve tedarikçiler arasında ortak bir gelişim yaklaşımı gerektirdiğini vurguladı: “Küresel ekonomide sürdürülebilirlik gündeminin odağı şirketlerin kendi operasyonlarıyla sınırlı bir alan olmaktan çıktı. Bugün küresel ticaretin yaklaşık %80’i tedarik zincirleri üzerinden gerçekleşiyor. Dünya genelindeki işletmelerin %90’ını oluşturan KOBİ’ler ise toplam istihdamın yaklaşık yarısını sağlıyor ve gelişmekte olan ekonomilerde GSYH’nin yaklaşık %40’ını oluşturuyor. Değer zincirindeki dolaylı emisyonları kapsayan Kapsam 3 emisyonları, şirketlerin karbon ayak izinin %70 ila %90’ını oluşturabiliyor. Dolayısıyla sürdürülebilir dönüşüm KOBİ’lerin ve değer zincirlerinin dönüşümü olmadan mümkün görünmüyor. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nde de KOBİ’lerin veri olgunluğu, bütçe kısıtları ve uzman insan kaynağı eksikliği nedeniyle sürdürülebilirlik dönüşümünde yapısal zorluklarla karşılaştığını görüyoruz. Sürdürülebilir dönüşümün hız kazanması için şirketlerin tedarikçilerini yalnızca beklentiler ve yükümlülükler çerçevesinde yönlendirmesi değil, ihtiyaç duydukları bilgi, araç ve kapasite gelişimiyle desteklemesi kritik önem taşıyor. Öte yandan tedarik zincirlerinin çok katmanlı yapısı, tedarikçiler arasında farklılaşan sürdürülebilirlik kapasitesi ve veri eksiklikleri, şirketlerin değer zincirlerindeki riskleri görünür kılmasını ve dönüşümü tedarikçilerine yaymasını zorlaştırıyor. UN Global Compact Türkiye olarak sürdürülebilirlik alanındaki uzmanlığımız, deneyimimiz ve farklı paydaşları ortak hedefler etrafında bir araya getiren yapımızla şirketlerin ve tedarikçilerinin bu dönüşüm yolculuğunda birlikte ilerlemelerine destek oluyoruz.” Başvurular 3 Kasım’a Kadar Devam Edecek Farklı sektör ve büyüklükteki şirketlerin katılımına açık olan Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı kapsamında şirketler, sürdürülebilirlik gelişimini desteklemek istedikleri tedarikçilerini programa dahil edebilecek. Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı’na son başvuru tarihi 3 Kasım 2026. Program hakkında detaylı bilgi ve başvuru için: https://www.globalcompactturkiye.org/surdurulebilir-tedarik-zinciri-programi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Yıldız Holding 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Yıldız Holding'in 2025 yılındaki sürdürülebilirlik faaliyetlerini, hedeflerini ve iyi uygulamalarını kamuoyuyla paylaştığı 9. Sürdürülebilirlik Raporu yayımlandı. Rapor, "Bu Dünya Bizim" yaklaşımıyla "Doğanın Geleceği İçin Çalışmak", "Paydaşlarımızla Güçlenmek" ve "Geleceğe İlham Vermek" odak alanlarındaki taahhütlere yönelik ilerlemeleri kapsamlı biçimde kamuoyuyla paylaşıyor. Yıldız Holding’de Bütünsel ÇSY Yönetişimi Yıldız Holding, değişen küresel beklentiler ve çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanında artan düzenleyici gereklilikler doğrultusunda ve bütünsel ÇSY yönetişimini güçlendirmek amacıyla sürdürülebilirlik yönetişim yapısını 2025 yılında yeniden yapılandırdı. Besler, Bizim Toptan, Penta Teknoloji, ŞOK Marketler ve Ülker TSRS uyumlu raporlarını yayımladı; Continental Confectionery Company ve Polinas ise ilk sürdürülebilirlik raporlarını kamuoyuyla paylaşırken Polinas, EcoVadis tarafından Altın Madalya ile ödüllendirildi. Ülker Bisküvi, LSEG Sürdürülebilirlik Endeksi'nin Ocak 2025 değerlendirmesinde kategorisinde üçüncü kez dünya birincisi oldu. Çevresel Dönüşümde Somut Adımlar Yıldız Holding şirketleri, 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda karbonsuzlaşma yol haritalarını güçlendirdi. CCC Gıda ve Polinas'ın karbonsuzlaşma hedefleri SBTi tarafından onaylanırken Ülker Bisküvi Net-Sıfır yolculuğu kapsamında 2030-2050 Dekarbonizasyon Yol Haritası'nı oluşturdu. Yenilenebilir enerji alanında Besler, 72.247 MWh'lik I-REC (Hidroelektrik Santrali) sertifikasıyla piyasa bazlı Kapsam 2 emisyonlarını sıfıra indirdi. Aytaç, 2025 yılında güneş enerji sistemleri aracılığıyla yaklaşık 3.541 MWh elektrik üretimi gerçekleştirdi ve 1.583 ton CO₂e emisyon azaltımı sağladı. Döngüsel ekonomi alanında ise ŞOK Marketler'in yaklaşık 21 milyon yeniden kullanılabilir kasası sayesinde 9.379 ton plastik ambalajın atık haline gelmesi önlenirken Holding genelinde 19.445 ton atık geri dönüşüme kazandırıldı. Paydaşlarla Birlikte Değer Yaratmak SuperFresh’in Tarımın Kadın Yıldızları projesi kapsamında 2025 yılında kadın çiftçilerden 7.800 ton ürün için 73 milyon TL tutarında alım gerçekleştirildi; projenin başlangıcından bu yana toplam alım 22.000 tona, yaratılan ekonomik değer ise 168 milyon TL'ye ulaştı. Kadınların ekonomik hayata eşit ve etkin katılımını desteklemek amacıyla yürütülen Şok’ta Ben de Varım projesi kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinden kadın kooperatifiyle iş birliği yapılarak kadın emeğiyle üretilen ürünler, 120 mağazada satışa sunularak 25 milyon TL gelir doğrudan üreticilere aktarıldı. Ülker, Fındıktan Fazlası projesinde Giresun’da 100’ü kadın olmak üzere 200 çiftçiyle iklim değişikliğine uyumlu sürdürülebilir fındık tarımı uygulamalarına devam ederken Kakao’dan Fazlası projesiyle Fildişi Sahili’nde 2440 kişiye mobil sağlık hizmeti ulaştırdı ve 135 kadın çiftçiye tarımsal ve koruyucu ekipman desteği sağladı. Sorumlu tedarik alanında Yıldız Holding Sorumlu Satın Alma Politikası hayata geçirilirken Ülker bünyesinde 276 tedarikçinin ÇSY riskleri değerlendirildi. Holding’in fırsat eşitliği odağının somut bir göstergesi olan Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası, başarıyla tamamlanan denetimin ardından 2025 yılında da geçerliliğini korurken çalışan başına yıllık ortalama eğitim süresi 21 saate, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ise 5,66 saate ulaştı. Teknoloji ve İnovasyonla Geleceğe Yatırım Yıldız Tech çatısı altında geliştirilen yapay zeka platformu Bizim Atlas, 2.500'ün üzerinde kullanıcıya, 1.400'ün üzerinde aylık aktif kullanıcıya ve 40.000'in üzerinde aylık mesaj hacmine ulaştı. 2025 yılında Yıldız Ventures aracılığıyla iklim teknolojileri, sürdürülebilir tarım ve döngüsel ekonomi alanlarında faaliyet gösteren 30'dan fazla girişime girişim sermayesi fonları üzerinden yaklaşık 900 bin ABD doları tutarında dolaylı yatırım gerçekleştirildi. Besler'in tarım sektöründe dijitalleşme ve yapay zekâ destekli çözümleri artırmak amacıyla hayata geçirdiği Akıllı Tarla Karar Destek Platformu (SAFER) projesi ile toprak sağlığı, su ihtiyacı, gübreleme ve hava koşulları gibi kritik parametreleri anlık olarak izleniyor. Proje kapsamında ürün kalitesinde yaklaşık yüzde 24, verimlilikte yüzde 17 artış sağlanırken, kaynak kullanımı yüzde 40 azaltıldı. ŞOK Marketler ise 100 milyon TL'lik çevresel AR-GE ve inovasyon yatırımıyla, Antalya ve Adana’daki tedarik platformlarında devreye aldığı Pestisit Analiz Laboratuvarı Projesi kapsamında taze meyve ve sebzelere yönelik yüksek hassasiyetli analizlerle gıda güvenliğini güçlendirdi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, rapora ilişkin şunları söyledi: “Yıldız Holding olarak sürdürülebilirliği stratejik değer yaratma yaklaşımımızın merkezinde konumlandırıyor; iş yapış biçimimizin temelini oluşturan ‘İsrafsız Şirket’ modelimiz ve ‘Bu Dünya Bizim’ anlayışımız doğrultusunda faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kaynak verimliliğini artıran, çevresel etkilerimizi azaltan, veri ve inovasyonla güçlenen, insanı merkeze koyan ve toplumsal faydayı büyüten bir çalışma anlayışını iş stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. 2025 yılı, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı daha sistematik ve ölçülebilir hale getirdiğimiz, yönetişim mekanizmalarımıza daha güçlü biçimde entegre ettiğimiz önemli bir dönem oldu. Değer zincirimizin tamamında verimlilik, şeffaflık ve sorumluluk odaklı yaklaşımımızı güçlendirirken yenilenebilir enerji yatırımlarımızı, dijital dönüşüm çalışmalarımızı ve sürdürülebilirlik odaklı yönetişim uygulamalarımızı istikrarlı biçimde ilerlettik. Şirketlerimizin TSRS uyumlu raporlama kapsamında yürüttüğü çalışmalar, iklim risklerini ve fırsatlarını daha bütüncül ele alma kapasitemizi artırdı. Sürdürülebilirlik yönetişim modelimiz ve Yıldız Holding Sürdürülebilirlik Endeksi ile ilerlememizi daha şeffaf, karşılaştırılabilir ve izlenebilir bir yapıya taşıdık. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirliği işimizin merkezinde tutarak daha güçlü bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nı (COP31), tüm paydaşların ortak hedefler etrafında buluşması ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik somut aksiyonların hız kazanması açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Yönetim Kurulumuz bünyesindeki Sürdürülebilirlik Yönlendirme Komitemizle COP31’e giden süreci yakından takip ediyor; gıda güvenliğini güçlendiren, kaynakların verimli kullanımını esas alan ve karbonsuzlaşma hedeflerimizi destekleyen çalışmalarımızla iklim eylemine katkı sunmayı sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı İçin Başvurular Başladı Haber

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı İçin Başvurular Başladı

Tedarik zincirleri; iklim değişikliği ve kaynak kullanımından çalışma koşulları ve insan haklarına, iş etiğinden sorumlu iş uygulamalarına kadar pek çok sürdürülebilirlik başlığının yönetilmesinde kritik bir rol oynuyor. UN Global Compact verilerine göre şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) etkilerinin yaklaşık üçte ikisi (%67) tedarikçileriyle bağlantılı. Bu durum, sürdürülebilirlik performansının şirketlerin kendi operasyonlarıyla sınırlı ele alınamayacağını ortaya koyuyor. Öte yandan iklim değişikliği kaynaklı tedarik zinciri riskleri, değişen ulusal ve uluslararası düzenlemeler, yatırımcı ve müşteri beklentileri ile küresel değer zincirlerindeki dönüşüm; tedarik zinciri yönetimini şirketler açısından stratejik bir risk, uyum ve rekabetçilik alanına dönüştürüyor. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi, Türkiye iş dünyasında sürdürülebilirlik alanında önemli bir ilerleme kaydedilirken, değer zinciri uygulamalarının önümüzdeki dönemin temel gelişim alanlarından biri olduğuna işaret ediyor. Bulgular, şirketlerin kendi operasyonların kaydettiği ilerlemenin değer zincirlerine taşınması, tedarikçiler ve iş ortakları düzeyinde izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Şirketler ve Tedarikçilerle Birlikte Sürdürülebilir Dönüşüm Bu ihtiyaçtan hareketle UN Global Compact Türkiye tarafından MEXT iş birliğinde ve Türkiye İş Bankası’nın desteğiyle geliştirilen Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı şirketlerin sürdürülebilirlik yaklaşımını değer zincirleri boyunca yaygınlaştırmasını, tedarikçilerin ise ÇSY alanlarındaki performanslarını ölçmesini ve geliştirmesini hedefliyor. UN Global Compact Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki küresel uzmanlığı ve çok paydaşlı yapısının sunduğu iş birliği olanakları, şirketlerin tedarik zincirlerindeki dönüşümünü hızlandırmalarına katkı sağlayacak. Program sayesinde katılımcı şirketler, tedarik zincirlerinin sürdürülebilirlik performansını ölçme ve karşılaştırmalı olarak analiz etme, tedarikçilerinin gelişim alanlarını belirleyerek kapasite gelişimlerini destekleme ve sürdürülebilirlik düzenlemelerine uyum ile risk yönetimi süreçlerini güçlendirme imkânı bulacak. Şirketler ayrıca iyi uygulama örneklerine erişerek deneyimlerini paylaşabilecek ve sürdürülebilirlik hedeflerini tedarik zincirleri boyunca yaygınlaştırabilecek. Programa dahil edilen tedarikçiler ise sürdürülebilirlik olgunluk düzeylerini ölçerek gelişim alanlarını belirleyebilecek; çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki bilgi ve uygulama kapasitelerini artırabilecek. Program, tedarikçilerin ulusal ve uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uyumunu güçlendirmenin yanı sıra birebir ihtiyaç analizi ve aksiyon planı geliştirme desteği de sunacak. Öz Değerlendirmeden Aksiyon Planına Uzanan Gelişim Süreci Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı; öz değerlendirme, eğitim, uzman oturumları, deneyim paylaşımı, ihtiyaç analizi ve aksiyon planı hazırlama desteği gibi farklı bileşenlerden oluşuyor. Programın başlangıcında tedarikçiler, Sürdürülebilirlik Öz Değerlendirme Aracı’nı kullanarak mevcut durumlarını ve öncelikli gelişim alanlarını belirleyecek. Ardından çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki çevrim içi eğitimlere ve uzman oturumlarına katılacak. Katılımcı şirketler ise tedarik zincirlerindeki mevcut durumu analiz ederek risk ve fırsatlarını daha iyi yönetebilecek. Deneyim paylaşımı atölyelerinde iyi uygulamaları, ortak zorlukları ve çözüm yaklaşımlarını ele alacak. Programın ikinci fazında, tedarikçilere yönelik birebir ihtiyaç analizleriyle öncelikli gelişim alanları belirlenecek ve bu alanlara yönelik aksiyon planı geliştirme desteği sunulacak. Böylece öz değerlendirme ile başlayan gelişim sürecinin, tedarikçilerin ihtiyaçlarına göre şekillenen somut ve uygulanabilir adımlara dönüştürülmesi hedefleniyor. “Dönüşümü birlikte gerçekleştirmemiz gerekiyor” UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk, tedarik zincirlerinde sürdürülebilirlik dönüşümünün şirketler ve tedarikçiler arasında ortak bir gelişim yaklaşımı gerektirdiğini vurguladı: “Küresel ekonomide sürdürülebilirlik gündeminin odağı şirketlerin kendi operasyonlarıyla sınırlı bir alan olmaktan çıktı. Bugün küresel ticaretin yaklaşık %80’i tedarik zincirleri üzerinden gerçekleşiyor. Dünya genelindeki işletmelerin %90’ını oluşturan KOBİ’ler ise toplam istihdamın yaklaşık yarısını sağlıyor ve gelişmekte olan ekonomilerde GSYH’nin yaklaşık %40’ını oluşturuyor. Değer zincirindeki dolaylı emisyonları kapsayan Kapsam 3 emisyonları, şirketlerin karbon ayak izinin %70 ila %90’ını oluşturabiliyor. Dolayısıyla sürdürülebilir dönüşüm KOBİ’lerin ve değer zincirlerinin dönüşümü olmadan mümkün görünmüyor. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nde de KOBİ’lerin veri olgunluğu, bütçe kısıtları ve uzman insan kaynağı eksikliği nedeniyle sürdürülebilirlik dönüşümünde yapısal zorluklarla karşılaştığını görüyoruz. Sürdürülebilir dönüşümün hız kazanması için şirketlerin tedarikçilerini yalnızca beklentiler ve yükümlülükler çerçevesinde yönlendirmesi değil, ihtiyaç duydukları bilgi, araç ve kapasite gelişimiyle desteklemesi kritik önem taşıyor. Öte yandan tedarik zincirlerinin çok katmanlı yapısı, tedarikçiler arasında farklılaşan sürdürülebilirlik kapasitesi ve veri eksiklikleri, şirketlerin değer zincirlerindeki riskleri görünür kılmasını ve dönüşümü tedarikçilerine yaymasını zorlaştırıyor. UN Global Compact Türkiye olarak sürdürülebilirlik alanındaki uzmanlığımız, deneyimimiz ve farklı paydaşları ortak hedefler etrafında bir araya getiren yapımızla şirketlerin ve tedarikçilerinin bu dönüşüm yolculuğunda birlikte ilerlemelerine destek oluyoruz.” Başvurular 3 Kasım’a Kadar Devam Edecek Farklı sektör ve büyüklükteki şirketlerin katılımına açık olan Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı kapsamında şirketler, sürdürülebilirlik gelişimini desteklemek istedikleri tedarikçilerini programa dahil edebilecek. Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı’na son başvuru tarihi 3 Kasım 2026. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akfen Yenilenebilir Enerji FTSE4Good Endeksi'ne Dâhil Edildi  Haber

Akfen Yenilenebilir Enerji FTSE4Good Endeksi'ne Dâhil Edildi 

Değerlendirme, şirketlerin kamuya açık raporlama ve bildirimleri esas alınarak bağımsız biçimde gerçekleştiriliyor. Aynı inceleme döneminde FTSE4Good endekslerine E.ON, Magna International, Aéroports de Paris, Singapore Airlines, SK Telecom ve Corning gibi şirketler de eklendi. "SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ ÜRETİMİMİZİN HER AŞAMASINDA ELE ALIYORUZ" Akfen Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Mustafa Kemal Güngör, konuya ilişkin şunları söyledi: “Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı yalnızca elektrik üretimi olarak değerlendirmiyor; sürdürülebilir kalkınma ve uzun vadeli değer üretimi perspektifiyle ele alıyoruz. Çevresel etkimizi yönetirken iş sağlığı ve güvenliği, insan hakları, şeffaflık ve hesap verebilirlik başlıklarını aynı kararlılıkla yürütüyoruz. FTSE4Good Endeksi'nde yer almak, bu bütüncül yaklaşımın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunun önemli bir göstergesi. Paydaşlarımız için kalıcı değer üretmeye ve ÇSY performansımızı geliştirmeye devam edeceğiz." TAMAMI YENİLENEBİLİR KAYNAKLARDAN OLUŞAN PORTFÖY 2007 ılında kurulan ve Mart 2023'te Borsa İstanbul'da işlem görmeye başlayan Akfen Yenilenebilir Enerji, tamamı yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı bir üretim portföyüne sahip. Şirket'in toplam 887 MW'lık kurulu gücünün yaklaşık 537 MW'sı rüzgâr ve hibrit güneş, 229 MW'sı hidroelektrik, 121 MW'sı ise güneş santrallerinden oluşuyor. Santrallerin Türkiye'nin farklı bölgelerine yayılmış olması, hidroloji ve hava koşullarındaki değişkenliğin üretim üzerindeki etkisini dengeliyor. Şirket, 2025 yılında 102,2 MW'lık RES kapasite artış projelerini ve 85,3 MW'lık hibrit GES yatırımlarını tamamladı. Lisans ve onay süreçleri devam eden 310 MW'lık depolamalı rüzgâr ve güneş projeleri ile Romanya'daki depolamalı güneş enerjisi yatırımı büyüme stratejisinin başlıca başlıkları arasında yer alıyor. KARBON PİYASALARINDA ÖNCÜ UYGULAMALAR Akfen Yenilenebilir Enerji, son yıllarda gerçekleştirdiği yüksek montanlı karbon kredisi satışlarıyla Türkiye'de bu alanda öncü uygulamalardan birine imza attı ve karbon kredisi satışı konusunda sektör için bir referans noktası haline geldi. FTSE4Good Endeks Serisi Hakkında: Küresel endeks ve veri sağlayıcısı FTSE Russell tarafından oluşturulan FTSE4Good Endeks Serisi, güçlü Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) uygulamaları sergileyen şirketlerin performansını ölçmek üzere tasarlanmıştır. FTSE4Good endeksleri, sorumlu yatırım fonlarının ve diğer ürünlerin oluşturulması ve değerlendirilmesi amacıyla çok sayıda piyasa katılımcısı tarafından kullanılmaktadır. FTSE Russell değerlendirmeleri; Kurumsal Yönetişim, İş Sağlığı ve Güvenliği, Yolsuzlukla Mücadele ve İklim Değişikliği gibi alanlardaki performansa dayanmaktadır. FTSE4Good Endeks Serisi'nde yer alan şirketler, çeşitli çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini karşılamaktadır. Akfen Yenilenebilir Enerji Hakkında: 2007 yılında kurulan Akfen Yenilenebilir Enerji, Akfen Holding'in iştiraki olarak hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerinden oluşan portföyüyle faaliyet gösteriyor. Mart 2023'te halka arz edilen Şirket'in payları Borsa İstanbul'da AKFYE kodu ile işlem görüyor. Şirket, toplam 887 MW kurulu gücüyle Türkiye'nin önde gelen yenilenebilir enerji üreticileri arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Holding’den 5. Entegre Rapor: Net Sıfır Hedefi ve Stratejik Yatırımlar Öne Çıkıyor Haber

Borusan Holding’den 5. Entegre Rapor: Net Sıfır Hedefi ve Stratejik Yatırımlar Öne Çıkıyor

Borusan Holding, Türkiye’de holdingler arasında bir ilk olarak 2021 yılında yayımladığı entegre faaliyet raporunun beşincisini kamuoyuyla paylaştı. "Geleceğe Sözümüz Net" temasıyla yayımlanan 2025 Entegre Faaliyet Raporu, Grubun finansal başarılarının yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanlarındaki öncü adımlarını ve 2053 net sıfır hedefine uzanan uzun vadeli yol haritasını gözler önüne seriyor. Rapor, Borusan Grubu’nun faaliyet gösterdiği otomotiv, enerji, üretim, lojistik, makine ve güç sistemleri sektörlerindeki çalışmalarını ayrı ayrı ele alarak, her bir alandaki büyüme performansını, yenilikçi uygulamalarını ve üçüz dönüşüm yolculuğunu kapsamlı analizlerle ortaya koyuyor. Aynı zamanda Grubun sürdürülebilirlik, inovasyon ve insan odaklı yaklaşım gibi temel değerlerine olan bağlılığını gösteriyor. Finansal olmayan performans göstergelerine yönelik alınan bağımsız sınırlı güvence ise Grubun şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışını daha da güçlendiriyor. Özgür Günaydın: Borusan’ı 200 yıl ve ötesine taşıyacak bir gelecek hayal ediyoruz Borusan Grup CEO Özgür Günaydın, şu değerlendirmede bulundu: “Borusan, 82 yıldır ülkemizin sanayisine, ekonomisine ve toplumsal kalkınmasına yön veren çok kıymetli, son derece köklü bir miras. Biz, Borusan’ı 200 yıl ve ötesine taşıyacak bir gelecek hayal ediyoruz. Bu hayali gerçeğe dönüştürmek amacıyla yol haritamızı netleştirdik. ‘Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan’ vizyonumuz doğrultusunda iklimi koruyan, doğa pozitif bir yaklaşımla ilerliyor, yüksek performanslı, toplumsal faydayı önceliklendiren insan kaynağımızla büyürken; yapay zekâ ve dijitalleşmeyi tüm süreçlerimize entegre ediyoruz. ‘Tüm paydaşlarımızla daha iyi bir gelecek için kuşaklar boyu birlikte değer üretmeyi’ amaçlayan yeni misyonumuzla, 200 yıl ve ötesine uzanan sürdürülebilir geleceğimizi iş birliği içinde inşa edeceğiz." 2025 yılı faaliyet sonuçlarını küresel standartlarla uyumlu bir şekilde paylaşan Borusan Grubu, sürdürülebilirlik yönetişimini daha da güçlendirdi. Grup genelinde ortak bir yön belirlemek ve uygulamalarda tutarlılığı sağlamak amacıyla Borusan Grubu Sürdürülebilirlik Politikası’nı yayımlayan holding; İklim, İnsan ve İnovasyon (i³) odaklarını korurken, ÇSY’nin yönetişim boyutunu da yeni hedefleriyle daha ileri bir seviyeye taşıdı. Grubun 2034, 2044 ve 2053 yıllarını kapsayan uzun vadeli sürdürülebilirlik yol haritası da bu raporda ilk kez detaylandırıldı. Dijital altyapısını da güçlendiren Borusan, ÇSY verilerinin Grup genelinde tek bir platformdan şeffaf bir şekilde yönetilmesini sağlayan Borusan Sürdürülebilirlik Platformu’nu (BSP) devreye aldı. İklim odaklı yatırımlarla yaklaşık 1 milyon ton emisyon önlendi İklim hedeflerini 2053 Net Sıfır Emisyon taahhüdü ile güçlendiren Borusan Holding, yeşil enerji yatırımlarıyla çevreye olan etkisini en aza indirmeyi sürdürdü. Enerji iş kolunda gerçekleştirilen kapasite artışıyla toplam kurulu gücünü 935 MW seviyesine taşıdı, çevre dostu enerji üretimiyle yaklaşık 1 milyon ton karbondioksit eşdeğeri emisyonun önüne geçti. Borusan Grubu, 2025 yılında 67 milyon TL’yi aşan çevre koruma yatırımı yaparken, döngüsel ekonomi alanında da önemli çıktılar elde etti; yıl boyunca 122.516 ton atığı ve 90,81 ton suyu geri dönüştürerek kaynak verimliliğini üst düzeye çıkardı. "ÇEK" yaklaşımı ile kapsayıcı kültür ve toplumsal değer Borusan Grubu, 2025’te insan odağında, 10 yılı aşkın süredir devam eden toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarının kapsamını genişleterek Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (ÇEK) yaklaşımını hayata geçirdi. Borusan Grubu genelinde çalışan bağlılığı ve memnuniyet skoru %77 gibi güçlü bir noktada gerçekleşirken, üst yönetim kadrolarındaki kadın lider oranı %27 seviyesini korudu. Toplumsal kalkınmaya destek vizyonu kapsamında eğitim projelerine 60 milyon TL yatırım yapan Grup, çalışanlarına toplam 133 bin saatin üzerinde eğitim verdi. Gönüllülük projelerinde ise 1.579 Borusanlı aktif olarak yer aldı. İnovasyona 385 Milyon TL’lik destek Geleceğin iş dünyasına uyum sağlamak amacıyla Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarını hızlandıran Borusan, 2025 yılında 385 milyon TL’yi aşan bir Ar-Ge bütçesi yönetti. Sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı büyüme doğrultusunda, Grubun stratejik alanlarıyla uyumlu 3 girişime ve 2 girişim sermayesi fonuna yatırım yapıldı. Açık inovasyon yaklaşımını benimseyen Borusan, dönem boyunca 17 üniversite ve 35 start-up ile stratejik iş birliği gerçekleştirirken, 20 yeni patent başvurusunda bulundu. Küresel ölçekte sürdürülebilir değer ve güçlü finansal büyüme Borusan Grubu, 2025 yılında da dengeli büyüme stratejisini başarıyla uyguladı. Yılı 326 milyar lira konsolide ciroya ulaşarak %27 büyümeyle tamamladı. Bir önceki yıla göre %82 artışla 38 milyar lira FAVÖK elde etti. Faaliyet gösterdiği sektörlerde 15 milyar TL’nin üzerinde yatırım gerçekleştirdi. 82 yıllık köklü geçmişiyle, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda öncü bir güç olan Borusan Grubu bugün üç kıtada, 10 binin üzerinde çalışanıyla paydaşları için sürdürülebilir değer yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cengiz Enerji’den Sürdürülebilir Gelecek İçin 2030 Yol Haritası Haber

Cengiz Enerji’den Sürdürülebilir Gelecek İçin 2030 Yol Haritası

Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlayarak güvenilir, erişilebilir ve daha düşük karbonlu enerji üretmeyi ve toplumsal kalkınmayı desteklemeyi amaçlayan Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz Enerji, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 10 başlığına doğrudan katkı sağlayan Cengiz Enerji, 5.164 MW’lık kurulu gücüyle Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yüzde 4’ünü tek başına karşılıyor. Cengiz Enerji, yayınladığı sürdürülebilirlik raporu ile birlikte 2030 yılına kadar hayata geçirmeyi planladığı 3 adımlı stratejik yol haritasını da açıkladı. Enerji sistemleri dönüşürken şirketlerin dayanıklılığının, yenilik kapasitesinin ve sürdürülebilirlik yaklaşımının kurumsal başarının temel belirleyicileri haline geldiğini ifade eden Cengiz Enerji CEO’su Ahmet Türkoğlu, “Enerji sektöründe değer yaratmanın yolu; güvenilir enerji arzını güçlendiren, rekabetçi teknolojilere yatırım yapan ve iklim sorumluluğunu iş modelinin ayrılmaz bir parçası haline getiren bütüncül bir yaklaşım geliştirmekten geçiyor. Bu anlayış doğrultusunda attığımız her adım hem sektörün dönüşümüne katkı sunmayı hem de gelecek nesiller için daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmeyi hedefliyor. Cengiz Holding’in uzun vadeli yatırım yaklaşımını, enerji üretiminde teknoloji, güvenlik ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştiriyoruz. Türkiye’de enerji arz güvenliğine katkı sunarken, yurt dışı operasyonlarımızla da coğrafi çeşitliliğimizi artırıyor; farklı piyasa ihtiyaçlarına cevap verebilen dengeli bir üretim portföyünü sorumlulukla yönetiyoruz. 2025 itibarıyla Türkiye’de ve yurt dışında 5.600 MW’yi aşan kurulu gücümüzle, enerji dönüşümünün ölçek ve süreklilik gerektiren tarafında sorumluluk taşıyoruz. Ülkemizdeki kurulu gücün %61’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşması; bize hem düşük karbonlu büyüme hem de daha dayanıklı bir üretim portföyü inşa etme imkânı veriyor” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK HEDEFLERİ SİSTEMATİK ŞEKİLDE İZLENECEK Cengiz Enerji’nin yayınladığı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı “İklim ve Enerji Dönüşümü, Çevrenin Korunması, Çalışan Sağlığı ve Güvenliği, Toplum ve Paydaşlar için Değer Yaratmak” olmak üzere dört temel öncelik etrafında şekilleniyor. Şirket tüm faaliyetlerinde çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarını gözeten bir değer yaratma modeli benimserken, daha sürdürülebilir enerji altyapısının inşasında aktif rol üstlenmeyi hedefliyor. Bunun için 2030 yılına kadar hayata geçecek 3 kademeli stratejik yol haritası hazırlayan Cengiz Enerji, ilk adım olarak kısa vadede sürdürülebilirlikte kurumsal yapılanmayı tamamlayacak. Şirket, bu yılın sonuna kadar tamamlamayı hedeflediği ilk aşama hedeflerde veri altyapısını daha da güçlendirerek, sera gazı emisyonları başta olmak üzere çevresel ve sosyal göstergelerini daha sistematik şekilde izleyecek. Ayrıca Cengiz Enerji, CDP iklim değişikliği ve su güvenliği raporlamasına yönelik de hazırlık çalışmalarını yürütecek. YATIRIM KARARLARINI İKLİM RİSKLERİ BELİRLEYECEK Yol haritasının orta vadeli ikinci aşamasını 2027- 2028 yıllarında tamamlamayı hedefleyen Cengiz Enerji, bu aşamada hedef belirleme süreçlerini daha ileri noktaya taşıyarak iklim risklerinin yatırım kararlarına etkisini derinleştirecek. Bu aşamada yenilenebilir enerji yatırımlarının güçlü desteği ile elde edilecek karbon sertifikaları sayesinde karbon ticareti yaklaşımını geliştirmeyi hedefleyen şirket, Sürdürülebilir tedarik zinciri perspektifi doğrultusunda Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) risk değerlendirme ve tedarikçi denetim programlarını da başlatarak, tedarikçilerinin de sürdürülebilirlik hedeflerini paylaşmasını sağlayacak. Yol haritasının uzun vadeli son aşamasını ise 2029-2030 yıllarında tamamlayacak olan Cengiz Enerji, net sıfır yolculuğunu daha görünür ve ölçülebilir hale getirecek. Bu süreçte Net-Sıfır yol haritasının detaylandırılarak kamuoyu ile paylaşılmasını hedefleyen şirket, iklim senaryo analizlerini de ileri düzeyde uygulayarak, uzun vadeli stratejisine entegre edecek. Şirket bu dönüşümün sonucunda ulusal ve uluslararası ÇSY inisiyatiflerinde de öncü rol oynayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TFI TAB Gıda Yatırımları İkinci Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

TFI TAB Gıda Yatırımları İkinci Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Türkiye’nin lider hızlı servis restoran operatörlerinden TFI TAB Gıda Yatırımları, ikinci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda, 2024-2025 döneminde çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY/ESG) alanlarında gerçekleştirilen çalışmalar ile grup şirketlerinin sürdürülebilirlik performansı ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımı paylaşıldı. TFI'ın sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda hazırlanan rapor; Gıda, Gezegen ve İnsan odak alanları kapsamında belirlenen öncelikleri, hedefleri ve performans sonuçlarını ortaya koyarken, grup şirketlerinin sürdürülebilirlik alanındaki uygulamalarına ve dönüşüm yolculuğunda attığı adımlara da yer veriyor. GRI (Global Reporting Initiative) standartları doğrultusunda hazırlanan rapor; iklim değişikliğiyle mücadeleden döngüsel ekonomi uygulamalarına, sürdürülebilir tarımdan gıda güvenliğine, dijital dönüşümden kadının güçlenmesine kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaları ve elde edilen sonuçları ortaya koyuyor. TFI TAB Gıda Yatırımları Sürdürülebilirlik Direktörü Tülay Özel, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkilerimizi yönetmekle sınırlı bir sorumluluk alanı olarak değil, uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Üretimden tedarike, lojistikten restoran operasyonlarına kadar uzanan dikey entegre iş modelimiz sayesinde sürdürülebilirlik yaklaşımımızı değer zincirimizin tamamına yayabiliyor, attığımız her adımın etkisini bütünsel bir bakış açısıyla yönetebiliyoruz. Güvenilir gıda üretimi, izlenebilir ve sorumlu tedarik zinciri, kaynak verimliliği, çalışanlarımızın gelişimi, kapsayıcı çalışma kültürü ve teknoloji destekli operasyonel mükemmeliyet anlayışı sürdürülebilir büyüme stratejimizin temel yapı taşlarını oluşturuyor. Bu rapor, yalnızca performans göstergelerimizi ortaya koyan bir çalışma değil; aynı zamanda geleceğe ilişkin sorumluluklarımızı, önceliklerimizi ve dönüşüm yolculuğumuzu yansıtan önemli bir yol haritası niteliği taşıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleden yenilenebilir enerji yatırımlarına, dijital dönüşüm uygulamalarından kadının güçlenmesine, sürdürülebilir tarımdan çalışan deneyimine kadar birçok alanda somut ilerlemeler kaydetmiş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de paydaşlarımız için ekonomik, çevresel ve sosyal değer yaratmaya; faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda daha dirençli, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." Değer zinciri boyunca güven, kalite ve müşteri odaklı yaklaşım güçlendirildi Üretimden lojistiğe, restorandan tüketiciye uzanan entegre değer zinciri boyunca gıda güvenliği, kalite, izlenebilirlik ve şeffaflığı odağına alan TFI, güvenilir gıda tedarikini destekleyen uygulamalarını uluslararası standartlarla güçlendirirken, sürdürülebilir tedarik anlayışıyla tüketici güvenini artırmayı sürdürdü. • Tedarik zincirinin %94-98’i yerel tedarikçilerden oluştu. • Kahve tedariğinin %100’ü Rainforest Alliance sertifikalı kaynaklardan sağlandı. • RSPO sertifikalı palm yağı kullanımı %33 artarak %38,3’e yükseldi. • Atakey Patates ve AtaSancak, Farm Sustainability Assessment (FSA) değerlendirmesinde "Gold" seviyesini korudu. • TFI Grubu, amfori’ye üye olan Türkiye’deki ilk yerli gıda şirketi oldu. • Ekur Et, Atakey Patates, AtaSancak, Ekmek Unlu Gıda, Fasdat Sebze ve Fasdat Gıda, BRCGS Grade A ve üzeri puanlar alarak gıda güvenliği ve kalite standartlarındaki güçlü performanslarını sürdürdü. • NSF International tarafından gerçekleştirilen denetimlerde Fasdat Sebze %98,2, Ekur Et %99,3, Atakey Patates %99,2, Ekmek Unlu Gıda %100 ve Fasdat Gıda %100 puan aldı. • Aynı dönemde müşteri memnuniyet oranı Ekur Et'te %96'ya, TAB Gıda'da %97'ye, Ekmek Unlu Gıda ve AtaSancak'ta %98'e ulaşırken, Atakey Patates müşteri memnuniyetinde %100 seviyesine ulaştı. İklim ve çevre alanında somut dönüşüm adımları TFI ve grup şirketleri, iklim değişikliğiyle mücadele, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve döngüsel ekonomi uygulamaları kapsamında hayata geçirdiği çalışmalarla çevresel etkilerini azaltmayı sürdürüyor. 2024-2025 döneminde emisyon yönetiminden yenilenebilir enerji yatırımlarına, atık yönetiminden kaynak verimliliğine kadar birçok alanda önemli ilerlemeler kaydedildi. • Atakey Patates’in Science Based Targets initiative (SBTi) hedefleri onaylandı; Paris Anlaşması ile uyumlu bilim temelli emisyon azaltım hedefleri belirlendi. • TAB Gıda’da restoran başına elektrik tüketimi 2023 yılına göre %11 azaldı. • TAB Gıda, elektrik tüketiminin %42’sini YEK-G kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak 29.047 tCO₂e emisyonu dengeledi. • Atakey Patates, elektrik tüketiminin %100’ünü YEK-G ile yenilenebilir kaynaklardan sağladı. • Fasdat Gıda’da devreye alınan güneş enerjisi sistemleriyle 1,19 MW kurulu güce ulaşılırken, tesislerin elektrik ihtiyacının yaklaşık %30’u yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandı. • Fasdat Sebze’de gerçekleştirilen 495 kW güneş enerjisi yatırımı ile tesis elektrik ihtiyacının yaklaşık %20’si yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. • TAB Gıda’da Sıfır Atık Belgeli restoran sayısı bir önceki yıla göre %26 artarak 187’ye yükseldi. • Atakey Patates’te oluşan atıkların %93,8’i geri dönüşüme kazandırıldı. Çalışan gelişimi ve kapsayıcı iş kültürüne yatırım yapmaya devam etti TFI ve grup şirketleri, sürdürülebilir büyümenin temelinde insan kaynağının yer aldığı anlayışıyla çalışan gelişimi, fırsat eşitliği ve çalışan deneyimine yönelik uygulamalarını sürdürdü. Bu kapsamda 2024-2025 döneminde de eğitimden liderlik gelişimine, kadın istihdamından çalışan bağlılığı uygulamalarına kadar birçok alanda yürütülen çalışmalarla daha kapsayıcı ve gelişim odaklı bir çalışma ortamı oluşturuldu. • Toplam 20.115 çalışana yaklaşık 3,4 milyon saat eğitim verildi; çalışan başına ortalama eğitim süresi 167 saate ulaştı. • TFI Great Place to Work skoru bir önceki yıla göre %11,6 artış gösterdi. • TFI genelinde kadın çalışan oranı %63’e, kadın yönetici oranı ise %60’a ulaştı. • Fasdat Gıda’da kadın çalışan oranı %18’den %28’e yükseltildi. İnovasyon ve dijital dönüşüm operasyonel verimliliği güçlendirdi 2024-2025 döneminde TFI ve grup şirketleri, dijitalleşme, otomasyon ve veri odaklı yönetim uygulamalarıyla operasyonel verimliliği artırmaya ve müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdü. Teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanılarak iş süreçlerinin daha etkin yönetilmesi, operasyonel risklerin azaltılması ve tüketici beklentilerine daha hızlı yanıt verilmesi hedeflendi. Bu kapsamda: • Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) çalışmaları kapsamında, 2025 yılında TFI ve grup şirketlerinde UiPath altyapısıyla 15 iş süreci otomasyona alınarak operasyonel verimlilik artırıldı, manuel iş yükü ve operasyonel riskler azaltıldı. • Daha sürdürülebilir ürün alternatiflerini tüketicilerle buluşturma hedefi doğrultusunda Burger King®'in et içermeyen Plant Based Whopper ürünü mağazalarda ve dijital kanallarda yaygınlaştırıldı. • E-ticaret ve dijital satış kanallarında müşteri deneyimine yönelik gerçekleştirilen iyileştirmeler sayesinde 2025 yılında restoran başına sipariş iptal oranı %25,8 azaltıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Şirket, üretim ve finansal performansının yanı sıra, çevresel sorumluluk, teknolojik dönüşüm ve toplumsal etki alanlarında attığı somut adımlarla da küresel ölçekte dikkat çeken bir model sunuyor. Sürdürülebilir dönüşümünü yalnızca kendi operasyonlarıyla sınırlı tutmayan Ford Otosan, tedarikçileri, bayi ağı ve iş ortaklarının dahil olduğu tüm paydaş ekosistemini kapsayan değer zinciri genelinde sürdürülebilir etki yaratmayı önceliklendiriyor. Ford Otosan, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) performansını şirket stratejisine entegre ederek, iklim krizi, küresel eğilimler ve sektörel gereklilikler doğrultusunda ekosistem genelinde dönüşüme liderlik ediyor. Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan, sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerini, yatırımlarını ve uzun dönemli hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeleri kapsayan Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda Ford Otosan’ın günümüz dünyasında yalnızca ekonomik başarılar elde etmenin değil aynı zamanda topluma, çevreye ve çalışanlara değer katmanın da bir şirketin başarısını tanımlayan temel ölçütler arasında yer aldığına olan inancının altı çiziliyor. Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik odağındaki kapsamlı ve stratejik yol haritasını detaylandıran raporun ana temasını ise sorumluluk anlayışını şirket stratejilerinin merkezine yerleştiren Ford Otosan’ın sektörüne liderlik etme ve ekosistemindeki dönüşümün itici gücü olma vizyonu oluşturuyor. Mega AI ve %100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisiyle dönüşüme öncülük ediyor İklim kriziyle mücadeleyi bir operasyonel zorunluluk olarak gören Ford Otosan, 2050 net sıfır hedefine emin adımlarla ilerliyor. Şirketin emisyon azaltım hedefleri, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından 2025 yılında onaylanarak uluslararası standartlarca tescillendi. Yenilenebilir enerji dönüşümü, sahada kurulan güneş enerjisi yatırımlarıyla destekleniyor. Önceki yıl devreye alınan 10 MW’lık kapasiteyle enerji dönüşüm yolculuğunda güçlü bir başlangıç yapıldı. 2025 yılında Hasandede ve Çiçektepe’de hayata geçirilen 6,1 MW’lık yeni kapasiteyle birlikte; toplam 16,1 MW’lık kurulu güce ulaşıldı. 2025 yılında Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde hayata geçirilen çatı GES projesi ile enerji üretimi Ar-Ge altyapısına da taşındı, böylece özkaynak elektrik tüketiminin belirli bir kısmı buradan karşılanacak. Yeniköy fabrikasında devreye alınan 2.897 kWe kapasiteli çatı GES ve fotovoltaik cam duvar uygulaması ile enerji üretimi doğrudan üretim süreçlerine entegre edildi. Ayrıca, Craiova fabrikasında kurulan çatı tipi güneş enerjisi sistemi ile 12.000 metrekarelik alanda 2.753 panel üzerinden elektrik üretimi sağlandı. Enerji yönetiminde ise Ford Otosan, yapay zekâ tabanlı MEGA AI projelerinden “Enerji Yönetiminde Yapay Zekâ – AI Powered Energy Management (APEM)” sistemi ile üretim verisini enerji yönetimiyle entegre eden bir yapı kurdu. Yapay Zeka Destekli Enerji Yönetimi projesi, WEF Global Lighthouse Network (Dünya Ekonomik Forumu) kapsamında öne çıkan dijital dönüşüm projeleri arasında yer aldı. Bu sistem, üretim hatlarından gelen verileri analiz ederek enerji tüketimini anlık olarak optimize ediyor, verimsizlik alanlarını belirleyerek operasyonel karar süreçlerine veri temelli girdi sağlıyor. Böylece enerji yönetimi, izleme temelli bir yapıdan çıkarak öğrenen ve kendini geliştiren bir sisteme dönüşüyor. Ürün ve üretimde sürdürülebilirlik: yaşam döngüsü yaklaşımı Ürün tarafında ise sürdürülebilirlik yaklaşımı tasarım süreçlerine entegre edilmiş durumda. Ford Otosan, ürünlerinin %97’sinde yaşam döngüsü analizi uygulayarak ürünlerin üretimden kullanım ve kullanım sonrası süreçlere kadar çevresel etkilerini değerlendiren bir sistem kurdu. Bu analizler, özellikle Ford Transit, Ford Custom ve Ford Courier ürün ailesi ile yeni nesil elektrikli modellerin geliştirme süreçlerinde doğrudan belirleyici rol oynuyor. Su yönetiminde döngüsel yaklaşım: sanayi ve şehir arasında iş birliği Ford Otosan, su yönetiminde geliştirdiği yenilikçi projelerle sanayide döngüsel ekonomi uygulamalarına öncülük ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Gri Su Temini Projesi, kentsel atık suların ileri arıtma süreçlerinden geçirilerek üretimde yeniden kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu proje kapsamında, arıtılmış evsel atık sular üretimde proses suyu olarak değerlendirilecek. İlk aşamada yıllık 400.000 ton, tam kapasiteye ulaşıldığında ise 750.000 ton temiz su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Söz konusu uygulama, yalnızca su verimliliğini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sanayi ve şehir altyapısı arasında sürdürülebilir iş birliklerinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Eğitim yatırımları, mesleki gelişim ve kapsayıcı iş gücü modeli Toplumsal katkı yaklaşımını uzun vadeli ve kalıcı projeler üzerine inşa eden Ford Otosan, 2025 yılında bağış ve sosyal projelere toplam 559,9 milyon TL yatırım yaptı. Bu kapsamda Yaylacık Başiskele Atatürk Ortaokulu’nun renovasyonu ile ek bina yapımı tamamlanırken, Kocaeli’de yapımı süren Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu da 35 derslikli yapısıyla bölgenin eğitim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Ford Otosan’ın bölgede eğitime kazandırdığı okul sayısı beşe ulaşıyor. Ford Otosan, eğitim yatırımlarını yalnızca fiziki altyapı ile sınırlı tutmayarak, mesleki eğitimi sürdürülebilir dönüşümün kritik bir bileşeni olarak ele alıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen sektöre entegre okul modeli, öğrencilerin doğrudan üretim ortamıyla temas ettiği ve teorik bilgi ile pratik deneyimi bir araya getiren yenilikçi bir eğitim yaklaşımı sunuyor. Yeniköy fabrikası içinde konumlanan bu model sayesinde gençlerin mesleki teknik yetkinlikleri erken aşamada geliştirilirken, nitelikli iş gücünün sürdürülebilir şekilde yetiştirilmesi hedefleniyor. Toplumsal etki alanında fırsat eşitliğini güçlendiren projeler ‘Gelecek Şimdi’ vizyonuyla belirlediği uzun dönem sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, toplumsal fayda yaratmayı tüm operasyonlarının merkezine alan, Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UN Global Compact) imzacısı ve UNGC üyesi olan, Ford Otosan, toplumda fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yürüttüğü projelerle 2025 yılında önemli bir eşiği geride bıraktı. Ford Otosan, bu alanlarda kadınların güçlenmesine destek olmak üzere Vehbi Koç Vakfı’nın katkılarıyla başlattığı ‘Gelecek Hayalim’ projesi ile 2026 yılı için belirlenen 100 bin kadına ulaşma hedefini şimdiden aşarak toplam 115.079 kadın ve kız çocuğuna erişim sağladı. Bu kapsamda, şirketin tüm yerleşkelerinde STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki kadın çalışan oranı ise %29,49 seviyesine yükseldi. Kapsayıcı çalışma ortamını tüm paydaşları için ortak bir standart haline getirmeyi amaçlayan Ford Otosan, İŞKUR ve Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen model kapsamında, İstanbul, Kocaeli ve Eskişehir lokasyonlarında 17 nöroçeşitli birey istihdam sürecine dahil edildi. Şirket genelinde ise 22 farklı engel grubundan toplam 498 engelli çalışan istihdam edilirken, yalnızca 2025 yılı içinde 110 engelli istihdamı daha gerçekleştirildi. Çalışan gelişimi ise Ford Otosan’ın dönüşüm modelinin temel unsurlarından biri olarak ele alınıyor. 2025 yılında 2,1 milyon saatin üzerinde eğitim gerçekleştirilen Ford Otosan’da teknik eğitimler, dijital yetkinlik programları ve kapsayıcı liderlik uygulamaları ile çalışanların dönüşüme aktif katılımı destekleniyor. Güçlü performans, şeffaf raporlama Uluslararası standartlarla uyumlu şekilde hazırlanan ve bağımsız denetimden geçen 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, Ford Otosan’ın şeffaflık ve hesap verebilirlik konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor. TSRS ve GRI uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını küresel ölçekte karşılaştırılabilir bir çerçevede sunarken, paydaşlara güven veren güçlü bir iletişim aracı niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.