Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cumhuriyet

Kapsül Haber Ajansı - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

100 Milyon TL’lik Yatırımla Cumhuriyet Mirası Eskişehir'de Yeniden Hayat Buluyor Haber

100 Milyon TL’lik Yatırımla Cumhuriyet Mirası Eskişehir'de Yeniden Hayat Buluyor

Yaklaşık 100 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilecek Halkevi Projesi’nin Yapım İşi Başlama Töreni gerçekleştirildi. Sivrihisar 1 Caddesi’nde gerçekleştirilen Halkevi Projesi Yapım İşi Başlama Töreni’ne Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra, önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Feride Betül Hacımusalar Yörükçü, Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Sibel Özdemir İlhan, oda temsilcileri, muhtarlar, belediye bürokratları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Feride Betül Hacımusalar Yörükçü, Halkevlerinin Cumhuriyet’in önemli aydınlanma projelerinden biri olduğunu belirterek, yapının yeniden hayata geçirilmesinin Cumhuriyet’in aydınlanma mirasının ve dayanışma kültürünün geleceğe taşınması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kentlerin yalnızca yollar, köprüler ve binalarla değil; kültürleri, hafızaları ve ortak değerleriyle geliştiğini vurgulayan Yörükçü, tarihi yapının aslına uygun şekilde yeniden inşa edilmesini geçmişe duyulan saygının ve geleceğe duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Sibel Özdemir İlhan da Halkevi’nin Eskişehirliler için çok kıymetli bir yapı olduğunu vurgulayarak, kent belleği ve kent hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Projenin mimari koruma ilkeleri ile çağdaş yapım tekniklerini bir araya getirmesinin önemine dikkat çeken İlhan, yapım sürecinde emeği geçenlere teşekkür etti. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise Halkevi binasının yeniden hatırlanması, projelendirilmesi ve hayata geçirilmesinin Eskişehir adına büyük önem taşıdığını ifade etti. Halkevlerinin Cumhuriyet tarihindeki yerine dikkat çeken BaşkanAtaç, projenin hayata geçirilmesinden duyduğu mutluluğu dile getirerek emeği geçenlere teşekkür etti. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da geçmişte Halkevleri Eskişehir Şube Başkanlığı yaptığını hatırlatarak, “Halkevi binasının yeniden topluma kazandırılması çok önemli işlerden birisidir. O nedenle Büyükşehir Belediye Başkanımızı tebrik ediyorum. Eski bir Halkevci olarak, 3. kuruluş döneminde Halkevleri Eskişehir Şube Başkanlığını yapan birisi olarak teşekkürlerimi arz ediyorum. Umarım, dilerim Halk Evi binasının içi de yepyeni duygularla, yepyeni bir anlayışla topluma hizmet eder. Bu nedenle hepimizin özlemle beklediği inşaat bir an önce biter.” diye konuştu. Başkan Ayşe Ünlüce de konuşmasında Halkevi’nin Eskişehir’in Cumhuriyet tarihi ve kent hafızasındaki yerine dikkat çekti. Halkevi’nin Eskişehir’deki yolculuğunun 1932 yılında, eski Süleyman Çakır Lisesi’nin bulunduğu yerde başladığını belirten Ünlüce, 1936 yılında bugünkü yerine taşındığını ifade etti. Yapının hayata geçirilmesi talimatının Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildiğini söyleyen Ünlüce, projenin dönemin Eskişehir Belediyesi Fen İşleri Şefi Mimar İzzet Baysal tarafından hazırlandığını anlattı. Başkan Ünlüce, “Açıldığı günden itibaren Eskişehir’in sosyal, eğitim ve kültür hayatını burada büyük bir kalp atışıyla, tam da Eskişehir’in merkezinde, kalbinde canlandırıyor. Ve bu önemli atılım ne yazık ki 1951 yılında kapatılarak ve sonrasında da 10 parçaya bölünerek satılmasıyla o güzel dönem sona eriyor.” dedi. Halkevi’nin yeniden kente kazandırılma sürecini de anlatan Başkan Ünlüce, “Daha sonra Yılmaz Büyükerşen Hocamın Belediye Başkanı seçilmesinden sonraki süreçte 2003 yılında mahkeme kararıyla burası tescil altına alınıyor. Daha sonra hatırlarsanız bu bölgede 8 mahalleyi kapsayan bir kentsel dönüşüm projesi vardı. O projenin içinde aslında burası çok daha erken hayata geçecekti. Fakat mahkeme kararlarıyla iptal edilince büyük bir talihsizliğe uğradı.” diye konuştu. Bölgedeki dönüşüm çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Ünlüce, “Biz de 2019 yılında mahkeme kararlarından sonra 8 mahalle heba edilmiş olsa da en azından Porsuk 1, şu an gördüğünüz Çukur Çarşı ve devamı ve sonrası Porsuk 2, Salhane Köprüsü, eski otogarın olduğu yeri bilirsiniz, oradan başlayarak Kentpark’a doğru uzanan alanda kentsel dönüşüm alanı ilan edildi. Eski otogarın olduğu bölgede geçen sene dönüşüm başladı biliyorsunuz. Biz de bugün büyük bir gururla Çukur Çarşı’nın olduğu bölgede Eskişehir’in kalbinde bu dönüşümün ilk temelini atıyoruz buradan.” ifadelerini kullandı. Başkan Ünlüce sözlerini, “Bu bizim için büyük bir gurur, büyük bir onur. Eskişehir’in hafızasına, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet’e bir saygı duruşu. Bugün bizim temelini attığımız proje Cumhuriyet aydınlanmasının tekrar Eskişehir’e ve Türkiye’ye hatırlatılmasıdır.” diyerek tamamladı. Önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ise Halkevlerinin Cumhuriyet’in kültür ve aydınlanma hamlesindeki önemine dikkat çekerek, “Halk Evi nedir? Halkın hayatının, yaşamının önemli bir bölümünü geçirdiği bir aile ocağıdır. Halkevleri, halkın sahip çıkacağı bütün kültür hareketleri, sanat hareketleri ve eğitim hareketlerinin yapıldığı bir doğuş ocağıdır.” dedi. Eskişehir’in tarih boyunca yaşadığı değişim ve dönüşüme de değinen Büyükerşen, “Her yıkıldığının sonunda o yıkıntıların üzerinden yeni bir yaşam alanı, kültür alanı doğmuştur. Eskişehir’in adı eskidir ama kendisi yenidir. Bu yeniliğe devam eden arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Eskişehir’i de tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı. Törende bir de anlamlı duyuru yapan Başkan Ünlüce, proje tamamlandığında yapının adının yine “Eskişehir Halk Evi” olacağını açıkladı. Ünlüce, “Halk Evi tamamlandıktan sonra adını da yine Halk Evi olarak koyacağız. Buranın adı Eskişehir Halk Evi olacak. Açılışta da sevgili eşim Aydın Ünlüce’nin kitapları başta olmak üzere tüm kitaplığını ve aynı zamanda kendi kitaplığımı da buraya bağışlayacağım.” dedi. Başkan Ünlüce’nin açıklamasının ardından Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen de akademik hayatı boyunca kendisine hediye edilen imzalı kitaplardan oluşan koleksiyonunu Eskişehir Halk Evi’ne armağan edeceğini açıkladı. Konuşmaların ardından Başkan Ayşe Ünlüce ve protokol üyeleri hep birlikte butona basarak Halkevi Projesi’nin yapım çalışmalarını başlattı. CUMHURİYET MİRASININ 90 YILLIK HİKÂYESİ Atatürk’ün emriyle Mimar İzzet Baysal tarafından 1936 yılında tasarlanan Eskişehir Halkevi; çok amaçlı salonu ve dükkânlarıyla kültürel ve sosyal bir kompleks olarak kente kazandırıldı. Halkevi, uzun yıllar boyunca konferanslara, gençlik ve halk toplantılarına, sergilere, temsillere, gösterilere ve eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yaparak Eskişehir’in sosyal ve kültürel yaşamının önemli merkezlerinden biri oldu. 1951 yılında ülke genelinde Halkevlerinin faaliyetlerinin sonlandırılmasının ardından bina 10 parçaya bölünerek satıldı. Zaman içerisinde yapılan müdahaleler nedeniyle özgün kimliğini büyük ölçüde kaybeden yapı, 2003 yılında mahkeme kararına istinaden Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescillendi. Halkevi’ni de kapsayan alan 2019 yılında Porsuk-1 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilirken, hazırlanan proje Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi ve Koruma Kurulu tarafından onaylandı. 2020 yılında Halkevi Binası Rekonstrüksiyon Mimari Avan Projesi hazırlanırken, 2024 yılında Porsuk-1 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında tüm hak sahipleriyle yüzde 100 uzlaşma sağlanarak tapu tescil işlemleri tamamlandı. Kullanım ömrünü tamamlayan ve özgünlüğünü büyük ölçüde yitiren mevcut yapı, 2025 yılında özgün mimarisi doğrultusunda yeniden inşa edilmek üzere kontrollü olarak kaldırıldı. 2026 yılında ise yapım işi ihalesinin tamamlanmasıyla tarihi Halkevi’nin yeniden hayat bulacağı rekonstrüksiyon süreci başladı. HALKEVİ YENİDEN KENT YAŞAMININ PARÇASI OLACAK Toplam 1.650 metrekare inşaat alanına sahip olacak Halkevi’nin tescilli bölümünde, yapının özgün fonksiyonları ve mimari dokusu korunarak çağdaş kent yaşamının ihtiyaçlarına uygun yeni kullanım alanları oluşturulacak. Yapının zemin katında hak sahiplerine teslim edilecek 8 ticari birim yer alırken, üst katları çok amaçlı salonları da bünyesinde barındıran 140 kişilik modern bir sosyal kütüphane olarak işlevlendirilecek. Projede ayrıca atölye alanları, amfi ve seminer alanları da yer alacak. İki parselden oluşan Halkevi yapısının tescilsiz olan diğer parseli ise Türkiye İş Bankası tarafından aslına uygun olarak tamamlanacak. 100 milyon TL’lik yatırımla yeniden Eskişehir’e kazandırılacak Halkevi’nin, geçmişte olduğu gibi kültürün, eğitimin ve sosyal yaşamın buluşma noktalarından biri olması hedefleniyor. Cumhuriyet mirası tarihi yapı, özgün kimliği korunarak yeniden hayat bulurken geçmişten aldığı güçle geleceğe ışık tutacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB Ders Atölyeleri’nde Mezuniyet Heyecanı Haber

İBB Ders Atölyeleri’nde Mezuniyet Heyecanı

Aslan, “Ekrem Başkanımızın vizyonuyla hizmete açtığımız 18 İBB ders atölyelerimizle, 110 binden fazla öğrencimizi sınavlara hazırladık. İBB Gençlik ofislerimizle 200 bine yakın gencimize eğitim ve gelişim imkânı sunduk. Teknoloji Atölyelerimizi sıfırdan 12’ye çıkararak, yapay zekâdan robotiğe kadar birçok alanda 9 bin 242 gencimize üretim temelli eğitim verdik. Oradan yetişen İBBTech Teknoloji Takımındaki 122 evladımız, uluslararası yarışmalarda göğsümüzü kabartıp 35 ödül kazandılar. Bölgesel İstihdam Ofislerimiz kanalıyla yurtlarımızda kalan 671 gencimize iş imkânı sağladık. 2019 yılından bu yana 36 okul spor salonunu tamamladık. Şu anda 9 okul spor salonumuzun yapımına devam ediyoruz. Size söz veriyorum: Halkımız için, çocuklarımız için, Cumhuriyet’imizin aydınlık geleceği için durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Zor zamanların içinde bugün bana en büyük mutluluk, bu kadar gencin içinde, bu kadar cumhuriyet çocuğunun olduğunu görmek bugün moralimi düzeltti. Umudumuz çok yüksek, gençliğimiz var, heyecanımız var, geleceğiz ve bu ülkeyi yöneteceğiz. Ve sizinle başaracağız. İnşallah içinizden onlarca Belediye Başkanı onlarca Milletvekili çıkacak. Yarın çok aydınlık” şeklinde konuştu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ders Atölyeleri’nden 2 bin 500 öğrenci mezun oldu. İBB Başkanvekili Nuri Aslan da gençlerin mezuniyet heyecanına ortak oldu. Çeşitli etkinliklerle adeta bir şölen alanına dönüşen mezuniyet töreninde öğrencilere seslenen Nuri Aslan, sözlerine İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ve sevgilerini ileterek başladı. Nuri Aslan, konuşmasına şöyle devam etti; “EKREM BAŞKANIMIZ GÜCÜNÜ, İRADESİNİ VE CESARETİNİ EN ÇOK EVLATLARIMIZDAN ALIYOR VE SİZLERİ ÇOK SEVİYOR!” “Bugün burada olmaktan çok mutluyum. Evlatlarımızın pırıl pırıl, ışıl ışıl gözlerine bakıyorum. Yarınlarınızın da gözleriniz gibi ışıl ışıl olmasını diliyorum. İBB Ders Atölyeleri, Teknoloji Atölyeleri ve Gençlik Ofislerimizde koca bir yıl geçirdiniz. Mezuniyetiniz kutlu olsun! Sözlerime başlamadan önce sizlere, Halkımızın umudu, İstanbul’umuzun seçilmiş belediye başkanı, cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamını iletiyorum. Ekrem Başkanımız gücünü, iradesini ve cesaretini en çok evlatlarımızdan alıyor ve sizleri çok seviyor! Biliyorum ki sizler de onu çok seviyorsunuz!” “İBB OLARAK HER BİR EVLADIMIZIN HAK ETTİĞİ EĞİTİMİ ALABİLMESİ İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ” “Burada olmamızın arkasında bir fikir var. O fikir: Kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyet’tir. Cumhuriyet fırsat eşitliği demektir. Her çocuğun, her gencin eşit koşullarda eğitim alması ve yaşaması demektir. Ülkemizin her bir evladı, hangi mahallede doğmuş olursa olsun, ailesinin imkânı ne olursa olsun en iyi eğitime, en modern teknolojiye ulaşma hakkına sahiptir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak her bir evladımızın hak ettiği eğitimi alabilmesi için var gücümüzle çalışıyoruz.” “2019’DA EKREM BAŞKAN GÖREVE GELDİĞİNDE İBB’NİN YURT SAYISI SIFIRDI” “Bakın hizmetlerimizin sadece bir kısmını anlatacağım. 2019’da, Ekrem Başkanımız göreve geldiğinde İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait yurt sayısı sıfırdı. Bugün ise tam 16 yurdumuz var. Bugün İstanbul’da okuyan bir evladımız aylık 2.850 TL’ye yurtlarımızda sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dâhil kalmaktadır. Bugüne dek 20 binden fazla evladımız yurtlarımızdan faydalandı. Bunun yanı sıra ilk kez 2019-2020 döneminde başladığımız Genç Üniversiteli Desteği ile öğrencilerimizin yanındayız. 2025-2026 yılında 20 bin TL’ye çıkardığımız Genç Üniversiteli Sosyal Desteğimiz ile bugüne dek gençlerimize 488 bin 18 kez, bugünün parasıyla yaklaşık 9 milyar TL destek sunduk. 2025 yılında 10 bin üniversite öğrencisi gencimize toplam 50 milyon TL Genç Üniversiteli Kıyafet Desteği sağladık. Genç Üniversiteli Ulaşım Desteği ile bugüne kadar 38 bin 628 öğrencimize toplamda 119 milyon 668 bin liralık destek ulaştırdık. İlkokul, ortaokul ve lisede eğitim gören; engelli, şehit yakını, anne veya babasını kaybetmiş 94 bin 303 öğrencimize “Sen Oku Diye” eğitim desteği sağladık. Bugüne dek toplamda 610 bin 828 kez 761 milyon 877 bin TL destek olduk. İlkokul çağındaki kız çocuklarının eğitimi için “Kızlar Okusun Diye” eğitim desteği sağladık. 2019’dan 31 Aralık 2025 tarihine kadar 39 bin 291 hanemize 117 milyon 873 bin TL destek sunduk. 2025 yılında, 15 bin 714 ihtiyaç sahibi hanede yaşayan evlatlarımıza Okul Beslenme Desteği ile doğrudan destek olduk.” “SÖZ VERİYORUM: HALKIMIZ İÇİN, ÇOCUKLARIMIZ İÇİN, CUMHURİYET’İMİZİN AYDINLIK GELECEĞİ İÇİN DURMADAN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ” “Ekrem Başkanımızın vizyonuyla hizmete açtığımız 18 İBB ders atölyelerimizle, 110 binden fazla öğrencimizi sınavlara hazırladık. İBB Gençlik ofislerimizle 200 bine yakın gencimize eğitim ve gelişim imkânı sunduk. Teknoloji Atölyelerimizi sıfırdan 12’ye çıkararak, yapay zekâdan robotiğe kadar birçok alanda 9 bin 242 gencimize üretim temelli eğitim verdik. Oradan yetişen İBBTech Teknoloji Takımındaki 122 evladımız, uluslararası yarışmalarda göğsümüzü kabartıp 35 ödül kazandılar. Bölgesel İstihdam Ofislerimiz kanalıyla yurtlarımızda kalan 671 gencimize iş imkânı sağladık. 2019 yılından bu yana 36 okul spor salonunu tamamladık. Şu anda 9 okul spor salonumuzun yapımına devam ediyoruz. Size söz veriyorum: Halkımız için, çocuklarımız için, Cumhuriyet’imizin aydınlık geleceği için durmadan çalışmaya devam edeceğiz.” “YOLUNUZ AÇIK OLSUN, MEZUNİYETİNİZ KUTLU OLSUN!” “Sizler, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Bütün ümidim gençliktedir’ diyerek bu ülkeyi emanet ettiği Cumhuriyet’in çocuklarısınız. Bugün Cumhuriyet’in fırsat eşitliğiyle yakaladığınız başarılar, yarın ülkemizin dört bir yanında yakacağınız meşalelerin ilk kıvılcımlarıdır. Sizler, Yarının yöneticileri, yarının belediye başkanları, yarının hâkimleri olacaksınız. Hayal ettiğiniz dünyayı kuracaksınız. Ne yaparsanız yapın adaletle, vicdanla, merhametle yapacaksınız. İşte bu da bizim umudumuzdur. Sakın ola kendinizden ve milletimizden umudunuzu kesmeyin. Umut burada. Umut sizlerde! Hepinizi gözlerinizden öpüyorum. Anne babalarımızı ve sizleri büyük bir emekle geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizi yürekten tebrik ediyorum. Yolunuz açık olsun, mezuniyetiniz kutlu olsun!” Son dönemde zor zamanlardan geçtiğini kaydeden Aslan, "O zor zamanların içinde bugün bana en büyük mutluluk, bu kadar gencin içinde, bu kadar Cumhuriyet çocuğunun olduğunu görmek bugün moralimi düzeltti. Umudumuz çok yüksek, gençliğimiz var, heyecanımız var, geleceğiz ve bu ülkeyi yöneteceğiz. Ve sizinle başaracağız. İnşallah içinizden onlarca Belediye Başkanı onlarca onlarca emniyet müdürü, bakanlığı, milletvekili çıkacak. Yarın çok aydınlık. Hepinize saygılar sunuyorum" diyerek sözlerini tamamladı. Nuri Aslan, konuşmasının ardından mezun olan ve yıl boyu yapılan yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerini takdim etti. İBB TEKNOLOJİ ATÖLYELERİ; İBB Teknoloji Atölyeleri, 2021 yılında kurulmuş olup, Boğaziçi Üniversitesi tarafından hazırlanan 8 aylık müfredat kapsamında 4, 5, 6, 7, 9 ve 10. sınıf öğrencilerini teknoloji üretimine yönlendirmeyi amaçlanıyor. Bugüne kadar 12 atölyede, 77 eğitmen eşliğinde 9.242 öğrenci yüz yüze eğitimlerden faydalanıyor. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin yer aldığı jüri tarafından değerlendirilen proje sunumu ve takım seçmeleri sonucunda İBBTech Teknoloji Takımına katılma fırsatı elde ediyor. İBBTech Teknoloji Takımında yer alan öğrenciler, ileri seviye robotik, kodlama, tasarım ve mekanik eğitimleri alarak ulusal ve uluslararası yarışmalara katılıyor. Takımdan bu zamana kadar 122 öğrenci faydalanmış olup, katıldıkları yarışmalarda toplam 35 ödül kazanıldı. Teknoloji Atölyelerinde temel müfredatın yanı sıra robotik kodlama, Python ve Unity gibi alanlarda hafta içi eğitimleri de düzenleniyor. 2025 yılı Aralık ayında başlayan bu eğitimlerden bugüne kadar 1.045 öğrenci yararlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer 19 Mayıs’ı Cumhuriyet Meydanı’nda Karşıladı Haber

Nilüfer 19 Mayıs’ı Cumhuriyet Meydanı’nda Karşıladı

Nilüfer’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının ilk adresi Nilüfer Belediyesi Halk Evi önü oldu. Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti. Törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda Nilüferli katıldı. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “NİLÜFER’İ GENÇLERLE BÜYÜTECEĞİZ” Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 107 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışını, bir milletin uyanışının habercisi olarak değerlendirdi. Başkan Şadi Özdemir, “19 Mayıs, bağımsızlığımızın ilk gününün adıdır. Umudun tükendiği bir anda ‘Bağımsızlık benim karakterimdir’ diyen bir iradenin şahlanışıdır. Sarsılmaz bir inancınız varsa, bir ulusun kaderini baştan yazabilirsiniz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, dünyaya bunu gösterdi” dedi. Cumhuriyet’in gençlere emanet edildiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir fikri, ancak gençler yaşatabilir. Bir ülkeyi ancak hür düşünen, sorgulayan ve cesur bir gençlik ileri taşıyabilir. Sizin aklınız ve vicdanınız, bu ülkenin en büyük güvencesidir.” Nilüfer’in yönünü her zaman Cumhuriyet’e dönmüş bir kent olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Bizim bütün gayretimiz, bu kentte yeşeren her fikre, her hayale bir alan açmaktır. Gençlerimizin fikirlerini özgürce savunduğu, umutla ürettiği bir Nilüfer’i onlarla omuz omuza daha da büyüteceğiz” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, başta Atatürk olmak üzere Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle andı. SARIBAL: “MUSTAFA KEMAL DEVRİM İNŞA ETTİ” Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’da başlattığı mücadelenin sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda büyük bir toplumsal uyanış ve kalkınma hamlesi olduğunu ifade eden CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da, ülkenin geleceğinin gençlere emanet edilmesinin tarihsel bir sorumluluk olduğunu söyledi. Mustafa Kemal Atatürk’ün bir devrim inşa ettiğini kaydeden Sarıbal, “O, bu ülkeyi gençlere, çocuklara ve gelecek kuşaklara emanet etti. Bizler de bugün doğamızı, toprağımızı, emeğimizi koruyan halkçı bir anlayışla, Mustafa Kemal’in ışığıyla yeniden ayağa kalkmak zorundayız” dedi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki tören, katılımcıların bayramlaşması ve anı fotoğrafları çekilmesiyle sona erdi. Nilüfer Belediyesi’nin 19 Mayıs kutlama programı, bu akşam düzenlenecek geleneksel bayram yürüyüşü ve ardından Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşecek konser etkinliğiyle coşkulu bir şekilde devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Atatürk ve Cumhuriyet Sevgisini ‘Hikâyede Bırakmadı’ Haber

Sabancı Atatürk ve Cumhuriyet Sevgisini ‘Hikâyede Bırakmadı’

Sabancı Holding'in desteği ve Sabancı Üniversiteli gençlerin katılımıyla hayata geçen proje kapsamında, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştıran ve milli mücadelenin Anadolu üzerinden başlatılmasında tarihi bir görevi yerine getiren Bandırma Vapuru, özel bir drone gösterisiyle gökyüzünde hayat buldu. TOPLAM 500 DRONE KULLANILDI Denizin yaklaşık 25 metre üzerinde gerçekleştirilen özel şovda, özel bir yazılım drone’lara entegre edilirken; drone’lar arası mesafe 1 metre, yer değiştirme hızı ise 4 metre / saniye olarak ayarlandı. ‘Sürü Zekâsı’ teknolojisiyle bir araya getirilen drone’larla 108 metre genişliğinde bir Bandırma Vapuru hayata geçirildi. Sabancı logosu da yine aynı teknolojiyle gökyüzüne taşınırken, organizasyonda toplam 500 drone kullanıldı. “O İLK ADIMIN İZİNDEKİ YOLCULUĞUMUZU KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ” Konuyla ilgili konuşan Sabancı Holding Kurumsal Marka Yönetimi ve İletişim Bölüm Başkanı Filiz Karagül Tüzün şunları söyledi: “Cumhuriyetle neredeyse yaşıt bir Topluluk olarak, 29 Ekim ve 19 Mayıs gibi özel günleri yalnızca bir mesaj, bir görsel ya da bir filmle kutlamanın ötesinde bir sorumluluk taşıdığımıza inanıyoruz. Cumhuriyet için çalışmak, gençlere olan güvenimizi somut olarak göstermek bu özel günleri yaşatmanın en doğru yolu. Geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiğimiz Sabancı Cumhuriyet Seferberliği, ardından başlattığımız ve bugün 45 bin gence ulaştığımız Sabancı Gençlik Seferberliği, bu anlayışın çok güçlü birer göstergesi. Bu yıl da bu yaklaşımı 19 Mayıs’a taşımak istedik. ‘Hikâyede kalmasın’ mesajı üzerinden, 19 Mayıs’ın kutlanacak tek bir gün değil, Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı bir değerler bütünü olduğunu hatırlatırken; Cumhuriyet sevgimizin, gençlere inancımızın, teknoloji ve bilim izindeki yürüyüşümüzün altını çizmeye çalıştık. Atatürk'ün 19 Mayıs’ta Samsun’a attığı o ilk adımın izindeki yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Sinema Ofisi Törenle Açıldı Haber

İstanbul Sinema Ofisi Törenle Açıldı

Kentin yeni sanat merkezinin açılışına İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Beyoğlu Belediyesi Başkanvekili Sefer Karamahmutoğlu, İBB Bürokratları, sinema ve dizi sektöründen çok sayıda seçkin davetli katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Aslan, sözlerine İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den selamlarını ileterek başladı. Aslan, daha sonra konuşmasını şu şekilde sürdürdü; “Sizleri burada, Sinema Ofisi'nde görmek benim için büyük bir mutluluk. Size Silivri zindanlarından; halkı için mücadele eden, 'Asla pes etmeyeceğim, geri durmayacağım; mücadeleme kimse kalmasa bile tek başıma devam edeceğim,' diyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini getirdim. Aslında anlattığım bu durum bizim hayatımız... Hani 'hissederek konuşmak' diyoruz ya; bazen televizyonda o anlık kesitleri dinliyoruz. Bizim hayatımız da Vatan Caddesi'nde, Silivri'nin alt katında, orta katında, üst katında, mahkemelerde veya Çağlayan’da geçiyor; fırsat bulduğumuzda da vatandaşımızın yanında yer almaya çalışıyoruz. Ama hiçbir şekilde umudumuzu kaybetmiyoruz. Umudumuzu kaybetmeme sebeplerimizden bir tanesi de aslında çocukluğumuzda ve gençliğimizde seyrettiğimiz filmlerdir. Oradaki o mücadele; köyden gelip hemen bir muhtarla anlaşıp, bir gecekondu dikip yarın sabahleyin oradan çocukları okula gönderme umudu bizim de içimizde. Dolayısıyla Cumhuriyet'in savunucuları ve bekçileri olarak; sizlerin yürüdüğü yolda size yarenlik etmeye, yoldaşlık etmeye ve bize verilen emaneti layıkıyla taşımaya devam ediyoruz; bunun mücadelesini veriyoruz. Geldiğimiz noktada Türk filmleri ve dizi sektörü dünya çapında öyle önemli bir noktaya geldi ki; filmlerimiz her yerde seyrediliyor, dizilerimiz satın alınıyor. Buradan, dizi şirketlerini 'çok vergi ödediği' gerekçesiyle yurt dışına taşıyanlara tekrar seslenmek istiyorum: Bu ülkeden umudunuzu kesmeyin. Gelin birlikte mücadele edelim; yarın çok aydınlık. Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet yaşayacağını savunuyorsak, bunu sanatımızla da yapmak durumundayız.” “İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NİN KAPILARI TÜM SANAT CAMİASINA SONUNA KADAR AÇIK” “Aslında sanatçılar ve yapımcılar elli yıl boyunca çok mücadele ettiler ama başardılar. Bugün Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Avrupa'dan Amerika'ya kadar dünyanın dört bir tarafında sizin sayenizde Türk kültürü yayılıyor ve dünyaya örnek oluyor. Bu arada, Şubat ayında iki yönetmenimizin Berlin Uluslararası Film Festivali'nde ödül aldığını biliyorum; bu ülkede yaşayan herkes gibi biz de çok sevindik. Hemen arayıp tebrik ettim, 'Yanınızdayız,' dedim. Ben hem Büyükşehir adına hem de Ekrem İmamoğlu adına size diyorum ki: İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kapıları tüm sanat camiasına sonuna kadar açık. Hem İstanbul'u birlikte yönetmeye, birlikte fikir üretmeye hem de size destek olmaya açığız. İstanbul öyle sıradan bir şehir değil; İstanbul aslında dünyanın başkentidir. Az kalsın Yerebatan Sarnıcı'nı elimizden alacaklardı, mücadelemiz devam ediyor. Arkadaşlarımız hukuk mücadelesini yürütüyorlar. Cumhuriyet’i, memleketini, ülkesini sevenler bu sorumluluğu sadece bana bırakamazlar. Sinema yapmak, sanat yapmak için nasıl mücadele ettiyseniz; İstanbul'a sahip çıkmak için de öyle mücadele edeceğinizden hiçbir şüphem yok” “BU CUMHURİYET ASLA VE ASLA YIKILMAZ” “Mektubun ardından sabah saatlerinde Silivri’de görülen duruşmaları yerinde takip ettiğini kaydeden Aslan, “Bugün mahkeme salonunda onu izledim. Benim hayatım çok ilginçtir; akşam yorulur yatarım ama sabah büyük bir umutla kalkarım. Bugün Ekrem İmamoğlu'nu dinleyince şuna karar verdim: Bu Cumhuriyet asla ve asla yıkılmaz! Çünkü diyor ki: 'Kimse kalmasa bile ben tek başıma mücadele edeceğim.' Ama bilmediği bir şey var; o içeride kendini tek başına hissediyor olabilir ama tüm İstanbul ve tüm Türkiye onunla beraber. Dolayısıyla ben kardeşimin adına; kardeşimin yanında olan sevgisiyle, duygusuyla, vicdanıyla; Genel Sekreterimiz, Genel Sekreter Yardımcılarımız, sanat camiası, kültür camiası, vatandaş, şoför, esnaf... Tüm yurttaşlara onun adına teşekkür ediyorum. Bir insan ancak böyle sevilebilir; onu da sadece Anadolu'da yetişenler böyle sevebilir. O Anadolu'nun sevgi yüreği ve sanat ruhuyla gelen o güzel kültür, bizim toplumumuza ait. Dolayısıyla hepinizden Allah razı olsun. Hem Ekrem İmamoğlu'nu çok seviyorum hem de tabii ki sizi çok seviyorum; çünkü ben de sizinle büyüdüm, umuda geldim.” “SANATÇI ÜRETMEZSE TOPLUM GELİŞEMEZ” İstanbul Sinema Ofisi’nin açılışına katkı sunan bağışçılara da ayrıca teşekkür eden Aslan, “Eğer bu toplum aile olma kültürünü bugün koruyabiliyorsa ve birbirine tutunabiliyorsa, bu sizlerin sayesindedir. Bağışçılarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Birileri Cumhuriyet'in bütün değerlerini koruyor, getiriyor ve tüm toplum faydalansın diye buraya hediye ediyor. Bu düşünceyle biz asla geri adım atmayacağız, asla pes etmeyeceğiz. Sanatın da asla pes etmeyeceğini gördük. Şu an hemen şurada, Beyoğlu'nda Muammer Karaca Tiyatrosu'nu yeniden yapıyoruz. Hemen ileride Reşat Nuri Güntekin Sahnesi'ni, Kadıköy’de Haldun Taner Sahnemizi tekrar yapıyoruz. Peki, niçin yapıyoruz? Çünkü sanatçı üretmezse toplum gelişemez. O cesareti ve gücü sizden alıyoruz. Siz bunu filmde belli kurallarla yapıyorsunuz ama biz o heyecanla sabah kalkıp umutla Cumhuriyet’e sarılıyoruz.” İfadelerini kullandı. İSTANBUL SİNEMA OFİSİ ÇOK KATMANLI BİR MERKEZ OLACAK İstanbul Sinema Ofisi, kültür mekânı olmasının yanısıra bir koordinasyon ve üretim merkezi olarak da hizmet verecek. İBB yetki alanındaki mekânlarda gerçekleştirilecek çekimler için izin süreçlerinde kolaylaştırıcı bir rol üstlenen ofis, İstanbul’un bir film platosu olarak etkinliğini de artırmayı amaçlıyor. Toplam 1910 m²’lik kullanım alanına sahip olan İstanbul Sinema Ofisi açık çalışma alanları, cep sineması, amfi ve kütüphanesiyle sektör profesyonellerinden geleceğin sinemacılarına kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Sinema sektörünün İstanbul’daki bileşenlerini uluslararası festivaller, eğitimler ve ağ kurma etkinlikleriyle bir araya getirmeyi hedefleyen İstanbul Sinema Ofisi, yıl boyunca düzenlenen mesleki eğitim programları, atölyeler ve ustalık sınıfları aracılığıyla profesyonelleri, akademisyenleri ve sinema öğrencilerini aynı platformda buluşturacak. Uzun süreli sinema dersleri, sinema tarihi seminerleri, uygulamalı atölye ve ustalık sınıfları, “Açık Akademi” başlıklı teori dersleri ile “Ustamı Dinliyorum” ve “Sinema Sohbetleri” gibi söyleşi serileriyle katılımcılara hem akademik altyapı hem de sektörel pratik kazandırmayı hedefleyen ofis, üniversitelerle işbirlikleri geliştirerek çok katmanlı öğrenme projeleri yürütecek. İstanbul Sinema Ofisi, aynı zamanda İBB Beyoğlu Sineması, Sultangazi ve Kartal sinemaları gibi noktalar üzerinden galalar, festival gösterimleri ve kentin farklı lokasyonlarındaki açık hava sinemalarıyla sinemanın erişilebilirliğini arttırma çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dokularla Ankara Dijital Deneyim Alanında İzleyicileri Büyüledi Haber

Dokularla Ankara Dijital Deneyim Alanında İzleyicileri Büyüledi

"Doku Ankara Immersive Video Space" adıyla kurulan 150 metrekarelik deneyim alanında, Ankara'nın binlerce yıla yayılan tarihi dokuları dijital enstalasyonu görsel bir şölen olarak izleyicilere anlatıldı. Başkent'in taşta, ahşapta, motifte, kumaşta dönemin mekan anlayışı, estetik dili ve yaşam kültürünün dokularla dijital ekranda görünür hale getirildiği projede, Ankara'nın UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren Ahi Şerafeddin (Arslanhane Camii) ile Gordion Mezarı ve Ankara evleri de yer aldı. Doku Ankara'nın deneyim alanının Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları'nın büyükelçiden rektöre, yaşlılardan gençlere kadar tüm kesimler tarafından büyük ilgi gördüğünü kaydeden ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, şunları söyledi: "2026 yılı hem Türk Dünyası Başkenti olması, hem de NATO toplantısının Ankara'da yapılacak olması nedeniyle Başkentimizin uluslararası arenada görünür olacağı bir yıl. Biz de 2026 yılı takvimimizle, kadim Ankara'yı tarihinin dokusu ve yine tarihimizden bize miras kalan minyatür sanatıyla tanıtmayı amaçlamıştık. Ankara'yı binlerce yıllık tarihin derinliklerinden süzülerek gelen dokularla anlatmak farklı ve ilgi çekici olmuştu. Doku Ankara, 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları'nın "yapan zeka ve yapay zeka" konseptine uygun bir şekilde dijital ekrana bir deneyim alanı olarak aktarıldı. Frigler'den Roma'ya, Bizans'tan Selçuklu'ya, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan binlerce yıllık tarihinin izlerini ses ve ışık gösterisi olarak izlemek gerçekten heyecan verici bir deneyim oldu. Gelen yorumlardan ve alanın önündeki sıralardan da büyük ilgi gördüğünü söyleyebiliriz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Topluluğu 100 Yaşında Haber

Koç Topluluğu 100 Yaşında

Bu özel yıl için hazırlanan “Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100’ümüz” filminin lansmanının yapıldığı Vehbi Koç Ödül Töreni’nde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Topluluğun Cumhuriyet ile şekillenen köklü birikimini, kalkınma ve müşterek refah anlayışını ve ikinci yüzyıla taşınan değerlerini vurguladı. Törende Halit Ergenç ve Alança Oskay, orkestra eşliğinde filmi sahnede canlı seslendirdi. 25. Vehbi Koç Ödülü’nün bu seneki kazananı ise Kültür alanında Canan Tolon oldu. Tolon göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ediyor. 1926 yılında merhum Vehbi Koç tarafından temelleri atılan Koç Topluluğu, 100. yaşını kutluyor. Topluluk, 100. yılına, 25. Vehbi Koç Ödül Töreni kapsamında düzenlenen gecede, bu özel yıl için hazırlanan filmle adım attı. Halit Ergenç ve Alança Oskay’ın sahnede orkestra eşliğinde canlı seslendirdiği “Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100’ümüz” filmi izleyicilerden büyük alkış aldı. Divan Kuruçeşme’de gerçekleştirilen törende, Topluluğun geçmişten bugüne uzanan hikâyesi ve ikinci yüzyıla dair perspektifi aktarıldı. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, sözlerine “Bu yıl 25’incisini düzenlediğimiz Vehbi Koç Ödül Töreni bizim için her zamankinden daha anlamlı ve özel. Zîrâ bu sene kurucumuz merhûm Vehbi Bey’in temellerini attığı Koç Topluluğu’nun 100’üncü yaşını idrâk ediyoruz” diye başladı. “100. yıl filmimizde de vurguladığımız gibi; asırlık tarihimizi sâdece unutulmaz hikâyeler değil, bu hikâyeleri mümkün kılan yüzler de oluşturuyor. İşte bu sebeple bizim yüz yılımız unutulmaz yüzlerle dolu” diye devam eden Koç, sahada, fabrikalarda, ofislerde sorumluluk alan çalışma arkadaşları, bayileri, iş ortaklarının emekleri neticesinde 100. yaşlarını büyük bir gurur ve sevinçle kutladıklarını dile getirdi. Ömer Koç: “Topluluğumuz 100 yıllık hikâyesinde yatırımı ve istihdâmı kalkınmanın ve müşterek refahın en önemli unsurları olarak görmüştür” Topluluğun, Millî Mücâdele’den yeni çıkmış bir memlekette, Cumhuriyet’in ilânı ile şekillenen parlak bir istikbâl tasavvurunun içinde doğduğunu hatırlatan Ömer Koç, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, küllerinden doğan bir ulusa istikâmet çizerek bir medeniyet ve aydınlanma projesi inşâ etmiştir. Bu şartlar içerisinde kurulmuş olan Topluluğumuz; Cumhuriyet’in fikir ve ilkelerini samîmiyetle benimsemiş, değerlerini kendisine rehber edinmiştir” dedi. Topluluğun bir asırlık yolculuğunda sanayileşme, kalkınma ve kurumsallaşmanın öncülerinden olduğuna dikkat çeken Koç, bu süreçte pek çok alanda ilkleri gerçekleştirdiklerini belirtti. Kuşaklar boyunca inşâ edilen birikim neticesinde bugün 60’ın üzerinde ülkede 120 binden fazla çalışanla faaliyet gösteren uluslararası bir teşkilât hâline geldiklerini anlatan Koç, Topluluğun büyüme anlayışına dair ise şunları söyledi: “Topluluğumuz eğitime, bilime, kültüre ve sanâta katkıyı sorumluluğunun ayrılmaz bir parçası addetmiştir. Bu anlayışın bir yansıması olarak, 57 yıl önce Vehbi Koç Vakfı kurulmuştur. Vehbi Bey’in ‘insânî ve millî bir vazîfe’ olarak târif ettiği hayır işleri, kurumlara ilâve olarak hayata geçirilen projeler, burs programları ve sivil topluma verilen desteklerle yürütülmeye devam etmektedir.” Ömer Koç: “Kültür ve sanâta katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesûliyet olarak değerlendiriyoruz” Ömer Koç her sene dönüşümlü olarak eğitim, kültür ve sağlık alanlarında Türkiye’nin ve Türk insanının gelişimine katkı sunan kıymetli isimlere verilen Vehbi Koç Ödülü’nün de bu çerçevede önemli bir rol üstlendiğine değindi. Bu seneki ödülün “kültür” sahasında verildiğine dikkat çeken Koç, “Bu yılki ödüle layık görülen sanatçı da; alışılmış kalıpların ötesine geçen, düşünmeye dâvet eden bir yaklaşımı temsîl ediyor. Sanatın en kıymetli tarafı alışılmışı sorgulatması ve değişimi teşvik etmesidir. Bundan dolayı kültür ve sanâta katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesûliyet olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu. Ömer Koç: “Gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon, aynı vatan sevgisiyle, yılmadan yorulmadan yolumuza devam edeceğiz” Ömer Koç, konuşmasına şöyle devam etti: “İkinci yüzyılına adım atmış bir Topluluk olarak; tecrübemizden aldığımız güçle ve değerlerimizin işâret ettiği istikâmete doğru yolumuza devâm edeceğiz. Değişen dünyâyı isâbetle okuyan, bilimi ve aklı rehber edinen, değerlerinden taviz vermeyen bir anlayışla hareket edeceğiz. İlk yüzyılımızda olduğu gibi, gelecekte de yalnız yürümeyeceğimizi biliyoruz. Çalışma arkadaşlarımız, bayilerimiz, iş ortaklarımız; en büyük güvencemiz olmaya devâm edecek. Ortak başarılarla dolu bir 100 yılı geride bıraktık, gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon ve aynı vatan sevgisiyle yılmadan yorulmadan yolumuza devam edeceğiz.” Bu yılki Vehbi Koç Ödülü’ne Canan Tolon layık görüldü 25.Vehbi Koç Ödülü’nün sahibi Canan Tolon ise sözlerine “Vehbi Koç Vakfı’nın bugün verdiği bu ödül benim için geleceğe dönük bir destek ve aynı zamanda bir cesaret kaynağı. Beni bu değerli ödüle layık gören Vehbi Koç Vakfı’na ve Seçici Kurul üyelerine çok teşekkür ediyorum” diye başladı. “Çocukken, ‘İstediğin her şey olabilirsin’ mottosu benim için hiç geçerli değildi. Hatta biraz ürkütücü de geliyordu. Bunları erken yaşta bilmek garip bir şekilde benim için bir özgürlük oldu. Ve hayal kurmak için bir engel değildi” diyen Tolon, sanat üretimini ‘yalnız ama zihinsel olarak kalabalık bir süreç’ olarak tanımladı ve şöyle ekledi: “Sanat üretimi çok yalnız bir süreçtir; ama zihinde bir kalabalıkla birlikte yaratılır, üretilir ve oluşur. Size yakın olanlar, henüz tanımadıklarınız, ya da hiçbir zaman tanışmayacaklarınız… Onlarla bir diyalog kurduğunuzu hayal edersiniz. Hayal kurmak bir güçtür.” Tolon göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ediyor Tolon, insan deneyimi, değişim ve hafıza etrafında şekillenen çalışmalarıyla didaktik bir dil kurmak yerine sorular soran, izleyiciyi düşünmeye davet eden bir yaklaşım benimsiyor. Göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ederken, mekânı parçalayarak ve katmanlayarak kurduğu çok boyutlu anlatımıyla dikkat çekiyor. Tolon bu ödüle, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu’nun yanı sıra Prof. Dr. Zeynep Çelik, Prof. Dr. Ayla Ödekan, Kerem Kabadayı, Murathan Mungan ve Sadık Karamustafa’dan oluşan Seçici Kurul’un önerdiği üç aday arasından seçilerek layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aydınlanmanın Projesi Köy Enstitüleri Büyükçekmece’de Yaşatıldı Haber

Aydınlanmanın Projesi Köy Enstitüleri Büyükçekmece’de Yaşatıldı

Atatürk Kültür Merkezi’nde emekli ilkokul öğretmeni Süheyla Ercen’in el emeği eserlerinden oluşan sergi ile Atatürk ve Cumhuriyet sevdasıyla çalışmalarını sürdüren Lüleburgaz Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Kadınları Korosu ve Lüleburgaz Çağdaş Öğretmenler Korosu’nun sahne aldığı “Aydınlanma Işıkları” konseri sanatseverlerle buluştu. Aydınlanma Mirası, sergi ve konserle yaşatıldı Köy Enstitüleri’nin aydınlanma meşalesini ve üretim disiplinini meslek hayatı boyunca rehber edinen emekli ilkokul öğretmeni Süheyla Ercen, yılların birikimini “El Emeği, Göz Nuru: Bir Cumhuriyet Öğretmeninin Sergisi”nde sanatseverlerle paylaştı. Sergide yer alan her bir eser; sabrın, titizliğin ve “üretmeden duramayan” köklü eğitim geleneğinin bir yansıması olarak öne çıkıyor. Tamamı Süheyla Ercen tarafından hazırlanan ürünler, yalnızca birer el işi değil; aynı zamanda üretme azmini ve öğrenme tutkusunu yansıtan özgün çalışmalar olarak dikkat çekiyor. Serginin ardından gerçekleşen “Aydınlanma Işıkları” konserinde ise Atatürk ve Cumhuriyet sevdasıyla çalışmalarını sürdüren Lüleburgaz Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Kadınları Korosu ile Lüleburgaz Çağdaş Öğretmenler Korosu sahne aldı. Yılların birikimini ve emeğini sahneye taşıyan koro üyeleri; türküler, ezgiler ve içten performanslarıyla beğeni toplarken, giydikleri özel kostümlerle birlikte sahnede görsel bir şölen sundu. Konser finalinde Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi’nin eşi Nalan Çebi, Büyükçekmece Belediyesi Meclis Üyeleri Nurcan Kalaycı ve Selahattin Öner, Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü H. Gürhan Ozanoğlu, Büyükçekmece Belediyesi Başkan Danışmanı ve Eğitimci Bayram Ali Üner tarafından emeği geçenlere plaket takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

20. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’ne Zülfü Livaneli Değer Görüldü Haber

20. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’ne Zülfü Livaneli Değer Görüldü

10 Nisan Cuma günü, İstanbul Kültür Üniversitesi Bakırköy Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen ödül törenine ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel, yönetim kurulu üyeleri, şube temsilcileri, gönüllüleri ile birlikte sanat ve basın dünyasından çok sayıda isim katıldı. Prof. Dr. Ayşe Yüksel: ÇYDD 117 Şubesi, 6 Temsilciliği ve 26 Bin Üyesiyle Cumhuriyet’e Borcunu Ödemeye Çalışıyor Sunuculuğunu Başak İkiz’in yaptığı ve yoğun bir katılım ile gerçekleşen ödül töreninin açış konuşması ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel tarafından gerçekleştirildi. Atatürk devrimi ve ilkeleri ile çağdaş Cumhuriyetin ışığında çalışmaya devam edeceklerini belirten Yüksel, “Laiklik, inanç özgürlüğünün teminatı olduğu kadar, kadınların toplumsal hayata katılımının da en temel dayanağıdır. Eğitim birliği ve laik eğitim politikaları sayesinde kadınlar okuma hakkına kavuştu, üniversitelere gidebildi ve meslek sahibi olabildi. Medeni Kanun ile erkeklerle eşitlenen kadınlar, yaşamın her alanında var olabildi ve kendi geleceklerini belirleyebilme hakkına kavuştu. Ne yazık ki günümüzde laiklik tehdit altında, yaşamın her alanında bu tehdidi görüyoruz. 37 yıl önce, Atatürk devrimi ve ilkeleri doğrultusunda çağdaş eğitim yoluyla çağdaş ülke seviyesine ulaşma amacıyla kurulan ÇYDD, 117 şubesi, 6 temsilciliği, 26 bin üyesi, 78 bin mezunu, her yıl burs verdiği, niteliklerini geliştirdiği 25 bin öğrencisi ile Laik Cumhuriyete borcunu ödemeye çalışıyor.” ifadelerini kullandı. Zülfü Livaneli: Cumhuriyet Bizim Kimliğimizdir 20. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’nü kazanan sanatçı Zülfü Livaneli ise aldığı ödülün öneminden bahsederek Çağdaş Yaşam ailesine teşekkür etti ve ‘’Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin değerli Cumhuriyet Ödülü’ne değer görüldüğüm için çok mutluyum. Cumhuriyet ve laikliğin kabul edilişinin yıl dönümünde aldığım bu ödül çok kıymetli. Çünkü Cumhuriyet bizim kimliğimizdir. Türkan Saylan’ın öncüsü olduğu derneğin beni onurlandırmasının değeri tarifsizdir. Yaşasın laik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti.’’ şeklinde konuştu. Tören, Çağdaş Yaşamlı öğrenciler tarafından gerçekleştirilen klasik müzik dinletisi ile son buldu. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’nü kazananların kronolojik listesi şu şekilde: 2007: Muazzez İlmiye Çığ 2008: Fazıl Say 2009: Sabih Kanadoğlu 2010: Dr. Rıza Türmen 2011: Prof. Dr. Yıldız Kenter 2012: Gülriz Sururi ve Genco Erkal 2013: Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen 2014: Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu 2015: Prof. Dr. Nermin Abadan Unat 2016: Prof. Dr. Doğan Kuban 2017: Doç. Dr. Ümit Kocasakal 2018: Prof. Dr. İlber Ortaylı 2019: Müjdat Gezen 2020: Prof. Dr. Yücel Aşkın Prof. Dr. Mehmet Haberal Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran Prof. Dr. Ferit Bernay 2021: Prof. Dr. Emre Kongar 2022: Ataol Behramoğlu 2023: Prof. Dr. İonna Kuçuradi 2024: Ayşe Kulin 2025: Av. Nazan Moroğlu 2026 Zülfü Livaneli Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.