Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cumhuriyet

Kapsül Haber Ajansı - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüferliler 2026’yı Cumhuriyet Meydanı’nda Karşıladı Haber

Nilüferliler 2026’yı Cumhuriyet Meydanı’nda Karşıladı

Nilüfer Belediyesi tarafından 19 – 31 Aralık tarihleri arasında Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Nilüfer Yeni Yıl Festivali, 31 Aralık gecesi Nilüferlileri bir araya getirdi. Konserler, sahne gösterileri ve eğlenceli etkinliklerle dolu gecede vatandaşlar 2026 yılına coşku içinde girdi. Geceye katılan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de yeni yıl coşkusuna ortak oldu. Alışveriş ve yemek stantları, buz pateni pisti ve atlı karınca gibi alanlarla gün boyu hareketli meydan, akşam saatlerinde yerini yeni yıl coşkusuna bıraktı. Gecenin açılışını Gökhan ve Enis ikilisi yaptı. İkili, seslendirdikleri eğlenceli parçalarla kalabalığı ısıttı. Ardından sahne alan Betül Ayaz, sahne ve keman performansıyla izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Gecede konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık. Artık yeni şeylere bakmak lazım. Her şey gönlünüzce olsun. Nilüfer, barış içinde, kardeşçe olmaya devam edecek” diyerek vatandaşların yeni yılını kutladı. UFUK BEYDEMİR RÜZGARI Gecenin en çok beklenen ismi ise ünlü sanatçı Ufuk Beydemir oldu. Beydemir; sevilen şarkıları “Ay Tenli Kadın”, “Vazgeç Artık Rüyalarımdan” ve “Yüreğimdesin” gibi sevilen şarkılarının yanı sıra, Türk müziğinin unutulmaz eserleri “Bana Sor”, “Her Şeyi Yak” ve “Yıldızların Altında” gibi şarkıları Nilüferliler için söyledi. Meydanı dolduran vatandaşlar, Beydemir’in şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti. Ufuk Beydemir’in ardından sahneye çıkan DJ Elize ise hareketli parçalarıyla, soğuk havaya rağmen meydanı dolduran Nilüferlilere keyifli dakikalar yaşattı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, eşi Nuray Özdemir ile 2025’in son dakikalarında sahnede vatandaşlarla birlikte geri sayım yaparak yeni yılı karşıladı. Saatler 00:00’ı gösterdiğinde Cumhuriyet Meydanı’ndaki coşku zirveye ulaştı. Nilüferliler, 2026 yılına hep birlikte coşku ve umutla “Merhaba” dedi. Kutlamalar, yeni yılın ilk dakikalarında DJ Elize’nin performansı ve Ensar konseri ile devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Yeni Metro Araçlarına Kavuşmaya Hazır Haber

İstanbul Yeni Metro Araçlarına Kavuşmaya Hazır

İhale, yapıldığıyla kaldı ve araçların üretimi planlanan takviminde ilerlemedi. Ekrem İmamoğlu yönetiminin 2019 yılında göreve gelmesiyle beraber, İstanbul genelinde durdurulmuş 10 metro projesi birden yeniden başlatıldı. Metro şantiyelerindeki hareketlilik, 2015 yılında ihalesi yapılan metro aracı temini ve işletmeye alma işini de yeniden canlandırdı. Toplam 278 aracı kapsayan ihalenin birinci etabı kapsamında; M7 Kabataş–Mecidiyeköy–Mahmutbey Metro Hattı için 104 adet, M12 Ümraniye–Ataşehir–Göztepe Metro Hattı için de 40 adet aracın sisteme entegrasyonu planlanmıştı. M12 Ümraniye–Ataşehir–Göztepe hattı için planlanan 40 araçlık set, teslim alınarak Ümraniye’deki Behiç Erkin Yerleşkesi’ne indirildi. ASLAN: “BAŞKANIMIZ SAYIN EKREM İMAMOĞLU'NUN SELAM VE SEVGİLERİNİ İLETMEK İSTİYORUM” Teslim için düzenlenen tören; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ve Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi’nin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Törende, Aslan ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin birer konuşma yaptı. Aslan, konuşmasına, “Sözlerime başlamadan önce, kürsünün sahibi, İstanbul halkının temsilcisi, seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve muhalefet bloğunun, muhalefetin cumhurbaşkanı adayı ve bir sonraki hükümeti kuracak olan kıymetli yol arkadaşımız ve Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini iletmek istiyorum. Geçen çarşamba günü kendisini ziyaret ettim. Gerçekten motivasyonu çok yüksek. Gerçekten bir insanın, dört duvar arasında dahi, bu kadar azimli, mücadele ruhuna sahip ve ülkesini, bayrağını yüceltmek için gece-gündüz çalışmasını, büyük bir hayranlıkla izliyorum,” cümleleriyle başladı. “BEHİÇ ERKİN DEMEK, İMKANSIZLIKLAR İÇİNDE, BİR ULUSUN HER KÖŞESİNİ DEMİR AĞLARLA ÖRMEK DEMEK” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İmamoğlu’nun Türkiye için bir şans olduğuna vurgu yapan Aslan, “Bazen insanlar gelip, geçer ve siz, onları kitaplardan okursunuz. Tarih yazanları kitaplardan okursunuz. Bazen tarih yazılırken, tarih yazanlarla ve yazılanlarla aynı ortamda olmak, insana mutluluk verir. Biz de böyle bir mutluluğu yaşıyoruz. Biliyorum ki dört duvar ya da demir parmaklıklar, Ekrem Başkan'ımızı orada tutmaya gücü yetmez. Bugün olmazsa yarın, Ekrem Başkan özgürlüğüne kavuşacak ve bizlerle bir arada olacak,” dedi. Tören yapılan yerleşkeye adını veren TCDD’nin kurucusu ve ilk Genel Müdürü olan Behiç Erkin’in Kurtuluş Savaşı’nın ‘lojistik kahramanı’ olduğunun altını çizen Aslan, “Behiç Erkin demek, imkansızlıklar içinde, bir ulusun her köşesini demir ağlarla örmek demek,” şeklinde konuştu. “BİZ DE İSTANBUL'UMUZU DEMİR AĞLARLA ÖRÜYORUZ” “Biz de İstanbul'umuzu demir ağlarla örüyoruz, “diyen Aslan, özetle şunları söyledi: “Ekrem Başkanımızla birlikte İstanbul, raylı sistemlerde dünya çapında bir atılıma geçti. İstanbul, aynı anda en çok metro inşaatı yapan şehir oldu. Ancak, bu noktaya kolay gelinmedi. 2019 yılında görevi devraldığımızda, kaderine terk edilmiş bir İstanbul vardı. Şimdi bunu söyleyince, geçmişi eleştirmek oluyor. Bizim kitabımızda, geçmişi eleştirmek yok. Biz, ecdat yadigarına çeşmesinden türbesine, mezarlığından resmine sahip çıkan, atılmış temelinden yapılmış yoluna sahip çıkan bir geleneğin temsilcileriyiz. Çünkü, bu Cumhuriyet bizim ve bize emanet. Bu topraklar üstünde yapılan her şey bize emanet. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi varsa, biz varsak, bayrağını, vatanını, milletini sevenler varsa; hiçbir şey boşa yapılmış değildir. Birçok proje, biz geldiğimizde durmuştu. İçinde bulunduğumuz Behiç Erkin Yerleşkesi de o duran projelerden biriydi. Peki biz ne yaptık? Göreve gelir gelmez kolları sıvadık. M8 ve M12 hatlarımızın kumanda ve kontrol merkezlerini tamamladık. Genişletmelerini yaptık ve bu dev tesisi, 23 Kasım 2022’de İstanbulluların hizmetine açtık.” “BİZ, HİÇBİR İŞİ YARIM BIRAKMADIK, BIRAKMAYIZ” “Aslında buranın bir hikâyesi var. Hikâye, öyle 2019’da filan başlamıyor; 2010’lu, 2015’li yıllarda başlıyor. 8-10 yılda buranın geldiği yer, yüzde 33 ilerleme! Biz gelir gelmez, ‘milli servet’ dediğimiz, ‘milli kaynak’ dediğimiz, ‘milletin malı’ dediğimiz bütün projelere sahip çıktık. Birileri diyor ya, ‘Biz temel attık!’ Doğru. Allah razı olsun. Biz her zaman söylüyoruz.: Gelmiş geçmiş, İstanbul'a hizmet eden tüm belediye başkanlarımıza ve ilçe belediye başkanlarımıza, bugün dahil hizmet edenlerin hepsine teşekkür ediyoruz. Ama biz, hiçbir işi yarım bırakmadık, bırakmayız. Çıktığımız yoldan asla geri dönmeyiz. Yolumuzdan asla vazgeçmeyiz. İşte bugün tanıtımını yaptığımız bu araçların hikayesi de aslında İstanbul'un son 6 yılını gösteriyor. 2019 yılında, kredi bulunamadığı ve ödeme yapılamadığı için, bu araçların alım süreci bile başlatılmamıştı. Yani düşünün; burası kuruluyor, buraya alınacak makinenin alımı yapılmıyor. İşte ne bileyim? Metro inşaatı için proje çiziliyor ve ihalesi yapılıyor, ama hizmet başlamıyor.” “2015 YILINDA ARAÇ ALIMINA KARAR VERİLİYOR, 2019 YILINA KADAR, 5 YIL BOYUNCA YAPRAK KIPIRDAMIYOR” “Ama ülke sahipsiz değil. Her zaman bir umut var bu ülkede. Bir ışık var. O ışıklar geliyor. O yol arkadaşları geliyor, bırakılan yerden alıyor. 2015 yılında araç alımına karar veriliyor, 2019 yılına kadar, 5 yıl boyunca yaprak kıpırdamıyor. 2019 yılında, İstanbul'un yeni Fatih'i geliyor, arkadaşlarıyla beraber kollarını sıvıyor. Ve diyor ki, ‘Bu araçların alınması lazım. Bu metro inşaatlarının devam etmesi lazım. İstanbul deprem bölgesi. Dolayısıyla yerin altında bir miktar kazı bile olsa, ufak bir sarsıntı da oluşacak riskleri alamayız’ deyip, belediyenin bütün kaynaklarını, insan kaynağını ve büyük bir ekonomik kaynağı bu işe ayırıyor. Ve 2019’dan sonra Ekrem Başkan geliyor, İstanbul'un nefes aldığını gören dünyadaki kredi veren kuruluşların tamamı, Ekrem Bey'e, İstanbul'a kollarını açıyor. 300 araçlık dev alım sürecini başlatıyor Ekrem İmamoğlu. 240 milyon Euro’luk dış kredinin Hazine onayını alıyoruz. Ve işte bugün, M12 Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattımızda çalışacak 10 setlik, yani tam 40 araçlık ilk teslimatı gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz.” “ELİMİZDE OLAN TEK ŞEY, YÜREĞİMİZDEKİ İSTANBUL SEVGİSİ” “Türkiye, yıllardır ağır bir ekonomik krizin içinden geçiyor. Şamil Tayyar Bey'in demesiyle söylüyorum; 4 yıl süren bir ekonomik krizle boğuşuyoruz. Maliyetlerin her gün katlandığı bir dönemde biz ne yapıyoruz? Metro inşaatlarımızı, bir gün bile durdurmadan sürdürüyoruz. Bize hep ne dediler? ‘Yapamazsınız’ dediler; yaptık. ‘Finans bulamazsınız’ dediler; bulduk. Ama görüyorsunuz; Ekrem Başkanımızın liderliğinde İstanbul, geçmişte hayal dahi edilemeyen, dokunulamayan, ‘yapılamaz’ denilen ne kadar sorun varsa hepsini çözdü, çözmeye de devam ediyor. Elimizde sihirli değnek yok. Elimizde olan tek şey, yüreğimizdeki İstanbul sevgisi, vatan sevgisi, millet sevgisi ve bayrak sevgisi. İşte o azimle bu ülkeye hizmet ediyoruz. Biz bizim yönetim anlayışımızda tek bir kural var; hizmette adalet. Biz, hangi ilçenin kime oy verdiğine bakamayız, bakamayız. Biz, hiçbir ilçemizi, hiçbir vatandaşımızı birbirinden ayıramayız. Ayırmadan, 16 milyon İstanbulluya eşit hizmet götürüyoruz. Bizim için Ümraniye de bir, Sultanbeyli de bir, Kadıköy de bir.” “PROJELERİMİZİ BİR BİR HAYATA GEÇİRİYORUZ” “İşte bu ayırmayan ve kayırmayan anlayışımızla, projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Mart 2024’te, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattının ilk etabını hizmete açmıştık. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in katılımıyla, Büyükşehir Belediye Başkanımız da yanımızdaydı ve o açılışı gerçekleştirmiştik. Bugün araçlarını tanıttığımız Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metro hattında da yüzde 90 durumuna gelmiş inşaat. Çekmeköy-Sultanbeyli metro hattının son etabını Mayıs 2026’da, Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattını da 2026’nın son çeyreğinde açacağız. Kaynarca-Pendik hattını da 2026’nın sonunda açacağız. Dolayısıyla kimse bizi durduramaz. Demir parmaklıklar, sadece günü birlik insanları alıkoyar. Birbirinin elini sıkamazsın. Çocuğuyla yılbaşını geçirtemezsin. Yapabileceğin odur. Geri kalan hiç kimse, İstanbul'a bizim hizmetimizi durduramaz. Ekrem Başkanımızın öncülüğünde 2026 yılı, 2019’dan bugüne olduğu gibi, İstanbul’un raylı sistemlerde şahlanış yılı olacak. Biz ara vermeden, hız kesmeden; halkımız için, İstanbul için, geleceğimiz için, çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz. Araçlarımız, İstanbul’a ve İstanbullulara hayırlı olsun.” DOÇ. ALPKÖKİN: “65.1 KİLOMETREYLE, YEREL YÖNETİMDE BİR DÜNYA REKORU KIRDIK” İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı olarak göreve geldiği 2019 yılı öncesi ve sonrasının değerlendirmesini yapan Alpkökin de konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı: “2019 yılında göreve geldiğimde, Başkanımız Ekrem İmamoğlu, büyük vizyonuyla verdiği önemle, bana, ‘Bunun bir resmini çek ve önüme getir’ demişti. Çektiği resim, tabii ki o gece benim uykularımı hatta birkaç gece kaçırmıştı. Tamamen durmuş, durdurulmuş 140 kilometrelik bir metro hattı. Hiçbir finans yok, hiçbir araç planlaması yok! Bu şekilde devraldığımız bir sistem vardı. Ama tüm ekip arkadaşlarımla beraber, tüm diğer birimlerimizle beraber, finans birimimizle beraber, tek tek bunları mercek altına aldık. Teknik sorunlarını çözdük, finans sorunlarını çözdük ve hepsine birer birer hayata geçirdik. 2019-2024 arasındaki vizyonumuz, bütün bu hatları… Ayrıca risk de içeriyordu bunlar, hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Defalarca söyledik. Tünellerdeki riskleri de bertaraf ederek, bu bir tarafa bırakılmış çok önemli mega kamusal projelerin hepsini hayata geçirdik. 65.1 kilometreyle, yerel yönetimde bir dünya rekoru kırdık.” “87.1 KİLOMETRELİK BİR METRO SİSTEMİNİ, GEÇMİŞ 5 YILDA YÖNETTİK” “‘65.1’ diyoruz ama aslında üzerine gelen 22.0’lık bir kısmı da yaklaşık 15 milyar 500 milyon Euro’luk devraldığımız hatların hem araçlarını temin sürecini çalışıyoruz hem de bunların maliyetlerini, 5-6 yılda yapılan metroları, 10 ay gibi bir sürede geri ödedik. Dolayısıyla aslında 87.1 kilometrelik bir metro sistemini, geçmiş 5 yılda yönettik. Tabii biz hep kilometrelerle ifade ettik ama araç imalat ve tedarik süreçlerimizi daha iyi anlatmamız gerektiğini, şahsen ben düşünüyorum. Geçmiş dönemde de 176 adet aracımızın, çeşitli tramvay, finüküler, metro olmak üzere tedariğini tamamladık ve sisteme aldık. Şu an bütün İstanbul halkının kullanımında. Şu an imalatı devam eden… Ki bunların 34 tanesi, yerli ve milli, Metro İstanbul A.Ş.’nin üretiminde olan 34 tanesi de tramvay olmak üzere, 278 aracımızın da imalat sürecini bu dönemde başlattık. Yapmış olduğunuz yatırımları anlamanız için şöyle bir rakam da söylemek istiyorum: Bir tane araç, metro-tramvay ortalamasına baktığınız zaman, yaklaşık 2 milyon Euro’ları bulan bir değer. Dolayısıyla, 176+278’i 2 milyon Euro ile çarparsanız, yönettiğimiz büyük finansın ve yatırımın da büyüklüğünü anlamış olacağız.” “2026 VİZYONUMUZDA, ANADOLU YAKASINDAKİ HATLARIMIZI BİTİRME HEDEFİMİZ VAR” “2026 vizyonumuzda, geçmiş dönemden kalan, yapımı devam eden, Anadolu yakasındaki hatlarımızı bitirme hedefimiz var. 2026 yılında da açacağımız ilk etapta Mayıs’ta Sultanbeyli hattımız, sonrasında da yıl sonunda açacağımız Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattında kullanılacak bu 40 aracımız bizim için çok önemli. Bu araçlar, ortak işletmeye uygun araçlar. Bir başka deyişle; aldığımız bu araçlar, ihtiyaca binaen Sultanbeyli hattında, Dudulu-Bostancı hattında ve Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattında da kullanılacak. Bu da aslında ortak işletme konusunda son dönemde oluşturduğumuz önemli vizyonlardan bir tanesi. Tabii ki 2025 ve sonrasındaki raylı sistem vizyonumuzun en önemli ayaklarından bir tanesi de araçlarımızı, filomuzu yenilemek ve büyütmek. Çünkü, zaten bizim metrolarımız, sinyal ve sistem açısından çok sık çalışabilecek, yüksek kapasitelere ulaşabilecek metro sistemleri. Ancak, her ne kadar binin üzerinde aracımız da olsa, bu, 16 milyon İstanbul için yeterli gelmiyor. Biz, araç yatırımlarımızı da önümüzdeki dönemde çok hızlandırmak istiyoruz.”

Atatürk'ün Ankara'ya Gelişinin 106'ıncı Yılı Kutlandı Haber

Atatürk'ün Ankara'ya Gelişinin 106'ıncı Yılı Kutlandı

Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’nde Başkan Fethi Yaşar’ın ev sahipliğinde gerçekleşen programda; Kültür Bakanlığı Sanatçısı Çiğdem Gürdal'ın söylediği şarkılara TUBİL Halk Dansları Topluluğu da danslarıyla eşlik etti. Ankara Atatürk'ün kalbinde bambaşka bir yere sahiptir Yaptığı konuşmada ülkelerin tarihinde başkentlerin o ülkenin kimliğini ve tarihini yansıtması nedeniyle önemli olduğunu belirten Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, “Ankara diğer dünya başkentlerine göre çok farklı bir özelliğe sahiptir. Ankara hem kurtuluşu hem de kuruluşu temsil eder. Ankara hem Kurtuluş Savaşı’nın merkez karargâhı hem de yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı şehir olmuştur. Bu özelliği ile farklı bir başkent sorumluluğu yüklenen Ankara, Kurtuluş Savaşımızın başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kalbinde de bambaşka bir yere sahiptir” dedi. Atatürk’ün Ankaralıların gösterdikleri sevgi ve yardımları, her zaman gönül borcuyla andığını da sözlerine ekleyen Yaşar, “Ankara’yı bu ülkenin kalbi olarak seçen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü Ankara’nın yiğit, yurtsever insanları da yalnız bırakmamış Dikmen Sırtlarında seymenlerimiz "Vatan uğrunda ölmeye geldik Paşam!" diyerek karşılamıştır. Bu nedenle Ankaralıların cumhuriyete ve değerlerine sahip çıkma konusunda tarihsel bir sorumluluğu da vardır. Ankara, Cumhuriyetimizin simgesi olmuştur. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün yaktığı cumhuriyet meşalesi ve bağımsızlığımızın sembolü Ankara sonsuza kadar başkentimiz olarak kalacaktır” diye konuştu. Şarkılar ve danslarla unutulmaz bir gece Konuşmaların ardından sahneye çıkan Sanatçı Çiğdem Gürdal ve Yenimahalle Belediyesi TUBİL Halk Dansları Topluluğu büyük beğeni topladı. Müzik ziyafetinin yaşandığı programda, Gürdal Atatürk’ün sevdiği şarkı ve türküleri icra ederken Sarı Gelin ve Zeybek başta olmak üzere bir çok şarkıya TUBİL, danslarıyla damga vurdu. Gecenin finalinde ise Güftesi Emre Güney, Bestesi Selçuk Murat Kızılateş’e ait “Biz” adlı şarkı bayrak dansı ile yorumlanırken tüm konuklar ellerinde bayraklarla salonu kırmızı beyaza boyadı.

Eğitim Dünyamızın 140 Yıllık Arşivi Sergide Buluştu Haber

Eğitim Dünyamızın 140 Yıllık Arşivi Sergide Buluştu

“Feyziye’den Işık’a – 140 Yıl ve Ötesi” başlığıyla Galeri Işık Teşvikiye’de açılan sergi, Selanik’te 1885 yılında başlayan ve Cumhuriyet’in aydınlanma süreciyle şekillenen köklü eğitim mirasını, arşiv belgeler ve tarihî fotoğraflar eşliğinde gözler önüne seriyor. Açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gören sergi, 29 Aralık 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Eğitim tarihine ışık tutan 140 yıllık bir miras, ziyaretçilerle buluştu. Feyziye Mektepleri Vakfı (FMV) Işık Okulları, kuruluşunun 140. yılına özel olarak hazırladığı “Feyziye’den Işık’a – 140 Yıl ve Ötesi” sergisiyle, Selanik’te 1885 yılında başlayan ve Cumhuriyet’in aydınlanma süreciyle şekillenen köklü eğitim yolculuğunu arşiv belgeleri ve tarihî fotoğraflar eşliğinde gözler önüne seriyor. Sergi, Osmanlı’nın son döneminde Selanik’te başlayan eğitim girişiminden, Cumhuriyet’in eğitim reformlarıyla şekillenen modern okul anlayışına uzanan 140 yıllık bir zaman dilimini çok katmanlı bir anlatıyla ele alıyor. Atatürk’ün 1934 yılında okulun “Işık” adını almasını bizzat onaylaması, sergide Cumhuriyet’in aydınlanma idealiyle ilişkilendirilen önemli tarihsel dönüm noktalarından biri olarak yer alıyor. Selanik’ten Cumhuriyet’e Uzanan Bir Eğitim Yolculuğu Cumhuriyet’in ilk yıllarında kullanılan okul sıraları ve ders araç gereçleri, günümüzün çağdaş sınıf donanımları ve dijital eğitim araçlarıyla yan yana sunularak, eğitimin 140 yılda geçirdiği dönüşüm ziyaretçilere görsel bir karşılaştırma imkânı sağlıyor. Sergi, bu yönüyle yalnızca geçmişe bakan bir arşiv sunumu değil; eğitimin toplumsal ve kültürel dönüşümdeki rolünü de görünür kılıyor. Erken dönem karneler, sınıf fotoğrafları, öğretmen ve öğrenci portreleri ile birlikte sunulan bu seçki, yalnızca bir okulun değil, Türkiye’nin eğitim hafızasının izini sürüyor. Bu Sergi, Türkiye’nin Eğitim Tarihine Tutulmuş Bir Ayna Bir okulun hikâyesinden yola çıkan sergi, Türkiye’nin modernleşme sürecinde eğitimin taşıdığı rolü ve bu rolün bugün hâlâ nasıl canlı tutulduğunu ortaya koyan kapsamlı bir kültürel bellek çalışması olarak öne çıkıyor. Serginin açılışında konuşan ve serginin taşıdığı kültürel değere dikkat çeken FMV Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Zeynep Sezerman, “140 yıl bir sergiye sığar mı? Bu sergiyi hazırlarken bir zaman tünelinde yolculuk yaptık. Bu sergi yalnızca FMV’nin değil, Türkiye’nin eğitim tarihine tutulmuş güçlü bir aynadır. Ziyaretçileri yalnızca geçmişe değil, geleceğe de bakmaya davet ediyor.” ifadelerini kullandı. Açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gören sergi, 29 Aralık 2025 tarihine kadar Galeri Işık Teşvikiye’de ziyaret edilebilecek.

ANTGİAD’dan “Başarı ve Batış Hikayesi” Üzerine Çok Özel Bir Söyleşi Haber

ANTGİAD’dan “Başarı ve Batış Hikayesi” Üzerine Çok Özel Bir Söyleşi

Türkiye’de tekstil sektörünün önemli markalarından biri olan Sevenhill’i henüz 25 yaşında kuran girişimci Hüseyin Özbek’in başarı ve iflas sürecini tüm samimiyetiyle anlattığı söyleşi, salonda büyük ilgi uyandırdı. Program , ANTGİAD Genel Sekreteri Av. Neslihan Yalçın’ın son 1 ayda gerçekleştirilen faaliyeti anlattığı sunuş konuşmasıyla başladı. İstihdama destek projelerinden, kentteki kültür sanat etkinliklerine uzanan geniş bir yelpazede gerçekleşen ANTGİAD faaliyetlerini anlatan Neslihan Yalçın, kentteki tüm dinamiklerle sürekli diyalog içinde olduklarını vurguladı. ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş’ın, Cumhuriyet’in ekonomik vizyonu ve yerli üretim üzerine yaptığı etkileyici açılış konuşmasıyla devam eden toplantıda Başkan Yavaş şöyle dedi:“Atatürk, sadece bir siyasi deha değil, aynı zamanda bir sanayi devrimcisiydi. Cumhuriyetin ilk 15 yılında açılan 46 fabrika bu milletin küllerinden doğuşunun simgesidir. Bizler o yürüyüşün mirasçılarıyız; üretmeden, istihdam yaratmadan, sanayiye sahip çıkmadan o yürüyüşü tamamlayamayız.” “Sevenhill Markası Nasıl Kuruldu, Neden Battı?” Toplantının söyleşi bölümünde, Ercan Yavaş’ın moderatörlüğünde “Sevenhill markası nasıl kuruldu, neden battı?” başlığı tüm yönleriyle ele alındı. Hüseyin Özbek, üniversite öğrencisiyken Sevenhill markasını kurma motivasyonundan, kısa sürede 100’ün üzerinde mağazaya ulaşan büyüme stratejisine; franchise yönetiminden finansal kırılma noktalarına kadar geniş bir çerçevede deneyimlerini paylaştı. Özbek, girişimcilik yolculuğunu özetlerken şu sözleri kullandı:“Bir markayı kurmak cesaret ister, büyütmek disiplin ister, yaşatmak ise sürekli öğrenmek ister. Ben tüm hatalarımdan öğrendim; bugün danışmanlık yaparken o hataları genç girişimcilerin yapmaması için çalışıyorum. Büyük bir batışı yaşamış bir iş insanı olarak, bir işletmeyi batışa götüren tüm hataları her fırsatta tek tek anlatıyorum. “ Finans yönetimi, borçla büyüme, insan kaynağı verimliliği, dijital dönüşüm ve kriz anayasaları gibi başlıklarda yapılan kapsamlı değerlendirmeler, katılımcılar tarafından dikkatle takip edildi. Katılımcılardan Büyük İlgi: “Bir Yaşamdan Alınan Dersler” ANTGİAD üyeleri, Özbek’in iş hayatındaki kritik dönemeçlerden çıkardığı derslere yoğun ilgi gösterdi. Özellikle “Ciro büyürken kasa daralması” ve “Başarı sarhoşluğu” üzerine paylaşılan tecrübeler, iş dünyasının en sık karşılaşılan risklerine ayna tuttu. Etkinlik sırasında gösterilen Sevenhill’in yükseliş ve düşüş hikâyesini anlatan mini belgesel, salonda duygu dolu anlar yaşattı. Katılımcılar, hem bir başarı öyküsünün arka planını hem de kriz yönetiminde yapılması ve yapılmaması gerekenleri somut örneklerle görme fırsatı buldu. Ercan Yavaş: “Üretim olmadan kalkınma olmaz” ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, konuşmasının sonunda girişimciliğin ekonomik olduğu kadar toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı:“Atatürk’ün kurduğu yerli üretim zincirini daha da güçlendirmek zorundayız.Tekstil gibi emek yoğun sektörleri korumak, kadın istihdamını artırmak ve üretimi desteklemek hepimizin görevi.Üretim olmadan kalkınma olmaz; kalkınma olmadan özgürlük olmaz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Topluluğu, Geleneksel Anadolu Buluşmaları’nın Yeni Durağı Denizli Oldu Haber

Koç Topluluğu, Geleneksel Anadolu Buluşmaları’nın Yeni Durağı Denizli Oldu

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç açılış konuşmasında, dünyada uzun süredir devam eden belirsizliğe dikkat çekerken, “Bilhassa pandemi sonrasında uluslararası siyâsete hâkim olan dinamikler açık gösteriyor ki, İkinci Dünya Harbi sonrasında tesis edilen dünyâ düzeni büyük ölçüde değişiyor” dedi. Ömer M. Koç, tüm zorluklara rağmen Koç Topluluğu’nun, bâyilerinin de gayretiyle başarılı sonuçlar elde etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu ise Topluluğun başarılarında bâyilerin katkılarını vurgulayarak, “Sizlerin yıllardır müşterilerimizle kurduğunuz benzersiz ilişki Topluluğumuzun rekabetçi gücü olmaya devam edecek” ifadelerini kullandı. Koç Topluluğu’nun bâyileri ile görüş alışverişinde bulunmak üzere düzenlediği geleneksel Anadolu Buluşmaları’nın 33’üncüsü Denizli’de gerçekleştirildi. 500’den fazla bâyinin bir araya geldiği etkinliğin açılış konuşmalarını, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç ve Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu yaptı. Ömer M. Koç: “Dünyâ düzeni büyük ölçüde değişiyor.” Konuşmasında küresel ve ulusal ölçekteki gelişmeleri değerlendiren Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, dünyada uzun süredir devam eden belirsizliğe dikkat çekerken, “Bilhassa pandemi sonrasında uluslararası siyâsete hâkim olan dinamikler açık gösteriyor ki, İkinci Dünya Harbi sonrasında tesis edilen dünyâ düzeni büyük ölçüde değişiyor” dedi. Koç, değerlendirmesine “Sulhün en kıymetli müşterek menfaat olmaktan çıktığı, uluslararası ilişkilerde istişârenin yerini kaba kuvvetin aldığı, ikili çıkar uzlaşılarının çok taraflı stratejik ittifaklara tercih edildiği, al-ver pazarlıklarının değerlerin önüne geçtiği, serbest ticâretin değil jeopolitik hesaplarla belirlenen gümrük vergileri ve kısıtlamaların esas olduğu, maalesef gittikçe artan risklerle dolu bir dünyâ düzeni oluşuyor” şeklinde devam etti. Ömer M. Koç: “Topluluk şirketleri tarafından ödenen vergilerin, devletin vergi gelirleri içerisindeki payı %8 mertebesinde.” Tüm zorluklara rağmen Koç Topluluğu’nun, bâyilerinin de gayretiyle başarılı sonuçlar elde etmeyi ve Türkiye’nin yarınlarına yatırım yapmayı sürdürdüğüne dikkat çeken Ömer M. Koç, “Toplam kombine gelirimiz, gayri sâfi yıllık hâsılanın yüzde 7'sini aşıyor. Şirketlerimiz de ülke ihrâcâtının yüzde 7'sinden fazlasını gerçekleştiriyor. Topluluk şirketleri tarafından ödenen vergilerin, devletin vergi gelirleri içerisindeki payı yüzde 8 mertebesinde. Ciro büyüklüğü ve ihrâcât hacmine göre ülkemizin en büyük 10 şirketi arasında Tüpraş, Arçelik ve Ford Otosan olmak üzere üç lîder şirketimiz bulunuyor. Borsa İstanbul'da halka açık şirketlerimizin piyasa değeri ise toplam piyasa değerinin yüzde 17’sini oluşturuyor. Dünyânın en büyük şirketlerinin listelendiği Fortune Global 500’de bu yıl da ülkemizi tek temsil eden şirket Koç Holding” dedi. 2026 yılında Koç Topluluğu’nun 100’üncü yaşını kutlayacaklarının altını çizen Ömer M. Koç, Cumhuriyetle birlikte vâr olduklarını, Cumhuriyetle birlikte geliştiklerini ve büyüdüklerini vurguladı. Koç Topluluğu bâyilerine ve ailelerine teşekkür eden Ömer M. Koç, “İkinci yüzyılımızda da siz kıymetli bâyilerimizle birlikte, yan yana yürüyeceğiz. Yüz yıldır olduğu gibi, yurdun dört bir yanında yine sizin varlığınızdan cesâret alıyoruz, gücünüzü gücümüz sayıyoruz” dedi. Levent Çakıroğlu: “Ülkemizin geleceğine duyduğumuz güvenle yatırımlarımıza devam ettik.” Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da; “Küresel çapta giderek artan belirsizliklerin artık yeni gerçeğimiz olduğunu kabul etmemiz gerekiyor” diye konuşarak, son dönemde jeopolitik çatışmaların şiddetlenmesinin de küresel ekonomide istikrarın tesis edilmesine engel olduğunu ifade etti. Çakıroğlu, “Böyle bir ortamda; uzun vadeli stratejik hedeflerimize odaklanarak çalışmayı sürdürdük. Koç Topluluğu olarak ülkemize duyduğumuz güvenle yatırımlarımıza devam ettik. Gerçekleştirdiğimiz kombine yatırım tutarı bu yılın ilk 9 ayında 2,6 milyar dolara ulaştı” değerlendirmesinde bulundu. Koç Topluluğu’nun Cumhuriyet vizyonunun iktisadi açıdan hayata geçirilmesine liderlik etmiş bir Cumhuriyet kurumu olduğunu hatırlatan Çakıroğlu, “İkinci yüzyılımızda da Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkarak ve daima en iyisini başarma sorumluluğuyla, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Çakıroğlu; 61 ülkede, 130’dan fazla üretim ve satış şirketiyle faaliyet gösterdiklerini, ofislerinde 45 dil konuşulduğunu ve hazinelerinin 46 farklı para birimini yönettiğini sözlerine ekledi. Çakıroğlu, bâyilere de kaynaklarını en iyi bildikleri alana, yani esas işlerine tahsis etmeleri tavsiyesinde bulundu. Denizli, Afyon, Aydın, Isparta, Muğla ve Uşak’ta 650’ye yakın bâyi, mağaza ve banka şubesiyle hizmet verdiklerini ifade eden Çakıroğlu, şöyle devam etti: “Teknolojinin getirdiği imkânları kullanarak; müşterilerimize en etkin ulaşmaya, kişiselleştirilmiş çözümler sunmaya elbette devam edeceğiz. Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim ki; sizlerin yıllardır müşterilerimizle kurduğunuz benzersiz ilişki, Topluluğumuzun rekabetçi gücü olmaya devam edecek.”

Başkent Çeşitli Etkinliklerle Ata’sını Andı Haber

Başkent Çeşitli Etkinliklerle Ata’sını Andı

Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 87. yılında Başkent’te saygı, minnet ve özlemle anıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kocatepe Kültür Merkezi’nde Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını, fikirlerini ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini anlatan “Atatürk Temalı Çocuk Atölyeleri” düzenledi. Ayrıca Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Kocatepe Camii’de ise vatandaşlara lokma ikramında bulundu. 100 ÇOCUK ATÖLYE ÇALIŞMASINDA ATA’YI ANDI Atatürk’ ün sanata verdiği öneme vurgu yapmak amacıyla yaklaşık 100 çocuk Kocatepe Kültür Merkezi’nde 3 farklı deneyim atölyesi için bir araya geldi. “Atatürk’ün Sevdiği Yemekler”, “Bu Bizim Şehrimiz, Sembollerle Ankara”, “10 Kasım Anı Kartları” atölyeleri ile çocuklara Atatürk’ün hayatı ve fikirlerine ilişkin bilgiler verildi. Atölye’ye katılan çocuklar duygularını şu sözlerle dile getirdi: -Ela Demirdaş: “Bu etkinlik çok eğlenceli. Atatürk’ün yemeklerini öğrenerek mirasımızı devam ettirebiliriz. Atatürk’ün sevdiği yemeklerin çizimlerini kesip tabaklarımızın üzerine yapıştırarak bir sofra kurduk. Mesela kuru fasulye, enginar, yaprak sarma, bamya gibi yemekler var. 10 Kasım’da bunu yapmak Atatürk’e saygılı bir davranış olarak gösterilebilir.” -Ali Poyraz Çopur: “Atatürk’ü anmak için, Atatürk’ün sevdiği yemekleri yapmak için geldim. Arkadaşlarımla Atatürk’ün anısına sevdiği yemekleri yapıştırdık. Hem duygulu hem eğlenceli bir gündü.” -Barbaros Sefa: “Bugün 10 Kasım olduğu için üzgünüz. Bugün Atatürk’ü yeniden hatırlamak için onun sevdiği şeyleri öğreniyoruz.” BÜYÜKŞEHİR’DEN LOKMA İKRAMI Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Kocatepe Camii’de vatandaşlara lokma ikramı yapıldı. Atatürk’ü özlem ve minnetle andıklarını ifade eden vatandaşlar, duygularını şu sözlerle dile getirdi: -Bülent Kılıç: “Cumhuriyet’imizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün önünde saygıyla eğiliyoruz. Ben bir öğretmenim. Atatürk öğretmeniyim. Ruhu şad olsun.” -Bülent Reşat: “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Onun ve şehitlerimizin ruhları şad olsun. Rabbim dualarımızı kabul etsin.” -Süleyman Çavdar: “İzmir’den geldim. Oğlumu Anıtkabir’e getirdim. Ulu Önder Atatürk’ümüzün ölüm yıl dönümü nedeniyle buraya geldik. Ruhu şad olsun, o olmasaydı bizler de olmazdık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'nın Dört Bir Yanında Atatürk Sevgisi Haber

Bursa'nın Dört Bir Yanında Atatürk Sevgisi

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 10 Kasım anma törenleri kapsamında ‘Atatürk Demek Sonsuzluk Demek’ temasıyla çok sayıda etkinlik düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki ‘Sonsuzlukta Bir İz: Bursa Kent Akademisi Atatürk Portreleri Sergisi’, Heykel UNESCO Meydanı’nda ‘Bitmeyecek Kalbimizde Yolculuğun Sonsuza Dek’ sergisi, Merinos Tekstil Sanayi Müzesi’ndeki ‘Ebedi Şefin Ardından Manşetlerde Yankılanan Veda Sergisi’ vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Sergilerden atölyelere Mihraplı Parkı Şehitlik Anıtı duvar alanındaki ‘Atatürk’ temalı boyama çalışmasında ise Bursalılar ellerine aldıkları fırçalarla dev bir Atatürk silueti oluşturdu. Anma programlarında Ata’ya olan özlemlerini bir kez daha dile getiren Kaplıkaya Huzurevi sakinleri ise ‘Atatürk 2’ adlı filmi izledi. Mehmet Akif Ersoy Kültürevi’ndeki ‘Çizgilerimdesin Atam’ resim atölyesi çalışmasında Atatürk sevgisi kâğıtlara çizildi. BURULAŞ tarafından Uludağ Üniversitesi İstasyonu’nda hazırlanan fotoğraf sergisi de yolculardan büyük ilgi gördü. “Atatürk’ün gösterdiği hedef doğrultusunda..." Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Heykel’de düzenlenen resmi anma törenlerinin ardından resim sergilerine katıldı. Sergilerde yer alan çalışmaları tek tek inceleyen Başkan Mustafa Bozbey, resimlerin hikâyeleri hakkında bilgi aldı. Bursa Kent Konseyi Ressamlar Çalışma Grubu’nun hazırladığı ‘Atatürk ve Cumhuriyet’in Işığında’ serginin açılışında konuşan Başkan Mustafa Bozbey, Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anısını yaşatmak adına çeşitli programlar düzenlediklerini söyledi. 10 Kasım’ın bir yas günü olmadığını, bir anma günü olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu ülkenin her bireyinin, 365 gün, 24 saat, her zaman ve her an Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yolda ve bilimin ışığında Cumhuriyet’e sahip çıkma sorumluluğunu hissetmesi gerekir. Cumhuriyetimize halel getirecek herhangi bir davranış karşısında da mücadeleyi yürütebilmesi lazım. Atatürk’ün fikirlerini ve Cumhuriyet’in değerlerini artık anladığımızı düşünüyorum. Güzel ülkemizi korumak ve kollamak ancak Atatürk’ün gösterdiği hedef doğrultusunda olacaktır” dedi. “Atatürk’ün değerlerini yaşatmak için birçok proje yürütüyoruz” Mustafa Kemal Atatürk tarafından 2 Şubat 1938’te hizmete açılan Merinos Fabrikası’nda Bursa Kent Konseyi Ressamlar Çalışma Grubu tarafından hazırlanan serginin izlenime sunulmasının çok anlamlı olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, emeği geçenlere teşekkür etti. Düzenlenen sergilere yüksek katılımın umut verici olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Hazırlanan sergi, ‘Cumhuriyet; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister’ diyen Atamızın yolunu aydınlatan fikirlere karşı saygı duruşunun ifadesidir. Özgür bireylerden oluşan bir toplum isteği, sanat aracılığıyla tekrar yorumlanıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak hem Cumhuriyetin hem de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün değerlerini yaşatmak, gelecek kuşaklara aktarmak konusunda birçok proje yürütüyoruz. Bursa Kent Konseyi ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte iş birliği yapıyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Bursa’yı aklın, bilimin, sporun ve sanatın merkezi konumuna getirmek için çalışıyoruz. Hep birlikte bunu başaracağımıza inanıyorum. Atamız, hepimizin kalbinde, düşüncesinde ve ideallerinde sonsuza dek yaşamaya devam edecek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.