Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çydd

Kapsül Haber Ajansı - Çydd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çydd haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

20. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’ne Zülfü Livaneli Değer Görüldü Haber

20. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’ne Zülfü Livaneli Değer Görüldü

10 Nisan Cuma günü, İstanbul Kültür Üniversitesi Bakırköy Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen ödül törenine ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel, yönetim kurulu üyeleri, şube temsilcileri, gönüllüleri ile birlikte sanat ve basın dünyasından çok sayıda isim katıldı. Prof. Dr. Ayşe Yüksel: ÇYDD 117 Şubesi, 6 Temsilciliği ve 26 Bin Üyesiyle Cumhuriyet’e Borcunu Ödemeye Çalışıyor Sunuculuğunu Başak İkiz’in yaptığı ve yoğun bir katılım ile gerçekleşen ödül töreninin açış konuşması ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel tarafından gerçekleştirildi. Atatürk devrimi ve ilkeleri ile çağdaş Cumhuriyetin ışığında çalışmaya devam edeceklerini belirten Yüksel, “Laiklik, inanç özgürlüğünün teminatı olduğu kadar, kadınların toplumsal hayata katılımının da en temel dayanağıdır. Eğitim birliği ve laik eğitim politikaları sayesinde kadınlar okuma hakkına kavuştu, üniversitelere gidebildi ve meslek sahibi olabildi. Medeni Kanun ile erkeklerle eşitlenen kadınlar, yaşamın her alanında var olabildi ve kendi geleceklerini belirleyebilme hakkına kavuştu. Ne yazık ki günümüzde laiklik tehdit altında, yaşamın her alanında bu tehdidi görüyoruz. 37 yıl önce, Atatürk devrimi ve ilkeleri doğrultusunda çağdaş eğitim yoluyla çağdaş ülke seviyesine ulaşma amacıyla kurulan ÇYDD, 117 şubesi, 6 temsilciliği, 26 bin üyesi, 78 bin mezunu, her yıl burs verdiği, niteliklerini geliştirdiği 25 bin öğrencisi ile Laik Cumhuriyete borcunu ödemeye çalışıyor.” ifadelerini kullandı. Zülfü Livaneli: Cumhuriyet Bizim Kimliğimizdir 20. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’nü kazanan sanatçı Zülfü Livaneli ise aldığı ödülün öneminden bahsederek Çağdaş Yaşam ailesine teşekkür etti ve ‘’Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin değerli Cumhuriyet Ödülü’ne değer görüldüğüm için çok mutluyum. Cumhuriyet ve laikliğin kabul edilişinin yıl dönümünde aldığım bu ödül çok kıymetli. Çünkü Cumhuriyet bizim kimliğimizdir. Türkan Saylan’ın öncüsü olduğu derneğin beni onurlandırmasının değeri tarifsizdir. Yaşasın laik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti.’’ şeklinde konuştu. Tören, Çağdaş Yaşamlı öğrenciler tarafından gerçekleştirilen klasik müzik dinletisi ile son buldu. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’nü kazananların kronolojik listesi şu şekilde: 2007: Muazzez İlmiye Çığ 2008: Fazıl Say 2009: Sabih Kanadoğlu 2010: Dr. Rıza Türmen 2011: Prof. Dr. Yıldız Kenter 2012: Gülriz Sururi ve Genco Erkal 2013: Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen 2014: Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu 2015: Prof. Dr. Nermin Abadan Unat 2016: Prof. Dr. Doğan Kuban 2017: Doç. Dr. Ümit Kocasakal 2018: Prof. Dr. İlber Ortaylı 2019: Müjdat Gezen 2020: Prof. Dr. Yücel Aşkın Prof. Dr. Mehmet Haberal Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran Prof. Dr. Ferit Bernay 2021: Prof. Dr. Emre Kongar 2022: Ataol Behramoğlu 2023: Prof. Dr. İonna Kuçuradi 2024: Ayşe Kulin 2025: Av. Nazan Moroğlu 2026 Zülfü Livaneli Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çağdaş Gençlik 17. Şehitler Abidesi Çanakkale Buluşması Gerçekleştirildi Haber

Çağdaş Gençlik 17. Şehitler Abidesi Çanakkale Buluşması Gerçekleştirildi

77 ÇYDD şubesinden yaklaşık 2600 üye ve öğrencinin katıldığı etkinlikte; ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel, Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri ve ÇYDD gönüllüleri yer aldı. Etkinlik, Çanakkale Şehitler Anıtı’nın ziyaretiyle başladı. Anıt ziyaretinin ardından; ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel ve ÇYDD Çanakkale Şubesi Gençlik Birimi Kolaylaştırıcısı Gamze Ramazan konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve Gençliğin Ata’ya Cevabı katılımcılar tarafından yüksek sesle okundu. Devamında, Çağdaş Gençlik Merkez Birimi adına Genel Kolaylaştırıcı Başar Kılıçkıran tarafından Çağdaş Gençliğin hazırladığı bildiri okundu. Buluşma, Conk Bayırı’nda bulunan 57. Alay Şehitliği’nin ziyaretiyle sona erdi. Prof. Dr. Ayşe Yüksel: “Çanakkale’de Bulunmak Derin Ve Özel Bir Duygudur. Savaşlar Değil, Barışın Birleştirici Gücü Kalıcıdır.” Konuşmasında, Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında laik Türkiye Cumhuriyeti’ni korumaya devam edeceklerini ifade eden Prof. Dr. Ayşe Yüksel, Cumhuriyet’e borçlu olduklarını ve bu borcu ödeyene kadar çalışmaktan asla vazgeçmeyeceklerini belirtti. Yüksel konuşmasında, ‘’Çanakkale’de bulunmak, tarihle doğrudan temas kurmak gibi derin ve özel bir duygudur. Her türlü olanaksızlığa rağmen, askerlerimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde burada büyük bir zafer kazanmıştır. Bu zaferin mirası olarak, O’nun büyük bir özveri ve kararlılıkla kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyor olmak hepimiz için büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun bilinciyle Büyük Atatürk’ün ‘’Yurtta barış, dünyada barış sözünü hatırlatıyor, bölgemizde ve dünyada savaşların bir an önce sona ermesini istiyoruz” dedi. Çağdaş Gençlik Merkez Birimi: Cumhuriyet Bizimdir, Bizim Kalacak! Çağdaş Gençlik Merkez Birimi tarafından hazırlanan basın bildirisini okuyan ÇGMB Genel Kolaylaştırıcısı Başar Kılıçkıran ise konuşmasında Çağdaş Gençliğin her türlü haksızlığa, eşitsizliğe ve adaletsizliğe karşı durduklarının altını çizerek liyakatin, özgür düşüncenin, eşitliğin ve çağdaş eğitimin hakim olduğu çağdaş ve demokratik bir Türkiye için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceklerini ifade etti. Çağdaş Gençlik Merkez Birimi tarafından hazırlanan basın bildirisinin tam metni şu şekilde: Bizler Çağdaş Gençlik olarak bugün, bağımsızlık inancının bir ulusun kaderini değiştirdiği ve sil baştan yazıldığı kutsal topraklardayız. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yılında “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” diyerek milletine inanç aşılayan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün inancıyla şehitlerimizin emanetine sahip çıkarak direnişten istikbale yürüdüğümüz bu yolun bekçileri olmaya devam ediyoruz. Bu topraklar bizler için sadece bir zaferin değil, küllerinden doğan bir halkın istikbal yürüyüşünün de başladığı yerdir. Çağdaş Gençlik olarak, böylesine büyük bir direnişi yarınlarımıza ışık tutan bir meşale gibi taşıyor; geçmişin onurunu, geleceğin çağdaş laik Türkiye’sine ulaştırma sözü veriyoruz. Biliyoruz ki; Çanakkale’de yakılan o bağımsızlık meşalesi, bugün biz gençlerin elinde Cumhuriyetimizin yarınlarını aydınlatmaktadır. Atalarımızın sarsılmaz iradesi, bizim bilimde, sanatta ve eğitimde göstereceğimiz kararlılığın en büyük kaynağıdır. Bu kaynak, tam bağımsızlık aşkıyla vatan topraklarını savunan Kuvayi Milliye ruhunun değişmez gücüdür. Çağdaş Gençlik olarak; liyakatin, özgür düşüncenin, eşitliğin ve çağdaş eğitim meşalesinin sönmemesi için Kuvayı Milliye ruhunu kılavuz ediniyoruz. Bizim yürüyüşümüz, her türlü karanlığın karşısında laikliği ve demokrasiyi sonsuza dek yaşatma yürüyüşüdür. Bizler, bize bırakılan kutsal emanetin nöbetini devralırken sadece bir geçmişi değil, aydınlık bir geleceği de omuzlarımızda taşıyoruz. Şehitlerimizin kanıyla sulanmış bu topraklarda verdiğimiz her söz; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir nesle ulaşma hedefimize bir adım daha yaklaştığımızın güvencesidir. Hiçbir engel bizi bu yoldan döndüremeyecek, hiçbir zorluk inancımızı sarsamayacaktır. Bu bilinç ve sorumlulukla yönümüzü belirliyor, geleceğe dair pusulamızı, Ata’mızın; “Bütün ümidim gençliktedir!” sözüyle belirliyoruz. Bu güvene layık olacak; aklın ve bilimin ışığında kararlılıkla yürüyeceğiz. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz!” sözüne sahip çıkarak; zaferden cumhuriyete doğru ilerlemeye devam edeceğiz! Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prof. Dr. Nermin Abadan Unat Saygı ve Özlemle Anıldı Haber

Prof. Dr. Nermin Abadan Unat Saygı ve Özlemle Anıldı

Atatürk ve cumhuriyetin kazanımları sayesinde eğitimini tamamlayarak alanında öncü ve uluslararası yetkinlikte bir bilim insanı olan Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ı anma programı, ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel’in açış konuşmasıyla başladı. Programın kolaylaştırıcılığını ise ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı Av. Sedat Durna üstlendi. Etkinlikte; 19. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü sahibi Av. Nazan Moroğlu, İstanbul Barosu Önceki Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ın oğlu Mimar Mustafa Kemal Abadan ile Gazeteci-Yazar Zeynep Oral konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmalarda, Nermin Abadan Unat’ın akademik çalışmaları, iletişim, siyaset bilimi ve sosyoloji alanındaki öncü çalışmaları, demokrasi mücadelesi ve kadınların eğitim ile toplumsal yaşamda güçlenmelerine yönelik fikirleri ve çalışmaları ele alındı. Sunuculuğunu Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Rüveyda Çakmak’ın yaptığı programda, Cumhuriyet’in anıt kadınlarından biri olan Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ın yaşamı ve düşünsel mirası, farklı kuşaklardan katılımcıların tanıklıklarıyla aktarıldı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen anma programı, Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ın düşünsel ve toplumsal mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurgulayan değerlendirmelerle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇYDD’den Çağdaş Eğitim Paneli: Çocuklarımızın Geleceği Piyasaya Ve Dogmaya Teslim Edilemez! Haber

ÇYDD’den Çağdaş Eğitim Paneli: Çocuklarımızın Geleceği Piyasaya Ve Dogmaya Teslim Edilemez!

Ankara’da, Çankaya Belediyesi Çayyolu Temsilcilik Binası Ahmet Taner Kışlalı Toplantı Salonu’nda düzenlenen panelde, eğitim sisteminde yaşanan güncel sorunlar ve çözüm arayışları ele alındı. Panel öncesinde ÇYDD Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, şube başkanları ve üyeler, büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü Anıtkabir’de ziyaret ederek saygı duruşunda bulundular ve mozoleye çelenk sundular. Ardından katılımcılar, panelin yapılacağı salona geçti. ÇYDD GMYK üyesi ve Eğitim Birimi Sorumlusu Prof. Dr. Ahmet Yıldız’ın kolaylaştırıcı; Prof. Dr. İlknur Meşe, eğitimci Dr. Nurcan Korkmaz ve öğretmen-yazar Özgür Bozdoğan’ın ise konuşmacı olarak yer aldığı panelde; eğitim sisteminde yaşanan sorunlar, laik, bilimsel, karma ve kamusal eğitimin önemi, fırsat ve cinsiyet eşitliği için atılması gereken adımlar ele alındı. Katılımcılar, Türkiye’deki eğitim politikalarının çocukların eşit, özgür ve nitelikli bir eğitim alma hakkını nasıl etkilediğine ilişkin görüşlerini paylaştılar. Panelin sonunda ise, ÇYDD GMYK üyeleri, şube başkanları ve üyelerinin katılımıyla çocukların geleceğinin piyasanın taleplerine ve dogmatik anlayışlara teslim edilemeyeceği vurgulayan bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklama metni ÇYDD GMYK üyesi ve Eğitim Birimi Sorumlusu Prof. Dr. Ahmet Yıldız tarafından okundu. Panel sonunda gerçekleştirilen basın açıklamasının tam metni şu şekilde: ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ PİYASAYA VE DOGMAYA TESLİM EDİLEMEZ! Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım atarken, en temel kazanımlarımızdan biri olan eğitim büyük bir erozyon yaşıyor. Cumhuriyet’in aydınlanmacı mirası, piyasanın çıkarları ve dogmatik yaklaşımlar arasında giderek aşındırılıyor. Okullar bilimin ve aklın kalesi olmaktan uzaklaşıyor; çağ dışı uygulamaların ve ticari kaygıların gölgesine bırakılıyor. Eğitim, toplumun tüm çocukları için eşit bir hak olmaktan çıkıp, ekonomik gücü olanların ayrıcalığına dönüşüyor. Bu tablo, yalnızca bugünün değil, ülkemizin yarınını da tehdit eden ciddi bir tehlikedir. Bir zamanlar toplumsal bütünleşmenin güvencesi olan Cumhuriyet okulu ise kayboluyor; okullar artık birleştirici değil, toplumsal ayrışmanın aracı haline getiriliyor. Bugün Bir Eğitim Krizinin Tam Ortasındayız Son yirmi yılda yaklaşık 20 bin köy okulu kapatıldı. Ayrıca, temel eğitim çağındaki bir milyonu aşkın çocuğumuz çeşitli nedenlerle eğitim dışında kaldı. Sınav merkezli yapı nedeniyle milyonlarca çocuk sistemin dışına itiliyor; başarısız olarak etiketlenen öğrenciler imam hatip okullarına ya da meslek liselerine mecbur bırakılıyor. On binlerce çocuk okula aç gidiyor, binlerce üniversite öğrencisi barınma sorunları nedeniyle eğitimini yarıda bırakıyor. Eğitim alamayan milyonlarca çocuk, çocuk işçiliğine zorlanıyor, atölyelerde ve tarlalarda çalıştırılıyor. Aileler artan okul masraflarıyla baş edemezken, gençler umutsuzluk içinde gelecek planlarını yurt dışında kurmaya çalışıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ise bu yapısal sorunları çözmek yerine, çözüm üretmekten uzak, dogmatik tutumlarla krizi derinleştiriyor. Bu örnekler bile, eğitimdeki krizin boyutlarının ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne seriyor. Eğitimdeki Gidişat Karanlığa Doğru • Bilim ve akıldan uzaklaşma. Müfredatlar ve eğitim politikaları, çağın gerektirdiği bilgi ve beceriler yerine dogmatik yaklaşımlara yöneliyor; özgür düşünce alanı daralıyor. • Eğitimin piyasalaşması. Okullar ve dersler, bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılıp adeta ticari bir mal gibi sunuluyor. Gelir düzeyi, çocukların aldığı eğitimin niteliğini belirler hale geliyor. • Çürüme ve yozlaşma. Eğitim sisteminde liyakat aşınıyor; okullarda tarikatlar cirit atıyor. Son dönemdeki sahte diploma skandalları ve denetimsizlik, hem kurumlara hem de topluma güveni zedeliyor. • Toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi: Eğitim, tüm yurttaşların ortak hakkı olmaktan çıkarak elit bir kesimin ayrıcalığına dönüşüyor; milyonlarca çocuk ve genç fırsat eşitsizliğinin gölgesinde büyüyor. Çağrımız Net • Bilimsel ve çağdaş eğitim yeniden kazanılmalı. Eğitim, sorgulayan ve üreten bireyler yetiştirecek şekilde kurgulanmalıdır. • Eğitim bir haktır, ayrıcalık değil. Gelir düzeyi ya da sosyal statü, çocuklarımızın geleceğini belirlememelidir; kamusal eğitim, tüm yurttaşlara eşit sunulmalıdır. • Toplumsal kalkınmanın temeli eşitliktir. Eğitim hakkının daralması, yalnızca bireyleri değil ülkemizin geleceğini de tehdit eder. Milli Eğitim Bakanlığı’na Sesleniyoruz Okulların açıldığı bu Eylül ayında, çocuklarımızın geleceğini ideolojik dayatmaların ve güç ilişkilerinin gölgesine hapsetmeye çalışan politikalara karşı çıkacağız. Cumhuriyetimizin eğitim mirası; laiklik, bilimsellik ve kamusal sorumluluk ilkeleri temelinde güçlendirilmelidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.