Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dacia

Kapsül Haber Ajansı - Dacia haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dacia haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli: Striker Tanıtıldı Haber

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli: Striker Tanıtıldı

2023 yılının sonunda OYAK ve Renault Group iş birliğiyle Türkiye’ye 400 milyon Euro yatırım yapılacağı ve bu yatırımla birlikte üçü SUV olmak üzere toplam dört modelin Türkiye’de üretileceği açıklanmıştı. Mart ayında açıklanan 2030 stratejik planında ise Dacia, C segmentindeki ürün yelpazesini Striker ile genişleteceğini duyurmuştu. Hem 400 milyon Euro’luk yatırımın son aşaması hem de 2030 stratejik planının önemli bir adımı olan Dacia’nın yeni modeli Striker, İtalya’nın Milano şehrinde ilk kez tanıtıldı. Bursa'daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilen ve Avrupa dahil birçok ülkeye Türkiye'den ihraç edilecek Dacia Striker, çok yönlü sürüş karakterinin yanı sıra Türkiye ekonomisine ve otomotiv sanayisine sağlayacağı katkıyla da dikkat çekiyor. Dacia’nın bu yeni modelinin hem perakende hem de ticari yeni müşterilere ulaşmak için önemli bir rol oynaması planlanıyor. Striker’ın Mild Hybrid-G 140 ve Hybrid 155 versiyonları %40’ın üzerinde yerlilik oranına sahip olacak, bu sayede ÖTV açısından da önemli bir avantaj sağlayacak. Dacia Striker, markanın genel hedefleri açısından da oldukça önemli bir model. Dacia DNA’sını taşıyan bir crossover olarak tasarlanan Striker, 2030 yılına kadar markanın toplam satışları içindeki C segmenti payını %33'e çıkarma hedefini destekleyecek. Dacia Striker; bir SUV'un yüksek sürüş pozisyonunu ve arazi özelliklerini, bir station wagon’un çok yönlülüğü ile rahatlığını ve bir sedanın verimliliği ile performansını birleştirerek otomotivin üç farklı dünyasının en iyi yönlerini C Segmenti bir Crossover otomobilde bir araya getiriyor. "Striker" ismi, "hedefi vurmak" anlamında kullanılan evrensel bir ifade. Dacia'nın hedeflerini ve yeni zorluklarla başa çıkma yeteneğini yansıtan bu isim, görsel olarak çarpıcı ve birçok yönden etkileyici özellikleriyle Dacia’nın bu yeni modelinin karakterini şekillendiriyor. Dacia, Striker modeliyle C segmenti müşterilerini crossover dünyasında yeni bir yorumu keşfetmeye davet ediyor. Farklı sınıfların kombinasyonundan daha fazlasını sunarak, farklı ihtiyaçlar için günümüz kullanıcılarının beklentilerine yanıt veriyor. Bir sedanın performansını, bir station wagon’un iç hacmini ve bir SUV modelin güçlü tasarımını bir araya getirerek, günümüzün gereksinimlerine daha kapsamlı bir yanıt veriyor. Dacia Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulmaya hazırlanıyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin TATOĞLU: Dacia Striker, üç yıl önce OYAK ve Renault Group ortaklığıyla açıkladığımız 400 milyon Euro’luk yatırımın son halkası olarak Türkiye’de üretiliyor. Bu yatırım kapsamında Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda dört yerli modelimizin üretimi için büyük bir adım attık. Renault Duster ile başlayan bu yolculuk, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal ile devam etti. Şimdi ise Dacia markamızın amiral gemisi olacak Striker modelimizi kullanıcılarımıza sunmak için hazırlanıyoruz. Dacia; ekonomik kullanım maliyetini, konforu ve sürüş keyfiyle bir araya getiren bir marka. Bir otomobilde gerçekten olması gereken özellikleri gelişen teknolojiyle sürekli güncelliyor ve akıllı çözümler sunan bir fiyat performans markası olarak müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap veriyor. Yenilenen Dacia ürün gamı, her bütçeye hitap eden modellerle erişilebilir mobilite sunuyor. Dacia Striker da hem Dacia’nın Türkiye’de üretilen ilk modeli olması hem de ürün gamında ilk kez bir crossover modele yer verilmesi açısından önem taşıyor. Bu yeni modelimiz, Dacia markamızla ulaşmayı amaçladığımız hedeflerimiz için mühim bir aşamayı teşkil ediyor. Striker ile yepyeni müşterilere ulaşarak Dacia’nın varlığını daha da güçlendirecek, pazar payını hak ettiği seviyeye ulaştıracağız. Böylece Dacia’yı hem Türkiye’de hem de dünyada bambaşka bir konuma taşıyacağız.” dedi. Renault Group Türkiye CEO’su Lionel JAILLET: Oyak Renault olarak, 2023 yılının sonunda açıkladığımız, 400 milyon Euro’luk yatırım ile dört yeni modelin üretime alınmasını kapsayan planımızla Türkiye için güçlü ve net bir dönüşüm yol haritası ortaya koyduk. Bu dönüşüm yolculuğunu Renault Duster ile başlattık, Yeni Renault Clio ile sürdürdük ve kısa süre önce Türkiye yollarına çıkan Renault Boreal ile önemli bir aşamaya taşıdık. Bugün ise bu planın dördüncü ve stratejik açıdan son derece önemli modelini duyurmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretimini Bursa’daki Oyak Renault Fabrikamızda gerçekleştireceğiz. Bu proje sayesinde Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi konumuna gelecektir. Bu aynı zamanda Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalata dayalı bir yapıdan yerel üretim gücüne sahip stratejik bir oyuncuya dönüştüren önemli bir adımdır. Dacia Striker ürün gamı; hibrit, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG motor seçeneklerini içerecek şekilde geniş bir yelpazede sunulacak. Dacia Striker Hybrid, performans ve verimliliği en üst seviyede bir araya getirerek yüksek verimli bir sürüş deneyimi sunmaktadır. Bu teknolojinin merkezinde ise Oyak Horse tarafından Bursa fabrikamızda üretilen ve dünya pazarlarına ihraç edilen HR18 hibrit motor yer almaktadır. Üretimin devreye alınmasıyla birlikte Oyak Renault’nun çoklu model üretim kabiliyeti, esneklik ve performans açısından yeni bir seviyeye ulaşacaktır. Bu gelişme, Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında belirlediği büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacaktır. OYAK ile sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da ileri taşımaya ve Türkiye otomotiv ekosistemine sürdürülebilir değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. YENİLİKÇİ BİR “HİBRİT” TASARIM KONSEPTİ Dacia Striker, performans ve aerodinamiğin bir arada düşünüldüğü bir yaklaşımla tasarlandı. Sedan ve station wagon modellerin zarif siluetinden ilham alan yatay çizgileri, SUV tasarımının karakteristik dikey hatlarıyla birleşiyor. Dacia Striker'ın dış tasarımı, ön ve arka far gruplarını birbirine bağlayan, gövde boyunca uzanan belirgin bir omuz çizgisiyle şekilleniyor. Bu çizgi, tasarımın ana karakterini oluşturuyor. Omuz çizgisinin üzerindeki konturlar, akışkan ve aerodinamik bir yapı meydana getiriyor. Eğimli ön cam, uzatılmış tavan çizgisi ve açılı arka cam; zarif ve dinamik bir profil oluşturmak üzere bütünleşiyor. Bu bölüm, sedan ve station wagon gövde tipinin zarafetinden ilham alan; sade, net ve verimli bir yaklaşımla temel ihtiyaçlara odaklanan, markanın modern karakterini yansıtıyor. Omuz çizgisinin altındaki konturlar ise daha keskin ve güçlü bir görünüm oluşturuyor. Yüzeyler daha dikey hale gelirken, yerden yükseklik artıyor ve güçlü gövde orantıları sayesinde güç ve denge algısı daha da vurgulanıyor. Bu bölüm, SUV tasarım ipuçlarından ilham alan markanın karakteristik güçlü ve arazi uyumlu yaklaşımını yansıtıyor. Entegre tavan barları tasarımın akışını ve tutarlılığını korurken, gövdeye işlevsel ve arazi uyumlu bir son dokunuş katıyor. Striker, Dacia'nın bir modelin dört köşesinde birden yeni "T" formlu LED ışık imzasını kullandığı ilk model olma özelliğini taşıyor. Modelin arka bölümünde de benzer bir yaklaşım görülüyor; ışık imzası geniş bir siyah şerit içine entegre edilmiş olup ön cephe ile güçlü bir görsel uyum oluşturuyor. Kabartmalı harflerden oluşan Dacia logosunu taşıyan şerit, bagaj kapağının alt kısmındaki dikey çizgileri öne çıkararak genel tasarımın güçlü karakterini vurguluyor. ZARAFET, DİNAMİZM VE ÇOK YÖNLÜLÜK BİR ARADA Striker'ın crossover tasarımı, zarif ve dinamik hatları geniş oranlarla birleştirerek, yüksek iç mekân konforu ve kendinden emin bir duruş ortaya koyuyor. Modelin genel karakterini 17 inç jantlar tamamlıyor. Ayrıca 18 ve 19 inç jantlar da opsiyonel olarak sunuluyor. Dacia Striker, C segment bir station wagon ile benzer şekilde 4,62 m uzunluğa sahip. Yerden yüksekliği pazardaki C-SUV’lar seviyesinde (4x4 için 20 cm ve 4x2 için 19 cm) olmakla beraber, C-SUV dünyasının 1,60 metrenin üzerindeki yüksekliğiyle kıyaslandığında az bir farkla 1,53 metrelik bir yükseklik sunuyor. Striker'ın zarif tasarımını, iki yeni renk olan Buz Yeşili ve Kozmik Mavi olmak üzere yedi farklı renk seçeneği tamamlıyor. AİLE İLE HAFTA SONU TATİL KAÇAMAKLARI VE UZUN YOLCULUKLAR İÇİN HAZIR Striker, Dacia'nın güçlü ve arazi uyumlu DNA'sını yansıtıyor ve kısa tatil kaçamaklarından aileyle yapılan uzun yolculuklara kadar her türlü kullanım için uygun bir altyapı sunuyor. Donanım düzeylerindeki farklılıklar, bireysel ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına göre uyarlanmış iki tamamlayıcı yaklaşımı yansıtıyor. Striker'ın Extreme donanım seviyesi, araçlarını ideal bir keşif ortağı olarak gören daha aktif kullanıcıları hedefliyor. Sağlam, pratik ve kullanımı kolay bu versiyon; her türlü eğlence ekipmanını ve donanımını kolayca taşımak üzere tasarlandı. Yerden yüksekliği sayesinde arazi sürüşü kolaylaşıyor. Bu özellik, versiyona bağlı olarak 4x4 şanzıman ve Hybrid 150 4x4 güç aktarma sistemi ile daha da artabiliyor. Dayanıklı ve geri dönüştürülmüş bir malzeme olan Starkle® ile üretilen dış koruma; yıkanabilir TEP microcloud döşeme ve %50 oranında geri dönüştürülmüş içeriğe sahip kauçuk paspaslar, modelin günlük kullanımını ve bakımını kolaylaştırıyor. Striker’ın Extreme donanım seviyesi, performanstan veya aerodinamikten ödün vermeden, açık hava etkinliklerine doğrudan ve işlevsel bir yaklaşım getirerek; sınırsız yükleme, taşıma ve kullanım için tasarlandı. Özellikle uzun yolculuklarda ve aile gezilerinde, rahat ve huzurlu bir yolculuk için ise Journey donanım seviyesi devreye giriyor. Kabin içi deneyimi ve konforu artırmak üzere elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon simidi, elektrikli bagaj, kumaş ve microcloud TEP karışımı döşeme gibi bir dizi özellik, bu versiyonda sürüş deneyimini geliştiriyor. Striker’ın Extreme donanım seviyesinde yine standart olarak sunulan yokuş iniş destek sistemi, örneğin, yol tutuşunun zayıf olduğu dik yokuşlarda araç kontrolünün kaybedilmesini önlemek için frenlere müdahale ediyor ve böylece sürücünün yola odaklanmasını sağlayarak daha fazla güvenlik sağlıyor. TEMEL GEREKSİNİMLERE ODAKLANAN HAVALI, YENİLİKÇİ, GENİŞ VE İŞLEVSEL BİR İÇ MEKÂN Striker'ın iç tasarımı, malzemeleri, teknolojisi ve donanımı; Dacia'nın yenilikçi pratik çözümlere, günlük kullanım kolaylığına ve uzun yolculuklarda konfora olan bağlılığının altını çiziyor. Ön konsol, ferahlık hissine ve yolcuları saran konfora katkıda bulunan farklı bir yatay düzen ile dış tasarım yaklaşımını iç mekâna taşıyor. Sürücüye en yakın bölüm, konfor ve yüksek kalite algısına odaklanıyor. Bu durum, özellikle tekstil yüzeylerde kullanılan malzemeler ve kapı eşiklerine kadar uzanan Starkle® dokunuşunda kendini göstererek, her yönden uyumlu bir etki yaratıyor. İlk kez bir Dacia modelinin iç tasarımında yer alan bu malzeme, markanın ekonomik ve ekolojik yaklaşımının bir parçasını meydana getiriyor. İkinci seviyede, daha işlevsel bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu seviye, en sık kullanılan fonksiyon kumandalarını bir araya getiriyor ve bunlara sürücünün dikkatini yoldan ayırmadan sezgisel olarak kullanılabilecek şekilde tasarlanmış tuşlar aracılığıyla erişilebiliyor. Bu düzenleme, günlük kullanımda basit, anlaşılır ve sezgisel bir kullanıma katkıda bulunuyor. Üçüncü seviyede ise, arayüze ve ekran özelliklerine erişim sağlıyor. Bu bölüm tüm versiyonlarda standart olan 10,1 inçlik merkezi dokunmatik ekranı, Media Display’i içeriyor. Media Display altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu Ses Sistemini de kapsıyor. Temel özelliklere odaklanmaya devam eden LightVisio dijital gösterge ekranı, Dacia'ya özgü yenilikçi akıllı çözüm yaklaşımını ortaya koyuyor. Tüm ürün gamında standart olarak sunulan bu 7 inçlik ekran, önemli bilgileri yüzen bir 3 boyutlu görüntü şeklinde yansıtan optik yansıma teknolojisini kullanıyor. Orta konsol, araç içi deneyiminin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Yüksek ve davetkar bir şekilde tasarlanan bu bölüm, orta kolçak altında bulunan 6,7 litrelik bölme ve versiyona bağlı olarak sürgülü çekmece de dahil olmak üzere, geniş ve modüler saklama çözümleriyle sürücünün etrafındaki alanı düzenliyor. Kabin içi deneyimini, YouClip bağlantı noktaları kullanılarak yeniden konumlandırılabilen çıkarılabilir bardak tutucular tamamlıyor. Striker’ın içerisinde 9 adede kadar YouClip bağlantı noktası bulunuyor. Bu YouClip bağlantıları, araç içi düzeni için önemli bir esneklik sağlıyor ve bu nedenle hem günlük kullanım hem de aile gezileri için uygun bir çözüm olarak öne çıkıyor. Striker, aile kullanımı için oldukça ideal olup, uzun yolculuklarda dahi beş yolcu ve beraberinde bagajlarını rahatça taşıyacak kadar geniş ve konforlu bir alana sahip. İç mekân, ferah ve geniş bir ortam sunarken, bu etki iç mekânın büyük bir bölümünü kaplayan geniş panoramik cam tavan sayesinde daha da güçleniyor. Extreme donanım seviyesinde standart, Journey donanım seviyesinde ise opsiyonel olan bu özellik; içeriye bolca ışık girmesini sağlayarak daha aydınlık bir kabin içi deneyim yaratıyor. Özenle tasarlanan koltuklar, yolcu konforunu daha da artırıyor. Ön koltuklardaki güçlü yanal destekler, virajlarda daha iyi oturma desteği sunarken; Journey donanım seviyesinde ise sürücü koltuğu elektrikli olarak ayarlanabiliyor. Hem Extreme hem de Journey donanım seviyelerinde, arka koltuktaki yolcular için katlanabilir bir orta kol dayama ve buna entegre bardak tutucu da yer alıyor. İlk kez bir Dacia modelinde sunulan Autohold sistemi ile sürüş konforu optimize edildi. Autohold sistemi, Expression donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunuluyor ve sürücünün herhangi bir müdahalesi olmadan otomobili sabit tutarak şehir içinde sürüş konforunu artırıyor. Striker, en güncel Avrupa güvenlik standardı olan GSR2'yi karşılıyor ve tüm donanım seviyelerinde standart olarak şu özellikleri sunuyor: Otomatik Acil Durum Freni (şehir içi ve şehir dışı trafiğinde araç, yaya, bisikletli ve motosikletli algılama özelliğiyle), Trafik İşareti Tanıma ve Hız Uyarısı, Arka Park Yardımı, Acil Durum Fren Sinyali, Şerit Değiştirme Uyarısı, Şerit Takip Asistanı, Gelişmiş Sürücü Dikkat İzleme Sistemi ve Acil Durum Çağrısı (e-Call). Striker ayrıca standart olarak Adaptif Hız Sabitleme ve Kontrol Sistemi’ni de içeriyor. İsteğe bağlı olarak sunulan ADAS paketinde ise Kör Nokta İzleme, Geri Gidişte Otomatik Acil Durum Freni, Yolcu Çıkış Uyarısı, Kavşaklarda Otomatik Acil Durum Freni, Arka Çapraz Trafik Uyarısı (RCTA) ve çoklu görüş kamerası bulunuyor. Dacia, sürücülerin hayatını kolaylaştırmak adına bu sistemleri “My Safety” adında akıllı bir işlevle birleştiriyor. Bu özellik, sürücünün otomobili çalıştırırken belirli ADAS işlevlerini kendi kişisel ayarlarına eklemesine olanak tanıyor. Böylece otomobil her çalıştırıldığında işlemin tekrarlanmasına gerek kalmıyor. GENİŞ VE KULLANIŞLI BİR BAGAJ Dacia mühendisleri Striker'ın bagajını büyük bir özenle tasarladı. Striker’ın bagajı 600 litreye varan bagaj hacmi ile yalnızca C segmentinin en iyilerinden biri olmakla kalmıyor, aynı zamanda günlük kullanım için ideal bir dizi pratik özellik de sunuyor. Yenilikçi eller serbest işlevi ile Akıllı Bagaj Açma özelliği, elektrikli bagajı otomatik olarak açıyor. Akıllı Bagaj Açma sistemi, Journey donanım seviyesi ile standart olarak sunuluyor, Extreme donanım seviyesinde ise opsiyonel olarak sunuluyor. Striker, Extreme ve Journey donanım seviyelerinde standart olarak sunulan yenilikçi üç parçalı bagaj zeminine sahip ilk Dacia modeli olarak konumlanıyor. Bu özellik, bagaj alanının ihtiyaca bağlı olarak bölünmesine olanak tanıyor; eşyaları yerinde tutmak ve kaymalarını önlemek için de kullanılabiliyor. Modüler Katlanma sistemi, bagajın her iki yanında bulunan iki tutamağı kullanarak arka koltuk sırtlıklarını (60/40 oranında) bagajdan katlama olanağı sağlıyor. EKONOMİK VE EKOLOJİK: DACIA STRIKER, OPTİMİZE EDİLEN TOPLAM SAHİP OLMA MALİYETİ Dacia mühendislerinin Striker’ı geliştirirken ana hedeflerinden biri hem SUV hem de station wagon sınıfındaki diğer C segmenti modellere kıyasla en iyi toplam sahip olma maliyetini (TCO) sunmaktı. Elektrikli güç aktarma sistemleri ve aerodinamik tasarımıyla Striker, optimize edilmiş bir toplam sahip olma maliyeti sunuyor. Bu avantaj, yükselen yakıt fiyatları göz önüne alındığında daha da önem kazanıyor. ÖZENLE TASARLANAN AERODİNAMİK Striker'ın verimliliği için çok kritik olan aerodinamiğe özellikle önem verildi. Mühendisler, alçak gövde, uzun tavan çizgisi, eğimli arka kısım gibi crossover tasarımının sunduğu olanaklardan en iyi şekilde yararlandılar. Ayrıca ön ve arka alt gövde bölgelerindeki kaplamalar, geniş bir arka spoyler ve hava yönlendiricileri gibi aerodinamik bozulmaları en aza indirecek detayları da özenle ele aldılar. Böylece Dacia Striker, 0,29'luk sürtünme katsayısıyla, crossover konseptini yansıtarak C segmentindeki station wagon ve SUV modellere kıyasla daha iyi bir seviyeye ulaştı. Güç aktarma sistemi ve donanım seviyesine bağlı olarak yaklaşık 1.400 kg ağırlığıyla Dacia Striker, C-SUV otomobillerden daha hafif ve ortalama bir C segment station wagon ile rahatlıkla karşılaştırılabilir durumda. ÇOK ENERJİLİ HİBRİT GÜÇ AKTARMA SİSTEMLERİNDEN OLUŞAN KAPSAMLI BİR ÜRÜN YELPAZESİ Dacia Striker, üç farklı ve gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemi seçeneğiyle kullanıcılara zengin bir çeşitlilik sunuyor. Striker Mild Hybrid-G 140: LPG ve hibrit teknolojilerinin ortak avantajları Dacia, LPG'li araçlarda Avrupa'nın tartışmasız pazar lideri ve "Mild Hybrid-G" ve "Eco-G" adı altında tüm içten yanmalı motora sahip modellerde çift yakıtlı benzin/LPG güç-aktarma sistemleri sunan tek üretici. Striker, çift yakıt teknolojisini 48V mild-hybrid sistem ve 6 vitesli otomatik şanzımanla birleştiren bir güç aktarma sistemiyle sunuyor. Mild-hybrid sistem, kalkış ve hızlanma anında benzin veya LPG ile çalışabilen 1,2 litre 3 silindirli turbo motoru destekleyerek daha fazla sürüş keyfi ve verimlilik sağlıyor. Rejeneratif fren özelliği, 0,8 kWsa kapasiteli bataryayı sürüş sırasında otomatik olarak şarj ediyor. Yakıt türleri arasında hızlı ve sorunsuz geçiş, ön konsolda entegre bir düğme üzerinden manuel veya otomatik olarak gerçekleştirilebiliyor. Striker Hybrid 155: Hibrit sistemin performansı ve verimliliği Bu güç aktarma sistemi, 109 hp gücünde 1,8 litrelik dört silindirli benzinli motor, iki elektromotor (49 hp bir motor ve yüksek voltajlı bir marş jeneratörü), 1,4 kWsa batarya (280 V) ve içten yanmalı motor için dört vitesli ve elektrikli sürüş için iki vitesli otomatik elektrikli şanzımandan oluşuyor. Rejeneratif fren işlevini bataryanın yüksek enerji geri kazanım kapasitesi ve otomatik şanzımanın verimliliğiyle birleştiren sistem, şehir içi kullanımda %80'e kadar tamamen elektrikli sürüşe olanak sağlıyor. Ayrıca otomobil her zaman tamamen elektrikli modda çalışmaya başlıyor. Striker Hybrid 150 4x4: Yüksek teknolojili 4x4 - Ön aksta, 103 kW (140 hp) / 230 Nm tork üreten 1,2 litre 48V yarı hibrit motor, direksiyon elciklerinden kumanda edilebilen 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman; - Arka aksta, 23 kW (31 hp) maksimum güce ve 87 Nm torka sahip bir elektromotor ve iki vitesli otomatik şanzıman, (hepsi devreden çıkarılabilir). Bu sistem birinci viteste arazi sürüşü sırasında düşük hızlarda arka tekerleklere yüksek tork sağlarken, arka aks devre dışı bırakıldığında bir 4x2 otomobilin yol tutuşu ve yakıt tasarrufunu da sunuyor. Sürüş modlarında (Otomatik/Eko/Kar), 4x4 sistemi "beklemede" kalıyor ve gerektiğinde 140 km/s'ye kadar hızlarda devreye giriyor. Striker Hybrid 150 4x4, tüm sürüş senaryolarına cevap veren beş sürüş moduna sahip: Otomatik: Bu modda Striker 4x2 ve 4x4 modları arasındaki geçişi otomatik olarak yönetiyor.Eko: Maksimum yakıt tasarrufu sağlıyor, düşük tutunma düzeyine sahip yüzeylerde 4x4 modunu aktif ediyor.Kar: Tutunmanın düşük olduğu yol koşulları için 4x4 modunu aktif ediyor.Çamur/Kum: Gevşek zemin için optimize edilmiş 4x4 modunu aktif ediyor.Arazi: Düşük hızlarda engebeli arazide sürüş için kullanılıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR MALZEMELER Dacia, “Ekonomik ve Ekolojik” yaklaşımının bir parçası olarak, Striker'da daha fazla sürdürülebilir malzeme kullanmaktan gurur duyuyor. Striker, genel olarak döngüsel ekonomiden elde edilen malzemelerin %32'sinden fazlasını içeriyor ve 47 kg geri dönüştürülmüş plastik barındırıyor. Diğer yeni Dacia modelleri gibi Striker da markanın mühendisleri tarafından geliştirilen Starkle® malzemesini bir dizi dış parçada (tamponlar, çamurluk uzantıları ve yan koruma) kullanıyor. Starkle® %15 ila %20 arasında geri dönüştürülmüş polipropilen içeriyor ve boyasız olarak kullanılıyor. Bu da üretim sürecinde oluşan karbon ayak izini daha da azaltıyor. Striker, yolcu bölmesinde (kapı panellerinde ve ön konsolda) ilk kez %80'e varan oranda geri dönüştürülmüş polipropilenden (bunun %40'ı tüketim sonrası malzeme) üretilen parçalar kullanıyor. YALIN VE KAPSAMLI BİR ÜRÜN GAMI Dacia'nın tüm müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan net ve kolay model yelpazeleri sunma felsefesine uygun olarak, Striker üç farklı donanım seçeneğiyle birlikte sunuluyor. Aynı zamanda bir C segmenti otomobilden beklenen tüm özellikleri bünyesinde barındırıyor. STANDART DONANIM Striker Expression daha fazla konfor sağlıyor: 17 inç alaşım jantlar, çift bölgeli otomatik klima, Autohold özellikli elektrikli park freni, kolçaklı yüksek orta konsol, elektrikli katlanır yan aynalar, arka koltuklarda havalandırma ızgaraları, iki USB bağlantı noktası, 7 inç dijital gösterge ekranı, 10,1 inç merkezi ekranı ve daha fazlası. Striker Extreme arazi kullanımına hitap ediyor: Expression donanıma ek olarak 18 inç alaşım jantlar, Bakır Kahve dış ve iç süslemeler, panoramik cam tavan, eller serbest kart, yıkanabilir Microcloud sentetik TEP döşeme, kauçuk zemin ve bagaj paspasları, 10,1 inç merkezi ekranlı, altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu ses sistemi, eğim iniş kontrolü ve çok daha fazlası. Striker Journey seyahat keyfini ifade ediyor: Expression donanıma ek olarak 18 inç alaşım jantlar, otomatik elektrikli bagaj, eller serbest kart, kolçaklı uzun orta konsol, elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon, 10,1 inç merkezi ekranlı, altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu ses sistemi, kablosuz akıllı telefon şarjı ve daha fazlası. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dacia’dan Yakıt Tasarrufunda Yeni Dönem Haber

Dacia’dan Yakıt Tasarrufunda Yeni Dönem

Dacia, modern tasarım anlayışı ve modüler yapısıyla herkes için ulaşılabilir mobilite sunarken; 7 yıl garanti, yüksek ikinci el değeri, gelişmiş standart ADAS teknolojileri ve yaygın hizmet ağıyla güven veren bir kullanıcı deneyimi sağlıyor. Markanın Eco-G 120 motor seçeneği ise sunduğu düşük tüketim maliyeti ve güçlü fiyat-fayda dengesiyle segmentinin iddialı alternatifleri arasında öne çıkıyor. Dacia’nın 2013 yılından sonra yeniden satışa sunduğu Yeni Logan, tamamen yenilenen tasarımı ve zengin donanım seçenekleriyle 1 Haziran itibarıyla yollarda olacak. MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu: “2026 yılı Dacia markamız için oldukça önemli bir yıl olacak. Yılın ilk çeyreğinde Sandero, Sandero Stepway ve Jogger modellerimizin yenilenen versiyonlarını pazara sunduk. Haziran ayı itibarıyla da mevcut pazar şartlarında çok tercih edileceğini düşündüğümüz bir sedan şeçeneği olacak Logan modelimizi otomotiv pazarına kazandırıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu ürün atağı ile, Dacia’nın pazar payını artırmayı ve yeni ürün stratejimiz ile markayı daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Herkes için ulaşılabilir mobilite anlayışıyla, rakipsiz tüketim maliyetleriyle, fiyat-performans odağıyla ve güvenilirlik anlayışını baz alarak sunduğumuz 7 yıl garanti süresiyle Dacia’yı daha güçlü hale getiriyoruz.” dedi. Eco-G 120 Otomatik (EDC) Motor ile Maksimum Yakıt Verimliliği Dacia’nın yenilenen ürün ailesi, her bütçeye hitap eden yeni modelleriyle gerek geniş ailelere gerekse bireysel kullanıcılara keyifli ve yüksek performanslı bir sürüş deneyimi sunuyor. Yeni Sandero 1.238.000 TL’den, Yeni Sandero Stepway, 1.535.000 TL’den ve Yeni Jogger ise 1.495.000 TL’den başlayan Mayıs ayına özel (nakit alımda geçerli) satış fiyatlarıyla kullanıcılara bütçe dostu bir otomobil sahibi olma imkânı sunuyor. Yeni Sandero Stepway , Yeni Jogger ve Yeni Logan ile birlikte sunulan Eco-G 120 Otomatik (EDC), yenilenen Dacia ürün ailesinin en fazla öne çıkan motor seçenekleri arasında yer alıyor. 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli çift yakıt teknolojisine sahip motor, eski jenerasyona oranla çok daha yüksek bir performans sunuyor. Bu sayede LPG'nin tüm avantajları, EDC otomatik şanzımanın avantajlarıyla ilk kez bir araya geliyor. Kullanıcıların LPG’den daha uzun süre yararlanabilmeleri için Dacia, LPG depo kapasitesini 40 litreden 50 litre (gerçek kullanılabilir kapasite) seviyesine çıkardı. Bu sayede Eco-G 120 motora sahip modellerin toplam menzilleri 1.500 kilometreye ulaşıyor. Benzinli bir otomobilin deposunu tam olarak doldurmak için gerekli olan bütçe ile, Eco-G 120 versiyonun LPG deposu iki kez doldurulabiliyor. Bununla birlikte, Yeni Sandero ve Yeni Logan modellerinde sunulan 1.0 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, önceki 90 hp’lik versiyona kıyasla artık 100 hp güç üreterek günlük sürüş performansını iyileştiriyor ve 6 ileri manuel şanzımanla kombine ediliyor. Yeni Jogger ise ECO-G 120 manuel vites seçeneğine ilave olarak TCe 110 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile birlikte tercih edilebiliyor. 13 Yıl Sonra Yeniden: Yeni Dacia Logan Türkiye’de Yenilenen Dacia ürün ailesinin en yeni üyesi Yeni Logan, sedan versiyonuyla Türkiye’de Haziran ayı itibarıyla satışa sunuluyor. 2013 yılından sonra yeniden Türkiye’de yollara çıkacak olan Yeni Logan, lansmana özel 1.580.000 TL’lik fiyatıyla kullanıcılarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Yeni Logan, iki farklı motor ve şanzıman seçeneğiyle satışa sunuluyor: Çift yakıt teknolojisine sahip motor: 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli bu motor seçeneği; 197 Nm tork ve 120 hp’lik Eco-G 120 (EDC-çift kavramalı) otomatik vitesle sunuluyor.TCe 100 manuel vitesli benzinli motor: 6 ileri manuel şanzımanla eşleştirilen bu motor seçeneği ise; 1.0 litrelik 3 silindirli turbo şarjlı benzinli motor, 200 Nm tork ve 100 hp güç sunarak günlük sürüş performansını iyileştiriyor. Yeni Logan, tasarım açısından da önemli yeniliklerle geliyor. Piksel tasarımlı ön ızgarası ve ters T şeklindeki marka far imzası Yeni Logan’ın güçlü ve modern karakterini pekiştirirken, aynı zamanda Dacia’nın yeni marka kimliğini öne çıkarıyor. Expression ve Journey versiyonlarında sunulan yeni 16 inç jantlar ve köpekbalığı anten, modelin karakteristik yapısını vurguluyor. 1,85 metrelik genişliği, 22 santimetrelik arka diz mesafesi ve 628 litrelik bagaj hacmiyle segment standartlarının üzerinde konforlu ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Üstelik arka koltuklar katlandığında, bagaj hacmi 1.666 litreye kadar ulaşıyor. My Dacia bağlantılı 10 inçlik multimedya sistemi, Expression ve Journey versiyonlarında standart olarak sunuluyor. Journey donanım seviyesinde kablosuz şarj sistemi opsiyonel olarak seçilebiliyor. Sürüş deneyimini en üst düzeye çıkarmak amacıyla Journey donanım seviyesinde 7 inçlik dijital gösterge ekranı standart olarak sunuluyor. Yeni Logan, otomatik acil durum freni, araç, yaya, bisikletli ve motosiklet algılama özelliği ve sürücü dikkat uyarısı gibi en güncel Avrupa güvenlik standartlarını karşılayan yeni sürüş destek sistemlerine sahip olacak şekilde tasarlandı. Bunun yanı sıra sürüş konforunu ve güvenliğini artırmak isteyen kullanıcılar; otomatik farlar, çok açılı (multiview) kamera ve elektrikli katlanan yan aynalar olmak üzere üç yeni özelliğe de Journey donanım seviyesinde opsiyonel olarak sahip olabiliyor. Expression ve Journey versiyonlarında otomatik klima standart olarak yer alırken, Journey versiyonunda buna ek olarak; eller serbest Dacia Card sistemi ve Kör nokta uyarı sistemi bulunuyor. Kablosuz şarj özelliği ise opsiyonel olarak tercih edilebiliyor. Pratik saklama alanlarının yanı sıra iç tasarımında YouClip bağlantı sistemiyle donatılan Yeni Logan; kullanıcılara son derece modüler ve keyifli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Telefon ve tablet tutucu, çanta ve elbise askısı olarak kullanılabilen YouClip bağlantı sistemi, yolculukları daha kullanışlı ve konforlu hale getiriyor. Biri gösterge panelinde, diğeri ise orta konsolun arkasında olmak üzere standart olarak bulunan iki YouClip sabitleme noktasına ek olarak; iki opsiyonel bağlantı noktası da aksesuar olarak sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’dan Renault, Dacia ve Alpine Markalarına Özel Kasko Çözümleri Haber

Anadolu Sigorta’dan Renault, Dacia ve Alpine Markalarına Özel Kasko Çözümleri

Anadolu Sigorta, Renault, Dacia ve Alpine markalarına özel olarak geliştirdiği kasko ürünüyle, elektrikli ve hibrit araç sahiplerine kapsamlı bir güvence sunuyor. Farklı motor tiplerinin yarattığı riskleri dikkate alan bu ürün; teminat yapısı, asistans hizmetleri ve sektörde sınırlı sayıda sunulan teminatları ile öne çıkıyor. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Fatih Gören, yeni ürünle ilgili şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Sigorta, Renault, Dacia ve Alpine markalarına özel geliştirdiği kasko ürünüyle; elektrikli ve hibrit araç sahiplerinin beklentilerini ve değişen mobilite ihtiyaçlarını tek bir ürün çatısı altında buluşturuyor. Markaya özel kurgulanan teminat ve hizmet yapısıyla Anadolu Sigorta, kasko sigortalarında farklılaşan çözümler sunmayı sürdürüyor.” Elektrikli ve hibrit araçlara özel genişletilmiş teminat yapısı Renault, Dacia ve Alpine’in %100 elektrikli modelleri için kurgulanan kasko çözümleri, elektrikli araç kullanımına özgü riskleri poliçe kapsamına dahil ediyor. Temel Güvence Paketi kapsamında şarj kablosu ve adaptör ile mobil şarj hizmeti ek prim alınmadan sunuluyor. İsteğe bağlı Gelişmiş Güvence Paketi ile de siber güvence, şarj kablosu kaynaklı ferdi kaza, konutta kurulu duvar tipi şarj istasyonu teminatı, hava olaylarının akım kaynaklı zararları ve hatalı şarj dolumuna bağlı hasarlar poliçeye eklenebiliyor. Anadolu Sigorta, konutta kurulu duvar tipi şarj istasyonu ve ekipmanlarından kaynaklanan hasarları da kasko kapsamında karşılayan sektördeki ilk şirket olarak bu alanda ayrışıyor. Sınırsız İMM ile güçlü koruma İçten yanmalı motorlu Renault, Dacia ve Alpine modelleri için sunulan kasko ürünleri; çarpışma, çarpma, devrilme, yanma, çalınma ve üçüncü kişilerin kötü niyetli hareketleri gibi standart teminatların yanı sıra sınırsız İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) seçeneğiyle dikkat çekiyor. Bu yapı, yüksek maliyetli hasarlara karşı araç sahiplerine ek bir güvence sağlıyor. Markalara özel kasko ürünleri, teminatların yanı sıra kapsamlı hizmetleri de içeriyor. Türkiye geneline yayılmış anlaşmalı servis ağı sayesinde hasar onarımları kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor. Anadolu Hizmet Kasko ile 7 gün 24 saat yol yardımı, çekici, yolda onarım ve ikametgâha nakil gibi asistans hizmetleri sunuluyor. Buna ek olarak; kaza veya hırsızlık durumlarında poliçe kapsamına göre 15 veya 30 güne kadar ikame araç, İstanbul, Ankara ve İzmir’de geçerli Kapıdan Oto Servis Hizmeti, küçük çaplı hasarlar için Anadolu Mini Onarım, Hasarsızlık İndirimi Koruma, Cam Hasarı Koruma, Hukuksal Koruma ve isteğe bağlı Ferdi Kaza Teminatı poliçeler kapsamında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor Haber

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor

Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine inşa edilen yaklaşımıyla küresel ölçekte Avrupa’nın referans otomobil üreticisi olmayı hedefliyor. 4 temel başlık altında şekillenen bu yaklaşım; ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan kapsamlı bir dönüşüm vizyonunu ortaya koyuyor. Renault Group, “Growth ready” başlığı altında ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini tüm faaliyetlerinin merkezine koymayı hedefliyor. Bu kapsamda, Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin piyasaya sunulması ve uluslararası pazarlarda 14 modelle ikinci ürün atağının başarıyla tamamlanması planlanıyor. Renault Group’un futuREady planında Türkiye’nin kritik rolü Renault Group’un futuREady vizyonu kapsamında Türkiye, büyüme stratejisinin ve operasyonel mükemmeliyet anlayışının önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Geniş Avrupa bölgesinin kritik üretim ve mühendislik üslerinden biri olan Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, yüksek üretim kabiliyeti ve gelişmiş otomotiv ekosistemiyle Grup’un küresel operasyonlarında stratejik bir rol üstleniyor. Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası da çoklu model üretim kapasitesi, esnek yapısı ve mühendislik yetkinlikleriyle bu yapının en güçlü halkalarından birini oluşturuyor. Türkiye’nin futuREady içindeki bu stratejik rolü, Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER’ın Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek olmasıyla daha da güçleniyor. Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER Türkiye’de üretilecek Dacia, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretilecek dördüncü model olan Striker’ın ön tanıtımını ilk kez futuREady strateji toplantısında gerçekleştirdi. Renault Duster, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal’in ardından Dacia Striker’ın da Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretileceği açıklandı. Bu adımla birlikte Dacia, üretim anlamında Türkiye’ye resmi olarak giriş yapıyor.400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Türkiye’de satışa sunulacak ve başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok pazara ihraç edilecek.Hibrit seçenekler de dahil olmak üzere farklı motor alternatifleriyle pazara sunulacak olan Dacia Striker’ın 2026 yılında üretime girmesi planlanıyor.Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve ürün atağını hızlandırma planının da bir parçası olan yeni Dacia Striker, Grup’un uluslararası üretim ve ürün stratejisinde Türkiye’nin rolünü güçlendiriyor. Dacia Striker, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretimi planlanan dört modelden oluşan ürün gamını tamamlıyor. 400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek. Renault Group Türkiye CEO Lionel Jaillet: “Oyak Renault, Aralık 2023’ün sonunda 400 milyon avroyu aşan bir yatırımla dört yeni modelin üretime alınacağını duyurarak Türkiye için net bir dönüşüm yol haritası ortaya koydu. Bu yolculuk Renault Duster ile başladı ve Yeni Renault Clio ile devam ediyor. Bu arada Renault Boreal ise proje sürecinde ilerliyor ve 2026 yılının ortasında Türkiye yollarındaki yerini alacak. Ürün planımızdaki dördüncü modeli duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretim yeri Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası olacak. Bu projeyle birlikte Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi olacak. Bu model, Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalat yapan bir konumdan yerel üretim gerçekleştiren bir marka haline taşıyor. Üretimin başlamasıyla birlikte fabrikamızın çoklu model üretim kabiliyeti bir üst seviyeye taşınacak. Bu gelişme aynı zamanda Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacak. OYAK ile kurduğumuz güçlü iş birliği doğrultusunda üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da güçlendirmeyi ve Türkiye otomotiv ekosistemi için daha fazla değer yaratmayı sürdüreceğiz.” Striker: Dacia’nın C segmentinin geleceğine yönelik vizyonu Dacia, station wagon’un dinamizmini, geniş bir hatchback’in pratikliğini ve bir SUV’un yerden yüksekliğini bir araya getiren yeni çoklu enerji seçenekli crossover modeli Striker ile C segmentindeki atağını güçlendiriyor. Dacia Striker, güçlü ve kendinden emin bir tasarıma sahip. Dinamik hatları, aerodinamik silueti ve iddialı dikey ön yüz tasarımı, markanın yeni ve modern gündüz farı imzasıyla tamamlanıyor. Striker, Dacia’nın C segmentinde elektrifikasyonu erişilebilir kılma hedefini yansıtıyor. Ürün gamında hibrit versiyon, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG seçenekleri yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAİS'den, Müşteri Deneyiminde Üst Üste Üçüncü Kez Şampiyonluk!  Haber

MAİS'den, Müşteri Deneyiminde Üst Üste Üçüncü Kez Şampiyonluk! 

Türkiye’de müşteri memnuniyetini ölçen Şikayetvar platformunun 2015 yılından beri müşteri deneyiminde en başarılı firmaları ödüllendirdiği A.C.E. Awards’ın (Achievement in Customer Excellence) bu yıl on birincisi düzenlendi. Gerçekleştirilen ödül töreninde MAİS, “Otomotiv A” kategorisinde Renault markası ile, “Otomotiv B” kategorisinde ise Dacia markası ile birincilik ödülü olan “Diamond” ödüle layık görüldü. MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, “Bizim için müşteri memnuniyeti, en öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Bu konuya gösterdiğimiz özen ve hassasiyet, bize hem satış başarısı olarak dönüyor hem de müşterilerimizin markalarımıza olan sadakatini üst seviyelere taşıyor. Şikayetvar platformu tarafından A.C.E. Awards’ta Otomotiv A ve B kategorilerinde üst üste üçüncü kez Diamond ödüle layık görülmemiz ise bu başarımızı bir kez daha taçlandırdı. Kusursuz müşteri deneyimi konusunu odağımızda tutmaya ve bu alandaki varlığımızı her yıl daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” dedi. Renault, 2018 yılından beri A.C.E. Awards’ta biri Silver, biri Gold ve altısı Diamond ödül olmak üzere toplam 8 kez ödül kazandı ve her yıl bir ödüle layık görüldü. Dacia ise 2019 yılından beri katıldığı A.C.E. Awards’ta toplam 7 kez Diamond ödüle layık görülerek, Otomotiv B kategorisinde her yıl birincilik ödülünü kazanma ve en iyi müşteri deneyimini yaşatma başarısını gösterdi. 2025 yılı değerlendirmelerinde aldığı son ödülle, her iki markasıyla üst üste üçüncü kez Diamond ödülü almaya hak kazanan MAİS, müşteri deneyimi konusundaki tecrübesini ve sağladığı yüksek müşteri memnuniyetini bir kez daha kanıtlamış oldu. A.C.E. Awards ödül sürecinde sıralamalar, “Müşteri Deneyimi Endeksi” skoru üzerinden hesaplanarak markaların memnuniyet, sadakat ve şikayet oranlarına göre belirleniyor. Renault ve Dacia markaları, bu hesaplamalar neticesinde kendi kategorilerinde ve otomotiv sektöründe müşteri memnuniyetinin en yüksek olduğu markalar olarak yeni bir başarıya daha imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group ve Markalarının Büyüme İvmesi Sürüyor Haber

Renault Group ve Markalarının Büyüme İvmesi Sürüyor

Avrupa’da binek araç performansıyla otomotiv üreticileri arasında üst sıralarda yer alan Grup, yaklaşık 400 bin adet hibrit satışına ulaşarak bu alanda %35,1 büyüme kaydetti, elektrikli araç satışları ise yaklaşık 194 bin adete ulaşarak %76,7 artış gösterdi. Renault Group markalarının tamamında pazarın üzerinde gerçekleşen performans, Grup’un dengeli ticari politikası ve elektrifikasyon stratejisinin somut karşılığını ortaya koydu. 2025 yılında Renault Group, dünya genelinde 2.336.807 araç satışı gerçekleştirdi. Pazarın %1,6 büyüdüğü bir ortamda %3,2’lik artış kaydeden Grup, birbirini tamamlayan üç markasının tamamında pazarın üzerinde bir büyüme performansı sergiledi.Renault: 1.628.030 araç satışıyla 2024’e kıyasla %3,2 büyüme kaydetti.Dacia: 697.408 araç satışıyla 2024’e göre %3,1 artış sağladı.Alpine: İlk kez 10.000 adet sınırını aşarak 10.970 araç satışına ulaştı. Bir önceki yıla kıyasla satışlarını iki kattan fazla artırarak %139,2 büyüme yakaladı.Avrupa’da, 1.607.848 adetlik satış rakamına ulaşan Renault Group, özellikle C segmentinde güçlü seyreden binek araç performansının katkısıyla otomobil üreticileri arasında ilk sıralarda yer aldı.Renault Group’un binek araç (PC) satışları %5,9 artış göstererek, pazarın %2,3’lük büyüme oranının iki katından fazla bir performans sergiledi. Bu sonuçla Grup, Fransa’da birinci otomotiv grubu konumuna yükseldi.Renault Group’un hafif ticari araç (LCV) satışları ise 2025 yılında kademeli bir toparlanma sinyali verdi. Yılın ilk yarısında %29,6 daralan satışlar, ikinci yarıda %10,6 seviyesine gerileyerek iyileşme eğilimine girdi.Uluslararası[2] pazarlarda Renault markası, ana pazarlarındaki güçlü büyümenin etkisiyle satışlarını %11,7 artırdı. Latin Amerika’da %11,3, Güney Kore’de %55,9 ve Fas’ta %44,8 oranında kaydedilen artışlar bu performansta belirleyici oldu.Grup, değer odaklı ve disiplinli ticari politikasını sürdürmeye devam ediyor:Renault Group, Avrupa’daki beş ana pazarında[3] perakende müşteri segmentinde güçlü bir konumunu koruyor. Bu ülkelerde perakende satışlar, Grup’un binek araç satışlarının yaklaşık %60’ını oluştururken, pazar ortalamasının 16,9 puan üzerinde bir performans sergileniyor. Ayrıca bu kategoride üç modeli[4], ilk 5 içinde yer alıyor.Avrupa’da C segmenti ve üzerindeki modellerin satışları, Grup’un toplam binek araç satışlarının %31,1’ini oluşturuyor. Bu oran, bir önceki döneme kıyasla 1 puanlık artışa işaret ederek ürün gamındaki yukarı segment ağırlığının güçlendiğini gösteriyor.Avrupalı rakiplerine5 kıyasla 5 ila 12 puan daha yüksek kalıntı değerlerde titiz ve disiplinli bir yaklaşım sergiliyor.Renault Group Avrupa’da binek araç (PC) elektrifikasyon hamlesini sürdürerek yaklaşık 400.000 hibrit araç[5] satışı gerçekleştirdi ve bu alanda %35,1 büyüme kaydetti. Elektrikli araç satışları ise yaklaşık 194.000 adede ulaşarak %76,7 artış gösterdi.Renault, yeni modellerinin katkısıyla elektrikli araç alanında öncülüğünü güçlendirerek EV karmasını %20,2 seviyesine taşıdı. Aynı zamanda hibrit araç (HEV) satışlarına güçlü odağını koruyarak bu alanda %17,0 büyüme sağladı.Dacia ise yıl boyunca 113.000’in üzerinde hibrit araç satışı gerçekleştirdi. Bu rakam, 2024 yılına kıyasla %121,7’lik çok güçlü bir artışa işaret ediyor.Grup 2026 yılında ürün atağını sürdürmeye devam ediyor:Avrupa’da içten yanmalı ve elektrikli ürün gamını yenilemek ve genişletmek amacıyla; yeni Renault Clio, Renault Twingo E-Tech Electric, yeni bir A segment elektrikli Dacia, yeni bir C segment içten yanmalı ve hibrit Dacia ile Alpine A390 modellerini pazara sunmayı planlıyor. Aynı zamanda uluslararası büyümesini de hızlandırıyor. Bu kapsamda Latin Amerika ve Türkiye için Renault Boreal, Hindistan için Renault Duster, Güney Kore ve denizaşırı pazarlar için Renault Filante ile Latin Amerika pazarı için yeni bir Renault pick-up modelini devreye almayı hedefliyor. Renault Group Büyümeden Sorumlu Genel Müdürü Fabrice Cambolive, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Grubun ticari sonuçları, değer odaklı ürün planımız, disiplinli ticari politikamız ve tutarlı stratejimiz arasındaki güçlü uyumu açıkça yansıtıyor. Bu yıl, uluslararası pazarlardaki performansımız Avrupa’daki büyümemizi tamamlıyor. Markalarımız ve teknolojilerimiz arasındaki tamamlayıcılık ise, müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yanıt verme gücümüzün en önemli unsurlarından biri. İki ayaklı güç aktarım stratejimiz artık tüm Grup genelinde hayata geçmiş durumda. Renault, satışlarının üçte ikisinin elektrikli ve hibrit araçlardan oluşmasıyla CO₂ emisyonları açısından kendi segmentinde en iyi performansı gösteren genel marka konumunda yer alıyor. Dacia ise hibrit alandaki büyümesini hızlandırıyor. Güçlü ticari performansı elektrifikasyonla aynı anda sürdürebilmemizin arkasında iki gerçek oyun değiştirici bulunuyor: Hem müşteri beklentilerini hem de CO₂ regülasyon hedeflerini aynı anda karşılayan hibrit teknolojilerimiz ve ürünlerin cazibesini artırarak satış performansını güçlendiren yüzde 100 elektrikli platformlarımız.” Renault markası – Üst üste üçüncü yıl büyüme Renault, 2025 yılında dünya genelinde 1.628.030 araç satışı gerçekleştirerek %3,2 büyüme kaydetti ve güçlü bir performans ortaya koydu. Bu sonuçta, küresel binek araç pazarında %10,0 seviyesinde gerçekleşen büyüme belirleyici oldu. Avrupa’da marka, binek araç (PC) ve hafif ticari araç (LCV) toplamında ikinci sıraya yükseldi. Bu başarıda, binek araç satışlarında kaydedilen %7,4’lük artış önemli rol oynadı. Renault’nun binek araç tarafındaki güçlü performansı, markanın çift yönlü elektrifikasyon stratejisiyle destekleniyor. Bir yandan tam hibrit satışları %17,0 artarak yaklaşık 287.000 adede ulaştı ve bu araçlar markanın toplam binek araç satışlarının %38,4’ünü oluşturdu. Bu oran, pazar ortalamasının 25,6 puan üzerinde yer alıyor. Renault, Avrupa hibrit araç pazarında ikinci sıradaki marka konumunu korurken, Symbioz modelini ürün gamının en çok satan hibrit modeli olarak konumlandırdı. Diğer yandan elektrikli araç satışları %72,2 artış göstererek 151.939 adede ulaştı. Avrupa perakende binek araç pazarında en çok satan ikinci elektrikli model olan Renault 5 E-Tech Electric’in katkısıyla, Renault’nun elektrikli araçları artık markanın toplam binek araç satışlarının %20,2’sini oluşturuyor. Hafif ticari araç segmentinde ise Avrupa toplam pazar hacmindeki (TIV) %8,3’lük daralma, Express modelinin ürün gamından çıkışı ve yeni Master model ailesinin kademeli olarak devreye alınması nedeniyle Renault’nun satışları 244.927 adede geriledi ve %21,1 düşüş kaydedildi. Buna rağmen 2025 yılı içinde kademeli bir toparlanma gözlendi; yılın ilk yarısında %29,2 olan daralma, ikinci yarıda %11,1 seviyesine geriledi. Avrupa dışı pazarlarda ise Renault’nun binek ve hafif ticari araç toplam satışları %11,7 artış gösterdi ve bu pazarların markanın toplam satışları içindeki payı %38’e yükseldi (+2,9 puan). Latin Amerika’da %11,3, Güney Kore’de %55,9 ve Fas’ta %44,8 oranında kaydedilen güçlü büyümenin etkisiyle Renault, dünya genelinde en çok satan Fransız otomobil markası olma konumunu korudu. Renault, değer odaklı ticari stratejisini sürdürerek perakende satışlarda birçok Avrupa ülkesinde pazar payını artırdı. Artık değerler (residual values) 2025 yılında küresel ölçekte istikrarlı seyrini korudu ve pazar ortalamasının 5 puan üzerinde konumlanmaya devam etti. 2021 yılından bu yana ise toplamda 7 puanlık bir artış kaydedildi. Renault markası, 2026 yılında güçlü temelleri üzerine inşa etmeye devam edecek: Avrupa’da Renault 4 E-Tech’in yeni pazarlara açılması ve Twingo E-Tech’in ticari lansmanının gerçekleştirilmesi, markanın elektrifikasyon atağını sürdürmesini sağlayacak. Yeni Clio’nun pazara sunulma süreci de devam edecek.Avrupa dışında ise Uluslararası Oyun Planı, Boreal’in yeni pazarlara yayılması, Filante’in Güney Kore, Körfez ülkeleri ve Kolombiya’da satışa sunulması, Renault Duster’ın Hindistan’da devreye alınması ve 2027’ye kadar pazara sunulacak üç yeni ürünle birlikte hız kesmeden sürecek.Hafif ticari araç (LCV) satışlarındaki ivmelenme ise Master model ailesinin daha geniş ürün gamıyla desteklenecek. Dacia markası – Avrupa’da perakende müşteri segmentinde ikinci en büyük marka Avrupa’da Dacia, 601.765 adetlik satış rakamına ulaştı ve %2,9 büyüme sağladı. Perakende satış kanalına odaklanan marka, Avrupa perakende binek araç pazarında %7,9 pazar payına ulaşarak bu kanalda podyumda ikinci sıraya yükseldi. Bu sonuçlar, markanın beş temel modeli tarafından destekleniyor. Özellikle Sandero, tüm satış kanalları genelinde Avrupa’nın en çok satan binek otomobili konumuna yerleşti. 2025’in ikinci çeyreğinde pazara sunulan Bigster ise 2025’in ikinci yarısında Avrupa’da perakende müşteriler arasında en çok satan C-SUV modeli oldu. Spring modeli de tüm kanallar genelinde ilk kez A segmenti elektrikli araçlar arasında en çok satan model olmayı başardı. 2025 yılında Dacia, ürün gamının elektrifikasyonunu da sürdürdü. Duster ve Bigster modellerinin katkısıyla hibrit araç satışları iki katından fazla artarak %121,7 büyüme kaydetti ve toplam binek araç satışlarının %19,2’sini oluşturdu (+10,3 puan). Satılan her dört Dacia aracından biri artık elektrikli veya hibrit olurken, bu oran 2024’e kıyasla iki katına çıktı. 2026 yılında marka, ürün gamını elektrifikasyon odağında geliştirmeye devam edecek ve yeni bir A segmenti elektrikli modeli pazara sunacak. Ayrıca C segmentinde yeni bir içten yanmalı ve hibrit motorlu modeli de ürün gamına ekleyecek. Alpine markası - Üç haneli büyüme Alpine markası, 2025 yılında premium otomotiv segmentinde tarihindeki en güçlü performanslardan birine imza atarak 10.970 adetlik tescil rakamına ulaştı ve %139,2 ile üç haneli büyüme kaydetti. İlk kez 10.000 adet eşiğinin aşılması, marka için önemli bir kilometre taşı oldu. Bu ivme; başta Fransa (+%89,5), Birleşik Krallık (+%369,5), Almanya (+%133,5), İspanya (+%584,4) ve İtalya (+%216,4) olmak üzere ana Avrupa pazarlarındaki güçlü performansla desteklendi. Alpine A110, 2.681 adetlik satışla iki koltuklu spor coupé segmentindeki liderliğini sürdürürken, tamamen elektrikli A290 modelinin başarılı lansmanı da markanın büyümesinde belirleyici rol oynadı. A290, 8.198 adetlik satış rakamına ulaştı. 2025 yılının sonunda tanıtılan Alpine A390 ise, Alpine’in “Dream Garage” vizyonunun yeni modeli ve markanın ilk sportif fastback’i olarak konumlanıyor. A390, Alpine’in yeni müşteri kitlelerine ulaşmasını sağlayarak markanın büyümesini destekleyecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Alpine’in uluslararası varlığı da genişlemeye devam etti. 15 yeni satış noktasının eklenmesiyle birlikte marka, 25 ülkede toplam 169 mağaza ve atölyeye ulaştı. Bu genişlemenin 2026 yılında da sürmesi hedefleniyor. Motor sporlarından gelen mirası ve güçlü mühendislik yetkinliği üzerine inşa edilen ürün stratejisi ve inovasyon yaklaşımı sayesinde Alpine, premium spor otomobil pazarında kilit bir oyuncu konumuna yükselirken, aynı zamanda gelecekteki büyüme ve elektrifikasyon sürecine de güçlü bir zemin hazırlamış oldu.

Renault, Otomotiv Pazarının Lideri Oldu Haber

Renault, Otomotiv Pazarının Lideri Oldu

Renault, Dacia ve Alpine markalarıyla yıl boyunca çok önemli başarılara imza atan MAİS, otomotiv sektörünün rekora koştuğu 2025 yılını, kullanıcıların en çok tercih ettiği markalarıyla zirvede tamamladı. Sektör 2025 yılında toplam satışlarda 1.368.400 adede ulaşarak tüm zamanların en çok satış yapılan yılı olarak rekor kırdı. Renault ise bu rekor yılda toplam pazarda ulaştığı 144.331 satış adedi ve %10,5 pazar payının yanı sıra, otomobil pazarında ulaştığı 131.764 satış adedi ve %12,1 pazar payı ile hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında en çok satan marka olarak lider konumda yer aldı. Renault ayrıca, Türkiye tarihinde şimdiye kadarki en yüksek satış rakamına da ulaşmayı başardı. Renault Clio ve Renault Megane Sedan ise 2025 yılında da kullanıcıların en çok tercih ettiği modeller oldu. Renault Clio ulaştığı 51.717 adetlik satış rakamı ile 2025 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak zirveye yerleşti. Renault Megane Sedan ise 48.099 adetlik satış rakamı ile Clio’nun hemen arkasından ikinci sırada konumlandı. Renault’nun bu iki yerli modeli, otomobil pazarındaki satışlardan elde ettiği toplam %9,2 pay ile açık ara öne çıktı. Renault’nun hem marka hem de model bazlı satış başarıları, 2025 yılında sektörün ulaştığı rekorda önemli bir etki yarattı. SUV Segmentinde Gelen Liderlikler B-SUV segmentinin güçlü ve iddialı modellerinden Dacia Sandero Stepway, 23.699 satış adedine ulaşarak 2025 yılını B-SUV segmentinin zirvesinde kapattı. Sandero Stepway ayrıca elde ettiği bu satış rakamıyla toplam B segmentinde Renault Clio’nun ardından ikinci sırada yer aldı. Kasım ayında yeni versiyonlarıyla satışa sunulan ve yılın son 2 ayında yaklaşık 8 bin adetlik satışa ulaşan Renault Duster, aralık ayında en çok satan SUV olarak son çeyrekte öne çıktı. Renault ayrıca güçlü SUV ürün gamıyla aralık ayında, Renault Duster ve Austral modelleriyle C-SUV segmentinde en çok satan marka oldu. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu: “MAİS olarak 2025 yılında elde ettiğimiz başarılarla gurur duyuyoruz. Bu yıl hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında Renault markamızla elde ettiğimiz rekor satış rakamıyla lider konumda yer aldık. Biz yalnızca en çok satan marka olmadık, aynı zamanda bu satış rakamlarıyla otomotiv sektörüne de önemli katkı sağladık. Elde ettiğimiz bu başarı yalnızca bir satış başarısı değil, aynı zamanda marka ve ürün stratejilerimize, müşteri öncelikli yaklaşımımıza, güçlü satış sonrası ağımıza duyulan güvenin bir sonucu. Bu sonuç ise yalnızca yüksek adetlerden değil, dengeli ürün gamı, güçlü yetkili satıcı yapısı ve yerli üretim avantajından beslenen sürdürülebilir bir büyümenin de göstergesi. Her geçen gün hem ürün gamımızı güçlendiriyor hem de tüm süreçlerimizi müşteri odaklı olarak daha da geliştiriyoruz. 2026 yılında da büyüme odaklı bu yolculuğumuzu sürdürecek ve yine en çok tercih edilen marka olmak için çalışmaya devam edeceğiz.“ dedi. Genişleyen Ürün Gamı Renault, 2025 yılında ürün gamını genişletirken, SUV segmentinde de önemli başarılar elde etti. Yıl içerisinde satışa sunulan makyajlı Austral, Rafale Hyper Hybrid E-Tech 4X4 300 HP ve üç farklı versiyonu Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilerek satışa sunulan Yeni Renault Duster ile hem SUV gamını güçlendirdi hem de önemli satış adetlerine ulaştı. MAİS ayrıca yeni hibrit modelleriyle elektrifikasyona geçiş sürecini sağlam adımlarla ilerletti. Yeni Renault Duster Full Hybrid E-Tech, özellikle bu geçişte en dikkat çekici modellerden birisi olarak konumlandı. Bunun yanı sıra Renault Grubu’nun yepyeni %100 elektrikli modelleri de 2025 yılında dikkatleri üzerine topladı. MAİS’in 2025 yılında ürün gamına kattığı ve satışa sunduğu %100 elektrikli Renault 5 ile Alpine A290 modelleri ise, kullanıcıların beğenisini toplayan ve öne çıkan modeller arasında yer aldı. Her ikisi de “Avrupa’da 2025 Yılının Otomobili” olarak seçilen bu ikonik modeller, satışa sunulduğu ilk günden itibaren kullanıcılar tarafından yoğun bir ilgi gördü. Geçmişten günümüze gelerek yepyeni bir tarzda hayat bulan Renault 5, rengarenk ve ikonik dünyasıyla kullanıcılarla buluşurken; uzun yıllara dayanan motor sporları deneyimini ve ruhunu pistlerden caddelere taşıyan Alpine A290 ise kullanıcılara heyecan verici bir deneyim yaşatıyor. MAİS’e 2025’te 20’den Fazla Ödül MAİS’in başarıları yalnızca satış rakamlarıyla ve ürün gamındaki başarılı stratejileriyle sınırlı kalmadı. . Otomotiv Gazetecileri ve Mobilite Derneği (ODMD) tarafından düzenlenen ODMD Satış ve İletişim Ödülleri 2025 Gladyatörleri’nde Renault, “Yılın En Çok Satılan Otomobil Markası” ve “Yılın En Çok Satılan Otomobil ve Hafif Ticari Araç Markası” olarak ödüle layık görüldü. MAİS ayrıca 2025 yılında Yeni Renault Duster için gerçekleştirdiği “Bırak Geride Kalsın” lansmanı ile Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından üst üste 3. kez “Yılın Basın Lansmanı” seçilen ilk ve tek marka oldu. Bunun yanı sıra MAİS, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiği birbirinden farklı iletişim çalışmalarıyla 20’den fazla ödüle layık görüldü. Renault 5 için gerçekleştirilen 360 derece iletişim çalışmalarının yanı sıra 2024 yılında yapılan Renault Rafale ve Renault Duster lansmanları, Renault X Haydarpaşa 3D Mapping Gösterisi ve Premiumization Plan ile 2025 yılında ödülleri toplamaya devam etti. Böylece MAİS, 20’den fazla ödülle farklı alanlardaki başarılarını da pekiştirmiş oldu. MAİS 2026 Yılına Hazır 2025 yılını önemli başarılarla ve satış liderliğiyle kapatan MAİS, 2026 yılında satışa sunacağı yeni modellerle ürün gamını daha da güçlü hale getirerek yıla etkili bir giriş yapıyor. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda yerli olarak üretilecek yeni modelleriyle yıl boyunca adından söz ettirecek olan MAİS, 2026 yılının ilk çeyreğinde altıncı nesil Yeni Renault Clio ile iddialı bir başlangıç yapacak. Yine yerli olarak üretilecek olan Renault Boreal de, 2026 yılının en güçlü ve en önemli modelleri arasında yer alacak. Makyajlı Megane E-Tech ve Scenic de Renault’nun yeni elektrikli modelleri olarak Türkiye’de satışa sunulacak. Ayrıca “Avrupa’da 2025 Yılının Van’ı” seçilen Renault Master’ın minibüs versiyonu ile Renault, uzun zaman sonra yeniden minibüs pazarına dönüş yapacak. Dacia’nın ürün gamı da 2026’da yenilerek kullanıcılarla buluşacak. Sandero, Sandero Stepway ve Jogger modelleri, yılın ilk çeyreğinde tamamen yenilenmiş olarak kullanıcıların beğenisine sunulacak. Alpine’in tamamen elektrikli Dream Garage serisinin ikinci modeli Alpine A390 da 2026 yılında MAİS’in kullanıcılarla buluşturacağı modellerden birisi olacak. Alpine’in yeni sportif fastback modeli A390, Alpine ruhunu ve deneyimini daha fazla kullanıcıya ulaştıracak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.