Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Damla Sulama

Kapsül Haber Ajansı - Damla Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Damla Sulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri’nin Kırsal Kalkınmasına Yatırım Haber

Kayseri’nin Kırsal Kalkınmasına Yatırım

Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 12 ilde sürdürülen Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamında, 3. Faz illerinden biri olan Kayseri'de “Stratejik Yatırım Planları" değerlendirilerek sahada planlanan yatırımlar yerinde incelendi. Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına; Genel Müdürlük Etüt ve Projeler Daire Başkanı, KDAKP 3. Faz Koordinatörü, KDAKP Akdeniz Bölge Koordinatörü ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Proje Koordinatörü'nün yer aldığı heyet katıldı. Toplantıda Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü ve İl Proje Yönetim Birimi de hazır bulundu. 303 Mahalleyi Kapsayan Yatırım Planları Masaya Yatırıldı Toplantıda; Kayseri'de 3 Ekonomik Kalkınma Kümesi (EKK-1, EKK-2 ve EKK-3), 9 ilçe ve 303 mahalleyi kapsayan proje alanı için hazırlanan Stratejik Yatırım Planları detaylarıyla ele alındı. Görüşmelerde; çeşitlendirilmiş üretim destekleri, hedef grup ve talepler ile 2027 vizyonu öne çıkan başlıklar oldu. Saha Çalışması: Karahıdır Mahallesi'nde Ata Tohumu ve Sera Yatırımları Programın saha incelemeleri bölümünde Bünyan ilçesine bağlı Karahıdır Mahallesi ziyaret edildi. 68 hane ve 218 nüfusa sahip mahallede büyükbaş hayvancılık işletmeleri ile örtü altı ve açıkta sebzecilik yapılan üretim alanlarında incelemeler gerçekleştirildi. Ziyarette, bölgede yaşatılan ata tohumu domates üretimi geleneği hakkında üreticilerden bilgi alındı. KDAKP 3. Faz kapsamında planlanan sera kurulumu ve damla sulama yatırımlarının mevcut üretim alanlarındaki karşılığı yerinde değerlendirildi. Kadın ve Genç Üreticilere Özel Destek Heyet, mahalle muhtarı ve yerel üreticilerle bir araya gelerek talepleri dinledi. Görüşmelerde, özellikle kadın ve genç üreticilerin proje kapsamında planlanan yatırımlara katılım imkânları ve sağlanacak kolaylıklar üzerinde duruldu. Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülen Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) 3. Fazı kapsamında, Kayseri'deki stratejik yatırım planları ele alındı. Proje; 3 ekonomik kalkınma kümesini, 9 ilçeyi ve 303 mahalleyi kapsıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pepsico Türkiye’nin Bir Damla Bir Dünya Projesi Tekirdağ’da Devam Ediyor Haber

Pepsico Türkiye’nin Bir Damla Bir Dünya Projesi Tekirdağ’da Devam Ediyor

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden PepsiCo, PepsiCo Pozitif (pep+) stratejisinin temel bileşenlerinden biri olan “Net Su Pozitif” vizyonu doğrultusunda su kaynaklarını korumaya yönelik projelerini büyütmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda 2023 yılında PepsiCo Türkiye’nin Doğa Koruma Merkezi iş birliğiyle Tarsus Berdan havzasında başlayan ve 2024’te Manisa ve İzmir, 2025’te Adana’da uygulanmaya devam eden Bir Damla Bir Dünya projesi, 2026 yılında Tekirdağ’da Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi ortaklığı ile gerçekleştirilecek. Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, Önder Çiftçi Projesi bünyesindeki üreticilere tohum, ilaç ve gübre temininin yanı sıra ürettikleri ürünlerin değerlendirilmesi ve ekonomiye kazandırılması süreçlerinde destek olmayı amaçlıyor. Özellikle sözleşmeli üretim modelinde alternatif ürünlerin üretimi ve değerlendirilmesi Trakya genelinde kooperatif aracılığıyla sağlanıyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay, su yönetiminin sosyal, ekonomik ve çevresel açıdan en hayati konulardan biri olduğunu vurgulayarak, başta şirketler olmak üzere tüm kurumların bu alanda somut adımlar atması ve iş birliklerini artırması gerektiğini belirtti. Ergün Günay, “PepsiCo Türkiye olarak su yönetimini sürdürülebilirlik stratejimizin merkezine yerleştiriyoruz. Daha az su kullanmak, kullanılan suyu geri kazandırmak ve temiz suya erişimi artırmak hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz ‘Bir Damla Bir Dünya’ projemizle 2025 yılında Tarsus, Manisa, İzmir ve Adana’daki operasyonlarımızın bulunduğu havzalarda yaklaşık 1,14 milyon m³ suyu doğaya geri kazandırdık. Operasyonel su kullanımımızın Tarsus ve İzmir’de %100’ünü, Manisa’da %98’ini ve Adana’da %52’sini yerel havzalara geri kazandırdık. Şimdi de Tekirdağ’da, Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi iş birliğiyle Meriç-Ergene Havzasındaki yer altı ve yer üstü sularının korunmasına katkı sağlayarak yarattığımız pozitif etkiyi daha da genişletmeyi hedefliyoruz” dedi. Projeye koruyucu tarım uygulamaları da eklendi Proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 3000 dekar arazide uygulanan damla sulama pratiklerine 2026 yılında koruyucu tarım uygulamaları da eklendi. Yerel proje ortaklarımız olan Kooperatiflerimiz ile yapılan iş birliği kapsamında çiftçiler topraklarını en az şekilde işleyerek ve anız üzerine ekim yaparak, toprağın yapısını korurken su tutma kapasitesini de artıracaklar. Toprak sağlığının iyileştirilmesi bölgede sulu tarımda kullanılan su miktarını da azaltacağından Meriç-Ergene Havzasının yer altı ve yer üstü suları korunacak. Toprak doğrudan ekim yöntemiyle iyileştirilecek Son yıllarda sayısı ve şiddeti artan aşırı iklim olayları tarımsal üretimi olumsuz yönde etkilerken, iklim değişikliğine uyum kapsamında toprağı ve suyu koruyucu uygulamalar yaygınlaşıyor. Bu kapsamda, organik maddesi oldukça düşük olan ülkemiz topraklarının iyileştirilmesine yönelik en önemli uygulamalardan biri toprak işlemeyi azaltan ve tarımsal üretimi kuraklığa karşı dirençli hale getiren (anıza) doğrudan ekim yöntemi. Bir Damla Bir Dünya projesi kapsamında da kullanılacak bu yöntem ile toprağın nemi korunacak ve organik madde miktarı artırılacak, aynı zamanda toprağın işlenmesi azaldığı için yakıttan ve işçilikten de tasarruf sağlanarak çiftçilerin gelirlerine de katkıda bulunulacak. Tarımsal ekosistemlerde verimlilik ve karlılığı artıran ve gıda güvenliğine katkı sağlayan bir uygulama olan doğrudan ekim yöntemi aynı zamanda iklim ve çevre dostu özellikleriyle dikkat çekiyor. Bu yöntemde geleneksel uygulamalardan farklı olarak hasattan sonra yeniden ekime kadar herhangi bir toprak işleme yapılmıyor; ekim bir önceki ürüne ait anızla kaplı alan üzerine ekim yapabilen özel mibzerler ile gerçekleştiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Büyükşehir’in Su Yatırımı Çorak Toprakları Bereketlendirdi Haber

İzmir Büyükşehir’in Su Yatırımı Çorak Toprakları Bereketlendirdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarımı desteklemek ve su kaynaklarını verimli kullanmak amacıyla hayata geçirdiği proje, Selçuk’ta tarımsal üretimin yapısını değiştirdi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 15,5 milyon liralık yatırımla kurulan tesis sayesinde, geçmişte tuzluluk oranı yüksek yeraltı suyunu kullanmak zorunda kalan üreticiler daha kaliteli suya erişti. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi ile ortak yürütülen çalışma kapsamında üreticiler, damla sulama sistemlerini kurarak ön ödemeli sayaçlar üzerinden tesisten yararlanmaya başladı. Sulama imkânının genişlemesiyle bölgede özellikle nar, ayva ve narenciye üretimi artarken, ürün kalitesinde de belirgin iyileşme görüldü. Yeni bahçeler kuruldu Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sulama ve Tarımsal Üst Yapılar Şube Müdürlüğü’nde görevli ziraat mühendisi Buket Kuyumcu Yücel, tesisin bölgedeki üretim alanlarını genişlettiğini belirterek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu tesisi 2024 yılında tamamladık. Tesis devreye girmeden önce bölgede suyun ulaşmadığı tarım alanları bulunuyordu. Şimdi bu alanlar sulanabiliyor ve yeni dikim sahaları oluştu. Özellikle nar üretimi yapan çiftçilerimizin sayısı arttı” dedi. Üreticilerin geçmişte sulama ihtiyaçlarını kendi açtıkları sondaj kuyularından karşıladığını belirten Yücel, bu kuyulardaki yüksek tuzluluk oranının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Yücel, tesisle birlikte üreticilerin daha kaliteli su kullanmaya başladığını ve kendi kuyularına duydukları ihtiyacın önemli ölçüde azaldığını belirterek, “Topraktaki tuzluluk oranında da düşüş gözlemledik. Bu sonuçlar bizi son derece mutlu ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçilerimizin suya daha kolay ve verimli ulaşabilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. “2 bin dönüm atıl arazi üretime açıldı” Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar da sulama tesisinin bölgedeki üretimi canlandırdığını söyledi. Daha önce mera olarak kullanılan alanlarınyeniden değerlendirildiğini belirten Bayraktar, “O arazilere suyun gitmesi, ayva, nar ve narenciye gibi ürünlerin yetişmesine vesile oldu. Başkanımız Cemil Tugay bu konuda hassas davrandı. Daha önce suyun ulaşmadığı yaklaşık 2 bin dönümlük atıl arazi bugün tarıma ve ekonomiye kazandırıldı” dedi. Artezyen sularındaki yüksek tuzluluğun üretim açısından önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bayraktar, “Verimli topraklara sahip olmamıza rağmen bu alanlarda üretim yapmak oldukça zordu. Tesis sayesinde kaliteli suya kavuştuk ve bu sorunu büyük ölçüde aştık. Üretimin artması, tarımın güçlenmesi ve ekonomiye katkı sağlaması hepimiz için büyük bir mutluluk” diye konuştu. “Meyve kalitesinde farkı görüyoruz” Kadın üretici Emel Karahan Erten, yeni su kaynağının bahçesindeki ağaçların gelişimine olumlu yansıdığını belirtti. Önceki yıllarda yüksek tuzluluk nedeniyle ağaçların gelişimi ve meyve veriminde sorun yaşadıklarını anlatan Erten, “Bu sene yeni gelen su hattına dâhil oldum. İlk gözlemlediğim, ağaçların sürgünlerindeki değişim oldu. Meyve kalitesinde geçen seneye kıyasla gözle görülür bir farklılık hissediyoruz. Üretmek çok güzel bir duygu. Çok mutluyum” dedi. “Önce su güzel olacak” Yarım asrı aşkın süredir Selçuk’ta tarımla uğraşan İlyas Gökçe ise sulama suyunun ürün kalitesi üzerindeki etkisine dikkat çekti. Tesisin ardından ağaçların görünümünde ve meyvelerin kalitesinde belirgin değişiklik olduğunu söyleyen Gökçe, “Toprak sağlam da olsa su kötü olduktan sonra tarlayı bozuyor. Tatlı su toprağı değiştiriyor. Meyvelerin kalitesi çok değişti, ağaçların rengi yemyeşil oldu. İlaççılar şunu at, bunu at diyor ama suyu sormuyor. Önce su güzel olacak ki bahçe güzel olsun. Ne kadar ilaç atarsan at, suyun güzel olacak” diye konuştu. “Su gelince dikime başladık” Daha önce mera olarak kullanılan arazide iki yıl önce bahçe kuran Ebru Taşpınar, suyun gelmesiyle üretime başladıklarını söyledi. Taşpınar, “Su geldikten sonra hem üretimi artırmak hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak amacıyla dikimlerimizi gerçekleştirdik. Daha iki senelik bir bahçemiz var. Normalde çorak topraktı. Üretime ve çiftçiye destek verilmesi bizi çok mutlu etti” dedi. Üretici Mehmet Taş da sulama imkânıyla boş arazilerin değerlendirildiğini belirterek, “Arazilerimiz daha verimli hale geldi. Boş arazilerimize tatlı su ulaştı. Artık daha sağlıklı meyve yetiştirebiliyoruz. Meyve bahçeleri oluşturduk, sebze ve meyve ekebiliyoruz. Vatandaşa çok büyük hizmet oldu” ifadelerini kullandı. Her damla su kontrollü kullanılıyor Proje kapsamında toplam 5 bin 757 metre uzunluğunda, farklı çaplarda boru hattı döşendi. S.S. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi’ne ait sondaj kuyusundan saniyede 60 litre debiyle alınan suyun tarım alanlarına ulaştırılması için damla sulama tesisi kuruldu. Üreticilerin sistemden etkin yararlanabilmesi amacıyla 33 hidrant tesis edildi ve bu noktalara ön ödemeli sayaçlar yerleştirildi. Böylece su tüketiminin kontrol altına alınması, gereksiz kullanım ve israfın önlenmesi hedeflendi. Basınçlı damla sulama sistemiyle geleneksel yöntemlere göre yaklaşık yüzde 50 su tasarrufu sağlanırken, buharlaşma ve sızıntı kaynaklı kayıplar da önemli ölçüde azaltıldı. Aynı miktarda suyla daha geniş alanların sulanmasına ve üretimde verimliliğin artırılmasına imkân sağlandı. Büyükşehir’in su yatırımı çorak toprakları bereketlendirdi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmete aldığı Selçuk Merkez Yüzey Altı Sulama Damla Sulama Tesisi, daha önce susuzluk nedeniyle atıl kalan 2 bin dönüm araziyi yeniden üretime açtı. Yaklaşık 280 futbol sahası büyüklüğündeki alanda ayva, nar, şeftali, narenciye ve sebze üretimi yaygınlaşırken, damla sulama ve ön ödemeli sayaç sistemiyle suyun daha verimli kullanılması sağlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarımı desteklemek ve su kaynaklarını verimli kullanmak amacıyla hayata geçirdiği proje, Selçuk’ta tarımsal üretimin yapısını değiştirdi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 15,5 milyon liralık yatırımla kurulan tesis sayesinde, geçmişte tuzluluk oranı yüksek yeraltı suyunu kullanmak zorunda kalan üreticiler daha kaliteli suya erişti. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi ile ortak yürütülen çalışma kapsamında üreticiler, damla sulama sistemlerini kurarak ön ödemeli sayaçlar üzerinden tesisten yararlanmaya başladı. Sulama imkânının genişlemesiyle bölgede özellikle nar, ayva ve narenciye üretimi artarken, ürün kalitesinde de belirgin iyileşme görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Damla Sulama Toprak Altına Taşınıyor, Tarımda Yeni Bir Dönem Başlıyor Haber

Damla Sulama Toprak Altına Taşınıyor, Tarımda Yeni Bir Dönem Başlıyor

NETAFIM Satış ve Agronomi Direktörü Okan Başaran, “Yağış rejiminin giderek daha öngörülemez hâle geldiği günümüzde, sulamanın sürekliliği ve tutarlılığı her zamankinden daha kritik hale geliyor. Bizim için yalnızca suyu değil, gübreyi de bitki kök bölgesine doğru miktarda ve doğru aralıklarla ulaştırmak, verimli ve sürdürülebilir üretimin temelini oluşturuyor” dedi. Başaran, toprak altı damla sulamayı; suyun ve gübrenin bitki kök bölgesine doğrudan ulaştırılması amacıyla damla sulama borularının toprak yüzeyinin altına yerleştirildiği bir yöntem olarak tanımlıyor. Bu sistemde su, düşük debili damlatıcılar aracılığıyla kontrollü biçimde verilirken buharlaşma, yüzey akışı ve suyun derine sızması en aza indiriliyor. Uzun Ömürlü Kurulum, Hızlı Yatırım Geri Dönüşü NETAFIM Satış ve Agronomi Direktörü Okan Başaran, toprak altı damla sulama sistemlerinin açık tarla ve bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde uzun ömürlü ve etkili bir çözüm sunduğunu belirterek, “Ürüne, iklim koşullarına, su kalitesine ve toprak yapısına bağlı olarak değişmekle birlikte, bu sistemlerin kullanım ömrü 15 ila 20 yıla kadar ulaşabiliyor. Birçok uygulamada yatırımın geri dönüşü ise 1 ila 3 yıl içinde gerçekleşebiliyor. Doğru projelendirme ve doğru ürün seçimiyle kurulan sistemler, üreticiye hem uzun vadeli dayanıklılık hem de yüksek operasyonel verimlilik sağlıyor. Anti-sifon özellikli UniRam ve DripNet PC damla sulama borularımızın yanı sıra, eğimsiz açık tarla koşullarında kapakçıklı Typhoon X gibi ürünlerimiz de bu alandaki ihtiyaçlara güçlü çözümler sunuyor” dedi. Okan Başaran: “Su Tasarrufu, Verim Artışı ve Operasyonel Kolaylık Bir Arada” Başaran, sistemin üreticilere hem ekonomik hem de agronomik açıdan çok yönlü fayda sunduğunu vurgulayarak, “Toprak altı damla sulama; toprak üstü damla sulamaya kıyasla %15, yağmurlama sulamaya göre %50 ve salma sulamaya göre %70’e varan su tasarrufu sağlayabiliyor. Kök bölgesine doğrudan ve kontrollü su verilmesi sayesinde birçok tarla ve bahçe bitkisinde %30 ila %50 arasında verim artışı görmek mümkün. Aynı zamanda gübre ve ilaç uygulamaları daha hassas yapılabildiği için besin maddelerinin kullanım verimliliği artıyor, işçilik gereksinimi %90’lara varan oranlarda azalıyor ve yine enerji giderlerinde %30 ila %50’ye varan tasarruf sağlanabiliyor. Toprak yüzeyinin ıslanmaması yabancı ot kontrolünü de kolaylaştırıyor” dedi. Başaran, toprak altı damla sulama sistemlerinin dijital tarım çözümleriyle entegre çalışabilmesinin de önemli bir avantaj olduğunu belirterek, “Basınç ayarlı solenoid vanalar, hava vanaları, tam otomatik filtre sistemleri ve sensör destekli kontrol teknolojileri sayesinde sulama süreçleri uzaktan izlenebiliyor ve veriye dayalı olarak optimize edilebiliyor. Özellikle yüksek pH’lı alkali topraklarda kök bölgesindeki pH’ın daha etkili yönetilebilmesi, bitkinin besin elementlerinden daha yüksek oranda yararlanmasını destekliyor. Toprak altında konumlanan sistemler mekanik hasara, aşınmaya ve dış etkenlere karşı da daha dayanıklı bir yapı sunuyor” ifadelerini kullandı. Okan Başaran, doğru projelendirme ve uygun ürün seçimiyle kurulan toprak altı damla sulama sistemlerinin, üreticilere yalnızca bugünün maliyet baskılarına karşı değil, uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri açısından da güçlü bir çözüm sunduğunu vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor Haber

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor

Plan; suyun sürdürülebilir kalkınma temelinde verimli kullanımını sağlamak, kirletici baskı ve etkileri azaltmak, su kalitesini iyileştirmek ve su ile atıksu altyapısını güçlendirmek için bütüncül ve sürdürülebilir çözümler ortaya koyuyor. Tarımsal sulama sektörünün öncü firmalarından NETAFIM, Türkiye’deki faaliyetlerini Ulusal Su Planı çerçevesinde konumlandırırken, AR-GE ve üretim çalışmalarını belirlenen su politika ve stratejileriyle eşgüdüm içinde sürdürmeye devam ediyor. İklim risklerine uyum, dijital izlenebilirlik ve karar destek sistemleri ile su–işçilik–enerji ekseninde toplam verimlilik artışı yaklaşımlarında bugüne kadar atılan adımların hızlandırılması ve Ulusal Su Planına tam entegrasyon amacıyla bir “çalışma ve izleme grubu” oluşturan NETAFIM Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, şu değerlendirmede bulundu: “NETAFIM olarak uzun yıllara dayanan saha gözlemlerimizi, elde ettiğimiz verileri ve dünyadaki örnek tarımsal su yönetimi ile verim artırıcı uygulamaları; sürdürülebilirlik stratejilerimizin temel girdileri olarak titizlikle değerlendiriyor, üretim, AR-GE ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın güncel sonuçlarını başta kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çiftçiler ve diğer paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından detaylandırılan ve şekillendirilen Ulusal Su Planı’nı son derece önemli buluyoruz.” Tarımda dijitalleşme ve suyun verimli kullanımı kapsamında, Ulusal Su Planı’nda öngörülen hedeflere ulaşılmasında özel sektörün inisiyatif almasının önemine dikkat çeken Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuraklığın etkilerini her geçen gün daha fazla hissederken, hassas tarım ve sulama yaklaşımına büyük önem veriyoruz. Çeyrek asrı aşan süredir Türkiye pazarında, tarımsal verimlilik artışını su tasarrufuyla özdeşleştirmek amacıyla damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için ekibimizle birlikte önemli adımlar attık. Dijital tarım ve otomasyonun artık kavramsal bir tercih değil, su yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini; bu yaklaşımın her geçen yıl daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Dijital dönüşümle su kaynaklarının akıllı teknolojilerle yönetilmesini öngören yeni 10 yıllık Ulusal Su Planı’nın da bu vizyonun güçlenmesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” Tarım arazilerinin sulanmasına yönelik yapılan yatırımın hem verimli hem de kalıcı olmasının büyük önem taşıdığını belirten Pınar Parmaksız, “Sulama borularını toprak altına indirmek; özellikle buharlaşmaya bağlı su kaybını azaltırken, her sezon tekrar eden serme-toplama işçiliğini de ortadan kaldırıyor. Önümüzdeki dönemde devlet teşviklerinin ve hibelerin, daha kapsamlı bir içerikle toprak altı sulama sistemlerini hem tarlalarda hem de bahçelerde yaygınlaştırmanın önünü açması, hiç şüphesiz 2026–2035 Ulusal Su Planı’nın genel perspektifiyle birebir örtüşecektir.” dedi. Kişi başına günlük su tüketiminin yaklaşık 200 litre seviyelerinden, planın öngördüğü şekilde dört yıl içinde 120 litre düzeylerine indirilmesinin kritik bir hedef olduğuna işaret eden Pınar Parmaksız, şunları söyledi: “Tarımsal faaliyetler, %70 ile hâlihazırda suyu en çok tüketen sektör olma özelliğini koruyor. Bunun temel nedenleri; sulamada doğru bilinen yanlışlar, verimsizlik ve geleneksel uygulamalar. Mevcut kişi başı su tüketimi, Avrupa ülkelerinin ortalamasının yaklaşık %45 üzerinde. NETAFIM’in 110 ülkedeki faaliyetlerinden edindiği deneyimle, suyun daha akılcı kullanılması; gelecek nesillerin iklim riskinin etkilerini daha az hissetmesi ve yönetilebilir bir su kullanımının başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm halkımız tarafından içselleştirilmesi doğrultusunda Ulusal Su Planı’nın ortaya koyduğu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Büyükşehir’den Dağ Yöresine Arı Kovanı Desteği Haber

Büyükşehir’den Dağ Yöresine Arı Kovanı Desteği

Bursa’da çiftçilerin üretmesi ve ürettiğinin karşılığını alabilmesi amacıyla projeler üreten Büyükşehir Belediyesi, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla Harmancık, Büyükorhan, Keles ve Orhaneli ilçelerinde faaliyet gösteren 66 üreticiye toplam 380 adet arı kovanı desteğinde bulundu. BURKENT Harmancık Kent Mobilyaları Üretim Tesisi’ndeki dağıtım törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, CHP Harmancık İlçe Başkanı Mustafa Güleç, Büyükşehir bürokratları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. “ÜRETİCİYİ DESTEKLEMEK SORUMLULUĞUMUZ” Ürün alımından hibelere kadar desteklerin artarak devam edeceğini vurgulayan ve arı kovanlarının malzemesinin yine bölgede faaliyet gösteren Baraklı Kooperatifi’nden temin edildiğinin altını çizen Başkan Bozbey, “Mazot desteğimiz başladı. Talepleri alıyoruz. Ayrıca küçükbaş hayvancılığı geliştirmek üzerine bir projeye başlıyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak üretimi ve üreticiyi desteklemeyi bir tercih olarak değil, kamusal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Üreten güçlü olursa o ilçe ve akabinde o kent güçlü olacaktır. Dağ yöremiz, kentimizin gıptayla bakılan önemli bir bölgesi. Burada yaşayan insanlarımızın toprağına sahip çıkarak gelir getirecek bir düzeye getirmeleri en büyük arzumuz. Üreteni hiçbir zaman yalnız bırakmayacak, kırsalda emeği desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu. “BU BİR DAYANIŞMA MESELESİDİR” Geçtiğimiz yıl yaşanan orman yangınlarından etkilenen bölgedeki üreticilerin yaralarını sarmayı, arıcılığın sürdürülebilirliğini güvence altına almayı ve kırsal ekonomiyi güçlendirmeyi amaçladıklarını belirten Başkan Bozbey, “Bu destek, sadece bir kovan desteği değildir. Bu, bir dayanışma meselesidir. Bu, sosyal belediyecilik anlayışımızın yansımasıdır. Her bir kovan; üretime devam eden bir ailedir, köklerini toprağında yaşatanlardır. Biz üretimi bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Mazot, fide-fidan, tohum, damla sulama borusu ve gübre desteklerimizle üreticilerimizin yanındayız. Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığa yönelik projelerle, kooperatifçiliği güçlendiren çalışmalarla ve sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla üreten herkesin yarınına güvenle bakabildiği bir kent olmayı hedefliyoruz. Sizleri asla yalnız bırakmayacağız. Çünkü geleceğimiz de gıda güvenliğimiz de sizin üretmeye devam etmenizle güvence altında olacaktır” dedi. ÜRETİCİDEN BAŞKAN BOZBEY’E TEŞEKKÜR Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, kırsal kalkınmaya verdiği destekler nedeniyle Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Konuşmanın ardından arı kovanları üreticilere teslim edildi. Verilen destekten duydukları memnuniyeti dile getiren üreticiler, bu sayede bölgedeki arıcılığın daha hızlı canlanacağını belirtti. Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu katkıların geleceğe umutla bakmalarını sağladığını ifade eden çiftçiler, desteklerinden dolayı Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'nın Tarımsal Ürün Zenginliği Vitrine Çıktı Haber

Bursa'nın Tarımsal Ürün Zenginliği Vitrine Çıktı

Bursa’da kırsal kalkınmayı desteklemek ve köyden kente göçün önüne geçmek amacıyla fide-fidan temininden mazot desteğine, sıvı gübreden damla sulama borusu dağıtımına kadar birçok konuda çiftçiye destek veren Büyükşehir Belediyesi, Bursa’ya has ürünlerin ulusal ve uluslararası alanda tanınması için de çalışmalarını sürdürüyor. BURSA’NIN ÜRÜNLERİ SERGİLENDİ Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen ‘Bursa Tarım Şenliği’, Gökdere Millet Bahçesi-BUTATEM’de gerçekleştirildi. Uludağ’ın yamaçlarının bereketli sütüyle hayat bulan Sorgun peyniri, 12 bin yıllık geçmişiyle ata tohumu siyez buğdayı ile Gemlik ve Mudanya’nın bereketli zeytinlerinin öne çıktığı şenlikte, dernek ve kooperatifler tarafından Bursa’nın hasat dönemi meyve-sebzeleri ve raf ömürlü gıda ürünleri sergilendi. Davul zurna eşliğinde yapılan kortej yürüyüşüyle başlayan şenlikte, NOSAB İlkokulu öğrencileri ve Bursa Birleşik Kafkasya Derneği dans ekibinin gösterileri büyük alkış aldı. “ÇİFTÇİYE DESTEK VERMEK BOYNUMUZUN BORCUDUR” Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, konuşmasına tarımın ve gıdanın önemine vurgu yaparak başladı. Gençlerin de tarımla uğraşmasını ve geçinebilmesini arzuladıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarımla uğraşanlara destek veriyoruz. Yerel yönetimler olarak bu desteği vermek zorundayız. Aile işletmelerini geliştirmeye yönelik projeler hazırlamalıyız. Bunun için kooperatiflerin önemini de biliyoruz. Çiftçiye destek vermek boynumuzun borcudur. Toprağa sahip çıkıyorlar, ülkemizin geleceğine katkı sağlama mücadelesi veriyorlar” diye konuştu. “DAHA AZ SUYA İHTİYAÇ DUYAN ÜRÜNLERE YÖNELMELİYİZ” Yaşanan kuraklık sebebiyle suya az ihtiyaç duyan ürünlerin önemine de dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa artık su şehri değil. Marmara’ya 30 milyon nüfus yığıldı. Sanayi buraya getirildi ve tarım toprakları ortadan kaldırıldı. Hem tarım alanlarını hem de havayı kirlettik. Suyun kıymetini daha fazla bilmeliyiz. Daha fazla gelir getiren ancak daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere yönelmek zorundayız. Diğer taraftan ürünlerin satışlarıyla ilgili doğru mekanizmaları yaşama geçirmeliyiz. Böylece üreticimizin ürününün tarlada kalmamasını sağlamalıyız. Doğru tarım için eğitim çalışmalarımızı ara vermeden sürdürüyoruz” dedi. “BURSA OVASI TAMAMEN KAYIP” Özellikle tarıma elverişli bölgelerdeki topraklara çiftçilerin sahip çıkmasını isteyen Başkan Mustafa Bozbey, “Dağ yöresinde topraklar yaklaşık yüzde 30 civarında üçüncü şahıslara geçmiş. Yenişehir’de yüzde 35 civarında olduğunu öğrendik. Karacabey ve Mustafakemalpaşa civarında yüzde 30 civarında olduğunu gördük. Tarımla uğraşmayanların bu toprakları alması, imar gibi başka hedeflerinin olduğunu gösteriyor. Bursa ovası zaten tamamen kayıp. Bursa ovası toprak kalitesi açısından Türkiye’nin en verimli ovalardan birisidir. Buna rağmen bu topraklar kaybedilirken göz yumuldu. Hepimiz geleceğimizi düşünmek zorundayız” diye konuştu. “ÇİFTÇİMİZİN ÜRETMESİNİ İSTİYORUZ” Mustafakemalpaşa’da kurulan fabrikada hem sıvı gübre hem de damla sulama borusu üretildiğini, Yenişehir tarafına da benzer bir fabrika kurmayı planladıklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Tohum, fide, fidan, mazot desteklerini yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Çiftçimizin üretmesini istiyoruz. Ektiği ürünün karşılığını alması için pazar konusunda planlama yapmalıyız. Bursa’nın ürünlerini Bursalıların bilmesi konusunda da hassasiyet gösteriyoruz. Çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Kadın kooperatiflerimize desteğimizi artırarak sürdüreceğiz. Tarım Şenliği’nin bereketli olmasını diliyorum” dedi. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tarım ve kırsal yaşam vizyonu doğrultusunda Gemlik’teki üreticilere yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Geçen sene yağlık zeytinin dibe vurduğu dönemde Başkan Mustafa Bozbey’in 100 tonluk bir zeytin alımı desteği verdiğini hatırlatan Deviren, bu sene de aynı desteği verdiği için Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Bursa Bölgesi Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatif Birliği KÖY-KOOP Başkanı Osman Özkan, şenliğin bir kutlama olmadığını, emeğin, toprağın ve dayanışmanın bir araya geldiği anlamlı bir buluşma olduğunu söyledi. Bursa’da tarımın sadece geçim kaynağı olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasın da önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Özkan, kooperatifçiliğin önemini anlattı. Bursa Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Fevzi Çakmak, armuttan şeftaliye, kirazdan vişneye, domatesten enginara kadar kentin her bir yöresinde ayrı ayrı ürünlerin yetiştiğini dile getirdi. Üreticinin her şartta desteklenmesi, gençleri kırsalda tutacak projelerin geliştirilmesi gerektiğini anlatan Çakmak, Büyükşehir Belediyesi’nin fide-fidan, sıvı gübre, damla sulama borusu dağıtarak kısa vadede büyük destekler verdiğini hatırlattı ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan, domates, zeytin, şeftali, siyah incir gibi birçok ılıman ve soğuk iklim bitkisinin Bursa’da yetiştiğini hatırlatarak üreticinin sürekli desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Büyükşehir Belediyesi’nin dalma sulama borusu dağıtımıyla Bursa genelinde önemli bir işe imza attığını ifade eden Yazgan, Başkan Mustafa Bozbey’e üreticiler adına teşekkür etti.Konuşmaların ardından Başkan Mustafa Bozbey, günün anısına Gökdere Millet Bahçesi’ne fidan dikti. Program, zeytinyağı sabunu yapımı, zeytin kurma, çörekotu yağı sıkım atölyeleriyle devam etti. Şenlik, siyez buğdayı, zeytin, sorgun peyniri ve aspir yağı konulu söyleşi programlarının ardından sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Büyükşehir'den Çiftçiye Yerli Tohum Desteği Haber

Bursa Büyükşehir'den Çiftçiye Yerli Tohum Desteği

Bursa’da köyden kente göçün önüne geçmek ve kırsal kalkınmayı sağlamak adına fide-fidan temininden mazot desteğine, sıvı gübreden damla sulama borusu dağıtımına kadar birçok konuda çiftçiye destek veren Büyükşehir Belediyesi, ata tohumların üretimini teşvik etmeyi de sürdürüyor. 400 üreticiye 44 ton tohumluk buğday Büyükşehir Belediyesi Tarım Peyzaj AŞ, Mustafakemalpaşa Belediyesi ve Mustafakemalpaşa Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı tarafından imzalanan ‘Tarım Ortak İşbirliği Protokolü’ kapsamında ekilen Ceyhan 99 çeşidi buğdaydan elde edilen tohumluk buğdaylar, BUSKİ Acemler Yerleşkesi’nde düzenlenen törende üreticilere dağıtıldı. İlaçlama ve paketleme gibi süreçleri Tarım Peyzaj AŞ tarafından yürütülen 44 ton tohumluk buğday, 17 ilçeden alınan talepler doğrultusunda yaklaşık 400 üreticiye, yüzde 100 hibeli olarak teslim edildi. “Desteğimizi her adımda yükseltiyoruz” Törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, çiftçilerle ortak bir sorumluluğu ve geleceği kurmanın kendilerine güç, umut ve heyecan verdiğini söyledi. Bursa’nın bereketi, üretimi ve çalışkan insanıyla geçmişte olduğu gibi bugün de Türkiye’nin tarımsal gücüne güç kattığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Toprağına sahip çıkan kentler, geleceğine de sahip çıkar. Çiftçisi güçlü olan kentler, yarınlarına güvenle yürür. Artan maliyetler, iklim değişikliğinin etkileri, küresel gıda krizinin yansımaları ve daha birçok etken; üreticilerimizi her geçen gün daha fazla zorluyor. Tüm bu nedenlerle, Bursamızda üretimin sürmesi ve gelişmesi için desteğimizi her adımda yükseltiyoruz” dedi. “Çiftçimizin toprağı boş kalmasın” İklim değişikliği sebebiyle gıdaya erişimin önümüzdeki süreçte daha sıkıntılı olacağı uyarısında bulunan Başkan Bozbey, bu yüzden kullanılabilir arazilerin tamamının ekilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı. Göreve geldikleri günden bu yana üreticinin yanında durmayı bir görev değil; bir vefa ve sorumluluk olarak gördüklerinin altını çizen Başkan Bozbey, “Yerli ve milli tohumun yaygınlaşması için çalışmalarımızı büyütüyoruz. Hayvancılığa yem ve aşı desteğimiz devam ediyor. Fide, fidan, mazot, ekipman destekleri sağlıyoruz. Damla sulama borusu ve gübre desteklerimizi de sürdürüyoruz. Bursa’da toprağını koruyan ve eken güzel insanlara destek olup gelirlerini yükseltmeyi hedefliyoruz. Çiftçimizin toprağı boş kalmasın. Ama karşılığını da alsın istiyoruz” diye konuştu. “Birlikte üreteceğiz. Birlikte büyüyeceğiz” Kadın ve genç üreticileri teşvik ettiklerini, ürünlerin değerinde satılabilmesi için yeni pazar olanakları üzerinde çalıştıklarını anlatan Başkan Bozbey, destekler sayesinde hem toprakların verimliliğini artıracaklarını hem de üretim maliyetlerini azaltarak çiftçinin elini güçlendireceklerini ifade etti. “Tarım güçlenirse Bursa güçlenir. Üretici kazanırsa bursa kazanır” diyen Başkan Mustafa Bozbey, “Dağıttığımız tohumlar, yalnızca toprağa atılan birer buğday tanesi değildir. Bu tohumlar; umudun, bereketin ve geleceğe güvenle bakma kararlılığımızın filizleridir. Bu projede emeği geçenlere teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü ise alın teriyle bu kentin bereketini var eden çiftçilerimize borçluyuz. Çiftçilerimiz ürettikçe, bizler de her adımda yanınızda olmaya devam edeceğiz. Bursamızın bereketli topraklarında verimli bir sezon diliyorum. Birlikte çalışacağız. Birlikte üreteceğiz. Birlikte büyüyeceğiz” dedi. Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, üç kurumun güç birliği yaparak buğday ekimi yaptığını ve elde edilen tohumların üreticilerle buluşturulduğunu söyledi. Tohumların çiftçiye hayırlı olmasını dileyen Erdem, önümüzdeki yıl da aynı arazide buğday ekimi yapılarak mahsulün üreticiyle buluşturulacağını dile getirdi. “Başkanımız Mustafa Bozbey’e teşekkür ediyorum” Marmara Muhtarlar Federasyonu Başkanı Burhan Mandacı da Başkan Mustafa Bozbey’e günün anısına kasket hediye etti. Bursa’da Mustafa Bozbey’le tarih yazıldığını söyleyen Mandacı, “Köylünün ve çiftçinin umudu oldu. Damlama su borusundan gübresine, tohumundan fidesine kadar her alanda destek verip sahip çıktığı için Başkanımız Mustafa Bozbey’e teşekkür ediyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem tarafından tohumluk yüzde 100 hibeli buğdaylar çiftçilere teslim edildi. Programa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem'in yani sıra CHP İlçe Başkanı Gökhan Demir, Tarım Peyzaj AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın Saldız, Tarım Peyzaj AŞ Genel Müdürü Sedat Akar, Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerin yöneticileri, ziraat odalarının başkan ve yöneticileri ve üreticiler katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.