Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dark Web

Kapsül Haber Ajansı - Dark Web haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dark Web haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Spam Yağmurundan Kurtulmanın Yolları Haber

Spam Yağmurundan Kurtulmanın Yolları

İstenmeyen telefon aramaları gibi, bazen gelen kutunuz aniden istenmeyen ve kötü niyetli mesajlarla dolup taşar. Siber güvenlik şirketi ESET e-postalardaki bu artışlara karşı alınabilecek önlemleri araştırdı. Yapılması ve yapılmaması gerekenler ile ilgili önerilerini paylaştı. Gelen kutunuzun spam veya dolandırıcılık mesajlarıyla dolu olmasının farklı nedenleri olabilir. Siber suç ekonomisi, bireysel katılımcıların genellikle zenginlik peşinde özel bir rol üstlendiği geniş ve karmaşık bir yapıdır. Bazıları, e-posta adresleri ve kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler dâhil olmak üzere büyük miktarda müşteri verisini çalmak için kuruluşların güvenliğini ihlal etmeye odaklanabilir. Daha sonra bu verileri, siber suç forumlarında, pazar yerlerinde yayımlar veya satarlar ve başkaları da bu verileri kimlik avı e-postalarında kullanmak için satın alır. Spam'lerdeki artış, muhtemelen sizin de dâhil olduğunuz bir grup e-posta adresinin siber suç yeraltı dünyasında yayımlanmış olduğu anlamına gelir. Alternatif olarak, bir şirket bu bilgileri yanlışlıkla kamuya açık hâle getirmiş ve kötü niyetli kişilerin bundan kâr elde etmesine olanak sağlamış olabilir. Yapay zekâ araçları, dolandırıcıların spam filtrelerini atlatmak için tasarlanmış son derece ikna edici mesajlarla kimlik avı kampanyalarını genişletmelerine olanak tanır. Yapay zekâ, keşif çalışmalarında da yardımcı olabilir ve başka türlü ortaya çıkması zor olan, kamuya açık kaynaklardan e-posta adresinizi bulabilir. Dolandırıcılık gönderilerini durdurmanın yolu Spam gönderenlere karşı nasıl mücadele edeceğinizi ve potansiyel olarak tehlikeli dolandırıcılıkları gelen kutunuzdan nasıl uzak tutacağınıza dair birkaç ipucu : · Sosyal medya hesaplarınızı gizli tutun, böylece web tarama botları e-posta adresinizi toplayamaz. · Kimlik avına karşı dikkatli olun. İstenmeyen e-postaları asla tıklamayın veya yanıtlamayın. Zorunluysa e-postadaki bilgileri kullanmadan ayrı olarak iletişim bilgilerini arayarak sözde göndereni doğrulayın. · Veri ihlalleriyle ilişkili riski azaltmak için yeni hizmetlere kaydolurken "e-postamı gizle" veya benzer maskeleme hizmetlerini kullanın. · HaveIBeenPwned gibi bazı kimlik koruma ürünleri ve hizmetleri, dark web'de bilgilerinizi tarayarak, bu bilgilerin daha önce ihlal edilip edilmediğini kontrol edebilir veya dark web'de herhangi bir PII göründüğünde sizi uyarabilir. Bu, olası spam artışları hakkında önceden uyarı sağlar. · Saygın bir satıcıdan alınan güvenlik yazılımı, gelen kutunuzdaki istenmeyen iletişimin hacmini en aza indirebilen kimlik avı ve spam önleme özellikleri içerir. En iyi sağlayıcılar, en gelişmiş kimlik avı tekniklerine, yapay zekâ araçlarına ve dolandırıcılık kitlerine karşı bile çok katmanlı koruma sunar. · Alışveriş yaparken pazarlama seçeneklerinin işaretini kaldırarak gelen kutunuzdaki spam miktarını en aza indirin. Yapmamanız gerekenler Ayrıca aşağıdakileri asla yapmamanız gerektiğini unutmayın: · "Abonelikten çık" seçeneğine tıklamayın veya spam e-postalara yanıt vermeyin çünkü bu gönderen kişiye adresinizi doğrular. · Kimlik avı e-postalarındaki ekleri açmayın çünkü bunlar kötü amaçlı yazılımlarla tuzaklanmış olabilir. · İstenmeyen bir e-postaya yanıt olarak gerçek gibi görünse bile daha fazla kişisel veya finansal bilgi ve giriş bilgilerinizi vermeyin. · Ücretsiz hediyeler veya halka açık Wi-Fi'ya kaydolmak için ana e-posta adresinizi kullanmayın. · Satın alma işleminden sonra bilgilerinizi (e-posta, ev adresi ve ödeme kartları dâhil) kaydetmeyin çünkü şirketin güvenliği ihlal edildiğinde bu bilgiler kötüye kullanılabilir. · E-posta güvenlik ayarlarınızı sıfırlamayın veya spam "duyarlılık" düzeylerini düşürmeyin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Redington Türkiye ve Cyble'dan Stratejik İş Birliği Haber

Redington Türkiye ve Cyble'dan Stratejik İş Birliği

Redington Türkiye, yapay zekâ destekli tehdit istihbaratı ve siber güvenlik alanında global ölçekte öne çıkan Cyble ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda, Redington Türkiye, Cyble'ın gelişmiş siber tehdit istihbaratı çözümlerini Türkiye, Orta Asya ve Kafkasya bölgesindeki kurumlarla buluşturacak. Yapay zekâ destekli tehdit istihbaratı ile proaktif güvenlik Cyble, AI-native mimarisiyle kurumların dijital varlıklarını proaktif şek ilde korumalarını sağlayan yeni nesil tehdit istihbaratı çözümleri sunuyor. Dark web ve deep web izleme, yapay zeka destekli marka takibi, saldırı yüzeyi yönetimi (Attack Surface Management), tehdit aktörü analizi ve gerçek zamanlı risk tespiti gibi yetkinlikler, kurumların yalnızca tehditlere yanıt vermesini değil, tehditler oluşmadan önce aksiyon almasını mümkün kılıyor. Redington Türkiye ve Cyble iş birliği, özellikle finans, telekomünikasyon, kamu, perakende ve kritik altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren kurumların, siber riskleri daha bütüncül ve öngörülebilir bir yaklaşımla yönetmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Cyble, tehdit istihbaratını yalnızca veri sağlayan bir yapıdan çıkararak, operasyonel olarak kullanılabilir içgörülere dönüştüren bütünleşik bir platform sunuyor. Agentic AI yaklaşımıyla desteklenen çözümler; bulut, uç nokta ve dijital varlıklar genelinde sürekli görünürlük s ağlarken, kurumların güvenlik ekiplerinin karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Bu yaklaşım, Cyble'ı geleneksel tehdit istihbaratı çözümlerinden ayrıştıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Bora İncir: "Proaktif siber savunma yaklaşımını güçlendiriyoruz" Redington Türkiye, güçlü partner ekosistemi ve bölgesel uzmanlığı sayesinde Cyble çözümlerinin pazarda daha hızlı konumlanmasını hedefliyor. Bu kapsamda iş ortaklarına yönelik enablement programları, teknik eğitimler ve sektörel etkinliklerle Cyble çözümlerinin yaygınlaştırılması planlanıyor. İş birliği modeli, Redington'un katma değerli dağıtım yaklaşımıyla uyumlu şekilde, kurumların operasyonel ihtiyaçlarına göre esnek çözümler sunulmasını mümkün kılıyor. Redington Türkiye & Orta Asya ve Kafkaslar Genel Müdürü Bora İncir, iş birliğiyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Siber güvenlik a rtık yalnızca tehditlere karşı savunma yapmak değil, riskleri önceden öngörebilmek anlamına geliyor. Cyble ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde, Redington Türkiye olarak müşterilerimize yapay zekâ destekli, proaktif ve operasyonel değeri yüksek tehdit istihbaratı çözümleri sunacağız. Güçlü partner ekosistemimizle birlikte, bölgedeki kurumların siber dayanıklılığını artırmayı hedefliyoruz." Cyble CEO ve Kurucu Ortağı Beenu Arora: "Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar siber tehditlerin hem hacim hem de karmaşıklık açısından hızla arttığı stratejik pazarları temsil ediyor. Redington Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde, yapay zekâ destekli tehdit istihbaratı çözümlerimizi bölgedeki kurumlara daha etkin şekilde ulaştırmayı hedefliyoruz. Redington'ın güçlü iş ortağı ekosistemi ve derin yerel pazar uzmanlığı, Cyble'ın proaktif siber savunma yaklaşımının yayg ınlaşmasında kritik bir rol oynuyor." Redington Türkiye Hakkında 1993 yılında kurulan Redington Grup, bugün 37'den fazla ülkede faaliyet gösteren ve 450'nin üzerinde global markanın dağıtımını üstlenen lider bir teknoloji sağlayıcısıdır. Grup, yıllık 11,8 milyar doları aşan gelir hacmiyle; siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri, nesnelerin interneti, analitik ve 5G gibi alanlarda uçtan uca dijital çözümler sunmaktadır.Türkiye operasyonlarını 1995 yılında LinkPlus adıyla başlatan şirket, 2015'te Redington Grup bünyesine katılmış, 2021 itibarıyla Redington Türkiye adını almıştır. Bugün Redington Türkiye; global tecrübesi, güçlü iş ortakları ağı ve temsil ettiği 50'nin üzerinde markalarla, bölgesel dijital dönüşümün öncülerinden biri konumundadır.Cyble Hakkında Cyble, yapay zekâ destekli tehdit istihbaratı ve siber ris k analizi alanında faaliyet gösteren global bir teknoloji şirketidir. Dark web, deep web ve açık kaynaklardan elde ettiği verileri AI-native platformu üzerinden analiz eden Cyble; kurumlara gerçek zamanlı tehdit görünürlüğü, saldırı yüzeyi yönetimi ve risk önceliklendirme imkânı sunar. Dünya genelinde birçok kurum tarafından tercih edilen Cyble, siber güvenlikte proaktif savunma yaklaşımının öncülerinden biri olarak konumlanmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dark Web’in Yeni Yüzü: Genç Adaylar ve İşsiz Profesyoneller Haber

Dark Web’in Yeni Yüzü: Genç Adaylar ve İşsiz Profesyoneller

Genel tabloya bakıldığında, 2025 yılında özgeçmişler ilanlardan fazla; oranlar yüzde 55’e yüzde 45 şeklinde. Bu durum, küresel işten çıkarmalarla birlikte dark web’e yönelen genç aday akışından kaynaklanıyor. Aday yaş dağılımı, medyan yaşın yalnızca 24 olduğunu ve belirgin bir ergen kullanıcı kitlesinin varlığını ortaya koyuyor. Dark web’deki işlerin büyük bölümü siber suç veya diğer yasa dışı faaliyetlerle ilgili olsa da, az sayıda meşru pozisyonun da yer aldığı görülüyor. Kaspersky’nin bulguları, gölge ekonominin yapısını ortaya koyuyor: İş arayanların yüzde 69’u belirli bir alan belirtmeden, programlamadan dolandırıcılık operasyonlarına veya karmaşık siber saldırı süreçlerine kadar ücret karşılığında her işi yapmaya hazır olduklarını açıkça ifade ediyor. Dark web’de işverenlerin en çok talep ettiği BT pozisyonları, olgunlaşmış bir suç ekosistemini yansıtıyor: Saldırı araçları geliştiren yazılımcılar (%17)Ağlardaki zafiyetleri araştıran sızma testi uzmanları (%12)Yasa dışı yollardan elde edilen fonları karmaşık işlemlerle aklayan para aklayıcılar (%11)Ödeme verilerini çalarak bunları paraya çeviren kart dolandırıcıları (%6)Kurbanları, oltalama sitelerine veya zararlı yazılım indirmelerine yönlendiren trafik yönlendiriciler (%5) Başvurularda cinsiyete dayalı bazı eğilimler de gözlendi. Kadın adaylar çoğunlukla destek, çağrı merkezi ve teknik yardım gibi daha fazla iletişim becerisi gerektiren rollere yönelirken; erkek adaylar daha çok geliştirici, para taşıyıcı (money mule) veya bu ağların yöneticisi gibi teknik ve finansal suç rolleri için başvuru yapıyor. Maaş beklentileri uzmanlığa göre ciddi farklılıklar gösteriyor. En yüksek kazancı tersine mühendislik uzmanları elde ediyor; ortalama aylık kazançları 5.000 doların üzerinde. Sızma testi uzmanları aylık 4.000 dolar, geliştiriciler ise ortalama 2.000 dolar kazanıyor. Dolandırıcılar genellikle ekip gelirinden pay alıyor; kara para aklayıcılar ortalama yüzde 20, kart dolandırıcıları ve trafik yönlendiriciler sırasıyla toplam gelirin yaklaşık %30 ve %50'sini kazanıyor. Bu rakamlar, gölge ekosisteminde nadir ve yüksek etkiye sahip becerilerin prim yaptığını gösteriyor. Kaspersky Dijital Ayak İzi Analisti Alexandra Fedosimova, durumu şu sözlerle değerlendiriyor: “Gölge iş piyasası artık çevresel bir unsur değil; işsizleri, reşit olmayanları ve yüksek nitelikli profesyonelleri içine çekiyor. Pek çok kişi dark web ile yasal iş piyasasını benzer sanıyor; yetkinliklerin diplomalardan daha fazla karşılık bulduğunu ve dark web’in bazı avantajlar sunduğunu düşünüyor – örneğin 48 saat içinde teklif almak veya insan kaynakları görüşmesi olmaması gibi. Ancak pek azı, dark web’de çalışmanın hapis cezasına yol açabileceğini fark ediyor.” Gençlerin dark web’de iş aramadan önce kısa vadeli kazançların geri dönüşü olmayan hukuki ve itibar riskleri taşıdığını anlaması gerekiyor. Ebeveynlere, eğitimcilere ve topluma, şüpheli çevrim içi işe alım girişimlerini gecikmeden bildirmeleri çağrısı yapılıyor. Çocuklara; siber güvenlik gibi yasal teknoloji sektörlerinde beceri geliştirebilecekleri çok sayıda alternatif kariyer yolu olduğu gösterilmeli. Bu kapsamda Kaspersky’nin Hackleme girişiminde bulunan çocuklara nasıl yaklaşmalıyız? adlı özel projesi, gençlerin yeniden yönlendirilmesine ve becerilerini olumlu amaçlarla kullanmalarına rehberlik ediyor. Kaspersky’nin Cyber Pathways girişimi ise temel siber güvenlik rollerine, gerekli becerilere ve araçlara kapsamlı bir bakış sunarak, kariyerinin başındaki adaylardan deneyimli uzmanlara kadar geniş bir kitleye ideal siber güvenlik rolünü keşfetme imkânı sağlıyor. Kaspersky, güvenlik için çeşitli önerilerde bulunuyor. Bireyler için: Şüpheli görünen web sayfalarına yönlendiren bağlantılara tıklamayın. Telegram veya bilinmeyen forumlar üzerinden gelen “kolay para” tekliflerine kesinlikle yanıt vermeyin. İş fırsatlarını resmi kanallardan doğrulayın.Bir gençseniz, şüpheli paylaşımları ebeveynlerinize veya yetkililere bildirin. Hiçbir yüksek ücret, adli sicil riskine değmez. Kuruluşlar için: Çalışanları oltalama ve şüpheli bağlantıları tanıma konusunda eğitin.Çalışan kimlik bilgileri ve eski çalışanlara ait özgeçmişler için dark web izleme çözümleri uygulayın. İnsan kaynaklarını, başvuranların özgeçmişlerindeki “gölge deneyimleri” tespit edebilecek şekilde eğitin. Para taşıyıcıları ve carder’ların daha büyük saldırı zincirlerinin giriş noktaları olduğunu göz önünde bulundurarak katmanlı dolandırıcılık tespit sistemleri zorunlu olmalı.Dark web kaynaklarının sürekli izlenmesi, potansiyel tehdit kaynaklarını daha geniş bir çerçevede görmeye ve tehdit aktörlerinin planlarını ve faaliyetlerindeki eğilimleri takip etmeye olanak tanır. Bu tür bir izleme, Kaspersky’nin Digital Footprint Intelligence hizmetinin bir parçasıdır.Tehdit aktörlerinin kullandığı güncel TTP’leri takip edebilmek için yüzey, derin ve dark web dahil çok çeşitli kaynaklardan Threat Intelligence bilgisi kullanın. Analiz, Ocak 2023 ile Haziran 2025 arasında dark web forumlarında yayımlanan toplam 2.225 iş ilanı ve özgeçmiş gönderisine dayanıyor. İncelenen bazı forumlar ve kaynaklar, rapor yayımlandığı sırada erişilebilir olmayabilir.

Dijital Güven Krizinin Çözümü Verinin Kontrolünü Geri Kazanmaktan Geçiyor Haber

Dijital Güven Krizinin Çözümü Verinin Kontrolünü Geri Kazanmaktan Geçiyor

Dijitalleşen dünyada artık en kritik tedarik zinciri haline gelen dijital tedarik zinciri riskleri derinleşirken, Türkiye’nin yerli bulutu DT Cloud, bu küresel güven krizine “veri egemenliği” ilkesini merkeze alarak yanıt veriyor. Siber tehditlerin karmaşıklığı her geçen gün artıyor. Kredi kartı bilgilerinden kimlik verilerine kadar günlük yaşamın her alanına sirayet eden riskler, bireyleri olduğu kadar kurumları da etkiliyor. Özellikle yapay zeka destekli tehditlerinin yükselişi, dijital ortamda güven algısını zedeliyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Küresel Siber Güvenlik Görünümü 2025 Raporu’nda referans gösterdiği Accenture verilerine göre, dark web’de yapay zeka destekli kötücül araçların (deepfake) ticareti son bir yılda yüzde 223 artış gösterdi. Bu tablo, dijital güven krizinin bireylerden kurumlara kadar herkesi etkilediğini gösteriyor. Riskler Azalmıyor, Şekil Değiştiriyor IBM’in Cost of a Data Breach 2025 Raporu’na göre, bir veri ihlalinin ortalama maliyeti son beş yıl içerisinde ilk kez azalarak 4,44 milyon dolar olarak ölçüldü. Her ne kadar bu rakam geçen yıla kıyasla küçük bir düşüşe işaret etse de uzmanlar bu durumun yanıltıcı bir iyimserliğe yol açmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Düşüşün büyük ölçüde yüksek siber dayanıklılığa sahip dev kuruluşların artan yatırımlarından kaynaklandığı ancak küçük ve orta ölçekli işletmelerin giderek daha fazla risk altında olduğu belirtiliyor. Siber güvenlik liderlerinin yüzde 71’i, bu ölçekteki kuruluşların artık siber tehditlerin karmaşıklığına karşı kendilerini koruyamayacakları kritik bir eşiğe ulaştığına inanıyor. Yapay zeka destekli, çok katmanlı ve hedef odaklı saldırıların sıklığı artarken; kurumların güvenlik açıkları, ortalama rakamların arkasına gizlenmiş daha büyük bir tehdidi temsil ediyor. Dijital Tedarik Zincirlerinin Zayıf Halkası Kontrol Eksikliği WEF Küresel Siber Güvenlik Görünümü 2025 Raporu’na göre, kurumların yüzde 60’ı artık siber stratejilerini jeopolitik risklere göre şekillendiriyor. Farklı ülke yasalarına tabi platformlarda dolaşan veriler, kontrolün kaybedildiği her noktada potansiyel bir zafiyet yaratıyor. Bir ülkenin dijital altyapısı, artık onun en kritik tedarik zinciri konumunda ve bu zincirin halkaları üzerindeki kontrol kaybı, yeni nesil güvenlik krizlerinin merkezinde yer alıyor. Bu tablo, dijital güvenliğin yalnızca daha fazla yazılım veya güvenlik protokolüyle değil, temelde bir prensiple sağlanabileceğini gösteriyor: Veri egemenliği. Kurumların ve bireylerin kendi dijital kaderleri üzerinde söz sahibi olmasını sağlayan bu ilke, verinin ait olduğu organizasyonun kontrolünde ve ülkenin yasaları içinde kalmasını, dijital güvenliğin ilk ve en kritik adımı olarak ele alıyor. Verilerin kim tarafından ve hangi hukuki çerçevede yönetildiğini net biçimde tanımlayan bu yaklaşım, kontrol kaybı riskine karşı en temel ve kalıcı güvenceyi oluşturuyor. Siber Güvenliğin Temeli Olarak Veri Egemenliği DT Cloud’un farkı, veri egemenliği prensibine yalnızca verinin saklandığı fiziksel konum olarak değil, bütüncül bir güvenlik mimarisi olarak yaklaşmasında yatıyor. Şirket, yoğun Ar-Ge çalışmaları sonucunda veri egemenliğini her müşterinin kendi ihtiyacına, risk profiline ve güvenlik tanımına göre şekillenen esnek bir mimari olarak sunuyor. Bu yaklaşım sahada üç farklı modelle hayata geçiyor: Merkezi Bulut: Yüksek güvenlik ve regülasyon uyumu arayan kurumlar için geliştirilen bu modelde, veriler Türkiye’nin farklı coğrafi bölgelerinde yer alan yüksek güvenlikli veri merkezlerinde en az üç kopya halinde yedekleniyor. Bu yapı yüksek erişilebilirlik ve tam yerel mevzuat uyumu sağlıyor. Yerinde Bulut (On-Premises Cloud): Savunma, kamu veya finans gibi stratejik sektörler için tasarlanan bu model, mutlak veri kontrolü gereksinimini karşılıyor. DT Cloud, bulut altyapısını ‘air-gapped’ (internete kapalı) yapıda, doğrudan kurumun kendi tesisine kurarak egemenliği sadece lokasyon bazında değil, kurumun fiziksel güvenlik çemberi içine taşıyor. Topluluk Bulutu (Community Cloud): Fintek ekosistemleri gibi ortak regülasyonlara tabi sektörler için geliştirilen bu model, özel bulutun izole güvenliği ile paylaşımlı altyapının maliyet avantajını birleştiriyor. Böylece kurumlar, kendi kurallarıyla işleyen, kolektif bir dijital egemenlik alanı oluşturabiliyor. Tüm bu modeller, 7/24 aktif olarak çalışan Siber Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) tarafından proaktif biçimde izleniyor ve KVKK, BDDK gibi Türkiye’nin en hassas regülasyonlarına tam uyumla yönetiliyor. Günümüzde dijital güvenliğin verinin kontrolünde yattığını vurgulayan DT Cloud CTO’su Yusuf Önder Us, “Dijital güvenlik, artık yalnızca bir teknoloji katmanı değil, bir mimari tasarım yaklaşımıyla veriyi ve erişimi temelde ele alan egemenlik meselesidir. Bizim yaklaşımımız; güveni, yazılımlar ve protokollerden önce, basit ama güçlü bir mimari tasarım üzerine inşa etmekten geçiyor. Günümüzde dijital güvenlik, verilerinizin nerede bulunduğunu, hangi regülasyonlara tabi olduğunu ve nasıl yönetildiğini bildiğinizde başlar. Biz müşterilerimize sadece güvenli çözümler değil, verilerinin kendi kontrollerinde olduğu, erişimi en alt katmandan en üst katmana kadar kendileri tasarlayabildikleri yaklaşımlar sunuyoruz.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.