Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dask

Kapsül Haber Ajansı - Dask haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dask haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Deprem Sonrası Binlerce Kişi Aynı Soruyu Soruyor: Deprem Sigortası Neleri Karşılıyor? Haber

Deprem Sonrası Binlerce Kişi Aynı Soruyu Soruyor: Deprem Sigortası Neleri Karşılıyor?

Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması, milyonlarca vatandaş için konut güvenliğini her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Özellikle son yıllarda yaşanan büyük depremler, yalnızca yapı güvenliğini değil, olası maddi kayıplara karşı alınabilecek önlemleri de yeniden gündeme taşıdı. Bu süreçte en çok araştırılan konuların başında ise deprem sigortası geliyor. Uzmanlar, deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayan vatandaşların olası afetlere karşı maddi güvence oluşturmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Konut sahipleri kadar kiracıların da deprem sonrası ortaya çıkabilecek mali yükümlülükler konusunda bilinçli hareket etmesi gerektiği belirtiliyor. Deprem Sigortası Neden Bu Kadar Önemli Hale Geldi? Türkiye'de meydana gelen depremler, binlerce binada ağır hasara neden olurken milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkiliyor. Deprem sonrasında ortaya çıkan yeniden inşa ve onarım maliyetleri ise çoğu zaman bireysel imkanların çok üzerine çıkabiliyor. Bu noktada devreye giren deprem sigortası, konutların deprem nedeniyle uğrayabileceği maddi zararların belirli limitler dahilinde karşılanmasını sağlayarak önemli bir güvence sunuyor. Özellikle büyük şehirlerde yükselen inşaat maliyetleri dikkate alındığında, sigorta korumasının önemi daha da artıyor. Deprem Sigortası Hangi Hasarları Karşılıyor? Deprem sigortası kapsamında, depremin doğrudan neden olduğu yapısal zararlar güvence altına alınıyor. Bina temelinde, ana duvarlarda, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlarda, merdivenlerde, çatıda ve taşıyıcı sistemlerde meydana gelen hasarlar sigorta kapsamı içerisinde değerlendiriliyor. Deprem nedeniyle oluşan yangın, patlama, yer kayması gibi afet kaynaklı zararlar da teminat kapsamına dahil olabiliyor. Böylece konut sahipleri, afet sonrasında karşılaşabilecekleri yüksek maliyetlere karşı belirli ölçüde koruma elde ediyor. DASK ve Deprem Sigortası Arasındaki İlişki Türkiye'de zorunlu deprem sigortası uygulaması, Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından yürütülüyor. Kamuoyunda yaygın olarak DASK adıyla bilinen sistem, deprem nedeniyle meydana gelen maddi zararların karşılanmasına yönelik temel güvenceyi oluşturuyor. Konut alım-satım işlemlerinden abonelik süreçlerine kadar birçok alanda DASK poliçesi zorunlu tutuluyor. Uzmanlar, poliçe süresinin düzenli olarak yenilenmesinin hak kaybı yaşanmaması açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor. Deprem Riskine Karşı Finansal Koruma Sağlıyor Deprem sonrasında ortaya çıkan ekonomik yük yalnızca bina onarımıyla sınırlı kalmıyor. Geçici barınma, taşınma, eşya kaybı ve çeşitli ek giderler de aile bütçeleri üzerinde ciddi baskı oluşturabiliyor. Bu nedenle sigorta uzmanları, deprem sigortasının yalnızca yasal bir zorunluluk olarak değil, aynı zamanda uzun vadeli bir finansal güvence aracı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Özellikle yüksek riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların poliçe kapsamlarını düzenli olarak gözden geçirmeleri tavsiye ediliyor. Konut Sahipleri Nelere Dikkat Etmeli? Deprem sigortası yaptırırken binanın güncel bilgilerinin doğru şekilde beyan edilmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca sigorta bedellerinin güncel yapı maliyetlerine uygun olup olmadığı da düzenli olarak kontrol edilmeli. Uzmanlara göre birçok kişi poliçesinin aktif olduğunu düşünse de süresi dolan sigortalar nedeniyle beklenmedik mağduriyetler yaşanabiliyor. Bu nedenle poliçe yenileme tarihleri yakından takip edilmeli ve kapsam detayları dikkatle incelenmeli. Deprem Bilinci ve Sigorta Güvencesi Birlikte Güçleniyor Türkiye'de deprem farkındalığının artmasıyla birlikte sigorta bilincinde de yükseliş gözleniyor. Vatandaşlar artık yalnızca güvenli yapılarda yaşamayı değil, olası afetlerin ekonomik etkilerine karşı da hazırlıklı olmayı öncelikleri arasına alıyor. Artan riskler ve yükselen maliyetler göz önüne alındığında, deprem sigortası hem bireylerin hem de ailelerin geleceğini koruyan en önemli güvence araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle afet sonrası yaşanabilecek maddi kayıpların azaltılmasında sigorta sisteminin rolü her geçen yıl daha da belirgin hale geliyor.

sigortaladim.com “Türkiye’nin En İyi Dijital Sigorta Pazaryeri” Seçildi Haber

sigortaladim.com “Türkiye’nin En İyi Dijital Sigorta Pazaryeri” Seçildi

Başta trafik, kasko, DASK, konut ve sağlık sigortası branşları olmak üzere bireysel ve kurumsal müşterilerin bütçe ve ihtiyaçlarına en uygun sigorta tekliflerini 20’nin üzerinde sigorta şirketi üzerinden karşılaştırmalı olarak sunan sigortaladim.com, “Türkiye’nin En İyi Dijital Sigorta Pazaryeri” ödülüne layık görüldü. Global Brands Magazine tarafından her yıl düzenlenen ve farklı ülkelerden şirketlerin bağımsız bir araştırma kuruluşu tarafından hizmet kalitesi, performans başarısı, müşteri odaklı yaklaşım ve marka yönetimi gibi kriterler doğrultusunda değerlendirildiği programda sigortaladim.com, geçtiğimiz yıl da “Türkiye’nin Lider Sigorta Platformu” ödülünü kazanmıştı. Sigorta süreçlerini daha hızlı, kolay ve erişilebilir hale getirmeye yönelik dijital çözümler sunan platform, yapay zekâ destekli çözümleri ve sigorta ekosistemine katkı sağlayan projeleriyle dijital sigortacılık alanındaki konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha ödülle taçlandırdı. “Sigorta süreçlerini daha sade ve erişilebilir hale getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan sigortaladim.com Genel Müdürü Orçun Kızıltepe, “Kullanıcılarımızın bize duyduğu güven ve iş ortaklarımızla birlikte ortaya koyduğumuz çalışmalar, sigortaladim.com’un büyüme yolculuğunun en önemli yapı taşlarını oluşturuyor. Geliştirdiğimiz ürünlerden hayata geçirdiğimiz iş birliklerine kadar attığımız her adımda kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını merkeze alıyor, sigorta süreçlerini mümkün olduğunca sade ve pratik hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bugün 2,2 milyonun üzerinde müşteriye hizmet veren ve yılda ortalama 4 milyon ziyaretçiye ulaşan güçlü bir dijital ekosistem olarak, kullanıcılarımıza sunduğumuz değeri sürekli geliştirmeye odaklanıyoruz. Global Brands Magazine tarafından ikinci kez ödüle layık görülmek, kullanıcılarımıza sunduğumuz değerin ve iş ortaklarımızla birlikte oluşturduğumuz ekosistemin uluslararası ölçekte takdir görmesi açısından bizim için son derece anlamlı. Önümüzdeki dönemde de sigorta deneyimini daha hızlı, daha kişiselleştirilmiş ve daha erişilebilir hale getirecek yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Depreme Dayanıklı Geleceğin Genç Mühendisleri Ödüllendirildi Haber

Depreme Dayanıklı Geleceğin Genç Mühendisleri Ödüllendirildi

Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) dokuz yıldır üniversite öğrencileri arasında deprem güvenliği bilincini güçlendirmek amacıyla düzenlediği Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın üç gün süren final programı tamamlandı. İstanbul’da T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesi’nde gerçekleşen ödül törenine İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ve Üyeleri, Türk Reasürans Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyeleri, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar ve Genel Sekreteri Özgür Obalı ile TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi üyeleri katıldı. Yarışmada birinciliği İstanbul Teknik Üniversitesi kazandı. İkincilik ödülü MEF Üniversitesi’ne, üçüncülük ödülü ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne verildi. “Güveni mühendislikte, gücü dayanışmada buluyoruz” temasıyla düzenlenen yarışmanın finalinde, Türkiye’den ve yurt dışından finale kalan üniversite takımları, depreme dayanıklı yapı tasarımı alanındaki projeleriyle jüri karşısına çıktı. Bu yıl yarışmaya 30 üniversiteden 38 takım başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından Türkiye’den 21, yurt dışından 4 üniversite olmak üzere toplam 25 takım final etabına kaldı. Üç gün süren final programında öğrenciler, aylar boyunca üzerinde çalıştıkları projelerini, mühendislik yaklaşımlarını ve depreme dayanıklı yapı tasarımına ilişkin çözüm önerilerini jüri üyelerine sundu. Ardından takımların büyük emekle hazırladığı maketler, sarsma masalarında farklı deprem senaryoları altında test edildi. Böylece projelerin yalnızca tasarım yaklaşımı değil, deprem etkisi altındaki gerçek performansı da değerlendirilmiş oldu. Yarışma uluslararası katılımla güçlendi Geçtiğimiz yıl başlatılan uluslararası vizyon, bu yıl daha da güçlenerek devam etti. Final etabında Türkiye’den üniversitelerin yanı sıra Azerbaycan’dan Azerbaijan University of Architecture and Construction, Yunanistan’dan Democritus University of Thrace, Romanya’dan Technical University of Civil Engineering Bucharest ve Kosova’dan University of Prishtina yarıştı. Farklı ülkelerden üniversitelerin aynı platformda buluşması, yarışmanın uluslararası ölçekte teknik ve akademik bir iş birliği zeminine dönüştüğünü ortaya koydu. Bu yılın teması olan “Güveni mühendislikte, gücü dayanışmada buluyoruz” yaklaşımı, yarışmanın üç günlük programına da yansıdı. Öğrenciler, akademisyenler, jüri üyeleri, Teknik Danışma Kurulu üyeleri ve sektör temsilcileri; deprem güvenliği, mühendislik kalitesi ve afetlere karşı ortak sorumluluk başlıklarında bir araya geldi. “Deprem güvenliği, ortak bilgi üretimiyle güçlenir” Yarışma Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik, farklı ülkelerden öğrencilerin aynı platformda buluşmasının yarışmanın en kıymetli yönlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Deprem yalnızca belirli bir coğrafyanın değil, geniş bir bölgenin ortak gerçeği. Bu nedenle mühendislik bilgisi de deneyim de çözüm arayışı da ortak bir zeminde gelişmek durumunda. Bu yarışmada öğrenciler yalnızca proje üretmiyor; tasarladıkları yapıların deprem etkisi altındaki davranışını sorgulamayı ve mühendislik kararlarının sonuçlarını değerlendirmeyi öğreniyor.” “Yarışma artık ortak aklı güçlendiren bir platform” DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan ise yarışmanın artık yalnızca teknik bir öğrenci organizasyonu olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Deprem risk yönetimi artık yalnızca mühendislik perspektifiyle ele alınabilecek bir alan değil. Kamu kurumlarının, akademinin, sigorta sektörünün ve teknik insan kaynağının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Bu yıl yarışmamıza dahil ettiğimiz panel ve onur konuşmalarıyla birlikte organizasyonumuz; bilgi paylaşımını, disiplinler arası iş birliğini ve uluslararası akademik dayanışmayı güçlendiren bir etkileşim platformuna dönüştü.” “Dayanıklı şehirler bilgi ve nitelikli insan kaynağıyla inşa edilir” DASK’ın 6 yıldır teknik işleticiliğini yürüten Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, yarışmanın Türkiye’nin afet dayanıklılığı açısından uzun vadeli bir insan kaynağı yatırımı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Genç mühendis adaylarımız burada yalnızca proje üretmiyor; problem çözmeyi, risk okumayı, doğru karar vermeyi ve mühendislik sorumluluğunu deneyimliyor. Türkiye’nin depreme karşı daha dirençli hale gelmesinde yetişmiş teknik insan kaynağı kritik öneme sahip. Çünkü geleceğin dayanıklı şehirleri yalnızca betonla değil; bilgiyle, bilimle ve nitelikli insan kaynağıyla inşa edilir.” “Deprem dayanıklılığı çok boyutlu bir hazırlık gerektiriyor” DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ise deprem risk yönetiminin yalnızca afet sonrası süreçlerle sınırlı değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün asıl önemli olan; riskleri önceden analiz edebilen, olası senaryolara hazırlık yapabilen ve kriz anında birlikte hareket edebilen istikrarlı sistemler oluşturabilmektir. Güçlü bir sigorta sistemi, gelişmiş teknik kapasite ve kurumlar arası koordinasyon birlikte güçlendikçe Türkiye’nin deprem dayanıklılığı da daha ileri seviyeye taşınacaktır.” Yarışma kapsamında ilk kez onur konuşması ve panel düzenlendi Bu yıl yarışma programında ilk kez bir onur konuşmacısı da yer aldı. Deprem mühendisliği, yapı güvenliği ve risk azaltma alanındaki çalışmalarıyla tanınan İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper İlki, final programında onur konuşmasını gerçekleştirdi. Yarışma kapsamında ayrıca ilk kez bir panel düzenlendi. “Deprem Risk Yönetiminde Entegre Yaklaşım: Kurumlar Arası İş Birliği ve Gelecek Perspektifi” başlıklı panelde; afet dayanıklılığı, risk yönetimi, güvenli şehirler, dayanıklı yapılar, sigortacılık sistemi, finansal dayanıklılık ve kurumlar arası koordinasyon konuları ele alındı. DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, SEDDK Grup Başkanı Müge Güleç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ve Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı değerlendirmelerini paylaştı. Ödüller sahiplerini buldu Jüri üyeleri ve Teknik Danışma Kurulu’nun değerlendirmeleri sonucunda DASK 9. Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nda dereceye giren ilk üç takım belirlendi. Yarışmada birincilik ödülünü İstanbul Teknik Üniversitesi, ikincilik ödülünü MEF Üniversitesi, üçüncülük ödülünü ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi kazandı. Yarışmada ayrıca özel ödüller de sahiplerini buldu. En İyi Mimari Özel Ödülü Sakarya Üniversitesi’ne, En İyi Deprem Performansı Özel Ödülü ile yarışmaya katılan okulların oylarıyla belirlenen En İyi Yarışma Ruhu Özel Ödülü Kosova University of Prishtina’ya, En İyi İletişim Becerisi ve Sunum Özel Ödülü Ankara Üniversitesi’ne verildi. Türk Reasürans Özel Ödülü’nün sahibi ise Azerbaijan University of Architecture and Construction oldu. Finale kalan tüm takımların, öğrencilerin ve akademisyenlerin katkılarıyla tamamlanan yarışma, genç mühendis adaylarının deprem güvenliği alanındaki bilgi ve deneyimlerini geliştirmelerine önemli katkı sağladı. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın, önümüzdeki yıllarda daha geniş bir uluslararası teknik ve akademik iş birliği ağına dönüşmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DASK, Tüm Gücüyle  Vatandaşın Yanında Haber

DASK, Tüm Gücüyle Vatandaşın Yanında

6 Şubat depremleri, afet anlarında erişim kanallarının açık kalması ve operasyonel kapasitenin kesintisiz işletilmesinin hayati önemini bir kez daha ortaya koydu. DASK, depremin ilk anından itibaren bölgede kurduğu mobil noktalar ve dijitalleşen süreçleriyle sigorta hizmetlerine erişimin kesintisiz şekilde sürdürülmesini sağladı. Kuruluşundan bu yana geçen 25 yıllık süreçte Türkiye’nin depreme karşı finansal güvencesini oluşturan DASK, hasar ihbarlarının alınmasından tazminat ödemelerine kadar tüm süreçleri başta Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu olmak üzere ilgili kamu kurumları ve paydaşlarla güçlü bir eşgüdüm içerisinde yürüttü. İlk tazminat ödemesi, hasar ihbarını takiben 24 saat içinde gerçekleştirilirken, 39 milyar TL seviyelerinde tazminat ödemesi altı ay gibi kısa bir sürede hak sahiplerine ulaştırıldı. Afet Anına Hazır Altyapı, Kesintisiz Operasyon Deprem öncesi hazırlık çalışmaları kapsamında DASK, Kasım 2022’de Ankara’da kurduğu Olağanüstü Yönetim Merkezi sayesinde afet sonrası operasyonlarını kesintisiz şekilde sürdürdü. Bu süreçte yenilenen teknolojik altyapısı ve güçlendirilen ihbar sistemleriyle aynı anda çok sayıda hasar ihbarı alabilir hale gelirken, eş zamanlı olarak 96 bin hasar dosyası açabilecek kapasiteye ulaşıldı. Hasar ihbarları; Alo DASK 125, e-Devlet ve DASK’ın internet sitesi üzerinden alınarak süreçler hızlı ve etkin bir biçimde yönetildi. Afet dönemlerinde vatandaşların sigortacılık hizmetlerine daha kolay erişebilmesi amacıyla mobil ofis olarak kullanılan DASK Tırı, depremden etkilenen illerde hizmet verdi. Bölgenin tamamına erişimin sağlanabilmesi için DASK Konteyner İrtibat Ofisleri kurularak, vatandaşların tazminat ve hasar ihbar süreçlerinde yüz yüze destek sunuldu. DASK ayrıca, 6 Şubat depremleri sonrasında proaktif yönetim anlayışıyla birçok yeni uygulamayı da devreye aldı. Ağır ve orta hasarlı konutlar için avans ödemesi uygulaması başlatılırken, hafif hasarlı konutlarda sigorta bedelinin yüzde 15’i doğrudan sigortalılara ödendi. İpotekli konut sahiplerinin ödeme süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla Türkiye Bankalar Birliği ile protokol yapılmak suretiyle 50 bin TL’ye kadar olan hasar ödemeleri muvafakat aranmaksızın doğrudan sigortalılara ulaştırıldı. Sürekli Güçlenen Dijital Kapasite DASK, saha süreçlerinin daha hızlı ve etkin yürütülebilmesi amacıyla dijital altyapısını ve uygulamalarını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda devreye alınan Eksper Mobil Uygulaması, yeni özellikleriyle eksperlerin operasyonel gücünü önemli ölçüde artırdı. Hasar Tespit Sistemi’nin yenilenen sürümü sayesinde ise hasar dosyaları daha kısa sürede sonuçlandırılırken, süreçler daha şeffaf bir yapıya kavuştu. DASK, 25’inci yılında afetlere karşı hazırlığın süreklilik gerektiren bir sorumluluk olduğu bilinciyle; kurumsal, operasyonel ve dijital kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DASK Bursa bölge irtibat ofisi açıldı Haber

DASK Bursa bölge irtibat ofisi açıldı

Türkiye’de depreme karşı sigortalılara finansal güvence sunmayı amaç edinen Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), bölgesel iletişim ağını güçlendirmeye devam ediyor. DASK, 9 Aralık 2024’te Gaziantep’te açılan Bölge İrtibat Ofisi’nin ardından, Bursa’da ikinci ofisini de hizmete açtı. Düzenlenen törene Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Emine Feray Sezgin, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar ve Genel Sekreter Özgür Obalı, TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) Başkanı Levent Korkut ve Komite Üyeleri, Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK) Komite Üyeleri Burçin Yasan ve Engin Özaydın, TOBB Sigortacılık Müdürü Mevlüt Söylemez ve DASK’ın teknik işleticisi Türk Reasürans Genel Müdürü Selva Eren katıldı. Ofisin açılışında konuşan Selva Eren, “Çalışmalarımızın merkezine her zaman afetlere karşı hazırlıklı olmayı ve bu süreçlerde hızlı müdahaleyi koyuyoruz. Çünkü afetlere karşı dirençli bir toplum oluşturmanın yolu, önceden planlı ve güçlü adımlar atmaktan geçiyor. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz bölge irtibat ofislerimiz sayesinde vatandaşlarımız ve acentelerimizle kurduğumuz bu yakın temasla hem farkındalık yaratmayı hem de olası afetlerde sigortalılarımıza daha hızlı ve etkili hizmet sunmayı hedefliyoruz.” dedi. DASK Bursa Ofisi Stratejik Bir Noktada Konumlandırıldı Bölge İrtibat Ofisi’nin konumuna dikkat çeken Eren, “Açılan ve açılması planlanan tüm bölge ofislerimizin konumu, afet öncesi ve sonrası yürütülecek çalışmalar göz önüne alınarak uzman hocalarımızın görüşleri doğrultusunda belirlenmiştir. Bursa ofisimiz de konumu itibarıyla oldukça stratejik bir öneme sahip. Bursa ve çevre illere hizmet verecek bu ofisimiz, Marmara Bölgesi için de güçlü bir kolumuz olacak.” ifadelerini kullandı. “Yeni Bölge Ofisleri Açmanın Heyecanını Yaşıyoruz” İrtibat ofislerinin sayısını artırarak ülke genelinde birebir hizmet verebilmeyi hedeflediklerini vurgulayan Selva Eren, “Doğal Afet Sigortaları Kurumu olarak, yakın zamanda hayata geçecek olan Zorunlu Afet Sigortası ile daha kapsamlı bir güvence sistemi oluştururken, Türkiye genelinde açacağımız bölge irtibat ofisleri ile de kesintisiz iletişim ve hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Hep söylediğimiz gibi, hedefimiz yüzde yüz sigortalılığa ulaşmak. Bugün ikincisini açtığımız bölge irtibat ofisimize yenilerini eklemenin heyecanını yaşıyoruz.” diyerek yeni açılacak ofisler için çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.