Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Davut Gül

Kapsül Haber Ajansı - Davut Gül haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Davut Gül haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Darülaceze’de Vefa Buluşması Haber

Darülaceze’de Vefa Buluşması

Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam’ın ev sahipliğindeki iftar programına, Darülaceze İdare Meclisi Üyesi Bilal Erdoğan, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank ve İstanbul Valisi Davut Gül katıldı. SPOR DÜNYASININ RAKİPLERİ BULUŞTU Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Fenerbahçe Başkanı Saadettin Saran, Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı ve Trabzonspor Başkan Yardımcısı Nevzat Kaya ve Kasımpaşa Spor Kulübü Başkanı Davut Dişli’nin yanı sıra; Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Milli Okçu Mete Gazoz, Milli Voleybolcu Zehra Güneş, Milli Güreşçi Rıza Kayaalp ile çok sayıda milli sporcu da bu anlamlı buluşmaya iştirak etti. SANAT CAMİASI BİR ARAYA GELDİ Ahmet Özhan, Hülya Avşar, Sinan Akçıl, Burak Kut, Serkan Çağrı, Resul Dindar ve Uğur Işılak programda sanat camiasını temsil eden isimlerden oldu. ÜNLÜ OYUNCULAR DARÜZACEZE’DE Sinema ve dizi oyuncuları Özgür Ozan, Ebru Cündübeyoğlu, Görkem Sevindik, Serkan Çayoğlu, Taner Ölmez, Burç Kümbetlioğlu, Ceren Benderlioğlu, Aleyna Solaker, Kenan Çoban, Merve Üçer, Yıldıray Şahinler, Erdem Şanlı, Ava Yaman, Zeynep Atılgan, Erdem Şanlı, Gürkan Uygun ile minik oyuncu Kuzey Gezer de iftarın konukları arasındaydı. ŞEFLER DE GELDİ Acun Medya Yönetim Kurulu Başkanı Acun Ilıcalı ile TV8’in heyecan dolu yemek yarışması MasterChef’in ünlü şefleri Danilo Zanna ve Mehmet Yalçınkaya programda yerini aldı. Ayrıca sosyal medyada hatırı sayılır takipçi sayılarıyla ön plana çıkan çok sayıda dijital içerik üreticisi de iftara katılım gösterdi. VEFA VE MERHAMET Darülaceze Başkanlığı Okmeydanı Yerleşkesi’nde gerçekleşen program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua ile başladı. Farklı toplumsal kesimlerin buluşmasına sahne olan iftar; vefa ve merhamet duygularının güçlü bir şekilde hissedildiği anlamlı bir akşama dönüştü. SUNUCULUĞU PELİN ÇİFT YAPTI Sunuculuğunu gazeteci ve televizyon programcısı Pelin Çift’in üstlendiği etkinlikte ilk olarak Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam bir konuşma yaparak davetlilere katılımlarından dolayı teşekkür etti. PAYLAŞMA VE ŞÜKÜR Daha sonra kürsüye gelen Darülaceze İdare Meclisi Üyesi Erdoğan, Ramazan’ın yalnızca bir ibadet süreci değil aynı zamanda insanın kendisi, çevresi ve toplumla kurduğu bağları yeniden hatırladığı bir dönem olduğunu ifade etti. Erdoğan, günlük hayatın yoğunluğu içinde çoğu zaman fark edilemeyen paylaşma, şükür ve dayanışma duygularının Ramazan ayında daha görünür hale geldiğini belirterek özellikle Darülaceze gibi kurumların bu değerlerin en güçlü şekilde hissedildiği yerler olduğunu dile getirdi. HAYRET VE GIPTAYLA Müslüman bir ülkede doğup büyüyen insanlar olarak Ramazan'ın hakkını bazen veremediklerini kaydeden Erdoğan, “Hani demişler ya eskiler; ‘O mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler.’ Yani o balıklar ne kadar engin bir denizde olduklarını fark etmeden yaşarlar. Yurt dışında yaşadığım dönemde Ramazan'da herkesin birbirine yardım ettiğini, ihtiyaç sahiplerine ulaştığını yabancılara anlattığımız zaman, hayretle ama aynı zamanda gıptayla hep mukabele ettiklerine şahitlik etmişimdir.” dedi. GÜZEL ŞENLENDİRDİK Erdoğan, bir kasidede “Şu mübarek, iki ay olsa bari” denildiğini anımsatarak “Gerçekten bu güzel ayı, bu sene memleketimizde belki uzun yıllardır olmadığı kadar güzel karşıladık. Okullarımızda, sokaklarımızda, mahallelerimizde güzel süslemelerle Ramazan'ı eskilerin tabiriyle çok güzel şenlendirdik. Ve bu nesiller arası aktarım için de güzel bir vesile oldu. Bu bakımdan eskiden bizim çocukluğumuzda hep büyükler derdi ki; ‘Nerede o eski Ramazanlar?’ Galiba bu Ramazan'da onu çok duymadık. Onun için de ayrıca mutluyum.” diye konuştu. İSTİKRAR ADASI İran’da yaşanan savaşa işaret eden Erdoğan, “Ülkemiz, maalesef 50 yıldır bölgesindeki bu istikrarsızlıklarla imtihan oluyor. 70'lerde de bir petrol krizi olmuştu. 80'lerde İran-Irak Savaşı oldu. 90'larda Amerika Körfez'e girdi. 2000'lerde yine Irak'ta sıkıntılar. Suriye'de iç savaş yaşandı. Hepsinde etkilendik, etkileniyoruz. Kuzeyimizde Ukrayna-Rusya Savaşı yine etkilendik, etkileniyoruz. Ama şu dersi çıkarıyoruz inşallah toplum olarak biz bu bölgede bir istikrar adası olarak kalmaya devam ediyoruz.” değerlendirmesini yaptı. KENETLENMELİYİZ Erdoğan, Türkiye’nin bölgesine nizam vermekle ilgili de bir sorumluluğu olduğunun altını çizerek “Yani bize ne Suriye'den, Irak'tan, İran'dan, Gürcistan'dan, Ermenistan'dan, Azerbaycan'dan, Yunanistan'dan, Bulgaristan'dan deme lüksümüz kesinlikle yok. Kudretimizle, merhametimizle bütün bu bölge ülkelerinin selameti için Türkiye'nin çalışması, daha güçlü olması, kenetlenmesi ve birliğini daha da güçlendirmesi lazım.” ifadelerini kullandı. MERHAMETİ BU TOPRAKLARDA YEŞERTELİM Küresel ölçekte merhamet ve adalet duygusunun zayıfladığını kaydeden Erdoğan, “Gerçekten insanoğlu eskisi kadar birbirini sevmiyor. İnsanoğlu eskisine göre çok daha gaddar, çok daha az merhamet sahibi. Dünyanın böyle bir geleceğe yürüdüğü bu düzlemde bu milletin yaşatmaya devam etmeyi başardığı bu merhamet duygusunu bizim yaşatmaya ihtiyacımız var. Biz bunu bu topraklardan yeniden yeşertebiliriz.” dedi. TİCARET BAKANIYLA GÖRÜŞTÜRDÜ Vera Ezgileri müzik grubunun kısa bir dinleti sunduğu programın ardından davetliler, Darülaceze sakinleri ile bir araya gelerek sohbet etti. Sohbet sırasında Darülaceze sakinlerinden Nedim Fuzuli Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’la görüşmek istediğini ifade etti. Bunun üzerine AK Parti Bursa Milletvekili Varank, Bakan Bolat’ı telefonla arayarak iki ismi görüştürdü. Bakan Bolat'ın, Nedim Fuzuli Şimşek’in Darülaceze’de kalmasına yardımcı olduğu öğrenildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026 kapılarını açtı Haber

Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026 kapılarını açtı

Dünya mobilya sektörünü İstanbul’da bir araya getiren, sektörünün en prestijli ilk 3 buluşmasından biri olan ve heyecanla beklenen Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF 2026) düzenlenen tören ve yoğun katılımla kapılarını açtı. Fuarın açılış töreni Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç ev sahipliğinde Ticaret Bakanı Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat ve İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’ün teşrifleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Sayın Mustafa Gültepe ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Sayın Şekib Avdagiç’in katılımları ile gerçekleşti. Modern ve modüler mobilyalardan lüks tasarımlara, ofis-otel ve dış mekân mobilyalarından yatak, çocuk ve genç odası koleksiyonlarına kadar sektörün tüm ürün gruplarını tek çatı altında buluşturan fuarın açılış töreninde konuşan MOSFED Başkanı Ahmet Güleç; dünya yeni bir döneme girerken, ticaret dengeleri değişirken ve tedarik zincirleri yeniden şekillenirken; İstanbul ve Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi, esnekliği ve coğrafi avantajlarıyla önemli fırsatlar sunduğunun altını çizdi. Güleç, “Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, işte bu fırsatların somutlaştığı, ticaretin, tasarımın ve vizyonun aynı zeminde buluştuğu güçlü bir platform. IIFF 2026’da Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan gelen toplam 3.000 marka, en yeni ürün ve koleksiyonlarını 150’yi aşkın ülkeden gelen alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Bu tablo bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Bugün dünya mobilyasının ticareti, iş birlikleri ve vizyonu İstanbul’da şekilleniyor” dedi. Küresel pazarlarda söz sahibi olan bir sektör Türkiye mobilya sektörünün sürdürülebilirlik odağında dönüştüğünün ve ihracatta güçlenerek yoluna devam ettiğini belirten MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, “IIFF 2026’da sergilenen her ürün; yalnızca ahşap, metal ya da kumaştan değil, tasarımdan, emekten, bilgi birikiminden ve vizyondan üretildi. Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor. Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, bir zorunluluk. Doğaya saygılı üretim, sorumlu kaynak kullanımı ve uzun ömürlü tasarım anlayışı; bugün Türk mobilya sektörünün küresel rekabet gücünün temel unsurları arasında. Türk mobilya sektörü; geleneğinden aldığı ilhamı modern tasarımla buluşturan, el işçiliğini ileri üretim teknolojileriyle birleştiren çok güçlü bir noktaya ulaştı. Artık yalnızca üreten değil; tasarlayan, yenilik geliştiren ve küresel pazarlarda söz sahibi olan bir sektörden söz ediyoruz. Hedefimiz net: Türk mobilyasını; tasarımıyla, kalitesiyle ve sürdürülebilirliğiyle dünyada referans alınan bir marka hâline getirmek. Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, bu vizyonun en güçlü vitrini olmaya devam ediyor” dedi. İhracatçılarımızın yanındayız Türkiye’nin her geçen gün ihracat başarısını artırdığını ve bu başarıda mobilya sektörünün önemli bir söz sahibi olduğunu belirten Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Mobilya sektörümüz, ürettiği nihai ürünlerle ekonomimize önemli bir katma değer kazandırmakta ve 20 yılı aşkın süredir net ihracatçı konumunu başarıyla sürdürmektedir. 2025 yılında mobilya ihracatımız, bir önceki yıla göre yüzde 1,8 oranında artış göstererek yaklaşık 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Ülkemiz, dünyada en fazla mobilya ihracatı gerçekleştiren ilk 10 ülke arasına girmeyi başarmıştır. Mobilya sektörümüz özelinde bugüne kadar 42 farklı iş birliği kuruluşu tarafından yürütülen toplam 68 UR-GE projesini destek kapsamına almış bulunuyoruz. Bu projelerden, 17 tanesi ise halihazırda aktif olarak yürütülüyor. Her bir sektörün ve hedef pazardaki ithalatçı ülkelerin kendine özgü dinamikleri dikkate alınarak, Türk malı ve hizmeti imajını daha da güçlendirmek amacıyla titizlikle tasarlanan Turquality® tanıtım projelerimizden biri, mobilya sektörüne yönelik “Heartmade Furniture” Turquality® Tanıtım Projesi’dir. Bu proje, sektörümüzün “kalbiyle ürettiği Türk mobilyasını dünyaya tanıtma” vizyonunu yansıtmaktadır. Diğer taraftan, “Yeşil Mutabakata Uyum Projesi” (Responsible®️ Programı) desteğimiz ile firmalarımız tarafından alınan danışmanlık hizmeti giderlerini destekliyor, söz konusu desteğimizi önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın dönüşüm ihtiyaçları doğrultusunda daha etkin ve kapsayıcı hâle getirmeyi hedefliyoruz. Responsible® Programı kapsamında halihazırda 134 firma yer almakta olup bu firmalarımızdan 10’u mobilya sektöründe iştigal etmektedir” dedi Dünya mobilyasının kalbinin attığı şehir: İstanbul Fuarla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Valisi Davut Gül: “İstanbul’umuz ticaretin merkezi, dünyaya açılan kapımız. Türkiye’nin her tarafında dünyanın her tarafında üretenler İstanbul’da görücüye çıkıyor. Türkiye açısından mobilya sektörü özellikle; ihracatın fazla olmasının ötesinde, emek yoğun bir sektör olması, hammaddesinin yerli malzemeler olması açısından da çok kıymetli. İnanıyorum ki fuarımızın ilave alanları da yapıldığında dünyadaki sayılı fuarlardan bir tanesi olacak” dedi. Mobilyanın yeni ticaret başkentinin İstanbul olduğunu belirten TİM Başkanı Mustafa Gültepe: “Bugün Köln Fuarı zayıflarken, Milano yerinde sayarken; İstanbul Mobilya Fuarı büyüyorsa, Koleksiyonlarımızı sergilemeye salonlar yetmiyorsa, dünyanın dört bir yanından binlerce alıcı buraya geliyorsa bunun tek bir anlamı var: “Mobilyanın yeni ticaret başkenti İstanbul’dur.” Kaliteli bir ürün üretmek işin sadece yarısı. O ürünü hak ettiği şekilde tanıtabildiğimizde, doğru alıcıyla buluşturduğumuzda işi tamamlamış oluyoruz. İstanbul Mobilya Fuarı’nda işte tam da bunu yapmaya çalışıyoruz. Türk mobilya sektörünün üretim ve tasarım gücünü, kalitesini dünyanın dört bir yanından gelen alıcılara tanıtıyoruz” derken, İTO Başkanı Şekib Avdagiç: “Verimliliğiyle, kalitesiyle ve ihracat kapasitesiyle “Türk mobilya sektörü” adından söz ettiriyor. Bunun önemli bir nedeni var: Mobilya sektörümüz çağın gereklerine adapte olmayı başaran sektörlerin başında geliyor. Kamu–özel sektör ve tasarım ekosistemimiz birlikte hareket ettiğinde ve ayrıca dijital ve yeşil dönüşümü gerçekleştirdiğimizde mobilya sektörümüz, Türk tarzını tüm dünyada yaygınlaştıracaktır. Mobilyada rekabetin sadece fiyata odaklandığını düşünmüyorum. Fiyatla birlikte, nitelikli ürün, hızlı teslimat, güçlü tasarım ve daha da önemlisi ‘güvenilir tedarikçi’ kimliği de önemlidir. Bu özellikler bizde var ve bizim sektördeki en büyük avantajlarımızdır. Son rakamlar gösteriyor ki, Kuzey Amerika ve Avrupa pazarları dünya mobilya ticaretindeki yüksek talep düzeylerini koruyor. Yani bizim gibi ihracatçı ülkeler açısından “stratejik hedef pazarlar” olmayı sürdürüyorlar. Türk firmalarının bu fırsatı da değerlendirmesi gerekiyor. Bu fuarın ziyaretçileri görecektir ki, biz bu fırsatları değerlendirecek güçteyiz. İstanbul Mobilya Fuarı’nı bu hedeflere ulaşılacağının müjdecisi olarak görüyorum. Bu fuarın, Türk mobilya sektörünün küresel pazarlardaki algısını şekillendiren, markalaşma sürecini hızlandıran ve uzun vadeli ihracat stratejilerine zemin hazırlayan önemli bir kaldıraç işlevi gördüğüne inanıyorum” dedi. 150’den fazla ülkeden 150 bini aşkın profesyonel ziyaretçi “Sürdürülebilirlik” temasıyla kapılarını açan IIFF 2026, 150’den fazla ülke ve bölgeden 150 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlayacak. İç mimarlar, dekoratörler, zincir mağaza yöneticileri, ithalat ve ihracat profesyonelleri, otel satın alma yöneticileri ve tasarımcıların yoğun ilgi gösterdiği fuar, yeni iş birliklerine ve ihracat fırsatlarına kapı aralayacak. Sürdürülebilir üretim anlayışı, yenilikçi tasarımlar ve ihracat odaklı yaklaşımı bir araya getiren fuar; modern ve modüler mobilyalardan lüks tasarımlara, ofis-otel ve dış mekân mobilyalarından yatak, çocuk ve genç odası koleksiyonlarına kadar sektörün tüm ürün gruplarını tek çatı altında buluşturuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.